Basım Dili : Arapça
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 54
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺6,40

1 - HİDAYET NURLARI – EHLİBEYT

İslam Dini'nin tebliğcisi ve son peygamber Hz. Muhammed (S), Veda Haccı dönüşü hutbesinde "Kur'an ve Ehlibeyt'i (A)" kendisinden sonra kendilerine tutunulduğunda kişinin asla yoldan çıkmayacağı birbirin-den değerli iki emanet olarak bıraktığını açıklayıp bunların "Kevser Havuzu'nda ona ulaşıncaya kadar birbirlerinden asla ayrılmayacaklarını" söylemişti. Akabinde, kendisin-den sonra olacakları haber vererek eklemişti: "Benden sonra onlara nasıl davranacağınızı göreceksiniz!"
Peki, Peygamberin (S) sözündeki "birbirlerinden ayrılmayacaklar"ın anlamı nedir?
İşte biz bu kitapta -Allah'ın izniyle- tam da bu konuyu işleyeceğiz: Kur'an-Ehlibeyt (A) birlikteliği ve bunun gerçekte ne ifade ettiği. Mademki Kur'an ve Ehlibeyt (A) birbirlerinden ayrılmazlar, mademki onlara tutunan asla yoldan çıkmaz; Kur'an'ı Ehlibeyt'le (A), Ehlibeyt'i de (A) Kur'an'la açıklayacağız.
 
2-MÜNİNLERİN EFENDİSİ İMAM-I ALİ - İMAMET / HİLAFET GADİR HUM

Hazreti Ali'nin (a) imametinin ve hilafetinin delili olan Gadir Hum'un inkârı beyhude bir çabadır. Çünkü Hz. Muhammed (s) sadece o gün değil, hayatı boyunca İmam-ı Ali'nin (a) önderliğini son derece net bir şekilde tebliğ etmiştir. Gadir Hum günü, ümmetiyle vedalaştığı gün, tüm önderler gibi sadece hayatı boyunca veliahdı ilan etmiş olduğu varisinin atamasını yapmış ve tüm insanlığa bunu ilan etmiş olduğu varisinin atamasını yapmış ve tüm insanlığa bunu ilan etmiştir. Bu nedenle dikkatleri sadece Gadir Hum'a çekip sonra da onu inkar ederek konuyu yok saymaya çalışmanın kimseye faydası yoktur.
"İmamet konusu anlaşılmadan ne İslam dini ne de Alevilik hakkıyla anlaşılabilir."
 
3-MÜNİNLERİN EFENDİSİ İMAM-I ALİ - BEŞERİ ÜSTÜNLÜKLERİ 

Rönesans'ı başlatan iki temel neden vardır: Fetihler sonrası meydana gelen zenginleşme sonucu gelişen sanat akımları ile Endülüs aracılığıyla ve haçlı seferleri sonucu Müslümanlardan öğrenilen bilim ve felsefe.
Müslümanlardan öğrenilen ilmin kaynağı kayıtsız şartsız On İki İmam'dır (a) ve onların kaynağı ise İmam-ı Ali'dir (a). Çünkü astronomi, matematik, sanat, felsefe vb. ilmin şehrinin kapısı olan İmam-ı Ali'den (a), soyundan gelen İmamlar aracılığıyla tüm Müslümanlara aktarılmıştır.

Örneğin, Modern Kimyanın kurucusu, büyük âlim Cabir b. Hayyan İmam Cafer-i Sadık'ın (a) talebesidir. Cabir b. Hayyan ise eserleriyle Farabi, İbn-i Sina gibi pek çok filozofu doğrudan etkilemiştir.
"İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi" ve "Cenevre Sözleşmesi" nin İmam-ı Ali'nin (a) sözlerinden ibaret olduğunu zaten ortaya koymuştuk.
Böylece İmam-ı Ali (a), maneviyat, bilim, sanat, siyaset, adalet ve insan hakları konularında günümüz insanlarının temel kaynağıdır.
 
4-MÜNİNLERİN EFENDİSİ İMAM-I ALİ - NURANİ KİMLİĞİ

"Ben filmin şehriyim Ali de kapısı, ilmi isteyen kapıya gitsin." "Ali hak iledir hak da Ali ile nerede olursa olsun." "Kur'an Ali iledir Ali de Kur'an ile..." "Ben uyarıcıyım, sen de hidayete erdiricisin ey Ali, hidayete erenler seninle ererler." "Ya Ali! Seni ancak bir mümin sever ve sana ancak bir münafık düşman olur."
"Ey Ali! Senin insanlar içindeki misalin Kur'an'daki: 'De ki: 10 Allah tektir...' ayeti gibidir..."
Ancak ve ancak Allah'ın emri ve iradesiyle konuşan Peygamber'in (s), manevi üstünlüğü, nurani bir kişiliği olmayan biri için bu sözleri sarf etmesi mümkün müdür? Üstelik aynı Peygamber (s) İmam-ı Ali (a) için sarf ettiği bazı sözleri ne bir sahabe ne de başka bir peygamber için sarf etmiştir. Örneğin; hiç bir peygamber için "O'nu zikretmek (anmak) ibadettir." veya "O'nun yüzüne bakmak ibadettir." dememiştir.
O halde nedir işin sırrı?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1257
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺231,00

Gündelik yaşam sahnelerinin özel bir dili vardır. Elimizdeki bardağın düşüp kırılmasına varıncaya kadar, her yaşam sahnesi bir işarettir. Gün içerisinde semboller ve hadiseler üzerinden insana birçok mesaj ulaştırılır. Birçoğumuz bu özel yönlendirmeleri layıkıyla anlayıp değerlendiremeyiz.

Hadiselerin özel dilini çözemeyen, onların getirdiği manidar mesajları fark edemeyen insanlar için bir işaret dili eğitimine ihtiyaç vardır. Bir konuşmacıyı, dinleyen herkesin aynı seviyede anlayamaması gibi, yaşanan hadiseleri de herkesin aynı seviyede yorumlaması beklenemez. Varlık dilsiz değildir, kimine bağırarak kimine fısıldayarak da olsa herkesle konuşur. Hadiseler, akıp giden varlık nehri üzerindeki en hikmetli parıltılardır.

Evrende gayesiz tek bir nesne gösterilemediği gibi, rastlantısal hiçbir olay da yoktur. Başa gelen irili ufaklı her hadise birçok gaye ve hikmet taşır. Gündelik her hadise de, Rabbimizin bize gönderdiği özel bir iletidir; anlam, mesaj ve işaretler yüklü birer semboldür. Yaşam, yönlendirici ve haberci işaretlerle dolup taşmaktadır. Hayatın beden dilini okumayı öğrenen biri, her olaydan, her yaşam sahnesinden kendisi için can alıcı yönlendirmeler çıkarabilir.

Gündelik hadiselerin taşıdığı özel anlamları, verdiği manidar mesajları doğru okuyabilmek için Kur’an-ı Kerim ayetlerinden, Peygamberimizin (sav) hadislerinden ve sufilerin -çoğu tozlu raflarda kalmış- kişisel tecrübelerinden faydalanarak âdeta bir “kısayol haritası” çıkaran Yaşamın Gizli İşaretleri, ruhundaki yön bulma ihtiyacının farkında olanlara sunulmuş ezber bozan bir “görme ve anlama” atölyesi…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺38,40

Peygamber’in İzinde kitabı alışılageldik Hz. Muhammed biyografilerinin aksine, yalnızca bir biyografi kitabı değil, herkesin okuması ve örnek alması gereken bir ders kitabıdır da. Tarık Ramazan bizleri Peygamber’in hayatında yolculuğa çıkartıyor ve O’nun emsalsiz kişiliğinden neler öğrenebileceğimizi gösteriyor. Peygamber’in kişiliğinden ve hayatını şekillendirmiş olaylardan çıkarılacak dersleri dolu dolu ve hiç sıkmayan bir üslupla anlatıyor. Tarık Ramazan, O’nun övgüye layık kişiliğini ve davranışlarını yalnızca lafta değil uygulamada da örnek almamızı belirtiyor. Peygamber’in İzinde, işte tüm bu yönleriyle hem çok iyi bir biyografi hem de âdeta bir ahlaki gelişim kitabıdır.

“Muhteşem ve merak uyandırıcı bir kitap.”

- Publishers Weekly

“Ramazan’ın kitabı Müslümanlara Peygamber’in hayatına dair yepyeni bir bakış açısı sunuyor. Gayrimüslimler içinse, Peygamber’in İzinde yalnızca Peygamber’in hayatını anlatan bir kitaptan ibaret olmayıp İslam’ın ruhani ve ahlaki güzelliklerine bir giriş niteliğinde.”

- Islamic Horizons

“Hz. Muhammed’in hayatını ve yaşadığı devri merak edenler için, Ramazan’ın akıcı bir üslupla yazdığı Peygamber’in İzinde kitabı iyi bir başlangıç olacaktır.”

- Washington Post


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺63,90

“Bir insanlık mirası göz göre göre kayboluyordu. Ve biz, her bir görüşmemizde bu gerçeği biraz daha yakından gözlemliyor, bu büyük kaybın hüznünü biraz daha derinden seziyorduk. Bütün anlatıcılar bir kayıp hikâyesi anlattıklarının farkındaydı. O yüzden hep hüzünlüydüler. Ve yine o yüzden hep daha fazla anlatmak istediler.”

Aleviliğin, gitgide kaybolmakta olan bir katmanını ele alıyor bu kitap: Rıza Yıldırım’a göre, günümüz Aleviliğinin en alt katmanını oluşturan geleneksel Aleviliği. “Yalıtılmış, sıkdokulu, kırsal” ilişkilere dayanan, “mistik ve mitik nitelikli dogmalar”la kendini sözlü iletişimle yeniden üreten bir kültür olarak tasvir edilen geleneksel Alevilik, aktarım kanalları hayli tıkanmış olduğundan, bir tür “gizli kaynak” havası taşıyor.

Tokat-Amasya-Sivas-Çorum bölgesinde 670 Alevi köyünde dört yüzü aşkın dede, baba, aşık ve anayla derinlemesine mülakatlara dayanan bu çalışma, geleneksel Aleviliğin dünyasına geniş bir bakış sunuyor. Kolektif belleğin haritasını çizen, menkıbeleri, yazılı metinleri ve inanç temellerini anlatan çalışmada; dinî olmanın yanında edebî bir değer de taşıyan zengin bir kolektif menkıbe örnekleri derlemesi yer alıyor. İbadetler, cem töreni, ocak, dedelik, taliplik, musahiplik kurum ve ilişkileriyle, geleneksel Alevi toplum düzeninin canlı bir resmi çiziliyor.

Modernleşme ve kentleşmenin etkisi altında çözülürken, oluşum sürecindeki modern Aleviliğin temel kaynağını oluşturan bir “eski” Aleviliğin, son derece canlı bir portresi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 411
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺90,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 318
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺36,90

Bu kitap imam, papaz ve hahamın zaman zaman kırıcı olan tartışmasının aktarımıdır. Tanrısını mezada çıkaranların, alıcı beklerken kimin elinde kalacağının yarışmasıdır.

Her üç dinin mensupları da kendi tanrısının koşulsuz gerçek ve tek olduğunu savunurken, dinlerinde hâlâ bakımda olan ‘Çok tanrı’nın izlerini silememişler, diğer taraftan tanrılarını etine kemiğine varıncaya kadar kendilerine benzetmişler ve sonuçta, pek çok terslikler ortaya çıkmış.

Tartışma ilerledikçe insanın tanrı, tanrının insan olduğu; evli olup olmadığı, kaç çocuğu olduğu, kimin kimi temsil ettiği ve tanrının cinsiyeti tartışılmış; tanrının erkek olduğu hususunda birleşilmiş; Müslüman Arapların bunu 1400 senedir bildiği, çözümsüzlüklerle dolu olan tanrısal kaynaklı ayetleri kabule zorlandıkları ortaya serilmiştir.

Birbirlerinin dinini putperestlikle suçlarken, asırlar boyu tabi oldukları dinlerini farkında olmadan putataparın arka kapısı yapmışlar; şeytanın Kâbesini yenilemesi gibi pek çok kara deliği yamayamamışlar; yamamaya çalışırken bir başka yeni açılan delik sırada beklemiş; sonuçta insan düşünde tasarladığı, şekillendirdiği tanrıyla hısımlık kurmuş, kahve arkadaşı olmuştur.

Tanrı zenci mi, yoksa beyaz tenli mi, yoksa sarı ırktan mı münakaşası yanında, Müslümanın şeytana tapması, ondan dilekte bulunması, dilenmesi karşısında, karşı dinin asırlar önce ölmüş, bedeni mumyalanmış aziz ve azizeleri tanrılaştırması tartışmanın bir başka konusu olmuştur.

Bu tartışmalar sırasında kışkırtıcı ve tahrik edici ifadelerin, karşılıklı suçlamaların arkasından bedenen kapışmaları, sonrasında barışmaları izlenmiştir.

Çapraz tartışmada dini metinlere sadık kalınmış, tartışılan, tartışmaya açılan her bir vahiyde Allah’ın varlığı, yüceliği, gücü, otoritesi irdelenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺45,00

Müslümanların tarihi bize göstermiştir ki, ne zaman İslamî Devlet, sahih din adamları vasıtasıyla dini konularda yanlışlar yapıldığında müdahale etmişse, o zaman dini yanlış anlama nisbeti azalmış; Kur’an ve Sünnet’e göre değil kendi rüyalarına göre din oluşturmaya çalışanlar fazla bir varlık gösterememişlerdir.

Devlet gerçekten dini hakkıyla bilen hocalar vasıtasıyla dini yapıyı denetleyebilirse, o zaman ne cahil din adamları kendilerine toplumda yer bulabilir, ne de İslâm’a aykırı faaliyetlerde bulunabilirler! Ama söz konusu hocalar, dini, Kur’an ve Sünnet’e göre değil, iktidarların veya bazı çevrelerin arzuları doğrultusunda anlatmaya çalışırsa, işte o zaman, “yanlış din” veya dinler oluşur.

Bu kural, Türkiye gibi laik bir ülkede geçerli olduğu gibi; adına İslâm Devleti(!) denen fakat alimlerinin Kur’an ve Sünnet’in değil, devlet başkanlarının emirleri doğrultusunda hareket ettikleri devletler için de geçerlidir! Başka bir ifadeyle din, Otorite’nin Kur’an ve Sünnet’e karşı olan olumlu, ya da olumsuz tutumuna göre şekillenir: Otorite, yani Devlet, gerçekten dine sahip çıkıp, onu yetkili hocalarla desteklese, “yanlış din anlayışları” dediğimiz olgu oluşmaz; ya da minimum seviyede olur ki, o da toplumda bir karşılık bulamaz!

Hemen şunu belirtelim ki, Fetullah denen “yanlış din kurucusu”, gösterişli salonlarda hezeyanlarını savururken, Diyanet İşleri Başkanlığı buna müdahale etseydi/edebilseydi, bu örgüt neşvunemâ bulmaz, söner giderdi! Ama heyhat ki heyhat; bütün uğraşlarımıza rağmen bu yapılmadı; bilakis tebcil bile edildi!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 252
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺44,80

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 2022
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺356,25

Bu çalışmada geçmişin değerlerine sahip çıkmadan kaybettiği mirasın şaşaasıyla övünen, kendine düşeni yapmaksızın gelecek adına kurguladığı ütopyalarla ve beklediği kurtarıcılarla huzur bulan bir zihniyet değil, günün realitesiyle hesaplaşmaya çalışan bunda başarılı olamasa da bu hesaplaşmanın gerekliliğini fark etmiş olan bir anlayış yansıtılmaya gayret edildi.

Bu kitapla okuyucu, moderniteden kapitalizme değişen değer yargılarını, sosyal medyadaki veya kent hayatındaki Müslümanların davranış kalıplarını, modern iletişim teknolojilerinin oluşturduğu sanal hazların zihinlerdeki tahribatını, çağdaş dönemdeki Kur'ân algısı ve dijital ortamdaki din kaynaklı paylaşımların otantikliğini, ahlak eğitiminin yaşama yansımalarının yetersizliğini, aşırılık olgusunun Kur’ân’daki ve günümüz Müslümanlarının hayatındaki radikal oluşumlarının tezahürlerini görmüş böylelikle de geniş bir yelpazede modernleşme sürecindeki Müslümanları konu edinen araştırmaları inceleme imkânı bulmuş olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 366
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺72,00

İnsan var olduğu için haklara sahiptir. Bu ifade, İslâm ve Batı medeniyetleri, hatta dünyadaki bütün evrensel medeniyetler, kültürler ve dinler arasında ortak bir zemin olarak kabul edilebilir. Recep Şentürk’ün bu çalışması, İslâm ve Batı toplumlarının “insan hakları” söylemlerini üretirken nasıl bir yol izlediklerini göstermeye çalışmaktadır. İnsan hakları söylemini evrensel veya yerel ölçekte ele alan iki zihin farklılığını ortaya koyan yazar, İslâmda evrenselci yaklaşımı temsil eden Ebu Hanife ve ekolünün anlayışını hem hukuki, hem de sosyolojik perspektiften değerlendirmektedir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺25,92

“Sorgulayıp anlamaya çalıştığım, Müslüman insanı –bütün gayretlerine rağmen– geliştirmeye yetmeyen dindarlık türünün iç kıvrımlarıdır. Diliyle sürekli Allah’ı anmasına ve sürekli dini etkinliklerde bulunmasına rağmen, kendisi gibi olmayanlar üzerinde derin bir saygı ve hatta imreniş uyandıramayan Müslümanlık biçiminin, Allah’ın muradıyla örtüşeceğini düşünemiyorum.

Tabii ki ‘Allah’sız Müslümanlık’ ifadesi, kafirlik ve inkarcılık suçlaması kastıyla seçilmiş değildir. Bu isim ‘Müslüman kişinin Allah ile iletişimini geliştiremeyen dindarlık’ tanımlamasının kısaltılmışı sayılabilir.

Peki, böylesi dindarlık nasıl bir şeydir?”

Yıllardır dillerden düşmeyen şiirleri, senaryoları, romanları ve politik denemeleriyle tanıdığımız Ömer Lütfi Mete’den çağımızın Müslümanlığına dair “içeriden” bir eleştiri… İslam’ı nasıl yaşıyoruz ve nasıl yaşamalıyız? Onu aslında modern hayatın kimi ihtiyaçlarına göre yeniden dizayn mı ediyoruz? İslam en son ve en mükemmel din olduğuna göre, mensupları neden yüzlerce yıldır geriliğin ve ezikliğin girdabından kurtulamıyor?

Allah’sız Müslümanlık, İslam’ı yaşama sorununa dair güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir ahlaki el kitabı…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 239
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺57,40

"Türk toplumu “Hayatta en gerçek yol gösterici ilimdir“ diyen Atatürk’ün önderliğinde din ve devlet işlerinde gereken değişimi yaparak doğru yola girmiş bulunmaktadır.

İnsanlar da toplumlarda değişe değişe gelecekte daha iyi ve daha güzel olacaklardır. Bunun için de Allah'ın dinini yaşanan çağa göre doğru yorumlayıp uygulamaları gerekecektir."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 146
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺38,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺16,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2011
₺16,00

Oryantalizm tarihinde, Yahudi kökenli bir Macar olan Goldziher’in ayrı bir yeri vardır. Zira o, gerek Batı’da, gerekse Doğu’da görüşleriyle çok sayıda araştırmacı üzerinde tesirini göstermiştir. Özellikle hadis alanında yapılan çalışmalarda onun ileri sürdüğü tezlerin etkisi günümüze kadar devam etmiş ve bu etki Batı dünyasında oluşan paradigmanın şekillenmesine büyük oranda etkili olmuştur. Goldziher’i anlamadan, müsteşriklerin hadis ilmine yönelik ortaya koydukları çalışmaları tam olarak analiz etmek pek mümkün görünmemektedir.

Goldziher, önceleri Yahudilikte reform yapmak istemiş ve bu doğrultuda çalışmalar ortaya koyarak, daha çocuk denebilecek kadar küçük yaşlardan itibaren eserler yazmaya başlamıştır. Ancak burada görüşlerini uygulayabileceği özgür bir ortam bulamadığı için İslâm’a yönelmiştir. Zira ona göre İslâmiyet, Yahudiliğin gelişmiş bir üst versiyonudur ve bu din içindeki dinamizmi hala korumaktadır. Bu doğrultuda onun, İslâm dini ekseninde, Yahudiliği reforme etmek istediği şeklinde güçlü bir izlenim vardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺64,00
Sayın Adnan Menderes, Bütün gayesi vatan ve milletin selâmeti uğruna çalışan ve ders veren Üstadımız Bediüzzaman gibi mübarek ve muhterem bir zatın Demokrat Partiye yaptığı yardımı kıskanan Halk Partisi ve Millet Partisi elemanları, iktidar partisi yapıyormuşçasına çeşit çeşit bahane ve eziyet yaparak Üstadımızı Demokrat Partiden soğutmak için var kuvvetleriyle çalıştıklarına kat’î kanaatimiz gelmiş.Sizin gibi "Dinin icaplarını yerine getireceğiz; din bu memleket için hiçbir tehlike teşkil etmez" diyen bir Başvekilden vatan, millet, İslâmiyet adına, partimize maddî ve manevi büyük yardımları dokunan bu mübarek Üstadımızın kitaplarının ve kendisinin tamamen serbest bırakılarak bir daha rahatsız edilmemesinin teminini saygı ve hürmetlerimizle rica ediyoruz.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2013
₺12,04

İnsanlıkla yaşıt olan ve dünyanın gündeminden hiç düşmeyen "din" kavramını bütün boyutlarıyla işleyen bir sempozyum düzenlemeyi vakıf olarak uygun bulduk. Çünkü "din" sadece bir kavram değil, aynı zamanda tecrübe edilerek içten ve yakinen yaşanan bir gerçekliktir. O, nihai anlamını insanın Allah'ı mutlak Rabbi olarak tanıdığını dile getiren ve ruhunun O'nunla bağlantısını gösteren mîsâktan almaktadır. (A'raf 7/172). "Din"in tam adı olan İslâm da Allah'a teslimiyettir. İnsanın Allah'a teslim olmasındaki temel unsur ise ona varlık vermesinin karşılığında Rabbine duyduğu "borçluluk" hissidir. İşte bu sebeple din duygusu bütün insanlarda mevcuttur. İnsanın derûnuna kök salan dinin son bulmasına ve tarihin herhangi bir döneminde tamamen işlevsiz kalmasına imkân ve ihtimal yoktur. Ancak ana kaynağı itibariyle tertemiz olan dinin, tarihî yolculuğu esnasında yanlış anlaşılıp uygulanması ve asli şeklini kaybetmesi mümkündür. Lâkin insanlık tarihi boyunca var olan ve varlığından söz edilen böyle bir alan hakkında her şeyi bir sempozyumda söylemek mümkün değildir. Bu yüzden, belirlenen konu başlıkları ve hazırlanan tebliğlerle bu geniş alan mümkün mertebe bir bütün halinde yansıtılmaya çalışılmış; bununla da "din" kavramının insanların zihin dünyasında netleşip kökleşmesine ve yanlış din anlayışlarının önüne geçilmesine katkı sağlamak amaçlanmıştır


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 502
En / Boy : 15 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺22,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺17,60

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 126
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺35,00

Sahabiler; Efendimizin talebesi, bizim de hocamızdır. Peygamber Efendimiz kendimize nasıl model alacağımızı ve güzel dinimizi nasıl yaşayacağımızı bize onlar öğrettiler. İyi Müslüman olmak için Allah’ın Resulünü ve onun izinden giden ashab-ı kiramı örnek almak şarttır. Ashab-ı kiramı daha iyi tanımak ve örnek alabilmek için, elinizdeki serde, onların davranışlarıyla ilgili, güvenilir hadislerden 101 hatıra derlenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺18,75

 






Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2010
₺15,00

Emire olan ihtiyaç/zorunluluk ve ümmet hayatındaki önemi sadece belli bir alana sıkıştırılamaz. Bu, esasen hayatımızın hemen hemen

bütün alanlarını içine alan mühim bir meseledir. Cihad için kaçınılmaz bir gerekliliktir. Ümmet şuurun daima canlı tutulması için  

açınılmaz bir zorunluluktur. Şer'an meşru, güçlü ve dirayetli bir emirin olmaması durumunda tıpkı günümüz Müslümanlarının yaşadığı

sıkıntılara benzer problemlerin de sonu gelmeyecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 91
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺10,14

Hristiyanlık ile İslamiyet, Yaratıcı bir varlığı kabul etme­si gibi bazı yönlerden birbirine benzerler; ancak rehber olarak kabul ettikleri kitaplar Allah’ı açıklamak, O’nunla ilişki kur­mak, ibadet ile ilgili eylemlerin algılanışı ve uygulanması, günahlardan kurtuluş, insanın yeryüzünde Allah’ı temsil et­mesi, insan ilişkilerinin ilahi hukuka göre düzenlenmesi vd. konularda birbirlerinden çok farklıdırlar ve temel konularda ortak anlayış geliştirmeleri imkansızdır.

Bu büyük iki inancın izleyicilerinin öğreti ve ibadet uygulamalarında ortak bir anlayış geliştirmeleri imkansız olmasına karşın, kitabın yazarı ‘Hristiyanlar’ın ve Müslüman­lar’ın toplumsal yaşamda birbirlerini kabul etmeleri ve barış içinde yaşamları imkansız değildir’ görüşündedir. Bu kitabın amacı Hristiyanlık ile İslamiyet arasında uzlaşmaz görünen ve zaman zaman düşmanlık yaratan konuların, insanların top­lumsal yaşamında barış içinde konuşmalarına engel olmaya­cağı fikrini vererek kitabı okuyan herkesin vicdanında bir değerlendirme yapmasına yardım etmektir.

Bir yandan kolay okunan kitap, öte yandan dolu bir içe­rik oluşturmak amacıyla dipnotlar, yalnız kaynaklardan edi­nilen düşünceleri belirtmek için değil; önemli, vazgeçilmez ayrıntıları yazılanların akışını bozmadan okuyucuya sunmak düşüncesiyle konulmuştur.

Bu nedenle, konunun bütünü değerlendirmek isteyenler kitabın dipnotlarını da okumaya özen göstermelidir.

- İsmail Kulakçıoğlu


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2015
₺12,00

Bütün medeniyetlerde özellikle Sümer, Mısır, Babil ve Yunanda felsefi ve bilimsel çalışmalardan önce bilgi olarak sadece mitolojik veriler var. Bu mitolojik veriler için bazıları hayali hikayeler; bazıları hurafevari inançlar diyor. Bazıları da bu mitolojik metinlerin gelişmiş parçalarını tarihi bilgi sanıyor. Birçok yazarın Gılgamış ve Troya destanlarını tarih sanması gibi...

Benim kanaatim (ki bu kanaatimi ilmi analizler ile isbat edebilirim) bu mitolojik metinler, ne hayali hikayelerdir, ne hurafevari inançlardır, ne de yanlış ve eksik aktarılmış tarihi bilgilerdir. Bunlar, sonsuz bir bilinç ve manalar içeren varlık ağacının, insan kalbi (bilinçdışı duyusu) üzerinden görünüp kaleme alınan insanlık arşivinin ilk belgeleridir.

Çünkü insan uyurken veya çocukluk döneminde iken üst kortex aktif olmadığı için; onun bilinçdışı duyusu aktif olur. Bunları net görebilir. Eski insanlarda üst kortex tam çalışmadığı için insanlık bir nevi tufuliyet (çocukluk) çağını yaşadığından mitolojik veriler denilen bu arketipleri daha net görebilmiştir.

Çünkü insan, sonsuz bilinç ve mana içeren varlık ağacının çekirdeği ve meyvesi olduğundan, o mana ve bilinç katmanları onu DNA' sında ve beyin katmanlarında yazılıdır. Bunlar ihtiyacın tetiklenmesiyle ortaya çıkarlar. Bu bilimsel noktayı bilmeyenler, ilkel insan ve çocuk insan, magic beyne sahiptir, bu gibi şeyleri uydurmuşlardır, diyebiliyorlar. Gılgamış Destanı üzerine yazdığım yorumlar bu metinlerin yapısının böyle olmadığını gösteriyor. Bu mitolojik malzeme Sümer ve Babil'de fazlaca var olduğu gibi; Yunan da da zengin bir malzeme vardır.

İnsanlığın ilk dersi olan mitolojik metinlerin birçok faydalı sonucu olmuştur.

Mesela;

a) İnsanda sağlam bir kişiliğin oluşması... (Çünkü yüce veya ölümsüz bir O'yu bilen insanda sağlıklı bir ben oluşur; insan bensizlik ve kişiliksizlik veya psikopat olmaktan kurtulur.)

b) Varlığı kutsal bilmek ve dolayısıyla ona değer vermek. (Samilerin her kelimenin önüne İlah manasına gelen el takısını ve Aryen milletlerin yine Teo manasına gelen the edatını koyması bunun delilidir.)

c) Bu metinlerdeki açıklamalar sayesinde insanlık basit de olsa nedenselliği ve nasıllığı öğrenmiştir.

d) Ki bunun bir sonraki adımı felsefi ve bilimsel düşünce ve çalışmalar olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 14,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺54,00

Dini rasyonelleştirirseniz onun asıl özünü tahrip edersiniz. Dini mantıkla anlamaya çalışırsanız yaya kalırsınız. İnsanlar ne kuru akılcılıkla ne sadece ilham ve sezgi ile ne hayallerle ve ne de duygusallıkla gerçeğe ulaşabilir. Bunların içtimaı lazımdır. Halk hurafelere kapılıyorsa bunun nedenlerini anlamaya çalışmalıyız. İnsanda hurafeye kapılmaya müsait bir öz var ve bu psikolojik bir gerçekliktir. Her şeyde akılla hareket etmek insanın dünyasını darlaştırır, hayatını kuru, yavan ve cansız bir hale getirir. İnsan özgür hareket etmek istiyor. Onun derin ihtiyaçları, umutları ve özlemleri vardır. Bu mademki böyledir, halka onun bu derin ihtiyacını karşılayacak şeyler vermeli. Siz en doğruyu ve güzeli davranışlarınızla ortaya koyun. Ahlakınızla onlara örnek olun. Yanlıştır demekle bir şey düzelmiyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺39,90

Cemâlnur Sargut’un derlediği Meryem Suresi şerhlerinin üçüncü ve son kitabı Kulluğun Hakîkati:

Ken’an Rifâî Hazretleri, Hz. Meryem’in sâfiyetinden gelen ve Hz. Peygamber’de (s.a.s) tecellî eden kulluğun hakîkatini şu şiirle açıklıyor:

Kulluğu mü’minlerin bir ulu Sübhân’adır,

Hizmeti dervişlerin er olan insânadır.

Gördüğü mahbûbudur, arzûsu mâşûkudur,

Aşıka yok başka şey, varsa hep efsânedir.

Sâhib-i ilm ü edeb ârif-i billâh olur,

Mazhar-ı kalb-i selîm, hem tecellî-gâh olur.

Cümle bilgiden garaz, Hakk’ı görüp bilmedir,

Kim buna ermiş ise âleme o şâh olur.

Çok şükür Allâh’a ki eyledi ihsân bize,

Zulmet-i dünyâda bir mürşid-i âlî bize.

Şükr ile Ken’ân diyor, etti inâyet Hudâ,

Lutfedip oldu ayân Hak o cemâlden bize.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 15 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺78,90

Yıllar boyu emek verilerek değişik yerlerde çıkan makalelerin birsıraya getirilerek yayınlanması, batıda sık rastlanan bir uygulama olmasına karşın, ülkemizde pek yaygın değildir. Araştırıcının değişik yerlerdeki telif ve tercüme yazılarının toplu bir şekilde değerlendirilmesi imkanını verdiği gibi, tüm araştırma yazılarının geniş okuyucu kitlesine ulaştırılması da önemli bir husustur. Elinizdeki kitap işte bu hedeflere yönelik düşünce sonucu oluşmuştur. Kitap üç bölümden oluşmakta olup, birinci bölümde kelam tarihiyle ilgili İslam düşüncesinin tarih boyu geçirdiği saflara ait değerlendirmeler yer almaktadır. İkinci bölümde ise sistematik kelam konularını işleyen makaleler, üçüncü bölümde değişik konularda yayınlanmış makaleler bulunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2001
₺49,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2005
₺15,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 95
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2005
₺12,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺27,00

Ayetlerle Esmü'l-Hüsna ve Açıklaması.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 6,5 / 10
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .
₺6,50
Hukuk kurallarının sosyal hayatı düzenleme işlevi ve özelliği, onun, değişen ve gelişen sosyal hayat ile paralel gitmesini de gerektirmiştir. Başka bir ifade ile, sosyal hayatın sahip olduğu şartlar dikkate alınarak çıkarılan bir hukuk kuralı, bu şartların değişmesiyle onun da değişme gereği ortaya çıkmıştır. Allah (cc)’ın, ilk insan ve ilk peygamber olan Adem’den Peygamberimizin dönemine kadar gönderdiği farklı suhuf ve kitaplar bunun açık göstergesidir. Çağımızda da yasama organları, sosyal hayatın değişen ve gelişen şartları doğrultusunda, yeni yasalar çıkarmaktadır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 167
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2007
₺20,00

İbn İshak El-Emevi tarafından yazıldığı iddia edilen elimizdeki bu eser, İslam’ın erken dönemindeki kabile çekişmeleriyle çok yakın ilgisi bulunan bir çalışmadır. Eserin yazarı kendisini bilinçli olarak gizlemektedir. Yazarı tarafından kullanılan kaynakların büyük bir kısmı meçhul veya uydurmadır. Eserin içeriğinin neredeyse tamamına yakınının dayandığı kurgu temelsizdir. Mısır’ın fethinde yer aldığı söylenen şahısların büyük bir kısmı orada hiç bulunmamış şahışlardan oluşmaktadır. Dolayısıyla söz konusu olan bu çalışma kitleleri yönlendirmek için veya bir kitleye yeni bir tarih inşa etmek için yapılan "veri" imalatından başka bir şey değildir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 157
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2003
₺39,90
Hicri dördüncü ve beşinci asırlar arasında yaşamış olan İbn Battal’ın Buhari şerhi, hem yoğun şekilde yaptığı dil analizlerinden ilk dönem dil çalışmalarından yaptığı iktibasları hem sahabe, tabiin ve fakihlerden yoğun şekilde görüş alıntılaması, önceki dönemlerin ve kendi döneminin fıkhi tartışmaları hakkında bir ansiklopedi niteliği taşıması, hem de elimizde mevcut olmayan önceki dönem hadis şerhlerinden yaptığı alıntılar dolayısıyla son derece büyük önem arz etmektedir. Keza İbn Battal’ın eserinin, Endülüs’teki ilmi seviye ve yaklaşımlar hakkında bir fikir vermesi açısından da büyük önem arzettiği söylenebilir.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2007
₺32,00

1920 yılında İskenderun'da doğdu. O zaman doğum yeri olan İskenderun'la birlikte büyün Hatay ili Fransızların egemenliği altında olup Suriye Hükümetine bağlıydı. Bu bakımdan ilk ve orta öğrenimini devletin dili olan Arapça üzerine yaptı. Zamanın kötü şartları karşısında yüksek öğrenimini sürdüremediği için kendi kendine okuyup yazmakla bilgisini ilerletmekte ve özellikle Arapça'dan bildiklerini değerlendirip çoğaltma hevesine kapıldı. Böylece gençlik çağını geçirdiği gibi yaşlandıkça bu konudaki hevesini bu zamana kadar sürdürdü.

Gölgesiz IşıklarI- Alevilik Ve Öncesi Gölgesiz Işıklar II-Tarihte Aleviler ,Gölgesiz Işıklar III.Mezhepte Aleviler  Şİmdi elinizdeki bu kitap Gölgesiz Işıklar IV. Haksızlık ve Haklılık uzun yorumaların ve araştırmaların bir dilimidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 413
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2000
₺37,50

Hatice Ana

İlk Müslüman kadın, bize ilk Ana
Çığır açtı çağındaki insana
Kervanlar çıkardı saldı her yana
Güzel örnek verdi Hatice Ana

Nurunu taşıdı Fatıma Ana
O'nu sevmek farzdır her Müslüman'a
Aşk ile doluyuz biz Hanedan'a
Zorlu yıllar gördü Hatice Ana

Ehl-i Beyt soyunun kutsal mayası
Gerçekleşti gördüğü her rüyası
Peygamberle geçti tatlı dünyası
Mutlu ömür sürdü Hatice Ana

İlk imam eden O Habibullah'a
Şahadet getirdi Ulu Allah'a
Aşıkla nurlandı gönlü bir daha
Muradına erdi Hatice Ana.

- Mehmet Şimşek


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 147
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2002
₺37,50

Anadolu Alevileri Göçebe Oğuzlar adı altında Asya'dan Anadoluya gelirken kendilerine İslam yelpazesi içinde yer arıyorlardı. Ehl-i Beyt'in uğradığı korkunç baskı olan ezilenin yanına itti. Hüseyinle özdeştiler. Her törende Kerbela şehidine ağladılar onu andılar ve onun için dua ettiler. Hiçbir inanç sahibi Anadolu Alevi Kızılbaşları kadar bu olayı içten anmadı. Onların bu olayı benimsemelerinden sonra her ailede binlerce Hüseyin adlı oğul doğdu, büyüdü. Hüseyin adı kutsal bayrak gibi dalgalanıp durdu. Her haksızlığın önüne Hüseyin adı dikildi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 428
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2012
₺60,00

Kaleli bu kitabında, kutsal sayılardan yola çıkarak, Üçler, Beşler, Yediler, Onikiler, Ondörtler, Onyediler, Kırklar, Yetmişikiler kimlerdir sorularına yanıt verirken, tarihsel ve güncel konuları irdeliyor, Anadolu Aleviliği'nin ibadet biçimine, cenaze törenine ve gelenek-göreneklerine birer pencere açıyor. Atatürk ve Aleviler, gülmece mizah, yurt içinde yurt dışında Ocak ve Dergahlar, Alevi-Baektaşi Kültürüne katkı sunanlar, 12 İmamlar'ın kısa yaşam öykülerini sunar. 448 sayfalık bir eserdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2008
₺60,00
Adına daha sonraları, nakil veya nass denen vahiy, insan aklına alternatif bir bilgi kaynağı değildir. İnsan aklının Allah tarafından kullanılmış halidir. Allah böylece insan aklının hevasıyla yaptığı karıştırmaları, yanlışları düzeltmiştir. Vahiy ile insan aklı arasında bir mahiyet farkı değil, derece farkı vardır. Vahiy, önerilerinin, Allah söylediği için kabul etmeyi değil, akla, mantığa, sağduyuya, vicdana, basirete, şartlanmamış fıtrata uygun olduğu için kabul edilmesini ister.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 238
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2011
₺48,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 207
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺13,77
Biz bu kitapta başlangıcından günümüze, bütünüyle İslam Tarihi üzerinde durduk. Çünkü bizi biz yapan değerler, İslam Tarihinde yer alıyor. İslam Tarihi, iftihar edebileceğimiz pek çok parlak sayfalarla süslüdür. Fakat bu tarih, bizim yalnızca iftihar ve teselli kaynağımız değildir. Mazi; bize teselli, cesaret vermenin yanında geleceğimize de ışık tutar. Biz, maziden alacağımız güçle yeni bir kültür oluşturabildiğimiz takdirde, bugünkü perişan halimizden kurtulup İslamı bizden önceki Müslümanların ulaştığı coğrafyadan daha geniş coğrafyalara ulaştırmamız zor olmayacaktır. İşte elinizde bulunan bu kitap, bu gayeye hizmet etmek maksadıyla kaleme alındı. Tarih şuurunu kazandıracağına inandığımız ve 3 senelik bir çalışmanın meyvesi olan bu kitap, dört bölümden oluşuyor. Bunlar; İslam Tarihinde Şefkat ve Merhamet İslam Tarihinde Hukuk ve Adalet İslam Tarihinde Akıl İslam Tarihinde İlim ve Kitap diye ana başlıklar altında tasnif edilmiştir.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2010
₺38,90

Müslümanların dini yaşayış ve algılayışları, İslami pratikler ve bunun Müslüman cemaate etkileri çoğunlukla ilahiyat açısından incelenmektedir. Ancak İslami Pratiklere Etnografik Yaklaşımlar, adından da belli olacağı üzere, Müslümanların ibadetlerini hangi toplumsal bağlamlarda yaptıklarını, bunlarla neyi amaçladıklarını, bu pratiklerin Müslümanların gündelik hayatında nerede konumlandıklarını somut örnekler üzerinden ele alıyor.

Pakistan, Tunus, Türkiye, Suriye ve Cezayir gibi yaygın dinî inanışın İslam olduğu ülkelerle birlikte, başka ülkelerde yaşayan Müslüman cemaatlerin de ibadetlerini ve gündelik pratiklerini inceleyen eser, hukuki uygulamalardan büyücülüğe, Hacc hazırlıklarından Selefi İslam algısına yas kültüründen günlük muhabbetlerdeki dinî atıflara değin pek çok konu başlığını teorik zeminle gündelik hayatı yakınlaştırma konusunda en elverişli yöntemlerden biri olan etnografi aracılığıyla inceliyor ve bizlere üzerine çok konuştuğumuz ama pek de bilgi sahibi olmadığımız bir şeyle, farklı coğrafyalarda İslamın Müslüman özneler tarafından nasıl algılandığıyla ilgili gerçek hikâyeler anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺38,90
Hicret olgusunun milletlerin ya da cemaatlerin tarihinde önemli bir yer işgal ettiği inkar edilemez bir gerçektir. Zulümle yüz yüze gelmiş Mekkeli inananların gerçekleştirdiği ilk hicret Habeşistan’a yapılmıştır ve bu hicret, İslam tarihinde karşımıza çıkan ilk hicret hadisesidir. Bununla birlikte daha sonra bizzat Hz. Muhammed’in de katıldığı hicret hareketinin Medine’ye yapılmış olması ve burada güçlü bir inananlar zümresinin oluşturulması; ardından Medine’nin şehir-devlet yapısına kavuşması, Medine’ye yapılan hicretin ön plana geçmesine sebep olmuştur. Hicret denilince ilk olarak Medine’ye hicretin akla gelmesi ve takvim başlangıcı olarak bu hicretin esas alınması, hep bunun bir tezahürüdür. Dolayısıyla Habeşistan’a hicret Medine’ye hicret kadar araştırılmamış, Habeşistan’a hicret ile ilgili bazı problemler çözümsüz kalmıştır. Kaynaklardaki bilgilerin de çelişkili ve dağınık olması meselenin incelenmesini güçleştirmiştir.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 185
En / Boy : 14,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2011
₺16,00

İnsanlığa bir rahmet olarak gönderilen İslam’ın son Elçisi Hz. Muhammed’in (a.s), Ehl-i Kitab’a bakışını ve onlara karşı takındığı tavrı belirlemeye çalıştığımız bu araştırmada, öncelikle Ehl-i Kitap kavramının ne anlama geldiğini inceledik. Kur’an ve Sünnet ışığında değerlendirildiğinde, Cahiliye Araplarının aşina olduğu bu kavramın, İslam’ın peygamberlik geleneği içerisinde yer alan Hz. Musa ve Hz. İsa gibi elçilerin tabiileri durumundaki Yahudi ve Hristiyanlar hakkında kullanılan özel bir deyim olduğu anlaşılmaktadır.Hz. Peygamber’in, Arap Yarımadası’nda ve özellikle Medine şehrinde, oldukça önemli bir nüfus yoğunluğuna sahip Ehl-i Kitap toplumuyla her alanda kayda değer ilişkileri olmuştur.Hz. Peygamber bu ilişkilerinde müslümanların yanısıra farklı inanç gruplarının da yer aldığı bir toplumda, insanların birbirlerine karşı nasıl davranması gerektiğine dair son derece önemli mesajlar vermiştir. Buna göre O, inançta tevhidi anlayışa bağlı, hukukta temel insan haklarına duyarlı, diplomaside son derece atak, sosyal ilişkilerde ise inancının gerekleri doğrultusunda tavırlar alan bir yaşam modeli sunmuştur.

"Ey Kitap Ehli, aramızda eşit olan bir kelimeye gelin: Yalnız Allah’a kulluk edelim, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım; birbirimizi Allah’tan başka tanrılar edinmeyeli." Eğer yüz çevirirse: "Şahit olun, biz müslümanlarız!" deyin. (Al-i İmran 3/24)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 357
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.1997
₺36,08

Emrullah Eraslan (Kendi Dilinden)

5/Mart/1930 Yılında Niksar kazasının Eski Adı Kızıldere olan Ataköy köyünde Babam Ali Eraslan ile Annem Elmas Eraslandan dünyaya geldim. İlk öğrenimin yanı sıra Eski yazı öğreniminede devam ederk Bilal ve Hasan Hoca'nın yanı sıra Babamdanda ders alarak Toplam 10 sene Eskiyazıyı yazmağa çalıştım. ve gereği gibi öğrendim.

5 Sene ücretli olarak köy Hocalığı görevinde bulundum bir çok Talebeye eski yazı öğrenimi yaptırdım ve yetiştirdim. 9/Şubat/1947 de Eşim Fatma Eraslan'la evlendim 6 sı Oğlan 1 kız olmak üzere 7 çocuğum vardır. 16/Nisan/1953'te Asker oldum 1,5 sene Jandarma Karakol Kumandanlığı görevinde bulundum 16/Ekim/1955 te Terhis edildim. Ailemiz Fakirdi Orta öğrenimi Haricen tamamladım. Babam çok dürüst ve Derviş adamdı. Soyca Güvenç Abdal ocağındanım. Kızıldere Köyünde Katiplik işleriyle meşkul olup Alım satım senetleri, İlmühaber ve ölüm Doğum işlemlerinide yapmakta idim. Çocuklarımın Orta öğrenim sırası gelince 29/10/1966 Cumhuriyet Bayramı günü köyümden ilişiğimi  keserek Vilayet Merkezimiz olan Tokat'a göç ettim.

Şehirde geçimimi İnşaat Kalfası olarak devam ettirdim. 1/Nisan/1974 günü Turist olarak Almanyaya geldim. Halen Almanyadayım. Hayatımın Büyük bir bölümünü okumakla geçirdim. Kitap, Dergi ve Gazete okumağı çok seviyorum. Kalabalık ve Mutlu bir aileyiz, bu ailenin büyüğü olmaktan ayrıca mutluluk duymaktayım.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 222
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.1997
₺22,50

Mahmut Reyhani, 1920 yılında İskenderun'da doğdu. O zaman doğum yeri olan İskenderun'la birlikte bütün Hatay ili Fransızların egemenliği altında olup Suriye Hükümeti'ne bağlıydı. Bu bakımdan ilk ve orta öğretimini devletin resmi dili olan Arapça üzerine yaptı. Zamanın kötü şartları karşısında yüksek öğrenimini südüremediği için kendi kendine okuyup yazmakla bilgisini ilerletme ve özellikle Arapça'dan bildiklerini değerlendirip çoğaltma hevesine kapıldı. Böylece gençlik çağını geçirdiği gibi yaşlandıkça bu konudaki hevesini bu zamana kadar sürdürdü.

Şimdi  elinizdeki bu kitapçık bu uzun yorumların ve araştırmaların bir dilimidir. Birinci kitabı Gölgesiz Işıklar-1 Alevilik ve Öncesi, İkinci kitabı Gölgesiz Işıklar-2 Tarihte Aleviler ve son olarak Gölgesiz Işıklar-3 Mezhepte Aleviler kitapları yayınlanmıştır. Yazarımız Mahmut Reyhani, araştırma ve çalışmalarına devam etmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.1997
₺34,50

Mahmut Reyhani, 1920 yılında İskenderun'da doğdu. O zaman doğum yeri olan İskenderun'la birlikte bütün Hatay ili Fransızların egemenliği altında olup Suriye Hükümeti'ne bağlıydı. Bu bakımdan ilk ve orta öğretimini devletin resmi dili olan Arapça üzerine yaptı.

Zamanın kötü şartları karşısında yüksek öğrenimini südüremediği için kendi kendine okuyup yazmakla bilgisini ilerletme ve özellikle Arapça'dan bildiklerini değerlendirip çoğaltma hevesine kapıldı. Böylece gençlik çağını geçirdiği gibi yaşlandıkça bu konudaki hevesini bu zamana kadar sürdürdü.

Şimdi elinizdeki bu kitapçık bu uzun yorumların ve araştırmaların bir dilimidir. Birinci kitabı Gölgesiz Işıklar-1 Alevilik ve Öncesi, İkinci kitabı Gölgesiz Işıklar-2 Tarihte Aleviler ve son olarak Gölgesiz Işıklar-3 Mezhepte Aleviler kitapları yayınlanmıştır. Yazarımız Mahmut Reyhani, araştırma ve çalışmalarına devam etmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 173
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2013
₺34,50

Mahmut Reyhani 1920 İskenderun'da doğdu. O zaman doğum yeri olan İskenderun'la birlikte bütün Hatay ili Fransızların egemenliği altında olup Suriye Hükümetine bağlıydı. Bu bakımdan ilk ve ortaöğretimini devletin resmi dili olan arapça üzerine yaptı.

Zamanın kötü şartları karşısında yüksek öğrenimini sürdüremediği için kendi kendine okuyup yazmakla bilgisini ilerletme ve özellikle arapçadan bildiklerini değerlendirip çoğaltma hevesine kapıldı. Böylece gençlik çağını geçirdiği gibi yaşlandıkça bu konudaki hevesini bu zamana kadar sürdürdü.

Şimdi elinizdeki bu kitapçık bu uzun yorumların ve araştırmaların bir dilimidir. Birinci kitap Gölgesiz Işıklar-I Alevilik ve Öncesi ikinci kitabı Gölgesiz Işıklar-II Tarihte Aleviler ve son olarak Gölgesiz Işıklar -III Mezhepte Aleviler kitapları yayınlanmıştır. Yazarımız Mahmut Reyhani araştırma ve çalışmalarına devam etmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 315
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2013
₺37,50

Kimlik

Lütfi Kaleli, 2 Temmuz 1939 Malatya merkezinde doğdu. 9 Nisan 1962'de çıkartmaya başladığı günlük Sebat adlı gazetesiyle siyasal, sosyal ve kültürel çalışmalarda bulundu. 12 Mart darbesinden sonra 18 Mayıs 1971 sabahı gözaltına alındı. Diyarbakır sıkıyönetim emrine gönderildi. Serbest bırakılınca Malatya'dan ayrıldı, Ekim 1971'de İstanbul'a yerleşti. 1974'te kurulan Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) nın ilk üyerinden oldu. Yönetim Kurulu üyeliği ile Yayın ve Denetim Kurallarında görevler üstlendi. Hizmetlerinden dolayı TYS'nın 20. yaşını kutlama töreninde (1994) onur plaketi aldı.

1990 yılından bu yana Alevi-Bektaşi dernekleşme hareketinde yer alan ve Anadolu Aleviliği üzerine araştırmalar yapan Lütfi Kaleli, Alevi kimliğinin yasallaşması için dört yıldır hukuk mücadelesi veren ve 4.4.1995 tarihinde Yargıtay'ca onay gören Semah Kültür ve Araştırma Vakfı'nın Kurucusu Genel Başkanlığını yaptı. Yurtiçi, yurtdışı panel ve konferanslara katıldı. Çağrılı olduğu Sivas'ta 2 Temmuz 1993 cankırımını yaşadı, ölümün eşiğinden döndü. 1994 anma töreninde ilk kez verilen 1. Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü'nün ilk sahibi oldu. Türkiye ve Avrupa'daki örgütlü gücün aynı yıl oluşturduğu Alevi-Bektaşi Temsilciler Meclisi'nin ilk Başkanlığı'na seçilde.

Lütfi Kaleli'nin yayınlanmış olan yapıtları şunlardır:

  • Öyküler: Isdanbılı Gardaşım: Zöhre Bacı'dan Mektuplar (1972), Dişliler Arasında (1973), Dönek (1978)
  • Çocuk Öyküleri: Gül Üreten kız (1980), Horoz Şekeri ile Badem Şekeri (1980)
  • Romanlar: Görgü (1972), Haşhaş (1974), Kardeşlerin Kini (1976), Vakarlı Mamo (1980), Kooperatif Vurgunu (1990, 2. bası 1992), Köşker İmam (1992)

Araştırma, İnceleme, Derleme: Kimliğini Haykıran Alevilik (1990, 2. bası 1993), Tapılacak İlah (1991=, Mevlana, Yunus ve Hacı Bektaş Gerçeği (1993, 2. bası 1994), Sivas Katliamı ve Şeriat (1994, 2. bası 1994, genişletişmiş 3. bası 1995), Binber Çiçek Mozaiği Alevilik (1995 birinci bas "Alevilik Nedir, Ne Değildir" adıyla yapıldı, 2. ve 3. bası genişletilerek 1996'da yayımlandı, Tanrı İnsan (1996), Mitolojide İnanç ve Peygamber (1996)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 476
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.1996
₺45,00
1 2 3 ... 6 >
Çerez Kullanımı