• Kaplanın Sırtında
    Kaplanın Sırtında
  • Kâğıt Kesiği
    Kâğıt Kesiği
  • Ken Taç Dis
    Ken Taç Dis
  • Masal KADIN
    MASAL KADIN
  • Osman Pamukoğlu
    Debreli Hasan Geronimo
  • İdil Yazar - Çikolata
    İdil Yazar
  • Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
    Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
  • Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri
    Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

“Pandemi sebebiyle herkesten ve her şeyden uzak kaldığımız, evlatlarımıza, ebeveynlerimize sarılamadığımız günlerde Halil İbrahim İzgi kalemiyle dünyaya sarılıyor. Annemin Coğrafyası’nı okurken yazarın acaba içimi nasıl okuduğunu, derdimi nasıl dile getirdiğini düşündüm.

Annesinden aldığı coğrafya, kültür ve medeniyet bilgisi eşliğinde İzgi, bizi edebiyatla uyandırmaya çalışıyor. Bu kitap, aynı zamanda elimize bir ayna da tutuşturuyor. Kendimizle yüzleşelim, etrafımızda, yanı başımızda olanları görelim diye. Yüzümüzden, gönüllerimizden lekeleri silelim diye.”

Amina Šiljak-Jesenković

Halil İbrahim İzgi, Saraybosna ile başladığı edebiyat yolculuğuna annesinin rehberliğinde devam ediyor. Annemin Coğrafyası Üsküp’ten Tebriz’e, Travnik’ten Bakü’ye çizilen sınırları aradan kaldırıyor ve okuruna yepyeni bir harita sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 103
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺12,96

Muhtelif noktalardan farklı karakterleri ortak bir yaşam sahasında buluşturan bir köşebaşı romanı! İnsanın annesi, eşi, çocuğu, arkadaşı, akrabası, sokakta hep gördüğü simitçisi, hep birden bir romanda Karla Karışık bir yaşamı oynuyor. Karakterler ve yaşadıkları durumlar öyle gerçek, öyle saydam halleriyle görüntüleniyor ki az sonra sokağa çıkacak olsanız hepsiyle karşılaşacak, dertlerini dinleyecek ve hepsiyle ayaküstü sohbet edeceksiniz sanki.

Bazı romanlar, okuduğunuz müddetçe sizi bırakmaz, yaşamınıza davetsizce sirayet ederler. Bu roman, onlardan biri. İbrahim Aslaner, karakterleri, kullandığı teknikleri ve kurduğu cümleleriyle sürükleyici ve farklı bir romana imza attı!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 238
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺22,68

Makedonya’nın en güzel şehirlerinden Ohri ve Struga bize yabancı bir coğrafya değil. 520 yıl, Türk soydaşlarımız, Arnavut ve diğer Müslüman akrabalarımız, Hristiyan Makedon komşularımız ile birlikte yaşadığımız güzel beldelerdir. Bir şehirde yaşayan insanları tanıyabilmenin en iyi yolu, o insanlarla birebir konuşup tanışmaktan geçer. İnsanların gözlerinin içine bakıp konuşmak ve onları anlayabilmek, bu konuda okuyacağınız yüzlerce kitap veya seyredeceğiniz belgesellerden çok daha önemlidir. Yıldırım Ağanoğlu da bu gayeyle yola çıkıp yaşayanların dilinden, okurların gönüllerine bir pencere açmak için 33 kişiyle görüşmüş. Her çaldığı kapı ona ve okura Rumeli misafirperverliğiyle açılmış. Hemen yanıbaşımızdaki “biz”e dair önemli bir sözlü kaynak aktarımı...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺60,75

İlkçağ Yunan felsefesinin antik Yunan dini ile irtibatı, oldukça münbit tartışmalara konu olmuş bir alandır. Dinî anlatıların, mitlerin hâkim olduğu bir ortamdan, felsefî söylemin hakim olacağı bir ortama geçişin ne şekilde olduğu hâlâ tartışılmaktadır. Bu çalışma söz konusu dönüşümü, tanrıya benzeme konusu üzerinden incelemektedir. Antik Yunan dininde, özellikle de Dionysos tapınmalarında rastlanan tanrıyla bir olma ritüellerinin ve bu ritüellerin sahip olduğu kültürel arka planın, Platon ve Aristoteles metinlerine aktarılışının ne şekilde olduğu, bu eserde analiz edilmektedir. Çalışma ayrıca, felsefenin merkezî konuları arasında olmayan, ana tartışma konuları arasında yer almamış tanrıya benzeme gibi bir konunun, felsefenin merkezî konularıyla olan irtibatına işaret ederek, çevreden merkeze giden yolu gösterebilmeyi amaçlamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺35,60

Bir eylem, ahlaki bir değer taşıdığı için mi Tanrı tarafından emredilmiştir, yoksa Tanrı tarafından emredildiği için mi ahlaki bir değer taşır? Antik dönemde Sokrates ve Euthyphron arasındaki diyaloğun en kritik parçası olan bu dilemma, ahlaki olanla ilahi olan arasındaki ilişkiye dair kadim bir tartışmayı ifade etmektedir. Dilemmanın birinci bölümü doğal yasa ile ilişkilendirilirken, ikinci bölümde başat rol ilahi emirlere verilmektedir. Ortaçağda İbrahimi dinlerin etkisi altında bir dönüşüm yaşayan bu dilemma, modern dönemdeki ahlak felsefesi tartışmalarının da önemli bir parçası olmayı başarmıştır. Eser, bu tartışmalar bağlamında ahlakın Tanrıyla ilişkisini ve insan doğasında nasıl yerleşik hale gelebildiği sorularını kendine konu edinmektedir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺48,60

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 130
En / Boy : 24 / 22,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2019
₺60,75

İnsanlar neden ötekileştirir veya öteki

görür birbirni? Böyle görmenin

ontolojik (yaratılıştan gelen) bir

temeli var mı acaba? İnanılan 'kutsal

kitaplar' bu temayülü ne kadar

besliyor ve destekliyor? Bu soruları

tersinden sorarsak insanlar, Nazım

Hikmet'in deyişiyle ''bir ağaç gibi tek

ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine''

birbirini ötelemeden, itelemeden ve

ötekileştirmeden bir arada yaşamayı

beceremez mi acaba? Bu sorulara

idealizme veya romantizme kaçmadan

müspet bir yanıt vermek çok zor,

imkansız hatta.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2019
₺47,70

Türk edebiyatı, Cumhuriyet Dönemi'nde ''Yenileşme'' veya ''Batılılaşma'' diye adlandırılan sürecin etkileriyle iç içe yolculuğunu sürdürür. Bu sürecin başlangıcındaki ''medeniyet krizi''nin doğurduğu sonuçlar, en yerleşik edebi ifade vasıtası şiirde yankısını daima bulur. Yerleşik şiir kültürüne, yeni veya Batılı anlayış bir çatışma zemini getirir. Söz konusu zemin Türk şiirinin kendi geleneğiyle ilişkisini her dönem için canlı tutmakla kalmamış, onu varlık ifadesi olarak da öne çıkartmıştır. İdeal bir gelenek arayışı veya gelenekle bağların tümüyle kesildiği iddiaları çatışmanın temelidir. Dolayısıyla algılara göre belirlenmiş duruş noktaları, gelenek konusunu çok karışık bir duruma sokmuştur. Türk Şiirinde Gelenek adlı bu çalışmanın söz konusu karışıklığı bir nebze de olsa gidereceğini umuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 477
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2019
₺72,00

Çocukluk döneminin erken evrelerinde oluşan güvenli veya güvensiz bağlanma tutumları, yetişkinlik dönemi Tanrı tasavvurlarının nasıl gelişeceğini etkileyen en önemli basamaklardan birisini oluşturmaktadır. Tanrı' ya bağlanma ve psikolojik gelişim, sağlık ve mutluluk, acı kayıplara tahammül ve yetişkin duygusal ilişkileri gibi birçok psikolojik ve dinsel değişkenler arasındaki bağlantı ve bunların klinik belirginliği ve kullanımları artan bir ilgiyle araştırılmaktadır. Bu araştırmada genç yetişkinlerin bağlanma tarzları, anne baba ile yakın ilişkiler ve çocukluk dönemi tutumları ile Allah tasavvurları arasındaki ilişkiye odaklanılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺29,16

Olmayacak şeyler. Olmayacak şeylerde olup bitenler, olup olup hayatı kuranlar. Onca aykırılık, onca uyum... Şaşkınlık. Hayret. Ahmet Sarı'nın o hayretli bakışı. O bakıştan süzülen ve insanı damar damar işleyen öyküler. Ahmet Sarı'nın bakışının yakaladığı ince ayrıntılar, olağan ve olağanüstü haller. O bakışın her yerde, her şeyde, hayatın her anında saklı duran hikayeyi bulup çıkarma hüneri.

İyi bir gözlemcinin, şen bir gezginin, bir gülüş ve kahkaha kahramanının insana haykırışı. Ahmet Sarı: Bütün bir öykü yazdırma iştiyakı, yoğun heyecan, cesur dalışlar. Bir feryat, bir haykırış... İnsanüstüne oynanan siyasetlerin incelikli keşfi... Hayatın bütün sefaleti ve ihtişamı: Gelgitler, karmaşalar, çelişkiler, uzlaşılar, çatışmalar, anlamlıyla anlamsızın dehşetli buluşmaları. Hayatın çok katmanlı, sarmaş-dolaş, geçişli hikayeleri.

-Köksal Alver


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺10,53

Mümkün dünyalarda normal olan, her şeyin kötüye gitmesidir. Serçeler ölür, ağaçlar kurur; yağmur bereket değil, sel getirir; güneş ısıtmak için değil, kavurmak için doğar. Ve dünya denen gebergâhın hengamesinde, insan kendisiyle yeterince kavgalıysa, bazen aynalar çatlar. O çatlaklara gözünü diken insan hayatında ilk defa aynada etini değil de ruhunu; suretini, suratını değil de kendini görür. Ölerek, vazgeçerek, kendini öldürerek doğar. Kadir Daniş Serçelerin Ölümü adlı romanında, kızı ölen bir adamı anlatıyor. Bir ah çekiyor, dövünüyor. Çünkü ölenle ölünür, çünkü yaşamak bir suç gibi üstümüze kalır ve çünkü:

"Bir insanın ölü doğması mantıklıdır. Ama bir insanın yalnızca sekiz saat yaşamasının hiçbir izah! olamaz."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺19,40

Dünya edebiyatının en büyük romancısına katıldığı bir savaştan kalan yaradır bu roman. Savaşın yıkıcılığı yüklenir. Kültürlerin birbirlerine benzerliği, benzemezliği sızar. Aklıyla kalbi arasına sıkışan insanlar birikir. Çeçen komutan Hacı Murat, bir roman olur Tolstoy’un kaleminde. Taşar, akar, yıkar, temizler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺28,35

Yüceliş; ahlakî temelde insanın kendini anlaması, keşfetmesi, kendi üzerine eğilmesi, kendine gelmesi, kendini arındırarak ve içine derinleşerek yücelmesi ve ardından da dışa açılarak ihsanla toplumu ateşlemesi, onun harekete geçmesine ve yücelmesine yardım etmesi ve böylelikle toplumun ve tüm insanlığın dirilerek canlanmasına, yücelişe geçmesine vesile olmasıdır. İnsan olma sanatının ayaklanmasıdır. Temel Hazıroğlu’nun İnsan ve Gerçek ile Yeni Arayış adlı eserlerinin mütemmim cüzü mahiyetindeki bu çalışması, tüm insanlığın aradığı huzur ve sükûnu bulmaya rehberlik etme niyet ve gayretindedir…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺51,00

Bir insan hangi ilke ya da argümanla “ahlaklı, erdemli, adil…” olur? Bu kavramların karşılığı nedir? Felsefenin cevap aradığı bu alanda, çağdaş İskoç filozof Alasdair MacIntyre derinlemesine sorgulamalar yapmış ve bunu yaparken 3 büyük geleneği kendine referans almıştır. Marksizm, Aristotelesçilik, Thomasçılık. Bu eserde Elif Nur Erkan Balcı, MacIntyre’ın düşünce duraklarının izini sürerek onun bu geleneklerden nasıl etkilendiğini ve onları nasıl yorumladığını aydınlatma amacındadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺61,50

Mülemma yazmak basitçe başka bir dilden iktibasta bulunmak değil, her iki dilin gramerini bir başka dilde buluşturmaktır. Farklı vezinleri bozmadan birleştirebilme kavrayışını gerektirir. Gelen-ek-te “zü’l-lisaneyn” olmakla ifade edilir.

Tefekkür tarihinin her önemli tarihsel kesiti kendi özel mülemmasını üretmiştir. Örneğin Batı ile başka bir türde karşılan Doğu -Farsça, Arapça mısralar içeren mülemma şiiri bırakıp- Fransızca, Almanca ve İngilizce içeren mülemmâlara yönelmiştir... Elinizdeki bu mülemma metinlerde ‘niçin tarihin kritik anlarında mülemmâ dilinin tekrar tekrar zuhur ettiğini’ sorulmuştur. Mülemmayı bir düşünüş biçiminin adı, düşüncenin derin gramerinde yatan kavrayış olarak önermiştir. Onu bir yaşama tarzının metaforu olarak sunulmuştur.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺15,39

Bin yıllık bir İslâmlık davasının en önemli bayraktarı, kalesi ve muhafızı olan Türkler, 20. yüzyılın başlarında tarihlerinin hiçbir döneminde olmadığı kadar sert ve keskin bir dönüşümün çaresiz izleyicisi oldular. Azınlık bile denemeyecek kadar "azınlık" bir güruh, milletin varlık ve hayat sebebi olan "İslâm” ile bağlarını koparıp atarak, yepyeni, dinden uzak, değerlerimizden uzak bir toplum projesini hayata koydu. Ancak bir avuç hamiyetperver insan, bu zorlamalara karşı ayak diredi, yılmadan mücadele etti. Sadık Albayrak'ın 40 yıl önce kaleme aldığı bu eser, işte bu hamiyetperver kahramanların hayatlarına, mücadelelerine, yaptıklarına, başardıklarına ve ektikleri tohumların ilerleyen zamanlarda nasıl fidelere, ağaçlara ve meyvelere dönüştüğünün hikâyesini anlatmaktadır...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺40,50

Osmanlı devletinde servetin farklı biçimlerde denetimi yoluyla sermaye temelli bir iktidar odağının oluşumuna müsaade edilmediği söylenebilir. Müsâdere kurumu ile merkezî devlet ve diğer toplum kesimleri aleyhine işleyebilecek rakip bir iktidar odağı oluşumu engellenmekte, diğer yandan bu uygulama, düzensiz de olsa bir malî kaynak işlevi görmektedir. Nitekim XVI. yüzyıl sonlarından itibaren başlayan ve izleyen yüzyıllarda derinleşerek etkisini arttıran parasal ve malî bunalım nedeniyle, müsâdere, savaş harcamaları ve personel masrafları gibi bazı devlet giderlerinin finansmanında sıklıkla kullanılmıştır. Bu çalışma, müsâderenin genel olarak tarihsel seyrini ve özellikle II. Mahmut devri bazı müsâdere uygulamalarını ele almakta ve uygulamanın nasıl işlediğini izlemeye çalışmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺40,50

Gerçekleştirilen her devrimin, gönüllü muhafızlığını yapan birileri her zaman çıkmıştır ve bu aslında çok da doğal bir durumdur. Ancak bu muhafızlığın fanatizm düzeyinde olması, beraberinde birçok sorunu ortaya çıkarır. Bu fanatizme "yobazlık" da denebilir. Bizde, Batıdan gelip bir çekirge sürüsü gibi tüm yeşillikleri kurutan bir nesil ortaya çıkmış ve bunlar ardıllarını da yetiştirmişlerdir. Bu çekirge sürüsü, toprakta yeniden bir canlanma ve hayat unsurunun yeşermemesi için ellerinden geleni yapmışlar, olağanüstü bir çaba göstermişlerdir. Bunun sonucu da, zorla ayakta tutulmaya çalışılan bir fikrî hareket, spastik bir kuşakla, kendi toplumsal tabakasını oluşturmuştur. Yakın tarihimizin hafızası Sadık Albayrak'ın, artık klasik eserleri arasında yer alan Çağdaş Devrim Yobazları, bu fanatik yobazlardan 45'inin çelişkili, çatışmalı ve karmaşa kokan hayatlarını, bir zamanlar hangi zeminlerde, kimlerin ne tür şartları kendilerine "mübah" görerek nasıl at oynattıklarını göstermeye yönelik önemli bir belge-kitaptır...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺48,60

Türk toplumu, altı asırlık çınar Osmanlı devletinin sona ermesi ve yeni kurulan Cumhuriyet çatısı altında, geçmişi Tanzimat dönemine kadar uzanan bir Batılılaşma serüveninin en keskin, en radikal ve aynı zamanda en yıkıcı dönemini yaşamıştır. Asırlarca biriktirilmiş medeniyet ve kültür, kılık-kıyafetten kullanılan alfabeye, hukuk sisteminden devlet nizamına kadar uzanan geniş bir yelpazede târümâr edilmiştir. Bu işin öncülüğünü, en az politikacılar kadar "aydın" denilen zümre de yapmıştır. Kendi kabuğundan utanan, kendi geçmişinden, tarihinden, medeniyetinden vebalı imişcesine kaçan bu zümre, "medenîleşme" kılıfı altında, yaşadığı topluma karşı yabancılaşmış, taklit değerler üzerine bir hayat inşası için çabalamıştır. Bir eğitimci, şair ve mütefekkir olan Akif İnan, bu eserinde yer alan yazılarında, ülkemizin en önemli sorunlarından birine, "aydınlar" konusuna ve bu zümrenin Batı medeniyeti ile alışverişinin kendi insanımıza yansımasına yönelik görüş ve eleştirilerini dile getiriyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺21,06
₺26,00

20 yüzyıl, büyük iki dünya savaşı, yarım asır kadar süren soğuk savaş, işgaller, katliamlar, soykırımlar... ile baş döndürücü bir hızda cereyan etmiş ve halefi 21. yüzyıla bazıları kördüğüm haline gelmiş onlarca sorunu miras olarak bırakmıştır. Teknolojideki akıl almaz ilerleme, internet, bilişim, petrol savaşları... gibi devasa gelişme ve olayların önemli kısmının Müslüman coğrafyada cereyan ediyor olması, bizim bu konulara yabancı kalmamız önünde kesin bir engeldir. İslam dünyası, parçalanmış yapısı ve kendi iç çekişmeleri ile ne kendi sorunlarına, ne de küresel sorunlara dair çözüm üretmekte kabiliyetli olamamıştır. İşte bütün bu çerçeveden bakıldığında, nereden gelip nereye gittiğimiz sorusu, kocaman bir sorun olarak önümüzde durmaktadır. Sadık Albayrak, 60'lı yıllardan itibaren başladığı fikir ve mücadele serüveninin ortalarında kaleme aldığı bu eserinde, etkisi günümüze kadar uzanan kadim sorunları, güncel sorunlarla ilişkili bir şekilde mercek altına alıyor ve çözüm konusunda fikir yürütebilecekler için yeni pencereler açıyor. 80'li yılların Türkiye manzarasını ve İslâmcı kesimin gündemini araştırmak isteyenler için önemli bir kaynak...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺42,10

20. yüzyılda iki tane dünya savaşı ve yarım asırlık soğuk savaş, tüm yeryüzünü etkilemiş, sınırı, rejimi, ideolojisi değişmeyen ülke neredeyse hiç kalmamıştır. 6 asır boyunca dünya siyasetine yön vermiş olan Osmanlı İmparatorluğu'nun hayatının sona ermesi ve yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti devleti bu gelişmelerden biridir. Hilafet, kurulan yeni ülke tarafından lağvedilmiş, İslam coğrafyası günümüzde halen devam eden bir fitne ateşinin içinde kalmıştır. Yeni devleti kuran ve profilini çizen kadroların dine karşı yabancılıkları ve hatta kimi zaman düşmanlık seviyesindeki bakışları, dindar/dine hürmetkar insanlarımız ile devletin arasında soğukluk oluşmasına neden olmuştur. Devlet-millet ilişkisinin temelindeki arızalar, hangi kadroların eseridir? İşte bu kitapta Sadık Albayrak, Kurtuluş Savaşı sonrası ülkeyi şekillendiren isimlerden önemli gördüğü bazılarını, gözlerden kaçmış, pek bilinmeyen yanlarıyla mercek altına alıyor. Ülkenin bugün bulunduğu noktaya gelene kadar hangi badirelerin atlatıldığına dair önemli bir belge kitap...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺40,50

Türkiye’de özellikle 1980 sonrası Özal döneminde yoğunlaşıp hissedilmeye başlanan piyasa olgusunun zihinsel-teorik-kurumsal-işleyişsel mahiyet ve yansımalarının, söz konusu dönem itibariyle siyasal muhafazakârlıkla girdiği etkileşim ve bu etkileşimden çıkan sonucun yönü, bu eserin ana tartışma eksenidir. Eser popüler tartışmaların tuzağına düşmeden, piyasa-muhafazakârlık-ahlâk üçgeninin dünya gündemine girişinden günümüze değin uzanan tartışmaları, hem küresel ölçekte hem de yerel ölçekte değerlendirerek okurlarla paylaşıyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺56,70

Genç bir kızı, bir test kitabının iki kapağı arasına sığdırmaya çalıştığınızda ne olur?

Cevap a) neşeli, b) karmaşık, c) heyecanlı.

Cevap çeşitli, cevap kesin değil, iki seçenek arasında bırakıyor insanı. Yine de telaşa lüzum yok. Yanlışların doğruları götürmediği, bilakis onu inşa ettiği bir dünyadayız. Elif Sena Ergin bu ilk kitabında kaybolmanın heyecanını, kendi kararlarını vermenin coşkusuyla harman ediyor. Bize de okumaktan başka bir seçenek kalmıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 86
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺10,53

“Ekim 1975’te Innsbruck’taki Krinzinger Galerisi’nde daha önce eşine rastlanmamıştır bir olay gerçekleşti; Yugoslav Marina Abramović, Lips of Thomas adlı performansını gerçekleştirdi. Marina bu performansında Rilke’nin Apollo’sunda işaret ettiği ‘dönüşüm’ü performans sanatları açısından gündeme getirerek, geleneksel sanat yapıtlarındaki özne-nesne ikiliğini yıkmış ve günümüz sanat anlayışına seyircileri de performansa dahil ederek yeni bir soluk getirmiştir. Düş Düşe Uğultular’ın özellikle ilk bölümü düşünüldüğünde Marine’nin performans sanatları için yıkmış olduğu geleneksel algı ‘roman’ için sorgulanmış, aynı zamanda ‘roman’ bir nesne olmanın ötesinde sahnenin bir parçası olarak, sürece seyircinin de müdahil olmasıyla yazarın içsel dönüşümü odak değiştirerek seyircinin de ilgi ve beklentileri işe koşularak yazar, roman ve seyirci arasında ‘sahne’ ana odak olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺31,50

Cihan Aktaş, sesini edebiyatın kadim esrarına katan bir göçebenin, yersiz yurtsuzlaşan bir duyarlılıkla damıttığı mahrem öykülere çağırıyor okurunu. Acemi terzilerin kesip biçtiği bir hayatın, sınırları aşan bir coğrafyaya dağıtılmış parçalarını ilmek ilmek yeniden birleştiriyor: Farkına varamadığımız kimi anların nasıl da upuzun birer süreç, bütün bir ömrün kim bilir belki de tek bir andan ibaret olduğunu imliyor.

Hayata sessizce ama hep içeriden, hep derinlemesine bakıyor Şehrazat... ıssız odalarda saklı sesini, dingin ve bilge sözlere bağışlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺16,20

Acı Yok, öykü sanatının farklı imkânlarının yardımıyla absürdün kıyısında, gerçeğin ve gerçeküstünün göbeğinde gezdirdiği okuru şaşırtıyor, güldürüyor, hüzünlendiriyor. Belki de en önemlisi, tüm bunları yaparken “insan”ı ıskalamıyor, ağızda plastik bir tat bırakmıyor. Kitabın sağ gösterip sol vurma çabası daha adından başlıyor. İnsandan söz açıp da acıdan bahsetmemek mümkün mü?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺30,70

Saklı Yara, anlatıcının hayata bakarken içini acıtan şeylerden besleniyor. Bu şeyler, toplumun fotoğrafları çekilerek ve o fotoğraflarda her bir unsur ayrıca ele alınarak ete kemiğe bürünüyor. Sosyolojik tespitler, insan halleri, yaşanan koca bir hayatın asıl belirleyicisi olarak karşımızda ayrıntılar halinde beliriyor. İroni içeren anlatımla şehir, taşra, büyük hikayeler, küçük insanlar, sızılar ve elbette İstanbul hep birlikte bir yarayı işaret ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺22,60

İnsan yerini yadırgar. Dostunu, eşini, işini, çoğu zaman kaderini yadırgar. Neşet’in özelinde toplumsal bir değerlendirme, hazmedememe romanı. Nasıl ki güllerle örtülü bir bahçeye girince dizleri kanarsa insanın, Yakarım Gül Satanlar Bahçesini romanı da bu çetrefilli bahçeye bir başkaldırı. Sordukları ve sorgulattıkları ile kurgunun içinden gerçek hayata bir çırpınma hali.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺28,35

Hinduizm, dünyanın en önemli dini geleneklerinden biridir. Yaklaşık bir milyar nüfusuyla Hıristiyanlık ve İslam’dan sonra üçüncü büyük dindir. Söz konusu rakam dünya nüfusunun hemen hemen yedide birine tekabül eder. Modern dönemde karma, reenkarnasyon, yoga, çakra, nirvana gibi kimi Hint kökenli kavramlar ve öğretiler ile Transandantal Meditasyon, Hare Krişna, Osho ya da Krishnamurti gibi Hint menşeli hareketler ve guruların başta Batı dünyası olmak üzere küresel boyutta etkileri bilinmektedir. Bu eser, dinler tarihi disiplini çerçevesinde Hinduizm üzerine neşredilmiş ilk Türkçe ansiklopedik sözlüktür. Kitapta Hindu dini geleneği etrafında teşekkül eden kavramlar ve diğer unsurlar alfabetik bir sırayla ve maddeler halinde sunulmuştur. Esere alınan yaklaşık dokuz yüz maddede öncelikle Hinduizm’in en temel kavramlarının işlenmesi, daha sonra tedrici olarak detaylara inilmesi hedeflenmiştir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 566
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺104,50

Edebiyat terimleri, bu sahada bir birikime kavuşmak, dahası uzmanlaşmak isteyenlerin bilmesi gereken konuların başında gelir. Terimleri tanımadan edebiyat alanında sağlıklı, gerçekçi bir yaklaşım yakalamak mümkün değildir. Söz konusu sahanın "anlam kodları" sayılan edebiyat terimleriyle ilgili olarak bugüne dek bazı kitaplar yazıldı, yayımlandı. Hepsinin kendince bir hizmeti oldu. Ne var ki gelişen, değişen edebiyat dünyamızın ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiler; çoğu kendi dönemine mahpus ve mahkûm oldu. Eskiyi derleyip toparlayacak, yeniyi ekleyecek bir çalışmaya ihtiyaç vardı; elinizdeki kitap işte bu ihtiyaçtan doğmuştur. Terimleri tanıtmak ve açıklamakla yetinmeyip örneklerle izahına çalışan ve doyurucu bilgiler veren eser, bunlara bir yenisini eklemekle kalmıyor, şimdiye kadar yazılanların eksikliklerini tamamlamak, daha kuşatıcı olmak çabasını da gösteriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺65,60

Cihan Aktaş’ın Unutulmayan kitabı gündelik hayatın ayrıntılarında canlanan duygulara ve mekânlara yolculuğuyla akıllardan çıkmayacak öykülerden oluşuyor. Geniş bir menzilde dolaşan on bir öyküyü bir araya getiren Unutulmayan’da, yolculuk, arayış, iyilik, derin dostluk, endişe, korku, hayatın çetin çelişkileri, çarpıklıklar, sınırlar, ayrılık ve kavuşma izlekleri öne çıkıyor. Arka planda memleket gelişmeleri, kirli kara dünyalar, şehirler, eski sokaklar, ev içleri, oteller, pasajlar, kalabalığın uğultusu ve her şeye rağmen yerleşik duygular. Tedirgin dünyaların neşeyi yitirmeme mücadelesini yansıtan Unutulmayan, öykü dünyamıza bambaşka pencereler aralıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺40,50

Selefîlik İslam düşünce tarihinin önemli hareketlerinden biridir. Bugünkü tezahürleri itibariyle daha çok bid’at ve hurafelerle mücadele eden radikal bir hareket görünümü veriyorsa da mezhep tarihçileri hicri dördüncü asırdan sonraki Selefîliği itikadî bir mezhep olarak değerlendirir. Tarihî kökenleri değişmemekle beraber günümüzde Selefiyye içerisinde siyasî, fikrî veya ideolojik yönü ön plana çıkan farklı yönelişler mevcuttur. Ancak çıkışı itibariyle Ehl-i Hadîs geleneğine dayanan Selefiyye’nin Hadîs ve Sünnete verdiği önem geçmişte olduğu gibi bugün de devam etmektedir. Bu kitapta Selefîlik denince akla ilk gelen ülke olan Suudî Arabistan’ın kurucu mezhebi olan Vehhâbilik ile devletin adeta resmî ideolojisi durumundaki Selefiyye ve onun Sünnet ve Hadîs anlayışı incelenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺59,94

Türk şiirinin efsanelerinden, "yedi güzel adam"ın güzellerinden Âkif İnan, bu çalışmasında Cumhuriyet sonrası Türk şiirinin "ne" olduğu, "nasıl" meydana geldiği, "hangi" şartların şiirin rengini ve biçimini belirlediği konularındaki görüşlerini okurlarla paylaşıyor...

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺36,45

Hidayet Allah’tan olmakla birlikte, kulların o hidayete doğru yürüdüğü tek bir yol yoktur. Bilakis, bir açıdan fıtratının dini olarak İslâm’a yönelen herkesin yolu birdir, ama bir başka açıdan fertlerin sayısınca ihtida yolu vardır. Bu kitap, farklı yollardan geçip hak din olarak İslâm’da buluşan insanların öyküsünü anlatıyor... Dünyanın dört bir yanından, farklı ırk ve kültürlerden bir dizi insan fıtrat dini İslâm’ı nasıl buldular, bu süreçte nelerle karşılaştılar, başlarından ne gibi olaylar geçti? Bir öykü kitabı rahatlığında bir solukta okunan kitap, ‘doğruya doğru,’ hidayetle sonuçlanan bir yolda yaşanmış öyküler sunuyor bize. Hem de, İslâm’ı seçenlerin kendi dilinden...

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 183
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺35,64

Eleştiride iki kural var: Birincisi özeleştiri; ikincisi başkasını, başkasının dilini anlamak için bir çaba, başka bir deyişle dil ve söyleme dikkat. Bu iki kuraldan uzak yazınsal eleştiri ideolojik kaygıların, önyargıların yazıya boca edilmesine yol açacaktır. Okuma ediminde, çözümlemelerimizde, iletişimde, anlamlandırmalarımızda, soğukkanlı ve dikkatli olmamızın gerektiği su götürmez bir gerçektir. Sözcükler ve kavramlar üzerinde düşünmeliyiz. Çağdaş kavram ve hurafelerden ancak sözcüklerin duygu değerini anlayarak ve kavramları yerli yerine oturtarak kurtulabiliriz. Edebiyat Bilimi, kavramların doğru kullanılabilmesi için edebiyat kuramlarını önümüze koyarak bize bir harita çiziyor. Eleştirel bakışın geliştirilmesi için işlevsel bir harita.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺40,50

Osmanlı devleti modernleşirken “para, faiz, emek, sermaye, piyasa” vb. kavram ve kurumlar konusunda Batı tasavvur dünyasından devşirilen yeni kavram ve değerler yeterince tartışılmaksızın eskilerinin yerini almış, iktisadi kalkınmanın zihinsel-kültürel alanla ilişkileri, Batı ilerlemesinin arkaplanı ve maliyetleri yeterince tartışıl(a)mamıştır. Bu durum yaşanan travma ve içine düşülen bunalımın sıcak etkileriyle anlaşılabilir ve açıklanabilirse de, anılan devrelerin kadim değerlerden uzaklaşma ve zihinsel çözülmenin yaşandığı zaman dilimleri olduğu gerçeğini değiştirmez. Ömer Karaoğlu’nun bu çerçevede ortaya koyduğu metinler, konuyu daha iyi anlaşılır kılma adına atılmış bir adımdır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺40,50

Eğitim ile psikoloji insanı tanıma ve eğitme noktasında birleşmek, anlaşmak, işbölümü ve işbirliği yapmak durumunda olan disiplinlerdir. Herhalde böyle bir zaruretin sonucunda, Eğitim Psikolojisi denilen bir bilim dalı doğmuştur. Hem eğitim hem de psikoloji alanlarındaki yetkinliği ile tanınan Prof. Dr. Habil Şentürk'ün bu eseri, okurlara ve özellikle öğretmen adaylarına rehberlik etmek amacıyla kaleme alınmış, hacim olarak küçük ama içerdiği bilgiler ve yönlendirmeler ile büyük bir boşluk kapama hizmeti görecektir...

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 143
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺32,40

İslam’ı seçen mühtedilere dair yazı ve çalışmalarda yer alan isimler genelde şöhret olmuş isimlerdir. Ve İslam’a geliş öyküleri daha ziyade bir başkası tarafından, yani ikinci elden anlatılır. Bu kitabı farklı kılan en önemli unsur ise, birinci elden öyküler içeriyor olması, diğer taraftan şöhretlere dair ‘sansasyonel’ ihtida öykülerinden uzak durmasıdır.

Bu kitap, onun yerine, dünyanın dört bir tarafından birçok insanın ırk, dil, renk, sınıf, kültür farkı taşımakla beraber fıtrat ve hayat dini olarak İslam’ı bulmaları ve İslam’da buluşmaları vakıasını belgelemektedir. Şöhret olmuş sıradışı insanlardan ziyade bizim gibi ‘sıradan’ insanların ihtida sürecini aktaran bu kitapta, şu ülkenin arayan insanları da kendilerine ilişkin çok şey bulacaklardır. Yine bu kitap yaşamanın anlatmaktan etkili, kalbleri fethin ise dünyayı fethetmekten önemli olduğunun belgesi hükmündedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺36,45

Recep Şentürk bu eserinde 9 asırlık uzun bir zaman diliminde, binlerce kişiden ve onbinlerce ilişkiden oluşan, dünyanın en büyük sosyal ilişki ağını, yani hadis rivayet ağını sosyoloji biliminin ışığında inceliyor. Şentürk, belki de ilk defa bu eserde hadis ilmiyle sosyolojinin temel yaklaşımlarını ve kavramlarını bir arada alıyor. Sosyoloji dışında, istatistik, dilbilim, göstergebilim, anlatıbilim gibi alanların verilerini ve yapısalcılık gibi bilimsel metodları da kullanan eser; İbn Haldun, İbn Hacer, Suyûtî, Kettânî, İbnu’s-Salah, Zehebî gibi âlimlerin hemen yanında Roland Barthes, Hayden White, Max Weber, Saussure, Silverstein, Habermas, Umberto Eco gibi isimlerle karşılaşacak olan okura, disiplinler-arası bilimsel ve düşünsel anlamda görkemli bir ziyafet vaat ediyor...

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺59,94

İnsan var olduğu için haklara sahiptir. Bu ifade, İslâm ve Batı medeniyetleri, hatta dünyadaki bütün evrensel medeniyetler, kültürler ve dinler arasında ortak bir zemin olarak kabul edilebilir. Recep Şentürk’ün bu çalışması, İslâm ve Batı toplumlarının “insan hakları” söylemlerini üretirken nasıl bir yol izlediklerini göstermeye çalışmaktadır. İnsan hakları söylemini evrensel veya yerel ölçekte ele alan iki zihin farklılığını ortaya koyan yazar, İslâmda evrenselci yaklaşımı temsil eden Ebu Hanife ve ekolünün anlayışını hem hukuki, hem de sosyolojik perspektiften değerlendirmektedir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺25,92

Bir çağrıya uymanın, insanın farklı yaş ve dönemlerindeki farklı etkileri üzerinde duruluyor bu kitapta. Müslümanların diğer ibadetlerinden çok farklı bir yeri olan ve sadece belirli imkânlara sahip olanlar için ve yine sadece ömürde bir kere ile sınırlandırılan hac ibadeti, Osman Bayraktar’ın gözünden aktarılıyor. Yazarın gönlündeki tezahürleri ile beraber aktardığı tecrübesi edebiyatın imkânları ile okurda farklı katmanlarda değerler inşa ediyor. Hac Çağrısı, hazır olmanın, davete icabetin ve bunlar esnasındaki tefekkürün kitabı, bir nevi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺20,25

Gülhan Tuba Çelik, öykülerinde kafa karışıklığımızı da müşfikliğimizi de es geçmiyor. Anlatıcının ve anlatılan kahramanın birbirleriyle empati kurup kolayca yer değiştirebildiği, şehirlerin köyleri, memleketin gurbeti, yeni zamanın eskileri anlattığı öyküler bunlar… Kenarda kalanın dramına bizzat metnin satırları ortak oluyor. Bekâr odasının yoklukla sınanan sakinleri veya yeni nesil bir kaybedenin yaşadığı kimlik sorunu gerçekliğe müdahale edilmeden yer alıyor. Öykülerindeki sahiciliğin bir tezahürü olarak evsizlere şarkı söyletiyor mesela. İnsanın neşe ile keder arasında gidip gelen yazgısının, o meçhul dip akıntısının peşinde bir yazar. Edebiyatta teknik ve temanın birbirleriyle olan mücadelesi modern zamanlara denk düşer. Evsizler Şarkı Söyler’in öyküleri ise söz konusu çekişmenin gereksizliğinin bir ispatı gibi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺24,30

Bu çalışma Avrupa’nın farklı ülkelerinde 126 bölgedeki yaklaşık 13.000 Türkiye kökenli kişiye verilen Aile Seminerleri dizisi sonunda derlenen, en çok sorulan sorulardan ve cevaplarından oluşmaktadır. Aile kurumu evrenseldir, bunu yurtdışında yaşayan soydaşlarımızla yurt içindeki vatandaşlarımızın soru benzerliğinde bir kez daha gördük. Dolayısıyla bu çalışmanın hem yurtiçine hem de yurtdışında yaşayanlara hizmet edebileceği umulmaktadır. Ailede soruların, sorunların, fikir ayrılıklarının olması doğaldır. Doğal olmayan ise, her olumsuzluğu, her sorunu ailenin sağlıklı yürümesine engel hale getirmektir. Kitap soru ve sorunların giderilmesine, ailelerin daha mutlu olmasına yönelik bir çabanın ürünüdür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺38,88

Derin Siyah, hikayenin başladığı yer. Yıldız Ramazanoğlu’nun öykü serüveninin ilk eseri. Çok yönlü yazarlığı ile edebiyat ve düşünce dünyasında kendine has bir yere sahip yazarın, yayınlandığı yıl Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın öykü kitabı seçilen bu eseri, insanın iç dünyasına zengin bir bakış aynı zamanda. Dışarıda hayat sürer giderken içeride neler olduğuna çekilen dikkat. Sorgulamanın, yüzleşmenin insanın kendisinden başlaması gerektiğine dair kurulan bir öykü evreni. “İnsan birilerini yaşarken suçüstü yapıp kayda geçirecekse, kendi hayatından başlamalı.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺23,49

Hayatın içinden, duru ve cana yakın. Buna rağmen neden acıtıyor? Öyküler incelikle kurulmuş Kırmızı’da. Okur, hikayeye dahil olsun istenmiş, bir kenarından ilişsin. Oradan hikayeye bakarken, bir an çevirip başını kendine, kendi hikayesine baksın. Öykünün sorduğunu kendisine sorsun. Kuşlar kayboldu mesela. Hayat hep kendini tekrar ediyor. Sahi, kuşlar nereye gitti? Kırmızı, Yıldız Ramazanoğlu öykü serüveninin önemli bir parçası.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺21,87

Dünyada başlayan bir hikâye kim bilir nerede biter. Muhayyile sınır tanımaz elbet, haricen bir de dili kullanma becerisi işin içine girdiği zaman, “olmayacaklar, olur” olur. İlk bakışta Esra Erman öyküleri fantastik bir dünyanın içinde dolaşan karakterlerin başına gelen tuhaf olaylar gibi görünüyor. Biraz daha dikkat kesilince, bu fantastik dünyanın bizim dünyamıza benzediğini farkediyoruz. Bilimkurgu öyküleri diyebilir miyiz bu öykülere? Fantastik dedik az önce ama fantastik öyküler var diye değil. Bir ilk öykü kitabı olduğu kesin. Tuhaf öyküler olduğu zaten muhakkak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺31,59

Derin Siyah, hikayenin başladığı yer. Yıldız Ramazanoğlu’nun öykü serüveninin ilk eseri. Çok yönlü yazarlığı ile edebiyat ve düşünce dünyasında kendine has bir yere sahip yazarın, yayınlandığı yıl Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın öykü kitabı seçilen bu eseri, insanın iç dünyasına zengin bir bakış aynı zamanda. Dışarıda hayat sürer giderken içeride neler olduğuna çekilen dikkat. Sorgulamanın, yüzleşmenin insanın kendisinden başlaması gerektiğine dair kurulan bir öykü evreni. “İnsan birilerini yaşarken suçüstü yapıp kayda geçirecekse, kendi hayatından başlamalı.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺18,63

Çizgileri açısından bakıldığında öncesi yoktur Hasan Aycın’ın. Hocası yoktur. Ustası yoktur. Çırağı da yoktur aynı zamanda. Taklitçileri de yoktur. Bir armağandır insanlık için, müslümanlık için. Kağıda, kaleme, güzellikler bağına başta anne, baba ve dedesinin, aynı zamanda bütün güzel ve mahzun çocukların, her biri ayrı bir dünya olan değerli ve kederli insanların elleriyle uzanır. Yed-i beyza gibi zulumâtı kovar ve aydınlığa uzanan köprüler kurar, ışıklar düşürür, iyilik ırmaklarına yol açar.

Cemal Şakar’ın olabilecek bu en yalın ifadelerinin timsali çizgiler, Aycın’ın Berk albümünde...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 126
En / Boy : 13,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺60,75

Din olgusu modern toplumlarda yavaş yavaş ortadan kalkacak mı? Bilimin gelişmesiyle insanlar dine artık ihtiyaç duymayacaklar mı? Bu sorulara 19. yüzyılda Comte ile Durkheim gibi sosyologlar olumlu cevap veriyor, dini ilkel toplumların ihtiyaç duyduğu bir kurum olarak görüyorlardı. Fakat 20. yüzyılda durum hiç de beklendiği gibi olmadı; bilimsel ve teknolojik gelişmelerin dünyayı ekolojik felaketlerin eşiğine getirmesi, insanlık tarihinin en büyük savaş ve zulümlerinin bu asırda gerçekleşmesi, aydınlanmanın ilerleme ülküsünün sona erişi, bu asrın özellikle ikinci yarısında, kitlelerin dine ve dini hareketlere yeniden yönelmesine yol açtı. Bu kitap, ülkemizde şimdiye kadar ele alınmamış olan 1960 sonrası din sosyolojisi alanında geliştirilen düşünceleri akademik bir yöntemle ortaya koymakta; insanlığın varoluşunun temelinde yatan din olgusundan niçin kopamayacağına da ışık tutmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺36,45

Çekilecek bir kılıç, dokunulacak bir tetik aradığımızda, kendimizden daha hızlı, daha keskin ve delici bir silahın olmadığını anlarız güneş bize küsünce.Çünkü heybemizdeki kumanya, tırmanılacak sarp yokuştan da, aşılacak zorlu patikadaiz yayn da ıssız, tehlikeli ve haindir bazen. Bu kitaptaki yazılar, hayatımıza çöreklenmiş zamanın maskelerini yırtarken bizi kendimizle baş başa kalmaya çağırıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 130
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺26,73
1 2 3 ... 18 >
Çerez Kullanımı