Fenerbahçe’nin kuruluş hikâyesi aslında biraz da o dönem Türkiye’sinin tarihi ile örtüşür. Sultan II. Abdülhamid döneminin son yıllarında futbol ülkede popüler bir spor haline gelirken, kulüpler de kurulmaya başlanmış, kitleler giderek futbol ile daha fazla ilgilenir olmuşlardır. Özellikle, II. Meşrutiyet sürecinin hâkim gücü İttihat Terakki iktidarı ile birlikte futbol toplumsal, politik hatta ekonomik bir değere sahip olarak sadece kitlelerin değil, ülkeyi yönetenlerin de ilgi alanına girmiştir. Fenerbahçe, tam da bu yıllarda artan popülerliği ile ön plana çıkmıştır. Siyasetin de bu popülerlikten faydalanma yolunu tercih ettiği bu süreç değerlendirilirken, ülkede yaşanan siyasal ve toplumsal gelişmeler kesinlikle dikkate alınmalıdır. “Fenerbahçe Tarihi Meseleleri” (1907 – 1914) başlığını taşıyan bu kitap tam da bunu hedeflemekte, çok sayıda arşiv belgesi ve bilgiler sunduğu gibi, dönemin futbol-siyaset ilişkilerine de ışık tutmaktadır


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺55,00

Türk tarihinin şifreleri hangi boylarda saklı?

Türklerin kara kutusu Töles boylarının önemi ne?

Türk ismiyle kurulan ilk devlet Göktürkler kimlerdir? Göktürk modeli, Türk yönetimlerine nasıl referans oldu?

Bilge Kağan, Türk milletine ne vasiyet etti? Yazıtları nasıl okumak lazım?

Türk ilinin yüreği Ötüken nasıl bir yer?

Papa Roma’yı esirgemesi için Attila’ya nasıl yalvardı?

Çin sarayını yanındaki yiğitlerle bastığı anlatılan Kürşad kimdir?

Türk ordusunun kuruluşu neden Mete’ye dayandırılıyor?

Türklüğe ait kavramlar ve semboller neler?

Bu kitapta Türk adının anlamından başlayarak yaşadıkları coğrafya, boyları, kurdukları devletler, inançları, kültür dünyaları ve sosyal yapıları, devlet yönetim şekilleri, Çinliler ile ilişkileri, destanları, orduları, şehirleri ve kahramanları, İslamiyet öncesi Türklere dair merak edilenleri Pelin Çift sordu, Ahmet Taşağıl cevapladı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺39,50

Günümüzde cereyan eden birçok mesele geçen asırda da hemen hemen aynı şekilde yaşanmıştı. Başta devlet adamlarımız olmak üzere okuma-yazma bilen her Türk’ün imparatorluğun 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın başındaki dağılma sürecini, ayakta kalabilmek için yaptığımız mücadeleyi, izlediğimiz yanlış siyasetler ve yaptığımız hatalar ile o dönemde Avrupa’nın bize karşı izlediği siyaseti bütün teferruatıyla okuması gerekir.

Bu kitapta Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yaşanan ve günümüzde de yansımaları olan ilginç hadiseleri okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺66,00

Korsanlığın yüzlerce yıllık tarihi hakkında çığır açan bir kitap. Lehr, korsanlığın nedenleri hakkında ayrıntılı bir analiz yaparak eski zamanların çoğu zaman gözden kaçan korsanlık faaliyetlerini ortaya çıkarıyor. Malakka Boğazı’ndaki, Gine Körfezi’ndeki ve Somali’deki korsan saldırılarına ise tam bir uzman bakışı ile yaklaşıyor.
David Cordingly, Under the Black Flag kitabının yazarı

Korsanlık hakkında şu ana dek okuduğum en kapsamlı metin. Son derece sürükleyici bir kitap.

Adrian Tinniswood, Pirates of Barbary adlı kitabın yazarı

Deniz güvenliği ve terörle mücadele konusunda dünyanın en önde gelen uzmanlardan biri tarafından kaleme alınan, korsanlığın çağlar boyunca süren macerasını küresel bazda ele alan bir kitap. Lehr, korsanlığa karşı getirilen suçlayıcı önyargıları bir kenara atarak romantik bakış açılarından uzak, korsanlık merkezli bir metin ortaya koyuyor… Alanında son derece mahir bir kalemin elinden çıkan bu kitap son derece öğretici. Bu kitap tam manasıyla çağımızın tarihi.

Kris E. Lane, Pillaging the Empire kitabının yazarı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺79,00

Türk tarihinde sayısız bilge hükümdar ve yöneticiler çıkmıştır. Her birinin derin izler bıraktığı bir gerçektir. Bunların içinde sivil idaredeki başarıları, yaptığı planlar, ürettiği stratejiler, savaş meydanlarında gösterdiği cesaret ve askerlik yeteneği bakımından ünlü Gök Türk devlet adamı Tonyukuk çok dikkat çekmiştir.

Tonyukuk, her şeyden önce bilgeliği ile Türk tarihinde çok özel bir yere sahiptir. Gerçekleştirdiği bilgece hareketlerden dolayı hem kağanların ve yöneticilerin hem de milletinin saygınlığını da kazanmıştır.

Tonyukuk Yazıtları da 1897 yılında bulunduğu günden itibaren Türk dili uzmanları tarafından defalarca çalışılmıştır. Biz de bu çalışmada Çince tarihi metinlerde Tonyukuk ile ilgili bilgileri topladıktan sonra kendi yazdıkları ile bir araya getirdik. Tonyukuk’un içinde bulunduğu Gök Türk devlet modelinin Türk tarihini bütün halinde anlamakta çok değerli olmasını dikkate alarak böyle bir bölüm ilave ettik. Ayrıca Gök Türklerin meydana getirdikleri kağanlıkları ele aldık. Bu çalışmanın kendi alanına bilimsel bir farklılık getireceğine inanıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺52,80

Bir şehirde zamanı durdurabilmiş sokaklara rastlarsanız eğer, o şehrin kendine has bir kokusu vardır. Sokağa girdiğinizde geçmişten gelen sesler kulağınızda yankılanmaya başlarsa eğer, o şehrin kokusunu almaya başlarsınız. Zamanın imbiğinden süzülüp gelmiş eserleriyle, o eserlerdeki her oymasıyla, her kıvrımıyla, her sütunuyla, her taşıyla geçmişin izlerini taşıyan bir şehir kendi kokusunu yansıtır size. Şehirlerin tarihi, medeniyeti, kimliği, ruhu olduğu gibi kendine has kokusu da vardır. İnsan yaşadığı ve sevdiği şehrin kokusunu gönlünde hissetmiyorsa o şehre ait olamaz. İnsanoğlu şehir tercihlerinde ve gezilerinde aslında ne kokusu arıyorsa onun peşindedir. Şehirlerin kokusu olduğunu ruhumuza fısıldayan yazılar ve kitaplar vardır. İşte bu elinizdeki kitap ile şehrin kokusunu ve ruhunu hissedeceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺51,35

Bu kitap; Karadeniz'de geçen yüzyılın başında dönemin emperyal güçlerinin teşvik ve yönlendirmesiyle vatandaşı oldukları Osmanlı Devleti'ne isyan eden Rumlar ve Yunanistan'ın yol açtığı olaylarla ilgilidir. Eser, aynı zamanda uluslararası antlaşmalara dayalı olarak Türkiye ve Yunanistan arasında yaşanan mübadele ve günümüzde sözde Pontus iddialarıyla ilgili Yunanistan'ın yürüttüğü propagandanın daha iyi anlaşılması, anlamlandırılması ve geleceğine yönelik akademik ve entelektüel çalışmalar yapılmasına katkı sağlamaya yönelik bir çalışmadır.

Geçen yüzyılın başında Karadeniz Bölgesi'nde yaşananları olgusal verilerden hareketle tartışan bilimsel çalışmalar, Yunanistan ve Rum diasporasının bir anlamda dünyaya dayattığı dokunulmaz anlatıların birer kurgu olduğunu gözler önüne sermektedir. Rum/Yunan kamuoyunda dahi dokunulamaz, mahrem anlatılar olarak eleştirel ve karşı görüş belirtenlerin akademik ve politik linçe uğradığı bir konu halini alan Pontus Meselesi, politik ihtirasların tortusundan kurtarılmalıdır. Bir grup Türk akademisyen olarak siyasi saiklerle hazırlanmış güdümlü tarih çalışmalarının meseleyi sığlaştırdığı ve çarpıttığı düşüncesiyle, yapıcı ve objektif bir çizgide hazırlanmış bu çalışmayı bir referans kaynağı olarak uluslararası kamuoyuna sunmaktayız.

Bu eser, Trabzon Üniversitesi Karadeniz Kültür ve Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin katkılarıyla hazırlanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺110,60

İslam dünyasında hakkında en çok eser yazılan kişi olmasına rağmen Hz. Muhammed hakkında yazılacak her şey eksiktir. Medeniyetimiz ona vahyedilenler üzerine inşa edildi. Onun kişiliğinin tüm Müslümanları çepeçevre kuşattığından, güçlü bir karakter verdiğinden şüphe yok. 

Bu yüzden biz şimdi onu yeniden hatırlatmak istiyoruz. Ola ki unutulmuş olanlar varsa hatırlansın diye.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺31,60

Orta Çağ’dan günümüze, tarih boyunca var olagelen din-devlet ilişkileri ve etkileşiminin nasıl bir dünya ortaya çıkardığı ve günümüz insanının bu anlamda nasıl bir mirasa sahip olduğunu bir nebze ortaya koymak tarihe karşı duyduğumuz sorumluluğun bir gereğidir. Din-devlet etkileşimi tarih boyunca devam etmiştir ve bundan sonra da devam edecektir. Bu etkileşim farklı coğrafyalarda; Doğu ve Batı’da tarih boyunca farklı boyutlarda ve çeşitli sonuçlarla varlığını sürdürmüştür.

Elinizdeki bu kitap, Doğu ve Batı ile ilgili iki farklı eksende yazılan, din ve iktidar bağlamında Muvahhidler, Selçuklu, Timurlu, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Haçlı Krallığı, Roma ve Bizans (Doğu Roma) devletleri ile ilgili özel başlıklar altında yazılan bölümlerden oluşmaktadır.

Kitapta, Orta Çağlarda Batı eksenli yazılan bölümlerde, Hristiyan dünyasında kral-papa çatışması, kilisede bölünmeler, çeşitli dönemlerde din-siyaset ilişkisi konusunda bilgi verilmiştir. Diğer yandan Doğu eksenli olarak yazılan İslam dünyası ile ilgili bölümlerde ise tarikat-tasavvuf-devlet ilişkisi, sünnî-şiî algısı, din-devlet-siyaset ilişkisi gibi konular farklı bakış açıları ile ele alınmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺31,60

Orhan Şaik Gökyay’ın çalışmalarının büyük bir yekûnu onun Türk kültürünün farklı sahalarında kaleme aldığı makaleleridir. Hoca, kültür ve medeniyet tarihimizin önemli şahısları, eserleri ve devirleri hakkında pek çok yazı kaleme almıştır. Okuyucu bu kitapta Gökyay’ın 22 makalesini bulacaktır. Bu makaleler Gökyay’ın bütün çalışmalarında olduğu gibi bir nakkaş titizliğinde hazırlanmış; edebiyat, kültür ve dil bağlamında bir bütün olan Türk medeniyetine ait farklı sahalarda kaleme alınmış yazılardır.

Türk medeniyetinin her alanını ince eleyip sık dokuyarak ele almaya çalışan Orhan Şaik Gökyay, yazılarıyla edebiyatı bir bütün olarak görmek gerektiğini bu yazılarında anlatır. Kâh “Bizim Yunus” kâh İstiklâl şairimiz Mehmet Âkif, onun inceleme alanına girer. Bazen de bakarız ki hoca XVI. yy.’ın ünlü simâsı Gelibolulu Âli üzerine çalışır, onu ve eserini bize anlatır. Bazen de dışarıdan sadece bir kelime olarak görünen ama aslında bir medeniyetin aksi olan “supara” gibi bir kelimenin peşinde lügatlar paralar. Orhan Şaik Gökyay’ın bu yazıları hâl diliyle dil, kültür, edebiyat bağlamında bu yolda yürümeye karar vermiş genç dimağlara aslında birer uyarı ve yol gösterici mahiyetini hep korur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺94,80

Ortaçağ boyunca egemenlik alanlarını genişleten tek tanrılı dinlerin, çok tanrılı toplumlar karşısında sadece siyasal ve askerî araçları mı kullandığı yoksa sosyal ve kültürel dayanakları mı olduğu tartışmalı bir alandır. Tarihin bu karanlık noktasını aydınlatmak için iki örnek üzerinden karşılaştırmalı bir analiz yapmak ise elinizdeki çalışmanın temel çıkış noktasıdır.

Toplumların dinsel değişimlerini anlamak ancak onlarla aynı süreçleri paylaşan başka toplumlar ile karşılaştırılmasıyla mümkün olacaktır. Burada seçilen İskandinavya ve Hindistan örnekleri, coğrafî uzaklıklarına rağmen hemen hemen aynı dönemde meydana gelmeleriyle dikkat çekmektedir.

Bu özgün çalışmada on ve on birinci yüzyılda gerçekleştirilen söz konusu iki dinsel fetih karşılıklı olarak incelenmiştir. Coğrafî kavramlar, teorik yaklaşımlar ve dinin tarih üzerinde bıraktığı derin izler iki örnek üzerinden tartışılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 21 / 13,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺94,80

Modern Yunanistan tarihinin en önemli devlet adamlarından biri olan Eleftherios Venizelos kimdi? Megali İdea fikrinin en meşhur uygulayıcısı, 1897 ve 1905 yıllarındaki Girit İsyanlarının lideri, Balkan Savaşları döneminde Yunanistan Başbakanı ve Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti'nin parçalanma metni olan Sevr Antlaşması'nı imzalayan Venizelos tarihin akışının değiştiği zamanlarda hep başroldeydi. Venizelos'un hem modern Yunanistan siyasetine hem de Türk-Yunan ilişkilerine etkisi neydi?

Yunanistan Meclis Arşivi, Yunanistan Milli Kütüphanesi, Dönemin Atina gazeteleri ve Eleftherios Venizelos'un kişisel arşivi gibi birinci el kaynaklardan faydalanılarak hazırlanan bu çalışma, hem Eleftherios Venizelos'un siyasi hedeflerine ve Yunanistan siyasetindeki etkisine hem de günümüzde de tartışılmaya devam eden Türk-Yunan ilişkilerine Yunanca kaynaklar üzerinden ışık tutmaya çalışılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 21 / 13,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺55,30

Ermeni tehciri gündeme gelirken, Kütahya Ermenilerinin farklı bir bakışla değerlendirildiği görülür. Özellikle tehcirin ilk başladığı dönemde, Kütahya’da mutasarrıflık yapan Faik Ali Bey’in merkezî yönetime rağmen Ermenilerin lehine bir politika izlediğine dair yorumlar yapılır. Bu bakış açısı Ermeni tehcirini savunan bazı kesimler kadar, tehcire karşı çıkanlarda da söz konusudur.

Peki, Faik Ali Bey’e ve Kütahya Ermenilerine dair bu söylemlerin doğruluk payı nedir? İşte bu çalışmada, Faik Ali Bey’in Ermeni tehcirinde oynamış olduğu rol, Kütahya’nın farklı dinamikleriyle birlikte ele alınmakta ve böylelikle pek çok soruya cevap aranmaktadır. Ayrıca Ermenilerle ilgili yanlış bilinen birtakım dinî ve siyasî konular da irdelenerek anlama odaklı fenomenolojik bir yaklaşım sergilenmektedir.

Birincil kaynaklar ışığında hazırlanan bu eserde, dönemin bilinmeyenleri veya yanlış bilinenleri ile ilgili pek çok mesele açığa çıkarılmaya çalışılmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺57,20

Henüz mitoloji ile tarih arasındaki sınırlar çizilmeden önce meydana getirilen Heimskringla’da Vikinglerin tanrıları ile kralları arasında bir bağ kurulmaktadır. Tarih ve mitolojinin eşsiz bir edebi yetkinlikle harmanlandığı bu eserde, Ortaçağ’ın bilinmez karanlıklarına kuzeylilerin içsel sesiyle erişilebilmektedir. Çağlar boyunca saklanarak günümüze ulaştırılan bu eşsiz eser, yüzyıllar içinde İskandinavya’nın edebi ve düşünsel yaşamını besleyen ana kaynak olmuştur. Avrupa tarihinin kadim sırlarından birisi olan Heimskringla, İngiltere’den Sicilya’ya, Normandiya’dan Bizans’a Vikinglerin ilişkide olduğu değişik coğrafyaları özgün bakış açısıyla anlatmaktadır. Bir yandan kronolojik bir sırayla Viking krallarını anlatırken bir yandan da Vikinglerin istila ettiği uzak diyarları, ticaret yaptığı kimi toplulukları ve tüm Avrupa’da gelişmeleri tasvir edilmiştir. Kralların tanrılarla kıyaslanan yiğitlikleriyle tanrıların krallara özgü sıradanlıkları iç içe geçirilmiş ve hem tarih meraklıları için eşsiz bir tanıklık hem de edebiyat okurları için canlı bir anlatım meydana getirilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺52,93

Selçukluların Türk-İslam tarihi içerisindeki varlığı, Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar uzanan Türk devletler zincirinin halkalarının tamamlanmasını ve mirasın aktarılmasını sağlamıştır. Türk-İslam mefhumu Selçuklular ile birlikte gerçek manada vücut bulmuştur. Anadolu’yu 75 sene içinde Türkiye yapan bu güç, Osmanlı’nın Avrupa’daki ilerleyişinin de siyasî-askerî ve sosyo-kültürel zeminini hazırlamıştır.

Selçuklular Cend’den başlayıp Konya’da nihayet bulan tarihleri dâhilinde kazandıkları sayısız büyük zaferlerin yanında Türk ve Dünya tarihine yön veren birçok hükümdar ve devlet adamı yetiştirmişlerdir.

Bu kitapta, onların hataları ve sevaplarıyla yaptıkları fiillerin kronoloji ile siyasî tarihin arasında sıkışmış bölümleri ele alınmıştır. Burada hikâyeler şeklinde anlatılanlar Selçuklu tarihinin içerisinde bu tarihe renk katan, insanlara farklı bakış açıları sunabilecek, gidişata yön veren ve hepsinden önemlisi kaynaklarda aktarılan olaylardan derlenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 21 / 13,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺55,30

Osmanlı padişahları tarihimizde efsaneler içerisinde anlatılır. Çoğunlukla olumlu veya olumsuz cümlelerle ele alınır. Hâlbuki tarihimizin en şanlı günlerine imza atan hükümdarlarımız kendi dönemleri içinde değer yargılarından, bugünkü anlayışımızdan ve ideolojik bakış açısından uzak olarak incelenmelidir. Bu eserde Osmanlı padişahları en son akademik araştırmalar ışığında, anlaşılır bir dille ve anahatlarıyla anlatılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 21 / 13,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺71,10

Herkesçe bilinen iki kahramanlı aşk anlatıları arasında Leyla ile Mecnun’un hikayesi kadar ünlüsü yoktur. Yüzyıllardır söylenegelen, farklı dillerde çeşitli biçimlerde yazılan bu hikayede, Mecnun’un Leyla’yı arayıp gezmesi anlatının değişmez yapısını oluşturur.

Gönül Alpay Tekin’in Leyla ve Mecnun hikayesi ve mesnevileri hakkındaki beş makalesinden oluşan bu kitap, kendilerinin 1960 yılında İstanbul Üniversitesi’nde mezuniyet tezi olarak hazırladığı “Hamdullah Hamdi’nin Leyla ve Mecnun Mesnevisi” başlıklı çalışmasıyla başlayan ve bugüne değin aralıksız devam eden araştırmalarını bir araya getirmektedir.

Leyla ve Mecnun hikayesini anlatan mesneviler arasındaki ilişkiler, nüsha farkları, yazmaların nasıl incelenmesi gerektiği ve hikayenin mitolojik kökenleri gibi konularda ufuk açıcı ve öncü yöntem ve tespitler içeren bu beş makale, Gönül Alpay Tekin’in halen hazırlamakta olduğu Leyla ve Mecnun kitabının sadece bir bölümünü teşkil etmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺55,30

Kudâme b. Cafer el-Bağdadi (ö.948) tarafından kaleme alınan bu kitap İslam tarihinin en eski kaynaklarındandır. Maalesef sadece ikinci yarısı bize ulaşmıştır. Bu kısımda İslam tarihinin ilk üç asrındaki fetihlerden, devlet idaresinden, coğrafyadan, vergi sahalarından, her sahadan alınan vergilerden, devletin gelir kaynaklarından, şehirler arasındaki masraflardan, devlet dairelerinin (divanların) bir kısmından bahsedilir.

Vergiler, diğer hukuki konular, vergi miktarları hakkında da değerli bilgiler verilir. Bu önemli kaynak ülkemizde pek tanınmamaktadır. Tercümesini vermekle kültür tarihimizdeki bir boşluğu doldurmak istedik.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺59,25

Osmanlı Devleti’nde Osman Gazi’den itibaren kendisiyle birlikte 9 padişahın içinde en az müddet saltanat sürmüş olan Yavuz Sultan Selimşah, sade sekiz yıl süren saltanat müddetine rağmen en çok toprak fetheden padişahtır. Bütün zamanı savaşlarda ve fetihlerde geçmiş ve Osmanlı topraklarını iki katından fazla genişletmiştir. Orta ve Doğu Anadolu, Suriye, Filistin, Mısır, Arap yarımadası ve Afrika’nın önemli yerlerini fethetmiştir.

Dünyanın en büyük cihangirlerinden olan Yavuz Sultan Selimşah hakkındaki bu kitap, yine dünyanın en büyük seyyahlarından ve seyahat yazarlarından olan Evliyâ Çelebi’nin Seyahatnâmesi’nde Yavuz’a ait bahislerden seçilerek hazırlanmıştır. Yavuz Sultan Selimşah’ın padişahlık öncesi bilgileri, savaşları, kanunları, eserleri ve zamanında yaşamış meşhurlara ait bütün bilgileri bu kitapta bulabileceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺71,10

Türkiye’nin yakılan ilk ve tek filmi “Yorgun Savaşçı”nın yönetmeni Halit Refiğ ile onurlu bir yaşamın anıları…

“Aşk-ı Memnu” ile başlayan derin bir sevgi, bağlılık hikayesi…

“Hanım”, “Teyzem”, “Köpekler Adası” gibi filmlerin yaratıcısı vicdanlı aydın Halit Refiğ ile 35 yıl…

Türk sinemasının büyük yönetmenlerinden Halit Refiğ, hayatı boyunca Ulusal Sinema düşüncesinin savunuculuğunu yaptı. O yalnızca bir sinemacı değil, aynı zamanda ülkesi ve dünya politikası üzerine özgür fikirlerin yaratıcısı önemli bir düşünce adamı, büyük bir vatanseverdi. Halit Refiğ bu ideallere sahip olmasının bedelini meslekî yaşamında karşılaştığı zorluklarla ödedi. Yine de asla onurlu yaşamaktan vazgeçmedi. Maddiyata değil, maneviyata bağlı bir gönül insanı olarak bireysel çıkarlarını toplumun çıkarlarının gerisinde tuttu. Her yerde ve her koşulda doğru bildiğini savunmaktan geri durmadı.

Halit Refiğ’in bu onurlu yaşamında ona her zaman destek veren, 35 yıl boyunca onu hiç yalnız bırakmayan eşi Gülper Refiğ’in tanıklığı, bugüne dek Halit Refiğ’in asla dillendirmediği bazı gerçekleri gözler önüne seriyor. Bu kitap Gülper Refiğ’in eşine olan sonsuz sevgi ve sadakatinin bir ürünü olmaktan öte, Halit Refiğ’in dünya görüşüne ve derin ruhuna saygının ifadesi…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 428
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺102,70

Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusunun tam dört yıl süren mücadele neticesinde takatinin tükendiği ve son muharebesini yaptığı Filistin Cephesi’nin karşı taraftan nasıl göründüğünü anlatan bir kitap “Son Haçlı Seferi (The Last Crusade)”.

Osmanlı ordusunun Süveyş Kanalı taarruzlarının İngilizler tarafındaki yansıması neydi?

İngilizlerin Kanal’ı savunma stratejisi nasıl değişti?

İngiliz ordusu için Gazze niçin önemli bir hedefti?

Arap isyanında İngilizlerin etkisi ve Lawrence’ın rolü neydi?

Kudüs’ün ele geçirilmesi için girişilen harekat “Son Haçlı Seferi” olarak mı görüldü?

Osmanlı ordusunun Filistin cephesinde çökmesinin sebepleri nelerdi?

Bu soruları cevabı, İngiliz tarihçi Antony Bruce’ın oldukça objektif bir biçimde kaleme aldığı kitapta.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺86,90

Türk millî mefkûresinin en önemli sembolü olan Kızıl Elma, en kısa tanımıyla Türk milleti ve devleti için daimi bir hedeftir. Türkler ve özellikle de Oğuz Türkleri için Kızıl Elma, düşünüldükçe uzaklaşan, uzaklaştıkça da cazibesi artan ülkülerin simgesidir.

“Türk’ün kendisinden başka seveni olmaz” düşüncesiyle ömrünü Türk milleti ve kültürü için hâlisâne çalışmalarla geçiren Orhan Şaik Gökyay, 1986 yılında Tarih ve Toplum Dergisi’nin Ocak ve Nisan ayları boyunca yayımlanan sayılarında Kızıl Elma üzerine o günkü araştırmalarını ve düşüncelerini kaleme almıştır. Gökyay, yazılarında Kızıl Elma’ya çeşitli yönlerden bakmış; tarih, kültür, folklor ve şiir gibi medeniyetimizin farklı sahalarında Kızıl Elma’yı aramıştır. Bu yazıları bu gün bir araya getirerek onun Kızıl Elma’dan ne anladığını yeni nesillere tekraren aktarmak ise millî bir vazifeyi yerine getirmek olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺26,40

11-13. yüzyıllar arasında hüküm süren Selçuklular, siyasi ve askerî mücadelelerin bir gereği olarak istihbarata önem verip iç, dış ve askerî alanlarda bu hususta faaliyetlerde bulunmuşlardır. Ülke içerisinde siyasi rakiplerin gizli planlarını deşifre etmek, devlet adamlarının hâl ve hareketlerine vâkıf olmak, halkın emniyet ve huzurunu sağlamak amacıyla istihbarat mekanizması işletilmiştir. Diğer devletlere karşı siyasi, dini, ekonomik ve kültürel alanlarda yaşanan her gelişmeyi en kısa sürede haber alma ve ona göre strateji belirleme ihtiyacı istihbaratın önemini artırmıştır. Askerî alanda düşmanın potansiyel gücünü keşfedip taktik belirlemek, harekât tarzlarına vâkıf olup plânlarını bozmak, aldatarak pusu ve tuzaklara çekmek zafere götüren en kısa yoldur.  Tüm bu faaliyetlerin büyük bir gizlilik içerisinde yerine getirilmesi ve düşmana bu fırsatın verilmeyip tehlikelerin bertaraf edilmesi istihbaratın gereğidir. Selçuklularda sultanlar, devlet adamları ve askerî komutanlar kurumsal ve özel olarak haber alma ve casusluk faaliyetlerine başvurmuşlardır. Casuslar ve haberciler yanında elçiler, tüccarlar ve esirler de her zaman potansiyel bir istihbarat kaynağı olarak değerlendirilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺47,40

Atatürk, Hacettepe ve Harvard Üniversitelerinde uzun yıllar Özbekçe, Osmanlı Türkçesi ve Dîvan Edebiyatı dersleri vermiş; edebiyatı, felsefe ve mitoloji ışığında inceleyerek yeni bir ekol oluşturmuş klasik Türk edebiyatının önde gelen akademisyenlerinden Prof. Dr. Gönül Tekin’e armağan edilen bu kitapla, onunla ilgili hâtıraların yanında yakın arkadaşları ve öğrencileri tarafından dil ve edebiyat ile tarih ve sanat tarihi alanlarında yazılmış bir makaleler seçkisi sunuluyor. 
Sîmurg’un kanadında çıkacağımız bitmek bilmeyen ilim yolculuğunda Günay Kut’tan Nurhan Atasoy’a, Ülker İnce ve İoanna Kuçuradi’den Evangelia Balta’ya, Mustafa İsen’den İsenbike Togan’a, Mehmet Kalpaklı’dan Walter Andrews’a kadar pek çok akademisyen ve araştırmacı gerek şahsî gerek müşterek olarak yazdıkları makalelerle bizlere yol gösteriyor.
Abdülbaki Gölpınarlı’nın ‘Hayâlet Kitabı’ndan edebiyat ve felsefe ilişkisine, Yavuz Sultan Selim’in yeni bulunan Türkçe bir şiirinden Osman Gâzî’nin kayıp ikinci sikkesi ve Osmanlı kuruluş tartışmalarına etkisine kadar Osmanlı edebiyatı, tarihi ve sanatına dâir yazılmış bu değerli makalelerle aynı zamanda Gönül Tekin’in çalışma alanları da gözler önüne serilmiş oluyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 921
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺237,00

Eski Türk hakanlarının basit düzeyde, diğer bir ifade ile komutlar şeklinde de olsa işaret dilini kullandıkları Kutadgu Bilig’de mevcuttur. Osmanlı sarayında ise zamanla işaret dili yaygınlaştı ve hemen herkes bu lisanı konuşmaya başladı. Padişahlar işaret dilini sarayda şehzâdelik dönemlerinden itibaren öğrenmekteydi. Bu sebeple Osmanlı hükümdarları, bu dili çok iyi konuşabilmekte ve işaretlerin ne anlama geldiğini bilmekteydiler. Öyle ki kendisinden farklı bir yerde bu dili konuşanları dahi rahatça anlayabilmekteydiler.Bu çalışmada, dönemin kronikleri ve Osmanlı devlet teşkilatına dair bazı kaynak eserler, Batılı elçilerin raporları, hatıratlar ve seyahatnamelerden yola çıkarak işaret dilinin sarayda ne kadar etkin olduğu konusunda detaylı bilgiler verilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺48,40

17. yüzyılda yaşamış büyük seyyah Evliya Çelebi, Seyahatnâmesi’nde, Türk ve Dünya tarihine ışık tutan bir eser meydana getirmiştir.  Bu büyük eserinde kendi deyimiyle 51 yılda, yedi iklimi ve on sekiz padişahlığı gezip dolaşmış, oralarda gördüklerini, dinlediklerini ve o yerlerle alâkalı öğrendiği bilgileri yazarak tarihimize ışık tutmuştur. 

Bir rüyanın tesiriyle başlayan Evliyâ Çelebi’nin yolculuğu tarih, edebiyat, halkbilimi, sanat tarihi, tasavvuf tarihi ve yerel tarih okurları için kaynak oluşturur niteliktedir. Öyle ki gezdiği yerlerin coğrafi konumunu, mimarisini, dilini, inancını, gündelik yaşantısını, giyim kuşamını ve bunların yanı sıra dinlediği ve şahit olduğu olayları etkileyici bir üslupla kaleme almıştır. 

Elinizdeki bu eser, bugün üzerinde 45 devlet kurulmuş büyük bir coğrafyaya ait bilgiler veren 10 ciltlik devasa Seyahatnâme’den, içindeki her konuya ait örnekler seçilerek hazırlanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺47,40

Cadı Avı Çağı, 1350 ile 1780 yılları arasındaki dönemi kapsamaktadır. Bu dönemde etkin olan cinnet hali, zamanla değişime uğramıştır. Çok sayıda kadın, cadı olduğu şüphesi ile yakalanmış ve onlara çeşitli işkenceler uygulanmıştır.

Hatta bu şüpheliler yakalandıklarında uygulanan kısık ateş, erimiş kurşun, kaynar yağ, zift, balmumu ve sülfür karışımı işkencesi bile Hristiyanlara göre onların işlediği suçu tam olarak karşılayamıyordu. Hatta Barbara adlı bir kadının yargılandığı mahkemedeki sorgusunda yaklaşık 14-15 yıldır üye olduğu cadılar tarikatında şeytanla işbirliği yaptığını ve annesinden miras kalan süpürgesi üzerinde uçarak sabbat ayinlerine katıldığını itiraf etmesi üzerine genç yaşta yakılarak öldürülmüş olması cadılara duyulan nefretin büyüklüğünü göstermektedir. Ayrıca Toulouse kentinde olduğu gibi sadece bir günde 400 kadının yakılarak öldürüldüğü dönemler dahi olmuştur. 

Papa 2. Pius’un, “Kadın gördüğünde dur ve düşün; O, bir şeytan olabilir” demesi de o dönemde kadına olan bakış açısına bir örnektir. Peki neden kadın? Acaba var oluşları da bir hata mıydı bilinmez; ama bu dönemlerde çok acı çektikleri kesin. Evet yakıldılar… Sebebi her şey olabilir. Peki küllerinden doğdular mı sizce? 

İşte Orta Çağ-Kadın ve Ateş üçgeni…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺43,45

İnsanlar inançları ve sahip oldukları kültürel kodları çerçevesinde şehirlerini kurarken, kurulmakta olan bu şehirler yeni bir hayatın yapıtaşlarını oluşturur. Birlikte yerleşme ve yaşama biçimleri olarak bir sosyal hayat tarzını ancak şehirde görmek mümkündür. Dolayısıyla sosyal kurumları ve bunlarla ilişkili olarak siyasal yöntemleri analiz edebilmek için şehir ve onun kökeni üzerinde durmak gerekir.

Bu alana ilişkin hakim paradigma Batı şehrinin merkezi ve biricik olduğunu empoze eden oryantalist zihniyetin izlerini taşımaktadır. Doğu/İslam şehri, genel geçer ve birbirini tekrar eden basit ve eksik bir sistem olarak değerlendirme konusu yapılırken, Batı şehri için ileri sürülen modeller evrensel kabul edilerek bunun dışında kalan yerleşmelerin şehir olmadığı yargısına ulaşıldığı görülür.

Temel tartışmalar ekseninde yapılan bu araştırmanın ilk bölümü şehir hakkında kavramsal analizleri içermektedir. Toplumbilim ile tarih arasındaki bağlantı çerçevesinde şehirlerin ortaya çıkışı üzerine ileri sürülen görüşler ele alınmış, Islam şehri üzerine yapılan güncel tartışmalara değinilmiştir. Daha sonraki bölümlerde ise İslam şehrinin ortaya çıkışı, islamiyet'ten önceki ve sonraki dönemlerde Türk şehri, Selçuklu şehri ve Osmanlı şehrinin genel görünümü genel hatlarıyla ele alınmaya çalışılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 155
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺35,20

Almanlara esir düşen Türkler, 1529'dan 1683'e uzanan Osmanlı-Alman savaşların görünmeyen yüzüydü aslında. Sultanların ve imparatorların büyük işlerinin arasında adları hiç anılmıyordu. Diline ve dinine alışık olmadıkları sahiplerinin himayesinde bazen büyük çiftliklerin ücretsiz işçisi, bazen azıksız bir çoban ve bazen de görkemli konakların uzun bıyıklı hizmetkârlarlydılar. Esaretten kurtulma ümitlerini uzak ufuklarda belirecek Osmanlı sancaklarına bağlamışlardı. Ne var ki Osmanlı askerleri, yaydıkları Türk korkusu kadar hızlı değillerdi. Anavatandan o kadar uzaktılar ki özgür olduklarında bile dönüş yoluna çıkmaya cesaretleri kalmıyordu.

Elinizdeki kitap 16. ve 17. yüzyıllarda Almanlara esir düşen Türklerin esaret hayatlarını, yaşam mücadelelerini, din yolunda çektikleri çileleri ve nihayet din değiştirmeye kadar uzanan fırtınalı hayatlarını ele alıyor. Böylece tarihin karanlık sayfalarında kalan "Acı Vatan" hikayesine uzun bir yolculuk yapıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺44,00

Bu kitapta okuyucular; 

Bağdat’ı ele geçirmek için cüretkâr bir şekilde ilerleyen İngiliz ordusunun Selman-ı Pak’ta yenilgiye uğrayarak Kûtülamâre’de kuşatılmasını,

143 gün süren amansız bir kuşatmanın her safhasını, Osmanlı Ordusu’nun, kuşatılan Kûtülamâre’yi ele geçirmek için yaptığı kanlı hücumları, Aylar süren kuşatma boyunca düşmanın yanı sıra, iklim şartlarına ve Dicle’nin taşan sularına karşı verilen mücadeleyi, Kuşatılan General Townshend ve ordusunu kurtarmaya gelen ve asker, silah, mühimmat bakımından üstün İngiliz ordusuyla yapılan son derece amansız altı büyük muharebeyi, Ve en nihayetinde aralarında altı generalin bulunduğu subay-erlerden oluşan 13.300 kişilik İngiliz ordusunun, azimli ve kararlı Osmanlı ordusu karşısında silahı bırakıp teslim olmasını, I. Dünya Savaşı’nda, Çanakkale Zaferi’nden hemen sonra, İngiliz gurur ve inadını yerle bir eden Kûtülamâre Zaferi’ni bulacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 488
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺118,50

Türkiye’nin kuzey komşusu Rusya ile olan ilişkileri her zaman önemli olmuştur. Bu açıdan Her iki ülkenin tarihini, coğrafyasını, siyasetini, kültürünü karşılıklı olarak öğrenmesi önemlidir.  Bu açıdan Fransız bir bilim adam olan Sorbon Üniversitesi hocalarından Charles Seignobos’un yazmış olduğu eserin de Rus tarihini merak edenler için iyi bir kaynak olacağı düşünülmektedir.

Elinizdeki eser Rusların menşeinden Çar 2. Nikola’nın dönemine kadar farklı bilgiler içermektedir. Eseri okuduktan sonra eski Rusya’yı daha yakından tanıma fırsatı bulup, bir de garplıların gözünden Rus Çarlarını, Rus kilisesini, onların Ruslaştırma politikalarını daha iyi anlama fırsatı bulacaksınız. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺26,07

Osmanlı İmparatorluğu’nun 16. asrın sonlarından itibaren bütün kurumlarında topyekûn bir “bozulma” yaşandığı ve Osmanlı ihtişamının evvela “duraklayıp”, sonra “gerilemeye” başladığı yaygın bir kanaattir. Ancak aslında bu sancılı yıllar, büyük bir buhranla yüzleşen devletin kendisini değişen ve dönüşen dünyanın şartlarına intibak ettirmesi süreci olarak anlaşılmalıdır.

Yayınevimizin Venedik balyos raporları serisinin bu kitabında, söz konusu değişim-dönüşümün daha iyi anlaşılmasını sağlayacak dört raporu sizlere takdim ediyoruz. Raporlar, Giovanni Moro (1590), Lorenzo Bernardo (1592), Mateo Zane (1594) ve Leonardo Donà’ya (1596) ait. Balyoslar, mevcut Osmanlı siyasi, askeri, idari, iktisadi yapısına dair etraflıca malumat veriyorlar.

Başta padişahlar ve vezirler olmak üzere dönemi siyasi aktörlerinin fizikî görünümlerinden karakter özelliklerine, birbirleriyle rekabetlerinden idarecilik vasıflarına kadar şaşırtıcı istihbaratın peşinden koşuyorlar. Hala cihan payitahtı olan İstanbul’u, ikliminden gündelik yaşantısına, ihtişamlı mimari eserlerinden tabii güzelliklerine kadar resmetmekten geri kalmıyorlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 308
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺75,05

Kudretli Oğuz beyleri asla yalan söylemezlerdi. Uykuları ağır olur, yanlarında kara kılıç şakırtısı olsa yine uyanmazlardı. Savaşmak, dövüşmek, avlanmak, bahadırlık göstermek âdetlerindendi. Yiğitlik yapmadan ad alamazlardı. Deli Dumrul, Azrail’e meydan okur; Basat, Tepegöz’ü devirir, Uruz babasını kurtarmak için yollara düşerdi. Bamsı Beyrek’in yüzü pe-çeli, Burla Hatun’un boyu uzun, Banı Çiçek’in kara gözleri çekikti. Dedem Korkut derler bir er vardı; Oğuz’un bilicisiydi, gaipten türlü haberler söylerdi. Ne vakit Oğuz’un içine gelse; bu dediğim kudretli yiğitlerin destanını anlatır, benden sonra alp ozanlar söylesin, gazi erenler dinlesin, derdi. Sarayda, divanda, dergahta, mecliste ve meydanda Dede Korkut okunur, söylenir, dinlenirdi.Şimdi yine okulda, evde, kapıda, yolda, yolakta alp ozanlar okusun, gazi erenler dinlesin, kimse elinden düşürmesin, ta kıyamet oluncaya dek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺47,40

Orhan Şaik Gökyay, şiirlerinde en çok vatan, tabiat, kahramanlık, yalnızlık konularını ele almıştır. Fakat onu meşhur eden şiiri ise şüphesiz dillere pelesenk olmuş olan “Bu Vatan Kimin” adlı şiiridir. 1937 yılında şair Bursa’da iken evinin yakınlarında bulunan resmî bir dairenin direğinde şaire mahzun bir hâlde durduğu görünen bayrağı, İstiklal Savaşı yıllarını yaşamış şaire dert olmuş ve bu şiirin ilk mısraları orada doğmuştur. Türk tarihini, Türk milleti ve onun kahramanlık sembolü Mehmetçiği karşımıza getiren bu destan; Orhan Şaik Gökyay’ın adını ilelebet yaşatacak bir vatan yadigarıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,2 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺33,18

Dede Korkut Kitabı Türk dilinin bir şaheseri olarak Türk töresi etrafında bir insanı milli ve manevi değerlerle donatmaya kafidir. Bu esere adını vermiş olan Dede Korkut, Türk’ün efsanevi kişisi, bilge adamı ve ozanların pîri olup destanlar onun tarafından düzülüp koşulmuştur. Hikayeler, öncelikle sözlü edebî ortamda dilden dile aktarılmış daha sonra ise isimsiz kahramanlar tarafından yazıya geçirilmiştir. Orhan Şaik Gökyay mükemmel üslubuyla, Türk milletinin “adı sanı yok olmasın” diye eseri günümüz insanının da anlayabileceği dilde hazırlayarak genç dimağlardaki millî benliği taze tutmayı hedeflemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺47,40

Emir Timur...
Sahipkıran...
Yıldızlar onun bahtına güldü, o yıldızların da efendisi oldu. 
Siyaset ve askerlik zordu o doğduğunda.
Adalet ve zulüm ikiz kardeş gibiydi gençliğinde. 
Merhamet ve sevgi yaşlılığının alın yazısıydı.

Tarihçiler onu bazen zalim, bazen adil yazdılar, bazen merhametli bir sultan olarak göründü ahalinin gözünde, bazen korkunun kendisi. Küçük bir köyden, cihan hükümdarlığına giden yolda cihangir diye anıldı. Benzersiz bir yönetme gücü vardı. Akıllara durgunluk veren savaş stratejileri...

Bu kitap Türk tarihinin en büyük kahramanlarından biri olan Emir Timur’a dair gerçekçi bir ufuk sunmayı hedefliyor. Orijinal kaynakları yeniden ele alıp, yeni bir nefes kazandırmaya gayret ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺39,60

19. yüzyıl başlarından itibaren Osmanlı topraklarında görünmeye başlayan Amerikan misyonerleri başlangıçta Suriye ve Filistin bölgesinde yürütmüş oldukları faaliyetlerini, zamanla Osmanlı ülkesinin her tarafında açmış oldukları okul, hastane, yetimhane ve kilise gibi kuruluşlarla devam ettirmişlerdir. İngiliz misyon örgütleri ile işbirliği içinde ve İngiliz ve Amerikan diplomatlarının korumasında yürütülen Amerikan misyoner faaliyetlerinin 1840'lı yıllardan sonra Bulgarlar ve Ermeniler arasında yoğunluk kazandığı görülmüştür. Diğer devletlere mensup misyon örgütleri gibi, Amerikan misyon örgütlerinin faaliyetleri de dini olmaktan çok siyasi yönüyle Osmanlı devleti için bir tehlike ve tehdit unsuru olarak gelişmiş ve çoğu zaman Osmanlı-Amerikan diplomatik ilişkilerinin belirleyici bir unsuru olmuştur. Osmanlı arşiv belgeleri Amerikan misyonerlerinin Bulgar ve Ermeni ayaklanmalarında hazırlayıcı, koruyucu ve müdahaleci bir rol üstlenmiş olduklarını ve aynı zamanda bu ayaklanmaların abartılı ve Türk aleyhtarı bir tonda Amerika ve Avrupa kamuoyuna aktarılmasında büyük bir görev üstlenmiş olduklarını ortaya koymaktadır. Ayrılıkçı ve yıkıcı mahiyette gelişen misyoner faaliyetlerine karşı Osmanlı Devleti bir yandan bazı önlemler alma yoluna giderken, diğer yandan da ABD nezdinde diplomatik girişimlerde bulunmuştur. Osmanlı Devleti'nin bu tür girişimleri, temelde varlığının devamı için yürüttüğü "denge" politikasının bir gereği olarak ABD ile olan iyi ilişkilerini korumak ve sorunları uzlaşı ile çözmek zemininde gelişmiştir. Ancak, Osmanlı Devleti ile Amerikan misyonerleri ve ABD ile ilişkilerde ve sorunların çözümünde süreç genellikle Amerikalılar lehine işlemiştir. Bu kitapta, Osmanlı topraklarında yürütülen Amerikan misyoner faaliyetlerinin özellikle siyasi yönünü ele alınarak, Osmanlı Devleti üzerindeki etkileri ve Türk-Amerikan ilişkilerine yansımaları ortaya konulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2008
₺35,55

Osmanlı Devleti’nde 18. asır ile birlikte başlayan yeni eğitim kurumları açma düşüncesi Tanzimat Fermanı’nın ilanı ile hızlanmıştır. Devlet dâhilinde zamanın ihtiyacına göre Askeri, mülkî, ziraî ve tıp alanlarında kaliteli insan eğitecek kurumlar açılırken memleketin ticaretini ileri seviyeye taşıma, geliştirme; ticaret erbabı ve malumat yetiştirme adına bir de ticaret mektebi açılmasına karar verilmiştir. Bunun için ilk adım 1861 yılında atılmışsa da başarısız olmuştur.  

Birçok teşebbüsün ardından Sultan II. Abdülhamid’in himayesinde 1883 tarihinde Ticaret Nezâreti tarafından kurulan ve 1884’te eğitime başlayan Ticaret Mektebi’nin Fransa’nın önemli bir ticaret okulundan ilham alınarak hazırlanan detaylı ders programı ile eğitime başlaması teşebbüsün ne kadar ciddi ve hedefe yönelik olduğunu göstermektedir. 

Bugün Avrupa’nın en önemli ticaret okullarından önce kurulmuş olan Hamidiye Ticaret Mekteb-i Âlîsi Osmanlı Devleti ve Türkiye için çok önemlidir. Zîrâ devlet tarafından kurulan ilk ticaret mektebi hem bugünkü ticaret okullarının hem de Marmara Üniversitesi’nin temelini teşkil etmektedir. Bu çalışmanın amacı da her anlamda bir ilk olan Hamidiye Ticaret Mekteb-i Âlisi’nin kuruluş amacı, kurulması yolunda atılan adımlar, teşkilatı ve idari yapısını özellikle Osmanlı Arşivi’nde bulunan belgeler ışığında tüm yönleri ile ortaya koyabilmektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺44,00

Ölü doğan Büyük Ortadoğu Projesi’nden sonra Suriye olaylarının da bu noktaya geleceği çok öngörülmüyordu. O sebeple proje, “İlerleme için Ortaklık ve Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi’yle Ortak Bir Gelecek” olarak değiştirildi. Fakat Arap Baharı’nda İslam Dünyası üzerinde yapılan planlamalarda eksen kayması oldu ve doğudan batıya doğru sistem Suriye üzerine kuruldu. ABD’nin Irak’ı işgalinde kullandığı “demokrasi” sloganı da Suriye için iflas etti. Mahir Kaynak’ın dediği gibi “BOP alanında herkes Oxford’u bitirse, yine de demokrasi mümkün değildir” görüşleri elbette çok doğrudur. ABD’nin bölge stratejisi bellidir ve hedeflerinden uzaklaştığını da söylemek mümkün değildir. Suriye’de vekalet ve yıpratma savaşları artan bir dozla devam etmektir. Dolayısıyla bölgede Birinci Dünya Savaşı’nda yarım kalan paylaşımlar hâlâ amaçlanmaktadır.

Bu çizgide İngiliz politikaları sürdürülmektedir. Hatta ilk savaştaki “Kürt” kartına müsamaha, günümüzde ise mecburiyet halini almıştır. Bir ABD departmanından başka bir işlevi olmayan NATO, elbette rakipsiz gücüyle sahadadır. Başta Avrupa Birliği olmak üzere küresel oyuncular da ABD’nin yanındadır. Rejimi destekleyen Rusya’nın amaçları çok açık değildir ve yanında bulunan İran’ın düşünceleriyle de örtüşmemektedir. Türkiye ise Fırat Kalkanı Harekatı ile Amerika’ya rağmen bu yolu başarıyla yürümüştür lakin henüz işin ortasındadır. Türkiye, ABD ile Rusya arasında bölgenin en güçlü ülkesidir. Senaryolar da çok açık değil ve uygulanması zordur. O sebeple olaylar her yöne savrulabilir, asıl önemli olan Türkiye’nin sağlam hesaplar yapmasıdır. Suriye’de bahar mümkün mü? İşte bunu dikkatle düşünmeli ve etüt etmeliyiz. O nedenle bu kitap yukarıda anlatılanlar çerçevesinde artık bir sendroma dönüşen Suriye gerçeğini tüm açıklığıyla izah edecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺70,40

Tarihin her çağında dünyanın önemli merkezlerinden biri olmuş olan İstanbul'un, yerleşme yeri olarak seçiliş, doğuş ve gelişmesinde büyük rol oynayan unsurlardan biri hiç şüphesiz Boğaziçi'dir. Bu gün Boğaziçi hızla değişmekte ve tarih içinde ona ün veren güzelliklerini bir daha geri gelmeyecek şeklide kaybetmektedir. Kaybolan Boğaziçi'nin tarih içindeki durumu ve karakterini yeterli biçimde ele alan eser mevcut değildir. Boğaziçi tarihi ve arkeolojisi de yeterince açık surette ortaya koyulabilmiş değildir. Elinizdeki bu kitap 1973 yılında Boğaziçi'nin geçmişi, o günkü durumu ve geleceği hakkında düzenlenen bir sempozyum için Prof. Dr. Semavi Eyice tarafından hazırlanan bildirinin kitaplaşmış halidir. Çalışmamızdaki esas gaye, Bizans devrindeki Boğaziçi hakkında genel bir fikir vermek, şimdiye kadar görülen ve bilinen kalıntıları ile onu tanıtmaktır. Ortaya çıkan bir gerçek de şudur ki Boğaziçi'nin güzelliklerini ortaya çıkaran Osmanlı dönemidir. Bizans döneminde burada sadece kıyılarda belki birkaç balıkçı köyü, tepelerde de manastırlar vardı. Sadece bir sarayın da varlığı bilinir. Bizans çağına ait en küçük buluntular ile, mimari kalıntılarından tespit edilebilenlerin bulgularından oluşan görsel malzemeler ilk defa olarak bu elinizdeki eserde toplanıp kullanılmıştır. Zevkle okumanız dileğiyle.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺51,04

Haçlı seferleri tarihi kimi zaman ironik, kimi zaman ilginç kimi zaman hayranlık uyandırıcı kimi zaman ise dehşete düşüren hikâyelerle doludur. Öyle ki bazen kazanılan bir savaşın kaderi saatlere bağlı olabilmiş, kardeş ve dost kabul edilenler yağma ve katliama maruz bırakılabilmiş, aforozlu bir imparator bu şekilde çıktığı bir seferlerle hem de tek bir kılıç sallamadan Kudüs’ü Hıristiyanlık adına geri alabilmiştir.

Söz konusu hikâyeleri besleyen ana kaynak ise din olgusunun dışında mücadelenin taraflarının yekdiğerine karşı ön yargıları, nefret ve kızgınlığı ya da bunun tam aksine gösterdiği cömertlik ve iyi niyet olabilmiştir. Belek’ten Selahaddin’e, I. Baudouin’den Arslan Yürekli Richard’a kahramanların hikayeleri de bu şekilde ortaya çıkmıştır.

Bu kitapta Haçlı seferleri tarihi içinde has bahse konu hallerin bir yansıması olarak ortaya çıkan hikâyeler anlatılmaya ve böylelikle Haçlı seferleri farklı bir açıdan aktarılmaya çalışılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺28,16

Türkiye Cumhuriyeti nasıl inşa edildi? Günümüzde bu sorunun cevabı birçok farklı bakış açsısı ile farklı yorumlarla ele alınmakta ve değerlendirilmektedir. Kamuoyunu meşgul eden tartışmalara doğru bir yaklaşımla cevap vermek ne kadar mümkündür?

Bu kitapta, Mondros Mütakeresi’nin nasıl imzalandığından, işgal günlerinde İstanbul’daki hayata, TBMM’nin nasıl açıldığından, Sakarya Meydan Muharebesi’ne, Sevr Anlaşması’ndan Lozan’a, Saltanatın neden kaldırıldığından Türkiye’deki anayasal sürecin nasıl başladığına, misyoner okulların durumundan Türk Ocaklarının neden kapatıldığına, Güneş Dil Teorisi’nden kadın haklarına,  Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yolsuzluk davasından Çerkez Ethem’e, İstiklal Mahkemelerinden Dersim isyanına ve Atatürk’ün Nutuk’undan ölümüne kadar Türkiye Cumhuriyeti’ne dair birçok tartışmalı soruya doğru cevapları vermek kaygısı ile kaleme alınmıştır.

Yazar, akademik bir kalemle ve popüler bir üslupla zihinlerdeki Yakın Döneme ait sorularımıza kısa ve öz cevaplar vermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 350
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺86,90

Her üç semâvî din açısından da kutsallığın merkezi olan Kudüs’te yüzyıllarca varlığını devam ettiren İslam vakıfları kente vakıf şehir kimliği kazandırmıştır. Kentteki Müslüman vakıfları şehir merkezini kuşatan ve idari sistem ve kentsel hizmetler örgütlenmesinin merkezini oluşturan Mescid-i Aksa ya da Harem-i Şerif etrafında şekillenmiştir. Kuruluşuyla birlikte Kudüs şehir merkezine hâkim olan ve İslâm devletlerinin de sembolik merkezi haline gelen bu alan, zaman içerisinde, şehir merkezini kuşatan ve idari sistem ve kentsel hizmetler örgütlenmesinin bir parçası olan geniş bir vakıf ağının da çekirdeğini oluşturmuştur. 

Bu çalışmanın esas kaynağını oluşturan Hurufat Defterleri, Osmanlı’da müstesna bir gelişmeye mazhar olan vakıf kurumunun işleyişine dair kıymetli bilgileri ihtiva etmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi’nde bulunan Hurûfat Defterlerinden Kudüs Kazası’na ilişkin 1102-1250/ 1690-1834 yılları arasını kapsayan 25 defterde yer alan 1644 kayıt esas alınmıştır.

Çalışmada, ağırlıklı olarak 18. yüzyılda Kudüs Kazası’nın dinî, sosyal, iktisadî ve kültürel durumu vakıf müessesesi temelinde resmedilmeye çalışılmıştır. Gerek Hurûfat Defterleri, gerekse Kudüs Vakıfları konularına ilişkin sunduğu bilgi ve yorumlarla bu alanlarda yapılan çalışmalara katkıda bulunmayı amaçlayan çalışma Kudüs Kazası vakıflarına dair bir envanter niteliği de taşımaktadır. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺39,50

Toderini hem Avrupa’da yazılmış Türk tarihi, edebiyatı ve kültürüne ait kitapları elde etmiş hem de İstanbul’da kitapçılarda/sahaflarda bulduğu Farsça, Arapça el yazmalarını, İstanbul’da basılmış Türkçe eserleri satın almış ve onları incelemiştir. Ayrıca yazarın İstanbul’daki kütüphanelerde de çalıştığı eserdeki ifadelerinden anlaşılmaktadır.

Türklerin 18. yüzyıldaki kültür ve edebiyat dünyasının hem medreseleri, kütüphaneleri, matbaası ve bastıkları kitapları ile yarattıkları maddi kültür değerlerini hem de İstanbul ve İstanbul dışındaki medreselerde, diğer sosyal çevrelerde ve sarayda çeşitli bilim, müzik, sanat ve felsefeye dair öğretilerle oluşan zihinsel, ruhsal, insanî değerlerini bir bütün hâlinde Toderini’nin eserinde bulmak mümkündür. Eserde aynı zamanda İstanbul’daki sosyal ve ferdî yaşantılar, hayat tarzları hakkında da bilgi edinilebilir. Çünkü Toderini sadece İstanbul’daki medreseleri, kütüphaneleri, matbaayı ve onlarla ilişkili tarihî olayları anlatmamış, kendi yaşantılarını, tanıştığı yerli ve yabancı kişileri, onlarla kurduğu ilişkileri, kendi merak alanlarını da anlatan âdetâ bir hatıra kitabı da kaleme almıştır. İşte bu yüzden Toderini renkli anlatımlarla, hayattan alınmış çeşitli kesintilerle, enteresan gözlemlerle dolu bir eser meydana getirmiştir. Eser, mütercim Mehmet Serdar Bekar’ın emeği ile akıcı, saydam ve kolay anlaşılır bir üslûba sahiptir. Ayrıca Toderini samimi bir üslûp kullanmış, düşündüğünü açıkça ifade etmekten çekinmemiş ve objektif bir gözlemci olarak Türklerin örf ve âdetlerini, zihinsel yapılarını, hayat tarzlarını tespit etmiştir. Türkleri övmüş olmasına rağmen Toderini zaman zaman onları tenkit eden objektif tespitler de yapmıştır.

Gönül Tekin 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺79,20

Elinizeki bu kitap, Memluklar Devleti sultanlarının en büyüklerinden biri olan Sultan Kalavun ve oğlu el- Melikü’l- Eşref devrini (1279-1293) anlatır. Kalavun ve oğlu doğudaki Haçlı varlığına son veren bölgesindeki İslam varlığı Moğollara karşı başarıyla koruyan büyük hükümdarlarındandır. Kalavun ayrıca Kahire’de kurduğu büyük hastane ile de meşhurdur.

Osmanlı tabiplerinin bir kısmı, bu kurumda yetişmişlerdir.
Sultan Baybars’ın en yakın arkadaşı olan Kalavun, bu kadar önemli olmasına rağmen hakkında aydınlatıcı bir araştırma yayınlanmamıştır. Biz, bu devrin birinci derece kaynaklarına dayanarak bu çalışmayı hazırladık. Öz be öz büyük Türk sultanı olan böyle bir tarihi kişiliği Türk okuyucularına tanıtmaktan mutluluk duyarız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺30,80

II. Abdülhamid döneminde ilköğretimden yükseköğretime kadar eğitim alanında pek çok adım atılmıştır. Bu adımlar atılırken eğitimin toplumsal hayattaki önemi göz önünde tutularak belirli konularda hassasiyet gösterilmiştir. Hassasiyet gösterilen konulardan biri de “ahlâk”tır. Bu bağlamda ahlâk derslerinin müfredattaki ağırlığı artırılmış ve ders kitapları hazırlanmıştır.

İşte bu kitapta II. Abdülhamid döneminde ilköğretimdeki ahlâk eğitimi ve ibtidaî mekteplerin ahlâk derslerinde okutulan “Rehnümâ-yı Ahlâk” adlı ders kitabı ele alınmıştır. Ayrıca “Rehnümâ-yı Ahlâk”ın kritiği yapılarak, aslı ve transkripsiyonu birlikte verilmiştir. Böylece okuyucu, II. Abdülhamid dönemindeki bir ders kitabıyla doğrudan karşı karşıya gelerek dönemin eğitim politikaları ve ahlâk anlayışını okuyup, sade bir Türkçe olması hasebiyle de rahatlıkla anlayabilecektir. Yine bu kitap, akademik tarih araştırmaları açısından kaynak teşkil edeceği gibi eğitimciler için öğretim materyali olarak değerlendirilebilecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺22,00
1 2 3 ... 7 >
Çerez Kullanımı