• İndigo Kitap Kampanya
    İndigo Yayınlarında kaçırlmayacak fırsat'
  • Destek Yayınları Kampanya
    Destek Yayınları Kampanya
  • Kara Karga Kampanya
    Kara Karga Kampanya
  • Beyaz Baykuş Kampanya
    Beyaz Baykuş Kampanya
  • İmzalı Kitaplar
    İmzalı Kitaplar

Terapi-Kültürel Bir Eleştiri

Kültürel Bir Eleştiri

“İnsanın insanı pek az dinler hale geldiği günümüz dünyasında psikoterapi eşsiz bir karşılaşma imkânı sunar. Kimileri o odaya teyit edilmek için gelir; duygu, düşünce ve davranışlar konusunda uzmanlık kesbetmiş biri onu onaylayıp boşuna yaşamadığını söylesin, mutsuzluğun yükünü üzerinden alsın diye bekler. 

Kimisi derinlerindeki mağaralarına gerçekten inmek ve kendi karanlığıyla yüzleşmek isterken kimileri de yalnızca hikâyelerini dinleyecek bir kulak arar. Oysa psikoterapi, sahici bir ilişki ve gerçek bir karşılaşmaya yaslanabildiği ölçüde işe yarar. Sahici bir karşılaşma ise terapistin donanımıyla da ilgilidir. Kendi içine bakmayı bilen, zaaf ve kör noktalarıyla yüzleşebilen; kendisine dayanak kıldığı kuramın eksikliklerini fark edebilen bir terapist, daha sahici bir buluşma gerçekleştirebilir. Nitekim Batı modernitesinin bir ürünü olarak karşımıza çıkan psikoterapi kuramları, insanımıza mahsus incelik ve hassasiyetleri gözden kaçırıp yarardan çok zarar getirebiliyor.” 

Terapi, insanı çevreleyen sosyal ve kültürel bağlam anlaşılmazsa insanın da yeterince anlaşılmayacağını savunan Kemal Sayar’dan psikoterapi kuramlarının arka planlarına, gelişimlerine ve taşıdıkları ideolojik izlere ışık tutan çok kıymetli bir eleştiri. Aynı zamanda daha insancıl, daha toplum ve kültür odaklı bir terapinin inşası gayretinde değerli bir adım.

(Tanıtım Bülteninden)

₺82,90

İrade Terbiyesi - 2

Okul yüceltiliyor. Eğitim kutsanıyor.
Her yıl dünyada milyonlarca genç beyin eğitime tabi tutuluyor. Eğitimin amacı nedir? Okul tam olarak insana neyi öğretir? Gelişmiş, bilimsel niteliklere sahip bir yöntem olmadan eğitimin amacına ulaşılabilir mi? İnsan sahip olduğu güç ve zamanı en verimli şekilde nasıl  kullanmalıdır? Çalışmak ile çalışma taklidi arasındaki fark nedir?

Jules Payot, İrade Terbiyesi 2’de daha önce tartıştığı konuları daha da derinleştirip pratik yollar sunuyor.
Ne okuyalım, nasıl okuyalım, hedeflerimize nasıl ulaşalım? Dünyadaki bütün ilerlemelerin şartı nedir?
Günde en fazla kaç saat üst düzey bir dikkatle çalışabiliriz? Eğitimi ve insanı ilgilendiren bir konu olmasın ki Jules Payot onu mesele edinmesin.
İradenin bir yaşama felsefesi olduğu kadar bir eğitim yöntemi olarak sunulması bir kez daha ışık saçıyor.
Tam ve yetkin çeviri eşliğinde. İrade ve insan arasında dokunan bir zaman ipeği. İrade Terbiyesi 2.

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: İrade Terbiyesi - 2
  • Yazar: Jules Payot
  • Yayınevi: Kapı Yayınları
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 302
  • Ebat: 13,5 x 19,5
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786258096293
₺48,90

“Peki kim kalbin akıldan daha önemsiz olduğunu söyleyebilir ki? Sana evrendeki düzenin tıpkı kan dolaşımı gibi kalbi esas aldığını, her şeyin kalple anlaşılabileceğini, evreni açıklamak için aklın yetersiz kalacağını ama kalp ile yapılan yönelişlerin kâinattaki düzene uyum sağladığını nasıl anlatmalıyım, bilemiyorum. Aklınla sihirbazlık düzenekleri kurabilirsin ama kalbinle sihir yapabilirsin. Akıl bir depremin rakamsal şiddetini ölçebilir ama kalp rakamın neden öyle takdir edildiğine vâkıf olur. Akıl sahnelenen oyunu izah eder, kalp oyunun yazarını anlamanın peşindedir. Akıl hadiseleri açıklar, kalp ise hadiselerin perde arkasındaki sebebi. Akıl bilgidir, kalpse bilgelik.”

Yıl 2023, Sina Çölü’nde bir uçak düşer. Yolculardan bazıları son derece gizli ve esrarengiz ilişkiler ağının parçasıdır. Bölgeyi yeniden şekillendirmek isteyen kimi okültist ve evanjelik üst akıllar, dijital ağların patronları, güç odaklarına bağlı insan hakları dernekleri, medya aktörleri, terörist örgütler ve coğrafyanın savrulan insanları, gençler, bebekler…
Elinizdeki roman, değişmekte olan ve daha da değiştirilmek istenen dünyanın gelecek kodlarını, nano teknolojinin hakimiyeti ile kalbi arasında sıkışmış bir delikanlının kaderine kilitleyen nefes nefese bir hikâye; A-71’in hikâyesi. Viyana Kuşatması’ndan 2071’e uzanan bir macera.

İskender Pala’nın her zamanki yetkin kaleminden…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺39,90

Boks ringini bir dövüş alanından çıkarıp adeta dünya genişliğine ulaştıran sporcular vardır. Ve onların savurduğu her yumruk, rakiplerinin yüzlerinin ötesine geçer. Bir yanda inanç, diğer yanda da ırkçılık gibi esaslı iki meseleyi taşır omuzlarında onlar.

Muhammed Ali.

Böylesi bir sporcu, böylesi bir dava ve ideal insanıdır. Roma’da düzenlenen 1960 Olimpiyatları’nda, 18 yaşında bir boksördü ve henüz Cassius Clay adını taşıyordu. Boks sporunu ring dışında da bir şova dönüştürmesiyle dikkatleri üzerine toplamıştı. Kendisini takip eden gazeteciler ve sporseverler, tarihin en önemli sporcularından birinin doğuşuna tanıklık ediyorlardı.

1964 yılında Sonny Liston’ı mağlup ederek Dünya Ağır Sıklet şampiyonluğunu kazandı ve Müslüman olduğunu açıklayarak efsane olmanın boyutunu değiştirdi. Artık sadece sporcu kişiliğiyle değil, İslam ve ırkçılık konusundaki konuşmalarıyla da hep öndeydi. Muhammed Ali olarak ringde “kelebek gibi” uçup “arı gibi” sokuyor, ring dışında da keskin, cesur dili ve onurlu duruşuyla “eylemci” bir kişiliğe dönüşüyordu. Onun dünyaya bakışı değiştiği gibi dünyanın da ona bakışı değişiyordu. 

2016 yılındaki ölümüne kadar bir efsane olarak hep gönüllerde yaşadı. Gündemde kaldı. Fransız spor tarihçisi Claude Boli, bu biyografide titiz bir araştırmacılık örneği sergileyerek Muhammed Ali’yi hayatının dönemeçlerine, özel ayrıntılarına, kırılma noktalarına, sporculuğunun karakteristik özelliklerine odaklanarak ustalıkla anlatıyor. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺41,90

İnsan mı hakikati arar?
Yoksa hakikat mı insanı?

Üç bin yıl evvelinin Orta Asya’sını konu edinen “Bozkırın Sırrı” romanı ve Kerbelâ Vakası'nı anlatan “Aşkın Şehidi, Aşkın Elçisi, Aşkın Secdesi” üçlemesinden tanıdığımız Ahmet Turgut, bu kez Türklerin İslâmiyet’le tanıştığı asra götürüyor bizi.
Beş bölümden oluşan romanın ilk kısmında Türk ve İslam tarihini şekillendiren başat hadiseleri yorumlayan yazar, ikinci bölümden itibaren bizi asıl hikâyeyle baş başa bırakıyor.
Türkler ve Emeviler arasında geçen hayli kanlı mücadelelerin ve Abbasi İhtilali’nin hemen sonrasında gerçekleşen Talas Savaşı’nın nasıl bir zihin-gönül ikliminde yaşandığını merak edenler, alanında ilk olan bu romanı mutlaka okumalılar…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 608
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺63,90

İdris Küçükömer… Türkiye’deki siyaset teorisine yeni bir bakış açısı getirmiş önemli iktisatçı düşünürlerimizden biri. Fikirleri, sıklıkla vurgulandığı üzere “Türkiye’de sağ sol, sol da sağdır” gibi yalnızca tek bir cümleye indirgenemeyecek kadar renkli ve zengin. Özellikle Yön ve Ant dergilerinde yazdığı güncel politik yazılarıyla hem dönemin siyasi figürlerini kıyasıya eleştirdi hem de Türkiye ekonomisinin gelişimi için politika yapıcılara çeşitli öneriler getirdi. Güncel makaleleri ve ürettiği tezler, onu bir bakıma Düzenin Yabancılaşması’nı yazmaya yönlendirdi. Düzenin Yabancılaşması, ilk kez yayımlandığı 1969 yılında büyük ilgi gördü; üzerine çokça konuşuldu, çokça eleştirildi.  Düzenin Yabancılaşması, bugün halen büyük ilgi görüyor ve okunuyor. İDRİS KÜÇÜKÖMER’İN DİĞER KİTAPLARI ÇOK YAKINDA!.. -Düzenin Yabancılaşması-Batılaşma -Cuntacılıktan Sivil Topluma -İdris Küçükömer’le Türkiye Üstüne Tartışmalar -Sivil Toplum Yazıları -Anılar ve Düşünceler -Halk Demokrasi İstiyor Mu? -Gelişmiş ve Azgelişmiş Ülkelerin İlişkileri Üzerine


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺33,90

İdris Küçükömer… Türkiye’deki siyaset teorisine yeni bir bakış açısı getirmiş önemli iktisatçı düşünürlerimizden biri.

Fikirleri, sıklıkla vurgulandığı üzere “Türkiye’de sağ sol, sol da sağdır” gibi yalnızca tek bir cümleye indirgenemeyecek kadar renkli ve zengin.

Cuntacılıktan Sivil Topluma, 1960 yılından itibaren güncel ekonomi politikaları üzerine Yön ve Ant dergilerinde yazdığı makalelerden oluşuyor. İdris Küçükömer’in, özellikle sivil toplum, halkbürokrasi ayrımı, vatandaş ve tebaa ilişkisi üzerine yaptığı tartışmalar kendi dönemini de derinden etkiledi.

Yazılarında daima sorgulayan, eleştiren, yeni siyaset biçimleri öneren bir ton kullandı. Küçükömer, hep yeni sorular soran bir iktisat filozofu…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 230
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺33,90

“İnsanın iyiliğe inanmadığı, kötülüğün kol gezdiği bir çağda saatlerimizi inadına kalbin zamanına ayarlayalım.”

Kemal Sayar şehir insanının gönül yorgunluklarını, ruhların gizli yaralarını ilaçlardan önce kelimelerin sağaltacağına inanan, yeri geldiğinde “reçeteye şiir yazan” bir psikiyatrist. Her kitabında, her söyleşisinde bize daima “kalbin zamanını” hatırlatıyor. Hele de şimdi, dünyanın görülmemiş bir “felaket” yaşadığı şu dönemde hissettiğimiz yalnızlaşma ve endişe üzerine söyleyecek çok sözü var.

Söyleşilerden derlenmiş, güncellenerek zenginleştirilmiş bu kitap, zihninizde rüşeym halinde bekleyen pek çok yeni düşünceyi harekete geçirecek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺39,90

Kant, büyük bir filozof olduğu kadar eğitimcidir de. Ömrünün son yıllarında, üniversitede verdiği dersleri için yazdığı notlar, öğrencisi olan Theodor Rink tarafından ölümünden bir yıl önce yayımlamıştır. Bu notlar ne ayrıntılı bir eğitim teorisi ne de metafiziksel, psikolojik veya sosyolojik bilgiye dayanan, bir felsefi doktrin sunmaktadır.

Kant’ın alışılagelmiş yönteminden ayrı, aslında gençlere seslendiğini anlamaktayız. Kant’ın dillere destan etiği işte tam da buradadır, öğretmen eğitim teorisini ustalıkla anlatmıştır. O, geleceğin nabzını tutmaktadır. Her zaman da samimi, makul ve mantıklı biridir.

Eser, geçtiğimiz yüzyıl başlarında, döneminin önemli eğitimcilerinden olan C.A. Rhys Davids’in İngilizce tercüme için kaleme aldığı takdim yazısıyla beraber bir kez daha okura sesleniyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 182
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺15,90

Kalpten!

Varoluşsal merkezimiz kalp üzerine, psikoloji ilminin penceresinden yazıldı.
Ancak sadece bir psikoloji kitabı değil… 
 
İnsan varoluşunu anlamaya bütün derinliği ile kavramaya çabalıyor.

 İnsan psikolojisi ve akademik bir disiplin olarak psikolojik bilimlere sesleniyor…

Düşünce, duygu ve algılamalarımıza “kalp” eşlik ettiğinde, onlar kalbin süzgecinden geçtiklerinde, daha “ahlâkî”, dolayısıyla daha “insani” olacaklarını dile getiriyor…

Kalpten, bir ahlâk felsefesi ve ahlâk psikolojisi kitabı değil, ama onların yanında yöresinde 
dolanmaktan hiç vazgeçmiyor.

Kalpten bir ilahiyat kitabı, bir din psikolojisi kitabı da değil, ama onlardan büsbütün ayrı da kalamıyor.

Kalpten!

Erol Göka’nın kalpten, kalp için ve kalple yazdığı bir kitap… 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 196
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺26,90

Abdülbaki Gölpınarlı, Müminlerin Emini Hz. Ali eseriyle tarafsız bir biyografi sunuyor. Önce Hz. Ali’nin, peygamberin zamanındaki ve sonraki hayatını, kaynaklara ve tanıkların anlatılarına dayanarak aktarıyor. Ondan sonra da onun birçok cephelerini, gerçek vesikaları ve kendi sözlerini değerlendirerek inceliyor. Gölpınarlı’nın yetkin kaleminden çıkan bu inceleme şüphesiz ki okuyucularına, şimdiye dek bildiklerinden, duyduklarından fazla bir şeyler sunacaktır. Bu eser, bir gerçeğin tarafsız hikayesi, hadiselerin gerçek aksi olacak. Bu eser tarihi roman üslubuyla yazılmış olsa da tarihi roman değil, ancak tarihi bir tefrikadır. Sayfa sayfa Hz. Ali’nin hayatı gözlere görünecek, yazı şekline bürünecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺63,90

İnci gibi kaynağımdan ırağım güneş gibi doğduğum yerden uzağım

Dukaginzade Taşlıcalı Yahya Bey, Kanuni Sultan Süleyman devrinde yaşamış ve hem asker hem de şair olması nedeniyle “sahib-i seyf ü kalem”, yani “kılıç ve kalem sahibi” olarak anılmış nadir şairlerimizdendir. Taşlıcalı’nın en ünlü eseri Yusuf ile Züleyha ise Şeyh Gâlib’in Hüsn ü Aşk’ı, Fuzulî’nin Leyla ve Mecnun’u ile birlikte anılabilecek kadar güçlü bir mesnevi kabul edilir. Yusuf ile Züleyha’nın bu baskısı, ünlü mesneviyi bir roman gibi okuma fırsatı veriyor herkese. Nazımdan nesre ve günümüz Türkçesine aktarılan beyitler sayesinde, geçmişten, bütün tazeliğiyle gelen bir eser, bugünün okuruyla yeniden buluşuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺63,50

Şıpsevdi ölmez bir klasik. “Bağnaz alaturka” ve “züppe alafranga” hayatların en ince ayrıntısına kadar didiklendiği romanda Hüseyin Rahmi Gürpınar, sırtını mizaha da yaslayarak günümüzde hâlâ capcanlı yaşayan bir dünyanın resmini çiziyor. Bu dünya aynı zamanda ciddi bir dönem eleştirisidir. Öyle ki, ilkin ‘Alafranga’ adıyla yayımlanan roman sansüre uğramış, 1911’de yeniden düzenlenerek okura ancak ulaşabilmiştir. Gürpınar’ın bu büyük eseri, Selim İleri’nin sunuşuyla bugünün okuruyla tekrar buluşuyor.

Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başına gelenler…

Paris’ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey’in ailesinin yabancılaşma macerası…

Aslında hepsi şimdi gibi…

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 512
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺51,50

Edebiyatın hemen her türünde eserler veren Cevdet Kudret, değerli bir şair, romancı, öykücü, oyun yazarı ve denemeci olmasının yanı sıra, araştırma /inceleme kitaplarıyla da edebiyata büyük hizmetler vermiştir. Öyle ki, kuşaklar boyunca en kesintisiz etkisini araştırma/inceleme çalışmalarıyla sürdürdüğü söylenebilir.

Türk Edebiyatına Yön Verenler, Cevdet Kudret’in farklı tarihlerde yayımlanan Tevfik Fikret, Ziya Gökalp, Ahmet Mithat, Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Rasim, Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Eşref hakkında yazdığı yedi kitabı ilk kez bir araya getirmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 708
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺72,00

“Bela yağmur gibi gökten yağarsa
Başını âna tutmaktır adı aşk”

Tasavvufi duyuşu büyük bir yaşama neşvesine dönüştüren ve asırlardır şiirleri dilden dile dolaşan Eşrefoğlu Rûmî, bir başka neşve şairi Asaf Hâlet Çelebi’nin eliyle bugüne ulaşıyor.

Türkiye’nin kültür tarihinde önemli bir yeri olan Eşrefoğlu hakkındaki bilgi o kadar dağınık, kıyıda bucakta kalan vesikalar o kadar nadir ki üzerine çalışılması bile oldukça zor. Fakat Asaf Hâlet Çelebi, tüm bu zorlukları aşarak ortaya Eşrefoğlu Rûmî hakkında önemli bir kaynak koyuyor ve şiirle hayatı birleştiriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺67,90

Doğu edebiyatının en önemli mesnevi konusu olan Leyla ve Mecnun hikâyesi asırlar boyunca onlarca Türk şair tarafından yeniden yazılmıştır ancak hiçbirisi Fuzuli’ninki kadar etkileyici olmamıştır.

Can verme gamı aşka ki aşk afeti candır
Aşk afeti can olduğu meşhur cihandır

Fuzuli’nin hayat kaynağı aşktır, bir şair olarak ilhamını aşktan aldığını açıkça söylemektedir. O, aşkın her türlü yansımasından mutluluk duyan bir şairdir. Tıpkı kendisi gibi Mecnun da sevgiliye duyduğu aşkı idealleştirir, maşukuna kavuşamadığı için dert ve elem çektiğini ifade etse de sonunda ruhî olgunluğa erişir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 640
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺75,90

Risale-i Sipehsalar, o ne ulvi bir kitaptır. Hz. Feridun’un ilhamlarıyla süslenen nazenin fikirleri, Allah’ın beğeneceği şekilde manevi eliyle ilahi alemin gül bahçelerinin, hakikatler çemenzârlarının en dikkat çeken güllerinden, en kokulu yasemenlerinden seçmiş, bir manalar destesi toplamış, bunu meleklerin nurlu ellerine vererek ruhani feyz meclislerine sunmuş.

Aşksız geçen ömrü hayattan saymayıp, aşkın ab-ı hayat olduğunu bilenlerden ve onu canla, gönülle kabul edenlerden bahseden bu eserin kıymetini Hz. Mevlana aşıkları takdir edecektir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺59,50

Hüseyin Rahmi’nin Mürebbiye romanı, evdeki çocuklara Fransızca öğretmesi için konağa getirilen fettan ve haf ifmeşrep Matmazel Anjel’in etrafında gelişiyor.

Yavaş yavaş evdeki tüm erkekleri baştan çıkaran Anjel’in ismi gibi melek yüzlü olmadığı anlaşılır. Konak sakinlerinin yaşadığı trajikomik durumları acı ve ibret verici bir dille anlatan roman, ülkemizin yaşadığı modernleşme macerasının bir bakıma hangi evrelerden geçerek yol almaya çalıştığını da gösterir. Modernleşmeyi Dehri Efendi gibi anlayıp bütün benliğiyle “mürebbiye”lere teslim olan ve gülünç durumlara düşen birçok insan vardır. Bu insanlar hem yaşayış hem de düşünce itibariyle ne tam manasıyla Doğulu, ne de tam olarak Batılı olabilmiştir.

Ağlamak, gülmenin bir şekli demektir. Zaten fizyoloji açısından ağlamakla gülmenin bazı durumlarda farkı yok gibidir. İkisi de sinir zayıflığından ileri gelir… Eğer ağlamakla ahlakın düzelmesi mümkün olsaydı dünyada çocuklardan akıllı uslu kimse bulunmazdı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺27,90

Hz. Mevlâna günümüze, asırlar öncesinden şöyle seslenmektedir:

Beni çokça konuştunuz, sıkça andınız. Ancak beni anlamadınız! Anlasaydınız evleriniz kavga yerine muhabbetle dolardı, sudan sebeplerle emanet olan insan canına kast etmezdiniz.

Ben “Gel” dedim, geldiniz. Peki gelişinizle birlikte yüreğinize ne doldu, sizde neler değişti? Sahi beni gerçekten anladınız mı? Ben sizin için yanıp tutuştum, avucumda denizleri çöllerinize taşıdım, hani yetiştirdiğim güller? Beni olduğum gibi anlasaydınız, ah anlasaydınız eğer ağlatmazdınız anaları. Beni anlamış olsaydınız gök kubbe altında hoş bir seda bırakmanın, birbirinizi ötekileştirmeden yüreklere hoşça bakmayı başarırdınız.

Geliniz Mevlâna’yı, Mevlâna’dan anlayalım. Her dil onun için başka başka sözler söyledi, kimi diller onu karaladı. Öyle ya okumadan araştırmadan giden bir insanın ardından konuşmak dil iftirası atmak kolaydı! Aşkı anlamayanlar, aşkın adamlarını nasıl olduğu gibi anlayacaklardı ki? Tennure ve Ateş'i, Hz. Mevlâna hakkında yazılmış yüzlerce kitaptan farklı kılan, ömür haritasındaki bütün bilinmeyenleri kaynaklar ışığında sunarak, merak edilen Mevlâna'dan maşuk Mevlâna'ya doğru bir yolculuğa çıkarmasıdır.

Aşkın nârında, aşk ile vuslata ereni aşkla okuyup anlamak dileğiyle…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 423
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺51,90

Bir kez allah dise aşk ile lisan 

Dökülür cümle güneh misl-i hazan

Süleyman Çelebinin Vesiletü'n-Necat (Kurtuluş yolu, kurtuluşa vesile olan şey) adlı eseri halk arasında “Mevlid” adıyla bilinir. Kurtuluşa erişmek arzusuyla yanıp tutuşan halk kitleleri, asla vazgeçmedikleri bu eserde, yüzyıllar boyunca derin bir vecd ile sevdikleri Hz. Muhammed Mustafa’nın aşkını bulmuşlar, okurken ve dinlerken ona iltica yolları aramışlar, eserin her bir dizesinde Kainatın Efendisi’ne dair uhrevi hazzın izlerini aramışlar ve başka hiçbir mesnevi kitabına göstermedikleri hürmeti bu kitaba göstererek babadan oğula, dededen toruna okunmasını, dinlenmesini sağlamışlardır.

Bu kitap, bütün bir milletin, Kainatın Efendisi Muhammed Mustafa için beslediği duyguların ve içinde yaşattığı sevginin Süleyman Çelebi dilinde kelimelere dökülmüş şeklidir. Denilebilir ki mevlid bir kişiye değil, bir toplu vicdana aittir ve bu yüzden ölümsüzlüğe ermiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 150
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺36,90

Malik Aksel. Hem evimizin ressamı hem evdeki ressam. Ev ne kadar içe dönüyorsa renk ve çizgileriyle, bir o kadar da hayata açılıyor. Kuşevlerine kadar gidiyor. Beşir Ayvazoğlu, bu kez "eve" girdi. Hem mahrem çizgilere baktı hem de ışığın ve renk oyunlarının kaderini duydu. Malik Aksel’i yazmak biraz da yazılmamış Türkiye’yi yazmaktı. Biyografi sanatla birleşiyor, kültür ve medeniyet meseleleriyle derinleşiyor bu çalışmada. Hayatın estetik katmanı adım adım insana çıkar. İşte belge belge, satır satır, kristalize bir hayat. İşte ve emek ve incelikler ürünü yepyeni bir biyografi... Bibliyografya ve resim albümüyle birlikte. Beşir Ayvazoğlu’ndan...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 16,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺59,90

Tek cilt halinde sunulan Örneklerle Edebiyat Bilgileri, iki ana bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler birbirini tamamlayan bir nitelik taşır. İlk bölümde “Anlatım Yolları” ve “Anlatım Çeşitleri” ana başlıkları altında nazım ve nesir üzerine genel bilgiler verilmiş; nazım türünün öğeleri, aruz ve hece ölçekleri, uyak türleri, halk ve divan edebiyatı nazım biçimleri örneklerle anlatılmıştır. İkinci bölümde yine aynı yöntemle tarihsel süreç içinde “Edebiyat Akımları” ve “Edebiyat Türleri” hakkında geniş bilgi verilmiştir.

Cevdet Kudret, bu bilgileri aktarırken Dede Korkut’tan Homeros’a, Karacaoğlan’dan Shakespeare’e, Fuzulî’den Baudelaire’e, Ahmet Mithat’tan Sartre’a kadar sayılamayacak kadar çok yazar, düşünür ve şairden nazım/nesir olarak çeşitli edebiyat ve düşünce ürünlerine yer vermiştir.

Örneklerle Edebiyat Bilgileri’nin bir başka dikkate değer özelliği seçilen metinlerin edebi düzeyidir. Türk ve dünya edebiyatının seçkin eserlerinden alınan bu metinler, okura bazı bilgileri aktarılırken bir edebiyat zevki aşılamanın da kollandığını gösterir.

Türk Edebiyattında Hikâye ve Roman ile birlikte Cevdet Kudret’in en çok aranan kaynak kitaplarının başında gelen bu kitap, alanında hâlâ aşılamamış bir çalışmadır.

Prof. Dr. Handan İnci


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1060
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺119,90

Ferîdüddin Attar, Pendnâme adlı eserinde imanın esasları, nefsin halleri, az konuşmanın faydası, devlet adamında bulunması gereken özellikler ile yalan, haset, kibir gibi kötü huylardan kaçınmanın önemi üzerinde durur. “İyi bir insan nasıl olmalıdır?” sorusuna cevap arayan Attâr, kesin ve net hükümler ortaya koyarak nasıl iyi bir insan olunacağını etkili ve anlaşılır bir biçimde okuyucuya sunar.

Kardeşim! İnsanların sırrını açık etme ki başkası da senin sırrını açık etmesin.

Muhterem! Kıymetin bilinsin istiyorsan sen de insanların kıymetini bil!

Efendi! Dilin uzadıkça elini kısa tut ve her tarafa saldırma!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 132
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2019
₺33,50

Seyahatnâmeler, gezip görülen yerlerin çeşitli özelliklerine odaklanan metinlerdir. Bu tür metinler, seyyahın gözüyle mekânları, insanları, kültürleri, gelenekleri  tanımayı mümkün hale getirir. Bu açıdan seyahatnâmeler, öteki millet ve medeniyetleri de farklı bir biçimde okuma faaliyeti olarak anlam kazanır. İşte Ahmet Haşim’in elinizdeki seyahatnâmesi de yalnızca bir nesir türü olarak değil bu türü kendine has bir edebî anlatı kategorisine yükselten  metinlerdendir.

Frankfurt Seyahatnâmesi bu yüzden, o devirlerde yazılan klasik seyahatnamelerden farklı bir metindir. Zaten yazar da giriş bölümünde, yazdığı metnin niçin farklı değerlendirilmesi gerektiğini kendince anlatır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 108
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2019
₺23,50

İslamiyet’in medeniyete ve insanlığa hizmetini hakkıyla görmek isteyen herkes bu eseri okumalı.

İnsanlık Hazreti Muhammed kadar büyük, şerefli bir tarihi simayı görmemiştir. Bunun içindir ki bütün faziletli kimseler, o ulu peygamberin hayatını tahlil etmek için uğraşmışlar, onun bütün söz ve davranışlarını kayıt altına almaya çalışmışlar, onun fıtratının yüceliğini göstermek istemişlerdir.

İşte İslam Tarihi bütün bu kural ve usullere uygun olarak yazılmış emsalsiz bir eserdir.

- Ömer Nasuhi Bilmen

İslam Tarihi ismini taşıyan muazzam kitapla karşılaşınca birdenbire zihnimde geniş bir kamaşma oldu. Yaban gözlerimin verdiği ıstıraba bakmayarak her yaprağında başka bir âlemin penceresi açılan tarihi okudum.

- Hakkı Süha Gezgin

İtiraf edeceğiz ki bu eseri her kim okursa okusun önyargılı olmamak kaydıyla, hakkında takdirden başka bir söz söyleyemeyecektir.

- Kâzım Nami Duru

Bu eseri okuyan her Müslüman, Hazreti Peygamberin hayatına ve yaydığı dinin yüceliğine bir kat daha inanacak ve sarılacaktır.

H. Mehmed Avni


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1961
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺280,00

Osmanlı aydın muhalefetinin tanımlanmasının ayrılmaz bir sıfatı haline gelen Yeni Osmanlılar Avrupa’da geçirdikleri zaman içinde tesadüfen bir araya geldiler. Kendilerine biçilen simgeselliğin bir karşılığı olarak hürriyet ve anayasa isteklerini imparatorluğun kurtuluşu için zorunlu olduğunu düşündüler.

Osmanlı siyasal tarihinin en çalkantılı yıllarında Agâh Efendi’den Ahmet Midhat Efendi’ye, Âlî Paşa’dan Ziya Paşa’ya; Namık Kemal’den Şemseddin Sami’ye, Şinasi’ye kadar birçok önemli şahsiyetin Osmanlı gerçeğini nasıl savunduğunu görmekteyiz.

Yeni Osmanlılar Tarihi hevesin ardına gizlenmiş sebatın, cesaretin kimi zaman hızla, kimi zaman acemiliğin verdiği tökezlemeyle fakat sonrasında sürgün belasına maruz kalmakla ödenen bir gençliğin hikâyesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 625
En / Boy : 13 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺87,90

Osmanlı’da çocukluk nasıl yaşanırdı?

Eğitim hangi yollarla verilirdi?

Ahmet Rasim, başta bunları ve daha fazlasını, anılarından doğan Falaka’da, 19. yüzyılın İstanbul manzaraları eşliğinde anlatıyor.

Edebiyatımızın en üretken kalemlerinden Ahmet Rasim, okul hayatının ilk dönemini oluşturan “mahalle mektebi” yıllarında yaşadığı olayları, kıvrak kalemiyle yazıya döktü. Bugünden bakıldığında bir yanı trajik, bir yanı komik sayılabilecek bu tecrübeleri 1927’de, Falaka adı altında yayımladı.

Falaka, o günden bu yana hayatımızda ve Ahmet Rasim’in, dahası edebiyatımızın en çok okunan kitapları arasında yer alıyor.

Şimdi, günümüz Türkçesiyle…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺19,90

Aşkın, tabiatın ve güzelliğin şairi Karacaoğlan…

Kendisinden sonra âşık adı alan sanatkârların ilk temsilcisi…

Kadim ve ölümsüz ozan…

Karacaoğlan’ın edebî kişiliğinin en önemli taraflarında biri; halkın söyleyemediği, bastırmaya çalıştığı, korktuğu, ayıp saydığı şeyleri çirkinliğe ve kabalığa düşmeden şiirlerinde açığa vurmasıdır. Tam da bu nedenle çok geniş bir coğrafyada şöhretine bağlı olarak bir geleneğe dönüşür. Tuna boylarından Kafkas içlerine, Çukurova’dan Azerbaycan’a uzanan topraklarda bugün bile Karacaoğlan’ın efsane ruhu capcanlı yaşar.

 Erhan Çapraz da Gülleri Var Bizim Güle Benzemez ile aslında hâlâ yaşayan efsanenin şiirlerini bir araya getirerek, Karacaoğlan’ın geleceğe aktarılması adına çok önemli bir adım atıyor. Karacaoğlan, bu kitapla birlikte geleceğe bir adım daha yaklaşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 470
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺63,90

Hilafet, Osmanlı siyasi yaşamında nasıl bir rol oynuyordu? Siyasetin aktörleri, hilafetin çerçevesinde nasıl yol alıyordu? Saltanatın hilafetle birlikte anılmaya başlanması, ne türden kazanımlar sağladı?

“Osmanlı Klasik Çağ” serisinin dördüncüsü olan bu eser devlet idaresi, telakkisi, geleneği, siyaseti belirleyen aktörleri ve bu bağlamda oluşan imajları tartışıyor. Hilafet meselesinin Osmanlı tarihinin en popüler konuları arasında yer aldığı bilinmektedir. Feridun M. Emecen de hilafetin tarihî süreçteki mahiyetini “maddi bilgelerin” peşine düşerek tespite çalışıyor. Klasik anlamda bu siyasi meselenin farkına varılamayan tüm yönleri ortaya çıkarılıp tartışmalara yeni bir açılım getiriliyor. Emecen, Osmanlı siyasi zihniyetinin tarihî süreçler içinde kazandığı şekillenmenin bir farklılaşma mı, yoksa bir devamlılık mı olduğu sorusu çerçevesinde yaklaşıyor.

Feridun M. Emecen, Osmanlı Klasik Çağında Hilafet ve Saltanat’ta konuyla ilgili akla takılan pek çok soruyu cevaplamakla birlikte, cevap bekleyen birçok sorunun da altını çiziyor. Geleceğe, bir perspektif çiziyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 510
En / Boy : 13 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺75,90

Divan şiirinin zirve isimlerinden Şeyhî’nin Hüsrev ü Şirin’i sadece kendi döneminin değil tüm dönemlerin kayda değer eserleri arasında yer alır.

 Nizamî’nin aynı adlı eserine nazire olarak kaleme alınan ancak birçok yönden bu eseri aşan Hüsrev ü Şirin, Germiyanlı Şeyhî’nin edebiyata sunduğu bir başyapıt. Gerek içerik gerekse dil özellikleri bakımından dönemini gayet iyi yansıtan eser, kendisinden sonra gelenleri de etkilemiş, zaman içinde genişleyen bir Hüsrev ü Şirin geleneğinin oluşmasında önemli rol oynamıştır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 406
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺67,90

“Bir avuç toprak, biraz da suyum ben,
Neyimle övüneyim, işte buyum ben!..”

Asya ortalarından Anadolu’ya uzanan bir aydınlanmanın hikâyesidir Çerağ. Her biri insanoğlunun yoluna bir ışık, bilinmezlerine bir cevap, “aşk” ateşine bir kıvılcımdır.

Bu kıvılcım yüzyıllar öncesinden bugüne Hoca Ahmed Yesevî, Hacı Bektâş-ı Velî, Tapduk Emre, Yûnus Emre, Ahî Evran Velî, Nasreddin Hoca, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Hacı Bayram Velî, Akşemseddin ve Pîr Sultan Abdal gibi isimlerle uzandı.

Güven Ada ise ilimde, bilimde, ticarette, siyasette, sanatta ve yaşamın her alanında, insan olmanın sırrına eren bu isimlerin hikâyesini, kıvılcımları yüzyıllar daha yaşasın diye anlattı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 252
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺36,90

Malcolm X…

İsmi ile davası etle tırnak gibi bir olan nadir insanlardan…
20. yüzyılın en etkili siyahî lideri…
Yaşamı kadar ölümü de konuşuldu…
Dünyanın yokuş aşağı gittiği bugünlerde ismini yine sıkça duyuyoruz…

Deneyimli gazeteci Peter Goldman’ın bu titiz çalışması, dramatik bir Malcolm X portresiyle buluşturuyor okurları. Dönemin toplumsal ve siyasal atmosferi de bu portreye eşlik ediyor. Malcolm X’in, toplumu içinde nasıl öne çıktığına ve hayatının son yılına odaklanan kitap, İslam Cemaati ve lideri Elijah Muhammed’le olan çatışmasını, aldığı ölüm tehditlerini; sonunda ise bir suikast ekibinin ellerinde can vermesini detaylandırıyor.

Peter Goldman, Malcolm X’in öldürülmesiyle ilgili tüm komplo teorilerini birer birer ele alıp gerçekliğe ışık tutuyor.

“Malcolm X'in hayatını tam ölçekli olarak ilk defa anlatan Peter Goldman'ın kitabı, gizemli liderin vazgeçilmez biyografisi olmaya devam ediyor.”

- New York Times

“Peter Goldman’ın kitabı, modern siyah yaşamla ilgilenen herkes için vazgeçilmez bir başlangıç noktası.”

- Washington Post Book World

“Başka hiçbir kitapta Malcolm X'in trajik son yıllarının bu kadar ayrıntılı ve nesnel bir açıklaması yok.”

- Library Journal


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 512
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺63,90

Kâbusnâme, yüzyıllar öncesinden bugüne süzülüp 
gelen bir nasihat kitabı…
Devlet yönetimi, toplumsal kurallar, aile hayatı, 
çocuk terbiyesi, tasavvuf, edebiyat…
Daha pek çok şey üzerine incelikle söyler sözlerini 
Keykâvus bin İskender…
Tüm birikimini evladı üzerinden geleceğe aktarır…

Kâbusnâme’den sonra yazılmış birçok nasihat kitabı olmasına rağmen eser, kendine has üslubuyla önemini bugün hâlâ korur. Üstelik yalnızca edebî dikkatle sınırlı kalmayıp devlet geleneği açısından da önem taşıdığı için fakültelerin farklı bölümlerinde okutulur. Nasihat kültürünün bu özgün yazılı örneği, Sevâl Günbal Bozkurt’un Farsça aslından yaptığı çeviriyle günümüzün okuruyla buluşuyor şimdi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺55,90

Yazılarında “yavaşlamayı” salık veren, iç âlemimize dikkat kesilmeye, vicdanın sesini duymaya çağıran Kemal Sayar’ın sözleri, tüm dünyayı sarsan karantina günlerinde de ruhlara şifa âdeta. Dünya her birimizi tedirgin eden bir “felaketler çağı”na girmiş görünüyor. Ruhun yaraları derinleşiyor. Şimdi şu soruları sormanın tam zamanı: Hayatın şamatası dindiğinde sana anlam verecek olan şey nedir? Öncelik saydıkların gerçekten de öne alman gerekenler miymiş? Madem şimdi makam ve para peşinde koşmak anlamsız, o halde hayatına değer veren ne kaldı?

Ruhun Derin Yaraları, kendimizi ve dünyayı sorgulamaya çağıran, bizi can evimize buyur eden bir kitap.

“Bütün dünyayı onaramazsın ama onarmaya kolunun uzandığı yerden başlayabilirsin. Bir ruhun diğerine yardıma heveslendiği, bir ıstırabı dindirmeye talip olduğu her seferinde dünya güzelleşir ve buraya geldiğimizde, insan olduğumuza değer.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺47,90

Yüz yılda bir esen ölümcül bir salgın fırtınası bizi evlerimize ve korkuya hapsetti. Görünen o ki bu salgın geçse bile ardında bir ruhsal enkaz bırakacak. Bu süreç içinde her birimiz âdeta mikrobiyolog kesildik, sürekli haber izlemekten malumat yorgunu olduk. Sürecin belirsizliği pek çoğumuzda kaygıya ve ümitsizliğe yol açtı. Bir kaygı çağında yaşıyoruz artık. Yumrukları gözümüzle seçemediğimiz bir yerden yiyoruz.

Bir yandan da umutla hayata tutunuyoruz. Bu kitabı oluşturan makaleler yaşadığımız Koronavirüs salgınını toplumsal ve ruhsal düzlemde daha iyi anlamaya çalışıyor. Bununla yetinmiyor ve buradan daha az hasarla çıkabilmemiz için bazı pratik ipuçları ve öneriler sunuyor. Ruhsal dayanıklılığımızı artırmak ve kaygıyla daha iyi baş edebilmek için bir kılavuz kitap. Karanlık tünelde mütevazı bir cep feneri.

Kalplerimiz arasındaki mesafeyi kısaltmak, umudu ve dayanışmayı çoğaltmak, yaşadıklarımızdan öğrenmek için samimi bir çağrı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺36,90

Şirk nedir?
Allah’ı bırakıp putlara mı tapmaktır?
Yoksa Allah ile birlikte başkaca şeylere de mi tapmak?..

Kurân-ı Kerim’in anlattığı müşrikler, daha çok ikincisini yapan topluluklardır. Bu durumun en vahim ikazı, Allah’a inanmanın bizi şirkten korumaya yetmeyeceğidir. Nitekim irfanî geleneğimiz asırlardır uyarır. Aleni ve sinsi çeşitleriyle şirkin ne olduğunu bilmeyen kimse, tevhidi de tanıyamaz.

Elinizde tuttuğunuz bu eser bir yandan aleni ve klasik put algılarını tahlil ederken, bir yandan da sinsi ve güncel put(laştırma) örneklerine karşı bireyi ve toplumu farkındalığa çağırmakta…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 222
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺33,90

İslam mirasının en önemli parçalardan birinin tasavvuf olduğu şüphe götürmez bir gerçek. Tasavvuf ilkin, İslam hayatının diğer göstergeleri gibi gelişme ve tekamül etme kanunlarına boyun eğip ilk önce bir ibadet ya da nefsi terbiye yolu olarak Allah’a yaklaşmak için bir vasıta sayılmıştır. Daha sonra ise konusu, metodu ve hedefi olan bir ilim olarak belirmiş, bu yolda ise diğer ilimlerden ve din ilimlerinden kendisini ayıran vasıfları üstlenmiştir.

Ömer Rıza Doğrul, İslâmiyet’in Geliştirdiği Tasavvuf isimli bu eserinde, tasavvufun tarihî seyri ve yetiştirdiği önde gelen isimleri ele alarak tasavvufun muhtelif asırlarda geçirdiği gelişmeleri yansıtan bir ayna görevi üstleniyor. Tasavvufun ayak izlerini anlamada yetkin bir kaynak…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 198
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺31,90

Osmanlı döneminde musıki hayatı…

Kavramlar ışığında genişleyen çağrışımlar…

Zengin musıki içeriği…

Türkülerin gayriresmi tarihi…

Musıki ve toplumsal hayat arasındaki güçlü bağlar…

Tarihsel kırılmaların musıkiye etkisi…

Musıki ve müzik arasındaki farklar…

Osmanlı’da devlet erkanının musıki ile ilişkisi…

Bayram Bilge Tokel, Sarayın Sesi Halkın Nefesi’nde, benzer pek çok meseleyi tarihi arka plan eşliğinde yeniden gündeme taşıyor. 

Musıkimizin iki ana kolunu oluşturan halk ve sanat musıkisi gelenekleri “Türk”, “türkü” ve “Türkçe” merkeze alınarak kültür bağlamında ilk defa bu genişlik ve derinlikte tartışılıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺51,90

Beşir Ayvazoğlu’nun gözünden Turgut Cansever…

Turgut Cansever sadece büyük bir mimar ve şehirci değil, doğru bildiği yolda kavgasına tek başına devam edecek cesarete bir düşünce adamıydı…

Yaptığı işi ciddiye alan, başladığı her işi aynı titizlik ve ciddiyetle bitirmek isteyen…

Kısa yoldan daha çok kazanmak isteyenlerin birlikte çalışmak istemedikleri bilge mimar…

Ayvazoğlu’nun gözünde “bir karakter abidesi”…

Turgut Cansever’le sohbetlerini gözden geçirip yeni bir düzenlemeyle tekrar okur karşısına çıkarıyor Beşir Ayvazoğlu. Başta mimari olmak üzere bütün sanatların asli görevinin “Dünyayı Güzelleştirmek” olduğuna inanan Turgut Cansever, hayatı, mücadelesi, dünya görüşü, estetik anlayışı ve İstanbul sevdasıyla yeniden can buluyor bu kitabın sayfaları arasında.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 174
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺31,90

İslam, bir vesileyle dünyanın sürekli gündeminde.

Bir inanç, bir medeniyet anlayışı olmanın yanında bir siyaset ve yönetme sistemi; dahası demokrasi, hukuk, insan hakları ve evrensel değerler bütünü.

İslam’ı bu bağlamda geçmişten bugüne nasıl okuyabilir ve nasıl yorumlayabiliriz?

İslam’ın yönetim modeli ve bu modelin kökleri tam olarak nedir?

Demokrasi ile İslam arasındaki ortak değerler nasıl açığa çıkarılabilir?

İslam’ın iktidara bakışı ve iktidarın süreç içinde yorumlanışı nasıldır?

Çağımızın önemli düşünürlerinden Muhammed Âbid el-Câbirî, bu derinlikli kitabında İslam, demokrasi, insan hakları, hukuk ve iktidar kavramlarını derinlemesine araştırıp tartışıyor. Üstelik olabildiğince cesur ve kaynaklara bağlı kalarak yapıyor bunu. Tam da bu nedenle sadece bugüne değil, geleceğe de bir perspektif sunuyor.

Muhammed Âbid el-Câbirî’nin bu kitabı, dünyaya yayılmış önyargıları yıkıyor ve kendine özgü net öneriler toplamı sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 388
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺47,90

Basın, edebiyat ve kültür tarihimizin önemli simalarından Hakkı Süha Gezgin’in 1920-1923 arasında Vakit gazetesinde “İstanbul Hayatı” üst başlığı altında yayımladığı yazı dizisi, ilk defa bu kitapta Nuri Sağlam’ın titiz çalışmasıyla bugünün okuruna sunuluyor.

İşgal günlerinde, İstanbul moral değerleri gözle görülür derecede çökmüştü. Vakit’teki yazılarına böyle bir toplumsal ortamda başlayan Hakkı Süha, söz konusu sürede, şehrin çeşitli semtlerinde pek çok mekânı dolaşarak, farklı toplumsal kesimlerin yaşam şartlarını yakından gözlemlemiş, görüp işittikleriyle beraber bizzat kendisinin de maruz kaldığı muhtelif olayları sıcağı sıcağına dile getirmiştir.

Hakkı Süha Gezgin’in günümüzden yaklaşık yüz yıl önce kaleme aldığı bu yazılar, İstanbul’un ufkunu genişletiyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 580
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺71,90

Kişilik kavramını anlamak, kişiliğin içinde barındırdıklarını ve oluşumunu keşfetmek, bazı kişilik özellikleri sebebiyle birlikte yaşamakta zorluk çektiğiniz insanlarla daha uyumlu bir hayat sürebilmek istiyorsanız elinizde tuttuğunuz kitaba bir göz atmanız yeterli olacaktır.

İlişkilerinizde yaşadığınız sıkıntılarda danıştığınız, kendisine güvendiğiniz, tecrübeli, bilgili insanlara koşma alışkanlığınız bu kitapla dönüşüme uğrayacak.

Çıkmaza girdiğinizde farkında olmadan hangi savunma mekanizmalarına sığınıyorsunuz?

Mükemmeliyetçi patronunuza yaptığınız işi nasıl beğendirirsiniz?

Cimri misiniz, değil misiniz? Ya babanız cimriyse? Ondan nasıl harçlık alacaksınız?

Şüpheci eşinizin arkasından dolap çevirmediğinizi ona hangi metotlarla ispatlayabilirsiniz?

Pasif agresif elemanınıza işini yaptıramıyor musunuz?

Yapacağı sahtekârlığa sizi de ortak etmek isteyen arkadaşınızdan kurtulmanın yollarını bulamadınız mı?

Prof. Dr. Erol Göka ve Doç. Dr. Murat Beyazyüz bunları ve daha fazlasını hayatınızı tadına vararak yaşayabilmeniz için geçimsizler’de kaleme aldılar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 410
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺51,90

Bir gönüllü kölelik çağında yaşıyoruz. Her birimiz ağ vatandaşıyız artık. Ağa bir kez yakalanmayagörün, onun gerçekliği sizin gerçekliğiniz oluverir. Böylece sanal âlem gerçek hayatlarımıza sirayet eder ve bizi -mış gibi yapan oyunculara dönüştürür.

Herkesin önündeki ekrana baktığı bir çağda kimse diğerinin yüzüne bakmıyor. Halbuki bizi insan kılan şeylerden biri; muhatabımızın yüzünden, sesinden, duruşundan onu okuyabilmektir.
İnsan olmak, halden bilmektir.

Ruhun karanlık gecesini ekrandan sızan parlak ışıkla aydınlatamayız. Bir gülüş, latif bir söz, sessizce yan yana duruşla aydınlanır o gece. Ağ: Sanal Dünyada Gerçek Kalmak, yaşanmış örnekler üzerinden günümüzün bu yeni salgınını teşrih masasına yatırmakla kalmayıp, dijital göbek bağımızı nasıl keseceğimizi, kendimizi fişten nasıl çekebileceğimizi tartışıyor.

İnsanı insan yapan öze sadık kalmak ve dijital prangalardan kurtulmak için kılavuz bir kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 488
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺55,90

Uzun yıllar akademinin, bürokrasinin ve siyasetin içinde olan Prof. Dr. Mustafa İsen’in bu çalışması bir muhacir köyünün anatomisi niteliğindedir. Türkiye’de muhacir kime denir? Osmanlı’dan günümüze nerelere yerleşmişler? Beraberlerinde getirdikleri kültürlerini nasıl korumuşlar? Sonrasında Türkiye’de başlayan hızlı değişim dalgasıyla nasıl dönüşmüşler? 

Ve bunlar gibi birçok sorunun cevabını anlamak için 1960’lardan günümüze Nalköyü ve civarını, İsen’in kaleminden dinlemek yeterli olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 182
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺34,50

Yıldızlar vardır, ruhunuzu huzura kavuşturur. Kur’an aşığı Hz. Osman bize okumanın da bir ruha, kadere göre olduğunu aşk ile anlatacak ve bizleri içimizdeki kitaba davet edecek. Zinnureyn yürekli edep ve hayânın en güzel örneklerinden olarak günümüze, yuvamıza, sokaklara, tüm dünyaya ayna tutacak. Kavruk, gür sesiyle sağır dünyamızı sarsan bir sestir. Hz. Bilal-i Habeşi. Bizleri gerçek özgürlüğün kulluk olduğuna davet edecek. Namaz uykudan hayırlıdır, derken bizi yatak uykusundan değil gaflet uykusundan uyandıracak. Kınından önce kalbine aldığı kılıcın günü geldiğinde iman kapılarını aralayacağını bilmiyordu Hz. Halid b. Velid. Dünyada ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın demeye devam edin, kabirdeki yılanlardan nereye kaçacaksınız?  diye soracak bize o kartal bakışlarını gözlerimize dikerek…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 300
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺35,90

Yıldızlar vardır, hem yolunuzdur hem ışığınız. Önce kafir Ömer, sonra hidayet...

Nihayetinde Hak ile batılı ayıran Faruk. Adaletin yeryüzündeki sesi! Kalbine Allah korkusundan başka hiçbir korkuyu almayan bir yiğittir Hz. Ömer. Nasıl bir gençlik? Nasıl bir öğretmen? Bu soruları cevabını Hz. Musab b. Umeyr verecek bize harf harf, kandan yazılan kelimelerle. İkinci Yusuf diye anılan Musab’ın gençliğinde kendi gerçeklerimizi arayacağız. Ve yalnızlığımıza sesiyle, nefesiyle konuk olacak bir arayış ve adanış adamı Hz. Ebu Zer. Bizi dünya aldanışından ahiret adanışa çağıracak, bazen haykırarak, bazen susarak. Doğru bildiklerimizin koskoca bir yalan, sığındığımız kuyuların Yusufî değil Kabil çukuru olduğunu gösterecek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺35,90

Yıldızlar vardır, hem yolunuzdur hem rehberiniz. Onlar ki, Ravza semasının yıldızları, Asr-ı Saadet ışıklarıdır.

Sadakatin ve dost olabilmenin ne demek olduğunu Sıddıkiyet ve Yar-ı Gar olma güzelliğiyle Hz. Ebu Bekir ile tanıyacağız. Resulullah’ın incisi, dostluğun ne olduğunu unutanlara Ravza’dan bir ışık verecek.

 Dağları titreten, çöl kumlarını terleten Hz. Hamza, imani cesaretin ve Allah’a bağlılığın slogan işi değil iman-ı aşkın kefareti olduğunu, şehadete bilek gücüyle değil yürek gücüyle yürüneceğini haykıracak. Uhud’dan tüm yeryüzünü yakacaktır.

Selman-ı Farisi’de dayanılmaz yollara dayanmakta zorlanacak, onun nazarında Resulullah Efendimize bakarmış gibi içiniz şerha şerha yarılacak. Görünmez bir el içinizdeki yanışın ferahlığına bir bardak zemzem uzatacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺35,90

Uzun yılların siyasetin içinde olan ve üç dönem devlet bakanlığı yapan Prof. Dr. Mehmet S. Aydın, ilk gençlik yıllarından Türkiye siyasetinin son yıllarına kadar yaşadıklarını ilk ağızdan anlatıyor. Türkiye’nin son dönem dış ilişkilerinin kısa bir retrospektifini sunan Aydın, aynı zamanda içimizden biri olarak yaşadıklarını naif bir dille bizimle paylaşıyor.

Bildiğiniz üzere, bir hayat hikâyesinin yahut yolculuğunun bir bütün olarak anlatılması oldukça zordur.  Zira biz bir geleneğin, belli bir siyasi ortamın içine doğarız. Ailemizden miras olarak bize intikal eden genetik bir arka planımız var. Çocukluk dönemi tecrübelerimizi ancak bizi büyütenlerin anlattıklarından öğrenebiliriz. Dahası, hiçbir ömür tek başına yaşanmıyor; hayat paylaşılan bir yolculuktur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 415
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺67,90

Coğrafyamız ne kadar geniş olursa gönlümüz, muhabbetimiz ve ufkumuz da o kadar geniş olur!

Haluk Dursun’un gezi notlarında oluşan bu eser, Nil’den Tuna’ya kadar günümüzde yaşayan halklar üzerinden Osmanlı imajına yeniden bakmamızı sağlıyor. Osmanlı’nın boşluğunu kimin doldurduğunu, yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacaksınız… Bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitâbeli çeşmesine, tuğralı taş köprüsünden “ya Hâfız”lı konağına, türbesine, mektebine, tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız...

“Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna’yı seçtim. Nil nehri alsın bizi Afrika’nın derinliklerine kadar götürsün, oradan Kuzey Afrika’ya getirip Akdeniz’de dinlendirsin diye. Karşısına Tuna’yı kondurdum. Avrupa’nın Alaman Dağları’ndan kopsun gelsin, bütün Balkanları geride bırakarak Karadeniz’e, oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil’e kavuşsun diye.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺51,90

"İstanbul'da yaşayıp'da bir türlü İstanbullu olamayanları, bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım," diyen Haluk Dursun İstanbul'da Yaşama Sanatı ile İstanbul'u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor.

İstanbulluların, İstanbul’u sevmesi için tanıması, geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir. Yeni İstanbullu, eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını, hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile, en azından duyabilmeli, öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir. Günümüzde, maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü, ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir.

Bu çalışma Batılıların tabiriyle “bir şehirde yaşama sanatı”, bizim eski tabirimizle, şehrin hususiyetini anlatan bir “şehrengiz” özelliğindedir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 325
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺51,90
1 2 3 ... 11 >
Çerez Kullanımı