Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺24,60

For too long the press of the Western world has reinforced a negative narrative of Russia, it’s people and the politics surrounding the state and the region. This book is not an attempt to provide points of views which argue the state as a flawless one, nor will it side itself with one actor over the other within an often feverish, cold and hostile political climate. Rather, it will reflect on my time travelling, studying and writing about Russia and it’s people, expressing my infatuation and applying my own political knowledge to political events between the years of 2015 and 2018. Completely transparent and unadulterated; no agenda, no affiliation and no incentive for favouritism, this book will offer exactly what the title promises: an unbiased, unfiltered and unconventional perspective on all things Russian.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺24,60

Areskiya’nın hikayesi yaşanmış bir dramın anlatısıdır...

Dilden dile dolaşırken destanlaşan bu hikaye, bir kasabanın ve o kasaba insanlarının acının tarihine düştüğü dipnot olarak çıkacak karşınıza...

Areskiya’yı okurken; önyargıların kanattığı tarihsel yaralarla yüzleşecek, insanlık ailesinin nasıl paramparça olduğuna yürek sızınızla tanıklık edeceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 311
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺32,80

Erhan Karataş’ın seçme makalelerinden oluşan “GUGUK KUŞU” kitabı, yarım yüzyıllık Türk siyasasının anlam haritasını çıkarıyor. Yurttaş-devlet; devlet-ekonomi, iktidar-muhalefet, dış borçlanma-büyüme ilişkisini irdeliyor…

Okura siyaset konusundaki önyargıları hakkında düşünmeye çağırıyor. İktidarın düşünsel, politik zeminini tartışmaya açıyor. Metaforlar üstünden (‘Çim Bambu Ağacı’, ‘Guguk Kuşu’, ‘Potemkin Cumhuriyeti Pandomimi’ gibi) makaleleriyle tarihle sosyoloji arasındaki bağın temellerine iniyor…

Türk yazınında 68 kuşağıyla ivme kazanan toplumcu gerçekçilik, prizmasından kapsamlı bakış açısı getirmekle kalmıyor, yer-yer didaktik bir anlatımla sosyopolitik çözüm sunuyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺28,70

Dinin kökenlerini mesele edinen Batılı kaynakların büyük kısmı verilerini 'ilk insan' topluluklarının analizinden edindi. Ancak böylesi bir arayışın başlangıç noktasını 'ilkel dinler' olarak belirlemek önemli sorunlar ortaya çıkardı. Zira ilkel dinlerin dahi geç kaldığı bir kaynaktan bahsediyoruz artık:

Olasılıkla insanın insan olmadan önceki zaman dilimlerinden... Bir hayvan gibi olduğu, bir hayvan gibi yaşadığı, elbette doğayı tüketmediği medeniyet öncesi dönemlerden.

Dini düşüncenin karanlık yolculuğunda hayvana rastlamak birçok şeyi değiştirebilir. Böyle olunca hayvanın Tanrısallığı ve Tanrısal gücü adına en olgunlaşmış sembol olarak Şa- man'ın analizini gerçekleştirmeden çok az ilerleyebiliriz. Yine ancak bu sayede 'dinsel sapkınlıkların tarihini' doğru biçimde anlayabiliriz. Çünkü o aynı zamanda, ortak dinden gelenlerin katledilme tarihinin gizli sebebidir.

Şamandan gnostiklere, Alevilere, simyacılara, Kabalacılara uzanan gizli yolun dinamiklerinin deşifresi bu kitabın ana amacını oluşturuyor. Elbette Şeytan, cin ve cadı gibi imgelerin modern dünya ile muteber düşünme sistematiğinden dışlanan sihirsel düşünüşün Şaman'ı besleyen kaynaktan türeyişine ilişkin analizler de...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 462
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺36,90

Okan; patlamayla birlikte kulaklarında o müthiş basıncı hissetti, duymaz oldu.

O yaz ölüm meleği Yüksekova’yı mekân bellemişti. Otopsiye çağırılan doktorlar bazen korucu cesetleriyle, bazen komutanları tarafından hüzünlü bakışlarla uğurlanan asker cesetleriyle bazen de başlarında kimsenin ağlamadığı, kahramanlık öyküleri anlatmadığı örgüt militanlarının cesetleriyle karşılaşıyordu.

Kızıla boyanan tek mevsim değildi o yaz. İlçeye geldiğinden beri yaşadığı her mevsimin, oluk oluk akan kanla kızıla boyandığını görüyordu. Kızıl mevsimlerden bıkmıştı artık. Akıl sağlığını tümüyle kaybetmeden, her mevsimin kendi renginde yaşandığı, kendi gökyüzünün altına dönme zamanının geldiğini düşünüyordu. Fakat bu hüzünlü topraklar henüz kana doymamıştı.

Fatih Öcal’ın Kızıl Mevsimler’ini bir solukta okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺36,90

“Hayat hiçbir zaman insanın onu yönlendirmesine fırsat verecek bir işleyişe sahip değil. O ne sana plan yaptırır ne de senin yaptığın plana uyar. Hayatın hep kendine has bir mecrası var. Seni bazen bu akış mecrasının baş sorumlusu yaparken bazen de sana hiçbir şey yaptırmadan seni sadece olanı kabule mecbur bırakır. Hayatın sürprizleri senin kendine pay çıkarma vesilen olsa da aslında çoğu şey, çoğu zaman senden bağımsızdır. Hayatın adaletsizliğine öfkelensen de sana haksızlık yaptığı fikrine kapılsan da o seni hiç duymadan, bildiği şekilde yoluna devam eder. Sen sadece kısa süreliğine ona dâhil olmuşsundur. Bunu zenginliğin veya fakirliğinle, çalışkanlığın veya tembelliğinle, ceberrutluğun veya nezaketinle, iyi niyetin veya kötü karakterinle yapabilirsin elbette ama hayat için tüm bunların hiçbir önemi yok…”

Öykünün Türk edebiyatındaki yeri diğer yazı formlarına göre özeldir ve yerinin başka bir yazı türü tarafından doldurulası genellikle müm- kün değildir.

Mehmet Yücel’in bu uzun öyküsü; Olga nine, torunu Neyl ve bir “Hayal Taciri”nin etrafında toplanan çok sayıda öykü karakteriyle sizi gizemli ve anlamlı bir yolculuğa çıkarıyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺28,70

Babasının şiirlerini elinizdeki kitapta kendi şiirleriyle birlikte yayınlayan Betül Erdoğan, bu çalışma hakkında şunları söylüyor. “1975 yılı kışında bir akşam vakti başladı bu kitabın serüveni. Birinci sigarası ve anason kokusunun ciltlerce kitabın üzerine sindiği bir odada; dolmakalemle, plastik kaplı bir okul defterinin siyah kareli gri sayfalarına yazıldı ilk mısralar. Sevgili babamın 1941 yılından 1975 yılına kadar yazılan tüm şiirleri kendisi tarafından 28 Ocak 1975 yılında az önce bahsettiğim odada ve defterde bir araya getirilmeye başlandı. Bu iş onun ne kadar zamanını aldı bilmiyorum. Ancak bu defterin sonunda yazıya benim tarafımdan aktarılan şiiri 6 Temmuz 1975 tarihini taşıyor. Bu şiirin ardından deftere yeni bir ekleme yapılmadığı da göz önüne alınırsa yazdığı tüm şiirlerin toplanması işinin yaklaşık altı ay kadar vakit aldığını görüyoruz. Babamın el yazısıyla kayda alınan bu defter bizler için sadece bir şiir kitabı olmaktan öte ailemizin geçmişini, dedelerimizin doğup yaşadığımız bu vatana gelişlerini ve babamın kendi hayat hikâyesini de öğrendiğimiz küçük bir risâle değerinde.”

Şiirleri İçmek Aynı Kadehten
Unutmadım senden kalan ne varsa
Unutmamak tesellidir yalnızlığıma
Şiirleri bir kadehte şarap niyetine içip
Körkütük sarhoş olmak var ya
En güzel tarafı inatla seni özlemem baba.
Betül Erdoğan


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺20,50

Sevgili Hıdır Dulkadir tam bir Dersim sevdalısı. Kendisi çok uzaklarda yaşamasına rağmen, yüreği Dersim’de atmaktadır. Kendisini Dersim’ de yaşanmışlıklara adamıştır. Dersim’e, köyüne tatile gittiğinde boş durmaz, elinde kalemi, kamerası, ses alma cihazı ile Dersim’i resmetmeye çalışır. Hıdır Dulkadir ayrıca; o coğrafyada yaşanılan acıları bulup ortaya çıkartma ve tarihe maletme misyonunu omuzlamıştır. Dersim’in tüm güzellikleri yolunu aydınlatsın.
Necmettin Yalçınkaya
Yazar – Redaktör

‘’Hıdır Dulkadir: Güvencesiz cesaret. Sahipsizliğin yalnızlığını çeken hırpalanmış, talan edilmiş kimlik. Yol kavşağında her sokağı sevdaya bağlayan, kalemine yaslanmış bir yürek.‘’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺24,60

Bugüne kadar gezmiş olduğum 78 ülkenin 59’una, bu kitapta az veya çok, bir şekilde yer verdim. Bahse konu olan 59 ülkenin toplam 154 şehir ve adası ile önemli yerleşim merkezleri bu kapsamda kitapta kendine yer buldu.

Turistik gezi yapan insanların yüzde 80’inin gezi biçimi aynıdır. Bunlar; gezdikleri bölgede, çok bilinen bir yeri görmeyi (tarihi eser, modern bir yapı, doğal bir oluşum v.b.) ve orada bir fotoğrafının olmasını arzular. Buna yeni keşfedilen veya yapılan bir eser de dâhil olabilir. Tabi yöresel yemekleri tatmak, yerel oyunları seyretmek ve müzikleri dinlemek de mümkün olduğunda yapmak istedikleri arasında olur. Elinizdeki bu kitap, bahse konu olan yüzde 80’lik gezgin grubuna hitap ediyor.

Kitapta yer alan ülkelerin; gezilecek yerlerinin, çok bilinen noktaları ile orada yapılabilecekler, olabildiğince kısa ve özet bir şekilde anlatılıyor. Maksat çok sayıda yeri bir kitaba sığdırmak ve bu şekilde gezgin ruha sahip kişilere bir yönerge vermeye çalışmak. Bu arada mümkün olduğunca fazla sayıda fotoğrafa yer vermeye çabaladım.

Önemli olan gittiğim yerleri, okuyucunun kafasında canlandırabilmekti.

Bazı gezi anıları ile anlatımları destekleyip, renklendirmeye çalıştım.

Bundan da amaç; okuyucunun kafasında, o yerle ilgili bir fikir oluşturmaktı.

Umarım elinizdeki “Ağınlı Bir Seyyah”, sizlere hem keyifli bir okuma zamanı geçirtir,
hem de ileri ki gezileriniz için bir rehber olma niteliği taşır.

Bol gezmeli bir yaşam dileğiyle.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 14 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺53,30

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺22,96

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺28,70

Kamuoyunun ilgisini çeken küresel ve ülkesel ölçekteki sorunları;
- Strateji
- Dış politika
- Siyasi Tarih
- Politik - Askeri ilişkiler

Düzleminde ele alarak; analitik yöntemlerle inceleyen ve ulaştığı sonuçları;
- “Kuşatılmış Türkiye”
- “Düşlerdeki Toprak” (Güneydoğu Anadolu)
- “ABD/İsrail - İran DENKLEMİ VE TÜRKİYE

Adlı yapıtlarıyla okurlarına sunan Doğu Silahçıoğlu bu kez; “ÇIKMAZDAKİ TÜRKİYE” yapıtıyla okurla buluşuyor.

“çıkmazdaki türkiye” 15 Temmuz 2016’da “silahlı darbe” ile varılmak istenen sonuca; o darbe sonrası yaratılan imkânlar ve oluşturulan koşullarla bugün; “Siyasal Darbe” yoluyla varılmak istendiğini vurguluyor.

“çıkmazdaki türkiye” düşüncelerinizi kemiren birçok sorunun yanıtını bulacağınız ve elinizden bırakamayacağınız bir kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺18,04
₺22,00

“Kuran’ı mesaj için kolaylaştırdık; yok mu öğüt alan?” (Kamer, 17)

Günümüz Müslümanlarının bildiği ve uygulamaya çalıştığı İslam, yüzyıllar boyu, dine sokulan hurafe ve eklemelerle öylesine bozulmuştur ki; Muhammed peygamberin tebliğ ettiği İslam'la bir ilgisi kalmamıştır.

Ulema geçinen din adamları, din adına yüzlerce yasaklar ve haramlar uydurarak, İslam dinini Allah'ın doğadaki delilleriyle çelişen, karmaşık ve yaşanmaz bir dine çevirmişlerdir.

Müslüman halkların, gelişen uygarlığın bu derece gerisinde kalmalarının yegane sorumluları, bu ortak koşucu din adamları ve onları kullanan politikacılardır.

Ve Allah insanlara, Dini'ne yapılan bu saldırıyı engellemek ve mesajını hurafe ve eklemelerden arındırmak için "büyüklerden biri" diye nitelendirdiği MESAJ'ı göndermiştir.

Edip Yüksel, Kuran’ın insanlığa sunduğu mesajı, günümüz insanının algılarını da hesaba katarak, akıl ve bilimin ışığında özgün bir çeviriyle okura sunmaktadır.

Bu eser; daha önce çok sayıda baskısı yapılan kitabın Arapça orijinal metinle yapılmış ilk baskısıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 880
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺87,90

Suad Alkan’ın şiirinde gerçekten güzel, derin ve yeni bir şeyler var.
Prof. Dr. Mehmet Kaplan

Suad Alkan’ın şiiri, çok zengin çağrışımlarla örülü, son derece güzel bir dille yazılmıştır.
Prof. Dr. Zeynep Kerman

Çiçeğe Dönen Yaz Südü, insanlık tarihinin şiiridir.
Cemil Meriç

Suad Alkan, geleneksel ve modern edebiyat bağlamında mücerred bir hayatın “hüsn-ü mücerred ve münezzeh” sanat şahsiyetidir.
Prof. Dr. Himmet Uç

Anlamın üzerine titreyen şiir: Çiçeğe Dönen Yaz Südü”
Dr. Taceddin Şimşek

Suad Alkan hala keşfedilmemiş bir ada. Şiirleri ve yazıları gelecek kuşaklarca da okunacaktır.
Sadık Yalsızuçanlar

Kendini ve arziliği aşıp, kâinata soru sorabilen, insani özelliklerini sonuna kadar çalıştırıp dizginlerini kıran şair: Suad Alkan
Doç. Dr. Levent Bilgi

Suad Alkan, sanat şehrinde bir şiir sestir. Onun kadar şiirle iç içe birini yakından tanımadım. Denemeleri, şiiri ve yaşayışıyla kendi medeniyetini kuran adamdır.
Taha Çağlaroğlu

Suad Alkan, şiirlerinde evrensel dönüşümü son derece beliğ ve i’cazlı bir şekilde ifade edebilmiştir. Onun edebiyat tarihimizde nasıl bir yer bulacağını zaman gösterecek. İslâm’ın çevrimsel tarih anlayışı Sapsarı’ da şiirleşmiştir.
Nejat Aday

‘Şiir’i koruyabilmek için kendisini sınır dışı etmişti.
Osman Gökmen


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺24,60

...
Yüreğim bir karanfil
-ben bir güvercin-
Bir zeytin dalı, bir gelincik
Ve bir bahar
Memleket bir kızıl öfke
Bir kızıl umut
Ve sen küçüğüm
Bir kardelen çiçeği
Dağ yamaçlarında baharı müjdeleyen


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺16,40

İn şu zemheri karanlık,
Gökyüzünden
Eşit şekilde dağıt,
Sepetindeki umutları,
Aydınlat şu karanlık geceyi...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺28,70

Kadınların dünyayı değiştiren sihirli sözleri, hepinizi bir yerden alıp, başka bir yere götürecek, orada imkânsız görünen gökyüzünün ucundaki özgürlüğe dokunarak, dünyanızı değiştireceksiniz. Buna inanıyorum. İnanıyorum, çünkü ben bu alıntıları defalarca okumuş olmama rağmen, yine de her okuduğumda, kadınların sihirli sözleri arasında kayboluyor ve büyüleniyorum.

Nitekim kadınlar dünya hakkında, hayat hakkında, toplum hakkında, ekonomi-politika-kültür hakkında, annelik-kadınlık hakkında, aşklar-ilişkiler hakkında görüşlerini dile getirmiş ve özgür olmaktan bahsederek savaşmışlardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺41,00

Kur’an’ı birçok insan okumasına rağmen neden tam olarak anlayamıyorlar? Neden bu kadar farklı dini anlayış ortaya çıkabiliyor? Bu önemli soruların cevaplarını Kuran ayetleri ışığında arayacağız.

Kur’an kendisini herkesin anlayacağı iddiasında değildir ve bu önemli bir detaydır. Kur’an’ı okuyan birçok kişi bu gerçeği göz ardı ediyor. Allah vahiylerini erdemli kullarına yol göstermesi için gönderiyor. Yani Kur’an Ayetlerini anlamanın takva/erdem gibi ön şartları var. Dolayısıyla bu şartları yerine getirmemiş kişiler de ayetleri yanlış yorumlayıp, yanlış hükümler çıkartabiliyorlar. İslam Allah’ın seçip beğenmiş olduğunu bir dindir. Bu soru üzerinde düşünelim; Müslümanlar bu dini doğru yaşamış olsaydı bu halde olur muyduk?

Meselenin özü işte buradadır; neden bu dini doğru anlayıp yaşayamadık? Bu soruya cevap olarak kitap boyunca Kur’an’dan örnekler verdim. Kur’an’ın nasıl bir kitap olduğuna farklı bir yönüyle değinmeye çalıştım ve problemin esas temeli üzerinde durdum. Kur’an’ı doğru anlamanın yolu onu uygulamalı olarak okumaktan, yani bildiklerimizi hayata aktarmaktan geçiyor.

Müslümanların, dini neden doğru anlayamadıklarına, neden geri kaldıklarına Kur’an’dan çeşitli örneklerle değiniyor ve Kur’an’ın neredeyse hiç konuşulmayan bu önemli konulardaki açıklamalarını işliyorum.

Mesajı İşitmeye Layık mıyız?

Hicr: 11 Onlara her ne zaman bir elçi geldiyse onu alaya aldılar.

Hicr: 12 İşte suçluların kalbine böyle (bir tavrı) sokarız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺20,50

Allah’ın delillerine bitkilerden açılan bir kapı... Hayatın en önemli konusu şüphesiz Allah’ın varlığıdır. Önem sıralamasında hiçbir rakibi de yoktur. O’nun varlığı ile alakalı inancımızı güçlendirecek deliller oldukça önemlidir. Bitkileri ve tüm evreni yaratan Allah olduğuna göre, Allah’ın delillerinin bitkilerde ve evrende var olması son derece normaldir. Dolayısıyla bilim, Allah’ı daha iyi tanıma noktasında önemli bir araç olarak görülmelidir. Kitap boyunca bitkiler aracılığıyla Allah'ın özelliklerini tanıyacağız. Örneğin meyvelerin renk, lezzet ve koku kazanmasından bahsederken Allah'ın sanatına, kudretine ve üzerimizdeki merhametine tanık olacağız. Allah ile bağlarınızı güçlendirmek için bir fırsat olan bu kitapta, sürekli iç içe yaşadığımız bitkileri yakından tanıma fırsatı da bulacaksınız. “Sizin yaratılışınızda ve yaydığı tüm canlılarda kuşkusuz bir inanca sahip bir toplum için deliller vardır.” Casiye /4


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺20,50

Bursa, binlerce yıl öncesine uzanan tarihi birikimin günümüze aktarıldığı önemli bir kent konumunu asla yitirmeden bugünlere kadar gelebilmiş değerli ve ender şehirlerimizden birisidir.

Bu kitap Bursa’nın sadece merkezinde yer alan tarihi birikimleri göz önüne sermiyor. Kitap, içeriği ile Bursa merkezinin dışına doğru gidiyor ve günümüzde en çok merak edilen, Uludağ’ın yamaçlarında kurulu bulunan tarihi Cumalıkızık köyünü, zaferle sonuçlanan Kurtuluş Savaşı’nın sonrasında imzalanan mütarekenin şehri olan Mudanya’yı, şirin bir sayfiye kasabası olan Tirilye’yi ve Uluabat Gölü içerisinde bulunan birçok adadan birisi olan binlerce yıllık Gölyazı’yı sizlere tanıtıyor.

Daha önce buraları gezenlere tekrardan gezip görmeyi, gezmeyenlere ise gidip gezmeyi sevdirecek olan bu eserin faydalı olmasını temenni ediyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 10,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺28,70

Bu kelime var ya bu kelime, beni benden alıyordu. Aşkım, canım, sevgilim veya onlarca başka kelime cancağazımın yerini tutamazdı. Bir kadın sevdiği adama bakıp bu kadar mı güzel “cancağazım” derdi?

…en sevdiğim vapur güzergahlarından biriydi. Her zamanki yerime; üst katta ve dışarıda, bayrak direğinin hemen altına konuşlanmıştım. Deniz havası ve insanlar bana iyi gelmişti. Vapurda insanları seyretmeye bayılırdım. Biraz kurcalasan, kim bilir ne hayatlar, ne maceralar çıkardı…

…uzun zamandır hiçbir erkeği hayatına almayan, cinselliği ve kadınlığını yaşayamayan Başak, tuttuğu elin vücudunda dolaştığını düşündükçe yanaklarını ve her yerini allar basıyordu…

…sandalyeden kalkarken iç sesimin isyanını zor da olsa bastırmıştım. Orta yere acı dolu üç kelime dökülmüştü ağzımdan:

“Offf, bittik biz!!!”

…hayat çok garipti; ama hep bilindikti. Her şey olağandı. Her şey olabilirlik sınırları içersindeydi. Ölümler, doğumlar, savaşlar, ayrılıklar, tutkular, cinayetler, sevgiler ve nefretler… Yaşanmıştı, yaşanıyordu, yaşanacaktı…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺28,70

Hüseyin Akıncı güncel olay ve olguları tarihsel bağlarından koparmadan irdeliyor ve kendi özgülünden bir perspektif sunuyor…

Kürt Sorunu dendiğinde kim nereden bakıyor?

Devlet neresinde, iktidarın bakışı nedir?

Sürecin bu açmaza gelme nedenleri nelerdir?
Kürt partilerinin konumlanışları hangi düzlemdedir?

Öcalan faktörü, HDP’nin durduğu yer ve Türk solu bileşenleri gibi bir çok konu hakkında düşünsel feryadını aktaran Hüseyin Akıncı; yapılması gerekenlere ilişkin de ön açıcı önermelerde bulunmayı ihmal etmiyor.

Dolayısıyla; Düşüncenin Feryadı, güncelin kritiğini yaparak okuyacağınız bir kitap…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 191
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺24,60

Uzaktan bakıldığında Kadir Büyükkaya bir başına yaşayan tek bir ağaç gibi görünse de o, aslında birden fazla yeteneği olan koca bir çınardır. Yazarlık, şairlik ve Zazaca beste çalışmalarıyla kendini kanıtlayan Kadir Büyükkaya’nın bu değerli çabalarını her türlü takdirin üzerinde görüyorum. Ortaya koyduğu çalışmalarla bize ve gelecek kuşaklara çok değerli ve güçlü bir kültürel miras bırakacaktır.

Okumam için kitap dosyası elime ulaştırıldığında ve oturup bir solukta okuduğumda bütün bu insani duygulardan kendimi kurtaramadım. Hem duygulandım, hem hüzünlendim ve hem de onurlandım…

Bu eseri okuduğumda kişisel anlamda keyif duymanın yanı sıra, bir de, toplumsal sorumluluk adına sevinip mutlu oldum. Kadir Büyükkaya’nın bize kazandırdığı bu kitap sayesinde bundan böyle Siverek’le ilgili edebi çalışmalar yürütecek olan yazar ve sanatçı arkadaşlarımız zengin ve bir o kadar önemli bir kaynağa kavuşmuş olacaklardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 286
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺20,50

Özgecan'a

Bir değil, yüz değil, bu kaçıncısı
Yürekte diner mi yavru sancısı
Katili kışkırtan yurdun dincisi
Can gider canımdan, Özgecan gider
Ahlaksızlar başköşeye kurulmuş
Namus denen örtülere sarılmış
Kadınız ya; hüküm baştan verilmiş
Kan gider yürekten, Özgecan gider
Günümüzde yaşanan adaletsizliklere karşı bir ozan tavrıyla karşı çıkmakla kalmıyor, ruhunun derinliklerinde duygularını yoğurarak yazdığı şiirlerde öfke, isyan, acı ve yaşanmış veya
yaşanması muhtemel sevdaları anlatıyor. Her okuyanın kendisini içinde bulabileceği bu şiir kitabını mutlaka okuyun derim. Yüreğinize sağlık Dertli Bacım...

- Ozan Armani, Ocak 2016/Hollanda


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺12,30

Kitabın ilk bölümünü oluşturan “Kelebek Vadisi” bir yüzleşmenin anlatısı. Öyküde bir ressam kendi yaptığı tablonun içinde kaybolurken, onunla birlikte siz de kayboluyorsunuz. Gençlik yıllarının “devrim” coşkusu, doğayı hayranlıkla hissetme ve kendini keşfetme coşkusuna dönüşmüş. Yazar, hayatı oluşturan her renk, her çiçek, her börtü böcek üzerinde, taşlar, kumlar, çakıllar, dalgalar, rüzgarlar üzerinde sabırla çalışmış. Yalın, akıcı, şiirsel bir anlatımla sizi gizemli bir vadiye götürüyor. O vadinin içine, hiçbir ayrıntıyı atlamadan, adım adım, hayranlıkla girerken, aynı zamanda kendinizi bir hesaplaşmanın içinde buluyorsunuz.

“Özgürlük” adını taşıyan ikinci öyküde de, madde bağımlısı Avrupalı gençlerin bir haftalık Kapadokya tatilleri anlatılmış. Yörenin ilginç doğası ve tarihiyle desteklenen olaylar örgüsü, okuru bir masal dünyasının içine çekiyor.

“Dünyanın En Güzel Kitabı” adlı üçüncü öyküde ise, kitap için ağlayan küçük bir kız çocuğuyla bir yazarın inanılmaz dostluğu işlenmiş. Öyküyü okurken, hayatınızı örgüleyen anlık ilişkilerin önemsiz olmadığını düşünüyor ve ıskaladığınız güzelliklerin ayırdına varıyorsunuz. Daha önce ayrı ayrı yayınlanan bu üç kitabı tek ciltte topladık. “Hasretim Derin Uykularda, Ağlasın Gökyüzü, Kırmızı Bahar, Kerbela, Şeyh Bedreddin Destanı, Demirin Üstünde Karınca İzi” ve “Devrimin Ayak Sesleri” gibi büyük romanlarıyla tanınan Vehbi Bardakçı’nın anlatım ustalığını bu öykülerde de görecek ve romanları gibi öykülerini de severek okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 504
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺36,90

Kitabın birinci bölümünü oluşturan “Yarım Kalan Türkü”de, yetmişli yılların siyasi çatışmalarını ve yaşanan acıları ayrıntılarıyla anlatan yazar, “Kapı Kapı” adlı ikinci bölümde, dürüst, temiz bir kasaba delikanlısının yaşam mücadelesini mizahi ögelerle aktarı-yor. Usta yazar Fakir Baykurt’un deyimiyle, fırtınalı denizler ortasında zavallı bir varil gibi ordan oraya yalpalayıp duran bu gencin, güldüren ve acı acı düşündüren durumunu okurken, dünya çapın-da bir edebiyat kahramanı ile karşı karşıya olduğunuzu düşünüyorsunuz.

“İnsan Sevdikçe Güzelleşir” adlı üçüncü bölümde ise, öykü kahramanıyla birlikte gizemli bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Yolculuk, yıllardır ülkesinden uzak kalan öykü kahramanının monologlarıyla örgüleniyor ve toplum değerleri sorgulanıyor. Günbatımında İstanbul’dan başlayan yolculuk, ertesi gün Şeytan Sofrası’nda izlenen ikinci günbatımıyla bitiyor.

Daha önce ayrı ayrı yayınlanan bu üç kitabı tek ciltte topladık. “Hasretim Derin Uykularda, Ağlasın Gökyüzü, Kırmızı Bahar, Kerbela, Şeyh Bedreddin Destanı, Demirin Üstünde Karınca İzi” ve “Devrimin Ayak Sesleri” gibi büyük romanlarıyla tanınan Vehbi Bardakçı’nın anlatım ustalığını bu öykülerde de görecek ve romanları gibi öykülerini de severek okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 480
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺36,90

“...Aristotales’e göre, bir meşe palamudunun ereği meşe ağacı olmaktır. Aşkın ereği de sevgi olmaktır. Sevgiye dönüşmeyi başarmış her aşk, mutlu bir aşktır. Kuşatmayı yaran aşk, bir kere sınırlarımızdan içeri girmişse eğer, aklımızın milini dağıta dağıta iç odamıza kadar girer ve sağrısına atar da ehlileşmemiş, o bakir doğasına götürür bizi. Onu, demir parmaklıkların arkasına da atsak, pranga da vursak ayaklarına; gözlerini de dağlasak, dilini de bağlasak, kuşatmayı yarıp çıkacaktır, eninde sonunda. Deli bir fişek gibidir, adres sormaz aşk; vahşi bir attır, gem tutmaz. Aşk evcilleştirilebilen bir şey olsaydı, koyundan veya kuzudan bir farkı kalmazdı ve kendisi olarak kalamazdı o zaman da. Aşkın insanları ürkütüp korkutması daha çok, aklın buyruğuna girmemesinden, ehlileştirilebilen bir şey olmamasından kaynaklanır. Aşk, kontrol edilebilseydi eğer, bedenin dar kalıbı içinde biçimsiz bir hale gelir, yakışıksız, çirkin mi çirkin bir şey olup çıkardı. Uzlaşmayan yanımızdır aşk, aklın da öfkenin de nefretin de dişinin geçmediği asi bir küheylandır! Dümen suyuna giden bir dalkavuk değildir. Bilmez yaltaklanmasını, ne bedenin ne de mantığın yanına serer yatağını yaşadığı sürece.

Gönlüne göre, keyfine göre serer. Bir yığın kurallarla, irili ufaklı bir sürü ıvır zıvırla doldurulmuş benliğin isyanıdır aşk. Debisi yüksektir bu yüzden de.

Kızılırmak gibi...”

(Mutlu Aşk Vardır adlı denemeden).


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺12,30

“Güneş Ülkesinin Çığlığı, Mezopotamya’nın en kadim, en acılı halklarından biri olan Ezidilerin mikro tarihsel bir öyküsüdür. Fikret Güneş, Maraş, Çorum, Dersim katliamlarından sonra günümüz Ezidilerinin katliamını çok yönlü olarak vicdanlarımızın önüne koyuyor, edebiyat dünyamızı zenginleştiriyor.”

- Kemal Yalçın (Şair, Yazar)

“İnsanın yaşama tutkusunun ne kadar güçlü olduğunu, insanın kendisi ölmeden umutlarının da ölmediğini, doğduğu, büyüdüğü, ekmeğini yiyip, suyunu içtiği toprakların insan için taşıdığı değeri ve önemi
öğreneceksiniz.”

- Mevlüt Asar (Şair, Yazar)

“Elinizden bırakamayacağınız öyküler içinizi ısıtacaktır. Tarihi bir labirent içinde gezineceksiniz, öykülerde kendinizi bulacaksınız.”

- Nihat Kemal Ateş (Şair)

“Elinizdeki kitap yeraltı yerüstü zenginlik kaynaklarından ötürü, dış güçler tarafından felaketin eşiğine sürüklenmekte olan coğrafya insanının acılarını, kayıplarını, yaşanan talanın boyutunu, yükselen acı çığlığı gün ışığına çıkarıyor.”

- Hüseyin Can (Şair, Yazar)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺24,60

Bu kitapta; bir kızın on bir yaşında uğradığı tacizi, çocuk yaşta anne oluşunu, kendisine sahip çıkamayan bir annenin elinden nasıl kayıp gittiğini, yaşı tutmadığı için gazinonun çöp kovalarını kendisine ev edindiğini ve oğluna alamadığı bisikletin intikamını Mustafa’dan çıkartan çocuk gelin Şirin’in öyküsünü...

Nurhak’a giderken Gemerek’te yakalanan Deniz Gezmiş’in çukurda neler hayal ettiğini... Mahir Çayan ve arkadaşlarının Maltepe Cezaevinden kaçışı için kazılan tünelin topraklarını nereye depoladıklarını... Cihan Alptekin ve Tayfur Cinemre’nin Tekirdağ’da yakalanışını ve Sansaryan Han’daki tabutlukta geçen günlerini...“O sabahtan beri yayın yapan belediye hoparlörlerini bize verin yarım saatliğine, o halkın kimi yuhaladığını görürsünüz’’diyen Cihan Alptekin’i...

Çocuk yaşta katil olan Hasan’ın “Yav Hasan ne döğdürüp duruyon bubanı, gapınıza geldiğinde çek vur?’’ diyen köylülerin, vurduktan sonra “bubası duddu oğlu vurdu’’ diyerek ifade veren köylüleri...

Murat’ın Deli Meryem’in mezarına bıraktığı gizemli fotoğrafı...

Ve önce faşist, sonra “Selçuk ben de sizden oldum, ben de Devrimci oldum’’ diyen cezaevi müdürü Deli Faik’in öyküsünü bulacaksınız...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺24,60

Evrimbilim kimsenin malı değildir. Bilimde çağ atlatan bazı buluşların önünü açan bir bilim dalıdır.Tarihte bir süre, geçen yüzyılın başlarına, hatta 2. Dünya harbine kadar Darwinizm kelimesi kullanıldı. Artık bu terim kullanılmıyor. Evrimbilim deniliyor. Biruni temellerinden birini atmıştır. Mevlana yüzyıllar önce sezmiştir vs.

Darwin sadece ilk olarak bu bakış açısını bilimsel bütünlükte sunan mütekamil insanlardan biridir. Kendisine ve çağına has önyargıları da var idi ama tarihsel bütünlükte ne dediğini anlamak gerek. Aynı zamanda Wallace, o olmasa idi Bates, o da olmasa idi Mendel bizim bugünkü evrimbilim anlayışımızın önünü açan insanlar olacaklardı.

Kitap evrimi en yalın haliyle, öyle ya da böyle kabul eden ya da etmeyenler için rehber niteliğinde bilgi ve öneriler içeriyor. Dayatmadan, zorlamadan, yormadan...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺16,40

Sibel Karakız iyilikler üzerinden kurguladığı masallarıyla çocukların hayal dünyasına ulaşmaktadır.

Sevginin, güvenin, paylaşmanın çocuğun dünyasındaki yalınlığı üzerinden kahramanı Sarı’nın hayvanlarla olan dostluğunu ve Sihirli Mührü ile güzelleştirdiği dünyasını anlatmaktadır.

Sihirli Mührün kahramanı Sarı; tüm çocukların düş dünyasının da kahramanı olmaya aday...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺20,50

Baba deyince aklıma
Sabah evinden hüzünle çıkıp
Akşam omzunda çileyle dönen
Başköşeyi hak edenler gelir
Baba deyince aklıma
Evinin orta direği
Gecenin ay ışığı
Yolların rehberi gelir
Baba deyince aklıma
Bir kızın güvence odağı
Bir oğlanın güç kaynağı
Evlatların ilahi sevgisi gelir

Bu kitap; üretkenliğiyle dikkat çeken Sibel Karakız’ın yazın serüveninde iki öykü, bir roman ve bir çocuk kitabı çalışmasının ardından okurlarıyla buluşan ilk şiir kitabıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺24,60

...

İlkin ne zaman gördüm seni, anımsayamıyorum.

Serhad’ın bir kasabasındaydı. Dağlardan coşup gelen sular gibiydin, öylesine kendin ve içten.
Kökünden koparılmaya çalışılan yabani güllerdik; asi ve direngen.

Sonra İstanbul’da buluştuk, deniz kıyısında yürüdük. Homeros’un çakır dalgalı denizine akan
şarap rengi gözyaşlarını konuştuk.

“Gözyaşları da çiçek açar,” diyordu bir şair ve o açmaları ne çok bekledik.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 12
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺20,50

Sünnetullah Allah'ın yasası demektir. Bu yasalar, doğa yasalarını kapsar. Güneş her sabah doğacaktır, su 100 derecede kaynayacaktır, havaya atılan taş yere düşecektir. Bir kereliğine de olsa ay ikiye bölünmeyecek, deniz ikiye yarılmayacaktır. Allah’ın koyduğu yasalarda asla bir değişiklik söz konusu değildir. Allah yasaları koymuştur ve bu yasalar geçerlidir. Musa'nın hikayesinde de hiçbir mucize olmamış, herşey doğa yasaları içinde olmuştur.

Kuran, aşağıdaki ayetlerde de belirtildiği gibi, "Allah'ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın" demektedir.

Ahzab 62: Allah’ın sünneti (yasası) önceden gelip geçenler için de buydu. Allah'ın sünnetinde (yasasında) asla bir değişiklik bulamazsın.

Fetih 23: Bu, önceden beri devam eden Allah'ın sünnetidir (yasasıdır). Allah'ın sünnetinde (yasasında) asla bir değişiklik bulamazsın.

Musa da her insan gibi yaşamıştır. İşsiz kalmış, iş bulmuş, evlenmiş, yetim kalmış, arkadaşı olmuş, nankörlüğe uğramış, hata yapmış, acı çekmiş, mutlu olmuş, gerçeği ve doğruyu aramıştır. Bu kitap, yüzyıllar boyunca masallaştırılmış, mucizelerle doldurulmuş Musa'nın hikayesinin, Kuran'da geçen, doğa yasalarına uygun gerçek haliyle anlatımıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺27,06

Neyi nasıl düşüneceğini bilse, şu karmaşık dünyasında yeni bir düzen oluşturacaktı. İçinde bulunduğu bu yalan çatısının altından kurtulacaktı. Kendisini ne kadar zorlasa da doğrular cılız kalıyor, oluşturduğu yalan dünyasında bir türlü gelişmiyordu. Ağustos ayının bu sıcak gecesinde kafasındaki karmaşaya dalıp bir süre öyle kaldı. Bu sonsuzluk içinde neredeydi? Hem kendi karanlık dünyası hem de gecenin karanlığı gökteki yıldızlara gözlerinin takılmasıyla son buldu. Daha önce izlediği bir belgesel geldi aklına, henüz çözülemeyen bilinmezlikler hep ilgisini çekmişti. Kendisiyle konuşur gibi ‘Sakın ucu bucağı belli olmayan bu alana dalmaya kalkma... Kendini keşfedememişken, orada bir yer aramak doğru değil,’ diye düşündü. Gördüklerine bak, gör ve baktıklarını anlamaya çalış.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺22,96

“Yağmur Perisi rakiplerinin yanından hızla geçip erkek rakiplerine iki yüz boy fark attı. Bu bir mucize, bu bir rekor, bu bir efsane…”

Yarış Spikeri Tanzer Parlar, heyecan dolu unutulmaz sesiyle yarışı sunarken, yarışseverler de ıslık çalıp alkışlıyordu. Babam, Mehmet, Hasan amca, Ali amca ve hipodromda herkes sevinç çığlıkları atıyorlardı.

Yarış spikeri Tanzer Parlar ve yarışseverlerin sesi birbirine karışıyor, Ankara hipodromu yıkılıyordu adeta. Gözyaşlarıma hakim olamıyordum. Tribünlere dönüp gözyaşları içinde gülerek el salladım.

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺32,80

Sevgili Pınar; bu konuda yaptığın çalışmalar ve gösterdiğin çabalar için seni kutlamak istiyorum.

Annemin söylediğine göre ben, 13-14 aylık oluncaya kadar, annemin sütüyle beslenmişim. Bugüne kadar oldukça sağlıklı olduğuma göre de bebeklerin anne sütüyle yeterince beslenmelerinin yararlı olduğuna inanıyorum.

- Prof. Dr. İoanna Kuçuradi

Anne-çocuk ilişkisi antropontolojik (insan-varlıkbilgisel) bir ilişkidir her insan ilişkisinde olduğu gibi. Anne-çocuk ilişkisinin “durum”u belki de insan dünyasının en ortak paydasını oluşturur. Bu ilişki annenin varlığının çocuğuna tam anlamıyla bedensel olarak uzanmasıdır, hem de doğallıkla. Bu uzanışı sağlayan da “anne sütü”dür. Anneyle çocuk arasında doğum öncesi kurulan symbiosis (birlikte, beraber yaşama), kendi doğallığı içinde anne sütü aracılığıyla bir süre daha devam eder.

Pınar Güler bu çalışmasında konuyu bilimsel bilginin sınırları içinde olduğu kadar, insan hakları bilgisi çerçevesinde de ele almaya çalıştı. Böyle bir yaklaşımın son derece ufuk açıcı, salt romantizmden uzak, tam anlamıyla insansal ve değerli olduğunu düşünüyorum.

- Prof. Dr. Betül Çotuksöken

Sevgili öğrencim Pınar Güler “emzirme” konusundaki bilgilendirme ve bilinçlendirme savaşımını kararlı bir şekilde sürdürüyor. Pınar’ın bu kitabı, konuyla ilgili olarak aydınlatıcı ve yol gösterici olmakla kalmıyor, “emzirme”nin farklı ve çeşitli yönlerini sergileyerek bakış açılarını genişleten ve zenginleştiren bir çerçeve de sunuyor. Pınar’ı kutluyor, emzirmeye ilişkin merak ve kaygıları doyurucu bir şekilde gidereceğine inandığım kitabının serüveninin şanslı olmasını diliyorum.

- Prof. Dr. Zekiye Kutlusoy


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺32,80

"Takanlar" ve "takılanlar" arasında kırk yıldır kronikleşen bir kavganın sembolü haline dönüşen başörtüsünün Kuranî bir emir olmadığı, daha önce bu kitabın yazarı tarafından hazırlanan, "Kuran Çevirilerindeki Hatalar", "Müslüman Dinadamlarına 19 Soru" isimli kitaplarda ve "Mesaj" adlı Kuran çevirisinin dipnotunda tartışılmış ve bu tartışmalar Türkiye’de bu konuda yapılan neredeyse tüm tartışmalara ve araştırmalara kaynak olarak sunulmuştu. Bu kitabın yazarının başörtüsü ile ilgili temel savı şudur; "Başörtüsü İslam’ın bir emri olmasa bile, onu takan insanların dini inançlarına ve ibadet özgürlüklerine saygı gösterilmesi gerekirken, başörtüsü görünce akılları kuşlar gibi uçan, laikliğin paranoyak versiyonuna inanan güçlü ve zorba bir tarikatın müritleri, başlarını örten kızlara ve kadınlara yıllardır hakaret etmiş ve onları birçok yönden mağdur duruma sokmuşlardır." Bu kitap, bireysel özgürlük konusunda alabildiğine duyarlı olan rasyonalist bir tektanrıcının, başörtüsü sorununa, özgün bir teolojik ve politik yaklaşımla yaptığı tartışmaları içeriyor ve bu konuda düşman kamplara ayrılanlara çözüm için ipuçları sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2007
₺16,40

İntihar; hayatta mücadeleden kaçış mı, yoksa tek kurtuluş yolu mu?... Yaşamayı beceremeyenler, hayatta başardıkları birşeylerin olduğunu kanıtlamak için mi böyle bir yola başvuruyorlar?.. İntiharı seçenler mi yanılıyor, yoksa hayatta kalıp yaşamayı, mücadele etmeyi tercih edenler mi? Biz mi yanlıştayız onlar mı?.. Kimileri için tutku iken, kimileri neden nefret edercesine kaçıyor ondan?.. Yoksa sıradanlığı kırmanın tek yolu, ölümle biteceği belli böyle bir kumarı göze almaktan mı geçiyor?..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 150
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 11.1997
₺32,80

Başkaldırı ve itaatsizlik bir erdem olmakla birlikte, her şeye itaatsizlik edip başkaldırmak da ahmaklıktır. İnsan "öğrenip" hayatını kendisi yönettiği zaman, neyin erdem olduğunu zaten kendisi bilir ve ahmaklığa yenik düşmez. İnsanlar inandıkları zaman, devrimci, dindar, milliyetçi vs. oluyorlar. İnsan öğrenmek isterse, hayat boyu tüm ırk, renk ve dillere, din, politika ve kültürlere saygılı olmak gerektiğini öğrenir. Öğrenmek farkındalıktır, yaşamak ve özgür olmaktır, kölelikten ve boyunduruktan kurtulmaktır. İnanmak sınırlıdır, bir şeye inandığında sınırlanırsın ve ilerleyemezsin; fakat öğrenmek sınırsızdır, imkânsızı istemektir. Baler Anıl "Tanrısız Din" başlığıyla bir araya topladığı yazılarından oluşan bu eserinde; öğrenmenin insana kattıklarıyla birlikte, itaatsizliğe dair oluşturduğu zemini okurla paylaşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 118
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺14,00

Bu 19 soru, tüm Müslüman din adamlarına yöneltilmiştir. İlk defa, 7&8 Ekim 1989 tarihinde Chicago'da düzenlenen uluslararası bir konferansa 48 sayfalık İngilizce orijinalini sunduğum bu 19 sorunun cevabını hala bekliyorum. Türkiye'deki Kuran'a bağlı din adamlarının ve tüm aydınların bu sese kulak vererek ülkemizi Emevi, Abbasi ve Osmanlı kalıntısı karanlıklardan kurtaracak reform ve rönesans hareketine katılmasını umuyorum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 143
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2014
₺16,40

Karanlıkla mücadele, topla tüfekle olmaz. Karanlığın panzehiri aydınlıktır. Bütün geri kalmış ülkelerde geri kalmanın anahtar kavramı "aklı tutsak etmek", ilerlemenin kavramı ise, "bireysel ve toplumsal aklı özgürleştirmek"tir. Ergenekon olarak tanımlanan vesayetçi sistemin; aslında terör örgütünden çok, toplumsal aklı tutsak etmeye yönelik, toplumu çağdaş köleliğe razı etme mücadelesi veren asimetrik bir yapılanma olduğu ayan beyan ortaya çıkmıştır. Bu yüzdendir ki Ergenekon, bireysel ve toplumsal aklı tutsak etmek amacıyla eylemde bulunur ve aslında varlık sebebi de tam olarak budur. Peki, bu tutsak akıl, nasıl esaretten kurtarılır? Bunun yolu, kısaca; "özgürlüğü, aklı, bilimi, sinerjiyi, istişareyi" sistemin temeline yerleştirmek, merkezine oturtmaktır. Kitapta yeralan teori; bilimin, özgürlüğün ve aklın nasıl tutsak edildiğini ortaya koyup, bundan çıkış yollarını anlatarak, topluma aklı ve bilimi merkeze alan yeni bir yol önermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 221
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺19,68

Günümüzde Çingene veya Roman olarak adlandırılan gruplara dünyanın çoğu ülkesinde rastlanmaktadır. Genelde olduğu gibi ülkemizde de Romanlar hakkında resmi kayıtlara dayanan, kesin bir sayı belirtmek mümkün değildir. Söz konusu belirsizlik, çoğu kere yerleşik olmadıkları için, bazen de resmi kayıtlarda özellikle yer almak istememeye dayandırılmaktadır. Bir bakıma belirsizlik bu toplumun kendisinden kaynaklanmaktadır. Romanlarla ilgili olarak yapılmış tüm çalışmalardaki ortak noktalar incelendiğinde, bu halktan; dünyanın birçok ülkesinde yaşadıkları, farklı isimlerle anıldıkları, Hindistan’dan tüm dünyaya yayıldıkları varsayılan, kendilerine özgü tarzları, marjinal meslekleri ve kültürleri olan göçebe bir topluluk olarak bahsedilmektedir. Kitapta; İzmir çevresinde yerleşip yaşamını sürdüren Romanların geçmişteki durumları, nereden geldikleri, farklı yaşantı biçimleri, kültürleri, dini inanışları, değişen ve küreselleşen dünyada meslekleri, sorunları ve sorunların çözümü için neler yapıldığı ve yapılabileceği, İzmir kentiyle ne kadar bütünleştikleri veya bütünleştirilme siyasetleri içindeki konumları incelenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 175
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2011
₺19,68

Osmanlı’nın, 17’nci yüzyıl başlarında Celali isyanlarıyla başlayan ve gittikçe artan otorite kaybı, asayişsizliğin artışına, Anadolu’daki Ağa, Şeyh, Seyyit ve Bey’lerin devlete karşı sadakatlerinin azalmasına, başına buyruk hareket alanları yaratmalarına, Osmanlı’ya karşı yükümlülüklerini yerine getirmemelerine ve bunun akabinde de ayaklanmalara neden olmuştur. Başta İngilizler olmak üzere bazı devletlerin kışkırtma ve yardımları ile ülkenin Güneydoğu’sunda 33 kadar Kürt isyanı olmuş ve sayısız Kürtçü örgüt kurulmuştur.

Günümüzde PKK’ya başta silahlı mücadele konusu olmak üzere, birçok konuda cephe alan ve siyasi mücadeleyi savunan Rizgari ve Ala Rizgari örgütleri de bu süreç içerisinde kurulmuş ve bir dönem Güneydoğu’da kendisinden etkin bir biçimde söz ettirmiştir. Yurtiçindeki üyeleri siyasi mücadeleyi çeşitli yayın organlarında sürdürürken, daha büyük çoğunluğunun yurtdışında yaşadığı bilinmektedir. Etnik örgütleri uzun yıllar araştıran Raşit Kısacık’ın bu kitabında, tüm Kürt örgütlerinin anası konumundaki DDKD’nin de (Devrimci Doğu Kültür Ocakları) karanlıkta kalan yönleri ve kısa bir tarihi yeralmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺18,04

Nur Gökırmaklı mistik dünyanın gizemli sokaklarında koşar adımlarla gezinirken, bilinmezliğin ayak izlerini takip etmiş, evren ve insan ilişkisini varoluş kavramıyla buluşturarak öze varmıştır. Böylece inkârcıların inkâr edemeyeceği inanç, hakikat, irade, neden, nasıl gibi önemli noktalara dokunarak, okuyucuyu diyalektik bir yolculuğa çıkarmıştır.

Değişik konuların yanı sıra zaman kavramını da irdeleyerek, yazılarında okuyucuyu girdabına çekmiş, kullandığı sıradışı kurgu – imgelerle ve şaşırtıcı ayrıntılarla kişilerin hayatı ve kendisini sorgulamasına kapı aralamıştır.

Nur Gökırmaklı her durduğu durakta, okuyucuya derin mesajlar ulaştıran etkili bir kalemdir.
Bazıları için aykırı olan uç noktalara da değinerek, okuyucuyu derin bilinç katmanlarına çeken yazar; ruhsal yolculuğu kolaylaştırmanın peşindedir.

Yazarın “Soyut Fenomenler” kitabı her bilince hitap edecek nitelikte olup, bilinmezlik kavramıyla ilgili tüm sorularımızı cevaplayan çarpıcı bir kitaptır.

Araştırmacı Yazar

BÜLENT YÜKSEL


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺18,04

Kürt Sorunu; Kürtlerin on yıllarca kendi anadillerini konuşamamasıdır. 1925’de Doğu ve Güneydoğu için çıkarılan Şark Islahat Planı’nın "Hükümet ve belediye dairelerinde ve diğer kuruluşlarda, çarşı ve pazarlarda Türkçeden başka dil kullananlar, hükümet ve belediyenin emirlerine aykırı davranmakla suçlanacak ve cezalandırılacaktır" maddesidir. 27 Mayıs darbesinin önderi Orgeneral Cemal Gürsel’in; "Bu memlekette Kürt yoktur. Kürdüm diyenin yüzüne tükürürüm" cümlesidir. Zilan harekâtında 15000 kişinin öldürülmesinden sonra, İsmet Paşa’nın "Bu ülkede sadece Türk ulusu etnik ve ırksal haklar talep etme hakkına sahiptir. Başka hiç kimsenin böyle bir hakkı yoktur" ifadesidir. 15 yaşındaki bir çocuğun bir sivil polis tarafından kırılan koludur! Dahası, bu çocuğun devlet memuruna mukavemetten yargılanmasıdır. "O dağlarda ot bitmesine müsaade etmeyeceğim" diyen General Tokatlı’dır... Kısaca Kürt Sorunu; Yoksulluktur, işsizliktir, sefalettir, sürgündür, koruculuktur, örgüt baskısıdır, devlet baskısıdır, Diyarbakır Cezaevi’dir, Faili meçhullerdir ve daha birçok şeydir. Kitap; Kürt Sorunu’nun çözümüne yönelik insani bir süreç yaratabilmek adına neler yapılabilir sorusunun, vicdanlarla anlaşılabilecek yanıtını sunuyor okura.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺22,14

"Az sonra uğrunda hapisler yattığımız, halkımız daha özgür, daha eşit yaşasın diye canımızı ortaya koyduğumuz, şehitler verdiğimiz, sokaklarında barikatlar kurup tarlalarında ekin ektiğimiz, lise koridorlarında devrim ve sosyalizm propagandası yaptığımız, sloganlarımızla duvarlarını inlettiğimiz toprakları arkamızda bırakacaktık. Vedalaşma zamanı gelmişti. Birbirini çok seven fakat ayrılığı kaçınılmaz bir yazgı gibi yüreğine düşüren iki âşık gibi ayrılıyorduk işte ülkemizden. Zihnimin derinliklerinde sakladığım yüzler, anılar, sözcükler, fotoğraflar ... birbirini kovalıyordu. Ekin biçen köylüler, barikat başlarında nöbet bekleyen yoldaşlarım; "ne olur dikkat et!" diyen annem, kardeşlerim, arandığım dönemde 12 Eylül’ün bütün o azgın terörüne rağmen kapısını tereddütsüzce bana açan akrabalarım, Ankara’nın" Çorum’un o yiğit emekçileri!.. Ve sonra yüreğimde hep ince bir sızı gibi taşıdığım, bir kez olsun doyasıya öpemediğim, sevdiğim kız geliyordu aklıma... Sonra bu derin düşünceleri keskin bir bıçak gibi ortasından bölen,"Dikkat edin yoldan çıkmayın, ses çıkarmayın!" diye seslenen sorumlu yoldaşımın, gecenin karanlığında bizlere ulaşan sesi..." Bu kitap; ibrahim Satılmış’ın yakın tarihe tanıklığıdır. 12 Eylül öncesi SGB’nin (Sosyalist Gençlik Birliği) yöneticilerinden olan Satılmış, kendi özgürlüğünden hareketle yakın tarihimize ışık tutmaktadır. "Kitap; Satılmış’ın bizzat içinde yer aldığı "Çorum Olayları", 12 Eylül ve Filistin’e çıkış, Bekaa Vadisi ve Helvi Kampı, Abdullah Öcalan’la ilk karşılaşma ve Sabra-Şatilla katliamı gibi süreçlerin, devrimci tanıklık bağlamında, yalın bir anlatımıdır..."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 275
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺20,50

O gece hiç birimiz uyumamıştık…

İçimizde bir acı, sabaha kadar kıvranıp durmuştuk.

Nasıl uyurduk? Hâkim uzun zaman önce kalemini kırmış, Pala‘yı ölüme mahkûm etmişti.

Sabaha karşı gün ağarmadan koğuşun kapısı büyük bir cızıltıyla açıldı. Cellatlar onlara verilen görevi yerine getirmek için Pala‘yı almaya gelmişlerdi.

Pala çok soğukkanlıydı. Yerinden kalktığında bütün koğuş da ayağa kalktı ama hiç kimseden çıt çıkmıyordu.

Herkes bir yandan Pala‘nın yüzüne bakıyor, yüz ifadesini anlamaya çalışıyor, bir yandan da başlarını göğüslerine düşürerek, kimseye göstermek istemedikleri gözyaşlarını siliyorlardı.

Pala; yatağının altından bir poşet çıkartıp bana uzattı.

"Bunlar sende kalsın…“ dedi.

Bu roman; bende kalmasını istedikleri arasındaki yıpranmış, sararmış ve pek de okunaklı olmayan hatıra defterindeki Pala’nın hazin hikayesidir…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺12,91

olarak hareketli bir şekilde tasvir edilmiştir. Ben inanıyorum ki, bir kişi dikkatli bir şekilde bu kitabı okuyup kitabın önerilerini tatbik ederse, ömrü 100 yaşına kadar uzatabilir. Vücut anayasası, gıda, yaşam tarzı ve sağlık konusunda, herkes bu kitabı okumalı ve uygulamalıdır…

"Arogya (Sağlık) bizim doğuştan gelen hakkımızdır.

Acharya Balkrishna Hindistan'da Yoga ve Ayurveda'nın ruhani geleneğinin savunucusudur. Ayurveda'nın bilimsel alanlarda yenilenmesine, yayılmasına ve kurulmasına katkıda bulunmuştur. Tanınmış bir Ayurvedi bilgini ve tıbbi bitki uzmanıdır. Ayurveda araştırmasının gelişmesine kendi geleneksel ve bilimsel metotlarını birleştirerek yardımda bulunmuştur. Acharya'nın öğretileri, yazıları ve araştırmaları insanlara doğal ve sağlıklı yaşamı Yoga ve Ayurveda'nın katkısıyla günlük hayatlarına katmanın önemini kavramada katkı sağlamıştır. Yoga ve Ayurveda'da birçok patenti bulunmaktadır ve uluslararası dergiler ve gazetelerde birçok araştırması yayınlanmıştır. Acharya Balkrishna aynı zamanda 'Vanaushadhippandit' ve 'Sugyanshri' gibi bazı ödüllere de sahiptir. Yoga ve Ayurveda alanında birçok kitabın yazarıdır. 5 milyondan fazla satan tanınmış Ayurvedik Tedavi 'Aushad Darshan' bunlardan sadece biridir. Bitkisel ansiklopedisi basım aşamasındadır. Hindistan sağlık kanallarındaki ünlü TV şovu insanlarınbitkilere, bitkisel ilaçlara ve Ayurvedaya olan ilgisini yeniden alevlendirmiştir. Acharya Balkrishna Patanjali Üniversitesi, Patanjali Ayurveda Koleji, Acharyakulam Eğitim Enstitüsü ve Vaidik Gurukulam gibi birçok eğitim enstitüsünün kurucusudur.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺36,90
1 2 3 ... 8 >
Çerez Kullanımı