Günümüzde “müspet ilimler” olarak adlandırdığımız, aritmetik, geometri, trigonometri gibi dalları ihtiva eden bilimsel çalışmaların 8 ve 14. yüzyıl arasındaki en önemli merkezleri çok uluslu İslam dünyasının içerisinde yer almaktaydı. İslam dünyasındaki bu bilimsel teşebbüsler kökeni itibarıyla Yunan bilimi, Hint müktesebatı ve Pers-öncesi dönemdeki gelişmeler ile ilişkilendirilerek, sonuçları bakımından da Avrupa Rönesansına etkileri hususunda incelenmiştir. Ancak şüphesiz, bu çalışmalar başlı başına İslam kültürünün özgünlüğü bağlamında da araştırılması gereken bir meseledir.
Yazarların uzun yıllar boyunca yaptığı çalışmaların özeti mahiyetindeki on iki bölümden oluşan bu kitap, İslam bilim geleneğine dair güncel tarih araştırmaları neticesinde doğan yeni bakış açılarını ele almaktadır. İslam’da Bilimin Yükselişi, İslam bilim geleneğinin bugüne kadar sanıldığından çok daha zengin ve derin olduğunu gözler önüne sermektedir.
Yazarlar:
A. I. Sabra, Ahmed Djebbar, Charles Burnett, David Pingree, Elaheh Kheirandish, Gerhard Endress, J. Lennart Berggren, Jacques Sesiano, Julio Samsó, Paul Kunitzsch, Y. Tzvi Langermann, Yvonne Dold-Samplonius

Çevirmenler:
Taha Yasin Arslan, Zeyd Yaşar, Mehmet Çelebi, Emin Gürsoy, Ahmet Sinan Kartal, Abdullah Haris Toprak, Ahmet Birinci, Mücahit Eryılmaz, Bilal Aydos, H. Kaan Özer, Furkan Çelebi, Mustafa Bayrak, Berkehan Kıran


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 387
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺60,80

Yakın bir zamana kadar tarihçiler geçmişe 19. yüzyılın standartlarıyla yaklaştılar. Fakat küreselleşme bilme biçimlerimizi temelinden değiştirdi. Artık ulusları izole birimler olarak çalışmak ya da dünya tarihini Batı merkezli okumak mümkün değildir. Bu kitap, dünyanın bağlantılılığından yola çıkan ve disiplinin yerleşik kabullerine meydan okuyan küresel tarihin, dinamik ve yaratıcı bir alan olarak ortaya çıkışını inceliyor.
Bu yeni yaklaşımın kapsamlı bir değerlendirmesini sunan Küresel Tarih Nedir? tarih disiplininin 21. yüzyılda karşı karşıya kalacağı bazı büyük sorulara eğiliyor: Küresel tarihi dünya tarihi çalışmalarından ayıran şey nedir? Avrupa-merkezci olmayan ama yeni “merkezler” yaratma tuzağına da düşmeyen küresel bir tarih nasıl yazılır? Tarihçiler mesafelerin ayırdığı farklı toplumlar arasında nasıl bir bağdaşıklık tesis edebilirler? Küresel tarihin siyaseti, kısıtları –ve belki tehlikeleri– nelerdir? Tarih disiplininin ilgi alanının, küreselleşmiş bugünün ihtiyaçları doğrultusunda nasıl yeniden şekillendirilebileceğini alanında uzman bir yazarın kaleminden okuyacaksınız.

“Küresel Tarih Nedir? küresel tarihin son yirmi otuz yıl içinde Amerika kıtasında, Avrupa’da ve Asya’da hızla yükselişini, takdire şayan bir incelik ve açıklıkla değerlendiriyor. Sistematik bir düşünür ve teorisyen olarak Conrad, küresel tarihin metodolojik problemlerini tanımlıyor ve bunlara kendi sağlam çözüm önerilerini sunuyor. Tarihyazımı alanının haritasını ortaya koymada ve gelecekteki konumunu tanımlamada bundan daha iyisi yok.”
Jürgen Osterhammel


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 222
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺63,90

Türkiye’de Çağdaş Sosyoloji Konuşmaları, Bilim ve Sanat Vakfı Medeniyet Araştırmaları Merkezi’nin 2013-2015 yılları arasında gerçekleştirdiği “Türkiye’de Çağdaş Sosyolojik Yönelimler” başlıklı konuşma dizisinin kitaplaşmış halidir. “Türkiye’de çağdaş sosyoloji çalışmaları hangi yönelimlere sahiptir?” sorusuyla yola çıkan bu çalışma, yaşadığımız dönemdeki sosyolojik perspektiflere dair refleksif bir panaroma çıkarmayı hedeflemektedir.

Kitaba katkıda bulunan, alanlarında önemli çalışmalar yapmış bilim insanları bir yandan Türkiye’deki sosyoloji pratiği hakkındaki analizlerini, diğer yandan kendi deneyimlerini paylaşarak zengin bir birikim ortaya koyuyorlar. İlgili okur, bu kitapta, Türkiye sosyoloji tarihine ilişkin refleksif bir kavrayış, cari durumdaki teorik modellere ilişkin meta-teorik bir bakış ve araştırma pratiklerine dair kişisel anlatılar bulacaktır. Farklı kuşaklardan ve farklı ekollerden sosyal bilimciyi bir arada bulabileceğiniz değerli bir kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 459
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺63,90

Batı’nın yükselişi konusundaki en önemli yanılgı, bu yükselişin sadece bilim, sanat ve düşünce alanında gerçekleşen bir dizi atılımın sonucu olduğu yargısıdır. Oysa askerî devrimler anlaşılmadan Batı’nın yükselişi, daha doğrusu Batı’nın üstünlüğü efsanesi anlaşılamaz. Avrupa’nın Batı-dışı dünya üzerinde kurduğu bağımlılık ilişkisi, bir döneme rengini veren sömürgecilik çağı ve etkisini bugünlerde farklı biçimde hissettiren üstünlük fikri büyük ölçüde askerî başarılarla ilgilidir.

Askerî Devrim, Batı’nın ekonomik ve askerî yükselişinin temelinde yatan en önemli unsur olarak askerî alanda gerçekleştirilen devrim niteliğinde bir dizi yenilik ve icat üzerine yoğunlaşmamızı sağlıyor. 16. yüzyıldan itibaren Batı’nın yükselişinde belirleyici olan askerî buluşların ve askerlik alanında vücut bulan bu yeniliklerin en az Sanayi Devrimi kadar belirleyici olduğunu çarpıcı örneklerle göz önüne seriyor. Parker’ın bir bilim adamı titizliğiyle ortaya koyduğu savaş sanatı alanındaki buluş ve yenilikler, tarihsel süreci anlamamıza farklı ama ihmal edilemeyecek bir boyut kazandırıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺85,90

Zihindekini doğrudan aktarmak imkânsız olduğundan edebiyat, yazarın veya şairin kastını okura doğruya en yakın bir biçimde aktarabilmek adına kimi edebî sanatlar ve ifade biçimlerini devreye sokmuştur. Zihindekini aktarma biçimlerinden biri olan alegori, dilsel ve sanatsal gerekliliğin yanı sıra, asıl söylenmek isteneni “herkesin” değil de “bir zümre veya grubun” anlamasını temin etmek gibi siyasi nedenlerle de kullanılmıştır.

Alegorinin en başarılı örnekleri Batı’da Le Roman de la Rose, The Faerie Queene, The Pilgrim’s Progress; Doğu’da Hayy bin Yakzan, el-Gurbetü’l-garbiyye, Hüsn ü Dil, Mihr ü Mâh ve Hüsn ü Aşk ile verilmiştir.

Klasik Türk edebiyatındaki alegorinin kendine has özelliklerini tespit etmeye çalışan Açıl bu kitapta, Platon’dan bu yana kullanıldığı düşünülen bir anlatım tekniği olarak alegorinin kavramsal çerçevesini belirledikten sonra Klasik Arap, Fars, Urdu, Çağatay ve Türk edebiyatlarındaki alegorik eserler üzerinden bu tekniğin tarihsel gelişimini göstermeyi ve bir örnek vasıtasıyla alegorinin eserlerdeki işleyişini ortaya koymayı hedeflemektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 223
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺57,90

Standartlar yükseliyor, geliyor, belirleniyor, getiriliyor, geliştiriliyor. Her yıl 14 Ekim, Dünya Standartlar Günü olarak kutlanıyor, hatta bugüne özel şiirler bile yazılıyor. Gün geçtikçe, hem söylemsel hem de maddi düzeyde bizi kuşatarak, standartlar işliyor. Bu kitapta, standartların işleyişini anlamaya çalışıyoruz. Öncelikli vurgumuz, standartların nasıl oluştuğundan çok oluşan standartların neleri oluşturduğuna olacak. Standartların gücünü anlama çabamız, standartların yaşadığımız dünyada nasıl işlediğini kavramak kadar standartların nasıl içimize işlediğini, öznelliklerimizi nasıl biçimlendirdiğini de araştırmayı içeriyor.

Standartlar Nasıl İşler?’de bir ucunda küresel düzlemin diğer ucunda içselliğimizin olduğu bir eksende, yerel düzlemleri de dikkate alarak, bu düzlemler arasında mekik dokuyan bir yaklaşımla standartlar aracılığıyla hayatımızın nasıl işletme hâline getirildiğini tartışmayı amaçlıyoruz. Ancak aynı zamanda bu cenderenin daha önceden tasarlanmamış nasıl yeni firar hatları doğurduğunu, yeni bir standartlar düzeninin kendi altını da oyabilecek ne tür öznellik imkânları barındırdığını da göstermeye çalışacağız.

Standartlaşmada sadece politikacıların, uzmanların veya bürokratların esas failler olarak her türlü kararı aldığı bir sistemden değil, standartların bizatihi kendilerinin de birer özne olarak ortaya çıktığı bir ağdan bahsetmek daha doğru olacaktır. Standartların sürekli seyir halinde olmaları sonucunda bir noktadan sonra etkilerini kontrol etmek de imkânsızlaşır. Öyle ki standartlar sadece metaları tek bir düzene sokmakla kalmaz, aynı zamanda metaları üreten insanları ve süreçleri de yeniden yapılandırır.

Standartlaştırmanın nasıl bir iş olduğunu ve nasıl işlediğini anlamak isteyenlere…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 365
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺80,00

Bu ülkenin ihtiyacı çılgın Türkler değil, yönetebilen Türkler’dir. Bu kitapta kendimizi şirketler dünyasıyla sınırladık. Vehbi Koç’tan (d. 1901) Mustafa Küçük’e (d. 1963) uzanan bir yelpazede, 12 iş adamının yönetim felsefelerini anlamaya ve tanıtmaya çalıştık. Bazıları birçok niteliğe sahip olsa da, yönetmeyi bilen girişimcilerimizin birer “ağırlık noktası” var:

Vehbi Koç: “Önce Hesabını Bil!”

Sakıp Sabancı: “Önce Adamını Bul!”

Sabri Ülker: “Önce Dürüst Ol!”

İbrahim Bodur: “Sıra Adamı Olma!”

Mustafa Küçük: “Çift Kanatlı İnsan Ol!”

Mecit Bahçıvan: “Mesleğinin En İyisi Ol!”

İshak Alaton: “Kendini Lüzumsuz Kıl!”

Asım Kocabıyık: “Kendine İnan, Risk Al!”

Şarık Tara: “Aklını ve Bileğini Zorla!”

Hüsnü Özyeğin: “İyi Yöneticiyi İşe Ortak Et!”

Avni Çelik: “Bina Değil Yuva Yap!”

Davut Doğan: “Hikayeni Paylaş!”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 180
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺46,40

Medeniyetleri tarih sahnesine çıkaran ve birbirinden farklılaştıran en temel saik, insanoğlunun varoluşuna yeni bir anlam çerçevesi kazandıran bir düşünce, inanç ya da iddiayı ortaya koyabilmesidir. İnsanoğlunun varoluşuna yeni bir anlam çerçevesi çizen dünya görüşleri önce varlık, bilgi ve değer sistemlerini etkileyen zihniyet süreçlerini belirlerler, sonra da zamanla süreklilik kazanarak sosyal hayatı düzenlemeye başlarlar. Bu anlamda zihniyet unsurları olan varlık-bilgi-değer sistemleri ile sosyal hayat unsurları olan hukuk-ekonomi-siyaset yapıları arasındaki görünmez bağ, bu süreklilik unsurları ile şekillenir ve dinamik bir süreç ile kendini tarihî varoluş alanına yansıtır.

Ahmet Davutoğlu’nun 1990’da doktora tezi olarak hazırladığı ve 1994’te İngilizce olarak yayınlanan bu kitabı, iki alternatif paradigma olarak İslam ve Batı medeniyetlerine zihnî temel teşkil eden dünya görüşlerinin süreklilik ve tutarlılık unsurlarını ontolojik, epistemolojik ve aksiyolojik arka planları açısından ele alarak söz konusu dünya görüşlerinin siyaset teorisine etkilerini; sosyo-politik sistemin ve devletin gerekçelendirilmesi, siyasî otoritenin ve yönetimin meşruiyeti, güç ve çoğulculuk yapılanmaları ve siyasî birim ve evrensel düzen meseleleri etrafında kapsamlı ve derinlikli bir şekilde tartışmaktadır.

Çeyrek asır önce Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte bir bütün olarak insanlığın, İslam dünyasının ve ülkemizin kritik tarihî eşiklerden geçtiği bir dönemde kaleme alınan bu çalışmanın Türkçede okuyucularla buluşmasının bugün de ihtiyaç hissettiğimiz zihniyet yenilenmesine katkıda bulunacağını ümit ediyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺77,90

Balkan Tarihi bir çok etnik ve dini unsurun çatışmaları ile şekillenmiştir. Balkanlar’da en uzun barış ve düzenin tesis edilmesi Osmanlı Devleti’nin egemenliği ile birlikte olmuş, kurulan bu idari ve ekonomik düzen yüzyıllar boyunca çok da değişmeden devam etmiştir. Osmanlıların bölgeden aşama aşama çekilmek zorunda kalması ve eşzamanlı olarak ortaya çıkan ulusçu hareketler ve kurulan ulus devletler ile, Balkanlar’da günümüze dek devam edecek çatışma ve problemler dönemi yeniden başlamıştır. Balkan Tarihi’nin bu ikinci cildinde, Balkanlar’ın 20. Yüzyılı konu edilmektedir.

Arnavutluk ve Bulgaristan gibi yeni devletlerin ortaya çıktığı bu dönemde önce Balkan Savaşları, akabinde de iki dünya savaşı meydana gelmiştir. I. Dünya Savaşı ile Balkan Devletlerinin egemenlik alanları yeniden dizayn edilirken, II. Dünya Savaşı sonrasında Balkan Devletlerinin siyasi yapılarında ciddi değişimler olmuştur. Komünist ve kapitalist merkezlerin en temel çatışma alanlarından biri olan Balkanlar’da yaşanan bu süreç, eserde ayrıntıları ile ele alınmaktadır. Balkan Tarihi, sunmuş olduğu tarihi çerçeve ile günümüz uluslararası ilişkilerini anlamaya imkan sağlamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 506
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺55,20
₺69,00

İşyerinde verimlilik, hakkaniyet ve söz hakkı arasında bir denge kurulabilir mi? Bu kitap, mezkür soruyu normatif düzlemde ele alarak bir dengenin mümkün ve gerekli olduğunu belirtiyor. John W. Budd’un analizi, kerteriz noktasını sadece çalışanlarla işverenler arasındaki güç eşitsizliğiyle ilgili geleneksel görüşe değil, aynı zamanda insan hakları, mülkiyet hakları ve etik ile ilgili günümüz düşüncelerine yerleştirerek bu dengeye erişmenin alternatif yöntemlerini arıyor.

Bazı durumlarda verimlilik, hakkaniyet ve söz hakkı, karşılıklı bir biçimde birbirini pekiştirir. Üretken bir işgücü, karar vermede çalışanların katılımını da içeren adil çalışma koşulları için iktisadi kaynaklar sağlar. Öte yandan adil davranma ve çalışan katılımı, işgücü devrini azaltmanın, çalışanın bağlılığını arttırmanın ve verimlilik ile kaliteyi geliştirmeye yönelik işçilerin düşüncelerini kullanmanın yollarını sağlar. İstihdamda verimlilik, hakkaniyet ve söz hakkı arasında bir denge sağlamanın peşinden gitmek, çalışmanın doğası; emek piyasalarının işleyişi; istihdam ilişkisinde güç ve çatışma; demokratik, kapitalist bir toplumda istihdamın rolü ile ilgili temel önemdeki sorulara cevap bulmayı gerektirir.

Sendikaların, hükümet düzenlemelerinin ya da başka kurumların yokluğunda piyasalar yahut şirketler, bu amaçların dengelenmesine dayanabilirler mi? Bir denge arayışı, kapitalist toplumdaki temelde eşit olmayan istihdam ilişkisinden dolayı beyhude bir uğraş mıdır? Verimlilik, hakkaniyet ve söz hakkını dengelemekte toplu pazarlık, işyerinin yönetimi ile ilgili diğer yollardan daha mı etkilidir? Çalışan temsilinin ve yasal düzenlemelerin hangi biçimleri, belirli bağlamlara en uygun biçimlerdir? İnsan kaynakları yönetimi politikaları, hakkaniyet ve katılımın desteği ile, veya bunlara rağmen, verimliliğe erişebilir mi?

Ancak daha da önemli olan soru şudur: Verimlilik, hakkaniyet ve söz hakkı birbirleriyle çatıştığında ne yapılmalıdır?

İnsani Bir Çalışma İlişkisi’nin başlıca niyeti, bu soruların önemi ile ilgili sağlam bir entelektüel gerekçe ve analiz için faydalı bir çerçeve ortaya koymaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 382
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺79,90

Son dönemde en çok kullanılan ama üzerinde en az tefekkür edilen kavramların başında medeniyet ve onunla irtibatlı tanımlamalar gelmektedir. Elinizdeki eser, kapsayıcılığı, bütüncül niteliği ve oluşturduğu geniş anlam haritası ile son derece önemli bir muhteva barındıran medeniyet kavramı ve teorisi etrafında bir zihnî yenilenme gerçekleştirebilmek amacıyla kaleme alınmıştır.

Bu bağlamda önce farklı medeniyet birikimleri, mukayeseli medeniyet çalışmalarının odağına yerleştirilen ben-idraki kavramı temelinde karşılaştırılmakta, daha sonra medeniyetleri tarih sahnesine çıkaran parametreler ele alınmakta ve klasiklerin medeniyet zihninin oluşmasındaki rolü vurgulanmaktadır.

Kitabın son iki bölümünde ise medeniyetlerin kadîm-modernite-küreselleşme çizgisinde yaşadığı tarihî seyir, içinden geçmekte olduğumuz medeniyet bunalımı bağlamında incelenmekte ve okuyuculara bir gelecek perspektifi sunulmaktadır.

Bu gelecek perspektifi çerçevesinde medeniyetler-arası etkileşimlerin kavşağında bulunan bir toplum olarak karşı karşıya kaldığımız meydan okumalarla ilgili neler yapılması gerektiği de ele alınmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 219
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺63,90

Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte en ideal siyasi düzene ulaşıldığı iddiasında bulunan Tarihin Sonu tezinin ana önermelerine karşı kaleme alınan bu eserin temel tezi şudur: Soğuk Savaş’ı nihayete erdiren süreç Tarihin Sonu değil, modernite ile birlikte gelen varlık, bilgi ve değer sistemlerini kökten etkileyen ve değiştiren kapsamlı bir medeniyet dönüşümüdür.

Soğuk Savaş’ın bitişiyle küresel alanda daha durağan bir düzen döneminin başladığı iddiasına karşı medeniyet dönüşümünün getirdiği meydan okumaların yoğunlaştığı dönemlerde tarihin hızının yavaşlamak yerine artacağı öngörüsünde bulunan yazar, uluslararası sistemin seyri ile ilgili bir gelecek perspektifi sunmuştur. Bu eserin yazılmasından bu yana yaşanan gelişmeler eserin ana tezini teyit eder mahiyettedir.

Bu çerçevede, kendisi de kapsamlı bir medeniyet dönüşümü sürecinden geçen İslam medeniyetinin hem yaşanan küresel medeniyet bunalımına güçlü ben-idraki ile bir alternatif oluşturmak hem de ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde meydan okumalarla yüzleşmek zorunda olduğu vurgulanmaktadır.

Bugün Müslüman toplumların aydınları ve siyaset yapımcıları bu yüzleşmeyi düşünce özgürlüğü içerisinde rasyonel ve samimi bir şekilde gerçekleştirmekle sorumludurlar. Elinizdeki eser böylesi bir yüzleşmeyi yapabilmek amacıyla daha Soğuk Savaş’ın ilk yıllarında kaleme alınmıştı. Şimdi Türkçe olarak yayınlanan bu eserin, son çeyrek asırda zarureti daha da belirginleşen böylesi bir yüzleşmeye katkıda bulunacağını ümit ediyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺40,80

16. yüzyılın başlarından itibaren denizlerde önemli bir güç haline gelen Osmanlı Devleti’nin merkezi tersanesi ve deniz üssü İstanbul’daki Tersane-i Amire idi. Gemi inşa gözleri, mahzenleri, karhaneleri, zindan ve idari binaları ile bu kurum, Akdeniz ülkelerindeki tersanelerin en büyüklerinden biriydi ve 16. ve 17. yüzyıllardaki tek rakibi Venedik tersanesi ile benzerlik arz ediyordu.

Tersane-i Amire’nin tarihçesi, binaları, idari kadrosu, personeli ve sanatkarları, Tersane’deki gemi inşa faaliyetleri ve bunun için gerekli malzemenin temini, Tersane’de inşa edilen gemi sayısı ve çeşitleri, gemilerdeki mürettebat ve kürekçilerin temini, Tersane-i Amire’ye bağlı diğer tersane ve gemi inşa tezgahları kitapta ele alınan başlıklar arasında yer alıyor.

Kitap, Osmanlı denizcilik faaliyetleri konusunda en temel verileri barındıran arşiv belgelerine dayanıyor. Tersane mühimmatının temin edildiği yerleri gösteren harita, seçme belgeler, görseller ve Denizcilik Lügati ile zenginleştirilen eser, alanının en önemli eseri olma özelliğini koruyor. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 422
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺52,00

1950’lerden bu yana tarihyazımına yön veren hakim paradigmalar artık işlevini yitirirken küreselleşme tartışması önem kazanıyor. Küreselleşme, tarihi ihya edecek yeni teori midir yoksa eski paradigmaları geri getirme tehdidi içeren bir Truva atı mı? Küreselleşme modernleşmenin diğer bir adı mıdır? Milliyetçilik küreselleşmeyi besler mi engeller mi? Toplum ve benlik üzerine yeni düşünme yolları, tarihin anlamı ve amacına ilişkin ne vaat ediyor?

Lynn Hunt, “büyük bir konuya dair kısa bir kitap” olarak tanımladığı bu eserinde, ekonomik, kültürel ve siyasi bir faktör olarak iyiden iyiye belirginleşen küreselleşmeyi tarihyazımı bağlamında ve yukarıdaki sorular eşliğinde tartışıyor.

“Tarihsel eğilimleri öngörmede Lynn Hunt’tan daha başarılısı yok. Hunt’ın kısa ve çarpıcı kitabı, tarihçiler için etkileyici bir karşılıklı bağımlılık bildirgesi sunuyor; karmaşık geçmişi çözümlemeye yönelik tüm imkânlarımızı kullanarak küresel bugünü işbirliğiyle anlayabilmek için.”

-David Armitage, Harvard Üniversitesi

“Hunt’ın bu yoğun ve derli toplu kitabı, tarihçilerin kendilerini çevreleyen dünyanın ortaya çıkışını nasıl yorumlayageldikleriyle ilgilenen öğrencilerin ve genel okuyucuların ilk uğrağı olacaktır.”

-Brendan Simms, Wall Street Journal


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 16,5 / 22
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺51,20

Çağımızın yaşayan en önemli ve etkili düşünürlerinden biri olarak kabul edilen Amerikalı filozof John R. Searle, bu son derece derinlikli kitapta Francis Crick, Gerald Edelman, Roger Penrose, Daniel Dennett, David Chalmers ve Israel Rosenfield gibi tanınmış bilim adamları ve filozofların bilinç konusundaki pozisyonlarını dikkatli bir analize tabi tutuyor.

Zihnin bir bilgisayar gibi çalıştığı ve beyin işlevlerinin bilgisayar programları tarafından yeniden üretilebileceği iddialarıyla hesaplaşan Searle, sağlam bir mantıksal analizle ikicilik, maddecilik ve yapay zeka yaklaşımlarının içine düştüğü çelişkileri tüm açıklığıyla ortaya koyuyor. Böylece, herhangi bir karışıklığa meydan vermeden ve çelişkiye düşmeden, bugün hem felsefenin hem de biyolojik bilimlerin en önemli sorunu olarak görülen bilinci nasıl açıklayabileceğimizi derinlemesine bir bakışla irdeliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 16 / 22,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺59,20

Gerçek bir sanatçının hayat hikâyesi ölümüyle noktalanmaz; ‘yaşarken vücuda getirdikleri’ ve ‘ardından bıraktığı izler’ diye iki evrede ele alınarak yıllar geçtikçe bereketlenir: Zira az ya da çok, kalburüstü sanatçıların iki perdelik hayat hikâyesi, değerinin sonradan anlaşılmasının da dahil olduğu bir kader ortaklığıyla çizilmiş gibidir. Öte yandan, her ne söylesek ya ondaki derinliğin yanında yetersiz kalacak ya da aşırı hayranlık hâlesinin hercümercinden asıl portresi seçilemeyecek hissi peşimizi bırakmıyor... Elinizdeki kitap, bu türden kaygıların bir verimidir.

Vefatının 30. yılı vesilesiyle Cahit Zarifoğlu’na dair yeni bir şeyler söylemek istedik; onun zihin dünyasına bir adım daha yaklaşmak belki de... Bu çalışma, biyografik bir derleme değil, Zarifoğlu’nun sanatını ve düşünce dünyasını, kendi eserlerine odaklanarak farklı yazarların bakış açıları üzerinden anlamak için yeni soluklar arama çabasıdır. Zarifoğlu’nun bir şair ve yazar olarak meramını anlamanın yolu, ‘insan’a nasıl baktığını görebilmekten geçiyor kabulünden hareket ederek şiirleri ve kimi metinleri üzerinden onu yeniden ‘okumaya’ çalıştık.

Umarız, Cahit Zarifoğlu’nun hakkıyla anlaşılmasına dair bu mütevazı çabamız makes bulur..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 283
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺41,60

Toplum, hem bir gerçeklik hem bir kurgu; hem bir uzlaşım hem bir çatışma alanı. Sosyal teori, toplumun etrafındaki bu gerilimli alanı çözümleme girişimlerinin bir hasılası. Sosyal teoriyi anlamak modern düşünceyi anlamaktır. Sosyal Teoriye Giriş, sosyal teoriyi anlamak isteyenlere bir davet niteliği taşıyor. Bu muazzam çalışma bir ders kitabı. Bir ders kitabından beklenecek kadar sarih, öz ve öğretici. Bir ders kitabından beklenmeyecek kadar da derinlikli ve sorgulayıcı. Temiz ve akıcı bir dille Türkçeye kazandırılan bu önemli eser, hem alana yeni adım atacak öğrenci ve araştırmacılara, hem de sosyal teorinin temel problemleriyle hemhal olan uzmanlara sesleniyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 381
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2010
₺60,80

Türk sineması üzerine yapılan çalışmalarda üzerinde yeterince durulmamış konulardan biri, hiç şüphesiz, filmlerde öne çıkan kahramanlar, karakterler ve tipler. Sinemamızın mevcut birikimi bu filmleri günümüzden yeniden okumaya dönük iştiyakı/ihtiyacı da beraberinde getiriyor.

Bu minvalde kitaba konu ettiğimiz, sinemamızın ilk dönem örneklerinden günümüze uzanan filmler ve kahramanlar toplumun içinden geçtiği süreçlerle paralel ele alındı. Uzun yıllar yıldız sisteminin hakim olduğu sinemamızın öne çıkan simaları Hulusi Kentmen, Kadir İnanır, Müjde Ar, Hülya Koçyiğit, Kemal Sunal gibi isimlerin hangi açılardan halk tarafından teveccüh gördüğü ve zamanla onlara düşen rollerin nasıl bir dönüşüme uğradığı, içinde bulundukları politik, ekonomik, kültürel bağlam çerçevesinde değerlendirildi. Sinemamızdaki aydın karakteri, anne temsili, baba temsili, hasta erkek temsili, Kürt temsillerini analiz eden yazılara yer verildi. Türk melodramlarında güzelleşen çirkin kızlar ve sinemamızda öne çıkan bir kahraman olarak İstanbul’a ayrı başlıklar açıldı. 

Biraz Mağrur Biraz Mağdur, bu istikamette üretilen çalışmalara katkı sağlamayı ve yeni araştırmalara mütevazı bir kaynak teşkil etmeyi hedefliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺53,90

Bu kitap, Susan Blackmore’un, hayatlarının çoğunu bilinç sorununu anlamaya adamış zamanımızın 21 önemli bilim insanı ve filozofuyla gerçekleştirdiği derinlikli, kışkırtıcı ve bir o kadar da keyifli söyleşilerden oluşuyor. Söyleşiler boyunca bilinçli öznel deneyim, bilinç-beyin ilişkisi, benlik, beden, özgür irade, rüya, yapay zeka, etik ve ölüm-sonrası yaşam gibi insan doğasıyla alakalı başlıca meseleler, felsefeden nörobilime psikolojiden kuantum fiziğine kadar birbirinden farklı disiplinlerin ışığında ele alınarak tartışılıyor.

Bilinç Üzerine Konuşmalar, özellikle bilincin doğasına yönelik bilimsel ve felsefi izahlara ilgi duyan herkes için kolay anlaşılır ve okunması keyifli bir başvuru kaynağı niteliğinde.

Kitapta kendileriyle söyleşi yapılan isimler: Bernard Baars, Ned Block, David Chalmers, Patricia ve Paul Churchland, Francis Crick, Daniel Dennett, Susan Greenfield, Richard Gregory, Stuart Hameroff, Christof Koch, Stephen LaBerge, Thomas Metzinger, Kevin O’Regan, Roger Penrose, Vilayanur Ramachandran, John Searle, Petra Stoerig, Francisco Varela, Max Velmans, Daniel Wegner.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 327
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺79,90

Duruş: Gençlerle Yüz Yüze “Kendini bil” düsturunu “Emredildiğin gibi dosdoğru ol!” emriyle birlikte yorumlayan ve tahlillerini muhayyel bir gençle paylaşan modern bir hayat kılavuzu. Bir insanın hayata bakışını ve dünya görüşünü şekillendiren temel meseleleri Bilinç, Donanım, Ahlak ve Sosyal Hayat düzlemleri üzerinden ayrıntılı olarak tahlil ederken yazarın kendi ifadesiyle “akleden bir kalbi” inşa etmeye çalışıyor. Akıcı bir sohbet üslubuyla hayat karşısında Duruşumuzun insana dair ümide nasıl açılacağını gösteriyor. Geniş bir tarihî ve felsefi alanı kat ederek, günün meseleleri karşısında alınacak doğru bir duruşun imkanlarını sorguluyor. Böylece insan tasavvurundan başlayarak en çok karşılaşılan sorunlara değiniyor ve genel bir zihniyet devriminin taslağını kurmaya çalışıyor. Gençliğin yaşla değil yürek ve gönülle ilgili olduğuna işaret eden kitap, okuyucuya kapsamlı konuları zengin bir içerikle aktarıyor. Akıldan kalbe kalpten dile gelen sözlerle genç muhataplarını kadime ve güncele doğru bir serüvene davet ediyor.

Bugün her şeyden daha çok ve her şeyden daha önce, bir zihniyet devrimine ihtiyacımız var. Bu zihniyet devrimi, insani kimliğe bakışın yeniden tanımlanması ile gerçekleştirilebilir. Bu kitap üzerinden seninle sohbet etme arzumun temel saiki de bu. Böylesi bir zihniyet devriminin gençlerle başlayabileceğine ve gençler tarafından gerçekleştirilebileceğine inanıyorum.

- Ahmet Davutoğlu


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 611
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺77,90

Hatırlama ve unutma birer kavram olarak sosyal ve beşeri bilimlerin gündemine uzun zaman önce girdi. Hafıza çalışmaları, hem dünyada hem de Türkiye’de bilim insanlarına sunduğu geniş araştırma imkanlarıyla oldukça verimli bir interdisipliner alan oluşturdu.

Hem geçmişi hem de geleceği şekillendiren bir unsur olarak hafızanın, sanat eserlerindeki izini sürmek bu iki alanın nasıl bir ilişki biçimi kurduğunu incelemeyi de gerekli kılıyor. Hafızanın kurucu işlevi ile sanatın temsil gücü Türkiye’deki hafıza odaklı incelemelerin temel konularından birisini oluşturuyor. Özellikle son yıllarda ivme kazanan sanat eseri ve hafıza eksenli araştırmalar ve tez çalışmaları, konuya duyulan akademik ilginin de bir göstergesi.

Bilim ve Sanat Vakfı Sanat Araştırmaları Merkezi’nde düzenlenen ve hafızayı kendisine mesele edinen programların temelini oluşturduğu bu kitap, çeşitli alanlarda çalışan akademisyenlerin tek bir konu etrafında düşünmelerinin sonucunda ortaya çıktı. Dokuz farklı makalenin yer aldığı ve sanat ile hafıza ilişkisine disiplinlerarası bir perspektifle ışık tutmayı amaçlayan bu çalışma, hafızanın sanat felsefesi, edebiyat, fotoğraf, sinema ve müzikle olan ilişkisine odaklanarak hafıza çalışmaları literatürüne mütevazı bir katkı sağlamayı hedefliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 211
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺53,90

Osmanlı donanmasının gücü ve deniz politikalarının etkisi, onu 16. yüzyılın başlarından itibaren Akdeniz dünyasının en önemli devleti konumuna getirmişti. Ancak Akdeniz’e şimdiye kadar Osmanlı tarafından bakılmadığı aşikârdır. Bu, 16. yüzyıla ilişkin bütün Akdeniz çalışmalarında “Doğu’ya doğru büyük bir boşluk” bulunduğunu belirten Fernand Braudel’in de vurguladığı bir eksikliktir.

İşte bu kitap, Akdeniz’e Osmanlı cephesinden bakmak suretiyle onun hakkındaki bilinmezliklere ışık tutuyor ve neden bir “Osmanlı Akdenizi”nden bahsetmek gerektiğini gerekçelendiriyor. 15-18. yüzyıllarda Akdeniz ve bağlantılı denizlerde hükümranlık mücadelesine başlayan ve nihayetinde kural ve düzen koyucu bir imparatorluk olan Osmanlı’nın denizlerdeki serüvenini gün yüzüne çıkarıyor. Arşiv belgelerine ilaveten harita, minyatür, gravür ve resimlerle de zenginleştirilen bu eser bir başvuru kaynağı mahiyetinde.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 349
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺79,90

20.Yüzyılın başında insanlık bir şok yaşadı. Evreni Newton’un bulduğu yasalar değil rastlantı yönetiyordu. Dünyanın bilimsel yorumunda ortaya çıkan bu önemli farkla, sadece kozmoloji değil klasik felsefenin çerçevesi de değişiyordu.

Rastlantının yönettiği bir evrende, kurallar, düzenler, kanunlar, fiziksel çerçeve, onun üzerinde ortaya çıkan canlılık, canlılığa bağlanan akıl nasıl ortaya çıkıyor? Kaos ve düzen arasındaki bu felsefi bağ nedir? Dahası rastlantısal ve özgür bir evrende insanın durumu nedir? İnsan gerçekten özgür müdür, yoksa evrenin zorunlu bir uzantısı mıdır? Evrende kutsal var mıdır, veya evren bir kutsalsız mümkün müdür?

Bu kitap rastlantının bilimsel mecradaki serüveninden yola çıkarak onu açıklayabilecek felsefi bir zemin inşa etmeye çalışıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 187
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺55,90

Geçmişe yönelik bir hafızayı tesis ederken günümüzden geçmişi nasıl yorumlayabiliriz, geçmişle kurduğumuz ilişkiyi nostaljinin ötesine nasıl taşıyabiliriz soruları da üzerinde durduğumuz ve önemsediğimiz meselelerdi. Melodram ve güldürü türlerinin ağırlıkta olduğu Yeşilçam’ı ve mevcut sinema birikimimizi ele alırken hem kuşatıcı hem de sorularla filmlerdeki meseleleri derinleştiren bir bakış açısı yakalamak önemsediğimiz bir konuydu. Bilim ve Sanat Vakfı’nda Sinema Genel Müdürlüğü'nün desteği ve İstanbul Şehir Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlediğimiz Eskimeyen Film Günleri etkinliği de bu çabaların bir ürünü olarak doğdu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 207
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 3.2018
₺73,90

Roman, gerçeklerle dopdolu hakikatsiz hikâye. Din ve büyüden arınıp, Para’nın büyüsüne kapılan bir dünyanın trajik destanı. Hem de kâğıtparanın. (Torunum, bitcoin diye fısıldıyor, hikâyepara!) Kapitalizmin zirve çağında, romancılarımız iktisat bilmez, iktisatçılarımız roman okumaz. Bu kitap bir köprü: Goethe ile Marx’ı, Zola ile Keynes’i, Tanpınar ile Weber’i buluşturuyor. Toplumbilim yaşlandı, merhaba romanbilim!

Kitapta, eserleri farklı bir bakış açısıyla irdelenen romancılar şunlardır:

Goethe, Alphonse Daudet, Sterne, Daniel Defoe, Mark Twain, Vartan Paşa, İbn Tufeyl, Jane Austen, A. Midhat Efendi, Michael Ende, Nathaniel Hawthorne, Halid Ziya, Balzac, Yakup Kadri, A.Hamdi Tanpınar, Kemal Tahir, Dickens, Peyami Safa, Mahmut Makal, Gogol, Unamuno, Emile Zola, Dostoyevski, Sezai Karakoç, George Eliot, Tolstoy, Mustafa Kutlu


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺61,90

Tarih, geçmişte yaşadıklarımız değil, gelecekte yaşamayı düşlediklerimizdir. Ulu Hakan veya Atatürk, et ve kemikten insanlar değil, özlemlerimizin ete kemiğe bürünmesidir. Özlem, arzu ve çıkarlarımızın. Bu ‘hakikat’ın tasvir ve tahlili en iyi ifadesini romanlarda buluyor. Lise yıllarında boyuna özetini çıkarıp durduğumuz Sinekli Bakkal’da Halide Edib, Türk milletine şu derin mesajı veriyor: “Güçlü ve modern olmak istiyorsan, Şeytan’ın hakkını ver! Ama Allah’ı da gücendirme!” Bugün hâlâ 83 yıl önce yazılan bu romanın içinde yaşıyoruz. Romancı, geleceğin tarihini yazar!

Bu kitapta, eserleri farklı bir bakış açısıyla irdelenen romancılar şunlardır:

Kemal Tahir, Amin Maalouf, Emile Zola, Robert Musil, A.Hamdi Tanpınar, Kemal Sayar, A. Midhat Efendi, Yakup Kadri, Mustafa Kutlu, Filibeli Ahmed Hilmi, Halide Edib, Joseph Conrad, Sabahattin Ali, Peyami Safa, Jules Verne


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 293
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺63,90

Yeni bir binyılın başlangıcında olduğumuz bugünlerde yaşadığımız gelişmeler nasıl tanımlanabilir? Önceki binyılla kıyaslandığında aslında değişen bir şey yok mu? bu anlamda Küreselleşme, ‘emperyalizmin yeni bir versiyonu’ mudur yoksa içerisinde insanlığın ortak birikimlerini barındıran kendiliğinden bir süreç midir? Sadece ‘zor’a mı dayanmaktadır yoksa yaşayanların ‘rıza’sını da içermekte midir? Yaşanmakta olan değişimler/dönüşümler tek boyutlu bir küreselleşme ile açıklanabilir mi? Değilse, birbirleri ile çelişen, örtüşen, çatışan süreçlerin aynı anda işlediği çok boyutlu "küreselleşmeler"den mi bahsetmek gerekir? Ve dahası, Türkiye bu süreçlerden nasıl etkilenmektedir?

20. yüzyılın son çeyreğinde varlığı ya da yokluğu tartışılan küreselleşme süreçlerinde bugün oldukça mesafe kat edilmiş durumda. Kudret Bülbül, elinizdeki çalışmasıyla, yukarıdaki sorulara cevaplar arıyor. Zor ve Rıza, küreselleşme süreçlerine ilişkin kuramsal değerlendirmelerden, TBMM üyeleri ile yapılan renkli mülakatlardan ve Türkiyeli düşünürlerin küreselleşmeye ilişkin yaklaşımlarından hareketle küreselleşmeler arasındaki Türkiye’yi tartışıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 366
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2009
₺20,80 KDV Dahil

‘Bu kitap, Avi Shlaim’in hayli olumlu eleştiriler alan önceki çalışması Collusion across the Jordan (1998)’ın, halen çok doyurucu olmakla birlikte gözden geçirilerek kısaltılmış bir baskısı. Kitap, Doğu Ürdün Emiri Abdullah ile sonradan İsrail hükümeti olacak olan Yahudi Ajansı’nın lider kadrosu arasındaki ekseriyetle gizli ilişkilere odaklanmak suretiyle, talihsiz Arap-İsrail sorununun en önemli öğelerini gayet okunabilir ve parlak bir anlatımla ortaya koyuyor. Sempati ile menfaat birliğini, anlaşmazlık ile bir uzlaşı yakalamaya giden yolda trajik bir biçimde kaçırılan fırsatları yan yana resmettiği bu sıradışı ilişkinin etkileyici bir tablosunu çiziyor. Ağırlıklı olarak İngiliz, Arap ve İsrail yazılı kaynaklarını kullanan Shlaim, 1921’den 1951’e kadar 30 yıllık bir ilişkinin izlerini sürüyor.’

- Judith L. Bara, Book Notes

‘Tıpkı Collusion Across the Jordan gibi, Filistin’i Taksim Siyaseti de revizyonist literatürün önemli bir ürünü olma vasfını koruyor. . . Revizyonistler, İsrail’in kuruluşuna ilişkin eski pek çok mitin yanlışlığını açıkça ortaya koyuyorlar – örneğin İsrail’i yok etmeye adanmış yekpare bir Arap koalisyonuyla karşı karşıya kaldığı; Arap ordularının hem sayıca hem de silahça daha üstün olduğu, kendisininse ancak azim ve iradenin benzersiz bir bileşimi sayesinde ayakta kaldığı; yalnızca onu yok etmeyi arzulayan uzlaşmaz Arap komşularıyla barış anlaşmaları yapabilmek için umutsuzca çabaladığı gibi.’

- Kathleen Christison, Journal of Palestine Studies

‘Shlaim’in merak uyandıran anlatımı, yalnızca birkaç kişinin aşina olduğu modern İsrail tarihininin tamamını, en hafif ifadesiyle, gözler önüne seriyor. . . . Bu titiz araştırma, Filistin’in trajik tarihini anlamak isteyen herkes için vazgeçilmez bir kitap.’

- Sheldon R. Richman, Middle East Policy


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 493
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺89,90

Roman, modern hayatın hem duygusunu hem de düşüncesini ifade etme ve yayma aracıdır. İmajbilim ise yazılı edebî metni, o metnin ortaya çıktığı tarihî bağlamı dikkate alarak yorumlama işidir. İmaj doğru ya da yanlış söylemez; yalnızca resmeder, duygu ile düşünceyi mezceder. Ancak bu resim donuk değil, tersine insanın niyetlerine göre biçim kazanan seyyal bir yapıdır. Bu hareketli yapısı imajı, tarihî süreçte onu üreten toplumun yazılı veya sözlü kültürü içerisinde yaşayan bir canlı kılar.
Bu kitapta yapılmak istenen; Araplar nezdindeki modern Türk imajının tarihî köklerini tespit etmek, bu imajın Arap insanının mensup olduğu kültürel ve sosyal tabakaya göre farklılık gösterme nedenlerini yakalamak, İslam medeniyetinin inşasında beraberce bulunmuş bu iki büyük milletin birbirine bakışının Arap yönünü roman çerçevesinde belirlemektir. özellikle Napolyon'un Mısır'ı işgaliyle başlayan ve Osmanlı'nın son dönemine kadarki zaman aralığında ortaya çıkan Türk imajı, çalışmanın ana eksenini oluşturmaktadır.
Duyguyla çerçevelenmiş düşüncenin imajbilim eliyle tahlili yalnızca bilmeyi değil, anlamayı da şart koşar. Anlamak anlaşılmak için atılması gereken ilk adımdır.
(Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 336
Basım Tarihi : Mart 2006
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺57,90 KDV Dahil

Oryantalist çalışmalarla Doğu toplumlarına ilişkin üretilen bilgi, Doğu'yu tanımlayıcı ve açıklayıcı olmaktan öte Batı kimliğinin pekiştirilmesi gayesini güder. Bu yüzden oryantalist bilgi nesnel olmaktan ziyade, oldukça öznel ve siyasi bir bilgidir. Bu, tarihten siyasete, dinden gündelik hayata kadar Doğu'yla ilgili tüm alanlar için geçerlidir. İngiliz Oryantalizmi ve Tasavvuf'ta Süleyman Derin, Batılı önyargıların ve öznel yaklaşımların 'İngiliz oryantalistler' ve 'tasavvuf' örneğinde ne şekilde tezahür ettiğini örneklerle ortaya koyuyor. Tasavvufla ilgili çalışma yapan oryantalistleri yüzyıllara göre tasnif eden bu çalışma; bir yandan oryantalist çalışmaların eksik ve yanlış taraflarını ortaya koyarken diğer yandan küreselleşme ile iyice tekelci bir surete bürünen Batılı bilginin Batı-dışı dünyada edindiği hegemonik pozisyonu da sorgulamaktadır. Bu kitap, oryantalizmin bakış açısına, bilgiyi yorumlama süreçlerine getirdiği eleştirel perspektifle literatüre önemli bir katkı sunuyor. -


Sayfa Sayısı : 280
Basım Tarihi : Haziran 2017
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 1. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺20,00 KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil

Oryantalist çalışmalarla Doğu toplumlarına ilişkin üretilen bilgi, Doğu’yu tanımlayıcı ve açıklayıcı olmaktan öte Batı kimliğinin pekiştirilmesi gayesini güder. Bu yüzden oryantalist bilgi nesnel olmaktan ziyade, oldukça öznel ve siyasi bir bilgidir. Bu, tarihten siyasete, dinden gündelik hayata kadar Doğu’yla ilgili tüm alanlar için geçerlidir.

İngiliz Oryantalizmi ve Tasavvuf’ta Süleyman Derin, Batılı önyargıların ve öznel yaklaşımların ‘İngiliz oryantalistler’ ve ‘tasavvuf’ örneğinde ne şekilde tezahür ettiğini örneklerle ortaya koyuyor. Tasavvufla ilgili çalışma yapan oryantalistleri yüzyıllara göre tasnif eden bu çalışma; bir yandan oryantalist çalışmaların eksik ve yanlış taraflarını ortaya koyarken diğer yandan küreselleşme ile iyice tekelci bir surete bürünen Batılı bilginin Batı-dışı dünyada edindiği hegemonik pozisyonu da sorgulamaktadır.

Bu kitap, oryantalizmin bakış açısına, bilgiyi yorumlama süreçlerine getirdiği eleştirel perspektifle literatüre önemli bir katkı sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺63,90

Jack Goody dünyanın önde gelen sosyal bilimcilerinden biridir. Geçtiğimiz yarı asırda antropoloji, tarih, sosyal ve kültürel çalışmalar gibi alanlardaki yazıları onu günümüzün en çok okunan, alıntılanan ve tercüme edilen akademisyenlerinden biri kılmıştır.

Mit, Ritüel ve Söz, mit, sözlülük ve okuryazarlık gibi birbiriyle ilişkili ve uzun bir süredir antropolojinin mihenktaşları olmuş konulara geri dönmektedir. Bu cilt, klasik makaleleri son döneme ait ve henüz yayımlanmamış eserlerle birleştirerek bu temalar üzerine geliştirilen, geçtiğimiz yarı asra ait en önemli yazıları bir araya getirmiştir. Ve dolayısıyla eleştirel okuma ve araştırmanın tarihini temsil etmektedir.

Goody, karakteristik bir biçimde açık ve anlaşılır bir üslupla modern antropolojinin temelini oluşturan kavramsal şemalara değinerek güncel teorik akımlara güçlü eleştiriler getirir. LoDagaa’daki Bagre miti üzerine yaptığı oldukça etkileyici çalışmalardan yola çıkıp çeşitlemelerin, imgelemin ve yaratıcılığın gücünü vurgulamış, bir yandan da metodoloji ve analiz sorunlarına dikkat çekerek sözlü ‘literatür’ün yapısalcı ve işlevselci yorumlarına meydan okumuştur. Derinlemesine bakabilen ve yer yer provokatif niteliğe bürünen bu makaleler yeni tartışmaları tetikleyecek, sosyal antropoloji hocaları ve öğrencileri için paha biçilmez bir bilgi kaynağı olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 221
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺71,90

Bugün “Tanburi Cemil Bey algısı” ve etrafında örülmüş mitoloji, bu büyük müzisyenin kendisinden daha büyük önem kazanmış gibidir. Şöhreti, parlaklığı, etrafında sonradan yaratılmış olan efsane ve “erişilmez” olduğu düşüncesi günümüz müzikolog ve müzik tarihçilerin birçoğunun gözünü kör etmekte ve camiaya egemen olan bu türden algılar onu daha akademik ve daha nesnel bir bakışla incelemeyi engellemektedir.

Tanburi Cemil Bey: sempozyum bildirileri, vefatının 100. yılı münasebetiyle üç kurumun ortaklaşa düzenlediği “Tanburi Cemil Bey” sempozyumundaki on üç bildiriyi bir araya getirirken, zihinlerdeki bu sisli Cemil Bey imgesini de bir nebze daha belirginleştirmeye gayret ediyor. Şüphesiz, bir yüzyıla sığmayan bu usta icracı hakkında söylenen her söz, ardındaki efsane bulutu içinde kaybolsa dahi onu anlamak için gösterilecek her çaba bugünü anlamaya ve geleceğimize ışık tutmaya devam edecek.

Bu çalışma, dileriz, Cemil Bey’i yaşadığı çağın koşulları içinde kavramaya ve bugünün deforme edici dürbününden değil bizzat yaşadığı dönemin sosyal koşullarının ve müzik icralarının gözlüğünden bakmaya bir nebze kapı aralar. Çünkü ancak o zaman adının tam anlamıyla hakkını verebileceğiz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 268
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺63,90

Eleştirel mimarlık kuramı, 1990’ların ortalarından itibaren önemli ölçüde dönüşmüştür. Bu dönemde öne çıkan pratik-yanlısı hareket, mimarlık kuramını ütopik ideallerden ve hantal kültürel eleştirilerden uzaklaştırıp mimarlığın ve pratiğin gerçeklerine yöneltmiştir.

Yeni Bir Gündem İnşa Etmek, bu süreçte mimarların ve mimarlık kuramcılarının benimsediği çok sayıdaki yöntem ve yaklaşıma genel bir bakış sunuyor. Sayısal teknolojilerin mimari tasarım, üretim, maddesellik ve temsil süreçlerine etkisi; küreselleşme ve bilgi ağlarının içerimleri; sürdürülebilir ve yeşil mimarinin giderek artan önemi; yıldız mimar (starchitect) ve ikonik mimarlık olguları; mimarlık kuramının geleceği ve daha birçok konu, alanın seçkin isimlerinin ikonik makaleleriyle okuyucuya aktarılıyor. Her makaleye, onun tarihsel bağlamına ve önemine işaret eden –editör Krista Sykes’in kaleminden– bir de Sunuş yazısı eşlik ediyor.

Son yirmi yılın kilit önemdeki teorik metinlerini tek bir kitapta toplayan bu derleme, çağdaş mimarlık düşüncesi ve pratiğini kuşatan hararetli tartışmalar için bir zemin sağlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 642
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺64,80

"Geçmişe yönelik bir hafızayı tesis ederken günümüzden geçmişi nasıl yorumlayabiliriz, geçmişle kurduğumuz ilişkiyi nostaljinin ötesine nasıl taşıyabiliriz soruları da üzerinde durduğumuz ve önemsediğimiz meselelerdi. Melodram ve güldürü türlerinin ağırlıkta olduğu Yeşilçam’ı ve mevcut sinema birikimimizi ele alırken hem kuşatıcı hem de sorularla filmlerdeki meseleleri derinleştiren bir bakış açısı yakalamak önemsediğimiz bir konuydu. Eskimeyen Filmler başlığıyla Bilim ve Sanat Vakfı’nda İstanbul Modern’le birlikte başlattığımız ve gelenekselleştirmeyi umut ettiğimiz film günleri etkinliği de bahsettiğimiz bakış açısı üzerinden gelişti."

"Programda yer alan Ah Güzel İstanbul, Balatlı Arif, Mahalle Arkadaşları ve Üç Arkadaş gibi Yeşilçam’ın temel motiflerini içeren, aynı zamanda dönemin toplumsal katmanlarını ve çeşitliliğini de anlatısı içerisinde kullanan yapımlarda melodramın nasıl işlediği, filmlerdeki karakterlerin seyirciyle kurduğu iletişimin nasıl şekillendirildiği gibi soruların önemli olduğunu düşünüyoruz. Bitmeyen Yol, Karanlıkta Uyananlar ve Hudutların Kanunu filmleri aracılığıyla edebiyatta ve sanatın diğer dallarında da etkisi hissedilen Toplumsal Gerçekçilik akımının izlerini sürmeye ve Türkiye’nin yaşadığı siyasi, ekonomik ve kültürel dönüşümü filmler üzerinden okumaya çalıştık. Bal, Gölgeler ve Suretler ve Sonbahar gibi güncel filmlerle beraber ise Türk sinemasının yakın tarihindeki mevcut eğilim ve yönelimleri tartışmaya açmak istedik."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 191
En / Boy : 21 / 26
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺109,90

Bu çalışma, çeşitli açılardan çok değerlidir. Uluslararası İlişkilerin ciddi bir bilim dalı olabilmesi için, "Kim, Ne, Nereye Kadar ve Nasıl?" sorularına yanıt arayan Türkiye'deki ilk kapsamlı çalışma olması onu özel bir konuma koymaktadır.

- Prof. Dr. Duygu Bazoğlu Sezer

Türkiye’de uluslararası ilişkiler alanında kuramsal çalışmaların gelişmesi hem “geç” kalmış, hem de akademik çalışmalarda işbirliği kültürünün zayıflığından dolayı büyük güçlükler içermiştir. Aydınlı, Kurubaş ve Özdemir zoru başararak bu alanda önemli bir atılım yapmışlardır.

- Prof. Dr. Atila Eralp

Bu eser gecikmiş bir tartışmayı başlatmaya aday. Disiplinimizdeki bazı temel sorunları ilk defa bu kadar açık seçik ve sistemli bir biçimde ortaya koyuyor.

- Prof. Dr. Ali L. Karaosmanoğlu

Uluslararası İlişkiler alanının hem tanıtılması hem de açıklanması açısından fevkalade başarılı ve önemli bir eser. Bu alanda çalışan birçok kişiye "ben neden bunu yazmadım?" dedirten, okudukça tadı alınan, uzunca bir zaman güncelliğini ve önemini koruyacak bir başucu kitabı…

- Prof. Dr. Ersin Onulduran

Elinizdeki kitap, alandaki nadir ve değerli ürünlerden biridir. Disiplinin, kuram ve yöntem temelinde inşasına önemli bir katkıda bulunuyor.

- Prof. Dr. Baskın Oran

Bu değerli, akademik anlamda kışkırtıcı ve hakkında konuşulması zor bazı konularda tutum takınan çalışmada, giderek Türkiye’de “özgün kuram” tartışmasını görmek, bu alanda çalışan bir akademisyen olarak bana büyük bir keyif verdi…

- Prof. Dr. Faruk Sönmezoğlu


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 271
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺59,90

Sosyal Bilimde Yöntem, realist yaklaşımların sosyal bilimde yer edinmesinde önemli bir adımı temsil ediyor. Sayer, yapı ve neden, açık ve kapalı sistemler, özne-nesne ilişkileri, tümevarım ve tümdengelim, yanlışlama ve açıklama, nitel ve nicel yöntemler gibi konuları realist bilim felsefesi bağlamında inceliyor. Eser, bu alandaki felsefi ve metodolojik tartışmalara, realizm ve yöntem meselelerine ilgi duyan öğrenci ve araştırmacılar için bir rehber niteliğinde.

“Sosyal araştırma yapmak için tek bir yöntemden bahsedilebilir mi? Bir şeyi nasıl araştırdığımız konuya ve ne bulmak istediğimize bağlı değil midir? Herhangi bir yöntem bize doğruya giden en konforlu yolu’ sunabilir mi? Elbette tek bir yöntem yok. Benim tam olarak savunduğum şey birçok yöntem ya da yaklaşımın olduğu, her birinin kendine özgü güçlü ve zayıf yönleri olduğu, her birinin farklı hedeflere ve araştırma sorularına uygun olduğu ve birçok araştırma projesinin bunların bir bileşimini kullanması gerektiğidir.”
A. Sayer, “Önsöz”

“Literatüre oldukça faydalı bir katkı… Meydan okuyan, aydınlatan bir kitap; üstelik açık bir dile sahip.” Sociology

“Sayer’in kitabı, sosyal bilimde açıklamaya dair önemli meseleleri dakik bir biçimde ele alırken sarih bir dilden de ödün vermiyor. (…) Metodoloji konulu bir seminer dersi için son derece uygun bir kaynak.” Geography

“Sayer’in hedefi, sosyal bilimler söyleminin baştan aşağı bir revizyonundan daha azı değil.” Annals of the Association of American Geographers


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 339
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺79,90

Komünizmlerin sonu ani, öngörülmeyen dramatik bir olay değil, daha geniş bir sürecin parçasıdır ve bu sürecin esas unsuru, dünya-sistem içindeki ABD hegemonyası döneminin sona ermesidir. 1989, Pax-Americana’nın sonudur. Leninizmin çöküşü hakikatte kapitalist dünya-ekonominin başat kuvvetleri için çok kötü bir haberdir. Kırılan oyuncağın dağılan parçalarını tekrar bir araya toplamak kolay olmayacaktır.

Bir tarihsel sistemden diğerine geçiş anlarında, insan iradesi için geniş bir alan vardır ve dolayısıyla tarihsel tercihler gerçektirler, yönlendirilmezler. 2050 yahut 2100’ün halef tarihsel sistemi yahut sistemleri bizim inşa edeceğimiz sistemler olacaktır. Ama bizim, inşa için hangi sistemi seçeceğimiz belli değildir.

Avrupa’nın iki problemi vardır; biri Rusya, diğeri Türkiye. Rusya problemini çözeceklerdir, çünkü bu onların problemidir. Türkiye’ye gelince, buna cevap vermek, Avrupa’nın kendini çokkültürlü bir bölge olarak algılamaya hazır olup olmadığına bağlıdır. Avrupa bu hususu kafasında kararlaştırmış değil. Eğer karar vermezse, bu Türkiye’den çok Avrupa’ya zarar verecektir. Türkiye’nin üyeliğe alınmaması Büyük Orta Doğu denklemine devasa bir faktör ilave edebilir. Avrupa’dan dışlanacak olursa Türkiye, şimdiki “ılımlı” İslamcılığın yerini daha az ılımlılar alabilir ve bu Avrupa’yı derinden etkiler. “Avrupalı Türkiye” küçük, sıradan bir mesele değildir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺71,90

Bilincin araştırılması, bilim camiasının henüz üstesinden gelemediği en büyük meydan okumalardan biri olarak kabul edilir. Bu kitap, konuyla ilgili anlayışımıza ışık tutmayı vaat eden yeni bilinç bilimine etkileyici bir giriş sağlıyor.

Bilinç: Öznelliğin Bilimi, çağdaş bilimsel bilinç araştırmalarındaki temel yaklaşımların tümünü kapsadığı gibi alan için gerekli tarihi, felsefi ve kavramsal arkaplanı da veriyor. Bunun yanı sıra nöropsikoloji, kognitif nörobilim, beyin görüntüleme ve rüya, hipnoz, meditasyon, beden-dışı deneyim çalışmalarından elde edilen güncel bilimsel bulgular ve teoriler sunuyor. Revonsuo, mevcut temel felsefi ve bilimsel bilinç teorilerini bütüncül bir tarzda inceliyor ve alanda gerçekleşecek gelişmeler için en fazla umut vaat eden alanları belirliyor.

Bilinç: Öznelliğin Bilimi, zorlu bilinç bilimi alanına ilgi duyan herkes için, özellikle de psikoloji, felsefe, biliş, nörobilim ve bunlarla bağlantılı alanlarda okuyan lisans öğrencileri için, okunması kolay ve güncel bir giriş sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 469
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺93,90

Modern dünyada Müslümanların karşılaştığı farklı türde meydan okumalara ilişkin tartışmalarda temel felsefi değerlendirmelerden çok yalınkat değerlendirme biçimlerinin zaman zaman egemen hale geldiği gözlemlenir. Bu tür tartışmalarda İslami dünya görüşünün merkezî kavramları ve asli unsurları hakkındaki eksik, yetersiz, tutarsız, müphem, mefhuma değil lafza dayalı bilgiler sıklıkla kullanılır. Alana temel felsefi katkılar sunan eserlerin sayısı ise çok fazla değildir. Prof. el-Attas’ın elinizdeki çalışması bu anlamda verimli ve yoğun tartışmaları ihtiva eden eserlerden biridir.

Problemleri güçlü ve iyi yorumlanmış bir metafizik çerçeve içinde almadan mevcut aksaklıklarla ve kafa karışıklığı ile baş edilemeyeceğini vurgulayan el-Attas’ın metafizik mülahazaları Kur’an, Peygamberin Sünneti ve büyük Sufi âlimlerin öğretilerinin yorumlamasına dayanır. İslami ilimlerin varlık tasavvuruna, tasavvuf düşüncesine, edep kavramına, dinin anlamına, Tanrı tasavvurlarına, bilgi ile vahiy irtibatına ve İslami ilimlerdeki otorite anlayışına geniş yer veren el-Attas çağdaş İslam düşüncesine önemli katkılarda bulunuyor.

İslam metafiziğinin tabiatıyla ilgili temel tezlerin yorumunu sistemli bir şekilde sunan elinizdeki kitap, Eğitim ve Bilgi Yapıları, Varlık Felsefesi, Mutluluk ve Trajedinin Anlamları, Nefs ve Zihin Kategorileri, İbadet, Gerçekliğin Nihai Doğası ve diğer ilgili konularda ufuk açıcı girişler/önsözler mahiyetindedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺57,90

Osmanlı Devleti’nin 17. yüzyılın sonundan itibaren Habsburg sınırında toprak kaybetmeye başlaması onu yeni savunma stratejileri geliştirmeye itmiş; temel politikanın yeni fetihler olduğu sınır bölgesi anlayışı yerini sahip olunan toprakları elde tutma siyasetine bırakmıştı. Bu değişim, Hristiyan dünyasıyla kuşatılmış bir bölge olarak en çok Bosna’yı etkiledi.

Bu kitap, Novili Ömer Efendi’nin Tarih-i Bosna adlı yazma eserinin çeviriyazısını ve eser, müellifi ve dönemin Bosna eyaleti hakkında bir girişi ihtiva ediyor. 1736-1739 arası yılları kapsayan yazma eser, Habsburg kuvvetlerinin Bosna eyaletine yönelik saldırılarını, Osmanlı valisi Hekimoğlu Ali Paşa’nın Bosna halkıyla birlikte bu saldırıları bertaraf etme mücadelesini ve buna bağlı olarak Avusturya topraklarına yapılan akınları anlatıyor. 1743’te Fransızcaya, 1789’da Almancaya, 1830’da İngilizceye çevrilen eserin tam metni Türk okurla ilk defa buluşuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 135
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺43,90

Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 149
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺31,20

“Sosyal Bilimler Tarihi ve Felsefesi, modern sosyal bilimin mahiyeti ve halihazırdaki konumuna nasıl bir süreçle geldiği hakkında bir çalışma. Sahip olduğumuz düşüncelerin kendilerine ait bir tarihi var ve kitap bu düşüncelerin menşeini irdeliyor.”

- James M. Buchanan, George Mason Üniversitesi, Nobel Ekonomi Ödülü (1986) sahibi

“Profesör Gordon sosyal bilimlerin tarihi hakkında otorite addedilebilecek ender kitaplardan birisini güzel ve akıcı bir üslupla kaleme almış. Hem akademik hem popüler olmayı başaran bir çalışma.”

- Mark Blaug, Emeritus Profesör, Londra Üniversitesi

“Alanında klasik olmaya aday önemli bir kitap. Scott Gordon sosyal bilimlerin gelişimini, bilimsel düşüncenin 14. ve 15. yüzyıllardaki yükselişinden itibaren ele aldığı bu kitabında hem akademik ve kullanışlı bir anlatı ortaya koyuyor hem de bunu cazip ve eğlenceli bir üslupla sunuyor.”

- The Economic Journal

“Kitabın asıl gücü, yazarın bilim, özellikle de sosyal bilim “yapma”nın ne demek olduğuna dair sağlam kavrayışıdır. Ortaya koyduğu bu tarih (…) derinliğiyle ve daha önemlisi profesyonel bir felsefe idrakine dayanıyor oluşuyla öne çıkıyor.”

- American Historical Review

“Geleceğin araştırmacıları için kilit önemde kaynak olacak ustaca yazılmış bir kitap. Scott Gordon iktisat, sosyoloji, tarih ve siyaset bilimi dahil olmak üzere sosyal bilimin gelişim sürecindeki temel meselelerin haritasını son derece bilimsel bir titizlikle ortaya koyuyor.”

- Southern Economic Journal


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 744
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺137,90

Yüksek lisans ve doktora öğrencilerini sosyal bilimlerdeki başlıca araştırma yaklaşımları ve metodolojilerle tanıştıran çarpıcı bir ders kitabı. Seçkin bir akademisyen topluluğu tarafından yazılmış olan bu çalışma, öğrencilere kendi araştırma yaklaşımlarını seçme, bu yaklaşımı temellendirme ve onu disiplinin içinde bir yere oturtma gücü verecektir.

Kitap, sosyal bilimin ontolojisi, epistemolojisi ve felsefesi gibi sorunları ele alıyor ve sonra iyi bir araştırma önerisi üretmek için gerekli olan metodoloji ve araştırma tasarımı konularına geçiyor. Aynı zamanda araştırmacılara sosyal bilim metodolojisindeki başlıca tartışma ve inanç konularını tanıtıyor, ortak yanları, tarihsel süreklilikleri ve benzersiz farkları saptıyor.

“Bu kitap sosyal bilime çoğulcu bir yaklaşım için güçlü ve ikna edici bir örnek oluşturuyor. Çok çeşitli yaklaşımlar önde gelen savunucuları tarafından, okurun ne şekilde, ne ölçüde piyasa, siyaset ve toplum incelemesine katılabileceğini ölçüp biçebilmesini sağlayacak şekilde açıklanıyor. Çok geniş, bilgilendirici ve entelektüel açıdan kışkırtıcı bir yolculuk.”

- John Gerring, Siyaset Bilimi profesörü

“Farklı epistemolojik ve metodolojik yaklaşımların verimli bir şekilde, ‘makul çoğulculuk’ mantığı içinde birbiriyle konuşabileceğini ispatlayan enfes bir kitap. Sosyal bilimlerde eğitim alan bütün araştırmacılar için mutlaka okunması gereken bir çalışma.”

- Maurizio Ferrera, Karşılaştırmalı Kamu Siyaseti profesörü


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺78,40

Oryantalizmin inceleme nesnesi doğu olmakla birlikte, Batı’da doğu toplumlarını açıklamak iddiasıyla ortaya atılan teoriler, batı kimliğinin özelliklerini daha da belirgin kılmaya dönüktür. Bu yönüyle oryantalizmin tarihi, Batı’nın bizzat kendisinin, fikirlerinin, eylemlerinin, ilgilerinin ve tarzlarının tarihidir. Oryantalizmin tarihi, bize batılı bilincin de tarihini sunmaktadır.

Elinizdeki kitap oryantalizmin tarihini anlatıyor. Oryantalizm nedir, oryantalist kime denir, ilk çağlarda doğu-batı ayrımı ne şekilde ortaya çıkmıştır, Orta Çağ Avrupasında İslam nasıl algılanmıştır, aydınlanma felsefesinde doğu hangi yönleriyle ele alınmıştır, On dokuzuncu yüzyılda doğu araştırmaları ne tür özellikler göstermiştir, yirminci yüzyıla girerken oryantalist çalışmalar hangi boyutlara ulaşmıştır, 1945 sonrasında oryantalizmden söz edilebilir mi, oryantalizme yöneltilen eleştiriler nasıl değerlendirilmelidir? Tüm bu soruların cevaplarını entellektüel tadı zirvede bir metinde bulmak istiyorsanız bu kitap tam size göre.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 199
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺53,90

Kapitalizm ve din arasında nasıl bir ilişki vardır?

Modern kapitalizmin oluşumunda Yahudilerin rolü nedir?

Avrupa’ya geçen Yahudiler ticareti ve borsayı nasıl hükmü altına aldılar?

Ekonomik yaşamda Yahudi dininin önemi nedir?

Sanayi nasıl ticarileştirildi ve Yahudi tüccarların müdahaleleri ne idi?

Yahudilik modern kapitalizme yönelik “doğal” bir yeteneğe mi sahiptir?

İlk baskısı 1911’de Almanca yapılan elinizdeki kitap, 16.-20. yüzyıllar arasında kapitalizmin gelişim seyrini büyük bir titizlikle ele alıyor ve yukarıdaki sorulara makul bir cevaplar manzumesi öneriyor.

Modern kapitalizmin iç dinamikleri ve bunların Yahudi tüccar, borsacı ve sermayedarlarla ilintisi hakkında özgün bir tez sunan ve bu tezi tarihî belgeler ve iktisadî olgulara dayandıran Werner Sombart’ın başyapıtı ilginize


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺67,90

Roman, modern hayatın hem duygusunu hem de düşüncesini ifade etme ve yayma aracıdır. İmajbilim ise yazılı edebî metni, o metnin ortaya çıktığı tarihî bağlamı dikkate alarak yorumlama işidir. İmaj doğru ya da yanlış söylemez; yalnızca resmeder, duygu ile düşünceyi mezceder. Ancak bu resim donuk değil, tersine insanın niyetlerine göre biçim kazanan seyyal bir yapıdır. Bu hareketli yapısı imajı, tarihî süreçte onu üreten toplumun yazılı veya sözlü kültürü içerisinde yaşayan bir canlı kılar. Bu kitapta yapılmak istenen; Araplar nezdindeki modern Türk imajının tarihî köklerini tespit etmek, bu imajın Arap insanının mensup olduğu kültürel ve sosyal tabakaya göre farklılık gösterme nedenlerini yakalamak, İslam medeniyetinin inşasında beraberce bulunmuş bu iki büyük milletin birbirine bakışının Arap yönünü roman çerçevesinde belirlemektir. Özellikle Napolyon’un Mısır’ı işgaliyle başlayan ve Osmanlı’nın son dönemine kadarki zaman aralığında ortaya çıkan Türk imajı, çalışmanın ana eksenini oluşturmaktadır. Duyguyla çerçevelenmiş düşüncenin imajbilim eliyle tahlili yalnızca bilmeyi değil, anlamayı da şart koşar. Anlamak anlaşılmak için atılması gereken ilk adımdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 316
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2006
₺37,60

Bu kitap, Şakir Kocabaş’ın 1983-1988 yılları arasında çoğunlukla Yönelişler ve İlim ve Sanat dergilerinde yayınlanladığı makaleler ile Londra Üniversitesi Imperial College (4 Mart 1984) ve Birbeck College’de (21 Eylül 1985) verdiği birer konferansı ihtiva ediyor. Bu konferanslardan ilki “Akıl-Beden Problemi”, ikincisi “John Searle’in Minds, Brains and Science’ının Çözümüne Giriş” başlığıyla yayınlanmıştır.

Derleme bu haliyle merhum Kocabaş tarafından 1985-1988 yılları arasında hazırlanmış, fakat bugüne kadar yayınlanmamıştır.

Kitaptaki makalelerin hemen hepsi Kocabaş’ın İfadelerin Gramatik Ayırımı adlı kitabında ana hatlarını ortaya koyduğu felsefi metodun kısmi birer uygulaması olarak görülebilir. Bu bağlamda Thomas Kuhn’un The Structure of Scientific Revolutions, Daniel C. Dennett’ın Brainstorms, John Searle’ün Minds, Brains and Science, Richard Dawkins’in The Selfısh Gene ve Paul Davies’in God and The New Physics adlı kitaplarının da analitik incelemesi yapılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 157
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺32,00

Tarih alanı, dört başı mamur bir gerçeklik alanıdır. Her gerçeklik alanı gibi, o da sadece kendisine karşı bir vaziyet alınmasını değil, aynı zamanda özgün yapısına ve tabiatına uygun bir vaziyet alınmasını gerektirir ve bunu layıkıyla hak eder. Aynı şekilde, uygun bir vaziyet alışın gerçekleştirilebilmesi için burada da uyulması gereken kurallar ve adeta "tarih ile muamelede bulunmanın adabı muaşereti" veya "ebedi" diyebileceğimiz bir ilkeler seti sözkonusudur. Bunun için tarihin anlam ve önemi konusunda eşyanın tabiatına uygun ve sağlam bir bilince, bunun için de tarih ile sağlıklı bir yüzleşmeye, açık fikirli ve açık yürekli bir hesaplaşmaya ihtiyaç vardır. Bu ihtiyacın, içinde yaşadığımız toplum için çok daha mübrem bir ihtiyaca tekabül ettiği söylenebilir. Tarih karşısında uygun ve makul bir tavır geliştirememek ve sergileyememek, bir zamandan beri toplumsal zaaflarımızın en problemli örneklerinden birini teşkil etmektedir. Israrla belirtilmelidir ki, halen boğuşmakta olduğumuz, toplumsal enerji ve kaynaklarımızı tüketen ve bazen çözüm yolu yokmuş gibi görünen birçok problemin kaynağında bu hayati zaaf yatmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 381
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺61,90

Toplumsal etkileşim hakkında konuşmak, aile ve okul gibi işlevsel olarak birbirinden farklı toplumsal sistemlerden söz etmek demektir. Sosyolojik kuramların büyük bir kısmı toplumsal gerçekliği kavrama iddiası taşırlar, fakat yalnızca uzmanları tarafından anlaşılabilen özel bir dile sahiptir. Bu süreçte soyut bir kuramın gerçeklikle olan ilişkisinin ortadan kalkması gibi bir tehlike de söz konusudur. Gerçek dünyadaki fenomenlerin nasıl olduğunun kavranması, sosyolojik kuram inşa etme çabasında olan ve bu amaçla modeller öneren bilim adamları için gerçekten zordur; uzman olmayanlar içinse neredeyse imkansız.

Bilimsel, sosyolojik kuramlara ihtiyacımız var mı? Buna hepimizin mi yoksa sadece sosyologların mı ihtiyacı var? Bizim bu konuda ne düşündüğümüzün aslında pek de önemi yok; kuram olmaksızın gündelik hayatı ifade edemeyeceğimiz apaçık ortada.

Sosyolojik kuramlar, nihayetinde insanî birer faaliyet olarak, toplumsal gerçekliğin nasıl göründüğünü açıklamak için modeller önerirler. Sosyolojik Paradigmalar’da, toplumsal gerçekliği bir araya getirmeyi mümkün kılan pek çok parçayla ilgili ifadeler ve başlangıç noktaları bulacaksınız. Bu kitabın amacı, tüm detayları ve çeşitliliğiyle kuramları araştırmak değil, “sosyolojik paradigma” okumaları üzerinden sosyoloji içerisindeki farklı çıkış yollarını ve perspektifleri birbirinden ayırmak ve anlayabilmektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 260
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺63,90
1 2 3 4 >
Çerez Kullanımı