İndigo Yayınları Kitapları

İndigo Yayınlarına ait yeni ve çok satan kitapları inkilap kitabevi'nden satın alabilirsiniz. 94 yıldır kitap sektöründe sizlere hizmet veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. En çok satan ve yeni çıkan kitapların yanı sıra tüm kitapları sizlere ulaştırıyoruz. Kitap okurlarına en iyi hizmeti ve en ucuz fiyata sunuyoruz. İndirimli Kitap almak için doğru adrestesiniz. Kapıda ödeme imkanı ve kredi kartına vade farksız 6 taksit imkanı ile hızlıca kitap siparişi verebilirsiniz. %50'ye varan indirimlerle ucuz kitap siparişi vermek için en doğru adres olmaya devam ediyoruz.

Mahşerin Beşinci Atlısının Günlüğü - Defter
₺26,90
Bu kitap kendi kaderini çizmek isteyenlerin pusulasıdır. Kitabın kapağını kapattığında demir kapılar aralanacak. Kim bilir belki de kendi kaderini yazmak için kalemi artık ellerinde tutacaksın. Bu satırlarda mutlu olma adına elinden hiçbir şey gelmediğini düşünen ve kendini Marmara Denizi'nin serin sularına bırakmak üzere olan bir gencin kendi tırnaklarıyla kazıyarak dünyanın dört bir yanında peşinden koştuğu olağanüstü bir serüvene ve onun yaşadığı dönüşüme şahit olacaksınız. Farklı ülkelerin, hiç bilmediği şehirlerinde, bazen köhne pansiyon odalarında, bazen tren vagonlarında, bazense hiç tanımadığı insanların evinde yer yataklarında, her yalnız kaldığı anda, duygularını ve yaşadıklarını sıcağı sıcağına tam üç buçuk yıl boyunca yazan bir gencin gerçek dönüşüm hikâyesini okuyacaksınız. Farklı bedenlerin içine hapsolmuş kayıp ruhlar olarak, aslında hepimiz bir’iz ve bu hikâye sadece benim değil, hepimizin “Uyanış Yolculuğu” olacak. “Vücudumdaki her yeni yara izi mutlu edecek beni. Çünkü öğrendiklerimi hatırlayacağım. İleride ben konuşmayacağım; gözümden, yüzümden akacak yaşadıklarım. Elime bir fincan kahve alacağım; Mercan Denizi anlatacak, ben dinleyeceğim. Hint Okyanusu konuşacak, Myanmar’ın dağları bas bas bağıracak yaşadıklarımı. Ben susacağım. Dikiş tutmaz bir dünyanın yarasıyım. Önce kendimi, daha sonra diğerlerini iyileştireceğim bir Uyanış Yolculuğu’ndayım.”
₺76,90
Bebeğiniz sevgiyle uyusun, sağlıkla büyüsün diye… Uygulamalı uyku eğitimi Her ay için uyku saati tablosu Doğru bilinen yanlışlar Bebeğiniz uyumuyor mu? Gece sık uyanıyor, gündüz de kısa süreli uykular mı uyuyor? Artık uykusuzluk ve yorgunluktan sabrınızın tükendiğini ve çok yıprandığınızı mı düşünüyorsunuz? O halde gelin bu sorunlara birlikte çözüm bulalım. Bebeğinize onu ağlatmadan ve katı kurallar uygulamadan güvenle, sevgiyle uyumayı öğretin. Siz de gece boyu uykularınıza kavuşun… Bir psikolog ve uyku eğitmenianneden bebeğinizinuykularına dair merak ettiğiniz her şey…
₺23,90
İnsan gülü koparırken çiçeğin çektiği acıyı değil, dikenin verdiği sızıyı düşünür. Önce yaralar bırakıp sonra deliliği eleştirmek, bencil insanın lanetidir. Seyahatimiz bilinmeyenedir; toplumun dışına ve özgürlüğe aşina kıyılaradır. Vakit, bizi yoran, endişe veren, anlayamadığımız ve anlatamadığımız ama yine de takılıp kaldığımız tüm kafeslerden kaçmanın vaktidir.
₺33,90
2022 Numeroloji Ajandası’nın rehberliğinde her günü heyecan dolu 365 günlük yolculuğa var mısın?
₺52,90
Evrenin Matematiği Numeroloji Ajandası 2021
₺30,90
Gerçeklerin tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildiği bu cesur ve büyüleyici anlatıda Dr. Vincent Di Maio ve usta suç yazarı Ron Franscell bizleri morg kapılarının ardında geçen, hayret verici otopsilerin gerçekleştirildiği bir yolculuğa çıkarıyor. Kennedy suikastı zanlısı Lee Harvey Oswald’a mezarından çıkarılıp yapılan ikinci otopsi ve Trayvon Martin’in vurulmasıyla ilgili araştırma gibi dünyada ses getirmiş ölümlerde adli tabip olarak yer alan, yirmi beş binden fazla otopsi incelemiş, Amerika Birleşik Devletleri’nde başarısı ve müthiş sezgileriyle nam salan, dünyanın farklı yerlerindeki şüpheli ölüm vakaları için danışmanlık yapmış Dr. Vincent Di Maio’nun deneyimleri bu sır dolu alan üzerine okumak isteyenler için eşsiz bir kaynak niteliğinde.
₺44,90
Var olma nedenini keşfet! Japonların günlük yaşamda mutluluğu bulma felsefesine dayanan dünyaca ünlü motivasyon kitabı, şimdi genç okurlar için! Uluslararası çoksatan Ikigai’nin yazarları Héctor García ve Francesc Miralles, bu kitaplarında rotalarını genç okurlarına çeviriyor. Gençlerin hayat amaçlarını bulup keyif alacakları bir hayat kurmaları için onlara harika bir rehber sunuyor. Mutlu bir hayat sürme fırsatını elde etmek aslında şansa bağlı değil, Japonların ikigai felsefesini kullanarak bu yolda adımlar atabilecek herkesin elinde. Ikigaini keşfettiğinde zorluklarla karşılaşsan bile başarısızlıklardan korkmayacak, reddedilmeyi olumsuz karşılamayacak, sana inanacak kişiler bulacak ve karşına çıkan fırsatlardan yararlanacaksın. Bu kitapta hayat amaçlarının peşinden gitmiş dünyaca ünlü kişilerin de deneyimleri eşliğinde ikigaini bulma yolundaki tüm araçları edineceksin! Gençler İçin Ikigai’yi okuduğunda kendinin en iyi versiyonuna dönüşecek ve hayatına farklı bir perspektifle devam edeceksin…
₺28,90
“Daha renkli, daha lezzetli, daha İstanbul” dediler, “Yerim Seni İstanbul” kitap serisini yenilediler! ‘Bu toprakların en lezzetli hareketi’ Sonradan Gurmeler, “Daha renkli, daha lezzetli, daha fazla İstanbul” sloganıyla Yerim Seni İstanbul kitabının yeni versiyonunu yayınladı! Güncellenmiş ve genişletilmiş yeni baskıda kendi rekorlarını da geçerek İstanbul’un 258 lezzet noktasını kaleme aldılar. Mühendis, doktor, iletişimci, danışman, eczacı, bankacı vb. birçok meslek grubundan yemeyi ve keşfetmeyi seven insanların 2008 yılında başlattığı ve kendilerini Türkiye’nin en lezzetli hareketi olarak adlandıran, Sonradan Gurmeler ekibi, Temmuz 2016'da takipçileriyle buluşturdukları ve çok sevilen kitapları ‘Yerim Seni İstanbul‘un güncellenmiş ve genişletilmiş yeni baskısıyla yeniden karşımızda! Bir önceki baskıya göre birçok mekanın elendiği, yerlerine keşfedilmeyi bekleyen yeni mekanların eklendiği kitapta Sonradan Gurmeler, kendi rekorlarını da geçerek 258 mekanı bir araya getirdiler ve İstanbul’un en geniş lezzet rehberi: Yerim Seni İstanbul’u hazırladılar. Şehri karış karış, semt semt gezerek 258 mekanı meraklısı için inceleyen Sonradan Gurmeler, İstanbul’un gastronomi mirasını keşfetmek isteyen herkesi hedefliyor. “Büyülü şehrin en mütevazı ve en lezzetli duraklarını derledik! Haydi durmayın, çıkın sokaklara, daha renkli, daha lezzetli, daha fazla İstanbul sizi bekliyor!” sloganıyla hazırlanan yeni kitap, mekanların hikayeleri, özel lezzetleri, adres ve telefon bilgileri ile sizleri lezzetli bir yolculuğa davet ediyor. Yolculuğunuz esnasında Mısır Çarşısı’nda Pandeli’nin enfes patlıcanlı böreğini tadarken, Sirkeci’nin meşhur lokantalar sokağı Hocapaşa’daki Kasap Osman’da İstanbul’un efsane dönerlerinden birini yiyebilir, Kadıköy Baylan’da nefis Kup Griye’nin güzelliğine kapılırken, Kandilli “Suna’nın Yerinde” çıtır levreğinizi yiyip, büyülü şehrin Boğaz’ına dalabilirsiniz. Yerim Seni İstanbul’un 10 senelik bir emek ve özverinin eseri olduğunu belirten Sonradan Gurmeler Kurucu Üyesi ve Marka Mühendisi Ömürden Sezgin, “ İstanbul 5 duyuya da güçlü bir şekilde hitap eden dünyanın bir marka kenti. Biz bu 5 duyudan “tatmaya” odaklandık ve bu projede, bu şehrin arka sokak lezzetlerini, özel mekanlarını tek tek gezdik, esnafımızla sohbet ettik, hikayelerini dinledik ve bu renkli kitapta bir araya getirdik. Bize kapılarını açan esnafımıza, tavsiye yazıları ve sürekli destekleri ile sektörün duayen isimlerine çok teşekkür ediyoruz“ dedi. Sezgin, “ Bundan sonraki hayalimiz bu kitabı İngilizceye çevirip İstanbul’un marka lezzetlerini dünyayla buluşturmak. Sonrasında da amacımız ; “Yerim Seni Anadolu“ kitabıyla tüm Türkiye’nin lezzetlerini bir kitapta derlemek” diye konuştu. Ömürden Sezgin, Aslı G. Şat Sezgin, Ece Er, Varlık Sezgin, Gökçe Ersoy ve Bilal Özerol’un kaleme aldığı kitap kent kaşifleri için muhteşem bir kaynak. İndigo yayınevinden çıkan Yerim Seni İstanbul seçkin kitapçılarda ve online satış sitelerinde okuyucularını bekliyor. Tükenmeden alın, soğumadan yiyin!
₺23,90
Doğduğu günden beri ailesinin son derece korumacı ve baskıcı tutumuyla yetiştirilen Efsan Erez, doğum gününde en sevdiği grubun konserine gitmek üzere kardeşiyle beraber gizlice evden çıkar. Masum bir istekle başlayan bu çıkış, Efsan’ın kendini küçük dünyasından tamamen farklı bir evrende bulmasıyla sonuçlanır. Krallıklar tarafından yönetilen topraklarda yaşayan tehlikeli yaratıkların ve büyü kullanabilen ırkların hüküm sürdüğü evrende biçare ve kimsesiz kalır. Artık o, olmaması gereken bir yerde, olmaması gereken kişidir. Yabancıların hoş karşılanmadığı bu karanlık şehirde tanımadığı kişilerin yardımına muhtaç olmasıyla, sonun başlangıcı için zaman akmaya başlayacaktır. Bir yandan eve dönüş yolunu ararken, diğer yandan hayatta kalabilmek için kimliğini gizleyerek tehlikeli seçimler yapmak zorunda kalır; fakat bu girişimleri, yakalanmaması gereken en önemli kişinin, Alaz Şahzade’nin dikkatini çeker. Artık olmaması gereken yer, bu karanlık şehir değil, yanında dahi durmaması gereken bu adamın geceden daha siyah harelerinin içidir. Canını kurtarmak için kaçarak ailesine geri dönmeye çalışan Efsan karanlık şehirden kaçabilecek midir ya da tan vaktini bile görebilecek midir, belli değildir. Üstelik ne kadar engel olmak isterse istesin kalbi de yavaş yavaş Alaz Şahzade için çarpmaya başlarken… Güçlü bir duruşu vardı, aynı zamanda karanlıktı da ve karanlık kötüydü. Karanlık bilinmezlik demekti, karanlık boşluktu ve... Ben karanlığı sevmezdim.
₺76,90
Doğduğu günden beri ailesinin son derece korumacı ve baskıcı tutumuyla yetiştirilen Efsan Erez, doğum gününde en sevdiği grubun konserine gitmek üzere kardeşiyle beraber gizlice evden çıkar. Masum bir istekle başlayan bu çıkış, Efsan’ın kendini küçük dünyasından tamamen farklı bir evrende bulmasıyla sonuçlanır. Krallıklar tarafından yönetilen topraklarda yaşayan tehlikeli yaratıkların ve büyü kullanabilen ırkların hüküm sürdüğü evrende biçare ve kimsesiz kalır. Artık o, olmaması gereken bir yerde, olmaması gereken kişidir. Yabancıların hoş karşılanmadığı bu karanlık şehirde tanımadığı kişilerin yardımına muhtaç olmasıyla, sonun başlangıcı için zaman akmaya başlayacaktır. Bir yandan eve dönüş yolunu ararken, diğer yandan hayatta kalabilmek için kimliğini gizleyerek tehlikeli seçimler yapmak zorunda kalır; fakat bu girişimleri, yakalanmaması gereken en önemli kişinin, Alaz Şahzade’nin dikkatini çeker. Artık olmaması gereken yer, bu karanlık şehir değil, yanında dahi durmaması gereken bu adamın geceden daha siyah harelerinin içidir. Canını kurtarmak için kaçarak ailesine geri dönmeye çalışan Efsan karanlık şehirden kaçabilecek midir ya da tan vaktini bile görebilecek midir, belli değildir. Üstelik ne kadar engel olmak isterse istesin kalbi de yavaş yavaş Alaz Şahzade için çarpmaya başlarken… Güçlü bir duruşu vardı, aynı zamanda karanlıktı da ve karanlık kötüydü. Karanlık bilinmezlik demekti, karanlık boşluktu ve... Ben karanlığı sevmezdim.
₺66,90
Safir Mila Safkan, henüz çok küçükken hayatının taşlarını yerinden oynatan bir olay yaşar ve kendini ansızın bir yetimhanenin soğuk duvarları arasında kimsesiz bulur. Sahip olduğu şeyler, her ne yaşarsa yaşasın iyi kalan kalbi ve tutkuyla bağlı olduğu dansıdır. Kalbi yalnızca bir tek şey için, bale için çarpar. Ta ki ikincisini bulana kadar: Hazer Han'ı. Katılacağı müzikali kazanma hedefiyle, kendisini seçen bu adamın gözetimi altında dans etmeye, bir kelebek gibi kanat çırpmaya başlar. Fakat elde ettiği tüm bu başarıların yanında ona başka bir hediye kılınmıştır: aşk. Kendi kalbi kadar hassas ve nazik bir kalp Mila'ya yaklaştığında, bu zamana kadarki tüm önyargıları yavaşça yerle bir olur ve tüy kadar nahif bir aşk bedeninde dans eder.
₺76,90
Safir Mila Safkan, henüz çok küçükken hayatının taşlarını yerinden oynatan bir olay yaşar ve kendini ansızın bir yetimhanenin soğuk duvarları arasında kimsesiz bulur. Sahip olduğu şeyler, her ne yaşarsa yaşasın iyi kalan kalbi ve tutkuyla bağlı olduğu dansıdır. Kalbi yalnızca bir tek şey için, bale için çarpar. Ta ki ikincisini bulana kadar: Hazer Han'ı. Katılacağı müzikali kazanma hedefiyle, kendisini seçen bu adamın gözetimi altında dans etmeye, bir kelebek gibi kanat çırpmaya başlar. Fakat elde ettiği tüm bu başarıların yanında ona başka bir hediye kılınmıştır: aşk. Kendi kalbi kadar hassas ve nazik bir kalp Mila'ya yaklaştığında, bu zamana kadarki tüm önyargıları yavaşça yerle bir olur ve tüy kadar nahif bir aşk bedeninde dans eder.
₺66,90
Kusursuz, Yeni Bir Dünya İnşası On yedi yaşındaki kızlar normalde ne yapar? Okula gider, arkadaş gruplarında eğlenceli vakit geçirir, sevdiği dizileri takip eder… Ama Ryn Whitaker için hiçbir şey bu kadar sıradan değildir… Ryn bir korumadır. Bir asker. Bir yalancı… Yalancı çünkü ailesinden habersiz gizli bir amaç için özel olarak seçilip olağanüstü yetenekler kazandırılan gizemli yapının önemli bir parçasıdır… Evrenler arası zaman ve mekân kırılmalarının yaşandığı çatlaklarda görev alan Ryn’ın kutsal görevi ise alternatif dünyalara açılan bu geçitlerden yanlış evrenlere geçişi engellemektir. Bununla beraber bir gün karşısına çatlakta Ezra’nın çıkmasıyla her şey değişir ve Ryn kendini büyük bir aşkın çıkmazında bulur. Bu görevden kaçmanın ve esaretten kurtulmanın bir yolunu bulmaları gerekmektedir artık. Sistemi yıkmak, çatlaktan sızıp kendi özgürlüklerine koşmak isterler ama aşkın gücünden başka tutunacak hiçbir şeyleri yoktur… “Heyecanı yüksek, hayli duygusal bir ilk kitap. Foster’ın üçlemesinin ilk kitabı, Pierce Brown’un Kızıl Yükseliş veya Veronica Roth’un Uyumsuz serilerini sevenler için yepyeni bir üçleme. ” Library Journal “Çatlak İsyanı kesinlikle bağımlılık yapıyor, çok sevdim. Kelimeleri sizi kitaba perçinliyor ve sayfaları çevirirken nelerle karşılaşacağınız sizi inanılmaz heyecanlandırıyor. İyi karakterlere de kötülere de âşık oldum. Tamamen gerçekler. Şiddetle tavsiye ediyorum ve devam kitabını sabırsızlıkla bekleyeceğim. ” James Dashner
₺52,90
Bu Kasabadaki Herkesin Gizleyecek Bir Şeyi Var En yakın arkadaşın, en korkunç kâbusuna dönüşürse… Leah Stevens bir zamanlar çok meşhur bir muhabirken, gazetedeki işini ve mesleki itibarını sonsuza dek kaybettikten sonra çaresizce hayata yeniden başlamak zorunda kalır. Beklemediği bir anda eski ev arkadaşı Emmy Grey’le bir araya geldiğindeyse aradığı kurtuluş fırsatını bulduğunu düşünür. Leah ve Emmy temiz bir sayfa açma umuduyla küçük bir kasabaya yerleşirler. Ancak bir hafta içinde, tıpkı Leah’ya benzeyen bir kadın yakınlarda bir yerde ölüme terk edilmiş halde bulunur ve Emmy de bu esnada sırra kadem basar. Leah paylaştıkları evde cevaplar ararken Emmy Grey hakkında ne kadar az şey bildiğini fark eder; bununla beraber yerel polis, Emmy’nin izini bulmaya çalışırken Leah’nın güvenilirliğini ve işlenen suçtaki muhtemel rolünü sorgulamaya başlar. Leah adını temize çıkarmak için tek bir yol olduğunu bilmektedir: Emmy Grey’i bulmak. Peki ya Emmy Grey adında biri hiçbir zaman var olmamışsa?
₺33,90
“Öylece sustular, susarken uykuya gitti bedenleri… Gaz lambasında gaz bitmiş, ışık sönmüş, fitilden odaya yükselen zift karası dumanın kokusu sarmıştı odayı. Sonra o da gitti… Sadece kalan sessizlik ve imkânsız düşüncelerdi… Oysa papatyanın saflığında yaşıyorlardı sevdalarını… Bir çaresi, bir çıkış yolu olmalıydı, Umudu varsa insanın... İmkânsız gelen her sevdada O kilide anahtar olacak bir çıkış mutlaka bulunacaktı... Bulunmalıydı da…”
₺30,90
“Sevgilim, o kadar gece ki neredeyse sabah...” Tehlikeli sular; Ancak sen yüzmeyi bilmiyorsun. Seni var eden her şeye sırtını dönüyorsun. Gece daha vahşi, güneş daha ölü şimdi... Hazan Yakut Demirkıran için hayat bir örüntüden ibarettir. Henüz küçük bir çocukken ayırdına vardığı ve teninde izlerini taşıdığı reddediliş onu tek kurtuluşu olan müziğe iter. Babasının kaybının ardından da hayatın onu annesi gibi bir kenara attığına emindir artık. Hayat tüm acımasız yüzlerini teker teker gösterirken Hazan, ruhunun el değmemiş çorak topraklarına adım atacak güneş saçlı çocuktan bihaberdir. Hazar Nikolai Baranov kaderinin henüz doğmadan çizildiğini bilerek içine doğduğu köklü Rus örgütünde büyümüş ve tek bir kaideye bağlı olarak yaşamıştır: Kan bağı her şeyden üstün gelir. Bu yüzden gördüğü en yalnız gözlere sahip alev saçlı kızla tanıştığında terazisi tehlikeli bir şekilde sallanmaya başlar. Zira kız beraberinde ikisinin de geleceğini tehlikeye atan bir sır taşıyordur. Ve içine düştükleri çıkmazda hayatları kadar kalplerini de birbirlerinden korumaları gerekiyordur. Çünkü bir Baranov daima kazanır. Sonunda her şeyini kaybedeceğini bilse bile…
₺68,90
Ne mutlu başlayan bir masalın kahramanlarıydılar ne de hikâyeleri mutlu sonla bitti… Onları bir araya getiren acı kavşakta umutsuzlukla tanıştılar. Çaresizliğin hapsinde, tutkunun kollarında, zamanın hiçliğinde… Aşk her şeye değer…
₺48,90
"Burada güller, aşkı değil ihaneti simgeler.” Sirius Halkı! Atalarımın yüzyıllar önce kurmuş olduğu Sirius İmparatorluğu’nun başına geçtiğim ilk günden itibaren bu ülkeyi onurumla yönetiyorum. Refah ve huzur içinde olan ülkemiz, tanrıların çocuklarımızı lanetlemesiyle birlikte yıllardır bir kâbus yaşıyor. Çocuklarımızı bu lanetten kurtarmak ve ülkemizi tekrar huzura kavuşturabilmek için verdiğimiz mücadelede imparatorluğumuzun tek vârisi ve prensesi olan kızım, Victoria Sirius, kaçırıldı. Alexander Brown, vârisimizi geri getirmek için yaptığı çalışmalar sırasında kendilerine Hamal Birliği adı veren bir örgütün izlerine rastladı. Kızımı kaçıran bu örgüt, sizlerin çocuklarını da kaçırmakla kalmayıp lanetlerini kullanmaları için beyinlerini yıkayarak kendi çocuklarımızı ülkemiz için bir tehdit olarak kullanmak istiyor. Bu yaptıklarıyla imparatorluğumuza savaş açmış kabul edilen Hamal Birliği’ne ve siz değerli halkıma sesleniyorum. Ülkemizin tek vârisi ve prensesi olan kızım Victoria Sirius’un en yakın zamanda saraya teslim edilmesini emrediyorum! Emirlerime karşı gelen ve lanetini kullanmaya çalışan her kim olursa olsun, yaşına ve nereden geldiğine bakılmaksızın, derhal idam edilecektir! "Ben bugüne kadar sadece seninle olan anılarıma tutunarak hayatta kaldım. Seninle kurduğum hayallere inanarak ölülerden oluşan bir adada silbaştan bir hayat yarattım! Sen olmadan bile bu kadar şey başarmışken sen yanımdayken nasıl kaybedebilirim?”
₺68,90
Miraç Çağrı Aktaş Seti - 7 Kitap Takım
₺234,90
Karlı bir ormanın tam ortasında tanıdım seni. Orman acımasızdı. Orman ıssızdı. Orman soğuktu. Sen ise bir kar tanesi gibi eşsizdin. Bir kar tanesi gibi erimeye mahkûmdun Eylül… Günler geçti, kış dindi… Güneş açtı, orman ısındı. Ve sen kar tanesi… Günün birinde milyonlarca kar tanesi gibi eridin… ve ben seni kurtaramadım. Eylül ve Merih’in Kar Küresi’nde başlayan maceraları serinin ikinci kitabı Kar Tanesi’yle kaldığı yerden devam ediyor. Bu sefer okuyanları çok daha soğuk, çok daha karanlık bir hikâye bekliyor. Eylül ve Merih’in hikâyesinde üşümeye ve onların kendilerini bulma yolculuğuna eşlik etmeye hazır mısınız? Merih, ismini “kırmızı gezegen” olarak bilinen, alev alev yanan Merih’ten alıyordu. Ben ise ona göre bir kar tanesiydim. Yanında erimeye mahkûm gibiydim... Bırak da senin yanın benim cennetim olarak kalsın, cehennemi tek başıma yaşıyorum zaten.
₺68,90
“Ama hep aynı noktaya dönüyorsun. Çocukluğuna. Senin affetmediğin değil, seni hiç affetmeyen çocukluğuna.” Sokak Nöbetçileri’nin arasına ajan olarak gönderilen Helin Aktan, karşısında bir aile bulmuştur ve o ailenin de bir ferdi olmak üzeredir fakat kendisini bir köprünün ortasında hissetmeye başlamıştır. Köprünün bir tarafında merhameti, sevgisi ve kurtuluşu vardır; diğer tarafında ise geçmişi, korkuları ve gerçek ailesi. O köprünün ortasında durmaya devam ederken sırlar yavaş yavaş açığa çıkmaya başlamış, hiç kimsenin göründüğü gibi olmadığını da fark etmiştir. Koza ve Sokak Nöbetçileri’nin arasındaki soğuk savaş sadece Helin’in mağlup olduğu bir savaşa dönüşecektir çünkü bağlılığın yıkıcı hissini de tadacaktır. Mutlu Sarca, nasıl kıyametlerin içinde olursam olayım hayata sıkı sıkı bağlanan neşeli tarafımdı. Işık Sarca, en büyük depremleri yaşadıktan sonra hayattan vazgeçen tarafımdı. Lâl Sarca, ruhen sırtına kırbaçlar yediği halde yürümeye devam eden hırçın ve yaralı tarafımdı. Bartu Sarca, daima yalnız kalacağına inanan ve elinde vicdanından başka hiçbir duyguyu barındırmayan kimsesiz tarafımdı. Yankı Sarca, umudumu ve yolumu bulduğum ama hiçbir zaman aynaya baktığımda olamayacağım, kaybolmuş tarafımdı. Koza, izlerimle ve çocukluğumla zorla itildiğim karanlık tarafımdı. Onlar Sokak Nöbetçileri’ydi; hepsinde kendimden bir parça vardı.
₺87,90
“Ama hep aynı noktaya dönüyorsun. Çocukluğuna. Senin affetmediğin değil, seni hiç affetmeyen çocukluğuna.” Sokak Nöbetçileri’nin arasına ajan olarak gönderilen Helin Aktan, karşısında bir aile bulmuştur ve o ailenin de bir ferdi olmak üzeredir fakat kendisini bir köprünün ortasında hissetmeye başlamıştır. Köprünün bir tarafında merhameti, sevgisi ve kurtuluşu vardır; diğer tarafında ise geçmişi, korkuları ve gerçek ailesi. O köprünün ortasında durmaya devam ederken sırlar yavaş yavaş açığa çıkmaya başlamış, hiç kimsenin göründüğü gibi olmadığını da fark etmiştir. Koza ve Sokak Nöbetçileri’nin arasındaki soğuk savaş sadece Helin’in mağlup olduğu bir savaşa dönüşecektir çünkü bağlılığın yıkıcı hissini de tadacaktır. Mutlu Sarca, nasıl kıyametlerin içinde olursam olayım hayata sıkı sıkı bağlanan neşeli tarafımdı. Işık Sarca, en büyük depremleri yaşadıktan sonra hayattan vazgeçen tarafımdı. Lâl Sarca, ruhen sırtına kırbaçlar yediği halde yürümeye devam eden hırçın ve yaralı tarafımdı. Bartu Sarca, daima yalnız kalacağına inanan ve elinde vicdanından başka hiçbir duyguyu barındırmayan kimsesiz tarafımdı. Yankı Sarca, umudumu ve yolumu bulduğum ama hiçbir zaman aynaya baktığımda olamayacağım, kaybolmuş tarafımdı. Koza, izlerimle ve çocukluğumla zorla itildiğim karanlık tarafımdı. Onlar Sokak Nöbetçileri’ydi; hepsinde kendimden bir parça vardı.
₺76,90
Yüz sene sonra kendini nerede görüyorsun? Bir Kürekçinin Hikâyesi En zoru da ne bilir misin? Sen vefat ettikten sonra sevdiklerin senin şahsi odanın kapısını aralamak zorunda kalacaklar. Özel eşyalarını karıştıracaklar. Oda hatıralarla dolu, yaşanmışlıklarla dolu... Kederlere şahit olmuş. Kahkahalarına eşlik etmiş dört duvar. Ama yine de eşyalarını ortadan kaldırmalılar... Sana ait mont, özel günlerde giydiğin ayakkabın, kolyelerin, üzerinde notların olan kitapların, kış aylarının dostu kahve kupan... Artık bunlar, kendilerine başka bir sahip bulacak. Biraz da onları oyalayacak. Yakınların eşyalarını almak istemiyor. Seni hatırlatacak şeylerin acısından kurtulmak için eşyalarını başkalarına veriyorlar. Artık ayakkabının içinde başkasının ayağı var evlat. Montun bambaşka birisini ısıtıyor. Bilekliğin tanımadığın birisine sarılıyor. Eldivenin hiç tanımadığın birinin elini tutuyor... Bugün doğan kundaktaki bebek dahi büyüyüp iki metrekarelik evine yerleşecek. Kaçış yok! İstisna yok! İstisna olacağını iddia eden dahi yok!
₺25,90
NBC NEW AMSTERDAM DİZİSİNE İLHAM OLAN KİTAP Bellevue Hastanesi’nde Yaşam ve Ölüm Tuhaf. Asla teşhis kategorisi olarak görülmeyen şey: sevgi noksanlığı. Kendini sırt ağrısı olarak gösteren istismar. Kronik, açıklanamayan ağrı kılığına girmiş ihmal. Bahsettiğim duygusal derinliği anlamak için sanatçılara başvurmak gerek. New York şehrinin köklü Bellevue Hastanesi türlü hastalıklarla boğuşan sıradan insanlar kadar azılı mahkûmları, yerli ve yabancı diplomatları, bağımlıları, göçmenleri ve evsizleri de kabul etmektedir. Bir günün bile sakin geçmediği bu hastanenin servisleri birbirinden farklı olaylarla; zenginlerin, fakirlerin, suçluların, talihsiz yazgıyla hayatları altüst olmuş masumların ve kayıp insanların hikâyeleriyle dolup taşar. Tıbbi direktör Eric Manheimer ise her gün bir yandan başkalarının hayatlarını kurtarmak için mücadele ederken, bir yandan da kendi kanserine karşı savaş verir. New Amsterdam dizisine de ilham olan On İki Hasta yalnızca hastanedeki deneyimlere odaklanmıyor; aynı zamanda dünyadaki adaletsizliğe, sosyal sorunlara, teröre, gıda endüstrisine ve sefalet içindeki yaşamlara da ayna tutuyor… "Büyüleyici... Modern tıbbın hayatın acımasızlıklarıyla karşı karşıya geldiği, insani ve yürek burkan hikâyeler." Kirkus Reviews
₺59,90
Stefan Zweig’ın 1920’de kaleme aldığı ve bir kadının duyguları üzerine yazdığı, en etkili hikâyelerinden biri olan Korku, burjuva yaşamın kapılarından girerek kadın erkek ilişkilerini dramatik bir dille anlatıyor okurlara. Korkunun insan ruhunu adım adım ele geçirdiği hikâyede; utanç duygusu, suçluluk ve öfkeyle dolup taşan bir kadının dünyası, en can alıcı noktalarıyla gözler önüne seriliyor. Varoluşun sorgulanması, kadın erkek ilişkilerinin içyüzü ve toplumsal baskıların insanları nasıl değiştirdiği Stefan Zweig’ın gerçekçi ve detaycı üslubuyla Korku hikâyesinde ele alınıyor.
₺10,90
Amok Koşucusu ikilemlerin hikâyesidir, vicdanıyla aklı arasında kalanların hikâyesi… Aynı zamanda bir delilik hali... Hint Adaları’nda doktorluk yapan adama günün birinde zengin bir kadın gelir, çaresizce doktordan yardım ister, fakat doktor onu reddeder. Kadının zenginliği ve tavırları onu öfkelendirir. Fakat sonrasında, bir insanın hayatını hiçe saydığını düşünen doktor, kadına yardım etmediği için pişman olur ve koşmaya başlar, halk arasında Amok diye bilinen ölümcül delilik halinin pençesine düşmüştür. Önüne gelen her şeyi yok ederek koşar ve en sonunda kendisi de yok olur.
₺10,90
Olağanüstü Bir Gece, sıradan ve tasasız bir hayat yaşarken ailesinden kalan mirasla bir anda varoluşunu temelden sorgulayan bir adamın hikâyesi… Hayata karşı duyarsızlaşan, duygularını yitiren ve hissetmeyi unutan bir adamın sadece bir gecede ruhunun derinliklerinden gelen ve toplumun çizgisinden çıkmasına neden olan bir sorgulama… İnsan olmanın ne olduğu, tutkunun ve en dibe vurmanın yoğunluğu Stefan Zweig’ın derinden düşündüren bu eserinde okurlarla buluşuyor. Hayatını sorgulayarak ruhsal bir dönüşüme giden sıradan bir adamın yaşadığı olağanüstü bir gecesi…
₺10,90

Kırık  aynanın ayrılmış parçalarında birlikteydik. Birlikte ve paramparçaydık.

“Gözlerinizi açtığınızda yıkılmış bir evde uyanacaksınız. Tek çıkış yolunuz yerin altında. Kendinizi bulduğunuz çıkış noktası her bir yanı kameralarla çevrili, her yeri izlenen bir platonun içinde. Tek amacınız ise alandaki ipuçlarını takip edip evleri bulmak. Tüm yarışmacılar evleri bulduğu an kazanan belirlenmiş olacak. Öyleyse, sizi kaybetmemizi ister misiniz?”

Kumru, Uraz, Nisan, Eren ve Bulut… Farklı hayalleri olan ve birbirine yabancı beş genç… Enkaz Altındakiler isimli sıradışı bir televizyon yarışmasına başvurarak inanılmaz bir deneyime adım atarlar. Ancak ortaya çıkan beklenmedik gelişmelerle hayatları derinden sarsılacak ve unutamayacakları bir yolculuğa çıkacaklardır…

"Ben Kumru Sonat; buraya benim, senin, bizim, enkaz altındakilerin hikâyesini anlatmaya geldim. 

Sen de enkaz altındasın, farkında değil misin?"


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺76,90

Kırık aynanın ayrılmış parçalarında birlikteydik. Birlikte ve paramparçaydık.

“Gözlerinizi açtığınızda yıkılmış bir evde uyanacaksınız. Tek çıkış yolunuz yerin altında. Kendinizi bulduğunuz çıkış noktası her bir yanı kameralarla çevrili, her yeri izlenen bir platonun içinde. Tek amacınız ise alandaki ipuçlarını takip edip evleri bulmak. Tüm yarışmacılar evleri bulduğu an kazanan belirlenmiş olacak. Öyleyse, sizi kaybetmemizi ister misiniz?”

Kumru, Uraz, Nisan, Eren ve Bulut… Farklı hayalleri olan ve birbirine yabancı beş genç… Enkaz Altındakiler isimli sıradışı bir televizyon yarışmasına başvurarak inanılmaz bir deneyime adım atarlar. Ancak ortaya çıkan beklenmedik gelişmelerle hayatları derinden sarsılacak ve unutamayacakları bir yolculuğa çıkacaklardır…

"Ben Kumru Sonat; buraya benim, senin, bizim, enkaz altındakilerin hikâyesini anlatmaya geldim. Sen de enkaz altındasın, farkında değil misin?"


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺45,50

“Burada güller, aşkı değil ihaneti simgeler.”

Sirius Halkı!

Atalarımın yüzyıllar önce kurmuş olduğu Sirius İmparatorluğu’nun başına geçtiğim ilk günden itibaren bu ülkeyi onurumla yönetiyorum. Refah ve huzur içinde olan ülkemiz, tanrıların çocuklarımızı lanetlemesiyle birlikte yıllardır bir kâbus yaşıyor.

Çocuklarımızı bu lanetten kurtarmak ve ülkemizi tekrar huzura kavuşturabilmek için verdiğimiz mücadelede imparatorluğumuzun tek vârisi ve prensesi olan kızım, Victoria Sirius, kaçırıldı.

Alexander Brown, vârisimizi geri getirmek için yaptığı çalışmalar sırasında kendilerine Hamal Birliği adı veren bir örgütün izlerine rastladı. Kızımı kaçıran bu örgüt, sizlerin çocuklarını da kaçırmakla kalmayıp lanetlerini kullanmaları için beyinlerini yıkayarak kendi çocuklarımızı ülkemiz için bir tehdit olarak kullanmak istiyor.

Bu yaptıklarıyla imparatorluğumuza savaş açmış kabul edilen Hamal Birliği’ne ve siz değerli halkıma sesleniyorum. Ülkemizin tek vârisi ve prensesi olan kızım Victoria Sirius’un en yakın zamanda saraya teslim edilmesini emrediyorum! Emirlerime karşı gelen ve lanetini kullanmaya çalışan her kim olursa olsun, yaşına ve nereden geldiğine bakılmaksızın, derhal idam edilecektir! 

“Ben bugüne kadar sadece seninle olan anılarıma tutunarak hayatta kaldım. Seninle kurduğum hayallere inanarak ölülerden oluşan bir adada silbaştan bir hayat yarattım! Sen olmadan bile bu kadar şey başarmışken sen yanımdayken nasıl kaybedebilirim?”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺52,50

"Kalbine elini uzat, tutunup kalkmak için seni bekliyor."

Karlı bir ormanın tam ortasında tanıdım seni. Orman acımasızdı. Orman ıssızdı. Orman soğuktu. Sen ise bir kar tanesi gibi eşsizdin.  Bir kar tanesi gibi erimeye mahkûmdun Eylül… Günler geçti, kış dindi… Güneş açtı, orman ısındı. Ve sen kar tanesi… Günün birinde milyonlarca kar tanesi gibi eridin… ve ben seni kurtaramadım.

Eylül ve Merih’in Kar Küresi’nde başlayan maceraları serinin ikinci kitabı Kar Tanesi’yle kaldığı yerden devam ediyor. Bu sefer okuyanları çok daha soğuk, çok daha karanlık bir hikâye bekliyor. 
Eylül ve Merih’in hikâyesinde üşümeye ve onların kendilerini bulma yolculuğuna eşlik etmeye hazır mısınız?

Merih, ismini “kırmızı gezegen” olarak bilinen, alev alev yanan Merih’ten alıyordu. Ben ise ona göre bir kar tanesiydim.
Yanında erimeye mahkûm gibiydim...
Bırak da senin yanın benim cennetim olarak kalsın, cehennemi tek başıma yaşıyorum zaten.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺49,00

“Daha fazlası” diye dayatan sistemden özgürleşmeye niyeti olanlara...

Meltem yeniden sordu: “Parayla aranızı bozacak ne yapmış olabilirsiniz? Mesela hiç kimseden izinsiz bir şey aldınız mı? Bir şeyler çaldınız mı?” Kalp atışlarım hızlandı; yani evet, çocukken arkadaşlarımla birlikte komşunun bahçesinden erik, elma aşırdığımız ya da annemden izinsiz defalarca şekerlikten şeker, çikolata almışlığım olmuştu. Meltem devam etti: “Bütün çocuklar yapar, düşünün, bir yerde kendinizi suçladığınız bir olay olabilir, kendinize hatırlama izni verin.”
Kalbim artık deli gibi çarpmaya başlamıştı. Neler oluyor demeden, sahne gözlerimin önüne geldi!
İlkokul ikinci sınıftaydım…

Kişisel zaman çizgimizde hepimizin parayla ilişkimize yön veren anıları ve göç, savaş, kıtlık deneyimi yaşamış atalarından gelen aktarımları var. “Borçlan” diye haykıran ekonomik sistem de bunlara eklenince parayla ilişkimiz hayli sancılı… 

Onu hem istiyor hem de ona çok kızıyoruz. 

İnsanlık tarihinin en önemli sembollerinden biri olan para bir enerjidir ve aslında o bize bir şey yapmaz. 

Para, varlığı ya da yokluğuyla bizde olanı ortaya çıkarır. İrademizi kullanma biçimimizi, hayata bakış açımızı, güçle olan ilişkimizi, iktidar olma isteğimizi, başkalarından beklentilerimizi, kendimize bakışımızı, ilahi sistemle olan bağımızı, hayata meydan okuma isteğimizi hatta ölüm korkumuzu aynalar. Paraya yön verebilmek bereket enerjisinin artmasının ilk şartıdır. 

Meltem Reyhan’ın sekiz yıldır sürdürdüğü Para ve Paha ile Barış Atölyeleri’nin bir özeti olan bu kitap, parayla ilişkini fark etmen ve dönüştürmen için örnek hikâyeler, ritüeller, ödevler ve alıştırmalar sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺30,80

“Sen sadece yıldızların laneti değilsin, sen bir kara deliksin.”

Yetmiş iki yıl önce Sirius halkının imparatorluğa isyan ettiği gece, insanlar gökyüzünde tek bir yıldız bile görememiştir. Tanrıların kendilerini terk ederek lanetlediğinden endişelenen halk, her yıl bu olayın yaşandığı günde özel güçlere sahip çocukların dünyaya geldiğine tanık olur. Yıldızların lanetiyle doğan bu çocuklar halk tarafından katledilirken imparatorluk çocukları iyileştireceğine dair bir söz verir.

Sirius İmparatorluğu’nun tek vârisi ve prensesi olan Victoria Sirius da diğer lanetli çocuklar gibi yılın ilk ayının on yedinci gününde doğmuştur. İmparator Richard Sirius, yıllardır devam ettirdiği çalışmalar sonucunda yıldızların lanetini ortadan kaldırmayı başardığını göstermek için on sekizinci yaş gününde kızını halka takdim etmek isterken saraya bir baskın yapılır ve Victoria kaçırılır. Kaçırıldığı Hamal Birliği’nde, hayatı boyunca inandığı tüm gerçeklerin aslında büyük bir yalan olduğunu öğrenen Victoria, kendi ailesi ile Birlik arasında bir seçim yapmak zorunda kalır.

“Sen ve ben Young taşının birer parçası gibiyiz, Victoria. Birbirimizden tamamen farklı olmamıza rağmen içimizde birbirimize ait parçalar var. Yan yana geldiğimizde bir laneti ortadan kaldırabilecek kadar güçlü ve uyumlu olduğumuzu biliyorum.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺49,00

“Sen sadece yıldızların laneti değilsin, sen bir kara deliksin.”

Yetmiş iki yıl önce Sirius halkının imparatorluğa isyan ettiği gece, insanlar gökyüzünde tek bir yıldız bile görememiştir. Tanrıların kendilerini terk ederek lanetlediğinden endişelenen halk, her yıl bu olayın yaşandığı günde özel güçlere sahip çocukların dünyaya geldiğine tanık olur. Yıldızların lanetiyle doğan bu çocuklar halk tarafından katledilirken imparatorluk çocukları iyileştireceğine dair bir söz verir.

Sirius İmparatorluğu’nun tek vârisi ve prensesi olan Victoria Sirius da diğer lanetli çocuklar gibi yılın ilk ayının on yedinci gününde doğmuştur. İmparator Richard Sirius, yıllardır devam ettirdiği çalışmalar sonucunda yıldızların lanetini ortadan kaldırmayı başardığını göstermek için on sekizinci yaş gününde kızını halka takdim etmek isterken saraya bir baskın yapılır ve Victoria kaçırılır. Kaçırıldığı Hamal Birliği’nde, hayatı boyunca inandığı tüm gerçeklerin aslında büyük bir yalan olduğunu öğrenen Victoria, kendi ailesi ile Birlik arasında bir seçim yapmak zorunda kalır.

“Sen ve ben Young taşının birer parçası gibiyiz, Victoria. Birbirimizden tamamen farklı olmamıza rağmen içimizde birbirimize ait parçalar var. Yan yana geldiğimizde bir laneti ortadan kaldırabilecek kadar güçlü ve uyumlu olduğumuzu biliyorum.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺59,50

Bu kitap, Kafka’nın sahibine hiç ulaşmamış bir mektubu aslında. Franz Kafka, 1919’da dinlenmek üzere gittiği Schelesen’de Praglı sekreter Julie Wohryzek ile tanışır ve nişanlanır. Babaya Mektup yazarın bu evlilik kararına karşı çıkan babasına olan duygu ve düşüncelerini dile getirirken, diğer yandan bize Kafka’nın yaşam öyküsünden ipuçları da sunmaktadır.

Franz Kafka’nın yazarlığına, kendi var oluşuna ilişkin ayrıntılarla bezeli yapıt, kurmaca hikâyelere dayalı diğer eserleriyle karşılaştırıldığında belgesel bir nitelik de taşımaktadır. Baba oğul arasındaki çatışmadan yola çıkan Babaya Mektup aslında Kafka’nın burjuva toplumlarını belirleyen güçlü ve güçsüz kavramlarına bir serzenişidir.

Eser 20. yüzyıl edebiyat tarihinin en büyük itiraflarından biri sayılmaktadır.  


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺10,50

Bir Kadının Yaşamından 24 Saat, Monte Carlo’da bir gece, intiharın eşiğindeki başarısız bir diplomatla karşılaşan kadının toplamdaki bir gününü anlatır. Ancak söz konusu zaman aralığı, kadının hayatının en heyecanlı ama sonu hayal kırıklığı ile biten en korkunç günüdür.

Özgürlüğünü ilan ederek tutkularının peşinden giden bu kadının hikâyesi, 1920'li yılların sonlarında Avrupa’nın ‘aristokrat’ tabakasının ikiyüzlü ahlak anlayışına yönelik eleştirel tavrıyla da dikkat çeker.

Zweig, olağanüstü gözlem yeteneği ve güçlü cümleleri ile bir kadının kalbinin derinliklerine inerek, aşk ve tutku kavramlarını yeniden sorgulatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 93
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺10,50

Kum ve Köpük

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺13,50

Yardımlaşmanın ve dayanışmanın gerçek anlamını, değerini biliyor muyuz?
Onu hayatımıza geçirebiliyor muyuz?

Bol ödüllü yazar Mavisel Yener’in kaleminden, Değerler Eğitimi’nin de bir parçası olan, “yardımlaşma” üzerine eğlenceli, düşündürücü bir masal. Sonuna siz karar vereceksiniz…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 36
En / Boy : 12.5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2020
₺18,75

Daha azla yaşamak nasıl daha fazlasına ulaştırır? Eşyalarınızı düzenlemek işe yarasaydı bugüne kadar düzenli olurdunuz. Stratejik 'nasıl'lar ve daha da güçlü 'neden'ler için bu kitabı edinin.

Derek Sivers Genellikle her şeyin daha fazlasına sahip olmayı, her gün daha çok çalışmayı, daha fazlasını görmeyi arzularız. Ancak amaçlarımıza doğru emin adımlarla ilerlerken, hayatın anlamını ve asıl mutluluk kaynağımızı gözden kaçırabiliriz. Courtney Carver, MS tanısıyla karşı karşıya kaldığında hastalık belirtilerini doğrudan etkileyen mutsuzluğunu kökten iyileştirmeye karar verdi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2020
₺43,50

Işıklar Sana Evinin Yolunu Gösterecek

Birbirimizi uzaktan uzağa sevmek bir göldü, biz de o göle atlayan iki balıktık.

O ufacık gölün içerisinde birbirimizi bulduk ve hiç kaybetmeyiz sandık.

Oysa hiçbir şey sandığımız kadar kolay olmadı. Yan yana olmak koskoca bir denizdi ve biz bu denizde birbirimizi kaybettik. Binlerce kilometreyi aştık, birbirimize geldik. Oysa şimdi her zamankinden zor bir savaş bekliyor bizi, buram buram hissediyorum bunu. Sonra kulaklığımı takıyorum, telefonumu atıyorum cebime, kendi kendime fısıldamaya başlıyorum içimden…

“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”
Bir kez daha tekrar ediyorum:
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”
Sonra bir kez daha…
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”
Ben İzmir ve bu benim evimi bulma hikâyem.

İzmir ve Ege'nin ışıklarla dolu karanlık dünyalarının hikâyesi devam ediyor... Üstelik aralarındaki mesafe artık sıfır kilometre!

Işıklarınızı yeniden yakmaya geliyoruz, hazır mısınız?

“Tüm bu belirsizliklerin ortasında emin olduğum bir şey vardı, o buradaydı ve artık yıldızlarla doluydu üstümüzü kaplayan bu gökyüzü... Her ne olursa olsun, her nasıl olursa olsun.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺59,50

İnsanın devamlı ileriye yönelik gelişimi, mutlak surette yaptığı buluşlara bağlıdır. Yaratıcı beynin en önemli ürünleri olan buluşların nihai amacı; maddi dünya karşısında zihne hâkim olmak ve doğanın güçlerini ihtiyaçlarımızı karşılamak için kullanmaktır. Bu genellikle yanlış anlaşılan ve kıymeti bilinmeyen mucidin önündeki zorlu görevdir. Ancak o, yetkilerinin imkân kıldığı çalışmaların verdiği keyifle ve yokluğu durumunda insan ırkının uzun zaman önce amansız şartlara karşı verdiği acı mücadeleyi kaybetmiş olacağı bilgisiyle olağanüstü imtiyazlı bir sınıftan geldiğini kendine hatırlatarak avunur.

İlk defa 1919’da Electrical Experimenter adlı teknik bilim dergisinde yayımlanan Buluşlarım’da, zamanında “yanlış anlaşılmış” ve “kıymeti bilinmemiş” olan önemli mucit Nikola Tesla’nın hayat hikâyesini ve buluşlarını bizzat kendisinden öğrenme şansı yakalıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 102
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺18,00

“Unutma; karanlık olmadan aydınlık bir hiçtir.”

Teşekkür ederim hayatıma. Teşekkür ederim çektiğim her bir acıya, yaşadığım her mutsuz geceye, tüm korkularıma, girdiğim her çıkmaz yola... Teşekkür ederim karanlığıma çünkü hiçbiri olmasaydı ben de olmazdım, acıyı yaşamasaydım mutluluğun tadını bilemezdim. İşte bu yüzden bilin ki her nerede ne yaşıyorsanız yaşayın, bazen acı çekmemiz gerekiyor ki mutluluk geldiğinde onu tanıyabilelim. Bazen karanlıkta kalmamız gerekiyor ki ışıklar yandığında aydınlığın ne demek olduğunu anlayabilelim...

Zeynep, Onur, Burak ve Mert tam da her şey normale dönüyor derken yeniden karanlığın içine çekiliyor. Karantina serisi son perdeye doğru ilerlerken bir önceki durak olan Dördüncü Perde’yle karşınızda!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺59,50

Araba anahtarının yerini unuturuz da neden araba kullanmayı unutmayız?

Nörobilimcler Sandra Aamodt ve Samuel Wang; Beyninize Hoş Geldiniz'de biyolojik saat, kilo kontrolü, kişilik gelişimi, stres, kaygı, mutluluk, bağımlılık, beynin hayat boyu değişimi, hastalıkların beyne zararları ve bu zararların önlenmesi gibi insan beynine dair merak edilen ve yanlış bilinen konuları çeşitli yönleriyle açıklıyorlar.

Jet lag problemini yenmek için en etkili yöntem nedir? Kaygılarımızı azaltmak için nelere başvurabiliriz? Beynimizin yaptığı en zor şey nedir? Hangi faaliyetler beyin hücrelerini öldürür; alkol tüketimi bunlardan biri mi? Einstein’ın beyni ortalama bir beyinle kıyaslandığında ne ortaya çıkmıştı? Kilo kontrolünde beyninizi nasıl kandırabilirsiniz? Başınıza aldığınız bir darbe, isminizi unutmanıza yol açabilir mi? Bu ve benzeri tüm soruların yanıtı bu kitapta gizli.

İlginç hikayeler ve beyninizin potansiyelini açığa çıkaracak ipuçlarıyla dolu bu kitap sayesinde artık beyninizi daha iyi tanıyacak, ondan daha fazla yararlanmayı, yaşınız ilerledikçe beyninizin sağlığını korumayı ve nihayet daha mutlu ve üretken bir hayat sürebilmeyi öğreneceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺60,00

Tutsaklar onlar, sırlarının tutsağı... Aralarında benim öğrenmemi istemedikleri bir sır var. Bu ne pahasına olursa olsun bulmam gereken bir sır.

Hiç beklemediği bir şekilde yabancı bir adamla hızlıca arkadaşlık kuran Edgar’ın tüm dünyası yavaş yavaş değişmeye başlayacaktır; ne o ne de annesi bu yabancı hakkında bir şey bilmektedir ve kısa sürede ikisi birden bu kurnaz baronun oyununa gelecektir. Avcı, seçtiği yemin zayıf noktasını kullanarak kendine hedef belirlediği güzeller güzeli avını elde etmeyi amaçlar. Avcı ile avının gizlediği yakıcı sır ise çok geçmeden Egdar’ın canını yakmaya başlar.

Zweig, masum bir çocuğun yetişkinlerin dünyasına adım atışını gözler önüne serdiği Yakıcı Sır’da usta dilini yeniden konuşturuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 12.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺15,00

Cenevre Gölündeki Olay - Unutulmuş Düşler - Ormanın Üzerindeki Yıldız - Mürebbiye öyküleriyle

Birbirinden bağımsız bu beş öyküde, hayatın zorluklarıyla yüz yüze gelen kahramanların yaşadıkları hesaplaşmalar, girdikleri çıkmazlar, geçirdikleri dönüşümler, bazen de kapanmayan defterler yer almaktadır. Kimi zaman tek bir insan kimi zaman da ülkenin politik durumu, kahramanlarımızın hayatlarındaki belki en zor ve en önemli kararları almalarına sebep olacaktır.

Hayatlarının dönüm noktalarında ödeyecekleri bedellerden korkmadan birbirinden cesur adımlar atan karakterlerin sarsıcı öyküleri bu derlemede sizleri bekliyor. Farklı problemlerin arasında gidip gelen hayatlarla birlikte çaresizliği ve hüznü hissedecek, yüreklere dokunan sessiz feryatlara tanık olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺15,00

Güzel ve Çirkin, bir gün deniz kıyısında karşılaştıklarında birbirlerine denizde yıkanmayı teklif ettiler.

Böylece üstlerini çıkarıp suya girdiler. Çirkin, bir süre sonra kıyıya geri dönüp üstüne Güzel’in elbiselerini geçirerek oradan uzaklaştı.

Denizden çıktığında elbiselerini bulamayan Güzel, çıplak kalmaktan fazlasıyla utandığı için Çirkin’in elbiselerini giyerek yoluna devam etti.

O gün bugündür, herkes Güzel ve Çirkin’i birbiriyle karıştırdı. Yine de bazıları, ona ait olmayan kıyafetine rağmen Güzel’i tanırlar. Aynı şekilde Çirkin’in yüzünü de bilirler; zira elbiseleri onun gerçek kimliğini saklamaya yetmez.

Halil Cibran’ın alegorik dili ve zengin anlatımıyla kaleme aldığı, her yaştan okura hitap eden etkileyici hikâyeleri Gezgin’de bir araya geldi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 12.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺13,50

Demek öyle… Olsun… Tiyatroya inanmıyor, durmadan hayallerimle alay edip duruyordu. Ve yavaş yavaş ben de inanmayı bırakarak ümitsizliğe düştüm… Aşk kaygıları, kıskançlık ve yavrum için duyduğum korkularım yüzünden küçüldüm, acınacak hale geldim. Sahnede manasızca oynuyordum… Ellerimle ne yapacağımı bilmiyordum, sahnede durmayı beceremiyordum, sesimi yönetemiyordum. Korkunç oynadığınızı hissettiğiniz bu ruh halini siz anlayamazsınız. Bir martıyım ben. Yok, o değil… Bir martı vurmuştunuz, hatırladınız mı? Tesadüfen bir adam gelir ve yapacak başka bir işi olmadığından mahveder her şeyi… Küçük bir hikâye konusu… Bu o değil…

Bir martı vurulur, bir hikâye konusu olur.

Rus oyun yazarı Anton Çehov’un “dört büyük” eserinden ilki olan Martı, eleştirmenler tarafından günümüze dek gelmiş geçmiş en iyi tiyatro eserlerinden biri olarak kabul görmüştür.

İnsanlar arasındaki iletişimsizlik, iç içe geçmiş romantik ilişkiler, hayatın anlamı, sanatçının hayat gayesi, tiyatronun ihtiyaç duyduğu yenilikler gibi konuları işleyen Çehov, ardında ölümsüz bir tiyatro eseri bırakmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 12.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺15,00

"Hükümdar bir devleti ele geçirdikten sonra onu elinde tutmayı amaçlar; bu amaç uğruna başvuracağı araçlar her zaman saygıdeğer bulunacak ve övülecektir."

Machiavelli, dünyanın en ünlü başyapıtlarından Hükümdar adlı eserinde bir hükümdarın, iktidarı ele geçirmek ve korumak adına neler yapması gerektiğini ele alır. Machiavelli, o çok sevdiği Floransa'dan 1512 yılında sürgün edildiğinde kendini liderlik üzerine son derece nesnel bir tez yazmaya adamış ve sonunda her siyaset bilimi öğrencisinin okuması gereken, güç diplomasisi hakkında yazılmış üst düzey bir kitap ortaya çıkarmıştır.

Tarafsızlığıyla insanları bugün bile şaşırtmakta olan bu şaheser, kişinin bir hükümdar, bir kral ya da bir başbakan olması için neleri feda etmesi gerektiğini rahatsız edici bir gerçeklikle gözler önüne sermektedi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺16,50
1 2 3 >
Çerez Kullanımı