Sadece Türk toplumunun değil, bütün toplumların korkularım ve bekleyişini anlatan Melih Cevdet Anday, Gizli Emir'de "umudu" kaleme alır. Bekleyişin umutla başlayıp umutsuzluğa gidişinin oldukça ince bir ironiyle anlatıldığı roman, Salâh Birsel'in dediği gibi " Gizli Emir Türkçenin en güçlü romanlarından biri"dir.
Zamanın ötesinden, zamansız ve mekansız olaylar, korkular, umutlar, bekleyişler...
Her şeyin insan için olduğunu tüm çıplaklığıyla ortaya koyan Gizli Emir, kurtuluşu kendi içinde aramak yerine başkalarında arayanlara da çok şey anlatıyor.
Kaptır söylüyorum sana oğlum, saymıyor musun beni? Bak, senin hükmün önündeki sanduğa geçer, belediyeye karışamam. Karıcık günler bugünler, emir gelecekmiş diyorlar. Emir gelirse ne yapacağız o zaman? Emir gelirse ne sanduğun kalır, ne bir şeyin. Anladın mı oğlum?

 

  • Yazar: Melih Cevdet Anday
  • Yayınevi: Everest Yayınları - Roman Dizisi
  • Hamur Tipi: 3. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 269
  • Ebat: 13,5 x 20
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786051858395

₺93,90

Modern zaman insanını tutsak eden "kuşku"nun merkeze alındığı İsa’nın Güncesinde Melih Cevdet Anday bireyin yalnız kalışını anlatıyor.
Bir tür sanrıya dönüşen kuşku, endişe, gözetlenme korkusunun yarattığı bu yalnızlık; giderilebilir, dindirilebilir bir şey de değildir.
Melih Cevdet Anday'ın nefis Türkçesiyle...
Kurşunda bir oyun oynanıyordu, ben bunun dışındaydım, ama bir yandan da tümümüzün ağır bir uyumsuzluk ipinde bulunduğumuz duygusunu canlı olarak yaşıyordum. Bu duygu bir aldanma değildi kuşkusuz; hatta seslerin kesilmesi de bunun sonucuydu bence. Pamuk ipliği ile bağlı gibiydik birbirimize. İlişkilerimizin düzenini sağlayan kalıplarımıza bir giriyor, bir çıkıyorduk. Hem tek başımızaydık, hem bir aradaydık. Zaman denilen şeyin beş paralık değeri kalmıyordu. Yıldızlar gibi, birbirimizden habersiz dönüyorduk. Ses duvarını aşıp saltık bir sessizliğe gömülmüştük. Artık hiçbir şeyin anlamı yoktu.

 

  • Yazar: Melih Cevdet Anday
  • Yayınevi: Everest Yayınları
  • Hamur Tipi: 3. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 234
  • Ebat: 13,5 x 20
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786051858388

₺89,90

Melih Cevdet Anday’ın Şiir Yaşantısı: Şiir Yazıları (2015), Kalabalığın Şiiri: Garip ve Orhan Veli Üzerine Yazılar (2016) isimli deneme toplamlarının ardından, edebiyat yazılarını Suçumuz Edebiyat adıyla yayımlıyoruz. 

Bu derlemede, hem bir kısmı dergilerde kalan,  hem de farklı deneme kitaplarına dağılmış 
edebiyat hakkındaki yazıları bir araya getirildi.  Böylece Anday’ın edebiyat hakkındaki yazıları 
ilk kez tek bir kitapta toplandı.

Bu yazılar 1939-1996 yılları arasındaki hayli uzun bir dönemi kapsıyor. Anday, tüm denemelerinde olduğu gibi meseleleri farklı biçimde ele alma alışkanlığıyla bir dönemin tartışmalarını, olaylarını, kitaplarını, yazarlarını kendine özgü bakış açısıyla değerlendiriyor. Edebiyatı bir yandan estetik boyutuyla ele alırken diğer yandan da estetiğin toplumsal konumunu sorguluyor.  

Çoğunluğu gazetede yayımlanan Anday’ın bu denemeleri kısa köşe yazısının sınırlarını hayli aşan bir niteliğe sahip. Yazılarda, edebiyat kuramı ve edebiyat tarihinden güncel tartışmalara kadar çok geniş bir alanda çetrefil sorulara cevap aranıyor: Bizim klasiklerimiz var mı? Bir düzyazı (ya da eleştiri dili) geleneği kurabildik mi? Eleştirinin amacı “doğru”yu bulmak mıdır? Sanatçı kendi yapıtını açıklayabilir mi? Edebiyatın toplumsal “değeri” var mıdır?

Melih Cevdet Anday, Suçumuz Edebiyat’ta okurunu “edebiyat suçu”na ortak olmaya davet ediyor.  


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 630
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺83,60

Orhan Veli’nin erken ölümü ve Oktay Rifat’ın Garip dönemi hakkında çok az yazması nedeniyle, Garip’in hikayesi çoğu zaman Melih Cevdet Anday’ın yazdıklarından yola çıkarak anlatılmış ama bu yazılar bugüne kadar bir kitapta toplanmamıştı. Bu eksiği gidermek amacıyla, Kalabalığın Şiiri’nde Anday’ın 1937 ile 1948 arasında şiire dair yazdıkları, ardından Orhan Veli hakkındaki yazıları ve bu dönemle ilgili anıları bir araya getirildi.

Kalabalığın Şiiri’ndeki yazılar Anday’ın hem Garip dönemini hem de Orhan Veli’nin şiirini nasıl yorumladığını açığa çıkardığı gibi, bu şiir hareketinin doğuş anında ve sonrasında yaşananların “içeriden” hikayesine ulaşmamıza da imkan sağlıyor. Anday’ın anlattıkları sayesinde, Garip tarzındaki ilk şiirlerin yayımlandığı 1937’de üç şairin nasıl hareket ettiğini, 1941 yılında Garip isimli kitabın yayımlanma sürecinde nelerin yaşandığını, Orhan Veli’nin “İstanbul Türküsü” şiirini, Destan Gibi kitabını yazmasının arkasındaki nedenleri, Anday’ın “Tohum” şiirini yayımladığında arkadaşlarının verdiği tepkiyi, Yaprak dergisinin yayımlanma sürecindeki dayanışmayı öğreniyoruz... 

Şiir Yaşantısı ile Anday’ın şiir yazılarından bir seçki yapmıştık. Bu kitapla, şairin Orhan Veli ve Garip üzerine yazdıklarını bir araya getiriyor ve edebiyat tarihimizin eksik bir parçasını daha tamamlıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺39,60

"Tiyatro sevgisinin, özellikle gençler arasında, gün geçtikçe arttığını görüyoruz. Buna nice sevinsek yeridir. Ancak tiyatro gibi yüce bir sanata girerken yalnızca sevgi gücü ile yetinmek doğru olmadığına göre, bize şimdi tiyatro tarihi ve tekniği üzerine bilgi veren kitaplar çok gerekli, Bu basit kitapla ben de bu çabaya katılabilirsem ne iyi! (...) Eflatun ile Ariston'nun tiyatro konusunda çalıştıklarını gösteren iki parça ile başladım kitaba, oradan Shakespear'e geçerek dram üsütüne bilgi veren üç yazı topladım, üçüncü bölümü de komedyaya ayırdım. Bu bölümün sonuna koyduğum bence çok ilginç olan yazıda, komedya ile tragedyanın kesiştikleri kuramı işlemektedir. Böylece üç bölüm arasında ayrı gayrı kalmamakla bir çeşit uyumlu sonuca varılmış oldu. Tiyatroyu öğrenmek isteyeneler, bu yazılarda, meraklarını büsbütün arıtan bir takım ipuçları bulabilirler sanıyorum. Temel sorunlar her zaman gereklidir." -Melih Cevdet Anday- (Arka Kapak)


Sayfa Sayısı : 96
Basım Tarihi : Mayıs 1984
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 3. Hamur
Dili : Türkçe
₺6,00 KDV Dahil

"Bizim ozanlarımızın kendilerini Batılı saymaları için Batılı ozanların sorunları ile karşı karşıya gelmeleri zorunludur. Oysa biz ne yapıyoruz? Batıda kavgası bitmiş, tatlıya bağlanmış, artık öğretim alanına geçmiş anlayışları öykünmeye çabalıyoruz. Edgar Allan Poe'yu, ya da Rimbaud'yu örnek tutmaya kalkıyoruz. Daha yenileri öykünürken durumumuz başka mı? Değil. Bugün bizim Homeros'u örnek tutmamızla, en yeni bir Batılı ozanı örnek tutmamız arasındayazınımızın kişiliğini bulması bakımından, ne gibi bir ayrım düşünülebilir? Divan ozanlarımız, Fars ozanlarını sevmişler, onlar gibi yazmışlar da ne olmuş? Bunca yüzyıl geçtikten sonra verilen yargıya bakın: Divan şiiri, Fars şiirinin taklididir deniyor. Divan şiirimizi kötülemek istemiyorum. O şiirin güçlü ozanlar yetiştirdiğini biliyorum. Ne var ki bugün, İslam uygarlığı içinde yaratılan şiiri tanımak isteyen, Fars şiiri ile yetinebilir. Yarın çağdaş şiirimiz için de böyle olmayacak mı? Yirminci yüzyıl Batı şiirini inceleyenler, neden bizim şiirimizi de okumak gereğini duysunlar?"


Sayfa Sayısı : 269
Basım Tarihi : Ocak 0
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 3. Hamur
Dili : Türkçe
₺11,20 KDV Dahil

"Şiirin bunca büyük bir işlevi de, zamanın geçmesinden duyduğumuz korkuyu yatıştırmasıdır; daha kısası, bu akışı durdurmasıdır. Böylece şiiri yazanla okuyan, bir tanıklıkta birleşirler, gösteren ile gösterilenin birliğinde ve ölüme karşı gelmekte... Düşünüyorum da, ölenlerin zamanı gerçekten durmuştur, onların hiçbir değişikliğe gereksemesi yoktur. Bizse akan zaman içinde onlarla karşılaşıyoruz ikide bir. Tuhaf bir şey bu; onlar biraz bizimle akıyor, biz biraz onlarla duralıyoruz. Ölüm bir söylencedir. Bu söylenceden birkaç söz bulalım."


Sayfa Sayısı : 267
Basım Tarihi : Temmuz 0
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 3. Hamur
Dili : Türkçe
₺11,20 KDV Dahil

Türkçe edebiyatın “bilge”si Melih Cevdet Anday, ilk şiirlerinin yayımlandığı 1936’dan 2002’deki ölümüne kadar aralıksız yazdı ve ardında binlerce sayfalık devasa bir külliyat bıraktı. Her ne kadar her şeyden önce bir şair olarak anılsa da, yalnızca şiirleri değil denemeleri, romanları, tiyatro oyunlarıyla da Türkçe edebiyatta seçkin ve önemli bir yer edindi.

“Bir dünya daha olmalı” diyen şairi yankılayarak Dünyada Geçirdim Çocukluğumu adını verdiğimiz bu seçkide, Anday’ın iyi bilinen şiirleri, romanları, denemeleri ve tiyatro oyunlarının yanı sıra anılarına, öykülerine, günlüklerine, ilk kez kitaplaşan gezi yazılarına ve mektuplarına yer verdik. Bunlarla beraber, Anday’ın bir gün kitaplaşmasını istediği ve ondaki humour’un inceliğini gösteren Gani Girgin yazılarından yapılan bir derlemeyi de seçkiye ekledik. İlk şiirlerinin yer aldığı Garip’ten (1941) son şiiri “Şarap”a kadar Anday şiirinin tüm duraklarını görmeye imkân veren bir şiir seçkisi, şairin Türkçe şiirdeki önemli ve kalıcı etkisini göstermeye yetiyor.

Anday’ın bilgeliğini açığa çıkaran denemeler seçkisi, sanattan edebiyata kültürün kalıcı sorunları üzerine mevcut kabulleri aşarak düşünebilmenin örneklerini sunuyor. Orhan Koçak’ın “Melih Cevdet Anday’ın yapıtını belirleyen farklı gereçler ve içerik arasındaki bağlantılar, dolayımlar en açık olarak bu romanda saptanıyor,” diyerek Anday’ın yapıtları bağlamında önemine işaret ettiği Raziye romanı, bu seçkinin de gövdesini oluşturuyor.

Anday’ın deyişiyle “yaşamın tutarsızlığına başkaldırma eğilimleri”ni gösteren İçerdekiler oyunu, tıpkı Raziye gibi, Anday’ın tüm yapıtlarındaki

o sorgulayıcı tavrı bir kez daha görmeye imkân sağlıyor.

“Dünyada geçirdim çocukluğumu” diyen Anday’ın, yazdıklarıyla devam eden yaşamına bu seçkiyle yeni bir sayfa daha ekleniyor…

Çocukluğu gibi, erginliği de uzun sürecek Anday’ın…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 912
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺132,00

Melih Cevdet Anday’ın yaklaşık 60 yıl boyunca gerçekleştirdiği söyleşileri bir araya getiren Dakika Atlamadan, usta şairin yazı hayatının bir özeti olarak değerlendirilebilir. Anday’ın söyleşilerde ve soruşturmalarda verdiği cevaplara topluca bakıldığında, onun hiç değişmeyen meselelerini de, zaman içinde değişim geçiren fikirlerini de görmek mümkün.

Şair üzerine yapılacak çalışmalarda öncelikli kaynaklardan biri olarak da okunabilecek olan söyleşi ve soruşturmalar, 1930’ların sonundan 1990’ların sonuna, Türk edebiyatının 60 yıl içindeki temel meselelerini görmeye imkan sağlıyor, bu dönem boyunca edebiyatın hangi sorular etrafında şekillendiğini görmeye olanak veriyor. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 430
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2015
₺57,20

Melih Cevdet Anday şiirsel adaletin izini sürdüğü oyunlarında insan için daha iyi bir dünya yaratmanın imkânlarını sorgulamıştır. Okuru ve izleyeni alışık olduğu konforlu ve rahat dünyanın dışına çıkaran bir gerçeklik arayışıyla günlük yaşamın adil olmadığını göstermiş; birey olmanın buna karşı durmakla mümkün olacağını vurgulamıştır.

Uzun yıllar boyunca izleyiciler tarafından büyük bir ilgiyle karşılanan tiyatro oyunları Melih Cevdet Anday’ın şiirleri, romanları ve denemeleriyle birlikte okunduğunda onun ne denli büyük bir edebiyatçı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2014
₺24,64

Melih Cevdet Anday şiirsel adaletin izini sürdüğü oyunlarında insan için daha iyi bir dünya yaratmanın imkânlarını sorgulamıştır. Okuru ve izleyeni alışık olduğu konforlu ve rahat dünyanın dışına çıkaran bir gerçeklik arayışıyla günlük yaşamın adil olmadığını göstermiş; birey olmanın buna karşı durmakla mümkün olacağını vurgulamıştır.

Uzun yıllar boyunca izleyiciler tarafından büyük bir ilgiyle karşılanan tiyatro oyunları Melih Cevdet Anday’ın şiirleri, romanları ve denemeleriyle birlikte okunduğunda onun ne denli büyük bir edebiyatçı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 340
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2014
₺57,20

Gökyüzü Haritası Melih Cevdet Anday'ın 1975-1979 yılları arasında yayımlanan dergi ve gazetelerdeki deneme ve yazılarından oluşturulmuş bir seçkidir.

Bu seçkide ağırlıklı olarak Cumhuriyet gazetesindeki yazıları yer almakla birlikte Çalışan Adam, Varlık ve Türk Tiyatrosu dergilerindeki yazılara da yer verilmiştir.

Gökyüzü Haritasında, da Toplu Yazılar başlığı altında yayımlanan diğer kitaplarda olduğu gibi -yazıların günlük olaylara doğrudan bağlı olmamasına özellilde dikkat edilerek Melih Cevdet Anday'ın edebiyat, sanat, kültür, felsefe ve siyaset birikimini aktaran, hala güncel ve taze yazıları bir araya getirilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 479
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2012
₺57,20

Melih Cevdet Anday Ekim 1976’da günlüğüne şunları yazmıştı: "Raziye’yi baştan yazmak istiyorum. Dayının, yeğenin kişiliklerinde birçok memleket suretini ele alabilirmişim meğer onları karşılaştırarak. Ama bunu yapacağım. İkinci baskı için kafamda birçok sayfalar var. Şimdi onların birçoğunu şu anda kaleme alabilirim. Ama bunu, kitabın ikinci baskısı hazırlanırken yapacağım. (...) Nerden, nasıl bulacak yeni yazılmış sayfaları? Bulsa da gereğini kavramaz belki. Ama bu ikinci baskılar yazarda, bütün yazarlarda değişiklik, ekleme yapmak hevesi uyandırır sanıyorum. Uyandırmak. Yazılarımızı taşların üzerine kazısak, onlara son biçimlerini vermek için belki daha titiz davranırdık." Raziye’nin bu baskısı "Nerden, nasıl bulacak yeni yazılmış sayfalan?" sorusuna yanıt verecek şekilde hazırlandı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 278
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺69,52

Açık Pencere, Melih Cevdet Anday’ın 1961’de yayımlanan ilk deneme kitabı Doğu-Batı’dan önce dergi ve gazetelerden kalan deneme ve yazılarından oluşturulmuş bir seçkidir. Bu seçkinin birinci bölümünde 1942-1960 yıllan arasında, Dost, Varlık, Yaprak, Yeditepe, Yeni Ufuklar, Yurt ve Dünya, dergileriyle Akşam, Dünya, Ulus, Vatan, Yeni İstanbul ve Tercüman gazetelerinde yazdığı sanat, edebiyat, kültür, Öztürkçecilik konulu denemeleri; ikinci bölümünde de anıları ve röportajları yer almaktadır. Açık Pencere’deki yazılar Melih Cevdet Anday’ın her zaman "yeni" olduğunun göstergesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 313
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2008
₺39,60

Balerina’nın Ölümü’nde Melih Cevdet Anday’ın dergilerde kendi adıyla yazdığı iki öyküsü ve Murat Tek adıyla Akşam gazetesinde 1957-1958’de yazdığı yirmi altı öyküsü bir araya getirilmiştir.

Balerina’nın Ölümü’ndeki öykülerin –takma adla yazılmış olsalar bile- şiirle öykünün yakınlığını iyi bilen bir kalemin elinden çıktığı hemen anlaşılacaktır. Çarpıcı kurguları ve etkileyici anlatımlarıyla okuru hemen kavrayacak bu öyküler, Melih Cevdet Anday külliyatının eksik kısmını tamamlayacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 138
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2010
₺28,16

Türk edebiyatının en önemli şairlerinden olan Melih Cevdet Anday, düzyazı alanında da -şüphesiz- büyük bir ustadır. Akan Zaman Duran Zaman, uzun yıllar boyunca dergi ve gazetelerde köşe yazılan ve denemeler yazan Anday’ın anı türünde de ne denli başarılı olduğunu ortaya koymaktadır. Akan Zaman Duran Zaman, 25 Ocak 1982 - 12 Aralık 1983 arasında Cumhuriyet gazetesinde yazdığı köşe yazılarının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş ve ilk kez 1984 yılında kitaplaştırılmıştır. Melih Cevdet Anday’ın tüm kitaplarına doğru giden yolda, Akan Zaman Duran Zaman bir ustanın dünyasını anlamak için rehber görevi görüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2009
₺39,60

Bakır Çağı, Melih Cevdet Anday’ın 1961-1975 yıllarında dergi ve gazetelerde kalan deneme ve yazılarından oluşturulmuş bir seçkidir. Bu seçkide ağırlıklı olarak Cumhuriyet gazetesindeki yazıları yer almakla birlikte Ataç, Çalışan Adam, Devlet Tiyatrosu, Dost, Varlık, Yeditepe, Teni Ufuklar, Yurt ve Dünya dergilerindeki yazılara da yer verilmiştir. Bakır Çağı, Anday’ın Türkiye’de kritik değişimlerin yaşandığı, köy enstitülerinin kapatıldığı, Cumhuriyet ideolojisinin temel ilkelerinin sorgulanmaya başlandığı, Türkiye’nin Batılılaşmasında yeni olanakların arandığı, Öztürkçeciilik çabalarının olumlu olumsuz sonuçlarını vermeye başladığı bir dönemde yazdığı yazılardan oluşmaktadır. Anday bu yazılarda Batılılaşma, Atatürkçülük, laiklik, ulusallık, çağdaşlık gibi kavramlar üzerinde düşünürken bilimin, araştırmanın, tiyatronun ve edebiyatın insanlık için önemini vurgulamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 378
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2009
₺48,40

Şiire ustasız başlamış bir ozanım ben. İlk şiirim ölçülü uyaklı idi, 1936’da basıldı. Ama bir yıl sonra, iki om arkadaşımla Türk şiirini temelinden değiştirmeye giriştik, geleneksel ölçü ve uyak biçimlerini, alışılmış benzetme ve eğretilemeleri attık. Bir süre ironi yolu ile toplum taşlamaları yazdım, sıradan adamın konuşma dilini kullandım. Bu dönemden çıkacağımı gösteren iki şiirim, ‘Tohum’ ile ‘Anı'dır. l962'deyayımladığım Kolları Bağlı Odysseus eleştirmenlerimizce ‘kapalı, anlamını kolay iletmeyen' bir şiir olarak yorumlandı. Demek o zaman okurun kolay şiire alıştırılmış olduğunu kimse hesaba katmadı. Kolları Bağlı Odysseus bugün artık hiç yadırganmıyor. Bir ozan için kapalılığı istemek diye bir şey söz konusu edilemez. Bunun gibi, bir şiiri daha anlaşılır biçimde yazması da istenemez ondan. Şiir neyse odur, anlaşılma da, anlaşılsa da.

Bundan sonra araştırma yolunu hep açık tuttum önümde [...]

Bence şiir ne yerdedir, ne göktedir, biz onu bulmayız, her sefer yeniden yaratırız. Şiir araştırmasından söz edişimin nedeni bu. Yaşlandıkça şiir deneyimime inceleyici bir gözle bakmaya başladım. Evet, iki üç kez değişmiştim, modern şiirin kaçınılmaz doğası bunu gerektiriyordu. [...] Şiir deneyimim içinde beni en çok şaşırtan şu oldu: Yıllar sonra, hiç farkında olmadan, ilk şiirlerime yaklaşıyordum. İnatla özerinde durduğum, tekrar tekrar dönüp geldiğim konuların başında hep ‘doğa-insan ilişkisi' yer almış.

Son şiirlerimde de bu temayı işlediğimin farkına vardım. Üzerine bastığım dünyanın gizini çözemedim. Belki de böyle bir giz yok. Yoksa ozan var eder onu." Melih Cevdet Anday’ın hem kitaplarında yer alan hem de dergilerde kalan bütün şiirlerini bir araya getiren bu derlemede şiirlerin altına dergilerdeki yayımlanma tarihleri ve şairin şiir adlarında yaptığı değişiklikler eklendi.

Anday'ın tüm şiirleri, denizkızlarının baştan çıkarıcı ezgilerini kolları bağlıyken dinleyen Odysseus’un kulağına çalınanları bugüne taşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 552
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2019
₺104,72

Gizli Günlüğünden Çok Özel Satırlar!.. Edebiyatımızın en büyük ustalarından Melih Cevdet Anday da artık hak ettiği yerde, Everest Yayınları'nda!

Bundan sonra tüm kitapları Everest Yayınları tarafından yayımlanacak olan Melih Cevdet Anday'ın ilk kez okurla buluşacak olan günlükleri Bir Defterden adıyla bugün Everest Yayınları tarafından piyasaya veriliyor. Bir Defterden yazarın günlük hayatı, geçirdiği ağır depresyon, şiir ve tiyatro hakkındaki duygu ve görüşleri açısından çok samimi izler taşıyor.

Melih Cevdet Anday gibi usta bir yazarın, yazıyla, tiyatroyla genel anlamıyla sanatla ve yaşamla hesaplaşmasını en açık biçimiyle okura sunan bu sayfalar bir yazarın gizli dünyasına açılan bir pencere.

Bir Defterden adlı kitaptan hemen sonra, Everest Yayınları Melih Cevdet Anday'ın toplu şiirlerini de okurlara ulaştıracak. Tüm şiirlerinin özenle hazırlanmış bu yeni baskısı şiir okurlarının kitaplıklarının önemli bir eksiğini giderecek.

Böylece okurlarımız bir ustanın şiirleriyle o şiirleri yaratan iç dünyayı birlikte keşfe çıkabilecekler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 79
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2008
₺26,40
İki usta yazarın birlikte kaleme aldığı Yağmurlu Sokak, aşkı edebiyatın gölgesinde yaşamayı deneyen bir delikanlının romanı. Kahramanımız, edebiyatın, sanatın ölümsüz ve el değmemiş aşklarını gerçek yaşamda bulmaya kalkışınca hayatın içinde beceriksizleşecek, gitgide gerçeküstü bir ilişkiye sürüklenecektir. Ancak hayat onun edebiyatsever duygusallığının çok dışında bir zeminde akmaktadır. Ne gerçek yaşam roman sahnelerine, ne de insanlar roman kahramanlarına benzemektedir.Yağmurlu Sokak hayatın içinde aşkın yolunu şaşıran bir delikanlının romanı..."Bana inanmadı, beni adam yerine koymadı, beş paralık değer vermedi bana. Çünkü ben zayıf bir adamım, kişiliğim yok benim, hiçbir şeyim yok... Benim gibi birinin bu yüzyılda yeryüzünde bulunabileceğine kimse inanmaz. Ben çağdışı bir insanım. Ya eskiden kalmayım, ya geleceğin işaretiyim. Fakat herhalde bugünün insanlarına benzemiyorum. Bundan utanıyorum, ama için için değil ha. İçin için insanın benim gibi olması gerektiğini düşünüyorum. Bana gülenler şüphesiz benden daha aptaldır. Onlar kendilerine yalan söyleyince yutamıyorlar, hileci adamı gözünden okuyorlar. Çünkü kendileri de yalancı, kendileri de hileci. Bunun övünülecek nesi var? Yenildiğini anlayan ruh, kendini haklı bulmaya çalışır, bulur da...."
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 178
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2012
₺28,16
Tükendi



Sayfa Sayısı : 278
Basım Tarihi : Ekim 1992
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 3. Hamur
Dili : Türkçe
₺14,00 KDV Dahil
Tükendi

Sadece Türk toplumunun değil, bütün toplumların korkularım ve bekleyişini anlatan Melih Cevdet Anday, Gizli Emir’de "umudu" kaleme alır. Bekleyişin umutla başlayıp umutsuzluğa gidişinin oldukça ince bir ironiyle anlatıldığı roman, Salâh Birsel’in dediği gibi " Gizli Emir Türkçenin en güçlü romanlarından biri"dir. Zamanın ötesinden, zamansız ve mekansız olaylar, korkular, umutlar, bekleyişler... Her şeyin insan için olduğunu tüm çıplaklığıyla ortaya koyan Gizli Emir, kurtuluşu kendi içinde aramak yerine başkalarında arayanlara da çok şey anlatıyor. Kaptır söylüyorum sana oğlum, saymıyor musun beni? Bak, senin hükmün önündeki sanduğa geçer, belediyeye karışamam. Karıcık günler bugünler, emir gelecekmiş diyorlar. Emir gelirse ne yapacağız o zaman? Emir gelirse ne sanduğun kalır, ne bir şeyin. Anladın mı oğlum?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 270
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺60,72
Tükendi

Meşrutiyet’ten sonraki toplumsal dönüşümlerin her bir devresini ustaca sentezleyen Melih Cevdet Anday, Abdülhamid’in eczacıbaşısı Şükrü Paşa’dan kalma bir konağa yerleştirdiği roman kahramanları üzerinden cumhuriyet Türkiye’si toplumunun tahlilini yapıyor. Aylaklar, Türkçe edebiyatın en derli toplu romanlarından biri. Olağanüstü bir başarıyla oluşturulan karakterler ve izlekteki kendinden emin duruş, bu romanı edebiyatımızdaki en iyi kurmaca metinlerden biri kılıyor. ... Batıyormuşuz da birimizin haberi olmamış. Hadi Nesime ile Şükrü’yü bir yana bırakalım, onlar aileden değil; ya bana, anneanneme, dedeme ne demeli? Ekmeğin nerden geldiğini birimiz bile düşünmemişiz. Dün gece sofrada bunu söyleyecek oldum, Dündar Bey ‘Osmanlı İmparatorluğu da böyle battı, dedi. ‘Biz aylıklarımızın köylüden alınan vergi ile ödendiğini bilmezdik, devletin bir köşede bir parası var, ondan veriyor sanırdık. Birinci Dünya Savaşana neden girdiğimizi Talat Paşa bilmiyor, Cemal Paşa bilmiyor, Enver Paşa bilmiyor. Peki kim biliyor? Bilen yok...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 268
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺69,52
1
Çerez Kullanımı