Bir anne, bir çocuk ve bir grup doktor...

Afrika'da başlayıp, İstanbul'da devam eden bir macera...

Elinizdeki bu kitabı okuduğunuzda; yaşamanın ve yaşatmanın önemini anlayacak, hayatta kalma gayretinin müthiş duygusunu içinizde bulacaksınız.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺30,00

Gençlerin dilinden, gençlerin içinden çıkmış iki isim; Serkan İnci ve İsmail Alpen.

Bu kitap, genel bir eleştiri kitabının ötesinde 'gelecek ve gençler' adına bir reçete.

İletişimin insanın doğası gereği olduğunu bilen iki genç adam, bundan yıllar önce internetteki sosyal açığı bulmuş ve tamamen kendi imkanlarıyla milyonlarca genci İnci ve Uludağ Sözlük ile bir araya getirmeyi başarmışlardı.

Elinizde tuttuğunuz bu kitapta, durmadan değişen teknolojiye karşı yerinde sayan bütün sistemlere genç ve dinamik bir yorum getiren iki yazar, bütün köhne zihinlere de savaş açmaktan çekinmiyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 174
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺33,75

“Ben bir karış toprak dahi satmam, zira bu vatan bana değil, milletime aittir. Millet bu vatanı kanlarıyla mahsuldar kılmışlardır. O bizden ayrılıp uzaklaşmadan tekrar kanlarımızla örteriz. Benim Suriye ve Filistin alaylarımın efradı birer birer Plevne’de şehit düşmüştür. Bir tanesi dahi geri dönmemek üzere hepsi muharebe meydanında kalmıştır. Türk İmparatorluğu bana ait değildir. Türk milletinindir. Ben onun hiçbir parçasını vermem.”

- 2. Abdülhamid Han

Bizler de Sultan Abdülhamid Han’ın kandan ve candan torunları olarak, Sultan dedemizin izinde aynı şuurla hareket edeceğimizi dosta düşmana duyurmak ve bir kez daha haykırmak istiyoruz: “Vatan toprağını namus biliriz vazgeçmeyiz. Müslümanlığın mührü vurulmuş bir yerden gönlümüzü çevirmeyiz.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺16,50
₺22,00

Her şey bir hata ile başladı.
Sonra kalem girdi hayat sahnesine bir kitap ile
Kitap; yeni bir dünyanın kapısını araladı insanlığa
Bir şifa oldu, sonra bir sır daha
Bir hayal gerçekleşti
Kıvılcım, zamanı yakacak ateşi başlattı
Bir isyan baş gösterdi umutsuz yüreklerde
Krallıklar savaşına sahne oldu kainat
Az olanlar çok olanlara galip geldi
Bir gül goncası aşk olarak yeşerdi genç yüreklerde
Bir hasret son buldu
Gözler yaşlandı sevinen kalplerle birlikte
Sora tüm varlı bir sır olarak kaldı
Belki de kalmamıştır
Kim bilebilir ki…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺18,75

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla ilişkiler Anabilim Dalı Kişilerarası İletişim Öğretim Üyeleri, doktora ve tezli yüksek lisans öğrencileri ve diğer üniversitelerden bilim insanlarının katkıları ile hazırlanmış bu eser, artık 21. yüzyıla damgasını vurmuş olan iletişim çalışmaları içinde önemli bir yer kaplayan kişilerarası iletişim ile ilgili temel kavram ve yaklaşımları ele almaktadır.

Multidisipliner çalışma alanı olması vesilesiyle kişilerarası iletişim, toplum içinde yalnızlaşan insanın gündelik ve sosyal olaylarına eleştirel bir gözle bakarken, disiplinlerarası yapısı ile sorunlara çözüm arar. Bu doğrultuda kişilerarası iletişim, her bir bireyin yaşamında önemli bir yere sahiptir. Gelişen teknoloji ile birlikte, toplumda meydana gelen teknolojik bağımlılık, sosyal ve kültürel duyarsızlık hiç kuşkusuz kişilerarası iletişim biliminin önemini artırmaktadır.

“Kişilerarası İletişim Güncel Yaklaşımlar ve Kuramsal Temeller” adıyla yayınlanan bu kitap ile kişilerarası iletişim nedir, ne değildir? sorusuna vurgu yapılarak, geçmişten günümüze kadar kişilerarası iletişimin gelişim süreci ve kişilerarası iletişimin psikolojik boyutları incelenmiştir. Ayrıca algı, ikna, tutum, hermenötik, retorik gibi kavramlar derinlemesine analiz edilerek kişilerarası iletişime etkisi analiz edilmiştir. İmgelerarası ve kültürlerarası kavramlar ile eser bir anlamda kültürlerarası iletişim sürecinde kültürlerin etkileşim ve dönüşümlerini de ele almaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 16 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺21,00

3 kıtayı 7 iklimi kucaklamış nadide bir medeniyet Osmanlı…

Kardeş katli mi yoksa kardeşin devlet için feda edilmesi mi?

Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşanan “Kardeş Katli” meselesi, 2. Murad’ın tahtından feragat ederek geride durması, Yıldırım Bayezid’in ölümü sonrası başlayan 11 yıllık taht savaşı gibi benzeri birçok olayın “Neden ve Niçin”ine verilen mesnetsiz cevap ve şiddetli itirazlar “Devlet gibi düşünmek” kavramının günümüzde tam olarak anlaşılamamasından kaynaklanmaktadır.

Bu eserde, Osmanlı’nın Kuruluşundan, Son Osmanlı Sultanı Vahiduddin’e kadar geçen sürede “Devlet gibi düşünmek” kavramını tarihten örneklerle günümüz insanına yakınlaştıran Nilhan Osmanoğlu, padişahların evlilik politikalarını, devşirme sistemini, Osmanlı’da saltanat nâibeliğini, hânedan üyelerinin vakıf faaliyetlerini, sanat ve edebiyat ile iştigallerini ve daha birçok konuyu farkındalık oluşturacak bilgiler ışığında okuyucuya sunmaktadır.

Bu kitaptan sonra kafanızı kurcalayan sorulara başka bir bakış açısı geliştireceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺18,75

Son peygamber Hz. Muhammed içinde yaşadığı toplumun bir üyesi olarak dünyaya geldi, ulvi görevinde başlayıncaya kadar da büyük ölçüde onlar gibi yaşadı. Bu sebeple içinde doğduğu ve yaşadığı ortamın iyice bilinmesi, Hz. Peygamber'in ve mesajının daha iyi anlaşılması ve yorumlanmasına çok önemli katkılar sağlayacağı muhakkaktır.

Hz. Muhammed'in içinde yaşadığı ortamı tanımanın en iyi yollarından biri de şüphesiz ki, O'nun "yakınları" olan insanları tanımaktır. Hz. Muhammed'in soyu ağacını tanıtmak aslında öz itibariyle Hz. Peygamber'i tanıma arzusunun bir sonucudur.

İslam tarihinin özellikle Asr-ı Saadet ve Hulefa-i Raşidin dönemlerinde bir şekilde adlarını duyduğumuz - okuduğumuz insanların Hz. Peygamber'in "nesi" olduğunu bilmek, hem bu kişilerin içinde bulundukları olayları ve hadisleri değerlendirmede, hem de Hz. Peygamber'in onlara karşı tutumlarını anlamada bize yardımcı olacaktır.

Bu araştırmada, kendilerinden özgeçmişleri bağlamında bahsedilen 234 kişi ile bunların etraflarında adları geçen yaklaşık 950 kişinin Hz. Peygamber ile olan "yakın"lığını bulacaksınız...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺20,25

Ayasofya’yı yapanlar hangi düşünceler ile bu ihtişamlı yapıyı göğe yükseltmişlerdi?

Onlar bu mabedi bizim de iman ettiğimiz Allah’ın (c.c.) rızasını kazanmayı ümit ederek yapmışlardır. Ayasofya’nın içinde bulunan Hz. İsa, Hz. Meryem, Hz. Yahya, Cebrail, Mikail, İsrafil bizlerin de kabul ve tasdik ettiği isimler değil midir?

Ayasofya, Allah’a (c.c.) iman eden bir toplumun O’nun rızasını kazanmak için yapmış olduğu muhteşem bir eserdir. Osmanlı Devleti nasıl ki kuruluşunda Bizans’ın değerlerini alarak kendi değerleri ile birleştirip daha ileri bir medeniyet inşasında bulunduysa Ayasofya’da Tür-İslam mimarisini etkilemiş ve seyrini değiştirmiştir.

Bu kitap başından beri bir İslam Mabedi olan Ayasofya’nın görkemini ve az bilinen bazı özelliklerini anlatmak için kaleme alınmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺16,50

Seven insan aldatır mı?
Aldatmanın biyolojik temeli var mıdır?
Ne tür aldatma çeşitleri vardır?
Aldatmada kadın erkek farklılıkları nelerdir?
Daha çok kimler aldatır?
“Dindar” insanlar da aldatır mı?
Aldatma kanıtlanınca; aldatan ve aldatılan insanın psikolojisi nasıl olur?
Aldatıldığımızı öğrenince nasıl tepki vermeliyiz?
Arkadaşımızın eşini “yakaladık” arkadaşımıza söylemeli miyiz?
Aldatma bir kerede kalır mı?
Boşanmalı mı?
Aldatmada erkek ve kız çocukları nasıl etkilenir?
Aldatılmamak ve aldatmamak için çareler var mıdır?
Aldatma ve aldatılma ortaya çıkınca süreç nasıl yönetilmelidir?

Yukarıdaki soruların ve daha fazlasının cevabını elinizdeki kitabın sayfalarında gezinirken bulacaksınız.

Bu konuda ki gerçeklerin, yazılmayanların ve ilginç öykülerin ve de çözüm yollarının farkına varacaksınız…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺15,75

Güneşin batışından tekrar doğuşuna dek geçecek birkaç saatlik sürede en fazla neler yaşanabilir, nelere şahit olunabilir?

Bu romanda; kadim teamülün moderne, müjdeci çağrının korkuya, hakikatin ise zulme karşı mücadelesine şahit olacaksınız.

Beka; Avrupa ile Asya'nın arafında, İstanbul'un tam ortasında ve Temmuz'un 15'inde, gecenin karanlığına mağlup olmayanların hikâyesini anlatıyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺13,50

Paha biçilemez bir broş ve içine işlenmiş derin ve girift esrarlar, çözülmesi imkânsız gibi görünen bir şifre...

Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye’yi ayakta tutmak ve gelecekte kurulacak yeni devletin istikbali için dahiyane bir proje hazırlayan Sultan Abdülhamid Han… 

İlk insanın yaratılışından beri var olan hak ve batılın mücadelesini yansıtan karmaşık ve çok boyutlu bir kaos... Dünyayı tek pazar haline getirmek ve insanlığı köleleştirmek amaçlı komplolar hazırlayan gizli bir örgütün küresel ve yerel aktörleriyle İstanbul’da kurduğu bir komplo…

Bu komployu önlemek için devletin çok gizli biriminin başlattığı bir operasyon: Proje Balarısı.

İstanbul’da başlayıp Roma’ya taşınan büyük mücadele… Ve tekrar İstanbul’da gerçekleşen nihai hesaplaşma, kurulan tuzaklar, masum insanların hayatlarıyla ödediği bedeller ve ihanetlerin ardından, arkasına yabancı bir gizli servisin de desteğini alan batılın hizmetkârı gizli örgütün dize getirilmesinde, strateji ve taktiğin ötesinde imanın rolü…

İnsanlığı yıkmaya çalışan karanlık örgüte karşı mücadele eden devlet biriminin dünyanın farklı yerlerinde başka bir güç odağından aldığı sürpriz yardımlar... 

Son safhada çözülen bulmacanın ardından yurt dışında dört farklı noktada yakılan hak, adalet ve insanlık meşalesiyle Türkiye’nin istikbâle giden yolunun açılması…

Murat Şaşzade’nin kaleminden nefes kesen bir macera sizi bekliyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺20,25

Komik bir biçimde başlayan ama bir daha hiç gülemeyeceği ciddiyetteki olayların casusluk gibi bir suçlamaya dönüşmesi… Yaşadığı ağır koşullar altında ayakta kalma çabası ve masumiyetini ispatlama mücadelesinin hikâyesini okuduğunuzda “Gerçek hayatta hem de Almanya gibi modern bir ülkede olmaz bunlar, ancak kurgudur…” diyerek düşüneceğiniz ama her anı yaşanmış gerçek bir olayın, yazıyla anlatılabilen kadarının naklidir bu satırlar…
Emekli Emniyet Müdürü
Hanefi Avcı

Taha Gergerlioğlu 2014’ün Aralık ayında Frankfurt’ta ilginç bir şekilde tutuklandı. Ama ortada bir suç yoktu. Bulunmalıydı. “Ajan” ilan edildi.

İçeri alındığında anladı ki Alman Devleti peşine düşmüştü. Attığı her adım takip edilmişti. 11 ay güneş yüzü göremedi. Tecrit edildi.

Tek başına kaldığı hücresinde yenilmedi, pes etmedi, teslim olmadı! Olmadık hakaretlere maruz kaldı…

Türkler değil ama Almanlar yenildi. Geri adım attı…

O gün geldiğinde “Pardon!” diyerek serbest bıraktılar… Geride yüzlerce cevap bekleyen soru vardı! İşte bu kitap bu anlaşılmaz kumpasın en anlaşılır tarafı!

Okuyun! Güler misiniz, ağlar mısınız bilemem…


Ama okuyun!

Almanya gerçeğini Acı Vatan’ı bir de burada keşfedin. Sonra bir daha düşünün! “neler oluyor?” diye...

Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Ergün Dİler

İşte bu çetrefilli süreçte hayali olmayan bu kahramanlar yazar Ahmet Ferruh Öncü tarafından bugüne kadar belki de hiç denenmemiş bir üslup ile kaleme alınarak kitaplaştırıldı.

Kan donduran muamelelere maruz kalmış Gergerlioğlu ve arkadaşlarının sürecini bu enfes üslup ile okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 342
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺16,50

Evliliğiniz cennetiniz yahut cennetinizdir.

Duygular Özellikle de karanlık olan ve onarılmayanlar- muazzam enerji miktarlarını meşgul ederler. Onları bastırdığımızda da körü körüne bir patlamaya hazırlarız kendimizi. Öfke anımızda karşı atakta bulunmak topallayan ilişkilerimizi kötürüm bırakacaktır.

Peki, çözüm nedir?

İki kadın arasında savrulan adam tamamen suçsuz mudur?

Bir şirazenin bir kefesi gelin diğeri kaynanayken dengesi erkektir.

Birinin oğlu, diğerinin eşi olmayı başarabilen erkek iki kadına ayna tutamaz mı?

Anne, rahminden hayata uzanan oğlunu paylaşmayı öğrense ne kaybeder?

Gelin, eşinin annesini sevdiği adamı dünyaya getiren mukaddes bir kadın olarak gördüğünde her şey değişebilir mi?

Isı, renk, ses, his ya da hareket halinde de olsa her türlü öfkenin yeri daima sınırlarınızın içindeki alandır. O alanı kontrol altına aldığımızda her şeyi çözmek mümkündür!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺10,50

TBMM, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Polis Özel Hareket Daire Başkanlığı, stratejik kurumlar bombalandı. İnsanımızın üzerine tanklarla gidildi. Helikopterlerden ateş açıldı!

Mustafa Yeşil’in 2014 yılı başında Yalova’ya kadar gelip beni ikna etmek için söylediklerini yazdım. “Bir darbe hazırlığı var, silahlı kuvvetlere dikkat” diye adeta çığlık attım yazılarımda.

M. Yeşil bana şunu söylemişti: “Eğitim, diyalog, gazete, televizyon, yurtlar, dershaneler, evler hepsi kolu korumak içindir. Kol, silahlı kuvvetlerdir. Hocaefendi diyor ki, bulunduğumuz coğrafyada ayakta kalmak, Türk Silahlı Kuvvetlerine sahip olmakla mümkündür…”

15 Temmuz’un Sivil 1 Numarası?

FETÖ’nün TSK İçinde 40 Yıllık Hazırlığı nasıl gerçekleşti?

FETÖ’cünün rüyasına giren Demirtaş nasıl desteklendi?

Gülen’e kaybettiren cemaatin içindeki derin yapı?

Siyasetçilerin kasetleri nerelerde kullanıldı?

Cebrail diye bir arkadaşı var mı?

Cumhurbaşkanı Gül’e yazılan mektup?

Erdoğan’ın 40 korumasının 25’i kimlerden?

Gülen darbe hazırlığı için mi ABD’ye nasıl çağrıldı?

FETÖ’de Gülen sonrasında yerine gelecek kim?

Elinizde tuttuğunuz Gizli Krallığın Sonu adlı kitap; Hizmet Hareketinin içinde 30 yıldan fazla kalan ve Zaman Gazetesi’nde 23 yıl yazarlık, 4yıl Genel Müdürlük, 1 yıl Genel Yayın Yönetmenliği yapan Hüseyin Gülerce; Önceleri Hizmet Hareketi, sonraları Gülen Hareketi, sonunda da “Legal Görünümlü İllegal Yapı”nın İhanet Hareketi olarak adlandırılan bir Cemaatin varlığının, Türkiye için tehdit unsuru olduğunu anlattığı kitabında yaşadıklarını, bulunduğu konumdan, durduğu yerden ispatlarla anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺17,25

Hiç zor olmamıştı dervişin meclisin ateşbazına bakıp bana Aşeka dediği an. Gözlerimi gönlüme indirip Aşk diye yanıtladım onu.
Adettendir. Aşkın sarıp sarmalayan bir sarmaşık olarak tanımlanması…

Bu yüzendir gönlün kaderindeki aşka sarılıp dolanması. Kelimelerin dilediği kalpleri yaktığı bilinirdi de, kelimeyi yakan gönül az bulunurdu.

Meclisin ışığında sıra kelimeleri yakmaya geldi. Dervişin de tıpkı benim gibi gönlündeki aşka inancı tamdı.

Asırlarca yakıp kavuracaklarını, sönmeyeceklerini biliyordu. Bu bilinçle döndü yüzünü bana.

Nefti aydınlıktı aramızdaki ışık.

Alamut Kalesinde Hasan Sabbaha ait el yazması mektuba yeniden baktı.

Sesi sıcacıktı. Seslendi yeniden:

“Aşeka” dedi derviş.
“Aşk” diye cevap verdim.
Vakit seher.
Avludaki çeşmenin başına gittim ve abdest aldım.
Aşçı geldi yanıma, ânımızı paylaştık.
Üç yudum su içti aşçı ve bana dönüp
“Teslimiyet” dedi.
Ebedî teslim oldum aşka…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺11,25

Freud’dan Dyserinck’e kadar çok uzun bir yol kat etmiş olan imge incelemeleri, imgenin karmaşık yapısı gereği edebiyattan psikolojiye, iletişim bilimden sosyolojiye, tarihten siyaset bilime pek çok bilim dalının inceleme alanını kapsar.

Bu çok yönlülük, imgenin bir yandan ötekini tanımlamak için kullanılan bir kavram olarak ele alınmasına, diğer yandan ise, bir algılama şekli olarak tanımlanmasına neden olmuştur. Bir anlamda her bilim dalı kendine özgü bir imge tanımı ve buna bağlı olarak imge inceleme yöntemi belirlemiştir.

Bu çalışmada ise imge incelemeleri; "İmge, bir edebiyat incelemesidir" görüşünü benimseyen Fransız ekolünün, "İmge, bir tarih veya sosyoloji incelemesidir" görüşündeki Amerikan ekolünün ve son olarak da "İmge incelemesi, karşılaştırmalı edebiyat içinde bir bilim dalıdır" görüşünü öne süren Alman ekollerinin dışında farklı bir yaklaşımla ele alınmıştır.

Bu çalışma ile imgebilim; edebiyat, göstergebilim, dilbilim, psikoloji, felsefe, güzel sanatlar vb. ilim dallarından ayrıştırılarak kendi metodolojisi ve kuramları ile yeni bir bilim dalı olarak ele alınmıştır.

Prof. Dr. Serhat Ulağlı "Öteki'nin Bilimine Giriş - İmgebilim" kitabında imgebilimi Fransız, Amerikan ve Alman ekollerinden farklı olarak “disiplinlerarası yeni bir bilim dalı” olarak yeniden şekillendirmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 214
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺11,25

"Şimdi ben size ne söyleyeyim ki? Olçak'ı ve Abdüşü şehit verdim. Bu halden sonra ne konuşulabilir ki?
Evet, mantık böyle diyor ama gönül ferman dinlemiyor. Mantık susuyor, konuşacak söz bulamıyor; gönülse konuşmak, bir şeyler söylemek, susup kalmamak istiyor.

Şimdi, söz söylemeye çalışırken, böyle bir durumdayım. Bir yanan, konuşma, sus, konuşacak bir şey kalmadı ki' diyor. Öbür yanım 'asıl şimdi konuş, susma, konuşacak çok şey var' diyor.

İnsan canı acırken konuşamaz, ancak bağırabilir. Canımın acısı geçince canının acısı hakkında konuşabilir. Bense canım acırken konuşmaya çalışmak gibi bambaşka bir çilenin içindeyim.

Size onlardan bahsetmeliyim. Madem konuşacağım, susamayacağım, söz söylersem Olçak ve çocuğum hakkında söylemeliyim."

Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok, 15 Temmuz Darbe girişimi sırasında, darbecilere karşı koymak için çıktıkları 15 Temmuz Şehitler Köprüsünde şehadet şerbetini içtiler.

Elinizde tuttuğunuz kitap 15 Temmuz Şehitleri Erol Olçok'un zevcesi ve Abdullah Tayyip Olçok'un annesi Nihal Olçok'un kaleminden yansıyanlar... bir annenin kalbinden

Şehitoğlu Şehit


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺14,25

Türkiye’de neredeyse sızmadıkları siyasi parti kalmayan FETÖ’cüler, özellikle 17-25 Aralık sürecinden sonra, Türkiye’deki amaçlarını CHP üzerinden inşa etmeye çalıştılar.

Bu kitap FETÖ - CHP ilişkilerini bütün çıplaklığı ile ortaya koyuyor.

Deniz Baykal’a yapılan kaset operasyonun arkasında kimler var?

CHP, ‘Yenikapı Ruhu’nu neden terk etti?

CHP kadrolarında yer alan FETÖ sempatizanları kimler?

CHP’li hangi belediyeler FETÖ’ye rant sağladı?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz Darbe Girişiminden haberi var mıydı?

FETÖ’ye övgüler dizen CHP’liler kimler?

CHP’nin FETÖ ile yakınlaşmasından rahatsız olan eski CHP’liler neler söyledi?

Bu ve daha pek çok sorunun cevabını belge ve bilgilerle bu kitapta bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺18,75

Selçuklu Sultanı Alparslan 1071 tarihinde Malazgirt’te Anadolu’nun kapısını Türklere açan zaferi kazandı. Bundan sonraki 100 yıl içerisinde Bizans, Türkleri Anadolu topraklarından atabilmek, Anadolu’ya yeniden hâkim olabilmek için sürekli olarak saldırılar düzenledi. Ta ki 1176 yılına kadar… Bizans Imparatoru Manuel, Selçuklu Sultanı İİ. Kılıçarslan’ı kesin bir yenilgiye uğratmak ve Türkleri Anadolu’dan atmak, kaybettikleri topraklara yeniden sahip olmak için büyük bir orduyla Konstantinopolis’ten yola çıktı… Mağrur imparator ve ordusu Sultan Kılıçarslan’ın büyük savaş dehası ve stratejisi sayesinde Miryokefelon’da tuzağa düşürüldü. Selçuklu ordusu, Bizans ordusunu kesin bir yenilgiye uğratarak tamamen imha etti. Bu zaferle 1071’de kapısı açılan Anadolu’nun 1176 yılında tapusu alınmış oldu. Bizans bu yenilginin ardından Türkleri Anadolu’dan atma hayallerinden vazgeçerek savunmaya çekildi. Hasan Bayraktar, 1176-Arslan Yatağı romanında Anadolu’yu arslan yatağı haline getiren bu muhteşem zaferi kaleme aldı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 231
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺18,00

Küresel bir din olan Islam’ın mensupları Müslümanlar elbette küresel düşünecekler, elbette küresel dertleri olacak ve küresel ölçekli direniş hatları oluşturacaklar. Dünyanın farklı coğrafyalarındaki Müslümanlar barış ve huzur için direniyor. Bazen kantarın topuzunu kaçırıyor, bazen haddi aşıyor, bazen feci yenilgiler de alıyor. Ancak direniyorlar. Kora kor direniyor, mücadele ediyor, koy vermiyor, boş vermiyorlar. Gazeteci yazar Mustafa Uzun, direniş erleri ile uzun süredir görüşüyor, konuşuyor, kucaklaşıyor. Avrupa’nın göbeğinde görüştüğü direnişçiler de oldu, Afrika’nın içlerinde, Gazze’nin sokaklarında, Moro’nun dağlarında, Patani’nin ormanlarında da kucaklaştığı liderler oldu. Kimi silahını konuştururken çoğunluğu kalemini, fikrini, kamerasını konuşturuyor. Hepsinin silahı farklı ancak hepsi yürekten konuşuyor. Farklı alanlarda uzmanlaşan bu şahısların arasında Cumhurbaşkanı da var, Başbakan da. Şehit yürekler de var, küresel şer odakları tarafından terörizm iddiasıyla aranan isimler de. Tarihe düşülen kayıtlar bu kitapta…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 231
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺13,50

Hayatın ayrılmaz bir parçası olan cinselliği, hem meşru sınırlar içinde hem de doyasıya hazza ulaştıracak şekilde yaşamak mümkün. Sürdürülebilir ve tatminkâr olan, tarafları adil ve onurlu bir şekilde içine alan, bedensel, ruhsal ve toplumsal sağlığa pozitif yönde katkı sağlayan cinselliği herkes yaşayabilir. Geleneksel örtülerle üzeri kapatılmış ve temelsiz bir tutuculukla mahkûm edilmiş kimi cinsel eylemlerin hiç de ahlaka aykırı olmadığını, Arkadaş sohbetlerinde yahut mahalle muhabbetlerinde doğru bilgi sanılarak inanılan hurafelerin hiç de akıl ve bilimle bağdaşmadığını, “Aşk”ın sarhoş masalarına meze yapılan kimi şarkılarda bahsedilen üç harfli bir muamma olmadığını; Aklıyla eşini seçenlerin, yuvasını mutluluk iklimine çevirecek bir cinselliğe nasıl kavuşabileceğini, Cinselliğin baharı ve yazı olduğunu ama hiçbir zaman bir kışa dönüşmeden insan hayatını nasıl kuşatabileceğini, Çok küçük ipuçlarını yakalayarak eşlerin koca bir ömrü her zaman taptaze olarak birbirlerine nasıl armağan edebileceğini, Başka bir deyişle pozitif cinselliğin nasıl hayata geçeceğini bu kitabın satırları arasında bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺18,75

Hiçbir şey yemiyor,
İçli içli ağlıyor,
Kimseyle konuşmuyor,
Uyku sorunları yaşıyor,
Aşırı tepki veriyor,
Bazen aşırı şekilde gergin oluyor,
Oyuncaklarını savuruyor,
Bize karşı geliyor, söz dinlemiyor,
Okula gitmiyor, ders çalışmıyor…
 
Eğer buna benzer şikâyetleriniz varsa çocuğunuz depresyonda olabilir.  Evet, bebekler ve çocuklar da depresyona girebilir. Çocuklarda, yetişkinlerde gözlendiği gibi olmasa da depresyon görülebilir.

Bu kitap daha çok anne, baba ve eğitimcilerin dikkat ve çabalarıyla depresyon belirtilerinin nasıl düzeltilebileceğine değiniyor. Depresyon belirtileri sergileyen bebekler ve çocuklar için neler yapılması gerektiğinden bahsediyor. En önemlisi de depresyonu önlemenin yol ve yöntemlerini sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺12,38

Irak’ta yeraltına yapılmış gizli bir araştırma merkezi…

Ülkeler arasında tehlikeli bloklaşmaların yaşanacağı ve ikinci soğuk savaşın eşiğindeki dünyanın kaderi, lazer teknolojisinin, biyolojik/kimyasal bombaların ve hatta nükleer silahların yerini alacak yeni bir teknoloji ile yüzleşmek üzere.

Amerikan işgalinden sonra Irak'ta gerçekleştirilen A.B.D-İsrail ortak yapımı "Babil Tünelleri" isminde gizemli bir laboratuar tüm bu olayların beşiği olacaktır.

Kaçınılmaz küresel kaderin gidişatında ise Türkiye bölgede dengeleri korumak ve dünyayı bu yeni küresel tehditten arındırmak zorundadır aksi halde medeniyetlerin beşiği

Mezopotamya medeniyetlerin sonu olacaktır.

Babil Deneyi-Siyah Füzyon romanında ajanlar, suikastçılar ve bilim insanları arasındaki mücadeleyi soluk soluğa okurken nefeslerinizi tutacaksınız…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺18,00

İngiliz tarihçi Arnold Toynbee Batı medeniyeti karşısında İslâm dünyasının pek şansı olmadığını söyler.

İslam dünyası için iki seçenek vardır. Ya Roma’ya başkaldıran “Zealot” modeli ya da teslimiyetçi “Herodian” modeli.

Zealot modelinde yabancı güç karşısına son model silahlarla çıkıp üstün taktiklerle savaşa giriştiğinde ve bu karşılaşma durumu kötüye gittiğinde kendi geleneksel savaş taktiklerini titiz şekilde uygulayandır.

Herodian ise kendisinden hünerli ve daha iyi silahlanmış birisiyle karşılaştığında geleneksel savaş taktiklerini bırakarak düşmanın taktik ve silahlarıyla savaşmayı öğrenen insandır.

Tanzimat ile başlayan bu Herodian yaklaşım Cumhuriyetin ilk yıllarında etkisini iyice artırmıştır.

Sultan Abdülhamid Hân ise iyice zayıflayan devleti çağın gereklerine uygun bir şekilde yeniden organize etmeye çalışırken Osmanlı medeniyetinin tarihsel misyonuna sahip çıkmış, manevi yönden yapmış olduğu değerlendirmeler ile devleti ve milleti derleyip toparlamaya gayret etmiştir.

Sultan 2. Abdülhamid, dünyanın son evrensel hükümdarlığı olan Osmanlı Devleti’ni mutlak güçle yöneten son Osmanlı padişahıdır. O’nun tahttan indirilmesi esasta Osmanlı’nın da vedasıydı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺15,00

Yirmi birinci yüzyılın tartışmasız lideri olmak ideali, ABD’nin yirminci yüzyılın başlarından beri tasarladığı bir hedefti. Bu hedefin dini temelleri daha da öncesine dayanıyordu. Yahudiler gibi, Amerikalı Püritenler de “seçilmiş” olduklarına inanıyordu. Zaten Püritenler Amerika’ya göç etmeleri ile Eski Yahudilerin Mısır’dan “Arzı Mevut”a göç etmeleri arasındaki bağlantıları Tevrat okurken görmüş ve içselleştirmişlerdi. Ekonomik, askeri ve siyasal destekleri sonradan geldi. Amerikan akademisi ve istihbaratı stratejik planlarını yaparken medya ve propaganda cihazları ile ABD içinde ve dünyada kabul görmesi sağlandı. Amerikan kültür tarihinin farklı figürleri, rumuzları bu sürecin temsilcileri oldular. Amerikan sineması, eğlence sanayisi ve Amerikan markaları evlerin içine dikilen Amerikan sancakları oldu. Demokrasi, Amerika’nın hegemonya markası olurken, darbeler bunun kabul anlaşmalarına dönüştü. Karşılaştırmalı Edebiyat ve Amerikan çalışmalarının çeşitli yönleri üzerine bilimsel araştırmalar yapan yazar Metin Boşnak Mc Devlet Mc Darbeler kitabı ile bakılmamış bir perspektiften küresel güçlerin yöntemlerini ele alıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 334
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺16,50

Tarihin, yakın tarihimizin aktörleriyle ilgili yüzlerce, binlerce cilt kitap yazıldı. Ortaya milyonlarca bilgi, belge, anı döküldü.

Ama bu bilgi ve anı kırıntılarının 'tarih disiplini' dışında doğru dürüst hikâyesi yazılmadı.

Öykü ve roman çalışmalarıyla da tanınan gazeteci-yazar Ahmet Kekeç, projektörlerini bu kez devletin derinliklerine çeviriyor ve Türkiye Cumhuriyeti'nin yakın geçmişinden itibaren günümüze kadar olan tarih arenasında meydana gelen siyasal kavgaları, kişisel çekişmeleri, kanlı hesaplaşmaları anlatıyor.

Bize ‘en uzak olan’ yakın tarihimize tanıklık etmenin için sadece bir ‘tetkik mesafesi’ nde olduğunu göreceksiniz.

'Cumhuriyet Apartmanı' dönemin aktörlerini, tarihi kişiliklerinin dışında, öncelikle 'insan' yanlarıyla ele alan ve onları 'içeriden' resmeden bir belgesel-roman..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺27,75

Bütün insanlığın maddi görünümlerini çepeçevre kuşatan dijital süreçler, hem zamanın, hem de insanın ruhunu ele geçirmek için seferber oluyor. Böylece, Batılı adam, Dijital Haçlı Seferleri ile kıyameti hızlandırmaya koyuluyor.

Bilinç için evvela bilgi gerekir. O halde buyurun Dijital Haçlı Seferlerinin sayfalarına…
Dr. Murat Dağıtmaç ile Okan Özbay kardeşime tebrik ve teşekkürlerimle…
Dr. M. Mücahit KÜÇÜKYILMAZ
Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı

Düşmanı tanı ve uzaklaş şeklinde geri çekilmeyi değil, tam tersine yatak odamızda volta atan düşmana karşı ne yapmamız gerektiğine dair yeni nesil bilgilere sahip olmayı ve bunu milli bir dava haline getirme gayesidir söylenenler.

Dijital dönüşüm ile ruhlarımızın nasıl işgal edildiğini, kurulan yeni oyunla gerçek sona ne kadar yakın olduğumuzu hissedeceksiniz.

Bu kitap dijitali reddedip, eskiye dönelim gibi saçma bir yaklaşım içerisinde değildir.
Derdimiz, ruhlarımızın direnişine dikkat çekmektir.

Bu kitabı okuduktan sonra insanlar hakkında öncekinden daha fazla bilgiye sahip olduğunuzu ve aynı zamanda dijital dünyanın içindeki insan davranışlarını biraz daha iyi anlamanıza yardımcı olduğunu keşfedeceksiniz.

Cep telefonlarımıza yüklediğimiz dini uygulamalar bizi değerli Müslümanlara mı dönüştürüyor?
Dijital dünyanın cazibesi ile birlikte gelen yeniliklere bizden bir şeyler katabilir miyiz?
Müslümanlar dijital helal ve haramı nasıl bilecekler?
İnsanlar inançlarını ve kültürünü kaybetmeden dijital hayatı nasıl yaşamalı?
Türkiye yerli ve milli dijital dönüşümünü nasıl gerçekleştirecek?
Peygamberimiz yaşasaydı dijital dünya ile irtibatı nasıl olurdu?
İnançlarımız ve Dijital Gerçeklik savaşında hangisi galip gelecek?
54 İslam ülkesi hangi saikle dijital dönüşümde ortak bir nokta inşa edebilirler?

Dijital Haçlı Seferlerine karşı yeterli güçte savunma yapabilmemiz için daha birçok sorunun cevabını bu kitapta bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺21,75

Kur’an’ın bizlere lütfettiği hususlardan biri de “tarihî olay”lardır.

Bu olaylar, insanoğlunun gelişme seyriyle paralellik gösterir. Kur’an belirli bir zümreye değil bütün insanlığa gönderilmiştir.

Tarih bilimi de bütün insanlığı ilgilendirir.

Meydana gelen olayların hiçbirisi tesadüfen, sebepsiz ve amaçsız değildir. Kur’an, bu sebeple insanlık tarihinden, ibret alınması gereken örnekler sunarken, aynı zamanda çözüm yollarını göstererek insanlığın bu amaçla, tarihi araştırmasını ister.

Kur’an’ın tarihe bakışı geçmiş ve gelecek açısından bir bütünün parçası olarak görülmelidir. Kur’an Allah kelamı olduğu için nasıl ki Allah zamana ve mekâna bağlı ve tabi değilse Kur’an’ın tarihe bakışı da zaman ve mekân kavramını aşarak bütün zamanları kuşatan bir hüviyet taşımaktadır.

Kur’an’ın neredeyse her sûresinde bir tarihî olay anlatılır.

Anlatılan tarihi olayların hemen hepsinde “inananlara öğüt”, “akledenler için delil”, “düşünenler için ibret” şeklinde vurgulamalar yapılır.

Bu tür ifadeler, tarihî olayların insanlar tarafından bilinmesi gerekliliğini vurgulayan ifadelerdir.

Kur’an’da zikredilen ve tarihe ait olaylar insanların ve toplumların hakikat arayışında ve insanın dünya üzerindeki yürüyüşünde geleceğini inşâ etmesinde önemli bir rehberdir.

Kur’an açısından tarih, sadece geçmiş olayların kronolojik bilgisini vermez.

Doğru Tarih Kur’an insanın manevi olarak olgunlaşmasını da sağlayan bir düstur verir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺18,00

Kapatın gözlerinizi…

Elinizde tuttuğunuz kitabın sayfalarında akıl melekeleriniz duracak acılı sayfalar içerisinde siz de Sürgün edileceksiniz…

Bir gemiye doldurulup sürüleceksiniz vatan toprağınızdan yalnız başınıza…

Son gördüğünüz görüntü meclisin önündeki darağacı olacak ve yerinizden, yurdunuzdan gönderilerek dar topraklara sıkışmış bir şekilde canlı canlı gömüleceksiniz…

3 Martı gördüğünüz her an içiniz sızlayacak...

Prangalar bağlı gözleriniz göremeyecek güneşin tabiatını, Saraylar, köşkler, yakutlar, elmaslar olmayacak derdiniz, ufalanmış ruhunuzla imana teslim olacaksınız!

Altı yüz yıllık hanedanın ezanı seslerini özleyeceksiniz tanımadığınız milletler arasında duymaya çalıştığınız seslerde.

Kendi gözyaşınızda boğulup, Kaçak göçek dönemeyeceksiniz toprağınıza...

3 Mart denilince tekrar;
Ceddim diyecek..
Dedelerim diyecek...
Abdulhamid Han diyecek…
Vatanım diyeceksiniz...

Sürgün edilen hanedan ailesinden Sultan Abdulahmid Han’ın torunu Abdulhamid Kayıhan Osmanoğlu tarafından kaleme alınan “Sürgün” zamanının misafiri olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺21,75
Tükendi

Sir Artur Conan Doyle, yaşadığı dönemin polisiye öykülerinde, dedektiflerin olayları her zaman şansla ve sonuca nasıl ulaştığı açıklanmayan bir sonla çözmesinden kendi deyimiyle sıkılmıştı. Bu yüzden bilimsel metotları öykü üzerine aktararak ve olayları mantık silsilesine göre açıklayarak dedektif öykülerine yeni bir soluk getirdi.

Sir Artur Conan Doyle'ın bu öyküsünde, Sherlock Holmes'un olaylara olabildiğince az müdahil olmaya çalıştığı Dr. Watson'ın Londra sokaklarındaki birbirinden heyecanlı gizemleri çözme macerasını, siz okuyucularımıza sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 70
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺7,50
Tükendi

Kadınlara “Güç” altın tabakta öyle bir sunuluyor ki “Güçlü olmak eşittir mutlu olmak” gibi algılanıyor. Güç gelirken mutluluk da onun peşinden tıpış tıpış gelecek havası çiziliyor.

Oysa çoğu zaman öyle olmuyor.

Güçlü kadınlar yalnızlıktan ve mutsuzluktan şikayetçiler.

Hem mutlu hem güçlü olmak nasıl mümkün olur?

Güç, kadın ve erkek için ne anlam ifade ediyor?

Problem güçlü olmakta mı yoksa gücü yanlış kullanmakta mı? “Derdini bilen dermanını çabuk bulur.” derler.

O halde hep birlikte, kadınlar ve erkekler olarak, gücün ve mutluluğun izini sürelim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺16,50
Tükendi

"Demişlerdir gelenler bizden evvel: Kulak âşık olurmuş gözden evvel…’’

Hayatın içinden kadın-erkek ilişkilerini akıcı bir üslûpla kaleme alan ve okuyuculara pratik çözüm yolları sunan Sema Maraşlı’nın bu eseri de evlilik hayatında huzur ve mutluluğu arayanlara yepyeni ufuklar açacak.
 
Keyif alarak okuyacağınız ve hayatınıza sevgi katacak bir eser…

Dilinizden, kulağınızdan, yüreğinizden sevgi hiç eksik olmasın… 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 167
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺20,25
Tükendi

Sevgi emek ister, sevgili muhabbet etmek ister. Muhabbete de hizmet gerek.

Muhabbeti istiyorsun sevdiğine adım adım yaklaş, onun adımlarını saymadan ve beklemeden.

Ona hizmet et. Elinle, ayağınla, dilinle, gözünle, kulağınla, aklınla ve tabiî ki gönlünle.

Muhabbet yolundaki taşlara dikkat et.

Sevgi gönülden doğar, akılla beslenir büyür.

Akıl sevgiyi beslemezse o sevgi kısa zamanda ölür gider.

Evlilikte gönül ve akıl işbirliği çok önemlidir. Gönül ve akıl el ele verirse sevginiz hiç azalmaz, gün geçtikçe artar.
Sevdiğin neden hoşlanır, nasıl mutlu olur, neye kızar, niçin kırılır, onun için ne yapman lazım. Nerde hata yapıyorsun? Sor soruları, bul cevabı, yap hizmeti, bakalım sevgi ölüyor mu?

Yuvasında muhabbet isteyenler için işte size adım adım muhabbet.
“Eşimle muhabbet edemiyoruz” diyenlere rehber bir kitap.

Muhabbetiniz bol olsun diye...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺18,75
Tükendi

Bugüne kadar evlilik üstüne çok şey yazılıp çizildi. Kimi mukaddestir diye evliliği göklere çıkardı, kimi aşkı öldürüyor diye yerden yere vurdu, kimi de bol bol öğüt verdi.

Ben de hikâyesini yazmak istedim.

“Neden hikâye?” derseniz, şöyle açıklayabilirim: Ben hikâyelerin gücüne çok inanırım. Hikâyeler duyguları elle tutulur, akılda kalır bir hâle getirir. Yaşanmış olaylardan yola çıkarak yazdığım hikâyelerde pek çok kişinin kendinden bir parça bulacağına inanıyorum. Yazdıklarım; dertleriyle, çareleriyle evlilikte mutluluk sanatına katkıda bulunacak hikâyeler olsun diye uğraştım.

Bu kitaptaki hikâyelerde maddî sıkıntılar, fedakârlıklar, büyük olaylar yok. Yangının değil, yangına sebep olan kıvılcımın hikâyesini yazdım. Gülün değil, gülü yeşerten suyun hikâyesini yazdım. Dilerim beğenirsiniz...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 182
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺20,25
Tükendi

Ne güzel demiş Sâdi: “Cennet, sevmeyi bilenlerindir.”

Seviyorum diyen çok da sevmeyi bilen o kadar az ki…

Sevdiğini kendi canı istediği gibi değil, onun hoşlandığı gibi sevenler, sevgi bahçesinin gülü-bülbülü olabilirler. 

“Eşim aşkımdır.” diyenler, “Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.” atasözünü bilirler. 

Sevgi emek ister. Karpuz değil ki tarlada kendi başına büyüsün.

Sevgi bir bebek gibidir; ilgi ister, bakım ister, fedakârlık ister. 

Kimisi “Eşim baksın, büyütsün…” diye bırakır sevgiler açlıktan ölür. 

Kimisi tıka basa doyurur o zaman da sevgiler tokluktan çatlar ölür.

Bu kitap sevgi bakım kitabı. Mutluluğunuz artsın, Eşiniz Aşkınız Olsun, diye...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺20,25
Tükendi

“Anadolu toprakları üzerinde kurulan Cumhuriyet Türkiye’si, bir ulus devlettir. Ancak bu coğrafyada yüzyıllardır yaşayan halklar, bir imparatorluğun bakiyeleridir.

Yeni devletin adını Türkiye Cumhuriyeti olarak tescil ettiren kurucu kadronun hedefi, bu ulus devlet formatına uygun olarak hangi etnik yapıdan gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olan herkesi Türklük şemsiyesi altında birleştirmekti.

Bu nedenle birçok devrim ve bu amaca uygun yasal düzenleme yapıldı.
Cumhuriyet yönetimi bunu kısmen de başardı denebilir. Ancak Kürtler, Aleviler ve Gayr-i Müslim azınlıklar siyasal sistemin yanlış ve baskıcı politikaları neticesinde, bu projede büyük çatlaklar oluşmasına sebep oldular…”

Bu çalışmada öncelikle bu çatlakların oluşmasına sebebiyet veren siyasal sistemin otoriter ve baskıcı yönü vurgulanmış, buna ilaveten yönetici kadroların ve Yeni Türk Burjuvazisi’nin tutum ve davranış felsefesi Prof. Dr. Mehmet Çelik tarafından analiz edilmiştir. Böylece hedeflenen çağdaş ve modern toplumun nasıl bir şekil aldığı örnekler üzerinden sosyolojik değerlendirmeler yapılarak Cumhuriyetin Kamburları adlı kitap meydana gelmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 592
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺13,80
Tükendi

“Kuşların tek derdi özgürlük onlar öldürmeyi bilmiyor”

Kervanın meçhul yolcularından biriydim yalnızca. Başımı gökyüzüne kaldırmış yıldızları sayıyordum. Böylece çocuk aklımca ölümlerden kaçıyordum. Ama savaş görmüş olan gönüllerde, zaman çok yavaş ilerler. İnsanlar acı çekince önce gözleri keskinleşir, kavislerinde ölüme özgü bir acının nişanesi belirir. Hele de gözlerinin önünde annesini yitirmiş bir çocuksanız erken yaşlanırsınız; sonra her kadında annenizin kana boyanmış güzelliğini görürsünüz, bir kadını sevmekten korkarsınız.

Ben Ziyanur, yüzümün bir yanı savaş öteki yanı barış iken ölümü sayıkladım. Ölseydim, unutulup gidecektim; ölmedim. Kim bilir, benim gibi mülteci olan ve olacak çocukların feryadı olabilmem için belki de ölüm bana dokunmadı. Ama ölümün nefesini hep ensemde hissettim, mülteci olarak ayrıldığım toprağıma bir savaş muhabiri olarak geri döndüm. Toprağımı öpüp yüreğime koydum. Güçlü bir el silkeledi beni sonra, sanırım yaratıcının eliydi. Gözlerimi gökyüzüne kaldırdım, tıpkı yıllar öncesinde yaptığım gibi, yıldızları saydım. Bir aşk, bir hayat, bin ölüm çok şey demekti, şimdi eğme kirpiklerini çocuk ölüm bir son değildi! Yıldızları say ve ölümün seni ıskalamasını bekle!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 592
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺18,75
Tükendi

“Eşinizi Ne Kadar Tanıyorsunuz?” adlı bir televizyon programına davetlisiniz. Sizi dürüstlük koltuğuna oturtacaklar.

Tereddüt etmeden katılabilir misiniz?

Aynı evi ve aynı yatağı paylaştığınız kişiyi ne kadar tanıyorsunuz?

Sizinle yaşamak, onun damağında nasıl bir tat bırakıyor?

Tatlı, tuzlu, acı, ekşi, kekremsi... Hangisi, biliyor musunuz?

Kadınlar ve erkekler, birbirlerine benzemezler.

Farklılıkları bilirseniz nimet, bilmezseniz külfet olur.

Farklılıkların keyfini çıkarmak isteyenler için...

İşte size ipucu hikayeleri…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺18,75
Tükendi

Bekarlar ve evlenmeye hazırlananlar!

Ve evliler!

Muhabbetli bir hayat isteyenler...

Birbirimizi seviyoruz fakat sevginin tadını kaybettik diyenler...

Kavgalardan yorulduk diye şikâyet edenler...

Neden mutlu olamadığımızı anlamıyorum, nerde yanlış yapıyoruz diyenler...

İşte bu kitap tam size göre!

Sema Maraşlı'nın sade ve samimi anlatımıyla, "evlilik okulu dersleri"  size bambaşka bir pencere açacak.

Sizi çok iyi tanıyan bir yakınınızla sohbet eder gibi...

Hatalarınızı görecek, yer yer sarsılacak, bazen belki de kızacaksınız. Bazen de gülümseyeceksiniz.

Evliliğe bakış açınız değişecek. Eğer ister ve emek verirseniz hayatınız da değişecek...

Öğrenmenin ve öğrenciliğin yaşı yok. Haydi şimdi ders zamanı!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺28,50
Tükendi

“Bir erkek karısına baktığı, karısı da kendine baktığı vakit Allah her ikisine rahmet nazarı ile bakar ve erkek karısının elini tuttuğu zaman her ikisinin günahları parmakları arasından dökülüp gider." 

- Hz. Muhammed (s.a.v)
 
“Sevgi” Allah’ın kullarına en büyük ikramıdır.

Sevmek ibadettir.

Sevgi verdikçe içimizde çoğalan büyük bir enerjidir.

"Vedûd" olan seven ve çok sevilen Rabb'imiz, sevgiyi çok tatlı yaratmış. 

Peki sevmek bu kadar güzelken bu kızgınlık, bu nefret, bu kavgalar niye?

Seviyoruz hatta çok seviyoruz fakat yaşatamıyoruz sevgilerimizi.

Sevgiyi yaşatmak için Rabb’imizin ve Resûl’ünün yol göstericiliğine ihtiyacımız var. 

İnsanı, Yaradan'ından daha iyi kim bilebilir ki?

Erkek ve kadının, birbiri hakkında bilmesi gerekenler...

En sağlam kaynakların ışığında... Sevginiz daim olsun diye...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺18,75
Tükendi

Bu kitapta; eşinizi, kayınvalidenizi, gelininizi, damadınızı, çocuklarınızı, annenizi, babanızı, büyükannenizi... göreceksiniz.

Aile bağlarını güçlendirmenin, eşlerin her ikisinin de zararlı çıktığı hesapları kapatmanın, yepyeni muhabbetler başlatmanın, aile hayatına canlı renkler katmanın, yaşama sevincini her dakika tatmanın, can sıkıcı günleri unutmanın, evliliği ayakta ve zinde tutmanın sırlarını bulacaksınız.

Her hikaye bir şifa kitabının satırları gibi...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺16,50
Tükendi

Yıllar önce Bakırköy Kadın Cezaevi’nde birkaç gün geçirebilmek ve izlenimlerimi yazabilmek için çalmadık kapı bırakmamış, bütün çabalarıma rağmen bu isteğimi gerçekleştirememiştim. Yaklaşık 10 yıl sonra bir şüpheli olarak tutuklandıktan sonra cezaevine gönderilip üstelik de her kesimin hakkında “pek çok  konuda” uzlaştığı isim olan Nazlı Ilıcak ile aynı koğuşa konulduğumda başıma gelen şeye uzunca bir süre inanamadım.

Hangi derdime yanacağımı şaşırdım doğal olarak. Hiçbir empatim, sempatim ve alakam olmayan FETÖ’ye yardımdan tutuklanmama mı, Nazlı Ilıcak ve Hanım Büşra Erdal’dan sonra FETÖ’den tutuklanan üçüncü kadın gazeteci olmama mı, yoksa hiç görmediğim bir haber yüzünden tutuklanmama mı?

Üstüne bir de OHAL’i ekleyin… Her şey yasak… Birkaç mahalle ötede evim, bir başına bıraktığım oğlum, Mavi Marmara’dan kalma klostrofobim, çarpıntım, panik atağım ve üstüne 7/24 her an birlikte olduğum Nazlı Ilıcak... Bu içinde bulunduğum durum kaderin bir cilvesi değilse ne olabilirdi ki?
Şaşkınlık ve üzüntülerimden kurtulduğum her fırsatta bazen de sırf bu duygularımdan kurtulabilmek için doğal olarak kaleme sarıldım ve aklıma ne gelirse yazdım… Bazen çocukluğuma gittim, bazen gazeteci olduğum güne… Cezaevini, nezarethaneyi, gardiyanları diğer tutukluları anlattım… Bol bol gözlemledim, izledim, deneyimledim ve yazdım. Hikâyedeki kişilerin isimlerini değiştirdim çoğunun, bazılarını ise açık açık yazdım.

Artık dışarıdayım… İçerisi mi daha iyiydi yoksa dışarısı mı çok emin değilim… Zaten özgürlük dediğimiz şey istediğimiz zaman istediğimiz yere gidebilmek demek değil…

Umarım beğenerek okursunuz…

İyi okumalar…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺15,00
Tükendi

“Bütün eşler arasında birazcık şüphe iyidir..!”

Aldatılmak, fokur fokur kaynayan cehennem çukuruna düşmekten farksızdır hem erkek hem kadın için.

Hayatındaki eş gözlerinin önünde gün be gün bir yaratığa dönüşür!

Sonrası bir kaos...

Aldatıldığı için aldatan kadın, hayatına mal olacağını bile bile almış olduğu intikamın bilinmesini ister!

Friedrich Nietzsche'nin dediği gibi; intikamda ve aşkta kadın, erkekten daha barbardır. İşte bu nedenledir ki kadın, intikam almaya başladığında, dehşetin de ötesinde en barbarca yöntemi seçiyor.

“Kadın Aldatırsa” kitabı 21 yıllık gazetecilik hayatının10 yılı çeşitli gazetelerde muhabirlik yapmakla geçen yazar Süleyman Özışık’ın kaleminden hikaye ve satırlarla örüldü.

10 yıllık süreçte, yaşanan polisiye veya adli her olayı takip ederek duruşma salonlarına yansıyan vakaları kitaplaştıran yazar; “Bu davaların takibi sırasında aldatılan kadınların pek çoğuyla isimlerini gizli tutmak koşuluyla konuştum, yaşadıkları ve yaşattıkları acının boyutunu öğrenmeye çalıştım” diyor.

Şu an elinizde tuttuğunuz kitapta yer alan tüyler ürpertici hikâyeler işte o kadınların hikâyesidir.

Olayların etimolojik kökenine inmektense sosyal hayat ve dini ve psikolojik verileri incelemekte yarar vardır düsturu ile kitap Psikolog Jale Köksal tarafından incelenerek değerlendirmeye tabi tutulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺15,00
Tükendi

Hikayeler vardır, hayal dünyasını anlatır; hikayeler vardır, gerçeği yansıtır; hikayeler vardır, hüznü, sevgiyi, umudu, mutluluğu, en derinlerde yaşatır...

Kaleme almış olduğum hikayelerimi okurken, her yeni hikayede kendinizden ve hayatın karelerinden bir parça bulacaksınız. Kimi zaman duygulanacak kimi zaman sevineceksiniz.Fakat hüzünlenirken de sevinirken de düşüneceksiniz, çünkü bu kitabın hedefi düşünmediklerinizi düşündürebilmektir. Önemsiz gibi görünen bir olayda, aslında ne kadar derin olguların barındığını görecek ve gördüklerinizin düşünce deryanızda nasıl yankılandığını hissedeceksiniz.

Fedakârlık, aşk, sevgi, yardımseverlik, hasta ziyareti gibi kavramların insanların hayat felsefelerinde tarifi mümkün olmayan mutluluklara nasıl da kanat açtığını, vesile olduğunu görmek için sadece okumanız ve düşünmeniz yeterli olacaktır.

Güzellikleri gizlemek yerine paylaşmayı, sevginin ortak dil olduğunu, ırkın önemsizliğini kısacası insan olmanın güzelliklerini hikayelerde yaşayacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺6,94
Tükendi

Hayatın ayrılmaz bir parçası olan cinselliği, hem meşru sınırlar içinde hem de doyasıya hazza ulaştıracak şekilde yaşamak mümkün. Sürdürülebilir ve tatminkâr olan, tarafları adil ve onurlu bir şekilde içine alan, bedensel, ruhsal ve toplumsal sağlığa pozitif yönde katkı sağlayan cinselliği herkes yaşayabilir.

Geleneksel örtülerle üzeri kapatılmış ve temelsiz bir tutuculukla mahkûm edilmiş kimi cinsel eylemlerin hiç de ahlaka aykırı olmadığını,

Arkadaş sohbetlerinde yahut mahalle muhabbetlerinde doğru bilgi sanılarak inanılan hurafelerin hiç de akıl ve bilimle bağdaşmadığını,

“Aşk”ın sarhoş masalarına meze yapılan kimi şarkılarda bahsedilen üç harfli bir muamma olmadığını;

Aklıyla eşini seçenlerin, yuvasını mutluluk iklimine çevirecek bir cinselliğe nasıl kavuşabileceğini,

Cinselliğin baharı ve yazı olduğunu ama hiçbir zaman bir kışa dönüşmeden insan hayatını nasıl kuşatabileceğini,

Çok küçük ipuçlarını yakalayarak eşlerin koca bir ömrü her zaman taptaze olarak birbirlerine nasıl armağan edebileceğini,

Başka bir deyişle pozitif cinselliğin nasıl hayata geçeceğini bu kitabın satırları arasında bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺17,36
1
Çerez Kullanımı