Arap edebiyatı tarihçileri Arap şiirini cahiliye, erken dönem İslam (Hz. Peygamber ve Hulefa-i Raşidîn), Emeviler, Abbasiler, Türk dönemi ve çağdaş dönem olmak üzere altı ayrı devrede ele alırlar. Bu kitabın konusu ise erken dönem İslam’ın Hz. Peygamber’in yaşadığı dönem ile sınırlı olan kısmıdır. Şiir, Hz. Peygamber’e vazifesinin tebliğ edilmesinden vefatına kadar geçen 22 yıllık sürenin üç farklı döneminde üç farklı şekilde değerlendirilmiştir. İlki vahyin başladığı dönemdir ve bu dönemde vahyi korumak ve onun Allah kelamı olduğunu iyice belirtmek için şiirden uzak durulmuş ve şiir övülmekten sakınılmıştır. İkinci dönem vahyin Allah kelamı olduğu kabul edildikten sonra Müslümanlarla müşriklerin savaşmaya başladıkları dönemdir. Bu dönemde, müşriklerle hem meydanlarda kılıç ve okla hem de müşrik şairlerin hicviyelerine şiir ile karşılık verilerek mücadele edilmiştir, bazen şairlerin söyledikleri hicviyeler oklardan çok daha tesirli olmuştur. Üçüncü dönem ise fethin tamamlanmasından sonraki dönemdir. Burada şiir gerçek anlamını bulur. Artık o, İslâm’ın temel ilkelerinin ve güzel ahlâkın yaygınlaştırıcısı olarak söylenmeye başlanmış, tasavvufun Müslümanlar arasında iyice yerleşmesiyle de meseleye irfanî bir boyut katılmış, şiir gerçek mahiyetine kavuşmuş, İslâmîleşmiştir. Bu kitapta İslam'ın doğuş döneminde şiirin serüveni izlenmeye çalışılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 174
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺32,76
Nasreddin Hoca, bu milletin ruhunu oluşturan parçalardan biri, insanımızın hislerine tercüman olmuş büyük bir bilgedir. Fıkraları, bu topraklarda yüzyıllardan beri anlatılagelmektedir. Onun bir halk bilgesi olduğu ve fıkralarında birer gizli hikmet bulunduğu, herkesin ortak kanaatidir. Nasreddin Hoca’nın fıkraları, genellikle ahlâk ve ibret bakımından değerlendirilmekte ve onun her fıkrasının son cümlesi adeta atasözü gibi dillerde dolaşmakta ve yeri geldikçe de söylenmektedir. Hatta bu son cümleler, söylendiğinde dinleyenlere fıkranın tamamını hatırlatan bir koda dönüşmüştür. Hiç şüphesiz Nasreddin Hoca fıkralarının vermek istediği mesajlar vardır. Bunları düz ve derin anlam olarak kabaca ikiye ayırabiliriz. Düz anlamı daha çok toplumun geneline yönelik, iyiliği, güzelliği teşvik eden, kusurları kötüleyen ve sakındıran mesajlardır. Derin anlam ise fıkraların içinde gizlenmiş olan irfânî bilgilerdir. Bu kitap, Nasreddin Hoca fıkralarının derin anlamlarına dikkat çekmekte, mutasavvıfların bu fıkralara ilişkin yorumlarını naklederek insanımıza Nasreddin Hoca’yı farklı bir yönüyle tanıtmaktadır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺44,25

Ben Kaç Kişiyim, edebiyat, tasavvuf ve tasavvuf edebiyatı konularındaki çalışmalarıyla tanınan İsmail Güleç'in yaşanan hayattan kendinde kalanları biriktirdiği bir kitap. Şahit olunan olaylar, kıyısından geçilen hakikatler, bir sanat eserinden; filmden, romandan, öyküden zihne kazınan ayrıntılar yazıların özünü oluşturuyor. Yazıların kaleme alınırken yazar tarafından alınan haz, belki de bu yüzden okura da geçiyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2015
₺37,50
Mesnevî klasik edebiyatımızda, her biri kendi arasında kafiyeli ikişer mısradan oluşan uzun şiirlere verilen addır. Bununla birlikte zaman içinde anlam daralmasına uğrayarak Mevlânâ’nın mesnevî biçiminde yazdığı eserin adı haline gelmiş ve mesnevî denildiğinde akla, binlerce mesnevî arasından sadece Mevlânâ’nın Mesnevî’si gelmektedir. Mevlânâ, bütün tecrübelerini ve birikimini kendisini sevenlerine aktarma ihtiyacı duymuş, özelde Hüsâmeddin Çelebi’ye, genelde bu yola girmek isteyen herkese, yolun tehlikelerinden haberdar etmek, yolculuklarını sağ ve salim tamamlamak için gerekli uyarılarda bulunmak üzere Mesnevî’sini telif etmiştir. Mevlânâ’nın Mesnevî’si yazıldığından itibaren, Hint alt kıtasından Ortaasya içlerine, Kafkaslardan Arap yarımadasına, Anadolu’dan Doğu Avrupa’ya kadar çok geniş bir coğrafyada asırlardan beri tercüme ve şerh edilmektedir. Bu çalışmada Mesnevî’nin yalnızca Türkçe yapılmış tercüme ve şerhleri ele alınmıştır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 286
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2008
₺0,00
₺62,25
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 111
En / Boy : 10,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2006
₺7,69
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 117
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺7,69
1
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı