• İndigo Kitap Kampanya
    İndigo Yayınlarında kaçırlmayacak fırsat'
  • Destek Yayınları Kampanya
    Destek Yayınları Kampanya
  • Kara Karga Kampanya
    Kara Karga Kampanya
  • Beyaz Baykuş Kampanya
    Beyaz Baykuş Kampanya
  • İmzalı Kitaplar
    İmzalı Kitaplar

1936 Türkiye-Ankara:

Atatürk, J.Churchward’ın 50 yıllık araştırmalarına dayanan “Kayıp Kıta Mu” kuramının izini sürmeye başladı. Churchward, Mayalar, Mısırlılar, Sümerler ve Uygur Türklerinin MÖ 12.000’lerde bir doğal afet sonunda Pasifik Okyanusu’nda sulara gömülen “Mu kıtasından” dünyaya yayıldıklarını iddia ediyordu. Atatürk, yaklaşık 3 yıl süren araştırmaları sırasında, Türklerin Orta Asya’dan önceki anavatanlarının Mu kıtası olup olamayacağını araştırmıştı…

Atatürk’ün ölümünden sonra bu çalışmaları kamuoyundan saklandı!

Bu kitapta James Churchward’ın MU KURAMINA, Mayalarla Türkler arasındaki ilişki tezine ve bu konularda ATATÜRK’ün araştırmalarına yer verilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺48,00
₺60,00

Dünyaca ünlü iki uzman tarafından, bilim dünyasında günümüzün en önemli fikirlerinden biri olan Antroposen’e bilimsel, tarihsel ve politik bir bakış.
Biz insanlar yalnızca bugünü etkilemekle kalmıyoruz. Yerküre’nin dört buçuk milyar yıllık tarihinde ilk kez, kendi geleceğini tayin eden bir tür söz konusu. Eskiden göktaşları, süper yanardağ patlamaları ve anakaralardaki yavaş tektonik hareketler Yerküre’nin ikliminde ve üzerindeki yaşam formlarında köklü değişikliklere neden olurdu. Şimdiyse Yerküre’yi değiştiren yeni bir güç var: Homo sapiens, sözde “akıllı” insan.
İnsanlığın gezegene olan etkisinin en düzeye ulaştığı ve neredeyse geri döndürülemez bir hâl aldığı bu sürece bilim çevreleri yeni bir isim veriyor: Antroposen. Kimilerine göre Antroposen, çevre üzerinde sahip olduğumuz benzersiz gücü simgelemektedir. Kimilerine göreyse bize doğaya hâkim olduğumuz yanılsamasını veren aşırı kibirden kaynaklanmaktadır. Bu konudaki görüşümüz ne olursa olsun, kulağa tuhaf gelen bu bilimsel terimin altında en derin korkularımızın ve ütopik fikirlerimizin bağlı olduğu; bilim, felsefe ile politikanın çarpıcı bir sentezi yatmaktadır.
Gezegeni Dönüştüren Güç: Homo Sapiens, çağlar boyunca doğa üzerinde bıraktığımız etkilerin izini sürerek insanlık tarihine dair yeni bir görüş sunuyor ve yarattığımız bu dengesiz dünyada türümüzü bekleyen geleceği gözler önüne seriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺48,00
₺60,00

Dünyanın en eski toplumlarından biri olan Türklerin, tarih sahnesine ilk kez Orta Asya’da çıktığı bilinmektedir.
Türkler tarih boyunca hareketli bir yaşam sürmüş ve koşullar gerektirdiğince çeşitli bölgelere göç ederek
geniş bir coğrafyaya yayılmıştır.

Göçebe bir kavimken güçlü bir uygarlık kuran Türklerin siyasal unsurları, kültürel birikimleri, günlük yaşama dair âdet ve gelenekleri hem onlarla beraber yayılmış hem de gidilen yeni toprakların unsurlarıyla harmanlanmış ve bunun doğal sonucu olarak zengin bir tarihî miras ortaya çıkmıştır.

Elinizdeki kitap, Mete Han’dan 1919 yılına kadar Türklerin tarihini kesintisiz biçimde ve kronolojik sıraya göre anlatmaktadır.

Bunu yaparken tarih boyunca kurulan beylikleri ve devletleri tanıtmakta; onların siyaset, bilim, kültür, edebiyat, sanat ve ekonomi anlayışlarını sebep-sonuç ilişkisi bağlamında ele almaktadır.

Orhan Yeniaras’ın akıcı ve kendine has üslubuyla kaleme aldığı Türklerin Tarihi, hem öğrencilerin başvurabileceği bir kaynak hem de konuya ilgi duyanlar için bir başucu kitabı niteliğindedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺59,90

Ukrayna’da, binlerce yıl boyunca dış dünyadan izole olmuş, devasa bir mağara sistemi keşfedilir. Tüm dünya nefesini tutmuş, asrın bilimsel keşfi olarak nitelendirilen bu olayı televizyondan canlı olarak takip etmektedir. Ne var ki hayranlık uyandıran bu karanlık ekosistemin derinliklerinden, birtakım kanatlı yırtıcılar gün yüzüne çıkar. Gözleri görmeyen yaratıklar, sese yönelerek avlanmak konusunda oldukça gelişmiştir. Öyle ki en küçük canlılardan en büyüklerine kadar hepsi onlar için birer avdır. Üstelik akla hayale sığmayacak bir hızla üreyerek tüm Avrupa’ya yayılırlar.

Pandora’nın kutusu artık açılmıştır. Bağırmak, hatta fısıldamak bile ölüme bir çağrıdır. Şehirler alev alev yanarken, dünya bir anda bambaşka bir yer haline gelir.Yaratıklar hızla dünyanın dört bir yanını kuşatırken, genç bir kız ailesiyle birlikte hayatta kalmanın yollarını arar. Yıllar önce geçirdiği trafik kazası sonucu işitme duyusunu yitiren Ally, sessizlik içinde yaşamanın nasıl bir şey olduğunu çok iyi bilmektedir; şimdi, ailesinin hayatta kalmak için tutunacağı dal da tam olarak budur. Evlerini terk etmek, kalabalıklardan uzaklaşmak, konuşmamak, sessiz ve sakin bir yer bulup beklemek…

Peki, kabus son bulacak mıdır? Kıyametin ardından geriye nasıl bir dünya kalacaktır? Ally ile ailesinin çıktığı bu kabus dolu yolculukta, kimi zaman hüznü kimi zamansa dehşeti yaşayacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 397
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺36,00

Dört kişi, doğum günlerinde aniden ortadan kaybolur. Görünürde hiçbir bağlantıları olmayan bu kişiler, bir internet sitesi üzerinden cesaret oyunu oynamaya yönlendirilmiş ve arkalarında, birbirinin aynısı olan doğum günü kartlarından bırakmışlardır.

Bu oyun senin hediyen. Oynamaya cesaretin varmı?

Polisler olayı önemsemez çünkü bu sadece bir oyundur. Aileler ise telaşlıdır ve işin peşini bırakmamaya niyetlidir; bu nedenle soruşturmaya psikolog ve özel dedektif olan Augusta Bloom dâhil olur. Augusta kayıp insanların yaşamlarını incelediğinde, hepsini birbirine bağlayan bir şey keşfeder. Bu, onları son derece tehlikeli hâle getiren bir şeydir.

Kayıp vakaları arttıkça ve yeni doğum günü kartları keşfedildikçe, Augusta gizemi çözmeye ve kuklacıyı bulmaya kendini adar. Ne var ki kendisi de ipin ucundaki kuklalardan biri hâline gelir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺39,20

Ser üzerimize geceyi,
Uğultumuz titretsin yürekleri!
Çek pusatlarını Çoga,
Doldur kelleleri tamuya!
Vur baltanı Temir Tonka,
Taşsın cenk meydanı kanla!

Adımız göğe bir yükseldi.
Sonumuz toprağa bir üflendi.
Kırk budaklı ulu çamın dokuz kolundaki tepeyiz,
Kartalların kanadındaki altın tüyün sahibiyiz!
Kayalar bizi haykırır, çağlayanlar adımızla coşar!
Toprak Ana, bizi adalet için akıttığımız kanla sarar!
Zirvelerden gelen rüzgârlar bize atalarımızı fısıldar!
Ey Ulu Tengri, yarılsın bastığımız toprak, aç gazap çukurlarını!
Harlansın Tamu’nun katran karası kazanları!

“Ölümden hayat dilenmek, ahmakların işidir!”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺59,90

Düşman: Yalnızlık ve Reddedilme

Silah: Oyun Terapisi’nin yaşam dolu, özgürleştiren oyunları

Oyun Terapisi, çocuğa korku, nefret, yalnızlık gibi duygularını, başarısızlık ve yetersizlik hislerini ve diğer sorunlarını “oynayarak sergilemesi” için verilen, yaşamsal bir fırsattır.

Bu kitaptaki vaka öyküleri gerçektir. Dr. Axline, tüm örnekleri tıpkı "Benliğini Arayan Çocuk"’taki gibi, oyun terapisine yönlendirilen çocuklarla yaptığı çalışmaların kayıtlarından derledi. Çocukların yaşları dört ila on iki arasında değişiyor ve sergiledikleri sorunlar da çocuklara özgü uyumsuz davranışlar yelpazesinde çeşitlilik gösteriyor; düşmanlık güden çocuk, içe kapanık çocuk, bağımlı çocuk, engelli çocuk vb. Kitapta, oyun seanslarıyla nasıl terapi uygulandığına ilişkin örnekler sunuluyor ve oyuncakların oyun odasında nasıl yaşamsal bir önem taşıdığı anlatılıyor.

Oyun Terapisi her ne kadar doğrudan doğruya psikologlara, psikiyatristlere ve bu alanda çalışan profesyonellere hitap ediyor gibi görünse de, aynı zamanda ebeveynler, öğretmenler ve çocuklarla  teması olan herkes için önemli ve faydalı bir çalışma olarak dikkat çekiyor.

“Alanındaki en iyisi.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 480
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺48,00

Gelmiş geçmiş en şaşırtıcı mühendislik dehasına, Halka Dünya’ya dönüş… Sözcüklere sığmayan teknolojik harikaların, çok sayıda insansı ırkın ve şimdiye dek yazılmış, en sevilen bilimkurgu öyküsünün dünyasına!
İnsan Louis Wu, En Arkadaki olarak bilinen puppeteer, Chmeee adlı kzinin oğlu Acolyte… Bu efsanevi karakterler bu defa Halka Dünya’yı savunmak için bir araya geliyor. Koruyucularla ilgili ilginç şeyler dönmektedir. Halka Dünya’ya dışarıdan gelen uzay araçları, daha gezegene inemeden yok edilmektedir. Vampirler her yerdedir. Ve Hortlakların da kendi planları vardır; onlara yaklaşmaya cesaret eden herkes er ya da geç öğrenecektir.

Halka Dünya’daki her ırk, daima kendi Koruyucu’suna sahip olmuştur. Şimdi, bizzat Halka Dünya’nın da bir Koruyucu’ya ihtiyacı var gibi görünmektedir. Peki, Halka Dünya Tahtı’na kim oturacaktır?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺36,00

Aşinalar, diğer Türk boyları gibi Hun İmparatorluğu dağıldıktan sonra Juan Juanların boyunduruğuna girdiler. Gün geçtikçe güçlenen Aşinalar, Kağan Anakui’yi rahatsız etmeye başladığında umulmadık bir buyruk verdi. Kurtlar, karanlık kuyulara sürüklenmeye başladığında, devri değiştirecek bir ihtilalin ateşi yüreklerde parlayıverdi. Ulu Kara Dağ’ın ulularından, o kutlu günün haberi geldiğinde Gökkurt, işareti ufukta gördü. Başlarını göğe kaldırıp, kutlu bir kağanlık için, kanlarının son damlasına kadar durmayacaklarına ant içtiler. İki kardeş; Bumin ve İstemi… Kutlu bir kağanlık için! Adalet için! Türk için! Göktürk olmak için ölüme yürüdüler! Kutlu bir çağın kapıları, altın başlı gök bayrağın dalgalanışıyla başladı. Pusatı kanlı Börülerin; acı, kan ve kahramanlık dolu mücadelesi… Hiçbir ihtilal bu kadar kanlı ve efsanevi olmadı! Cesaret; Şekilsiz sert bir demirdir. Ruh ise ateştir. Cesaret ve ruh sana kılıcı verir. Damarlarında akan kan da, onu kullanabilme yeteneğini.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺59,90

“Kötülüğün Tarihi” serisinin son cildi olan Mephistopheles ile birlikte, kötülük kavramını açıklamada en önemli figür olan Şeytan’a dair bugüne dek yapılmış en kapsamlı tarihsel çalışma tamamlanmış oluyor. İlk üç kitapta diabolojinin tarihini Ortaçağ sonuna kadar getiren Jeffrey Burton Russell, Mephistopheles’te Reform döneminden itibaren geleneğin izlerini sürüyor. Teoloji, felsefe, psikoloji, sanat, edebiyat ve popüler kültür öğelerinden faydalanarak Şeytan idesinin zihinlerimizde nasıl bir değişime uğradığını tanımlarken, modern zamanın entelektüel ve kültürel gelişmelerine de ayrıntılı olarak yer veriyor.

Alanında kilit isimler ve moda akımlar üzerinde duran Russell, Rönesans ve Reform dönemlerinde doruğa ulaşan cadı çılgınlığını, Aydınlanma’nın rasyonalist felsefesinin etkilerini, Romantik Şeytan imgesini ve 19. yüzyıl sonlarında Şeytan’ın edebiyattaki ve bilimdeki yerini irdeliyor.

“Kendini kötülüğe adamış tinsel bir kişilik olarak Şeytan’ın gerçekten var olabileceğine dair ne tür belirtiler söz konusudur?”

Şeytan her ne kadar modası geçmiş bir metafor gibi görünse de, çağımızın en korkunç olayları, radikal kötülüğü betimlemede bir sembole ihtiyaç duyduğumuzu göstermektedir. Muazzam bir kavrayış ve araştırmanın ürünü olan Mephistopheles, radikal kötülüğü açıklayabilmemiz için pek çok farklı yol öneriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺48,00

• Barzanilerin Türkiye’deki Kürtçülerle İlişkisi Ve Etkisi
• 49’Lar Olayı
• Faik Bucak Ve Şüpheli Ölümü
• Doğu Mitingleri
• Dr. Şıvan’ın (SAİT Kırmızıtoprak) Kurduğu Parti T-De Kdp/Kdp-T
• “İKİ Sait” Olayı (SAİT Elçi Ve Sait Kırmızıtoprak Cinayetleri)
• Irak’ın Kuzeyinde İnfazlar Ve Mustafa Barzani
• Dr. Şıvan Ve Sait Elçi Taraftarları Arasında “MİT” Tartışmaları
• T-Kdp’de Bölünmeler Ve Yeni Cinayetler
• Kuk-Pkk Çatışmaları
• T-Kdp Kökenli Parti, Örgüt, Yapılar, Çevreler
• I-Kdp – Pkk İlişkisi
• 15 Ağustos 1984 Pkk’nın Eruh Ve Şemdinli Baskını Ve I-Kdp’nin Tavrı
• I-Kdp – Pkk Çatışmaları (GÜNEY Çatışmaları)
• Kürdistani Cephe İle Pkk Arasındaki Çatışmalar
• I-Kdp – Pkk Çatışmaları (1997-1998)
• 2. Körfez Savaşı Sonrası Gelişmeler I-Kdp – Pkk Çatışmaları
• Irak’ın Kuzeyinde Pkk İçindeki Örgütsel Ayrılıklar, Çatışmalar,
İktidar Mücadeleleri Ve Kdp’nin Tavrı
• Ajan Saplantısı, Kişilik Çözümlemeleri, İnfazlar
• Pkk-Pwd Çatışması Ve Pkk İnfazları
• Pwd’nin Ortaya Çıkışı Ve Kuşkular
• Pkk Ve Kürt Çevrelerinde Nizamettin Taş Ve Mit Tartışmaları
• Pkk’dan I-Kdp’ye Sığınanlar Ve I-Kdp’nin Tavrı
• Pyd’nin Kuruluşu
• Pkk-Pyd İlişkisi
• Pyd’nin Kantoncukları - Ay’n El Arap (KOBANİ) Provakasyonları
• Pyd – I-Kdp Çatışması
• Pyd’nin Muhalif Kürt Gruplarla Çatışması
• Pyd’nin Muhalif Kürtlere Yaptığı İnfazlar
• I-Kdp İle Pkk/Pyd Arasında Hendek Çatışmaları Ve Polemikler
• Habur Rezaletleri: Cıa Peşmergelerinin Topraklarımızdan Geçişleri
“BİJİ Amerika” Diye Atılan Sloganlar
• Pkk’nın “KERKÜK” Planı
• Pkk’nın “SİNCAR” Planı
• I-Kdp – Pkk Arasında Sincar Çatışmaları-Tartışmaları
• Yezidiler
• I-Kdp İle Pkk Arasında Kalan Yezidiler
• Türkiye’deki Kürtçü Partilerin Ve Çevrelerin I-Kdp İle İlişkileri
• 16 Nisan 2017 Türkiye’de Yapılan “REFERANDUM” Ve Barzanicilerin Tavrı
• 25 Eylül 2017 Irak’ın Kuzeyinde Yapılan Barzani “REFERANDUMU” Türkiye’deki Kürtçülerin Referandumdaki Tavrı
• Apoculuktan Barzaniciliğe: Leyla Zana
• Hak-Par İle Psk Arasında Karşılıklı Suçlamalar Ve Polemikler
• Dün Barzani Karşıtı, Bugün Pro Barzanici: İbrahim Güçlü
• Dün Barzani Karşıtı, Bugün Barzani Taraftarı: Kemal Burkay


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 1036
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺100,00
₺125,00

• Abdüsselam Barzani’den Mustafa Barzani’ye
• Barzani Ailesi Ve Barzani İsyanları
• Kürtler Üzerinde İngiliz Siyaseti
• Kerkük’te Türkmenlere Yönelik Zulümler Ve Katliamlar
• Mustafa Barzani-Celal Talabani Çatışması
• Celal Talabani Hakkında “CAHŞ” Suçlamaları
• Mustafa Barzani’ye Yönelik “İHANET” Suçlamaları
• I-Kdp - Moskova İlişkileri
• Moskova - Bağdat İlişkileri
• Barzanilerin Bir Kez Daha Satılışı: Cezayir Antlaşması
• Barzanilerin Tarihi Yenilgisi Ve
Mustafa Barzani’nin Abd’ye Sığınışı
• Mustafa Barzani Ve İran Şah’ı Muhammed Rıza Pehlevi
• Barzaniler-İran İlişkileri
• Barzaniler-Abd İlişkileri
• Barzani-İsrail İlişkileri
• Yahudi Kürtler-Kürt Yahudiler Tartışmaları
• Barzani Ailesi Ve Yahudilik Tartışmaları
• İsrailli Kürtler Ve Barzaniler
• İşbirlikçi Bedirhanlar
• Mustafa Barzani-Kamuran Bedirhan İlişkisi
• Mesud Barzani Liderliğindeki I-Kdp
• Enfal Saldırıları Ve Halepçe Katliamı
• 1. Körfez Savaşı Ve I-Kdp (BARZANİLER)
• Çekiç Güç Ve Kürtler
• Cıa Ajanları Irak’ın Kuzeyinde
• I-Kdp – Türkiye İlişkileri
• Mesud Barzani’nin Ankara Ziyaretleri
• Mesud Barzani-Şivan Perver Diyarbakır’da
• Barzani’li Perver’li “MEGRİ Megri”Li Kürdistan Açılımı
• 25 Eylül 2017 Korsan Referandum
• Mesud Barzani’nin (KERKÜK) Oyunu
• Mesud Barzani’nin Tarihi Yenilgisi
• Türkmenlere Yönelik Katliamlar, Baskılar, Zulümler
• Kerkük’te Tarihi Soykırım
• Bop, Açılım Ve Kürt Raporları
• Karanlık Konsey; Atlantik Konseyi
• Kürt Lawrence’leri: Peter Galbraıth, Brett Mcgurk,
Davıd Phıllıps Ve Henrı Barkey
• Abd-Mesud Barzani Görüşmeleri
• Organize Alçaklık: Çuval
• 4 Temmuz 2003 Süleymaniye Baskını
• Türk Ordusuna Psikolojik Harekat
• 1992-2018 Arası Irak’ın Kuzeyinde Yapılan Parlamento Seçimleri
• Barzani Hanedanlığı-Erbil İktidarı
• Irak’ta Kürt Cumhurbaşkanları
• Kürtlerin Cumhurbaşkanlık Kavgası


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1046
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺100,00
₺125,00

“Babam Tanrı’nın Diyarı’na gitti anne. Artık tamamen yalnızız.”

Veronica Cavanaugh, yaşama sıkı sıkıya tutunmaya çalışmaktadır. Ama yıllardır gördüğü tüp bebek tedavisi ve alınan olumsuz sonuçlar onu sürekli yaşamın kıyısına itmektedir.

Üç yaşındaki kızı Elizabella bir mucize, onlarca başarısız sonucun arasında filizlenmiş bir umuttur. Şimdi bir de onun kardeşi olsun istemektedir.

Elizabella, annesinin yaptığı son düşükten sonra kendine hayalî bir arkadaş edinmiştir. Üstelik oyuncu olmaktan çok, kızının kulağına ürpertici sözler fısıldayan şeytani bir arkadaştır bu, bir sorun çıkarıcıdır.

Bir gün Elizabella, babasının Tanrı’nın Diyarı’na gittiğini söyler. Ve Veronica için asıl kabus,

pilot olan kocası iş gezisinden eve dönmediğinde başlar.

Annesi şizofreni hastasıyken kendi hayatına son veren Veronica, Elizabella’nın ısrarla babasının öldüğünü söylemesi üzerine kendini sorgulamaya başlar.

Artık attığı her adım şüphelidir.

Daha da kötüsü, birilerinin onu ve kızını öldürmeye çalıştığını düşünmektedir. Tabii bunların hepsi onun kafasında olup bitmiyorsa…

Veronica, yaşadığı paranoyadan sıyrılabilirse kocasının ortadan kayboluşuna dair ipuçlarını görebilecektir.

Ne var ki peşine düştüğü hakikatler, hiç de öğrenmek isteyeceği türden değildir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺36,00

On üç yaşındaki Jasper, sinestezi hastasıdır. Etrafındaki hiç kimsenin göremediği, renklerden oluşan bir dünyada yaşar; kelimeleri, rakamları, haftanın günlerini, duyduğu sesleri ve konuşmaları farklı renklerle algılar.

Jasper hakkında bilmeniz gereken başka şeyler de var:

Diğer insanlarla kıyaslandığında dünyayı bambaşka bir şekilde algılar, babası bile ne gibi renkler gördüğünü anlayamaz.
İnsanların yüzlerini hatırlayamaz, hatta kendi çehresini bile tanıyamaz.
Papağanlara hayran, hevesli bir kuş gözlemcisidir.
Yaşadıkları sokağa yeni taşınan ve güzel bir kadın olan Bee Larkham’ın öldürüldüğüne şahit olur ve cinayetin rengini görür.

Gördükleri hoşuna gitmeyen ve vicdanını rahatlatmak isteyen Jasper, her şeyi polise itiraf etmeye kararlıdır çünkü Bee Larkham’a çok kötü bir şey yaptığının bilincindedir. Oysa babası, her şeyi örtbas edeceği konusunda ona söz vermiştir. Oğlundan tek istediği, polise herhangi bir şey anlatmamasıdır. Üstelik yüzü bilinmeyen katili yakalamak neredeyse imkânsızken, şüpheliler listesinin ilk sırasında Jasper’ın adı yer almaktadır.

Neler yaşandığını daha iyi anlayabilmek için birkaç ay öncesine dönüp, olaylara Jasper’ın gözüyle bakmak gerekecektir. Hafızasına güvenmeyen çocuk, tüm yaşadıklarını boyaları ve resimleriyle betimleyip, anımsayabilmektedir.

Onun rengârenk dünyasına girdikçe, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını fark edeceksiniz.

Bu sıra dışı ve dokunaklı roman, dünyayı daha değişik bir şekilde algılamanızı sağlayacak. Jasper’ı, kitabı bitirdikten sonra bile uzun süre unutamayacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺36,00

Hakikatin düşmanlarına boyun eğmeyenlerin, zalim karşısında masumiyetin galip gelmesinin romanıdır “Hz. Sümeyye” romanı. Muhteşem bir kalem ve üslup eşliğinde, tarihin en cesur ve imanlı kadın savaşçısının yüreğinin filmini izlemek, okur açısından müthiş bir keşif olacaktır.
Dursun Kuveloğlu

Elinizdeki kitap, İslam’ın baş düşmanı Ebu Cehil’in şehit ettiği Hz. Sümeyye’nin hayatının sürükleyici bir anlatımı. Alper Kağan Üçer, iki cihan serveri Hz. Peygamber’in insanlığı kurtuluşa çağırışını, atalarının Gök Tanrı inancını kalbinde yaşatan köle Sümeyye’yi, eşi Yasir’i ve oğulları Ammar’ı çarpıcı bir üslupla anlatıyor.

Müslümanların maruz kaldıkları büyük baskı ve işkencenin ilk kurbanları olan şehit karı-koca, Sümeyye ve Yasir asırlar öncesinden bize zulme ve küfre asla boyun eğmememizi haykırıyorlar. Allah onlardan razı olsun. Sayın Üçer’i bu güzel eser için kutluyorum.

-Prof. Dr. Mehmet Öz (Türk Ocakları Genel Başkanı)

İki cihan güneşi Kutlu Nebi’nin “Sabrediniz Ey! Yâsir ailesi! Size vadedilen yer cennettir” müjdesine mazhar olan bir ailenin ferdi, İslam tarihine ilk kadın şehit olarak altın harflerle adını yazdıran asil kadın Hz. Sümeyye’nin örnek hayatını, akıcı bir üslupla elinizden bırakmadan okuyacaksınız.
Romanda bir yerde unuttuğu Türkçe’ye işaret edilme dışında bu yönüne vurgu yapılmasa da Türkistan’dan Mekke’ye gelmiş bir kadın olduğunu bilerek romanı okumak sizlere ayrı bir heyecan katacaktır.

-Prof. Dr. Musa Yıldız (Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı)

…Asla Boyun Eğme romanıyla, okuyucusunu İslâm’ın ilk altı yılına götürüp, çöl ile komşu olanların, ruhu çölleşenlerin; kadınlara eziyeti ve hükmetmeyi, kızlarını diri diri gömmeyi, köleliği ma’kul ve meşru sayanların karşısında, Allah’a, Resûl’e ve vahye sığınanların iklimine taşımayı başaran Çınar Ata’yı kutluyorum.

Bedevi kültürünü beledî kültüre dönüştürmenin, “adalet”i ahlakla çerçevelemenin şanlı önderinin yanında yer almakla şereflenenlerin romanı yazılmalı, filmi yapılmalıdır; Hicaz merkezli kültür coğrafyasındaki cehalete yaslanmış gücün ve kibrin temsilcileri karşısında inanç, ahlâk ve davranış ihtilâli yapan Resûlullah’ın kazandığı ebedî zaferin canlı şahitlerinden birini ufkumuza taşıyan Alper Kağan Üçer’i alkışlıyorum.

Allah’ım bu kitabın çok okunmasını niyaz ediyorum.

Prof. Dr. Sadık Kemal Tural (Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu e. Başkanı)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺28,00

Yanlışlar karşısında susmak tercihinizse...
Ne olursa olsun, bana ne, diyebiliyorsanız...
Türk’ün, Türklüğün tehlikede olduğunu düşünmüyorsanız...
Olanlara aldırmıyorsanız ve mutluysanız!
Bu kitabı boş verin!
Çete, size göre değil!

Çete, başkaldırıdır.
Çete, bir şeyler yapabilme ülküsüdür.
Çete, geleceğe bir esenlemedir.
Çete, içimizde kopan başyellerin yansımasıdır.

Birileri çıkıp, yanlışlara dur demeliydi.
Çete, böyle doğdu.

Okurken...
Kendinizi Çete’nin bir üyesi sayacak,
Çete ile birlikte savaşım vereceksiniz.
Siz de Çeteleşeceksiniz.

Çete, Türk’ün susmayacak çığlığıdır!

Biz yaşamı yaşamayı da biliriz, bir anda silmeyi de.
Biz, Çete’yiz!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺48,00

1898 yılında yazılan Araba Sevdası, Türk edebiyatında ilk realist roman örneği olarak kabul edilmektedir.

Bihruz Bey, dönemin burjuva gençliği gibi Fransız kültürüne hayran, züppe bir gençtir. Ona göre Türkçe kaba, yetersiz bir dildir ve gerekmediği sürece konuşulmamalıdır. Kendisi de Fransızcaya hakim olmamakla birlikte Türkçe-Fransızca karışımı bir dille konuşur. Bihruz Bey, mirasyedi, şımarık bir gençtir ve hayatı alafranga kıyafetler diktirmek, kır kahvelerinde ve mesire yerlerinde lüks arabasıyla gezmekten ibarettir. Bir gün açık hava gezinti yerlerinden birinde yine kendisi gibi lüks bir araçtan inen iki kadın görür ve birden bu kadınların birine aşık olur. Aslında kadına aşık olmaktan çok, kendi kafasındaki kadın modeline aşık olmuştur. Aklından çıkaramadığı bu kadının öldüğünü sanarak acı çeker, fakat bir gün gerçekler ortaya çıkar.

Araba Sevdası, bir aşk hikayesi ekseninde, dönemin üst tabakasının yaşantısını, sosyal ve toplumsal yapıyı eleştiren, önemli bir eserdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺27,90

Her şeyin kusursuz olduğu bir dünyada olsalardı, Ava ile Sebastian aşkı doyasıya yaşardı. Ama bu dünyada, geçmişin hayaletleri ikisinin de yakasından düşmemektedir. Omuzlarındaki yük hiç de hafif değildir; Ava acılarını zihninin derinliklerinde bastırmaya çalışmış,

Sebastian ise zaman zaman omuzlarının çökmesine neden olacak bir zırh gibi üzerine geçirmiştir.

Birbirlerini severler, ama ya geçmişin hayaletleri?

Stajyer doktor Ava, hayatının yarısını ikiz kardeşiyle birlikte geçirmiştir. O öldüğünden beri, aslında hiç son bulmayan acısını bastırmanın yollarını bulmuştur.

Sebastian ise kendi trajedisi nedeniyle stajını bir yıl dondurmuştur. Ve şimdi, geleceğini hiç düşünmeden, yalnızca günü kurtarmak adına yaşamaktadır.

Ta ki Ava gelip, geçmişteki acıların onları bir bütün haline getirebileceğini gösterene dek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺28,00

Steve Mcqueen’in Büyük İlgi Gören Sinema Filmi  “Dul Kadınlar”a Esin Olan Karakterler Bu Kitapta!

Harry Rawlins, yirmi yıl boyunca olay yaratan ve gün yüzüne çıkarılamayan soygunların arkasındaki beyin olmuştur. Bir para transfer aracına düzenleyeceği silahlı soygun onun en büyük vurgunu olacaktır, ne var ki işler ters gider ve Harry ile beraberindeki üç kişi ölür. Harry’nin dul kalan karısı Dolly’nin üç seçeneği vardır. Harry’nin tüm soygun planlarını ve suç ortaklarını kaydettiği gizli defterlerini polise vermek, peşine düşen diğer çete üyelerine defterleri satmak veya işin başına geçmek. Dolly, patron olmayı seçecek ve diğer dullarla birlikte yarım kalan soygunu gerçekleştirecektir.

Dolly Rawlins, Harry’nin defterleri ve detaylı planları sayesinde büyük vurgun için kendi hazırlıklarını yaparken, başarısız soygundan bir kişinin sağ kurtulduğunu keşfeder. Dolly ve diğer dullar, artık yalnızca polisle değil, Londra’nın azılı haydutlarıyla da başa çıkmak zorundadır.

Gerilimin ve heyecanın hiç bitmediği Dul Kadınlar, son sayfasına kadar sürprizlerle dolu bir roman.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 486
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺36,00

#1 New York Times Çok Satan
#1 USA Today Çok Satan

“Rus Ruleti… Çok kapsamlı ve ilginç bir kitap.”

-New York Times

Rus Ruleti, Donald Trump’a ABD başkanlığını kazandırmak için Moskova tarafından Birleşik Devletler seçimlerine ve Amerikan demokrasisine nasıl gizli kapaklı bir operasyon yapıldığını, ne şekilde müdahale edildiğini anlatan, inanılmaz bir kitaptır.

Rus Ruleti, aynı zamanda Amerikan tarihinde bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş politik komploların bir hikâyesidir. Uluslararası entrikaları, siber casuslukları ve süper güçler arasındaki rekabeti ustaca birbirine bağlamaktadır.

Vladimir Putin ülkesinin gücünü dünya sahnesinde yeniden sergilemeye çalıştığında, ABD ile Rusya ilişkileri bozulmaya başlamıştı. Moskova, en iyi hackerlarını ve trollerini Birleşik Devletler’deki politik hedefler üzerinde kullanmış, WikiLeaks’den faydalanmış ve 2016 seçimlerini etkilemek amacıyla birçok bilgi yaymıştı.

Ruslar, oldukça başarılıydı ve 2016 yılında yaşanan içeri sızıp bilgi çalma olayları, ‘üçüncü sınıf bir hırsızlık’ değildi. Çok daha karmaşık ve kötü niyetliydi; Amerikan demokrasisine müdahale etmek amacıyla küstahça düzenlenmiş politik bir casusluktu. Nihayetinde, Rusya’da iş sözleşmeleri imzalamaya çalışan aday yani Trump seçimi kazandı. Ancak milyonlarca Amerikalının aklında bir soru kaldı: Bu nasıl oldu?
Yüksek teknoloji kullanılarak yapılan casusluklar ve birçok politik kavga Trump’ın Putin’le arasındaki tuhaf ilişkinin fon olarak kullanıldığı bir metinde ele alınmakta, Paul Manafort ve Michael Flynn de dâhil olmak üzere yakın çevresindekilerin Rusya’yla merak uyandıran ilişkileri okurlara aktarılmaktadır.

Rus Ruleti, yaşanmış olayları kronolojik olarak kaydetmekte, skandallarla menfaatleri açıklamakta ve Amerikan tarihindeki en büyük politik sorulardan birine cevap aramaktadır: Yabancı bir ülkenin hükûmeti, neden ve nasıl ABD’nin politik sürecine sızdı ve Washington’da nüfuz elde etti?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺36,00
₺45,00

İsmini açıklamayan bir müşteri, çeviri bürosunda çalışan Dmitri Alekseyeviç’ten, Mayaların kutsal kitaplarını ele geçirmekle görevlendirilen İspanyol işgalcilerden birinin kaleme aldığı, 1562 tarihli bir metni İspanyolcadan Rusçaya çevirmesini ister.

Metnin sayfaları bir günlüğe aittir. Dmitri, her zamanki işlerden biri olduğunu düşünür ancak peyderpey eline geçen belgeleri okudukça, anlatılanlar ilgisini çeker. Çevrisini yaptığı her bölümün sonunda kendini daha fazla kaptırır. Günlükte yer alan olaylar, zamanla gerçeğin bir parçası hâline gelir. Jaguar çığlıkları duyar, evinin dış kapısında gizemli çizimler bulur ve etrafındaki insanlar ölmeye başlar. Moskova’da tuhaf şeyler yaşanmaktadır.

Bu esnada, dünyanın çeşitli bölgelerinde ürkütücü doğa olayları meydana gelir. Olayları radyodan ve gazete başlıklarından takip eden çevirmen, binlerce insanın hayatını yitirdiğini öğrenir. Yaşananlar ve İspanyolca belgelerde anlatılanlar, birbiriyle bağlantılı mıdır? Aradaki ilişkiyi göremeyecek kadar kör değildir fakat aklındaki sorular cevapsız kalmaktadır. Acaba hayatı tehlikede olanlardan biri de kendisi midir? Dmitri, olayların girdabına kapılır.

Yavaş yavaş aklını mı yitirmektedir, yoksa çevirdiği metin dünyanın sonunun habercisi midir? Mayaların bu konudaki öngörüleri nelerdir? Gizemli günlükte yazılanlarla Moskova’da yaşananlar arasında nasıl bir ilişki vardır? Dmitri Alekseyeviç, zihnindeki soruların cevabını bulabilmek için zamana karşı yarışmak ve alacakaranlık çökmeden önce gizemi çözmek zorundadır…

Metaforlarla dolu bu romanda, hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bir an önce son sayfaya ulaşmak isteyecek, kitabı bitirdikten sonra da okuduklarınızı asla unutmayacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺39,20

Üç bacaklı, iki başlı bir uzaylı ırkı olan puppeteerler, evrenin bilinmeyen derinliklerinde muazzam büyüklükte bir yapı bulur. Etkileyici bir mühendislik harikası olan Halka Dünya, Galaksi çekirdeğinde meydana gelen patlamanın gelecekteki etkilerinden kaçmak isteyen bu ırk için doğru adrestir. Sahip oldukları tüm nüfusu ve uygarlığı buraya taşımak isterler, ancak puppeteerler Halka Dünya’yı inşa edenlerle karşı karşıya gelmek istemeyecek kadar da ihtiyatlıdır. Nessus isimli bir puppeteer, iki buçuk metre boyunda, kedi benzeri, vahşi bir uzaylı ırkı olan kzinlerin bir üyesini ve iki insanı seçerek gezegeni keşfetmek üzere bir ekip oluşturur. Ne var ki Halka Dünya iki yüz ışık yılı uzaklıktadır ve yolculukları hiç de sorunsuz geçmeyecektir.

Evrenin düzenine hakim olan bu ırkların birbiri üzerindeki güç denemeleri, stratejiler ve entrikalar yolculuk süresince bir bir ortaya dökülür. Ekip dağılma noktasına geldiğindeyse Halka Dünya’ya çoktan varmışlardır. Düşmanlığı ve gururu bir yana bırakıp, bu yeni çevrede hayatta kalmak için birlikte mücadele etmek zorundalardır. Zira önlerinde engin, gizemli, tehlikeli ve mühendisleri hakkında hiçbir şey bilmedikleri yapay bir dünya uzanmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺39,20

Halka Dünya'ya gerçekleştirdikleri macera dolu yolculuğun üzerinden yirmi üç yıl geçmişken, Louis Wu ile Hayvan Konuşmacısı, en yetkili olduğunu iddia eden bir puppeteer tarafından alıkonulur. Çeşitli nedenlerle halkın gözündeki itibarını yitiren bu puppeteer, Halka Dünya'ya gidip oradaki zengin-likleri ele geçirince statüsünü yeniden kazanacağını düşünmektedir.

Ne var ki muazzam büyüklükteki, gizemli gezegen Halka Dünya'ya vardıklarında Louis Wu ile arkadaşları pek çok sürprizle karşılaşır. Bunlardan biri de Halka Dünya'nın yerinden oynayarak güneşine günden güne biraz daha yaklaşma-sıdır. Eğer Louis Wu ve beraberindekiler, Halka Dünya mühendislerinin kurduğu kontrol merkezine ulaşıp sorunu çözemezlerse, birkaç aya kadar milyarlarca Halka Dünyalı ölecektir.

Bilimkurgu türünün ustalarından biri olan LarryNiven, Halka Dünya serisinde hayranlık uyandırıcı bir kurgusal evren sunuyor. Halka Dünya Mühendisleri'nde bu deha ürünü yapay dünyayı keşfe çıkarken, mühendislerinin hangi ırktan olduğunu merak etmekten kendinizi alamayacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺39,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 477
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺59,90

Hayatınızın aşkı geride hiçbir iz bırakmadan kaybolsa, ne yaparsınız?

Şayet gizli bir istihbarat örgütünün eski ajanlarından James Ryker iseniz, karşılığı ne olursa olsun ya da ne kadar çok kan dökülürse dökülsün, sevdiğiniz kadını kaçıranların peşine düşersiniz.

Ryker da aynen bunu yapar ve sevgilisi Lisa’yı bulmak için altı ay boyunca tüm dünyayı dolaşır. Aklında şu iki soru vardır; sevdiği kadını kim kaçırmıştır ve amacı nedir?

Nihayetinde, Lisa’yı kaçıranların peşinden Meksika’nın başkentine ulaşır. Ancak dünyanın en kalabalık şehirlerinden biri olan Mexico City’de olaylar hiç de ummadığı bir hâl alır. Gerçek bu değilse de, eski bir muhbiri öldürmek suçundan hapse atılır.

Bir uyuşturucu kartelinin denetimindeki Santa Martha Hapishanesi’ne sevk edilen Ryker’ın öncelikli amacı, en kısa sürede cezaevinden canlı olarak kurtulmaktır.

Ancak bu, kesinlikle kolay bir şey değildir. Üstelik hapishanede bulunduğu sürece, türlü işkencelere ve yaptırımlara maruz kalır.

Uyuşturucu kartelini, muhbirin ölümüyle sonuçlanan cinayete ve Lisa’nın kaybolmasına bağlayan şey nedir?
En fazla ihtiyacı olduğu anda Ryker’a kim yardım edecektir?

Ryker, hapishaneden canlı olarak kurtulabilecek midir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺36,00

“Fiziksel acılar çekerken pişmanlığa yaklaştığı anları, yaşadığı evi, ilk cinsel deneyimi, çalıştığı işi terk etmek zorunda kalışı, severken bile bir yandan kınayan bakışları, ilgimle yardımcı olayım derken zavallı hissettirişi, yeniden doğma hissine karışan yok olma hissi, kıllanan bedeni, buluttan nem kapar hale gelen ruhu… her şeye sıfırdan başlamanın verdiği o ‘acaba’ duygusu… Hepsi yormuştu.”

Her insan kendi yaşamının yorgunu. Her acı, ciddiye alınacak kadar büyük ve beterlerini göz önünde bulundurup şükrettirecek kadar küçük… Ama gerçek… Hepsi gerçek. İnsan yaşamında filizlenen her kaygı, her korku, her umut, her sevinç, her üzüntü gerçek; En umutsuz belki bile gerçek. Umut hep gerçek.

Bu kitap, anlaşılmadığına inanan her insan için yazıldı.

Anlaşılacaklarına inansınlar diye…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 326
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺51,90

İnsanoğlu Güncelleniyor

Yıl 2040... Deneysel bir nano-uyuşturucu olan Nexus, insanları zihinsel olarak birbirine bağlamaktadır. Kimileri bu ürünü geliştirmek, kimileriyse kökünü kurutmak istemektedir. Bazılarıysa, kendi çıkarları için kullanmak niyetindedir.

Genç bir bilim insanı Nexus’u geliştirmeye çalışırken yakalanınca, başına büyük bir bela açılmış olur. Uluslararası istihbarat örgütleri işin içindedir ve tehlike, tahmin edilenden çok daha büyüktür.

NEXUS, bilim koridorlarından güç odaklarına, Washington DC’deki seçkin bir örgütün merkezinden Şangay’daki gizli bir laboratuvara, San Francisco’nun çılgın yeraltı partilerinden Bangkok’taki biyoteknoloji pazarlarına, uluslararası nörobilim konferansından Tayland kırsalındaki bir manastıra kadar uzanan ve soluk almadan okunan müthiş bir roman.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 534
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺52,00

Ölüm var mı?

“Adına uçmaklık dedik bu nedenle, ölümün! Yerimizi Gök belledik ki en kutlu yüceliktir.”

Sevgi var mı?

“Yiğidin gönlü boş olmaz!”

Gönlümde başka bir sevgi için yer kalmadı sanıyordum; ama varmış.

Barış var mı?

“Savaş hiç bitmedi. Ulusların var olmasından beri hep vardı ve hep olacak.”

Barış zor!

Yurttan daha kutsalı, uğruna ölünesi var mı?

Gölgemizin düştüğü her yere YURT dedik biz! Çok ötelerden buralara... Buralardan çok ötelere...

“Gök'ü çadır, güneşi bayrak” belledik, Gök’ün altına YURT dedik biz.

Göz göre göre yıkıma sürüklenen bir yapının içinde seyirci kalmak kadar aymaz bir iş olabilir mi? Ardında seni güçlü ve etkin kılan bir birlik varsa...

Birlik varsa...

Aksaçlılar Meclisi

Bu Birlik Var Mı?

Aksaçlılar Meclisi Var Mı?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 430
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺48,00

“Nefes kesen, insanı içine çeken ve daha da önemlisi keyifli bir roman. Okurken bitmesini istemedim.” Sarah Lotz

Rosemary Harper, Gezgin adlı uzay gemisinin mürettebatına katıldığında çok fazla şey beklemiyordu. Toplama bir gemi olan Gezgin, ona ihtiyacı olan her şeyi sunuyordu: Bir süre evi olarak adlandırabileceği küçük bir oda, galakside gerçekleşecek uzun bir macera ve sorunlarla dolu geçmişinden uzak bir yaşam.

Ama Rosemary, Gezgin’de umduğundan fazlasını buldu. Hiperuzayda uzak mesafeleri birbirine bağlamak için tüneller açan geminin mürettebatı çeşitli uzaylı ırklardan oluşuyordu. Her biri farklı kişiliklere, anatomik özelliklere ve toplumsal kurallara sahipti. Burada da, tıpkı galaksinin tümünde olduğu gibi yaşam kaotik ve çılgındı. Hayatlarının iş teklifini aldıklarında, buna bir de tehlike eklenmişti.

Uzayın derinliklerinde, çok uzaklardaki küçük, öfkeli bir gezegene doğru yola çıktıklarında güveni, sevgiyi ve huzuru yeniden tanımlayacaklardı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺39,20

Öğrenme Stiliniz Nedir?

Mutluluğun, başarının ve kendinizi geliştirmenin sırlarından biri de ömür boyunca öğrenmektir.

Ancak bunun en iyi yöntemi nedir?

Kay Peterson ve David Kolb, bu soruyu sizin için cevaplayabilirler. Kendi baskın stilinizi oluşturabilmeniz için yol göstermek amacıyla, yaptıkları derin araştırmalara dayanan ideal öğrenme stillerine ilişkin görüşlerini elinizdeki kitapta sizlerle paylaşıyorlar.

Kendi öğrenme stilinizi keşfederek, yeni tanıştığınız birinin ismini anımsamak veya mesleki tarzınıza çok önemli özellikler eklemek gibi, günlük hayatınızda her zaman karşılaştığınız sorunlarla bile başa çıkabilirsiniz.

Bu kitap, her birimizin içinde yer alan öğrenme gücünü ortaya çıkarabilmek için kılavuz niteliği taşımaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺28,00

“Ben binbir heyecan, biraz da korku ile girdiğim bu ‘ilk ders’ten çıkarken birdenbire Tanrı’nın beni ‘öğretmen olsun’ diye yarattığını anlamış, bir anda bu mesleğe şifasız bir tutku ile tutulmuştum. Bu sevgi, bu tutku ömrüm boyunca sürüp gitmiştir.”

Cumhuriyet’in ilk öğretmenlerinden Halide Nusret Zorlutuna’nın bu eserinde, roman kahramanı değil gerçek bir Çalıkuşu hikâyesi okuyacaksınız.

Halide Nusret çocukluğunu, gençliğini, ailesini, dönemin edebiyat çevresini anlatıyor; Celal Sahir, Faruk Nafiz, Halit Fahri, Orhan Seyfi, Refik Halit, Reşat Nuri, Şukûfe Nihal, Yakup Kadri gibi dönemin usta yazarlarıyla anılarını ve mektuplaşmalarını okuruyla paylaşıyor.

Bir yandan da Trablusgarp Savaşı’ndan 31 Mart Vak’asına, Birinci Dünya Savaşı’ndan Cumhuriyet’e ülkenin geçirdiği süreç ve Türk modernleşme serüvenini de muhafazakâr ve aydın bir kadın gözüyle çiziyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 351
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺28,00

Halide Nusret Zorlutuna, Büyükanne romanında özlemini duyacağımız bir hayatı anlatıyor. Kötülüklerin bile iyiliğe dönüştüğü bu dünyada, 70’li yıllarda bir hanımefendinin yaşamından kesitler okuyoruz.

Hem modern hem de geleneksel yapısını koruyan duyarlı bir kişi olan Büyükanne, yaşadıkları çiftlikte hatta köyde, küçük-büyük herkesin sevgilisi olmuş biridir. Bir iyilik meleği gibi her zaman onların imdadına yetişir, en zor zamanlarında onlara destek olur.

Büyükanne, güzelliklerle örülmüş bir dünyanın kapılarını bize aralıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺22,40

• SURİYE DARBOĞAZI ve ULUSLARARASI TOPLUMUN ÇÖZÜM ÇABALARI

• KAZAKİSTAN’IN SURİYE DARBOĞAZINDAKİ ROLÜ

• TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİNİN BOZULMASI HAKKINDA

• UZLAŞTIRMA

• KAZAKİSTAN’IN BM GÜVENLİK KONSEYİ GEÇİCİ ÜYELİĞİNE SEÇİLMESİ

• ASTANA SÜRECİ


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺32,00

Kazakistan Cumhuriyeti’nin bağımsız gelişme tarihi, ülkenin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in adıyla doğrudan bağlantılıdır.

Kitap, Nursultan Nazarbayev’in hayatı ile çalışmalarına ilişkin yapılan ilk resmî tarihî-biyografik araştırma kitabıdır. Kitapta Cumhurbaşkanı’nın sıradan bir köy delikanlısı olduğu dönemden başlayıp ulusun liderliğine uzayan yaşam yolu anlatılmıştır.

Eserde Kazakistan’ın 20. yüzyılın sonu ile 21. yüzyılın başında yaşanan önemli ve karmaşık olaylar ile süreçler çerçevesindeki Nazarbayev’in siyasi yaşamına odaklanmıştır.

Kapsamlı arşiv belgeleri temelinde hazırlanan bu biyografi, aynı zamanda Kazakistan’ın yakın tarihine ışık tutan önemli bir kaynak niteliğindedir.

Zengin resim ve açıklamalarla birlikte ilk defa yayımlanmakta olan özel belgelerin aslına uygun örneklerinin de verilmesi kitabın değerini artıracak ve okuyucunun olayları daha iyi kavramasına yardımcı olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 20,5 / 28
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺96,00

Şaman, kayıtsız bakışlarını Tardu’ya çevirdi. “O bir uğursuz Kağanım,” dedi. “Onun yeryüzünde nefes aldığı her gün yeni acılar boy gösterecek. O bir uğursuz… Ama bizler için değil. Hayır! O düşmanları için acun üzerine doğmuş en büyük felaketlerden biri olacak. Önünde diz vuranlar sancağının gölgesinde huzur bulurken, karşısında pusat sallayanların üzerine bir lanet gibi çökecek. Ona düşmanlık edecek olanın yazgısını görüyor ve üzülüyorum. Ona karşı durdukları günü hiç yaşamamış olmayı dileyecekler ve Tanrı’ya, onun eliyle gönderdiği gazaba bir son vermesi için her gün dua edecekler. Ama bunların hiçbiri işe yaramayacak. O, pençesine düşene asla merhamet göstermeyecek…”

Ben Tong Yabgu Kağan! Tanrı’nın isteğiyle atalarımdan hakkım olan Altın Örgün’e oturdum. Buyruğumu doğuda Demirkapı’ya, batıda Hazar’a, güneyde Kaşmir’e, Kunduz’a, Soğd ve Pers krallarına dinletir oldum. Çerilerim şunu iyi bilsin! Mademki ben gökteki Tanrı’yı yeryüzünde temsil etmekle görevli kılındım, öyleyse irademe karşı gelen Tanrı’ya karşı gelmiş demektir.
“Türk’e Karşı Gelen Tanrı’ya Karşı Gelmiş Demektir. Kim Ki Türk’e Karşı Gelirse Silin, Yok Edin!”

Düşmanları onu pek çok isimle anardı; Kuzeyin Efendisi… Kralların Kağanı… Aşina Soylu Kaplan… 12 yıllık kağanlığında Batı Göktürk altın çağlarını yaşadı. Her bölümünde heyecanın dozu biraz daha yükselen bu romanda, Tong Yabgu Kağan’ın sıra dışı hayatını soluksuz okuyacaksınız!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺36,00

Benliğini Arayan Çocuk yazıldığı tarihten bu yana güncelliğini ve etkisini yitirmeyen, benzerleri arasından orijinalliği ve içtenliğiyle sıyrılan önemli bir mesleki ve edebi çalışma. Zeka geriliği olduğu düşünülen, içine kapanık ve iletişim kuramayan Dibs’in, oyun terapisiyle yeteneklerini adım adım nasıl keşfettiğini, benliğini ararken ortaya çıkan samimi duygularıyla nasıl baş ettiğini, sürece bizzat dahil olduğunuzu hissederek okuyacaksınız.

Bir anne baba gerçekten istemedikleri halde dünyaya bir çocuk getirirler mi? Peki, o çocuk ana rahmine düştüğü anda bunu hissedebilir mi? Böyle bir aile ortamında bir çocuğun sığınabileceği, kendi iç dünyasından daha güvenli bir yer var mıdır? Gerçek terapi kayıtlarından derlenerek yazılmış olan bu kitap, çocukları tanımak, anlamak ve onlara nasıl yaklaşmak gerektiği konusunda hayatınızda yeni ve çok insani bir pencere açacak.

Anne babalar, öğretmenler, öğrenciler ve çocukların eşsiz iç dünyalarını merak eden herkes için bir başucu kitabı olacağını düşündüğümüz Benliğini Arayan Çocuk, bir çocuk psikolojisi uzmanı eliyle yenilenen Türkçe çevirisiyle sizlerle…

“Bence tüm çocukların tırmanmak için kendi tepeleri olmalı. Ve bence tüm çocukların gökyüzünde sadece kendilerine ait bir yıldızları olmalı. Ve bence tüm çocukların kendilerine ait bir ağaçları da olmalı. Bence böyle olmalı…”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 268
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺47,90

Carl Logan, hayatının yaklaşık yirmi yılını istihbarat örgütüne adamıştır. Artık, yeryüzünün fazla bilinmeyen bir bölgesinde, James Ryker adıyla yaşamaktadır. Tek isteği, şiddetten, kaostan ve hilekârlıktan uzak bir hayat sürmektir.

Eski amirinden, Kim Walker adında bir kadının İspanya’da katledildiğini öğrenir. Cinayeti ilginç kılan şey, kadının parmak izlerinin Ryker’ın geçmişteki rakiplerinden biri olan ve yıllar önce öldüğü varsayılan kadın suikastçı Kızıl Kobra’nınkilerle eşleşmesidir. Kızıl Kobra’yı herkesten iyi tanıyan Ryker, maktule ait fotoğrafa bakar bakmaz, Kim Walker’ın o olmadığını anlar. Peki, öyleyse bu esrarengiz kadın gerçekte kimdir ve neden öldürülmüştür? Ceset ona ait değilse, asıl Kızıl Kobra nerededir?

İstihbarat örgütünün bilgi işlem sistemine siber saldırı düzenleyen birilerinin, Kızıl Kobra’nın profiline eriştiğinden şüphelenilir. James Ryker’a en kısa sürede Kızıl Kobra’yı bulup, ortadan kaldırma görevi verilir. Ancak Ryker işin içine girdikçe yaşadıkları, çözülmesi imkânsız gibi görünen bir bulmacaya dönüşür.

Gürcistan’daki kasvetli rehabilitasyon merkezinden, Almanya’nın yağmurlu caddelerine ve İspanya’nın boğa çiftliklerine dek uzanan, sürprizlerle dolu, heyecanlı ve sürükleyici bir maceraya hazır olun!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺36,00

En ürkütücü anınızı tekrar tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız, ne yapardınız?

San Francisco’da garip cinayetler işlenmektedir. Sıradan kadınlar, psikotik davranışlarda bulunmakta ve hayatlarına vahşice son vermektedirler.

Dedektif Frost Easton ise tesadüflere inanmayan biridir. Aradaki bağlantıyı araştırırken, yolu Psikiyatrist Francesca Stein ile kesişir.

Dr. Stein ise, hastalarının zihnindeki en ürkütücü hatıraları silen tedavi yöntemiyle tartışmalara yol açmıştır. İşin ilginç yanı, kurbanların hepsi onun hastasıdır.

Frost ve Frankie kendi başlarına araştırmaya devam ederlerken, durum kişisel ve daha tehlikeli bir hâl alır. Gece Kuşu adında bir katil, derinlere gömülmüş anıları yeniden yüzeye çıkararak, cinayetler işlemektedir. Yakında, Dr. Stein da kendi zihnindeki boşluklarla yüzleşmek zorunda kalacaktır. Frost ise psikiyatristin en büyük korkularını bilen katilin peşindedir.

Ceset sayısı arttıkça, Gece Kuşu da çemberi daraltır. Hayatını işine adamış dedektif ile zeki psikiyatrist, yeni bir cinayet daha işlenmeden bulmacayı çözebilecek midir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺59,90

“Ey benim demirden dağlarım!

Yağı külleri savurduğum kadim ormanlarım!

Demirdağın tinleri geldi bu gece ateşimize!

Ey Börüler!

Uluyun…

Parçalayın…

Haykırın!

Börüler ant içtiler yağı kanı akıtmaya!

Ey Ulu Tengri, güç ver gökte doğan oğullarına!

Ey Toprak Ana, yol göster bize ulu kayın ağaçlarınla!

Ey Çakay Han, aydınlat önümüzü,göğü aydınlatan gazap kırbaçlarınla!

Ey Kızagan Tengri, ant içtik adına!

Salınsın kara atlar, çıksın Erlik Han cenk meydanına!”

“Börü, arasına başka savaşçı sokmaz! Börü, karşısındaki ordunun sayısına bakmaz! Börü, dağların efendisi, karanlığın öfkesidir! Börü, her cenge sağ çıkmayacağını bilerek girer! İmkânsızı başarır, yağının kâbusu olur!

Börü olmak için hazır mısınız?”

Ağzında kan tadı varsa, bakışlarında sadece ölümün parıltısı vardır .


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺59,90

“Jurasik Köpekbalığı”

- Los Angeles Tımes

“Tam isabet! Steve Alten’ın hayal gücü, muzip nüktedanlığı ve içinizi parçalayan macera düşkünlüğü burada tamamen kendini gösteriyor. Alten, elinden gelenin en iyisini yapmış.”

-Andrew Tallackson

Tarihin En Ürkütücü Yırtıcısı… Artık Tarih Olmaktan Çıktı!

Donanma denizaltı pilotu Jonas Taylor, yedi yıl önce, okyanusların en derin ve en az keşfedilmiş bölgesi olan Mariana Çukuru’nda düzenlenen çok gizli bir görevde yer almıştır. Deniz yüzeyinden on bir kilometre aşağıdayken, gezegenimizin en ürkütücü yırtıcısı, Büyük Beyaz köpekbalığının tarih öncesindeki atası, on sekiz metre boyundaki ve otuz ton ağırlığındaki Carcharodon Megalodon ile karşı karşıya kalmıştır. Denizaltıyı hemen yüzeye çıkaran Jonas, canını zor kurtarmıştır ancak kariyeriyle birlikte, araçta bulunan iki bilim insanının hayatı da sona ermiştir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, onun konuya ilişkin iddialarını “derinlik sapkınlığı” olarak nitelendirmiştir.

Artık bir paleobiyolog olan Jonas, tüm dünyayı bu yaratıkların hâlâ var olduğuna inandırmaya çalışmaktadır. Devasa hayvanların dondurucu suyun altında yer alan ve vadideki hidrotermal bacalardan fışkıran sularla ısıtılan ılık bölgede hapsolduklarını iddia etmektedir. Mariana Çukuru’na dönmek için bir fırsat ortaya çıkınca, on beş santim uzunluğunda beyaz bir dişle geri dönebilmek umuduyla, kendisine teklif edilen görevi kabul eder. İnsanoğlunun henüz keşfedilmemiş derinliklerdeki varlığı, köpekbalıklarından birinin yaşam bölgesini terk etmesine neden olur ve şimdi onu durdurabilecek tek kişi Jonas’tır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺52,00

İki hükümdar.Yıldırım Bayezid ve Emir Timur.İkisi de Türk ve Müslüman.Biri savaşın kartalı, diğeri durdurulamaz bir kasırga.Bir cihangir.Çeliğin çeliğe vurması gibi.Sultan-ı İklim-i Rum’a karşı Sahibkıran.Gökte nasıl tek Tanrı varsa yerde de bir hükümdar olmalı.Biri gitmeli biri kalmalıydı.Herkes susacak.Bu kitapta yalnızca kaynaklar ve gerçekler konuşacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 431
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺31,20

Konstantiniyye’nin fethinin önündeki engel yalnızca surlar mıydı?

Yalnızca sözde ikonalar, azizler, askerler, donanma, Haliç’e gerilen zincir ya da Grejuva değildi Bizans’ı koruyan!

Fethe karşı duran Osmanlılar da vardı. Osmanlı’ya düşman Osmanlılar da.

Buna karşılık… Fethi arzulayan, bekleyen Bizanslılar da vardı. Bizans’a düşman Bizanslılar da.

Fetih, Osmanlı için bir düştü. Kutlu bir düş!

Fetih; surlara karşı et ve kemiğin imtihanıydı.

Fetih; surlara karşı zekânın, imanın, azmin, stratejinin savaşıydı. Türklerin başlattığı bir çağa nokta koyan bir başka Türk… Atası Mehmed demişti, tarih ise ona Fatih adını verdi. “Beni seven ardımdan gelsin!” dedi. Bir millet onun ardından yürüdü.

1100 yıllık devasa surlar bir gencin azminin ateşi karşısında kar gibi eridi. Bitti. Gemiler karadan yürütüldü fakat gerekseydi bu kararlılıkla uçurulurdu da. Bu kutlu inanç ile İstanbul Fatih oldu, Fatih de İstanbul…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺28,00

Kaza Dedektifleri, insanların ve makinelerin uğradığı başarısızlıkların neden olduğu hava felaketlerini ve bu kazalardan alınan derslerin uçuş güvenliğini günümüze deknasıl artırdığını etkileyici bir biçimde anlatıyor.Havacılık alanında önemli çalışmalara imza atmış kıdemli bir gazeteci olan Christine Negroni, uçak yolculuklarının ilk döneminden günümüze kadar yürütülen kimi kaza soruşturmalarına yakından bakabilmemizi sağlıyor.Yazar bu kazalardan bazılarının ortak yanlarını ele alırken, çıkarılan derslerle uçakları daha güvenli hale getirmek için yapılan yenilikleri de inceliyor.

Bu sayede pilot eğitimlerinin, havayolu işletmeciliğinin ve uçak tasarımlarının aslında kazalardan yola çıkılarak daha da geliştirildiğini görüyoruz.Negroni bazı mucizevi kurtuluşlara da değiniyor ve pilotların hızlı düşünme yetileri sayesinde felakete dönüşmeden önlenen ve yüzlerce insanın hayatını kurtaran olaylara şahit oluyoruz.Dünyanın dört bir yanından havacılık uzmanlarının görüşleriyle, pilotlarla yapılan röportajlarla ve uçak kazalarından kurtulan insanların yaşadıklarıyla harmanlanan Kaza Dedektifleri, uçma korkunuzu yenmenizi sağlayacak ve sizi daha bilinçli bir yolcu haline getirecek, ilham verici bir kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺31,20

Binlerce yıl önce Hindistan’da ortaya çıkmış zihinsel ve fiziksel disiplinlerin bir bütünü olan Yoga, çocukların gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Çağımızın hızlı ve stresli yaşantısı çocuklara da olumsuz yansımakta; onların gerginlik, sınav kaygısı, başarma hırsı, rekabet, iletişim sorunu gibi olumsuzluklar yaşamalarına neden olmaktadır. Yoga, sağladığı dinginlik ve iç huzurla bu tür çevresel olumsuzlukları gidermenin yanı sıra astım, hiperaktivite, dikkat eksikliği, sindirim sorunu, uykusuzluk, öğrenim güçlüğü gibi sorunların iyileştirilmesinde de destekleyici rol oynamaktadır. Yoga ayrıca vücuda kazandırdığı esneklik sayesinde çocukların fiziksel aktivitelerde daha başarılı olmasına katkı sağlamaktadır.

Yoga ile Büyüyorum, doğadan ve hayvanlardan esinlenilen basit Yoga duruşlarını eğlenceli çizimler ve basit ifadelerle anlatıyor. Her bir hareketin nasıl ve günün hangi saatlerinde yapıldığı, vücudun hangi kısımlarını çalıştırdığı, hangi fiziksel veya zihinsel rahatsızlığa iyi geldiği açıklanırken; aynı zamanda şiirler ve kısa hikayeler aracılığıyla çocuklara sağlıklı beslenmenin, sevginin, iyilik yapmanın, hoşgörünün ve yardımlaşmanın faydaları öğretiliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 21 / 29
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺31,20

Ben bu toprakları terk edip kaçamam. Bu bana yakışmaz.

Osman Batur ölmekten korktu, canını vermekten korktu, kaçıp kendini kurtardı, budununu, yurdunu, kavgasını, ülküsünü terk etti, dedirtmem.

Ben bu topraklarda doğdum. Öleceksem yine burada, bu topraklar için öleceğim. Yaşamak için kaçmak bana yakışmaz. Bana uymaz. İnancıma, imanıma, Türklüğüme ters gelir. Ben bu topraklardan başka yerde zaten yaşayamam. Canım sağ kalsın diye budunumu terk edersem, yurdumu terk edersem, kimsenin yüzüne bakamam.

Utanırım. Kahrederim. Ölsem daha iyidir. 

Beni siz vurun. Çekin silahınızı öldürün ama bana kaçmaktan söz etmeyin. Baş eğmekten de söz etmeyin. Ben gitmeyeceğim.

Biliyorum işimiz çok zor. Biliyorum başarmamız çok zor ama ben savaşmayı, son kurşunumu bile Çinlilere sıkmayı seçeceğim. Kimseyi kalmaya zorlayamam. Kimseye benimle birlikte ölün, diyemem. Kim gitmek isterse gitsin. Kim başka bir yurt tutmak istiyorsa varsın tutsun. Kimseyi ayıplamam. Kimseye küsmem, kızmam. Bu bir seçimdir. Ben kimsenin yerine yaşayacak değilim. Kimse de ben dedim diye ölmesin. Önce Tanrı’dan, sonra kul hakkı geçmesinden korkarım.

Ben Urumçi’ye de gelemem. Yurt dışına da gidemem. Çocuklarım, oğullarım, kızlarım gitse, hepiniz gitseniz, bir başıma da kalsam, ben gidemem.” Osman Batur…

Destancı, daha güzelleri, daha uluları, daha başkaları yazılsın dilemektedir. Kendi yazdığı en kötü, en eksik, en az olsun, Ulu Osman Batur Han’ı en güzeli ile anlatan daha üstün destanlar yazılsın dilemektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 672
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺80,00

“Bu kitabı Atatürk, ölümünden bir buçuk yıl kadar önce, 3. Türk Dil Kurultayı’ndan hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayı’nda kendi eliyle yazmıştır.

1936 sonbaharında bir gün Atatürk beni, Özel Kalem Müdürü Süreyya Anderiman’ın yanına katarak Beyoğlu’ndaki Haşet Kitabevi’ne gönderip uygun gördüğümüz Fransızca geometri kitaplarından birer tane aldırttı. Bunlar Atatürk’le birlikte gözden geçirildikten sonra, yazılacak geometri kitabının genel tasarısı çizildi. Bir süre sonra ben ayrıldım ve kış aylarında Atatürk bu yapıt üzerinde çalıştı. 

Elinizdeki kitapçık bu emeğin ürünüdür.”

A. Dilaçar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺9,60

1859 yılının Noel’i. Türlerin Kökeni yayımlanalı henüz bir ay olmuşken, Darwin sarsıcı bir mektup alır. Kendisini dinsizlikle suçlayan, öfke ve eleştiri dolu mektuplar evine neredeyse her gün gelmekteidr ama bu mektup farklıdır. Darwin’i, kendisine atfedilen bir kuramı ondan çok önce keşfetmiş olan filozof ve doğa bilimcilerin hakkını yemekle suçlamaktadır. Darwin, sansasyon yaratan eserinde fikrî öncellerinin adını anmamakla büyük hata yaptığını fark eder. Kuramının arka planında yer alan tüm doğa filozoflarının izini sürmeye kalktığındaysa, pek çoğunun tarih tarafından zaten unutulmuş olduğunu görür.

Yazar Rebecca Stott Darwin’in Hayaletleri’nde Midilli adasının kıyılarında öğrencileriyle keşifler yapan Aristoteles’ten Arap yazar El-Cahiz’e; Toskana’nın maden kuyularında fosil arayan Leonardo da Vinci’den, gizli polislerin gözetimi altında türlerin kökenlerini araştıran Denis Diderot’ya ve Jardin la Plantes’ın evrimsel değişimin kanıtlarını bulmaya çalışan doğa bilimcilerine kadar, evrim kuramının oluşmasına katkıda bulunmuş kişileri keşfe çıkıyor.

Darwin’in Hayaletleri, doğanın işleyişini konu edinen ve bu fikirleri yayımlamanın hem siyasi hem de dinî açıdan çok riskli olduğu bir dönemde bunu yapma cesareti gösteren kişilerin bir hikayesi. Mumyalanmış kuşlar, göçebe Bedeviler, gizli polis dosyaları, mikroskoplar ve göz kamaştırıcı doğa koleksiyonlarının ötesinde, modern dünyayı değiştirecek bir fikrin gelişimini anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 584
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺48,00

Çocuklar, babaları hakkında en çok neyi merak ederler biliyor musun? Onların gençliğini… Sen bana dünyanın en değerli mirasını bırakmıştın baba. Ben bu miras sayesinde hiçbir evlada nasip olmayacak şeyler öğrendim. Aşklarını, sevdalarını, ayrılıklarını, hüzünlerini, sevinçlerini, acılarını, yalnızlığını… Sana ait her şeyi en ince ayrıntısına kadar biliyorum artık.

Ve babam hayatta yokken bile bana bir kez daha kahramanlık yapıyordu. Yine en umutsuz sabahlarıma güneş gibi doğuyordu, ansızın çıkıp ufkumdaki bütün kara bulutları dağıtıyordu şimdi. Kendimi en yalnız hissettiğim anda ruhumu mahşeri kalabalığıyla sarıyordu.

Siz iki darbe arasında kaldınız mı hiç? O kalmıştı, hem de bir başına… 12 Eylül’ü iliklerine kadar hissetmiş bir baba ve 15 Temmuz’u bütün heyecanıyla soluk soluğa yaşayan bir kız…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 375
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺28,00

13. yüzyılın başlarında, bozkırın efendileri tek tanrılı ve tek kağanlı bir dünya düzeni kurmak için birbirleriyle kıyasıya mücadele içindeydiler.

Tarihe “Devlerin Savaşı” olarak geçen bu mücadelelerin en zorlusu da Cacıratlı Camoka ile kan kardeşi Kıyatlı Temuçin arasındaki savaşlardı.

Camoka, tüm gücüyle savaşıyordu. Amacına ulaşmak için Olcay Ata’nın güç simgesi sihirli kalkanını ele geçirmeye karar verip Maymun yılının üçüncü ayında doğuya uzun bir yolculuğa çıktı.

Herkes kalkanın doğunun en doğusundaki Odora Mabedi’nde olduğunu ve mabedin fedailerince korunduğunu biliyordu. Ayrıca mabede gitmenin imkânsız olduğunu da bildiklerinden kalkanı ele geçirmeyi kimse aklına bile getirmiyordu.

Fakat Camoka kalkanla ilgili olumsuz söylentileri ciddiye almadan yoluna devam etti. Her şeyin iyi olduğunu düşündüğü bir anda, kontrol edemediği gelişmeler yolculuğunu kâbusa çevirdi.

Dev yılanlar, gizemli goriller, büyücüler, sihirbazlar, yadacılar, hekimler, simyacılar, hırsızlar ve katillerle ölümüne bir mücadelenin ortasında buldu kendini. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi Uğrubaşı Kandor ve mabedin yeminli fedaileri de peşine düşünce, kötü olan her şey daha da kötüleşti.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺44,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2013
₺36,00
1 2 3 ... 9 >
Çerez Kullanımı