Deneme türünün mihenk taşlarından Salâh Birsel "1001 Gece Denemeleri" dizisinin en cümbüşlü ciltlerinden Asansör'de okurlarını erguvanî bir yolculukla selamlıyor. Empresyonist tabloların pastel dokunuşlarında hülyalara dalarken tarihe tanıklık etmiş rengâhenk çakılların parıldattığı kıyıları kulaçlıyor. Anıların çağıldadığı Beyoğlu sokaklarında gezinirken tozlu sayfalara sıkışmış anıları cilalamaktan geri durmuyor. Montaigne, Cicero, Rousseau, Hugo... Duyulmadık nice tarihsel anekdotu kendine has kalembazlıklarla aktarırken Antik Yunan'da bindiği zamanın asansörünü dünya sinemasının başyapıtlarından Metropolis'in distopik atmosferine ışınlıyor. Yalnız bir taş misali başladığı düşünsel yolculuğunda okuruyla çoğalıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 375
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺21,00

Salâh Birsel, on dört kitaptan oluşan 1001 Gece Denemeleri serisinin on birinci kitabı Kediler'de oya gibi işlediği denemeleriyle okuru gene diyar diyar dolaştırıyor. Colette'in kedilerinden el alıp kalemini Paris'in civcivli günlerinde Rousseau'nun Diderot, Grimm, Hume ve daha niceleriyle gelgitli ilişkilerine ve bu gelgitler arasında eserlerinin yazılma öykülerine uzatıyor. Miller, Dali, Gurdjieff, Mishima, hayvanları insanlardan çok sevdiğini söylemekten çekinmeyen Axel Munthe sayfalar arasında arzı endam ediyor. Birsel, 1930'ların İzmir'ini, burada geçen çocukluk ve gençlik günlerini ise kahveleri, lokantaları ve müdavimleriyle, sonradan ünlenecek simalar eşliğinde sahneye sokuyor. En son da, yaşamı bir melod ramı andıran şair Tokadizade Şekip gözlerimize bir damla yaş konduruyor.

Bu denemeler, Birsel'in kendi sözleriyle ifade edersek, kahve söyleşileri gibi daldan dala konuyor ya da başladığı yerde değil, başlamadığı yerde bitiyor.

"Çünkü her kedi, Colette'in gözünde bir erdem örneğidir. Ona göre sıradan kedi yoktur. Bahtsız, ikiyüzlülük yapmak zorunda kalmış, iyi anlaşılmamış kedi vardır. Şifa bulmaz bir insan yanılgısının alçak elle dağıttığı kedi vardır. Hiç gelmiyecek bir ödülü, bir anlayış ve acıma ödülünü bekleyen kedi vardır."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 180
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺24,50

Edebiyatımızda günlüğün bir tür olarak kabul görmesindeki tartışmasız rolüyle, Türkçenin hem kazıcısı hem kuyumcusu Salâh Birsel Aynalar Günlüğü'nde kendisiyle ve okuruyla mahrem söyleşisine devam ediyor. Günlük türünde bir esere verilen ilk ödülün de sahibi olan Birsel, Günlükler dizisinin bu üçüncü kitabında 1986-1988 yılları arasındaki, yetmişlerine yaklaştığı günleri paylaşıyor. Yaşlılık ve ölüm rüzgârlarının efil efil estiği sayfalarda edebiyatın yakın ve uzak karakterleri canlanıyor, Edip Cansever'in deyişiyle Kentlerin Büyük Terzisi'nin terzihanesi okura tüm hoşmerimliğiyle açılıyor.

"Ama yetmiş beşinde, sekseninde hâlâ dingildek ve Kemal Sunal gibi sırıtkan papatyalar da var. Bunlar, yaşamaya ne kadar? Ya ben? Ben ne kadar?" diyen yazarla birlikte biz de yaşlılık biliminde az da olsa yol alıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 211
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺24,50

“Aslan denemeci”lerden Salâh Birsel, 1001 Gece Denemeleri’nin bu kitabında da yine uçsuz bucaksız söz denizlerinde pupa yelken seyrediyor, İstanbul’un
sonbahar ağaçlarından Yüksekkaldırım’ın sokaklarına, gençliğin ne ince bilim olduğunu çakmış yazarlardan sezarların, çarların, sultanların hafiyelerine
varıncaya dek yedi düvelden yedi bin konu üzerine kafa yoruyor. İnce kıyım bir deneme dersi de cabası: “Bir denemecinin işi kitaplarda, doğada ve de yaşamın içinde tık eden altını bulup çıkarmak, okurların gönlünde bir düşünce uyandırmaktır. Bunu yaparken, üstünü başını altın tozuna bular, kalemini de yaldız çanağının içine düşürürse oh, gel keyfim gel.”

Yine kafamız karışacak ama ne gam! Ne de olsa “denemenin bir tanımı da çetrefil olmayan şeyleri çetrefil yapma sanatıdır.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 157
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺21,00

Geçmiş zamanı dillendirirken günümüze kaşık çalmaktan geri durmayan Salâh Birsel’in us tasına bu kez hafiyeler düşüyor.

Külliyatının en havai eserlerinden Hafiyeler Önde Gider’de Birsel, II. Abdülhamit döneminin gedikli hafiyelerine ve jurnalcilerine bir selam çakarak, dünya yazın tarihine damga vurmuş yazarların metinlerinin peşinde hafiyelik yapıyor. Aklının çengeline takılan kavramları boylu boyunca tezgâha yatırıyor; Batı’yla Doğu’yu ayıran keskin çizgileri bulanıklaştırıyor; tarihsel anekdotlarda tüy misali salınırken, kıvrak üslubuyla dünyayı hallaç pamuğu gibi atıyor.

“Şimdi de gelsin mi Salâh Birsel’in paraşüt oturtması:
Hafiyeler önde gider. Hafiye olmayan hiç kimseyi de önde yürütmezler.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 118
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺21,00

Sayfa Sayısı : 0
Basım Tarihi :
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺6,00 KDV Dahil

Deneme türünün en yetkin kalemlerinden Salâh Birsel, Sivil Haklar Hareketi’nin (Civil Rights Movement) kıvılcımlarının alevlendiği, ırkçılığın ve toplumsal adaletsizliğin ülkeyi keskin bir çizgiyle ayırdığı 60’lar Amerikası’nda bir yolculuğa çıkarıyor. Şişedeki Zenci, yalnızca bir dönem anlatısı ya da denemeden ibaret değil; Birsel, geçmişin kulaklarını muzipçe büküyor, kusursuz üslubuyla Harlem sokaklarında, protesto yürüyüşlerinde, karanlık ghetto’larda, “Zenci” üniversitelerinin bahçelerinde dolaştırıyor, “belleğinin buyurduklarını ortalığa saçıyor.” Yılgın kitleleri dizginlenemez bir güçle harekete geçiren ve ırkçılıkla savaşımın neferleri haline gelen Siyahi Önderlerin hikâyelerini çevik ve nüktedan dokunuşlarla kaleme alarak, Beyaz kutuplu Amerikan tarihine “karambol” çekiyor.

Beyaz adamlar ile efendilerin sultasının nasıl yıkıldığını okumak isteyenlere...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 167
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺21,00

Şair ve deneme yazarı Salah Birsel, Türk edebiyatının önde gelen ustalarındandır. Günlük konuşma dilinde pek az bilinen sözcük ve deyimleri tedavüle sokmakla kalmaz, kendi yarattığı ilginç deyişleri de sıkça kullanarak oluşturduğu anlatımını alaycı tavrıyla birleştirdiği özgün bir üslubun sahibidir de. Salah Birsel, 1001 Gece Denemeleri’nin bu son halkasında da gerçek bir edebiyat şöleni sunuyor; sohbet eder gibi, içten, şakacı, ironik tarzı okuyanda tiryakilik yaratıyor.

“Ben denemelerimi şiir gibi yazarım. Boyuna sözcükler, tümcelerle boğuşurum. Bir yerde, yazının iplerini çekenin ben olmadığımı, benim yerime, deneme yapısına karışmış sözcüklerin karar verdiğini, buyruklar savurduğunu görürüm. Kimi zaman belli bir tümceye denememde yer vermek istediğim halde, bunun üstesinden gelemem. Denemenin yapısı, denemedeki öteki tümcelerin sıralanışı buna engel olur.

Ey okur, gıkını çıkarmadan okuduğun denememize şaşıp kalma. Bunun ayıbı da şanı da bizimdir.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 127
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2015
₺21,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 327
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2014
₺28,00

"Deneme bir  de bilgi kumkumasıdır. Denemeci istese de, istemese de, yazısından birtakım bilgiler fışkırır. Yazar sadece gördüklerini, duyduklarını ve okuduklarını yazar. Bu da bilginin ta kendisidir. En büyük bilgi kitabı ise yaşamdır. Yaşam yazarın önünde hasırcıavut karpuzu gibi koskoca ve dopdolu durur. Yazarın onu kütletmesi, kütürdetmesi için bıçağı eline alıp yüreğine saplaması yetişir.

Şimdi geldik mi kendimizi terazilemeye. Benim için en değerli şey insan sevgisi, sanat sevgisidir. Denemelerimde onları boyuna sahneye çıkarırım. Aralıkta zorbaların diktatörlerin yüzlerine kir düşürmeye de büyük özen gösteririm. Her zaman üstünde durduğum bir sanatçı vardır: Proust. Tıknefesin teki. Odası, nemi çeksin diye mantar tabaklarıyla doludur. Odasına kapanır, yatağına kurulur, yazılarını orada yazarb. Kimi zaman, iki gün yerinden kıpırdamadığı olur. Dışarda, kapının önünde de yardımcısı Bayan Celeste'in yüreği, 'Mösyö Proust öldü mü, ölmedi mi? diye -çağrılmadan içeriye girmesi kesinlikle yasaktı-ağzıyla göğüs kafesi arasında mekik dokur.

Proust, 16 ciltlik Geçmş Zaman Ardında'yı bitirdikten sonra: 'Artık ölebilirim' demiştir. Öye de olur. Romanın son noktasını kondurunca avucundaki can kuşunu da uçurur.Bu, insana inanılmaz görünür. Ana gerçek sanatçı budur. Yarattığı şey kendi yaşamından önce gelir.

Giderek, deneme bir de biçem demektir.

Biçem, yani üslup yoksa, deneme de yoktur.

Üslubun tanımı da şudur: Yazarak ölmek."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 173
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2014
₺21,00

 Türk edebiyatının özgün ismi ve deneme türünün öncülerinden Salâh Birsel, Paf ve Puf’ta dili, üslubu ve hikâyeciliğiyle yine o bildik sanatını konuşturuyor.

Salâh Bey’in yazınında zaman, mekan, coğrafya ve sınırlar kalkar, hiç bilinmeyen anekdotlara ya da çok bilinen ama hiç böyle anlatılmamış bilgilere kapı açılır; tüm dünya dolaşılır. Ama düşünceli bir yazar olduğundan arada da okura nefes aldıracak molayı tereddüt etmeden verir.

İspanyol sömürgelerinden Kızılderililere, polisiye romanların ve karakterlerinin  çözümlenmesinden Ahmet Mithat Efendi’nin Avrupa gezisine, tarihi işkence yöntemlerinden Hitler’in psikolojisine, Abdülaziz’in tahttan indirilmesinden Namık Kemal’e, Abdülhamit’e, Ziya Paşa’ya, Nef’i’ye, Nevres’e, Fransız toplumcularına, Aztekler’e... ulaşılmamış coğrafya ve
anlatılmamış kişi bırakmıyor Birsel. O tarihin dehlizlerinde, edebiyat ve edebiyatçıların gizlerinde dolandıkça okura da bu gösterişsiz ama güçlü anlatımın keyfini çıkarmaktan başka seçenek kalmıyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 151
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺21,00

Türk edebiyatının özgün ismi Salâh Birsel, bir yılını yansıttığı günlük tadındaki denemelerinde yine daldan dala atlıyor, şiirlerin ve şairlerin, kitapların ve yazarların arasında dolanırken bazen kafasını kitaplığın rafına vuruyor, bazen kitap elde uyuyakalıyor. Televizyonda yayınlanan bir filmden Hüseyin Rahmi’ye, oradan sahaflara ya da Fransız edebiyatına; dergicilikten edebiyat festivallerine ve yayıncılığa; Divan edebiyatından kargalara ve insanlık hallerine değinirken hicvin ve alaycılığın bayrağını en tepelerde dalgalandırıyor.

Aynı zamanda usta bir kelime üreticisi de olan Birsel’in şallamşopluğa ve aşirementoculuğa, lafın kösteğine vuranlara, aferinbad toplamak için zittirikleşenlere ise hiç tahammülü yok. Efsus ki efsus, voyvosunu hemen çekiyor ve onları süllümsako ve bidibidibako ortalıkta bırakıyor....

"Hangi yazar, hangi kitabın sakalına maşallah oturttu, hangi kitaba fil tufanı denilen tufanla tetik düşürttü? Benim merakım da budur."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺21,00

Araştırmacı, denemeci, şair, sözcük üreticisi... Türk edebiyatının en özgün kalemlerinden
Salâh Birsel, hicivli anlatımı, güçlü betimlemeleri ve engin bilgisiyle edebiyatta şiir ve
cinayet temalarını mercek altına alan denemelerinde, okuru dünya edebiyatının önde
gelen isimleriyle buluşturup keyifli ve derin bir yolculuğa çıkarıyor.
Şiir ve Cinayet, Birsel’in edebiyat tarihinin dehlizlerinde dolaşarak ulaştığı anekdotları
okurla buluşturan, delilik, cinnet, adalet mücadelesi gibi sanata sirayet etmiş temaları
titizlikle inceleyen, ufuk açıcı ve iddialı bir yapıt.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺21,00
Zonguldaklı şair Rüştü Onur bir mektubunda "Ben ölecek adam değilim," dese de, arkasında kitaplaşmamış şiir, mektup, hikâye ve denemeler bırakarak 22 yaşında yaşama veda etti. Salâh Birsel, çok önemsediği dostunun anısına şiirlerinin tamamına yakınını, mektuplarını, bazı hikâyeleri ile ölümünden sonra onun için yazılanları bir araya getirerek bu saygı kitabını hazırladı. Mektuplara yansıyan dostluklarla edebiyat tarihimizin önemli bir kesitini de yansıtan bu önemli kaynak aynı zamanda umutlarla dolu, ‘yerel’den ‘merkez’e uzanmaya çalışan, şiire vakfolunmuş bir yaşamın hazin hikâyesini de anlatmaktadır. Bir şair yaşamıştı Zonguldak’ta Adı Rüştü Onur’du Bilseydi hatırlanacağını Ölümünden sonra Memnun olurdu. -Behçet Necatigil
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 125
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2013
₺21,00

Tarihi anekdotlardan gündelik hayatın sıradanlıklarına, edebi eserlerin içeriğinden nasıl yazıldıklarına, yazarların okullarda öğretilmeyen özelliklerinden çeşitli edebi akımlara, aynalardan fotoğraflara, şehirler hakkında yazanlardan edebiyat tarihçilerine, bahçelerden dostluklara, denizlerden yolculuklara uzanan denemeler okurları edebiyatın ve hayatın gizlerini keşfetmeye çağırıyor. Salâh Birsel; Ziya Osman Saba, Marcel Proust, F. Scott - Zelda Fitzgerald, Ernest Hemingway gibi birçok yazar ve düşün insanının yaşam çizgilerini, pek de ön plana çıkmamış yönlerini ve psikanalitik açıdan sınır durumlarını tekrar yorumlarken, İstanbul başta olmak üzere dünyanın çeşitli coğrafyalarında okurlarını derin bir yolculuğa çıkararak, bütün bu olup biten karşısında herkesi bir kez daha saygı duruşuna davet ediyor. Kurutulmuş Felsefe Bahçesi’nde Salâh Birsel’in kendine has deneme üslubu her satırda hissediliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 126
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺21,00

Boğaziçi, Dünya Coğrafyasının en güzel kesitlerinden biri. Doğanın, Tarihin ve Şimdiki Zaman’ın benzersiz bir alaşımı. Üzerine çok şey yazıldı iki bin yıldır, ama Salah Birsel’in "Boğaziçi Şıngır Mıngır"ı başka: Günün her saatinde nasıl renk değiştiriyorsa, Birsel’ in üslubu da öyle.

- Enis Batur


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺38,50

''Yeryüzünün belli başlı mitolojik kentlerinden biri İstanbul, kentin şahdamarı Beyoğlu. Her yiğidin harcı değil böyle zorlu bir konuyu kuşatmak. Salâh Birsel'in boşuna en ünlü kitabı olmamıştır: Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, yayımlandığı 1976 yılından bu yana, edebiyatımızın kült kitaplarından biri sayılagelmişse, bunun en somut nedeni bir benzerinin kaleme alınamamış olmasından geliyor. Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, yalnızca bir semtin, bir caddenin panoramik tarihi olarak sınırlanamaz: Aynı zamanda bir dönemin çokrenkli tanığıdır. Daha da önemlisi: Türk Edebiyatı'nın en keyifli yazılarından biri.''

Enis Batur


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 253
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺28,00

Salah Bey Tarihi, Türk Edebiyatının anayazı’larından birini getirdiği için önemli, herşeyden önce: Bizim “deneme” geleneğimizde, modern dönemin güçlü, yolaçıcı örneğini Birsel kurmuştur. İkinci bir özelliği bu toplamın: Öznel tarih yazımının en gözüpek yaklaşımlarından birini getirmesi. Salâh Bey Tarihi’nin baskın özelliğini sona bıraktım, belki öne çıkarılması gerekeni odur: Okurda benzersiz bir damak tadı bırakan üslubu. Büyük bir okuma şöleni getiriyor Kahveler Kitabı. Vehbi ‘Surname’si ile Disneyland’ı içinde eriten bir bireşim.

- Enis Batur


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 278
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺28,00

Şiirin,roomanın, oyunun, günlüğün, denemenin altını bakırından ayırt edemeyen kişi, tecim alanında olsun, politikada olsun, kapalı oda işlerinde olsun başarı sağlayamaz. "Hay bunlar, ne kadar yaman ve korkusuz olsa da, evin içinde ya da dışında, kulak tutmayıp savında dirense de, bir kapıya köpek olmadan taş yastanıp toprak döşenmekten kurtulamaz. "Hele ömürleri boyunca bir kez iyi şiir'e sürünmemiş politikacılar boyuna bir kez iyi şiir'e sürünmemiş politikacılar boyuna solu sağa, sağı sola çekirdeklik ederler ve de cam gibi kırılmakla övünmekten öteye geçemezler. "Bunlara karşılık, doruğa yerleşmiş, ustalığı madalya gibi göğsüne takmış sanatçılar, şairler, musikiciler, şiirin, resmin, heykelin, musikinin iyisini kötüsünden uzak tutmasını bilen can gözüdürler."


Sayfa Sayısı : 72
Basım Tarihi : Ağustos 2000
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 1. Hamur
Dili : Türkçe
₺8,40 KDV Dahil
Tükendi

Denemelerine Kaşıkçı Elması gözüyle bakan ve her denemesinde rozası altın değerinde
yeni Kaşıkçı’lar türetmeye çalışan Salâh Birsel, sanatı ve sanatçıları yaşamöyküleriyle ele
alarak okurlarını merak dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

Bir Zavallı Sarı At, caz sanatçısı ve saksofon virtüözü Charlie Parker’dan intiharını anbean
kaydeden Beşir Fuat’a; Virginia Woolf’tan James Joyce’a ve Henry Miller’a dek pek çok
kişinin hayatından çeşitli kesitleri bir araya getiriyor. Kusursuz üslubuyla müziğin şehirle,
sinemanın edebiyatla buluştuğu satırlar kaleme alan Birsel, kimsenin bilmediği bir
Beyoğlu defterini de okurlarına açıyor.

“Bu anlattıklarımız çığlık kuşlarıdır.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 175
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺15,40
Tükendi

"Bir denemecinin işi kitaplarda, doğada ve yaşamın içinde tık eden altını bulup çıkarmak, okurların gönlünde bir düşünce uyandırmaktır. Bunu yaparken üstünü başını altın tozuna bular, kalemini de yaldız çanağının içine düşürürse, oh, gel keyfim gel."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺10,20 KDV Dahil
Tükendi

Türkçenin gözbebeği Salâh Birsel’in düşüncelerini anbean kaydettiği gerçek bir edebiyat tefrikası olan Hacivat Günlüğü sıradan bir günce değil, yazının dehlizlerine açılan bir kapıdır. Günlüğünü bir deneme ustasının gayreti ve titizliğiyle tutan Birsel, bu türün edebi sınırlarını genişleterek bir ilke imza atmıştır.

1949-1956 ve 1972-1975 yıllarında tutulan notları kapsayan Hacivat Günlüğü, Birsel’in nüktedan kaleminden nasibini alan pek çok yazar, şair ve sanatçıyı bir araya getiriyor. Kimisi Birsel’in sevgi dolu övgüleriyle karşılaşırken kimisi ise eleştiri oklarının hedefi oluyor. Yeri geldiğinde kendisini de aynı oklara hedef ya da siper etmekten geri kalmayan Birsel eleştiri, deneme ve günlük türleri arasında mekik dokurken edebiyat tarihine emsalsiz bir katkı sunuyor.

Salâh Birsel’in denemeleri kadar yoğun, şiirleri kadar kısa ve vurucu günlüklerinin tamamını okurlarımızla buluşturacak olmanın kıvancını yaşıyoruz. “Ey okur, bu günlüğü okurken bil ki her şeyi anlatmak isteyen yazar bile her şeyi anlatamaz.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 286
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺21,00
Tükendi

Sayfa Sayısı : 160
Basım Tarihi :
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺10,20 KDV Dahil
Tükendi

"Gerçek, insanlığın mektuplarında daha bir kolaylıkla ele geçer. Lou'ya yazdığı mektuplar Apollinaire'in sevgilisine çokluk 'küçük keçim' dediğini açığa vurmuştur. Alain Fournier ile Jacques Riviere'in mektuplarında da bu iki yazarın birbirlerine "sevgili anneciğim" diye seslendiğini görebilirsiniz. Mayakovski ise sevgilisi Lili Brik'e yazdığ ıher mektubu "senin köpeğin" diye bağlar. Kimi zaman da bir köpek resmi yapmakla yetinir.
Cahit Sıtkı'nın Ziya Osman'a yazdığı mektuplar da içten kopan sözlerle doludur. Onun mektuplarında iki şey vardır: Şiir ve dostluk. Dahası, dostluk sevgisi onda şiir sevgisinden de üstündür. Tanpınar'ın mektuplarında da şiire, sanata bol bol yer ayrılır. Ama Tanpınar söylediklerini o biçimde söyler ki, okuyanlar, yazarın, başının üstünde bir su testisi taşıdığını, bir eliyle mektup yazarken, öbür eliyle de testiyi düşürmemeye çalıştığını sanır. Kısacası mektuplar neşeli paytondur."
 


Sayfa Sayısı : 120
Basım Tarihi : Eylül 1991
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺7,65 KDV Dahil
Tükendi

Bilgi cımbızla alınınca bir bütünden, sahip olana bilmek meziyetini kazandırmıyor. Salah Birsel bu alışkanlığımızı bildiğinden midir bilinmez, bütünü bir cımbızlık denemeleriyle sunuveriyor. İşte bu kitabı da bilirim diyene taş çıkartacak denemeleriyle doludur.
 


Sayfa Sayısı : 168
Basım Tarihi : Temmuz 1988
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 3. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺7,23 KDV Dahil
Tükendi

Kimya ve simya bilimlerinde eli bulunanlar bilir ki nezleli kargalar insanların 18 bin aleminde lengerendazdır. Çok göz sürerler, çok pala sürterler. Ömürlerinde bir kezcil kılkuyrukları, delicedoğanları, baştankaraları, İzmir yalıçapkınlarını geride bırakmamışlarsa da, enter-menter topu da güneşe: "Doğ, ya ki doğayım" der Kısacası herkese kılçık atıp künde oturtmanın ustasıdırlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 119
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.1991
₺3,24
Tükendi

Türk edebiyatının sayılı isimlerinden Salah Birsel'in 1950'li yıllarda gazetelerde yazdığı sinema kritiklerinden oluşan bu kitap, yazarın gözüyle Beyoğlu sinemalarına, Türk sinemasının o dönemki haline ve İstanbul'dan seyredilen dünya sinemasına ışık tutmaktadır…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺4,10
1
Çerez Kullanımı