Nicholas Woodsworth’ün Akdeniz Üçlemesi farklı bir "şehir rehberi" vaat ediyor: Şehrin geçmişini, gündelik hayatın akıp giden temposunda arayan bir seyyahın gezi notları, bakıp geçenden ziyade, durup içine çeken bir anlatım... Akdeniz gezimiz İskenderiye ile başladı, ikinci durağımız ise Venedik. Fakat önce rotamız gereği uğranacak yol üstü durakları var: Akaba Körfezi üzerinden Şam, Halep ve Lazkiye, daha sonraysa İskenderun, Ankara ve İzmir. Suriye’deki gerginlik gelecekteki çatışmaların sinyallerini verirken, Türkiye’de ise gündem belediye seçimleri... Nicholas Woodsworth, aslında bir sonraki durağı olarak planladığı İstanbul’u sona saklıyor ve Türkiye’den ayrılıp eşiyle birlikte "romantik" Venedik’e varıyor. İlk kitaptan biliyoruz ki, yine kendisine sunulanla yetinmeyecek, maskenin ardındakini görmek isteyecek. Saatler süren müze kuyruklarından çıkarak, şehri saran kanallarda Venedikli gibi gezinmenin bir yolunu bulacak. Biz de onun peşinden şehrin labirentimsi sokaklarına dalacak, geçmişin peşine düşüp arşivlerde kaybolacak ve bir süreliğine de olsa bu görkemli şehrin sakinlerinden biri olacağız. Mayi Kıta, Bir Akdeniz Üçlemesi’inde sonraki istikamet, heyecanla beklenen; Şehr-i İstanbul...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 206
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2012
₺35,20
Bir şehre ilk kez gittiğimizde görülecekler az çok bellidir: Tarihinin simgesi olarak seçilmiş bir yapı; saray, kilise ya da cami, bilet için kuyruğa girilecek bir müze, önünde fotoğraf çektirilecek bir heykel ya da para atmadan geçilmeyecek bir çeşme... Şehrin gerçek kimliğine yaklaşmaktan çok bizi ondan uzaklaştıran, onu sadece bir faaliyet parkından ibaret kılan bir dizi yapmanız gerekenler listesi.Nicholas Woodsworth’ün Akdeniz üçlemesi ise farklı bir "şehir rehberi" vaat ediyor: Şehrin geçmişini, gündelik hayatın akıp giden temposunda arayan bir seyyahın gezi notları, bakıp geçenden ziyade, durup içine çeken bir anlatım... Kıyıda köşede saklı kalmış bir esnaf lokantası, lokantanın gide gele ahbap olunan garsonu, kalabalık bir kahvede otururken gözünüze takılan manzaralar, bir zamanlar şehrin en ünlü yazarının yaşadığı oysa şimdilerde yıkılmaya terk edilmiş evin içler acısı hali. Mayi Kıta, bir Akdenizliye yaraşır samimiyette, şehri gezerken yanında rehber kitap değil, bir dost sohbeti olsun isteyenlere...Mayi Kıta, Bir Akdeniz Üçlemesinde ilk durak; İskenderiye... Yolculuk, Venedik ile devam edip İstanbul’da son bulacak.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 147
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2012
₺35,20
Nicholas Woodsworth rehberliğindeki yolculuğumuzda İskenderiye ve Venedik’in ardından Akdeniz üçlemesinin son durağı İstanbul’dayız. Fakat İstanbul’a giden yol, yazarımızın planlara değil yabamın ona sunduklarına sadık kalan tabiatından ötürü, önce Arnavutluk’tan daha sonra ise Midilli ve Çanakkale’den geçiyor.Şehrin seçmişini, gündelik hayatın akıp giden temposunda arayan, bakıp geçmekten çok durup içine çeken bir anlatımı tercih eden bir seyyah için İstanbul’dan uygun bir şehir olur mu? Haliç Köprüsü’nde yağmura rağmen sıralanmış balıkçılar, sabah mahmurluğunda vapurdan boşalan kalabalığın halet-i ruhiyesi, İstiklal Caddesinde uğultu ile akıp giden insan seli, Altınboynuz’da geçmişi bugüne taşır gibi göz kırpan ışık huzmeleri... bir de Akdeniz’de ziyaret edilen şehirler boyunca hiç eksik olmayan dost sohbetleri.İstanbul gerçekten Doğu ile Batı’yı birleştirecek bir köprü mü? Sürekli değişen, kalabalıklaşan bu megapolisin, küreselleşmenin beraberinde getirdiği sorular için bir cevabı var mı? Yoksa onlara sadece yenilerini mi ekliyor? Hem sorularına, hem de büyüsüne dalıp gitmek için bu kitabı, İstanbul’un hâlâ güzel kalabilmiş manzarasına karşı okuma fırsatını kaçırmayın deriz.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 175
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2012
₺35,20
1
Çerez Kullanımı