Dünyanın Efendileri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) küresel ekonomiye hükmeden sekiz aile tarafından nasıl yönetildiğinin perde arkasındaki öyküsünü anlatıyor. Fed bugün ne ABD Kongresi’nin kontrol edebildiği ne de ABD başkanının müdahale edebildiği bir kurum. Çünkü dünyanın elit aileleri tarafından yönetilen bu kurum haliyle onların çıkarlarına hizmet ediyor. Faiz oranları, enflasyon, basılacak banknot miktarı, ekonomik durgunluk ya da canlanma için hep bu finansal elitin çıkarları doğrultusunda karar veriliyor. Bu kitapta, genetik araştırmalardan uzay programlarına, Amerikan İç Savaşı’ından İkinci Dünya Savaşı’na kadar küresel elitin dünyayı nasıl yönlendirdiğine şahit olacaksınız. Dean Henderson, kitabın sonunda küresel finansal elitin egemenliğinin kırılması, bunun da ötesinde bambaşka bir dünya için dikkate değer öneriler sunuyor. ABD’nin küresel hegemonyasının zayıfladığı, kartların yeniden dağıtıldığı ve tüm kesimlerin güvenini yitirmiş, manipülasyona dayalı, sürdürülemez durumdaki küresel finansal dünyada olmayacak şeyler değil bunlar…

Dean Henderson, Güney Dakota, Faulkton’da bir sığır çiftliğinde doğdu ve büyüdü. Güney Dakota Üniversitesi’nden lisans derecesi ve Montana Üniversitesi’nden çevre çalışmaları alanında yüksek lisans derecesi aldı. “Sol Çengel” (Left Hook) başlıklı köşe yazıları; Infowars, Globalresearch.ca, David Icke ve diğer web sitelerinde yayımlandı. Yazıları basılı medyada Multinational Monitor, In These Times, Paranoia ve diğer yayınlarda yayımlandı. Veterans Today &Rense.com’da yazıları yayımlanmakta ve Press TV, RT ve diğer uluslararası TV istasyonlarında düzenli olarak programlara katılmaktadır. Kendini devrimci olarak tanımlayan Dean Henderson, 50 ülkede bulunmuş bir gezgindir. 2004’te eşiyle birlikte ikâmet ettiği Missouri 8. bölgeden ABD Kongresi için Demokrat Parti adayı oldu. Dünyanın Efendileri dışında, dört kitabın daha yazarıdır: Dört Atlı: Büyük Petrol ve Körfez’deki Bankacıları, Sekiz Aile ve Küresel İstihbaratı, Narkotik ve Terör Şebekesi, Minnettar Yoksullar: 50 Ülkede Devrim…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺60,00

Rekabetin küresel düzeyde olduğu günümüz iş dünyasında, en son teknolojiler satın alınabilir veya taklit edilebilir ancak çalışanların yetenekleri taklit edilemez.

İşletmelerin en değerli, en yaratıcı ve en dinamik kaynağı insan kaynağıdır. İnsanın zihinsel gücü, yaratıcılığı ve enerjisi olmadan işletmeler sürdürülebilir olamaz.

Bu değerli insan kaynağının etkin ve verimli kullanılması, işletme performansı için kritik derecede önemlidir. Bu unsur işletmelere sadece bir rekabet avantajı kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda temel bir yetenek de katar.

Bu sebeple işletmeler, doğru adayı seçmek, geliştirmek ve tutundurmak için çaba harcamalıdır.

Yazarın akademik çalışmaları ve iş yaşamındaki tecrübeleriyle hazırladığı bu kitap, yetenek yönetiminin kariyer gelişimi üzerine etkilerini anlamada ve çalışanların örgütsel bağlılığını arttırmada yol gösterici olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 118
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺42,30

Son yılların en popüler araştırma konuları arasında küresel politikalar ve bölgesel dönüşümler geliyor. Bir bölgenin nasıl çatışma veya iş birliği sahasına dönüştüğü ve bu dönüşümde yer alan küresel ve bölgesel aktörlerin etkilerinin boyutları hâlen önemli bir tartışma konusu olarak güncelliğini koruyor. Nitekim uluslararası sistemde yer alan küresel ve bölgesel aktörlerin sistemin sunduğu avantaj ve dezavantajlar bağlamında politikalar takip ettiği ve ilgili aktörlerin bölgesel dönüşüm süreçlerinde aktif olarak yer aldıkları görülmektedir. Deneyimlemeye devam ettiğimiz belirsizleşen dünya kompozisyonu ekseninde ise küresel ve bölgesel aktörlerin politika seçimleri ve bölgesel dönüşümlerin etkin ama bir o kadar kırılgan yapısı, topyekûn küreyi etkilemektedir. Bu bağlamda birbirinden kıymetli 20 akademisyen tarafından kaleme alınan bu kitap, küresel ve bölgesel aktörlerin politikalarını ve farklı coğrafyalar temelinde yaşanan dönüşümleri analiz etmektedir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 450
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺65,70

Küreselleşme sürecinde iletişim, ulaşım ve bilişim alanlarında yaşanan baş döndürücü gelişmeler neticesinde her geçen gün yeni bir dünya oluşmaktadır. Eski kabullerin yeniden sorgulandığı ve yeni normallerin hızla yaygınlaştığı bu yeni dünyada ekonomi, finans ve bunlar arasında etkileşim birey, toplum ve devletler açısından gittikçe daha da kritik hâle gelmektedir. Bu değişim-dönüşüm-başkalaşım sürecinde Türkiye, ekonomik anlamda Kuzey ile Güney, sosyo-politik anlamda da Doğu ile Batı arasında yer alan, tarihi birikimi ve sahip olduğu potansiyeliyle öne çıkan bir ülkedir. Tarihin en önemli değişim ve dönüşümlerine tanık olduğumuz bugünlerde Türkiye'nin sahip olduğu potansiyeli harekete geçirmesi oldukça önemlidir.

Bu noktada kaynakların etkin yönetimi öne çıkmaktadır ki bu finansal alanın önemini işaret etmektedir. Bu öneme binaen kitapta finansal dinamikler çok boyutlu olarak ele alınmış ve ülke ekonomisine etkileri incelenmiştir. Kitap, finansal dinamiklerin ekonomik büyüme, faiz oranları, yatırım, gelir dağılımı, AR-GE, inovasyon ve istihdam gibi makroekonomik değişkenlerle olan ilişkilerini inceleyen çalışmalarla başlamaktadır. Ardından finansal değişkenler arasındaki etkileşimi sorgulayan; parite koşulları, BİST100, finansal balonlar, anomaliler, BES ve performans değerlendirmeleri konularını içeren çalışmalar yer almaktadır. Son kısımda da güncel finansal dinamiklerinin zemini ve yönü hakkında fikir vermek üzere; finansal küreselleşme, finansal krizler, reformlar, alternatif yöntemler, varantlar, türev ürünler, blokzincir, finansal okuryazarlık, sosyal sorumluluk, finansal teknolojiler ve robo danışmanlık kapsamındaki bölümler sıralanmaktadır. Böylece Türkiye merkezli olarak küreselleşme sürecinde finansal gelişmelerin ekonomik ve finansal açıdan etkileri incelenmiş ve finansal yeniliklere yer verilmiş olmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺71,10

Dünyada yaşanan küreselleşme süreci, zengin ve yoksul uluslar arasındaki uçurumu derinleştirmektedir. Bilgi toplumunun gelişimiyle değişen dinamikler, yeni işler ve yeni mesleklerin ortaya çıkması sadece az gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde değil gelişmiş ekonomilerde de yoksulluğu artırmıştır. Yoksulluğun evrensel bir boyut kazanmasıyla ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal ve kurumsal anlamda artan eşitsizlikler, büyüme öncelikli kalkınma politikalarının sürdürülemez oluşu, kalkınma anlayışındaki değişimi, kapsayıcılık boyutunda insan odaklı yeni bir kalkınma yaklaşımının gereksinimini ortaya çıkarmıştır.

Kapsayıcı kalkınma, bir toplumda üretilen zenginliklerden tüm kesimlerin ve özellikle düşük gelirli, marjinal kesimlerin yararlanması anlamında, gelir odaklı politikalardan insan odaklı kalkınmaya geçişi açıklayan, insan sermayesi ve sosyal boyutu içeren yeni bir yaklaşımdır. “Türkiye Kapsayıcı Kalkınmanın Neresinde?” kapsayıcılık ve kalkınma ilişkisini ele alan bir anlayış içerisinde, değişen dünyada ülkenin rekabet gücünün artırılması, gelişmişlik düzeyinin belirlenmesi, gelecekte dünya ekonomisinde üstleneceği rol ve insani kalkınma açısından Türkiye ekonomisinin gelişmişlik düzeyinin analizinde izlenen kalkınma politikalarının ne kadar kapsayıcı olduğu, Türkiye’nin uluslararası alanda kapsayıcı kalkınmanın neresinde olduğu ve politika önerileri boyutunda kapsayıcı kalkınma yaklaşımının irdelenmesi hususlarında araştırmacılara katkı sağlamayı hedeflemektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺33,30

Küreselleşme ile birlikte tüketim ön plana çıkmıştır. Tüketime sevk eden reklamlar, filmler, diziler ve diğer görsel-işitsel medya, toplumun tüketim olgusunu daima canlı tutmaktadır. İşletmeler, alışveriş merkezleri tüketiciyi kendilerine çekmek için indirimler, promosyonlar düzenlemektedirler. Böyle bir ortamda tüketicinin mali durumunun çökmemesi önem arz etmektedir. Bireyin yatırımını düzgün kullanmasında ve yatırımını yaparken en fazla kazancı elde etmesinde matematik bilmesinin önemi büyüktür. Borsa, döviz, altın ve diğer yatırım araçlarında anlık değer kazanma ve kaybetme görülmektedir. Yatırımın tek bir kalem yerine birçok alana yapılması, riski en az seviyeye indirebilecektir. Risk analizinin düzgün yapılabilmesi; matematik bilmeyi, yorum yapabilmeyi, grafik ve verileri doğru okuyabilmeyi gerektirmektedir.

Bu kitapta; Ticari Matematik ve Finans Matematiği dersini alan yükseköğretim öğrencilerinin, gördükleri konuları anlamaları için çok fazla çözümlü soruya yer verilmiştir. Öğrencinin hem üniversitede gördüğü dersinde hem de merkezî sınavlarda (ALES, KPSS, DGS ve SEGEM vb.) başarılı olması amaçlanmıştır. Soruların anlaşılması için akıcı ve anlaşılır basit yollar, şemalar, tablolar ve yönlendirmeler kullanılmıştır.
Kitapta; Yüzde Hesapları, Kâr- Zarar Hesapları, Orantılı Bölme Hesapları, Karışım-Alaşım ve Bileşim Hesapları, Faiz Hesapları, İskonto Hesapları ve Anüiteler konularına yer verildi. İlk 5 bölümün konuları; ALES, KPSS, DGS ve SEGEM gibi merkezî sınavlarda sorulur iken son iki bölümün konuları ise SEGEM ve Mali Müşavirlik sınavlarında sorulmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺53,10

Son on yılda yaşanılan ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkların yanında hakikat sonrası çağ terimiyle ifade edilen modernitenin krizinden sonra hangi bilgiye güveneceği konusunda yaşanılan belirsizlikler ile de uğraşan toplumlar, tarihin bu dönemine denk geldikleri için kendilerini şanssız hissettiklerini daha sık dillendirmeye başlamışlardır. Tarih sayfaları karıştırılarak İspanyol Gribi ve Büyük Buhran dönemlerine ve totaliter rejimlerin iktidar olduğu süreçlere bakılmıştır. İnsanlığın unuttuğu ama aslında hatırlamaya ihtiyaç duyduğu tarih dersleri bir kere daha çalışılmıştır. Özellikle 2007-2008 ekonomik krizinden sonra yaşanan gelişmeler küreselleşmenin açmazlarını gözler önüne sermiş ve küreselleşmeden geriye dönüş eğilimlerini tartışmaya açmıştır. Bu kitap, farklı konu başlıkları ve alanlarda küreselleşmenin krize girmesinin ardındaki nedenleri ve COVID-19 pandemisi sonrası olası politika süreçlerini tarihsel bir perspektiften analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu manada kitap küreselleşmenin krizi ile birlikte başlayan ve pandemi ile birlikte artarak sorgulanan uluslararası alandaki ekonomik, siyasi, toplumsal ve fikirsel dönüşümleri günümüz konjonktürünü referans alarak incelemeyi hedeflemektedir. Ayrıca küreselleşme sürecinde yanlış giden veya eksik kalan siyasal ve toplumsal süreçleri tartışarak önümüzdeki reform sürecine katkı yapmayı da amaçlamakta ve pandemi sürecinin ne gibi devamlılıkları ve değişimleri beraberinde getirdiğini tartışmaya açmaktadır. Türkçe yazında küreselleşme üzerine görece gelişmiş bir literatür olmasına rağmen küreselleşmenin açmazları ve krizi ile beraber pandemi sonrası uluslararası siyasetin farklı boyutlarına dair çalışmalar oldukça sınırlı kalmıştır. Bu çerçevede kitap; eşitsizlikler, küresel sağlık yönetişimi, küresel ısınma, göç, bağımlılık gibi farklı politika alanlarında ve siyaset felsefesi içindeki düşünsel tartışmalarda içinde bulunduğumuz belirsizlikleri anlamlandırma ve açıklamaya katkı sağladığı ölçüde yazarlarının, okuyucularının ve ilgilenenlerin gözünde amacına ulaşmış olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 262
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺40,50

Küreselleşme olarak değerlendirilen değişimlerin dünya üzerinde yaşanan tüm çevreyi etkilediği görülmektedir. Küresel varlıklarını ve piyasa paylarını genişletme çabasında olan firmalar kârlılığı artırmak ve pazarlarla ilgili sorunların üstesinden gelmek için faaliyetlerini uluslararası olarak gerçekleştirmenin farklı yollarını düşünmektedir. Bundan dolayı uluslararası pazarlama alanı içerisinde, bir firma ürünlerini yurt dışına taşıma kararı verdiği zaman, aldığı kararlardan birisi de her potansiyel özgün yerel piyasanın özgün ebatlarına uymak için pazarlama karmasını ayarlamaktır. Hedef pazarlarıyla ilgili kararları verirken tüketicilerin memnuniyetini sağlayacak ürünleri ve hizmetleri optimal düzeyde bir araya getirerek firmaların hedeflerine ulaşmayı amaçlamaktadırlar. Bu memnuniyeti sağlamak için kendi ürünlerini farklılaştırma yoluna gitmektedirler. Bu farklılaştırma yolu firmaları hedef pazarlarda ürün adaptasyonuna yöneltmektedir. Bu kitapta, ürün adaptasyonu ile firmaların ihracat performansı arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmada Türkiye genelinde mobilya, hazır giyim ve deri sektöründe faaliyet gösteren firmaların ürün adaptasyonu ile ihracat performansı arasındaki ilişki değerleri ölçülmüş ve bu iki faktör arasındaki ilişki incelenerek bir model oluşturulmuştur. Bu model PASWStatistics20 programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde Ki-kare testi ve regresyon analiz kullanılmış, aynı zamanda tanımlayıcı soruların analizi de yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar analiz edildiğinde; ürün adaptasyonu ile ihracat performansı arasında anlamlı ve olumlu bir ilişki olduğu görülmüştür Günümüzde firmaların karşılaştıkları sorunları aşabilmesi ve dünyadaki rakipleriyle rekabet edebilmesi açısından ürün adaptasyonuna yöneldiğinde ihracat performanslarının arttığı görülmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺37,80

Ulus devlet anlayışı, yakın zamana kadar küreselleşme dalgasının altında kalıp tüm etkisini yitirmeye mahkûm görünüyordu. Şimdi ise tüm dünyadan yükselen popülizm rüzgârını arkasına alarak geri döndü. 

Dünyanın önde gelen iktisatçılarından Dani Rodrik, denetlenmeyen bir küreselleşmenin ekonomik ve siyasi riskleri konusunda uzun yıllardır uyarılarda bulunuyordu. Başta Trump’ın politikaları ve Brexit olmak üzere yakın dönemde dünyayı saran popülist dalga, bu uyarıların haklılığını kanıtlar nitelikte. Şimdi Rodrik, hem iktisat biliminin temel ilkelerini göz ardı ederek sorgusuz sualsiz bir şekilde küreselleşmenin bayraktarlığını yapan meslektaşlarını eleştiriyor hem de teknokratik elitlerin “hiperküreselleşme” konusundaki saplantılarının neden ulus devletlerin ekonomik refah, finansal istikrar ve eşitlik gibi meşru hedeflere ulaşmalarını zorlaştırdığını gösteriyor.

Dani Rodrik, sınırların kapatılması ya da Trump tarzı bir korumacılık yerine, ulusal ve küresel yönetişim arasında nasıl ihtiyatlı bir denge kurulabilineceğine ve sonuç olarak nasıl daha adil, daha makul bir küresel ekonomiye ulaşabileceğimize dair uygulanabilir bir yol haritası çiziyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺42,12

Yakın bir zamana kadar tarihçiler geçmişe 19. yüzyılın standartlarıyla yaklaştılar. Fakat küreselleşme bilme biçimlerimizi temelinden değiştirdi. Artık ulusları izole birimler olarak çalışmak ya da dünya tarihini Batı merkezli okumak mümkün değildir. Bu kitap, dünyanın bağlantılılığından yola çıkan ve disiplinin yerleşik kabullerine meydan okuyan küresel tarihin, dinamik ve yaratıcı bir alan olarak ortaya çıkışını inceliyor.
Bu yeni yaklaşımın kapsamlı bir değerlendirmesini sunan Küresel Tarih Nedir? tarih disiplininin 21. yüzyılda karşı karşıya kalacağı bazı büyük sorulara eğiliyor: Küresel tarihi dünya tarihi çalışmalarından ayıran şey nedir? Avrupa-merkezci olmayan ama yeni “merkezler” yaratma tuzağına da düşmeyen küresel bir tarih nasıl yazılır? Tarihçiler mesafelerin ayırdığı farklı toplumlar arasında nasıl bir bağdaşıklık tesis edebilirler? Küresel tarihin siyaseti, kısıtları –ve belki tehlikeleri– nelerdir? Tarih disiplininin ilgi alanının, küreselleşmiş bugünün ihtiyaçları doğrultusunda nasıl yeniden şekillendirilebileceğini alanında uzman bir yazarın kaleminden okuyacaksınız.

“Küresel Tarih Nedir? küresel tarihin son yirmi otuz yıl içinde Amerika kıtasında, Avrupa’da ve Asya’da hızla yükselişini, takdire şayan bir incelik ve açıklıkla değerlendiriyor. Sistematik bir düşünür ve teorisyen olarak Conrad, küresel tarihin metodolojik problemlerini tanımlıyor ve bunlara kendi sağlam çözüm önerilerini sunuyor. Tarihyazımı alanının haritasını ortaya koymada ve gelecekteki konumunu tanımlamada bundan daha iyisi yok.”
Jürgen Osterhammel


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 222
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺51,20

Son otuz yılda sosyal bilimlerin en temel konularından biri kapitalist üretim biçiminin küreselleşmesi oldu. Farklı disiplinlerden ve disiplinlerarası perspektiflerden kaynaklanan geniş bir literatür ortaya çıktı. Bu kitabımın, benim gibi küreselleşmenin “Başka bir alternatif yok” söyleminin boğucu iklimi içinde yetişmiş bir sosyal bilimcinin “küresel” olanın dışında yeni bir alan arayışı olarak okunmasını arzu ederim.

Uzun dönemli tarihsel analizlerle sistemin kendini yenileme potansiyelini vurgulayan yazarlar dahi bugün geldiğimiz aşamada kapitalist sistemin ve sisteme dayalı uygarlığın tehlikeli belirsizliklerle karşı karşıya olduğunu öne sürüyorlar. Bu belirsizliklerin bir kısmı kapitalist üretim ağının tüm gezegene yayılmış olmasından, bu yayılmanın çevre ülkeler üzerindeki etkilerinden ve bütün bunlara eşlik eden toplumsal sonuçlardan kaynaklanmaktadır.

Dayanışma Ekonomileri, üretimde ve bölüşümde dayanışmayı odağına alan ekonomilerin ve ağların imkânlarını ve sınırlarını inceliyor. Bu bağlamda günümüzün çürüyen demokrasileri karşısında “işyeri demokrasisine” vurgu yapıyor. İş ve çalışmanın niteliğinde ortaya çıkan güncel değişimleri tartışan kitap, küresel ekonomi içinde emeğin bugünkü durumunu değerlendiriyor, dünyanın farklı yerlerinden dayanışma ekonomilerine örnekler getiriyor ve küresel ekonomiye devlet ve piyasa dışındaki alternatifleri tartışıyor.

–Aslıhan Aykaç


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺46,50

Türkiye ve Yunanistan, İspanya, Portekiz, Avrupa ve Orta Doğu’daki, kısacası tüm Akdeniz havzasındaki insanlar, 2008’den bu yana giderek toplumsal ve ekonomik karmaşaya evrilen ekonomik bir çöküşle mücadele ediyorlar. Şimdilerde ise bu siyasî bir krize dönüşmüş durumda. Çöküş, karmaşa ve krizin gittikçe yayılmakta olduğu gerçeği, 2016 senesinde ayan beyan ortaya çıktı. Dünyanın hiçbir yerinde herhangi bir iyileşme belirtisi söz konusu değildi.

Yunanistan, ikinci bir darbeyi bekledi. İspanya yerinde saydı. Türkiye, siyasî ve ekonomik olarak büyük bir hızla daha da kötüye gitti. İngiltere’de, sanrılama ile aşırı böbürlenme karışımı bir sinir krizi yaşandı. Kriz, Amerika Birleşik Devletleri’nde ve dünyanın diğer bölgelerinde yayılmaya devam etti. İktidarı elinde tutanlar için bu çöküşün nereden çıktığı belli değildi. Ancak yine de krizin yıkıcı enerjisi, aynı volkanik bir yeraltı patlamasında olduğu gibi, yaklaşık yirmi yıldır etrafa lavlar saçıyordu. İçinde yaşadığımız yapıların arasına eriyerek sızan esrarengiz bir güçtü.

-John Ralston Saul

John Ralston Saul, bu çarpıcı kitabında ekomik krizin küresel ölçekte panoramasını çıkarmakla kalmıyor, kapitalizmin siyaseten tıkandığı kör noktalarına da işaret ediyor, günümüzün giderek yayılıp derinleşen iktisadi ve siyasi “felaketlerine sızan” tarihsel dinamikleri sabırla ifşa ediyor, kıyıcı bir eleştirel bakışla...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺62,40

Eşitsizlik üzerine dünyanın önde gelen ekonomistlerinden Branko Milanovic, küresel düzeyde eşitsizliği belirleyen dinamiklere ilişkin cesur bir yorum getirmektedir. Çok geniş kapsamlı bir veri setine ve keskin analizlere dayanan çalışmasında, gerek ülkelerin içinde gerekse ülkeler arasında eşitsizliği azaltan ve arttıran iyi ve kötü güçleri ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra küreselleşme ve aynı zamanda da eşitsizliği düzeltebilecek politikaların neler olabileceğini göstermektedir.

Küresel Eşitsizlik bizleri, veriler elverdiğince yüzyıllar öncesine götürüp, dünyanın çeşitli ülkelerini dolaştırmakta, eşitsizliğin, savaşlar ve salgınlar, teknolojik sıçramalar, eğitime ulaşılabilirlik ve yeniden dağıtım gibi faktörlere bağlı bir şekilde çevrimsel olarak hareket ettiğini göstermektedir. Bundan 150 yıl önce Sanayi Devrimi’nin, eşitsizliği arttırmış olması gibi günümüzde Batı’da yükselmekte olan eşitsizlik de gelişen teknolojik devrimlere bağlıdır. Her ne kadar ülkeler içindeki eşitsizlik tırmanmaktaysa da, ülkeler arasındaki eşitsizlikte dramatik bir düşüş vardır ve bu süreçte Çin ve Hindistan’ın orta sınıflarının gelirleri, kalkınmış ülkelerin orta sınırlarının yerinde sayan gelir düzeylerine yaklaşmıştır. Daha ılımlı bir göç politikası küresel eşitsizlikleri daha da uzatabilecektir.

Gerek Çin, gerekse Birleşik Devletler’de var olan eşitsizlikle, oldukça sağlam ve aynı zamanda kendi kendini besleyen bir yapıda gözükmekle birlikte, bu sürecin gelişmekte olan popülizm, plütokrasi veya olası savaşlara bağlı olarak rayından çıkıp çıkmayacağını öngörmek pek olanaklı değildir. Şu anda bulunduğumuz noktaya nasıl geldiğimizi, buradan nereye doğru yönelmekte olduğumuzu ve bu gidişatı tersine çevirebilecek politikaların neler olabileceğini anlamak isteyenler için en ideal başlangıç yeri Milanovic’in kışkırtıcı açıklamalarıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺91,00

Küreselleşme, günümüzde gelişmiş ya da az gelişmiş bütün ülkeleri ilgilendiren önemli sorunlardan biridir. Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ve az gelişmiş bütün ülkelerde hegemonyalarını sürdürmek için kıyasıya bir yarış içindedirler. Küreselleşmenin ülkeler bazında eğitimde, ekonomide, yönetimde, toplumsal yaşamda, kültürde, teknolojide, siyasi alanda oluşturduğu hızlı değişimler, yeni ideolojilerin ve pazar arayışlarının doğmasına neden olmuştur. Bugün, medya ve sosyal ağlar yardımıyla insanlar dünyanın her yerinde birbirleri ile anında iletişim kurabilmekte, gelişmeleri takip edebilmektedir. Dolayısıyla dünya, gittikçe küçülmektedir.

Bu kitap, küreselleşmeye ve eğitime genel bir çerçeveden bakmaktadır. Kitap, dokuz bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ana temaları içinde en fazla yer tutan bölümler ağırlıklı olarak; AB süreci içinde eğitim programlarındaki yapısal değişim sorunlarına yönelik çözüm arayışlarını içermektedir. Özellikle bu çerçevede; mesleki eğitim, hayat boyu öğrenme, yükseköğretim, eğitim harcamaları, istihdama ilişkin sorunlar ve çok kültürlülük üzerinde durulmuş, yönetsel açıdan “yerelleşme” ile ilgili sorunlar ele alınmıştır. Ayrıca teknolojideki gelişmelerin sosyal medyadaki yansımaları ve eğitimde teknolojinin kullanımı ile ilgili sorunlar da vurgulanmıştır. Bu kitabın, araştırmacılara ve akademisyenlere, yapacakları çalışmalarda bir kaynak olacağı düşünülmektedir. Küreselleşmenin bundan sonraki süreçte de devam edeceği ve yeni çalışmaların yapılacağı kanısı, bizleri, sizlerin katkı ve eleştirilerinizle yeni arayışlara yönlendirecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 420
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺90,00

Bitcoin bir gecede moda bir kelime hâline geldi. Ateşli takipçileri olan bu siber-muamma manşetlerde yer almakta ve medyada sonsuz tartışmaları körüklemektedir. Bitcoini kahveden otomobile kadar pek çok şeyi satın alırken kullanabileceğiniz ortadadır ancak bunun gerçekte ne olduğunu çok az kişi anlamış gibi gözükmektedir. Bu durum beraberinde şu soruyu getirmektedir: Herhangi bir kişi bitcoini neden önemsemelidir?

Kıdemli Wall Street gazetecileri Paul Vigna ve Michael J. Casey, KriptoPara Çağı kitabında bu sorunun cevabını sunmaktadır. Dijital Paranın, geleneksel finans ve sosyal yapıları yeniden inşa edebilecek ve bu sırada milyarlarca "bankasız" insanı da yeni bir küresel ekonominin içine çekebilecek bir devrim başlatması beklenmektedir. Kriptopara, 2008 Ekonomik Krizi benzeri şeylerden kendisini koruyan aracısız bir finansal sistem umutlarını da beraberinde getirmektedir.
Öte yandan siber paraların en ünlüsü olan bitcoinin; istikrarsızlık, şiddetli dalgalanma ve kötü amaçlı işlerde kullanılma ile ilgili kötü bir şöhreti vardır. Bazıları da bitcoinin istihdamı ortadan kaldıracak ve ulus-devlet konseptinin sonunu getirecek güce sahip olduğundan endişe etmektedir. Esasında bu, hem iyi hem de kötü anlamda büyük ve geniş kapsamlı bir değişim anlamına gelmektedir. Ama burada öylece durup bekleyerek onu göz ardı etmek sizin için tehlikeli olabilir. Vigna ve Casey kriptoparaların gizemlerini, köklerini, işlevlerini ve bir siber ekonomide yolunuzu bulmanız için bilmeniz gerekenleri açıklamaktadır. Dijital para dünyası kâğıt para dünyasından çok farklı görünecektir; KriptoPara Çağı buna nasıl hazır olacağınızı göstermektedir.

"Bitcoinin yükselişini sabırlı bir şekilde belgeleyen, hatalarını kabul eden ve vadettiklerinin de altını çizen bir kitap yazmışlar. Zekice ve dikkatlice hazırlanmış olan KriptoPara Çağı, tartışmalı bu para biriminin kısa yaşamının en ayrıntılı ve okunabilir anlatımıdır."

-The Washington Post

"Bitcoin hakkında başka herhangi bir kitabın okunmaya değer olabilmesi için çok daha derinlemesine araştırma yapması gerekecektir."

-The Economist


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 480
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺82,17

Amerika artık bir ülke değil, trilyonlarca dolarlık bir markadır, diyor ki Kalle Lasn ve onun "kültür bozucu" arkadaşları. Adbusters (Reklambozanlar) dergisinin kurucusu ve aynı adlı hareketin öncüsü Lasn, bilginin akışını, şirketlerin ellerindeki gücü kullanma biçimini, televizyon istasyonlarının yönetim yapılarını, gıda, giyim, otomobil, spor, müzik ve kültür endüstrilerinin işleyişini küresel markalaşma sürecine karşı koymaya çalışıyor. Lasn, cesur ve sözünü esirgemez üslubuyla, medya uykusuna yatmış tüketici bireyleri sarsıp kendine getirirken. "Satın Almama Günü", "Televizyon Kapatma Haftası" gibi eylemlerin de liderliğini yapıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2004
₺32,00

Küresel iklim krizi, akıl almaz boyutlardaki gelir eşitsizliği, sosyal medya “beğeni”lerinin yönettiği bir toplumsal hiyerarşi, otomasyonun hızla devreden çıkardığı insan emeği, gittikçe askerileşen polis güçleri, vatandaşlarını gözetleyen devletler, insansız hava araçları, başka bir gezegene taşınma hazırlıkları… Peter Frase, bu çağ manzarasının içinden çıkarılabilecek gelecek senaryoları üzerine düşünürken hem sosyal bilimlerden hem de edebi ütopya ve distopyalardan faydalanıyor.

Yeryüzünün kaynaklarını bütün insanların adil bir şekilde paylaşmasının sağlandığı bir tür sosyalizm mi, bir avuç zenginin daha da zenginleşip büyük insan kitlelerinin daha da yoksullaştığı bir barbarlık düzeni mi? Fredric Jameson, “Bugün dünyanın sona erdiğini hayal etmek, kapitalizmin sona erdiğini hayal etmekten daha kolay,” demişti. Dört Gelecek, ikincisinin o kadar da zor olmadığını gösteriyor.

Peter Frase, Jacobin dergisinde editör ve CUNY Graduate Center Sosyoloji bölümünde doktora adayı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 123
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺18,04

Küresel seçkinlerin gizli “para oyunu”nun deşifresi ve gözlerden kaçan büyük siber savaşın kodları bu kitabın satır aralarında...

Aslında bize gösterilen çok farklı bir dünyada yaşıyoruz. Gizli kapılar ardında ve kimi zaman gözlerimize baka baka büyük finans ve para oyunları sergileniyor. Peki bu finans oyunları paranın kimlerin eline kolayca geçmesine hizmet ediyor?

Dünyada iki milyardan fazla insan açlık sınırındayken, sayısı binleri bile bulmayan bir grup seçkin nasıl tüm dünyanın gelirine ve varlığına sahip oluyor?

Yoksa gizli “para oyunları” ve “psiko-siber savaş”la mı?

Elektronik Big Brother bizi nasıl gözetliyor? Düşünce polisi, sanal ağ üzerinde “para oyunu ve siber savaş” için nasıl görev başında?

Yeni küresel savaşlar nasıl yapılıyor?

“Eğitimli” hacker’lar, finans uzmanları, mühendisler nasıl askere dönüştü?

Geleceğin meslekleri neler ve toplumlar hangi temeller üzerine inşa edilirse kazanacak?

Para oyununun asıl kazananı kim? Halk mı, yoksa küçük bir grup seçkin mi?

Dünyayı asıl yöneten güç hükümetler mi, yoksa şirketler mi?

Küresel seçkin bir grup bütün insanlığın yaşamını “para oyunu-siber savaşla” nasıl belirliyor?

Ülkelerde çıkarılan kaoslar aslında kimlere hizmet ediyor?

Ülkelere yönelik siber saldırılar neden yapılıyor? Yoksa siber saldırı para oyununun bir savaş taktiği mi?

Türkiye’de 2014 yılının kasım ayında yaşanan elektrik kesintisinin asıl nedeni neydi?

Türkiye bir siber saldırının kurbanı mıydı?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺42,00

ABD gibi bazı gelişmiş piyasa ekonomilerinin bankacılık sistemleri küresel finansal krizin merkezinde yer alırken Avustralya gibi ülkelerdeki bankacılık sistemleri finansal krizden neden ve nasıl başarıyla çıktı?

Avustralya, Kanada ve Japonya bankaları küresel finansal kriz sırasında borçlanmada, kredi vermede, finansal işlemlerde ve yatırımda muhafazakar davranırken Amerika, Birleşik Krallık ve Almanya bankalarından bazıları neden aşırı risk aldı?

Kriz Bankacılığı, Türkiye başta olmak üzere pek çok ülkenin finansal ve bankacılık sistemindeki değişim ve gelişimi, tarihsel süreç içinde çok yönlü olarak irdeliyor. Bu çalışmanın bulguları, finansal kriz sonrası dönemde akademisyenler, bankacılar, düzenleyiciler ve siyasetçiler için büyük önem taşıyor.

Caner Bakır, Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde doçent ve Globalleşme, Barış ve Demokratik Yönetişim Merkezi’nin (GLODEM) eş başkanıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 228
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 8.2015
₺26,24

İklim değişiyor, dünya ısınıyor, artan enerji ihtiyacı daha fazla karbon salınımına neden oluyor. Bu gidişatı yavaşlatmak için dizel motor kullanımını, binaların yalıtımının güçlendirilmesini, güneş ve rüzgar gibi yeşil enerjilerden daha çok faydalanılmasını teşvik eden politikalar üretiliyor. Ancak Sinn’e göre, küresel ısınmayı azaltmaya yönelik mevcut politikalar etkisiz. Biyoyakıt kullanımının teşvik edilmesi gibi bazı politikalarsa düpedüz zararlı.

“Yeşil Paradoks” işte bu noktada ortaya çıkıyor: Sinn’e göre fosil kaynaklı enerji tüketiminin azaltılacağı beklentisi, aslında iklim değişikliğini hızlandırıyor. Sinn, bu paradoksa kışkırtıcı bir çözüm öneriyor.

Yazarın Türkçe baskı için özel önsözüyle.

Hans-Werner Sinn, Münih Üniversitesi’nde ekonomi ve kamusal finans profesörü, CESIfo Group’un başkanı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 217
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺26,24

Kapitalizm, son 200 yılda geçirdiği değişimler boyunca hızlı büyümeden çöküntüye savrulan farklı ekonomik devreler yaşadı. Bunlardan her zaman dönüşüme uğrayarak ve güçlenerek çıkmasını bildi. Paul Mason, Geleceğimiz İcin Bir Kılavuz altbaşlığını taşıyan Kapitalizm Sonrası’nda,bugün de çok büyük ve çok derin bir değişimin eşiğinde olduğu söylenen kapitalizmin, sınırlarına dayanıp yeni bir şeye dönüşüp dönüşmediğini inceliyor.

Mason’a göre, değişimin merkezinde bilgi teknolojileri var ve çalışma, üretim, değer gibi alanlardaki mevcut anlayışları tümüyle yeniden şekillendiriyor. Peki bu değişimin piyasayı ve özel mülkiyeti yıkmaya dönük devrimci bir potansiyeli de var mı? Sistemin kuytularında ve oyuklarında hiç fark ettirmeden ne gibi dönüşümler yaşanıyor? Paralel para birimleri,zaman bankaları, kooperatifl er ya da özyönetimli çevrimiçi alanlar,
neoliberalizmin buyruklarına yanıt vermeyen mallar ve hizmetler olarak değerlendirilebilir mi? Sistemin içinden yeni mülkiyet, borçlanma ve iş yapma tarzları mı doğuyor?

Yeni tartışmalar yaratan kitabında Mason, bu sorulara yanıt ararken, son finansal krizin küllerinden, daha sosyal adaletli ve sürdürülebilir bir küresel ekonomi yaratma şansına sahip olduğumuzu da söylüyor. Kapitalizmin ötesine geçmenin artık ütopik bir düş olmadığını iddia ediyor.

“Bu kitapta, acık secik bir alternatifi n olduğunu, bunun kuresel olabileceğini, yirmi birinci yuzyıl ortasına gelindiğinde kapitalizmin sunacağından cok daha iyi bir gelecek sunabileceğini savunuyorum…”
Paul Mason

“Gercek alternatifl er konusunda ozgun, surukleyici ve inandırıcı bicimde geliştirilmiş bir perspektif. Bircok hararetli tartışmayı ateşleyeceğine kuşku yok. Ve bunlar, kesinlikle hepimizin ihtiyac duyduğu tartışmalar…” Naomi Klein


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺49,60

"Küresel Para Savaşları", 2008 Wall Street merkezli küresel mali krizin küresel ekonomiyi getirdiği noktayı en iyi anlatan tanım. Amerikan ordusu Mart 2009'dan itibaren 60 ekonomi ve finans uzmanının rehberliğinde küresel finans savaşı tatbikatı yapıyor. Gelecek 20 yılda önce kur savaşları, ticaret savaşları ve topyekün, küresel bir finans savaşı ile birlikte konvansiyonel silahların kullanıldığı bir savaş ihtimali hayli yüksek.

Vahiy dinleri, mitolojik dinler ve seküler dinlerin inananları ütopik Yeni Dünya Düzeni projesi için para oyunlarıyla dönüştürülmeye çalışılıyor.

Bilime dayandıkları iddiasındaki komünizm ve Nazizm ile başarılamayan, "dünyanın tek bir yönetim biçimi ve ekonomik düzende evrensel demokrasi ya da küresel serbest piyasa birleşeceğini öne süren soldan sağa evrilen yeni muhafazakar teoriler ile varlığını sürdürüyor."

- John Gray'in dediği gibi;

"İnsanlığın yeni bir çağın eşiğinde olduğu yolundaki bu inanç, her ne kadar sosyal bilimler kisvesi altında sunulduysa da, basbayağı çok eski çağlara dayanan apokaliptik inançların en son biçimidir."

Açıkçası "finansal Armagedon" ile postapokaliptik bir cennet vaadediliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2016
₺52,00
Tükendi

Kağıt para kimin fikriydi? Doğum kontrol hapı avukatlık mesleğinin gidişatını nasıl değiştirdi? Gutenberg baskı makinesini mümkün kılan gizli unsur neydi? Da Vinci’nin Şifresi ile Lehman Brothers’ın iflası arasında nasıl bir bağlantı vardı?

Küresel ekonomiyi anlamak kolay değil. Sürekli değişen, inanılmaz karmaşık bir sistem olan ekonomi, on milyar farklı ürün ve hizmet sunuyor, on beş yılda bir boyutunu ikiye katlıyor ve neredeyse gezegendeki yedi buçuk milyar insanın her birini birbirine bağlıyor. Yüz milyonlarca insana dudak uçuklatacak kadar lüks bir yaşam sağlıyor ama yüz milyonlarcasını da görmezden geliyor. Ekosisteme ciddi anlamda zarar veriyor ve ara sıra krize girmek gibi endişe verici bir alışkanlığı var. Kimse ondan sorumlu değil. Aslında hiç kimse olan bitenin küçük bir kısmından daha fazlasını anlayamıyor.
Hayatımızın bağlı olduğu bu şaşırtıcı sistemi nasıl kavrayabiliriz?

Tim Harford’ın bu etkileyici yeni kitabında yer verilen sabandan yapay zekâya, çetele çubuklarından barkoda, çivi yazısından betona, Gillette’in tek kullanımlık jiletlerinden IKEA’nın Billy kitaplığına kadar bütün icatların merak uyandıran, şaşırtıcı ve akılda kalıcı kısa hikâyeleri var, tıpkı devasa bir sahnenin perde arkasındaki küçük dekorlar gibi. Okurlar kitabın sayfalarını çevirdikçe bulunduğumuz durumu, bu hale nasıl geldiğimizi ve gelecekte bizi nelerin beklediğini çok daha iyi anlayacaklar.

Gizli bağlantılar bütün çıplaklığıyla gözler önüne serilecek: Barkod küçük mahalle dükkânlarının kuyusunu nasıl kazdı? Gramofon müzik sektöründeki eşitsizliği neden artırdı? Dikenli teller Amerika’yı nasıl şekillendirdi? Bu icatlardan bazılarını geliştiren, bunlardan fayda sağlayan ya da bunlar yüzünden hayatı mahvolan insanlarla tanışacağız. Ekonominin dönüştürücü etkisini anlamamıza yardımcı olacak ilkelerin peşine düşeceğiz ve inovasyonun asla hız kesmediği dünyamızda, icatları gelecekte akıllıca kullanmamızı sağlayabilecek ne gibi dersler çıkarabileceğimizi sorgulayacağız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺47,98
Tükendi

Uluslararası alanda üzerinde çokça çalışma bulunan fakat Türkiye açısından yeni bir kavram olan “enerji yoksulluğu” günümüzde yeni bir yoksulluk türü olarak güncel meseleler içerisinde yerini almaktadır. En genel tanımı itibariyle, Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen temel insani haklar çerçevesinde enerjiye erişimin sağlanamaması durumunu ifade eden enerji yoksulluğunun gerek dünyadaki algılanışı gerekse Türkiye açısından değerlendirilmesi bu çalışmada yapılmaya çalışılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 193
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺22,50
Tükendi

Stiglitz, alaninda bi̇r dönüm noktasi olan ve çok satan ki̇tabini geni̇şleti̇p güncelleyerek, küreselleşmeni̇n abd ve avrupa'daki̇ yeni̇ hayal kirikliklarina deği̇ni̇yor. Küreselleşme, yayimlandiktan hemen sonra, uluslararasi para fonu'nun, dünya bankasi gi̇bi̇ di̇ğer büyük kuruluşlarin ve küresel ti̇caret anlaşmalarinin, yardim etti̇ği̇ varsayilan geli̇şmekte olan ülkelere nasil zarar verdi̇ği̇ni̇ göstererek, küreselleşme tartişmalarinda bi̇r mi̇henk taşi oldu. Küreselleşme günümüzde de yanliş yöneti̇lmeye devam edi̇yor. Şi̇mdi̇ katkida bulunduğu engebeli̇ eşi̇tsi̇zli̇klerle i̇yi̇ce görünür olmuş zararlari, ameri̇ka’da da, en az geli̇şmi̇ş dünyanin geri̇ kalani kadar artan poli̇ti̇k kargaşayi yansitiyor. Ki̇tabin yeni̇ gi̇ri̇şi̇ ve hayal kirikliği üzeri̇ne yeni̇ bölümleri̇, Donald Trump'in yükseli̇şi̇ ve yeni̇ korumaci hareket i̇le küreselleşmeni̇n gi̇di̇şatina dai̇r yeni̇ son söz, Sti̇gli̇tz'i̇n mesajlarinin ne kadar öngörülü olduğunu ortaya koyuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 624
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺43,50
Tükendi

Küreselleşme, Uluslararası Sistem ve Siyasal Partiler adlı bu kitap, siyasal, ekonomik ve kültürel hayatta hızlı ve kapsamlı değişim ve dönüşüm yaşanmasına neden olan küreselleşme fenomeninin modern dönemin etkili siyasal aktörlerinden biri olan siyasi partiler üzerindeki etkisini farklı boyutlarıyla ele almaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 271
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2013
₺19,92
Tükendi

Yönetişim son yıllarda küresel aktörlerin ekonomik sistemleri ve bölgeleri yönlendirmek için kullandığı ve yönetilenlerin karar alma süreçlerine dahil edildiği bir yönetim modeli olmuştur. Dünya Bankası tarafından yönetim modeli olmuştur. Dünya Bankası tarafından yönetim literatürüne katılan model, Birleşmiş Milletler, Dünya Ticaret Örgütü, Avrupa Birliği gibi küresel karar aktörleri tarafından farklı şekillerde formüle edilmekle birlikte genel olarak tüm yönetişim modelleri temelde, açıklık, katılım, şeffaflık, hesap verebilirlik, etkinlik ve uyum gibi belirli ilkeler üzerinde yükselmektedir.

Standardizasyon ekonomik ve sosyo ekonomik büyümenin ve verimliliğin artırılması, inovasyon ve teknolojinin geliştirilmesi için önemli araçlardan biridir. Standartlar, ekonomik etkileri yanında sağlık, güvenlik, çevre gibi birçok boyutu ile küresel yönetimde önemli bir yere sahiptir. Standardizasyon sistemi uluslararası standardizasyon sisteminin yönetişimi (ISO) ile ilgili çalışamalar bulunmakla birlikte bölgesel ve ulusal standardizasyon sistemlerinin yönetişimi henüz incelenmiş değildir.

Kitapta; küresel aktörler ve yönetişim modelleri ile standardizasyon sistemi tanıtılırken uluslararası, bölgesel ve ulusal standardizasyon sistemleri ve bu sistemlerin yönetişim modelleri uluslararası standardizasyonun temel karar aktörleri olan Dünya Ticaret Örgütü ve Uluslararası Standardizasyon Kuruluşu (ISO) bölgesel standardizasyonun aktörleri, Avrupa'da Avrupa Komisyonu, Avrupa Standardizasyonun Komitesi (CEN) ve ticari birlikler ve ulusal standardizasyonun aktörleri olan küresel kuruluşlar ile ulusal standart kuruluşları ışığında incelenmektedir. Böylece Avrupa standardizasyon sistemi ve ulusal standardizasyon sistemleri temel aktörleri ve yönetişim modelleri çerçevesinde incelenerek literatüre katkıda bulunulması amaçlanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 15,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺25,00

Dünya son iki yüzyıldır Sanayi Devrimi ve hemen sonrasında ortaya çıkan sorunları tartışmakla geçirdi.
Bu tartışmaların odak noktasında hep iki kavram ön plana çıkmıştır; zengin ve yoksul ya da güçlü ve zayıf insanlar arasında dinmek bilmeyen çatışma ve çekişmelerdir.

Yaklaşık üç yüzyıl boyunca hiç kimse bu farklılıkların giderilmesi konusunda gerekli başarıyı gösteremedi.
Tarihin yoksula iyi hizmet etmediğini sosyal politika araştırmalarından görmek mümkündür.
Üçüncü bin yılda küreselleşme denilen yeni bir sürece girerken, Sanayi Devrimi sonrasını hatırlatan sorunlar tekrar gündemdeki yerini almaktadır.

Ancak aradaki temel farklılık sosyal sorunların yerelden evrensel bir boyuta taşınmasıdır.

Yeni bir milenyuma girerken dünyanın her yerinde artan sosyal sorunların çözümü konusunda en iyi yöntem toplumun her bireyini kapsayan bir sosyal politika anlayışının benimsenmesi ve uygulanmasıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Kocaeli
Sayfa Sayısı : 476
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺97,20
Tükendi

Bazılarına göre, adaletsizliğin sürekli arttığı dünyada eşitsizlik uçurumları giderek derinleşirken, kimileri de gelirler ve servetler arasındaki mesafelerin doğal bir eğilimle daraldığını, sisteme dışarıdan müdahale edilmezse bu sürecin daha sağlıklı işleyeceğini ileri sürüyorlar. Peki, bu konuda bir fikir oluşturabilmek için eşitsizliklerin uzun vadeli değişim eğrisi hakkında, yani eşitsizliğin dünden bugüne tarihi hakkında bilgi sahibi olmak gerekmez mi?

On beş yıllık bir araştırmanın ürünü olan ve ekonomi terminolojisine yabancı olan okurlar tarafından da kolayca anlaşılabilecek bir dille yazılmış Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, bu konudaki boşluğu çok geniş bir veri tabanıyla dolduruyor. Hem zaman (tarihsel veriler) hem de coğrafya içinde (tüm dünyadan veriler) karşılaştırmalı bir yöntemin kullanıldığı bu temel eser, Thomas Piketty’nin sözleriyle, “bir ekonomi kitabı olduğu kadar, bir tarih kitabı” da olma özelliğini taşıyor.

"Fransız ekonomist Thomas Piketty’nin magnum opus’u 21.Yüzyılda Kapital’in yılın hatta belki de önümüzdeki on yılın en önemli kitabı olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz."

- Paul Krugman, New York Times 23.03.2014

"Thomas Piketty bu esaslı kitabıyla hem akademik dünyaya, hem de tüm okuyuculara büyük bir hizmet sunuyor. Sunduğu tez gücünü ona buna saldırmaktan ya da politik gündemden değil, dikkatlice toplanmış ve analiz edilmiş verilerden ve gerekçelendirilmiş düşünceden alıyor."

- Rakesh Khurana, Harvard Business School

"Bazı kitaplar sadece okunur, bazı kitaplar ise taşı gediğine öyle bir koyar ki insanda canla başla okuma isteği uyandırırlar, Thomas Piketty’nin 21.Yüzyılda Kapital isimli kitabı bariz biçimde bu ikinci kategoriye giriyor."

- Perry Lam, South China Morning Post, 23.05.2014

"Piketty eşitsizlik konusunda muhtemelen son dönemin en önemli düşünürü… Bu kitapta servet uçurumları konusunda liberal çevrelerde hâlihazırda hissedilen rahatsızlığı haklı çıkaracak yetkin bir çerçeve sunuyor…"

- Jordan Weissmann, Slate, 22.04.2014


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 768
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2014
₺39,30
1
Çerez Kullanımı