Tarihe bakıldığında Müslümanların itikâdî ve fıkhî alanda karşılaştıkları yeni ve gittikçe artan problemler, kelâm ve usûl-i fıkıh ilmin doğuşunu zorunlu kılmıştır. Temelde konuları farklı olmakla birlikte, bu ilimlerin birçok dinî meselede ortak oldukları görülür. Bu anlayışla Dr. Recai Çetres’in hazırlamış olduğu “Kelâm Usûl-i Fıkıh İlişkisi” adlı çalışmada İmâmü’l-Haremeyn El-Cüveynî özelinde bu iki ilmin ilişkisi ele alınıyor. Çalışma üç bölümden oluşmakta. Birinci bölümde kelâm ve usûl-i fıkhın doğuşu başlığı altında Hz. Peygamber [sallallahu aleyhi vesellem] döneminden İmam Cüveynî dönemine kadar geçen süreçte iki ilmin ilişkisi anlatılıyor. İkinci bölümde ise kelâm ve usûl-i fıkıh ilişkisinin mahiyeti, mütekellimin, fukaha ve memzuc metodu alt başlıklarıyla bu iki ilmin ilişkisi ele alınıyor. Üçüncü bölümde ise İmâmü’l-Haremeyn El-Cüveynî’nin kelâm ve usûl-i fıkıhtaki yerinden bahsediliyor. Kelâm Usûl-i Fıkıh İlişkisi, Nizamiye Akademi Yayınları’nda…


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 248
Ağırlık : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺85,00

Fıkıh, Müslümanların ferdî ve içtimaî hayatlarını tanzim eden bir sistem olduğundan hayattaki hemen her olay ve mesele fıkhın konusudur. Dilencilik de bunlardan biridir. Nitekim dilencilik, tarih boyunca sosyal bir olgu olarak gerek İslam toplumlarında gerekse diğer toplumlarda çeşitli şekillerde tezahür etmiştir. Günümüzde ise dilenciliğin, bireysel ve örgütsel dilencilik olmak üzere iki yönü ön plana çıkan çok boyutlu bir soruna dönüştüğü gözlemlenmektedir. Bu da beraberinde haksızlıklar, mağduriyetler, kriminal suçlar gibi daha karmaşık sorunları beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada, günümüzde farklı bir boyut kazandığı görülen dilencilik yeniden tanımlanabilir mi? Dilencilik meşru bir meslek olarak kabul edilebilir mi? Dilencilere yardım etmenin veya etmemenin sevabı veya vebali var mıdır? Yöneticilerin konuya ilişkin dini ve/veya sosyal sorumlulukları nelerdir? Allah, Kur’ân ve Peygamber adını anarak veya mescitler gibi kutsal mekânları mesken tutarak dilenmenin hükmü nedir? Örgütsel dilenciliğin önlenmesine yönelik tavsiye ve öneriler neler olmalıdır? gibi sorulara cevap aranmaya çalışılmıştır. Sosyal, kültürel, siyasi, ekonomik ve dinî açıdan çok yönlü toplumsal bir sorun olan dilencilik Kur’ân ve Sünnet perspektifinde fıkhî boyutuyla ele alınmıştır.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 324
Ağırlık : 324
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺83,64
Sebep ve Şart Kavramlarıyla İlişkisi ve Hukuki Düzenlemelere Etkisi

Fıkhî ve hukukî düzenlemeler bakımından kıyasın varlığını işlevsel kılan, bu yönüyle kıyasa ilişkin yaklaşım farklılıklarının ağırlık noktasını oluşturan unsur, illettir. Bir ekolün illet teorisinin kavranması ise, büyük ölçüde, teorinin üzerine kurulu olduğu kavramların, o ekolün terminolojisinde hangi içeriğe karşılık geldiğinin bilinmesiyle mümkündür.
 Hanefî teori bakımından ilki, ma’kûlü’l-manâ, mülâemet ve te’sîr; ikincisi de ismen illet, ma’nen illet ve hükmen illet olmak üzere iki kavram grubunun öne çıktığı görülmektedir. Sözü edilen kavramlardan hareketle bu çalışmada, hanefî teoride ma’kûlü’l-mananın hangi anlamda kullanıldığı; te’sîr-ma’kûlü’l-manâ ilişkisinin nasıl bir ilişki olduğu; genel kural mantığının hanefî teoriyi biçimselliğe iten bir yönünün bulunup bulunmadığı; asıl-istisna ilişkisinin hangi yönüyle teoriyi şekillendiren bir işleve sahip olduğu; ismen/sûreten illet, ma’nen illet, hükmen illet ayırımına niçin gereksinim duyulduğu ve nihayet şer’îlik-rasyonellik dengesinde teorinin nereye oturduğu türünden sorulara cevap aranmaya çalışılmıştır. Dolayısıyla bu çalışmanın, okuyucusunun zihninde, hanefî teoride şer’îlik-rasyonellik dengesinin kurgulanma biçimine, böylelikle hanefî illet teorisinin ve hukuk düşüncesinin rasyonel karakterine ilişkin genel yargıların oluşmasına katkı sağlaması umulmaktadır.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 328
Ağırlık : 328
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺83,64
Divan-ı Mezalim

İslam Hukukunda Yüksek Yargı ve Denetim

Divan-ı Mezalim

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı


Basım Ayı/Yılı : 1995
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 216
Ağırlık : 168
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺70,00
Tükendi
Maliki Fıkhı

Her dinin ana kaynakları ve bu ana kaynaklara dayanan yorumları vardır. Müslümanlar için ana kaynak Allah’ın son kitabı Kur’an-ı Kerim ve onun pratiğini göstermiş olan Peygamberimizin (sav) sünnetleridir. Mezhepler, bu ana kaynaklara giden yollar ve merkezden çevreye, uygulama alanına acılan kollardır.

İslam tarihinde bu kaynaklardan uygulama alanı olan topluma çok fazla yol (mezhep) açılmış olmakla birlikte, bunlar içinde 4 ana cadde kalıcı olmuştur. Bunlar; Hanefi, Şafi‘i, Maliki ve Hanbeli mezhepleridir.

Ülkemizde Hanefi, Şafi‘i ve Hanbeli mezheplerine dair şimdiye kadar kaynak yayınlanmış olmakla birlikte, henüz ciddi manada Maliki fıkhına dair derli toplu bir yayın gerçekleşmemiştir. Halbuki küreselleşen dünyamızda değişik coğrafyalarda yaşayan Müslümanlar arası birliktelikler artmakta ve Maliki fıkhına

göre amel eden Fas, Tunus, Cezayir, Sudan gibi ülke insanlarından Türkiye’ye çok fazla insan gelip gitmektedir. Değişik coğrafyalarda farklı kültüre sahip, başka mezheplerle amel eden Müslümanların birbirlerine karşı anlayış ve hoşgörü içinde davranabilmeleri için, bir diğer Müslümanın amel ettiği mezhebi hakkında az da olsa bilgiye sahip olmasının yararı göz ardı edilemez. İşte elinizdeki tercüme, böyle bir ihtiyaca bir nebze de olsa katkı sağlamak üzere yapıldı.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 1071
Ağırlık : 1071
En / Boy : 17 / 24
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺498,00
Tükendi

İslâm’ın direği olan namazda yapılan belli başlı hatalar, sehiv secdesi ile düzeltilir. Hanefî mezhebinde sehiv secdesi meselelerini müstakil bir şekilde ele alan ilk risale olma özelliğine sahip bu eser, soru-cevap şeklinde hazırlanmış olup, cevapların kaynakları dipnotta verilmiştir. Okurlarca daha iyi anlaşılması için Hanefî mezhebinin diğer kaynaklarından bazı temsiller sunulmuştur. Eserin aslına ilaveten, dipnotta Şâfiî mezhebiyle ilgili hükümlere de yer verilmiştir. Dolayısıyla eser, her müslümanın her gün namazda karşılaşabileceği durumların cevaplarını ele alıp özetlemektedir.


Basım Ayı/Yılı :
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 80
Ağırlık : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺35,00
Tükendi

Fıkhî konularda kadın-erkek her müslümanın, doğru ve yeterli bilgiye sahip olması farzdır. Çünkü insanın Allah Teâlâ’ya karşı ilk vazifesi iman, daha sonra ibadetlerini O’nun emrettiği gibi yerine getirmesidir. Bu da kişinin her konuda kendisine yetecek kadar fıkıh bilgisine sahip olmasıyla mümkündür. Bu sebeple, metin ve içerik bakımından Şâfiî fıkhının temel kitaplarının başında gelen, hacim itibariyle küçük fakat fıkhın ibadetlerle ilgili bütün mesele ve hükümlerini kapsaması yönüyle oldukça önemli bir eser olan Mukaddimetü’l-Hadramiyye kitabını Arapça’sıyla beraber titiz bir çalışma ile sizlerin istifadesine sunuyoruz.

Mukaddimetü’l-Hadramiyye, yazıldığı günden itibaren ilim ehli başta olmak üzere müslümanlar tarafından büyük ilgi görmüştür. Öyle ki Şâfiî mezhebinin öğrenildiği hemen her medresede ve ilim halkasında yüzyıllardan beri ders kitabı olarak müfredatlardaki yerini koruyor. Kitap tercümeye hazırlanırken günümüz ihtiyaç ve taleplerini göz önünde bulundurarak daha rahat anlaşılmasını sağlamak adına güncel bir dil kullanılmış ve konularda maddeleştirme yapılmıştır. Böylece istifadenin artırılması amaçlanmıştır.

 

 


Basım Ayı/Yılı :
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 256
Ağırlık : 256
En / Boy : 17 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺152,00
Tükendi

Dr. Hüseyin Çelikerin çalışması Dört bölümden oluşuyor, önce İslâm hukukunda devlet ve devlet başkanlığı konusunu ele alıyor. Yargı kavramı, fonksiyonu ve tarihçesine değindikten sonra, devlet başkanının yargıyı düzenlemesini inceliyor. Son bölümde ise devlet başkanının yargılama usulündeki yetkisi.


Basım Ayı/Yılı : 2005
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 384
Ağırlık : 384
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺60,00
Sorulu Cevaplı Fıkıh Kitaplığı - 17

Feraiz yani İslam miras hukuku, vefat eden kimsenin terekesinden, ardından bıraktığı; eşya, mal, mülk vb. şeylerle ilgili geride kalanların haklarından ve mirasın varisler arasında nasıl taksim edileceğinden bahseden bir ilimdir.

Din görevlilerinin ve bu ilimle ilgili bilgi edinmek isteyen müslümanların yararlanacağı bir kitaptır. Başvuru kaynağı olabilecek nitelikteki eser, konuları kısa ve öz olarak okuyucuya aktararak, anlaşılması güç meselelere açıklık getiriyor.


Basım Ayı/Yılı : 2018
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 100
Ağırlık : 100
En / Boy : 11 / 16
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 1
₺32,00
Tükendi

Zeyd Bin Ali; Hayatı Eserleri ve İslam Hukuk Düşüncesindeki Yeri


Basım Ayı/Yılı : 2008
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 392
Ağırlık : 392
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺62,50
Örnek Şahsiyetler - 2

“Onlardan birine kız müjdelendiği zaman öfkelenmiş olarak yüzü kapkara kesilir. Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. Onu aşağılık duygusu içinde yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Bakın ki, verdikleri hüküm ne kadar kötüdür…” ( Nahl Suresi; 58-59 )


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 218
Ağırlık : 218
En / Boy : 13 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺80,00

Makâsıdü’ş-şerîa, günümüzde İslâm hukukunun tecdidine yönelik çabalarla birlikte İslâm hukuk düşüncesinin anahtar kavramlarından biri hâline geldi. Kavram genelde dinin, özelde ibadetler ve hukuk alanındaki dinî hükümlerin gayelerine işaret eder. Bu meseleye değinen eserlerde İslâm’ın getirdiği hükümlerin nihai gayesinin insanların maslahatlarını gerçekleştirmek olduğu açıklanır.

Gerek naslarda açıkça belirtilmiş gerekse ictihad yoluyla ulaşılmış fıkhî hükümlere hâkim olan amaç unsurunu ifade eden makâsıdü’ş-şerîa, fıkıh külliyatını oluşturan değişik eserlerde incelenmiştir. Ahmed Reysuni Makâsıdın Üç İlkesi kitabında makâsıdü’ş-şerîanın esaslarını pekiştirmek için ta‘lîl, ıstıslâh ve doğacak sonuçlar ilkelerini ele alıyor. Kitabın odaklandığı noktalardan biri, söz konusu ilkelerin birbiri ile bağlantılı ve iç içe olmasıdır.

İbn Âşûr’un makâsıd teorisini geliştirme çabalarına dikkat çeken Reysuni’ye göre genel makâsıd, dinî hükümlerin sadece bir kısmında değil bütününde göz önüne alınan mana ve hikmetlerdir.

Makâsıdın Üç İlkesi, İslâm’ın getirdiği hükümlerin gayelerini anlamak isteyenler için son derece zengin bir malzemeyle ve iddiayla, heyecanla yazılmış, gerçekten farklı bir makâsıd okuması…


Basım Ayı/Yılı : 2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 100
Ağırlık : 100
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺40,04

Hz. Peygamber ahkam konusunda tekliflere açıktır. Önemli olan hükmün topluma faydalı olmasıdır. Meşhur bir yaka olduğu üzere Hz. Muhammed Medinelilerin talebi üzerine uyguladıkları selem akdini (para peşin, mal, hurma sonra teslim) yasaklamaktan vazgeçmiştir. Bazı fıkıh ve tefsir kitaplarında geçtiği üzere içki (hamr) içme, Hz. Ömer'in birbirini takip eden ısrarlı talepleri üzerine yasaklanmıştır. Önemli olan teklifin makul olmasıdır. Hz. Muhammed vahiy gelmediğinde kendi reyi ile ictihad ettiğinde toplumun yararını gözetmiştir. Sahabe de ictihadda Hz. Peygamber'i örnek alarak toplumun maslahatını gözetmiştir; Hz. Ömer'in fethedilen Sevad (Irak) arazisini mücahitler arasında dağıtmayıp haraç ve cizye (vergi) karşılığında sakinlerine bırakmasında olduğu gibi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺67,50

Bu çalışmada satılan malın, satıcıdan alıcının eline geçiş serüveni konu edilmiştir. Son yüzyıllarda dünya nüfusunun artışı ve teknolojik ilerlemelerle birlikte ticari hayat da özellikle ithalat ve ihracat alanında gelişmekte, satın alınan malların kabz ve teslim işlemleri daha da kompleks hale gelmekte, bir malın daha alıcısının eline geçmeden defalarca el değiştirmesi gibi durumlar görülmektedir.

Bu araştırma ile kabz ve teslim ile bağlantısı olan bu tür durumların ve yeni bazı işlemlerin İslam hukukuna göre değerlendirilmesi hedeflenmiştir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2015
₺86,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 223
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺82,00

Bugünkü hukukta borçlar hukuku olarak tanımlanan alan, aynı zamanda İslam hukuku açısından da en canlı konulardan olup, kavram olarak birkaç yüzyıl önce ortaya çıkmış ve günümüzde de önemi artarak gelişmeye devam etmektedir.

İslam hukukunda alıcı ve satıcı arasında ilişkileri düzenleyen hükümlerden, tüketicinin korunması ile ilgili prensiplere ulaşmak mümkündür. Bu prensipleri tesbit için ilk incelenecek konu, satın alınan malda, değerini düşürücü bir durum çıkması halinde uygulanacak hükümleri barındıran ayıp muhayyirliğidir. Ayrıca bu çalışmada ayıplı malın durumu, hem tüketici konumundaki alıcı hemde satıcı açısından incelenemiştir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2015
₺60,00

Mülkiyet ile zilyedlik arasında sıkı bir bağ vardır. Ancak bunlar birbirinin aynı da değillerdir. Zira ilk bakışta mülkiyet ile aralarındaki farkın dikkatlerden kaçtığı zilyedlik, kişinin eşya üzerindeki fiili hakimiyetini ifade eder. Fakat fiili hakimiyet çoğu zaman hukuki bir temele dayansa da, zilyedliğin oluşması için bu çok da şart değildir. Halbuki mülkiyet söz konusu olduğunda bunun sadece hukuken elde edilen bir hak sebebiyle ortaya çıktığı kabul edilir.

Bu ise mülkiyet ile zilyedlik arasındaki en temel farklardan biridir. İslam hukukunun doktriner tartışmalara yer vermekten ziyade mevcut problemlere adil ve kalıcı çözümler üretmeyi öncelemesi pratikte oldukça faydalı neticeler vermekle birlikte, eşya hukukunun temel konuları arasında yer alan zilyedliğin klasik fıkıh eserlerinde genel bir nazariyesinin bulunmayışı günümüz araştırmacıları için büyük zorluklar oluşturmaktadır.

Bu sebeple klasik fıkıhtaki mevcut bilgilerin sistematize edilerek modern hukuk araştırmacılarının istifadesine sunulması büyük önem arzetmektedir. Kaynaklardaki mevcut bilgilerden hareketle doktriner görüşleri ortaya koymak ya da yeni tasniflere gitmek de bu kapsamda düşünülmelidir. İslam Hukukunda Zilyedlik adlı elinizdeki bu çalışmada da benzer yöntemler izlenmiştir.

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺78,00
Tükendi

İlah, Rab, Din ve İbadet, tüm Kur an mesajının temelini oluşturan dört terimdir. Kur an, baştan sona sayfalarında Allahu Tealanın bir ve tek ilah, tek başına rab olduğunu; O'ndan başka ilah bulunmadığını, başka bir rabbin de olmadığını vurgular. Aynı zamanda bu terimlerin ifade ettiği sıfat ve yetkileri, uluhiyyet ve rububiyyeti kimseyle paylaşmadığını tekrar tekrar vurgular. Bu etmek gerekmektedir. Bu terimlerin ifade ettiği sıfat ve yetkilere; uluhiyyet ve rububiyyete başkasının sahip olmadığına inanmak icab eder.. Aynı zamanda ibadetimizi sadece Ona sunmamız ve dini yalnızca Allah'a has kılmamız ve de diğer tüm dinleri reddetmemiz gerekir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺8,25
Tükendi

Bu çalışmada islma hukukunun ukubat kaşlığı altında ele alınan suç ve cezlara yer verilmiştir.
Çalışma giriş iki bölümden oluşmaktadır.girişte kısaca hak,hukuk hakka tecavüz ve bunu def etmeyi ama edinen ceza hukuku tanıtılmıştır.

Birinci bölüm, İslam hukuk açısında suçve suçunu unusurkarı ve suç çeşirleri üzerinde dururlmurtur. İkinci bölmüse iseceza,cezalara ait unsurlar,cezaya etki eden sebeplerı delilleriye birlikte ortaya koymayan çalışılmıştır.

İslam ceza hukuku kaynağı itibariyle ilahi bir hukuk olması hasebiyle diğer konukarda olduğun gibi ceza hukukuna ait preniplerin

Belirlenmesinde kitab,sünnet ve bu doğrultuda gelişririlen ictihadları belirleyici olmaktadır. Bu sabeple konumu anlatımıda mümkün alduğunca naslara bağla kalmaya çalışıldıancak konuyla doğrudan ilgisi olmayan hususları anlatımında ayrıntıdan sakınmak için adece o konunsdaki müctehidleringörüşlerin işaretle yetinildi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 236
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺18,80

İslam düşüncesi, Allah merkezli bir düşünce düzenidir. Bu düzende, her türlü tefekkür, tasavvur ve fikrin merkezini Allah düşüncesi teşkil eder. Bütün eylemler, davranışlar, hareketler ve faaliyetler, bu merkeze bağlı ve onun ürünü olarak gerçekleşir, oluşum kazanır. Bu anlamda, “yaratılış düşüncesi”, ona bağlı olarak da “yaratan ve yaratılmış” fikri kendini kabul ettirir.

Yaratılış, Yaratan’ın bir eseri olduğundan bu oluşumla gerçekleşme imkânını kazanan her türlü “oluş” ve bu oluşun en ince ayrıntılarının keşfi, bu merkezden çevreye yayılan bir faaliyet olarak görünür. Bu anlamda, felsefe, sosyoloji, psikoloji, etnoloji, kimya, fizik, jeoloji, velhasıl topyekûn bütün bilimler ve onların araştırma ve incelemeleri, yaratılışın Yaratan tarafından nasıl gerçekleştirildiğinin araştırılıp bulunmasını gösterirler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 228
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺41,25
Tükendi

Basım Dili : Arapça
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 591
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺65,00

Usül ilminin temelini atan Şafii’nin Risale adlı eseri ile usul ilminin olgunluk çağı arasında bir kopukluk görülmektedir. Bu dönem 3. ve 4. asırlara denk gelmektedir. Bu dönem fıkıh usülünün gelişim ve teşekküllünde önemli bir dönemdir. Konuyla ilgili yapılmış çalışmalar yok denecek kadar azdır. Biz bu çalışmamızda kayıp halka ya da karanlık çağ olarak isimlendirilebilecek bu döneme projektör tutmaya çalıştık.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺78,72
Tükendi

Kitapta Yer Alan Bazı Konular :

Evliliğin faydaları ve evlilerin faziletleri ...

Evliliği engelleyen sebepler ve yanlışlıklar ...

Evlilik çağı, gençlerin bu dönemde yaşadıkları cinsel sorunlar ve eşlerde aranacak özellikler...

Nikah zamanı,mihir,süt parası ve düğün törenlerinin adabı...

Örnek evliliklerden kesitler...

Zifaf gecesi ve cinsel ilişki adabı...

Hamile kadınların vazifeleri ve çocuk eğitimi...

Aile ve toplumda takva ilkesi, ailede sevgi ve aşk kavramları,boşanma sebepleri,eşlerin birbirine olan hakları...

Evlenmeyen veya evliliği geciktiren insanları bekleyen tehlikeler ve çözüm yolları .


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 397
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2012
₺20,00

Ebu Said, Peygamber efendimizin (s.a.a) şöyle buyurduğunu rivayet eder:

Ahir zamanda sultan(ları) tarafından ümmetime siddetli bir bela gelecektir. Öyle bir bela ki ondan daha şiddetlisi duyulmamıştır. Öyle ki geniş yeryüzü onlara daralacak ve zulümle dolacaktır. Müminler bu zulümden kurtulmak için bir sığınak ve bir kurtarıcı bulamayacaklar. 

Daha sonra allah-u Teala Ehlibeyt'imden birini zulümle dolan yeryüzüne adaletle doldurması için gönderecektir. Gökyüzü ve yeryüzünün sakinleri ondan razı olacaklar. Yeryüzü bütün bitkilerini onlara yeşertecek ve gökyüzü sürekli onlara yağmur yağdıracak. Yedi veya dokuz yıl halk arasında yaşayacak ve allah-u eala'nın yeryüzüne indirdiği bunca hayır sebebiyle ölüler yeniden yaşamayı arzulayacaklardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 393
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺75,00

İnsan nesli üreyerek çoğalıyor ve hayatiyetini muhafaza ediyor. Ancak modern zamanlarla birlikte, bozulan genetik, yapay gıdalar, değişen genler, iklim şartları, radyoaktivite... gibisinden pek çok sebebe bağlı olarak gebelik giderek zorlaşıyor, doğurganlık azalıyor. Tıp, doğurganlığı sağlamak için sürekli yenilik peşinde. Bu kitap, modern zamanların problemlerine çözüm olarak getirilen hususlara, İslâm hukuk geleneğinin nasıl baktığına dair önemli bir kaynaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺81,75

Kitabın konusu velâyet-i fakih, İmamiyye İsnaaşeriyye Şia’sında diğer adıyla Caferîlikte ortaya çıkan, daha çok devlet idaresiyle ilgili siyasî bir teoridir. Teori, başta fakihlerin dinî kurum içinde velayetinin; dul, yetim ve buluntu çocuklara velayetini ifade ederken, oradan ilim havzalarını idare, malların zekatı ve humusunu toplama üzerine bir velâyetini ifade edecek şekilde genişlemesini; daha sonra şer’î mahkemelere uzanmasını; bilahare de devletin bütün işlerini içine alacak, dünyevî otoriteyi kontrol edecek ve onu yönlendirecek biçimde genişlemesini ifade temektedir.

Humeyni ile bu velayet bütün işlere hâkim olacak şekilde mutlak tam bir otoriteye dönüştü. Hatta o velayet makamını nübüvvet ve meleklik makamının üstüne çıkardı. Bunun yanında Ayetullah el-Hûi, Ayetullah Şerîatmedârî, Fazlullah Nuri gibi dini otoriteler teorinin Gaib İmam’ın yetkisi dâhilinde olan işleri de içine alacak şekilde genişletilmesine karşı çıkmışlardır.

Kitap teoriyi, savunanlarca İmâmî fıkhından aldığı meşruiyetini araştırmaya başlamadan önce Şîî Mezhebi’nin temellerini, genel görüşlerini anlatan tarihi ve betimleyici bir okumada bulunmakta, arkasından da salt İslamî perspektiften tenkidini yapmaktadır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺18,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 11,5 / 18,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2013
₺30,00

Müslüman ülkelerde ciddi araştırmaları ve çalışmaları ile tanınan ünlü İslam Hukukçusu Prof.Dr. Abdülkerim Zeydan ‘ın en önemli çalışması bu eserdir.

İslam Hukuna Giriş isimli eser; Türkiye’de, İlahiyat Fakülteleri, Diyanet Eğitim Merkezleri, Medreseler ve bazı Hukuk Fakülteleri’nin ilgili bölümlerinde ders kitabı olarak okutulmaktadır.
İslam Hukuna Giriş; İslam hukukuna dair genel hukuk bilgilerini içermektedir.

Bu kitap; ikiyüz küsür eser taranarak tam bir ciddiyet ve titizlik içerisinde hazırlanmıştır. Konu ile ilgilenenler için sadece kaynakları dahi büyük bir yardımcıdır.

Tercüme esnasında hiçbir konu atlanmamış tamamen orijinal vaziyette çevrilmiştir.

Türk hukuk sisteminde yaşayan ve tatbik edilen hukuki terimler yeri geldikçe kullanılmıştır.
Metin içerisinde geçen ayetler ve hadisler aynen konulmuştur.

Ayrıca eserin aslında olmayan kaynaklara dair bir liste (Bibliyografya) tarafımızdan konulmuştur.

İslam hukuku ile Roma hukukunu mukayeseli olarak, mezheblerin farklı görüşlerini yansıtarak itikadi, ameli, iktisadi ve sosyal hayattaki problemleri de ele alarak okumaya sunulan bu eser, çok güvenilir, kapsamlı ve ciddi bir çalışmanın ürünüdür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 600
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺350,00
Tükendi

İncelediğiniz bu eser Havva Özkan Hoca'nın 1970 yıllarından günümüze kadar olan sohbetlerinden derlenerek istifadelerinize sunulmuştur. Sohbet sırasında zikredilen ayet ve hadislerin kaynakları dipnotlarda belirtilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 872
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : Şamua
Basım Tarihi : 7.2015
₺42,00

Kur’an ve sünnete dayanan Islâm hukuku dünya nüfusunun önemli bir kesiminde 14 yüzyıldan fazla bir süreyle uygulanmış, işlenmiş, üzerinde çeşitli dillerde binlerce eser yazılmış bir hukuk koludur. Bu hukukta evrensel nitelikli pek çok kuralın yer aldığı görülür. Islâm hukuku ile ilgili temel bilgilerin verilmesi, hükümlerin Kur’an ve sünnetten çıkarılma yöntemleri ve yüzyılların içinde sosyal gelişimlere nasıl uyarlandığının gösterilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca eserde 1876 Tarihli Mecelle’nin genel kural belirleyen ilk yüz maddesi de kısa açıklamalarıyla yer almıştır.

İslam Hukukuna Giriş, Islâm hukukunun temellerini okuyucuya sunmayı, okuyucunun hem bu alanda temel oluşturmasını hem de Islam hukukuna dair geniş bir malumat edinmesini aynı anda amaçlamış ve başarmıştır. Önce geniş anlamıyla hukuktan bahsedilmiş, ardından Islâm hukukuna odaklanılmıştır. Farklı dönemlerde Islâm hukuku alanında yapılmış çalışmaların, bu alana yaklaşımların ayrıntılarıyla işlendiği eserin, söz konusu alana ilgi duyan okura faydalı olacağı aşikârdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺15,00
Tükendi

Her ilmin kendine has tabirleri vardır.Tıp,Fizik,Kimya,Matematik,Astronomi,vs.gibi her ilim dalı kendine mahsus tabirleri kullanır.Bütün ilimlerin padişahı olan İslami ilimlerin de ve İslamiyet'in de kendine mahsus tabirleri vardır.Ne tuhaftır ki,tıp sahasında ihtisas yapan kimseye ve bir doktora,"Bu tabirlerin Türkçesi yok mu?" diye sorulmuyor da,İslamiyetle ilgili tabirler hakkında "Bunun Türkçesi yok mu? Niçin kullanılıyor?"deniliyor.Bu temelden yanlış ve sakat bir düşüncedir.Günümüzde,üç-beş kuruş daha fazla kazanmak,rütbe derece almak için pek çok bilgi öğrnilmekte,ezberlenmektedir.Ebedi saadetimizi ilgilendiren İslami bilgilerin anahtarını elde edebilmek içinn de bazı tabirleri öğrenmeliyiz,ezberlemeliyiz.Bu kitapta"akla kapı açmak" için binlerce islami tabir arasından bir "güldeste" sunulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 211
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2012
₺6,48

İnsanı yaratan ve O’na Beyan’ı öğreten Allah’a hamd eder; ümmetin birinci/sonuncu ve en büyük muallimi olan Peygamber Efendimize, ilim yolunda ümmetin öncüleri olan Ehli-Beyt’ine, O’nun Ashabına ve kıyamete kadar Onların izinden giden müminlere salât ve selam olsun.

Modernistler, Selef uleması arasındaki ictihad ayrılığından, başka bir hüküm inşa ettiler: Bu da; “Sünnet’in Kur’an’ı açıklama yetkisinin kısıtlamasıdır, Kur’an’da olmayan hükümleri Sünnet, Kur’an adına koymamalıdır.” Türkiye İslam dünyasında tartışılıp reddedilen görüşlerin pazarı haline gelmiştir. Bu fikirler benimseniyor ve yayılmaya çalışılıyor. Söz konusu akademisyenlerden biri, “Kur’an-ı Kerim’den, Sünnet olmadan namaz vakitlerini ve rekât sayıları üzerine çalışıyoruz” demişti. Araştırmacı arkadaşlarımızdan biri kendisine, “Sünnet olmasaydı böyle bir şeyin konuşulması bile gündeminizde olmuş olacak mıydı? Veya çalışmanızda şu anda
Müslümanlar arasında cari olan ve menşei Sünnet’le sabit olan vakitlerin dışında başka bir şey çıkarılabilir mi?” diye sorunca muhatap beyefendi biraz düşündü, “Hayır” cevabını verdi. Arkadaşımız da, “Nihayeti aynı olacak olan beyhude bir şey peşindesiniz ve bin dört yüz yıllık İslam geleneğine de zarar veriyorsunuz” demişti.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺50,05

Devletler arası ilişkilerin eski çağlardan beri bir gelişme içinde olduğu gerçeği, diplomatik temsil konusunu uluslararası hukukun en eski konularından biri haline getirmiştir. Günümüzdeki anlam ve mahiyette olmasa da tarihî süreci ilkçağlara kadar giden diplomatik temsil, dönemin ihtiyaçları ve devletler hukukunun gelişimine paralel olarak zamanla örfî bir uygulama halini almış, sonraki dönemlerde de hukukî statü kazanmıştır. Diplomatik temsilcilerin, görevlerini gereği gibi yerine getirebilmeleri için de kendilerine özel bir statüden yararlanma imkânı tanınmıştır. Diplomatik temsilcilerin hukukî statüsü ile temsilcinin yabancı bir devlet ülkesinde görevli olarak bulunduğu sırada kendisine uygulanan hukukî statü kastedilmektedir. Oysaki temsilcinin, kendi ülkesinde bu hukukî statüden istifade etmesi söz konusu değildir.

İslam’ın ilk dönemlerinden itibaren diplomatik ilişkilere önem verilmiş, sürekli elçilik müessesesi henüz oluşmadığı için elçiler, devletler arası diplomatik temsilin geçici olduğu o dönem teamülü gereği belirli görevleri icra etmek üzere gönderilmiştir. Günümüzde ki fevkalade elçiler ile sadece resmî bir görev için gidip gelen diplomatları andıran bu diplomatik temsil anlayışının, İslam’ın doğduğu ve hukukun tedvin edildiği dönemlerde ki yaygın örften ve dönemsel ihtiyaçtan kaynaklandığı söylenebilir. İslam devletinin, gayrimüslim ülkelerle ilişkilerini hızla geliştirdiği Emevîler döneminde daha karmaşık amaçlar için elçiler gönderilmeye başlanmasına rağmen daimî elçilik müessesine yönelme bu dönemde de mümkün olmamıştır. Abbasîler döneminde ise diploması anlayışı, elçilik görevinin tanzimi, üslûbu, faaliyet alanı bakımından oldukça gelişmiş, hatta bu gelişmeler Eyyûbîler ve Memlükler döneminde zirveye ulaşmıştır. Daimî statü kazanıncaya kadar elçiler, görevlerini emân kapsamı dâhilinde yürütmüşlerdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺59,04

Günümüzde, İslâm fıkıh literatüründeki birçok görüş ve içtihat yeniden tartışılmaya başlanmıştır. Bu kapsamda en çok tartışılan meselelerden biri de fukahânın irtidat (İslâm’dan/dinden çıkma) cezası ile ilgili görüşleridir. Bilindiği gibi klasik dönem fukahâsının kahır ekseriyeti, irtidatla ilgili nass, rivâyet ve uygulamalara dayanarak mürtedin cezasının ölüm olduğu kanaatine varmışlardır Fakat İslâmî kaynaklardaki irtidatla ilgili bu nass ve içtihatlar, çağımızda farklı kesimler tarafından şiddetli bir şekilde eleştirilmektedir.

Zira din değiştirdiğinden dolayı bir insanı öldürmek, bireyin istediği dini ve felsefi düşünceyi seçme hürriyetini elinden almak olarak algılanmaktadır. Bu anlayış, günümüz dünyasının inanç ve ifade hürriyeti ile ilgili kriterleri açısından kabul edilemez bulunmuştur. İlgili eleştirilerde haklılık payı gören birçok Müslüman âlim ve araştırmacı cezanın dayandırıldığı delilleri yeniden değerlendirmeye tabi tutmaktadırlar. Bu çalışmada da İslâm’ın temel kaynaklarında yer alan irtidat cezası ile ilgili nass, rivâyet ve uygulamaların kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutulması hedeflenmiştir.

Çalışmada, hem fukahânın içtihatlarında itibara almadıkları nass ve uygulamalar tespit edilip bunlardan hangi farklı hükümlerin çıkarılabileceği üzerinde durulmuş hem de irtidat cezası farklı açılardan da değerlendirilmeye tabi tutularak, cezanın esas mahiyeti ve takdir edilme nedeni belirlenmeye çalışılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺31,16

Bu çalışmada yaratılışı değiştirme kavramı insan, hayvan ve bitki ile ilgili yapılan değişiklikler açısından değerlendirilecektir. İnsan üzerindeki değişiklikler doğum öncesi ve sonrası şeklinde iki kısımda incelenecek; doğum sonrasındaki değişiklikler de estetik cerrahi işlemler ve cerrahi olmayan estetik işlemler şeklinde iki başlık altında ele alınacaktır.

Hayvanlar üzerindeki değişiklikleri anlamlandırabilmek için önce hayvan hakları üzerinde durulacak sonra hayvanlardan faydalanma, hayvanların vücut bütünlüğünü bozma ve ırk ıslahı üzerinde durulacaktır. Bitki üzerindeki değişiklikler ise bitki ıslahı ve tarım kimyasalları alt başlıkları ile incelenecektir. Eskiden beri görülen, makyaj, kaş alma, dövme, küpe, hızma, saç-sakal boyama gibi konularla birlikte günümüzde yeni ortaya çıkan genetik kopyalama, tüp bebek, cinsiyet belirleme, taşıyıcı annelik, cinsiyet değiştirme, estetik ameliyat, botoks, peeling, pirsing, renkli lens, takma kirpik, saç ekme, hormon ve GDO gibi konular yaratılışı değiştirme açısından gözden geçirilecek ve yorumlanacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 182
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺31,16
Tükendi

Kişinin malî vecibelerle mükellef sayılabilmesi için belirli bir düzeyde malî birikime sahip olmasının sınırı Sünnet ile belirlenmiştir. Bu mükellefiyetlerden bazılarının sınırı Sünnet’te açık ve net olarak ifade edilmişken bazılarında ise bu belirginlik bulunmamaktadır.

Sınırı açık ve net olarak ifade edilen nisaplarla ilgili klasik dönemde herhangi bir tartışmanın ortaya çıkmadığı aksine bunlarla ilgili farklı yorumların modern dönemde yapıldığı görülmektedir. Mutlak ta‘lîl ve kısmî taabbud olarak formüle edebileceğimiz bu yorumlar farklı şekillerde gerekçelendirilmiştir.

Hz. Peygamber (s.a.v.) döneminde nisapların birbirine denkliği ve bunların bir yıllık geçim için yeterli olduğuna yönelik iddialar bu gerekçelerin temelini oluşturmaktadır. Malî mükellefiyetlerin tamamının ele alındığı bu kitapta vahiy sürecinden günümüze kadar ümmetin uygulaması ortaya konulmuş ve modern dönemde konuya ilişkin ileri sürülen gerekçelerin kritiği yapılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺75,44

Kitabın girişinde, din özgürlüğünün tanımı, insan hakları içinde yeri, dinin ve din özgürlüğünün insan için önemi ve İslam'daki yerine ilişkin bilgiler verilmiştir.

İlk bölümünde, bireyin kendi iradesi ve aklıyla kullanacağı din hürriyetine saygıyı gerektiren İslamî ilkeler, özellikle nakilden delilleri gösterilerek ele alınmıştır.

İkinci bölümde, İslam'ın, toplumda farklı dinlerin bir arada barış içinde yaşayabilmesini ifade eden sosyal çoğulculuğu nasıl değerlendirdiği araştırılacak, konunun gerektirdiği ölçüde, din özgürlüğü bağlamında tartışılan İslamî kavramlar ele alınacaktır.

Son bölümde de dokunulamaz, devredilemez ve vazgeçilemez haklarından olan din özgürlüğünün neleri içerdiği araştırılmıştır. İşlenen konulara, bazen meselelerin fıkhî yönlerine değinilmekle birlikte, kelam ilmi açısından; İslam inancının içerdiği insan, toplum, hayat, siyaset ve medeniyet anlayışı açısından yaklaşılmıştır. Din hürriyetinin içeriğine, dinin nüvesini oluşturan imanın mahiyetinden hareketle varılmaya çalışılmıştır. İslam din özgürlüğü konusunda sıklıkla gündeme gelen - ehl-i kitap dışındaki gayr-i Müslimlerle, özellikle putperestle zımmet (vatandaşlık) akdi yapılıp yapılamayacağı,

- gayr-i müslimlerle insanî ilişkilerin ve onları dost edinmenin İslam'da yasaklanıp yasaklanmadığı;

- irtidatın ?İslam fıkhına göre- cezalandırılmasının nedeni ve cezanın kesin delile dayanıp

dayanmadığı da;

- cihad ve fitne kavramları bu bölümde ele alınan önemli meselelerdendir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺60,00

Allah insanlar arasında asla ayrım yapmaz,çünkü kitabında adaleti devamlı emreder. Adalet ise eşitliktir, çünkü terazinin kefelerinin aynı hizada olması eşitlik anlamına gelir. Eşitliğe aykırı hiçbir ayet yorumu Allahın hak şeriatı değildir,mevcut fıkıh mevzuatı oluşturulmuş hükümler sınıflı toplumun törelerinin kutsanmasıdır ki,nitelik itibariyle sınıflı toplumun törelerinin kutsanmasıdır bu güruh hak dinin eşitlikçi hukukunu feodalizmin selameti uğruna feda etmişlerdir.

Çünkü Derebeyin mirasını paylaşma adına topraklar parçalanırsa feodalizm sona erer.Bu ekabirler toplumu yöneticileri hak dinin sosyoekonomik politiği olan manastır kolektivizmini karalamak için,manastırdaki kadınları iffetsizlikle itham edip orada doğan çocukları katletmişlerdir,bunun tipik örneğini Firavun'un zulmüdür, işte bebek Musa A.S. Allah yardımıyla katliamdan kurtarılmıştır. Bu nefsini ilahlaştıran bencil insanların en çok karşı çıktıkları şey tanrı inancı değil Feodalizmin tasfiyesinedir. Şuayb A.S. a itirazları, Zekeriya peygamberi şehit etmeleri ve İsa A.S.'ın öldürülmek istenmesinin asıl nedenleri budur. Miras hukukundaki bu hıyanetin Allah şeriatı değil ekabirlerin töreleri olduğunu benden önce de fark edenler mutlaka olmuştur ama atacı muhafazakarların gazabından çekinmiş olmalılar, bunun farkına varan Mustafa Kemal tek çare olarak laikliği tesis ederek hak dini yalan ve iftiradan esirgemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 514
En / Boy : 15,3 / 22,3
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺242,58

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 223
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .
₺41,25
Ord. Prof. Dr. M. Fuad Köprülü’nün "Türkiye’de kanunşinaslar değil, fakat hakiki hukuk alimleri yetiştiği ve şimdiye kadar tamamiyle ihmal edilmiş bulunan Türk hukuk tarihinin tesisi yolunda ciddi gayretler sarf edildiği takdirde (fıkıh) memleketimizde de çok zengin birtetkik sahası olarak tekrar layık olduğu ehemmiyet ve kıymeti kazanacaktır" şeklindeki temennisi ne yazık ki bugün de bütün tazeliğini korumaktadır. ...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2005
₺67,50
Tükendi

Kadın-Erkek her müslümana öğrenmesi şart olan ilim İlmihal dediğimiz temel din bilgileridir. İnanç Bilgileri, İbadetlerle ilgili bilgiler, Günlük hayatta karşılaşılan muamelat denilen bilgiler, ahlâk ve kişilik terbiyesi ile ilgili bilgiler...

Her müslümanın bu temel din bilgilerini bilim ve aklın yolundaki gerçek alimlerden öğrenmesi gerekir. Bu eser Türkiye Milli Kültür Vakfı tarafından Din dalında özel armağana layık görülmüş eşsiz bir hazinedir. Eski İstanbul Müftüsü olan Ali Fikri Yavuz Bey'in kaleme aldığı bu eser; benzeri birçok kitabın hazırlanmasında kaynak olarak başvurulan nadide bir yapıttır.

Kitabın Özellikleri:

1. İbadetlerle ilgili ilmihâl kısmı geniş bir şekilde bugünkü lisan üzere hazırlanmıştır.

2. İhtilaflı meselelerden kaçınılmış ve en sahih kabul edilen hükümlere yer verilmiştir.

3. Fıkhın bütün muamelat kısımları asıl meseleleriyle ve ana hatlarıyla kitaba konmuştur.

4. Bugün ihtilaf mevzûsu olan meselelerden önemli görülenlerin kaynak eserlerden delilleri gösterilerek bu kitaba konmuştur.

a) Diş Yaptırmak ve Kaplamak,

b) Oruçlu İken İğne Yaptırmak,

c) Dar-ı Harb Meselesi ve Dar-ı Harb'de Alış-Verişin Hükümleri,

d) Peşin ve Veresiye Satışlarda Fark,

e) Kan İle Tedavi ve Kan Aldırıp Kan Vermek gibi konular.

5. Vacib Teâlâ Hazretleri'nin varlığına ve dolayısıyla Hak Din'e îman etmenin bir zaruret olduğunu ifâde eden Önsözle îman esaslannı özetleyen kısım kitabın başında yer almıştır.

6. Piyasada bugüne kadar çıkmış olan ilmihallerde bulunan bütün mevzular bu kitapta bulunduğu gibi diğer ilmihallerde bulunmayan birçok lüzumlu mesele de bu kitaba ilâve edilmiştir.

Ahmed Davudoğlu Hocamızın da buyurduğu gibi kitap, bugüne kadar çıkan ilmihâller içinde birinci olmak şerefini kazanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 576
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : Şamua
Basım Tarihi : 9.2015
₺38,25

 Prof. Dr. İlhan Arsel, bu çalışmasında Kur'an'da yer alan kitaplı dinler (Yahudilik-Hıristiyanlık) hakkındaki hükümleri incelemektedir. Kitapta yer alan bazı konu başlıkları şöyle:Allah Nezdinde "Hak" Din Sadece İslam;Yahudiler ve HıristiyanlarMüslüman Olmamalarının Cezası Olarak "Cizye" (Kafa Parası) Ödemeye Mahkûmdurlar;İslamı Kabul Edene Kadar, Yahudilere ve Hıristiyanlara Karşı Müslümanların Savaşmaları Emrolunuyor;Müslümanların "Kâfirler"le Dost Olmaları Yasak;Kâfirlere Uygulanacak Cezalar;Tanrı'nın Kâfir Yaptığı Kişiler, Kıyamet Günü, Kör, Dilsiz, ve Sağır Bir Şekilde Yüzükoyun Haşredileceklerdir;Yahudiler ve Hıristiyanlar, Allah'ın Çocuk Edindiğini Söylemekle Günah İşlemişler;"Kitaplılar (Yahudiler ve Hıristiyanlar), Allah Adına, Bile Bile Yalan Söylüyorlar."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺45,00
Hukuk kurallarının sosyal hayatı düzenleme işlevi ve özelliği, onun, değişen ve gelişen sosyal hayat ile paralel gitmesini de gerektirmiştir. Başka bir ifade ile, sosyal hayatın sahip olduğu şartlar dikkate alınarak çıkarılan bir hukuk kuralı, bu şartların değişmesiyle onun da değişme gereği ortaya çıkmıştır. Allah (cc)’ın, ilk insan ve ilk peygamber olan Adem’den Peygamberimizin dönemine kadar gönderdiği farklı suhuf ve kitaplar bunun açık göstergesidir. Çağımızda da yasama organları, sosyal hayatın değişen ve gelişen şartları doğrultusunda, yeni yasalar çıkarmaktadır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 167
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2007
₺25,90
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 134
En / Boy : 10,5 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2010
₺20,00

Prof. Dr. Abdülkadir Şener, 1933 yılında Ypzgat'ın Boğazlıyan ilçesi Devecipınar köyünde doğmuştur. İlköğrenimini köyünde, Orta ve Lise öğrenimini ise Kahire ve Bağdat'ta tamamlamıştır. 1966 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olduktan bir yıl sonra bu fakültenin İslam Hukuku asistanlık kadrosuna atanmıştır.

Sırasıyla 1971 yılında doktor, 1978'de doçent unvanlarını almıştır. 1977-1978 öğretim yılında İngilizcesini geliştirmek ve alanı ile ilgili araştırmalarda bulunmak üzere İngiltere -Manchester'de bulunmuştur. 1984 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalına Profesör olarak atanan Şener, 1985-1986 yıllarında da Cezayir-Oran Üniversitesi İslami İlimler Fakültesinde Misafir Profesör olarak çalışmıştır.

Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde bir dönem Dekan Yardımcılığı, dört dönem de Temel İslam Bilimleri Bölümü başkanlığı görevlerini yürütmüştür. 5 Ekim 199 tarihinde emekli olan Şener'in çok sayıda telif,tercüme kitap ve makaleleri bulunmaktadır. Emekli olduktan sonra, Prof. Dr. M. Cemal Sofuoğlu ve Prof.Dr. Mustafa Yıldırım ile birlikte Yüce Kur'an ve Açıklamalı-Yorumlu Meali adlı eseri hazırlamıştır. Arapça,Frasça ve İngilizce bilen Şener evli ve dört çocuk babasıdır. Ne yazık ki 12 Mart 2013 tarihinde eşi Zeynep Şener'i kaybetmiştir. Mekanı Cennet olsun.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 149
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2014
₺54,00
Said Nursi hakkında birçok makale ve kitap yayınlanmış bulunuyor. Bu kişi, senelerce gazetelerin baş sahifelerine de mevzu olmuştur. Bizim burada sunduğumuz, Nursi’nin idari makamlara ve adli mercilere başvurmaları ile mahkemelerdeki savunmalarının hukuki özellikleridir ve bu konuda ilk defa yapıldığı için bir "deneme" mahiyetindedir. İleride münevverlerimiz ve bilhassa hukukçularımız Nursi’nin hayatının hukuk ilmi açısından değerlendirmelerini yapacaklardır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 431
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2005
₺42,00

İnsan var olduğu için haklara sahiptir. Bu ifade, İslâm ve Batı medeniyetleri, hatta dünyadaki bütün evrensel medeniyetler, kültürler ve dinler arasında ortak bir zemin olarak kabul edilebilir. Recep Şentürk’ün bu çalışması, İslâm ve Batı toplumlarının “insan hakları” söylemlerini üretirken nasıl bir yol izlediklerini göstermeye çalışmaktadır. İnsan hakları söylemini evrensel veya yerel ölçekte ele alan iki zihin farklılığını ortaya koyan yazar, İslâmda evrenselci yaklaşımı temsil eden Ebu Hanife ve ekolünün anlayışını hem hukuki, hem de sosyolojik perspektiften değerlendirmektedir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺74,25

Beyan Yayınları, İslam kültürünün yeni kuşaklara ulaştırılmasına yardımcı olmak amacıyla başlattığı ve günümüz Türkçesiyle Arapça asıllarının karşılıklı sayfalarda yer aldığı İki Dil Bir Kitap adlı seriye, yeni ve önemli eserler eklemeye devam ediyor.

Kur'an'ın Hukuk Sistemi onun en önemli mucizevi yönlerinden birisidir.
Kur'an'ın getirmiş olduğu şeriat ölümsüz ve bakidir. Kıyamet günü Allah tüm yeryüzüne ve üzerinde bulunan her şeye varis olana dek tüm varlığın yaratıcısı tarafından tüm nesillere hitap etmek üzere indirilmiştir. Bu şeriatla, farklılıklardan gelseler, bambaşka yerlerde yaşasalar ve gelenekleri birbiriyle çelişse dahi yeryüzünde yaşayan tüm insanlara hitap edilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 12 / 17
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺53,95

Bir bütün olarak insanı ve evreni kuşatan İslam dini, hukuk kaideleriyle insanın dünya hayatına müdahil olmuş, ahlaki ve vicdani emirleriyle de varlığın gaybi boyutlarına ışık tutmuştur. Bu hususiyeti nedeniyle hem zaman ve mekân aşkın ilkeleri hem de zaman mekân kayıtlı hükümleri bünyesinde mezcedebilmiştir. Başka hiçbir hukukî, felsefi sistemde görülemeyen bu hususiyet onun insanlık âleminde kıymetli bir yer edinmesine vesile olmuştur.

İki binlerin dünyasında çocuklar artık büyüklerinin anlamadıkları bir dille konuşmakta, görmedikleri oyunları oynamakta, anlayamadıkları hareketler yaparak bilgisayardan şaşılası görseller ve medyalarla buluşabilmektedir.

Hal böyle iken, ilim yolunun garip yolcuları olarak bizlerin bu değişimin dışında kalıp, ümmet bilgisayar, tablet, telefon başında ömür geçirirken onlara kara kaplı kitaplarla din anlatmaya çalışmak hem imkânsız hem de anlamsız görünmektedir.

Bu nedenle neredeyse bütün bir insanlık “elektronik dünya (digital/virtual world)” denilen ilişki ve algının içerisinde iken, her zaman ve mekânın kuşatıcısı İslam’ın ilim adamlarının bu dünyada yaşayan insanoğlunun başıboş olmadığını beyan etmesi ve bu beyanını da akıl, mantık ve ilim çerçevesinde delillendirmesi gerekmektedir. Araştırmamız işte bu düşüncenin ürünüdür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺63,96

Hukuk tarihi boyunca af kadar tartışma konusu yapılmış çok az hukuk müessesesi vardır. Adalet sisteminde merhamet duygusuna yer vermek gerekir mi? Topluma, bireylere ve insanı değerlere karşı acımısızca suç işleyen affedilerek cezadan kurtulurlarsa toplumsal barış ve huzuru korumak mümkün olur mu?  Bireylere karşı işlenen suçları devletin  afeetmesi, suç ve ceza siyaseti açısında isabetli midir? Bu ve benzeri pek çok soru günümüz af hukukunun hala çok önemli tartışma konularıdır. Ülkemizde çıkarılan af kanunlarının, toplumun adalete olan güvenini nasıl zedelediğini ve her seferinde nasıl bir toplumsal travmaya neden olduğunu yaşayarak bilmekteyiz. Afla ilgili problemlerin bir kısmı af yetkisinin yersiz ve yanlış kullanılmasından kaynaklansa da; esas problemin, günümüz hukuk sisteminde benimsenen af anlayışı olduğunu neredeyse toplumun ortak kanaati haline gelmiştir. Biz, toplumun adalete olan güvenini sarsmadan, af müessesesinin toplumsal barışa katkı sağlayan ve adalet idesine hizmet eden bir müessese haline getirmenin mümkün olduğu inancındayı. Bu çalışmanın amacı, İslam hukukunun afla ilgili problemleri çözmede ne tür bir af anlayışını benimsediğini ortaya koymak, günümüz hukukunun yaklaşımından kaynaklanan afla ilgili problemlere ne tür çözümler sunabildiğini göstermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2013
₺50,84
1 2 >
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı