• Kaplanın Sırtında
    Kaplanın Sırtında
  • Kâğıt Kesiği
    Kâğıt Kesiği
  • Ken Taç Dis
    Ken Taç Dis
  • Masal KADIN
    MASAL KADIN
  • Osman Pamukoğlu
    Debreli Hasan Geronimo
  • İdil Yazar - Çikolata
    İdil Yazar
  • Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
    Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
  • Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri
    Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne gelen tanınmış bir Japon matematikçinin oğlu olan Ken Ono, yüksek beklentiler ve çok az övgü içeren bir şekilde büyütüldü. Baskıcı yetiştirilme tarzı yüzünden isyan eden Ken liseden ayrılmaya karar verdi. Babasının onayını almak için, babasının saygı duyduğu, tek amacı matematik olduğu için üniversiteden iki kez atılan, ünlü Hintli matematik dâhisi Srinivasa Ramanujan’ın biyografisine başvurdu.
Bu kitapta Ken Ono, lisans ve lisans üstü eğitiminde geçtiği zorlu yolunu anlatırken Ramanujan’ın hikâyesiyle kendi hikâyesini iç içe geçiriyor ve önemli anlarda Ramanujan’dan ilham aldığını ve Ramanujan’ın matematiksel mirasını keşfetmeye olan ilgisini sürdürmesi için onu teşvik eden akıl hocaları tarafından nasıl yönlendirildiğini açıklıyor.
Ramanujan’ı 1914’te Cambridge’e getiren büyük İngiliz matematikçi G. H. Hardy’den başlayarak başkalarının bıraktığı yerden devam eden Ono, matematik kariyerini Ramanujan’ın kısa yaşamında kendisine bir Hindu tanrıçasından vizyonlar olarak gönderilmiş olduğuna inandığı çok sayıda derin matematiksel gerçeği nasıl keşfedebildiğini anlamaya adamıştır.
Ken Ono’nun Ramanujan’ı arayışı üç kıtada sürdü ve yolu ömürleri dünyaya ve yirminci yüzyıla ve ötesine uzanan matematikçilerle kesişti. Bu yol boyunca Ono hayranlık uyandıran birçok keşif yaptı ve bunların en önemli ve en şaşırtıcısı da kendi insanlığı oldu.
“Hepimizin hayatında bize ilham veren ve bizi daha iyi hâle getirmek isteyen biri vardır. Kahramanımız bir öğretmen, bir aile üyesi, tarihten bir figür veya bir film yıldızı olabilir. Ken Ono için Srinivasa Ramanujan’dı. Ken Ono’nun hayatının samimi anlatımı olan Sıfırdan Sonsuza’da onun ‘kaplan-çocuk’tan dünya çapında bir matematikçiye uzanan yolculuğuna çıkıyoruz... Dünya çapında bir matematikçiye dönüşen bir çocuk dâhinin bile bu karanlık anları yaşadığını ve onları sadece irade gücüyle değil, bazı iyi insanların desteği sayesinde aşmayı başardığını görmek ilham verici.”
—Focus

“Hayatta ve matematikte anlam arayan genç okuyucular, Ono’nun hikâyesinden güç alacaklar.”
—Amerikan Matematik Derneği

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺41,30

Çocuklarımızın hayatında patlamaya hazır bir bomba var. Okullarımızda, evlerimizde, yatak odalarımızda, salonlarımızda ve çatılarımızın altında her gün 24 saat kolayca erişilebilir olan bu dijital bomba ailelerde tartışmalara neden oluyor, çocuklarımızın beyinlerini, davranışlarını, kilolarını ve gelişimlerini etkiliyor. Onların oyun oynama, sosyalleşme ve vakitlerini geçirme biçimlerini değiştiriyor. Bilgisayar ve cep telefonları, bütün modern evlerin içindeki sessiz işgalci ve çoğu ebeveyn bunu durdurma konusunda kendisini güçsüz hissediyor ve aslında kendisinin de bağımlı olması işin en korkunç tarafı.

Bu kitap:

• Bilgisayar ve cep telefonlarıyla çok fazla vakit geçirmenin, özellikle de on bir yaşın altındaki çocuklar için taşıdığı tehlikeleri anlamanıza yardım edecek,

• Çocuğunuzun gelişiminin her aşamasında bakılması gereken uyarı işaretlerini gösterecek,
• Bu cihazlarla geçirilen sürenin hem kendiniz hem de çocuğunuz için bir probleme dönüşmesini engellemek amacıyla kullanabileceğiniz araçlar sunacak,

• Çocuğunuzun çevrimiçi davranışının kontrolünü tekrar elinize almanın ve bu cihazların olumlu yönde kullanıldığı güvenli bir aile ortamı yaratmanın yollarını gösterecek,

• Dijital dünyanın kuşatmasında sağlıklı ve dengeli çocuklar yetiştirmenize yardım edecek.

Uzman pedagog Dr. Elizabeth Kilbey, yüzlerce ailenin birbirinden farklı çok sayıda problemle başa çıkmasına yardım etmekte, bilgisayar ve cep telefonlarıyla geçirilen sürenin ebeveynleri başka her şeyden daha fazla endişelendirdiğine ilk elden tanık olmaktadır. Modern ebeveynliğin hakkında en fazla konuşulan ve ebeveynlerin


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 236
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺29,25

Dr. Wayne Jonas, 40 yılı aşkın bir sürede yaptığı araştırmalar ve hasta bakımı konusunda edindiği deneyimlere dayanarak iyileşmenin yüzde 80’inin nasıl organik olarak gerçekleştiğini ve iyileşme sürecini nasıl harekete geçirebileceğimizi açıklıyor.

Nasıl İyileşiriz’de Dr. Jonas, sakatlanma, hastalık ve iyileşme konusunda devrim niteliğinde bir yaklaşım ortaya koyuyor. İyileşmenin biyolojisiyle iyileşmenin yüzde 80’inin zihin-beden bağlantısı ve doğal olarak gerçekleşen başka süreçlerle ilişkilendirilebileceğinin keşfedilmesinin arkasındaki bilimi açıklıyor. İyileşme süreçlerinin nasıl çalıştığını ve içimizdeki iyileşme becerisini harekete geçirmek için neler yapabileceğimizi ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

Dr. Jonas’ın tavsiyeleri sağlık bakımı hizmetlerinden yararlanma biçiminizi değiştirerek iyileşmenizin ve esenliğinizin kontrolünü daha bilinçli bir şekilde elinize almanıza yardım edecek. Dr. Jonas’ın uygulama ve çalışmalarından derlediği hikâyeler, insanların küçük ve büyük tıbbi sorunların arkasından iyileşmelerine ve iyi kalmalarına yardım etmek için geliştirip kullandığı yöntemi gözler önüne seriyor.

“Nasıl İyileşiriz muhteşem bir katkı. Dr. Jonas’ın paylaştığı bilgelik, modern bakımın kalbinde yatıyor: Anlam, sevgi, bakım, empati ve şefkat iyileşme sürecini nasıl kolaylaştırır?”

- Barbara Dossey, RN, PhD, FAAN, Holistic Nursing kitabının yazarı

“Olağanüstü! Kronik hastalığı olan herkesin ve onlarla ilgilenen klinisyenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap. Bu gerçek bir sağlık bakım hizmeti reformu.”

- Dr. Don Berwick, Centers for Medicare and Medicaid’in eski yöneticisi, Institute for Healthcare Improvement’ın kurucu ortağı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy : 15 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2019
₺43,50

Makineler canlanıyor. Kendi arabalarını sürüyor, yemek ve servis yapmayı öğreniyor, resim ve beste yapıyor, hatta düşünüp tartışıyorlar. Bazıları bizden daha iyi performans göstermeye başladı bile; öyle ki doktorlardan daha iyi teşhis koyuyor, yirmi dil konuşuyor, bir rüzgâr türbini daha arızalanmadan teknik problemleri tespit ediyor vs. Peki, bu teknolojik gelişmeler bizi nereye götürüyor? Robotlar ve akıllı bilgisayarlar insanlık için bir nimet mi yoksa işlerimiz, mahremiyetimiz ve güvenliğimiz için bir tehdit mi?

Akıllı makineler çağı beraberinde neler getirecek? Kantar iyiden yana mı, yoksa kötüden yana mı ağır basacak? Yoksa bu gidişat, insanlığın bugüne kadar karşı karşıya kaldığı en büyük altüst oluşa mı sebep olacak? Çünkü bu kez saldırı insan olarak var oluşumuzun özüne, yani zihnimize ve duygusal zekâmıza yönelecek.

Dünyada çok sayıda laboratuvar ve şirkette araştırmalar yapan fütürist Ulrich Eberl, bu alandaki heyecan verici gelişmeleri herkesin anlayabileceği şekilde anlatıyor. Akıllı Makineler, çoktan başlamış olan yapay zekâ çağını geçmişi ve geleceğiyle daha iyi anlamak için çok önemli bir rehber.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 356
En / Boy : 15 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺41,25

Sosyal hayatta kendimizi rahat hissetmemize engel olan tuhaf kişilik özellikleri olağanüstü başarıların tohumlarını nasıl atabilir?

Modern sosyal hayat, en karizmatik olanımızın bile bazen kendisini bir ahmak gibi hissetmesine neden olurken, kabaca beşimizden birini de çok zorlar.

Kendisi de “tuhaf” bir kişiliğe sahip olan Ty Tashiro, kitapta psikoloji, nörobilim ve sosyoloji alanlarında onlarca yıldır yapılan araştırmaları ortaya koyarak yaygın olarak görülen tuhaf biri olma durumunu ve bunun nedenlerini anlamamız için yol gösteriyor. Sunduğu kişisel hikâyeler ve gerçek dünyadan verdiği örneklerle, potansiyelimizi gerçekleştirmek için kişisel garipliklerimizi ve özgün yeteneklerimizi nasıl kucaklayabileceğimize dair değerli içgörüler paylaşıyor. Bunu yaparken otizm spektrum bozukluğu ve Asperger Sendromu konuları üzerine sunduğu kapsamlı bilgiler kafa karışıklığı yaratan kimi özelliklerin ve durumların netleşmesine yardımcı oluyor.

Tuhaf kitabı, insanlarda iyi bir ilk izlenim bırakmak için neler gerektiği, duyguların işlevi ve sosyal formalitelerin arkasında yatan mantık nedir gibi hususlarla ilgilenen, sosyal yaşamın anlaşılması güç kuralları konusunda içgörü edinmek isteyen tuhaf bireyler, modern sosyal yaşamın hepimiz için nasıl tuhaf bir dünyaya dönüşmekte olduğunu anlamak isteyenler ve aynı zamanda tuhaf bireyleri neyin mutlu ettiğini ve olağanüstü potansiyellerini nasıl destekleyebileceklerini öğrenmek isteyen ebeveynler, öğretmenler, danışmanlar, yöneticiler ve özellikle de tuhaf bireylerin eşleri için benzersiz bir kaynak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺33,00

Teknolojiyle üç milyon yıllık yolculuğumuz şimdiye dek görece tek taraflıydı ve sessiz geçen bir yolculuktu. Şimdiyse gelişen ileri teknoloji sayesinde bilgisayarlar duyguları fark etmeye, karşılık vermeye ve hatta taklit etmeye başladı. Makinenin Kalbi, insanlar ile teknoloji arasında giderek zorunlu hâle gelen ve önümüzdeki yıllarda hayatlarımızı ve dünyamızı dönüştürecek olan ilişkideki işte bu dev adımı inceliyor.

Bilgisayarlar uzun süredir hayatlarımızın ayrılmaz bir parçası ve kaydettikleri ilerlemeler katlanarak devam ediyor. Birçok insan yapay zekânın çok da uzak olmayan bir gelecekte insan zekâsına eşit ya da ondan üstün olacağına inanıyor; hatta kimileri makinelerin bilinçli olacağını bile düşünüyor. Fütürist Richard Yonck, iletişimin ilk, en temel ve en doğal biçimi olan duygunun yapay zekânın bir sonraki aşamaları için hayati olduğunu belirtiyor ve bunun yakında teknolojiyle nasıl çalışacağımızın ve onu nasıl kullanacağımızın kalbinde yer aldığını ileri sürüyor.  

Ancak bir ilerlemenin hayatımıza getireceği her faydanın bir dezavantajı olabilir. Makinelerin duyguları tanıma becerisi gelişmiş bir gözetleme sistemine yol açabilir ve hislerimizi manipüle edebilen aynı teknoloji, kitleleri kontrol etmenin bir yöntemi hâline gelebilir.

Makineler gerçekten hissedebilir ve kontrolümüzden çıkarlarsa neler olabileceğine dair insanlarda daha şimdiden derin bir kaygı var. Bu kaygıları anlamak, gerçekleşme olasılıklarına ilişkin bilgiyle derinleşmiş görüşlerle ufkumuzu açmak ve insanoğlu ile teknolojinin etkileşim kuracakları yeni ve kaçınılmaz yolları incelemek için Makinenin Kalbi, mutlaka okunması gereken bir kaynak. 

“Akıllı makinelerin duygularımızı anladığı ve manipüle ettiği ve nihayetinde kendimizle teknolojimiz arasındaki çizgiyi bulanıklaştıran şekillerde bizimle bağ kurduğu, hızla yaklaşan geleceğe heyecan verici ve kimi zaman da rahatsız eden bir bakış.”

-Martin Ford, Robotların Yükselişi – Yapay Zekâ ve İşsiz bir Gelecek Tehlikesi kitabının yazarı

“Dünyamız çok şaşırtıcı ve inanılmaz şekillerde değişmek üzere. Makineler ile insanlık arasındaki çizgi silikleşirken bize tuhaf ve güzel bir gelecek sunuyor. Yonck, bu dünya içinde, günümüzün bilim ve teknolojisinden başlayıp ufukta uzanan olasılıklar ve tehlikelere doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Geleceğe bir bakış atmak istiyorsanız bu kitabı okuyun.”

-Brian David Johnson, Intel’de eski baş fütürist ve 21st Century Robot Project’in kurucusu 

“Richard Yonck’un Makinenin Kalbi kitabı duyguların kullanıcı arayüzü, insanlar arasında makine aracılığıyla kurulan iletişim ve teknolojiyle insanların gelecekte olabilecekleri şey açısından kısa ve uzun vadeli önemi üzerine heyecan verici bir yorum.”

-Vernor Vinge, bilgisayar biliminsanı ve Hugo Ödüllü Rainbows End kitabının yazarı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 356
En / Boy : 15 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺41,25

• Liderler EQ’ya (duygusal zekâya) neden ihtiyaç duyar?
• EQ’yu geliştirmek mümkün müdür? Nasıl geliştirilir?
• İş yaşamında EQ nasıl kullanılır?

Duygular hem birey hem de tür olarak hayatta kalmamız açısından büyük önem taşır. İçinde yaşadığımız dünya son derece karmaşıktır ve duygulara erişmek uyumlu davranabilmek bakımından önemlidir. Duygular davranışımızı motive eder ve düşüncemizi bize faydalı olan biçimlerde odaklar.

Joshua Freedman, Liderliğin Kalbinde’de sosyal ve duygusal becerilerin gelişimini vurgulayan bir öğretmen ile organizasyonları yönetmek ve onlarla çalışmak konusunda engin deneyime sahip bir liderin bakış açılarını bir araya getiriyor.

Liderliğin Kalbinde, özellikle iş dünyasında sağlam adımlarla yükselmek, başarılarıyla öne çıkarken aynı zamanda çevresindekiler ve çalışma arkadaşları tarafından sevilen ve saygı gören biri olmak isteyen herkes için önemli bir rehber.

“Liderliğin Kalbinde, bir nefes temiz hava; daha iyi bir lider olma konusunda pratik ve kullanışlı bir yaklaşım… Her liderin mutlaka okuması gereken bir kitap.”

Jimmy Daniel, Global Leadership Institute, FedEx Express, ABD

“…Verilen bilgi açık ve merak uyandırıcı, örnekler uygun, ilginç ve hayatın her yönüne uygulanabilir. Liderliğin ve duygusal zekâ konusuna adanmışlığın için teşekkürler Joshua.”

Arlene Pfeiff, Başkan Yardımcısı, Teknoloji, American Express, ABD


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺31,50

Ünlü yazar Dani Shapiro, bu kitabında zorlu ve yorucu bir süreç olan hikâye anlatıcılığını esprili, samimi ve pratik bir tarzda ele alıyor.

Yazarın anılarıyla birlikte bu zanaat hakkında tavsiyeler içeren ve sanatsal süreç için bir nevi meditasyon olan Hâlâ Yazıyorum, yazarak yaratıcı bir hayat sürmek isteyenler için içten ve müşfik bir yol gösterici. Yazarlar bu sayfalarda ilham ve rahatlık bulacak. Shapiro’nun yirmi yılı aşan yazarlık ve öğretmenlik yaşamından öğrendiklerini aktardığı bu kitap, yazarın kendi içgörülerinden de yararlanarak modern yazarlar için hazırladığı bir kaynak.

Yazarlık hayatı cesaret, sabır, sebat, empati, açıklık ve reddedilmeyle başa çıkabilme becerisi gerektirir. İnsanın kendisi ile baş başa kalmaya gönüllü olmasını gerektirir. Kendine karşı nazik olmayı, dünyaya at gözlüğü olmadan bakabilmeyi, gözlemleyebilmeyi ve gördüklerine dayanabilmeyi, disiplinli olmayı ama aynı zamanda risk alabilmeyi, başarısız olmaya, hem de bir kereliğine değil, üst üste, bir ömür boyunca razı olmayı gerektirir.

“Yazarların umuda ihtiyacı vardır. Yazarların yardıma ihtiyacı vardır. Teşekkür ederim, Dani Shapiro.”

Michael Cunningham


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺27,00

İnsanları başarılı yapan doğuştan gelen zeka ya da doğal yetenek değil, eski moda çok çalışma, ter dökme ve kararlılıktır.

Azimden Zafere’de Linda Kaplan Thaler ve Robin Koval, hem kendi kariyerlerinde elde ettikleri başarının hem de bildikleri ve tanıdıkları birçok insanın başarısının gerçek sırrı olduğuna inandıkları bir konuyu ele alıyor: Cesaret, esneklik, inisiyatif ve kararlılıktan oluşan azim.

Araştırmalar, kültürümüzde yetenek ve entelektüel beceriye çok fazla değer verdiğimizi gösteriyor. Aslında yetenekli olanlar da dahil birçok insanın başarısının nedeni inanılmaz derecede çok çalışması, binlerce saat pratik yapması, ter dökmesi ve kendi şanslarını yaratmış olmasıdır.

Gerçek hayattan birçok başarı hikâyesine ve başarı konusunda yapılmış çalışmalara yer veren kitapta, yazarlar hem kendilerinin hem de sayısız insanın kariyerinde, mesleğinde ve özel hayatında üstün başarılar elde etmesine yardım eden stratejileri açıklıyor. Zorluğu görür görmez vazgeçmeme, hatta zorluklara göğüs germe ve üstesinden gelme cesareti göstermekten, dayanıklı ve esnek olmanın faydalarından bahsediyorlar.

Mükemmel olmak için azme ihtiyacınız var ve bu kitap bunu nasıl yapacağınızı kısa ve öz bir şekilde anlatıyor. Süslü püslü sözler yok: Kaplan Thaler ve Koval olduğu gibi anlatıyor çünkü kendileri de azmi başarıya ulaşmak için kullanıyorlar. Tavsiye ederim.
Mark Sanborn, Fred Faktörü kitabının yazarı

Azimden Zafere kitabını satın almak için yürümeyin, koşun. Bu kitap hemen hemen herkesin başarılı olabileceğine inanmasını sağlayacak sağduyu, içgörü ve faydalı öğütlerle dolu.
Diana Aviv, Başkan ve CEO, Independent Sector


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺25,50

Müzisyen, eğitmen ve yazar Yinon Muallem, Ortadoğu müziğine duyduğu ilgi sebebiyle, 2002 yılında İsrail’den ayrılıp İstanbul’a yerleştikten sonraki hayat yolculuğunu anlatıyor bu kitabında.

Hem yaşamı hem müziğiyle iki kültür arasında oynadığı bağlayıcı rolün önemi, bir Türk ile evlenip iki kültürlü olmanın yarattığı maddi ve manevi zorluklar, İstanbul’da yaşamanın sanat hayatına ve bestelerine kattıkları, Türk kültürünün bir İsraillinin gözünden değerlendirmeleri, bir Yahudi’nin Müslüman bir ülkedeki deneyimleri... Tüm bunları bütün içtenliğiyle anlatan Muallem, sanatın birleştirici olmaktaki rolünü gözler önüne seriyor. Caz müziğini Türk müziği ve Ortadoğu’nun etnik müziğiyle harmanlaması ve müziğine “falafel caz” demesi de bunun en güzel kanıtı. Bazı yolları aşmanın çok zor olduğunu ama kararlılık, özveri, iyi niyet ve çabayla çoğu engebenin aşılabildiğini yaşamından kesitler anlattığı bu kitabında samimiyetle ortaya koyuyor.

“Kitabın güzelliği sayfalarında duyulan müzikle artıyor... Kitap, Yinon’un Türkiye’ye duyduğu aşkla yaptığı yolcuğu büyüleyici bir şekilde betimliyor.”

- Vered Lee, Haaretz Kitap Eki, 10 Temmuz 2016

“Türkiye’de yaşayan ve üreten İsrailli müzisyen sanatıyla konser salonlarını dolduruyor ve kalpleri birleştiriyor.”

- Sigal Ben-David, Maariv, 23 Ekim 2019


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺27,75

Gezi edebiyatı, doğu felsefesi ve yoga kültürü alanında kaleme aldığı kitaplarından, çevirilerinden ve dergi yazılarından tanıdığımız Bora Ercan, bu sefer deneysel bir kitapla karşımızda. Sonsuzun Çocukluğu varlığı, bilgiyi, boşluğu ve sonsuzluğu konu alan konsantre metinlerden oluşuyor. Kimi zaman okuru Budist mantık dizgesiyle paradokslara davet ederken zaman zaman da şiirsel bir söylemle dil olgusunu işliyor. Şiir ile düşüncenin ipinde, kabul görmüş kalıplara hiç kapılmadan kendi ekseninde dönerek yol alan bir ca(n)baz metin.

Kitabın bir adı daha var. Arka kapakta okunan bu ikinci ad, söylemin tonu hakkında fikir verecek nitelikte: Hiçbir Şey Hiçbir Şey Kadar Gerçek Değil. Yaklaşımını, düşüncesini, duygusunu imlada, görselliğinde ve sözcük seçimlerinde somutlaştırmayı seçmiş bu kitap, okurunun zihnini adeta yoga seansına, meditasyona, tefekküre, içine ve dışına aynı anda bakmaya davet ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺21,75

Tasarımcılar tasarım düşüncesini kullanarak dünyalar yaratır ve problem çözer. İşyerinizde ya da evinizde etrafınıza bir bakın; elinizdeki tablet ya da akıllı telefon, oturduğunuz sandalye, yani hayatınızdaki her şey birileri tarafından tasarlanır. Ve her tasarım bir tasarımcının ya da tasarımcılar ekibinin çözmeye çalıştığı bir problemle başlar.

Bu kitapta Bill Burnett ve Dave Evans, kim ya da nerede olursak olalım, yaşımız kaç olursa olsun ve ne iş yaparsak yapalım, tasarım düşüncesinin hem anlamlı hem tatminkâr bir yaşam tasarlamamıza nasıl yardım edeceğini gösteriyor. Müthiş teknolojiler, ürünler ve mekânlar yaratan tasarım düşüncesi, kendiniz için her zaman yaratıcı ve verimli, her an sürpriz yapabilecek, neşeli ve tatmin edici bir yaşam ve iş hayatı tasarlamak için de kullanılabilir.

Tasarımcılar henüz var olmayan şeyleri hayal eder ve sonra onu gerçekleştirirler, sonra da dünya değişir. Siz de bunu kendi yaşamınızda yapabilirsiniz. Henüz var olmayan bir kariyer ve bir yaşam hayal edebilirsiniz; bu “gelecekteki sizi” inşa edebilirsiniz, bunun sonucunda da hayatınız değişir. Yaşamınız şu hâliyle mükemmelse yaşamı tasarlamak halihazırda sevdiğiniz yaşamın daha iyi bir modelini oluşturmak konusunda size yine de yardımcı olabilir.

“Yaşamını Tasarla, okurları zorluklara tıpkı bir tasarımcı gibi yaklaşarak tatmin edici ve anlamlı bir yaşam inşa etme sürecinden geçiriyor... Bu kitabı okumalısınız. Herkes okuyacak.”

- Daniel Pink, Drive ve Aklın Yeni Sınırları kitaplarının yazarı

“... Kitaptan alınacak belki de en önemli ders, sizi mutsuz eden bir hayata razı olmanın en büyük başarısızlık olduğudur...”

- Publishers Weekly


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺33,75

Leonard Shlain bu kitabında sanat, tarih, bilim, tıp, nörobilim, psikoloji ve felsefenin ışığında Leonardo da Vinci’nin hayatını ve zihnini inceliyor ve insanlık tarihinde birbirinden farklı birçok alanın tümünde birden mükemmelliğe bu derece erişebilmiş başka hiç kimse yokken onun bilim, sanat, botanik, mimari ve başka birçok alandaki eşsiz yeteneklerinin geri planına dair bambaşka bir perde aralıyor.

Shalin, insan beyninde birbirinden farklı biçimde çalışan sağ ve sol lob arasındaki entegrasyonun Leonardo da Vinci’deki hayret verici uyumunun, onun hem düşünsel yaratıcılığının hem de pratikteki başarılarının nedeni olduğunu vurguluyor ve ondaki bu yeteneğin insanlığın gelecekteki beyinsel evriminin bir işareti olup olmadığını sorguluyor. Bu sorgulamayı yaparken, insan beyninin işleyişine ve evrimine dair bilimsel verileri Leonardo da Vinci’nin zihni üzerinden detaylı bir şekilde işliyor.

Tarihin en zengin aklını incelemek üzere asırlar öncesine doğru çıkılan bu büyülü yolculukta, yazar sade dili ve bağlantıları ustaca kurma becerisiyle işimizi kolaylaştırıyor. Leonardo da Vinci’nin Floransa’nın bir dağ köyünde başlayıp Fransa’da son bulan hayatına genişçe yer verilen kitapta, bu evrensel dâhinin çocukluğu, gençliği, notları, eserleri, kişisel çevresi, vejetaryenliği, mücadeleleri, dönemindeki sosyo-politik ve kültürel atmosfer detaylı bir şekilde anlatılıyor. Machiavelli ile olan ortaklığı, Michelangelo ile olan çatışmaları, Son Akşam Yemeği tablosunun hikâyesi ve onunla ilgili daha başka birçok şey son derece ilginizi çekecek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 292
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺36,00

İşte kedim Ziggy’nin son sırları. Ebedi uykusuna dalmadan birkaç hafta önce bana sizinle paylaşacağıma söz verdirdiği 101 küçük mutluluk..

—Stephane Garnier

“Yaşamımız bizim değişmemizi beklerken, neye yarar yaşamımızın değişmesini beklemek?”

—Ziggy

Kedi Gibi Düşünmek ve Davranmak – 2’de Ziggy’nin tavsiyeleri o kadar yerinde ve doğru ki insanı hayran bırakan ve insan ile kedi arasındaki sınırları ortadan kaldıran bir rehbere dönüşüyor. Korkularınızı yenmek, asla vazgeçmemek, kendinize inanmak ve hayatınızı kediden ve onun seçimlerinden ilham alarak yeniden yaratmak için Ziggy’ye kulak verin. Kendi kendinin ilham kaynağı olmak: Gündelik hayatta mutluluğa ulaşmak için kediden öğrenilecek çok basit bir formül bu.
Meditasyon için mırlamak, ilham veren tavırlar, kendisine saygı duyulmasını sağlamak için ufacık tırmalamalar ve büyütüp çoğaltmayı öğrenmemiz gereken gerçek zevk anları! Yazar ve merhum kedisi Ziggy’den alabileceğimiz derslerle hayatımızı mutlu ve zengin kılmak işten bile değil.

“Benliğimizin derinliklerinde, hepimizi harekete geçiren dürtüler aynıdır. Kedilerde bunlara takılmadan yaşayacak cesaret vardır.”

—Jim Davis

“Bana kedi eğitiminin güç olduğunu söylediler. Öyle değil. Benimki beni iki günde eğitti.”

—Bill Dana

“Huzuru simgeleyen evrensel bir ses seçmek gerekseydi ben kesinlikle mırlamaya oy verirdim.”

—Barbara L. Diamond

“Bir hayvanı sevmediğiniz sürece, ruhunuzun bir bölümü ışıltıdan yoksun, uyuşuk kalacaktır.”

—Anayole France


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺30,75

Veri çağı da diyebileceğimiz bir döneme hızla yaklaşıyoruz. Özerk otomobillerden insansı robotlara ve akıllı kişisel asistanlardan akıllı ev cihazlarına, çevremizdeki dünya, yaşam şeklimizi, çalışma ve oyun tarzımızı dönüştüren temel bir değişim geçiriyor. Verinin kendisi ve işlenmesi, saklanması ve iletilmesi, özellikle 1980’lerde kişisel bilgisayarların icadından itibaren insan yaşamının tüm yönleri için kritik bir öneme sahip oldu. Teknolojinin ve ona sahip olanların insan yaşamına yön verebilme gücünün nereye varabileceğini kestirebilmek giderek güçleşiyor. Bu anlamda George Orwell’in 1984 isimli romanının günümüzü (ve belki de geleceğimizi?) betimliyor olması insanı ürkütmüyor değil.

Herhangi bir yılda gezegenimizde üretilen, paylaşılan ve kopyalanan tüm verilerin toplamı ile tanımlanan bu dijital varoluş hızla büyüyor ve biz buna küresel veri diyoruz. Son on yılda pek çok alanda dijital dönüşümler gerçekleşti. Gelecek on yılda da verinin gücünü kullanarak ulaşılabilecek şeyler ancak insanın hayal gücü ile sınırlıdır.

Veri bilimi, insanın sezgilerini kullanarak veriler arasındaki örüntüleri keşfedip hayatı kolaylaştırmanın (belki de zorlaştırmanın?) bir yolunu gösteriyor. Her ne olursa olsun, insan en temel dürtüsü olan merakını gidermenin yollarını keşfediyor aslında. Böylece, karmaşık süreç ve yapıların temelindeki yalınlığı ortaya çıkarabiliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 236
En / Boy : 15 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺48,80

Otizm bir hastalık değildir. Otistik çocuklar ve yetişkinler hepimiz gibi gelişim aşamalarından geçerler. Onlara yardım etmek için, onları “düzeltmemiz” gerekmez. Onları doğru anlamamız ve sonra kendimizi, yani inançlarımızı, tutumlarımızı ve eylemlerimizi gözden geçirerek değiştirmemiz gerekir.

Dr. Barry Prizant’ın felsefesi budur. 2017 yılında Amerika Otizm Derneği’nin Dr. Temple Grandin Ödülü’nü alan Otizmi Anlamanın Bambaşka Bir Yolu, Dr. Prizant’ın hayatını adadığı çalışmanın sonucudur. Kırk yılı aşkın bir süre boyunca, binlerce ailenin otizmle ilgili deneyimlerini yeniden tanımlamalarına ve kendilerine destek olan profesyonellerin içgörü ve etkinliğini derinleştirmelerine yardım etmiştir. Aileler, eğitimciler ve klinisyenler, Dr. Prizant’ın çalışmalarından müthiş örneklerle dolu bu kitapta, çok sayıda strateji ve öneri bulacaklar.

“[Barry Prizant] Onun yaklaşımını seviyorum.”
- Temple Grandin, Otizmli Beyin ve Resimlerle Düşünmek kitaplarının yazarı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 292
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺45,00

Kişisel gelişim endüstrisi eğer pozitifseniz, en iyi adımınızı atarsanız ve kendinize inanıyorsanız mutluluğu bulacağınızı söyler. Hadi gerçekçi olun, istediğiniz bütün ilham verici alıntıları okuyorsunuz. Kalp şeklindeki aynanızda kendinize bakarken kendinizi olumlayarak ve kendinizi sevmeyi öğrenmeye çalışarak günler geçiriyorsunuz.

Kafanızın içindeki sesi dinliyorsunuz çünkü dediklerini beğeniyorsunuz. Mutlu olmak istiyorsunuz. Özel ve önemli olduğunuza inanmak istiyorsunuz. Buna ihtiyacınız var. Bunun için deli oluyorsunuz. Daha iyi olmaya odaklanmak yerine, umutsuzca ve tümüyle daha iyi hissetmeye teslim olmuş durumdasınız.

Ama gerçek şu ki siz sert çocuk değilsiniz ve istediğiniz hayata hâlâ sahip olamadınız. O Kadar da Harika Değilsin işte tam burada devreye giriyor. Bu kitap, kendinden nefret etme, pişmanlık gibi olumsuz gündelik hisleri alıp bunları hayatınızı iyileştirmek için nasıl kullanacağınızı anlatıyor.

Pozitif düşünme ahmaklar içindir. Negatif düşünme ise kazananlar için.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 164
En / Boy : 14 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺31,50

Dünyanın her yerinden dinler ve mitolojiler Tanrı’nın ya da tanrıların insanları yarattığını öğretirken ateist, hümanist ve materyalist eleştiri dinin bir insan icadı olduğunu ileri sürerek teolojiyi baş aşağı çevirir. Bu kitapta, E. Fuller Torrey, temel soruya verdiği yanıtla tanrıların kökenini insan beynine yerleştiriyor ve dinî inancın evrimin bir yan ürünü olduğunu ileri sürüyor.

İlk olarak Charles Darwin tarafından ileri sürülen bir fikri temel alan Torrey, tanrıların ortaya çıkışının çeşitli evrimsel etkenlerin rastlantısal bir sonucu olduğuna dair kanıtları sıralıyor. Antik kafatasları ve insan ürünü eşyalardan beyin görüntüleme, primatoloji ve çocuk gelişimi çalışmalarına kadar çok çeşitli kaynaklardan gelen verileri inceleyen bu kitap, yeni bilişsel becerilerin nasıl yeni davranışlara yol açtığının izini sürüyor. Örneğin otobiyografik hafızanın gelişimi rekabet avantajı sağlarken aynı zamanda ölümlülüğün kavranmasına, ölüme bir alternatif olduğuna dair inancın reddine de sebep olmuştur. Torrey, tanrıların ortaya çıktığı zamanları açıklayan nörobiyolojik gelişimi ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor ve arkeolojik buluntuları bilişsel gelişimle ilişkilendiriyor.

Bu kitap inancı reddetmiyor, aksine dinî inancı beynin evriminin kaçınılmaz bir sonucu olarak sunuyor. Evrimsel nörobilime dair açık ve anlaşılabilir açıklamalar sunan kitap, en derin gizemlerimizin mekanizmalarına yeni bir ışık tutacak.

“Dinlerin nereden geldiği konusuna yeni bir ışık tutan mükemmel bir metin.”

- Patrick McNamara, Evrimsel Nörodavranış Laboratuvarı Müdürü, Boston Üniversitesi

“Dinî faaliyetin evrilen ayrıntılarına ilişkin arkeolojik ve antropolojik kanıtları insan beyninin nörobiyolojik evriminin fosil kanıtlarıyla ve o evrilen beyin içindeki insan zihninin evrimine dair psikolojik kanıtlarla birleştiren ustalıklı bir sentez.”

- Michael Rosenberg, Delaware Üniversitesi

“Biliminsanı olmayanların da anlayabileceği şekilde sunulmuş, derinlemesine ve düşünmeye teşvik eden bir çalışma.”

- Publishers Weekly


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 316
En / Boy : 15 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺52,50

1960’ların müzik grubu The Mamas and The Papas’ın solistlerinin kızı olan Mackenzie Phillips çocuk yaşta rol aldığı televizyon dizisi sayesinde ünlendi. Küçük yaşlardan itibaren babası tarafından cinsel tacize uğrayan, annesi ve babası uyuşturucu ve alkol bağımlısı olan yazar da hem alkol hem de uyuşturucu bağımlısı oldu. Büyük mücadeleler sonucu iyileştikten sonra kendisini aynı zorlu yollardan geçen bağımlılara destek olmaya adadı.

Yazar, bu kitapta kendi iyileşme sürecini ve deneyimlerini bütün samimiyetiyle anlatırken bir yandan da başarısı kanıtlanmış yöntemleri, bağımlıların kendi uzun iyileşme yolculuklarında kullanabilecekleri araçları ve benimseyebilecekleri bütüncül yaklaşımları paylaşıyor.

Mackenzie Phillips, bir umut mesajı verirken ayık olmanın hayat boyu süren bir yolculuk olduğunun altını çiziyor. Yazara göre umut, tökezleyip düştüğümüzde yeniden ayağa kalkmamızı sağlayan güçtür.

“Bu harika kitap, iyileşme ve bağımlılıkla ilgili bilmeniz gereken her şeyde ya da sadece hayatın içinden geçerken sevgiyle elinizden tutacak. Akıllı, komik, sıcak, o görmüş geçirmiş edasıyla ve sadece olanı olduğu gibi anlatan, yargısız tutumuyla bu benim tanıdığım Mackenzie. Bu kitabı hemen okuyun, düştüğünüzde sizi şefkatle kucaklayacak.”

- Valerie Bertinelli, oyuncu ve yazar

“Bu harika kitap, iyileşme süreci hakkında güçlü ve eşsiz bir bakış açısı sunuyor. Konuşma stilindeki üslübu bizi kalplerimizin merkezindeki derinliklere çekiyor ve yaşamımızın zorluklarını Mackenzie’nin yaşam deneyimi gözüyle görmemize yardımcı oluyor. Gerçek şu ki hepimiz şifa yolundayız ve kitaptaki bu denemeler kendi hayatlarımıza umut dolu bir saygıyla bakmamıza yardımcı oluyor.”

- James Twyman, yazar

“Umutla İyileşmek, karmaşık ama güzel bir bağımlılıktan iyileşme deneyiminin iyi belgelenmiş sürükleyici hiksyesidir. Samimi ve aydınlatıcı bir dizi konuşması vasıtasıyla Mackenzie Phillips utanç ve suçluluktan tutun da bağışlama, umut, korku, erdem ve daha birçok konuyu irdeleyerek hiçbir kaldırılmadık taş bırakmıyor. Gerçekten iyileşebiliriz ve Mackenzie Phillips de bunun gördüğüm en iyi örneği.”

- Chris Grosso, yazar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺29,30

Sosyal mühendisler insanlara istediklerini yaptırma konusunda uzmandır. Bu kitaptaki adım adım talimatlar sayesinde insanların size söylemedikleri şeyleri anlayarak hem kendinizi kötü niyetli girişimlerden koruyabilecek hem de istediğinizi elde edebilecek konuma geleceksiniz.

Christopher Hadnagy, Dr. Paul Ekman ve Paul Kelly, sosyal mühendislerin nasıl çalıştıklarını ve onları nasıl engelleyebileceğinizi açıklamak için bu kitapta güçlerini ve uzmanlıklarını birleştirdiler. Güvenlik, kötü niyetli insanlara karşı kendinizi savunmaktan çok daha fazlasıdır ve her durumu kontrolünüz altında tutmak için sosyal mühendislik ve “insan kandırma” ile ilgili bilginizi kullanmayı gerektirir.

Sözsüz iletişimin sırlarını çözmeyi öğrenmek için başlıca şu konuları kitapta ayrıntılı olarak bulacaksınız:

• İnsanların beden dilini ve yüz ifadelerini okumak,
• Kötü niyetli hacker’ların sizin güveninizi nasıl kazandığını öğrenmek,
• “Hacker” gibi düşünmek,
• BT altyapınızın dışındaki güvenlik zaaflarınızı anlamak,
• Sosyal mühendisin tipik sözsüz davranışlarının ayrıntılı fotoğraflarıyla gerçek dünyadan örnekleri incelemek,
• Kötü niyetli sosyal mühendislerin giderek artan tehditlerini bertaraf etmek için bilgi birikimini ve becerileri artırmak ve geliştirmek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 15 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺45,00

Vücut yağı sadece fazla kilo değildir, o aynı zamanda yaşlanma ve bağışıklıktan ruh hâli ve doğurganlığa kadar her şeyi etkileyen dinamik, akıllı ve kendini idame ettiren bir organdır. Güncel araştırmalar, hiç yağı olmayan bir kızın ve kendini yemekten alamayan genç bir kadının hikâyeleri gibi merak uyandıran vaka çalışmalarıyla yazar, vücudumuzun en yanlış anlaşılmış organının arkasındaki şaşırtıcı bilimi ve onun kendini savunmak için gösterdiği inanılmaz beceriyi ortaya koyuyor. Virüslerin, hormonların, uykunun ve genetiğin yağ üzerindeki beklenmedik etkisini incelerken kilo vermenin gerçek sırrını açıklıyor: Yağınıza karşı değil, onunla birlikte hareket etmek.

“Sylvia Tara'nın ustalıklı bir şekilde gösterdiği gibi, vücut yağı pasif bir kalori deposundan çok daha fazlasıdır. Bu yanlış anlaşılmış ve son derece önemli organla dostluk kurmak için Yağın Gizli Yaşamı’nı okuyun.”

- Dr. David S. Ludwig, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Profesör ve New York Times en çok satan kitaplar listesinden Always Hungry? isimli kitabın yazarı

 “Vücut yağınızı kolayca yenebilirsiniz ama önce onu anlamalısınız! Doğru yaşam tarzı, yemek ve egzersiz yaklaşımı ile kilo verebilirsiniz ve onu uzak tutabilirsiniz. Bu merak uyandıran ve bilgilendirici başyapıtta bunu nasıl yapacağınızı öğrenin.”

- Dr. Michael Dansinger, Tufts Tıp Merkezi’ndeki Diabetes Reversal Program’ın Kurucu Direktörü

“Dr. Sylvia Tara obezitenin gelişimi, önlenmesi ve tedavisi ile ilgili önemli kavramların üzerine eğiliyor. Bu kitap, çok sayıda bilim topluluğunun yanı sıra, yağ ve obeziteyle ilgilenen insanlar için çok ilginç bir okuma olacak. Bu kitabı okurken gerçekten keyif aldım!”

- Dr. Carl Lavie, The Obesity Paradox’un yazarı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺45,00

Hayatımızda çok fazla eşya var. Yoğun tüketim kültürümüzün yükü altında kalan bizler, kendimizi borçlara ve tatminsizliğe mahkûm ediyoruz. Daha fazlasına sahip olmak tatmin edici bir hayat yaşamamızı sağlamıyorsa bunu ne sağlayabilir?

Minimalist bir hayat gereksiz şeylerin yanında hem fiziksel dağınıklığı hem de aklınızın dağınıklığını ortadan kaldırarak gerçekten değer ve neşe katan en önemli şeyler için yer açar. Hayata Yer Aç, minimalist felsefeyi basit yaşamanın kilidini açacak pratik eylemle birlikte anlamanızı sağlayarak zihniyetinizi değiştirmenizi sağlayacak araçlar sunuyor.

En sonunda her türlü dağınıklıktan kurtulduğunuzda, bütün iyi ve olağanüstü şeyleri, düşünceleri, deneyimleri, insanları ve duyguları yaşamınıza davet edeceksiniz.

“Regina Wong, minimalizmin içten bir temsilcisi. Düşünceli, fazla alçakgönüllü ve pragmatik olan Wong, daha azla nasıl zenginleşeceğimizi gösteriyor.”

-Carl Honore, Yavaş kitabının yazarı

“Minimalizm için minimalist bir rehber; müthiş bir ilham kaynağı ve elinizde olması müthiş.”

-Isabel Losada, The Battersea Park Road to Enlightment kitabının yazarı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 156
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺33,80

Çok satanlar listesine giren kitapların ve canlı öykülerin yazarı, fizik profesörü James Kakalios, gündelik hayatımızın işlemeye devam etmesini sağlayan cep telefonlarımız, dijital “bulutlar”, röntgen cihazları, kahve makineleri ve hibrid arabalar gibi temel nesnelerin arkasındaki akıl almaz bilimi açıklıyor.

Modern dünyamızı bu kadar pratik hâle getiren fizik çoğumuz için gizemli bir dünyadır. Hareket sensörleri, dokunmatik ekranlar, ekmek kızartma makinelerinin arkasındaki basit fizik ilkeleri nelerdir? Gündelik Hayatta Fizik ile kullandığımız pek çok şeyin temelini oluşturan atom altı dünyada şaşırtıcı bir yolculuğa çıkacaksınız.

Kakalios, nesneler dünyasını tek bir günü ana hatlarıyla anlatacak şekilde bölümlere ayırarak buzdolaplarımızın gıdaları nasıl soğuk tuttuğu, uçakların havada kalmayı nasıl becerdikleri, dijital saatin alarmının nasıl çaldığı gibi konularda merakımızı gideriyor. Her bir açıklamaya muazzam bir bilimin işbaşında olduğu bir öykü eşlik ediyor ve çevremizi saran görünmez güçlerin etkileşimini ortaya koyuyor.

Gündelik Hayatta Fizik, soyutlamaları anlatmak için karadelikler ve yerçekimi dalgaları gibi ifadelere başvurmak yerine karmaşık bilimin de oldukça pratik olduğunu kanıtlıyor. Kakalios’un açık ve zeki üslubuyla ortaya koyduğu hayatlarımızı düzenleyen ilkeler bizi büyülüyor ve hayal gücümüzü harekete geçiriyor.

“Okurlar gündelik olmakla birlikte göz kamaştıran teknolojiye ilişkin net açıklamalardan hoşlanacak ve lisedeki fizik derslerinden bir şeyler hatırlayanlar çok daha fazlasını bulacaktır.

-Publishers Weekly


“Sindirilebilir bilim derslerinin kısa ama ayrıntılı ve canlı bir özeti... Yazarın ortaya koyduğu bağlantılarla her sayfada hoşunuza giden bir ‘İşte bu!’ anı yaşayacaksınız.”

-Wall Street Journal

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺33,80

Alzheimer konusunda aktif olarak çalışan, Emmy Ödüllü televizyon muhabiri Meryl Comer, Bizim Alzheimer Hikâyemiz isimli bu kitabında, kocasının Alzheimer hastalığıyla mücadelesini ona sonuna kadar evinde bakmayı seçmiş bir eşin gözünden anlatıyor.

Meryl Comer’in kocası Harvey Gralnick’e 1996’da erken başlangıçlı Alzheimer teşhisi konduğunda, Ulusal Sağlık Enstitüsü’nde hematoloji ve onkoloji araştırmasını yönetiyordu. Meryl kocasındaki değişiklikleri fark ettiğinde ona teşhis konabilmesi için yıllarca mücadele ederken sevdiği insanın ve hayatlarının uğradığı değişimin her ânını yönetmek zorunda kaldı.

Yazar bu yıkıcı durumu ve onun hem hastalar hem de hasta yakınları üzerindeki etkilerini büyük bir dürüstlükle kaleme alıyor. Comer gündelik gerçekleri ve hasta bakımının getirdiği ağır ve yıpratıcı sorumlulukları ayrıntılarıyla anlatırken, yanlış anlaşılan bu hastalık ve onunla yaşamaya ilişkin herkesin bilmesi gereken doğruları kişisel deneyimleri yoluyla ortaya koyuyor ve bu sağlık krizine bir ışık tutuyor.

Kendisini Alzheimer hastalığıyla mücadele etmeye ve kamuoyunda bu konuda farkındalık yaratmaya adayan Meryl, “Yaptığım hiçbir şey aslında benimle ilgili değil; amacım kimsenin sonunun benim gibi olmamasını sağlamak,” diyor.

Bizim Alzheimer Hikâyemiz, hasta ya da hasta yakını olarak toplumun büyük kısmını hedefine alan Alzheimer hastalığı ve onun yol açtığı derin ve büyük hasarı anlamak için büyük bir içtenlikle kaleme alınmış en doğru kaynaklardan biri.

“Bizim Alzheimer Hikâyemiz, yaşlanma ve sevdiklerimize bakma ile ilgili bizim kuşağın düşüncelerine meydan okuyan fevkalade ve dokunaklı bir hikâye. Bakım, sevgi ve iyileşme üzerine muhteşem bir yolculuk.”

- Tom Rath-

Çok satan Strenghts Finder 2.0, How Full Is Your Bucket, Strenght Based Leadership ve Eat Move Sleep kitaplarının yazarı 

“Meryl Comer Bizim Alzheimer Hikâyemiz kitabında, Alzheimer hastalığını fevkalade ve hassas bir şekilde gün ışığına çıkarıyor. Kendi kişisel hikâyesi hepimize bilgi, ilham ve umut kaynağı oluyor. Kahramanlığı sayfalardan sıçrıyor ve gelecek nesilleri bu korkunç hastalığa karşı umutla motive ediyor.”

- Dr. David B. Agus -

Güney California Üniversitesi Tıp ve Mühendislik Profesörü Hastalıkların Sonu ve Uzun Ömrün Kısa Rehberi kitaplarının yazarı 

“Adanmış bir destekçi olarak yaptığı çalışmalar ve erken başlayan, sonraki on yılda hastalığı hızla ilerleyen Alzheimer’lı kocasına yıllarca fevkalade bir şekilde bakan Meryl Comer 2004 yılında Sargent and Eunice Shriver Profiles in Dignity Ödülü’ne layık görüldü. Bizim Alzheimer Hikâyemiz’de Meryl rotada kalmanın gerçekten ne demek olduğunu gösteriyor.”

- Mark K. Shiver -

Save the Children, Kıdemli Başkan Yardımcısı ve A Good Man: Rediscovering My Father, Sargent Schriver kitabının yazarı 

“Kamuoyunda farkındalık yaratma amaçlı en heyecan verici ve yenilikçi programı yürüten Meryl Comer, 20 yıldan fazla bakıcılık deneyimiyle Alzheimer hastalığının her cephesinde gerçek bir yol açıcı. Tahrip edici hastalıkla yaptığı uzun ve dolambaçlı yolculuğun kaydını tuttuğu bu şahane yeni kitabın içinden yazarın ruhu yansıyor.”

- Dr. Rudy Tanzi -

Çok satan Super Brain kitabının yazarı, Joseph P. and Rose F. Kennedy’de Nöroloji Profesörü, Massachusetts Genel Hastanesi, Harvard Tıp Fakültesi 

“25 yıldan daha uzun bir süredir Alzheimer hastalığını inceleyen doktor-biliminsanı ve 99 yaşında Alzheimer demanslı bir annenin oğlu olarak bu kitabı Alzheimer bakımının azap dolu konularıyla boğuşan herkese tavsiye ederim.”

- Dr. Michael E. Wiener -

San Francisco, California Üniversitesi, Radyoloji Profesörü


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺30,00

Bu kitap, sıkı bağları olmayan bir hacker grubunun, nasıl olup da hükümetleri olduğu kadar kurumsal şirketleri de sarsarak yeni tipte bir ayaklanma başlattığını ve nihayetinde kendi içlerinden gelen bir ihanetle nasıl çökertildiklerini bütünlüklü olarak ele alan ilk aktarımdır. Parmy Olson, manşetlerin ötesine geçiyor, LulzSec’in çekirdek kadrosundaki herkesle yapılan özel röportajlar dahil olmak üzere bizzat bu hacker’larla yapılmış yüzlerce konuşmaya dayanarak, Anonymous ve LulzSec’in dünyasına eşi benzer görülmemiş bir biçimde dalıyor.
2010 yılının sonlarına doğru binlerce hacktivist, WikiLeaks’e yaptıkları muameleyi protesto etmek üzere VISA, MasterCard ve PayPal’a yönelik kitlesel bir dijital hücuma katıldı. Seçilen diğer hedeflerin yelpazesi geniş (Sony Entertainment’ın, Fox’un, Vatikan’ın, Scientology Kilisesi’nin web siteleri hack’lendi ve tahrif edildi), verilen mesaj ise hiç kimsenin güvende olmadığı yönündeydi. Devlet çalışanlarını ve askeri personeli teşhir edecek şekilde Pornografi sitelerinden alınan ve devlet memurlarıyla askeri personelin de dahil olduğu binlerce kullanıcı hesabının bilgileri yayınlandı.
Kimi saldırılar, 4chan’in mesaj panolarından toplanan bir yığın kullanıcı tarafından gerçekleştirilse de birçok başka saldırı, Anonymous’tan çıkan LulzSec adlı ufak bir hacker grubu tarafından yapıldı.
Karmaşık kurumsal güvenlik sistemlerine nasıl giriyorlardı? Onlar birer anarşist mi yoksa aktivist miydi? Bütün bunları bir ekip mi yoksa tek tabanca takılan birileri mi yapıyordu? Burada, bir becerikli hacker’lardan oluşan bir grup mu yoksa örgütsüz birtakım çocuklar mı söz konusuydu?
Bu kitap, küresel siber ayaklanma hareketinin inanılmaz hikâyesini ve bunun bilgisayar güvenliğinin geleceği için beraberinde getirdiği şeyleri bütünlüklü bir biçimde anlatarak interneti bel altından vuruyor.
Adrenalin yüklü, sürükleyici bir anlatım!
“Çok güçlü bir gazetecilik eseri; grubun başlangıcının, hiziplerin ve birçok muhteşem saldırının akıcı ve zengin ayrıntılarla bezenmiş bir anlatımı.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 15 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2014
₺32,30

Onlara âşık oluruz çünkü çekici ve parlaktırlar; şanssızsak anne babamız, kardeşimiz ya da eşimiz böyle bir insandır ya da onlarla iş yerinde karşılaşırız ve çoğunlukla yönetici pozisyonunda çalışırlar.

Çevremizde kadın erkek çok sayıda psikopat var. Bunlar, etkileyici, zeki, becerikli gibi görünebilirler ama eleştiri ve dirençle karşılaştıklarında karanlık yönleri ortaya çıkar.

Psikopatlar sağlığa zararlıdır. Eşlerinin, çocuklarının, kardeşlerinin ya da başka aile bireylerinin üzerinde güç sahibi olmaya çalışırlar. İş yerlerinde yaşanan sert çatışmaların arkasında genellikle onlar vardır. Onların acımasız ve aşağılayıcı davranışlarına maruz kalanlar, genellikle ne yapacaklarını bilemezler. Kendilerine destek olacak insanları da her zaman bulamazlar.

Bir kurbansanız bilin ki çıkış yolu var. Başkaları tarafından yönetilmediğiniz, kararlarınızı kendinizin verdiği yeni bir yaşam yaratmak olanaklı. İrade, cesaret ve içimizdeki güçleri kullanarak psikopatın pençesinden kurtulmak mümkündür. Psikopat kurbanlarıyla yapılan çalışmalar ve görüşmeler üzerinden yapılan ayrıntılı analizler ve getirilen somut önerilerle, bu kitabın kurbanların kendi durumlarını daha rahat tespit etmesine ve psikopatın pençesinden kurtulmasına yardım etmesi amaçlanıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014
₺39,00

Tarih daha önce hiç böyle nakledilmedi.

Ocak ve Şubat 2011’de Mısır’a devrimin çarpıcı günlerini yaşatan aktivistlerin tweet’leri bir ayaklanmanın insanı canlandıran resmini gerçek zamanlı olarak çiziyor. Binlerce genç insan, devrimlerinin her aşamasını aynen yaşandığı haliyle cep telefonlarından belgeledi. Bu kitap, önemli tweet’lerin bir seçkisini çok etkili ve hızlı bir anlatımla sunuyor ve ayaklanmanın hikâyesinin Kahire’de Tahrir Meydanı’ndaki insanlar tarafından doğrudan aktarılmasını sağlıyor.

Aktivistlerin birçoğu, olanları aktarmak için Twitter kullanan “vatandaş gazeteciler” idi. Başkaları sosyal ağı organize olmak, devrimi ileri taşımak için gereken sonraki adımları iletmek için kullandı. Çevrimiçi olan neredeyse herkes, gözlerinin önünde yaşanan olağanüstü olaylara anında tepki verdi.

140 karakter sınırlaması, Twitter’ı kullananların duygularını elbette ki yoğunlaştırdı. Hükümet yanlısı eşkıyaların saldırıları karşısındaki telaşlı ve öfkeli alarm durumu ya da diktatör düştüğünde yaşanan çılgınca mutluluk, mesajlarında kaba duygu patlamaları olarak kendisini gösterdi.

Tweet atanların birçoğu cep telefonlarıyla fotoğraf da çekmişti ve kitapta yer alan bu kareler eylemin kalbinden dikkat çekici manzaralar sunuyor. Alex Nunns ve Nadia Idle’ın editörlüğünde hazırlanan bu kitabı bu kadar değerli yapan bir diğer özellik de, sanal ağların ve özellikle Twitter’ın politik, sanatsal ve yaratıcı bir direnç biçiminde taşıdığı değeri göstermesidir.

Kitaptan alıntı:

Packafy Pakinam Ahmed
2 gündür süren protestonun ardından biber gazı temiz hava, plastik mermiler yağmur damlaları, coplar ise thai masajı gibi geliyor …
02:03:06 27 Ocak

Cer Mohamed A. Hamama
Şimdi #Tahrir’de babam, annem ve kız kardeşimle karşılaştım.. Ailem, Mübarek’i devirecek :D #Egypt #Jan25
16:22:20 10 Şubat


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 12,5 / 17,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014
₺22,50

Kalemiyle ve zekâsıyla Afgan devletine liderlik eden bir vizyonerin hayatına, aile ilişkilerine ve bir ülkenin yarım yüzyıllık tarihine ışık tutan bir anı-roman.

Kitap, Sultan Abdülhamid’den Atatürk’e kadar uzanan bir zaman diliminde, bu devlet adamları ile yakın ilişkiler içinde olan Afganistan’ın ilk Dışişleri Bakanı Sardar Mahmud Tarzi’nin hayat öyküsüdür. Mahmud Tarzi, uzun ve başarılı bir devlet yönetiminden sonra ülkesindeki politik çalkantılar sonucunda Ankara’nın da daveti ile ailesi ile birlikte Türkiye’ye yerleşmiştir. Kendisine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilmiş ve maaş bağlanmıştır. Bu kitapta, geçmişteki enerjik Afganistan’ın bugünkü huzursuz ve yorgun Afganistan’dan çok farklı olduğuna da tanıklık edeceksiniz.

Yazar Hakkında:

Ömer Tarzi, Afgan gazeteciliğinin babası, devlet adamı, değerli şair ve edebiyatçı, Kandahar Sardarı Mahmud Tarzi’nin büyük torunu ve zamanın Afganistan Kraliçesi Süreyya’nın yeğenidir. Profesyonel iş yaşamında uluslararası kuruluşlarda CEO olarak görev yapmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 15 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2014
₺45,00

Genç Fadime Şahindal, 2002 yılında babası tarafından acımasızca öldürüldü. İsveç’te neredeyse yirmi yıldır yaşamakta olan Kürt kökenli göçmen bir ailenin üyesiydi. İsveçli bir erkek ile yaşadığı ilişki onun kendi toplumundan dışlanmasına yol açmıştı. Bu karara boyun eğmemesi babasının gözünde, ailenin şerefine leke sürmüştü ve bunu ancak ölümü temizleyebilirdi. Bu korkunç cinayet dünyayı sarstı ve Fadime’nin adı kısa sürede namus cinayetlerine karşı verilen mücadelenin düsturu haline geldi.

Unni Wikan, Fadime’nin yürek burkan hikâyesini, babasının, annesinin ve iki kız kardeşinin ifadeleri ile birlikte kendine özgü dokunaklı diliyle aktarıyor. Gözler önüne serilen ise bir cesaret ve ihanet, sadakat ve aşk, iktidar ve aşağılanma hikâyesi ve neredeyse anlaşılması mümkün olmayan bir kültürler çatışmasıdır. Wikan, bu çok sarsıcı olayı, tüm Avrupa’da artmakta olan ve son zamanlarda ABD ve Kanada’da görülen benzer başka namus cinayetlerini de analiz ediyor. Ayrıca namus kavramını tarihsel ve kültürler arası derinlikte de inceleyerek İslam’ın kendisinin sorumlu tutulmayacağı —gerçekten de namus cinayetlerine çeşitli kültürel ve etnik geleneklerde rastlıyoruz— ama daha ziyade birçok kültürün namusu katı bir şekilde şiddetle ilişkilendirmesinin suçlanabileceği sonucuna varıyor.

Fadime’nin Onuruna kitabı, İslami kültürler hakkında yoğun ve yerinde kavrayışlar içeriyor, ama bu güçlü kitabın kalbinde, Wikan’ın sürükleyici anlatımıyla, Fadime’nin cesur ve trajik öyküsü yer alıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 14,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014
₺37,50

Kaliteyi iyileştirmek, verimli büyümek ve fikirden değere doğru inovasyon çabanıza ivme kazandırmak için Yalın prensipleri ve uygulamaları kurumunuzda nasıl uygulayabilirsiniz?

Yalın prensipleri ve uygulamaları kurumunuzda nasıl uygulayabilirsiniz?

Müşterileriniz için piyasada fark yaratan değer akışlarını nasıl oluşturabilirsiniz?

Çalışanlarınız ve süreçlerinizle daha etkili ve uyumlu bir çalışma ortamı neden önemlidir?

Kalitenin uluslararası simgelerinden Shingo Prize ödüllü Steven C. Bell ve kitaba katkıda bulunan diğer Yalın düşünce liderleri, size bu hedeflere nasıl ulaşabileceğinizi örnekleriyle gösteriyor.


“Şirketlerin işlerine yoğun bir enerji kazandırmak için Yalın BT dönüşümlerini nasıl bir kaldıraç gibi kullanabileceklerini ayrıntılı olarak anlatan güçlü bir çalışma.”

- Tom Paider, BT Yetkinlik Geliştirme Lideri, Ülke Sorumlusu

“Bu kitap okura uzun bir sıçrama yaptırıyor, onu Yalın ile inovasyon arasında köprü kuracak hızlı uygulamaya hazırlıyor.”

- Melissa Barrett, Kurumsal Mimari ve BT Stratejisi, Premera Blue Cross


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 424
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2014
₺50,30

Bilgisayar yazılımı ve lojistik sektöründe geçen çalışma hayatından sonra emekli olur olmaz yollara düşmüş Berrin Yılmaz ve gezmeye başlamış. Gezilerini turist gibi değil gezgin gibi yapmayı tercih eden Yılmaz, yurt içinde ve dışında yaptığı seyahatlerde edindiklerini yazıp önce e-posta gruplarında paylaşmış. Yazıları sevildikçe ve “büyüdükçe” Radikal Blog’da da yayınlanmış. Nepal, Tibet, Vietnam ve Kamboçya seyahatlerinden hafızasında ve yüreğinde kalanları çektiği fotoğraflarla birleştirip sohbet tadında anlattığı bu kitap, gezginler ve gezi düşleri kuranlar için keyifli bir okuma olacaktır.

Uzakdoğu seyahatlerim Nepal ile başladı, dağlarında aklım kalınca Himalayalar için bir daha gittim. Üçüncüsü Tibet aşkına oldu. Bunlara bir de Facebook’ta tanıştığım, ülkesine dönen Nepalli ile son anda karar verdiğim dördüncü Nepal seyahatim eklendi. Kültürü, renkleri, tapınakları, dinleri, ritüelleri, doğası ve insanları... Say say bitmez aslında. Turist değil gezgin olmak istediğimden konfor beklentim temiz tuvaletlerden öteye geçmeyince, bulunduğum her yeri iliklerime kadar yaşadım, hissettim.

Sonra bir ara rotamı Kamboçya ve Vietnam’a çevirdim. Tarihin kalıntılarının, yaşanan acıların insanı allak bullak ettiği, doğasıyla da bir rüyalar alemi olan bu coğrafyaları ve kültürleri dilim döndüğünce paylaşmak istedim. Şimdi yollar beni nereye götürür bilmiyorum ama hazır kitabı da bitirmişken düşmeli yollara...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺27,80

Sovyetler Birliği’nin yıkılışından bugün çatışmaların halen sürdüğü Arap Baharı’na kadar, medya dünyanın her yerindeki politik olaylarda belirleyici bir rol oynamakta, yani bugünün yeni dünyasını biçimlendiren devrim mahiyetindeki değişikliklere yön vermektedir. Bu, medyanın küresel olayların yalnızca gözlemcisi olarak değil baş aktörü olarak ortaya çıkışına kapsamlı bir bakış sunan ilk kitaptır.

David Hoffman, dünyanın en büyük sivil medya geliştirme örgütü Internews’un kurucusu ve CEO’su olarak son yıllarda dünyada meydana gelen son derece önemli birçok politik kargaşanın kulisine geçiş belgesine sahipti. Vatandaşlar Ayaklanıyor’da medyanın nasıl hem iyinin hem de kötünün yararına kullanıldığını görüyoruz: soykırımın tetiklenmesi ama aynı zamanda çatışmanın etkin biçimde engellenmesi, seçimlerin özgürce yapılmasının sağlanması, yolsuzlukların ortaya çıkarılması, ulus oluşumunun teşvik edilmesi, doğal afetler sırasında hayati bilgilerin ulaştırılması, ücretsiz eğitim ve kadın hakları gibi büyük toplumsal değişimlerin gerçekleştirilmesi. Dijital teknolojinin yükselişiyle medyanın küresel olaylara müdahale gücü hepimizin eline geçti; buna siz de dahilsiniz. Bu kitap medyanın tarihsel etkisini inceliyor ve geleceğin bir yol haritasını sunuyor.

“Heyecan verici bir kitap… Dijital teknolojinin nasıl yurttaşların sesi olduğunu, en acımasız diktatörleri tehdit ettiğini ve dengeli bir biçimde olmasa da daha iyi bir yarın vaat ettiğini gösteriyor.”

- Ken Auletta, The New Yorker

David Hoffman, medya geliştirme ve bağımsız gazetecilik alanında öncü olan ve kar amacı gütmeyen küresel kuruluş Internews’un Emmy Ödüllü Onursal Başkanı ve kurucusudur. Internews, doksanı aşkın ülkede binlerce televizyon ve radyo istasyonunun kurulmasına yardımcı olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺36,00

Yogayı diğer felsefelerden ayrıcalıklı kılan insanlığın köklerinin çok eski yazılı kaynaklarda olmasıdır. Bu kaynaklar Vedalar gibi Hint-Avrupa dillerinin ilk yazılarıdır. Binlerce sayfayı bulan bu eserler Türkçeye hiç çevrilmedi. Bora Ercan, öncelikle Vedalar ve Upanishadlar gibi eserlerin önemini, bu eserlerin ortaya çıktığı İÖ 1500'lü yılların Hindistanı'nın siyasi ve sosyal koşullarını Marksist tarih anlayışıyla çözümlerken, örnek çeviriler aracılığıyla da günümüze ışık tutacak yorumlarda bulunuyor. Yoganın, klasik bir benzetmeyle, buzdağının görünmeyen bölümlerine ışık tutmayı amaçlayan eserde Yoga Tattva Upanishad gibi yoga için çok önemli bir metnin tamamının Türkçe çevirisi veriliyor. Yazar, diğer bir yandan da Annales Tarih Okulu’nun felsefi yaklaşımıyla bugünden mitolojiye yogayı derinlemesine incelemektedir.

Ülkemizde sadece popüler bir moda gibi algılanmaya başlayan yogayı gerçek anlamıyla anlamak isteyenler için bir kitap. Tamamı üç ciltte tamamlanacak olan eserin ilk cildi.....

2015 yılı itibarıyla internetteki arama motorlarında yoga ile ilgili araştırma yaptığınızda, saniyenin yarısı kadar bir sürede 454 milyondan fazla sonuç çıkıyor ve bu sayı gün geçtikçe artıyor. Arama motoruna “spor” yazdığımızdaysa neredeyse yarısı kadar bir sonuca ulaşıyoruz. Bunun temel nedeni yoganın önünün daima açık olmasıdır. Yoga, kendisini tekrar ederek tüketmez, tam tersine sürekli yeniler. Var olan tarzlar bir araya getirilerek oluşturulan yeni tarzlar, geleneksel tarzları takip edenler tarafından pek hoş karşılanmasa da, bu aslında geleneksel yöntemleri kendi kaynaklarıyla üreten doğasına da uygundur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 188
En / Boy : 15 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺40,50

15'ten fazla dilde yayınlanan ve 2010 yılına dek satış rakamı sadece Hollanda'da 250.000'e ulaşan bu kitapta, Luyendijk en genç yabancı muhabir olarak geçirdiği beş yıl hakkında yazıyor. Akıcı Arapçasıyla taş atanlar ve teröristlerle, taksi şoförleri ve profesörlerle, kurbanlarla, saldırganlar ve aileleriyle konuştu; diktatörlüğü, işgali, terörü ve savaşı bizzat yaşadı. Daha fazla görüp geçirdikçe daha çok şaşırdı. Sahada bir muhabir olarak gördükleriyle daha sonra medyada gördükleri arasında çok derin uçurum açıldı. Luyendijk, medyanın bizlere nasıl filtrelenmiş, değiştirilmiş ve maniple edilmiş görüntüler verdiğini güçlü örnekler ve müthiş bir mizahla gösteriyor, haberlerin arkasında olup bitenlerle ilgili gözümüzü açıyor.

"Her zaman haberlerin dünyadaki en önemli şeylerin bir derlemesi olduğunu düşünmüştüm. Ama muhabirlik yaptığım altı aydan sonra, gerçek kafama dank etti. Haber sadece her günden farklı olan şeydi: kuralın istisnası."

Arap dünyasının nasıl demokratik olabileceğini; İslamiyet'in ne kadar hoşgörülü olduğunu ya da olmadığını; İsrail'le Filistin arasındaki savaşta kimin haklı, kimin haksız olduğunu açıklayan bir kitap yazmak istemiyordum. Bunun aksini yazmak istiyordum; Ortadoğu gibi büyük bir meselede anlamlı bir şey söylemenin ne kadar zor olduğunu gösteren bir kitap. Ya da belki de sadece, Herkese merhaba! diye düşündüğümü fark ettiğim bütün o anlar hakkında bir kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2013
₺26,30

Bora Ercan, Muson Şarkıları'nın gözden geçirilmiş ikinci basımıyla, okurlarını yeniden meditatif bir yolculuğa davet ediyor.

"Meditasyon, başka bir deyişle yoğun olarak deneyimlenen farkındalıkla yaşamımızı yönlendirir. Unutulmamalıdır ki mutluluk ve mutsuzluk birer bilinç işidir. Mutluluğumuz, nefes alıp vermenin, bedenimizi dinlendirmenin ve zihnimizi odaklamanın bize kattıklarıyla, en basit meditasyon yöntemleriyle bile artar. Mutlu olan, mutluluğunu kimseden sakınmaz, tam tersi herkesle ve her şeyle paylaşır. Sevdikleriyle daha çok paylaşır, sevgilisiyle, aşkıyla daha da çok..."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 174
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺27,00

Bu kitabın oluşumunu bir gemi yolculuğuna benzetiyorum. Tohumlarının sadece gemilerde ve adalarda atılması, ilk filizlerini oralarda vermesiyle değil, dış etmenlerin belirleyiciliğiyle de. Rüzgârı arkasına alır bazen gemi, iki yana açılan dalgalar ile arkada bırakılan köpük izi belirgindir: Kelimeler yerine tam oturur, cümleler birbirini getirir. Ardından bir düğüm, bir tıkanıklık, kalem ele yabancılaşır, klavyede parmaklar yön bulamaz bir türlü. Hava patlamış, bir kasırga çıkmıştır sanki: Bofor 12, knot 66'nın üzerindedir. Gemi demir atmalıdır güvenli bir koya. Yaşamak işte; aceleye gelmez, ne kitap ne de yolculuk.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺27,80
Sonradan bir romancıya dönüşen Macar briç yazarı Géza Ottlik, briç oyununun ileri düzeyine özgü bazı garip ve büyüleyici yönlerini keşfetmek ve inceleyip tahlil etmek gibi kimselerin erişemediği bir dehaya sahipti.Sonradan briç konusunda yazmaya başlayan İskoç roman yazarı Hugh Kelsey briç konusunda herkesçe büyük usta olarak kabul edilen ve briç kitapları bütün dünyada bilinip okunan bir yazardı; özellikle çok yüksek düzeydeki briç problemlerini analiz etmesi ve çok karmaşık olan fikirlerini sade bir dille anlatabilmesiyle ün kazanmıştı.Bu ikilinin ortak çalışmasının sonucunda alışılagelmişin çok üstünde, inanılmaz nitelikte ve güçlü bir kitap çıktı ortaya.Bu "maceralara" dalmaya kalkışan okur müthiş bir entelektüel meydan okumaya karşı hazırlıklı olmalı. Zira okurun düş gücü harekete geçecek ve estetik duyumları öylesine etkilenecek ki belirli kâğıt oyunları ve kombinasyonlarının arasına daldığında bunların güzelliği karşısında neredeyse lirik bir zevk alacaktır."Kuşkusuz kâğıt oyunu ve defans konusundaki klasikler arasındaki yerini alacaktır."-R. A. Priday-Sunday Times"İnanılmaz güzellikte bir kitap."-E. P. C. Cotter-Financial Times"Heyecan verici ve özgün"-Eric Bowtell-Oxford Times
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 15 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2013
₺37,50
Ne çocukluk ne de ana babalık kolaydır ve zaman zaman en huzurlu ailelerde bile günlük hayatın stresleri ve baskıları yüzeye çıkar. Aslında, bazı insanlar için, aile hayatı bir savaşı yönetmekten başka bir şey değildir. Az ya da çok, bebekler bütün ailelerde savaş anlamına gelir!Ana babalık neden bıçak sırtında gitmelidir? İnsan üremesinin bu kadar eski ve temel özelliği olan bir şeyde neden bu kadar çok potansiyel problem olmak zorundadır? Evrimin sabah bulantılarıyla ne ilgisi var? Bebek ağlamasının stres yaratan sesiyle? Kardeş rekabetiyle? Çocuk taciziyle? Bu ilgi çekici kitap, aile yaşantısının karanlık sırlarını aydınlatıyor ve onları dürüstlükle ve önyargısız ele alınabilecekleri şekilde açıklığa kavuşturuyor.Evrimsel biyoloji, insanların ne düşündükleri, söyledikleri ya da hissettiklerinden ziyade gerçekte ne yaptıklarıyla ilgilidir. İnsanın seks yaşantısının evrimsel biyoloji açısından açıklandığı çok satan Sperm Savaşları kitabının da yazarı olan Dr. Robin Baker, Bebek Savaşları’nda özellikle insanların davranışlarının üreme başarılarını nasıl etkilediğini çarpıcı örnek ve açıklamalarla inceliyor.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 334
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2013
₺33,80

9 Kasım 1983 günü bira imparatoru Freddy Heineken Amsterdam’daki ofisinden ayrılır. Yanında şoförü Ab Doderer ile birlikte dışarı çıkar çıkmaz maskeli birkaç adam tarafından yakalanır, bir minibüse bindirilir ve kaçırılırlar. Aynı akşam polise kaçıranların yaklaşık 35 milyon gulden fidye talep ettikleri mektup ulaşır. Gert van Beek o sırada Amsterdam Polis Teşkilatında başkomiser olarak görev yapmaktadır ve kaçırma olayını sonlandıracak ekibin başındadır. Bu kitapta kaçırma olayını takip eden üç heyecanlı haftayı kaleme alan Van Beek polisin ne kadar karmaşık bir görevle karşı karşıya geldiğini anlatıyor. Kaçıranlardan daha zeki olmaları ve daha hızlı hareket etmeleri gerekmektedir.

Gazeteci ordusunu nasıl atlatacaklar?

Heineken ve Doderer’i canlı olarak kurtarabilmek için en uygun strateji hangisi?

“Bay Heineken, Geçti, Kurtuldunuz” Amsterdam polisinin heyecanlı dünyasını gözler önüne seriyor. Gert van Beek Hollanda tarihinin belki de en tartışmalı adam kaçırma olayıyla ilgili içeriden ve detaylı bilgiler veriyor.

“Gerçek bir hikaye.”

- De Telegraaf

“Hayranlıkla okunuyor, kitapta çok ilginç detaylar var.”

- NRC Handelsblad

“Heyecanlı bir hikaye.”

- Paul Witteman


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 268
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺25,50

Sanat dersi aldınız ve size bir çitin nasıl boyanacağını öğrettiler ama van Gogh ya da Picasso’nun resimlerini hiç göstermediler mi? Ne yazık ki matematik de işte böyle öğretiliyor ve bu yüzden de çoğumuz için boyanın kurumasını izlemenin entelektüel karşılığı haline geliyor.

Aşk ve Matematik’te, ünlü matematikçi Edward Frenkel, matematiğin daha önce hiç görmediğimiz, bir sanat eserinin güzelliği ve zarafetiyle dolu bir yönünü ortaya koyuyor. Frenkel, matematiğin evrenin akışına yön verdiğini, şekillerinin ve eğrilerinin arkasına saklandığını, küçük atomlardan en büyük yıldızlara kadar her şeyin dizginlerini elinde tuttuğunu yazıyor. Aşk ve Matematik, hayatımızı zenginleştirmek, dünyayı ve içindeki yerimizi daha iyi anlamak, matematiğin gizli sihirli evrenini keşfetmek için bir davet.

“Bir matematikçinin mücadelelerinin, sevinçlerinin ve tutkularının müthiş bir anlatımı...”

- Barry Mazur, Harvard Üniversitesi ve Imagining Numbers kitabının yazarı

“Modern matematiğin en heyecan verici fikirlerinden bazıları üzerine tutkuyla yazılmış bu akıcı kitabı güzelliğin meraklı aşıklarına şiddetle tavsiye ederim.”

- David Gross, Fizik dalında Nobel Ödülü sahibi

“Bu kitap, Edward Frenkel’in Sovyetler Birliği döneminde Moskova’ya yakın bir kasabada başlayan ve Harvard üzerinden California Üniversitesi’ne uzanan matematik-fizik serüveni. Hem hayatın içinden hem de akademik dünyadan geçen bir yol hikâyesi. Bu yolda kimlere rastlamıyoruz ki. Özellikle de matematiğin farklı konularını birleştiren Langlands Programı’nın kurucusu, benim de 1967-1968 yıllarında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde hocam olmuş, yaşayan en büyük matematikçilerden Robert Langlands. Hocamın kitabın Türkçe baskısı için Türkçe olarak yazdığı ve kitabın sonunda yer alan mektubunun da, André Weil’e yazdığı tarihi mektuplar gibi zaman içinde çok konuşulacağına inanıyorum. Bu kitabı okumak için matematik bilmenize gerek yok ama dikkat edin, Nassim Nicholas Taleb’in de dediği gibi, sonunda matematikçi olmak isteyebilirsiniz…”

- Yılmaz Akyıldız

“[Frenkel’in] anılarını içeren bu kitap ... üç şeydir: Matematiğe platonik bir aşk mektubu; meslekten olmayanlara matematiğin ilerlemekte olan en muhteşem oyunu hakkında bir fikir verme girişimi; yazarın kendisinin bu oyunda nasıl baş aktör olduğunun ilham verici ve eğlenceli bir otobiyografisi. Matematiğin insan aklını aşan bir gerçekliğe sahip olduğu görüşüne, uygulayıcıları, özellikle de Frenkel, Langlands, Sir Roger Penrose ve Kurt Gödel gibi büyük uygulayıcıları arasında yaygın olarak rastlanır. Aşk ve Matematik tuhaf örüntülerin ve eşlemelerin beklenmedik şekilde ortaya çıkış şeklinden kaynaklanarak gizli ve gizemli bir şeyin ipucunu verir.”

- Jim Holt, The New York Review of Books

“Her sayfada, tıpkı Pasternak’ın ünlü romanından uyarlanan ve David Lean’in yönettiği filmde Ömer Şerif’in canlandırdığı Doktor Jivago gibi, aklımın gözünü kitabın yazarının Sibirya kışının derinliklerinde, mum ışığında yazarkenki kurgusal imgesini canlandırırken buldum. Aşk ve Matematik, Edward Frenkel’in Lara şiirleri... Bütün büyük Rus romanları için geçerli olduğu gibi, Frenkel’in hikâyesinde de bir kişinin şahsi aşk ve güçlüğün üstesinden gelme hikâyesi ile hem toplumun derinliklerini görmeye yardım eden mercekler hem de insan aklını açığa vuran bir ayna bulacaksınız.”

- Keith Devlin, Huffington Post

“Frenkel matematiğin ‘evrenin akışını yönettiğini’ yazıyor. Müzik kadar hoş ve edebiyat kadar da entelektüel mirasımızın parçası. Bizi çok azımızın okulda karşılaştığı ‘gizli’ dünyayı açığa çıkaran araştırmasında gezdirerek merakımızı uyandırmaya çalışıyor... Frenkel o dünyayı anlaşılabilir ve hatta güzel kılmayı amaçlıyor.”

- The New York Times Book Review

“Aşk ve matematik kelimeleri genellikle bir solukta söylenmez. Ancak matematikçi Edward Frenkel bunu değiştirme görevini üstleniyor... Berkeley’deki California Üniversitesi’nde kadrolu öğretim görevlisi olan yazar, Aşk ve Matematik isimli kitabında okullarda matematiği öğretmek için kullanılan geleneksel yöntemin yaygın bir bilgisizliğe yol açtığını ve ekonomik durgunluktan bunun sorumlu olabileceğini ileri sürüyor... Kitap onun kişisel hikâyesini anlatıyor ve Langlands Programı’ndaki araştırmasını ve sınıflarda düzenli olarak öğretilmeyen yeni matematiksel keşifleri tanımlıyor.”

- The Wall Street Journal

“[Frenkel’in] ağır eşitsizlikler karşısında kazandığı mesleki zaferin hikâyesi oldukça tatmin edici... Ancak gençliğinde karşılaştığı darkafalılığa verdiği gerçek yanıt, onun matematik tutkusunda, yani kitabın başlığındaki ‘aşk’ta yatıyor... Matematiğin insanlığın ortaklaşa sahip olduğu bir şey olduğuna inanan Frenkel, her bir kavramı teorik olmayan terimlerle açıklarken gündelik hayattan benzerlikleri çokça kullanıyor... Meslekten olmayan okurlar, modern matematiğin ne üzerine olduğuna, onun ihtirasına, güzelliğine ve büyüleme gücüne dair bir anlayış kazanacaklar.”

- The New York Times


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 15 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺48,80

Devrim Planı, dünyayı ya da sadece parçası olduğu toplumu şiddet içermeyen araçlarla değiştirmek için bir rehberdir.

Yazar Srdja Popovic, barışçıl yolla dünyayı değiştirmek için benimsediği felsefeyle birlikte diktatör Miloşeviç’i şiddet içermeyen tekniklerle devirirlerken edindiği deneyimler ve “Wall Street’i İşgal Et” ya da eşcinsel hakları için mücadele etmek gibi daha küçük çaplı toplumsal değişimlere dair hikayeler aracılığıyla dünyanın her yerinden aktivistler için bir model ortaya koyuyor. Muhalefeti sindirmek ve destekçi toplamak için gülmeyi ve müziği kullanma (Pussy Riots gibi), Sırbistan’da yapılan Lego Adam protestosu, enflasyona karşı çıkmak için İsrail’de düzenlenen süzme peynir boykotu gibi örneklerle şiddet içermeyen direnişin amacına ulaştığı gerçek yolları ele alıyor.

Popovic, kendi deneyimleri yanında Nelson Mandela, Gandhi, Harvey Milk, Martin Luther King Jr. gibi tarihe geçmiş şahsiyetlerin yaşamlarından az bilinen hikâyelere de yer veriyor.

Bu kitap, her aktivist için ilham verici (ve faydalı!) bir rehber niteliği taşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 220
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺27,00

Acemi Yoginin Elkitabı yogaya başlamayı düşünen, mesafeli duran, hangi derecede olursa olsun yoga yapan herkes için bir başucu kitabı.

Deneyimli yoga eğitmeni Esra. E. Karaosmanoğlu’nun, yoga hakkında en çok merak edilen, yanlış/eksik anlaşılan konuları mizahi bir dille anlattığı bu kitabı ile yoganın ne olup ne olmadığı hakkında aydınlanacak, gerçek yoga ile tanışacaksınız. Duruşlardan meditasyona, beslenmeden kamplara, yoga felsefesinden yoga çeşitlerine kadar yoga ile ilgili tüm konularda temel bilgi sahibi olurken keyifli bir okuma deneyimi yaşayacaksınız.

"Yoga, sürücüleri arabalarıyla seyahate çıkaran bir öğreti ise eğer, Esra E. Karaosmanoğlu acemi sürücülere ustalık ehliyeti veriyor."

- Musa Uzunlar / Tiyatro ve Sinema Oyuncusu

"Kendi güzel, ruhu güzel Esra, yıllar yılı karşılıksız olarak insanlara yoga öğretecek beden ve ruh şifacısı oldu. Sonunda deneyimlerini, birikimlerini bu kitaba aktardı. Yoganın bir din veya spor olmadığını hayat kalitesini artıran harikulade bir öğreti olduğunu anlatan bu kitap benim onca yoga kitabımın arasında en kolay okunabilen, eğlenceli ve aydınlatıcı kitap oldu, teşekkürler Esra..."

- Leman Sam / Sanatçı

"Değerli hocalarımızdan Esra E. Karaosmanoğlu'nun, toplumla paylaşmak arzusu ile sunduğu bu değerli çalışmasında kullandığı başarılı mizah üslubuyla, konunun ciddiyetini ihlal etmeden okuyucuyu keyiflendirebilmiş, eğlendirebilmiş ve aynı anda doğru bilgileri sunabilmiş olması gerçek bir başarıdır. Kitabın bu üslubu daha evvel hiç denenmemiş olup, Esra hocanın içsel zenginliğini bize sunarken, bu eser, cesaret ve cömertliği uyum içinde işlemiştir."

- Adnan Ananda Siddicho Çabuk / Yoga Hocası


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺37,50

Ne isimler takmadılar ki kendilerine: “Dünyanın Balı” dediler, “Yeni Bonapart” dediler, “Göklerin Oğlu” dediler… Nikolay Çavuşesku’dan İmparator Bokassa’ya, Adolf Hitler’den Enver Hoca’ya kadar gelmiş geçmiş birçok diktatör kendilerini böylesi unvanlarla yüceltti. Onların adına güzellemeler yazıldı, marşlar bestelendi, dağlara devasa anıtları yontuldu. Onlara “Baba” diyen, “Führer” diyen, “Ebedi Şef” diyen on binler toplandı çevrelerinde. Politik kişi kültü tuhaf tuhaf ürünler bıraktı geride. Totaliter rejimler kişi kültü aracılığıyla işledikleri suçların üstünü örttü, tek kişilik iktidarları sağlamlaştırdı. Ama kişi kültüne başka rejimlerde de rastlandı. İngiltere Kraliyet ailesine bakmak, kişi kültünün demokratik toplumlardaki çağdaş bir örneğini görmek için yeterlidir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kişi kültü oluşturma bakımından diğer liderlerden farkını ustalıkla ortaya koyan bu kitap, çevrelerinde oluşturdukları anlam sınırlarını aşan kişi kültü ile tarihe geçmiş yirmiden fazla liderin hayat öyküsünü anlatıyor. Hitler, Stalin, Mao, Kim İl Sung, Kaddafi, Humeyni gibi tarihi kişilerin hayat öykülerini, kişi kültünün nasıl oluştuğunu ve ne boyutlara ulaşabildiğini gözler önüne seriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺35,30

Hepsi de kesinlikle garip bir zevkin ürünü!

Şaşırmaya, dehşete düşmeye, midenizin bulanmasına ve çok eğlenmeye hazır olun. Dünyanın çeşitli yerlerinden ve farklı çağlardan toplanmış bu inanılmaz, görünüşe göre imkânsız ama kesinlikle gerçek hakikatler koleksiyonu için hiçbir şey çok aptalca, çok delice, çok garip ya da çok zevksiz değil.

Şunları biliyor muydunuz?

Kral 14. Louis bütün hayatı boyunca toplam üç kere yıkanmış, hepsinde de ayak direyerek.

Adolf Hitler kronik mide gazından kurtulmak için bir seferinde makineli tüfek yağı içmişti.

Aslan testisi ya da arsenik Londra’da afrodizyak olarak kullanılırdı.

MÖ 1300’de Mısırlı kadınlar gebelikten korunmak için timsah gübresinden yapılma diyafram kullanırlardı.

Britanya’nın 1942’de “kıymıksız” diye reklamı yapılan ilk çift katlı tuvalet kağıdı sadece Harrod’s mağazasında bulunuyordu.

On altıncı yüzyılda Avrupa’da akraba olmaları koşuluyla erkeklerin kadınları selamlamak için göğüslerini okşamaları adettendi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺28,50

“Bir yerlerde, ‛İntihar geçici bir soruna kalıcı bir çözümdür,’ diye okumuştum. Bunun neden böyle olduğunu bu kişisel hikâyeyi okuduğunuzda daha iyi anlayacaksınız.”
Dr. Bram Bakker, psikiyatrist ve gazeteci yazar

Viktor Staudt iyi bir işe sahiptir, fiziksel ve ruhsal sağlığını korumak için düzenli olarak spor yapar ve hareketli bir gece hayatı vardır. İlk bakışta hayatından memnuna benzer, ancak anksiyete atakları ve depresyon etkisi altında bir yaşam savaşı verdiğini neredeyse kimse bilmez. Sorununa sağlık kurumları vasıtasıyla da bir çözüm bulamayınca intihar etmeye karar verip Amsterdam RAI garında bir trenin önüne atlar. Ölmeyip hayatta kalır, fakat her iki bacağını kaybeder. Ne acıdır ki ancak bu trajik olaydan sonra bir psikiyatrist tarafından borderline (sınırda) kişilik bozukluğu tanısı koyulur ve doğru ilaç tedavisi sayesinde hayata tutunmayı başarır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 204
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺32,30

Ülkemizde sadece popüler bir moda gibi algılanmaya başlanan yogayı gerçek anlamıyla anlamak isteyenler için bir kitap. Tümü üç ciltte tamamlanacak olan eserin ikinci cildi...

Hint felsefesi Batı felsefesinden geri, hurafelere dayanan, yeniliklere kapalı, tutucu bir felsefe değil, tam tersine çok güçlü bir dili, soyutlama yeteneği, kavramsal zenginliği, derinliği olan bir felsefedir. Yanlış anlaşılmasın, Hint felsefesi dünyanın en üstün felsefesi demeye çalışmıyorum ya da Hint’i Mısır, Eski Yunan ya da Mezopotamya karşısında daha üst bir noktaya çıkarmak da değil amacım, sadece hakkını vermek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 15 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺42,80

Bu kitaptaki çocuklar sevdikleri ve kendilerini sevdiklerini düşündükleri kişiler tarafından öldürüldüler.

Beş yaşındaki üvey kızını acımasızca öldüren bir baba,


Karısını ve her şeyden çok sevdiği iki kızını planlayarak öldürüp, sonra da intihar eden, titiz ve aklı başında bir yetişkin olarak tanınan avukat bir baba,

Karısını öldürdükten günler sonra önce iki küçük oğlunu öldürüp sonra da kendisiyle birlikte evi ateşe veren genç bir baba,


Karısını ve çocuklarını öldürmek için tam üç yıl boyunca plan yapan ve cinayet günü için “Bu şanlı bir gün ve sanki Tanrı’nın takdiri hayırlara gülümsüyor,” diye yazan gururlu ve iş hayatında başarılı bir baba,

İlk çocuğunu bekleyen sekiz aylık hamile karısını Noel arifesinde öldüren müstakbel bir baba ...ve diğerleri.

Hiçbir suç, bir çocuğun kendi anne ya da babası tarafından öldürüldüğü cinayetler kadar korkunç değildir. Babaların kendi çocuklarını öldürdükleri bu cinayetler, ilişkiler ve insan davranışları hakkındaki inançları derinden sarstığı için toplum, arkadaşlar ve tanıdıklar için son derece şoke edicidir.

Gazeteci Mary Papenfuss, Katil Babalar'da aile dinamiklerini olabilecek en karanlık kâbusa çeviren gerçek vakaları inceliyor; mağdurların arkadaşları ve aileleriyle yaptığı görüşmeler, polis dosyalarının incelenmesi ve "katil babaları" izleyen araştırmacıların çalışmalarından ayrıntılı profiller sunuyor ve sonunda, modern toplumda bu tür suçları teşvik edebilecek faktörleri ve onları önlemek için alabileceğimiz ve almak zorunda olduğumuz önlemleri tartışıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 276
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺24,00

Homo sapiens, kendini dünyaya adapte etmek yerine dünyayı kendine adapte eden türdür. Yapay öğrenme bu milyon yıllık destanın en yeni bölümüdür: Bilgi birikiminin herkesi kapsayacak şekilde ilerlemesini hızlandıracak ve dünyayı hayal bile edemeyeceğimiz şekillerde değiştirecek. Pedro Domingos tüm zamanların en önemli ve devrim niteliğindeki entelektüel gelişmelerinden biri olan yapay öğrenmenin perdesini ilk defa kaldırıyor ve Google’a, Amazon’a, akıllı telefonunuza güç veren öğrenen makinelerin içine göz atmamızı sağlıyor.

Büyük veri ve yapay öğrenme etrafında kopan şamatanın nedenini merak ediyorsanız ve gazetelerde gördüğünüz şeylerden daha derin bir şeyler olup bittiğinden şüpheleniyorsanız haklısınız! Master Algoritma tam bir entelektüel ziyafet olan yapay öğrenme devrimini anlama konusunda herkes için eşsiz bir rehber.

“Bilgisayar biliminin kutsal kâsesi, biz insanlar gibi kendisine deneyimlerden bir şeyler öğretebilen makinedir. Yapay öğrenme, kanseri tedavi etmekten insansı robotlar yapmaya kadar her konuda bize yardım edebilir. Pedro Domingos yapay öğrenmenin gizemini çözüyor ve geleceğin ne kadar mükemmel ve heyecan verici olacağını gösteriyor.”

- Water Isaacson, Steve Jobs’un yazarı

“Alanın önde gelen uzmanlarından birinin elinden çıkmış harika bir kitap. Yapay Zekâ’nın hayatınızı nasıl değiştireceğini merak ediyorsanız bu kitabı okuyun.”

- Sebastian Thrub, Stanford Üniversitesi’nde araştırma profesörü, Google X’in kurucusu, sürücüsüz otomobilin mucidi

“Son derece önemli ve faydalı bir kitap. Yapay öğrenme, hayatımızda ve işimizde zaten çok önemli ve gittikçe daha çok önem kazanıyor. Sonunda Pedro Domingos bu konuyu açık ve anlaşılır bir şekilde yazdı.”

- Thomas H. Davenport, Babson College, öğretim görevlisi ve Competing on Analytics ve Big Data at Work kitaplarının yazarı.

“Ticari kullanımda öngörücü analiz olarak bilinen yapay öğrenme, dünyayı değiştiriyor. Bu büyüleyici, kapsamlı ve ilham verici kitap, bir yandan teknik uzmanlığı olmayan okuyuculara derin bilimsel kavramları tanıtırken, bir yandan da en çok umut vaat eden araştırma yönelimlerini ortaya koyan yeni ve sağlam bir perspektifle uzmanlara hitap etmeyi başarıyor. Gerçekten de nadir bir mücevher.”

- Eric Siegel, Predictive Analytics World’ün kurucusu ve Predictive Analytics kitabının yazarı.

“Yapay öğrenme, konuya yabancı olanların daha önce hiç görmediği büyüleyici bir dünya. Pedro Domingos, size bunun beş ana kolunda konuşulan gizemli dilleri tanıtıyor ve sizi uygarlığımızın şimdiye dek sahip olduğu en güçlü teknolojiyi yaratmak için bunları birleştirme planına katılmaya davet ediyor.”

- Sebastian Seung, Princeton, profesör ve Connectome kitabının yazarı.

“Düzenli olarak manşetlere çıkan ‘yapay öğrenme’ ve ‘büyük veri’ gibi terimlerle, bu konu hakkında uydurmacalarla dolu kitap sıkıntısı hiç yok... işlerin nasıl yürüdüğünü ağır matematiğe girmeden anlatan bu kitap, üst düzey yöneticilerden öğrencilere kadar herkes için ideal kitap. Geleceğin parlak olacağını ilan eden başka kitaplardan farklı olarak, bu kitap, yaklaşmakta olan değişiklikleri anlamanız için ihtiyacınız olanları size sunuyor.”

- Peter Norvig, Google’da araştırma yöneticisi ve Artificial Intelligence’ın yazarı

“Yapay öğrenme konusuna iddialı, kapsamlı bir tanıtım … kolay anlaşılır ve bilgilendirici… Domingos, zekâsı, vizyonu ve uzmanlığıyla bilgisayarların kendi kendine öğrenmesine imkân tanıyan programların nasıl tasarlandığını açıklıyor. Okuyucular ... büyüleyici anlayışlar keşfedecek.”

- Kirkus Reviews


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 15 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺56,30

“Joseph Mazur’un Şansın Matematiği, okuru en uç olasılıkların tehlikeli ve tuhaf topraklarında gezdirirken elini hiç bırakmıyor; nedeni bağıntıdan ve olayı salt rastlantıdan ayırt ediyor.”

- Jordan Ellenberg, How Not to Be Wrong: The Power of Mathematical Thinking’in yazarı

“Gerçek hayat veya kurgudan alınan çok sayıda ilgi çekici rastlantıyı olasılık ve istatistiğin basit ve o kadar da basit olmayan matematiksel kavramlarıyla birlikte örerken, çeşitli tuhaf olayları ince detaylarıyla açıklayan usta bir yazarlık, bir yetenek gösterisi. Mazur’un kitabı size bu matematiğin bir kısmını öğretirken, şansın yaşamınızdaki rolünü büyülü düşünmeye başvurmadan anlama konusunda oldukça iyi bir donanım kazandırmış olacak.”

- Gizem Karaali, Journal of Humanistic Mathematics dergisinin editörü

“Joseph Mazur, şans ve sürprizin tuhaf topraklarında bize açıklık ve çekicilikle yol gösteriyor. Bariz bir şekilde dikkat çeken rastlantıların, biz dünyanın büyüklüğünü hafife aldığımız için genellikle bizim hayal ettiğimizden daha fazla ihtimal dâhilinde olduğunu açıklıyor… Muhteşem bir kitap, batıl inanç ile kolay aldatılmanın panzehiri.”

- Ian Stewart, Güzellik Neden Gerçekliktir ve Yaşamın Matematiği kitaplarının yazarı

“Bazı insanlar anlayamadıkları olayların arkasında tanrıya kadar gidebilecek mucizeler ararlar, bazen de yaratırlar. Örneğin, bir saniye önce aklınızdan geçen birisini köşeyi döndüğünüzde karşınızda bulursunuz ve bir an için medyum olduğunuzu ya da olağanüstü kabiliyetleriniz olduğunu sanırsınız. Kitapta buna benzer akıl almaz tesadüflerin hiç de gerçekleşemeyecek tesadüfler olmadığı, matematik-olasılık biliminin bu gibi tesadüfleri çok da basit, hemen hemen herkesin anlayabileceği hesaplamalarla izah edilebildiği gösterilmektedir. Herkesin merak, zevk ve ilgi ile okuyabileceği bir kitap!”

- Yılmaz Akyıldız, Matematik Profesörü

“Bu tanıtım yazısını okuma şansınız oldukça düşüktü. En kaba hesapla bu ancak 50.000’de bir. Ama yine de ... işte buradasınız. Bu çok uzak görünen rastlantının gerçekleşmiş olması ne kadar tuhaf? İşte, sevgili okur elinizdeki kitap bu sorunun doğru yanıtını içeriyor.”

- Charles Seife, Zero: The Biography of a Dangerous Idea’nın yazarı

“Şans ve rastlantının gizemlerini keşfe çıkan kitaplar arasına The Black Swan (Siyah Kuğu) ve The Improbability Principle tadında heyecan verici bir katkı.”

- David J. Hand, Imperial College’da matematik profesörü ve The Improbability Principle’ın yazarı

“Sıradan bir okur olarak Şansın Matematiği sizi şaşırtacak. Örneğin DNA eşleşmesinin mahkemede her zaman kesin kanıt olmadığını ya da Disneyland’a yaptığınız tek seyahatte bir tanıdığınıza rastlama olasılığının düşündüğünüz kadar da beklenmedik bir şey olmadığını öğreneceksiniz. Matematikçi Joe Mazur, olasılığa dayalı sonuçların aslında çoğu zaman beklenmedik ve sezilmesi olanaksız şeyler olmadıklarını gösterdiği mükemmel bir kitaba imza atmış.”

- Florin Diacu, Ödüllü kitap Megadisasters: The Science of Predicting the Next Catastrophe’un yazarı

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 308
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺41,30

Hepimiz farklıyız. Ortalamadan biraz daha uzun ya da biraz daha kısayız; maaşımız ortalamadan biraz daha fazla ya da biraz daha az ve fiyatı ortalama olan evi kimin satın aldığını merak ediyoruz. Etrafımızda hep ortalama insanlar olduğunu düşünüyoruz; boyu ortalama, maaşı ortalama, evi ortalama olan insanlar.

Her gün ortalamalara göre ölçülüyor, ne kadar yaklaştığımıza ya da ne kadar uzağında kaldığımıza göre değerlendiriliyoruz. Ancak ortalama sadece kendimizi nasıl gördüğümüzü etkilemekle kalmıyor, toplumumuzun tamamı bu “ortalama herkese uyar” modeli üzerine kurulu. Okullar ortalama öğrenciler için tasarlanmış. Sağlık hizmeti ortalama hasta için tasarlanmış. İşverenler iş tanımlarını ortalama kariyer yolunda ilerleyen çalışanlarla doldurmaya çalışıyorlar. Hükümetler ortalama insana hizmet etmeye yönelik programları ve girişimleri uygulamaya koyuyorlar. Bir yüzyılı aşkın süredir, kurumlarımızı yönetmenin en iyi yolunun ortalama insana odaklanmak olduğuna inanıyoruz. Ancak rakamları deştiğinizde, inanılmaz bir gerçekle karşılaşıyorsunuz: Kimse ortalama değil. Yani herkes için kurulmuş olan toplumumuz gerçekte kimseye hizmet etmiyor.

Bizi ortalamayla kıyaslayan ölçütlerin, potansiyelimiz hakkında önemli bilgiler ortaya koyduğu şeklindeki varsayım bilincimize öyle kazınmış ki onu sorgulamıyoruz. Oysa Harvard’lı yazar Todd Rose bu varsayımın kesinlikle ve bilimsel olarak yanlış olduğunu söylüyor.

Lisedeyken okuldan ayrılan Todd Rose, Ortalamanın Sonu’nda kendi kişisel deneyimlerini bilim ve tarih ile harmanlayarak, bireyleri ortalamalar aracılığıyla anlamak yerine yeni bir alternatif öneriyor. Kendinizin, çocuklarınızın, personelinizin yeteneklerini keşfetmek ve başarının yolunu açmak için çok önemli bir kaynak. Bu kitabı okuduktan sonra ortalamaları ve yeteneği bir daha eskisi gibi görmeyeceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺43,50
1 2 3 >
Çerez Kullanımı