Tükendi

Anadolu'da önemli etkisi olan Muhyiddin İbn-i Arabi'nin bâtıni öğretisi, kökeni binlerce yıl öncesine giden çok köklü bir bilgi edinme ve bilgi aktarma sistemine bağlıdır ve Sufizm'in önemli temel taşlarından biridir.

Sufizm'in içinde kendine özgü bir üslupla bâtıni öğretinin sırlarını kuşaktan kuşağa aktarmada Muhyiddin İbn-i Arabi'nin çok önemli bir fonksiyonu olmuştur. Öğretisine ait sırların hemen hemen hiçbiri açık bir şekilde dışarıya sızdırılmamışsa da, öyle sözlerinin içine öyle bilgiler kendisi tarafından gizlenmiştir ki, bu sözlerle karşılaşanlar, çoğunlukla büyük bir şaşkınlık içinde kalmışlardır. O sözleri anlamaya çalışanlar, o sözlerin içine gizlenen asıl anlamlarla yüzyüze gelebilmişler ancak böyle bir çaba içine girmeyenlerin büyük bir bölümü onu din dışı olmakla suçlamışlardır.

Kitaba ismini verdiğimiz "Arif İçin Din Yoktur" sözü de işte böyle çarpıcı sözlerinden biridir. Sadece bu sözü üzerine bile görmüş olduğunuz gibi bir kitap yazılabilmiştir. Ve daha nice kitaplar yazılacaktır. Çünkü tek bir sözünde bile çok derin bâtıni sırlar üstü örtülü bir şekilde durmaktadır.

Bu sözün içinde hem dinlerle ilgili hem de geleceğe ait çok önemli bilgiler gizlidir. Bu sözün derinliklerine inildikçe, dinlerin aslında ne olduğu da şimdikinden çok daha farklı bir şekilde algılanabilecektir.

Bu sözü seçip, bu sözün derinliklerini bâtıni yönleriyle incelememizin asıl nedeni işte budur...

Çünkü günümüzde hâlen dinler bâtıni yönleriyle değil, zahiri yani dış görüntüsel şekliyle geniş halk kitlelerine öğretilmeye devam edilmektedir. Muhyiddin İbn-i Arabi'nin bir zamanlar müritlerine aktardığı bu sözünün içine gizlenmiş bâtıni bilgileri bu kitapta sizlerle paylaştık. Kitap daha çıkmadan çok sayıda okurumuzdan büyük bir ilgi gördü. Şu anda elinizde tuttuğunuz kitabın satırları içinde o büyük mürşidin sesini ve nefesini hissedeceksiniz.

O sese kulak verin. O ses size çok şey söyleyecek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 270
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺17,83

İİ. Dünya Savaşı’nın en yoğun geçtiği 1940’lı yıllarda “Amerika’nın Sesi Radyosu” Türkiye’de yayın yapmaktaydı. Amaç Türkiye’yi Amerika’nın yanına çekmekti. Ve böylece Türkiye de savaşa girmiş olacaktı. Bir gün canlı yayına dönemin ünlü sinema yıldızı Charlie Chaplin davet edilir. 7 Aralık 1942 tarihinde bütün Türkiye radyo başında programı beklemeye başlamıştı. Spiker programı şu sözlerle açar: “Şu an bütün Türkiye sizi dinliyor. Onlara ne söylemek istersiniz?” Charlie Chaplin de, sizlere bir Nasreddin Hoca fıkrası anlatmak istiyorum diyerek fıkrayı anlatmaya başlar: Bir gün komşusu Hoca’dan eşeğini birkaç saatliğine ödünç ister.?Hoca “Eşek şu anda burada değil.” der. O esnada eşek içeriden anırmaya başlar. Bunun üzerine adam: “Efendi, sen eşek yok diyorsun ama bak eşeğin ahırdan sesi geliyor!” Hoca başını sallayarak sitemli bir ses tonuyla şöyle der: - “Allah Allah... Yahu sen ne acayip adamsın! Eşeğin sözüne inanıyorsun da, ak sakalımla benim sözüme mi inanmıyorsun?” Charlie Chaplin fıkrayı bitirdikten sonra sözlerine şöyle devam eder: 2017 yılında biz de yeniden Hocamız’ın fıkralarını birlikte hissetmeye, anlamaya, anlatmaya çalışıyoruz.. Anlayanlar Hocamızı yıllar önce anlamış zaten. Bazen biz değerlerimizin kıymetini ya bilmiyor, ya unutuyor, ya da birileri bu değerleri bize unutturuyor. Sufi Bilgesi - “Türkiye’den beni sevenlerime şunu söylemek istiyorum: Insanlık artık bir karara varsın. Insanların sesini mi dinleyecekler? Yoksa eşeklerin anırmalarını mı?” Mevlâna’nın müritlerinden SeyyidMahmud Hayrani tarafından yetiştirilen ve Hacı Bektaş Veli’nin özel sohbetlerine katılan, Sufi Dergâhlarında bâtıni öğretiyle eğitilmiş olan bir dervişti. Mizahi üslubu tam bir bilgelik örneğidir. Kendisine özeldir. Aldığı eğitimi halka anlatırken, o mizahı seçmiştir. Güldürerek öğretmiştir.. Ama o da diğer Sufi önderleri gibi sırlarını açıklarken sembolizmi kullanmıştır. Ancak onun sembolizmi, mizahın güldüren diline gizlenmiştir. Ilk kez kullanılmış ve sadece ona özeldir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺64,68
Tükendi
Vangelia Pandeva Gushterova, Bulgaristan’ın Novo Selo Köyü’nde aniden çıkan bir hortumdan dolayı toprak altında kalmış ve gözlerini, yaşadığı bu olaydan sonra kaybetmiştir. Çocukluk ve gençlik dönemini zorluklarla geçiren Vanga, çok genç yaşlarda gelecekle ilgili bilgiler vermeye başlamıştır. II. Dünya Savaşı’nın başında paranormal yetenekleri iyice ortaya çıkmıştır. Bu dönemden sonra adı ‘Kahin Vanga’ olarak anılmaya başlayacaktır. Yaşadığı mistik olaylardan bir tanesini şöyle anlatıyordu: «Bir atlı geldi, atıyla beraber odama girdi, tam önümdeydi, nerdeyse üzerime gelecek. Ama öyle parlıyor ki, güneş gibi! O da atı da, atı sanki tek boynuzlu gibi, bembeyaz ışıldayan ve konuşan at. Ve bir ses bana şöyle dedi: Sen insanlara olacakları önceden haber vermek üzere seçildin, bilmeleri için. Hazırlanmaları ve korkmamaları için.» Vanga’nın tüm yaşamını kuşatan mistik ve paranormal olaylar, sonunda devlet yöneticilerinin de dikkatini çekmiş ve kendisine resmi olarak belediye hizmetinde kahin danışman olarak görev verilmiştir. Yirmi yılı aşkın bir süre haftanın yedi günü yüzlerce insanın acılarına, problemlerine çare olmak için çalışmış; ancak, bu görevi boyunca hiçbir maddi beklentisi olmamış hatta birçok devlet adamından teklif almasına rağmen bu önerilere sırtını çevirmiştir. Yine o dönemlerde Komünist Devlet Başkanı Todor Jivkov’un kızı Ludmila Jivkov’un lüks villa hediyesini de geri çevirmiştir. Tüm dünyanın geleceğiyle ilgili gerçekleşen ve gerçekleşmesi beklenen kehanetleri bulunan Kahin Vanga, 11 Eylül saldırısı ve ABD’de Obama’nın seçileceğiyle ilgili kehanetlerinin gerçekleşmesiyle son günlerde yeniden gündeme gelmiştir. Bulgar asıllı araştırmacı yazar Renan Seçkin tarafından kaleme alınan bu kitap, Bulgaristan’da Vanga ile ilgili tutulan resmi devlet arşivlerinden yararlanılarak ve Vanga’nın yaşadığı köyde kendisini tanıyan kişilerle yapılan röportajlardan yararlanılarak hazırlanmıştır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 249
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2009
₺12,12
Tükendi

Anadolu'da önemli etkisi olan Muhyiddin İbn-i Arabi'nin batıni öğretisi, kökeni binlerce yıl öncesine giden çok köklü bir bilgi edinme ve bilgi aktarma sistemine bağlıdır ve Sufizm'in önemli temel taşlarından biridir.
Sufizm'in için kendine özgü bir üslupla batıni öğretinin sırlarını kuşaktan kuşağa aktarmada Muhyiddin İbn-i Arabi'nin çok önemli bir fonksiyonu olmuştur. Öğretisine ait sırların hemen hemen hiçbiri açık bir şekilde dışarıya sızdırılmamışsa da, öyle sözlerinin içine öyle bilgiler kendisi tarafından gizlenmiştir ki, bu sözlerle karşılaşanlar, çoğunlukla büyük bir şaşkınlık içinde kalmışlardır. O sözleri anlamaya çalışanlar, o sözlerin içine gizlenen asıl anlamlarla yüzyüze gelebilmişler ancak böyle bir çaba içine girmeyenlerin büyük bir bölümü onu din dışı olmakla suçlamışlardır.
Kitaba ismini verdiğimiz "Arif İçin Din Yoktur" sözü de işte böyle çarpıcı sözlerinden biridir. Sadece bu sözü üzerine bile görmüş olduğunuz gibi bir kitap yazılabilmiştir. Ve daha nice kitaplar yazılacaktır. Çünkü tek bir sözünde bile çok derin batıni sırlar üstü örtülü bir şekilde durmaktadır.
 


Sayfa Sayısı : 270
Basım Tarihi : Temmuz 2012
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺20,02
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 244
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2011
₺14,97
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 359
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2010
₺16,76
Tükendi

Dünyanın en gizemli yörelerinden biri kuşkusuz ki, Orta Asya'dır. Bir zamanlar bu yörede yaşananlar, tarihin en gizli kalmış bölümlerini oluşturur. Türkler için de her şey burada başlamıştı.
Orta Asya Gök Tanrı Dini ve Atalar Kültü... Türk Mitolojisi'ndeki Gökyüzü'nden inen ışıklar ve Kurt'tan Türeyiş Efsaneleri'nin perde arkası... Tanrı Dağları, Ergenekon, Demir Çağı ve Tufan... Şamanizm'de ruh, ölüm ve ölüm ötesi yaşam... Şaman rahiplerinin gizli ayinleri...
Sırlarla dolu gizemli Anadolu... Nemrut Dağı'ndan Kafkasya'ya uzanan gizli yeraltı tünelleri... Hitit, Mitra, Diyonizos Kültleri... Müslümanlık'tan önce namaz kılan, hacca giden Harranlı Sabiiler...
Türkler Nasıl Müslüman oldu?..
Türkler'in Şamanizm'i terketme nedenleri... Türkler'in İslamiyet'e geçişindeki Sufiler'in rolü... Tasavvuf Felsefesi'nin Anadolu Müslümanlığının oluşumundaki etkileri... Melametilik, Ahilik, Mevlevilik, Bektaşilik... Mesnevi içine gizlenen Batıni Bilgiler... Yunus Emre'den Bilge Nasreddin Hoca'ya halk inisiyasyonu...
Anadolu Halk inançları, Adetleri ve Batıl İnançları'nın ardındaki gerçekler... Büyüsel işlemlerin Halk İnançları'yla bağlantıları... Kara kedi neden uğursuz sayılmıştır?.. Nazarla ilgili inançların kökeni... Yağmur Duası... Ya da Taşı'nın sihirli gücü...
Türk Dediğimiz Kimlerdi?...
Türk sözcüğünün anlamı ve ilk ortaya çıkışı... 20.000 yıl önce Orta Asya'da yaşananlar... Siriusyen Kültür, Mu Kültürü ve Türkler'in kökeni... Atatürk'ün Türkler'in kökeni ile ilgili aradığı sır neydi?...
Anadolu Kültürünün gizli kalmış sırları ve unutulmuş gerçekleri bu kitapta sizlerle buluşuyor...
 


Sayfa Sayısı : 580
Basım Tarihi : Temmuz 2015
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺26,95 KDV Dahil
Tükendi

İç potansiyel gücünüzü ortaya çıkartmaya yönelik uygulayacağınız pratik metotlarla, yaşam içinde büyük bir etkinliğe sahip olabilir ve yaşamımızı isteğinize bağlı olarak yönlendirebilirsiniz... "Duyular Dışı Algılamalarınız"ı geliştirebilir ve istenmeyen alışkanlıklarınızdan kurtularak, günlük yaşamın getirdiği streslerinizi de yenebilirsiniz... Ayrıca bütün bunların olabilmesi için "pratik uygulanabilir metotlara" ihtiyacınız bulunmaktadır... İşte bu kitap, size bunları veriyor... Kitaptaki metotları uygulayarak, günlük yaşamınızda sezgilerinizin hızla geliştiğini şahit olacaksınız... Altıncıduyunuzu siz de geliştirebilirsiniz... Hatta diğer Duyular Dışı Algılamaları’nızı da... Örneğin: Konsantrasyon, Telapati, Durugörü, Kehanet, Psikometri, Duruişiti, Astral Seyahat, Telekinezi, İpnoz, Manyetizm, Şifacılık ve diğerleri... "Gevşeme Egzersizleri" size yepyeni bir denge ve uyum sağlama yeteneği kazandıracak... Kaybettiğiniz enerjilerinizi kısa sürede toplayabileceksiniz. Böylelikle daha güçlü, daha enerjik ve daha sağlıklı olacaksınız... Bu metotlar % 100 başarı sağlayacaktır... Her şey size bağlı... Yeter ki bu iş için biraz zaman ayırın... 2000’li yıllarda bunlara çok ihtiyacınız olacak... Bu kitap; Yurtdışındaki Parapsikoloji Merkezleri’nde uygulanan en son yeniliklerin ışığında hazırlanmıştır...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2013
₺75,46

Kaf Dağı'nın ardındaki o büyük sır neydi? Ne gizlenmişti? O sırla karşılaşan sufi dervişlerin yaşadığı o büyük değişim neydi? Görünen birçok şeyin aslında göründüğü gibi olmadığı ve gerçek zannedilen birçok bilginin aslında bir illüzyon olduğu gerçeğiyle Kaf Dağı'nın ardında karşılaşan dervişler artık yaşamı nasıl algılıyorlardı?...

Kuşların Dili Ruhsal Bilgidir.. Ruhsal aydınlanma ve ruhsal buluşmadır... Çünkü Kuş tüm kadim toplumlarda ve ezoterik bilgilerde ruhun sembolü olarak kullanılmıştır.

Simurg, uyanma ve aydınlanma yolunda ilerlemenin sembolüdür. Simurg, ruhun bütünleşmesi, arınması ve dönüşümünün tüm kültürlerdeki ortak yüce sembolüdür.

Kuşların yedi vadiyi aşıp, sonunda karşılarında kendilerini görmelerinin hikayesini Attar elbet bir sebeple aktarmıştı. İnce ve nazik bir nükte ile "Kendi Özüne" ulaşma bilgisi aktarılmıştı. Dileyen bunu masalsı bir hikaye olarak okur, dileyen de tasavvufi bir "yolculuk" olarak idrak eder.

Bu yolculuk insanın kendinle tanışma ve kendi ilahi kökenini fark etme yolculuğudur.

O kendisinin yüceltilip put hâline getirilmesinden kaçınmış, kimsenin başına şeyh olmayı istemediği gibi hiçbir tarikata da bağlanmamıştı.

Anadolu "Tasavvufi Çalışmaları"nda ve "Sufi Öğretisi"nde çok büyük etkisi olan Feridüddin Attar'ın, bâtıni bilgilerinin nasıl sembollere büründürülerek insanlara sunulduğunu, bu kitapta o günlerin ruhunu hissederek okuyacaksınız..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 174
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺61,60

Hayvanların davranışlarının tamamıyla içgüdüsel mi, yoksa belirli düşünsel aktivitelere bağlı olarak mı gerçekleştiği sorusu çok eski zamanlardan itibaren bilim dünyasının konusu olmuştur. Uzun yıllar boyunca hayvanların önceden programlanmış basit içgüdülerle hareket ettikleri varsayılmıştı. Ancak yakın zamanda yapılan araştırmalar gösteriyor ki hayvanlar düşündüğümüzden çok daha zekiler, problem çözebiliyorlar, işbirliği yapabiliyorlar. Hatta bunların da ötesinde bizlerin sahip olmadıkları olağanüstü yeteneklere sahip oldukları artık net bir şekilde anlaşılmış bulunmaktadır. Yine yapılan araştırmalar ve gözlemler hayvanların pekçoğunun parapsişik yeteneklerle de donatılmış olduğunu göstermiştir. İnsanın kendini evrenin merkezi ve efendisi kabul eden yaklaşımından sıyrılıp canlı cansız tüm varlıklarla iletişimin, bütünsel bir varoluşun parçası olduğunu anlaması hayvanlarla, doğayla daha yakın, derin bağ kurmasıyla mümkün. Hayvanların olağanüstü çeşitlilikteki özelliklerini, davranışlarını incelemek, bunlara tanık olmak doğayla, varoluşla ve kendimizle olan bağlarımızı yenilemenin en iyi yollarından biridir. Ezoterik sembollerde de bazı hayvanların kullanılmış olması da konunun bir diğer düşünülmesi gereken yönüdür.Hayvanların gizemli dünyası birçok gizeme ışık tutacak bilgilerle doludur. İlgiyle okuyacağınızı düşünüyoruz…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 3 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺75,46

Günlük hayatta dikkatinizi çeken imgelerin, olayların izini sürdüğünüzde, semboller size evrensel anlamla- rının yanı sıra size özel bireysel anlamını da fısıldayacaktır. Bu fısıldanan mesajları duyabilmek ve anlaya- bilmek için belli bir çaba gösterilmesi gerekebilir.

Bu kitap günlük hayatta karşılaştığınız olayların, “görünmeyen” ama “görmeniz gereken” tarafı “nasıl” görebileceğinizin ipuçlarını veriyor. Başınıza gelen, küçüklü büyüklü, negatif ya da pozitif olayların taşıdığı mesajları doğru okumanın neler kazandırdığını, okuyamadığınızda neler kaybettirdiğini anlatıyor.
Konuyu sadeleştirmek için, pek çok gerçek hikâye de kitapta sizlere sunuluyor. Bu hikâyelerde, görünmeyen tarafınıza ilişkin iç salgı bezlerinden tutun, ruh tipinize, arketiplere, sayılara vb. varıncaya kadar geniş örneklere yer verilmiştir. Şaman Öğretisi’ni, sanatla terapiyi ve masalların büyülü dünyasını da ekleyerek, Dünya’nın, “görünmeyeni” de gösteren sembolik bir “ayna” olduğunu kanıtlıyor.

Bu kitaptaki bilgiler“ayna”daki tozları silmenize, neyi neden yaşadığınızı net olarak görmenize aracılık edi- yor. Bu netlik, nasıl daha sağlıklı kararlar alacağınızı, nasıl daha mutlu, başarılı ve güçlü olacağınızı algılamanızı sağlıyor.

Günlük hayatta sembolleri okumanın, alıştığımız kalıpların dışına çıkmayı gerektirse de, zor görünse de, hatta belki ömür boyu sürse de tüm çabamıza değdiğini göreceksiniz.

“Görünenin ardındaki görünmeyen prensipleri de görmemiz mümkündür.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺61,60
Tükendi

Kadim çakra sistemi, kendimizi anlamanın bir yoludur. Çakralar; bedenimizde bulunan, Yaşam Enerjisi'ni tüm vücuda dağıtan enerji merkezleridir. Kadim uygarlıkların hepsi bedendeki bu enerji merkezlerinin nerelerde olduklarını araştırmışlar, yapılarını ve işleyişlerini çözerek hızlı ve etkili şifa tekniklerini üretmişler hem de içsel aydınlanmada bu merkezlerden yararlanmışlardır.Her bir enerji kanalı dış kaynaklardan gelen duygusal ve düşünsel enerjilerden çok kolay etkilendiği için, düşünce ve duygu kontrolleri ve negatif dış güçlere karşı da korunma yolları üretmişlerdir. Kendimizle ve evrenle olan uyumumuz çakraların çalışmasıyla direkt ilgilidir. Bir çakrada sorun oluşunca, tüm vücudu olumsuz etkilemektedir. Hastalıklar sebep değil birer sonuçtur. Bu nedenle enerji terapileri hastalıklara değil, hastalığın sebebi olan enerji dengesizliği sorununa çözüm ararlar. Her çakra varlığımızın çeşitli fonksiyonlarını kontrol eden hormonal sistemdeki bir salgı beziyle yakından bağlantılıdır. Bu salgı bezlerinin fonksiyonlarındaki dengesizleşmeler ya da tıkanmalar, hayata bakışımızı, ruh halimizi ve davranışlarımızın genelini etkiler. Salgı bezleri beyne etki eder, buradan da varlığımızın duygusal, zihinsel ve ruhsal yönlerine bağlanır. Bu durumda çakralar, fizik bedenimizde bulundukları yerlerdeki sistemleri, kendileriyle ilişkili olan duygusal ya da zihinsel halleri etkiler ve değiştirir. İçinizde tüm evrenin bilgisi bulunuyor ve her yeni bilgi akaşadan her daim size akmaya devam ediyor. Bazen yaşam şekli insanın bu bilgiden uzaklaşmasına neden olabilir. Neden ne olursa olsun yeniden kendi farkındalığımıza ulaşabiliriz. Kendi farkındalığınız için bir rehber olması için bu kitabı sadece okumak bile hayatınızda ruhsal ve fiziksel değişimler sağlayacaktır. Pozitif yönde bilinçaltı yönlendirmeleri ile içsel değişimi, kitabı okurken bile sağlamanız mümkündür. Aydınlanma yolculuğunda kolay ve basit uygulamalarla hayatınızda çok etkin başlangıçlar yapabilirsiniz


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2015
₺17,11
Tükendi

İslam Tasavvufu'na göre görünmez anlaşılmaz yani akıl ve beş duyu ile algılanamaz âleme gayb âlemi denir. Gayb, görülenin zıttıdır ve gayb görülenden üstündür. Eskiler buna "Ledün İlmi" ismini vermişlerdi. Şimdi ise "Kendinde Öğretim" diyoruz. Bu içsel bâtıni bir yolculuktur. Bu yolculuğu yazarımız kitabında şöyle tanımlamıştır: "Batında derin ol, derinleş ki, zahirde genişleyebilesin. Gayb âleminde derinleş ki, görüneninde yol alabilesin.

Gizlinde derinleş ki, bedenindeki dünyadan, hakikat dünyasına doğabilesin. Ledün İlmi sende zuhur etsin, açığa çıksın, kendini meydana vursun. Yoksa zahirilikte boğulursun."Hayy'di... Konuşanın, konuştuğunu yazdıkları gibi, susanın susduğu da kayıt altındadır. Esas susanların konuşmalarını duyma zamanı geldi. Kulak verelim. Hayy'di..

Gece gündüze, gündüz de geceye asla kavuşamaz, aralarında hep alaca karanlık vardır. Birinden diğerine geçebilmek, o "alacaya" uğramadan olmaz. Bu dünya için de insan için de öyledir. Gecenin karanlığından, kim, hemen gündüzün aydınlığına geçmiş ki? Bir adım daha at. Hayy'di..

Herkes kendi hazine sandığının üzerinde oturmakta. Ve kilidin anahtarı da, yine kendi eline verilmiştir. Eğer ki o kapakları açarsa, bir sağanak geliyor onlara, bu sağanak uyanışa sebeptir. Hazır mısın kendi hazinende neler var bir göz atmaya? Hayy'di..

Erbabı sensin. Esbabı benim. Sen bana Ayn'a, ben sana Ayn'a. Kanatların uçacak hâle geldi, onları Şems Güneşi'nde parlat ve hazırda tut. Yine bir "Yeni"ye doğru uçacaksın. Gönül Dostluğu'na. Hayy'di.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺16,40

Dünya üzerinde gelmiş geçmiş ezoterik öğretiler arasında Buda nın öğretisi nin çok farklı bir yere vardır.

Son derece sade ve son derece açık bir dille çok köklü inisiyatik bir öğreti Buda vasıtasıyla insanlarla buluşturulmuştur. Bu öğretiden yararlanmak için Budist olmanız gerekmiyor. Bu öğretinin içindeki bilgileri yaşamınız içinde uygulamanız yeterlidir.Ve bu size büyük bir içsel enerji kazandıracak niteliktedir.

Öğretinin son derece sade bir dili olması bu yolun çok kolay bir yol olduğunu size düşündürmesin. Uykudan uyanıklığa yani Nirvana'ya uzanan uzun ve zorlu bir yoldur. Zorludur çünki insanın kendisiyle olan mücadelesinin yoludur bu.. Ve insanın kendisiyle başa çıkmasından daha zor bişey yoktur.

Buda'nın yolunu takip etmek için öncelikle nihai gerçekten uzaklaştıracak dogmatik fikirlerden uzaklaşmak gerekir.

"Söylentilerle, geleneklerle veya efsanelerle yetinmeyin, herkesin bel bağladığı yazıtlarda okuduklarınızı ezbere bilmekten ya da bunların üstünde kafa yormadan, bire bir olarak uygulamaktan da kesinlikle medet ummayın.

Sizi şu düşünce de tatmin etmesin: "Bu keşiş zaten bizim öğretmenimiz o bize her şeyi zaten öğretecektir."

Bizzat çaba göstermek yerine dışrıdan herhangi bir kutsal güçten ilahlardan beklentiye girmek kurtarıcı beklemek de yanlıştır. Ona göre arınma kişinin kendisine aittir ve kimse bir diğerini arındıramaz.

Buda insanlığın genel durumunu şöyle tarif etmiştir:

"İnsanlar arasında ırmağı geçip hedefe ulaşanı azdır. Büyük çoğunluk kıyı da bir aşağı bir yukarı koşuşur durur; fakat yolculuğunu bitiren için ıstırap yoktur."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 182
En / Boy : 13,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2015
₺61,60

Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah'ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil alarak gönderdik.

- (Ahzab: 33 / 45-46)

Dünyaya indirilen son din.. Son peygamber...

Hz. Muhammed'in dünyaya doğmadan önceki hazırlıkları... Doğduktan sonra ortaya çıkan sıradışı halleri... Cebrail ile karşılaşmaları ve bu anlarda yaşadıkları...

Vahiy nedir? Bir ayet vahiy kanalıyla peygambere nasıl iletilir? Kim iletir? Bu nasıl işleyen bir mekanizmadır? O anda peygamberde nasıl fiziksel ve ruhsal değişimler meydana gelir?

Hz. Muhammed'in kökeni ile ilgili ne o dönemde ne de sonraları, halka hiçbir şey açıklanmamıştır. Bu özel bilginin izleri ezoterizmin içinde takip edilerek sizlerle buluşturuldu...

Ve sana ruh (Cebrail) hakkında soru soruyorlar. De ki: "Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir. Size pek az ilim verilmiştir."

- (İsra: 17/85)

Bu kitapta o günlere geri dönecek ve o günlerde olanları, olayların içine girerek yaşayacaksınız...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 292
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2014
₺84,70

Farkında olarak ya da çoğunlukla olmayarak çocukluktan itibaren beş duyu ile çevreden edinilen tüm bilgiler beyin veri tabanına kaydedilir.

Kayıtlama esnasında veri tabanı bilgilerine duygular da eşgüdümlü olarak eklenir. Kendi haline bırakılan beyi, otomasyon halinde kıyaslayarak çalışır.

Yaşadığımız öfke, kıskançlık, inatçılık, heyecan gibi duygusallıklarımızın tümü kontrolümüz dışında kendiliğinden oluşmaktadır. Pişmanlıklarımız, keşkeler, bir şans daha dilekleri ve diğerleri...

Tüm sorunların kaynağı, gerçekte var olmayan ve ölünce bedenle birlikte yok olacak olan ego-benliktir. Klasik psikoloji ve psikiyatri işte bu ego üzerine odaklıdır. Bu nedenle işin içinden çıkamaz, geçiştirirler. Çözüm başka yerdedir. 

Benlik-ego, özden gelen yayına dirençtir/perdedir. Perdeden öze ne kadar az negatif enerji geri dönüşü sağlanırsa, direnç de o kadar az olacak ve haliyle huzurlu ve sağlıklı kalınacaktır. Uyumlanarak değişim göstermeyen birimlerde özden gelen yayına direnç oluşur. Bunun sonu, hayal kırıklığından hastalığa kadar uzanan bir yelpaze içinde çeşitli sorunlardır.

İşte bu nedenle tasavvuf ehli "kaldır kendini" yani "prde yoğunluğunu saflaştır-benliğini arındır" demiştir. Tasavvuf uygulamalarının esası bunun içindir. 

İçimizdeki kutsallığı beynimiz ancak bu şekilde yansıtabilir... Aksi taktirde beynimiz içimizin ışığını dişarıya yönlendiremez... 

Kendimizi tanımak için perdelerimizi ve beynimizi tanımak şarttır. Bunları yaptıktan sonra kendimizi bilmek ve kutsallığımızı hissetmemiz mümkün alabilecektir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 195
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2014
₺45,43

Gelecekte bizi neler bekliyor?.. Nasıl bir sürece doğru gidiyoruz?.. Şu anda karanlık bir ortamın içinde olduğumuzu gözlemliyoruz. Bu doğru. Ama o karanlığın içinde parıldayan milyonlarca ışığı da görmediğimizi söyleyemeyiz.

Karanlığın içinde aydınlığa doğru yürüyen milyonlarca parıldayan ruhların kalpleri hep o özlemle çarpıyor. Bir zamanlar yeryüzünde hakim olan aydınlığa yeniden kavuşmanın özlemiyle…
İşte bu özlemin, bu değişimin adıdır Altın Çağ.

Bir zamanlar Hz. İsa boşuna söylememişti “başlangıç neredeyse son da orada olacaktır” diye..
Ezoterizmin içinde saklı bulunan bilgilere göre bir zamanlar yeryüzünde adına Altın Çağ denilen büyük bir mükemmelliyet devri yaşanmıştı. Benzer bilgilere kutsal metinlerde de rastlıyoruz.

Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı?
Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve onların yeryüzündeki eserleri daha üstündü...
(Mü'min: 40/82)

Kur’an-ı Kerim’de tufan öncesi uygarlıkların bizlerden daha ileri düzeyde olduğu birçok ayette vurgulanmış ve belli bir süre sonra da insanlığın tekrar o mükemmelliyete kavuşacağı üstü örtülü bir şekilde dile getirilmiştir. “Dönüşünüz bizedir” sözü yukarı çıkışın son nihai noktasını gösterir ki, bu ayet de birçok surede tekrar tekrar vahyedilmiştir. Bu konu farklı semboller kullanılarak başka ayetlerde de dile getirilmiştir:

Ad ve Semud kavimlerini de helak ettik... Halbuki onlar gözü açık kimselerdi.
(Ankebut: 29/38)

Gözlerin açık ya da kapalı olması; şuursal algılama yeteneğini ifade eden sembollerdir. O nedenle ezoterizmde “gören gözler için her şey apaçıktır” denmiştir.
Geçmişten günümüze uzanan Altın Çağ’ın saklı izlerini ilgiyle okuyacaksınız...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 235
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2014
₺69,30
Tükendi

Kadim uygarlıkların bilgelikleri gün ışığına çıkıyor...

Modern dünya ile birlikte kadim uygarlıkların, varlığımızla ilgili sır derecesindeki önemli bilgileri maalesef unutuldu/unutturuldu. Bilimsel olmamakla suçlandı. Şarlatanlık konusu edildi. Ancak 21. yüzyılla birlikte, kadim uygarlıkların aslında çok önemli bilgilere sahip oldukları parapsikolojik, metapsişik ve ezoterik çalışmalarla gözler önüne serilmeye başlandı.

Kadim uygarlıklar, varlığımızın üç unsurunun olduğundan bahsetmişlerdir. Bunlar beden, ruh ve yaşam enerjisidir.

Bu kitap, insanın ve evrenin zaten mükemmel yapısını, nasıl basit ve etkin bir şekilde kullanacağımızı anlatmaktadır.

Kadim uygarlıkların kadim şifa bilgileri hem zihinsel hem de fiziksel olarak dengeli bir yaşam sürmemizde bizlere çok önemli ipuçları sunmaktadır. Bu bilgiler ve pratik uygulamalarla sağlığımızda oluşmuş ya da oluşacak birçok dengesizliği düzeltmemiz mümkündür.

Her şey bir enerjiden meydana gelir. Bedenimiz yani bizim enerjimiz de, başka enerjilerden beslenir, etkilenir. Evrendeki diğer enerjilerle ilişkili olan üçüncü unsurumuz yaşam enerjimizdir. İşte bu nedenle kadim uygarlıklar; yaşam enerjisini sudan, yemekten daha önemli bir ihtiyaç olarak görürdü. Şimdi bu kadim bilgeliği bizim de görme zamanımız geldi…

Bu bilgilere yaşamınızda yer vermenizin size hiçbir zararı yoktur ancak faydaları çok büyüktür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺17,11

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2014
₺60,06
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 143
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .
₺36,96
Tükendi

Kitabın sayfalarını çevirmeye başladığınız andan itibaren Sınır Ötesi Yayınları’nın o kendisine has esintilerini hemen hissedeceksiniz. Bu seferki esintide mistisizm ve bilim var.. "Mistik Bilim" isimli bu araştırma kitabında, geçmişten günümüze kadar ve günümüzden de geleceğe uzanan bir yelpazeyle karşılaşacaksınız. Bu yelpazenin içinde bir zamanlar mistik çalışmaların bilgeliğini ve günümüz biliminin bu bilgelikle buluşmasının serüveninin takip edeceksiniz. Hititler’deki mistik bilgelikten, Yunan, Mısır, Anadolu, Mezopotamya, Uzakdoğu ve Mayalar’ın mistisizmine kadar, dünya üzerindeki sırlar bilimine elinizi uzatacağınız farklı bir çalışma. Bilim sadece deneysel bilgilerin uygulama alanları mıdır? Metafizik bilgiler sadece duyular ötesi algılamaları mı içerir? Mistisizm bize neyi gösterir? Bilimsel teorilerin temeli nedir? Beyin nasıl çalışır, zihin nasıl algılar? Gizemler, Sırlar bize neyi gösterir? Mabetlerde inisiyelere öğretilen kutsal bilimin içeriği neydi? Mistisizmi hayatlarının bir parçası haline getirenler bilimsellikten uzaklaşırlar mı? Ya da bilimsel uygulamaları hayatlarının bir parçası yapanlar da ilahilikten mi uzaklaşırlar? Fizik, metafizik; bilim, felsefe, ezoterizm, mitoloji, inançlar, inisiyatik öğretiler yüzyıllardır insan düşünce dünyasının temel taşlarını oluşturmuşlardır. Ayrıca bilim bugün bilemediğini yarın bilir. Bu nedenle bilimin başı ve sonu yoktur; aynı mistisizm gibi... Geçmişten süzülüp gelen mistik bilim, bu kitapta bizlerle buluşuyor.. Soru soran ve cevap arayanlar için...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 455
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2013
₺115,50
Ezoterizmin içindeki bilgileri öğrenmek ve bu bilgiler ışığında dinsel metinleri okumak, dinlerin içindeki gerçek mesajları yakalayabilmemizde bize çok büyük kolaylık sağlayacaktır. Dolayısıyla dinlerin de gerçek değeriyle algılanmasında bu çalışma, bizlere büyük bir oranda yardımcı olacaktır. Ezoterik bilgiler ışığında kutsal metinler incelendiğinde, dinlerle ilgili bilgilerimizin ne kadar eksik olduğu hemen ortaya çıkacaktır. Çünkü dinlerin dili semboliktir ve bu semboller ezoterik içeriklidir. Dinlerin günümüzde hâlâ geniş halk kesimlerince tam olarak anlaşılamamasının ve dinlerle ilgili kulaktan dolma klâsik yorumlarla yetinilmesinin tek sebebi işte budur. İnanmış olduğumuz dinin bizlere aktarmış olduğu ilâhi mesajları daha kapsamlı olarak öğrenmek isteyen herkes, ezoterizme müracaat etmek zorundadır. Aksi takdirde ilâhi mesajlar bizler için kapalı kalacaktır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 380
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2013
₺188,65

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 220
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2012
₺53,90
Tükendi

İnsanoğlunun bugüne kadar getirdiği toplumsal yaşamın yanında mutlaka bir ezoterik taraf da olmuş ve farklı bir dünya tarihi çizmiştir. Bu ezoterik tarihe göre çok daha farklı bir dünya ve yaşam bizi beklemektedir ve bu yeni yaşam kuşkusuz alışık olduğumuzdan çok daha farklı, ancak dünyamız açısından çok daha olumlu ve yepyeni bir form olacaktır. Hâlihazırda bizleri yöneten dünyasal güçlerin yerine, göksel güçlerle yaşamına yön vermek isteyen birçok kişi, günümüzde hakim olan inanç, ideoloji ve yaşam biçimlerinin ötesindeki çıkış yolunun eski "kadim bilgelikte" olduğunun farkına varmaya başlamıştır. Kadim Cadılık Öğretisi’nin temeli de işte o "kadim ezoterik bilgeliğe" dayanmaktadır. Bugün cadı dediğimizde genelde birine büyü yapan kişi aklımıza geliyor. Oysa bunlar bizim filmlerde gördüğümüz gibi ellerinde uçan süpürge olan, siyah cübbeli, kazan kaynatan kocakarılar değildir. Wicca’da büyü, bir başkasının iradesine yapılan bir eylem değil, ancak kişinin kendini geliştirmesinin bir yoludur. Bir çeşit ayindir. Bu ayinin ya da daha genel bir ifade ile ritüelin amacı sadece yapan kişinin hayrına ve sadece kendi gelişimi içindir. O kendi iç dünyasında sadece Dünya ve Evren ile birliği amaçlayan ve kendi tekâmülünü gözeten kişidir. Ülkemizde bu konuda bir yayın olmadığı için bu kitabın önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyoruz. Hadi gelin Wiccanlar’ın o gizemli dünyasına birlikte adım atalım...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 175
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2012
₺18,48
Tükendi
Bugüne kadar birçok kitap "Çekim Yasası"nı sanki "evrendeki tek yasa!" ve tek başına bütün sorunlara cevap olacak bir çözümmüş gibi ele aldı. Ancak bu kitapları okuyanlar yaşam- larında yeterli değişimi meydana getiremeyince hayal kırıklığına uğradılar. Çünkü gerçek böyle değildi. "Çekim Yasası" kaderimize yön veren çok sayıdaki evrensel yasalardan sadece bir tanesidir. Diğer yasalarla birlikte yaşamınıza uygulayamadığınız müddetçe size hiçbir katkı sağlayamaz. Sınır Ötesi işte bu nedenle, bu kitabı yayınlıyor.. Kaderimize yön veren birçok evrensel yasa vardır. Bunları sadece bilmemiz bile yaşam kalitemizi yükseltecek güce sahiptir. Çünkü her biri biz istesek de istemesek de "birlikte" çalışıyorlar ve daha sağlıklı, daha mutlu, daha başarılı, daha güçlü olmamız için bizi uyarıyor ve yol gösteriyorlar. Her satırı okuyucuyu içsel potansiyel gücünü dışarıya çıkartmaya kodlanmış, gücünü içeriğindeki Evrensel Yasalar’dan alan bu kitap, size ait olduğu hâlde, göremediğiniz hangi saklı gerçeklerin sizi yönettiğini anlatıyor. 100 kadar Evrensel Yasayla, kaderinize yön veren etkenlere cevap veriyor. Farkında olmadan hangi Evrensel Yasa’ya aykırı davrandığınızı ve bu yüzden hangi sorunlarla karşılaştığınızı vurguluyor. Ardından pratik alıştırmalarla, hangi Evrensel Yasa’ya nasıl uyumlanacağınızın bilgi ve tekniklerini veriyor. Gerçek hayat hikâyelerinden örneklerle, size farklı bir bakış açısı sunuyor. Kitabın kapağını açtığınız andan itibaren, düşündüğünüzden fazlasını bulacağınıza hazır olun... Çünkü ilk kez bu kitap Evrensel Yasalar ışığında kişisel gelişiminizde ve kaderinize yön vermenizde nasıl davranacağınıza dair çok açık bilgileri anlaşılır bir dille sizlerle paylaşıyor.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 287
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2012
₺13,54
Sürü bilincinde yaşayan insan gücünü teslim etmeyi, her durumda kurtarıcı beklemeyi, sorumluluğu başkalarına atmayı çok sever. Yaşamının sorumluluğunu almak ve onu yönlendirmek yerine, olaylara bilinçsiz tepkiler vererek ya da vermeyerek yaşar. Oyun içinde bir figüran gibidir. Kendisine biçilen rolü oynamaya çalışır. Genel çoğunluğun doğrularını kendisine edinir. Peki bunun dışına çıkmak mümkün müdür? Buna denemeden cevap vermek imkansızdır. Çünkü ruhun gerçek potansiyeli düşüncede, kağıt üstünde, hayalde değil, gerçek deneyimde açığa çıkar. Herkes gibi değil, asıl amaç kendin gibi olmaktır. Kendin olmak, özgün olmak günümüz trendinde size sürekli dayatılan, "bunu alın farklı olun, şunu giyin iyi hissedin, şöyle yaşayın, şu inançlara bağlanın..." meselesi değildir. Toplubilincin üzerindeki etkilerini fark etmek ve kişiliğinizi, siz sandığınız kimliği bırakmakla başlayan bir keşif yolculuğudur bu. İnsan derin uykudan uyanıp, kendini keşfetme macerasına eninde sonunda adım atacaktır. Bir insanın kendisi ve çevresi için yapabileceği en iyi şey "kendi içsel çalışmasını yapmasıdır." Yazar kitabında, bu sihirli, dönüşümün yollarını, kendinizle çalışırken kullanabileceğiniz formülleri, nasıl bir seçim yapabileceğinize dair genel perspektifi sunarken, kendi deneyimlerinden de örnekler paylaşıyor. Sade ve basit bir anlatımla kendinizle ve kendi yaşamınızla ilgili farkındalık kazandıran ve sürüden ayrılma cesareti aşılayan bir başucu kitabı bu.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 252
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2012
₺75,46
Tükendi
Kitapta ele alınan mikrokozmos ile makrokozmos arasındaki benzerlikler holografij evren teorisinin ispatı niteliğindedir. Holografik evren teorisi ise evrenin ve yaratılışın en büyük gerçeğine vurgu yapar. Bu teori büyük bir uyanışın da habercisidir. Bu uyanış, yüzyıllar öncesinden tasavvufçuların "insanda Tanrısal sırlar gizlidir" demelerinin ne anlama geldiğini gün ışığına çıkarmıştır. Hallac-ı Mansur da "En-el Hak" sözüyle insanın bu yönünü canı pahasını dile getirmiştir. Yunus Emre "Bir ben var benden içre" demiştir. Mevlana da " hem kendi içinde hem de döndüğü her yerde O’nun yüzünü gördüğünü" söylenmiştir. Tanrı’yı tek bir yerde aramayın, O ne yerdedir ne de gökte... Çünkü O her yerdedir. Her insanın içindedir. Her zerrededir. Aşağısı yukarıya, yukarısı aşağıya benzer. Ve en küçük zerre bile bütüne ait bilgi taşır. Bu sonsuz sınırsız evrenin ve varoluşun temel ezoterik prensibidir. Tanrı’yı çok uzaklarda aramayın O’nu belki de göz yaşınızda bile bulabilirsiniz, çünkü her varlığın içinde Tanrı’dan bir öz vardır. İnsanoğlu bir gün bu sırrı iç yüzünü anladığında, içindeki Tanrı uyanmaya başlayacak ve gerçeği kendi kalbinde bulacak... Peki ama bu gerçeği nasıl kavrayacağız. Bunu sözel olarak duymak, bu gerçekle bizi yüz yüze getirmez. Bunun için özel bir çaba ve çalışma gereklidir. Bu nedenle bir zamanlar mabetlerin içinde özel inisiyatik çalışmalar gerçekleştirilmekte ve bu gerçekle inisiyeler yüz yüze getirilmekteydi. Bu inisiyelerin yaşadıkları miraçlarıyladı. Bu aydınlanma halini tasavvuf terminolojisindeki karşılığı, içsel kıyamete doğru süren bir yükselişti. Bu devrin sonlarında geldiğimiz bu günlerdeki gidişat, bu miracın insanlık tarafından yaşanmasıyla sonuçlanacaktır. Yayınladığımız bu kitap, bu yolda sizi hedefinize ulaştıracak değildir. Ancak küçük de olsa, atacağınız bu yoldaki adımınıza bir güç katacaktır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 302
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2012
₺26,18
Tükendi

Batıni ekolün en önemli temsilcilerinden Hacı Bektaş Veli, Anadolu’da Müslümanlığın kabulü ve Eski Türk inanç ve adetleriyle İslam dininin kaynaştırılmasında büyük rol oynamıştır. Eserlerinde ve ibadetlerinde Türk dilini kullanmış, Türkçeyi yaygınlaştırmak ve ibadetleri de Türkçeleştirmek için mücadele etmiştir. Bu nedenle birçok baskıya göğüs germek zorundadır. Öğretisine ait önemli batini sırlar barındıran başta Makalat olmak üzere birçok eser bırakmıştır. Bu kitapta Makalat isimli eserinin ezoterik açıklamasıyla beraber, Hacı Bektaş’ın hayatı, Bektaşi öğretisinin sembolleri, Kırk Makam, Tanrı kavramı gibi pek çok konu ele alınmıştır. "Gündüz şevk ile dünya işine, gece aşk ile ahiret işine" felsefesi onun yaşam prensibidir. Masivadan yani dünya malından vazgeçmiş; Gönül yolunu yani Muhabbet yolunu seçmiştir. Muhabbet, perdelerin yırtılması, sırların ortaya çıkmasıdır. Gönül ile ilahilik arasında perde yoktur. İnsan ile kendi gönlü arasında perdeler vardır. Bektaşi öğretisinde temel amaç insanın kendi "Gönül Kabesi"ne ulaşmasıdır. O nedenle de şöyle demiştir. Hararet narda’dır, sac’da değil Keramet sendedir, tac’da değil. Her ne arar isen, kendinde ara. Kudüs’te, Mekke’de, Hac’da değil. Hiç hacca gitmemesine rağmen hacı olarak anılmasının ne anlama geldiğini kitabın satırları içinde ilgiyle okuyacaksınız. "Bu kitap araştırma amaçlı yazıldı, ezoterik bilgilerin ışığında yoğruldu, sevgi ile gönüllerimize sunulmuşdu. Layık olması tek dileğimdir." diyen yazarımzın bu yeni kitabını sizlere sunarken, büyük mürşidin sözleriyle kendi sözlerimizi noktalıyoruz. "Okunacak en büyük kitap insandır." "Dileyene tüm kapılar açılacaktır."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2012
₺20,02
Tükendi

İstanbul’un Kadim Sırları, siz başka bir İstanbul’la tanıştıracak... Uzun yıllar süren bir araştırmanın sonucunda ortaya çıkan bu kitabı okuduktan sonra, İstanbul’u dolaşmayı bir deneyin. Bakın nelerle karşılacaksınız... Üç büyük dinin kutsal emanetleri neden İstanbul’da buluştu? Onlardaki bu kadim kutsiyeti farkedenler kimlerdi? Kutsal Ahid sandığı İstanbul’da mı? Kimler, ne zaman, niye Ayasofya’nın yerini işaretledi? Bu merkez kime ne anlatmak istiyor? Kadim sembolizmdeki anahtar işaretleri günümüze nasıl bir mesaj iletiyor? İşaret koyucu Kelt keşişleri İstanbul’da ne arıyordu? Dünya üzerinde birtakım ruhsal fenomenlerin yaşadığı noktalar var mı? Bunlar boyut kapıları mı? İlahi bir planın parçası olarak kurulan İstanbul’un gerçek tarihini ne kadar biliyoruz? Gerçeklerin su üstüne çıkacağı ve gökyüzü ile yeryüzünün el ele vereceği kıyamet kapısı İstanbul’da mı açılacak? İnsanı öte dünyaya bağlayan enerji hatları gerçek mi? Kutsal geometri neyi ifşa ediyor_ İstanbul’un altında başka bir İstanbul mu var? Bu ve benzeri yüzlerce sorunun yanıtını bu kitapta bulacaksınız. İstanbul’un Kadim Sırları binlerce yıl sonra gün ışığına çıkıyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 422
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2013
₺21,03
Tükendi
Mevlana Celaleddin-i Rumi İslam Ezoterizmi’nin en önemli isimlerinden biridir. Ancak onun batıni yönü geniş kitlelerce hiçbir zaman anlaşılamamıştır. Onun batıni yönünü anlayabilmek için günümüze kadar gelen eserlerinin üstündeki örtünün kaldırılması şarttır. Aksi takdirde o büyük batıni öğretinin sırlarına nüfuz edilemez. Sözlerinin üstü örtülü olduğunu bizzat kendisi şöyle açıklamıştır: "Halka bundan fazla söylemeye imkan yok... Akılların alacağı kadar aşağı mertebeden söylemekteyim." Müritlerine de yine aynı öğütte bulunmuştur: "Madem ki duyuyor, düşünüyor, seziyorsun... Büyük hakikati bulmak için gönlünü ve idrakini yoracaksın... Duyduklarını ve bulduklarını söyleyeceksin... Sen söyleyemezsen, ruhunun vasıl olduğu sırları şiirlere, sazlara, sema’lara söyleteceksin... Bütün bunları dahi söylenemeyecek ölçüde büyük sırlara erdiğin zaman ise... İşte o zaman susacaksın!". Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin batıni öğretisi, diğer Sufi öğretilerinde olduğu gibi üç aşamadan oluşmuştu. Bu aşamalar Şeriat, Tarikat, Hakikat olarak isimlendirilmiştir. Şeriat, tarikat, hakikat arasındaki ilişkiyi mum örneğiyle açıklar: "Şeriat muma benzer; insana yol gösterir. Fakat sadece mumu ele almakla yol aşılmaz. O mumun ışığında yola düştün mü, işte bu gidiş tariktir. Yola çıkıştaki hedefine ve maksadına ulaştın mı, işte bu hakikattir. Sınır Ötesi Yayınları araştırma ekibinden Kevser Yeşiltaş ve Nilüfer Dinç tarafından kaleme alınan bu kitapta; hem Mevlâna’nın bâtıni öğretisinin temel prensipleri, hem de Mevlâna’nın yaşamı içinde kendisinin sergilemiş olduğu ve çevresinin şahit olduğu mucizevi olaylar ele alınarak okuyucuya sunulmuştur. Bu mucizevi olaylar Parapsikoloji Bilimi’nin bulguları ışığında değerlendirilerek, bir zamanlar dergahlarda yaşanan bu olaylara açıklık getirilmiştir.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 259
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2011
₺34,65
Tükendi

Tek bir cümle... Adeta bir mühür gibi... Yüzyılların ardından günümüze kadar geldi... İlk defa bu sır bu kadar açık bir şekilde halka ifşa edilmiştir. Bu sır hiçbir zaman dergahların dışına taşmamış ve taşmamasına da özen gösterilmiştir. Çünkü bu sır tek bir sözle halka açıklandığında anlaşılması mümkün olmayan bir bilgidir. Bu bilginin derinlerine nüfuz edebilmek ve ne anlatmak istediğini kavrayabilmek için inisiyasyondaki o büyük zincirin bir halkası olmak gerekir. Hallac-ı Mansur’un bu sırrı açıklaması aslında o devrin halkı için değil, ahir zamanı yaşayan bu devrin halkı içindir. Hallac-ı Mansur o dönemde bu sırrı bu şekilde açıklamamış olsaydı, o devirden bu devire kadar bu sır üzerinde bu kadar büyük araştırmalar yapılamayacaktı. O nedenle Hallac-ı Mansur’a bu sırrı o devirde açıkladığı için çok şeyler borçluyuz! Şu anda biz hâlâ tek bir cümleye sıkıştırılmış olan bu sırrın mahiyetine ulaşmaya, derinliklerine inmeye çalışıyoruz. Hallac-ı Mansur tek bir cümle ile, Kuantum Düşüncesi’nin başlangıcını oluşturmuştu. "En-el Hak" sözü, bilimsel bir ifadeyi içermektedir. Parça bütüne aittir ve bütünün bilgisini taşır. Tüm kainat insanın içinde, insan da o kainatın içindedir. Bu sözler, Kuantum biliminin bugün ortaya koyduğu felsefi düşünce ile örtüşen bir kelâmdır. Kitabın sayfaları arasında Hallac-ı Mansur’un Gizli Öğretisi içinde mistik bir yolculuğa çıkacaksınız. El Mansuri soyundan gelen Şekip Mansuroğlu’ndan aldığı çok özel bilgilerlerle bu kitabı hazırlayan Yazarımız Kevser Yeşiltaş diyor ki: Binler binleri eledim de kaldı iki, kolaysa seç birini, önümde beyazdan bir kapı, yoktur ne tokmağı ne kilidi, elimi uzattım olmadı, sordum "onu neyle açmalı?" Hadi şimdi o kapıdan içeri birlikte girelim...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 335
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2011
₺19,97
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 386
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2011
₺119,35

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 166
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2011
₺57,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2010
₺46,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 297
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2010
₺76,23
Tükendi
Ay’ın nasıl oluştuğuna dair bugün için kesin olarak bilimsel bir açıklama getirilmiştir. Çünkü önceden ileri sürülen tezler, daha sonraları geçerliliğini yitirmiş durumdadır. Başta Nasa olmak üzere yapılan tüm bilimsel araştırmalar, Ay’ın fiziksel yapısının Dünyamız’dan tamamen farklı olduğunu göstermiş ve bir zamanlar işeri sürüldüğü gibi Ay’ın Dünya’dan kopan bir gök cismi olmadığını ispatlamıştır. Nasa yaptığı açıklamada Ay’ın içinin boş olduğu ve böyle bir durumun hiç bir gök cisminde normal şartlarda olmaması gerektiğini vurgulamıştır. Konunun bir başka ilginç yanı da Ay’ın Güneş’ten kopan bir gök cismi olmadığını da yapılan araştırmalar ortaya koymuştur. Uydumuz Ay adeta evrenin başka bir köşesinden alınıp yörüngemize yerleştirilmiş gibidir!... Eldeki verilere göre Ay içi boş ve yapay bir uydudur!... Dünyamız ve Ay’la ilgili tüm bildiklerinizi sorgulayacak bilimsel kanıtları, olağanüstü ama mantıklı iddialarla bu kitapta bulacaksınız.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 281
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2010
₺22,33
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2009
₺16,17
Agarta & Şambala... Aydınlık ve Karanlık Güçlerin gizli yeraltı merkezleri ve bu merkezlerin dünyamıza olan etkileri. Işığın ve Karanlığın oğullarının mücadelesinin başlangıcı yaklaşık 12.000 yıl öncesine dayanır. Her şey Atlantis’de başlamıştı. Kıtanın büyük bir tufanla batmasının ardından ışığın ve karanlığın oğulları bizim kıtamızda gizli yeraltı merkezleri oluşturdular. Her iki merkezin de faaliyetleri günümüze kadar sürdü. Işığın oğullarının kurduğu merkez "Agarta", Karanlığın oğullarının kurduğu merkez ise "Şambala" olarak anıldı. Agartalılar, başta Mısırlı rahipler olmak üzere birçok kişiyi ve bazı peygamberleri gizli yeraltı merkezlerinde eğitti. Ezoterik Bilgiler’in tamamen unutulmaması için çeşitli inisiyatik merkezlerin kurulmasını sağladılar. Şambala üyeleri ise dünya üzerinde yaşayan insanların bilgiden uzaklaşması için çeşitli faaliyetlere giriştiler. Dünya üzerinde yaşayan bizim devremiz insanlarından bazılarıyla irtibata girerek ve asıl amaçlarını gizleyerek, onları kendi felsefeleri doğrultusunda eğittiler. Çeşitli organizasyonların oluşmasında ön ayak oldular. Tek bir amaçları vardı: İnsanları "Ezoterik Bilgi "den uzak tutmak. Bu gruplar uluslararası örgütlendiler. Hemen her ülkede merkez oluşturdular. Bazı kilit noktaları ellerine geçirdiler. O günden bu güne kadar neler yaşandı ve bundan sonra neler olacak?... İlgiyle okuyacaksınız!...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 131
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2009
₺38,50
Mütevazı bir evde doğmuştu. Muhteşem bir sarayda gözlerini kapatırken, düşmanlarının bile saygı duyduğu biri haline gelmişti. İngiltere Başbakanı Lloyd George, gensoruyla koltuğundan olurken öfkeyle kalkmış ama yine övgüyle söz etmişti ondan: "Arkadaşlar! Yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğe bakın ki; O büyük dahi çağımızda Türk Ulusu’na nasip oldu ve tam da bana rastladı. Mustafa Kemal’in dehasına karşı elden ne gelirdi!" Dur durak bilmeyen 57 yıllık yaşam serüveni, ateş ve mermi yağmuru altında, fırtınalar şimşeklerle geçmişti. Yaşadığı çağ, İmparatorlukların battığı ve yerlerine yeni devletlerin kurulduğu, savaşlarla ihtilallerle dolu bir zaman dönemeciydi. Korku ve dehşetin maskesi, tüm insanların yüzünde asılı duruyordu. Bu sancılı dönemeçten başarıyla sıyrılabilen birkaç ismin en büyüğü kendisiydi... Kısacık ömrüne öyle çok şey sığdırmıştı ki, inanılmazdı. Düşmanları bile inanamamışlardı. Türk Mehmetçiği ona bir isim takmıştı. "Efsunlu Kemal". Bunu düşman askerleri de duymuşlardı. O’nun cephede karşılarında durması içlerini ürpertiyor ve komutanlarına şöyle soruyorlardı: "Efsunlu Kemal orada mı?", "Hayır" diyordu komutanları, "hayır... O orada değil... İçiniz rahat olsun". Ama komutanlarının da içi rahat değildi. "Efsunlu Kemal" Mehmetçiğin yanında tam karşılarında duruyordu!... Özel arşivler... Özel belgeler... Gizli tutanaklar... Hepsi bir araya getirilerek ortaya çıkan bu öykü içindeki her şey gerçek. Bunlar Atatürk’ün doğumundan ölümüne kadar olan bir dönemin gerçekleri.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 738
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2008
₺142,45

Bu kitabı sadece bu günler İçin değil, gelecek nesillere de bir anı olarak kalması için yayınlıyoruz. Öyle bir anı ki, dünyanın eşini benzerini görmediği bir anı...

Unutmamak ve unutturmamak için Atatürk ile ilgili bu bilgileri biraraya getirdik. Gelecek nesiller de okusun ve bu anının peşini bırakmasın diye...

Biz bu anıyı hiç unutmadık ve unutmayacağız. Bu anıyı unutturmak isteyenlere karşı İnadına Ulu Önder Atatürk diye haykırmaya devam edeceğiz...

Bu kitabımızda Atatürk’ün sıradışı özelliklerini farklı bir bakış açısıyla ele aldık. Kitabımızın ilerleyen sayfalarında sizlerin de çok açık bir şekilde göreceği gibi, "Atatürk geleceği görüyordu" sözü bile az kalacak ve "Atatürk geleceği görmekle kalmıyor, adeta biliyordu" diyeceksiniz,

Tükiye’de ilk kez, Tufan Öncesi Uygarlıklar ve Türklerin kökeni ile İlgili araştırmaları gerçekleştiren Mustafa Kemal Atatürk’ün gizli kalmış yönlerini ilgiyle okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2008
₺80,85

Nuh Tufanı... Ve Nuh’un Gemisi... Dünya üzerinde geçmişten günümüze kadar, üstünde en çok durulan konulardan biri... Dinlerde ve eski halk inançlarının içinde anılardan hiç silinmemiş bir hikâye... Öyle bir hikâye ki, hiç unutulmayan... İzleri Ağrı Dağı’nda sürülen, hep aranılan ama bulunamayan bir gizem... Bazen bir bilim adamının merceğinde, bazen ise din adamının kutsal kitabında aranan, bir zamanlar dünyada yaşanan büyük yıkım... Öyle bir yıkım ki, suların yeryüzünü kapladığı, insanların hayatta kalmak için yükseklere çıkmaya çalıştıkları, bunu başaramayanların ise gemilerle kurtulmaya çalıştığı büyük yıkım... Bunlar da yetmiyormuş gibi, Dünya’nın ekseninde meydana gelen bir kayma neticesinde ortaya çıkan büyük depremler... "Bir Mısırlı Rahip bana: ‘Bilmiş ol ki, atalarımız zamanında Güneş iki defa battığı yerden doğdu, sonra aynı olay tekrar tersine meydana geldi’ dedi." (Ünlü Tarihçi Heredot) Kur’an-ı Kerim’deki bir ayet de, sanki Mısırlı rahiplerle söz birliği etmişçesine şöyle der: "O, iki Doğu’nun Rabbi’dir, iki Batı’nın Rabbi’dir." (Rahman Suresi, 55/17)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 217
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2008
₺80,85

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 235
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2011
₺73,15
Bir Çok Ciddi Araştırmacının İnceleme Konusu Olan "Ölümden Sonra Yaşam"ın Kanıtlarını Yaşanmış Bir Öykünün İçinde Okuyacaksınız Hangi öykü anne ile çocuğunun arasında yaşananlardan daha yüce duyguları içinde barındırabilir ki?.. Duyduğumuz hangi hikâye annenin çocuğuna duyduğu sevgiyi tarif edebilmiştir?.. Ya da çocuğun "anneciğim" diyerek sarılışı hangi kelimelerle ifade edilebilir?.. Bu hikâye, bir bebeğin özlemle ve sevgi dolu beklenişiyle başlıyor... Ancak bu özlem ve sevgi hiç bitmiyor... Bir ölüm, yeni başlangıçlara kapı açıyor... Yaşamımız içinde öyle iki kavram vardır ki, bunlar hiç birimizin karşı koyamadığı iki büyük gerçektir: Bunlardan biri "Doğum" diğeri ise "Ölümdür... Bu iki gerçek arasında yaşanansa hayattır, şu an için belirsizdir ve anlaşılması biraz güçtür. Bir Anne İle Oğlunun Ölümden Sonra Da Devam Eden Sevgi Bağının Gerçek Öyküsü
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 198
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2007
₺42,35
Papalık tarafından aziz ilân edilen Malachy, bundan 863 yıl önce bir dizi kehanette bulunmuştu. Bu kehanetlerde, 1143 yılından bu güne kadar görev yapacak olan tüm Papaların kimler olacağı yazıyordu. Kehanetlerin şu ana kadar tümü gerçekleşti. Ve Malachy’nin kehanetlerinin artık sonuna gelindi. Gerçekleşmesi beklenen artık sadece "Romalı Peter" olarak tanımladığı tek bir Papa kaldı. Malachy’e göre Papalık artık sona erecektir. Bu sır, tam 400 yıl Vatikan arşivlerinde saklı tutuldu. Daha sonra bir rahip tarafından dışarıya sızdırılan bu kehanetlerden Vatikan son derece rahatsız oldu!.. Peki şimdi ne olacak?... İşte Batı Dünyası şimdi bu sorunun cevabını arıyor. Bu sorunun cevabı Malachy’nin kehanetlerinde gizli ve bu giz perdesinin aralanmasına çok az kaldı. Harun Kolçak ezoterik bilgiler ışığında Vatikan’la ilgili bu gizemin ipuçlarını araştırdı... Vatikan’ın gizli arşivlerinde saklanan Malachy’nin kehanetleri ile ilgili çok önemli bilgilere ulaştı. Sonuçlar çok çarpıcı ve merak uyandırıcı...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 308
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2006
₺53,90
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2010
₺31,57

Bir zamanlar "Ezoterik Kültür"ün en önde gelen kalelerinden biri olan Antik Mısır, Dünya coğrafyasında yer almış en gizemli toplumlardan biridir. Mısır, kadim çağlarda çok sayıda kişiyi eğiten ve yetiştiren bir okuldu... Bir zamanlar yeryüzünü aydınlatmış olan "Osiris’in Işığı", bugün terkedilmiş mabetlerde artık sönmüş durumdadır. Atlantisli bilge Thot’un binlerce yıl önce söylemiş olduğu kehanet niteliğindeki şu sözleri, bugün tam anlamıyla gerçekleşmiş bulunmaktadır. Ey Mısır! Gelecek kuşaklara senden hatıra olarak sadece inanılmaz masallar kalacaktır ve seninle ilgili olarak geriye, taşlara oyulmuş kelime-lerden başka bir şey kalmayacaktır... Evet... Taşlara oyulmuş bir tarih... Bu taş sayfaların üzerine işlenmiş hiyeroglifler, arkeologlar ve tarihçilerce bugün çözümlenebilmiştir. Ama bütün bunlara rağmen ortada yine de önemli bir sorun kalmıştır: Bu gizemli tarihin ve kültürün sırlarına nüfuz etmek... İşte bunu yapabilmek için, tarihin geçmiş dönemlerine geri dönüyor ve bir zamanlar Mısır’daki mabetlerin içinde yaşananları gözümüzün önünde canlandırmaya başlıyoruz... Kitabın sayfalarını açtığınızda, Mısır’da gerçekleştirilen "Gizli Öğreti"ye, mabetlerin içine girerek, bizzat kendiniz rahiplerin arasında yaşayarak şahit olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 474
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2011
₺130,13
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 266
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2004
₺22,33

Dünyanın en gizemli yörelerinden biri kuşkusuz ki, Orta Asya’dır. Bir zamanlar bu yörede yaşananlar, tarihin en gizli kalmış bölümlerini oluşturur. Türkler için de her şey burada başlamıştı.

Orta Asya Gök Tanrı Dini ve Atalar Kültü... Türk Mitolojisi’ndeki Gökyüzü’nden inen ışıklar ve Kurt’tan Türeyiş Efsaneleri’nin perde arkası... Tanrı Dağları, Ergenekon, Demir Çağı ve Tufan... Şamanizm’de ruh, ölüm ve ölüm ötesi yaşam... Şaman rahiplerinin gizli ayinleri...

Sırlarla dolu gizemli Anadolu... Nemrut Dağı’ndan Kafkasya’ya uzanan gizli yeraltı tünelleri... Hitit, Mitra, Diyonizos Kültleri... Müslümanlık’tan önce namaz kılan, hacca giden Harranlı Sabiiler...

Türkler Nasıl Müslüman oldu?..

Türkler’in Şamanizm’i terketme nedenleri... Türkler’in İslamiyet’e geçişindeki Sufiler’in rolü... Tasavvuf Felsefesi’nin Anadolu Müslümanlığının oluşumundaki etkileri... Melametilik, Ahilik, Mevlevilik, Bektaşilik... Mesnevi içine gizlenen Batıni Bilgiler... Yunus Emre’den Bilge Nasreddin Hoca’ya halk inisiyasyonu...ve Sufizm'in Anadolu Kültürü üzerindeki etkileri.

Anadolu Halk inançları, Adetleri ve Batıl İnançları’nın ardındaki gerçekler... Büyüsel işlemlerin Halk İnançları’yla bağlantıları... Kara kedi neden uğursuz sayılmıştır?.. Nazarla ilgili inançların kökeni... Yağmur Duası... Ya da Taşı’nın sihirli gücü...

Türk Dediğimiz Kimlerdi?...

Türk sözcüğünün anlamı ve ilk ortaya çıkışı... 20.000 yıl önce Orta Asya’da yaşananlar... Siriusyen Kültür, Mu Kültürü ve Türkler’in kökeni... Atatürk’ün Türkler’in kökeni ile ilgili aradığı ve yaşamının son yıllarında bulduğu dünya tarihi'ni değiştiren bilgiler...

Anadolu Kültürünün gizli kalmış sırları ve unutulmuş gerçekleri bu kitapta sizlerle buluşuyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 558
En / Boy : 13,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺142,45
Tükendi
Neden uyuyoruz? Uyumadığımızda neler oluyor? Rüya nedir? Nasıl oluyor da beynimiz rüya esnasında gördüklerini gerçek zannediyor? Rüyalarla gelen buluşlar... Gerçekleşen rüyalar... Tarihe geçen rüyalardan, genel rüya tabirlerine kadar; merak ettiğiniz birçok bilgiyi bu kitapta bulacaksınız. Orta Doğu’nun çeşitli ülkelerinde konuyla ilgili araştırma yapma olanağı bulmuş olan yazarımız, hem Arapça İslami Kaynakları, hem de o yöre insanlarının rüya yorumlama geleneklerini yakından incelemiştir. Bunun da ötesinde ABD ve Avrupa’da rüya yorumları yakından takip etmiş, bunun sonucu olarak da; Batı ile Doğu’nun rüya yorumlama geleneklerinin bir sentezini bu kitaba taşımıştır. Bizzat yaşayanların anlattıkları gerçekleşen ve kehanet niteliği taşıyan "Haberci Rüyalar"ı, okurken, kendinizi ve sihirli dünyanın içinde bulacaksınız.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 345
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2003
₺14,24
Tükendi

Mayalar kehanetleriyle çağımıza büyük bir mesaj iletmişlerdir. Bu kehanetler 1996 yılında bilimsel bir araştırmadan geçirilmiş ve elde edilen sonuçlar önce çeşitli televizyon kanallarında, sonra da bu kitapla dünya kamuoyuna duyurulmuştur. BBC’de yaptığı televizyon programlarıyla uluslararası bir üne sahip olan Adrian Gilbert, bilimadamı Maurice Cotterell’in gerçekleştirdiği bu çalışmayı kaleme alarak binlerce yıl öncesinden gelen gizemli kehanetlerin gün ışığına çıkmasını sağlamıştır. Mayalar ve onların kehanetleri ilk kez böylesine kapsamlı bilimsel bir teste tutulmuştur. Ortaya çıkan sonuç ise gerçekten çok çarpıcıdır. Kitabı, "Uluslararası Bestseller" yapan en önemli etken bu olmuştur.

M.Ö. 12 Ağustos 3114’den M.S. 22 Aralık 2012’ye, Güneş’te Meydana Gelen Değişimlerin Dünyamız Üzerindeki Etkileri, Büyük Kehanet’in Ortaya Çıkışı, Beşinci Çağ’ın Kapanışı ve Yeni Bir Çağ’ın başlangıcı, Maya Astronomisi, Yazıt Piramidi’nin Sırrı, Binlerce Yıllık Şifrenin Çözülmesi, Ateş Ayinleri, Tufan Öncesi Uygarlık: Atlantis, Kayıp Kıta ve Kayıt Salonu, Kutuplar’ın Yer Değiştirmesinin Doğuracağı Sonuçlar, Atlantis Tufanı, Çağ’ın Son Günü, Periyodik Tufanlar, Mayalar’ın Gelecek Kuşaklara Mesajları, 26.000 Yıllık Döngü, Maya Gizemleri ve Sırları...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 389
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2010
₺32,34
1 2 >
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı