Tuhaf bir ihtiyar bir tek müdavimine dahi görünmeden bir kahvehaneye girer. Fark edildiğinde de kapalı kapılar ardında kimsenin çıkmasına müsaade edilmez.

Kimseye görünmeyen ihtiyar anlattığı öykülerle herkesi adeta büyüler.

Bir kişi hariç.

Bu, kahvehanenin masaları üzerine savrulan sözcüklerin arasından ihtiyarın kimliğini anbean belirleyecek olandır. Sadece onun değil kendi kimliğini de keşfedecektir adını yitirmek pahasına.

Bizi büyüleyecek olan da bir hikâye anlatıcısıdır. Bu satırları okuyacaksanız efsunlanmanız kaçınılmaz.

Lakin büyüyü çözecek sihri yine de ancak gerçeklikte arayabiliriz.

Bu kitap gerçektir ve bir masal anlatıcısı ihtiyarın sırrına adanmış bir hikâyedir.

Tabii içinden çıkabilirseniz…

 


.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺9,60

“Okumayı, bilgilenmeyi, paylaşmayı ve doğru olanı yapmayı amaç edinen iki çocuk vardır. Bu çocuklar, eşekleri Eşek Çalanlar Çetesi’nden korumak ve dağ köylülerinin eşeklerine sahip çıkmalarını sağlamak için canla başla çalışırlar. Bu davranışı güzel bir tutkuya dönüştürürler. Bu tutumlarıyla; nemelazımcılığın, ilgisizliğin ve hayvanlara karşı yapılan bütün kötülüklerin; hiç de güzel olmadığını göstermeye çalışırlar.”

“Eşek Çalanlar Çetesi’yle savaşan bu çocukları tanımak istemez misiniz? Öyleyse ne duruyorsunuz, çevirin sayfaları."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Antalya
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺9,03

“Yüzlerce değil, binlerce kanat açıyorlar gökyüzüne. Ak bulutlar, simsiyah oluyor böylece. Sarıyorlar kendilerini avlamaya gelen atmacaların etrafını. Onları döndüre döndüre, kedinin fareyi sersemlettiği gibi, sersemletiyorlar. Ve sapan taşları gibi yere fırlatıyorlar.

Gördüğünüz, bildiğiniz sığırcıklar yapıyorlar bunu.
Hani şu siyah tüylü, küçük ve güçsüz serçe gibi kuşlar.
Hani milyonlarcası beraber dolaşan kuşlar.
Ben sığırcıkları seviyorum.
Ya siz?”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Antalya
Sayfa Sayısı : 111
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺9,03

“Konuşmak, insanın beynini kullanma sanatıdır.” diyor Eflatun, öyleyse okumak da beynimizi besleme sanatıdır.

Okuma, aynı za manda bilinçlenmedir. Bilinçlenme ise bir yontunun canlanması gibidir. Duyularıyla, kanıyla ve canıyla çevresini görebilmek, kanıksadığı gerçekliklerin hiç de hakkı olmadığını kavramaktır...Okumak, masalların sihirli öpücüğüdür. Uykulardan uyanmak, gözbağlarından kurtulmak ve prangalardan özgürleşmektir.

Gerçekliklerden, doğrulardan ve güzel olan her şeyden yana bir düşünmedir söz konusu olan. Tabii düşünme felsefeden soyutlanacak bir olgu değil. Çoğunun kıblesi olan Batı’da felsefe eğitimi ilköğretimden itibaren veriliyor öğrencilere.

Ne yazık ki okullarımız, çocuklarımıza okuma alışkanlığı kazandırmıyor. Okumayan, kitap sevmeyen insanlar yetiştiriyoruz. Sorumluluğu da sisteme yüklüyoruz. Sisteme karşın yapabileceklerini erteleyen öğretmenlerin ve yöneticilerin işin kolayına kaçtığını sanıyorum.Sorunun nedeni olarak sistemi salt dayanak gören öğretmenler ve yöneticiler okumuyorlar. Çocuklara örnek ve önder değiller.

Kitap okumayanlar da zamanla okuma-yazma bilmeyenler gibi oluyor. Eğitim düzeyleri, kariyerleri ne olursa olsun… Kaç üniversite bitirirse bitirsin… Düşünmeyen, düşünemeyen, sorgulamayan ve sadece duyduğuna, gördüğüne inanan sünger insanlara dönüşebiliyorlar.
Evet, okula başlamanın ve okullar bitirmenin yaşı var, fakat okumanın yaşı yok.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺24,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2003
₺5,60
Seçkin ailesiyle Uludağ’da tatilde! Harıl Harıl kayak yarışmasına hazırlanırken yolunu kaybetmesin mi? Donarak ölmek üzereyken kendisini bulan kim acaba? Ve onu nasıl hayatta tutmayı başarıyor? Çok heyecanlı ve zevkli bir macera sizi bekliyor!
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2003
₺6,00

Damar Edebiyat Dergisi 1995 İlkbahar Çocuk Roman Ödülü yarışmasında Tacim Çiçek’in "Şeftali Dede" romanı birincilikle ödüllendirildi. Tacim Çiçek bir eğitimci olarak bu romanıyla çocuklarımıza çağdaş olmayı ve insan sevgisiyle yüklü olmanın erdemini öğretiyor. Bir solukta okuyacağınız bir roman.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 93
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺9,84

"Bir şeyler yapmalısın Elma ağacı... Senin, fidanlarının ve elmalarının mutluluğu, kurtuluşu olan bu güzel çocuklara kavuşmak için bir şeyler yapmalısın... Daha ne duruyorsun, beklemekle amacına ulaşamazsın. Asıl olan kararlı olmak ve bir yerden başlamaktır. Hata yapmaktan korkmamalısın. Haydi göreyim seni..." Eğitim-Sen Kırıkkale Şubesi "Çocuk Öykü Yarışması" Üçüncülük Ödülü


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2011
₺8,20

 




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2013
₺24,60

O, yetmişinde platin saçlı, derin mavi bakışlı, dinç görünümlü, atletik yapılı bir adamdı. Elinde de bir çanta vardı. İçinde kıymetli bir şey varmış ve çaldırmaktan korkuyormuşçasına sımsıkı tutuyordu…

Sonunda, neredeyse beni boğacak olanlardan kendimi kurtardım ve onun yanına gittim. Sözlerine başlayınca… Bir ara, yazma tutkusu içinde kalmış yine de yazdıklarını bir biçimde yapıtlarından tanıdığı biri tarafından okunmasını isteyenlerden sandım ve açıkçası ürperdim biraz. Çünkü sırf üzülmesin ve başımdan gitsin diye şöyle bir karıştırıp göz atmak için elime aldığımda dosyayı, yazanın istek ve beklentilerinin hiç bitmeyecekmiş gibi olduğunu en azından bazı yazarlarımızın aktardıklarından biliyorum, kimini okuduğumdan kimini de dinlediğimden...

Sonra bu düşüncem için kendimden adeta utandım. Niçin mi?

"Dudaklarımı iyi okumuşsunuz," dedi, ardından da bana getirdiği ve benim de adına Bencil Metinler dediğim dosyanın hikayesini anlattığı için…

Kendi yaşadıkları mı kurgu mu bir başkasının yaşadıklarından mı soğurmuş, bilmiyorum. Bunun hiç önemi yok. Bana göre burnumuzun direğini sızlatıp sızlatmaması. Edebî olup olmaması… Evet, burnumun direğini sızlattığını rahatlıkla söyleyebilirim. Bana katılıp katılmamak da size kalmış ey sevgili okur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺20,50

Aslında söyleşi bir bakıma edebiyatın özüdür. Bu yüzden inandırıcı, yani sahici olmak zorundadır. İyi bir dili olmalı bir kere. Kurgusu özgün ve sarsıcı olmalı. Okurun ilgilendiği yönü çıkarmalı açığa. Cümleler ve sorular uzun olmamalı. Kulağa hoş gelecek bir üslubu ve akıcılığı olmalı. Sorular ve cevaplar itici, can sıkıcı olmamalı. Konudan konuya geçmemeli. Ele alınan konunun vurucu yanını çıkarmalı öne. Sade anlatımlı, sağlam bir dili ver şiirsel, öyküsel olması unutulmamalı.

Bizdeki toplumsal ve sanatsal söyleşinin mimarı Yaşar Kemal'dir. Onun çizgisi ve özgünlüğü söyleşimizi canlandırmıştır. Yaşar Kemal'in çizgisini, özgünlüğünü; farklılığıyla renklendiren ve böylece söyleşimizi Batı'da tanıtan da Fikret Otyam'dır. Her ikisi de edebi dillendirmeyi ve yalınlığı elden bırakmamıştır. Söyleşiyi hikâye kalıbı olarak kullanan ve çok başarılı olan da Bekir Yıldız'dır. İyi bir söyleşici olmadan iyi yazar olunmaz sözünü haklı çı karan bir ustadır Yıldız. Dünya yazınının dev isimleri iyi birer röportajcıdır aynı zamanda. Elbette ki istisnalar var, ama kural bu. Yaşar Kemal'in iyi ve çok tanınan bir yazar olmasının temelinde geçmişindeki çok uzun söyleşiciliği yatar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺20,50
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2011
₺17,36
Tükendi

“Kirli beyaz renk­li bir Kangal köpeğiydi. Ağız ve kulak çevresiyle burun ucu değişen genişlikte siyahtı. Başı iri, göğ­sü genişti. Boynu ve ön bacakları güçlüydü. Yukarı doğru kıvrık duran kuyruğu, tetikte olduğu zaman kalça seviyesinde halka biçimini alırdı. Kulakları orta irilikte ve kesikti.

Soğuğa ve sıcağa dirençli, zeki, duygulu, uysal; görevine ve sahibine bağlıydı. Birlik­te yaşadığı insanın ve içinde bulunduğu ortamın özelliklerini benimsemişti. Sahibinin verdiği yal ve yemek ile yetinir, her türlü hayvan saldırısını püskürtürdü…”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Antalya
Sayfa Sayısı : 111
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺9,03
Tükendi
Hakkında öyle hikayeler anlatılıyordu ki duyan kulaklarına, gören gözlerine inanamıyordu? Deniliyordu ki, kimi hayvanların bulunmaz dostu, kiminin ise amansız düşmanıdır, Palavracı Avcı. Ama sağda solda, kehvelerde evlerde anlatılanların ne kadarı doğruydu? Gerçekten de anlatıldığı gibi, bu avcı kekliklerin zekice saldırısına uğradıktan sonra avcılığı bırakmış mıydı?
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2011
₺17,36
1
Çerez Kullanımı