Jean-Jacques Rousseau (1712-1778) Aydınlanma’nın en önemli düşünürlerindir. Onun 1762’de yayımlanan Toplum Sözleşmesi, toplum yaşamına ilişkin en temel kitaptır.

Rousseau Toplum Sözleşmesi’nde egemenlik, devlet, mülk, halk, yürütme, yasama, yargı, demokrasi gibi kavramları incelemiş ve etkisi günümüze kadar uzanan bir çerçeve oluşturmuştur.
Rousseau’nun “egemenliğin bölünmezliği” ve “egemenliğin devredilmezliği” gibi ilkeleri ve “egemen gücün sınırlarına” dair yaptığı çözümleme, bugün hâlâ geçerliliğini korumaktadır…

“İnsanın toplum sözleşmesiyle yitirdiği şey, doğal özgürlüğü ve onu çeken ve erişebileceği her şey üzerindeki sınırsız bir haktır; kazandığı şey, sivil özgürlük ve sahip olduğu her şeyin iyeliğidir. Bu karşılıklar konusunda hataya düşmemek için, bireyin sahip olduğu güçlerinden başkaca sınırları olmayan doğal özgürlüğü, genel istenç aracılığıyla sınırlanmış olan sivil özgürlükten ve gücün sonucu ya da ilk işgalcinin hakkı olan edinimi de, ancak olumlu bir kimlikte temellenebilen iyelikten özenle ayrıştırmak gerekir.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 12,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺18,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺20,50

Jean-Jacques Rousseau, 1762 tarihinde ''Toplum Sözleşmesi'' kitabı ile toplum sözleşmesi kuramını popüler bağımsızlık üzere kurmuştur. Rousseau'ya göre özgürlük ancak insanlar yasamada doğrudan yönetime sahip olduklarında var olabilir. Vatandaşlar, en azından bazı durumlarda, kendilerini yöneten temel kuralları seçebilmeli ve bunları ihtiyaç duyduklarında değiştirebilmelidirler.

Rousseau'ya göre bir vatandaş bireyci olmayı ve kendi çıkarlarını toplumsal çıkarların önüne koymayı tercih edebilir. Ama toplumsal bir yapının parçası olarak, bir vatandaş bireyciliği bir yana koyarak toplumsal bir irade yaratmaya çalışacaktır. Bu nedenle hukuk bütün olarak neyin toplum için faydalı olduğuna karar vermeli ve bireyler buna razı olmalı ya da zorla razı edilmelidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺20,15

Bir arazinin etrafına sınır çekip “bu bana ait-dir” demeyi akıl etmiş ve de ona inanacak kadar saf insanlar bulmuş ilk kişi, uygar toplumun hakikî kurucusu oldu. Kazıkları sökerek ya da hendeği doldurarak hemcinslerine şöyle haykırmış biri [olsaydı -çev.], insan türünü nice suçtan, savaştan, nice sefaletten ve dehşetten korumuş olurdu: “Bu sahtekâra kulak asmayın! Meyvelerin herkesin olduğunu ve toprağın da hiç kimseye ait olmadığını unutursanız, mahvolursunuz!”

Eşitsizliğin kaynağını ve ilerlemesini, politik toplumların kuruluşunu ve suiistimalini, bunların, yalnızca aklın ışığıyla ve de egemen otoriteye ilâhî hukukun müeyyide yetkisini veren kutsal dogmalardan bağımsız şekilde, insan doğasından muhakemeyle çıkarılabildiği ölçüde sunmaya çalıştım. Bu sunuştan, doğa durumunda hemen hemen hiç bulunmayan eşitsizliğin, gücünü ve artışını yetilerimizin gelişiminden ve insan zekâsının ilerlemelerinden aldığı ve de sonunda, mülkiyetin ve yasaların tesis edilmesiyle kalıcı ve meşru hâle geldiği sonucu çıkıyor.

Yine, yalnızca pozitif hukuk tarafından müsaade edilen mânevî eşitsizliğin, fiziksel eşitsizlikle başa baş gitmediği her durumda doğal hukuka aykırı olduğu sonucu çıkıyor; bu farklılık da, ne surette tanımlanırsa tanımlansın, bir çocuğun bir ihtiyara emretmesi, geri zekâlının tekinin bilge bir insanı sevk ve idare etmesi ve açlıktan kıvranan çoğunluk hayatî ihtiyaçların yoksunluğunu çekerken bir avuç insanın bolluk içinde yüzmesi âşikâr biçimde doğa yasasına aykırı olduğundan, uygarlaşmış halkların hepsinde hüküm süren bu eşitsizlik türü bakımından düşünülmesi gerekeni yeterince tayin edicidir.

Rousseau’nun çağlar öncesinden günümüze hitap edebilme meziyetine sahip Nutku, bütün beşerî bilimler bakımından ve bilhassa da siyasetbilimi, hukuk, sosyoloji, siyaset felsefesi, insan ve kültür felsefesi, dil felsefesi alanları bakımından temel metinlerden biridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺26,90

“Sabır acıdır, ama meyvası tatlıdır.”

“Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan insanlara nasıl boyunduruk vurulabilir?”

“Aşk, mutluluğunu evlendirdikten sonra sürdürebilseydik, dünya cennet olurdu. Duygulu gönüller sevginin her türlüsü için duygulu değil mi?”

“İnsanlar özgür olarak doğar, ama her yerde zincire vurulmuş olarak yaşarlar.”

“Büyük adamları ortaya çıkaran biraz da büyük fırsatlardır.”

“Bir tarlanın etrafını çitleyip ‘burası bana aittir’ diyen ve bu söze inanacak kadar saf kişiler bulan ilk insan uygar toplumun kurucusu olmuştur.”

“İşte zayıflara yeni kötekler vuran, zenginlere yeni bir kudret veren, doğal özgürlüğü bir daha geri gelmeyecek biçimde ortadan kaldıran, mülkiye ve eşitsizlik esasını sonsuza dek kuran, ustalıkla yapılmış bir gasptan bir daha geri alınamaz bir hak yaratan ve birkaç muhterisin çıkarı uğruna bundan böyle insanlığı çalışmaya, köleliğe, yoksulluğa mahkum eden toplumun ve yasaların kaynağı budur veya böyle olmalıdır…”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 189
En / Boy : 10,5 / 16,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺14,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 164
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2009
₺23,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 167
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2008
₺24,60

Jean-Jacques Rousseau bir özgürlük filozofudur. Bu bağlamda sivil toplumun çelişkilerini sorgulamış ve bu sorgulamayı gerçekleştirirken de "insan-yurttaş, doğa-toplum, kır-kent ilişkilerini" öne çıkarmıştır. Onun felsefesinde insan doğuştan iyidir ama, toplum tarafından asıl doğasından uzaklaştırılmış ve doğal özgürlüğünü yitirmiş bir konumdadır. Rousseau’nun ereği, toplumda dolayımsız birliğin yeniden kurulması amacıyla bireylere gerçek bir toplum sözleşmesi sunarak sivil özgürlüğün sağlanmasıdır. "18. yüzyılın sonunda Rousseau’nun düşüncelerinden etkilenmemiş insan kalmamıştır. Bu denli büyük bir etki yaratabilmek için, en derin anlamıyla kuşağının temsilcisi ve sözcüsü olmak gerekmektedir. Rousseau sıradan insanlardan biridir ve onlar arasından ilk konuşandır; halk için konuşurken kendisi için konuşmuştur." O, 18. yy’da "cumhuriyetçi" istemleri köktenci bir biçimde dile getiren ilk düşünürdür ve bu bağlamda reformist nitelikli diğer Aydınlanma düşünürlerinden ayrılır. Goethe’nin dediği gibi, "Voltaire nasıl bir dünyanın sonuysa, Rousseau da bir dünyanın başlangıcıdır." Bütün Yapıtların ikinci kitabı olan Toplum Sözleşmesi, Robert Derathé’ye göre düşünürün en çok okunan yapıtlarından biri değildir hiç kuşkusuz, ama belki de en çok incelenen yapıtıdır ve sürekli olarak yeni yorumları yapılmaktadır ki bu, kitabın günümüzde de ne denli güncel içerikli olduğunu gösterir. 29 yüzyıl Fransası’nda egemen olan liberalizmin yandaşları Toplum Sözleşmesi’nden sadece onu çürütmek için söz etmişlerdir. Almanya’da ise Kant, Fichte ve Hegel Toplum Sözleşmesi’nin hayranlarıdır. Yapıtı filozof gözüyle yorumlamışlar, kitabın en zor kavramlarının gerçek anlamlarını ortaya çıkarmaya çalışmışlar ve bu yapıtı siyaset felsefesinin klasik yapıtlarından biri olarak selamlamışlardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺24,60

Jean-Jacques Rousseau bir özgürlük filozofudur. Bu bağlamda sivil toplumun çelişkilerini sorgulamış ve bu sorgulamayı gerçekleştirirken de "insan-yurttaş, doğa-toplum, kır-kent ilişkilerini" öne çıkarmıştır. Onun felsefesinde insan doğuştan iyidir ama, toplum tarafından asıl doğasından uzaklaştırılmış ve doğal özgürlüğünü yitirmiş bir konumdadır. Rousseau’nun ereği, toplumda dolayımsız birliğin yeniden kurulması amacıyla bireylere gerçek bir toplum sözleşmesi sunarak sivil özgürlüğün sağlanmasıdır. "18. yüzyılın sonunda Rousseau’nun düşüncelerinden etkilenmemiş insan kalmamıştır. Bu denli büyük bir etki yaratabilmek için, en derin anlamıyla kuşağının temsilcisi ve sözcüsü olmak gerekmektedir. Rousseau sıradan insanlardan biridir ve onlar arasından ilk konuşandır; halk için konuşurken kendisi için konuşmuştur." O, 18. yy.’da "cumhuriyetçi" istemleri köktenci bir biçimde dile getiren ilk düşünürdür ve bu bağlamda reformist nitelikli diğer aydınlanma düşünürlerinden ayrılır. Goethe’nin dediği gibi, "Voltaire nasıl bir dünyanın sonuysa, Rousseau da bir dünyanın başlangıcıdır." Bütün Yapıtların ilk kitabı olan Anayasa Projeleri, Rousseau’nun 1765 ve 1771’de kaleme almış olduğu iki incelemesinden oluşur. Rusya’nın baskısından kurtulmayı amaçlayan Polonyalı ve Cenova’nın boyunduruğundan çıkmak isteyen Korsikalı yurtseverler Rousseau’dan ülkeleri için yasalar, yönetim ilkeleri, ekonomi, eğitim vb. bağlamında çözümler getirmesini isterler. Bu çalışmalarıyla Rousseau, kuramcı yönünün yanı sıra gerçek bir "yasa koyucu" konumuna da ulaşmış olan ender düşünürlerdendir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 181
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2008
₺23,40

Cenevre’de saatçi ustası olan babasının yanından ayrılan; mesleksiz, işsiz, parasız ve hiçbir toplumsal statü ile bağlantısı olmayan Jean-Jacques Rousseau, yeni bir çağın oluşumunun öncesinde, çağımızın bir-çok sorununu ya?ayacak ve bunları düşünüp değerlendirmeye çalışacak olan yeni bir insan tipinin ilk örneğidir. Onun yalnızlığı, 1756 Lizbon Depremi’nde yayımladığı bildirisiyle olayı hâlâ Tanrısal iradeye bağlayan Papa’nın yalanını da; Papa’nın yalanını fark edip yaşlanan depremin toplumsal sistemin ürünü olduğunu, çünkü yıkımın ve ölümün gelip yoksul mahallelerin başına çöktüğünü fark eden bir düşünürün yalnızlığıdır. Bu nedenle, günümüzdeki "depremleri", "çöküntüleri" yalansız dolansız anlamak isteyen herkesin yeniden ve yeniden okuması gereken bir düşünürdür Rousseau. -Ünsal Oskay-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺31,20

Jean-Jacques Rousseau (1712-1778): Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylev’den Toplum Sözleşmesi’ne ve Emile’e, İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı’ndan İtiraflar'a, insanlık tarihine çığır açan Aydınlanma düşüncesinin en önemli Romantik düşünür-yazılardır. Melodi ve Müziksel Taklit ile İlişki İçinde Dillerin Kökeni Üzerine Deneme ise, Rousseau’nun ilk ses olarak kabul ettiği "doğanın çığlığı"ndan jestlerin diline, sözcüklerin ortaya çıkışına ve "dünyanın adlandırılması"na doğru uzanan bir süreçte dillerin kökenini müzik ve melodi ile ilişkilerine de değinerek anlatıyor. Ömer B. Albayrak (1976): İstanbul Bilgi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi'nde araştırma görevlisi. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü bitirdikten sonra Galatasaray Üniversitesi ve Paris X-Nanterre Üniversitesi'nde doktorasını hazırlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺20,80

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺16,00

Jean-Jacques Rousseau (1712-1778): Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylev’den Emile’e, İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı’ndan İtiraflar’a, insanlık tarihinde çığır açan Aydınlanma düşüncesinin en önemli Romantik düşünür-yazarıdır. Toplum Sözleşmesi’yse (1762) yayımlandığı günden bugüne toplumların birarada yaşayışlarına ilişkin en temel düşünce yapıtlarından biri olma özelliğini sürdürmektedir. Vedat Günyol (1911-2004); Kültür tarihimizin Tercüme Bürosu ruhunu, sonraki dönemlerde yayıncısı olduğu Yeni Ufuklar dergisi ve Çan Yayınları’yla sürdüren en önemli üyelerinden biridir. Rabelais’den Rousseau’ya T. More’dan M. Gandhi’ye uzanan "yalnız ve birlikte" çevirilerinin yanısıra, kendi denemeleri de yirmiyi aşkın kitapta toplanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺17,60

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 183
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2006
₺12,30
Tükendi

J.J. Rousseau, her insanın özgür doğduğunu fakat medeni bir yaşantının var olabilmesi için toplumun çıkarları doğrultusunda bireysel özgürlüklerden feragat edilmesi gerektiğini ve bunun da yalnızca, herkesin özgür iradesiyle kabul ettiği bir toplum sözleşmesiyle var olabileceğini söyleyerek siyaset felsefesinde çığır açmıştır.

Toplum Sözleşmesi, 1762’de yayımlandığında modern demokrasi anlayışının temellerini atmış ve o döneme kadar gündeme dahi getirilmeyen halk egemenliği düşüncesini öne sürmüştür. Sivil toplum anlayışını savunurken, siyasal yapılanmada meydana gelen bozulmaların da altını çizmiştir.

Yayımlandığı günden bu yana hala temel siyasi sorunlara parmak basabilen ve Fransız Devrimi’nin esin kaynağı olan bu eseri, Işık Ergüden’in özenli çevirisiyle sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺9,75
Tükendi

Hükümdara, ilahi olduğu düşünülen yetkilerini ne şekilde kullanırsa, kendisi için daha büyük bir menfaat elde edeceğini öğreten eserlerin dönemi bir süre önce kapanmıştı. Machiavelli ile Rousseau arasındaki dönemde, hükümdarın otoritesinin hangi şartlar altında meşru olacağı tartışılmaya başlanmış ve artık bu otoritenin ilahi bir temele dayandığından bahsedilmez olmuştu. Halkın sahip olduğu hakların temellendirilmesi ve ‘Rıza’ kavramının gündeme gelmesi de yine ondan önce atılmış adımlardı. Rousseau tüm bu kazanımları, halkın yararına daha da genişletip temellendirmiş, hükümdarın yönetme yetkisini halkın çıkarı çerçevesinde ele alıp bu ‘halkın’ da, en azından Hobbes’un anladığı şekilde burjuvadan ibare olmadığını, o devletin topraklarında yaşayan herkes olduğunu açık bir şekilde ifade etmiştir. Toplum Sözleşmesi’ni devrimci bir eser haline getiren biraz da bu taraflarıdır. Fransız Devrimi’ni bir burjuva darbesi olmaktan çıkarıp toplu bir başkaldırı haline dönüştüren onun bu cesur hamlesidir. Nitekim Robespierre onu “Kutsal Adam” olarak selamlamıştır. Aydınlanma’yı zirvesine ulaştıran Kant’ın çalışma odasındaki tek düşünür portresi Rousseau’ya aittir ve Alman İdealizminin zirvesini temsil eden Hegel’in gençlik kahramanı da odur.
 
“İnsan özgür doğar fakat her yerde zincirlere vurulmuştur.” Bu unutulmaz ifade ile başladığı eserinde Rousseau, insanı köleleştiren o zincirlerden birinin daha kopmasını sağlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺79,90
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 712
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺22,22
Tükendi

J.J. Rousseau, her insanın özgür doğduğunu fakat medeni bir yaşantının var olabilmesi için toplumun çıkarları doğrultusunda bireysel özgürlüklerden feragat edilmesi gerektiğini ve bunun da yalnızca, herkesin özgür iradesiyle kabul ettiği bir toplum sözleşmesiyle var olabileceğini söyleyerek siyaset felsefesinde çığır açmıştır.

Toplum Sözleşmesi, 1762’de yayımlandığında modern demokrasi anlayışının temellerini atmış ve o döneme kadar gündeme dahi getirilmeyen halk egemenliği düşüncesini öne sürmüştür. Sivil toplum anlayışını savunurken, siyasal yapılanmada meydana gelen bozulmaların da altını çizmiştir.

Yayımlandığı günden bu yana hâlâ temel siyasi sorunlara parmak basabilen ve Fransız Devrimi’nin esin kaynağı olan bu eseri, Işık Ergüden’in özenli çevirisiyle sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 14 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺0,00
Tükendi

Jean-Jacques Rousseau (1712-1778): Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylev’den Emile’e, İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı’ndan İtiraflar’a, insanlık tarihinde çığır açan Aydınlanma düşüncesinin en önemli Romantik düşünür-yazarıdır. Toplum Sözleşmesi’yse (1762) yayımlandığı günden bugüne toplumların birarada yaşayışlarına ilişkin en temel düşünce yapıtlarından biri olma özelliğini sürdürmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺64,00
Tükendi

Jean-Jacques Rousseau bir özgürlük filozofudur. Bu bağlamda sivil toplumun çelişkilerini sorgulamış ve bu sorgulamayı gerçekleştirirken de "insan-yurttaş, doğa-toplum, kır-kent ilişkilerini" öne çıkarmıştır. Onun felsefesinde insan doğuştan iyidir ama toplum tarafından asıl doğasından uzaklaştırılmış ve doğal özgürlüğünü yitirmiş bir konumdadır. Rousseau’nun ereği, toplumda dolayımsız birliğin yeniden kurulması amacıyla bireylere gerçek bir toplum sözleşmesi sunarak sivil özgürlüğün sağlanmasıdır. "18. yüzyılın sonunda Rousseau’nun düşüncelerinden etkilenmemiş insan kalmamıştır. Bu denli büyük bir etki yaratabilmek için, en derin anlamıyla kuşağının temsilcisi ve sözcüsü olmak gerekmektedir. Rousseau sıradan insanlardan biridir ve onlar arasından ilk konuşandır; halk için konuşurken kendisi için konuşmuştur." O, 18. yy’da "cumhuriyetçi" istemleri köktenci bir biçimde dile getiren ilk düşünürdür ve bu bağlamda reformist nitelikli diğer Aydınlanma düşünürlerinden ayrılır. Goethe’nin dediği gibi, "Voltaire nasıl bir dünyanın sonuysa, Rousseau da bir dünyanın başlangıcıdır." Pedagoji üzerine düşünceler ancak bir psikolojiye ya da daha doğrusu bir teolojiyle belirtir bir biçimde doğrulanan bir antropolojiye dayanırlarsa anlam kazanırlar. "insan doğasının romanı" olarak adlandırılan ve mutluluğun yollarının arandığı Emile’in sırrı budur. J.-J. Rousseau, "insanın ilksel iyiliği üzerine bir çalışma" olarak tanımladığı bu yapıtıyla, pedagoji, dinsel duyarlılık tarihi (Savoie’lı Rahibin inanç Açıklaması) ve doğal çevre bilinci konusunda bir çığır açmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 848
En / Boy : 13,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2009
₺31,20
Tükendi

Platon’dan Makyavel’e pek çok düşünürce sorgulanıp geliştirilmeye çalışılan "Devlet ve İktidar" kuramına; "insan doğasına ilişkin çözümlemesiyle, insanın uygarlık tarafından değiştirilmemiş doğal halinin, birçok açıdan daha üstün olduğu" düşüncesiyle katkıda bulunmuştur. Modern demokrasi anlayışının temelini oluşturan toplum sözleşmesi öğretisiyle ünlenen, J.J. Rousseau’nun "Toplum Sözleşmesi" adlı yapıtı Fransız Devrimi’nin de esin kaynağıdır. Bütün hükümetlerin, yönetilenlerin onayına uygun biçimde kurulduğu bir düzeni savunan bu yapıta göre, "Toplumun temeli, kişilerin korunma karşılığı kendi istemlerinin tamamını, bütünün istemine teslim etmesiyle imzalanmış bir sözleşmedir." Yazar bu yapıtında Devrim’in çağrısına uyup, genel seçim hakkı olan bir cumhuriyet istemiş, yurttaşların eşitlik, özgürlük, kardeşlik haklarından yana olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 134
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺9,36
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 79
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺33,90
1
Çerez Kullanımı