Tükendi

Efendimizin hayatını çok güzel anlatan ve akıcı bir üslubuyla dikkat çeken bir eser.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 530
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺162,00
Tükendi

Tarih dediğimiz şey sadece geçmişte yaşanan olayların bu gün yad edilmesi olayı değildir. Bilakis tarihte yaşanmış olaylar millet ve ümmet bilincinin oluşmasında derin etkilere sahiptir. Özellikle de İslam tarihi bu manada çok daha önemlidir. Nitekim İslam tarihinin ilk yüzyılında yaşanan tarihi olaylar, akidenin şekillenmesinden, mezheplerin ortaya çıkmasına ve hatta bazı fıkhı meselelerin halledilmesine kadar pek çok alana etki etmiştir. Örneğin Hz. Ali (r.a.)'ın hilafeti döneminde yaşanan Cemel Vak'ası ve Sıffin Olayı tarihte ilk defa iki Müslüman orduyu birbiriyle karşı karşıya getirmiştir. Yine Hz. Ali (r.a.) Haricilere karşı savaşmış onları yenmiş ama onlardan esir almamış ve savaşı bırakıp kaçanları kovalamamıştır. Sebebi sorulduğunda da "Onlar bize isyan eden kardeşlerimizdir" manasına gelen bir cevap vererek kendisine karşı çıkılmasının küfür olmadığını ve dolayısıyla da esir alınamayacakları gerçeğini açıklamıştır. Bu uygulama daha sonra Müslümanların kendi aralarında çıkacak savaşlarda nasıl bir yol takip edileceği konusunu açıklığa kavuşturmuştur. Yine Emeviler döneminde yaşanan Kerbela Faciası, bazı bölgelerde Ehli Beyt sevgisinde aşırıya gidilmesine ve hak yoldan çıkmış yeni mezheplerin oluşmasına sebebiyet vermiştir. Demek ki doğru bir tarih bilinci doğru bir akideye sahi olmak ve siyaseten de doğru tarafta durmak için de gereklidir. Tarihi olayların bu geniş etkisinden dolayıdır ki İslam tarihi doğru bir şekilde öğrenme aynı zamanda dini doğru bir şekilde yorumlama, anlama ve doğru tarafta durabilme için de gereklidir. Özellikle Afganistan, Irak ve Suriye'nin emperyalist kâfirlerce işgal edilmesi sonucu ortaya çıkan tekfir gurupları tarihin sadece sosyolojik olarak değil, aynı zamanda mezhepler tarihi bakımından da tekerrür ettiğini göstermiştir. Nitekim ibni Haldun: "Geçmiş, bugüne suyun suya benzediğinden daha fazla benzer" derken bu gerçeğe işaret etmiştir. Kitap 19 bölümden oluşmakta ve Hz. Adem (a.s.)'dan başlayarak günümüze kadar özet bir İslam Tarihi bilgisi sunmaktadır. Elbette ki Müslümanların 1450 yıllık uzun tarihleri boyunca inşa ettikleri tarih, kültür ve medeniyetini bütün yönleriyle iki ciltlik bir kitaba sığdırmak mümkün değildir. Bunun için bu kitap İslam tarihine giriş mahiyetindedir. Her ilim dalında olduğu gibi tarih alanında da önce muhtasar, özet bir kitap okuyup konulara genel bir vukufiyet sağladıktan sonra teferruata dalmak daha faydalı olacaktır. Dolayısıyla bu kitap okuyucusuna genel bir tarih bilgisi ve tarih şuuru vermeyi amaçlamaktadır. Yani buradaki bilgiler kifayet miktarıdır. Bundan sonrası merak, imkân ve kabiliyet oranınca araştırılıp geliştirilecek bilgilerdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1336
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺360,00
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 391
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺63,00
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 286
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺45,00
Tükendi

Aşere-i Mübeşşere dünyada iken Resulullah (s.a.v.) tarafından cennetle müjdelenen on seçkin sahabidir. Bu on sahabi Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Talha b. Ubeydullah, Hz. Zübeyr b. Awam, Hz. Abdurrahman b. Avf, Hz. Sa'd b. Ebu Vakkas, Hz. Ebu Ubeyde b. Cerrah ve Hz. Said b. Zeyd'dir. Allah Teala hepsinden razı olsun.

Dünyada iken Cennetle müjdelenme şerefine nail olan bu kutlu insanların bazı ortak vasıfları şunlardır:

1. Tamamı ilk Müslümanlardan olan bu on sahâbî Resulullah (s.a.v.) ve İslam'a büyük      yardımlarda bulunmuşlardır.

2. Kureyş kabilesine mensup olup nesepleri Hz. Peygamberin nesebiyle birleşmektedir.

3. Bedir Savaşı'na ve Bey'atur Rıdvan'a katılmışlardır. Bey'atur Rıdvan'da bulunamayan Hz. Osman adına bizzat Resulullah [s.a.v.) iki elini birbirine kavuşturarak biat etmiş, onu da biata katılanlardan saymıştır.

4. Yüce Allah'ı ve Resulü'nü sevdikleri bizzat Hz. Peygamber tarafından açıklanmıştır.

5. Allah yolunda yakınlarına karşı savaşmaktan çekinmemişlerdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 270
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺45,00
Tükendi

Annesi Hazret-i Amine, Varlık Nuruna hamile olduğunun ilk günlerinde bir rüya gördü. Rüyada kendisine:

“Ey Amine! Sen bu ümmetin efendisine hamilesin! Dünyayı şereflendirdiği zaman: “ Her hasetçinin şerrinden O’nu tek olan Allah’a havale ederim!” diye dua et ve O’na Muhammed ismini ver!” diye seslendiğini işitti. (İbn-i Hişam,I,170)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 230
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺45,00
Tükendi

Evinde her gün misafir ağırlanan cömertler, cömert bir babanın evinde hayata gözlerini açmıştır. Çocukluğu İslamî tebliğin zorlu Mekke yılları ile geçmiştir. Hicretten sonra bir genç kız olarak gittiği Nübüvvet evinde ilim ve hikmetle dolmuş, üstün zekası ve hafızası ile Allah Resulünün aile hayatının adeta fotoğrafını çekerek bizlere ulaştırmıştır.

Medine’de münafıkların çıkarmış olduğu namus fitnesi yüzünden yeryüzü kendisine dar gelmiş; yeri ve gökleri titreten bu iftiradan ayet-i kerimelerle temizleninceye kadar tarifi imkansız acı ve ızdıraplar çekmiştir. Allah Resulünün ahirete irtihalinden sonra da uzun bir ömür sürmüş, derin ilminden halifeler dahil herkes istifade etmiştir. Evi bir ilim yuvası gibi işlev görmüş ve adeta Asr-ı Saadet sonrasına Nebevi Hayatın bir yansıması olmuştur. Nitekim Resulullah (s.a.v.)’in vefatından sonra Peygamber Mescidine gelen kadınların harem-selamlığa dikkat etmemeleri üzerine şu değerlendirmeyi yapmıştır: "Eğer Resulullah (s.a.v.) bu zamanda yaşamış olsaydı, İsrailoğullarının yaptıkları gibi kadınların mescitlere çıkmalarını yasaklardı." (Buhari, Ezan/163)

Hz. işe (r.a.)’nın evi insanlar için güvenli bir sığınaktı. Hasenatla dolu bir ömürden, güzel bir istikametten ve güzel bir itibardan sonra Resulullah (s.a.v.)’in âhirete göç etmesinden 47 yıl sonra, hicretin 58’inci yılı 17 Ramazan Çarşamba gecesi, 78 yaşında vitir namazını kıldıktan sonra ruhu Medine’de a’lay-ı illiyyine yükseldi.

Her kafadan bir sesin çıktığı ve dinin giderek hayattan soyutlanarak, adeta sadece inanç sistemi haline getirilmeye çalışıldığı günümüzde Müslüman kadınının dini hayatını şekillendirmede Hz. Aişe annemiz eşsiz bir örnektir.

Ne mutlu yolunu yol edinenlere….


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Isparta
Sayfa Sayısı : 271
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺54,00
Tükendi

Peygamber Övgüsü;

-“Ebubekir bendendir, ben de ondanım. Ebubekir dünya ve ahirette kardeşimdir.”

- “ Bir peygamber olmak müstesna, Ebubekir bu ümmetin en faziletlisidir.”

- “Ebubekir sahabemdir ve mağarada arkadaşımdır, bunu biliniz. Eğer ben dost edineydim Ebu Bekir’i dost edinirdim. Bu mescitteki büyün kapıları kapayınız; Ebubekir’in kapısını değil.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺45,00
Tükendi

Hicretin beşinci ayında, Kainatın Tacı, Mekkeli sahabilerle, Medineli sahabiler arasında birçoğunu birbirine kardeş ettiler... Kardeş tutma işinde Hz. Ali açıkta kalmıştı. Ne hikmetse ona hiç kimse kardeş gösterilmemişti.

Hz. Ali (r.a.) sordu:

Benim kardeşim yok mu?

Allah'ın Sevgilisi ve bütün mahlukatın Peygamberi buyurdular:

- Senin kardeşin benim!..

Resulullah (s.a.v.) hicretin 9. yılında Tebük seferine çıkarken Hz. Ali'yi Ehl-i beytin muhafazası için Medine'de bıraktı, ancak bu sefere katılamadığı için müteessir oldu. Bunun üzerine Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

"Musa'ya göre Harun ne ise, sen bana karşı o olmak istemez misin?" Ulviyet ve hikmet madeni Hz. Ali (r.a.), 4 sene, 8 ay, 23 gün halifelikte kaldıktan sonra, kırkıncı hicret senesi, ramazanın 17. cuma günü sabah namazına mescide giderken Harici taifesinden İbni Mülcem isimli lanetlinin kılıcı ile vuruldu ve yaralandıktan iki gün sonra da ebediyet âlemine göçtü...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺63,00
Tükendi

Hatice (r.a.)’nın hayatını okuyan kişi onun büyüklüğünü ve güzel ahlakını anlar. o, şefkat ve merhametle yoğrulmuştu. Kerem sahibiydi, ailesine karşı ihsanı boldu. Eşine karşı görevlerini en iyi şekilde biliyor ve yerine getiriyordu. Eşine karşı hürmette kusur etmiyordu. Onunla en iyi şekilde geçiniyordu. Zorluk ve musibetlere karşı da eşine tam destek oluyordu.

Resûlullah’a vahiy namına gelen ilk şeyler, salih (sadık) rüyalarla başlamıştır. Resûlullah’ın gördüğü her rüya mutlaka sabah aydınlığı gibi çıkardı. Sonra kendisine halvet hali sevdirildi. Hira mağarasında inzivaya çekilir ve ailesinin yanına dönmeden önce belli geceler boyunca orada ibadet ederdi. Bunun için önceden azık hazırlardı. Azığı bitince Hz. Hatice’nin yanına döner ve bunun için tekrar azık hazırlardı. Hirâ mağarasında ilahi vahiy kendisine gelinceye kadar bu hal üzereydi.

Resûlullah (s.a.v.) her yılın bir  ayını Hira’da geçirir ve yanına gelen yoksulları doyururdu.  Günler, Allah’ın Ona peygamberliğini ikram buyurduğu senenin ayı gelinceye kadar böylece devam etti. O ay ise Ramazan ayı idi. Resûlullah (s.a.v.) her zamanki gibi o ayını geçirmek üzere ailesiyle birlikte Hira’ya çıkmıştı. Allah’ın Ona peygamberliğini ikram ve böylece kullarına rahmet ettiği gece gelip çatınca Cebrail kendisine Allah Teâlâ’nın emrini getirdi.

Issız Hira mağarasında Vahiy meleğini gören Resûlullah (s.a.v.) yüreği titreyerek eve döndü ve Hatîce’nin yanına girerek: “Beni örtün! Beni örtün! Başıma (fena) bir şey gelecek diye çok korktum” ” dedi.  Hz. Hatice hiç bir telaş ve panik havası yaşamadan  Resulullah'ın üzerini örttü.  Hz. Hatice olup biteni  Resulullah'dan dinledikten  sonra:dedi: “Vallahi  Allah seni asla zor duruma düşürmez / hüsrana uğratmaz. Zira sen sıla-i rahmi gözetir, aciz-gariplerin derdiyle dertlenerek yüklerini yüklenirsin; yoksullara kol kanat gerer, misafirlere ikramda bulunursun. Hak’tan gelen musibetler karşısında dara düşene yardım edersin” diyerek büyük bir metanetle  eşini teskin etti. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺45,00
Tükendi

Allah Resulü buyuruyor: "Bana melek gelerek Fâtıma'nın cennetliklerin hanımefendisi olduğunu müjdeledi." Resulullah (s.a.v.) Efendimiz, Hz.Fâtıma'yı görünce sevinir, kendisini ayakta karşılar, elini tutarak yanaklarından öper, ona iltifat edip yanına veya kendi yerine oturturdu. Babası kendi evine gelince Fâtıma da onu aynı şekilde karşılayıp ağırlardı. Resulullah (s.a.v.) bir sefere çıkarken aile fertlerinden en son Hz. Fâtıma ile vedalaşır, seferden dönünce de ilk olarak onun yanına uğrardı. Hz. Fatıma.zühd ve takvada emsalsiz bir mevkiye sahip olduğu gibi iffet ve hayada da zirve idi. Hatta o derece ki kendisini ölüm sancıları sardığı zaman, vefat ettiğinde cenazesinin erkeklerin arasından geçirilecek olmasının sıkıntısı, çekmekte olduğu ölüm sancılarını bastırmıştı. Zira o dönemde Medine'de kadın cenazeleri de tıpkı erkeklerin ki gibi üzerine örtülen bir kefenle sarılmış olarak herkesin gözü önünde bulunuyor, üzerine başka bir şey örtülmüyordu. Bundan duyduğu rahatsızlığı yanında bulunan Esma bint Umeys'e söylediğinde Esma ona Habeşistan'da cenazelerin tabut içinde taşındığını anlatmış, bunun üzerine Hz.Fâtıma kendi cenazesinin de böyle tabut içinde ve gece karanlığında taşınmasını vasiyet ederek derin bir nefes almıştır. Nitekim cenazesi Esma bint Umeys'in tarifi üzerine yapılan tabutla ve yine vasiyeti gereği gece taşınmış ve cenaze namazı kılınarak defnedilmiştir. Allah O'ndan razı olsun!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 212
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺45,00
Tükendi

Peygamberler tarihini bilmenin önemi; Peygamberler tarihi bir azamet tarihidir. Onlar, hak düşmanlarının, Allah düşmanlarının ve insanlık düşmanlarına karşı Hakkı savunmuş ve Firavun, Haman, Karun ve benzerlerinin karşısında daima cihat etmişlerdir. Onların bu mücadelerinin Kur’an-ı Kerim’de anlatılması, bizlerin onların örnek şahsiyetlerinden ve mücadelelerinden ders ve nasihat almamız, onların kavimlerini helake sürükleyen isyanlardan uzak durmamız içindir. Bunun için Peygamberlerin hayatı ve tevhid mücadeleleri mü’min bir kulun inanç ve amel bakımından doğru bir istikamette yürüyebilmesi için çok önemli bir yer işgal eder. Yüce Allah bu hususta şöyle buyuruyor: “Yemin olsun ki onların (geçmiş peygamberler ve ümmetlerinin) kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretleri vardır.” (Yusuf,111)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 816
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺180,00
1
Çerez Kullanımı