Yapı Kredi Yayınları Kitapları

Yapı Kredi Yayınlarına ait  yeni ve çok satan kitapları inkilap kitabevi'nden satın alabilirsiniz. 94 yıldır kitap sektöründe sizlere hizmet veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. En çok satan ve yeni çıkan kitapların yanı sıra tüm kitapları sizlere ulaştırıyoruz. Kitap okurlarına en iyi hizmeti ve en ucuz fiyata sunuyoruz. İndirimli Kitap almak için doğru adrestesiniz. Kapıda ödeme imkanı ve kredi kartına vade farksız 6 taksit imkanı ile hızlıca kitap siparişi verebilirsiniz. %50'ye varan indirimlerle ucuz kitap siparişi vermek için en doğru adres olmaya devam ediyoruz.


Gulam Hüseyin Sâedi birbirinden etkileyici dört hikâye anlatıyor DENDİL’de: Mond nehri yükselince, kıyı kasabasında mahsur kalan bir yabancının zamanla gitmek fikrinden uzaklaşmasını konu alan “Şifa Mahalli”, riyakâr aile ilişkilerine neşter vuran “Yangın”, traji komik bir durumu kara mizahla işleyen “Keykavus, Kel ve Ben” ve tekinsiz bir mahallede geçen “Dendil”. Babası tarafından geneleve bırakılan Tamara’nın güzelliğine kapılan mahalle halkı, ona hak ettiği değeri vereceğine inanarak genç kızı el birliğiyle Amerikalı bir yabancıya sunar. Ancak kısa zamanda gerçek tüm sertliğiyle irkiltir hem Dendil’i hem de okuru.

İran edebiyatında büyülü gerçekçiliğin babası kabul edilen Sâedi’den sıra dışı olayları, samimi ve sarsıcı bir üslupla anlatan, zihinlerde iz bırakacak bir eser.

Doğrusu ben kâbuslarımı, evhamlarımı yazıya döküyorum. Kendimi değil, etrafımdaki insanları ve olayları düşündüğüm için de evhamlarım ve kâbuslarım bunlarla ilgili. Bu yüzden en çok korktuğum şey, binlerce kâbusumu yazıya dökemeden ölmektir.

Gulam Hüseyin Sâedi


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 2
Sayfa Sayısı : 80
Ağırlık : 80
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺26,95

Aslı Akarsakarya, 2021 Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü alan Buraya Kısıldık Sanırım’da on sekiz etkileyici öykü anlatıyor. Çok çeşitli konu ve karakterle örülü öyküler, geçmişin katılığı ve geleceğin belirsizliği arasındaki müphem kırılma anlarına odaklanıyor. Kahramanlar ne kadar uğraşsalar da kendilerine biçilen rollerden, belleklerinden, zamanın yıkıcılığından ve çoğunluğun ikiyüzlülüğünden kurtulamıyor. Düşünülenle yapılan, kurgulananla yaşanan, isyan edilenle kabul edilen sürekli çarpışıyor ve kazanan hep hayatın gerçekliği oluyor. 

“Onunla yıllar sonra yolda rastlaşıp merhaba dediğim vasat bir hikâyem olmasın isterdim. Yanından sessizce geçerdim, uzaktan dikizlerken geçmişin tüm titreyişlerini tavaf ederdim, ille gerekirse buruk bir baş selamı bile verebilirdim ama gidip de n’aber ya görüşmeyeli, demezdim. Demeyecektim yani çünkü hikâyemiz daha iyisini hak ediyordu, şüphesiz, ama hayat sihir olasılıklarını birer birer siliyor, öldük işte biraz daha diye düşünüyorum çünkü lambalar teker teker sönüyor ve çünkü şalter birden atmıyor.”


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 2
Sayfa Sayısı : 96
Ağırlık : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺29,26

Bu Kış Kimse Üşümeyecek”
Küçük kır faresi ısınmak istiyor!

Soğuk bir kış sabahı üşüyerek uyanan küçük kır faresi, yakacak çalı çırpı bulmak için yola koyulur. Ama karlarla kaplı uçsuz bucaksız ormanda beklenmedik bir şey olur. Bakalım küçük kır faresi ısınmanın bir yolunu bulabilecek mi?

Tavşan dev yığını görünce gözlerine inanamadı.
“Bu yükü çekmeye gücüm yetmez!” dedi.
“Güçlerimizi birleştirirsek çekebiliriz” dedi küçük fare.
Feridun Oral’ın yazıp resimlediği sıcacık bir hikâye.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 3
Sayfa Sayısı : 28
Ağırlık : 28
En / Boy : 23,5 / 28
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺42,35

Işık’ın en büyük hayali buradan çok uzaklara gitmekti.
Galaksimizin derinliklerinde,atmosferimizin ötesinde
Mars gezegenini keşfetmekti!

Işık, Mars’a ayak basan ilk insan olma hayaliyle uzay ve kızıl gezegenle ilgili araştırmalarını hızla tamamlar.Sadık mürettebatı pelüş oyuncaklarının
yardımıyla tarihi bir yolculuğa hazırlanır.Hep birlikte muhteşem bir maceraya atılacaklar,kim bilir neler neler keşfedecekler!


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 44
Ağırlık : 44
En / Boy : 20 / 27
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : Kuşe
Cep Boy Durumu : 0
₺50,05

Yürek burkan bir hikâyeyi incelikli bir dille anlatan Rüzgâr Baba
bize sığınacak bir kucak da sunuyor: Doğa…

Aylin Tekiner’in hikâyesine Ayşe İnan yine harika resimleriyle eşlik ediyor.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 32
Ağırlık : 32
En / Boy : 24 / 26
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺47,74

‘’Çok uzaklarda, esintili bir kasabada pek de sıradan olmayan 
küçük bir kız yaşardı. Kora hayvanlarla, ağaçlarla, en çok da
kuşlarla konuşur, çoğu zaman onlara fısıldardı.

Doğayı can kulağıyla dinler, yardıma ihtiyacı olan herkese
yardım ederdi. Kora’nın arkadaşı Mori o gün her günkü gibi
okul bahçesinde oyuna dalmıştı.

Derken kafasına düşen… yoksa bir cips paketi miydi?
Durduk yere niye böyle yapmıştı bu kuşlar?
Peki Kora neredeydi, en iyi o bilirdi kuşların derdini!’’

Sara Şahinkanat’ın doğa sevgisi ve çevre duyarlılığı üzerine
yazdığı bu merak uyandıran hikâyeye Hüseyin Sönmezay
resimleriyle eşlik ediyor.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 40
Ağırlık : 40
En / Boy : 20 / 27
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺46,20

Yapı Kredi Kültür Sanat, binanın mimarisinden yola çıkılarak geliştirilen “Bir Arada” isimli yeni bir sergi dizisine ev sahipliği yapacak. İki kattan oluşan galeri mekânında iki ayrı kişisel sergiye yer verilirken ortada bulunan geniş sergi alanında iki sanatçının işleri birlikte sergilenecek. Yapı Kredi Kültür Sanat’ın desteğiyle yeni üretilen çalışmaları da içeren “Bir Arada” sergi dizisi 3 Şubat-2 Nisan 2023 tarihleri arasında Sena Başöz’ün “İyileşme Olasılıkları” ve Noor Abuarafeh’in “Fısıldama Metotları” isimli sergileriyle başlayacak. 
 
Sanatsal yaklaşımları ve araştırma konuları ortak olan, ancak farklı coğrafyalarda yaşayan sanatçıları bir araya getiren bu sergi dizisi müşterek aciliyetlere odaklanacak. İstanbul merkezli çalışan Sena Başöz ile Kudüs & Rotterdam merkezli çalışan Noor Abuarafeh’in ortak noktaları arasında en belirgin olanı her ikisinin de arşiv üzerine çalışması. Her iki sanatçı da hayal ile hakikatin birbirine geçtiği alternatif dünyalar kuruyorlar. İşlerinde iyileşme, hatırlama ve arşiv konularının ortak temalar olarak yer bulduğu sanatçılar fotoğraf, video, heykel ve buluntu nesneler gibi birçok farklı yöntemle çalışıyor. 

Yapı Kredi Yayınları tarafından sergiye eşlik edecek aynı isimde Türkçe-İngilizce bir sergi kitabı da yayımlandı. Kitapta Eva Vaslamatzi’nin Sena Başöz üzerine, Lara Khaldi’nin ise Noor Abuarafeh üzerine yazdığı birer metne serginin küratöryel metni ve yine küratörler Didem Yazıcı ve Burcu Çimen’in Sena Başöz ve Noor Abuarafeh ile yaptığı bir şöyleşi eşlik ediyor.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 124
Ağırlık : 124
En / Boy : 16 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺103,95

Genç psikanalist Luca Nicoli soruyor, çağımızın en önemli psikanalistlerinden Antonino Ferro yanıtlıyor. Yanıtlarını verirken hem teorisyen kimliğini kuşanıyor Ferro hem de divana uzanmak istemeyen hastası bir seansta onun koltuğuna oturunca divana uzanıp seanslara öyle devam eden oyunbaz kimliğini. Psikanalizin kurucularına duyduğu minneti de elden bırakmadan bilinenlerin kirli ışığının bilinmeyeni görmeyi engellememesi için neler yapılabileceğini anlatıyor. Kâh çerçeve, teori gibi günümüz psikanalizinin önemli alanlarını açıklıyor, kâh hastaya bir sonraki seansa gelmesi için geçerli bir sebep vermek için onunla nasıl bir oyun kurmak gerektiğini. Bir yandan deneyimi ve bilgisiyle genç psikanalistlere rehber olurken bir yandan da meraklıları için psikanalizin ulaşılmaz görünen sınırlarını nüktedan ve kışkırtıcı diliyle aralıyor.

Antonino Ferro 2 Mart 1947’de doğdu. 2013-2017 yılları arasında başkanlığını da yaptığı İtalyan Psikanaliz Kurumu’nun ve Uluslararası Psikanaliz Birliği’nin üyelerindendir. Avrupa, Kuzey Amerika, Güney Amerika ve Avustralya’da pek çok kurumda misafir profesör olarak çalışmıştır. Çalışmalarıyla psikanalizin gelişimine katkısı nedeniyle 2007’de Sigourney Ödülü’nü almıştır. Günümüz psikanalizinin en önemli isimlerinden biri olan Ferro hem yetişkinlerle hem çocuklarla çalışmaktadır.

Psikanaliz aslında basit bir şey, uzun zamandır onu olabildiğince karmaşık ve anlaşılmaz hale sokan biz psikanalistleriz, sanırsınız ki Orpheus ile Pisagor’un gizemlerinden bahsediyoruz. Oysa psikanaliz feci basit bir işlemdir: Bir araya geldiğimizde gerçekliğin vahşetini nasıl özümleyebildiğimizi anlatır.

Her çalışmanın başında Freud’dan alıntı yapmalı mı? Ya da genç analistler vakitlerinin çoğunu Freud okuyarak mı geçirmeli? Analiz süresi ne kadar olmalı? Analist yansızlığının sınırları nelerdir? Psikanaliz deyince hemen herkesin aklında canlanan divan gerçekten gerekli mi?


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 152
Ağırlık : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺38,50

Aslı Akarsakarya ilk kitabı Düşe Kalka’daki öykülerinde toplumun her kademesinden baskılanan kişilere, kişiliklere, duygulara yoğunlaşıyor. Kimi zaman şiirsel, kimi zaman eğlenceli, kimi zaman da acıtan bir üslupla kaleme aldığı öykülerde, söylenenler kadar söylenmeyenleri de önemli kılan özgün bir dilin peşine düşüyor yazar. 2009 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’nü alan Düşe Kalka, zengin konu, karakter ve anlatım biçimleriyle her öyküde masaldan gerçeğe, kurgudan rüyaya okuru bambaşka iklimlere taşıyor.

İnsana verilmiş en büyük armağan olduğunu düşünüyorum öleceği günü bilmemenin. Faniyiz, bunu inkâr eden yok. Ama belleksizliğimize sığınıp içimizden birisi öldüğünde şaşırabiliyoruz. Gerçekten tüm varlığımızla şaşırıyoruz. Unutkanlığı inkârla birlikte özenle kullandığımızda, felaketleri daha rahat atlatıyoruz. Ama bir sonrakine tepki verirken, bütün anlam arayışımıza yeni baştan başlıyoruz, tabii isyanımız da cabası. Neyse, zararı yok, her seferinde şaşıralım.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 96
Ağırlık : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺30,80

B. Nihan Eren, nefes almayı bambaşka açılardan ele alıyor Nefeshane’de. Yazarın iyice olgunlaşan, lezzetini derinleştiren ama yeni arayışlardan da vazgeçmeyen bir dille kaleme aldığı sekiz öykü yer alıyor kitapta.
Kahramanların kendi ağızlarından dökülüyor öyküleri; bir mezarın içinden, nemli bodrum katından, hastane odasından, lüks gece kulübünden, Boğaz’ı gören tepeden, sıradan bir apartman dairesinden. Öykülerin
hepsi İstanbul’da geçiyor, hepsinde aynı rüzgâr esiyor, aynı çatlak yürüyor, “hep nasıl olduysa” öyle devam ediyor hayat, bir nefese muhtaç insanı acıtarak, bölerek, bütünleyerek.

‘’Kökler ve çatlamamış filizler, larvalar ve yumurtalar, termitler, yattığın toprağın altında canlanmaya, seni kemirdikçe palazlanmaya teşne şu kara kalabalık etrafını sarmış, kımıldanıyor. Ellerine bakıyorlar. Belinden
geçiyorlar. Tümseklerine çıkıp, çukurlarına dolacaklar. Gözlerini alacaklar. Etini alacaklar. Bu etle bir yavru yılanı büyüteceksin. Ona nefes olacaksın. Bir hayvana dönüşeceksin. Bir yılan olacaksın. Sonunda, bir hayvan
bedeninde yeniden… Nefes alacaksın.’’


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 88
Ağırlık : 88
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺29,26

“Hikâyem uzun... Cumhuriyet’le yaşıt...
Hep tekrarladığım gibi Cumhuriyet’in ilk on yılında doğan bir çocuğun serüveni...”

Bu kitap, Özden Toker’in Mehmet Ö. Alkan’a, 7 Aralık 2018-19 Nisan 2019 tarihleri arasında, Pembe Köşk’te yaptıkları söyleşilerde anlattıklarından oluşuyor. Özden Toker, İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kızı ve Gazeteci Metin Toker’in eşi olarak yakın tarihimizin dönüm noktalarına tanıklık etmiş; Atatürk’ü ve Cumhuriyet’in ilk yıllarının etkin devlet adamlarını tanımış, dönemin siyasetinde önemli bir işleve
sahip olan Pembe Köşk’te yaşamış, özel hayatı Türkiye’nin siyasal hayatıyla bütünleşmiş. Kendi deyişiyle bütün bunlara “hem içinde hem de dışında olarak tanıklık etmiş”. Bu tanıklığın kayda geçirilmesi bakımından özel bir değer taşıyan bu
kitapta Özden Toker yaşadıklarını ve duyduklarını içtenlikle anlatıyor, hikâyesini okurla paylaşıyor. Bazıları ilk kez yayımlanan fotoğraflarla ve siyasetten eğitime,        kültürden sanata ülkede yaşanan önemli gelişmelere değinen renkli içeriğiyle
kitap, okurları Cumhuriyet tarihine tanıklık etmeye davet ediyor.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 312
Ağırlık : 312
En / Boy : 16 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺80,85

Karböceği Yıldız arkadaşlarını kayağa götürüyor. Hatta kaymayı bilmeyenlere seve seve öğretebileceğini söylüyor. Ama Kelebek Peri daha önce hiç kaymadığını söylemeye çekiniyor. Herkes sırayla tepeden aşağı kaymaya başladığında Peri de peşlerinden gidiyor. Peki Peri nasıl duracak dersiniz?  Neyse ki ormandaki dostlar Peri’nin hep yanında.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 3
Sayfa Sayısı : 24
Ağırlık : 24
En / Boy : 20,5 / 15
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : Kuşe
Cep Boy Durumu : 0
₺26,95

Fournier’den ebedi yalnızlığa mahkûm olmuş ruhlar için edebi katkılar...

“80 yıl sonra artık bekleyecek sabrım kalmadı. Daha yola çıkmadan varmak istiyorum. Her şeyin hemen olmasını istiyorum ama hiçbir şey olmuyor. Sürekli bekleme halindeyim; bir mektubu, çalmayan bir telefonu, geç kalan birini bekliyorum hep; hiç huzurum kalmadı.”

Bekleyecek Vaktim Kalmadı Artık, zaman, sabır(sızlık), aciliyet ve beklemek üstüne bir elkitabı. Kaleminden kara mizahı ve hüznü eksik etmen Fournier hayat(ıy)la dalga geçmeye, kendine iğneden çok çuvaldızı batırmaya devam ediyor.

Çağdaş Fransız edebiyatının en verimli isimlerinden biri olan Jean-Louis Fournier Türk okurunun da son dönemdeki gözde yazarlarından biri...


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 4
Sayfa Sayısı : 104
Ağırlık : 104
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺27,72

Taş Devri Şamanlarından Mezopotamya astrolojisi, Hürmasonluk ve modern dünyada büyücülüğe uzanan muhteşem bir ezoterik bilgiler tarihçesi: “Okült, Cadılık ve Büyü”

İnsanoğlu tarih boyunca şu veya bu şekilde büyüye inanmıştır. Rasyonel düşünce ve bilimin giderek daha da ağırlık kazandığı bir dünyada okült ya da gizli bilgilerin, bizden saklı başka bir gerçekliğe erişim sunacağı düşüncesi hâlâ yaygındır. Okült, Cadılık ve Büyü, Yontma Taş Devri’nde bir mağaranın kasvetli ortamındaki büyü inancının varlığına dair kanıtlardan, içinde bulunduğumuz parlak dijital çağa ve bu çağda yeniden canlanan paganizm ilgisine kadar bütün şifreli, mistik ve uhrevi yaklaşımların canlı ve sürükleyici bir tarihini sunuyor. Kültürlerarası temaların ve büyücülük tarihinin önde gelen figürlerinin nadir ve az bilinen kaynaklardan alınma yüzlerce resim eşliğinde yakından incelendiği bu kitap büyü meraklılarının olduğu kadar şüphecilerin de ilgisini çekecek büyüleyici ve karşı koyulması zor bir ezoterik düşünce kaynağı. 400’den fazla resim eşliğinde


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 4
Sayfa Sayısı : 400
Ağırlık : 400
En / Boy : 20 / 25
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺304,15

HARRY POTTER VE FELSEFE TAŞI

HARRY POTTER VE SIRLAR ODASI

HARRY POTTER VE AZKABAN TUTSAĞI

HARRY POTTER VE ATEŞ KADEHİ

HARRY POTTER VE ZÜMRÜDÜANKA YOLDAŞLIĞI

HARRY POTTER VE MELEZ PRENS

HARRY POTTER VE ÖLÜM YADİGÂRLARI

₺606,76

Stoner’la ölümünden sonra yeniden keşfedilen John Williams’ın ilk romanı Yok Geceden Başkası, genç kahramanı Arthur Maxley’nin bir gününü konu alıyor. Uzun yıllardır görmediği babasının gönderdiği çekler sayesinde hayatını sürdüren Arthur, kendini durmadan yeniden dayatan gizemli bir anıdan kaçmaktadır. Arthur’un alkol ve anlamsız arkadaşlıklarla dolu kasvetli hayatı babasından gelen bir mektupla değişir: Gün geceye doğru ilerlerken, Arthur’un unutmak için yıllarca uğraştığı travmatik çocukluğuyla yüzleşmekten başka çaresi kalmayacaktır.

Amerikan edebiyatının geç keşfedilen ustası John Williams’tan aile sırları, utanç ve suçluluk üstüne bir novella; kişisel bir karanlığın kaynağına yolculuk.

“Williams’ın yeniden keşfi insanda sevinç uyandırıyor: Adaletten fena halde mahrum bir dünyada adalete benzer bir şey olduğu duygusunu veriyor; değersiz bir cümle yazmaktan neredeyse tamamen uzak, derinleri gören bu bilge yazar için adalet sağlandığı duygusunu.”

William Giraldi, Los Angeles Review of Books

₺22,50

ÖZGÜRLÜK YOKSA AŞK DA YOKTUR

Asla sevdiğin insanın gardiyanı olma…

Bir varmış bir yokmuş, dünyada acayiplikler çokmuş. Bir gece beş farklı ülkede, beş prens aynı rüyayı görmüşler: Bir genç kız, kadim bir kentin alacakaranlık sokaklarında ışıktan bir güzellik halinde dolaşıyormuş. İşte o kızı gördükten sonra, artık ne eski hayatları kalmış ne de eski hakikatleri.

Ahmet Ümit’ten insanlığın en yüce duygusu olan aşkın doğasına dair bir hikâyat.

Bir Aşk Masalı, beş prensin sevda uğruna revan oldukları bir yol ve hal macerası. Kaf Dağı’ndan ıssız çöllere, ücra hanlardan savaşçı kabilelerin çadırlarına, devlerden denizkızlarına, balinalardan devasa yılanlara, cümle tabiatın ve mahlukatın geçiş yaptığı bir hayal perdesi.

 

 

 

“Yolculukların en çilelisi aşk için yapılandır. Ve zorluk ne kadar artarsa aşk o kadar kıymete biner, o kadar anlam kazanır, o kadar vazgeçilmez bir hal alır…”

 

₺45,50

Uzak Dağlar ve Hatıralar Kitap Açıklaması

 

Orhan Pamuk'un resimli ve özel hatıra defterlerinden seçmeler...

Orhan Pamuk, on dört yıldır her gün küçük not defterlerine notlar alıyor ve resimler yapıyor. Pamuk sayfalarda günlük hayatını, güncel gelişmeleri, duygularını, yazmakta olduğu romanların sorunlarını anlatıyor ve tartışıyor. Bazan roman kahramanlarıyla konuşuyor, bazan bir rüyasını ya da bir yolculuğu anlatıyor, bazan da manzara resmi ya da mutluluk hakkında fikir yürütüyor. Pamuk bir sayfadaki bir resme ya da yazıya üzerinden aylar hatta yıllar geçtikten sonra yeni renkler ve kelimeler de ekliyor. Böylece defter sayfaları yazılarla renklerin ve şekillerin iç içe geçtiği ve yeni mânâların araştırıldığı yoğun, zengin ve benzersiz resimli sayfalara dönüşüyor. Pamuk defterindeki binlerce sayfadan Uzak Dağlar ve Hatıralar adını verdiği bu seçkiyi düzenlerken, özel bir hatırası olan bir rüya üzerinden hayatını bütün açıklığıyla hem kelime hem de resim olarak ortaya koyuyor.

Bu kitap Pamuk'un okurlarınca bilinmeyen-günce tutan ressam yanını, günlük hayatını, şaşırtıcı hayallerini ve deneyimlerini okura ulaştıracak ve dünyaca ünlü yazarı bir insan olarak tanımamıza ışık tutacak.

"Orhan Pamuk'un çılgınlığında deha var."

Umberto Eco

₺165,00

Ne Yalan Söyleyeyim’de Nurullah Ataç’ın hemen her konuya el attığı, klasik denemenin tüm özelliklerini taşıyan serbest yazıları bir araya geliyor. 1923-1942 yılları Aydabir, Resimli Her Şey, Her Şey, Foto Magazin, Resimli Hafta, Yeni Mecmua gibi belli başlı “salon” dergilerinde Ataç, şiirden müziğe, romandan sinemaya uzanıyor. Güncel yazınsal konuları, toplumsal sorunları ve bazı insanlık durumlarını yorumlarken kimi zaman karşı çıkışlarda bulunuyor; ancak Ataç’ın bilinen keskin, çatık kaşlı tabiatı değil de cana yakın, sokulgan, uysal yanı öne çıkıyor. “Evrensel bir konu bağlamında, bir birey olarak Ataç’ın ne bildiğini gösterir bu yazılar. Tıpkı Montaigne’in düşüncelerini Eski Yunan’dan bazı sözler ve dizelerle ölçüp tartması, zenginleştirmesi gibi, Ataç da düşüncelerini Divan şiirinden dizelerle genişletir. Avrupa düşüncesiyle ‘terbiye’ edinmiş bir bilinç ve zevkle konuşur. Denemelerinde keskin bir gözlem ve dikkat, kolaylıkla fark edilir.” Mehmet Can Doğan Ne Yalan Söyleyeyim, Ataç’ı tüm içtenliğiyle bir kez daha okuruyla buluşturuyor. “Konuşmamızın tatlı olmasını istersek kendi zevklerimizi değil, karşımızdakilerin zevkini düşünelim; yani onlara kendilerini göstermek fırsatını verelim. Onlar kendilerini beğendirmeye çalışmak imkânını buldukça bizi beğenirler. “Biz kibirli olmasak başkalarının kibri bizi yaralamaz.” Konuşmayı bilmek, kimsenin kibrini yaralamamayı bilmektir. Dünya denen bu “gösteriş pazarı” böyle kurulmuş, böyle gider.”

 

 

  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9789750854361

 

₺70,90

Nâzım Hikmet, İdeoloji ve Yeniden Yazmak

“Okuyacağınız kitap, temel olarak, Nâzım Hikmet’in […] yönlendirilmiş ya da önyargılı okumalara en çok maruz kalmış/kalmakta olan iki metnine odaklanacaktır: Kuvâyi  Milliye ve Memleketimden İnsan Manzaraları. Adı geçen iki metin, yazılış motivasyonları ve süreçlerinin iç içe geçmesi, yazılış tarihinden çok sonra yayımlanmaları ve yazarın sürekli olarak metinlerinin üzerinde değişikliklere gitmesi nedeniyle oldukça karmaşık birer hikâyeye sahiptirler. Üstelik bu hikâyeler zaman içinde kendi mitlerini yaratmış ve bugün de geçerli olmak üzere bu iki metin kendi hayran kitlelerine, ideolojik takipçilerine ya da reddedicilerine kavuşmuştur. Buna karşın, Türkçe edebiyatın köşe taşlarından olan bu iki Nâzım Hikmet imzalı kitabın yazılış ve yayımlanış süreçleri hakkında derli toplu herhangi bir kaynağa ulaşmak mümkün değildir. […] Oysa Kuvâyi Milliye ve Memleketimden İnsan Manzaraları hakkında yorumlar yapmadan evvel, bu tarihçilerin ortaya çıkarılması öncelikli bir ihtiyaçtır.”

Kayıp Destan’ın İzinde, Nâzım Hikmet’in en çok ilgi gören eseri Kuvâyi Milliye’nin Memleketimden İnsan Manzaraları’na uzanan yolculuğunu anlatıyor. Erkan Irmak kitabında bu iki eserin yazılış ve yayımlanma süreçlerini, Türkiye’deki rejim ve tarih anlayışıyla ilişkilerini, okur tarafından alımlanışlarını ve tür olarak konumlarını tartışıyor ve iki eseri karşılaştırarak Kuvâyi Milliye’nin Memleketimden İnsan Manzaraları içinde nasıl yeniden yazıldığını ve bu yeniden yazılmanın ne anlama geldiğini sorguluyor. Irmak, bu süreci, Nâzım Hikmet’in yaşamını, eserleriyle olan ilişkisini ve eserlerini yazmasında etkili olan Türkiye’nin tarihsel koşullarını da içeren canlı, zengin bir anlatımda sunuyor. Kitap, Nâzım Hikmet’in yazarlığına odaklanan edebi çalışmalar alanındaki eksikliği gidermek yönünde önemli bir adım niteliği de taşıyor.   

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Kayıp Destan'ın İzinde: Nazım Hikmet İdeoloji ve Yeniden Yazmak
  • Yazar: Erkan Irmak
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • DilTürkçe
  • Barkod9789750854040

 

₺40,90

Geri Dön Günışığım 

“5 Temmuz 1996’da kızım aklını kaçırdı.” 

Michael Greenberg dünya çapında ün kazanan anı kitabı Geri Dön Günışığım’a bu cümleyle başlıyor ve kızı Sally’nin bipolar bozuklukla mücadelesini sarsıcı bir gerçekçilikle anlatıyor. 

New York’ta kızı ve dansçı eşiyle beraber yaşayan ve yazdıklarıyla zar zor geçinen Michael Greenberg’ün hayatı bir yaz günü altüst olur: Sokakta mani atağı geçiren ve trafiği birbirine katan kızı polisler tarafından eve getirilmiştir. Sally’nin ilk atağını yaşadığı Greenwich Village sokaklarında başlayıp yatırıldığı psikiyatri kliniğinde devam eden anlatı Greenberg’ün sıkıntılı çocukluğuna ve ailesiyle –özellikle de psikiyatrik sorunlardan mustarip abisi Steve’le– ilişkisine doğru uzandıkça, suçluluk duyguları ve ağır sorumluluklarla dolu bir hayatın ve ne olursa olsun birbirini sevmekten vazgeçmeyen insanların dokunaklı portresi de belirmeye başlar. 

Akıldan çıkmayacak kişi ve mekânlarıyla bir romanın sürükleyiciliğine kavuşan Geri Dön Günışığım’ı yazarın onuncu yıl baskısı için yazdığı sonsözle birlikte sunuyoruz.

“Şefkatli, açık seçik, gerçekçi ve aydınlatıcı... Ayrıntıları, derinliği, zenginliği ve zekâsıyla Geri Dön Günışığım kendi türünün bir klasiği olarak kabul edilecektir.” 

Oliver Sacks 

“Acı çeken bir çocuğun ve kuşatma altındaki bir aileyle evliliğin parlak, özlü ve bütünüyle özgün hikâyesi.” Janet Malcolm “Greenberg yazınsal örnekler olarak James Joyce ve Robert Lowell’a dönüyor. Virginia Woolf’un sesinin yankısı da işitiliyor...” 

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Geri Dön Günışığım
  • Yazar: Michael Greenberg
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9789750854392
₺29,90

Francis Bacon'la Söyleşiler

David Sylvester’ın gerçekleştirdiği ve yaklaşık 25 yıllık bir zaman dilimine yayılan bu söyleşiler, Bacon’ın kendine özgü konuşma dili üzerinden sanatçının üretim süreçlerine, tuval karşısındaki gerginliklerine, takıntılarına, zihin dünyasında yaşadığı fırtınalara ilişkin her türlü çerçevenin dışında ve sınırları aşan bir tanıklık sunuyor. 

20. yüzyılın en yaratıcı dehalarından birinin yaşamı, yapıtları ve imgeleri üzerine eşsiz bir kitap. 141 görselle birlikte.

“Baştan çıkartıcı… Samimi, akıcı bir metin, aynı ölçüde çarpıcı biçimde resimlendirilmiş.”

The Sunday Times

“Bir sanatçının yapıt bütünlüğünü aydınlatmak söz konusu olduğunda bu kısa fakat doyurucu kitabı geçebilecek yok.”

Observer

“Baştan sona etkileyici.”

The Spectator

“Ezra Pound ve T.S. Eliot’ın eleştirel yazılarının 1920’ler ve 1930’lar şiirinin üzerine etkisi gibi, 20. yüzyılın son çeyreğinde resim üzerinde aynı büyüklükte bir etkiye sahip olabilir.”

Stephen Spender

“Ressama dair en değerli belge.”

Sunday Telegraph

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Francis Bacon'la Söyleşiler
  • Yazar: David Sylvester
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9789750854354
₺82,90

Çalışkan Taşıtlar - İnşaat Makineleri

İnşaat alanında hangi taşıtlar var?

Meraklı okurların inşaat alanlarında bulunan taşıtların temel özelliklerini ve seslerini keşfedebilecekleri bu kitap 0-3 yaş grubuna özel olarak tasarlandı.

Bu sesli kitabın bir özelliği de her sayfanın tanıtılan taşıtın biçiminde tasarlanmış olması. Anne babalar çocuklarıyla birlikte taşıtları incelerken sayfada yer alan düğmeye basarak taşıtların seslerini de keşfedebilirler.

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Çalışkan Taşıtlar - İnşaat Makineleri
  • Yazar: S&S Alliance
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9789750851575
₺108,90

Mine'nin Kırmızı Topu

Mine bahçede kırmızı lastik topuyla oynuyordu. Topunu her seferinde daha yükseğe atıyor, daha yere düşmeden de tutuyordu. Annesi yardıma çağırınca Mine topunu bahçede unutuverdi. Kırmızı topu kargalar gagaladı, sincaplar topla oynadı, saksağan topu uçurdu ve daha neler neler oldu… Peki Mine’nin topuna sonra ne oldu? Feridun Oral’ın yazdığı ve resimlediği “Mine’nin Kırmızı Topu” bahar gelince kırlarda koşup top aynamaya heves eden herkese…

(Tanıtım Bülteninden)

 

  • Kitap Adı: Mine'nin Kırmızı Topu
  • Yazar: Feridun Oral
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 32
  • Ebat: 23,5 x 28,5
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9789750854378
₺48,90

Yaşadım Diyebilmek

1937 yılında Nevşehir’de başlayıp Niğde’de geçirilen lise öğreniminden sonra Ankara’da devam eden, oradan da İstanbul’a uzanan bir hayat. Bu hayatın içinde neler yok ki! Artık pek az örneği kalmış taş evler, cin çıkaran hocalar, eldeki imkânlarla yürütülen ve daha sonra gelişerek Türkiye’de bazı ilklere imza atan fotoğrafçılık, sinemacılık, tiyatroculuk ve gazetecilik faaliyetleri, resim dersi alırken yaşanan dramlar, yutarcasına okunan kitaplar, hayatın öğütüp yıllar sonra insanın karşısına çıkardığı haylaz arkadaşlar, ciltçilik, üniversite yıllarında şekillenen siyasi görüşler, Menderes döneminin son yıllarının ve 27 Mayıs darbesinin çalkantılı günleri, eğlenceli ve maceralı bir Yugoslavya seyahati, ABD Türkiye Büyükçelçisi Komer’in ODTÜ’de yakılan arabası, Nurhak Dağlarında öldürülen öğrenci lideri Sinan Cemgil ve arkadaşlarıyla yakın dostluk, ünlü şair Hasan Hüseyin Korkmazgil’in eserlerinin oluşum hikâyesi ve sakladığı bazı sırlar, Ankara ve İstanbul’da reklamcılık sektöründe pek çok ilke atılan imzalar, Türk kültür hayatına büyük eserler kazandıran bir yayınevi ve daha neler neler. Türk reklamcılık sektörünün önde gelen isimlerinden Şahin Tekgündüz’ün anıları, Cumhuriyet devri Türkiye’sinde İç Anadolu’da bir memur çocuğu olarak başlayıp çalkantılı ve fırtınalı bir yolculukla İstanbul’da reklamcılık sektöründe devam eden hayatını aktarırken o dönemin Türk siyasi tarihi ve iş dünyasına da ışık tutuyor. Yaşadım Diyebilmek, Türkiye’de örneği nispeten az görülen “meslek hayatı tarihi”ne güzel bir örnek.

 

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Yaşadım Diyebilmek
  • Yazar: Şahin Tekgündüz
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 376
  • Ebat: 13,5 x 21
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9789750854439
₺50,90

Ten ve Gölge

Hulki Aktunç, üçüncü öykü kitabı Ten ve Gölge için bir söyleşisinde, “Kentli bireyin kıstırılmak istendiği şablondan dışarıya sıçrama çabalarını saptayan öyküler” demişti. Asuman Susam ise bir yazısında kitabı şöyle değerlendirmişti: “Metafor ve imge yoğunluğu olan metinlerdir Ten ve Gölge’dekiler. Yoğun ve katmanlı anlatımını buna borçludur öyküler. Aynı zamanda temsil nitelikleriyle kimileri alegorik özelliktedir... Ten ve Gölge Türkçenin eşsiz, biricik metinlerindendir. Hem öyküdür hem ondan öte ve fazlası. O fazla oluşu ortaya çıkaran, kabına sığmazlık eden dildir.”

Gerçeğin algılanma biçimi; biçemi; dili ve modern öykücülüğümüze getirdiği yenilikler bakımından her zaman öne çıkan bir kitap Ten ve Gölge.

“Dinleyecek kimseler bulayım bulmayayım. Kimse nedir zaten. Kimse de benim, böylece kendi kendime mufassal kıssa başlayıp uzun efsane söylüyorum. Birileri oluyorum ben, söyledikçe söyledikçe. O birilerine anlatırken de bir küçük tatlı ölümün çırpıntısıyla yalanlar söylüyorum ey düş. Ey kara esi.”

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Ten ve Gölge
  • Yazar: Hulki Aktunç
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 104
  • Ebat: 13,5 x 21
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9789750854453
₺22,90

Corto Maltese Cilt 6 - Sibirya'da

Özgürlük düşkünü ve serseri ruhlu maceraperest Corto Maltese kayıp hazinelerin, yardıma muhtaç arkadaşların, tuhaf hikâyelerin peşinde dünyayı dolaşıyor.

Cilt 1 Tuzlu Denizin Şarkısı
Cilt 2 Oğlak Burcu Altında
Cilt 3 Git Gidebildiğin Kadar
Cilt 4 Keltler
Cilt 5 Etiyopyalılar
Cilt 6 Sibirya’da

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Corto Maltese Cilt 6 - Sibirya'da
  • Yazar: Hugo Pratt
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 104
  • Ebat: 22,5 x 30
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9789750854323
₺78,90

Mahir Mercan - Bilinmezler Labirenti'nde

Oraya nasıl ve neden geldiğini hatırlayamaz ama emin olduğu tek bir şey vardır: Kâhini görmesi gerekmektedir. Mahir evine geri dönebilmek için Bilinmezler Labirenti’nden çıkmalı, yaşlı adamın yanına gitmeli, yaşlı adam onu kâhine götürmelidir. Mahir kar kabuğuyla kaplı şehirden, gece gibi karanlık insanların diyarından geçer ama evin yolunu bulmak pek öyle umduğu kadar kolay olmayacaktır. Mahir Mercan’ın soluksuz okuyacağınız maceralarını Filiz Özdem yazdı, Buket Topakoğlu resimledi.

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Mahir Mercan - Bilinmezler Labirenti'nde
  • Yazar: Filiz Özdem
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 136
  • Ebat: 13,5 x 19,5
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9789750854460
₺23,90

Kimi Daha Çok Seviyorsun

Onun adı Papatya’ydı ve papatyaları çok severdi! Yalnız papatyaları mı? O daha pek çok şeyi severdi! Ama bir gün komşu teyze ona hiç beklemediği bir soru sordu: “Anneni mi daha çok seviyorsun, babanı mı?” Papatya’nın kafası karıştı, morali bozuldu. Birini diğerinden daha çok sevmek zorunda mıydı? Bu sorunun cevabını kendi kendine buldu. Nergis Seli’nin yazdığı, Ayşın Delibaş Eroğlu’nun resimlediği, çocukların çok karşılaştığı bir soruyu ele alan Kimi Daha Çok Seviyorsun? kitabı herkese gerekli cevabı veriyor.

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Kimi Daha Çok Seviyorsun
  • Yazar: Nergis Seli
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 32
  • Ebat: 20 x 24,3
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9789750854477
₺33,90

Afrodisyas Sebasteion Sevgi Gönül Salonu

Yunan ve Roma döneminden günümüze ulaşan en önemli antik kentlerden biri olan Afrodisyas, aynı zamanda çağının en ünlü heykeltıraşlık merkezlerinden biriydi. Afrodisyas’lı heykeltıraşların bölgeye özgü kolay işlenir mermerlerle yaptığı yontuların ünü Afrika’dan Roma’ya bütün dünyaya ulaşmıştı. Geyre Vakfı, kuruluşunun 21. yılında, Afrodisyas dostlarının değerli katkıları sayesinde, bir zamanlar büyük tapınak kompleksi Sebasteion’u süsleyen özgün kabartmaların mitolojik hikâyeleriyle birlikte sergileneceği yeni bir müzeyi kullanıma açarak ülkemizin tarihi mirasına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Uzmanlar tarafından onarılan, Afrodisyas ve çevresine duyarlı bir yaklaşımla, Mimar Cengiz Bektaş’ın projesine uygun olarak inşa edilen Sebasteion-Sevgi Gönül Salonu’nda sergilenen özgün yüksek kabartmalar, klasik dönemin efsanevi görkemini ziyaretçilerin beğenisine sunuyor.

 

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Afrodisyas Sebasteion Sevgi Gönül Salonu
  • Yazar: Kolektif
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 144
  • Ebat: 16,5 x 24
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9789750854316
₺97,90

Baloncu Dede ve Üç Küçük Yaramaz

Üç küçük yaramazın sıcacık öyküsü, okul öncesi çocukların gözdesi olmaya aday!

Küçük kuzu, oğlak ve köpeğin mutlu, neşeli, oyun dolu bir hayatı vardır. En sevdikleri şeylerden biri de Baloncu Dede'nin anlattığı yemyeşil otlakları, uzak yerleri, canavara benzeyen kayaları, kocaman dev bulutları dinlemektir.

Bir gün bunların hepsini kendi gözleriyle görmek için gizlice Dede'nin balonuna saklanırlar…

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Baloncu Dede ve Üç Küçük Yaramaz
  • Yazar: Feridun Oral
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 28
  • Ebat: 20 x 27
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9789750854385
₺33,90

KLINGSOR’UN SON YAZI, yaşamını resim sanatına adamış, yarına değil yokoluşa inanan, bu yüzden duyguları yücelterek anı yaşamayı seçen dışavurumcu ressam Klingsor’un ölümünün yaklaştığını sezmesinin ardından hararetli gündüzler ve geceler boyunca, arzuyla sanatını birleştirdiği, son yapıtını –otoportresini– tamamlayabilmek için savaşımına sahne olan hayatının son yazına ait kısa ve esrik yolculuğunu anlatır.

Hesse’nin 1919 yazında Tessin’de yoğun resim çalışmaları yaptığı bir dönemde, KLEIN VE WAGNER anlatısı ile peş peşe, birkaç hafta içinde kaleme aldığı KLINGSOR’UN SON YAZI yazarın inancını yansıtan, özgürleşme yolunda atılmış bir adımdır.

Alman dışavurumculuğunun edebiyat alanındaki doruklarından biri olan Klingsor’un Son Yazı parlak, çarpıcı ve saf renklerle dolu küçük bir palet; renklerle yazılmış bir senfoni, sözcüklerle renklenmiş bir tablolar dizisidir.

“Kor haline gelmiş gündüzlerde köylerin ve kestane ormanlarının içinden yürüyüp dolaştım, açılıp katlanır küçük iskemleme oturup sel gibi taşan büyüyü biraz olsun suluboya resimlerle muhafaza etmeyi denedim; sıcak gecelerde geç saatlere dek Klingsor’un köşkünde oturdum ve fırçayla becerebildiğime oranla bir miktar daha deneyimli ve daha ihtiyatlı biçimde, bu eşi görülmemiş yazın şarkısını sözcüklerle söylemeye giriştim. Ressam Klingsor’un öyküsü işte böyle ortaya çıktı.”
(Hermann Hesse, “Klingsor’un Yazı’nı Anımsama”, 1938)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺23,10

1945 kışı. On iki yaşındaki Luisa ailesiyle birlikte bir Nazi subayı olan eniştesinin çiftliğinde, görece korunmalı koşullarda sona yaklaşan savaşın bitmesini beklemekte, günlerini kitap okuyarak, hayvanlarla ilgilenerek, çevresini gözlemleyerek ve sorgulayarak geçirmektedir. Bu özgürlük ortamında çiftlikte çalışanlardan birine âşık bile olur. Gelgelelim, bombalanan şehirlerin, yollara düşmüş bitkin göçmenlerin, yaklaşan müttefik ordularının ve apar topar cepheye çağrılan gençlerin iyice görünür kıldığı ve artık hiç kimsenin kaçınamadığı dehşet, çaresizlik ve belirsizlikten o da payını alacak, hızla “büyümek” zorunda kalacaktır.

Rothmann daha önce yayımladığımız Baharda Ölmek adlı romanıyla diyalog halindeki bu romanında, bir ulusu yönetenlerin körlük ve inkârının, savaşın akıldışılığının sıradan insanların ilişkilerine ve hayatlarına verdiği hasarı bir kez daha sarsıcı bir anlatımla, ustaca ve incelikle ele alıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2021
₺32,34

“Babasız çocuklar tanrıya sığınırdı ama o tanrı olmayı seçti.”

Ahmet Ümit’ten polisiyeyi arkeoloji ve mitolojiyle harmanlayan usta işi bir roman.

Berlin Emniyet Müdürlüğü’nün cevval başkomiseri Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker, göçmenlerin, işgal evlerinin ve sokak sanatçılarının renklendirdiği Berlin sokaklarından Bergama’ya uzanan bir macerada, hayatı ve insanları yok etmeye muktedir sırların peşinde bir seri cinayetler dizisini çözmeye çalışıyor. Soruşturmanın Türkiye ayağında sürpriz bir ismin olaya dahil olmasıyla heyecanın dozu gitgide artıyor.

Kayıp Tanrılar Ülkesi, Zeus Altarı ve Pergamon Tapınağı’nın gölgesinde mitlere günümüzde yeniden hayat verirken, suçun çağlar ve kültürler boyu değişmeyen doğasını bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor.

“O yüzden unuttuk dediğiniz yerden başlayacağım. Unutmanın bedelini ödeyecek unutanlar. Cezaların en şiddetlisiyle ödüllendirilecek saygısızlık yapanlar, kalbi yerinden çıkarılacak beni kalbinden çıkaranların, yüzlerinin derisi yüzülecek benden yüz çevirenlerin…”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 504
En / Boy : 13.5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺73,15

Bir Usta Yazar, İki Usta Çizer, Üç Çarpıcı Çizgi Roman

Ahmet Ümit okurlarının zihinlerinde canlandırdığı dünyası bu kez çizgi dünyamızın iki ustası İsmail Gülgeç'le Aptülika'nın kareleriyle hayat buluyor. Ümit'in polisiye roman ve öykülerinin efsanevi kahramanı Başkomser Nevzat, bizi bu üç çarpıcı macerada, yardımcıları Komiser Ali ve Kriminolog Zeynep'le beraber İstanbul'un kadim semtlerinden farklı toplumsal yaşantıların dünyasına, insanın aşk ve onurunu korumak için neler yapabileceği ile yüz yüze getiriyor.

Her katilin bir hikâyesi vardır.

O hikâye ki size insanı anlatır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 23 / 30
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 4.2021
₺103,95

Bir Usta Yazar, İki Usta Çizer, Üç Çarpıcı Çizgi Roman

Ahmet Ümit okurlarının zihinlerinde canlandırdığı dünyası bu kez çizgi dünyamızın iki ustası İsmail Gülgeç'le Aptülika'nın kareleriyle hayat buluyor. Ümit'in polisiye roman ve öykülerinin efsanevi kahramanı Başkomser Nevzat, bizi bu üç çarpıcı macerada, yardımcıları Komiser Ali ve Kriminolog Zeynep'le beraber İstanbul'un kadim semtlerinden farklı toplumsal yaşantıların dünyasına, insanın aşk ve onurunu korumak için neler yapabileceği ile yüz yüze getiriyor.

Ne garip değil mi polis?

Ben sahte peygamberlerden medet umdum, satanist kardeşim şeytandan medet.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 23 / 30
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 4.2021
₺73,15

Bir Usta Yazar, İki Usta Çizer, Üç Çarpıcı Çizgi Roman

Ahmet Ümit okurlarının zihinlerinde canlandırdığı dünyası bu kez çizgi dünyamızın iki ustası İsmail Gülgeç'le Aptülika'nın kareleriyle hayat buluyor. Ümit'in polisiye roman ve öykülerinin efsanevi kahramanı Başkomser Nevzat, bizi bu üç çarpıcı macerada, yardımcıları Komiser Ali ve Kriminolog Zeynep'le beraber İstanbul'un kadim semtlerinden farklı toplumsal yaşantıların dünyasına, insanın aşk ve onurunu korumak için neler yapabileceği ile yüz yüze getiriyor.

Her katilin bir hikâyesi vardır.
O hikâye ki size insanı anlatır.
Ahmet ümit

Bir suçluyu daha yakalamak...
Bataklıkta sivrisinek avladığının farkındaydı...
Polisliğin insan öğüten bir meslek olduğunu çoktan fark etmişti...
İyi de polislik gerçek anlamda bir “iş” mi?
Başkomser Nevzat


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 23 / 30
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺55,44

Kadınlar Kadınları Analiz Ediyor İstanbul Psikanaliz Derneği ile Psike İstanbul'un 19-20 Ekim 2019 tarihlerinde Yapı Kredi Kültür Sanat'ta gerçekleştirdikleri Kadınlar ve Psikanaliz Komitesi (COWAP) konferansındaki sunumların bir derlemesini ve 18 Ekim 2019'da İstanbul Psikanaliz Derneği ile Psike İstanbul Uluslararası Psikanaliz Çalışmaları Örgütü (IPSO) komitelerinin ortaklaşa düzenledikleri COWAP IPSO etkinliğinde sunuların yazıların bir kısmını içeriyor. Sunumlar, kadın cinselliği, toplumsal cinsiyet, psikanalistin cinsiyeti ve bunun aktarımdaki rolü gibi konulara odaklanıyor.

Uluslararası Psikanaliz Birliği'nin (IPA) Mesleki, Bilimsel ve Eğitim Komitelerinin altında yer alan COWAP 1998 yılında kadınlarla ilgili meseleleri ele almak için kuruldu. Günümüzde komitenin odak noktası; toplumsal cinsiyet sorunlarıyla bağlantılı olarak kadınların maruz kaldığı aile içi şiddet, ensest ve cinsel taciz gibi sorunların yanı sıra, ruhsal düzlemde kadınsı cinsellik, annelik, kadınsı ve erkeksi, eşcinsellikler gibi konuları ele alacak şekilde genişletilmiştir. Amacı, kuramsal ve klinik psikanaliz düşüncesiyle toplumsal alanda yaşanan meseleler arasında bağlar kurmak ve bu sayede psikanaliz kavramlarının gelişmesini ve güncellenmesini sağlamaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺26,18

Kuşağı arasında kendine özgü bir yere ve biçeme sahip olan Orçun Türkay’dan yeni bir kitap: Bir Serap Günce. Gerçeklikle beslenen hayallerin tutulduğu bir yas günlüğü.

Uzunca bir burnu, genişçe bir ağzı vardı. Ağzını büzerek gülüyor, gözleri doluyordu. “Annem çok güzeldi” dedi.

Tunç Bey’le (YKY, 2018) aralık bıraktığı kapıyı kapatmadan ilerliyor Orçun Türkay.

Bir Serap Günce yüklerinden arınmış, ölüm korkusunu yenmiş bir anlatı. Bir kayıp sonrası yaşanan edebi artçı sarsıntı...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺12,32

Var mısınız yeni bir maceraya?
Hopalupa Kardeşler Çin Seddi ve Kuzey Kutbu yolculuklarından sonra bu kitapta da İnka Uygarlığı’nın kalbine, Kayıp Şehir’e gidiyorlar.

Hopalupa Kardeşler’in maceralarına yine Betül Akzambaklar harika resimleriyle eşlik ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 20,5 / 27,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 3.2021
₺42,35

 

Orhan Pamuk’un üzerinde 5 yıldır çalıştığı Veba Geceleri, 1901 yılında 3. Veba Pandemisi döneminde Osmanlı’nın 29. Vilayeti Minger adasında geçiyor.  Hem sürükleyici bir siyaset ve aşk romanı hem de Pamuk’un salgın, karantina, devlet ve birey konularını bir masal havasıyla tartıştığı bu tarihi roman, konusuyla yaşadığımız günlere de ışık düşürüyor.

 

 

1901 baharında Osmanlı İmparatorluğu’nun 29. vilayeti Minger Adası’nda veba salgını baş gösterince Sultan Abdülhamit önce Sağlık Başmüfettişi kimyager Bonkowski Paşa’yı, onun arkasından da genç ve başarılı Doktor Nuri’yi salgını durdurması için adaya gönderir. Padişah kısa bir süre önce genç doktoru, sarayda hapis hayatı yaşattığı ağabeyi önceki padişah V. Murat’ın kızı Pakize Sultan ile evlendirmiştir ve Pakize Sultan da bu yolculukta kocasına eşlik etmektedir. Adada ise genç ve milliyetçi Osmanlı subayı Kolağası Kâmil, onun âşık olduğu adalı Zeynep ve her şeye yetişmeye çalışan Vali Sami Paşa ile güzel sevgilisi Marika vardır. Karantina yasaklarına itaat edilmesi için çaba harcayan bu insanların vebayla, adadaki geleneklerle ve sonunda birbirleriyle ve ölüm tehditleriyle savaşının ve yaşadıkları aşkların hikâyesidir Veba Geceleri.

 

₺33,75

Homerosçu İlahiler Yunan tanrılarına yönelik heksametron veznindeki otuz üç hymnos’tan (ilahi/neşide) oluşan bir külliyattır. Bu külliyatın böyle bir başlıkla anılmasının sebebi İlahiler’in Antikçağ’da Homeros’a, yani Ilias ve Odysseia’nın bestecisi olduğu varsayılan kişiye atfedilmesidir.

Homerosçu İlahiler külliyatını oluşturan bu kitaptaki metinler matbu olarak ilk defa Erken Modern Avrupa’nın en etkili hümanistlerinden biri olan Demetrius Chalcondyles tarafından 1488 yılında yayımlanmıştır.

Hepsi tanrılara yönelik bir çağrıyla başlayan ve bir elvedayla tanrıyı uğurlayarak sonlanan Homerosçu İlahiler icracının farklı yaklaşımlarından kaynaklanan stratejileriyle Eski Yunan dini ve mitolojisi kadar, mitsel coğrafya tasavvuruna, Homeros çağından itibaren sürdürülen ve belirli açılardan bütünüyle korunan icra geleneğine dair kilit nitelikte bilgiler sunar. Daha önemlisi, belki de bu metinlerin modern insanın en çok ihtiyacı olduğu bir zamanda “işaret eden dilin” kökten etkisizleştiği kutsallığın liturjik aurasına bin yıllar ötesinden seslenen bir davet niteliği taşımalarıdır. Eski Yunan dini çerçevesinde tanrısallığın bir tür mevcudiyeti/hazır bulunuşu olarak hymnos’un bağlamının sunduğu bu kutsallık, dışarıda bırakan bir ürkütücülükle değil, içten bir selamlamanın beklenmedik irkilticiliğiyle dinleyicilerini çağırır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 244
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺57,75

Orhan Duru’nun üçüncü öykü kitabı Ağır İşçiler (1974) yeni bir editörlükle Yapı Kredi Yayınları’nda
Ağır İşçiler, klasik öykünün kalıplarını bozarak başka bir anlatı dili geliştiren 1950 Kuşağı’nın ele avuca sığmaz yazarı Orhan Duru’nun ayrıksı kitaplarından biri. Yazar, 1960’lardan itibaren gelişen toplumsal bilinci, siyasal ve tarihsel gelişmeleri kendine özgü yaklaşımlarla öyküleştiriyor.

Orhan Duru sözü kırk parçaya bölerek düşün gerçeğini, saçmanın anlamını, umutsuzluğun neşesini yaratıyor.

“Bu sırada çok önemli bir olay ortaya çıktı sol kolum üzerinde. Saatli olan sol kolum belki de saatlerce kalmıştı aynı biçimde yastığımın üzerinde ve başımın altında, bu yüzden uyuşmuştu ve kendinde değildi ve daha bilinçlenmemiş ve sınıf bilincine ulaşmamıştı.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺23,10

Amın Maalouf’tan 8 Yıl Aradan Sonra Yeni Bir Roman…

Türkiye’de geniş bir okur kitlesine sahip Amin Maalouf yeni romanı Empedokles’in Dostları’yla okurlarını selamlıyor.

Romanlarıyla olduğu kadar deneme kitaplarıyla da ilgi çeken Maalouf, Empedokles’in Dostları’nda bu kez geleceğe yönelik bir kurguyla dönüş yapıyor. Ölümcül Kimlikler ve Uygarlıkların Batışı kitaplarında yer verdiği eleştirel gözlemlerin izinde yarı distopik bir dünya çiziyor. Platon’un mağarasından çıkıp Empedokles’in Dostları’yla tanışmaya davet ediyor bizi.

Atlas Okyanusu kıyısındaki küçük Antioche adasının yalnızca iki sakini vardır: Orta yaşın verdiği olgunlukla sessiz bir hayat sürmek isteyen Alec ile yazdığı ilk romanının yakaladığı başarı sonrası her şeyi ardında bırakan esrarengiz Ève. Birbirlerinden uzakta, kırılgan yalnızlıklarının tadını çıkaran bu iki insanın yolu bir gün elektriğin, telefonların, televizyon yayınlarının, internetin, kısacası her türlü iletişim aracının etkisiz hale gelmesiyle kesişir.

Gerçeğe ulaşma imkânı kalmayınca fısıltı gazetesi işlemeye başlar: Gezegen bir nükleer felaketin eşiğindedir, Amerika küresel ölçekte bir terör saldırısına maruz kalmıştır, insanlığın hayatını kolaylaştıran teknolojik gelişmeler artık insanlığın sonunu getirmiştir...

Tüm dünya bu söylentilerle çalkalanırken, kendilerine Empedokles’in Dostları diyen, son derece gelişmiş bir teknolojiye ve tıp bilgisine sahip bir grup gizemli insan bu karmaşaya son vermek üzere çıkagelir. Alec bu insanların kim olduğunu öğrenmeye çalışırken, içinde yaşadığımız dünyanın çelişkileriyle de yüzleşmek zorunda kalır. Hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktır.

“Hayal kırıklığı içeren bu satırları yazarken hikâyenin sonuna geldiğim izlenimindeyim. Geldiler, üstünlük kurdular, dünyada hem kaygı hem de umut rüzgârları estirdiler, sonra da gittiler.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺42,35

J.K. Rowling’den Yeni Hikâye: Ickabog

Etrafına dehşet saçan bir canavar ve her şeye rağmen umudunu asla kaybetmemek üzerine müthiş bir macera.

İki at kadar büyük.
Gözleri ateş topu gibi parlıyor.
Uzun, jilet gibi keskin pençeleri var.
Ickabog geliyor…

Bir zamanlar Kornukopya Krallığı dünyanın en mutlu yeriydi. Bir sürü altını, hayal edebileceğiniz en zarif bıyıklara sahip bir kralı ve yediğinde insanı mutluluktan dans ettirecek kadar nefis yiyecekler sunan kasapları, pastacıları ve peynircileri vardı.

Her şey mükemmeldi – tabii efsaneye göre korkunç canavar Ickabog’a ev sahipliği yapan Kuzey’deki çamurlu ve sisli Bataklık Diyarı dışında. Ickabog’un çocukları terbiye etmek için onları korkutmak amacıyla anlatılan bir efsaneden başka bir şey olmadığını aklı başındaki herkes bilirdi. Fakat efsanelerin tuhaf bir yanı vardır, bazen kendi kendilerine can bulurlar.

Bir efsane çok sevilen bir kralı tahtından edebilir mi? Bir zamanlar refah içindeki bir ülkeye diz çöktürebilir mi? Peki bir efsane iki cesur çocuğu hiç istemedikleri, hatta akıllarının ucundan dahi geçmeyen bir maceraya sürükleyebilir mi?

Cesur olduğunuzu düşünüyorsanız eğer, bu kitabın sayfalarını çevirin; gerçeğin, umudun ve arkadaşlığın gücünün her şeyin üstesinden gelebileceğine dair, yaşayan en iyi hikâyecilerden birinin kaleminden yepyeni, nefes kesen bir masal keşfedeceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 284
En / Boy : 16,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺46,20

Trieste’deki San Marco Kafesi’nin masasından İtalya’nın kuzeydoğusuna, oradan da insanlık hallerine açılan bir pencere Mikrokozmoslar.

Claudio Magris, başyapıtı Tuna Boyunca’dan sonra, evrensel tarihin uğultusu altında boğulan kişisel tarihyazımı denemelerine devam ediyor: Coğrafya, anılar, bellek, ara olaylar, deniz kabukları, rüzgârlar, lagünler, tuhaf hikâyelerin yaşandığı ormanlar ve sözcükler yardımıyla kristalleşen bilinç.

“Yolculuk yapmak da hikâye anlatmak veya yaşamak gibi, bir şeyleri ihmal etmek demektir. Tesadüf eseri bir kıyıya ulaşılırken, bu arada başka bir kıyının yanından geçip gidilir.”

“Mikrokozmoslar, kamusal ile özel olanın, iç ses ile dışarıdaki seslerin, kafe ile çalışma masasının, ev ile dünyanın büyülü ve zekice karışımıyla, son derece eşsiz ve güzel bir çalışma.” - John Banville


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺42,35

Meydan, alan, bulunulan yer ve çevresi, ortalık, karşılaşma yeri, imkân, vakit, oyun yeri, göz önü, çağrı yeri, açık yer, kavuşulan yer, görünülen, gösterilen...

Yapı Kredi Kültür Sanat’ta 22 Eylül – 31 Ekim 2020 tarihleri arasında açılan Deniz Gül’ün “Meydan” adlı sergisi, sanatçının sokakta olmaya ve mekânları duyumsamaya dair önerilerinden yola çıkıyor. Sanatçının son dönem çalışmalarını bir araya getiren “Meydan”da mekân, yüzeyleri kat etme önerisiyle birlikte gündeme geliyor. Deniz Gül sergide kenarlara, uçlara, katlara, içe gömülen parçalara, üst üste binmelere ve bunların çizgisel ilişkilerine odaklanıyor. Söylemsel belirlemelerin dışında başka yollarla bir alanı deneyimlemenin biçimlerini yüzeyde gezinerek irdeleyen sanatçı, “Meydan”da şeylerle (mekânlar, olaylar, nesneler…) kurulabilecek ilişkilerin çoğulluğuna, etkileşimlerine ve izlerine bakmaya çağırıyor. Meydan, güncel yerel ve küresel etkilerle dönüşen eylem ve bir aradalık biçimlerini bugün yeniden düşünmek için bir alan önerisi.

Tasarımını Ömer Ozan Erdoğan’ın yaptığı sergi kataloğunda Deniz Gül, Derya Bayraktaroğlu, Kerem Ozan Bayraktar ve Kevser Güler’in yazıları ile Murat Aluçlu’nun fotoğrafları yer alıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 19,5 / 26
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺123,20

Olur mu benim gibi korsan?

Korkak Korsan Pelte’nin çok güzel bir gemisi, bir sürü de tayfası vardı. Bir de korkusu!

Korsan Pelte engin denizlerde gemilerin peşine düşmek yerine birine rastlarım diye gitgide uzaklara açılıyordu. Çok geçmeden tayfası onu terk edince korkusuyla bir başına kaldı koca gemide.

Aylar, yıllar geçti, bizim korsan çok yalnızlık çekti.

Bakalım Korsan Pelte korkusuyla nasıl baş edecek?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 44
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺19,25

Suaygırları Tim ile Tom vahşi hayvanlar okuluna çok ilginç bir sürpriz getirdi. Öğrenciler kitaplardan bildikleri bu acayip türle karşılaştıklarında hem şaşırdılar hem de meraklandılar. Sonra onu incelemeye başladılar, onu evirip çevirdiler, mıncıkladılar, sevdiler ve ona bakmaya karar verdiler, hem de hayatının sonuna dek.

Küçük sürprizinse tek bir isteği vardı, o da evine geri dönmek.

Alain Serres’in müthiş hayal gücünden farklılık üzerine biraz çılgın ama oldukça düşündürücü bir hikâye.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 48
En / Boy : 13,5 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺16,94

Avrupa’nın iki ucunda yeniden filizlenen savaş dinamikleri.

Putin’in kendisine muhalif Rusları, dünyanın neresinde yaşıyor olurlarsa olsun, “susturma” konusundaki kararlılığı, ülke sınırları içinde casusluk operasyonlarına müsamaha göstermeyen İngiltere’yi harekete geçirir. Böylece İngiltere ve Rusya Soğuk Savaş döneminden sonra yeniden karşı karşıya gelir. İngiliz gizli istihbarat teşkilatı MI5’ın karşı casusluk biriminde görevli Liz Carlyle, katledilen sevgilisinin acısını yaşayamadan kendisini ansızın sahada, acımasız ve kuralsız bir oyunun ortasında bulur.

Çanlar çalıyor, savaş baltaları ortaya çıkıyor.

Stella Rimington’ın 1969 ile 1990 arasında, yani Soğuk Savaş’ın en gergin döneminde, MI5 karşı casusluk operasyonlarında bilfiil başarıyla çalışmış olması,

Çifte Kıskaç’ta aktardıklarını paha biçilmez kılıyor. Ortaya çıkan nefes kesici kurmaca bugünün karmaşık dünya siyasetini anlamak isteyenlere de ışık tutuyor.

“Rimington hikâyesini ancak James Bond maceralarında görülen keskin bir tonlamayla anlatıyor.” -New York Times Book Review

“Stella Rimington sayfaları hevesle çevirip okumayı sevenler için cazip bir yazar.”
-Independent

“Yıllarını MI5’ta geçiren Rimington, en güncel basit tasvirlerde bile çok iyi bir iş çıkarıyor.” -Publishers Weekly


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺42,35
1 2 3 ... 53 >
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı