Feleğin Pembe Çemberleri; eşcinsellerin ötekileştirilmemesini talep eden bir roman, eşcinsel olmayanlardan empati kurmalarını talep eden…
Bu coğrafyada eşcinsel olmanın sosyal hayatta ne gibi zorluklar yaşattığının; her ne kadar başkaları tarafından o çemberlere pembe renk uygun görülmüşse de, aslında pek de pembe bir süreçten geçilmediğinin anlatıldığı öyküler…
Feleğin pembe çemberleri, Mor güller ve Kan Kaleleri, Gözyaşı Çorbası, Kumbara, Gökkuşağının Bedelleri, Farklı Mekanlar Aynı Superego… Bu hikayeler pembe miydi sahi?
Ya tam tersi mümkün olsaydı? Ya size eşcinsel olmanın da heteroseksüel olmak gibi normal olduğunu söyleseydim? Böyle düşünerek pembe bir empati kurabilir miydiniz?
Günümüzün en çok tartışılan konularından birini yaşanmış hikayelerden yola çıkarak ele alan, temposu oldukça yüksek, farklı bir bakış açısı bulabileceğiniz bir roman…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 166
En / Boy : 13,5 / 18,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺31,16

Mutluluk; kendini sürekli tatmin ederek yaşaman gereken bir süreç değil, tam tersine keşfetmen ve akılcı planlar oluşturarak ömrün ve dünyan adına nitelikli işler başarman gereken zorlu ve zorunlu bir serüvendir. Bu serüven içerisinde kendini ve dünyanı daha iyi bir noktaya taşıman, yaşamın adına olabildiğince fazla farkındalık kazanman gerekir. Serüvenini temiz akıl doğrultusunda yürütmen önemlidir. Çünkü nitelikli bir insan olman ve nitelikli işler başarman, inancını hiç yitirmeden ve hedeflerinden kopmadan elde etmen gereken başarılara bağlıdır.

Mutluluk; evrenden mesajlar bekleyerek ya da bolluk bereket unsurları ile zihnini rahatlatıp yürütebileceğin bir süreç değildir. Elbette yapman gereken şeylere samimi niyet ile başlaman önemlidir. Ancak niyet, işin başlangıcını oluşturur. Sadece niyet ederek ve işi spritüal öğelere bağlayarak, bu süreci asla yürütemezsin. Gece yastığa başını koyduğunda, “Bugün de iyi işler başardım!” veya “Kendime ve dünyama bugün de güzel şeyler kattım!” demenin ve bunu her gün yapmanın önemini artık fark etmelisin.

Kendine inanmalı, cesur olmalı, temiz akıl ile düşünmeli, sınırlarını korumalı, daha dengeli bir yaşam sürmeli ve planlamış olduğun hedefleri başarmak için çaba sarf etmelisin. Bunu ömrün boyunca planlı bir şekilde yaparsan, kendini ve dünyanı daha iyi bir noktaya taşıma konusunda elinden gelenin en iyisini tüm gayretinle yapmış olursun.

“Kendime “Ben”den Mutluluk isimli eserimde; tüm bunları temiz ve net dille, çeşitli bölümler ve başlıklar ışığında açıklamaya çalışarak, sende farkındalık oluşturma konusunda büyük bir çaba sarf ettim. Evrenden gelecek mesajları bekleseydim, şu an bu kitabı elinde tutamazdın. Bu kitap, benim için bir hedefti ve bunu başardım. Şimdi sıra sende! Evrendeki her şeyi bir araç olarak görmeli, Allah’a güvenmeli, niyet etmeli, planlar ve hedefler hazırlamalı ve bu hedefler doğrultusunda başarılar elde etmelisin.

Farkındalıklar ile dolu mutluluk serüvenini oluşturmana vesile olması dileğiyle!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 358
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺46,74

“Bir kentin kimlikleridir mezar taşları. Sessiz, sedasız anılarıdır. Dillerinden anlamayana birer taş yığınıdır onlar. Anlayana ibretlik hikayeler anlatır, içli türküler söyler, takatin var mı diye inler; takatin var mı kısa ömrümün uzun havasını dinlemeye.”

“Zamanı kadrini anlayan tüketmeli, ömrü yaşamasını bilen. Gülü ise sevmesini bilen koklamalı. Çünkü sevmesini bilen gül yaprağında anasının ellerine yaktığı kınanın kokusunu alabilendir.”

“Giden dönmez, geri gelmez giden biliyorum. Biliyorum her ömür bir yoldur, her yol bir gidiş. Gayrı çocukluk mazide kaldı, hasret saçımın akında, sıla anamın toprağında. Mültecilik ata mirasıdır bize. Gitmek gerek, yola düşmek.”

Bir Yol Hikayesi; ne sadece bir kitap denemesidir ne de kırkına varmış birinin anılarının bakiyesidir.

Bir Yol Hikayesi; hükümdarların kahramanlık hikâyeleri yerine, sıradan insanların yürek atışıdır.

Bir Yol Hikayesi; en çok nedir diye sorulacak olursa; en çok Anadolu’dur, anadır, kadındır, dinlemeye takati olanlara kısa bir ömrün uzun havasıdır.

Bir Yol Hikayesi; eski ile yeni arasında yaşanan, galibi çoktan belli bir savaştan ağır hüzünlü çıkan bir yazarın adını bir çığa haykırmasıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺29,52

Sen hiç yalnız bırakıldın mı?

Yaşadığın hayat insanlığın aydınlanmasına katkıda bulunacakken, cehaletin başlattığı savaşta her şeyinden oldun mu?

Vicdanın ve aklın bütün insanlığa karşı sevgi, merhamet ve şefkatle doluyken, onların sana karşı en acımasız davranışlarına maruz kaldın mı?

Kaderin yazgısı ile bir arada yaşadığın, saf ve temiz hislerle kim ve ne olduğunu sorgulamadan, kalplerini kırmadan, ötekileştirmeden ve hiçbir zaman kimseyi kimseden ayırt etmeden ne şekilde olursa olsun, sana benzemeyen bütün farklılıkları ile olduğu gibi kabullenip, hoş gördüğün ve hep güler yüz gösterdiğin insanlar,

Hiç hak etmediğin halde, sana özel farklılıklarını kabullenmeyip, ötekileştirip, rastladığın her yerde yolunu kesip, tehdit ve hakaret edip, kimi zaman yüz çevirip, kimi zaman gözünün içine bakarak sırtını dönüp, kalbini paramparça ettiler mi ?

Özgürlük, Eşitlik, Adalet, Hak ve Hürriyetlerin korunması için sürdürdüğün hayat mücadelen

Doğurduğu öz evlatlarını yapacağı haksız eylemlerinde tıpkı bir silah gibi kullanacak kadar alçalmış, Ana – Baba olmakla ilgisi alakası olmayan, şer dışında kimselere hayrı dokunmayan zümre ve onun nesli tarafından sekteye uğratılıp, yalanları ile tutsaklığa dönüştürüldü mü?

En sevdiklerini daha çok seveceğin zamanlar.

Başın derde girdiğinde, Sana ve Alilene kustukları nefret zehirlerini gönül ve zihin dünyandan temizlemekle geçti mi

O halde okuyup şahit ol yaşadıklarımıza.

Bizi kendinde bul.

- Ayfer Saraç/ Okan Saraç


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 138
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺29,52

Sisler dağıldığında gerçeklik büyük bir çöküş yaşatıyor acı bir dondurma tatlı bir enkaz ya da kum fırtınasından geriye kalanlar benden hippi falan olmaz benden kaçgın gündem manyağı olur. Söyle Bana Mccullin Benden Hippi Olur mu?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺30,34

Başka bir yer de var,
okunu ormanın nefesiyle atarsan göreceğin.
savaşmadan kalamaz hiçbir şair, kendi toprağında
ve dönüşmez ağaca karanlık bir ormanda.
bir denize battım,
yüzyılların kalıntıları içinde ancak
hepsinden uzakta.
bir güzel istiridye için,
tarifi yok.
karanlığa dalmadan bulunmaz derinliği var,
hazinenin.
bir yer var tüm erenlerin gördüğü,
bir deniz var sadece ruhumun kapısını
açıp dalabildiğim.
bir orman var, evimin saklı olduğu.
bir ben var,
bulduğu hazine ile biraz daha zengin.
battığı denizden biraz daha uzakta...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 68
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺26,24

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 59
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺26,24

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 54
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺26,24

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 109
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺27,88

Akçakoca İlçemiz Kurukavak köyünde bir fındık bahçesinde bulunan üç farklı çeşitte ve nesildeki fındık ocağının ana karakter olarak seçildiği öykü derlememizde;

Karadeniz bölgemizde yaşayan genç kuşağımızın ailesinin geçimini sağladığı fındık tarımı hakkında ön bilgi sahibi olmasını ve fındık bahçelerinde yapılacak çalışmalar hakkında sorgulama yeteneği kazanmasını sağlamayı ve gençlerimize ağaçlarımızın da canlı olduklarını, ihtiyaçları olacağını, bu ihtiyaçları karşılanmadığı zaman verimlerinin azalacağını fındık ocaklarımızın diliyle mizansen olarak anlatmayı amaçladık.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 100
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺27,88

Uzaya ilk çıkan insan olan Yuri Gagarin, 12 Nisan 1961’de Vostok uzay aracıyla uzay yolculuğuna çıkmıştır. Kazakistan’dan fırlatılan Vostok ile Dünya’nın yörüngesinde 1,5 saat tur atmıştır.

Yukarıda verilen bilgilerin bir de şiirle anlatımına bakalım:

Yuri Gagarindir, uzaya ilk çıkan insan.
Aracı Vostok, tarih: 1961-12 Nisan.
Vostok’un kalktığı yer ise Kazakistan,
O tarihte, bu çok zordu ve enteresan!

Metinde verilen bilgiler, görüldüğü gibi şiirle anlatıldığında, daha kolay öğrenilen, daha ilgi çekici, daha kolay kodlanıp hafızaya alınabilir bir duruma gelmiştir. Fenkolog çalışmasıyla amacım; Fen Bilimlerinin şiirle buluşup, akılda kalıcılığı arttırması ve öğrenmeyi kolaylaştırmasıdır. Bilgileri ne kadar çok anlamlandırırsak, o kadar hızlı belleğimize kaydederiz. Neden Fen dersini şiirlerle öğrenmeyelim? Neden bilgiler, kafiyelerle aklımızda kalıcı hale gelmesin?

Fen Bilimleri dersinin şiirlerle anlatıldığı bu kitap, yeni müfredata uygun olarak hazırlanmış, şiirler 5, 6, 7 ve 8. sınıflara göre ayrı bölümlerde verilmiş, şiirlerin başlarında hangi üniteyle ilgili olduğu belirtilmiştir. Fen dersini, bir de Fenkolog’la öğrenmeyi deneyin. Kitabı alın, okuyun ve sonra öğrendiklerinizin ne kadar kolay, kısa süreli belleğinizden uzun süreli belleğinize geçtiğine şahit olun.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 94
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺26,24

Zweig: Barış sözcüğünden ne anlıyorsunuz? Hitler: Barış mı? Bu sözcük ancak sizin gibi zavallıların bayrağı olabilir. Benim için barış diye bir şey yoktur. Savaş vardır, kavga vardır. Alman ırkını köleleştirmeye çalışanların kölemiz olduğu ve sizlerin olmadığı bir dünya benim için barıştır. Gerisi değil. Sen Stephan Zweig, sen ise hep barış için çabaladın durdun...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 134
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺29,52

Pelin yedi yaşında iken işaretlenen seçilmişlerdendi… Çoğu şu an hayatta değildi. Sayıları azalmıştı. Pelin o güne kadar kendi dahi bilmiyordu seçilmiş olduğunu. Ta ki İbrahim Bey’den gelen ve onu çağıran gizemli mektup ona ulaşıncaya kadar. Bay X ve yardımcıları bilinmeyen güçlerini harekete geçirmişti. İnsanların bu karanlık güce karşı koyması gerekiyordu. Ancak bu sıradan insanların işi değildi. Yapılabilecek tek şey işaretlenmiş seçilmişlerin bir araya gelip, düşmana karşı güçlerini birleştirmeleri idi. Pelin kendisine verilen gizli görevi tek başına yerine getirmek amacıyla uçakla Yemen’e giderken ilk toplantıda İbrahim Bey’in yanında gördüğü Ahmet’i görünce şaşırmış, ama bir o kadar da rahatlamıştı. Demek ki görevde yalnız değildi. Pelin’in yerüstü, yeraltı ile farklı yer ve zaman boyutlarında yaşadığı olağanüstü maceralarında ona bazen Ahmet bazense Pusula yardım edecekti. Pelin’e her defasında yol gösteren, onu tehlikelerden kurtaran bir anda ortaya çıkan Pusula kimdi? Onun da Pelin gibi bazı gizemli güçleri mi vardı? Pelin’in bu ilk macerasında Yemen’e, Saklı Orman’a, Karıncalar Vadisi’ne, Kraliçe Labiva’nın Büyülü Sarayı’na gitmeye ve Cadı Morfus’la karşılaşmaya hazır mısınız?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺31,16

Zorluklar çekerek sokaklardan gelen insanların verilmiş sözleri vardır. Dünyalarını bu sözlerin üzerine kurarlar.
Kaybolmuş yılları ve tek varlığı olan, yıllar önce kaybettiği kız kardeşi... Onun ölmediğini hissediyordu. Karanlıklar içerisindeki ışığı takip edebilmek için zifiri görmeliydi.

En iyiyken en kötü olacak ve onları kendi karanlıklarına hapsedecekti!

Tam dışarı çıkacakken duvarda asılı olan takvime gözü takıldı. Yine ayın 13’ü idi!

Karşısına yine o rakam, yani 13 çıkmıştı. Bu, Murat’ın planladığı bir şey değildi.

Murat, yeni hayatına 13 ile başlayacağını görünce sadece tebessüm etti, adımlarını saydı ve 13. Adımda durdu! Olduğu yerden geriye doğru baktı. “Her şey vaktini bekler” dedi. Ve gitti! Bambaşka hayatlardan gelen birçok nefesi aynı pencereden izleten Taylan Işık’tan heyecan dolu bir dram, aşk ve macera...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 406
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺50,84

Başlangıç ve sonlu olan bu dünyada, keşfedilmeyen değerleri, bir gün öğrenebilecek miyiz? Yoksa hep bilindiklerle mi yetineceğiz? Akla sınır koymak, akıllılık mıdır? Mutluluğun şifresi, aklı sonsuzluk olanla yaşamak… Hadi öyleyse, hep beraber, mutluluk yolculuğuna...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 148
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺30,34

Nergis; Kış aylarının narin ve asi çiçeğidir. Kokusu ile mest eder, albenisi ile baharı yaşatır kara kışın ortasındakış koşullarının zorluğudur Nergis'i bu denli güçlü ve özel kılan.Hayatın zorlukları da en önemli değişkenidir ruhsal dünyamızın; önce savaşmayı öğretir, sonra baharı müjdeler...Ve aşk, kimine cenneti kimine cehennemi kimine de her ikisini bir arada yaşatır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 462
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺55,76

Hayata gözlerini açan her insanın içinde ‘ acılar ve mutluluklar‘ listesi bulunan kişiye özel bir menü vardır. Ancak bu menüye göre sipariş vermek mümkün değildir.

Size dağıtılan menüyü kabullenme ya da ona karşı savaşma tercihi içerisinde belirlenir yaşam.

Acılar az ya da çok ama mutlaka servis edilir, mutluluk için ise servis garantisi verilmez.

Bırakın, ilk hislerinizin üzerine güneş doğsun her zaman.

Betül ve Nil öyle yaptılar, ilgilerini karşılarındakilere belirtmekten çekinmediler.

Freud, ‘’Kadın, cenneti özlemesin diye erkeğe verilmiş bir hediyedir ’’ demiş.

Murat ve Harun annelerini kaybettiklerinde kendilerini çok çaresiz hissettiler, henüz on dört yaşlarındaydılar; her çocuk gibi onlar için de anneleri çok özeldi.

………

Çakırkeyif aşklar güzeldir, eğlencelidir; insan biraz orada kalmak ister. Her an âşık olabilecek olmak , aşık olmaktan daha çekicidir. ‘’Kardeş aldığın nefestir, sen nefes alamazsan kardeşinin de göğsü daralır…‘’ Betül ve Nil, Tülay ve Burak’ ın asker çocukları olduklarını ve askeri lojmanlarda kalan arkadaşlarından daha farklı imkânlara sahip olmalarını istemezler. Hayat, insanları birbirleri için ne kadar çok şey ifade ettiklerini anlasınlar diye bazen ayırır…Çaresizlikten bir yudum içmediyseniz, umudun da ne demek olduğunu bilemezsiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 412
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺55,76

İnsanlara yaşattıkları kederleri ‘’ kaderleri ‘’ diyerek önemsemeyen yönetimlerin olduğu toplumlar ‘’ gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa, gerçekleri söyleyenlerden de o kadar nefret eder ‘’ ( George Orwel )
Tolstoy’ un ‘’ İnsanlık öyle bir elbisedir ki herkese nasip olmaz’’ sözü roman kahramanlarından birinin hırsı büyüdükçe ahlâkını küçülten gerçeği, başkalarının acı çekmelerine neden oluyor.

Kader, insanın bağrına saplanmış bir ok gibidir; geyik oktan kaçmak için ne kadar kuvvetli koşarsa ok o kadar derine saplanır.

…….

Hiçbir vakit, aşkın ilk günleri kadar güzel değildir. O öyle bir zamandır ki her buluşma, her bakış insanı mutlu edecek bir şeyler getirir.

Bukowski ‘’ Sevmek, belki bir şeydir, ama sevildiğini bilmek çok şeydir ‘’der.

Oya ve Mete de aynı duyguları birbirleri için hissederler.

Bazen insan öyle özlenir ki; özlenen bilse, yokluğundan utanır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺38,54

Hayatımızda ulaşamadığımız hedeflerimiz, hep bahanelerimizin ürünleridir.

Bahanelerimizi ortadan kaldırdığımızda ulaşılabilir başarıların altına imza atacağız demektir.

Her sayfa bir yaşam, her yaşam bir tecrübe olsun.

-Ufuk Tezemir


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺30,34

Durdu sandığın zaman akıp giderken usulca, sarar yaralarını gizliden.

Geriye baktığında görürsün ki, en kötü anında bile yılmamışsın, ölüm gibi olmuş ama ölmemişsin. Sanki bir başkası yaşamış da olan bitenleri, sen atlatmışsın hasar almadan.

Anlarsın en kötü olaydan sonra bile devam ettiyse hayat, bundan böyle de sürecek her koşulda... Senin dersin, belki de hiçbir şeyin yokken de devam edebilmektir bir başına!

Okumaya ara verdiğin bir kitaba koyduğun ayraç gibidir yaşadığın dertler. Sen ayracı kaldırıp tekrar okumaya karar verirsin, hayatsa bir virgül koyup devam eder kaldığı yerden!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺27,88

Bu dağınık haller
Bulanık sabahlar
Kalabalık yalnızlık
Uyanık geceler
Ve yanık heceler
Hepsi bir arada...
Fazla!
Fazlamsın...
Daha önce hiç
Bu kadarım olmamıştı
Bu şaşkınlık ondan
Kapadım gözlerimi
Dinliyorum
Uzaktan...
Kim bilir
Belki sen de
Benim İstanbulumsun!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺27,88

"Akropolis tıklım tıklım, Bizanslılar hiç ses çıkartmıyorlar, kimileri çömelmiş, kimileri ayakta, taşları dağılmış surlardan dumanlar yükseliyor, Haliç’e karadan indirilmiş gemiler çarpışıyor, Pera taraflarından dumanlı toplar uçuşuyor, gümbür gümbür, bir Hıristiyan gemisi batıyor, çok üzgündü herkes, gözler kısılmıştı. Artık tüm umutlar, tüm şehir bitmiş miydi… Vatikan yardım edecekti… Batıdan şövalyeler, askerler gelecekti…

Büyük Konstantinopolis düşecek miydi?"


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 504
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺59,04

Biyokimyanın çoklu disiplinler arası yaklaşımı, gelecek vaat etmesi, bilim ve teknolojik açıdan geleceğe yönelik tüm çalışmalar için hayati öneme sahip olduğu açıktır. Biyokimyanın temel bilim olması, umut vaat etmesi nedeni ile bu anabilim dalında mesleki olarak iyi bir şeyler olacağını umuyorum. Bu amaçla bu kaleme almış bulunmaktayım. Bu kitabın ilgili alana ilişkin soru kitabı formatında hazırlanmış ilk çalışma olması, ilgili alanda çalışan kişiler üzerinde kendine özgü bir etkileme gücü yaratacağı kesindir. Kitabın ilgili alanda eğitim gören öğrencilere ve ilgili kişilere yararlı olmasını temenni eder en içten dileklerimi sunarım.

- Dr. Işıl Yıldırım


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 250
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺56,94

Yazarımız 1932 yılında Balıkesir’in, meyvesiyle, sebzesiyle ün yapmış, yeşillikler içine yerleşmiş şirin bir yer olan Kepsut ilçesinde doğdu.

Okul çağı geldiğinde tahta çanta ile okula gidip gelmeye başladı. İlkokulu pekiyi dereceyle bitirdi. O zamanlar Kepsut’ta ortaokul yoktu. Ortaokul ve liseyi Balıkesir’de okudu. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Jeoloji Bölümü'nü başarıyla bitirdikten sonra Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nde göreve başladı. Bir sene sonra Konya’ya atandı, daha sonraları Kayseri’de, Edirne’de ve memleketi olan Balıkesir’de Yer altı Suları Fen Heyeti Müdürü olarak görev yaptı. 30 yıllık bir hizmetten sonra 1985 yılında emekli oldu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 404
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺50,84

Biliyorum, geleceksin nasılsa… Suskun gidişlerine inat olsun diye… Dökülen yaprağa, üşüten kışa inat geleceksin… Hiçbir dönüşe benzemeyecek, hiç kimsenin gelişi gibi olmayacak senin gelişin… En kararlı, en gururlu ve bir daha geriye asla dönmemecesine bir geliş olacak seninkisi. Üzerine karanlığın çullandığı gecelerimi aydınlığa boğarak… Hüzünleri, özlemleri yıkar gibi bir gelişle… Geleceksin nasılsa…

Ruhumun tüm dert pınarlarını, hasret nehirlerini kurutarak geleceksin… Damarlarımdan çatlayıp da kan kırmızısı sevinçler yükselecek göğe doğru. Matemlerimin tümü koskoca şenliklere dönüşecek senin gelişinle birlikte… Ama biliyorum. Çok bekletmeden beni; geleceksin…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 174
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺31,16

Bir gün her şey bir anda son bulacak!
Dünyadan aldığımız bu tatların hepsi dünyada kalacak...
Her an ölme ihtimalimiz var, istemsizce nefes alıyoruz ve kalbimiz istemsizce atıyor, dursa bir Hiç'sin, bir Hiç'iz..
Bir gün her şey bir anda son bulacak!
Tıpkı kardelenin aşk üzüntüsü yüzünden boynu bükük, sonu buduğu gibi...
Ve bir gün her şey bir anda son bulacak!
Yalnız kalanlar bile...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 30
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺26,24

1969 yılında Mardin-Derik'te doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Derik'te, yüksekokulu Siirt'te okudu. 1991 yılında öğretmenliğe başladı. Hukuki bir kaza sonucu 1998'de memuriyetten çıkarıldı. 2014 yılında görevine tekrar döndü, fakat bu sefer de sağlığını kaybetti ve malulen emekliye ayrıldı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺27,88

Bu ilk yazı denemesinde Serra; büyüklerin yaşamındaki kargaşaya düşündükleriyle ve hissettikleriyle kendi “kişisel çözüm”ünü sunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 44
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺26,24

“Aşk, onun için hem kelime hem cümleydi. Anlamı oldukça yüce olan bu kelime, cümleleştiğinde daha da yücelir. Yedi Tepeli Şehir’den arşa doğru yola koyulur, en tepeye vardığında ise cümleler öyküleşirdi. Ardından öyküler romanlaşır, en sonunda aşk adına kitaplar yazılıverirdi. İstanbul, neden sonra aşkın önünde eğilir, kendi silüetini ona aktarır ve aktardığı silüet ile aşk daha da güzelleşir, ardından İstanbul’daki âşıklara güzellemeler yazılır olurdu. Artık İstanbul’da aşkın sıradanlaştığı o eski zamanlar yoktu, sadece “an,” bir diğer deyişle “bugün” vardı.”

Modern zamanlarda kendini tanımak için yanıp tutuşan, ancak tutkularıyla yüzleşip kendinden kaçan insanlar için, “Aynalı Oda” onları büyütürken, aynı zamanda kendinden kaçanları geçmişiyle yüzleştirip, başkalaştırıyordu. Öte yandan, bir halı desenindeki naiflikten modern zamanların karmaşasına çıkılan yolculuğun evrilme öyküsünün cezbedici heyecanı, Fikir Koleksiyoncusu’ndan satın aldığı fikirlerle Feraye’yi büyütüp başkalaştırmıştı. Masalsı yaşamlarımızdaki gerçek kahramanlarımızla rastlaşmalarımızın büyülü öyküsü “Bölünmüş Yüzler,” maskelerimizin altında yüz diye adlandırdığımız aksimizi, sözcükler, gölgeler ve mevsimlerle resmederek âdeta ele veriyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 50
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺26,24

“Zehra Güngör, yıldızların üstünde naif danslar sergileyen şair bir kadın. Şiirleri, sanki eski zamanlarda yalnızca geceleri gökyüzünü izleyerek yaşayan bir şairin günümüze çevirisi gibi. Her bir kelimesi sonsuz bir rüyanın içinde hissettiriyor. Uzaklardan, çok uzaklardan ama hemencecik yanı başımda gibi bir his kapladı beni. Yıldızların güzelliği üstünde olsun, kitap tüm rüyalara ulaşsın.”

Dilan Bozyel

Oysa masallarla büyümüştük
Bir varmış bir yokmuş
Özlediğin her şey bir gün gerçekten Seninle olurmuş
Hayat akar
Ama sen hep istediğin zamanda
İstediğin aşk ile kalırmışsın


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺27,88

Lübnan’da Savaş-k : Lübnan iç savaşının hemen ertesi, yaşama umudunu kaybetmiş genç bir kadın ve geçmişi sırlarla dolu bir adamın mektuplar ile başlayan aşkı... Aşk, tüm günahları affedebilir mi?

Savaş önce insanlığı öldürür sonra insanları...

Cani Ryen’in Olanaksız İdamı : İdam sehpasındaki Cani Ryen’in son dileğinin yarattığı trajikomik olaylar zinciri ve bu dileği bir an önce yerine getirmek için herkesten fazla çabalayan Dedektif ile bu anormal gayretten şüphelenen Yargıç’ın zamana karşı verdikleri mücadele. Dedektif’in yardımcısı Ollen, hizmetçi Colombian, Dedektif'in havalı ailesi ve intikam peşindeki Cani Ryen. Çılgın ve dolambaçlı bir polisiye komedi.

Engerek – Bir Seri Katilin Anatomisi : Bir saat kulesinin tepesinde yaşayan, tek kare fotoğrafı dahi çekilememiş olan ve kamuoyunda Engerek olarak tanınan psikopat ruhlu seri katilin son bir dakikası. Engerek’in evrendeki en acımasız seri katil olan “zaman” ile olan imtihanı ve onu “avlanmaya” iten geçmişi. Gerçek seri katillerin sorgu ve röportajlarda söylediği tüyler ürperten ifadelerin de yer aldığı yarı fantastik bir kurgu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 154
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺30,34

Aşk; sadece kalben mi sevmekti?
Yoksa ruhen mi sevmekti?
Aşk sadece kalben olursa ölünce biter.
Ruhen olursa ''Gerçeğim Sensin'' der, sonsuza gider...
Oysa ben seni hem kalben sevdim hem de ruhen!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 164
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺31,16

Berke Aliyazıcıoğlu

01.09.1992 senesinde İstanbul’da doğdum. 2 sene Yeditepe Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı okuduktan sonra Amerika’ya gidip San Francisco’da Diablo Valley College International Education Center diploması aldım. Oradan da İngiltere’ye gidip Londra’da University of Westminster Business Management Entrepreneurship okumaya başladım. Londra’da yaşıyorum. Amazon FBA ağırlıklı olmak üzere online ticaret ve pazarlama eğitimi veriyorum. Bu kitapta öğreneceğiniz bilgilerle Amazon FBA satıcısı olarak, her ay binlerce ürün satan, dünyanın herhangi bir yerinden kontrol edilebilen, tek kişilik bir ticaret şirketi çalıştırabilir ve ciddi paralar kazanabilirsini.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 132
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺29,52

Antik Mısır’dan süregelen bir efsane: Kayıp Piramit Efsanesi...

Her şey Firavun Unas’ın ölümsüzlük arzusuyla başlamıştı ve kardeşi Teti’nin ihanetiyle son bulacaktı. Tarihin seyrinin değişeceği o gün Güneş Tanrısı Ra kendini gösterdi ve Mısır’ın her köşesini bu kehanet ile inletti:

“Firavun Unas şu andan itibaren yerin altında. Zamanı geldiğinde bir Âdem oğlu ve Havva kızı onu bu lanetten kurtaracak! Ona hak ettiği yer olan yer altı dünyasının kapısını açacak! Böylece Unas’ın ruhu hapis kaldığı yerden çıkacak. Çıkmadan önce bu iki insanı hak ettiği derecede onurlandıracak! Fakat unutmayın! Bu iki kişi seçildi. Kaderleri şu andan itibaren yazıldı!”

Bu sözleri duyan halk dışarı çıktı ve gökyüzünde dört parçadan oluşan ve ortasında Unas’ın zihin okuma gücünü temsil eden gözün bulunduğu kutsal işareti gördü.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 154
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺30,34

Erdal Ekmekçi, çizgileriyle mimari üzerinden kenti, kent üzerinden de modern insanı yorumluyor. Çizgilerinde resime yakınlık ve desen arayışı, çizginin öne çıkışı, dirilik, keskinlik ve bunların yaşayan ve kalbi olan resimlere dönüştürmeye çabalıyor.

Eski ve yeninin "saygı" ile bir arada kalabilmesiyle zenginleştiğimizi hatırlatan kitap, yeni yerler arayışında "Modern Kavimler Göçü" yaşayan günümüz insanına sahip çıkılması gereken değerleri sorgulatıyor.

Şehirlerin "anı deposu" olan kent mimarisi üzerinden insanların hayatlarına, yaşadıkları değişimlere ışık tutan anlar yaratmayı amaçlayan kitap, modern hayatın koşturması içerisinde önemli olanın ne olduğunu düşünebilmemiz için bir "an" yaratıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 83
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺26,24

Babacığım ne olur bana böyle bakma, içimin haritasını da buruşturup bir kenara atma. Şu an her ne kadar nefes alamasam da, fön çekilmiş saçlarım geçmişimi gizlese de, bu benim baba, adım Deniz, adımı devrimin mor menekşesinden alan Deniz. İyi bak bana, gözlerimdeki rimele bakıp da sakın aldanma, bu gözler, aynı gözler, hani o öptüğün “Benim oğlum, çok yakışıklı olacak, şu kirpiklere bak” dediğin çocuğunum ben hala ve aslında hep aynıyım. Dışımın derisini soy at, bana birde öyle bak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 218
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺34,44

...Kahroluyorum, çünkü insanlar seni anlamak için ölmene ihtiyaç duydular. Sen ölmeden kimse anlayamadı seni.

Bunca cümleyi seni gerçekten insanlara anlatabilmek adına kurdum ve sen öldüğün anda seni anladı insanlar.

İyi ki insanların seni anlayabilmek için ölmene ihtiyaç duyduklarını hiç anlamadım, yoksa çeker vururdum seni. Anlattıkların bu kadar kıymetliydi benim için. Seni öldürecek kadar...

Ben seni içimi dökmek, derdimi insanlara haykırmak, herhangi bir statünün içinde var olmak, beğenilmek veya beğendirmek için değil. Yalnızca, içimde var olan bazı hisleri yok etmek için yazdım.

Yalnızca içimde var olan bazı hisleri, yok etmek için yazdım. Virgül ilk defa varlığı veya yokluğuyla, en azından benim için anlam kaybettirmiyor. Tıpkı bizler gibi, günlük meşguliyetleriyle kör olmuş insanlar gibi.

Çünkü ben yokluğuyla hayatı anlamsızlaştıran insanlar tanıdım, onları çok özlüyorum.

Yine ben varlığıyla bile hayata anlam katamayan insanlar tanıdım, onlardan biri olmanın acısını yaşıyorum.

Yokluğuyla bile hayata anlam katan insanlar, en çok sizi özlüyorum. Fazla veya eksik bir virgülden bu kadar anlam çıkarmanın zorluğuyla yaşıyorum.

Kusursuz bir adamın hatırasına, acımasızca öldürülmüş çocuklar için...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺39,36

Sandım ki
Küçücük bir yaraydı
Kabuk da bağlamıştı
Meğer, nasıl da sinsice ilerlemiş
Tüm bedenimi sarmış

Sen dokununca anladım...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺18,98

İdeal konuşma ve satış, bir düşünce alışverişi biçiminde olmalı ve en çok kendi yetersizliklerinden kaygılanan birçok kişinin inandığı gibi, zekâ konuşma ve satış sanatının güçlü bir şekilde sergilenişi olmalıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 218
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺34,44

Her gün yazılacak bir şiir var
Fakat bir şiiri hak edecek
Bazı günler yok


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺30,34

Amasya genelgesinden itibaren liderin Mustafa Kemal olduğu kesinleşmiş. Ve diğer paşa ve efeler bunu kabul etmişler. Ancak ikinci adam olma konusunda ise üç farklı görüş çatışmaya başlamıştır. Bu görüşler; Birincisi; Fevzi Paşa, İsmet Paşa, Refet Bey İkincisi ; Kazım Paşa ve Rauf Bey Üçüncüsü; Çerkes Ethem, kardeşleri ve diğer efeler…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 230
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺36,08

Ne kadar başarılı olursak olalım işyerindeki basit bir hata cana veya canlara mal olabilir. Ve sonuç olarak da geride kalanların canı çok yanabilir.

Kariyerimize olumlu yön verecek şekilde kendimizi geliştirelim. Gerekirse değişelim ve gelişelim. Ama önce iş işten geçmeden iş güvenliğini sona değil, başa alalım…

Bu kitabı iş kazası sonucu kaybettiğim, büyüyünce okuyup büyük adam olacaksın diyen rahmetli babama ithaf ediyorum. Bu kitaptan elde edilecek bütün geliri annesini veya babasını iş kazalarında kaybeden öğrencilere bağışlayacağım.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺36,08

Hapishanede benimle iletişim içerisinde olan bir kişi vardı ki, onunla hep İngilizce konuşurdum. O da rejim casusuydu, ama bu adam diğerlerinden iyiydi. Beni iyi kötü tanımıştı. Hapishanede çokça bit vardı. Her yerimiz bit dolardı. O kadar ki, elbise çizgilerinin olduğu bölümler olduğu gibi bit olurdu. O hapishanedeki kötüler üzerlerindeki bitleri alır üzerime atarlardı. Bir keresinde biriyle kavga etmek zorunda kaldım, çok üzerime gelmeye başlamışlardı. Bu kavga üzerine, gardiyanlar beni dışarı çıkarıp dövmüştü. falakaya yatırmışlardı. “Tayyip Erdoğan!” diyor, beni dövüyorlardı. Tayyip Erdoğan’ı hiç sevmiyorlardı.

Bir gariban getirdiler. O kadar çok işkence etmiştiler ki, kemikleri sızlardı. Zaman zaman ekleminden sesler çıkartırdı. Elektrik vermişler çokça zulüm etmişler. Benimle kavga eden, o kötülerden olan kişi, bu garibanla ilgileniyordu. Onun ağzından bir şeyler almaya çalıştığını anladım. O kavga ettiğim kişi, söylediğine göre elektronik mühendisliğinde okuyormuş, rejim casusu olduğu çok belliydi, ya da benim için öyleydi. Onun rejim yanlısı olduğunu düşünüyordum. Bu gariban kişiye yaklaştım ve: “Bak, bu adam üniversitede okuyor, bu devlet demek!” dedim. “Bu adam doktor, bu adam devlet demek!” dedim. “Bu adam koğuş ağası, bu adam devlet demek!” dedim. Birkaç örnek verdim, rejim yanlısı olanları açıklamaya çalıştım, ona yardım etmeye çalıştım. Söylediklerimden ne demek istediğimi anladı. Ben onunla konuşurken benimle kavga eden o kötü adam, o garibana bağırdı ve o da benimle konuşmasını kesti. Ben de söyleyeceklerimi zaten söyleyip bitirmiştim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 106
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺27,88

1953 Yılında Edincik / Bandırma'da doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunudur. Ayna Kiri yazarın, Pirina ve Boşluk'tan sonraki üçüncü romanıdır.

Zira sorunlarla baş etmenin ağır bedellerini göze alamayanların, sadece kendilerinin görebildiği ayna kirine batarak yürüdükleri yolda, yaşamlarını kahreden sefilliğe razı olmaları ve kendilerince, onurlu kaçış planlarına yönelmeleri kaçınılmazdı. İnsanlar zorluklarla karşılaştıklarında, geçmişleriyle yüzleşmek yerine egolarını ayakta tutmak ve gerçeklerden bir süre uzak kalmak üzere yalanlara sığınabilirler. Zaman içinde bu yalanlar mitomaniye de dönüşebilir. Bu davranış biçimini ortaya çıkaran psikolojik ortam, gerçeği kabul edip hazmetmek yerine daha kolay olan inkar yolunu seçmelerine olanak sağlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 425
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺52,48

Bir yolculuk bir insanın hayatını ne kadar değiştirebilir? İnandığı ve bildiği tüm değerleri değiştirecek kadar mı? Dante Walker’in hayatı çok sevdiği annesinin ölümü ile değişir. Dante'nin artık sadece tek bir amacı vardır.
Annesini öldürenlerden intikam almak…

Ona bu yolculuğunda yardım edecek tek kişi ise onunla aynı kaderi taşıyan Clara'dır. Olaylar yaşanırken şunu düşünecekti Dante, sadece intikam mı, yoksa kaderin ona oynadığı bir oyun muydu bu?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺38,54

“Sevgili Karım,

Evlilik yeminini devam ettirmekte gereken zor kuralları senin için bu kadar kolaya indirgemişken yapmanı dilediğim üç şey var:

1. Sadakat.

2. İtaat.

3. Bu iki kuralı ihmal etmeyerek eşinden ayrı geçirdiğin 48 saat boyunca ona nasıl daha iyi bir hayat arkadaşı olabileceğini düşünmen ve hürmet etmen.

Sevgilerimle…

Eşin, Doğan Kahraman

Umarım cennet gerçekten vardır ve ben bir gün orada seninle buluşurum, çünkü benim cennetim sensin. Üstesinden gelemeyeceğim ya da benim için kolay olmayan hiçbir günahın bedeli yok, ancak sensiz olan bir cennete dahil olamam. Dilerim sende beni en az benim seni sevdiğim kadar çok seviyorsundur ki ben de senin cennetim olurum.”

Senem yirmi iki yaşında genç bir üniversite öğrencisidir.Ortaokul, lise hayatı boyunca çalışkan ve istikrarlı bir öğrenci olmuştur ancak üniversite sınavında beklediği performansı gösteremeyince akademik eğitimi ve kariyer planlarına dair güveni sarsılır. Eğitim hayatı boyunca psikolojik travma yaşayan Senem ilgisini bunca zaman eğitimini aksatmamak için uzak durduğu erkeklere yöneltir ve çok geçmeden aşık olur.

Senem’in üniversite yaşantısından modellik kariyerine, yaşadığı aşka ve anne olduğu döneme kadar başından geçen aşk dolu renkli dünyası sizlerle.Kesinlikle dahil olmak isteyeceğiniz gerilim, tutku ve cesaret gerektiren bu yolculukta iyi eğlenceler dilerim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 436
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺52,48

Bir sevgili ile gizliden sürülen zevk dolu bir hayat. Onu bir günaha el sürdüğü için terk eden karısı ve kaybettiği sevgilisi… Ve nihayetinde bir kazada yitirilen bir bacak… Kahrolan koca bir hayat… psikiyatri kliniğinde aylarca yatıp düzelemeyen kahramanımız ruhunu dinginliğe kavuşturmak için köye doğru uzunca bir yolculuğa çıkar. Ona kapısını açan Nene ve hasta kızıyla artık günler eskisinden daha iyi geçmeye başlar. Büyük bir günahın bedelini öder gibi çekilen bu acıların sonunda Nene’nin kapısı çalar. Gelen O’dur. Bu güzel manzaranın arkasında doktorlar, polisler, sessizce dönen bir ilk yardım arabası ışığı yoksa eğer kapıdakiler tesadüflerin en güzeli, ihtimallerin en hası, kurtuluşun en süslüsüdür.

Bazı defa bir acı çeker ve ruhen yarım saat bile yaşayamazken tıbben ölmezsiniz, babası onu böyle bir çocukluğa terk etmişti ve çocuk işte, az yaralandı mı öldü demektir.

Aşk böyledir, küpesini çıkarmak için sizden yardım istese, bunun küpeyle pek alakası olmadığını düşünmek istersiniz.

Bazen demirden bir iradeyle hayatınızı değiştirecek önemli kararlar verirsiniz fakat böyle parıltılı bir kadının iştahla üstünüze gelişi bütün gayretinizi alıp götürür.

Mezarlıklara hep uzaktan bakmıştım ben. Çok uzaktan bakınca Bodrum’a benzetirdim, yakına gelince çok başka, ölüme benziyorlar. Ölümden önemli bir şey görmedim ben. Ondan daha ciddi bir şey duymadım.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺34,44

Biriyle zamanını
paylaşıyorsan,
aynı zamanda
hayatından bir parça
veriyorsun demektir.
O yüzden paylaşacağın
zamanı hak eden
biriyle paylaş.

Umut Yavuz


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺31,16

Kuzenim Demir, Suna’dan sonra on santim uzamış gibi görünüyordu; omuzları dikleşmiş, bakışları kararlı hâle gelmiş, enikonu yakışıklı bir adam olup çıkmıştı. Yengemizin önceki hâllerini bilmediğim için karşılaştırma olanağım yoktu ama o göz göze bakışmalar, beyaz gelinlik içinde bir sülün gibi süzülmelere bakılacak olursa, Suna da belirli bir psikolojik eşiği aşmış olmalıydı. Her ikisinin de yüzlerine dikkatle bakmış, yüz ifadelerini en ince detaylarına kadar hafızama kaydetmeye çalışmıştım. Bana öyle geliyordu ki mutluluklarının sırrı yüzlerinde gizliydi. Daha önce bu sırrın deşifre edilmemiş olması hayret vericiydi. Nasıl da herkes “eşler yıllar içinde birbirine benzer” savını hiç sorgulamadan kabullenmişti. Böylesi bir fiziksel dönüşümün, sırf insanlar birlikte vakit geçiriyorlar diye gerçekleşmesi mümkün müydü? Siyasi tarihimizin önemli aktörlerinden olan Rahşan ve Bülent Ecevit çifti birbirlerine hiç benzemeyen insanlardı da evlilikleri sırasında mı benzeşmişlerdi? Elbette yüzleri birbirine benzemeyen kişiler de birbirlerine âşık olabilirlerdi, ancak bu durum da herhâlde henüz bilemediğimiz başka bir matematiksel kural ile açıklanabilirdi. Daha önce keşfedilmemiş gizli bir hazinenin haritasına sahipmişçesine heyecanlıydım. Oturup geliştirmekte olduğum aşk algoritması hakkındaki sunum notlarımı gözden geçirdim. Ertesi gün melek yatırımcıları yapay zekâlı çöpçatan fikrine yatırım yapmaları konusunda ikna etmem şarttı. Aksi bir durumun doğuracağı sonuçları düşünmek bile istemiyordum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 246
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺37,72

Çocuk eğitimi ve terbiyesi yıllardır en çok gündemde olan konulardan birisidir. Çocuklarımızın eğitimi hakkında bugüne kadar bir sürü şey yazılıp çizilmiştir. Nasıl eğitmeliyiz, nasıl davranmalıyız, hangi metot en doğrusudur, nelerden kaçınmalıyız gibi bir sürü soruların içinde bulmuşuzdur kendimizi. Peki bu bilgi yoğunluğu içinde en doğru yöntem hangisidir? Çocuklarımızı en güzel şekilde eğitip, hayata hazırlayabilmek için hangi yol izlenmelidir? Tüm bu soruların cevabını arayan ebeveynlerimiz bu kitapta çok şey bulacaktır. Yüce Kur’an’ın sonsuz ilminden, feyzinden ve rahmetinden esinlenerek ele alınmış olan bu eser, sizlere ebeveynlik duruşunuzda yeni bir başlangıç yapabilmek için bir rehber olacaktır. Bundan sonra sizler de sadece “Rabbim ne diyor, nasıl bir ebeveyn olmamı istiyor” sorularıyla çocuklarınıza tesir etmeye başladığınızda, asıl dönüşüm işte o zaman başlayacaktır. Çünkü Allah’ın adıyla terbiye etmek, dünyanın en güzel, en doğru ve en tesirli eğitim metodudur. Kur’an’ın ışığında, peygamberlerimizin metotlarıyla, modern psikoloji ve pedagoji bilgileriyle harmanlanmış olan bu kitap, tüm ebeveynlerin çocuk eğitimi üzerine titrediği bütün konuları ele alarak sizlerin istifadesine sunulmuştur. Yüce Kur’anımız, nasıl yıllar önce annelik duruşumda beni değişime götürüp, dönüşümüme vesile olduysa, sizler için de aynı şey geçerlidir. Zira pusulası Kur’an olanın rotası şaşmaz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺31,16
1 2 3 ... 27 >
Çerez Kullanımı