• İndigo Kitap Kampanya
    İndigo Yayınlarında kaçırlmayacak fırsat'
  • Destek Yayınları Kampanya
    Destek Yayınları Kampanya
  • Kara Karga Kampanya
    Kara Karga Kampanya
  • Beyaz Baykuş Kampanya
    Beyaz Baykuş Kampanya
  • İmzalı Kitaplar
    İmzalı Kitaplar

(bütün yazılarını yeşil mürekkeple yazmıştır.)

"...Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum. Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetlerle denkler sarılmış bir kamyon görünüyor, bir bataklıkta dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak, yıkılacak gibi olarak, ağır ağır ilerliyor. Bu o kadar üzücü bir manzara ki, tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺15,60

(bütün yazılarını yeşil mürekkeple yazmıştır.)

"Zaten işkence nedir? İrademiz ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça, işkence sade bir fizyoloji meselesidir. Etlerimiz, sinirlerimiz dayanabildikleri kadar dayanırlar. Sonra, tabiat ne emrederse, o olur. Ama ruhumuzu kamçılattırmamak elimizdedir. Halbuki ben ruhumun üzerine bir tokat yedim ve bunda kabahatliyim!"


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺15,60

(bütün yazılarını yeşil mürekkeple yazmıştır.)

"...

"Bu oda karanlık" diyordum, "bu oda yalnız bugün değil, her zaman böyle karanlık... Burada kitaplarımla ben yaşarız ve bize aydınlık getirecek kimsemiz yok... Ben burada yalnızlığı bardak bardak içiyorum. Ve ihtiyar kanepelerle konuşmak istediğim zaman, onlar artık bana anlatacak yeni bir şey bulamıyorlar... "


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺15,60

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2015
₺15,60

Kitapların arkalarında aktiviteler ve kelime hazneleri bulunur .

İçindekiler 

English Stage 2 (10 KİTAP) : 

İnnocence 
Miller's Doughter
She Wolf 
Another Study Of Woman 
Fisher Man
Wind İn The Willow
Sceleton Cave
Herodias
A Poor Rule
Captain Burle 


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 640
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺91,00

Kitapların arkalarında aktiviteler ve kelime hazneleri bulunur .

English Stage 3 (10 KİTAP) : 

Sherlock Holmes
Tales For Children
101 Fantastic Fables
American Fairy Tales
Man That Corrupted Hadleyburg 
My Sterious Portrait 
A Shoemaker
Hungarian Mystery Stories
Lifted Veil
Reginald


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 800
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺91,00

Kitapların arkalarında aktiviteler ve kelime hazneleri bulunur .

English Stage 1 (10 KİTAP) : 

Andersen Tales 
My Fellow Traveller
My Stories İsland
Black Beauty
Two Little Soldiers
Two Brothers
Stories
Pinocchio 
Alice İn Wonderland
Grim Tales

 


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 640
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺91,00

Halil Bey kardeşinin çocuğu olan Ata'yı evine almış ve onun Tıbbiye'ye devamını sağlamaktadır. Ata on dokuz, Halil Bey'in kızı Şefika ise on dört yaşına gelmiştir. Bu iki genç arasında doğan masum aşka Şefika'yı görüp beğenen bir paşanın onunla evlenmek istemesi gölge düşürür. Şefika, ailesinin ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle sevmediği halde paşayla evlenmeye razı olur. Ancak bu evlilik kararı iki gencin hayatına mal olacaktır. 
1873 yılında Namık Kemal tarafından yazılan piyes Gedikpaşa Tiyatrosu'nda sahnelendiğinde büyük ilgi görmüştür. Namık Kemal, Zavallı Çocuk'ta sadece hazin bir aşkı anlatmaz, görücü usulü ile evliliğin doğurduğu kötü sonuçları topluma göstererek, genç kızların kendi rızalarıyla evlenmeleri gerektiğini de savunur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺9,10

“Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak” diye özetlediği bu yaklaşımın kültürel öğesi Türkçülük, ahlaki öğesi de İslam’dı. Uluslararası kültürün yapıcı öğesinin ulusal kültürler olduğunu savundu. Saray edebiyatının karşısına halk edebiyatını koydu. Batı’nın teknolojik ve bilimsel gelişmesini sağlayan pozitif bilim anlayışını benimsedi. Dini, toplumsal birliğin sağlanmasında yardımcı bir öğe olarak değerlendirdi. Toplumsal modeli, Emile Durkheim’in teorik temellerini kurduğu “dayanışmacılık” temelinde şekillendi. Bireyi temel alan liberalizm ile sınıfsız toplumu temel alan Marksizm’e karşı mesleki örgütleri temel toplum birimi olarak kabul eden solidarizmde karar kıldı. Toplumsal ve siyasi görüşlerini anlattığı sayısız makale yazdı. “Türkçülük” düşüncesini sistemleştirdi. Milli edebiyatın kurulması ve gelişmesinde önemli rol oynadı. Ziya Gökalp önce Türkiye Türkçülüğü sonrasında Oğuzculuk daha sonra ise Turancılık fikirlerinin gerçekleşebileceğini düşünmüş her ne kadar bu ülkü uzak da olsa milletlerin böyle geniş ülkülerinin olmasının iyi olduğunu belirtmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺10,40

Rubaîlerinde; dünya, var oluş, Allah, devlet ve toplumsal örgütlenme biçimleri gibi hayata ve insana ilişkin konularda özgürce ve sınır tanımaz bir şekilde akıl yürüttüğü görülmektedir. Akıl yürütürken ne içinde yaşadığı toplumun ne de daha öncesi zamanlarda yaşamış toplumların kabul ettiği hiçbir kurala bağlı kalmamış, kendinden önce yaşayanların insan aklına koymuş olduğu sınırları kabullenmemiş, bir anlamda dünyayı, insanı, var oluşu kendi aklıyla baştan tanımlamış; bu nedenle de çağını aşarak "evrenselliğe" ulaşmıştır. Ancak unutmamak gerekir ki Hayyam'ın yaşadığı dönem, kendisi gibi çağları aşan ve tarihin gördüğü en büyük düşünürlerden birini yaratacak sosyo-kültürel altyapıya sahipti. Kendi tarihinin belki de en aydınlık dönemlerini yaşayan İslam dünyasında felsefenin hak ettiği ilgiyi gördüğü, Selçuklu saraylarında ise sentez bir Orta Doğu kültürü (Türk-Hint-Arap-Çin-Bizans) oluşmaya başladığı bir dönemde yaşayan düşünür, böylece nispeten yansız ve bilimsel bir öğrenim görmüş, Felsefeyi günah saymayan bir toplum içinde özgürce felsefe ile ilgilenebilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺15,60

Cezmi, Tanzimat Edebiyatı yazarlarından Namık Kemal tarafından yazılan roman. İlk basımı 1880'de yapılan roman, Türk edebiyatının ilk tarihi romanı olma özelliği taşır. Kitapta II. Selim döneminde İranlılarla yapılan savaşta yer alan vatansever asker Cezmi'nin başından geçenler anlatılmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺31,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Bursa
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺10,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺16,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺9,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺7,22

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 424
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺32,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Bursa
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺9,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺19,26

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺22,10

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺16,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺16,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺22,10

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺22,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺26,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺19,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Bursa
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺15,60

Kitap, Talat Bey ile Fitnat Hanım'ın aşkım anlatmaktadır. Anlatılan olaylar Tanzimat Dönemi'nde geçmektedir. Yazar aynı zamanda o dönemin kadın-erkek ilişkilerinin ne şekilde olduğunu ikili arasında yaşananlarda ayrıntılı şekilde anlatır. Aynı zamanda bu hikaye o dönemdeki kadının ve erkeğin toplumdaki yerini büyüteç altına almaktadır. Ayrıca hikayemiz, Türk edebiyat tarihinde batılı anlamda yazılmış ilk roman olarak kabul edilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺13,00

Karabibik, Nabizade Nazım'ın 1890'da yayınladığı gerçekçi bir köy romanıdır. İlk Türkçe köy romanı olarak kabul edildiği için Türk edebiyatının önemli bir yeri vardır. Eser, roman değil, uzun öykü olarak da değerlendirilebilir. Antalya'nın bir köyünde yaşayan Karabibik adlı köylünün yaşam mücadelesini konu edinir. Romanın konusu Antalya ili Demre ilçesi Beymelek köyünde geçer. Roman kahramanı Karabibik, askelik görevini yerine verilen parayı ödemek için babasından kalan on iki dönümlük tarlanın dört dönümünü komşusuna satmıştır; kalan sekiz dönümlük kısmı Yosturoğlu'na kaptırmamak için direnmektedir. Elinde kalan bu tarlayı sürmek için Koca İmam'ın öküzlerini kiralamaktadır. Kızı Huri'yi Koca İmam'ın kayınçosu Sarı İsmail'e vererek öküzleri bedava kullanmayı kurar. Sarı İsmail'in başka bir kızla evleneceğini öğrenince Temre köyündeki Rum bakkal Yani'den faizle borç olarak bir çift öküz satın alır. Tarlasını sürer. Yosturoğlu Karabibik'in kızı Huri'yi yeğeni Hüseyin'e ister. Karabibik mutludur. Bir süre sonra hastalanır, ancak kızının mürüvvetini gördüğü için mutludur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Bursa
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 13,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺9,10

Romanda, Tanzimat sonrası İstanbul'da yaşayan bir aile konu edinilir. Romanın kahramanı Zehra, Şevket adlı bir tüccarın kızıdır. Küçük yaşta anası ölmüştür. Babasının katibi suphi ile evlenir. Çift, başlangıçta mutlu bir evlilik sürer. Suphi'nin annesi eve, Sırrıcemal adlı bir cariye getirdiğinde Zehra'nın kıskançlığı nedeniyle mutlulukları bozulur. Zehra'nın babası Şevket Bey öldüğünde Suphi, onun ticaret hanesinin yönetimini üstlenir; Zehra'nın kıskançlıklarından bıkar ve Sırrıcemal ile nikah kıyıp ona ayrı bir ev açar. Suphi artık o evde yaşamaya başlar; bir süre sonra da Zehra'dan boşnmak ister. Öç almak isteyen Zehra, Ürani adlı düşkün bir Rum kadınını Suphi'yi baştan çıkarmakla görevlendirir. Ona aşık olan Suphi, artık evine ve işyerine uğramaz. Kocasının ortadan kayboluşuna çok üzülen Sırrıcemak çocuğunu düşürür ve intihar eder.

Zehra böylece Sırrıcemal'den öcünü aldıktan sonra Suphi'den öc almak için onun katibi Muhsin ile evlenir. Ticarethanenin yönetimi muhsi'nin üstüne geçer ve parasız kalan Suphi, Ürani tarafından terk edilir. Suphi, geçimini sağlayabilmek için tulumbacı olarak çalışmaya başlar ve bir gün kendisinin bu duruma düşmesine neden olan Ürani'yi ve onun yeni aşkını öldürür; yargılandığı mahkeme tarafından Trablusgarp'a sürgün edilir.

Zehra, Suphi'nin başına gelenlere çok üzülür. Yeni kocası ile anlaşamadığı için mutsuz bir yaşam sürer; kocasının ölümünden sonra ise yalnızlık çeker. Bir gün sokakta düşüp ölen yoksul bir kadın görür. O kadının Suphi'nin annesi olduğunu öğrendiğinde çok acı çeker hastalanıp ölür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺15,60

Franz,

Size adınız dışında nasıl hitap edebilirim bilmiyorum... Bu ad bana öyle çok şey veriyor ki; acı, mutluluk, elem, keder, sevinç, öfke, sınırlarını tahmin bile edemeyeceğiniz endişe... Tüm korkuların karşısına dikilip öfkeyle haykırmak geliyor içimden... Güçsüzüm, çekincelerim var ve herşeyden kötüsü beni tutan bir halka sıkıyor boğazımı... Tutunmaya çalışırken düşmek gibi bir şey ama ellerimi elleriniz yaparım sırf siz kalın diye...

Daima sizin...

Milena...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2015
₺24,05

Franz Kafka'nın en önemli eserlerinden Dava (Der Prozess), ''Korku Çağı'' diye adlandırılan 20, yüzyılda insanoğlunun artık neredeyse kurtulunması olanaksız bir yazgıya dönüşmüş olan kuşatmalı yaşamının hikayesini anlatır. Bu çağa korku egemendir, çünkü insan, hemcinsleriyle insanca bir dil aracılığıyla iletişim kurabilme, böyle bir dille insanca tepkiler uyandırabilme olanağından yoksun kalmıştır. Dava'nın kahramanı K.(karaktarein bir ismi bile yoktur.) tutuklandığını öğrenir. Başlangıçta tutuklanma nedenini merak etse de bu saçmalığı merak etmeyi anlamsız bulur. Ancak tüm yaşamı da davasına odaklanır. Artık yaşamının geriye kalan bir yılında her şeyi bu davadır. Bu aşamadan sonra yaşayacakları, tutuklanma öncesinde yaşayacaklarından çok da farklı değildir. K. dışşındaki hiç kimse de bunun farkına varmaz ve bu dava onlara anlamsız gelmez. Farkına varmamak onları huzurlu kılarken farkındalık, K.'nın mutsuzluğunu belirler. Suçlanan, tutuklanan ve özgürlüğü elinden alınan biri olarak K. davalıdır. Suçlayan, tutuklayan olarak davacı ise toplumdur. Kafka'nın diğer eserlerinde olduğu gibi burada da esas karakter zayıflık, itilmişlik, güçsüzlük, çaresizlik gibi psikolojik durumlar içinde debelenir.

Sonuç olarak diyebilirz ki Kafka yaklaşık yüz yıl önce yazdığı eserlerinde inanılmaz bir uzak görüşlülükle bugünün 'meta fetişzmi' karşısında kendine yabancılaşmış, çaresizlik içinde yazgısını kabullenmiş, elden ayaktan kesilmiş insanını yazmıştır. Yani kendini anlamlandırırken bizi de anlatmıştır.

- Abidin Parıltı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2015
₺24,05

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Bursa
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺11,70

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺31,20

Arthur Schopenhauer; Aşkın Metafiziği kitapçığında analiz-tez'inde; aşkın ne olduğunu, erkeklerin kadınlardan ne beklediğini ve kadınların erkeklerden ne istediğini analiz eder. Aslen; Schopenhauer bunu bir kitap amaçlı değil; kısa bir tez amaçlı yazmıştır. Her de kadar kitapçıkta yaklaşık 43 sayfa süren bir analz olsa da; A4 sayfası büyüklüğündeki bir basımda 25 sayfalık klasik bir Schopenhauer analiz-tez'idir.

Analiz; kadınların erkeklerde kendilerinde bulunmayan özellikleri aradığını, çok büyük aşkların çok büyük hüsranlarla sonlanacağını, aşkın bir nevi gözünün kör olduğunu, bir aşkta beklenilenin entelektüel bir diyalogtan çok hayvansal içgüdülerin tatmini doğrultusunda olduğunu analiz eder.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2014
₺11,70

''Sizin diye bildiğiniz evlatlar gerçekte sizlerin değildirler, onlar kendilerini özleyen Hayat'ın oğulları ve kızlarıdır. Sizler aracılığıyla dünyaya gelmişlerdir. Onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi asla. Çünkü onların canları geleceğin sarayında oturur ve sizler düşlerinizde bile orayı ziyaret edemezsiniz. Kendinizi onlara benzetmeye çalışabilirsiniz ama onları kendinize benzetmeye kalkışmayın hiç. Çünkü hayat ne geriye gider ne de geçmişle ilgilenir.''


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 95
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2015
₺10,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺18,20

Siyasetname, Arap, Fars, Hint ve Türk edebiyatlarında devlet adamlarına yöneticilik sanatına ilişkin bilgiler veren yapıtların genel adı. 

Genel olarak hükümdarlar için kaleme alınış siyasetnamelerde onların sahip olması gereken nitelikler, saltanatın koşulları ve kuralları anlatılır. İdeal bir devlet örgütünün nasıl olması gerektiği belirtilir ve kötü yönetimlerin zararlı sonuçları açıklanarak yöneticiler uyarılır. Bir ülkenin siyasal ve toplumsal yaşamını, askeri ve mali örgütlerinin yasa ve tüzüklerini, toplumun gelenek ve göreneklerini de tanıtan yapıtlar olan siyasetnameler dinsel temellere de dayanır. Kur'an'dan, hadislerden ve tarihten örnekler gösteren bu tür yapıtlarda, geçmişteki kötü olaylar, zalim, deneyimsiz ve cahil hükümdarların ve vezirlerin yol açtığı felaketler, öyküler ve fıkralar anlatılır.

Siyasetnamelerde siyaset kavramının çeşitli anlamları  açıklanmıştır: hayvan terbiyesi, valilik, idare, ceza, idam, ,craat, diplomasi gibi. Siyaseten katl bir cezalandırmadır ve meydan-ı siyaset, idam cezalarının uygulandığı yerdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺29,25

Vatan Yahut Silistrei Türk Edebiyatı'nın batılı anlamda yazılıp oynanan ilk tiyatro yapıtıdır. Namık Kemal tarafından yazılmıştır; yazarın ilk tiyatro piyesidir. Eserin gerçek adı Vatan'dır. Eser yayınlandıktan sonra uygulanan yasaklar ve sansür nedeniyle Silistre adı ile oynanmış ve yayınlanmıştır. Daha sonra da Vatan Yahut Silistre adı ile yaygınlaşmış ve bu isimle kabul görmüştür.

Namık Kemal'in Gelibolu'da otuz üç yaşında iken kaleme almaya başlayıp İstanbul'da tamamladığı Vatan Yahut Silistre, sağlığında sahnelenişini gördüğü tek oyundur. İlk temsili 1 Nisan 1873 tarihinde Gedikpaşa Tiyatrosu'nda Güllü Agop kumpanyası tarafından yapıldı. Eserin sahnelenmesinden sonra izleyicilerin heyecana gelerek başlattıkları gösteri ve olaylar; yazarın tutuklanarak Magusa'ya sürülmesine sebep oldu.

Vatanperverlik ve kahramanlık duygularını işleyen eser, doğurduğu ilgi dolayısıyla, başka yazarlarda tiyatro eseri kaleme alma hevesini uyandırmıştır. Piyes, konusundaki basitliğe rağmen çok sevilmiş, Avrupa'da ilgi uyandırmış, ilk temsilinin üzerinden üç yıl bile geçmeden Rusça'ya, daha sonra da başka dillere tercüme edilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺9,10

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺11,70

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺9,75

Eylül adlı romanda olaylardan çok, kahramanların iç dünyalarının anlatımına ağırlık verilmiştir. Romanda evli bir kadın ile evlerine girip çıkan genç bir akrabası arasında yaşanan yasak aşk anlatılır. Suad bir yanda kocasına duyduğu bağlılık ile diğer yanda Necib'e karşı duyduğu aşk arasında bocalar, çırpınır durur. Necib ise bir yanda akrabası Süreyya'ya duyduğu arkadaşlık, dostluk ile diğer yanda Suad'a karşı duyduğu aşk arasında bocalar. Mehmet Rauf, Eylül adlı romanında yasak aşktan kaynaklanan imkansızlıkları, kıskançlıklarını, sevinçlerini, heyecanlarını, vicdan azaplarını gerçekçi bir şekilde yansıtmayı başarmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺24,05

Dede Korkut destanların ilk anlatıcısıdır. Hikayelerinde veli bir kişi olarak ortaya çıkar. Oğuzlar önemli meseleleri ona danışırlar. Keramet sahibi olduğuna inanılır. Gelecekten haberler verdiği söylenir. Ozan ve kamdır. Oğuzname'de, Dede Korkut'un 295 yıl yaşadığı ve İslam dini peygamberi Muhammed'e elçi olarak gönderildiği anlatılmaktadır.

Oğuz Han'a vezirlik yapmış olduğu da bilinir. Kopuz çalıp, hikmetli sözler söyler. Kopuzuna da kendine duyulduğu gibi saygı duyulur. Bazı rivayetlerde ise İshak peygamberin soyundan olduğu söylenir. 9 ila 11. yüzyıllarda Türkistan'ın Aral Gölü bölgesinde Seyhun nehrinin Aral Gölü'ne döküldüğü yerde doğduğu, Ürgeç Dede adında bir oğlu olduğu ve bu bölgelerde hüküm süren Türk hakanlarına danışmanlık yaptığı destanlarından anlaşılmaktadır. 570-632 yılları arasında yaşadığı da rivayet edilir. Dede Korkut Kitabı'nda bir hikâye bittikten sonra çıkar bir destan söyler ve dua eder. Dede Korkut'un mezarının Bayburt Masat Köyünde olduğuna dair rivayetler vardır


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺16,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺16,90

Araba Sevdası, Recaizade Mahmud Ekrem'in 1898 yılında yayımlanan romanıdır. 1889 yılında yazılan eser, Türk edebiyatında ilk realist roman örneği olarak kabul edilmektedir. Bihruz Bey tam da dönemin burjuva gençliğinin olması gerektiği gibi Fransız kültürüne hayran züppe bir gençtir. Ona göre Türkçe kaba ve yetersiz bir dildir. Türkler kaba ve medeniyetten yoksun insanlardır. Türkçe gerekmediği sürece konuşulmamalıdır. Ama o dönem yüksek memur ve tüccar çocuklarının genelinde olduğu gibi Fransızcaya da hakim değildir ve Türkçe Fransızca karışımı bir dil ile konuşur. Öyle ki doğru dürüst Fransızca şiir çevirisi bile yapamaz. Ayrıca Bihruz Bey mirasyedi bir gençtir ve hayatı lüks alafranga kıyafetler ısmarlamak, kır kahvelerinde ve mesire yerlerinde lüks arabasıyla gezmekten ibarettir. Yine Bihruz Bey'in diğer bir karakteristik özelliği ise istediği her şeye sahip olması ve bunun verdiği şımarıklığın pençesinde olmasıdır ki hikayenin ana kısmı da biraz da bu konu üzerinden gelişir. Bihruz Bey yine bir açıkhava eğlence yerine (park diyebiliriz fakat giriş ücretli bahçeli havuzlu bir mekân) eğlenmek lüks kıyafetleri, lüks asaları ve gayet pahalı olan at arabası ile caka satmak için gitmişken yine kendisi gibi gayet lüks bir araçtan inen lüks kıyafetlerle inen iki kadın görür ve birden bu kadınların birine aşık olur. Bihruz Bey aslında kadına aşık olmaktan ziyade kendi kafasındaki kadın modeline aşık olmuştur. Olaylar gelişirken kadınların aslında arabayı şans eseri bulmuş gayet sıradan insanlar olduğu hatta eşinden ayrıldıktan sonra o zaman için kötü addedilen bir kadınla gezen taze bir dul olduğu ortaya çıkar, bunu öğrendikten sonra Bihruz Bey olay yerinden koşarak uzaklaşır ve roman biter. Hikâyede dönemin entelektüel çevresi sayılabilecek jöntürklerin "zengin çocuklarına" ve yüksek memur çocuklarına ağır eleştirilerde bulunulmaktadır. Kitap sıradan bir aşk hikayesini anlatmakla beraber, dönemin gerceklerine ayna tutar Recaizade Mahmut Ekrem Bey kendisi ile ilgili bir özeleştiri de yapar satır aralarında. Çünkü kendisi de o dönemin aydınlarındandır. Sonuç olarak bu hikaye aslen Bihruz Bey'in Periveş Hanım'a olan aşkının anlatılıyormuş gibi göründüğü bir eser olsa da gerçekte o dönemin toplumu ile ve sosyal yapısı ile ilgili önemli eleştiriler yapmaktadır. Araba Sevdası göstermelik bir aşk hikayesi ekseninde dönemin üst tabakasının yaşantısını eleştiren önemli bir eserdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺22,10

Kendi cinsinden ve insanlardan nefret gördüğü, hiç durmadan onlarla mücadele ettiği için büyübesi çabuk fakat tek yönlü oluyordu. İçindeki şefkat ve sevginin filizlenmesi olanaksızdı. Böyle şeyler için en küçük bir umudu bile yoktu. Kuvvetliye boyun eğmek, zayıfı ezmek kuralını öğrenmişti. Gri kunduz kuvvetli bir tanrıydı.

Bu yüzden Beyaz Diş ona boyun eğiyordu. Fakat kendisinden küçük olan köpek, ezilmesi gereken zayıf bir yaratıktı. Onunki kuvvet yönünde bir gelişmeydi. Devamlı acı çekmek, hatta mahvolmak tehlikesine karşı koyabilmek için, yırtıcı ve savunmacı özellikleri aşırı derecede gelişmişti.

Diğer köpeklerden daha çabuk hareket ediyor, daha hızlı koşuyordu. Onlara oranla daha hileci, daha çevikti. Çelik gibi kasları, ipince sinirleri olan, cesur, zalim, yırtıcı ve akıllı bir hayvan olup çıktı. Bütün bu niteliklere sahip olma şarttı, aksi halde ne ayakta durabilecek ne de içinde bulunduğu bu düşman çevrede yaşayabilecekti.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺16,90

Sokrates'in Savunması, Mektuplarla birlikte Platon'un diyaloglarından ibaret olmayan tek eseridir. Eserde Platon'un felsefesiyle birlikte, hocası Sokrates'in suçsuz yere idam ediliş aşamalarını, İlk Çağda demokrasi gerçeğini bir arada görmek mümkündür...

Platon'a göre Sokrates'in öldürülmesi için oy kullananlar çok acı çekecektir. Kurtulması için oy kullananlar ise gerçek birer yargıçtır.

Sokrates'e göre ölüm bir ceza değildir. Sadece bir yolculuktur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺9,75

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, küçük ve geri kalmış bir sömürge ülkesi olan Finlandiya'nın, eğitim ve kültür hamlesi ile kısa süre içinde nasıl kalkındığını anlatan klasik bir metindir.

Rus Yazar Grigory Petrov'un çeşitli aralıklarla çıktığı Finlandiye seyahatlerinde tuttuğu notlardan oluşan bu kitap, kısa sürede bir çok dile çevrilerek dünyanın her tarafına yayıldı. Kendini ülkesine adamış bir avuç aydın ve din adamının özverili çalışmalarıyla her köyü karış karış gezip nasıl bir kalkınma hamlesi başlattıklarını okurken o havayı siz de teneffüs edeceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺18,20

Namık Kemal, İntibah romanını 1873 - 1876 yılları arasında sürgünde bulunduğu Kıbrıs'taki Magosa Kalesi'nde kaleme almıştır. Amacı, Osmalıca'nın roman yazımına uygun olduğunu göstermektir. Namık Kemal bunu yapmak istemiş ama; özellikle de psikolojik tahliller kısmında dili iyi kullanamamıştır. Yazar, romanına ''Son Pişmanlık'' adını koymuştur. Dönemde yapılan yayınları denetleyen Maarif Vekaleti, romanın başlığını yazara danışmaksızın ''İntibah: Sergüzeşt-i Ali Bey'' (Uyanış: Ali Bey'in macerası) olarak değiştirmiş, bazı kısımları sansürlemiştir. Romanın özgün metni bu nedenle günümüze ulaşmamıştır.

İntibah; Türk Edebiyatı tarihinde ilk edebi roman olarak değerlendirilir. Roman da romantizm akımının etkisi görülür. Özellikle romanın başında yer alan uzun Çamlıca tasviri, romantizm etkisinin örneklerindendir.

Bununla birlikte, roman boyunca Osmanlı kültürüne de sıkça atıf yapılır, her bölümün başında Divan edebiyatı şairlerinden bir beyitin yer alması bu durumun örneklerindendir. Romanın konusu, Türk halk edebiyatının eski meddah hikayalerinden ''Hançerli Hanım''ın öyküsünden esinlenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺16,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Bursa
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺16,90

Allah vazifesi olmasına rağmen yeni doğum yapmış bir annenin ruhunu, merhametine yenik düştüğü için, alamadan dönen meleğini üç şey öğrenmesi için insan suretine büründürerek dünyaya gönderir: "İnsanın içinde ne barındırdığını öğren", "İnsana neyin verilmediğini öğren" ve "İnsanın ne ile yaşadığını öğren". Bu üç bilgiyi edindiğinde, yani insanı tanıdığında melek Rabb'inin sonsuz merhametini de kavradığı için tekrar semaya yükseltir. İnsan Ne İle Yaşar, Tolstoy'un ahlaki ve dini değerleri ön plana çıkardığı heyecanlı, coşkulu ve hikmetli hikayelerden oluşuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺15,60
1 2 >
Çerez Kullanımı