Evrenselleşen yapıtlarıyla, yalnızca bir dilin değil bir kültürün tarihsel mücadelesinin köşetaşlarından Mehmed Uzun'un çeşitli zamanlarda yaptığı söyleşilerden ve verdiği demeçlerden oluşan Bir Dil Yaratmak, onun önce kendi halkına, ardından aynı coğrafyayı paylaştığı dünya halklarına açık çağrısıdır.

Mehmed Uzun bu röportajlarda, kültürün siyasal tahakkümün meşruiyet aracına dönüştüğü ve bu yöntemle kültürel zenginliği çoraklaştıran devlet politikalarının silikleştirdiği Kürtçe ve Kürt edebiyatına katkılarını mütevazı biçimde ortaya koyarken; kişisel yolculuğunu, kendi dilini aradığı bu ömürlük serüvende karşılaştığı badireleri, yılgınlığa kapılmasına eng el olan motivasyon kaynaklarını açıkyüreklilikle paylaşıyor. Söyleşilerin yayınlandığı mecralar, tarihler ve buna göre farklılık gösterebilen söylemleri ise hem politik bir yakın tarih okumasına hem de buna mukabil basının değişen tutumunun gözlemlenmesine kapı aralıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 277
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺28,00

Kendisine yöneltilen "Niçin yazıyorsunuz?" sorusunu "Niçin yaşıyorsunuz?"la eşdeğer tutan, ölüm kapıya dayandığında tüm direngenliğiyle hep hayatı, geleceği, umudu, azmi konuşma, düşünme ve hayal etme kararı alan Mehmed Uzun'un vasiyeti üzerine Muhsin Kızılkaya tarafından derlenen, vefatından önce kaleme aldığı denemelerinin ve söyleşilerinin derlemesi Ölüm Meleğiyle Randevu, okurları için bir son duraktan ziyade retrospektif bir önem arz ediyor.

Sözler, Renkler ve Sesler adlı üç ana başlıktan oluşan bu derleme, Uzun'un ardında bıraktığı yapıtlara, coğrafyalara ve çağlara dair son saygı duruşu niteliği de taşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 196
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺21,00

Çokdilli, çokuluslu ve çokkültürlü bir mirasın ağırlığını omuzlarına yükleyen Kürt aydını Mehmed Uzun'un, yeni bir yüzyıla soyunan dünyaya yeni bir perspektiften baktığını ilan eden denemeler toplamıdır Zincirlenmiş Zamanlar - Zincirlenmiş Sözcükler.

Merhametsizlik, acımasızlık ve vicdansızlıkla kapanan yüzyılı ardında bırakıp, meramını kamuoyuna, devlete, dünya halklarına tazelenmiş bir dille, yumuşak ama kesin bir üslupla anlatan Uzun, zorbalık da dahil olmak üzere her türlü kültürel yok saymayla boğuşan tarihsel ve politik mirasının üzerinin, unutkanlığın ölüm perdesiyle örtülmesine karşı durmaktan vazgeçmiyor.

"Çok umutlu olmak için ciddi bir neden yok artık; t akvimdeki yılın yerini yeni bir yıla bırakması, yeni yıldan itibaren her şeyin daha iyi olacağı anlamına gelmiyor. Buraya kadar anlatmaya çalıştıklarımın kıssadan hissesi şu; insanlık, geçen cani yüzyılın kötülükleriyle daha uzun bir süre boğuşmak zorunda."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺18,20

Du meriv. Du ronakbîrên kurd; ronakbîrê destpêka 1900'î Kalo û ronakbîrê nûjen Serdar Azad. Jiyanên wan, hîs û serpêhatiyên wan, xewn û xeyalên wan, danûstandinên wan yên bi hev re û bi doralî re, dijwarî berberiyên wan... Romana Mehmed Uzun ya duwemîn, Mirina Kalekî Rind, li dor van kes, tişt û pirsiyaran tê pê. Ronakbîrê nûjen Serdar Azad pênûs di destan de, li ber masê rûdine û ronakbîrê kevnare Kalo bi bîr tîne; gundekî biçûk û kalemêrekî ecêb. Kalo kî ye? Ew ji kû ye? Ew çi vedişêre? Serdar Azad, li milekî, ji xwendevanên xwe re behsa kalê ecêb û sirtijî dike û li milekî din jî, ew bi kalo re dipeyive û jê re behsa xwe, hîsên xwe, bîranên xwe û zarokatiya xwe di ke. Yanê, roman ne bi tenê li ser du kesan tê pê, herweha ew bi du şêwan jî tê hûnandin û vegotin. Mirov dikare Kalo wekî rûpelekî jibîrbûyî ji dîroka Kurdistanê bibîne, Serdar Azad û jiyan, hîs, daxwaz û bîranînên wî jî, wekî mirovekî kurd yê nûjen û jiyana wî... ji ber ku kes, bûyer û peywendiyên romanê herçend şexsî û taybetî bin, hewçend jî gelemper in.


Basım Dili : Kürtçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 119
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺18,20

Mehmed Uzun, ömrünün son dönemecinde onu hayata bağlayan ve tarihin görkemli atlarının dizginlenemez nal seslerinin ölümsüz yankılarını günümüze taşıyan Hawara Dîcleyê (Dicle'nin Sesi) romanının yolculuğunu bir günlük formunda aktardığı Bir Romanın Hatıra Defteri'nde, bir yapıtın ilmek ilmek işlenişini gözler önüne seriyor. Böylece, yalnızca tek bir esere ait kılavuz olmaktan çıkarak, yaratma kudreti ve sancısının yazarda neye tekabül ettiğinin izleğinin de tüm yönleriyle sürülebildiği çarpıcı bir anlatıya dönüşüyor.

"Taraflı ve nesnel, tutkulu ve serinkanlı, öfkeli ve anlayışlı olma"n ın çetrefil dengesini tutturmaya çalışan Mehmed Uzun'un yazar kimliğinin yanı sıra dünya vatandaşı olma çabasının bütünlüklü bir sonucu...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺18,20

Küllerinden Doğan Dil ve Roman, dünyayla kucaklaşan ve ömrünün büyük kısmını doğup büyüdüğü topraklardan sürgün edildiği İsveç'te geçiren bir dengbêjin, Mehmed Uzun'un Türkiye ve dünya basınında yer almış söyleşilerinden oluşuyor.

Hem kendinin hem de eserlerinin maruz bırakıldığı tüm yasaklara ve baskılara rağmen yaşamını modernist bir aydının sorumluluklarını yerine getirmek üzere küllerinden doğarak sürdüren Uzun, Modern Kürtçe Roman'ın yaratıcılarından biri olmasının anahtarını okuruyla paylaşıyor. Edebiyat ve politika ekseninde verdiği demeçler evrensellik, çokdillilik ve çokkültürlülük hakkındaki her daim güncel ve sarih düşüncelerini açıklığa kavuştururken, Avrupa ve İskandinav coğrafyasına uzanan "Mehmed Uzun imgesi"nin Türkiyeli okurlar tarafından algılanışına da imkân kılıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 276
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺28,00

Modern İngiliz edebiyatının usta kalemi Nick Hornby, her zamanki, kıvrak, muzip, sade ve sahici üslubuyla yine bir aşk hikâyesi anlatıyor; ancak "21. yüzyıla özgü" bir aşk hikâyesi bu. Trajedi, intihar ve düello yok; akıllı telefonlar, kuşak gerilimleri, televizyon dizileri, Brexit referandumu ve bol bol mizah var. Yine de insanlığın hiç eskimeyen evrensel izlekleriyle dolu; yalnızlık korkusu, arzu, yanlış anlaşılmalar, sınıf ve ırk ayrımları, dile getirilemeyen sevgi ve kaçınılamayan ihanet...

Senin Gibi, ayrı kuşaklardan, ayrı kültürlerden, etnik kökenlerden ve sınıflardan iki Londra sakininin tesadüflerin imdada yetişmesiyle kendilerini içinde buldukları ilişkinin inişli çıkışlı seyrinin hikâyes i. O kendine özgü akıcı diliyle Hornby, politik çalkantılar ve belirsizliklerle dolu, her şeyin çabucak tüketildiği yaşlı bir dünyada sevginin imkânına olduğu kadar, insanın bitmeyen mutluluk ve tamamlanma arayışına ve varolmanın sonsuz ihtimallerine de neşeli bir bakış atıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 319
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺78,85

Okuru, Noam Chomsky'yle yaptığı "adalet" üstüne meşhur tartışmanın öncesine götüren ve ilk kez yayınlanan bu söyleşi, bir hakikat dillendiricisi olarak Foucault'nun özgürlük ile bilgi arasındaki gerilimli ilişkiyi sorunsallaştırmasına ışık tutuyor. Bu ilişki çerçevesinde iktidar sorununu ele alan Foucault, evrensel, ancak baskı aracına dönüşmeyen bir bilgi ihtimali üzerine düşünmemizi sağlayacak ipuçlarını sunuyor.

Özgürlük ve Bilgi, yalnızca düşünürün erken dönemine dair önemli bir teorik ekseni ortaya koymakla kalmıyor; söyleşiyi gerçekleştiren Fons Elders'in notlarıyla birlikte Foucault'nun televizyona çıkmaya dair çekincelerini, kendisine dair konuşmayı reddetmesinin nedenlerini ve hatt a yayıncıların Deliliğin Tarihi'nin kapaklarına neden yanlış görselleri seçtiğini düşündüğünü de gösteren ve onu daha yakından tanımamızı sağlayan veriler içeriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺41,50

Bulaşıcı bir iyimserlik, yıkıcı bir ironi ve yürekte taşınması güç hassasiyetler kuşanmış, tüm toplumsal önyargı ve klişeleri tehlikeye atan karakterleriyle faşizmin duyarsızlaştırdığı Fransız toplumuna meydan okuyan Romain Gary'nin Émile Ajar mahlasıyla kaleme aldığı Kral Salomon'un Bunalımı yazarın kıvrak zekâsı ve mizah anlayışının en olgun meyvelerinden biridir.

Zaaflardan kibre, sarsılmaz inançlardan amansız kararlılıklara insan doğasını tüm yönleriyle keşfe çıkan Gary, ömrünü yaşamın çetrefilli virajlarında kaybolmuş insanlara destek olmaya adamış geçkin ve vakur bir beyefendiyle kalbindeki temiz duygulara tutunmuş bıçkın bir taksicinin yollarını kesiştiriyor ve bir dünya algısıyla okurun insanlığa dair inancını tazeliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 238
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺66,40

Bu toprakların çok kültürlülük gerçeğini devlet eliyle hoyratça budamaya kalkanlara rağmen "biz" ve "ötekiler" ayrımını tümüyle ortadan kaldırmaya çalışarak dallarını yeniden yeşerten ve kök salan koca çınarların mirasını bugüne taşıyan Mehmed Uzun, bambaşka bir coğrafyaya sıkışıp kalsa dahi bir arada yaşamanın kıymetini ve kendini öteki'nin yerine koyabilmenin önemini denemeleriyle bir kez daha hatırlatıyor.

Ömrünün ilk yarısını Türkiye'de çeşitli hapishanelerde, diğer yarısını ise sürgünde geçirmek zorunda kalan çağdaş bir Kürt aydınının perspektifinden savaşlar, kıyımlar, sürgünler, göçler, faşizm ve ırkçılık çağı olan 20. yüzyıla dokunaklı ve içten bir bakış...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺17,50

Tu romana tenêtiyê; romana rojên êş, azarî û keserkûriyê ye. Digel vê yekê, romana rojên ku rê û rêçekê li ber nivîskariyê vedike. Di rojên weha de pencereyek, dermanek, çareyek û ronahiyek divê; ji wî kesê hêvîdar ê ku di nav tarî û qirêjiya girtîxanê de ye. Lehengê romana Tu, xwe berdide nav rehên dewlemendiya tarîx, çand, kultir, ziman û folklora kurdî û pê de dihere; dibe nêçîrvanê peyv û gotinên zimanê kurdî, pê nefesê digire û dide. Di nav vê jiyana girtîxana bedbîn û dijwar de kêzikek dibe hevalê wî. Bûyer û serpêhatiyên dihu yên zarokatî û çîroka dapîrê dibin dîmenên rengîn û pastoral ên romanê. Serborî û motîfên rojhilat, bi teknîkên edebî yên rojava tên hûnandin. Ziman, kultir, folklora gelêrî, mîmarî, serpêhatî û kevneşopiya kurdan a cografîk, wekî wêneyekî kevnare hatine raxistin li ber çavan di vê romanê de. Dema roman bi dawî dibe, tehma jan û keseran a bi hêviyeke xurt veguheziye serkeftineke nefsbiçûk, ji dilê meriv diniqute. Tu destpêkek e û mizgîniya xurtbûna berhemên li pey xwe dide me.


Basım Dili : Kürtçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 211
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺21,00

Kökleri aynı coğrafyanın suyuyla hayat bulmuş, iki farklı kuşaktan iki sürgün Kürt aydınının yolları birinin son durağı, diğerininse yalnızca geçiş güzergâhı olan bir sınır köyünde kesişir. Gözleri coğrafyanın yüklendiği acılarla örtülmüş ihtiyar Rind'in kavalından baharı tomurcuklandıran rüzgârlarla yayılan ezgiler, bu yükü omuzlayıp dünyanın öbür ucuna taşıyan genç Serdar'ın gitgide kararan dünyasında yeni ve aydınlık bir defter açar.

Hayatını anadilini ölümsüzleştirmeye adayan Mehmed Uzun'un yaşamından da izler taşıyan Rind'in Ölümü kuşaklararası kopukluğu, yüzyılların hasretini yansıtan ılgın nağmelerin sarmaladığı büyüleyici bir atmosfer eşliğinde satırlara taşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 111
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺14,00

Ferit Burak Aydar, tarihin en tartışmalı ve üzerine en çok yorum yapılmış kitaplarından biri olan Hamlet'i, Shakespeare'in kendisine dair sis bulutunu bir kenara bırakarak bir edebiyat metni olarak ele alıyor. Farklı versiyonlarını karşılaştırdığı ve metnin bağlamına odaklandığı çalışmasında hem tarihsel hem de politik örüntüleri ilmek ilmek çözerken Hamlet'in gerçek edebi değerini ancak toplumsalın gövdesinde kavrayabileceğimizi ileri sürüyor.

Hamlet'in Bağlanan Basireti Üzerine, özellikle iki öğeyi mercek altına alıyor: Bir kahraman olarak Hamlet'in "sürünceme"si ve Ophelia'nın erkek egemen toplum tarafından delirtilip ölmesi. Ne var ki, bunu yaparken bir yandan da Hamlet'e "ç öreklenmiş" yorum endüstrisine, metne kendi siyasi veyahut felsefi gündemini doğrulamak için uzananlara, okumayı kolaylaştırmak yerine suları bulandıranlara yine metnin içinden satırlarla yanıt veriyor. Böylelikle karakter olarak Hamlet'i putlaştıran eleştirmenlerin kalemlerinin gölgesinde kalmış Ophelia'yı çok daha net ve gerçekçi bir biçimde görmemizi sağlıyor.

Aydar'dan fikri yavaş yavaş yoğuran, benzetmelerin cazibesine kapılmayan, eleştirel olduğu kadar kışkırtıcı bir Hamlet ve Hamlet yorumları okuması...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺49,80

Rus sembolizminin özgün kalemi Fyodor Sologub, öncüllerinin izlediği yolu tamamen terk ettiği ve en önemli eseri sayılan Küçük Şeytan'da, sıradan insanların düştüğü trajikomik durumları sıradışı bir kasaba dekoruna yedirerek okuru adım adım kimin suçlu kimin kurban olduğunu sorgulatan bir çöküş panoramasına sürüklüyor.

Rus edebiyatını hâkimiyeti altına almış gerçekçilik akımına yapılmış en vurucu misillemelerden biri olan Küçük Şeytan, aynı zamanda Ekim Devrimi öncesi burjuva yaşantısını ve rehaveti, yıkıma götüren toplumsal çözülmeyi gözler önüne seriyor. Yazıldığı dönem ahlaka mugayir olduğu gerekçesiyle pek çok kez sansürlenen ve yasaklanan bu yer yer karnava lesk hiciv, sansürsüz haliyle ilk kez Türkçede...

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 326
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺58,10

Tedirgin, heyecanlı, gözü yaşlı bir kalabalık... Korkunun dehşete, beklentilerinse hüsrana dönüşebileceği grotesk, müphem bir karmaşa... Tüm hayatını bir bavula sığdıran kimsesizlerin, zamanın ve mekânın dışına itilenlerin o yepyeni, ümitvar kurtuluş ihtimali: Ellis Adası.

Georges Perec, yoldan çıkanların, isyan edenlerin, kaderine razı gelenlerin önünde uzun kuyruklar oluşturdukları Amerika'ya açılan bu küçük adayı, sırtında sürgünün ağırlığını taşıyarak arşınlıyor. Açlıktan, sefaletten, baskı ve şiddetten kaçarken kimlikler, kökler ve arafta kalma hali benzersiz bir felaketin çamurunda yeni biçimler kazanıyor; karanlık bekleyiş sürüyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 67
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺37,35

Boris Vian'ın binbir türlü muamma, karmaşa ve satirik imgeyle ördüğü, daha önce yayınlanmamış hikâyelerinden oluşan Geceyarısının Yarısına Doğru, miadı dolan değerler ve kaybedilen savaşlar için yas tutmaya değil, içinde debelendiğimiz çelişkileri kutlamaya yönelik kışkırtıcı bir seçki.

Vian geleneklerin, ahlakın, aile bağlarının hatta aşkın dahi hükmünü yitirdiği bir garip devirde coşkuyla yazmaya koyularak absürdün sınırlarında dolaşıyor; bu sınırları kâh cüretkâr dokunuşlarla kâh şık çalımlarla aşındırmakta ise beis görmüyor.

Geceyarısının Yarısına Doğru'da Vian, kendine has üslubu, anti-kahramanları, zamanın ötesine taşınan hicviyle daha iyi bir dünyanın mümkün olabileceğine inancını çoktan yitirenleri teselli ederken, çürümekte olanın şerefine kadeh kaldırıyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 255
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺70,55

Nabizade Nazım'dan Recaizade Mahmut Ekrem'e, Ahmet Rasim'den Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Suat Derviş'e; Tanzimat'tan harf devrimine dek Türkçe edebiyatın zenginleşmesine katkı sunmuş isimlerin metinleri bu kez farklı bir bakış açısıyla derleniyor. Serdar Soydan, bu güçlü kalemlerin satırlarında kâh örtük kâh açıktan anlatılan "öteki" cinsellikleri Ah Bu Sevda!'da buluşturuyor.

 Dönemin toplumsal ve sosyal hayatına ayna tutan, bir kısmı anonim hatta yasaklı, bazısıysa Latin alfabesine ilk kez aktarılan bu özgün ve sıradışı hikâyelerde cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dair terimler, göndermeler ve argo kullanımları cinsel ötekinin temsili, ötekiye bakış ve ötekiyi yansıtışın değişimini ve gelişimini de açık eden bir mahiyete bürünüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 238
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺49,80

Deneme türünün mihenk taşlarından Salâh Birsel "1001 Gece Denemeleri" dizisinin en cümbüşlü ciltlerinden Asansör'de okurlarını erguvanî bir yolculukla selamlıyor. Empresyonist tabloların pastel dokunuşlarında hülyalara dalarken tarihe tanıklık etmiş rengâhenk çakılların parıldattığı kıyıları kulaçlıyor. Anıların çağıldadığı Beyoğlu sokaklarında gezinirken tozlu sayfalara sıkışmış anıları cilalamaktan geri durmuyor. Montaigne, Cicero, Rousseau, Hugo... Duyulmadık nice tarihsel anekdotu kendine has kalembazlıklarla aktarırken Antik Yunan'da bindiği zamanın asansörünü dünya sinemasının başyapıtlarından Metropolis'in distopik atmosferine ışınlıyor. Yalnız bir taş misali başladığı düşünsel yolculuğunda okuruyla çoğalıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 375
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺41,50

Mehmet Güreli, Şehirli Karınca adlı bu öykü kitabında, bir karıncanın azmi ve dikkatiyle yaklaşıyor yazıya. Sinemanın, edebiyatın, müziğin ve resmin unutulmaz eserlerinin izinde, kurgunun yeniden kurgulandığı özgün anlatılar bunlar. Bir Truffaut filminin içinde başlayan yolculuk Truffaut'nun gerçek yaşamıyla iç içe girip Jean Vigo'ya, Joyce'a, Beckett'e, Zweig'a, haikunun ustası Başo'nun yalın, yalın olduğu ölçüde derin evrenine uzanıyor; oradan Bresson'un Balthazar'ına uğrayıp Fritz Lang'e, de Sica'ya, Rotko'ya, Walser'a uzun bir solukla bağlanıyor. Karanlığın gizli misafirlerinin tekinsizce dolaştığı film noir bir anlatının üzerine örtüsünü sererken, intihar etmiş, yaşamı deliler evinde b itmiş yaratıcılar satır aralarında canlanıyor.

 "Durmadan, durmadan / Dönüyor düşlerim" diyen Başo'nun yanı başında, Güreli de, durmadan, durmadan, dönüyor dünya, sanatla, diyor bize âdeta...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺41,50

Elias Canetti Kulaktaki Meşale ve Kurtarılmış Dil'in ardından otobiyografik üçlemesinin son kitabı Gözlerin Oyunu'nda yirmili yaşlarını, Felaket Çağı'nın en dehşetli günlerinin yaşandığı ve dünya edebiyatının başyapıtlarından biri haline gelecek Körleşme romanı üzerinde çalıştığı dönemi konu ediyor.

Canetti, notlarında kendi entelektüel ve ruhsal dünyasını tüm açıklığıyla resmederken, dostlarının ve dönemin önde gelen figürlerinin incelikli tasvirlerine de yer veriyor: Hermann Broch, Robert Musil, Fritz Wotruba, Alban Berg ve Alma Mahler'le ilişkisini okurla paylaşan yazar, aynı zamanda yol göstericisi saydığı gizemli Dr. Sonne ile arkadaşlığını, evliliğini ve annesinin ölümünü sakınmasızca kaleme alıyor.

Gözlerin Oyunu, yalnızca Canetti'nin özyaşamöyküsü değil, modern edebiyatın en önemli eserlerinden Körleşme'nin I. Dünya Savaşı'nın gölgesinde kitaplaşmasının yolculuğu aynı zamanda...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 319
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺70,55

Eduardo Galeano, Ateş Anıları Üçlemesi'nin son cildi Rüzgârın Yüzyılı'nda bu kez, insanın doğaya savaş açtığı, baş döndürücü bir hızın hükmettiği, Camus'nün deyimiyle "bilinçli öldürmeler" çağı olan yirminci yüzyıla ışık tutuyor. İki dünya savaşının yanı sıra kıtlıklara, katliamlara, ekonomik krizlere, diktatörlere ve devrimlere, teknolojik değişimlere sahne olan bu yakın dönem onun sözcükleriyle yeniden hayat buluyor.

Toplumsal dayatmalara ve sömürüye direnmekten hiçbir zaman ödün vermeyen Galeano, yeni doğan yüzyılı selamlayıp 1984 yılına erişen, tarafgir fakat hamasetten uzak bir söylemle kaleme aldığı, Amerika kıtasının bilinmeyen yahut gözardı edilen bu öy külerini aktarırken alternatif bir tarih yazımının mümkün olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 375
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺107,90

Çağının en etkili İngiliz yazarlarından George Orwell'in günlükleri, onun gündelik yaşamını yakından tanımamıza olanak sağladığı kadar, bu büyük yazarın döneminin politik çalkantılarına dair gözlemlerine de ışık tutar. Tarafsız bir yorumcu değildir Orwell; Burma'dan Paris banliyölerine, Londra'dan iç savaşın kasıp kavurduğu İspanya'ya, Marakeş'ten İkinci Dünya Savaşı İngiltere'sine ve nihayet İskoçya'ya dek karşılaştığı bütün adaletsizlikleri ve eşitsizlikleri teşhir etmekten çekinmez.

Savaş Sonrası Günlükleri, Orwell'in son yıllarını geçirdiği ve büyük yapıtı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört'ü tamamlama fırsatı bulduğu İskoçya'nın sakin Jura Adası'ndaki yaşantısından zengin ayrıntılarla doludur. Çalkantılı yılların ardından sığındığı bu huzurlu adada, yazarın üretken zihninin, günden güne ilerleyen hastalığa rağmen hayatı bütünlüğüyle kavrama çabasına da günbegün şahit oluruz.

Orwell'in günlükleri, 1930'lu yıllardan başlayan Savaş Öncesi Günlükleri, Savaş Günlükleri ve erken ölümüyle nihayet bulan Savaş Sonrası Günlükleri'yle böylece Türkçede ilk kez tamamlanıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 237
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺49,80

"Gurur, korkuya taktığımız bir lakap sadece." Bazı anlara, insanlara ve aşklara saplanıp kalmak mümkün mü? Neden bazı hatıralar ölümsüzleşirken bazıları kolayca unutulur? Arzu ve özlem zamanı, mekânı ve önyargıları aşabilir mi?

Adınla Çağır Beni'yle tüm dünyada geniş bir okur kitlesine ulaşan André Aciman, devam niteliğindeki romanı Bul Beni ile aşkın ve bağlılığın doğasına dair eşsiz bir anlatı kuruyor; kederle, arzuyla, tesadüflerle, pişmanlıklarla ve mutluluklarla örülü insan hikâyelerini, birbiriyle bağıntılı hayatları ve deneyimleri keşfe çıkıyor.

Bul Beni, zamanın acımasızlığına, hem kaçırılmış hem de yakalanan fırsatlara, paralel hayatlara, aşkın dönüştürücü gücüne ve kusursuz esrikliğine, Elio'ya, Oliver'a, hepimize dair bir unutulmaz roman...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 230
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺66,40

Nobel ve Pulitzer ödüllü Toni Morrison Katran Bebek'te, iki farklı kutuptan insanı birbirine yaklaştıran aynı tarihsel sömürü lekesini bambaşka bir perspektiften ele alıyor. Köleliğin bilinçaltına kazılı izlerini dokunaklı bir ilişkide doğan ihtiraslı krizler üzerinden okuyan Morrison, farklı sınıflardan siyahilerin yaşamın acımasızlığına karşı aldıkları gardın onları nasıl daha da savunmasız kıldığını büyülü bir dille aktarıyor.

Ne beyaz ne de siyahi, arafta kalmış insanların yaşama karşı dingin fakat dirençli duruşları kültürel kırılmalar ve sınıfsal çelişkilerle sarsılırken, bu heybetli yüklerin altında ezilen ama bir nefeste sırtlayıp yoluna devam eden yine kadınlar oluyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺81,34

Feminizmler Tarihi on sekizinci yüzyılda Batı'da gerçekleşen devrimler ve kitlesel hareketlerle adım adım gelişerek serpilip büyüyen ve son noktada gücünü küresel boyutta ilan eden feminizme can veren hareketleri dini siyasal ve kültürel odaklar üzerinden keşfe çıkıyor.

Kadınların hak özgürlük ve eşitlik talepleriyle biçimlenen özgül deneyimleri kadar sömürge karşıtı hareketle siyahilerin mücadelesiyle seçme hakkı ve eşit ücret talebiyle dayanışma halinde dört bir yandan sürgün veren çeşitli feminizmlerin tarihsel mirası serimleniyor.

Florence Rochefort öfkelerini tutkularını ve inançlarını yeniden şekillendirerek evlerden sokaklara şehir merkezlerine üniversitele re hayatın her alanında özgürleşmeye ve savaşmaya devam eden; patriyarkal emek sömürüsüne cinsiyetçi söylemlere ve önyargılara göz açtırmamaya kararlı kadınların müşterek hikâyesini anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 108
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺49,80

Yıl 1993. Dersim'in bir köyünde, ülkenin boğucu atmosferinde akan hayat, topraktan çıkan sahipsiz kemiklerle ve artık radyo haberlerinden ibaret olmayan savaşın evlerin önüne kadar gelmesiyle sarsılır. Boşaltılan köylerin, gözaltıların, kayıpların ve zorunlu göçün yıkıcı etkilerine maruz kalan herkesin hayatı kökünden değişir.

Yıl 2014. "Şimdi İtiraf Zamanı" başlıklı bir gazete haberinin dört kişinin hayatında yarattığı etki çocukluğun, büyümenin ve savrulmanın olduğu kadar bir dönemin karanlıklarına da ışık tutar. Tutulamayan bir yasın nasıl taşlaşıp ağırlaştığı, hayatı nasıl zehirlediği dört karakterin ağzından somutlaşırken, belki biraz uzağımızdaki "faili meçhul" kavramı aynı şekilde canlanıp yanımıza sokulur. Sahipsiz kemikler ise bulunacakları güne kadar bu toprakların her daim karnında ve ezberindedir.

Bu satırlar yazılırken de okunurken de kayıplarının akıbetini ve hesabını soranların eylemleri devam ediyor. Hayat da...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 223
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺45,65

Richard Brautigan, Kürtaj'da aşk ve özgürlük arayışının damga vurduğu '60'lı yılların Amerika'sına; her şeyin mümkün ve epey gürültülü olduğu hareketli zamanlara götürüyor bizi.

San Francisco'da, "Amerikan yazınının istenmeyen, lirik ve lanetli örneklerini", asla okunmayacak ve kabul görmeyecek kitapları bir araya getirmek üzere kurulan bir kütüphanenin gönüllü memuru, sığındığı münzevi hayattan geri dönülmez biçimde kopmanın eşiğindedir. Bu esnada bedeninin hapishanesinden ve eşsiz güzelliğinden kurtulmak isteyen Vida'nın beklenmedik ziyaretiyle dünyası allak bullak olur. İkili arasında tetiklenen aşk, yeni çifti, kaçınılmaz zorunlulukların etkisiyle Meksika'ya doğru sürükleyecek tir.

Beat Kuşağı'nın efsanevi yazarı Brautigan'dan, özgün olduğu kadar tuhaf, karamsar olduğu kadar mizah yüklü bir yol hikâyesi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺47,31

Sevilen ve nefret edilen annenin insan varlığına nüfuz eden tensel ve tinsel köklerini, ölümün ardında bıraktığı muğlak duyguları, mesafeli ve ihtiyatlı ama şiirsellikten nasibini almış bir üslupla resmeden bir ağıt.

Caraco'nun felsefesini, güçlü üslubunu, berrak ama karanlık, nihilist ve kötümser tarzını somutlayan aforizmalar toplamı Post-Mortem yıkıcı bir zekânın, doğuran ve hadım eden bu Ezeli Anne figürüne yönelik son derece yalın ve aynı ölçüde incelikli, "alengirli", daima muhteşem, daima katlanılmaz paradokslardan ibaret otobiyografik metni.

"Hayal kırıklığına uğramış hümanist"in, "insanlık soykırımının tellalı"nın gözünden Muhterem Valide'ye yazıl mış bu karalama, Caraco'nun soğuk nesnelliğiyle gizlemeye çalışsa da bütün ketlenmelerinin ve yaratısının belki de temellerinde bulunan ve kökleri İstanbul'a uzanan bir kırılganlığın, acının en lirik ifadelerindendir.

Caraco bizi boşlukları, kâğıdın, yaşamın boşluklarını doldurmaya ya da bu boşluklara bakabilme cesareti göstermeye davet ediyor...

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 117
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺45,65

J. G. Ballard, Kadınların Şefkati'nde, kültleşen kurgularının şahsi travmalarıyla nasıl kol kola ilerlediğini ve ölümü Amerikanlaştırma, şimdideki geleceğe ulaşma takıntısının girdabına nasıl sürüklendiğini anlatıyor.

Yaşamından kesitleri soyutlaştırıp ustaca yeniden kurgulayan Ballard, yazar kimliği ile şahsi geçmişini sosyo-kültürel perspektif süzgecinden geçirerek okura tekrar sunuyor. Geçirdiği travmaların kanattığı yaraları yolunun kesiştiği kadınların iyileştirici gücüyle sararken her bir anı, belleğindeki çatlakları Çarpışma, Gökdelen, Beton Ada, Vahşet Sergisi gibi sarsıcı eserleri aracılığıyla sağalttığı süreçlere açılıyor.

Savaşın insan psikolojisinde yarattığı tahribatın bir dehanın elinde nasıl bir cevher damarına dönüştüğünü, içinde barınan şiddeti kalemiyle bileyen Ballard'dan okumak isteyenlere.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 363
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺78,85

Günümüz İstanbul'unda turistik meyhaneleri dışında adı hemen hiç anılmayan Kumkapı, 1960'lı yılların ortalarına kadar Rumların, Ermenilerin ve Türklerin bir arada yaşadığı, azınlık kültürlerinin ağır bastığı, canlı ve renkli bir İstanbul semtiydi.

Bugün denizle ilişkisi neredeyse tamamen kesilmiş ve şehrin en fazla tahribata uğramış semti olsa da Bizans döneminden bu yana İstanbul'un en eski limanlarından birine ve Ermeni Patrikhanesi'ne ev sahipliği yapan Kumkapı, Orhan Türker'in Kondoskali'den Kumkapı'ya, Eski Bir İstanbul Semtinin Hikâyesi çalışmasıyla mâkus talihine meydan okuyor.

Semtin mimari yapısına ilişkin detaylı bilgiler, özel arşivlerden derlenen fotoğraflar ve İstanbul'da yayınlanan Rumca gazetelere yansıyan haberlerle Kondoskali'den Kumkapı'ya, Tarihe Tanıklık dizisinin son incisi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺74,70

Gerçeklik duygusundan şüphe edilen genç yazarın evi bir gün basılır. Çocukluğunu birlikte geçirdiği adamlar ona hesap sormaktadır. Neyin hesabını? Elbette öykülerinin... Çünkü iddialarına göre bu öyküler yazardan ziyade onlara, onların yaşamına, yani gerçeğe aittir.

Gerçekle kurmaca arasındaki sınırın ince bir mizahla sorgulandığı, zamanın, olayların ve öykülerin iç içe girdiği kurgusuyla Sahir, yazar ve kahraman kimdir, gerçeklik ne menem bir şeydir, sorusunun etrafında dönüyor; Ercan y Yılmaz çocukluğunun geçtiği mekân ve zamanlara bir büyü tozu serpip usul usul öykülerini anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 142
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺29,05

İnziva Burçları'nın altbaşlığında "quartet" yazıyor : "Bir Varmış Bir Okmuş" + "Plati" + "Mekik" + "Sır" dörtlüsü, bir toz bulutu mahşerinde yaşamaya diklenerek dikkatle geri çekilmeyi seçmenin ufuk çizgisini tarıyor – burçların arkasında korunası değerlerimiz var.

Bir meydan, bir ada, bir tımarhane hücresi, bir dağbaşında kayıt stüdyosu : Zorunlu ile gönüllü arası inziva halleri üzerine seferi metinler.

Kişi, kendisini kuşatan kem dünyaya mesafe koyabilir mi ?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 322
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺66,40

Salâh Birsel, on dört kitaptan oluşan 1001 Gece Denemeleri serisinin on birinci kitabı Kediler'de oya gibi işlediği denemeleriyle okuru gene diyar diyar dolaştırıyor. Colette'in kedilerinden el alıp kalemini Paris'in civcivli günlerinde Rousseau'nun Diderot, Grimm, Hume ve daha niceleriyle gelgitli ilişkilerine ve bu gelgitler arasında eserlerinin yazılma öykülerine uzatıyor. Miller, Dali, Gurdjieff, Mishima, hayvanları insanlardan çok sevdiğini söylemekten çekinmeyen Axel Munthe sayfalar arasında arzı endam ediyor. Birsel, 1930'ların İzmir'ini, burada geçen çocukluk ve gençlik günlerini ise kahveleri, lokantaları ve müdavimleriyle, sonradan ünlenecek simalar eşliğinde sahneye sokuyor. En son da, yaşamı bir melod ramı andıran şair Tokadizade Şekip gözlerimize bir damla yaş konduruyor.

Bu denemeler, Birsel'in kendi sözleriyle ifade edersek, kahve söyleşileri gibi daldan dala konuyor ya da başladığı yerde değil, başlamadığı yerde bitiyor.

"Çünkü her kedi, Colette'in gözünde bir erdem örneğidir. Ona göre sıradan kedi yoktur. Bahtsız, ikiyüzlülük yapmak zorunda kalmış, iyi anlaşılmamış kedi vardır. Şifa bulmaz bir insan yanılgısının alçak elle dağıttığı kedi vardır. Hiç gelmiyecek bir ödülü, bir anlayış ve acıma ödülünü bekleyen kedi vardır."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 180
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺41,50

12 Eylül cuntasının toplumsal tahribatının sonuçlarını istatistiki veri olmaktan çıkaran ve o günleri yaşayanların tanıklığına dayanan bu sözlü tarih çalışması, hem kurumsallaşmış işkencenin dehşetini hem de insanlığın tarihsel onurunu gözler önüne seriyor.

Yalnızca hainleri değil, bir bütün olarak toplumu ve gelecek kuşakların siyasal bilincini yok etmek adına tankla topla devreye sokulan bu örgütlü kimliksizleştirme politikasının başarıya ulaşan ve her şeye rağmen yenilgiye uğrayan yönlerini açıklıkla ortaya koyuyor.

Sesini her yükseltenin terörist olarak yaftalanması, insanlıkdışı hapishane koşulları, hak gaspları, işkenceler ve ödüllendirilen işkenceciler... Bütün bunların normalleştiği ve kanıksandığı Türkiye tarihinin son elli yılındaki devlet geleneğini ve bu gelenekteki sürekliliği gözler önüne seren Asılmayanların yaşadıkları, toplumsal hafızayı diri tutarak dünle bugünün bağını güçlendiriyor.

Asılmayıp Beslenenler, unutuşun zindanlarına terk edilmek istenen hakikatin güneş misali her sabah yeniden doğuşunun kitabı.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 405
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺66,40

Ercan Yılmaz ikinci öykü kitabı Son Güzel Günlerimiz'de bizi her şeyin başlangıcına götürüyor: Çocukluğumuza. Fotoğrafını çektiği, ayrıntılarını resmettiği o evren ise aşina bir manzaraya işaret ediyor: Satır aralarından bir kuşak, bir ülke, bir dönem okura göz kırpıyor.

Masa örtüsünden yaptığı pelerinle uçmaya çalışan, Bruce Lee'yi ne kadar dikkatli izlese de bir araba dolusu dayak yemekten kurtulamayan, imkânsızlıkları hayal gücüyle telafi eden, hayal gücünü ise kitaplardan alan bütün çocukların hikâyesi: Son Güzel Günlerimiz.

Gözümü açtığımda asırlarca yaşlandığımı sanacak kadar uzun gelen, birkaç dakikalık uykular. Hâlbuki ben uykuya dalarken annesine doğru k oşmakta olan kızıl civciv henüz görüşümden çıkmamıştı. Hâlbuki ağacın gövdesindeki o karıncanın öteki karıncaya yol verirken yaşadığı telaş hala devam ediyordu. Hâlbuki annemin beni çağıran sesi, ismimin kısalığına rağmen daha yenice son harfimdeydi. Ama upuzun bir huzur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺29,05

Çağımızın önemli düşünürlerinden Jacques Rancière, günümüz düşüncesinin belkemiğine dönüştürülen uzlaşı kavramının politikadan sinemaya, edebiyattan medyaya çeşitli alanlarda izini sürerek, bu kavramla ilişkilendirilen yaklaşımlara esaslı bir eleştiri getiriyor.

Masumiyet atfedilen uzlaşının neleri örtbas ettiğine dikkat çeken Rancière, ırkçılık ve etnik arındırmanın yeni biçimlerinin ve insani müdahalelerin uzlaşı çağının tam merkezinde yer aldığını ve bu kavramın ne barış ne de insanların kendi aralarında anlaşması olduğunu savunuyor.

Uzlaşı Çağına Notlar, şimdiki zamana yönelik bitmek bilmez izahlar, hafıza kaybı politikaları, geçmişe vedalar, anma törenleri, anımsa ma yükümlülükleri, umut dolu yarınlar iddiasının inkârı, yeni yüzyılın ve yeni ütopyaların yüceltilmesi gibi zamana emanet edilmiş girift meseleleri düşünmek için bir anahtar niteliği taşıyor.

Eleştirel ve ayrıksı bir filozoftan etkileyici bir düşünce güncesi...

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 205
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺62,25

Modern insanın içsel çelişkilerini konu ettiği eserleriyle Amerikan edebiyatının başkaldıran sayılı kalemlerinden Herman Melville, Yapmamayı tercih ederim cümlesini edebiyat tarihine ve okurların hafızasına kazıyan Katip Bartleby novellasında ölümsüz bir karakter yaratır.

Avukatlık bürosunda katiplik yapan Bartleby'nin naif bir reddedişle başlattığı direniş sarmalı, dünyaya dair esaslı bir bakış açısına dönüşür. Son derece basit görünen bu tercihin alışılmış davranışlar bütününü uğrattığı çaresizlik karşısında duyulan haz, büyük değişimlere yol açan yangınların küçük kıvılcımlarla alevlendiği gerçeğini de bir kez daha hatırlatır. Modern dünyaya karşı pasif direnişin simgesi olan Bartleby karakteriyle Melille, özgür iradenin ölümsüz anıtını sözcüklerle dikiyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺29,05

Fernando Pessoa geride bıraktığımız yüzyılın kısacık bir zaman dilimine sayısı tam saptanamayan yazar kişiliklerini ve şiirden öyküye, tiyatro oyunundan düşünce metnine dek binlerce sayfalık eseri sığdırmış, edebiyat tarihinin en özgün şahsiyetlerinden biridir.

Pessoa'nın olaysız diye nitelediği ve neredeyse okuma yazma öğrendiği andan ölümüne dek tuttuğu günlüklerle, sayısız not ve elyazmasıyla bir sanat eserine dönüştürdüğü bu yaşamöyküsü, derin ruhsal çalkantılarla dolu, sanatın, edebiyatın ve düşüncenin her alanına müdahaleleriyle şekillenmiş, başlı başına bir yaratı olmayı amaçlamış bir yaşamın anlatısıdır.

Yazarın günlüklerinden, notlarından ve mektuplarından oluşa n, hayali ve gerçek kişilikleriyle kurguladığı metin parçacıklarından oluşan bu derleme, Pessoa evreninin kapısını açarken dönemleriyle, kişiliği ve kişilikleriyle, dünyasıyla tanışmamızı sağlıyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺62,25

Zeynep Uzunbay, yeni öykülerinden oluşan Çoğunluk Dersleri'nde, çoğunluğun uğultusunda kendine yer açmaya çalışmaktan yorulanların yalın sesi olmaya devam ediyor.

Suskun karakterler, yaşadıklarından ziyade başa çıkma biçimleriyle birbirlerine değdikçe, bıçak daha da derinlere saplanıyor. Pusula hayatın akışını gösterdiğindeyse, gerçekler kurgunun sınırlarını galebe çalıyor.

Çoğunluk Dersleri; terleyerek atılacak illetin, kabuğu düşse kapanacak yaranın, yürekten kâğıda akacak zehrin, dile geldikçe az gınlaşan küfrün, arandıkça yitirilen mutluluğun parçalarını birleştiren görkemli bir kırkyama...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 135
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺41,50

Kendinden kaçan, kaçtıkça yakalanan ve yakalandıkça tekrar kopan bir metin Kaçışın Ürküsü. Zamanların ve mekânların birbirinin içinden geçerek çoğaldığı, dehşetini eksik etmeyen bir çiçek dürbünü. Bu dürbünden okur belki kaos, belki toplumsal ya da bireysel bir şizofreni, belki de hezeyanlı bir tarih yazma çabası görecek. Kesin olan tek bir şey var: Bu bir kaçış öyküsü. Avni'nin kendinden, bedeninden, bedeninin ona fısıldadıklarından ve bunların sonucunda toplumdan, insandan, bir tarihten, belki de gelecekten kaçışı. Hiçliğe doğru ürpertici bir koşu. Bedeni ancak işkencede ve linçte kabul gören, toplum karşısında hiçleşen bireyin yepyeni bir dille kurulan çağıltılı anlatısı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 82
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺29,05

Edebiyatımızda günlüğün bir tür olarak kabul görmesindeki tartışmasız rolüyle, Türkçenin hem kazıcısı hem kuyumcusu Salâh Birsel Aynalar Günlüğü'nde kendisiyle ve okuruyla mahrem söyleşisine devam ediyor. Günlük türünde bir esere verilen ilk ödülün de sahibi olan Birsel, Günlükler dizisinin bu üçüncü kitabında 1986-1988 yılları arasındaki, yetmişlerine yaklaştığı günleri paylaşıyor. Yaşlılık ve ölüm rüzgârlarının efil efil estiği sayfalarda edebiyatın yakın ve uzak karakterleri canlanıyor, Edip Cansever'in deyişiyle Kentlerin Büyük Terzisi'nin terzihanesi okura tüm hoşmerimliğiyle açılıyor.

"Ama yetmiş beşinde, sekseninde hâlâ dingildek ve Kemal Sunal gibi sırıtkan papatyalar da var. Bunlar, yaşamaya ne kadar? Ya ben? Ben ne kadar?" diyen yazarla birlikte biz de yaşlılık biliminde az da olsa yol alıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 211
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺45,65

Gerekçesi bilinmeyen bir ölümün hayatta kalanlar için yaşama sebebi olduğu, bu olayı aydınlatacak anıların birbirine karıştığı, anımsamanın kuşkularla, hatalarla, bulanıklıklarla ve farklı seslerle lekelendiği yerden geçer Flandra Yolu. Hem gerçek bir güzergâha hem de bir anlatı patikasına dönüşen bu yol, benzersiz kurgusu ve ritmiyle edebiyat tarihindeki en özgün eserlerden biri haline gelir.

Savaş felaketinin gerçeklik duygusunu yok ettiği ortamı, konturları silinmiş bir metinle belleğimize kazıyan Nobel ödüllü Claude Simon, bir gecenin birkaç saatine sayısız dönemi ve olayı sığdırarak şiddeti, bireylerin birbiriyle, aileyle, duyumsal dünyayla, doğayla, evrenle ilişkisini sorgularken dilsel bir şölen yaratıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 303
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺78,85

Savaşın gölgesinde faşizm karanlığına adım adım sürüklenen Avrupa'da insan doğasının en yaban arzularına savrulan; sanrılar, kâbuslar ve aşırılaşmış cinsel deneyimlerin ortasında, ruhunu en az dış dünyası kadar kirleterek nihilistçe bir arınışa ulaşmaya çalışan bir adam...

Yazıldığı dönemden itibaren yirmi yılı aşkın süre yasaklı kalan; tiksinti, safiyet, kutsallık, ihlal, tabu, nefret, tutku, taşkınlık gibi çeşitli ikiliklerle erotizm ve ölüm birliğinin tanıtlandığı Göğün Mavisi, Georges Bataille'ın, onun putları alaşağı etme marifetinin, provokatif dünya görüşünün ve öfkesinin en keskin ifadesi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 135
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺49,80

Çağdaş Japon edebiyatının en sıradışı yazarlarından Kobo Abe’den, toplumdan, insanlardan ve bakışlardan kaçan bir mutlak-yabancıya, görülse de fark edilmeyen kimliksiz ve isimsiz bir anti-kahramana dair eşsiz bir anlatı: Kutu Adam.

Kutu Adam, gerçeği ve düşü, hayali ve hakikati, kurguyu ve nesnelliği kendi deneyimiyle aşar; ama ne deneyimin gerçekliğinden emindir ne kendi varlığından. Şehrin sokaklarında, köprü altlarında ve kuytularda dolaşır; sahte Kutuadamlardan, topluma karışmaya gönüllü sözde Kutuadamlardan nefret eder. Görülmekle ve görülme arzusuyla tanımlanan bu dünyada, görünmez olmak isteyen kişinin kaderi varolmamak, varlığı yadsınan bir Kutu Adam olmaktır.

Küçük şeylere baktığımda, içimde yaşama arzusu uyanıyor, “Yaşamayı sürdürsem de olur” diye düşünüyorum. Yağmur damlaları... Islanıp küçülmüş deri eldivenler gibi küçük şeylere... Aşırı büyük şeyleri seyrettiğimdeyse ölmek istiyorum. Millet Meclisi ve dünya haritası gibi büyük şeyleri...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 204
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺65,90

Lilith ve Babaannemin Usturası isimli kitaplarıyla okurların beğenisini kazanan, özgün üslubuyla beklenti yaratan Esra Pekin’in yeni romanı Bir Katilin Tükenmez Kalemi, alışmak, unutmak, ölüm ve yaşam üzerine çok katmanlı anlatısıyla, kadim bir sorunun cevabını arıyor: maktul kim, katil kim?

Zamanın içinde salınan, Lizbon’un sarı sokaklarından zihnin zifiri kuytularına uzanan, gerçekle sanrının kol kola yürüdüğü satırlardan sızan duygular, okurunu gerilimli bir sorgulamaya sürüklüyor...

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺33,90

İspanyol asıllı Fransız yazar Michel del Castillo’dan, karşısına duvar misali dikilen makûs talihinden sıyrılıp toplumda kabul görebilmek için insan doğasında saklı olduğuna inandığı masumiyete sığınan, lanetli ve yalnızlığa mahkûm bir ruhun öyküsü: Gitar.

Varoluşa içkin tüm çelişkileri ve uç noktaları derinlemesine tahlil eden Castillo, Gitar’da iyilik ve kötülüğü hasarlı bir bedeni sarıp sarmalayan birer giysiye dönüştürüyor.

Galiçya kırsalının büyüleyici ve çetin topraklarında önyargılara, sıradan kötülüğe ve tabulara karşı kalplere ulaşma mücadelesi veren, toplum tarafından dışlanmış bir cücenin, umutsuzluk sarmalından coşkun ezgilerle kurtulma çabasının etkileyici öyküsü...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺37,90


Orhan Kemal Öykü Ödüllü yazar Zafer Doruk, uzun bir aradan sonra yeniden okurlarıyla buluşuyor. Çukurova’nın sıcağından ses veren bu yeni öykülerinde varoşlar tozu toprağıyla hayat bulurken coğrafyanın kendine  has yaşam kültürü bütün renkleriyle elle tutulabilecek kadar canlanıyor. 12 Eylül darbesinden günümüze uzanan geniş bir zaman diliminde; arka mahallelerin münhasır evleri, yasak aşkları, evlerinden alınan babaları kadar kuşbazlar, torbacılar, bıçkınlar ve uçurtma kralı çocuklar da dolaşıyor.

Yaşamının büyük kısmını Adana’da geçiren Doruk, bu kozmopolit şehirden taşra yaşamına içten ve gerçekçi bir bakış yöneltiyor ve okurlarını da bu bakışa ortak etmeyi başarıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺29,90

Çalışmanın, bize dayatıldığı kadar doğal ve ezeli bir yeti olmadığını anlatan, yüzyıllar aşarak günümüze ulaşabilmiş bu küçük kitapçık için Paul Lafargue’a teşekkür borçluyuz. Tembellik Hakkı, bir aylaklık çağrısı değil, vahşi kapitalizmin kadın, erkek, çocuk demeden herkesi mecbur kıldığı çalışma mevhumuna, yaratıcılık yitimine bir itirazdır. Ücretli kölelik düzenini tümüyle reddetmek yerine insanca “çalışma” talebini en başa yazarak boş vakit hakkından vazgeçen işçilere, bu düzeni değiştirilemez sayarak içinde debelenen hepimize, yaklaşık yüz elli yıllık güçlü bir sövgü ve yergidir.

Özgün bir Marksist olan Lafargue, kendi tarihsel düşüncesini Proudhoncu görüşler ve Paris Komünü’nün etkileriyle harmanlayarak “çalışma-tüketme-uyuma” cehennemi döngüsünü parçalamaya vurgu yapar. 19. yüzyılın kolektif zihniyet yapılarının analizini ve entelektüel monografisini sunarken, hedefinde bu çalışma aşkının esas kaynağı; din adamları, ekonomist ve ahlakçılar vardır. Gerçek yaşamın, bir azınlığı zenginleştirmeye devam etmek için çalışmak ve tüketmek arasında yitip gittiği gerçeğini görmek isteyenlere...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺25,90

Henri Lefebvre’in dünyayı, toplumsal çalkantı ve üretim ilişkilerini kavramak ve yorumlamakta başat kılavuzlardan biri olan Marksizmi temellendirmedeki katkısı kesinlikle göz ardı edilemez. Kuşaklar boyunca okunmuş ve okunmaya devam edecek bu çalışmasında Lefebvre, Marksizmi felsefi, ahlaki, sosyolojik, tarihsel, iktisadi ve siyasi yönleriyle ele alarak; her dönem derin sarsıntılar yaratmış ve yaratacak olan bu ideolojiyi dogmatizme düşmeden, kendine özgü geniş kavrayışıyla, özlü ve anlaşılır bir ifadeyle aktarıyor.

Etkisi görülmeye başladığı andan itibaren pek çok yanlış yorumlamaya da konu olmuş Marksizme dair bu giriş kitabı, Marksist felsefeyi olduğu kadar, Marx’ın, düşüncesini temellendirmek için kullandığı tarihsel analizi ve bilimsel yaklaşımı ortaya koyarken, siyasi ve sosyolojik olarak tarihe damgasını vurmuş bu dünya görüşünü en bildik iki veçheye, iktisada ve topluma indirgemekten de özenle kaçınarak gereken bağlama oturtuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺35,90

Odamda Yolculuk, Xavier de Maistre’in insanlığa yüzyıllar önce armağan ettiği bir seyahat biçimidir; oda hapsiyle cezalandırılmış genç bir subayın, dört duvarın sınırlarını sonsuzluğa evrilttiği düşsel bir yolculuktur bu. İzlenecek güzergâh, mola verilecek duraklar, deneyimlenecek coğrafyalar bellidir; hatta her seyahatte olduğu gibi beklenmedik kazalar dahi gerçekleşecektir.

Zamanı ve mekânı önemsemeksizin bu mecburi istirahatini kapatana yönelik bir eleştiriye dönüştüren, ruh ve beden bütünlüğüne dair tartışmalar kadar dönemin politik atmosferini de satır aralarından yansıtan ve günümüze kadar ulaşan üç asırlık bir mücevher...

“Beni bir şehri dolaşmaktan men ettiler. Hepsi bu. Ama bütün bir evreni bana bıraktılar: Uçsuz bucaksızlık ve sonsuzluk emrime amadedir.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺33,90
1 2 3 ... 15 >
Çerez Kullanımı