İndigo Yayınları Kitapları

İndigo Yayınlarına ait yeni ve çok satan kitapları inkilap kitabevi'nden satın alabilirsiniz. 94 yıldır kitap sektöründe sizlere hizmet veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. En çok satan ve yeni çıkan kitapların yanı sıra tüm kitapları sizlere ulaştırıyoruz. Kitap okurlarına en iyi hizmeti ve en ucuz fiyata sunuyoruz. İndirimli Kitap almak için doğru adrestesiniz. Kapıda ödeme imkanı ve kredi kartına vade farksız 6 taksit imkanı ile hızlıca kitap siparişi verebilirsiniz. %50'ye varan indirimlerle ucuz kitap siparişi vermek için en doğru adres olmaya devam ediyoruz.

  • Kaplanın Sırtında
    Kaplanın Sırtında
  • Kâğıt Kesiği
    Kâğıt Kesiği
  • Ken Taç Dis
    Ken Taç Dis
  • Masal KADIN
    MASAL KADIN
  • Osman Pamukoğlu
    Debreli Hasan Geronimo
  • İdil Yazar - Çikolata
    İdil Yazar
  • Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
    Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
  • Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri
    Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

Kırık  aynanın ayrılmış parçalarında birlikteydik. Birlikte ve paramparçaydık.

“Gözlerinizi açtığınızda yıkılmış bir evde uyanacaksınız. Tek çıkış yolunuz yerin altında. Kendinizi bulduğunuz çıkış noktası her bir yanı kameralarla çevrili, her yeri izlenen bir platonun içinde. Tek amacınız ise alandaki ipuçlarını takip edip evleri bulmak. Tüm yarışmacılar evleri bulduğu an kazanan belirlenmiş olacak. Öyleyse, sizi kaybetmemizi ister misiniz?”

Kumru, Uraz, Nisan, Eren ve Bulut… Farklı hayalleri olan ve birbirine yabancı beş genç… Enkaz Altındakiler isimli sıradışı bir televizyon yarışmasına başvurarak inanılmaz bir deneyime adım atarlar. Ancak ortaya çıkan beklenmedik gelişmelerle hayatları derinden sarsılacak ve unutamayacakları bir yolculuğa çıkacaklardır…

"Ben Kumru Sonat; buraya benim, senin, bizim, enkaz altındakilerin hikâyesini anlatmaya geldim. 

Sen de enkaz altındasın, farkında değil misin?"


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺55,70

Kırık aynanın ayrılmış parçalarında birlikteydik. Birlikte ve paramparçaydık.

“Gözlerinizi açtığınızda yıkılmış bir evde uyanacaksınız. Tek çıkış yolunuz yerin altında. Kendinizi bulduğunuz çıkış noktası her bir yanı kameralarla çevrili, her yeri izlenen bir platonun içinde. Tek amacınız ise alandaki ipuçlarını takip edip evleri bulmak. Tüm yarışmacılar evleri bulduğu an kazanan belirlenmiş olacak. Öyleyse, sizi kaybetmemizi ister misiniz?”

Kumru, Uraz, Nisan, Eren ve Bulut… Farklı hayalleri olan ve birbirine yabancı beş genç… Enkaz Altındakiler isimli sıradışı bir televizyon yarışmasına başvurarak inanılmaz bir deneyime adım atarlar. Ancak ortaya çıkan beklenmedik gelişmelerle hayatları derinden sarsılacak ve unutamayacakları bir yolculuğa çıkacaklardır…

"Ben Kumru Sonat; buraya benim, senin, bizim, enkaz altındakilerin hikâyesini anlatmaya geldim. Sen de enkaz altındasın, farkında değil misin?"


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺45,50

“Burada güller, aşkı değil ihaneti simgeler.”

Sirius Halkı!

Atalarımın yüzyıllar önce kurmuş olduğu Sirius İmparatorluğu’nun başına geçtiğim ilk günden itibaren bu ülkeyi onurumla yönetiyorum. Refah ve huzur içinde olan ülkemiz, tanrıların çocuklarımızı lanetlemesiyle birlikte yıllardır bir kâbus yaşıyor.

Çocuklarımızı bu lanetten kurtarmak ve ülkemizi tekrar huzura kavuşturabilmek için verdiğimiz mücadelede imparatorluğumuzun tek vârisi ve prensesi olan kızım, Victoria Sirius, kaçırıldı.

Alexander Brown, vârisimizi geri getirmek için yaptığı çalışmalar sırasında kendilerine Hamal Birliği adı veren bir örgütün izlerine rastladı. Kızımı kaçıran bu örgüt, sizlerin çocuklarını da kaçırmakla kalmayıp lanetlerini kullanmaları için beyinlerini yıkayarak kendi çocuklarımızı ülkemiz için bir tehdit olarak kullanmak istiyor.

Bu yaptıklarıyla imparatorluğumuza savaş açmış kabul edilen Hamal Birliği’ne ve siz değerli halkıma sesleniyorum. Ülkemizin tek vârisi ve prensesi olan kızım Victoria Sirius’un en yakın zamanda saraya teslim edilmesini emrediyorum! Emirlerime karşı gelen ve lanetini kullanmaya çalışan her kim olursa olsun, yaşına ve nereden geldiğine bakılmaksızın, derhal idam edilecektir! 

“Ben bugüne kadar sadece seninle olan anılarıma tutunarak hayatta kaldım. Seninle kurduğum hayallere inanarak ölülerden oluşan bir adada silbaştan bir hayat yarattım! Sen olmadan bile bu kadar şey başarmışken sen yanımdayken nasıl kaybedebilirim?”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺52,50

Kar Küresi

Kar Tanesi

Asansör

No:26

₺196,00

"Kalbine elini uzat, tutunup kalkmak için seni bekliyor."

Karlı bir ormanın tam ortasında tanıdım seni. Orman acımasızdı. Orman ıssızdı. Orman soğuktu. Sen ise bir kar tanesi gibi eşsizdin.  Bir kar tanesi gibi erimeye mahkûmdun Eylül… Günler geçti, kış dindi… Güneş açtı, orman ısındı. Ve sen kar tanesi… Günün birinde milyonlarca kar tanesi gibi eridin… ve ben seni kurtaramadım.

Eylül ve Merih’in Kar Küresi’nde başlayan maceraları serinin ikinci kitabı Kar Tanesi’yle kaldığı yerden devam ediyor. Bu sefer okuyanları çok daha soğuk, çok daha karanlık bir hikâye bekliyor. 
Eylül ve Merih’in hikâyesinde üşümeye ve onların kendilerini bulma yolculuğuna eşlik etmeye hazır mısınız?

Merih, ismini “kırmızı gezegen” olarak bilinen, alev alev yanan Merih’ten alıyordu. Ben ise ona göre bir kar tanesiydim.
Yanında erimeye mahkûm gibiydim...
Bırak da senin yanın benim cennetim olarak kalsın, cehennemi tek başıma yaşıyorum zaten.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺49,00

“Daha fazlası” diye dayatan sistemden özgürleşmeye niyeti olanlara...

Meltem yeniden sordu: “Parayla aranızı bozacak ne yapmış olabilirsiniz? Mesela hiç kimseden izinsiz bir şey aldınız mı? Bir şeyler çaldınız mı?” Kalp atışlarım hızlandı; yani evet, çocukken arkadaşlarımla birlikte komşunun bahçesinden erik, elma aşırdığımız ya da annemden izinsiz defalarca şekerlikten şeker, çikolata almışlığım olmuştu. Meltem devam etti: “Bütün çocuklar yapar, düşünün, bir yerde kendinizi suçladığınız bir olay olabilir, kendinize hatırlama izni verin.”
Kalbim artık deli gibi çarpmaya başlamıştı. Neler oluyor demeden, sahne gözlerimin önüne geldi!
İlkokul ikinci sınıftaydım…

Kişisel zaman çizgimizde hepimizin parayla ilişkimize yön veren anıları ve göç, savaş, kıtlık deneyimi yaşamış atalarından gelen aktarımları var. “Borçlan” diye haykıran ekonomik sistem de bunlara eklenince parayla ilişkimiz hayli sancılı… 

Onu hem istiyor hem de ona çok kızıyoruz. 

İnsanlık tarihinin en önemli sembollerinden biri olan para bir enerjidir ve aslında o bize bir şey yapmaz. 

Para, varlığı ya da yokluğuyla bizde olanı ortaya çıkarır. İrademizi kullanma biçimimizi, hayata bakış açımızı, güçle olan ilişkimizi, iktidar olma isteğimizi, başkalarından beklentilerimizi, kendimize bakışımızı, ilahi sistemle olan bağımızı, hayata meydan okuma isteğimizi hatta ölüm korkumuzu aynalar. Paraya yön verebilmek bereket enerjisinin artmasının ilk şartıdır. 

Meltem Reyhan’ın sekiz yıldır sürdürdüğü Para ve Paha ile Barış Atölyeleri’nin bir özeti olan bu kitap, parayla ilişkini fark etmen ve dönüştürmen için örnek hikâyeler, ritüeller, ödevler ve alıştırmalar sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺30,80

“Sen sadece yıldızların laneti değilsin, sen bir kara deliksin.”

Yetmiş iki yıl önce Sirius halkının imparatorluğa isyan ettiği gece, insanlar gökyüzünde tek bir yıldız bile görememiştir. Tanrıların kendilerini terk ederek lanetlediğinden endişelenen halk, her yıl bu olayın yaşandığı günde özel güçlere sahip çocukların dünyaya geldiğine tanık olur. Yıldızların lanetiyle doğan bu çocuklar halk tarafından katledilirken imparatorluk çocukları iyileştireceğine dair bir söz verir.

Sirius İmparatorluğu’nun tek vârisi ve prensesi olan Victoria Sirius da diğer lanetli çocuklar gibi yılın ilk ayının on yedinci gününde doğmuştur. İmparator Richard Sirius, yıllardır devam ettirdiği çalışmalar sonucunda yıldızların lanetini ortadan kaldırmayı başardığını göstermek için on sekizinci yaş gününde kızını halka takdim etmek isterken saraya bir baskın yapılır ve Victoria kaçırılır. Kaçırıldığı Hamal Birliği’nde, hayatı boyunca inandığı tüm gerçeklerin aslında büyük bir yalan olduğunu öğrenen Victoria, kendi ailesi ile Birlik arasında bir seçim yapmak zorunda kalır.

“Sen ve ben Young taşının birer parçası gibiyiz, Victoria. Birbirimizden tamamen farklı olmamıza rağmen içimizde birbirimize ait parçalar var. Yan yana geldiğimizde bir laneti ortadan kaldırabilecek kadar güçlü ve uyumlu olduğumuzu biliyorum.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺49,00

“Sen sadece yıldızların laneti değilsin, sen bir kara deliksin.”

Yetmiş iki yıl önce Sirius halkının imparatorluğa isyan ettiği gece, insanlar gökyüzünde tek bir yıldız bile görememiştir. Tanrıların kendilerini terk ederek lanetlediğinden endişelenen halk, her yıl bu olayın yaşandığı günde özel güçlere sahip çocukların dünyaya geldiğine tanık olur. Yıldızların lanetiyle doğan bu çocuklar halk tarafından katledilirken imparatorluk çocukları iyileştireceğine dair bir söz verir.

Sirius İmparatorluğu’nun tek vârisi ve prensesi olan Victoria Sirius da diğer lanetli çocuklar gibi yılın ilk ayının on yedinci gününde doğmuştur. İmparator Richard Sirius, yıllardır devam ettirdiği çalışmalar sonucunda yıldızların lanetini ortadan kaldırmayı başardığını göstermek için on sekizinci yaş gününde kızını halka takdim etmek isterken saraya bir baskın yapılır ve Victoria kaçırılır. Kaçırıldığı Hamal Birliği’nde, hayatı boyunca inandığı tüm gerçeklerin aslında büyük bir yalan olduğunu öğrenen Victoria, kendi ailesi ile Birlik arasında bir seçim yapmak zorunda kalır.

“Sen ve ben Young taşının birer parçası gibiyiz, Victoria. Birbirimizden tamamen farklı olmamıza rağmen içimizde birbirimize ait parçalar var. Yan yana geldiğimizde bir laneti ortadan kaldırabilecek kadar güçlü ve uyumlu olduğumuzu biliyorum.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺59,50

Derler ki yolculuklar da tatilin bir parçasıdır.
Hele ki yolcular Süterman ile onu çok seven anne ve babası ise…

Serimizin dördüncü kitabında Süterman ve ailesinin, Muğla’ya, Erman dedenin çiftliğine gitmek üzere yaptıkları yolculuğa eşlik ediyoruz. Öyle bir yolculuk ki, her anı neşe, her anı kahkaha dolu.
Tabii bu yolculuk sırasında sadece eğlenmiyor, Süterman’la birlikte birçok şey de öğreniyoruz.
Örneğin “amca, bacanak, hala, elti, görümce” benzeri akrabalık ilişkilerini anlatan kelimelerin anlamları gibi…

Murat’ın yolda dinlemeyi en çok sevdiği türkü hangisi?
Süterman, süper gücünü kullanıp Türkçemize nasıl bir katkı sunacak?
Anayoldan değil de manzaralı köy yollarından gitmekiyi bir fikir mi?
Ve en önemlisi, “görümbirader” ne demek?

İşte tüm bu soruların cevabı serimizin dördüncü kitabı Yolculukta Şamata’da…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 12.5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺10,50

Gücünü süt içmesine borçlu olan süper kahramanımız Süterman’ın neşe ve heyecan dolu maceraları serinin üçüncü kitabıyla devam ediyor.

Süterman o sabah çok heyecanlıdır. Çünkü anne ve babasıyla birlikte dedesinin Muğla’daki çiftliğine gitmek üzere yola çıkacaklardır. Heyecandan erkenden uyanan Süterman, anne ve babasına küçük bir sürpriz yapmak ister. Fakat yapmak istediği sürpriz, evde kısa süre de olsa heyecanlı dakikalar yaşanmasına sebep olur.

Süterman anne ve babasına nasıl bir sürpriz yapacak?
Sabah sabah evde yaşanan hırsız paniği nasıl sonuçlanacak?
Süterman’ın annesi Ceren “otomobil bagajına en fazla valiz yerleştirme” dalındaki rekorunu geliştirebilecek mi?

Çiftliğe yolculuk başlarken tüm bu soruların cevaplarını merak ediyorsanız, hadi başlayın okumaya…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 12.5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺10,50

Bu kitap, Kafka’nın sahibine hiç ulaşmamış bir mektubu aslında. Franz Kafka, 1919’da dinlenmek üzere gittiği Schelesen’de Praglı sekreter Julie Wohryzek ile tanışır ve nişanlanır. Babaya Mektup yazarın bu evlilik kararına karşı çıkan babasına olan duygu ve düşüncelerini dile getirirken, diğer yandan bize Kafka’nın yaşam öyküsünden ipuçları da sunmaktadır.

Franz Kafka’nın yazarlığına, kendi var oluşuna ilişkin ayrıntılarla bezeli yapıt, kurmaca hikâyelere dayalı diğer eserleriyle karşılaştırıldığında belgesel bir nitelik de taşımaktadır. Baba oğul arasındaki çatışmadan yola çıkan Babaya Mektup aslında Kafka’nın burjuva toplumlarını belirleyen güçlü ve güçsüz kavramlarına bir serzenişidir.

Eser 20. yüzyıl edebiyat tarihinin en büyük itiraflarından biri sayılmaktadır.  


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺10,50

Bir Kadının Yaşamından 24 Saat, Monte Carlo’da bir gece, intiharın eşiğindeki başarısız bir diplomatla karşılaşan kadının toplamdaki bir gününü anlatır. Ancak söz konusu zaman aralığı, kadının hayatının en heyecanlı ama sonu hayal kırıklığı ile biten en korkunç günüdür.

Özgürlüğünü ilan ederek tutkularının peşinden giden bu kadının hikâyesi, 1920'li yılların sonlarında Avrupa’nın ‘aristokrat’ tabakasının ikiyüzlü ahlak anlayışına yönelik eleştirel tavrıyla da dikkat çeker.

Zweig, olağanüstü gözlem yeteneği ve güçlü cümleleri ile bir kadının kalbinin derinliklerine inerek, aşk ve tutku kavramlarını yeniden sorgulatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 93
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺10,50

Kum ve Köpük

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺8,40

Yardımlaşmanın ve dayanışmanın gerçek anlamını, değerini biliyor muyuz?
Onu hayatımıza geçirebiliyor muyuz?

Bol ödüllü yazar Mavisel Yener’in kaleminden, Değerler Eğitimi’nin de bir parçası olan, “yardımlaşma” üzerine eğlenceli, düşündürücü bir masal. Sonuna siz karar vereceksiniz…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 36
En / Boy : 12.5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2020
₺11,20

Daha azla yaşamak nasıl daha fazlasına ulaştırır? Eşyalarınızı düzenlemek işe yarasaydı bugüne kadar düzenli olurdunuz. Stratejik 'nasıl'lar ve daha da güçlü 'neden'ler için bu kitabı edinin.

Derek Sivers Genellikle her şeyin daha fazlasına sahip olmayı, her gün daha çok çalışmayı, daha fazlasını görmeyi arzularız. Ancak amaçlarımıza doğru emin adımlarla ilerlerken, hayatın anlamını ve asıl mutluluk kaynağımızı gözden kaçırabiliriz. Courtney Carver, MS tanısıyla karşı karşıya kaldığında hastalık belirtilerini doğrudan etkileyen mutsuzluğunu kökten iyileştirmeye karar verdi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2020
₺23,80

Işıklar Sana Evinin Yolunu Gösterecek

Birbirimizi uzaktan uzağa sevmek bir göldü, biz de o göle atlayan iki balıktık.

O ufacık gölün içerisinde birbirimizi bulduk ve hiç kaybetmeyiz sandık.

Oysa hiçbir şey sandığımız kadar kolay olmadı. Yan yana olmak koskoca bir denizdi ve biz bu denizde birbirimizi kaybettik. Binlerce kilometreyi aştık, birbirimize geldik. Oysa şimdi her zamankinden zor bir savaş bekliyor bizi, buram buram hissediyorum bunu. Sonra kulaklığımı takıyorum, telefonumu atıyorum cebime, kendi kendime fısıldamaya başlıyorum içimden…

“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”
Bir kez daha tekrar ediyorum:
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”
Sonra bir kez daha…
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”
Ben İzmir ve bu benim evimi bulma hikâyem.

İzmir ve Ege'nin ışıklarla dolu karanlık dünyalarının hikâyesi devam ediyor... Üstelik aralarındaki mesafe artık sıfır kilometre!

Işıklarınızı yeniden yakmaya geliyoruz, hazır mısınız?

“Tüm bu belirsizliklerin ortasında emin olduğum bir şey vardı, o buradaydı ve artık yıldızlarla doluydu üstümüzü kaplayan bu gökyüzü... Her ne olursa olsun, her nasıl olursa olsun.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺59,50

İnsanın devamlı ileriye yönelik gelişimi, mutlak surette yaptığı buluşlara bağlıdır. Yaratıcı beynin en önemli ürünleri olan buluşların nihai amacı; maddi dünya karşısında zihne hâkim olmak ve doğanın güçlerini ihtiyaçlarımızı karşılamak için kullanmaktır. Bu genellikle yanlış anlaşılan ve kıymeti bilinmeyen mucidin önündeki zorlu görevdir. Ancak o, yetkilerinin imkân kıldığı çalışmaların verdiği keyifle ve yokluğu durumunda insan ırkının uzun zaman önce amansız şartlara karşı verdiği acı mücadeleyi kaybetmiş olacağı bilgisiyle olağanüstü imtiyazlı bir sınıftan geldiğini kendine hatırlatarak avunur.

İlk defa 1919’da Electrical Experimenter adlı teknik bilim dergisinde yayımlanan Buluşlarım’da, zamanında “yanlış anlaşılmış” ve “kıymeti bilinmemiş” olan önemli mucit Nikola Tesla’nın hayat hikâyesini ve buluşlarını bizzat kendisinden öğrenme şansı yakalıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 102
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺8,40

“Unutma; karanlık olmadan aydınlık bir hiçtir.”

Teşekkür ederim hayatıma. Teşekkür ederim çektiğim her bir acıya, yaşadığım her mutsuz geceye, tüm korkularıma, girdiğim her çıkmaz yola... Teşekkür ederim karanlığıma çünkü hiçbiri olmasaydı ben de olmazdım, acıyı yaşamasaydım mutluluğun tadını bilemezdim. İşte bu yüzden bilin ki her nerede ne yaşıyorsanız yaşayın, bazen acı çekmemiz gerekiyor ki mutluluk geldiğinde onu tanıyabilelim. Bazen karanlıkta kalmamız gerekiyor ki ışıklar yandığında aydınlığın ne demek olduğunu anlayabilelim...

Zeynep, Onur, Burak ve Mert tam da her şey normale dönüyor derken yeniden karanlığın içine çekiliyor. Karantina serisi son perdeye doğru ilerlerken bir önceki durak olan Dördüncü Perde’yle karşınızda!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺59,50

Araba anahtarının yerini unuturuz da neden araba kullanmayı unutmayız?

Nörobilimcler Sandra Aamodt ve Samuel Wang; Beyninize Hoş Geldiniz'de biyolojik saat, kilo kontrolü, kişilik gelişimi, stres, kaygı, mutluluk, bağımlılık, beynin hayat boyu değişimi, hastalıkların beyne zararları ve bu zararların önlenmesi gibi insan beynine dair merak edilen ve yanlış bilinen konuları çeşitli yönleriyle açıklıyorlar.

Jet lag problemini yenmek için en etkili yöntem nedir? Kaygılarımızı azaltmak için nelere başvurabiliriz? Beynimizin yaptığı en zor şey nedir? Hangi faaliyetler beyin hücrelerini öldürür; alkol tüketimi bunlardan biri mi? Einstein’ın beyni ortalama bir beyinle kıyaslandığında ne ortaya çıkmıştı? Kilo kontrolünde beyninizi nasıl kandırabilirsiniz? Başınıza aldığınız bir darbe, isminizi unutmanıza yol açabilir mi? Bu ve benzeri tüm soruların yanıtı bu kitapta gizli.

İlginç hikayeler ve beyninizin potansiyelini açığa çıkaracak ipuçlarıyla dolu bu kitap sayesinde artık beyninizi daha iyi tanıyacak, ondan daha fazla yararlanmayı, yaşınız ilerledikçe beyninizin sağlığını korumayı ve nihayet daha mutlu ve üretken bir hayat sürebilmeyi öğreneceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺31,50

Tutsaklar onlar, sırlarının tutsağı... Aralarında benim öğrenmemi istemedikleri bir sır var. Bu ne pahasına olursa olsun bulmam gereken bir sır.

Hiç beklemediği bir şekilde yabancı bir adamla hızlıca arkadaşlık kuran Edgar’ın tüm dünyası yavaş yavaş değişmeye başlayacaktır; ne o ne de annesi bu yabancı hakkında bir şey bilmektedir ve kısa sürede ikisi birden bu kurnaz baronun oyununa gelecektir. Avcı, seçtiği yemin zayıf noktasını kullanarak kendine hedef belirlediği güzeller güzeli avını elde etmeyi amaçlar. Avcı ile avının gizlediği yakıcı sır ise çok geçmeden Egdar’ın canını yakmaya başlar.

Zweig, masum bir çocuğun yetişkinlerin dünyasına adım atışını gözler önüne serdiği Yakıcı Sır’da usta dilini yeniden konuşturuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 12.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺10,50

Cenevre Gölündeki Olay - Unutulmuş Düşler - Ormanın Üzerindeki Yıldız - Mürebbiye öyküleriyle

Birbirinden bağımsız bu beş öyküde, hayatın zorluklarıyla yüz yüze gelen kahramanların yaşadıkları hesaplaşmalar, girdikleri çıkmazlar, geçirdikleri dönüşümler, bazen de kapanmayan defterler yer almaktadır. Kimi zaman tek bir insan kimi zaman da ülkenin politik durumu, kahramanlarımızın hayatlarındaki belki en zor ve en önemli kararları almalarına sebep olacaktır.

Hayatlarının dönüm noktalarında ödeyecekleri bedellerden korkmadan birbirinden cesur adımlar atan karakterlerin sarsıcı öyküleri bu derlemede sizleri bekliyor. Farklı problemlerin arasında gidip gelen hayatlarla birlikte çaresizliği ve hüznü hissedecek, yüreklere dokunan sessiz feryatlara tanık olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺10,50

Güzel ve Çirkin, bir gün deniz kıyısında karşılaştıklarında birbirlerine denizde yıkanmayı teklif ettiler.

Böylece üstlerini çıkarıp suya girdiler. Çirkin, bir süre sonra kıyıya geri dönüp üstüne Güzel’in elbiselerini geçirerek oradan uzaklaştı.

Denizden çıktığında elbiselerini bulamayan Güzel, çıplak kalmaktan fazlasıyla utandığı için Çirkin’in elbiselerini giyerek yoluna devam etti.

O gün bugündür, herkes Güzel ve Çirkin’i birbiriyle karıştırdı. Yine de bazıları, ona ait olmayan kıyafetine rağmen Güzel’i tanırlar. Aynı şekilde Çirkin’in yüzünü de bilirler; zira elbiseleri onun gerçek kimliğini saklamaya yetmez.

Halil Cibran’ın alegorik dili ve zengin anlatımıyla kaleme aldığı, her yaştan okura hitap eden etkileyici hikâyeleri Gezgin’de bir araya geldi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 12.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺8,40

Demek öyle… Olsun… Tiyatroya inanmıyor, durmadan hayallerimle alay edip duruyordu. Ve yavaş yavaş ben de inanmayı bırakarak ümitsizliğe düştüm… Aşk kaygıları, kıskançlık ve yavrum için duyduğum korkularım yüzünden küçüldüm, acınacak hale geldim. Sahnede manasızca oynuyordum… Ellerimle ne yapacağımı bilmiyordum, sahnede durmayı beceremiyordum, sesimi yönetemiyordum. Korkunç oynadığınızı hissettiğiniz bu ruh halini siz anlayamazsınız. Bir martıyım ben. Yok, o değil… Bir martı vurmuştunuz, hatırladınız mı? Tesadüfen bir adam gelir ve yapacak başka bir işi olmadığından mahveder her şeyi… Küçük bir hikâye konusu… Bu o değil…

Bir martı vurulur, bir hikâye konusu olur.

Rus oyun yazarı Anton Çehov’un “dört büyük” eserinden ilki olan Martı, eleştirmenler tarafından günümüze dek gelmiş geçmiş en iyi tiyatro eserlerinden biri olarak kabul görmüştür.

İnsanlar arasındaki iletişimsizlik, iç içe geçmiş romantik ilişkiler, hayatın anlamı, sanatçının hayat gayesi, tiyatronun ihtiyaç duyduğu yenilikler gibi konuları işleyen Çehov, ardında ölümsüz bir tiyatro eseri bırakmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 12.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺10,50

"Hükümdar bir devleti ele geçirdikten sonra onu elinde tutmayı amaçlar; bu amaç uğruna başvuracağı araçlar her zaman saygıdeğer bulunacak ve övülecektir."

Machiavelli, dünyanın en ünlü başyapıtlarından Hükümdar adlı eserinde bir hükümdarın, iktidarı ele geçirmek ve korumak adına neler yapması gerektiğini ele alır. Machiavelli, o çok sevdiği Floransa'dan 1512 yılında sürgün edildiğinde kendini liderlik üzerine son derece nesnel bir tez yazmaya adamış ve sonunda her siyaset bilimi öğrencisinin okuması gereken, güç diplomasisi hakkında yazılmış üst düzey bir kitap ortaya çıkarmıştır.

Tarafsızlığıyla insanları bugün bile şaşırtmakta olan bu şaheser, kişinin bir hükümdar, bir kral ya da bir başbakan olması için neleri feda etmesi gerektiğini rahatsız edici bir gerçeklikle gözler önüne sermektedi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺11,20

Yirminci yüzyıl yazınında kendine özgü üslubu ve şiirsel anlatımıyla öne çıkan Dalgalar, birçok eleştirmen tarafından Virginia Woolf’un şaheseri olarak kabul edilir. Bu eser, ortak kayıplarının etrafında bir araya gelen altı arkadaşı çocukluklarından ölüm vaktine kadar ele almaktadır. Woolf, bu altı karakterin acılarını dış dünyaya yansıttıkları şekilde betimlemektense, onların iç dünyalarına yolculuk yaparak düşünceleri ve içsel monologları yardımıyla okura sunar. Karakterler gelişip doğayı ve kanunlarını daha iyi anladıkça, sesleri de daha uyumlu, adeta mucizevi bir şekilde birbirine karışır. Bu da yalnızca bireylerin kaçınılmaz sonuna değil, aynı zamanda ebedi bağlantılarına işaret eder.

Virginia Woolf’un kurguyla ilgili kuramlarını uyguladığı bu roman; şaşırtıcı derecede güzel, görsel, deneysel ve şiirsel bir rüyayı andıran, zamanının fazlasıyla ötesinde, aldatıcı ve gizemli bir eser.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺19,60

“İnsan öyle kibirlidir ve bu kibri yüzünden öyle körleşmiştir ki hiçbir yazar, insanınkine benzer dünyevi bir aklın veya ondan daha zeki bir yaşam formunun var olabileceğini on dokuzuncu yüzyılın sonuna kadar öngörememişti. Dahası, Dünya’nın yüzeysel olarak yaklaşık dörtte birinden meydana gelen ve Güneş’ten daha uzak olan Mars’ın, hem Dünya’dan daha yaşlı olduğu hem de sadece zamanın başlangıcına uzak değil, aynı zamanda zamanın sonuna yakın olduğu gerçeği de göz ardı edilmişti.”

Dünya, Marslıların istilasına uğrar. Devasa boyutlarda metalik bir örümceği andıran yapıları ve yaydıkları ölümcül Isı Işını karşısında Dünyalıların hiçbir şansı yoktur. Dünya tarihinin en önemli savaşı başlar ve insanlığın sonu hızla yaklaşır. “Bilimkurgunun Shakespeare’i” olarak anılan H. G. Wells’in ilk defa 1898 yılında yayımlanan Dünyalar Savaşı adlı bu kitabı, çağının ilk ve en iyi bilimkurgu yapıtları arasındaki yerini yıllardır korumaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 244
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺13,30

Ermiş

Cibran’ın ilk kez 1923’te yayımlanan başyapıtı Ermiş, şairane bir üslupla kaleme alınmış felsefi, ruhani ve ilham verici denemeler bütünüdür. Ermiş, El Mustafa isimli bilge bir adamın yirmi altı bölümde anlattığı nasihatlerinden oluşur.

El Mustafa, on iki yıl boyunca sürgün hayatı yaşadığı Orphalese Adası’ndan, onu anavatanına götürecek gemiye binmek üzeredir. Onu uğurlamak üzere etrafında toplanan ada sakinleri, El Mustafa’nın sevgi, çalışma, neşe ve keder, suç ve ceza, eğitim, dostluk, ibadet ve ölüm gibi son derece önemli kavramlar üzerine konuşmasını isterler. Bu konuşmalarda Orphalese halkı sorar, Ermiş ise cevap verir.

Milyonlarca okura ulaşan Ermiş, günümüzde de en çok okunan kitaplardan biri olma özelliğini sürdürüyor.

Ermiş'in Bahçesi

Halil Cibran’ın en sevilen eseri olan Ermiş’in devamı niteliğindeki Ermişin Bahçesi ölümünden sonra ilk kez 1933’te yayımlanmıştır.

Vatanından on yıldan fazla süredir ayrı kalmış El Mustafa’nın müritleriyle yaptığı sohbetleri konu alan Ermişin Bahçesi, Cibran’ın, mistik bir güzelliğe sahip olan Doğa Ana’yı lirik bir tarzda kutsayışının hikâyesidir. El Mustafa bu kez de yıllar sonra tekrar bir araya geldiği müritlerine birbirinden önemli kavramlar üzerine nasihatler vermeye, onlarla mutlu ve bilinçli bir hayata nasıl ulaşılabileceğini tartışmaya devam ediyor.

Ermişin Bahçesi eşine zor rastlanacak bir görüngü, mistik bir filozof ve aynı zamanda bir şair olan Halil Cibran’ın edebiyat dünyasına kattığı bir klasik.

Meczup

Halil Cibran’ın gençlik döneminde yazdığı Meczup’ta, “normal” bir insanın toplumda işleyebilmesi için, insanın benliğini çürüten ve bu benliği kolektif bir amaç uğruna tekrar tanımlayan bir dünyada kimliğini idame ettirebilmesi için birtakım maskelere bürünmesi gerektiği ele alınır. Kişinin maskesinden arınması, düşünmesi, konuşması ve kendi olabilmesi, toplumun gözünde onu meczup kılar. Cibran, bu maskelerden kurtulan, özbenliğine karşı dürüst olan ve hakikatin peşinden koşan bir insanın özgür olduğunu dile getirir; fakat bunun da bir bedeli vardır; bu bedel de yalnızlıktır.

Otuz dört kısa hikâyeden oluşan bu kitapta Cibran, maskelerinden arınmış bir meczubun gözünden okuyucuya benzersiz bir toplum eleştirisi sunar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 260
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺25,20

“Güle güle,” diye karşılık verdi tilki. “İşte sana vereceğim sır. Aslında çok basit: İnsan en iyi kalbiyle görür. Esas olan gözle görü­lemez.”

“Esas olan gözle görülemez,” diye tekrar etti Küçük Prens. Unutmamak için...

Yetişkinlerin dünyasına aşina olmayan Küçük Prens, yedi farklı gezegende yedi farklı yetişkinle karşılaşır ancak hiçbirinin gözünden onların dünyasını anlayamaz. Nihayet bizim dünyamıza vardığında bir pilotla yolları kesişir. Onların kısacık ama bir o kadar yüreklere dokunan öyküsünü okumaya hazır mısınız?

Kitabın yazarı ve resimleyeni Antoine de Saint-Exupéry’nin bizleri davet ettiği bu büyülü karşılaşmanın etkisinden uzun süre çıkamayacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺7,00

Bir varmış bir yokmuş... Bir zamanlar bencil mi bencil, kimseleri beğenmeyen bir Padişah kızı ile uşağı Koçali varmış. Koçali, Padişah’ın kızına saf ve temiz bir aşkla bağlıymış. Bir gün artık dayanamayıp aşkını itiraf ettiğinde, kız onu bir daha görmemek üzere saraydan kovdurtmuş.

Ancak bu karşılıksız aşk hikâyesi burada bitmeyecektir. Uykusunu bir güvercine emanet eden kızın Sevgi Masalı’nı dinleyene kadar gözlerine uyku girmeyeceği söylenir. Dinleyelim bakalım Sevgi Masalı’nı, görelim şifa olup olmayacağını… Sevgi Masalı, Samed Behrengi’nin bizlere masal içinde masal anlattığı, sıcacık bir dayanışma, fedakârlık ve sevgi anlatısı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 48
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺5,60

Savaş ve Barış, Anna Karenina, İnsan Neyle Yaşar ve İvan İlyiç’in Ölümü gibi başyapıtlarıyla bilinen Rus yazar ve düşünür Tolstoy, güçlü anlatımı ile betimleme yeteneğini çocuklar için yazdığı öykülerde de gözler önüne seriyor. Çocukların ahlaki duyarlılıklarına verdiği önemi ortaya koyan Tolstoy’dan Öyküler’de, empati ve şefkat değerleri ile sorumluluk bilincini güçlendirecek anlatıların yanı sıra, Búlka ve Milton adlı köpeklerin hikâyelerine tanık olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺8,40

Şehirde yaşayan yoksulları gördükçe içi acıyan Mutlu Prens, Mısır’a göç etmekte olan iyi kalpli Kırlangıç’ın bir süreliğine yanında kalıp elçisi olmasını ister. Böylece heykelinden değerli parçaları küçük Kırlangıç’ın yardımıyla bir bir yoksullara dağıtmaya başlar. Sonunda ellerinde hiçbir şey kalmayan Mutlu Prens ve küçük Kırlangıç’ın öyküsü; arkadaşlık, sevgi ve fedakârlık üzerine güzel bir örnek teşkil etmektedir.

Oscar Wilde'ın bu derlemesi; Mutlu Prens'in yanı sıra aşk uğruna sonuna kadar savaşan bir bülbülün, yalnızca kendini düşünen bir devin, vefalı bir dostun ve kendini herkesten üstün gören bir roketin keyifle okunacak, dokunaklı öykülerini içeriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺7,00

Bir akşam evlerine gelen davetsiz misafirlerin ardından babalarının bir süreliğine kendileriyle yaşamayacağını öğrenen üç kardeş, anneleriyle birlikte sıcak yuvalarından hiç bilmedikleri bir kasabaya taşınmak zorunda kalır. Burada hayatlarının en keyifli meşgalesini oluşturacak olan demiryoluyla tanışacaklardır; birbirinden maceralı günlerin merkezi yine burası olacaktır. Kasabaya taşındıktan sonra eşsiz bir dayanışma örneği gösteren sağduyulu, pratik zekâlı ve sorumluluk sahibi çocuklar hem annelerinin hem de kasabanın kahramanlarına dönüşür. Kimi zaman hüzünlendirip kimi zaman gülümsetecek bu hikâyenin sonunda bakalım çocuklar babalarına kavuşabilecek mi?

Günümüze kadar defalarca sinema filmi ve televizyon dizisine uyarlanan Demiryolu Çocukları, dünya çapında çok sevilen bir eser haline gelmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺10,50

Sırf sevdiklerin üzülmesin diye tek başına sahiplendiğin acılar vardır.

Sana anlatmadığım, anlatamadığım şeyler de var anne. Kim bilir, belki de senden öğrendim içimin fırtınalarını yüzümdeki gülümsemeyle ve dudağımdaki, “İyiyim ben,” yalanlarıyla kapatmayı. Kim bilir, belki de sen anlıyorsun gözlerimdeki acıyı. Ama ne senin sormaya dilin gidiyor ne de benim anlatmaya cesaretim yetiyor. Oysa uzanıp dizlerine, “Yoruldum artık anne!” diyerek ağlamayı ne de çok isterdim. Ama sen beni yine de iyi bil anne. Ne ben artık senin arkana saklanacak kadar küçüğüm ne de sen beni o yorgun dizlerinde taşıyabilecek kadar güçlüsün. Sebep olacağım her gözyaşına kurban olurum. Sen kendine iyi bak annem. Ben toparlanmanın yolunu nasıl olsa bir şekilde bulurum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺27,30

Asla büyük konuşma.

Başkasının başına gelen her şey senin de başına gelebilir.

Yokluğunun fark edilmediği, varlığının değer görmediği, başkalarının senden daha çok önemsendiği, yüzünün gülmediği yerleri ve insanları sahiplenme sakın.

Sadece başkalarının hayatlarını kolaylaştırmak için varsan ve sadece fedakârlıkların sonucunda güzel sözler duyuyorsan; yani yaptıklarınla takdir ediliyor, yapmadıklarınla eleştiriliyorsan eğer, işte o zaman sessizce kır zincirlerini, yüreğini topla ve tüm acılara elveda de. Çünkü ne senden bir tane daha var ne de yaşayacağın ömürden...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺27,30

Gücünü sevdiklerinden alan ve onlar için ayakta kalan kadınlara selam olsun.

Zordur içi dışı bir kadınların anlaşılması. Zordur değerlerine göre yaşayan bu kadınların kendilerini diğerlerine anlatması. Hani zorluklarda kaçmak yerine savaşmayı seçen, düştükleri dikenli yollarda kendilerine yeni yollar çizen ve yeri geldiğinde de acılarına bile gülümseyen kadınlardan bahsediyorum. Dert anlatmak için oturdukları masalardan dert dinleyerek kalkan, inandıkları bir doğru için tüm limanları bir anda yakan ve karar verip yola düştüklerinde  kimsenin gözyaşına acımayan kadınlar var diyorum. 

Yalnızlığı iliklerine kadar hissetseler de kişiliklerinden asla ödün vermeyen, ağladıklarında gözyaşlarının son damlasına kadar ağlayan, mutlu olduklarında ise herkesi kıskandıracak kadar içten gülen ve yaşadıkları tüm olumsuzluklara rağmen yine de hayattan zevk almasını bilen kadınlara sesleniyorum. Birileri tarafından değeriniz bilinmese de, unutmayın ki birilerinin olmazsa olmazısınız. Birilerinin can damarı ve hayat pınarısınız. Fırtınalarda köklerine ve sevdiklerine tutunup dimdik ayakta kalan kadınlar, Siz İyi Ki Varsınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺27,30

Ben suskun değilim,
Sevdiklerim bana sağır!

Sessizce yaşayan kadınlar var...

Kendinden başka hiç kimseye zararı olmayan, hüzünlerini gülümsemelerinin arkasında saklayan ve artık masallara inanmayan kadınlar…

Yorgunluklarını gözlerinde taşıyan, konuşmaktan bıkmış, içine kapanmış, hayatı tecrübeleriyle sorgulayan, susan ve anlaşılmayan kadınlar…

Gündüzleri nafakası için çabalayan, geceleri yalnızlığına sarılan, her şeye rağmen yine de inatla ayakta kalan ve sevdikleri için yaşayan kadınlar…

Saçınızdaki her beyaz, ışığınız; akıttığınız her gözyaşı, ahınız ve doğruluktan ayrılmayan kalbiniz de sizi diğerlerinden ayıran en büyük farkınız olsun...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺27,30

Ölüm Sahtekârlığı Dünyasında Bir Yolculuk

İnsanın en büyük mücadelesi, var olma savaşı. Peki ya varlığımızdan memnun değilsek? Yeni bir hayatı kendi ellerimizle inşa etmek için neler yaparız? 

Elizabeth Greenwood, altı haneyi bulan öğrenim borcunu ödeyemeyince kendi ölümünü kurgulayıp bütün borçlarından kurtulmayı umar. Bir dizi araştırmanın ardından bu konuda somut adımlar da atar ama hesap etmeyi unuttuğu bazı gerçekler vardır…

Greenwood, Ölüye Yatma Sanatı’nda kaybolurken yok olmak istemeyenlerin hikâyesini kaleme alıyor. Baştan sona sürükleyici bubiyografik eserde ölmeden ortadan kaybolmanın yollarını görebilirsiniz. Bunca uğraşın sonunda kendinden kaçmanın mümkün olup olmadığı ise ölüye yatma sanatının inceliklerinde saklı…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺22,40

O çok övündüğümüz medeniyetimiz kan üzerine kurulu.
Bu kan deryasının içinde hiçbirimizin üstünün başının temiz kalması mümkün değil.

İşçi sınıfının yılmaz savunucusu Ernest Everhard’dan öğrendikleriyle hayatına yeni bir yön verip mücadelesine ortak olan eşi Avis’in yaşadıkları, kaleme alınışından yedi asır sonra, 1908 yılında, Anthony Meredith’in önsözü ve dipnotları eşliğinde nihayet elinizdeki halini alır. Bu eserde Demir Ökçe’nin ezdiği insanların hikâyelerini okuyacak, başkahramanın söylev niteliğindeki cümleleriyle sınıf çatışmasının acımasız yıkıcılığına kulak verecek, sonrasında ise kendinizi Demir Ökçe’ye karşı verilen kıran kırana sokak mücadelesinin ortasında bulacaksınız. 

Söz konusu bir asırdan uzun zaman önce Amerika Birleşik Devletleri’nde yazılan bir kitap olsa da burada anlatılanlar aslında günümüz dünyasının herhangi bir yerinde yaşananlardan çok da uzak değil. Okurken usta yazar Jack London’ın kaleminden çıktığını unutup sanki yaşanmış bir hikâye dinliyormuşsunuz hissine kapılacağınız, eşsiz bir sınıf mücadelesi anlatısı olan Demir Ökçe, distopya edebiyatının ilk örneklerinden kabul edilmekle birlikte, 1984, Biz, Cesur Yeni Dünya, Damızlık Kızın Öyküsü gibi pek çok eserin ilham kaynağı olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 362
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺16,80

Çocukluğunda fazlasıyla yara alan ve on yedi yaşında Koza tarafından Ekip’e dahil edilen Helin Aktan, son görevi için ajan olarak Sokak Nöbetçileri’nin yanına gönderilir fakat çıkmış olduğu bu yolda kendisi kadar yaralı beş kişiyle tanışacağından habersizdir. Ummadığı ve tanımadığı bir tabloyla karşılaşır: Sokaklarda büyümüş bir aile vardır karşısında. Ailenin lideri ve beyni olan Yankı, gücü ve merhameti olan Bartu, bacakları ve sessizliği olan Lâl, elleri ve rengi olan ikizler Mutlu ile Işık... Kendi benliğini kaybettiğini onlarda gördüğü parçalarla fark eden Helin, eline bir fırça alıp kendisini yavaş yavaş bu tabloya yerleştirmeye başlar. Daha önce hiç tanımadığı ve ilk defa karşılaştığı aşk, onu bu tabloda beklemektedir.
 
“Ne olacak senin bu durmadan titreyen sesin? 
Durmadan titreyen ellerin ve dizlerin? 
Helin, ne yapacağım ben seninle?”
Biz altı yetişkin. Yaşlarımız yirminin üzerinde. 
Biz altı çocuk. Yaşlarımız onun altında. 
Biz her ikisiydik.
Onlar benim ilk oyun arkadaşlarımdı, ilk çocukluk hayallerimin mimarları ve ilk gerçek eğlencelerim.
Sokak Nöbetçileri benim her parçam olmaya başlamıştı, minnettarlığımın artık ölçüsü olamazdı.

Not: poster var.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 720
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺69,30

Var Bir Hayalimiz Uğur Gökbulut – Talha Bora Öge

“Solumu sevdiklerime, yolumu ise Allah’a bıraktım.”

Nice güçlü kadınlar tanıdım. Başkalarının darmadağın olduğu fırtınalarda yılmayan, yıkılmayan kadınlar. Evet, kalın duvarları vardı ama yumuşacıktı yürekleri. Evet, yorgunlardı fazlasıyla ama yine de ışık saçardı gözleri. Kendini ezdirmeyen, sevdiklerinin üzerine titreyen, güvensizlik yaşasalar da insanlıklarından asla vazgeçmeyenlerdi onlar: hak yemeyen ve hakkını yedirmeyen kadınlar. Kaldıkları yerleri cennete çeviren ama kıymetleri bilinmeyen, sevdikleri kadar sevilmeyen ve kapattıkları kapıya asla geri dönmeyen kadınlar. Neyi eksik yaşadıysanız, eminim ki fazlasıydı hakkınız. Dilerim tez zamanda kabul olur dualarınız…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺27,30

İlişkiler söz konusu olduğunda kadınlar ve erkekler birbirinden oldukça farklıdır. Özellikle de konu romantizm ve cinsellik olduğunda erkeklerin neden girişken, kadınlarınsa çekingen davrandığını anlamak için artık yorumlardan ziyade bilimsel gerçeklere ihtiyacımız var! Tüm cinsel ve sosyal davranışlarımızın, hatta fiziksel görünümümüzün bile minik üreme hücrelerimizin yaptıklarına bağlanabileceğini kim tahmin edebilirdi? 

Evet, Spermler Erkekten, Yumurtalar Kadından bilimsel bir kitap; ama erkeklerin bağlanmaya kadınlarınsa sekse temkinli yaklaşmalarının sebepleri, aldatmayla ilgili gerçekler, kıskançlıklarımızın ardındaki nedenler, cinsel ihtiyaçlar gibi konularda Quirk’ün sade bir dille aktardığı hakikatleri herkes rahatlıkla anlayabilir. 

Bu gerçeklere dayalı eğlenceli kitap, erkekler ve kadınlar arasındaki davranışları ve etkileşimleri gerçekten neyin yönlendirdiği konusuna mizahi bir bakış getiriyor!

“Quirk’ün muzip, kişisel tarzı sosyobiyoloji öğrenmeyi eğlenceli kılıyor! Şoke olmaya, hayrete düşmeye, neşelenmeye ve sonunda karşı cins üyelerini biraz daha bilgece değerlendirebilir hale gelmeye hazır olun.” 
-Steve M. Potter, Georgia Teknoloji Enstitüsü Biyomedikal Mühendislik Bölümü Profesörü


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺24,50

“Kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin”

Bütün dünya bir araya gelse ve sana geç kaldığını söylese bile, hayır, kalmadın!
Aksine, tam da yeniden başlaman gereken noktadasın.
Üstelik bazen öyle düşünmekten kendini alamasan da, hiçbir şey kaybetmedin.
Kaybettiklerin senden gitmesi gerekenlerdi…

Sen, seni daha da güzelleştirecek adımlarla yoluna devam edeceksin.
Kaybettiğin için üzüldüklerinin, aslında kurtulduğun yükler olduğunu göreceksin.
Mesele kaybetmekse, hayatta bu da var, kaybedeceksin; ama senden gidenlere üzülmeyeceksin, yerine daha iyilerini getireceksin.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺27,30

Sen bırak tutunmayı, dünya bizi sarmalar.

Kendimi yaşamaya değer görmediğim her şey benim bu hayattaki esaretimdir.

Mine çocukluk döneminde babasından şiddet görmüş, annesi tarafından terk edilmiş ve sonrasında yurtta büyütülmüştür. Geçmiş travmalarının ve acılarının üzerine kendisine kurduğu yeni hayatında internetten Yeşil Küpeli Kız takma ismiyle magazin haberleri yaparak milyonlarca takipçiye ulaşmıştır. Mine'nin şimdiki haber hedefi ise hızla yayılan müzik videosuyla bir gecede şöhrete kavuşan, genç kızların yeni sevgilisi Efe Duran'dır... 

Mine ve Efe’yi aynı çatı altında bir araya getiren No. 26, ikisi için de geri dönüşü olmayan bir değişimin başlangıcı olacaktır.

Bize hiçbir şeyi yaşamayı hak görmeyen herkese  bir çiçeğin bataklıktan da doğabileceğini göstereceğiz.

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

Hamur Tipi : 2. Hamur

Sayfa Sayısı : 480

Ebat : 13,5 x 21

İlk Baskı Yılı : 2021

Baskı Sayısı : 1. Basım

Dil : Türkçe

₺69,30

Sen bırak tutunmayı, dünya bizi sarmalar.

Kendimi yaşamaya değer görmediğim her şey benim bu hayattaki esaretimdir.

Mine çocukluk döneminde babasından şiddet görmüş, annesi tarafından terk edilmiş ve sonrasında yurtta büyütülmüştür. Geçmiş travmalarının ve acılarının üzerine kendisine kurduğu yeni hayatında internetten Yeşil Küpeli Kız takma ismiyle magazin haberleri yaparak milyonlarca takipçiye ulaşmıştır. Mine'nin şimdiki haber hedefi ise hızla yayılan müzik videosuyla bir gecede şöhrete kavuşan, genç kızların yeni sevgilisi Efe Duran'dır... 

Mine ve Efe’yi aynı çatı altında bir araya getiren No. 26, ikisi için de geri dönüşü olmayan bir değişimin başlangıcı olacaktır.

Bize hiçbir şeyi yaşamayı hak görmeyen herkese  bir çiçeğin bataklıktan da doğabileceğini göstereceğiz.

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

Hamur Tipi : 2. Hamur

Sayfa Sayısı : 480

Ebat : 13,5 x 21

İlk Baskı Yılı : 2021

Baskı Sayısı : 1. Basım

Dil : Türkçe

₺59,50

Geçmişten günümüze, yaşam öyküleriyle en çarpıcı kadınları onurlandıran bu resimlendirilmiş derleme, hem kadınlara hem de erkeklere ilham verecek. 

“Kışkırtıcı bir derleme… Pierpont’ın etkileyici kalemi, Thapp’in o kendine özgü ve harikulade dışavurumcu resim tekniğiyle bir araya gelince okuması son derece keyifli bir kitap ortaya çıkmış...

Cesur ve küstah... 

Tarih bilgisini geliştirmek isteyen herkesin okuması gerekiyor.”

Kirkus Reviews 

New York Times’ın çok satan yazarı Julia Pierpont ve ressam Manjit Thapp, Stylist tarafından 2018’de Okunması Gereken 20 Kitap’tan biri seçilen bu göz alıcı derlemede, okurlara kısa, dokunaklı ve şaşırtıcı biyografiler ile çarpıcı portreler sunuyor.

Aralarında Maya Angelou, Jane Austen, Marie Curie & Irène Joliot Curie, Amelia Earhart, Artemisia Gentileschi, Frida Kahlo, Billie Jean King, Toni Morrison, Michelle Obama, Eleanor Roosevelt, Margaret Sanger, Sappho, Nina Simone, Virginia Woolf ve Malala Yusufzay’ın da yer aldığı bu kadınların her biri gücün ve gelişimin birer göstergesi; her biri çığır açmış, cinsiyetçi engelleri aşmış ve tüm kalıpları kırmış olan kadınlar. 

Rasgele bir sayfa çevirip günlük ilham dozunuzu aldıktan sonra edindiğiniz bilgilerin verdiği kalıcı hazzın keyfini çıkarabilirsiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 15.5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺31,50

Kimileri için modern psikolojinin kurucusu sayılan Sigmund Freud’un yirminci yüzyıla damgasını vurmuş önemli düşünürlerden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bugün nöroloji ve psikoterapi alanlarındaki birçok yeniliği, ayrıca insan zihnini anlama ve rüya yorumlama tekniklerini kendisine borçluyuz. Günümüzde psikanaliz alanında yapılan birçok çalışmanın temelini Freud’un eserlerinde görmek mümkün. Alana en büyük katkılarından bir diğeri de Oedipus kompleksi, id-ego-süperego, bilinçdışı, savunma mekanizması, serbest çağrışım, dürtü, libido gibi bugün aklımıza kazınan popüler terimleri terminolojiye kazandırmış olmasıdır.

Daniel Smith’in kapsayıcı anlatımıyla kaleme aldığı Sigmund Freud Gibi Düşünmek’te başkalarının korktuğu sorunları çözmeye cesaret eden bir düşünürün, motivasyonu ve felsefesi sayesinde psikolojinin anlaşılması güç yanlarını açıklığa kavuşturarak gerçek bir bilime nasıl dönüştürdüğünü göreceksiniz. Yine bu kitap sayesinde başkalarının nevrozlarını çözmeye çalışırken kendi nevrozlarıyla mücadele eden, insan zihnine diğer herkesten daha iyi yaklaşabilen Sigmund Freud’un olağanüstü yaşamındaki dönüm noktalarını keşfedecek ve belki de onun gibi düşünmeye başlayacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺17,50

Duvarların yükü hâlâ üzerimizde ve Karantina hâlâ bir adım arkamızda...
Belki de kabullenmemiz gereken bir şey vardı bu hayatta. 

Karantina hayatın ta kendisiymiş; içinden çıkmak değil, içinde yaşamayı öğrenmek gerekirmiş. 
Öyleyse soruyorum sana: Hazır mısın? Sana bu zamana kadar hep o karantinadan nasıl kurtulduğumuzu anlattım, artık o karantinaya nasıl döndüğümüzü anlatmanın vakti geldi. 

Hazırsan başlayalım. Ben Zeynep. Zeynep Akay. 
Mahşerin Üç Atlısına dördüncü olmaya geldim…
Ve oldum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺59,50

"Mesele hiçbir zaman karantinadan kurtulmak degildi.
 Mesele karantinayı sevmekti."

Duvarların yükü hâlâ üzerimizde ve Karantina hâlâ bir adım arkamızda...
Belki de kabullenmemiz gereken bir şey vardı bu hayatta. 
Karantina hayatın ta kendisiymiş; içinden çıkmak değil, içinde yaşamayı öğrenmek gerekirmiş. 
Öyleyse soruyorum sana: Hazır mısın? Sana bu zamana kadar hep
o karantinadan nasıl kurtulduğumuzu anlattım, artık o karantinaya nasıl döndüğümüzü anlatmanın vakti geldi. 

Hazırsan başlayalım. Ben Zeynep. Zeynep Akay. 
Mahşerin Üç Atlısına dördüncü olmaya geldim…
Ve oldum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺59,50

Seni yanıma, tüm dünyayı karşıma almak istiyorum.

Hava soğuktu, rüzgâr acımasız. Burası bir kar küresiydi, biz de içindeki figürler. Gün gelecekti, birileri bu kar küresini eline alıp sallayacaktı. Kar yağıyor sanacaktık oysa altüst olacaktık... 

Eylül, kışın en soğuk günlerinden birinde kendisini Abant Gölü'nün yakınlarında ormanlık bir alanın içine kurulmuş Kar Küresi Psikolojik Destek Merkezinde bulduğunda başına geleceklerden habersizdi. Buraya yalnızca psikolojik destek almak için geldiğini sanan Eylül kendisini bambaşka bir sona doğru giderken bulacaktı. Önce Merih'le tanışacak, sonra Merih'te kendisini bulacaktı. "Biz buradayız," diyecekti Merih ona, "ve bunlar yaşanıyor." 

Bu hikâye Eylül'ün ve Merih'in altüst olmalarının hikâyesi… Birlikte dibe batmalarının ve ışıksız kalmalarının hikâyesi... Hiçbir gülümsemesi içten olmayan, gözü hep uzaklarda bir yerlere dalan, ne olduğunun bilinmezliğinde oradan oraya savrulan, kanatlarını göremediği için kendisini çirkin sanan tavus kuşlarının hikâyesi. Bu hikâye sizin hikâyeniz, bu satırları siz yazdınız... Eylül ve Merih'in kış masalının içinde üşümeye hazır mısınız? 

Bu doğan güneş var ya Eylül... İşte o bizim için doğmuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺59,50

Aşk görünmez bir düşmanmış boşa savaştığım.

Bir Yıldız’a tutuldu Cihan…

Gölgesinde demlendi, ışığında huzura kavuştu.

Gün geldi öfkesiyle kavruldu, gün geldi yokluğuyla yüreği buz tuttu.

Amansız bir karanlığın yörüngesinde kâh ona tutundu, kâh boşluğunda savruldu.

Karanlık bir gece hançer gibi delip geçti Cihan’ın mevsimlerini.

Umut, Yıldız’ını da alıp aşılmaz uzaklarda kayboldu.

Ve acı, zamana yenildi.

Zaman en acımasız düşmanken, acılarını unutturan en büyük ilaç oldu.

Ve karanlıkta kaybolmuş bir dua tekrar ışığı buldu:

İyiyim… İyiyiz… Biz hep iyi oluruz…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺49,00
1 2 3 >
Çerez Kullanımı