BİR SÜPER GÜCÜNÜZ OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUNUZ?

 Biz kimiz?

Bu günlere nasıl geldik?

Ve karşımıza çıkan tüm engelleri aşmamızı sağlayan şey nedir?

Afrika savanlarından Grönland buzullarına kadar tüm dünyaya biz insanlar hükmediyoruz. Peki bu büyük ve gizemli gücü nasıl elde ettik? Durdurulamayan İnsanlık hayaletlerden ruhlara, hükümetlerden şirketlere, tuhaf ve gizemli şeyler hakkında hikâyeler yazmak için bu gücü nasıl kullandığımızı anlatıyor.

Afrika’dan yola çıkan insanların izini sürerek ateş sayesinde midemizin nasıl küçüldüğünü, futbol denilen oyunun bize insanlıkla ilgili neler anlattığını ve paranın neden gelmiş geçmiş en başarılı peri masalı olduğunu keşfedeceksiniz. Cücelerle, dev yılanlarla, bulutların üstündeki Yüce Aslan Ruhuyla bezeli, insanlığın kökenlerinin daha önce hiç duymadığınız bu masalsı ama gerçek hikâyesi 9’dan 99’a herkese hitap ediyor. Tüm dünyada satış rekorları kıran Sapiens kitabının yazarı Yuval Noah Harari, genç okurlar için kaleme aldığı bu sürükleyici ve renkli kitapta, kendine özgü tarzını yepyeni bir kitleyle buluşturuyor.

 

 

  • Kitap Adı: Durdurulamayan İnsanlık
  • Yazar: Yuval Noah Harari
  • Yayınevi: Kolektif Kitap
  • Hamur Tipi: 1. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 176
  • Ebat: 16 x 23
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod9786052205945

 

₺131,85

Tüm dünyada milyonlarla buluşan Sapiens’in yazarı Yuval Noah Harari, insanlık tarihini geniş bir okur kitlesinin zevkle okuyacağı yepyeni bir formatta sunuyor.

Dört ciltlik serinin ikinci cildi Uygarlığın Sütunları, avcı-toplayıcı Sapiens’in daha fazla güvence ve üretkenlik peşinde koşarken yerleşik düzene nasıl geçtiğini ve tohumunu ektiği ilk buğdayla birlikte kendisini sonu gelmez çatışmalar, salgınlar ve eşitsizlikler döngüsüne nasıl mahkûm ettiğini anlatıyor. Serinin ilk kitabında tanıştığımız kahramanlar bu kez tarihteki en köklü adımlardan Tarım Devrimi’nin etkilerini eğlenceli hikâyelerle gözler önüne seriyor.

Elindekinden daha fazlasına sahip olmak isteyen ilk yerleşimciler, evcilleştirdikleri ilk bitki ve hayvanlarla, kendilerine ayırdıkları ilk toprak parçasıyla, inandıkları ilk din ve koydukları ilk toplumsal kurallarla fark etmeden dünya tarihini şekillendiren en büyük kısırdöngüleri yaratıyor.

İnsanlık tarihinin dönüm noktalarını farklı disiplinlerin penceresinden son derece keyifli bir üslupla anlatan Harari bu kitapta, medeniyetlerin kuruluşunda kilit rol oynayan ama bir yandan da ırklar ve cinsiyetler arasındaki eşitsizlikleri körükleyen kurmaca hikâyelerin, mantıkdışı toplumsal hiyerarşilerin ve hayali düzenlerin foyasını meydana çıkarıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 19 / 26
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2022
₺152,00

Mason Currey’nin Günlük Ritüeller’i dünyanın yaratıcı kadınlarıyla devam ediyor!

Bu kitapta George Eliot’tan Zadie Smith’e, Susan Sontag’tan Doris Lessing’e, Virginia Woolf’tan Maggie Nelson’a, Shirley Jackson’dan Patti Smith’e, Mary Shelley’den Pina Bausch’a ve Frida Kahlo’dan Marie Curie’ye farklı alanlarda üreten, farklı dönemlerde yaşayan, farklı normlarla yüzleşen yüzlerce kadın sanatçının yaratabilmek için mücadele ettiği günlük engelleri ve sarıldıkları günlük ritüelleriyle bambaşka esin, korku ve neşe kaynaklarını keşfedecek, çağlar geçse de değişmeyen zorunluluklara tanıklık edeceksiniz.

“Yazmak kendini harcamak, kendinle kumar oynamaktır.” -Susan Sontag

“Deneme yanılmayla ilerlersin ve ihtiyaç duyduğun, seni besleyen şeyi, içgüdüsel ritmini ve rutinini bulduğun zaman da onun üzerine titrersin.” -Doris Lessing

“Yaşam yaşamı doğurur, enerji enerjiyi yaratır. İnsan kendini harcayarak zenginleşir.” -Sarah Bernhardt


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 322
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺62,64

Tüm dünyada milyonlarla buluşan Sapiens’in yazarı Yuval Noah Harari, insanlık tarihini geniş bir okur kitlesinin zevkle okuyacağı yepyeni bir formatta sunuyor.

Dört ciltlik serinin birinci cildi olan İnsan Türünün Doğuşu, diğer hayvanlardan pek de farkı olmayan bir tür olarak ortaya çıkan Sapiens’in tüm dünyayı dönüştürebilecek gücü nasıl elde ettiğini renkli kahramanlar ve mizah dolu hikâyeler eşliğinde anlatıyor.

İnsan evriminin bir survivor yarışması, Sapiens’in yarattığı ekolojik felaketin bir dedektiflik hikâyesi olarak aktarıldığı bu nefes kesici yolculuk, müthiş çizimler ve yaratıcı anlatılarla biyoloji ve tarihin insanlığı nasıl şekillendirdiğini, bilişsel devrimle gelişen kurmaca becerisinin insanlara kazandırdığı ölçüsüz gücü ve bu gücün yıkıcı etkilerini ortaya koyuyor.

Farklı bilim dallarının yaklaşımlarını anlaşılır ve eğlenceli bir anlatıyla aktaran bu çalışma, bugün karşı karşıya olduğumuz çetin sorunların kaynağına ışık tutarken insanlık tarihini keyifle okunan sürükleyici bir maceraya dönüştürüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 19,5 / 26,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺160,95

“Walter Benjamin fotoğrafı hatırlatmaktan hiç vazgeçmedi. Tarih boyunca değişen, uyum sağlayan, gelişen bir şey olarak fotoğrafın izini süren güçlü bir fotoğraf eleştirmeniydi. Fotoğrafın bir tarihi, bir hayatı olduğuna inandı. [...] Benjamin’in gözlemlediği üzere fotoğraf iktidardakiler ve geleneksel sanata gereğinden fazla özlem duyanlar tarafından kötüye kullanılabilir ve kullanılmıştır da [...] Fotoğraf yozlaşabilir. İçinde bulunduğu zamandan ayrı düşebilir ya da (fotoğraftaki) özneleri genel olarak kötüye kullandığı gibi onu da kötüye kullanan baskıcı güçlerin güdümüne girebilir. Benjamin’in fotoğrafa dair ve fotoğrafın yörüngesindeki çeşitli yazılarıyla amaçladığı şey, panoramik bir bakışla okurunu bu aracın potansiyeli ve gerçekliği konusunda eğitmektir.”

Walter Benjamin’in fotoğraf yazılarından oluşan bu derleme aşina olduğumuz fotoğrafa başka bir gözle tekrar bakma, işlevini, imkânlarını yeniden düşünme olanağı sunuyor; fotoğrafın zaman içinde kazandığı ve kazandırdığı farklı anlamların izini sürüyor. Bu derlemede yer alan tüm yazılar Leslie’nin sunuşuyla açılıyor, değinilen kişi ve kavramların açıklandığı sözlüklerle sona eriyor. Kitapta ayrıca Benjamin’in atıfta bulunduğu fotoğraflardan örnekler de yer alıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺46,90

Yedi Deli Adam, kendisine sürekli acı veren ruhunu görüp anlamaya çalışan bahtsız bir adamı ve etrafında şekillenen karanlık, absürd olaylar silsilesini anlatıyor. Delilik nöbetleriyle, ruhun ve zihnin tikleriyle, birbirinden ilginç karakterlerle, devrimci, anarşist yaklaşımlarla dolu, yazıldığı dönemin Buenos Aires’inin çarpıcı bir portresini çizen roman, Roberto Arlt’ın başyapıtı kabul ediliyor.

“Acizane, Arlt’ın İsa olduğunu varsayalım. Dolayısıyla Arjantin İsrail, Buenos Aires de Kudüs’tür... Arlt keskin zekâlı, tehlikeyi göze alan, koşullara ayak uydurabilen, doğuştan hayatta kalma becerisine sahip biri... hiç kuşkusuz Arjantin ve Latin Amerika edebiyatının önemli bir parçası.”

- Roberto Bolaño

“Kitaptaki karakterler okurun ruhuna adeta musallat oluyor.”

- Julio Cortázar

“Bu kıyılarda edebiyat dâhisi olarak adlandırılacak biri varsa o Roberto Arlt’tır... sanattan ve büyük, tuhaf bir sanatçıdan... doğduğu şehri herkesten daha iyi, muhtemelen ölümsüz tangolar yazmış olanlardan bile daha derin anlamış birinden bahsediyorum.”

- Juan Carlos Onetti


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺58,50

Düzen Adamı çocukluğundan itibaren normalliğin peşine düşen Marcello’nun hayatı ekseninde toplumsal alışkanlıkların ikiyüzlülüğünü ortaya koyuyor. Alberto Moravia kahramanı Marcello’nun takıntı derecesindeki normallik arzusunu bir dürtü olarak tarif ediyor: “Kabul gören genel bir kurala uyma iradesiydi, farklı olmak suçlu olmak anlamına geldiğine göre başkalarına benzeme isteğiydi” onunki.

“Maneviyatla sanatsal bütünlüğün nadiren rastladığımız birleşimi Moravia’yı Avrupa’nın en iyi yazarları arasına yerleştiriyor.”

- John Burnside, Guardian

“En önemli romanı Düzen Adamı’nda Moravia, sinik fırsatçılar ülkesinde cinsellikle siyaset arasındaki karmaşık ilişkiyi keşfediyor.”

- Rachel Donadio, New York Times


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺61,90

“Yeryüzünde hüküm verme hakkı tam olarak kime tanınmıştır?”

Uluslararası insan hakları davalarıyla tanınan avukat ve gazeteci Sadakat Kadri, Sokrates’in meşhur savunmasından engizisyona, cadı avından hayvanların yargılandığı mahkemelere, Nürnberg’den Stalin döneminin düzmece duruşmalarına, ırkçı önyargılardan savaş suçlarının yargılanmasına uzanan hattı izleyerek farklı hukuk sistemlerini ve tarihin ünlü ceza davalarını masaya yatırıyor. Alice’in harikalar
diyarında çalıntı turtalar için kurulan mahkemeyi, toprağı eşelemekten yargılanan üç köstebeği ya da bir kan davasını anlatan Kuzey’in ünlü destanı Yanık Njáll’ı unutmadan, ayrıntıları ciddiye alarak, mizahı da ihmal etmeksizin yargılamanın tarihini usta bir hikâyeci diliyle aktarıyor.

Farklı dönem ve konular ekseninde ilerleyen Dava cezalandırma yöntemlerini sorgulayıp ceza davalarını takip ederken günümüze de damgasını vuran cadı avları, hukuksuz yargılamalar ve haksız kararlar üzerine yeniden düşünmeye vesile oluyor.

Sadakat Kadri ceza davasının asırlar süren gelişimini zekâ ve mizahla örülmüş berrak bir dille takip ediyor.
Etkileyici bir eser.

- The Times

Büyüleyici, rengârenk ve hikâyelerle dolu… Kadri’nin panoramik bakışı okura günümüzün karmaşık dünyasını anlamakta yardımcı olacak ahlaki ve siyasi kavrayışlar sunuyor. Gerçek bir başarı.

- Guardian


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 552
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺112,90

“Odysseus’un sonunda ‘evinde’ olduğuna dair o son derece sembolik işaret, sadece karısıyla paylaştığı bir sırdır, etrafına evini inşa ettiği zeytin ağacından kendi elleriyle oyduğu kökleşmiş yatağıdır. Kök salmak ve kökünden sökülmek: İşte nostalji budur.”

Fransız Akademisi üyesi, felsefeci ve dilbilimci Barbara Cassin incelikli ve ustalıklı bir felsefi akıl yürütmeyle kök salmanın ve köksüzlüğün, ait olmanın ve yersiz olmanın, küresel dilde kaybolmanın ve kendi dilinde yaşamanın mitik ve politik veçheleri üzerine düşünüyor.
Homeros’un kahramanı Odysseus’dan, Vergilius’un kahramanı Aeneas'tan, modern çağın trajik yıllarında Almanya'dan kaçan Hannah Arendt'ten dem vurarak yolcunun, sürgünün, mültecinin kısacası insanın kendini nerede evinde hissedeceğini, nerede nostaljiye kapılacağını sorguluyor.

“Kök beslemek yerine başka yeri, kendini kapatmayan, farklı ‘benzerler’ içeren bir dünya beslemeyi tercih ederim. Öyleyse insan ne zaman evindedir? Yakınları, dili ve dilleriyle birlikte kabul edildiği zaman.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺38,90

“Zihinler değişiyor. Rejimler çöküyor. Yeni yapılar doğuyor. Çalkantılı zamanlar, çalkantılı değişimler yaşanıyor. Yine de zaferin kaçınılmaz olduğunu söyleyemeyiz. Peşine düşülen hedeflere erişmek için insanlar acı ve öfkeden sıyrılıp harekete geçmeli, bölünmüşlükten beraberliğe ve mücadeleden zafere yürümeli. Anlık zaferlerin ötesinde yeni toplumsal ilişkiler biriktiren ve çeşitlendiren kazanım yörüngelerine ihtiyacımız var.”

“Yeni bir toplum yaratma yolunda aktivist bir ‘toplumsal değişim ekibi’ işe nereden başlayacağını, nihai hedefini ve başlangıç noktasından bitiş noktasına nasıl gideceğini bilmek zorundadır. Bu kitabın konusu işte tam olarak budur.”

Mümkün Ütopya yaşanılabilir bir toplum için yeni seçenekler, davranışlar ve sonuçlar doğuracak yeni uygulamalar üzerine bir çalışma. Michael Albert mevcut gerçekliğe dair kıyamet senaryolarının kurgulandığı günümüzde sabırlı, ağırbaşlı ve cüretkâr olmanın altını çizerek “İnsanların küçümsendiği bir sığınak yerine karşılıklı yardım için bir aracıya dönüşen hareketleri” nasıl yaratabileceğimize kılavuzluk edecek bir teori ortaya koyuyor.

Bunu yaparken bizi bir arada tutan hükümet, ekonomi, akrabalık ve kültürün birbirleriyle, değişimle ve tarihle ilişkisini anlamaya ve bildiğimiz toplumsal hiyerarşileri yaratmadan işlevlerini nasıl yerine getirebileceklerini görmeye yardımcı oluyor.

Birbirimiz adına nasıl harekete geçebiliriz?

Harekete geçtiğimizde karşılıklı olarak nasıl fayda sağlarız?

Kendimizi nasıl örgütleriz?

Siyasal bağlantılarımız sebebiyle ne tür faydalar ve sorumluluklar ediniriz?

İnsanlar bir toplumsal harekete katıldıktan ve o hareketin tanımlanmış hedefleriyle aynı çizgiye geldikten sonra neden o hareketi terk ederler?

Mevcut kurumların kalıcılığını önden kabullenerek yalnızca kötü yanlarını iyileştirmekle mi yetineceğiz (yani reformist olacağız) yoksa mevcut kurumları ihtiyaç duyulan işlevlerini yeni yollarla karşılayan yeni kurumlarla mı değiştireceğiz (yani devrimci olacağız)?”

Mümkün Ütopya adil bir dünya yaratabilecek dinamik bir hareket isteyen aktivistlerin yüzleştiği birçok soruyu yanıtlıyor.”

-Bill Fletcher, Jr.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺54,90

“Üzgün olduğumuzda ve hayata katlanamadığımızda bir ağaç şöyle konuşabilir bizimle: Sus! Bak bana! Yaşamak kolay değil, yaşamak zor değil. Bunlar çocuksu düşünceler. Bırak konuşsun içindeki Tanrı, o zaman susacaklar. Yolun seni anandan ve yurdundan uzaklaştırdığı için endişelisin. Ama attığın her adım, her yeni gün seni anana yaklaştırır. Orası ya da şurası değildir yurdun. Yurt ya içindedir ya da hiçbir yerde.

Yollara düşme özlemiyle kederlenir yüreğim, akşamları rüzgârda uğuldayan ağaçları duyduğumda. Sessizce, uzun uzun dinlerseniz, bu özlemin esası da anlamı da çıkar ortaya. Sanıldığı gibi acıdan kaçıp gitme arzusu değildir bu. Yurda, ananın belleğine, hayatın yeni kıssalarına duyulan özlemdir. Eve götürür insanı. Her yol eve götürür, her adım doğumdur, her adım ölümdür, her mezar anadır.

Böyle uğuldar ağaç, çocuksu düşüncelerimizden ürktüğümüz akşam vakitlerinde. [...] Ağaçları dinlemeyi öğrenen, ağaç olmayı arzulamaz artık. Kendisi dışında başka bir şey olmayı arzulamaz. Yurt budur. Mutluluk budur.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺38,90

“Hayvanlar gitgide, teker teker sahneyi terk edip insanlığı kendi temsilleriyle, evcil hayvanları ve oyuncaklarıyla baş başa bırakıyor.”

Çalışmalarını çağdaş felsefenin sorunları merkezinde sürdüren akademisyen Oxana Timofeeva, Aristoteles’ten ödünç aldığı adla Hayvanların Tarihi'ni felsefi bir hat üzerinde kuruyor, tabiri caizse, “felsefe tarihini hayvanların tarihi olarak okumayı” öneriyor.

Hayvanlar bugün daha ziyade evcilleştirme, kapatma ya da imgeleştirme yoluyla gündelik hayatımıza, dilimize, düşünce dünyamıza dahil olurken bu çalışma “hayvan meselesi”ni Aristoteles’ten Hegel’e, Adorno’dan Deleuze’e uzanan geniş bir felsefe geleneğine ve Bataille, Kafka, Platonov gibi yazarların metinlerine atıfta bulunarak ele alıyor, hayvanla insan arasında aşina olduğumuz tüm ayrımlardan, insanlığa ve hayvanlığa dair tüm keskin tanımlardan azade yeni bir düşünme ve tartışma imkânı sunuyor.

“Eğer felsefe bilgelik sevgisiyse, Oxana Timofeeva'nın Hayvanların Tarihi, hayvan sevgisinden mürekkep bir felsefe çalışmasıdır. Felsefeyi hayvanlara karşı yanlış tutumundan ötürü kolayca mahkûm etmek yerine, hayvanlara haysiyetlerini iade etmek üzere Aristoteles'ten Deleuze'e filozofların nasıl daha farklı yorumlanabileceğini yeni baştan anlama çabasına giriyor. Hayvanların Tarihi, bize, biz insanlara, yeni bir dünya kazanmak için tüm ‘devrimci hayvanlar’la birlik olmayı öğretiyor.”

- Benjamin Noys


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 230
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺50,70

Set İçeriği:

  • Sapiens
  • Homo Deus
  • 21. Yüzyıl İçin 21 Ders

Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?

Para neden herkesin güvendiği tek şey?

Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen?

Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar?

Geleceğin dini bilim mi?

İnsanların miadı çoktan doldu mu?

100 bin yıl önce yeryüzünde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak?

Çoğu çalışma insanlığın serüvenini ya tarihi ya da biyolojik bir yaklaşımla ele alır, ancak Harari 70 bin yıl önce gerçekleşen Bilişsel Devrim’le başlattığı bu kitabında gelenekleri yerle bir ediyor. İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens, tarihle bilimi bir araya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor.

Harari ayrıca geleceğe bakmaya da zorluyor okuru. Yakın zamanda insanlar, dört milyar yıldır yaşama hükmeden doğal seçilim yasalarını esnetmeye başladılar. Artık sadece dünyayı değil, kendimizi ve diğer canlıları tasarlama becerisi de kazandık. Peki bu bizi nereye götürüyor, bizi neye dönüştürebilir?

30’dan fazla dile çevrilmiş bu kışkırtıcı çalışma özellikle Jared Diamond, James Gleick, Matt Ridley ve Robert Wright’ın eserlerine aşina okurlar için muhteşem bir kaynak.

“Sapiens, tarihin ve modern dünyanın en büyük sorularını gayet yalın bir dille ele alıyor.

- Çok seveceksiniz!” Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik’in yazarı

“Harari’nin eseri kabul görmüş doktrinlerin karşısında duran fikirler ve şaşırtıcı gerçeklerle bezeli.”

- John Gray, Financial Times

Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. İnsanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu bilim, tarih ve felsefe ışığında incelediği bu çalışmasında, insanın bambaşka bir türe, Homo deus’a evrildiği bir gelecek kurguluyor.

Yola “önemsiz bir hayvan” olarak çıkan Homo sapiens, tanrılar katına ulaşmak uğruna kendi sonunu mu hazırlıyor?

Homo sapiens nasıl oldu da evrenin insan türünün etrafında döndüğünü iddia eden hümanist öğretiye inandı?

Bu öğreti gündelik yaşantımızı, sanatımızı ve en gizli tutkularımızı nasıl şekillendiriyor?

İnsanı inekler, tavuklar, şempanzeler ve bilgisayar programlarının tümünden ayıran yüksek zekası ve kudreti dışında herhangi bir alametifarikası var mı?

Tarih boyunca benzeri görülmemiş kazanımlar elde etmemize rağmen mutluluk seviyemizde neden kayda değer bir artış olmadı?

“Tüm bunları anlamak için tek yapmamız gereken geriye dönüp bakmak ve Homo sapiens’in aslında ne olduğunu, hümanizmin nasıl dünyaya hakim bir din hâline geldiğini ve hümanizm rüyasını gerçekleştirmeye çalışmanın aslında neden insanlığın kendi sonunu getireceğini incelemektir. İşte bu kitabın temel meselesi budur.”

“Okurken hem eğlenecek hem de çok şaşıracaksınız. Her şeyin ötesinde, kendinizi daha önce hiç düşünmediğiniz şeyleri düşünürken bulacaksınız.”

- Daniel Kahneman, Hızlı ve Yavaş Düşünme’nin yazarı

“Homo Deus’u okuduğunuzda uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından vardığınız bir uçurumun kenarında durduğunuzu hissedeceksiniz. Yolculuğun artık bir önemi kalmayacak, çünkü bir sonraki adımınızı engin bir boşluğa atacaksınız.”

- David Runciman, The Guardian

21. yüzyılın en çok ses getiren düşünürlerinden Yuval Noah Harari, ilk kitabı Sapiens’te insanın nasıl önemsiz bir hayvandan dünyanın efendisine dönüştüğünü, ikinci kitabı Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle insanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu ele almıştı. 21. Yüzyıl İçin 21 Ders ise yüzyılımızın eşi benzeri görülmemiş teknolojik ve ekonomik kırılmalarıyla ve yaşanan aralıksız değişimlerle başa çıkabilmek için elzem soruları tartışmaya açıyor.

Tanrı geri mi dönüyor?

Bilgisayarlar ve robotlar insan olmanın anlamını nasıl değiştirecek?

Yalan haber salgını karşısında ne yapabiliriz?

Büyük Veri bizi sürekli izlerken, seçme özgürlüğümüzü nasıl geri kazanabiliriz?

Dünyayı anlayamıyorsak doğruyla yanlışı, haklıyla haksızı nasıl ayırt edeceğiz?

Ufkumuzu aşan, bütünüyle insan kontrolünün dışında dönen ve tüm tanrılarla ideolojilere gölge düşüren bir dünyada sağlam bir etik zemin bulmak mümkün mü?

Homo sapiens yarattığı dünyayı anlamlandırma yetisine sahip mi? Gerçekliği kurmacadan ayıran belirgin bir sınır kaldı mı?

Eşitsizlik ve iklim değişikliğinin açtığı dertlere milliyetçilik deva olabilir mi?

Eski anlatıların çöküp yerine yenilerinin gelmediği bir çağda ne tür becerilere ihtiyacımız var?

Harari bu ve benzeri çok temel soru(n)ları, her biri birbirinden kışkırtıcı ve derinlikli 21 bölümde ele alırken, daha önceki kitaplarında ortaya koyduğu fikirlere dayanarak siyasi, teknolojik, toplumsal ve varoluşsal zorluklara açıklık getiriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1208
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺260,90

Set İçeriği:

  • Sapiens
  • Homo Deus
  • 21. Yüzyıl İçin 21 Ders

Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?

Para neden herkesin güvendiği tek şey?

Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen?

Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar?

Geleceğin dini bilim mi?

İnsanların miadı çoktan doldu mu?

100 bin yıl önce yeryüzünde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak?

Çoğu çalışma insanlığın serüvenini ya tarihi ya da biyolojik bir yaklaşımla ele alır, ancak Harari 70 bin yıl önce gerçekleşen Bilişsel Devrim’le başlattığı bu kitabında gelenekleri yerle bir ediyor. İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens, tarihle bilimi bir araya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor.

Harari ayrıca geleceğe bakmaya da zorluyor okuru. Yakın zamanda insanlar, dört milyar yıldır yaşama hükmeden doğal seçilim yasalarını esnetmeye başladılar. Artık sadece dünyayı değil, kendimizi ve diğer canlıları tasarlama becerisi de kazandık. Peki bu bizi nereye götürüyor, bizi neye dönüştürebilir?

30’dan fazla dile çevrilmiş bu kışkırtıcı çalışma özellikle Jared Diamond, James Gleick, Matt Ridley ve Robert Wright’ın eserlerine aşina okurlar için muhteşem bir kaynak.

“Sapiens, tarihin ve modern dünyanın en büyük sorularını gayet yalın bir dille ele alıyor.

- Çok seveceksiniz!” Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik’in yazarı

“Harari’nin eseri kabul görmüş doktrinlerin karşısında duran fikirler ve şaşırtıcı gerçeklerle bezeli.”

- John Gray, Financial Times

Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. İnsanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu bilim, tarih ve felsefe ışığında incelediği bu çalışmasında, insanın bambaşka bir türe, Homo deus’a evrildiği bir gelecek kurguluyor.

Yola “önemsiz bir hayvan” olarak çıkan Homo sapiens, tanrılar katına ulaşmak uğruna kendi sonunu mu hazırlıyor?

Homo sapiens nasıl oldu da evrenin insan türünün etrafında döndüğünü iddia eden hümanist öğretiye inandı?

Bu öğreti gündelik yaşantımızı, sanatımızı ve en gizli tutkularımızı nasıl şekillendiriyor?

İnsanı inekler, tavuklar, şempanzeler ve bilgisayar programlarının tümünden ayıran yüksek zekası ve kudreti dışında herhangi bir alametifarikası var mı?

Tarih boyunca benzeri görülmemiş kazanımlar elde etmemize rağmen mutluluk seviyemizde neden kayda değer bir artış olmadı?

“Tüm bunları anlamak için tek yapmamız gereken geriye dönüp bakmak ve Homo sapiens’in aslında ne olduğunu, hümanizmin nasıl dünyaya hakim bir din hâline geldiğini ve hümanizm rüyasını gerçekleştirmeye çalışmanın aslında neden insanlığın kendi sonunu getireceğini incelemektir. İşte bu kitabın temel meselesi budur.”

“Okurken hem eğlenecek hem de çok şaşıracaksınız. Her şeyin ötesinde, kendinizi daha önce hiç düşünmediğiniz şeyleri düşünürken bulacaksınız.”

- Daniel Kahneman, Hızlı ve Yavaş Düşünme’nin yazarı

“Homo Deus’u okuduğunuzda uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından vardığınız bir uçurumun kenarında durduğunuzu hissedeceksiniz. Yolculuğun artık bir önemi kalmayacak, çünkü bir sonraki adımınızı engin bir boşluğa atacaksınız.”

- David Runciman, The Guardian

21. yüzyılın en çok ses getiren düşünürlerinden Yuval Noah Harari, ilk kitabı Sapiens’te insanın nasıl önemsiz bir hayvandan dünyanın efendisine dönüştüğünü, ikinci kitabı Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle insanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu ele almıştı. 21. Yüzyıl İçin 21 Ders ise yüzyılımızın eşi benzeri görülmemiş teknolojik ve ekonomik kırılmalarıyla ve yaşanan aralıksız değişimlerle başa çıkabilmek için elzem soruları tartışmaya açıyor.

Tanrı geri mi dönüyor?

Bilgisayarlar ve robotlar insan olmanın anlamını nasıl değiştirecek?

Yalan haber salgını karşısında ne yapabiliriz?

Büyük Veri bizi sürekli izlerken, seçme özgürlüğümüzü nasıl geri kazanabiliriz?

Dünyayı anlayamıyorsak doğruyla yanlışı, haklıyla haksızı nasıl ayırt edeceğiz?

Ufkumuzu aşan, bütünüyle insan kontrolünün dışında dönen ve tüm tanrılarla ideolojilere gölge düşüren bir dünyada sağlam bir etik zemin bulmak mümkün mü?

Homo sapiens yarattığı dünyayı anlamlandırma yetisine sahip mi? Gerçekliği kurmacadan ayıran belirgin bir sınır kaldı mı?

Eşitsizlik ve iklim değişikliğinin açtığı dertlere milliyetçilik deva olabilir mi?

Eski anlatıların çöküp yerine yenilerinin gelmediği bir çağda ne tür becerilere ihtiyacımız var?

Harari bu ve benzeri çok temel soru(n)ları, her biri birbirinden kışkırtıcı ve derinlikli 21 bölümde ele alırken, daha önceki kitaplarında ortaya koyduğu fikirlere dayanarak siyasi, teknolojik, toplumsal ve varoluşsal zorluklara açıklık getiriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1208
En / Boy : 15,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺409,90

21. yüzyılın en çok ses getiren düşünürlerinden Yuval Noah Harari, ilk kitabı Sapiens’te insanın nasıl önemsiz bir hayvandan dünyanın efendisine dönüştüğünü, ikinci kitabı Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle insanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu ele almıştı. İngiltere ve ABD’yle eşzamanlı olarak yayımlayacağımız 21. Yüzyıl İçin 21 Ders ise yüzyılımızın eşi benzeri görülmemiş teknolojik ve ekonomik kırılmalarıyla ve yaşanan aralıksız değişimlerle başa çıkabilmek için elzem soruları tartışmaya açıyor.

Tanrı geri mi dönüyor?

Bilgisayarlar ve robotlar insan olmanın anlamını nasıl değiştirecek?

Yalan haber salgını karşısında ne yapabiliriz?

Büyük Veri bizi sürekli izlerken, seçme özgürlüğümüzü nasıl geri kazanabiliriz?

Dünyayı anlayamıyorsak doğruyla yanlışı, haklıyla haksızı nasıl ayırt edeceğiz?

Ufkumuzu aşan, bütünüyle insan kontrolünün dışında dönen ve tüm tanrılarla ideolojilere gölge düşüren bir dünyada sağlam bir etik zemin bulmak mümkün mü?

Homo sapiens yarattığı dünyayı anlamlandırma yetisine sahip mi? Gerçekliği kurmacadan ayıran belirgin bir sınır kaldı mı?
Eşitsizlik ve iklim değişikliğinin açtığı dertlere milliyetçilik deva olabilir mi?

Eski anlatıların çöküp yerine yenilerinin gelmediği bir çağda ne tür becerilere ihtiyacımız var?

Harari bu ve benzeri çok temel soru(n)ları, her biri birbirinden kışkırtıcı ve derinlikli 21 bölümde ele alırken, daha önceki kitaplarında ortaya koyduğu fikirlere dayanarak siyasi, teknolojik, toplumsal ve varoluşsal zorluklara açıklık getiriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 15,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺128,90

Biranın öyle düşünmeden kafaya dikip susuzluğunuzu gidereceğiniz bir içki olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yapımında sadece su, tahıl, maya ve şerbetçiotu kullanılmasına rağmen sayısız türde üretilebilen bu halk içkisi insan medeniyetiyle neredeyse yaşıt, şaraptan ise bin yıl daha eski. Sanayi Devrimi’ne kadar tarihin her döneminde ve coğrafyasında kadınlar tarafından üretilen bira uzun yıllar halkların beslenme rejiminin önemli bir parçası olmuş. “Bu kitabın konusu da işte bu halk içeceği olan biradır.”

Elinizdeki kitap otuz yılını bu içkiye adamış bir “bira militanın” biranın çevresini kuşatan alan olarak tanımladığı “Bira Diyarı”na yapacağınız yolculukta kullanışlı bir rehber niteliğinde. Bira yapımından biranın tarihteki yerine, bira türlerinden tadıma, ambalajından saklanmasına, hangi yemeklerle ne tür bira içilebileceğinden sağlıkla ilişkisine, bira ülkelerinden bira festivallerine ve dünyanın önemli tadım merkezlerine dek biraya dair her şeyi bu kitapta bulabilirsiniz.

“Uygar şarapla avam bira karşılaştırmasına son vermenin zamanı geldi de geçiyor.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 286
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺58,90

“Yavaş yavaş aydınlanan belirsiz bir yeraltıdır uyku, burada gölgeden ve gecenin içinden, arafı mesken tutmuş, ciddiyetle hareketsiz duran soluk siluetler çıkagelir.”

Nerval rüyaları bildiğimiz dünyayla gerçeküstü dünya arasındaki iletişimi sağlayan bir vasıta olarak görür. Yazıları onun mantık ve tutarlılıkla kuvvetli bağını sarsan hayaller ve fantezilerle doludur. Bunun en önemli örneklerinden biri olan ve en önemli eseri kabul edilen Aurélia’da düşle gerçeklik, delilikle yaratıcılık arasındaki belirsiz, gizemli çizgiyi, kendi ruhsal deneyim ve arayışlarından yola çıkarak inceliyor.

Fransız romantizminin önemli yazar ve şairlerinden, sembolizm ve gerçeküstücülük akımını olduğu kadar T. S. Eliot, Ahmet Hamdi Tanpınar, Charles Baudelaire ve Marcel Proust gibi pek çok yazarı etkilemiş Nerval eşsiz ve zarif edebi üslubuyla saflık, kaybedilmiş gençlik, kendini gerçekleştirme ve güzellik ideallerini yansıtan imgeleri Aurélia’da buluşturuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 10,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺26,90

Deneyimli pedagog, fizikçi ve yazar Russell Stannard “Albert Amca” dizisiyle, Einstein’ın teorilerini, ışık hızı ve görelilik gibi önemli kavramları ustalıklı, anlaşılır, eğlenceli bir dille aktarırken, karmaşık bilimsel gerçeklerin gündelik örnekler üzerinden kolaylıkla anlaşılmasını sağlıyor.

Stannard, Einstein’ın bilime sağladığı büyük katkıların yanı sıra, ünlü biliminsanının sıradışı, renkli ve alçakgönüllü karakterini de sayfalara yansıtıyor. Kitapta her soruyu sabırla cevaplayan, denemekten asla korkmayan, çocuklara ve gençlere bunun önemini anlatan bir Einstein’la karşılaşıyoruz.

Albert Amca dizisinin ikinci kitabı Kara Delikler’de Einstein ve yeğeni Gedanken düşünce balonunun bilinmeyen ve olağanüstü dünyasına adım atıyorlar. Görevleriyse her şeyi yutan kara deliklerin gizemini çözmek. Peki bu gizemi böcekleri inceleyerek çözebilirler mi?

Einstein’in seksen yıldan uzun zaman önce yayımladığı ve modern fiziğin yapıtaşlarından görelilik kuramı, Stannard’ın eğlenceli anlatımıyla heyecan dolu bir serüvene dönüşüyor. İşte bu kitapta cevabını aradığımız bazı sorular:

Kütleçekim nedir? Ne işe yarar?
Ay’da kütleçekimin olmadığını da kim söyledi?!
Uzayı titrek bir jöleye benzetebilir miyiz?
Ebeveynlerimizden daha yaşlı olabilir miyiz?
Uzay neden çarpıktır?
Büyük Patlama’da patlayan tam olarak neydi? Ve Kim Niye Patlattı?
Bir böcek evrenin gizemini çözebilir mi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺38,90

Deneyimli pedagog, fizikçi ve yazar Russell Stannard “Albert Amca” dizisiyle, Einstein’ın teorilerini, ışık hızı ve görelilik gibi önemli kavramları ustalıklı, anlaşılır, eğlenceli bir dille aktarırken, karmaşık bilimsel gerçeklerin gündelik örnekler üzerinden kolaylıkla anlaşılmasını sağlıyor.

Stannard, Einstein’ın bilime sağladığı büyük katkıların yanı sıra, ünlü biliminsanının sıradışı, renkli ve alçakgönüllü karakterini de sayfalara yansıtıyor. Kitapta her soruyu sabırla cevaplayan, denemekten asla korkmayan, çocuklara ve gençlere bunun önemini anlatan bir Einstein’la karşılaşıyoruz.

Albert Amca dizisinin üçüncü kitabı Kuantum Macerası’nda Gedanken, Albert Amca’sının düşünce balonuyla bu kez Harikalar Diyarı’na gidiyor. Zıplayan kuarklar, elektronlar, moleküllerle tanıştığı bu diyarda Gedanken, Baş Bilimci Beyaz Tavşan’la kuantum fiziğinin gizemini çözebilecek mi? Albert Einstein ve yeğeni Gedanken’in merak ve hayal gücüyle dolu dünyalarına katılan bu tuhaf karakterlerle kuantum hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!
İşte bu kitapta cevabını aradığımız bazı sorular:

Atom, molekül ve elektron gerçekten var mı?
Elektron dalga mıdır yoksa parçacık mı? Ve bunu bilmek ne işimize yarar?
Işık nasıl yayılır?
Belirsizlik ilkesi nedir? Gelecek gerçekten belirsiz midir?
Bir şeye bakmadığımızda onun yerinden nasıl emin olabiliriz, mesela Dünya’nın?

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺38,90

Deneyimli pedagog, fizikçi ve yazar Russell Stannard “Albert Amca” dizisiyle, Einstein’ın teorilerini, ışık hızı ve görelilik gibi önemli kavramları ustalıklı, anlaşılır, eğlenceli bir dille aktarırken, karmaşık bilimsel gerçeklerin gündelik örnekler üzerinden kolaylıkla anlaşılmasını sağlıyor.

Stannard, Einstein’ın bilime sağladığı büyük katkıların yanı sıra, ünlü biliminsanının sıradışı, renkli ve alçakgönüllü karakterini de sayfalara yansıtıyor. Kitapta her soruyu sabırla cevaplayan, denemekten asla korkmayan, çocuklara ve gençlere bunun önemini anlatan bir Einstein’la karşılaşıyoruz.

Albert Amca üçlemesinin ilk kitabı Zaman ve Uzay’da Albert Einstein ile meraklı yeğeni Gedanken’in “düşünce” deneyleri gerçeğe ve her bilimsel gerçek de heyecan dolu bir serüvene dönüşüyor. Kitap uzaybilimle yeni tanışan her yaştan okuru etkileyecek türden.
İkilinin bu kitapta cevabını aradıkları sorulardan bazıları şunlar:

Işık hızını geçmek mümkün mü?
Şişmanlamadan nasıl kilo alırız?
Nasıl sonsuza kadar yaşayabilir ve bunun farkında olmayız?
Niçin bazen hareket edenin biz mi yoksa yanımızdaki araba mı olduğunu anlayamayız?

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺38,90

Biyolog ve başarılı bir doğa belgeseli programcısı Dr. Carin Bondar, hayvanlar âleminde gözlemlenen çeşitli cinsel davranışları ele aldığı bu çalışmasında primatlardan balinalara, çakallardan salyangozlara, ötücü kuşlardan yırtıcılara hayvanların üreme döngülerinde insanların cinsel yaşamını renksiz gösteren ve onunla şaşırtıcı paralellikler taşıyan pek çok detayı bulabileceğimiz ansiklopedik bir gezintiye çıkarıyor okuru.

Seksin Doğası doğada eşleşebilecek partner bulmak, başarıyla çiftleşebilmek ve sonucunda dünyaya gelecek yavruları büyütebilmek için ne mücadeleler verildiğini ve bize bugün garip gelen pek çok detayın aslında ne kadar doğal olduğunu görme fırsatı veriyor.

“Dostlarım, dışarıda acımasız bir dünya var. Hazırsanız acımasız olduğu kadar iç gıdıklayan, heyecan veren, korku uyandıran, mide bulandıran, aynı zamanda çekici ve akıl almaz bu dünyaya, Seksin Doğası’na giriş yapıyoruz.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺58,90

Bugün dünyanın çok farklı coğrafyalarında, çok farklı kültürlerinde yaşanmakta olan sayısız duygunun içerisinden seçilmiş 154 duygudan oluşan Duygular Sözlüğü, Antik Yunan mahkemelerinde ağlayan jürilerden cesur, sakallı Rönesans kadınlarına, 18. yüzyıl doktorlarının kalbi titreten duygularından Darwin’in Londra Hayvanat Bahçesi’nde kendi üzerinde yaptığı deneylere, 1. Dünya Savaşı sonrası bunalıma giren askerlerden günümüzün sinirbilim ve beyin görüntüleme kültürüne duyguların nasıl algılandığı ve yaşandığı hakkında. Üzülen, somurtan, ürken, sevinen bedenlerimizin nasıl farklı şekillerde bu dünyada var olduğu; ahlaki ve siyasi hiyerarşileriyle, cinsiyet, cinsellik, ırk ve sınıf hakkındaki varsayımlarıyla, felsefi görüşleri ve bilimsel kuramlarıyla dünyanın bizim içimize nasıl yerleştiği hakkında.

“Duygularla dil arasındaki bağlantıyı görmek büyüleyici. Duyguların belirsizliğini kelimelerin kesinliğiyle giderme dürtüsü. Tiffany Watt Smith duygularımızı tanımlamak için birkaç sözcükten daha fazlasına ihtiyacımız olduğunu ileri sürüyor. Bu eğlenceli ve eğitici kitabın verdiği okuma zevkini anlatan bir sözcük de kitaba girebilir.”

- The Guardian


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 322
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺69,90

Eğitim şansının ve dünyevi imkanların kısıtlı olduğu, doğanınsa kendini sınırsızca sunduğu bir coğrafyada geçirilen çocukluğun hayal gücünde ve dilde yarattığı tüm etkiler Nobelli yazar Grazia Deledda’nın bu otobiyografik romanında masal diliyle karşımıza çıkıyor.

“Sanatçının bir genç kız olarak portresi benzersiz ve son derece tatminkar.”

- Belles Lettres

“Nuoro’daki büyük bir aileden gelen asi genç kadın Grazia Deledda hassas gözlem gücü ve dikkat çekecek derecede duru üslubuyla Sardinya’da ilgi uyandırmıştı. Adada olay yaratan yazar bu arada Nobel’i de aldı. Deledda’nın toplu eserleri gerçek bir keşif: Balzac’ın Fransa’ya yaptığını, o Sardinya’ya yapıyor.”

- Paul Chutkow, The New York Times


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 130
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺38,90

Eva’nın büyükbabası başarılı bir mucittir. Yıldızları izlemeye ya da yorulmadan çim biçmeye yarayan bir dolu eğlenceli alet icat etmiştir. Son icadı ise uzay mekiğine benzeyen gizemli bir araçtır.

Büyükbaba bir gün Eva'ya bir mektup bırakarak ortadan kaybolur. Eva mektubu okur ve gizemli araca binip büyükbabasını bulmaya karar verir. Böylece hayatının en büyük macerası başlar.

Galileo, Einstein, Newton, Sagan gibi biliminsanlarıyla karşılaşacağınız bu heyecan dolu hikâyede, hem evren hakkında bilgi edinecek hem de Eva’nın macerasına ortak olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 24 / 27
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 5.2018
₺82,65

Bermuda Şeytan Üçgeni nerededir?

Güney Kutbu'na ilk kimler gitti?

Dünyanın en tehlikeli hayvanı nerede yaşar?

Gezegenemizin derinliklerinde neler oluyor?

Dağlar nasıl oluştu?

Denizlerin en derin noktası nerededir?

Bu kitaptaki haritaları inceleyerek yeryüzünün en esrarengiz yerleri ve en fantastik canlılarıyla tanışacak, kâşiflere ve korsanlara maceralarında eşlik edeceksiniz. Kıtaları, okyanusları, yüksek dağları, derin çukurları, yeraltının gizemlerini, kısacası gezegenimizi keşfedeceksiniz.

İyi yolculuklar!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 36
En / Boy : 24 / 33,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 5.2018
₺73,90

“Seni o yere tekrar bağlayacak ve onu senin kılacak bir hikaye her zaman vardır.”

Patikaların Jared Diamond’u gazeteci Robert Moor hevesin deneyime, merakın bilgeliğe, dünyanın iddiasının dünyayı anlayışa adım adım dönüştüğü bilgi dolu bir yürüyüşe çıkarıyor okuru. Görünmez karınca patikalarından kıtaları bağlayan yürüyüş yollarına, otobanlardan internet ağlarına çok farklı şekillerde patikalar inşa ettiğimizi ve bunların dünyayı anlamamıza nasıl yardımcı olduğunu anlatıyor.

Robert Moor bizzat yürüdüğü patikaların tarihöncesinden kalma izlerini incelerken insanlığın kadim sorularında, tıpkı bir yolu şekillendiren izler gibi birikmiş cevapları hatırlatıyor: Düzen kaostan nasıl çıktı? Hayvanların denizden karaya sürünerek çıkmaya başladıkları yolculukları bir kıtadan diğerine uzanacak genişliğe nasıl ulaştı? İnsanın doğa ve teknolojiyle ilişkisi bizi çevreleyen dünyayı nasıl şekillendirdi? Ve son olarak her birimiz kendi yaşam patikalarımızı nasıl seçeriz?

"Yabana ilişkin rastladığım en kısa ve öz tanım bu: ben olmayan. Orada, kendi imgemiz içinde yeniden şekillendirmemiş olduğumuz o tek yerde, çok derin ve kadim bir bilgelik biçimi bulunabilir. Albert Camus ‘Bütün güzelliğin kalbinde insandışı bir şey yatar,’ diye yazmıştı. Bu insandışı yüreği yalnızca aşinalığın pembe gözlükleri indiğinde görürüz.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺69,90

Deneyimli pedagog, fizikçi ve yazar Russell Stannard “Albert Amca” dizisiyle, Einstein’ın teorilerini, ışık hızı ve görelilik gibi önemli kavramları ustalıklı, anlaşılır, eğlenceli bir dille aktarırken, karmaşık bilimsel gerçeklerin gündelik örnekler üzerinden kolaylıkla anlaşılmasını sağlıyor.

Stannard, Einstein’ın bilime sağladığı büyük katkıların yanı sıra, ünlü biliminsanının sıradışı, renkli ve alçakgönüllü karakterini de sayfalara yansıtıyor. Kitapta her soruyu sabırla cevaplayan, denemekten asla korkmayan, çocuklara ve gençlere bunun önemini anlatan bir Einstein’la karşılaşıyoruz.

Albert Amca üçlemesinin ilk kitabı Zaman ve Uzay’da Albert Einstein ile meraklı yeğeni Gedanken’in “düşünce” deneyleri gerçeğe ve her bilimsel gerçek de heyecan dolu bir serüvene dönüşüyor. Kitap uzaybilimle yeni tanışan her yaştan okuru etkileyecek türden.
İkilinin bu kitapta cevabını aradıkları sorulardan bazıları şunlar:

Işık hızını geçmek mümkün mü?
Şişmanlamadan nasıl kilo alırız?
Nasıl sonsuza kadar yaşayabilir ve bunun farkında olmayız?
Niçin bazen hareket edenin biz mi yoksa yanımızdaki araba mı olduğunu anlayamayız?

Albert Amca dizisinin ikinci kitabı Kara Delikler’de Einstein ve yeğeni Gedanken düşünce balonunun bilinmeyen ve olağanüstü dünyasına adım atıyorlar. Görevleriyse her şeyi yutan kara deliklerin gizemini çözmek. Peki bu gizemi böcekleri inceleyerek çözebilirler mi?

Einstein’in seksen yıldan uzun zaman önce yayımladığı ve modern fiziğin yapıtaşlarından görelilik kuramı, Stannard’ın eğlenceli anlatımıyla heyecan dolu bir serüvene dönüşüyor. İşte bu kitapta cevabını aradığımız bazı sorular:

Kütleçekim nedir? Ne işe yarar?
Ay’da kütleçekimin olmadığını da kim söyledi?!
Uzayı titrek bir jöleye benzetebilir miyiz?
Ebeveynlerimizden daha yaşlı olabilir miyiz?
Uzay neden çarpıktır?
Büyük Patlama’da patlayan tam olarak neydi? VE kim neyi patlattı?
Bir böcek evrenin gizemini çözebilir mi?

Albert Amca dizisinin üçüncü kitabı Kuantum Macerası’nda Gedanken, Albert Amca’sının düşünce balonuyla bu kez Harikalar Diyarı’na gidiyor. Zıplayan kuarklar, elektronlar, moleküllerle tanıştığı bu diyarda Gedanken, Baş Bilimci Beyaz Tavşan’la kuantum fiziğinin gizemini çözebilecek mi? Albert Einstein ve yeğeni Gedanken’in merak ve hayal gücüyle dolu dünyalarına katılan bu tuhaf karakterlerle kuantum hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!
İşte bu kitapta cevabını aradığımız bazı sorular:

Atom, molekül ve elektron gerçekten var mı?
Elektron dalga mıdır yoksa parçacık mı? Ve bunu bilmek ne işimize yarar?
Işık nasıl yayılır?
Belirsizlik ilkesi nedir? Gelecek gerçekten belirsiz midir?
Bir şeye bakmadığımızda onun yerinden nasıl emin olabiliriz, mesela Dünya’nın?

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 544
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺114,66

Yeni materyalizmin temsilcilerinden Meksikalı filozof, sanatçı, çağımızın özgün düşünürlerinden Manuel De Landa, Yeni Bir Toplum Felsefesi’nde ufuk açıcı bir toplumsal ontoloji geliştiriyor.

Toplumsal süreçleri “birey” ve “toplum” benzeri şeyleştirilmiş genellikler bakımından düşünmeyen, aynı şekilde mikro ve makro olmak üzere iki sabit düzeyde gerçekleştiği fikrini altüst eden bir yeni ontolojidir bu. Kitapta tanımlanan gerçekçi toplumsal ontoloji, kişilerden devasa ulus-devletlere dek çeşitlilik barındıran toplumsal varlıkları, tarihsel süreçler aracılığıyla inşa edilmiş öbekleşmeler biçiminde ele alıyor. Her ne kadar Fransız düşünür Gilles Deleuze’ün öbekleşme kuramından hareket etse de, bu yaklaşım onun zorluklarını ve eksikliklerini irdeleyerek genişleten ve onu bir adım öteye taşıyan, toplumsal gerçekçiliğin kusurlarını bertaraf etmeye imkân tanıyan “yeni bir öbekleşme kuramı”nın temel fikirlerini ve kavramlarını barındırıyor. Bu kitabın ekseninde Deleuze’ün yanı sıra, Max Weber, Fernand Braudel, Michel Foucault, Pierre Bourdieu, Erving Goffman gibi düşünürler de yer alıyor.

Yeni Bir Toplum Felsefesi özgün olduğu kadar derinlikli bir modern toplum analizidir; en önemlisi de indirgemeciliğe, özcülüğe ve şeyleştirmeye kökten bir karşı çıkıştır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺50,90

“Hayalperest eski hayallerinin arasında, külleri karıştırır gibi, soğumuş yüreğini yeniden ısıtacak, onu yeniden hayata döndürecek bir kıvılcım arar boş yere. Bulacağı kıvılcımla sönen o güzel hayallerinin ateşini yeniden yakacak, kanını kaynatan, mutluluk gözyaşları döktüren müthiş düşlerine tekrar kavuşacaktır.”

Sekiz yıldır yaşadığı St. Petersburg’da kimseyle yakınlaşamamış ama şehri evleriyle, yüzleriyle ezbere bilen yalnız, kederli, hayalperest bir genç adamın dört beyaz gecesinin öyküsü bu.

Hayalperestimiz sıradan gece yürüyüşlerinden birinde Nastenka'yla karşılaşır. Hayatın yabancısı bu ikili kısa sürede hikâyelerini, dertlerini, hayallerini paylaşacak kadar yakınlaşır; birlikteyken kederleri, huzursuzlukları uğramaz yanlarına; geceleri ve ruhları aydınlanır. İnsanın tek başınalığı, kalbini birine korkusuzca açabilmesinin imkânıyla bir aradadır Beyaz Geceler’de. Bu imkân bir an kadar bile olsa, “Böyle bir an ömrü boyunca yetmez mi insana?”

Dünya edebiyatının en güçlü yazarlarından Dostoyevski’nin külliyatında kendine has, ayrı bir yeri olan Beyaz Geceler zarif ve yalın üslubuyla insan ruhunda derin bir iz bırakıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 101
En / Boy : 10,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺26,90

“Her alışveriş listesi, her yemek tarifi, her menü ve yemek pişirmek için kullandığımız her malzeme evrimci anlayışın babası Charles Darwin’le akşam yemeğine üstü kapalı bir davettir.”

Jonathan Silvertown Darwin’le Akşam Yemeği’nde en eski hominin atalarımızla bizi büyük bir sofra etrafında bir araya getiriyor. Ekmek, et, süt ürünleri, deniz ürünleri, sebzeler, baharatlar, tatlılar gibi temel gıdalar ve değişen beslenme alışkanlıklarımız üzerinden yaşamın evrimine ışık tutuyor.

Tat ve koku alma duyularımızın nasıl evrimleştiğinden acının sofralarımıza nasıl girdiğine, karbonhidrat ve yağ düşkünlüğümüzden yemeklerimizi neden ve ne zaman paylaşmaya başladığımıza dek okuma iştahını kabartan sorularla şekillenen bu çalışma, gıda sorununun hayatımızı temelden etkilediği günümüzde, neyi nasıl yediğimizi farklı düşünmeye davet eden bir kılavuz.

“Yemek hakkında gereğinden fazla kitap olsa da, benim gibi biri olduğunuzu ve bu tür davetlerin size de hiçbir zaman fazla gelmeyeceğini umarak, şu an elinizde tuttuğunuz şeyin bir kitaptan ziyade bir akşam yemeği daveti olduğunu farz edelim istiyorum. Ancak baştan belirtmeliyim ki bu farklı bir akşam yemeği olacak​;​ zihinlerimizi beslemeye yönelik bir akşam yemeği.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 293
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺61,90

21. yüzyılın en çok ses getiren düşünürlerinden Yuval Noah Harari, ilk kitabı Sapiens’te insanın nasıl önemsiz bir hayvandan dünyanın efendisine dönüştüğünü, ikinci kitabı Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle insanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu ele almıştı. İngiltere ve ABD’yle eşzamanlı olarak yayımlayacağımız 21. Yüzyıl İçin 21 Ders ise yüzyılımızın eşi benzeri görülmemiş teknolojik ve ekonomik kırılmalarıyla ve yaşanan aralıksız değişimlerle başa çıkabilmek için elzem soruları tartışmaya açıyor.

Tanrı geri mi dönüyor?

Bilgisayarlar ve robotlar insan olmanın anlamını nasıl değiştirecek?

Yalan haber salgını karşısında ne yapabiliriz?

Büyük Veri bizi sürekli izlerken, seçme özgürlüğümüzü nasıl geri kazanabiliriz?

Dünyayı anlayamıyorsak doğruyla yanlışı, haklıyla haksızı nasıl ayırt edeceğiz?

Ufkumuzu aşan, bütünüyle insan kontrolünün dışında dönen ve tüm tanrılarla ideolojilere gölge düşüren bir dünyada sağlam bir etik zemin bulmak mümkün mü?

Homo sapiens yarattığı dünyayı anlamlandırma yetisine sahip mi? Gerçekliği kurmacadan ayıran belirgin bir sınır kaldı mı?

Eşitsizlik ve iklim değişikliğinin açtığı dertlere milliyetçilik deva olabilir mi?

Eski anlatıların çöküp yerine yenilerinin gelmediği bir çağda ne tür becerilere ihtiyacımız var?

Harari bu ve benzeri çok temel soru(n)ları, her biri birbirinden kışkırtıcı ve derinlikli 21 bölümde ele alırken, daha önceki kitaplarında ortaya koyduğu fikirlere dayanarak siyasi, teknolojik, toplumsal ve varoluşsal zorluklara açıklık getiriyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺73,90

"Bu kitap kadın bedenine; onun anatomisine, kimyasına, evrimine ve kahkahasına bir övgüdür. Biyolojik determinizmin batağına düşmeden dişi olmanın biyolojisi hakkında düşünmenin bir yolunu bulmaya uğraştığım şahsi bir kitaptır. Geleneksel olarak kadın imgesiyle bağdaştırdığımız şeyler; rahim, yumurta, göğüs, kan, her şeye kadir klitoris ve bağdaştırmadığımız şeyler; hareket, güç, saldırganlık ve öfke hakkında bir kitaptır."

Gazetecilik alanında Pulitzer ödüllü popüler bilim yazarı Natalie Angier, biyolojinin birikimini kullanarak hurafeler ve muammalarla dolu kadın bedeninin haritasını çıkarmak için yola çıkıyor. Kadın anatomisinin ve fizyolojisinin her detayı üzerinde durarak organlardan orgazma, hormonlardan anne sütüne, menstrüasyondan menopoza kadınları ilgilendiren her konuyu aydınlatmaya çalışıyor.

Kadınlığın halleri konusunda yaygın klişeleri çürüttüğü bir bakış açısı ortaya koyuyor Angier: Kadının ne olduğu ve ne olmadığıyla ilgili bilinenleri test ettikçe, düşüncelerimizin kalıpları sökülüyor. Sadece toplumsal yargıları değil, evrimsel psikoloji alanında oluşturulmuş kabulleri de elekten geçiriyor. Bugüne kadar kadın doğası olarak gösterilenlerin aslında ne olabileceğini tartışmaya açıyor. Biyolojinin kim olduğumuzu nasıl belirlediğini, kadın olsun erkek olsun bizi nasıl şekillendirdiğini merak eden herkes için.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺81,90

Anarşist antropolojinin en önemli isimlerinden Brian Morris’in uzun yıllara yayılan makalelerinden oluşan bu derleme antropoloji, ekoloji ve anarşizm arasındaki yakın bağlar üzerinden hem insan öznesinin toplum ve doğayla ilişkisini hem de anarşizmin düşünsel ve politik düzlemde ortaya çıkış biçimlerini inceliyor.

Morris yardımlaşma, medeniyet, karşılıklılık, hâkimiyet, maneviyat, bireycilik, kimlik gibi insan öznesinin toplum ve doğayla ilişkisinin temel meselelerini avcı toplayıcı toplumlardan günümüze dek ele alırken sosyal bilimlerin farklı alanlarından konuyla ilgili belli başlı tartışmaları ve yapıtaşı metinleri analiz ediyor.

“Brian Morris’in derin ekolojiyi hedef alan sıradışı eleştirisine ekleyebileceğim çok az şey var… İsabetli olduğu kadar içgörülü… Yazılarını eğitici bir deneyim olarak gördüm.”

 - Murray Bookchin


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺58,90

Dünyanın önde gelen kuramsal fizikçilerinden Neil Turok İçimizdeki Evren’de geride bıraktığımız üç yüz yılın klasik mekanikten ışığın doğasına, kuantumun tuhaf dünyasından kozmosun evrimine uzanan çığır açıcı keşiflerini incelerken her yeni keşfin büyük resimle ilişkisine ve toplumun yapısında radikal değişimlere yol açan yeni teknolojilere nasıl evrildiğine tanık oluyoruz.

Neil Turok gerçeklik ve evren algımızın, anlama, keşfetme ve yaratma becerilerimizin, yani “içimizdeki evren”in yüzyıllar içinde ne gibi değişimlerden geçtiğinin hikâyesini anlatıyor. Bizim kusurlu dünyamızda olduğu gibi, yıldızlarda veya kozmosun herhangi bir yerinde de tamamen aynı kanunların geçerli olduğunu gördüğümüz, kırılmalarla şekillenen bir hikâye bu. Şimdiyse başka bir kırılmanın eşiğindeyiz: Bize “hayali bir gerçeklikte” yaşadığımızı söyleyen kuantum devrimi.

“Kimiz ki biz? Rastlantısal mutasyonun ve doğal seçilimin yavaş yavaş miadını dolduran bir sonucu mu, yoksa yaşamı bambaşka bir seviyeye taşıyacak yeni bir evrimsel aşamayı başlatacak olanlar mı?”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺54,90

Türlerin Kökeni’ni kaleme alırken Charles Darwin’in kafasını tek bir soru karıştırıyor ve evrim teorisini çıkmaza sokuyordu: “Neden Kambriyen dönemden önce yaşamış canlılara ait kalıntılar bulunamıyordu?” Literatürde “Darwin’in İkilemi” olarak bilinen bu problem yıllarca çözülemeyecekti, ta ki paleontoloji profesörü Martin Braiser evrimin “kutsal kâse”sinin peşine düşene kadar.

Darwin’in Kayıp Dünyası Braiser’ın Kambriyen patlaması öncesinde yaşamış canlı türlerine ait fosilleri arayışının öyküsünü anlatıyor. Karayip sahillerinden Sibirya steplerine uzanan bu zorlu bilimsel çaba, hayvan yaşamının evrimindeki kayıp halkaların izini sürüyor. Bilimin en büyük gizemlerinden birinin kapısını aralarken bizi günümüzün canlı çeşitliliğinden karmaşık hücrelerin ortak yaşama dayalı kökenine uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.

“‘Kambriyen patlaması’ evrimsel bulmacaların en büyüğüdür ve son yıllarda büyük araştırmalara konu olmuştur. Braiser’ın merak uyandırıcı kitabı bize bu konuda tatminkâr bir yanıt veriyor. Konusunu geniş kitlelere bu kadar canlı ve kapsamlı bir şekilde sunma beceri ve iradesine sahip çok az yazar vardır.”

 - Anthony Hallam

“Organizmaların ve çevrenin birlikte yarattığı bu evrimsel hikâyede Darwin’in İkilemi’ne Braiser’ın bulduğu çözümü okumak büyük keyif.”

 - Lynn Margulis


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺58,90

“Gregor Samsa bir sabah yatağında huzursuz düşlerden uyandığında kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu. Kabuklu sert sırtının üzerinde yatıyor, başını birazcık yükselttiğinde, kayıp düşmek üzere olan yorganın tepesinde zar zor tutunduğu kahverengi, bombeli ve yay şeklinde şeritlerle bezeli karnını görüyordu. Gövdesine göre acınacak incelikteki pek çok bacağı gözlerinin önünde çaresizlikle titreşiyordu.”

Bu sarsıcı, tuhaf cümlelerle başlayan Dönüşüm, keskinliği ve yalınlığıyla Kafka'nın edebi yoğunluğunu en iyi anlatan eseridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 100
En / Boy : 10,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺26,90

İki büyük savaşın damga vurduğu karanlıkta, tüm güçlüklere karşın bağlarını sürdürme çabalarından vazgeçmeyen Almanyalı iki Yahudi entelektüelin 1932’den 1940’a dek süren mektuplaşmaları, hem döneme hem de yazarlarına ilişkin çok önemli bilgiler sunuyor. 20. yüzyılın en önemli edebiyat ve sanat eleştirmeni olarak ölümünden sonra üne kavuşan Walter Benjamin ile Yahudi mistisizmi ve Kabala üstüne yapıtlarıyla tanınan Gerschom Scholem’in dostluğu, Benjamin’in 1940’ta Fransa-İspanya sınırında intiharıyla sonlanana dek gücünden hiçbir şey kaybetmeden devam etmiştir.

Bugün bildiğimiz eserlerinin ortaya çıkış ve yazılış süreçleri, dönemin entelektüel kişilikleri, edebiyat tartışmaları, Kafka, Baudleaire, Yahudilik, savaş ve ölüm mektupların satırlarında kendisini gösterirken, zor zamanlarda insan olarak var kalabilmenin ne kadar ağır bir yükü taşımak anlamına geldiği de apaçık bir biçimde ortaya çıkıyor. Tüm bu kaygının ve belirsizliğin içinde bile zihinsel üretimlerini hayatta kalma faaliyetlerinin asli öğesi olarak görmeyi sürdüren Benjamin ve Scholem tekerrür etmekte hiç kararsız olmayan tarih için de bir tinsel direniş belgesi sunuyorlar.

“Bugün yayımlanmasını sağladığımız her satır –bu satırları miras bıraktığımız gelecek ne denli belirsiz olursa olsun– bu karanlık dönemin güçlerinin karşısında kazanılmış bir zaferdir.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺58,90

Evren nasıl oluştu? İlk madde ne zaman meydana geldi? Galaksiler, yıldızlar, güneş sistemleri hangi süreçlerle ortaya çıktı? Canlılığın kökeni nedir? İnsan olmak ne anlama gelir?

İnsanlık tarihi boyunca yaratılışla ilgili çok farklı hikâyeler anlatılagelmiştir. Jim Baggott Kökenler’de yaklaşık 14 milyarlık bu öyküyü günümüzün bilimsel anlayışı ve birikimi çerçevesinde ele alıyor. Uzamın, zamanın, kütlenin, enerjinin, ışığın, galaksilerin, Güneş’in, Dünya’nın, yaşamın ve en nihayetinde Homo sapiens’in oluşumuna uzanan büyüleyici bir yolculuğa çıkıyor. Kozmoloji, jeoloji, evrim, antropoloji ve nörobilimdeki çağdaş düşünceleri bir araya getirerek varlığımızın kökenlerine dair bildiklerimizi haritalandırıyor ve henüz bilemediğimiz karanlık noktalara işaret ediyor. Bir bakıma yıldız tozlarından yaratılan insanın yıldızları yaratan müthiş tekillikten bugüne olup bitenleri anlamak için gösterdiği destansı çabayı özetliyor.

“Kökenler gerçekten ‘bizim’ hakkımızda bir kitap. Üzerinde yaşadığımız dünyanın nasıl oluştuğunu, yaşamın nasıl başlayıp evrilerek bizi meydana getirdiğini, bizim hikâyemizi anlatıyor. Kökenler’de sorgulanmamış olguları çoğunluğun açıklamalarından, kuşku uyandıran yorumlardan, safi spekülasyonlardan ayırmaya çalıştım. Bu kitap, bildiğimizi ve açıklayabildiğimizi düşündüğümüz şeylere dair net, dengeli ve (umarım) önyargısız bir bakış açısı isteyen okurları hedefliyor. Yaratılışın bilimsel hikâyesinin ‘kabul edilmiş’ ya da ‘resmi’ bir versiyonu bulunmuyor; fakat olsaydı, muhtemelen elinizdeki kitaba benzeyen bir şey olurdu.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺97,90

Adil bir mutfak için “tatlı” bir başlangıç

“Bu kitaptaki tarifler size basit, sağlıklı vegan tatlıları evde üreteceğiniz malzemelerle nasıl yapacağınız konusunda yol gösterecek. Bu tariflerle madalyonun en tatlı yüzüyle işe başlayabilir ve bunu tatlı devrimi olarak adlandırabiliriz.”

Virginia Elena Patrone beden sağlığıyla toplum sağlığı arasındaki ilişkiden hareket ederek okurları hem kendi malzemelerinin üreticileri olmaya hem de “iyi tüketimin politikasına” katılmaya davet ediyor. Bunu yaparken malzemelerimizi evde nasıl üretebileceğimize, besinlerin bedenimize faydalarına, tüketiciler olarak tercihlerimizin önemine odaklanıyor.

Dolce Vegan'da yer alan yaklaşık 90 tatlı tarifi, “hayvansal ürün içermeyen sağlıklı malzemelerle ve sadece üç basit malzemeyle sonsuz sayıda lezzetler yaratabilen anneanne ve babaannelerimizin zamanından” esinleniyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺58,90

Babil'in Kadınları Antik Mezopotamya'daki hâkim kadınlık mefhumunu inceleyen hem tarihsel hem de sanat tarihsel bir çalışmadır ve bu topluma özgü, Batılı kurucu söylem tarafından inşa edilmiş kadınlık kavramına eleştirel bir yaklaşım getirmektedir.

Zainab Bahrani bu kültürün cinselliği ve toplumsal cinsiyet rollerini temsil üzerinden nasıl düşündüğünü çözümlerken, benzer birçok çalışmanın bağımlı olduğu eril iktidar/dişi tabiiyet gibi basit ikilikleri de sorunsallaştırıyor. Bu sayede, mevcut tanımların kadınların yaşanmış deneyimleriyle aslında örtüşmediğini, kadını eril öznelliğin nesnesi olarak konumlandırdığını göstermiş oluyor.

"Babil’in Kadınları toplumsal cinsiyet, göstergebilim, yapıbozum, psikanaliz ve tarihsel eleştiri bağlamındaki çağdaş eleştirel teorilerde zemin bulan kadınlık temsilleri hakkındaki bir çalışmadır ve bu alanlar, bir bütün olarak, sadece bu geçmiş kültürün araştırılmasını beslemekle kalmayıp aynı zamanda kendi payımıza geçmişi nasıl adlandırdığımızla yüzleşen metodolojik bir ağ oluşturur."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺58,90

Gezgin Okan Okumuş, Kuzey ve Orta Afrika - Alternatif Bir Gezi Rehberi’yle Yeşil Burun Adaları, Etiyopya, Fas, Senegal, Tanzanya, Ruanda, Uganda, Kenya ve Mısır’daki yol deneyimlerini, turizm endüstrisinden bağımsız biçimde seyahat etmeye ilgi duyan okurlarıyla paylaşıyor.

Okan Okumuş’un sırt çantasıyla yaptığı gezileri akıcı üslubuyla anlattığı Sınırları Kaldırdım dizisinin üçüncü kitabı Kuzey ve Orta Afrika’da unutulmaz yerel lezzetlerle tanışacak, vahşi doğada maceralara atılacak, farklı kültürden pek çok insana merhaba diyecek, yerel ritüellere katılacak ve bu ülkelerdeki gündelik yaşama olduğu kadar ilginç, çarpıcı tarihi olaylara da tanıklık edeceksiniz.

Yazarla birlikte binip yolculuk edeceğiniz sept-place’lar, boda-boda’lar ve tuk tuk’larla bazen enerjik metropollerin keşmekeşine takılacak bazen de tek bir turist bile görmeden günlerin geçeceği, henüz kitle turizmine yenik düşmemiş dingin cennetlere uğrayacaksınız.

Sınırları Kaldırdım dizisi Madagaskar, Güney Afrika Cumhuriyeti, Lesotho, Mozambik, Malavi, Botsvana, Zimbabve ve Namibya’yı içine alan Güney Afrika kitabıyla devam edecek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺58,50

İklim, tarihi nasıl şekillendirdi? Coğrafya kader mi?

Dünyanın kaderini değiştiren iklim değişikliklerinin ardında ne yatıyordu?

Roma’nın bir dünya imparatorluğuna dönüşmesini sağlayan neydi?

Amerika kıtası Colomb’dan önce nasıl keşfedildi?

Maya kültürü neden bir anda yeryüzünden silindi?

İklim, devrimlere nasıl zemin hazırladı?

Napoléon Ruslara boyun eğdirebilir miydi?

Hitler’in orduları nasıl mağlup oldu?

20. yüzyılın iklim felaketlerinin ardında neler var?

Ronald D. Gerste’nın hava şartları ve iklimin tarihsel sonuçlarını mercek altına aldığı çalışması Hava Nasıl Tarih Yazar, iklimin çok sayıda değişkene bağlı dinamik yapısını tarihsel kırılma anlarıyla örneklerken insanın doğayla etkileşiminin hava şartları üzerindeki bazen bir medeniyeti sona erdirebilecek kadar kritik sonuçlarına dikkat çekiyor. İklim tarihi verilerinden yola çıkarak iklim değişikliklerinin ne felaket senaryolarının bahsettiği kadar insan merkezli ne de somut gerçekliği inkâr edenlerin iddia ettiği kadar insandan bağımsız olduğunun altını çizerken, günümüzde iklim sorunlarına nasıl yaklaşmamız gerektiğine dair akılcı bir öngörü sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺50,90

“Elbette, diye düşünüyorum, parıldayan körfeze efkârla bakarak.
Ezelden beri biliyordum. Dünyanın kalbi mavi.”

Bireysel ıstırabın, aşkın ve ufkun mavi sınırlarında gezinen bir içsel kâşif Maggie Nelson. Bu kitabıyla şiirsel, felsefi, cüretkâr anlatının kilometre taşlarından birini ruhumuzun mavi odalarına bırakıyor.

Mavibent Johann Wolfgang von Goethe, Yves Klein, Leonard Cohen, Joni Mitchell ve Billie Holiday gibi pek çok mavi ruha da misafir olarak melankoli, inanç, alkol, hasretlik ve arzunun arasında yol alıyor. Nelson mavi renge yaşam boyu takıntısının izinde hem bireysel hem de evrensel acıların, matemin ve hüznün haritasını çıkarıyor, orada gizli estetik güzelliğe adım adım, bent bent ulaşıyor.

“Bir renge âşık oldum işte, bahsi geçen renk mavi; büyülenmişim, önce kapılmaya sonra da kurtulmaya çalıştığım bir büyüye tutulmuşum gibi.”

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺30,90

Homo Sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?

Para neden herkesin güvendiği tek şey?

Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen?

Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar?

Geleceğin dini bilim mi?

İnsanların miadı çoktan doldu mu?

100 bin yıl önce yeryüzünde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak?
Çoğu çalışma insanlığın serüvenini ya tarihi ya da biyolojik bir yaklaşımla ele alır, ancak Harari 70 bin yıl önce gerçekleşen Bilişsel Devrim’le başlattığı bu kitabında gelenekleri yerle bir ediyor. İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens, tarihle bilimi bir araya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor.

Harari ayrıca geleceğe bakmaya da zorluyor okuru. Yakın zamanda insanlar, dört milyar yıldır yaşama hükmeden doğal seçilim yasalarını esnetmeye başladılar. Artık sadece dünyayı değil, kendimizi ve diğer canlıları tasarlama becerisi de kazandık. Peki bu bizi nereye götürüyor, bizi neye dönüştürebilir?

30’dan fazla dile çevrilmiş bu kışkırtıcı çalışma özellikle Jared Diamond, James Gleick, Matt Ridley ve Robert Wright’ın eserlerine aşina okurlar için muhteşem bir kaynak.

“Sapiens, tarihin ve modern dünyanın en büyük sorularını gayet yalın bir dille ele alıyor. Çok seveceksiniz!”

Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik’in yazarı

“Harari’nin eseri kabul görmüş doktrinlerin karşısında duran fikirler ve şaşırtıcı gerçeklerle bezeli.”

John Gray, Financial Times

Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. İnsanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu bilim, tarih ve felsefe ışığında incelediği bu çalışmasında, insanın bambaşka bir türe, Homo deus’a evrildiği bir gelecek kurguluyor.

Yola “önemsiz bir hayvan” olarak çıkan Homo sapiens, tanrılar katına ulaşmak uğruna kendi sonunu mu hazırlıyor?

Homo sapiens nasıl oldu da evrenin insan türünün etrafında döndüğünü iddia eden hümanist öğretiye inandı?

Bu öğreti gündelik yaşantımızı, sanatımızı ve en gizli tutkularımızı nasıl şekillendiriyor?

İnsanı inekler, tavuklar, şempanzeler ve bilgisayar programlarının tümünden ayıran yüksek zekası ve kudreti dışında herhangi bir alametifarikası var mı?

Tarih boyunca benzeri görülmemiş kazanımlar elde etmemize rağmen mutluluk seviyemizde neden kayda değer bir artış olmadı?

“Tüm bunları anlamak için tek yapmamız gereken geriye dönüp bakmak ve Homo sapiens’in aslında ne olduğunu, hümanizmin nasıl dünyaya hakim bir din hâline geldiğini ve hümanizm rüyasını gerçekleştirmeye çalışmanın aslında neden insanlığın kendi sonunu getireceğini incelemektir. İşte bu kitabın temel meselesi budur.”

“Okurken hem eğlenecek hem de çok şaşıracaksınız. Her şeyin ötesinde, kendinizi daha önce hiç düşünmediğiniz şeyleri düşünürken bulacaksınız.”
Daniel Kahneman, Hızlı ve Yavaş Düşünme’nin yazarı

“Homo Deus’u okuduğunuzda uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından vardığınız bir uçurumun kenarında durduğunuzu hissedeceksiniz. Yolculuğun artık bir önemi kalmayacak, çünkü bir sonraki adımınızı engin bir boşluğa atacaksınız.”

David Runciman, The Guardian

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 872
En / Boy : 15,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺280,90

Halkların Gözünden
Avrupa’nın Son 600 Yılının ve Devrimlerinin Öyküsü

Tarihi kim yapar? Kütüphaneleri dolduran ciltlerce kitaba göre reformu din adamları, coğrafi keşifleri seyyahlar, endüstri devrimini dâhiler, savaşları komutanlar yapmıştır; hak ve özgürlükler aydınların, monarşilerin yıkılması burjuvazinin, ülkelerin refahı yöneticilerin başarısıdır. William A. Pelz Modern Avrupa Halkları Tarihi’nde bu geleneksel anlatının karşısında durarak halkların tarihin nesnesi değil öznesi olduğunu savunuyor.

“Peki ya halk? Halk bu gelişmeleri nasıl ele alıyordu? Halk ne düşünüyordu? Halk nasıl hissediyordu?” sorularına cevap ararken ortaçağdan günümüze Avrupa’nın yaşadığı radikal dönüşümü sınıfsal çatışmalar ekseninde ele alıp üreten, sömürülen, isyan eden kadın ve erkeklerin hikâyesini anlatıyor. Derebeylerinin “ilk gün hakkı”na karşı çıkan köylülerden dünya savaşı cephelerinde vatanperverliği reddeden askerlere uzanan bir direniş hattı çizen Pelz, halkların pasif ve itaatkâr olduğu önyargısına karşı koyuyor. Köylü ayaklanmalarını, fabrika işgallerini, genel grevleri, kadın hareketlerini tarihin motoru olarak kabul ederken Brecht’le aynı soruyu soruyor:

“Kim inşa etti Tebai’nin yedi kapısını?
Kitaplar kralların isimleriyle dolu.
Krallar mı taşıdı sanki
Yontulmamış dev kayaları?”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺65,90

Neşeli ve biraz da tombik Pizza bir gün, hayvanat bahçesini ziyaret eden insanları izleyerek konuşmayı öğrenen Oskar adında küçük bir fille tanışır. Oskar hayvanat bahçesinin, Pizza ise sürekli televizyon izleyen ailesinin sıkıcılığından dert yanarken, aniden Oskar’ın anavatanı Afrika’ya gitmek istemesiyle her ikisinin de hayatına renk katacak, eğlence ve macera dolu güzel arkadaşlıkları başlar.
 
Achim Bröger’in otuz yıldır yayımlanmaya devam eden ve artık bir çocuk klasiği olarak kabul edilen Pizza ve Oskar’ı, karşılaştıkları tüm sorunları birlikte çözmeyi başarabilen iki cesur arkadaşın heyecan dolu serüvenlerine hepinizi davet ediyor!

Üç macera tek kitapta!

Pizza ve Oskar Afrika’yı Arıyor

Pizza ve Oskar Macera Peşinde

Pizza ve Oskar Okul Yolunda


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺30,90

Robotların tarihötesi, disiplinlerarası ve gerçekdışı anatomisi.

Robot Anatomisi robotu bir teknolojik gelişme konusu olmanın çok ötesinde edebiyat, sinema, hukuk, siyaset, reklam veya popüler kültür ürünleriyle durmaksızın çoğaltılan bir fenomen olarak ele alıyor.

Despina Kakoudaki hakim tartışmalardan farklı olarak, yapay insan söyleminin Antik Yunan söylencelerinden kutsal metinlere, Sanayi Devrimi’nden günümüze dek izini sürerken, robotların hikâyesine insanlığın tarih boyunca farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda, farklı öznelere çekinmeden gösterdiği dışlayıcı tavrın en açık yansımalarından biri olarak yaklaşıyor.

“Yapay insanın güçlü etkisi, günümüz teknokültür eleştirmenlerinin öne sürdüğü üzere, yakın ve korkutucu bir gerçeklikle ilişkisinden değil gerçek olmamasından ileri gelir. Hayal ürünü yapay insanlar bilimsel gelişmelerin, teknolojik olanakların veya ontolojik gerçekliklerin güncel durumunu yansıtmak zorunda değildir. […] Yapay insanların tarihsel kökenlerini ve eşlik ettikleri metinlerdeki çeşitliliği araştırmanın faydalarından biri de modern hayattaki en temel kültürel işlevlerinden birini açığa çıkarmaktır: İnsan olmanın anlamına yönelik siyasal ve varoluşsal tartışmalara yaptıkları katkılar.”

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 15 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺54,90

Ulaş Özdemir'in 1997-2002 yılları arasında Roll dergisinde yayımlanan yazı ve söyleşilerinden oluşan Senden Gayrı Aşık mı Yoktur, 20. yüzyılda hem halk kültürü ve müziğine hem de popüler kültüre büyük etkisi olmuş, bu alanlarda sayısız eser bırakmış aşıkların portreleriyle rengârenk bir Türkiye resmi çiziyor.

Aşık Mahzuni Şerif, Aşık İhsani, Mahmut Erdal, Ali Ekber Çiçek, Kul Hasan, Şahturna ve Dertli Divani'yle yapılmış söyleşilerin yanı sıra Aşık Veysel, Nesimi Çimen, Davut Sulari, Kul Ahmet, Muhlis Akarsu ve Feyzullah Çınar üzerine kaleme alınmış portrelerin yer aldığı kitapta, Mahzuni’nin “Otyam Baba olmasaydı acaba biz olur muyduk?” dediği usta gazeteci, ressam ve yazar Fikret Otyam'la yapılmış bir söyleşi de yer alıyor.

Senden Gayrı Âşık mı Yoktur meraklı bir müzisyenin etnomüzikoloji serüveninde daldığı ve o zamandan bu yana içinden tam anlamıyla çıkamadığı bir ummanın katresi olarak görülebilir. Dalmak isteyene sonsuz derinlikte bir umman hem de…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺46,90

Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. İnsanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu bilim, tarih ve felsefe ışığında incelediği bu çalışmasında, insanın bambaşka bir türe, Homo deus’a evrildiği bir gelecek kurguluyor.

Yola “önemsiz bir hayvan” olarak çıkan Homo sapiens, tanrılar katına ulaşmak uğruna kendi sonunu mu hazırlıyor?

Homo sapiens nasıl oldu da evrenin insan türünün etrafında döndüğünü iddia eden hümanist öğretiye inandı?

Bu öğreti gündelik yaşantımızı, sanatımızı ve en gizli tutkularımızı nasıl şekillendiriyor?

İnsanı inekler, tavuklar, şempanzeler ve bilgisayar programlarının tümünden ayıran yüksek zekası ve kudreti dışında herhangi bir alametifarikası var mı?

Tarih boyunca benzeri görülmemiş kazanımlar elde etmemize rağmen mutluluk seviyemizde neden kayda değer bir artış olmadı?

“Tüm bunları anlamak için tek yapmamız gereken geriye dönüp bakmak ve Homo sapiens’in aslında ne olduğunu, hümanizmin nasıl dünyaya hakim bir din hâline geldiğini ve hümanizm rüyasını gerçekleştirmeye çalışmanın aslında neden insanlığın kendi sonunu getireceğini incelemektir. İşte bu kitabın temel meselesi budur.”

“Okurken hem eğlenecek hem de çok şaşıracaksınız. Her şeyin ötesinde, kendinizi daha önce hiç düşünmediğiniz şeyleri düşünürken bulacaksınız.”

- Daniel Kahneman, Hızlı ve Yavaş Düşünme’nin yazarı

“Homo Deus’u okuduğunuzda uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından vardığınız bir uçurumun kenarında durduğunuzu hissedeceksiniz. Yolculuğun artık bir önemi kalmayacak, çünkü bir sonraki adımınızı engin bir boşluğa atacaksınız.”

- David Runciman, The Guardian


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 15,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺143,90

Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?

Para neden herkesin güvendiği tek şey?

Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen?

Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar?

Geleceğin dini bilim mi?

İnsanların miadı çoktan doldu mu?

100 bin yıl önce yeryüzünde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak?

Çoğu çalışma insanlığın serüvenini ya tarihi ya da biyolojik bir yaklaşımla ele alır, ancak Harari 70 bin yıl önce gerçekleşen Bilişsel

Devrim’le başlattığı bu kitabında gelenekleri yerle bir ediyor. İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens, tarihle bilimi bir araya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor.

Harari ayrıca geleceğe bakmaya da zorluyor okuru. Yakın zamanda insanlar, dört milyar yıldır yaşama hükmeden doğal seçilim yasalarını esnetmeye başladılar. Artık sadece dünyayı değil, kendimizi ve diğer canlıları tasarlama becerisi de kazandık. Peki bu bizi nereye götürüyor, bizi neye dönüştürebilir?

30’dan fazla dile çevrilmiş bu kışkırtıcı çalışma özellikle Jared Diamond, James Gleick, Matt Ridley ve Robert Wright’ın eserlerine aşina okurlar için muhteşem bir kaynak.

“Sapiens, tarihin ve modern dünyanın en büyük sorularını gayet yalın bir dille ele alıyor. Çok seveceksiniz!”

- Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik’in yazarı

“Harari’nin eseri kabul görmüş doktrinlerin karşısında duran fikirler ve şaşırtıcı gerçeklerle bezeli.”

- John Gray, Financial Times


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 15,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺136,90
1 2 3 4 >
Çerez Kullanımı