Talat adında genç bir adam ve Fıtnat adında genç bir kadının aşkını anlatan roman, 1872 ve 1873 yılları arasında Hadika gazetesinde tefrika edilmiş ve 1875 yılında kitaplaştırılmıştır. Osmanlı alfabesiyle basılmış ilk roman olan eser, Tanzimat dönemindeki kadın erkek ilişkilerini anlatması ve yine kadının ve erkeğin toplum içindeki yerini göstermesi bakımından önemli ve okunmaya değerdir. Yazarı Şemseddin Sami ise Tanzimat edebiyatında birden çok türde eserler vermiş ve dönemin edebiyatına damgasını vuran isimlerden olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺14,30

Kitap, Talat Bey ile Fitnat Hanım'ın aşkım anlatmaktadır. Anlatılan olaylar Tanzimat Dönemi'nde geçmektedir. Yazar aynı zamanda o dönemin kadın-erkek ilişkilerinin ne şekilde olduğunu ikili arasında yaşananlarda ayrıntılı şekilde anlatır. Aynı zamanda bu hikaye o dönemdeki kadının ve erkeğin toplumdaki yerini büyüteç altına almaktadır. Ayrıca hikayemiz, Türk edebiyat tarihinde batılı anlamda yazılmış ilk roman olarak kabul edilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺13,00

Aksaray’ın fakir bir mahallesinde daracık bir oda…

Gençken çok güzel olduğu her halinden belli olan orta yaşlı bir kadın, küçük fakat temiz ve düzenli olan bu odada bir köşeye çekilmiş elindeki nakışı işliyordu.

Zihnini meşgul eden bir düşünce yüzünden zaman zaman yüzünde keder ve endişe ifadeleri beliriyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺20,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺40,00

Kamus-ı Türki, Türkçe'nin ilmî olarak ele alınan ilk sözlüğü olarak kabul edilmekle beraber aynı zamanda Türkçe'nin derli toplu ilk lügatidir. Kelimelerin tertibi hususunda Batı'da yapılan çalışmaları esas alan müellif Türkçe, Arapça ve Farsça asıllı kelimelerde alfabetik sıraya riayet etmiş, kelimeleri harekeleri dikkate almadan "huruf-ı heca" sırasıyla vermiştir. Sözlükte yer alan 29 bin civarındaki kelimelerin yaklaşık üçte biri Türkçe, geri kalanı Arapça, Farsça, Fransızca, Rumca, İtalyanca ve diğer yabancı dillerden Türkçeye giren kelimelerden ibarettir. Şemseddin Sami'ye göre bir lügâtin, ait olduğu dilin kelime servetini gerçek bir surette gösterebilmesi için o dilin aslî kelimeleriyle birlikte kullandığı yabancı kelimeleri de göstermesi şarttır.


Basım Dili : Osmanlıca
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1608
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺131,66

Eski geleneğin kimi kalıplarını sürdürmekle birlikte, Taaşşuk'u Tal'at ve Fitnat (Talat ve Fitnat'ın Aşkı), yazınımızda Batılı yöntemle yazılmış roman türünün ilk örneği olarak kabul edilmektedir. 18 yaşında yetim bir çocuk olan Tal'at Bey, bir yaşındayken öksüz kalan, babasını tanımayan bir kız olan Fitnat'a ilk görüşte aşık olur. Ancak kızı sokağa bile çıkartmayan tutucu bir adam olan babalığı tütüncü Hacıbaba; aksi, dediğim dedik bir adamdır ve üvey kızına kendi ölçütlerine göre bir koca bulmak istemektedir. Bunun üzerine Tal'at Bey, kız kılığına girerek Fitnat'la arkadaş olur. ancak Hacıbaba, kızıyla evlenmek isteyen ve zengin bir adam olan Ali Bey'in önerisini kabul eder. Ali Bey, Fitnat'ın babası yaşındadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 175
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺13,30

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Tanzimat edebiyatının birçok türünde eserler vermiş yazarlarından Şemsettin Sami tarafından kaleme alınmıştır. Acıklı bir aşk hikayesini içeren bu eser Türk romanının ilk örneklerinden biridir. Romanda daha sonraları da sıklıkla işlenen kadın eğitimi ve görmeden evlenme ile bunun doğurduğu acıklı sonuçlar en belirgin temalardandır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 185
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2011
₺18,86

Klasikler, ölümsüz oldukları için değil sürekli okundukları için de değerlidirler. Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilikler taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez. Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda. Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan, sevilen, hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne. Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya da aday. Aşk, dil, kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor. Sayfalarını açıyor. Yeniden...

Elinizdeki kitap her bakımdan ilk olma özelliği taşıyor. Gerçek bir olaydan hareketle yazılan Taaşşuk-ı Tal'at ve Fitnat, kadın, kadının sosyal hayata katılması, kadın-erkek ilişkileri ve elbette aşk gibi eskimeyen temel konulardan birisine yaslanıyor. İstanbul içinde 19.yüzyılı ayağımıza getiriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 153
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺17,50

Basım Dili : Osmanlıca
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1582
En / Boy : 15 / 20
Kağıt Cinsi : Şamua
Basım Tarihi : 12.2017
₺132,00
Tükendi

Bir aşk hikayesi demekle yetinilemeyecek kadar başka meseleler ve hikayeler barındırmakta olan eser Osmanlı harflerinde ilk roman örneği de sayılmaktadır. Şaşırtıcı ilişkiler, olaylar ve karakterlerle örülü olan bu eser; dramatik diyemeyeceğimiz, melankolik de olmayan bir mahiyete sahip. Tam da bu yüzden insan üzerinde fazlasıyla tesir bırakabilir ağırlıkta. Şemseddin Sami eserinde, değişmeye başlayan bir toplumun karakterler ve hikayeleriyle okunabilmesinin ipuçlarını da veriyor. Aşk ve modernleşme tarihimizin evveliyatı sanki iç içe iki roman gibi okunuyor.

Yazar Hakkında:
1850’de Yanya’da dünyaya gelen Şemseddin Sami, eğitim hayatını okul ve özel dersler sayesinde Arapça, Farsça, Rumca, Latince, Fransızca ve İtalyanca ile zenginleştirdi. İstanbul’a gelip memuriyete başladı. Hadika gazetesi ile girdiği matbuata; Sirac, Sabah, Tercüman-ı Şark, Aile ve Hafta gazetelerini de ekledi. Şemseddin Sami Kamus-ı Fransevi, Kamus-ı Türki ve Kamusü’l-Alam gibi önemli pek çok temel eser kaleme almıştır. Aynı zamanda kendi tercümeleri de olan yazar, 1904 yılında vefat etmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 12,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺10,14
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1574
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺0,00
Tükendi

Büyük âlim Şemseddin Sami yeni bir anlayış ve modern dilbilimi metotlarıyla tertip ettiği Kâmûs-ı Türkî ile ilk defa Türkçenin derli toplu bir lûgatını vücuda getirmiştir. Türkçe kelimelerin yanında, Türkçe’ye Arapça ve Farsça’dan geçmiş kelimeleri içinde toplayan Kâmûs halen Türkçe’nin en zengin lûgatlarının başında gelir. Osmanlı Türkçesi’ni asli kaynağından öğrenmek isteyen herkesin, özellikle; araştırmacılar, öğretmenler ve avukatların el altında bulundurmaları gereken kaynak bir lûgat...


Basım Dili : Arapça
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1100
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2012
₺22,69
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 197
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺5,48
Tükendi
Edebiyat tarihimizin büyük simalarından Şemseddin Sâmi’nin 1878’lerde Emsâl adıyla kaleme aldığı bu eser, "Vecize-Özdeyiş" türünün seçkin bir örneği olup, Doğu-Batı filozof ve fikir adamlarının hikmetli sözlerinden oluşuyor. Edebiyatımızda bu esere benzer bir örnek Cenab Şehabettin’in Tiryaki Sözler isimli eseri olup, üç yüz vecizeyi içerir. Elinizdeki eser ise hayat tecrübesinden alınmış yaklaşık üç bin vecize ve özlü söz içeriyor. Bazı konulardaki bilgilendirici açıklamalar, esere ayrı bir zenginlik kazandırmaktadır. Düzenlenişindeki bu yöntem sebebiyle Şemseddin Sâmi’nin bu eseri, edebiyatımızda özgün bir yere sahiptir. İlk defa günümüz Türkçesiyle okurla buluşan bu özdeyişleri okuyanlar, her bir özdeyişte asırlar boyunca söylenmiş tecrübe ürünü sözlerin güzelliğine, geçmiş devir insanlarının düşünce ufuklarının genişliğine, aradan geçen zamana rağmen insan tabiatının değişmezliğine ve hayatın aslında "tecrübe"den ibaret olduğuna şahit olacak ve geçmiş asırlarda fikrî bir yolculuğa çıkacaktır. Kısa yaşamında uzun emeklerin mahsulü olabilecek çalışmalara imza atmış gazeteci, tiyatrocu, roman yazarı, dilci ve daha birçok özelliği bünyesinde barındıran bu kıymetli edebiyatçımızın ve eserlerinin tanıtılması, genç nesillere ulaştırılması hiç şüphesiz millî bir görevdir. Uzun ve sabır gerektiren bir çalışma sonunda ortaya çıkan bu çalışmanın ne kadar anlamlı bir eser olduğunu, eseri eline alan herkes taktir edecektir. Sadece öğrenci ve meraklılarının değil, toplum hayatının her katmanında görev yapan insanlardan, ev hanımlarına, politikacılardan, işçi ve esnaflara varıncaya kadar herkese hitap edecek hayat tecrübesi niteliğindeki bu özdeyişler tam bir hazinedir. Şemseddin Sâmi’nin ciddi, uzun soluklu ve farklı dillerde yaptığı okumalarının mahsulü olan bu vecizeler, bir kütüphane dolusu kitap karıştırılarak elde edilecek tecrübelerin çekirdeği hükmündedir. Bu düşünce, tefekkür ve tecrübe ziyafetine hepiniz davetlisiniz.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 278
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2013
₺15,28
Tükendi

1872 yılında yayınlanan Ta'aşşuk-ı Tal'at ve Fitnat, Şemsettin Sami'nin ve Tanzimat Dönemi'nin roman türünde ilk yazılı eseridir. Eser aynı zamanda, Türk edebiyatında batılı anlamda romancılığın başlangıcı olarak kabul edilir. Yayınlandığı dönemin Hadika gazetesinde ilgiyle okunmuştur. Eser, o yıllardaki kültürel zenginliğe ışık tutarken; güçlü bir aşk karşısında, töre ve aile eleştirisi yapmakta ve bir anlamda okuyanların eğitilmesini amaçlanmaktadır.

Tam anlamıyla acıklı ve tipik bir aşk romanıdır. Aşık kimliği ve duygusallık daha ön plana çıkantılmıştır. Olaylar, hayatında ilk kez aşık olan Talat'ın ve Küçük yaşta eve kapatılan Fitnat'ın etrafında cereyan eder. Talat bir vesileyle Fitnatı' görür ve aşık olur. Öyle bir aşk ki sonunda aynlık acısı ve birbirlerine de kavuşamadan ölümle sonuçlanan bir aşk...

Tutkulu, sürükleyici ve dönemin duygu dünyasına tatlı bir yolculuk. Kusursuz, sade ve saf bir aşkın ilmek ilmek işlenişi... Eserdeki içten kabullenilen bir aşkın kabullenilemez sonucu, sizi okurken gözyaşlannıza boğmaya yetecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺0,00
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 109
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺3,24
Tükendi

1850´de Güney Arnavutluk´ta Permet´e yakın Fraşıri kasabasında doğdu. Tımar sahibi Fraşırî ailesinden Halit Bey’in beş oğlundan üçüncüsüdür. Diğer iki oğul, Naim ve Abdül, Arnavutluk tarihinde önemli roller oynamışlardır.

İlk eğitimini Bektaşi tarikât´a ait olan Nasîbi Tâhir Baba Tekkesi´nde aldı. Ortaöğrenimini bugünkü Yunanistan sınırları içinde kalan Yanya´da ünlü Zosimea Lisesi´nde tamamladı. Arnavutça, Eski ve yeni Yunanca, Fransızca ve İtalyanca´nın yanı sıra Türkçe, Arapça ve Farsça öğrendi. Aile geleneği doğrultusunda Bektaşi tekkesine devam etti.

Emine Hanım ile evli olan Şemseddin Sami, bir süre Yanya Mektubi Kalemi´nde çalıştı. 1871´da İstanbul´a geldi. Matbuat Kalemi´nde memur olarak göreve başladı. Memurluk yaparken bir yandan da ilk telif eseri olan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı romanını 1872-1873 yıllarında forma forma yayınladı. Ebüzziya Tevfik´in çıkardığı Sirac ve Hadika gazetelerinde çalıştı. Vatan Yahut Silistre krizi esnasında bu gazete Yeni Osmanlılar lehine neşriyatta bulunduğu için kapatıldı. 1874´te Fransızca´dan çevirdiği İhtiyar Onbaşı adlı trajedisinin sahnede kazandığı başarı üzerine, Arnavut sorunlarını ele alan Besa adlı oyunu da Gedikpaşa Tiyatrosu´nda sahnelendi.

1880´te Abdülhamit´in isteği üzerine saraya alınarak mabeynde kurulan Teftiş-i Askeri Komisyonu´nun katipliğine getirildi. Ölümüne kadar koruduğu bu görev, onun ekonomik rahatlığa kavuşarak kitapları üzerinde çalışmasına imkan sağladı. Bu yıllarda Daniel Defoe´dan Robenson Kruzo ve Victor Hugo´dan Sefiller romanlarını Türkçeye çevirdi. 1882-83 yıllarında, büyük eserlerinin ilki olan Fransızca-Türkçe Kamus-ı Fransevi´yi, 1885´te de bu eserin Türkçe-Fransızca kısmını yayınladı. Bu eserden dolayı II. Abdülhamit tarafından İftihar Madalyası tevcih olundu. 1889´dan itibaren tek başına yazdığı ve dokuz yılda altı cilt olarak yayımladığı Kamus-ül A´lâm adlı ansiklopediyle, Türkiye´nin en popüler yazarlarından biri haline geldi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2015
₺6,40
Tükendi

"Kamûs-ı Türkî, taşıdığı addan başlayıp, Türkiye Türkçesini, Türk dilinin tarihî ve coğrafî yayılışı içindeki umûmî yeri ile tesbit eden geniş mukaddimesine, muhteva ve tertibine kadar esere hâkim olan yeni zihniyet ile Türk lügatçiliğinde bir merhale teşkil etmiştir. Üç dilden mürekkep bir lisan sayılarak Türkçe`ye Osmanlıca denilen bir devirde, yanlış olduğunu gösterdiği bu adlandırmayı lügatinin ortaya çıkışından daha on sekiz sene önce reddeden müellif, Ahmed Vefik Paşa`nın dahi Türkçü zihniyetine, Türkçe`yi diğer şubeleri ile bir bütün telakki etmesine rağmen lügatine veremediği ""Türk"" ismini çekinmeden eserine koymuş ve dilimize mahsus bir lügate, içinde ne kadar yabancı kelime bulunursa bulunsun, başka bir isim verilemeyeceğini ifâde etmiştir. Türkçe`nin kelimelerini en geniş ölçüde ortaya koyup öne çıkarmağa çalışan müellifin dil ve lügat zihniyetini, bilhassa kendisini en fazla meşgul etmiş olan Arapça ve Farsça kelimelerin ne nisbette lügate gireceği mes`elesinde aldığı tavırda buluruz. Bu mes`elede Şemseddin Sâmî menşe` fikri yerine, onları dilde kullanılma ve yaşıyan bir unsur teşkil etme ölçüsüne göre ele alan bir görüş ile hareket ederek dilimizdeki kullanılış sahalarının genişliği ve yaygınlığı nisbetinde Türkçe`nin malı sayar. Dili içindeki aslî ve yabancı menşe`li kelimeler ile birlikte bir bütün kabûl eder. Bir lugatin, âit olduğu dilin kelime servetini tam ve gerçek bir sûrette aksettirebilmesi için, o dilin aslî kelimeleriyle birlikte, kullandığı yabancı kelimeleri de göstermesini şart görür."


Basım Dili : Osmanlıca
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .
₺25,30
Tükendi

Fitnat'ın boynundan kopup Ali Bey'in elinde kalan ip, hala elinde duruyordu. Çünkü, insanın aklı başında değil­ken bir şey elinde bulunursa, bırakmayı yahut bir tarafa at­mayı düşünemez; ne halde bulunursa o halde kalır.

Biraz sonra, ipi tespih yerine elinde gezdirmeye başla­dı. Meğer bu ip, bir muska ipi imiş. İpin bir köşesinde mus­ka da asılı duruyormuş. Bu muska, Ali Bey`in eline dokun­duğu gibi, dikkatini çekti:  "Ah! Muskaymış! Ah, bu muska! Benim bir öpücük almaya muvaffak olamadığım ve olama­yacağım göğüste kim bilir ne kadar zaman durmuş... Ah! Bu muska kadar bahtım olaydı!" diyerek muskayı öpüp, kokladı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2014
₺21,23
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1370
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺46,80
Tükendi

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ta birbirlerini seven iki gencin evlenmelerine engel olunması ve bu iki gencin birbirlerine kavuşmak için karşılıklı olarak verdikleri mücadele anlatılır. Daha sonraları da sıklıkla işlenen kadın eğitimi, mesire yerlerine halktan birinin hangi gözle baktığı ve görmeden evlenme ile bunun doğurduğu acıklı sonuçlar ele alınır. Yazar bazen araya girerek okuyucuyu bilgilendirmiş ve kendini gizlememiştir. Bu durum, Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ın teknik bakımından kusurlu yönlerinden biridir. Romanda muskanın babası tarafından gün yüzüne çıkması ve Fitnat Hanım’ın babası ile evlenecek olması gibi aşırı tesadüflere yer verilmiştir. Şemseddin Sami tarafından kaleme alınan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat ilk roman olması bakımından günümüz okurlarının da okuması gereken eserlerin başında gelmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺18,75
1
Çerez Kullanımı