“Ses yazıyı ve anlamı nereye götürür? Eleştirel düşünce ne kadar titreşim, ne kadar rezonans taşır? Her metin imge ve sözden meydana geldiğine göre ses tınlar, anlam çınlar mı?

“Bir anlam arayışının taşıyıcısı olan ‘mıknatıs-ses’ son kertede yaşamanın gücüne ve yüküne işaret ediyor: Nefes ile düşünce arasındaki ilişki, yaşamı sürdürmek ile bilgi üretmek arasındaki devinim süreklidir. Spiral bir formdur ses. Duyup dinlenen seslerin ve imgelerin rezonansını taşıyan bu kitap da spiral bir şekilde gelişiyor ve öyle sonlanıyor. Onulmaz ses/sizlik arayışımın bir yankısı. Bu yankının vaadi olan ses/sizlik olmasa, kendi iç sesimi ve diğer sesleri dinleyecek gücü bulamazdım.

“Zerreler halinde yayılan ses bir yandan ani ve yaygındır, diğer yandan deniz kabuklarının helezonlarına yerleşmişçesine derin ve sakin. Anlam arayışı ise süreklidir. Ta ki kuşların seslerini ve kanat çırpışlarını duyacağımız kristalleşmiş bir sese, özgürlüğün baki olacağı kristalleşmiş bir sessizliğe değin.”

- Nermin Saybaşılı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺73,50

Nermin Saybaşılı’nın yazıları metinselliğe/görselliğe eleştirel bir biçimde yaklaşan Görsel Kültür çalışmalarından besleniyor. Yazıların bazı ortak kabulleri var: Birincisi, imge ya da nesne doğal değildir. Görüntü ya da görsellik öğrenilen ve öğretilen, empoze edilen ve terbiye edilen, kültürel bir yapı olarak üretilen bir “teknoloji”dir. İkincisi, her görsel kültür araştırması, toplumsallığın, hem görsel alanın üretildiği toplumsallığın, hem de toplumsal alanın görsel üretiminin incelenmesini gerektirir. Üçüncüsü, sanat çalışmasını “estetik bir yapıt” olarak tarihselleştirmekten ya da sınıflandırmaktan farklı bir yol daha var elimizde: Onu bir çeşit etnografik saha çalışmasının bilgi nesnesi olarak okuma imkânı. Böylece hem sanat çalışmasından öğrenmemiz, hem de bildiklerimizi onun sayesinde sınamamız mümkün oluyor.

“Sanat Sahada” başlığı yalnızca sanatçıların işlerini bir antropolog gibi yeniden yorumlayarak yaptıklarına işaret etmiyor, aynı zamanda sanat tarihçilerinin ve kültür kuramcılarının da kendi “saha”larını diğer “saha”lara açtıklarını, açmaları gerektiğini vurguluyor. “Sanatın sahasının”, sanatın üretildiği ve sergilendiği galeri, müze, sinema salonu ve benzeri sabit mekânlardan çok daha geniş bir alana yayıldığına işaret ediyor. Saybaşılı’nın yazıları bugünün dünyasında görsel deneyimimizin formel olarak kurulmuş ve düzenlenmiş bir görme rejimini aştığını, sanatçının da, bizim kendi göz ve bakışımızın da artık itaat etmediğini kanıtlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺37,50
Göç hareketlerini başlatan nedir? Bu hareketlerin karmaşık doğasını nasıl anlayabiliriz? Göçmenlerin içinde hareket ettikleri yollar boyunca sosyal dünyaya katılışlarını ve yeniden biçimlendirmelerini nasıl görünür hale getirebiliriz? Nermin Saybaşılı, Jacques Derrida’nın "hayalet" ve "musallatbilim" kavramlarını araştırmasının merkezine alarak ve bir dizi başka güncel kuramdan da yararlanarak, göç hareketlerini ve göçmenleri konu alan sanat çalışmalarını ve belgesel, film, fotoğraf gibi görsel kültür nesnelerini inceliyor.Sınırlar ve Hayaletler, incelenen beş farklı musallat olma vakasıyla, göçün aslında kendi başına bir sorun olmadığını, bir "sorun" olarak üretildiğini; problemin sınır inşası ve sınır sendromlarına, yerinden edilmeye ve dışlanmaya, farklılıklara yönelik tahammülsüzlüğe, küresel üretim ve ekonominin gerçeklerine nasıl sıkı sıkıya bağlı olduğunu gösteriyor. Evet, sınırlar var. Ama sürekli musallat olarak sınırları ihlal eden hayaletler de var. Kimbilir belki de yakın geleceğin asıl aktörleri onlar: hayalet göçmenler.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 267
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2011
₺65,90
1
Çerez Kullanımı