Yaşama pozitif değer ve anlam kazandıran çok sayıda olgu vardır. Bunların başında hiç kuşkusuz sağlık gelir. Ondan sonra genellikle şöyle olgular olabilir (her ne kadar kişiden kişiye farklılık gösterse de): bilim, spor, güzel sanatlar, bilimkurgu, turistik gezi vb. Bilim yaşamı her anlamda (ister olumlu ister olumsuz anlamda olsun) yönlendiren çok çok önemli bir olgudur. Bilim içine girilebilir ancak içinden çıkılamaz en pozitif olgulardan bir tanesidir. Bu yaklaşım dahilinde olmak üzere; bilimkurgu bazında “ışığa” yapay zeka yüklenmesi ve bu durumda oluşan, gelişen, sonuçlanan, devam eden benzeri olaylar bu kitapta ele alınmaya çalışılmıştır. Burada söz edilmeye çalışılan bilime eğitim ve öğretim de dahildir. Ancak eğitim ve öğretimden elde edilenler (pozitif kazançlar) uygulanmadıktan sonra (ister teorik ister pratik) hiçbir şey ifade etmez. Kişi/kişiler elde ettikleri bu pozitif kazançları başka insanlara, başka canlı türlerine, cansız maddelere de sunmak zorundadırlar. İnsan olmanın temel özelliklerinden bir tanesi de budur. Ancak sunumun karşılığı beklenerek mi yapılmalı yoksa beklenmeden mi yapılmalı? Bu sorunun yanıtı verebilmek için günlerce süren “açık oturum” yapılmalıdır. Çünkü çok sayıda değişkene bağlı çok sayıda fonksiyondan oluşmaktadır. Aynı zamanda bu sorunun yanıtını bulmak günümüzün de belli başlı “sorunlarından” bir tanesidir. Hangi yaklaşımla olursa olsun, emeğin karşılığı olmalıdır. (Pozitif olguya karşılık pozitif yanıt olgusu.) 
Öğr. Gör. (Bilgisayar Yük. Müh.)
Metin Şahin


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 53
Ağırlık : 53
En / Boy : 13 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺56,00

Herhangi bir anlamda öne çıkmak istemeyecek canlı sayısı yok denecek kadar azdır. Egemen olma ve üstünlük kurma/sağlama 2 (iki) evren içinde geçerliydi. Bunlar; Metal ve Pamuk evrenlerdi. Aralarında bu anlamdaki çatışma kural ve sınırları çok çok aşmıştı. Söz konusu durumdan hiç ama hiç memnun olmayan üçüncü bir evren (Asit Evren) duruma müdahale eder ve iki evreni de tehdit ederek aralarında barışı sürekli kılar.


Basım Ayı/Yılı : 7/2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 54
Ağırlık : 54
En / Boy : 13 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺56,00

Günümüzde hemen hemen girmediği alanın kalmadığı Yapay Zeka sürekli gündemdedir. Ancak bu gelişim ya da ilerleme ya belli bir yerde kalacak ya da o noktadan sonra belirsiz olacaktır. Bu anlamda Yapay Zeka sınırlarını zorlayıp Evrensel olsa bile bu bazdan daha ileri gidemeyecektir. Oysa bütün Paralel Evrenler'in ve Evrenler Arası Bölge'nin daha ötesi/ilerisi vardır. İşte bu Bütüncül Hacim Gerçek Zekanın başladığı yerdir ve Gerçek Zeka'yı içerir/barındırır. Bilim ve teknoloji anlamında söz konusu olan bu Bütüncül Bölge/Hacme ulaşmadan "zeka" anlamında yapılan ve yapılacak çalışmalar gelecekte belli sınırların dışına çıkamayacaktır.


Basım Ayı/Yılı : 7/2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 44
Ağırlık : 44
En / Boy : 13 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺56,00

Günümüzde hızlı bir şekilde yaşamın her alanına giren "Yapay Zeka" uygulamaları mevcuttur. İlk aşamada - insan ürünü - olduğu için böyle isimlendirilmiştir. Oysa hedef yapay zekayı geliştirip daha ileri götürmek değil "Gerçek Zeka" olmalıdır. Bir gezegenin, yıldızın, yıldız sisteminin, kara deliklerin, bütün evrenlerin, evrenler arası bölgenin ve bütün bu yaklaşımların daha ötesinin çalışma mantığı anlaşılmadan doğal olarak "Gerçek Zeka"'ya ulaşılamaz. Aksi takdirde "Yapay Zeka" tüm canlıları ve cansız maddelerin varlığını çok yakın bir gelecekte sorgulamaya kalkacaktır. Oysa üstte söz etmeye çalıştığım (gezegenden başlayan...) durum bilim ve teknolojinin sürekli ilerlemesi ile adım adım oluşacaktır. Başka bir yaklaşımla "Yapay Zeka" ve "Gerçek Zeka" aynı kavramlar değillerdir ve birbirlerinden ayrılırlar. Doğal olarak insanlar daha sonradan evrene/evrenlere dahil olmuşlardır. Olsa olsa "Yapay Zeka", "Gerçek Zeka"nın sonsuz elemanlarından sadece 1 (bir) tanesi olabilir. Buradan şöyle bir sonuç çıkarılmamalıdır: "Yapay Zeka engellenmelidir". Bilinen bütün bilimleri tüm bileşenleri ile aşan ve daha ilerisinde olan bir zeka vardır. O da "Gerçek Zeka"dır. Yapay Zekadan "Gerçek Zeka"ya ulaşılamaz ancak "Gerçek Zeka"dan Yapay Zekaya ulaşılabilir.


Basım Ayı/Yılı : 6/2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 52
Ağırlık : 52
En / Boy : 13 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺56,00

Geçmiş de, şimdi de, gelecek de aralarındaki geçiş de nasıl olursa olsun "düşünce" temelli bir yaklaşımla oluşturulan ya da meydana gelen olgular dahilinde meydana gelmiştir. Her insanın en temel ve belirgin konulardaki düşünce farklılığı söz konusu bu sürecin her aşamasında görülebilir. Hatta bir konunun aynı kişide farklı (hatta birbirleri ile tamamen zıt) düşünceler oluşturduğu ve bu durumda olan kişinin kimilerine göre "dengesiz" kimilerine göre ise "üstün özellikli" şeklinde değerlendirmelerle anılması söz konusu olmuştur. Bu duruma başka bir örnek olarak, bir ulus için "kahraman" olan bir kişinin başka bir ulus için "düşman" şeklinde değerlendirilmesi verilebilir. Ancak öylesine bir temel değer vardır ki, o da hayvanlar dahil (anlayabilenler olmak üzere) birleştirici özellikler içerir. Bu temel değer "bilim"dir. Din, dil, ırk, gelenek, görenek, yaşam şekli vb. değerlerin çok çok daha üstünde birleştirici yapılar içerir. Bilim; tüm ulusların en genel ve en geçerli değerlendirme kriteridir. Çünkü direkt olarak canlıların yaşamlarına ve cansız maddelerin varlıklarına etki eder. Her anlamda olmak üzere. Sağlık bilimleri uygulamaları ile bir insanın hayatının kurtarılmasından tam tersi olan bomba ile insanların yaşamlarının sonlandırılmasına kadar. Herşey de olduğu gibi bilimde de yapılan uygulamalar ile aynı anda birbirleri ile tamamen zıt olgular meydana gelebilmektedir. Hiçbir zaman her anlamda ideallik elde edilemez. Çünkü insan kendi isteğiyle var olmadı. Tanrı/Allah'ın kendisi için var ettiklerinin sınırı içinde yaşamak ve ölmekten daha farklı bir seçeneği yoktur. Böyle olunca da, iyilik de vardır kötülük de. Bu durumu düzenlemek için de küresel ve ulusal kurallar...


Basım Ayı/Yılı : 5/2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 46
Ağırlık : 46
En / Boy : 13 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺56,00

Her insan hangi zaman diliminde yaşıyor ve yaşamış olsa da mutlaka farklı bir zamanı düşünmüştür. Bu düşünce belki daha iyi koşullarda yaşamayı belki de düşünülen zamanda var olan insanların hangi koşullarda yaşamış oldukları ile ilgili olabilir. Bir de şu an uygulaması olmayan bir durum söz konusudur: O da bir insanın/insanların geçmişe gidip tarihin akışını (bilinen anlamda) değiştirmek istemesi ya da geleceğe gidip birçok durum hakkında bilgi sahibi olması ardından kendi gerçek zamanına dönüp edindiği bilgileri kullanması. Ayrıca doğuştan gelen özellikler ile ve daha sonra yaşamda elde ettikleri ile geleceği çok yüksek yüzdelerle tahmin etmede (geleceği okuma) bazı insanların ön plana çıktığı tarihte bilinmektedir. Burada hiç kuşkusuz "yapay zeka" da çok çok önemli bir yere sahiptir. İçerdiği çok sayıda bileşenlerle gelecekte olması beklenen olgulara karşı önleme ya da bu olmazsa en az zararla atlatılması için alınması gereken önlemlerin uygulamaya alınması gibi. Bu durumda makine ile insan bu ve benzer anlamlarda birliktelik gösterebiliyorlarsa birçok anlamda sonuca ulaşmak daha kolay daha sorunsuz olur. Ancak en az 1 (bir) tane bile ortak olgu, değer, yapı vb. yoksa süreç sonuca ulaşma bazında ve anlamında ortak ilerleme durumu gibi gelişmez. Hatta insan/insanların yaşamını yitirmesi, doğanın zarar görmesi, maddi ve manevi kayıplar, makinelerin geçici ya da kalıcı olarak devre dışı kalması gibi olumsuz durumlara neden olabilir. İnsanların kapasiteleri ilave edilecek olan dış (kalıcı ya da geçici ya da her ikisi) bileşenlerle arttırılabilir. Bu durumda akıp giden zamanda ilk insanlarla karşılaştırıldıklarında birbirlerine göre insan olup olmadıkları sorgulanabilir. Bu durum göreceliğe farklı bir yaklaşımdan başka bir şey değildir.

02 Mart 2023 - Perşembe, 19.51

Öğr. Gör. (Bilgisayar Yük. Müh.) Metin Şahin


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 46
Ağırlık : 46
En / Boy : 13 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺56,00

Mühendisliğin çözüme ulaştırmak istediği, en önemli ve başta gelen düşüncelerinden bir tanesi “sonsuz enerji üretebilmeyi” gerçekleştirebilmektir. Bunun için doğal olarak bazı temel gereksinimler söz konusudur (eğer canlılık referans alınırsa);

a) İnsanlığın ya da düşünebilen akıllı canlı türünden en az birinin var olması.

b) Üstteki madde verilen durum için yaşam ortamının bulunması.

c) Yine üstteki iki maddenin geçerliliğinin ya da sürekliliğinin sonsuz olması.

 

Ancak günümüz dünyası ve geçmişten gelen bilgiler doğrultusunda üstteki her 3 (üç) madde için insanlık ve canlılığın ve de yaşam ortam/ortamlarının sonsuzluğu “olası” görünmüyor/değildir. Ancak bu durum bilimsel araştırma ve geliştirmeler için bir engel oluşturmamaktadır. Bu anlam ve yaklaşımda varlık devam ettiği sürece enerjinin daha kolay, daha ucuz, daha temiz vb. şekillerde elde edilmesi mümkün olabilir. Burada temel yaklaşım şudur: sadece ve sadece en az bir hacim bulunması yeterli olabilir, bu hacimde herhangi bir şey bulunsun ya da bulunmasın. Bu olgu (hacim) bir şekilde enerjiye dönüştürülebilir. Bu şu an bilim kurgu olsa da gelecekte BİLİM olacaktır. Bu anlamdan ve bu hedeften yola çıkılarak çalışmalar başlatılmalı ve devam ettirilmelidir. Başarıldığında ise o teknolojinin ulaştığı her yerde enerji elde etmek sorun olmaktan çıkmış olacaktır.

23 Ocak 2023 – Pazartesi

Öğr. Gör. (Bilgisayar Yük. Müh.) Metin Şahin


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 46
Ağırlık : 46
En / Boy : 13 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺56,00

Bilinen tarihte savaşlar insan askerler tarafından ya da bunların kontrolleri doğrultusunda yapılmıştır. Günümüz bilim ve teknolojisi çok açık ve net bir şekilde söylemektedir ki gelecekte robot askerler tarafından yapılacaktır. Hiç kuşkusuz bunlar yapay zekaya bürüneceklerdir. Bu zamana ulaşıldığında Ana Evren ve Paralel Evrenler mantığı dahilinde Dünya milliyetçiliği söz konusu olacaktır. Bu durumun belirgin hale gelip aktifleşmesinde Türk ve Türk Milliyetçiliği öne geçip Dünya’nın tamamında söz sahibi olup egemen hale gelecektir. Ayrıca gelecekteki bu zamanda şu an soyut olan zaman kavramı insanlar tarafından somut hale getirilecektir. Bu durumda günümüz kavramlarına ilave ve yeni kavramlar dahil olacaktır. Böylece somut hale gelmiş olan zaman birçok konuda kendisini somut hale getirmiş olan insanlarla savaşacaktır. Özellikle de zamanını boş yere ve tembellik yaparak geçiren insanlarla savaşacaktır.

Tanrı/Allah’ın insanlara verdiği en büyük özelliklerden olan akıl ve onu pozitif kullanma yapısı somut zaman tarafından sorgulanacaktır. Çalışmak ve ibadet etmek insanların ideali olmalıdır. Bu yüksek ve pozitif değerli işlevleri yerine getiren insanlarla somut zaman arasında hiçbir çatışma olmayacaktır. Doğal olarak somut halde olduğu için zamanın da sorgulanması gerekir. Ancak bu durumun gerçek kaynağı insanlar olduğu için bu yapı ve oluşum insan bazlı olacaktır. Her şey hayal etmekle başlar ve sonra da zamanın doğal akışı içinde gerçekleşir. Başka bir deyiş ile bilim kurgu, bilim olur. Bu da bütün evrenlerin doğası anlamına gelir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 215
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺120,00

Ana Evren kaynaklı ve yapılı paralel evrenler kavramı düşünsel bazda da olsa dikkate alındığında en az kaç tane paralel evren olduğu hesaplanabilir. Her paralel evrende aynı canlı ve cansızın farklı bir zamanı yaşadığı kabul edilebilir. Bu durumda bir canlının günümüz bilgisi ve koşulları doğrultusunda en fazla 150 yıl yaşadığı kabul edilir ve farklı zaman dilimleri arasındaki farkta 1 saniye olarak kabul edilirse şöyle bir sonuç elde edilebilir. (150 x 365 x 24 x 60 x 60) Bu işlemin sonucu 150 yılın kaç saniye olduğunu gösterir bu durumda en az 4.730.400.000 adet paralel evren olduğu hesaplanabilir.

Ayrıca yapılacak bir hesaplama ile de paralel evrenlerin toplam olarak ne zaman canlılardan arınacağı yada canlıların öleceği de bulunabilir ve bu durum da kıyametin ne zaman olacağı hakkında bir fikir oluşabilir. Bunun için şu bilgi gerekir bütün canlıların sayısının artmaması durması ve geriye doğru olması yani azalma sürecine girmesi. Örneğin (m) yıl sonra canlı artım oranı % 0 sıfır olursa ve o andaki canlı sayısı (insan, hayvan, bitki vb.) (n) olarak kabul edilirse ve bu canlılar içinde de bir canlı en fazla (k) yıl yaşarsa bu durumda düşünsel bazda kıyamet (2018 + m + n + 2k) yılında olabilir diyebiliriz. (Milattan sonra bazında.) Bu hesaplamaya (m) yıl sonraki bilim ve teknolojik düzeyde ışınlama ve zamanda yolculuk uygulamalarının olabileceği olasılığı ve (n) yıl zamanda geri ve ileri gidilebileceği de dahil edilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 106
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺60,00

Bütün canlılar yaratılışları ve doğaları gereği en azından temel ihtiyaçlarını karşılamak için çabalar, uğraşır ve mücadele ederler. Bu işlev bir gezegende bir gök cisminde vb. yaşamsal alanlarda olur. Bu yapı olduğu gibi canlıları ve cansızları barındıran bütün paralel evrenler için de geçerlidir.

Paralel evrenlerde içlerindeki canlılar gibi sınır çizgileri boyunca gittikçe genişleme ve büyüme ve de daralma ve küçülme yapısı gösterirler. Burada bir bilgisayar simülasyonu gibi yapı vardır ayrıca gök cisimleri ile paralel evrenler bu anlamda birbirlerini tamamlarlar. Bir anlamda paralel evrenler ayna, içindekiler de barındırdıklarıdır. Bütün paralel evrenler Ana Evren bazlı değerlendirilecek olursa, aralarında birbirlerini tamamlama anlamında göreceli olarak bir denge vardır.

Kontrol görevini Ana Evren yapar ancak paralel evrenler ve kendisi dışındaki kavram dışı bölge anlamında değerlendirme yapabilmek için daha fazla bilgiye gereksinim vardır. Bunun için de çok hızlı uzay araçları, zamanda yolculuk, ışınlama, daha hassas teleskoplar vb. bilimsel oluşumların var olması gerekir.

Bütün canlıların yaşamı ve cansız nesnelerin varlığı bir cümle ile özetlenebilir o da “Bilimsel çalışmaların var olması ve kıyamete kadar en azından bu yaşam zamanında varlığını sürdürmesi gerekliliği”dir. Öyle ki Ana Evren’e ulaştığımız anda çok geniş anlamda bir “bilimsel devrim” gerçekleştirilmiş olur.

Sadece bunu gerçekleştiren ülke ya da ülkeler bazında değil bütün paralel evrenler bazında olur. Nasıl ki çocukların en azından büyüyünceye kadar kendilerini koruyuculara (anne ve baba gibi) ihtiyaçları varsa paralel evrenlerin de koruyucu ve kontrolcüsü Ana Evren’dir.

Bu kavram henüz bilimsel anlamda ele alınıp incelenmiş bir konu değildir ancak paralel evrenler konulu çalışmalar vardır. Sadece teorik bazda olan bu yaklaşımlar bir gün gelecek bilimsellik ışığı altında incelenecektir. Bütün evrenler dışı bölge ise şu an bildiğimiz bütün kavramların ve yaklaşımların dışındadır ve sadece Allah’ın yaratmış olduğu canlıların kapasiteleri ile anlaşılması yeterli değildir.

Bu mantıksal yaklaşımla kavram dışı bölgede “var” ve “yok” kavramları dışında başka oluşumların olması gerekliliği tahmin edilebilir. Bu durum da–çok çok erken de olsa– bilimsel gelişme ile bir başlangıç noktasına dahil edilebilir. En azından varlığı bilinen ancak her türlü yoruma açık bir oluşum olacağı tahmin edilebilir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 109
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺56,25

Her şeyde olduğu gibi kavramların oluşumu ve varlığını sürdürebilmesi de Allah’ın takdirindedir. Somut açıdan bakıldığında kavramların canlıların benliğinde devamı için en az bir evrenin varlığını sürekli olarak devam ettirmesi gerekir.

Bütün paralel evrenler yok olsa bile, bunların tümünden ayrı bir evren olan ana ya da temel evren, yapısını, bozulmazlığını, varlığını sürdürecektir. Bundan dolayı da kavramlar ana evrende yaşayan canlılar tarafından geçerliliğini devam ettirecektir. Ayrıca sayısal değer olarak çok üstte olan paralel evrenlere ulaşım ana evren bazında olur. Çünkü zamanda yolculuk ile geri ya da ileri doğru gidiş eğer aynı evren içinde kalınmadan yapılacaksa burada bir geçiş ortamı ya da bölgesi gerekir, bu da ana evrendir.

Normalde evren dışı zamanda yolculuk amacı ile ilk önce ana evrene, ardından da ana evrenin etki ve tepkisi ile hıza ve süreye bağlı olarak ilgili paralel evrene gidilir. Bu durumda gelecek yüzyıllar içerisinde ana evreni ele geçirme ya da egemen olma, paralel evrenler arasındaki zeki canlılar arasında savaşma gibi negatif özellikler içeren oluşumlara neden olacaktır. Bu durum paralel evrenler var oldukça devam edecek ve bunlardan en ileri bilim ve teknolojiye sahip olanlar tarafından gerçekleştirilecektir. Bu oluşum ana evreni ele geçirenler tarafından her ne kadar bir ödül ya da başarı olsa da doğal değildir. Çünkü ana evren ortak bir bölgedir, yapısı ve oluşumu gereği bütün paralel evrenlere hizmet eder. Ana evren, oluşumundan bu yana içinde canlı barındırmaz ancak geriye sadece ana evren kaldığında burası kalan son canlıların ortak yaşam alanı olacaktır. Hem Allah tarafında yaratılış özellikleri hem de yapısı gereği şu anda tahminlerin ve bilim kurgunun ötesinde bir oluşumdur. Burada farklı kavramlar, örneğin doğum ve ölüm gibi değerlerin dışında kavramlar da vardır. Ana evren sürekli siyah ve soğuk sonsuz ortamın bir hacmini kaplar ve öylece de kalır.

Ana evren söz edilen bu ortamdaki etkileşimden oluşmuş olup, diğer paralel evrenlerin tamamı da ana evrenin bir şekilde davranışı aracılığı ile oluşmuşlardır. Doğal olarak hepsinin varlığı ve kaynağı da Allah’tır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 155
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺88,00

“Büyük Patlama”nın referans alınması ile oluşan paralel evrenler canlıların yaşamlarını, bilimsel ve Allah’ın istediği şekilde sürdürmeleri için sonsuz sayıdaki kutsal doğa ortamlarıdır. Bu olumlu değerler göz önüne alındığında bilim ve teknoloji alanındaki üstünlük, savaşma, öldürme, zarar verme, üstünlük kurma vb. doğanın negatif özellikleri için kullanılmamalıdır. Çünkü öncelikle insanlar ardından da diğer canlılar ortak yaşam ortamlarında yaşadıklarının bilincinde olarak her zaman eğitim ve öğretimin nasıl daha iyi olacağını, nasıl faydalı olacağını ve doğaya nasıl hizmet edeceklerini düşünmelidirler. Çünkü bu durum yaratılışın esas amacı ve hedefidir. Örneğin; Radyoaktif elementlerle nükleer bomba yapılabileceği gibi, elektrik enerjisi üretmek için nükleer santral yapılabilir nükleer tıp uygulamaları geliştirilebilir çok güçlü lazer ışını elde edilebilir vb. Bu durum doğal bir ihtiyaçtır ancak öylesine bir eğitim şekli keşif / icat edilmelidir ki, her insan Dünya’daki diğer insanların ve diğer canlıların yaşamlarını “Nasıl daha doğal yapmalıyız?” sorusunun yanıtında aramalıdır. Tarihte ve günümüzde yaşadığımız oluşumlar dikkate alındığında fındık kabuğunun içini bile göreceli olarak doldurmayan olgular savaşlara neden olmakta ve başta insanlar olmak üzere bütün doğa zarar görmekte ya da olumsuz anlamda etkilenmektedir. Bütün paralel evrenleri kapsayan doğa her ne kadar iki zıt kutuplu ise de bu durum her iki yapının nötrde buluşması için kullanılmalı ve her anlaşmazlığın bunu yaratan insanlar bazında ortak değerleri ekseninde düşünülmelidir. Doğum ve ölüm her ne kadar iki zıt yapının ve bunların birbirlerini tamamlaması olarak düşünülse de ortak noktaları “yaşam” ekseninde birleşmektedir. Bundan dolayı bütün anlaşmazlıklar savaş ile değil eğitim ve bunun doğal sonuçları olan ortaklık, aklı pozitif kullanma, doğaya saygı vb. yapılar ile uygulamaya geçilmelidir. Eğer gelecek günlerin birinde Allah’ın yarattığı bütün paralel evrenler birleştirilebilirse bu durum her şey için (canlı ve cansız) en ideal çözüm olacak ve insanlar diğer canlılar ile de iletişime geçeceği için bu bütün oluşumların en büyük devrimi olacak ve ideal noktaya ölümden sonrası hariç ulaşım ya da erişim olacaktır. Bu doğallığın diğer bir pozitif yapısı da bilim kurgudur. Adımlar bazında bakıldığında ikinci adımı atmak için birinci adım nasıl ki atılmak zorunda ise burada bilim ikinci adım, bilim kurgu ise birinci adımdır. Başka bir deyiş ile somut gerçekliğe ulaşmak için her durumda olduğu gibi pozitif düşünce gereklidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 244
En / Boy : 13 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺136,00

Şu an sahip olduğumuz bilgiler doğrultusunda “Büyük Patlama”nın referans alınması ile içinde yaşadığımız evrenin oluşumu dahilinde ışığın hızı ve evrenimiz içinde aldığı yol dikkate alınarak en az kaç tane paralel evren olduğu hesaplanabilir. Ancak en fazla kaç tane olduğu ise şu an sahip olduğumuz (evrenimizin boyutları) bilgiler doğrultusunda olası değildir. Bununla beraber şöyle bir yaklaşımda bulunulabilinir.

Evrenimizin birbirlerine en uzak iki noktası arasındaki mesafede, ışığın burada bir noktadan diğer noktaya gitmesi için (bir ışık taneciği) en küçük mesafe birimi dikkate alındığında ya da bu mesafenin ışık taneciğinin çapına bölünmesi ile en az kaç tane paralel evren olduğu hesaplanabilir. Her bir ışık taneciği bir paralel evrene karşılık gelir (Büyük Patlama). Bu paralel evren de şu anda içinde bulunduğumuz evren gibi düşünülürse teorik bazda sonsuza uzanan bir yapıda (sayı bakımından) evrenler olduğu tahmin edilebilir.

Ayrıca evrenimizin gittikçe büyümesi de dikkate alındığında en az kaç tane paralel evren olduğunu hesaplamamızda sınırlar dahilinden çıkıp, en fazla kaç tane olduğu yapısı ile aynı anlama gelecektir. Allah’ın yaratmış olduğu insan nesli devam ettikçe her şey sonsuza doğru uzasa bile, bu durum insanlar tarafından incelenip, yorumlanıp değerlendirilecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 253
En / Boy : 13 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2015
₺140,00
İnsanların hayalleri var olduğu sürece icat ve keşiflerin sonu gelmeyecektir. Zamanda yolculuk da bunlardan biridir. Bu konu her türlü romana konu olabilecek ve istenilen değişikliklerle istenilen şekilde uygulanabilecektir. Şu an pratik uygulaması olmayan ancak teorik olarak var olan bu olgu bütün görsel ve işitsel yapılara uygulanabilmektedir. Çünkü her insanın düşünceleri nasıl farklı ise bu konunun da farklı farklı uygulamaları olabilmektedir. Bu uygulama teoriden teori ya da teoriden pratik şekilde tasarlanmaktadır. Önsezi ve bazı pratik uygulamaların referans alınması ile hepsini kapsayan bir fizik formülü oluşmuştur. Her formül en az bir doğal olayı açıklar, bundan dolayı formüllere bakarak, anlayarak ve yorumlayarak her konuda birçok değişik eser oluşturulabilir. Bu anlamdaki matematiksel ifadeler sonsuz yapıdaki mühendislik uygulamalar aracılığı ile geleceğimizi daha doğal bir hale getirecektir. Ayrıca zamanın kontrol edilmesi ile bilmediğimiz farklı boyutların da icat edilmesi ve keşfi mümkün olacaktır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 249
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2012
₺60,00
1
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı