Hazırsan yelkenlerini aç bakalım!

Kur’an-ı Kerim’in sayfalarında ayet denizine açılıyoruuuz!

Sana bir mektuptan bahsedeceğim. Güzel Rabbimizin bize gönderdiği çok özel bir mektuptan… Bu mektubun adı “Kur’an-ı Kerim”.
Peki neler yazıyor bu mektupta?
Allah’ın bizi çok sevdiği, yoktan var edip şahane bir sistemle yarattığı ve bize çeşit çeşit nimetler verdiği yazıyor.
Hep iyi olmamızı istediği, bizimle sürekli alakadar olup yol gösterdiği, kötülüklerden koruyup hep yanımızda olduğu anlatılıyor.
İsteklerimize cevap verdiği, hatta istediğimiz şeylerden çok daha güzelleriyle bizi sevindirdiği, bizi şefkat ve merhametiyle kuşattığı bildiriliyor bu mektupta.
Bu mektup nasıl mı oluştu?
Harfler yan yana geldi, ayetler oluştu, her bir ayet bu kitabın sayfalarına koştu. Okuyan çocukların kalbi ferahladı, zihni açıldı, içine bol miktarda sevinç ve neşe doldu.
Hazırsan yelkenlerini aç bakalım! Kur’an-ı Kerim’in sayfalarında ayet denizine açılıyoruuuz!


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 4
Sayfa Sayısı : 56
Ağırlık : 56
En / Boy : 20 / 28
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺52,50

Hatice Kübra Tongar’ın kaleminden,

ÇEYİZ

Anneler bazen kederlerini koyar kızlarının çeyizine
bazen de kederlerini…

Annemden aldım çeyizimi,
Serdim dantel dantel ömrüme.
Aldığım çeyiz değilmiş ki
Kaderimmiş meğerse...

Anneler kızları için ince ince danteller örer...
Anneler kızları için iğne oyalı tülbentler bezer...
Anneler kızlarının hem tahtını hem bahtını eyler...
Nesilden nesile aktarılan korkuların, kederlerin, tebessümlerin, kırık kanatların, kabuk tutmuş yaraların, yarına saklanan umutların yaşamın bağrından akan iyileşme hikâyelerini bırakıyoruz sehpanızın üzerine.

Çeyizlik dantel serer gibi...


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 3
Sayfa Sayısı : 176
Ağırlık : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺63,75
99 Esma 99 Dua

Dr. Senai Demirci, eşsiz bir esma-i hüsna açılımı yapıyor.
Güzel isimlerin anlamının insan ruhuna dokunduğu yerleri buluyor.

İnsan gizemdir kendisine. Kördüğümdür kendi kendine. Açılmak ister ama dinleyen bulamaz. İçinde saklı gizli sesler duyulsun diye bekler ama herkes telaşlıdır. İçinin kuyularına cesaretle ve şefkatle eğilen birini bekler ama sağırdır âlem.

Esma-i Hüsna, insanı insana anlatan bir aynadır; içinin seslerini duyuran bir dağ yankısıdır. İnsanın içinde bulutlanan sancıları sağanak sağanak indirdiği bir topraktır. Darlıklarını göğe savurur insan esma ile tanıştıkça. Kalbinin kırık kanatlarını açar kendisini göreni, dinleyeni, bağışlayanı tanıdıkça. Kendi yaralarıyla tanıştıkça, esmanın anlamını bir merhamet göğü olarak bulur, bir şefkat dokunuşu olarak yaşar.

Dr. Senai Demirci, yazar, hekim ve terapist kimliğini yanına alarak, eşsiz bir esma-i hüsna açılımı yapıyor. Güzel isimlerin anlamının insan ruhuna dokunduğu yerleri buluyor. İnsanın yeryüzü yalnızlığına eğiliyor, susturduğu sesleri, avuttuğu hasretleri anlamın avuçlarına koyuyor. Hasretli fısıltıları işiten, sessiz âh’ları ciddiye alan, utanç verici itirafları anlayışla kucaklayan Bir’inin yakınlığını keşfediyor. Şiirlerin kalbine dokunarak, kalbin şiirini duyarak yazıyor. Şaşıracaksınız. Sevineceksiniz. Teselli bulacaksınız.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 4
Sayfa Sayısı : 212
Ağırlık : 212
En / Boy : 12 / 18
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺63,75

Bal Kabında Zehir!

Yeni bir çağın eşiğindeyiz. Birileri bu çağın fırsatlarla dolu olduğunu, insanoğlunu büyük bir değişimin beklediğini söylüyor. Ama bu değişimin ne pahasına gerçekleşeceğinden söz etmiyorlar. Zehri altın tas içinde sunuyorlar, bal da onun suç ortağı… Sorgusuz sualsiz itaat etmemizi istiyorlar.

“Islah edicileriz” diyorlar, oysa onlar “bozguncuların ta kendileridir”. “Sureti haktan” gözüküyorlar ama gizledikleri başka niyetleri olduğu açık. Allah’ın yarattığı ve muhatap aldığı “insan” olarak kalmak istiyorsak uyanık olmalı ve bu planları bozmalıyız. Uyanmak ise bilmekle başlar.


“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Allah bizi “bilişelim” diye farklı topluluklar halinde yarattı. “Bilelim, bilişelim; dünya kimseye kalmaz.” Uyan kardeşim uyan, galiba ahir zaman!

Abdurrahman Dilipak, günümüze ve geleceğe dair soruları cevaplarken çağın sorunlarına ve çözüm yollarına dair geniş bir perspektif sunuyor.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 136
Ağırlık : 136
En / Boy : 15,5 / 23
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺56,25

Mutlu bir yuva için ipuçları… 
Onur Kaplan’ın kaleminden…

Üç Oda Bir Salon
 
Ne kadar koşarsan koş, yetiştiğin sadece nasibindir..

Evinden, Allah’ın rızası için iğne kaldırsa 
sevap alacak yürekler vardı hani. Sahi ne oldu o yüreklere?
Magazin programlarının, sosyal medya fenomenlerinin zehriyle 
şuurunu yitirmiş gibi oturduğu koltukta uyuşup kalmışlar mıydı yoksa?

Sahi ne olmuştu da  Musa aleyhisselamın safında 
firavunlara karşı büyütülecek çocukların sahibinin Allah olduğunu unutanlar, 
çocuğa ‘geçim sıkıntısı’ adını koymuşlardı?

Kendisine türlü vazife seçenler, ‘evlat-eş-ana-baba’ olmayı unutmuş. 
Başkasının hanesindeki çöplere gözlerini dikenler, 
kendi evlerindeki kirli camları görmez olmuştu.

Ya Rabbi! Döndür özümüze bizi...
İki gönlün birbirine denkliğiyle nimetlenenlere evlerindeki şenliği hatırlat.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 184
Ağırlık : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺60,00

Türkiye’de İlk ve Tek!
Tamamlayıcı Tıpta Özgün ve Güvenli Kullanımlarıyla
A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları - 6
Ağız, Diş ve Damar Sağlığı, 
Doğum Öncesi ve Sonrası Bakım, Ödem, Prostat, Sistit

Alanında çok satan kitapların yazarlığını yapan dört profesörden 
tıbbi bitkiler, uçucu yağlar ve doğal ürünlerle 
sağlığınızı korumaya yardımcı olacak
164 özgün karışım…  
Kokulu tıbbi bitkilerin doğal bileşenlerinden olan uçucu yağlar, insan sağlığını ve ruh halini iyileştirmek amacıyla binlerce yıldan bu yana kullanılmaktadır.

İlerleyen teknoloji ve bilimsel araştırmalar, bu bitkilerin etkinliğini, güvenilirliğini ve kalitesini ortaya koymuştur.

Aromaterapi uygulamaları çerçevesinde bazı uçucu yağların doğrudan veya karışımlar halinde kullanılmaları ya da ağız içinde yıkama suları ile çalkalanmaları veya gargara şeklinde uygulanmaları aromaterapi çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Doğru kullanılan tıbbi yağların insan psikolojisi üzerine etkileri, bu yağların masaj yolu ile sağlanan fiziksel etkileri ile birleşerek güçlü bir tedavi oluşturabilir.

Bu kitap, aralarında Avrupa Farmokopesi (European Directorate for the Ouality of Medicine-EDQM) 13/B (Herbal Drugs and Herbal Drug Preparations) uzmanlar grubu üyesi bir profesör, Avrupa Farmakopesi Türkiye Delegesi olarak görev yapmış bir profesör ile Avrupa Bilimsel Fitoterapi Birliği (European Scientific Cooperative on Phytotherapy-ESCOP) bilimsel komitesi danışman editörler kurulu üyesi bir profesörün de bulunduğu, yurtiçinde ve yurt dışında birçok bilimsel dergide makaleleri yayınlanan, 4 profesörden oluşan bir grup tarafından hazırlanmıştır. Çeşitli bilimsel kaynaklar ve konuya ilişkin web siteleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda derlenen bilgiler, yazarların uzun yıllara dayanan bilgi birikimleri ve deneyimlerinin süzgecinden geçirilmesi ile kaleme alınarak okuyucuya sunulmuştur.

Aynı zamanda Türkiye’de çok satan, Tamamlayıcı Tıp Onayı ve Güvenli Kullanım Önerileriyle bir ilk olan ‘A’dan Z’ye Tıbbi Bitkiler’ ve ‘A’dan Z’ye Tıbbi Yağlar ve Aromatik Sular’ kitaplarının yazarlarından da olan dört profesör, 6 ciltten oluşan ‘A’dan Z’ye Aromaterapi Karışımları’ serisinin bu 6’ncı ve son kitabında; tıbbi etkinlikleri bilimsel olarak kanıtlanmış uçucu yağlardan ve diğer doğal ürünlerden hareketle hazırlanan Ağız, Diş ve Damar Sağlığı, Doğum Öncesi ve Sonrası Bakım, Ödem, Prostat ve Sistit rahatsızlıklarına yönelik olarak hazırlanmış 164 aromaterapi karışımı (aromaterapötik) yer almaktadır. Bu şekilde 6 ayrı ciltten oluşan tüm serimiz ile toplam 1843 özgün aromaterapi karışımı okuyucularımıza sunulmuştur.

Tıbbi bitkilerin, uçucu yağların ve diğer kokulu doğal ürünlerin sağlığınızı korumada,
sürdürmede ve bazı hastalıkların tedavisinde rehberlik etmesini dileriz… 


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 240
Ağırlık : 240
En / Boy : 15 / 23
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺67,50

Peygamber’imizi kendimize model alabilmemiz için Önce O’nu tanımamız gerekir.
Sahi, sormayı unuttum…
Sen Peygamber’imizi tanıyor musun?

Peygamber’im Bugün Yaşasaydı bir gününü nasıl geçirirdi? 
Mesela playstation oynar mıydı? 
Çocuklarla nasıl iletişim kurardı? 
Hayvanlara olan sevgisini nasıl gösterirdi? 
Bugün okula giden bir öğrenci olsa sınavda kopya çeker miydi? 
Televizyon izler miydi ya da her şeyi mi izlerdi? 
Bir marketi olsa nasıl bir iş adamı olurdu? Zararlı şeyleri satar mıydı? 
İnsanlarla sohbet ederken elindeki telefona mı bakardı yoksa insanların gözünün içine mi? 
 
Tüm bu soruların cevapları, beni bin dört yüz yıl önce yaşayan ama öğretileriyle bugün hâlâ yaşamaya devam eden Güzel Peygamber’imle tanıştırdı. Sonra aldım kalemi kâğıdı elime, öğrendiklerimi yazmaya başladım. 
Sen de oku...
Sen de Peygamber’imizi bugününe taşı... 
Peygamber’im bugün yaşasaydı nasıl bir hayatı olurdu, sen de öğren diye...


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 168
Ağırlık : 168
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺56,25
Evliliğin Dünü, Bugünü ve Geleceği İçin İyileşme Reçeteleri

“Evlilik iki şeye bağlıdır: Doğru insanı bulmaya ve doğru insan olmaya.”
Hz. Mevlâna

Sahip olduğumuz bir tanecik ömrümüz ve ömürlük olmasını dilediğimiz tek bir evliliğimiz varsa… Hazır mısınız evliliğimizin yaralarını iyileştirmek ve her ânını güzelleştirmek için beraberce bir yolculuğa çıkmaya?

Bu kitap bize evlilik ilişkisi içinde doğru insan olmanın yollarını anlatıyor.

Çocukluğumuzda gördüğümüz evlilik ilişkileri kendi evliliğimizi nasıl etkiler?

Karı-koca ilişkisine dair anne-babamızdan neler öğrendik?

Eşimizle doğru tartışmayı, iletişim kurmayı, beraber vakit geçirmeyi biliyor muyuz?

Anne-baba olduktan sonra karı-koca olmayı unuttuk mu?

Eşimiz kaygılı, depresif, narsist, öfkeli, ilgisiz, kıskanç, kuşkucu, sadakatsiz ya da içe dönük biriyse onunla nasıl geçiniriz?

Cinsel hayatımıza yeterince özen gösteriyor muyuz?

O zaman gelin hep birlikte, Niyet ettik niyet eyledik evliliğimizi iyileştirmeye!


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 6
Sayfa Sayısı : 200
Ağırlık : 200
En / Boy : 16 / 23
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺63,75

Dünyanın boş ve aldatan yüzüne dönüp “başlarım senin aşkına!” dedikten sonra Allah’a yönelip “Rabbim önceden hazır değildim şimdi iznin olursa seve seve Başlarım Senin Aşkına” diyeceğiniz bir kitap...

Hakikatler gönlünde bir sarsıntı oluşturmuyor mu, yoksa uyanmak için hâlâ yerin göğün sarsılmasını mı bekliyorsun?
Ve anlarsın zor sorular ancak kaliteli öğrencilere sorulurmuş
İmtihanın bu yüzden ağırmış, anlarsın.
Ve anlarsın ateş İbrahim’i yakmadıysa,
Balık Yunus’u yemediyse,
Bıçak İsmail’i kesmediyse,
Deniz Musa’yı boğmadıysa,
Kuyular Yusuf’ları almadıysa,
Sen de anlarsın umutlarını kün fe yekün’le büyütmen gerektiğini.
Ve anlarsın,
Allah azze ve celle geciktiriyorsa, güzelleştiriyordur.
Sabret…
Sabret…
Anlıyorsun değil mi?


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 8
Sayfa Sayısı : 144
Ağırlık : 144
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺52,50

“Onu bana bahşet!” diye dua edemiyorum; fakat çoğu zaman sanki benimmiş gibi hissediyorum. “O benim olsun!” diye dua edemiyorum; çünkü başkasına ait. Acılarımla alay edip duruyorum.” 

 

 

Genç Werther´in Acıları’nı 1774’te yazdığında Goethe henüz 25 yaşındaydı. Kentten taşraya göçen genç ressam Werther’in Lotte’ye duyduğu umutsuz aşkı ve çaresizliğinin mektuplarla anlatıldığı bu roman, önce dönemin Alman gençliğini daha sonra ise bütün Avrupa’yı etkisi altına aldı. Öyle ki, bir dönem intihar vakalarının arttığı bile oldu. Goethe’nin kendi hayatından da izler taşıyan ve Napolyon’un elinden düşürmediği rivayet edilen Genç Werther’in Acıları okunmaya değer bir Alman başyapıtı.

 

  • YazarJohann Wolfgang Von Goethe
  • Yayınevi: Hayykitap
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 112
  • Ebat: 13,5 x 21
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786257479967

₺23,90

Küresel bir tek dünya devleti sapkınlığına sürüklenen insanoğlu, hiç şüphesiz bu dönüşümün sancılarıyla boğuşurken, travmatik anıları geleceğe ayarlanmış saatli bir bomba gibi farkında olmadan genlerine kazıyor. Bu nedenle bu kitabı “geleceğin geçmiş travmaları” olarak yorumlamak çok daha sağlıklı bir bakış açısı olabilir. Çünkü geçmişin kötü izlerini temizlemek yetmez! Bugüne geçmişin geleceği olarak da bakmak zorundayız. Bu bizi hem olmuş olana hem de olacak olana karşı tam donanımlı bir şifa kaynağı yapacaktır.

Bugünün ruhsal problemlerinde esas mesele geçmişte yaşanan ağır travmalardır. Sebebini bulmak, adını koymak ve çözüme ulaşmak ise mümkündür. İnsanı özünden uzaklaştıran her türlü travmanın anahtarını bulmak, iyileşmede ve hastalıklara karşı korunmada birinci rolü oynar. O yüzden bu kitap ile olmuş olana çare bulmaya niyet ettiğimiz kadar olmamış olanın da önünü kesmeyi amaçlıyoruz.

Birçok kişi geçmişi açmanın zarar verici olacağını düşünerek geçmişte yaşadıklarını görmek ve duymak istemez. Bunun için de geçmişin yakasını bırakmadığını, bugünkü birçok davranışında kendini gösterdiğini fark edemez. Çünkü kişi çoktan geçmişin bugüne etkisi olabileceği fikrini zihninin en derinlerine kaldırmıştır. Bazen de kişi yaşadığı durumun anlamsızlığını görür, fark eder ancak olanın adını koyamaz. Geçmişi düzeltmeyi başaramadığında ise tüm yaşam enerjisini bu uğurda harcarken, huzur ve mutluluğu ulaşılmaz sanır. Manevi boşluğu madde ile doldurmaya çalışır; gereksiz harcamalar, borçlanmalar, zararlı bağımlılıklar içinde kaybolur gider. 

Bu kitabı okurken hayatınızdaki olaylara bir isim verir gibi, unuttuğunuz ve geçmişte bıraktığınız sen’e yeniden dokunur gibi, kendinizi yeniden keşfederken bir kez daha doğar gibi bakın.

Çünkü uyanışın ilk çağrılarına kulak verir ve bu kitabı kendi yaşamınızı ele alarak okursanız, geçmişinizle ilgili muhteşem izler bulacak ve geleceği dahi şifalandıracaksınız.

Unutmayın, bu sizin hikâyeniz ve öze dönüş yolculuğunuz…

 

  • Yazar: Eray Hacıosmanoğlu
  • Yayınevi: Hayykitap
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 296
  • Ebat: 13 x 21
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786257479981

₺67,50

“İnsanlar ölüyor, stresten, üzüntüden, sevgisizlikten…” 

 

ŞİFA

 

Hastalıkların Duygusal Sebepleri

 

Küresel çağın olumsuzlukları bütün duygusal meselelerin içerisine sızarak bazen direkt bazen de dolaylı yoldan insanları hasta ediyor. Bu yüzden son doğal insan nesli boğuştuğu esas düşmanın ne kadar öldürücü olduğunu gözden kaçırıyor. Doğal hayatın içerisinde kendini en iyi şekilde kamufle etmeyi başaran duygusal sebepli katiller, insan ömrüne travmalardan çok hastalıklar ile saldırırken duygusal sebebe bağlı ölen kişilerin gerçekte neden hasta oldukları dahi bilinmiyor.

 

Hasta olmadan önce ruhunuzu, sonra da duygudan kaynaklı olası hastalıkları hiç olmadan önlemek mümkün. Bunu bilmek insanlık için büyük bir müjdedir! Hiç vakit kaybetmeden, gerçek şifayı kalbinizde hissedin.

 

Bu yolculukta duygularla hastalıkların, ruh-beden-zihin üçgeninin birbiriyle muhteşem bağına şahit olacağız. Duyguların kötü etkilerinin fark edilmediğinde nasıl hastalığa dönüştüğüyle yüzleşmek sizin için ilk adım. Esas şaşkınlık bilim diye anılan birçok şifanın nasıl da bu düşmanı bilerek görmezden geldiğine tanıklık edince başlayacak. Çünkü hem beslenmenin hem de duygusal sebeplerin bilinçli eller ile yok sayılması umuda bakışınızı değiştirecek.

 

Şifanın duygusal izlerinde o kadar ileri gideceğiz ki, bırakın anne karnındaki hayatımızın günümüze etkilerini, atalarımıza kadar uzanan aktarım öykülerini dahi ele alacağız. İnanç ve sevgi gibi gözle görülmeyen ama insan hayatını ötelere taşıyan bir mucizenin, şifanın içindeki şahane etkilerine de tanık olacağız. 

 

Hasta olduktan sonra değil, hasta olmadan önce alıyoruz önlemimizi. İyileşmek, daha da önemlisi hastalık bizi bulmadan harekete geçmek için kendi değişimimizi sağlayabiliriz. Bu değişim için önümüzde hiçbir engel yok. Tabii kendi direncimizi saymazsak…

 

 

Bu kitap hastalıklar ile duygusal sebepler arasındaki bağı ortaya koyarken hem dolaylı bir şifanın hem de  ‘hiç vakit kaybetmeden’ yapabileceklerimizin peşine düşüyor.ü

 

  • YazarEray Hacıosmanoğlu
  • Yayınevi: Hayykitap
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 264
  • Ebat: 13,5 x 21
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786257479974

₺63,75

Ege’nin küçük bir kasabasında ikindi üzeri bir delikanlı denize bakan derin falezlerin başına geçer, kendisini aşağıya atmaya niyetlidir. Etraftakiler vazgeçirmek için dil döker, tanıdıkları yalvarır ama nafile. “Hayatın hiçbir anlamı yok, kendimi aşağı atıp son vereceğim bu saçmalığa” der. Sonunda kasabadan delikanlının hatırını sayacağını düşündükleri Osman Dedeyi çağırırlar. Ümmidir Osman Dede; tek bildiği çiftçiliktir; özel bir eğitimi yoktur.
 
Gelir gelmez, “İstersen hemen atla!” der delikanlıya. “Ama önce sende hakkı olanların hakkını ver!” Şaşkınca bakan delikanlıdan ayakkabılarından birini ister. “Hatırla bakalım, buraya kadar yürüdüğün ayakkabıda kimlerin emeği var? Yürüdüğün yolu kimler senden önce senin için kazdı? Ayaklarının altında eskittiğin hangi canlının derisi? Bugüne kadar yaşarken kaç cana mal olduğunu hesaplayabilir misin?” Bir ara delikanlının üzerindeki tişörtü çekiştirir. “Bu tişörtün pamuklarını toplayanlara, pamukları eğirip sana tişört olsun diye dokuyanlara atlamadan önce söyleyeceğin bir şey yok mu?” “Bugüne kadar yediğin ekmeklerin buğdayını sıcağın alnında ekip biçenlere ve özenle pişirenlere gitmeden önce teşekkür etmeyi düşünmez misin?”
 
Delikanlıyı Osman Dedenin gösterdiği şeffaf bağlar öylesine sarıp tutar ki kendi isteğiyle uçurumdan hayata döner.
 
Ben de derim ki, uçurumun başında değilsin ama hayatı konforun yüksek tepelerinde kaçırıyorsun. Yaşamı yaşayarak öldürüyorsun. “Ben bana yeterim!” derken, seni kucaklayan sıcacık bağları hoyratça söküp uçuruma savuruyorsun.
 
Olur da bu akşam Osman Dede sana uğrarsa, yorma onu, elindeki Naikan’ı göster.

 

  • Yazar: Senai Demirci
  • Yayınevi: Hayykitap
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786257479998

₺63,75

60 yıllık hekimden tüm virüslere ve bakterilere karşı kolaylıkla uygulayabileceğiniz korunma yöntemleri!

Her yaşta, her zamanda, her koşulda…

Bağışıklık Zırhımız

Canan Hoca’nın yazdığı kitaplar Türkiye’de ‘halk hareketi’ oldu. O hep ‘ezber bozan’ oldu. O hep ‘cesur’ çıkışlarıyla gündem oldu. O hep sonunda ‘haklı çıkan’ oldu. O, ‘iyileşmez denilen hastalıkları iyileştiren’ oldu.

Yayınlanmış 7 kitabı bugüne kadar toplamda 2 milyona yakın satış yaptı. Nisan 2011’de Karatay Diyeti kitabı yayımlandığında karşıt fikirde olanların çoğu şimdilerde Karatay Diyeti ve Karatay Mutfağı kitaplarındaki önerileri dile getiriyorlar.

Canan Hoca hiçbir televizyona çıkmak için para vermedi, hiçbir programdan para almadı, firmalardan gelen hiçbir reklam teklifini kabul etmedi. Kamu kurumlarından gelen davetlere öncelik ve ağırlık verdi. Katıldığı hiçbir etkinlikten ‘para’ almadı. Davet eden kuruma, “Kitaplarımı alın, söyleşi sonunda halka ücretsiz dağıtın, ancak bu şartla gelirim,” dedi. Katıldığı etkinliklerde bile halkın kitaplarına kolayca ulaşabilmesini, okuyup öğrenmesini, herkesin sağlıklı beslenme ve yaşam biçimini öğrenip uygulayabilmesini düşündü.

Eylül 2019’da medyada başlayan bazı haksız itibarsızlaştırma söylemleri onu çok üzdü! Sonrasında yaşanan iki yıllık salgın sürecinde ekranlarda söz hakkı olmasa da yine ‘sözünün eri’ oldu! Her koşulda, hiç yılmadan, daima hakikatten yana ‘mücadele’ ederek tüm sevenlerine ‘şeref sözü’ verdi! Halkın nezdinde ‘Karatay Sözü’ hep ‘güvenilir’ oldu!

Canan Hoca merkeze yine insanı koyuyor ve insanı karaciğerini ayrı kalbini ayrı görmeden, bir bütün halinde ve çevresiyle birlikte ele alıyor. İlaç firmalarının güdümünde olan ve insanı adeta sistem çarkının unsuru haline getiren hâkim görüşe prim vermiyor, hiçbir zaman da vermedi!

O yüzden diyor ki, önce vücuduna ihtiyacı olan sağlıklı besinleri sağladığından emin ol ama bunun için vücudunun neye ihtiyacı olduğunu doğru öğren.

Ve yine diyor ki, önce bağışıklığımızı korumak ve kadim bilgileri kullanmak esastır. ‘Bağışıklık zırhı’na hepimizin ihtiyacı var!

Bu kitap, tüm virüs ve bakterilerden nasıl korunacağımızı, bunu bedenimizle en uyumlu, kadim yollardan nasıl yapacağımızı anlatıyor. Söz şimdi Hocaların Hocası Prof. Karatay’da…

Karatay Sözü her yaşta, her zaman, her koşulda başucu kitabınız olacak!

 

 

₺60,00

İçimde sürekli bana seslenen bir ses var, en zor anlarımda bile konuşmaktan vazgeçmiyor: “Bu hayatta çok şey gördük, geçirdik; hiçbir şey bizi yenip yıkamadı!

Bunlar mı yıkacak? Zor yıkarlar!”

Ben vazgeçmiyorum gülüşlerimden. Hayatta yaşayacağım güzelliklere inanmaktan asla vazgeçmiyorum.

Önemli olan sevmek, sevilmek, çabalamak.

Gerisi boş bir balon.

Ne kadar yukarı çıkarsa çıksın, elbet patlayacak, elbet sönecek...

Ben gerçek duyguları aramaktan ve onların bir gün mutlaka yaşanacağına inanmaktan asla vazgeçmeyeceğim.

₺52,50

Kafesin Biri, Bir Kuş Aramaya Çıktı.

Bu kitabın sayfalarında romanları, öyküleri ve mektupları ile edebiyat tarihinin en özgün, pesimist ve duygusal kalemlerinden Kafka’nın hayat hikâyesini, yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bulacaksınız.

Kitap, içimizdeki donmuş denizi kıran bir balta gibi olmalıdır.

İnsanlarla içli dışlı olmak, insanın kendisini göz hapsine almasını getirir peşi sıra.

Özgürlük! Tabii, bugün mümkün olduğu haliyle özgürlük, cılız bir bitkidir. Ama ne de olsa özgürlüktür, ne de olsa bir mülktür.

Bilincin darlığı, sosyal hayatın bir gereğidir.

İnsanlıkla aramızdaki bağ, kendimizle aramızdaki bağdan güçsüz değildir.

Kafayla çalışması toplumdan koparıp alıyor kişiyi. Elle çalışmak ise onu insanlara yaklaştırıyor.

Geçmişimden gelen rüzgâr zamanla dindi, bugün ayaklarıma vuran hoş bir esintiden gayrısı değil artık.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 100
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺37,50

Umut, yendiğin acılardır, unuttuğun ağrılarındır.

Umut, başka bir yol bulmaktır. Yenilemektir kendini, kendini yeniden tanımaktır. Kalbinin “sızlamadığı” yerde barınmaktır. Mutlu fotoğrafların içine dalmaktır. Müziği değiştirmektir umut. Seni gülümseten şarkıyı keşfetmektir. Başka kitapları okumaya zaman ayırmaktır. Kaybolduğun sayfalarda, altını çizdiğin sözler olmaktır.

Umut, aynaya baktığında kendini sevmeyi öğrenmektir. En büyük servetin kendini biriktirmek olduğunu kavramaktır. Dizindeki yaralara bakıp nasıl geçtiğini hatırlamaktır.

Umut, yendiğin acılardır, unuttuğun ağrılarındır.

Umut, her gece gözlerini kapatıp sabah hiçbir şey olmamış gibi yine açmaktır. Umut, her defasında yeni bir gün, her defasında yenidendir, yenilenendir.

Umut hep vardır ve bizimledir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺41,25

Aşk tutkusu ve halkı uğruna verdiği kavgayla ne uğruna ve nasıl yaşanacağını insanlara gösterdi.

Nâzım Hikmet’in sadece yazıları değil, yaşamı da geride kalanlara bir mirastı. Tek başına göğüslediği hak mücadelesi, yıllar sonlara binlerce kişinin izinden gideceği bir gelecek yoluna dönüştü.

Ruhuyla yoğrulan ve ruhlara ulaşan şiirler yazdı. Sanat ve siyaset dünyasının birçok ismi, onun hayatından tarihe izler bıraktı. Çok güzel âşık oldu, çok güzel kavga etti.

Ama en çok halkını sevdi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺37,50

Eserlerinde modern Türk insanının çıkmazını, saflık ve güç arasında gidip gelen benliğini, gittikçe sönükleşen yaşama tutkusunu anlatan Oğuz Atay, yaşarken sesi duyulmamış ama öldükten sonra okuyucularının yaşamlarında birer birer hayat bulan karakterleriyle ismi çok uzun yıllarca anılacak bir yazardı.

Atay’ın, İnebolu’da başlayan hayat yolculuğu, edebiyatın, yalnızlığın, aşkın ve ölümün kıyısında “Türkiye’nin Ruhu” ismini verdiği yaşam görüşünde nihayete erdi.

O, hep bir “Tutunamayan” olarak yaşadı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺37,50

Kaldırımlar, tekkeler, okullar, hapishaneler ve dört duvar arasında edebiyatla geçmiş bir ömür.

Necip Fazıl Kısakürek, şiirindeki özgün sesi ve tasavvuruyla bir taraftan Türkiye’nin farklı renklerini aynı duyguda birleştirirken diğer taraftan refah dolu bir geleceğe duyduğu hasretle ölene kadar davası uğruna mücadele etti.

Osmanlı Dönemi’nde, bir konakta başlayan ve yıllar süren düşünce sancılarının sonunda, insanlara yoldaş olacak onlarca eser bıraktı. Kendini anlamak ve anlaşılmak için yazdı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺37,50

Özdemir Asaf, Türk Edebiyatı’nın şiir yolculuğunu kendi iç dünyasında yeniden yorumlayan bir şair ve düşünürdü. Dizelerindeki derin görü yeteneği, şiir gibi yaşadığı hayatından geliyordu. Asaf’ın yaşamından şiirlerle beraber, her biri adını edebiyat tarihine yazdırmış şairler de geçti.

Bu kitapta bir hayat hikâyesinin, hem Türkiye’nin sanat dünyasına hem de tarihine ne denli izler bıraktığını okuyacak, sayfalar arasında yitirilmeyen bir hazinenin muhtevasına tanık olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺37,50

Şu an elinize aldığınız bu kitap! Sadece bugüne ait bir kitap değildir... Geçmiş, şimdi ve gelecek... Zamanı! Mikro ve makro-âlemleri! Yapay ve doğal hayatı! Din ve bilimi! şeytanın iç sesini! Ve işte hepsini birden... Ruh diliyle! Kalbin o en eski bilgisi üzerinden... Tevhidî bakışla bütünleyerek... Tarih boyunca faaliyet gösteren küresel şirk-etlerin bugün insanlığı getirdikleri bu ‘dijitalçağ’da! O karanlık uçurumun kenarında! Dijital olan her şeyin geçici olduğunu! Ezelden ebede her dâim bâki kalacak olanın sadece ‘Ruh İyiliği’ olabileceğini! Sizlere bir daha hatırlatabilmek için yazıldı!

İstiyoruz ki! Şirk-etlerin karanlık niyetlerini artık tüm açıklığıyla bilelim! ‘İnsan’ olmanın... ‘İnsan’ kalabilmenin ‘Nur-u Hakikat’i üzerine bir defa daha düşünelim... İşte ancak o zaman... ‘DijitalÇağ’ın üzerimize gelen bu alacakaranlığından kurtulabiliriz... Her şeyin ‘hakikat’ini bilerek...

De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır.”
( Zümer / 9 )

Birinci Bölüm: Ruh Muhafızları

• Her ânınızı izliyorlar, kaydediyorlar... Ve sizin geleceğinizi şekillendiriyorlar siz hiç fark etmeseniz de! Kimler ki onlar?
• Ama ne yaparlarsa yapsınlar... Kalbimizde duruyor ya hâlâ O ‘Sırr-ı Hakikat’! Orada hep sizi bekliyordur tüm güzelliğiyle! şeytan kalbe giremez çok şükür... Bunun için yazıldı bu kitap!
• İlk insan yaratıldığından beri kalbin içindeki o sırlı bilgi! Zamandan etkilenmez... Hep canlıdır... ‘Hayy’ olandır... Yani ‘insan’a bağımlı değildir... ‘Nur-u Hakikat’tir!
• Ey Müslümanlar... Bilesiniz ki bu kitap ‘dijital şeytanlar’a ‘bir’ ültimatom olduğu kadar... Sizlere de yapılmış son ‘bir’ çağrıdır...

İkinci Bölüm: Şeytanın İç Sesi

• DijitalŞirk, ‘Yeryüzü Halifesi İnsan’ın tevhid zikrinin bozulmasıdır... İnsanın... Yeryüzünün... Gökyüzünün...
• şeytan, Cennet’te Hz. Âdem’e ‘bilinç’ sayesinde yaklaşabilmiştir! Onların bilincine seslendi! Ve günah başladı!..
• O günlerin şeytanı ve bugünlerin ‘Yapay Zekâ’ya bağlı sanal mürşitleri! Aşksızdır pek çoğu! Keşke ‘Aşk’ı bilebilselerdi!
• Sizlere Metafizik ‘bir’ okuma yaptırmaya gayret ediyoruz… şeytanı uzaklaştırabilmek için… Bizlerdeki o sır ‘emanet’ten…
• Nedir ki o şeytan ve şürekâsının ısrarla üzerinde durdukları ‘kuantum teoloji’? Madde ve anti madde! Dalga ve parçacık!
• Şirk-etler bugün sizleri! Tüm dünyayı! ‘Yapay Zekâ’ya bağlayıp! Ve hepinizi de çipleyerek! ‘Yapay Zekâ’ya! Neden bilinç kazandırmanın peşindedirler?
• Düalite nedir ki? Ve onun her yerdeki düalite sembolleri kimlere işarettir? Hadi düşüncenizi ‘Yapay Zekâ’nın ‘kod’lanmasına kadar vardırın… 0 ve 1!
• Ruhunuzla aranıza girmek ister! Ve bunu başarırsa da! Sizi ‘Yapay Zekâ’sına bağlar… Köleleştirir!
• İnsan zekâsındaki bilgileri; tüm insanlık tarihini, olayları, görüntüleri, sesleri, tüm kayıtları ve milyarlarca insanın yaşadıkları olaylara göre tüm ruh hâllerini, genetik kodlarıyla birlikte o ‘DNA’ zincirini yapay zekâya taşıyıp; sonra da insanı yok etmek niyetindeler! ‘Yapay Zekâ’ya bilinç kazandırmak dedikleri tam da budur…
• Anlaşılıyor ki dijitaller… Maddeyi yeniden enerjiye dönüştürmenin peşindedirler… Tüm yeryüzünü, onca mahlûkatı ve insanı kendi karanlık maddelerine katacaklardır…
• Dijital tehlikenin en eski kökenini yazmaya gayret ediyoruz size! Bugünkü bilgilerle de iç içe geçirerek yorumluyoruz…

Üçüncü Bölüm: ‘Aşk’a Muhtacız

• İnsan nesline meydan okuyor dijital ‘şey’ler… Yecüc-Mecüc! Şimdilik sadece dalgalar hâlinde olan o şeyler…
• O zaman gelmeden işte! Zülkârneyn Seddi’nizi güçlendirin… Demirlenin! Topraklanın…
• İnsanın asıl sırrı kendi kalbinin içinde beklemektedir… Vahiydir!
• Ey kapitalist sufîler! Maddeciler… Çekilin aradan! İnsanları bir an önce Kur’an ile baş başa bırakın…
• Cenâb-ı Allah, halifesinin gizleneceği mekâna ‘Kalb’ ismini vermiştir… Günümüzde ise diyorlar ki! Kur’an dışı tasavvufçular ve ilim bilmeyen o metruk bilim insanları; bu mekân, ‘kalb’ değil! ‘Beyin’dir, şuurdur!
• İnsanın kalbi ilâhî sırların gizlilik evidir! Ve o ‘halife’ işte tüm ilâhî gizlilikleri koruyacak kasadır!

Dördüncü Bölüm: Great Reset

• Kuantum fiziğinin dünyamızı getirdiği yer burasıdır! Kâinattaki her mikro parçacığa müdahale etmek istiyorlar… Kâinata bir müdahale! Ve ‘Yeryüzü Halifesi İnsan’a!
• Artık kendi programını yazabilen o yapay zekâ; ‘Yüce Zekâ’ olmaya hazırlanmaktadır!..
• İşte bunca zamandır o sizin kendinizin bile bilmediği ruhunuzun peşindedir ‘Yüce Zekâ’! Çünkü ‘insan’ın şeytana üstünlüğü! ‘Ruh’undan gelir… şeytanın tüm kıskançlığı, kötülüğü bundandır… ‘Ruh’suz olmasından!
• Yer-altı Virüsü! Kara-bilimin asıl sahibi! Artık bugüne kadar kimler ona hizmet etmişlerse hiçbirine ihtiyacı kalmamıştır… Kendi zekâsı; o ‘yapay zekâ’ya bilinç kazandırmıştır…
• ‘Dijital virüs’çüler! ‘İnsan’ olmayanlar… Kuantum fiziğine göre artık her yerdeler! İçinizde dışınızda mevcutlar… Elbette ki çok yakında görünürlük kazanacaklar… Ellerinizde tuttuğunuz o ekranların içinden!

Beşinci Bölüm: Aynadaki ‘Sır’

• Sırlar ilmi düşünceyle, çalışmayla elde edilemez… Müşahadeyle ve ilhamla; Rabbimizden gelecek ‘bir’ lütufla edinilebilir… Bu ilim sadece aklın kavrayabileceği türden bir ilim değildir… Kalbin rehberliğine ihtiyaç vardır…
• Kalbinizi yardıma çağırmazsanız… Kalb gözünüzü açık tutmazsanız… Bilin ki akıl ancak kendi sınırları dâhilinde olan kadarını bilebilir… O sınırların dışında kalan şeyleri bilemez…
• İşte ‘insan’ın halifelik sırrı budur!.. Ve işte bu ‘sır’ o biricik ‘insan’ın kalbine indirilmiştir… Kur’an’dır…


Altıncı Bölüm: Mikro-âlemdeki Şirk

• Şundan hiç kuşkunuz olmasın ki! Şirk-etler hayatımıza olan müdahalelerini arttıracaklardır… Çünkü onlar için; insan “son derece karmaşık ileri bilgisayar programıdır. Hepimiz genlerimizi korumaya programlı bilgisayarlarız. Bilgisayarlar da karbona dayalı olmayan bir canlı türüdür.”
• Kendi yer-altı uzayından gelip dünyayı kurtaracak… Kaosa son verecek… ‘DijitalMesih’ hazırlığındalar! Ve sonra da ‘YeniDijitalDünya’! Şirk-et Diktatörlüğü!
• ‘Her şeyin teorisi’ dedikleri ve dünyada ne kadar insan varsa hepsini ‘ekran’lara bağlayıp evlerinde esir aldıktan sonra tüm hayatlarını izleyebilecek o ‘KuantumGöz’!
• Dalga ve parçacık arasındaki o gidip gelmelerin arasına sızabilen o ‘şey’ler… Bilin ki! Cenâb-ı Allah’ın ‘nur’dan yapılmış ordularına hiçbir şey yapamazlar…
• Tam da burada işte ‘şeytanın gürültüsü’nü hatırlayalım yeniden… Bu gürültü bizi sadece makro âlemde rahatsız etmez ki! Mikro-âlemi de rahatsız eder… Tüm zerrelerimizi böler parçalar… İnsanın kendiyle! İnsanın kendisinin kâinatla olan ‘bir’liğini bozar… ‘Tevhid’e aykırıdır!
• Asıl şirk mikro-âlemdedir… Buna dikkat çekmeye gayret ediyoruz! şeytan, dijital şirk-etleriyle vücudumuzun ve kâinatın ‘bir’ âhengini bozmak, parçalamak için yüzyıllardır uğraşıyor…
• Bu kitabı bunun için yazdık! Nedir ki değil mi mikro-âlemdeki şirk? şeytanın iç sesiyle kımıldanışı! Kendi enerjisiyle; yılan oluşu!

Yedinci Bölüm: Kurtuluş

• Aklınızı kalbinizin içine alın… ‘Kalb’ vahyin yurdudur… Akıl, kalbin dışına çıkarsa şeytanın hilelerine aldanabilir ve haz girdabının içine düşer…
• İslâm, gizli açık tüm hâllerimizle Allah Teâla’ya teslim olmaktır… Ancak o zaman müminin kalbinin içindeki ‘nur’ parlar… Ve şeytanın tuzaklarına karşı uyanık kalır… Gözündeki perdelerin kalkmasıyla da tüm hakikatler ortaya çıkar… Kalbindeki tevhid nuruyla ‘bir’lenir… Kalb-î selim olur…
• Gökyüzünü seyredin… Ağaçlara, kuşlara, o berrak su kaynaklarına, tabiatınıza bakın… Tabiatınızı sevin, koruyun, sahip çıkın… Cenâb-ı Allah’ın âyet-i kerîmeleri her yerdedir… ‘Oku’yun! Tefekkür edin…
• Şirk-etlerin tüm bu dijital günahlarından korunmak için de tek yapmanız gereken; yüzünüzü Kur’an’a dönmektir! Ey müminler… Elbette ki yüzünüzü Kur’an’a dönmek de yetmeyecektir… Kur’an’ın içine girin!

Sekizinci Bölüm: Dijital Faşizm

• Yüzyıllardır o yer-altı örgütlenmeleri! Kadim inisiyeler… Hepsinin o ilk âna yeniden dönebilmek içindir bütün faaliyetleri! Şaşırmayın ama! Kuantum fizikçiler de buna gayret ediyorlar… Ve tıp sektörü! Metalurji bilimi!
• İnsanın körleşmesi o dijital ekranlar üzerinden olmuştur… Elbette ki orada kalmayacaktır dijitalleşme! Parmaklarınızın ucundan sanki sizin yönetiminizde gibiyken… Artık sizi yönetecektir… ‘Kuantum damga’lanma budur!..
• Dijitalleşmek, yapay zekâ, insan neslinin sonunu getirecektir… Ve bildiğimiz anlamıyla insan artık kalmayacaktır!.. Bu dijital sistem insanı robotlaştırırken… Robotları da insanlaştırmak hedeflidir!

 Dokuzuncu Bölüm: ‘Sırr-ı Hakikat’

• Her kim olurlarsa olsunlar. Kardeşliğimizi bozdurmamalıyız… Çünkü zaman… Ey Müslümanlar belki de ‘Âhir Zaman’dır.
• Ve kalbinizde ‘hayatî sır’ olanın farkına varacaksınız!.. şeytanın ‘insan’la ilgili hiçbir zaman bilemeyeceği o ‘kadim sır’ belki de sizin kalbinizdedir…
• Dünyada yaşadığınızı ‘bir’ an için unutun… Kendinizi gökyüzündeki bir gezegen gibi hissedin… Ve o gezegenin her zerresinde ne oluyorsa hissedebiliyorsunuz… Yani o gezegen sizden ibaret!
• Ve şimdi elinizde tuttuğunuz kitabın teker teker harflerini düşünün… Ve kelimeler… Ve bütün kitap! Sonra da dünyadaki bütün kitaplar, harfler, kelimeler… Mânâlar!
• İnsan, topraktandır... İnsanın tüm ‘ölçü’sü toprağa göredir... Toprakta ne varsa insan içindir... Ağaç, çiçek, ekin, bulut, yağmur, deniz ve o ayaklarımızın altından akan berrak ırmaklar...
• Kısacık şu dünya hayatı için... Ruhuyla ilişkisini kaybedenler bilsinler ki! Asıllarını! Cennet’i! Rablerine kavuşmayı kaybediyorlar... Oysa ‘Ruh İyiliği’ Cennet’e dönebilmemiz için vazgeçilmezdir...

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺75,00

İnsanın İyilikleri Suya Kötülükleri Mermere Yazılır

Wıllıam Shakespeare’den Hayat Dersleri

Modern hayatın koşuşturmacasında Shakespeare okumaya vakit bulamayan fakat zamansız bir kuşatıcılığın örnekleri olarak önümüzde duran eserlerindeki sanatsal dehasıyla tanışmak ve yaşamı hakkında bilgi edinmek isteyen okuyucular, bu dev söz ustasının görkemli dünyasına elinizde tuttuğunuz kitapla bir başlangıç yapabilirler.

Şunu iyi bil ki işine geldiğinde şeytan da Kutsal Kitap’tan örnekler verebilir.

Şimdiye kadar hiç görmedim ben, kulak yoluyla iyileştirildiğini yürek acısının.

Hangi garanti, hangi umut, hangi destek beklenir bu dünyadan,
Şimdi toprak oluyorsa az önce kral olan?

İnsanın isteği sonsuz, elinden gelen sınırlı; arzusu uçsuz bucaksız, yapabildiği şeyse hiçtir.

Bu bedenin içinde bir ruh varken krallık bile dar geliyordu ona. Oysa şimdi iki adım iğrenç toprağa ne de rahat sığıyor.

Eski bir inanışa göre her iç çekişte kalp bir damla kan kaybedermiş.

Anlaşılan, derin kederler iyileştiriyor daha hafiflerini.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺37,50

Derdin Ne Kadar Büyükse Tanrı’ya O Kadar Yakınsındır

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski‘Den Hayat Dersleri

Rus ve dünya edebiyatına damgasını vurmuş Dostoyevski’nin çok sayıdaki eserlerini okumaya vakit bulamayanlar, ilginç yaşam öyküsünü öğrenmek ve yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, roman sanatının köşe taşlarından olan Rus yazarın o sıra dışı dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler.

Beni en çok sarsan, bir tabiat kanunuymuş gibi, her zaman ve her yerde, haklı da olsam haksız da, herkesten önce kendimi suçlu görmemdir.

İnsanın ruhunu yücelten acı, ucuz bir mutluluktan daha değerlidir.

Gece ne kadar karanlıksa yıldızlar o kadar parlaktır.
Derdin ne kadar büyükse Tanrı’ya o kadar yakınsındır.

Gösterişin, torpilin, kibrin ve sayamadığım binlerce putun kol gezdiği bu çağda; bir bakışın, bir duruşun, bir hayatın sadeliğine inanıyorum.

Hedefe her varışta bir huzursuzluk duyulur.
İnsan hedefe doğru ilerlemeyi sever, ona ulaşmayı değil…

Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar öylece ortada kalakalacağız


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺37,50

Aşk, Önü Kesildikçe Devleşir

Honoré De Balzac’tan Hayat Dersleri

Çok sayıdaki eserlerini okumaya vakit bulamayanlar, Balzac’ın ilginç yaşam öyküsünü öğrenmek ve yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, kalemin takatini bitiren romancının o zengin dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler.

Sizi kendinize döndüren, sizi sarsan ve ezen, yükselten ve alçaltan her şey ilahi âlemin bir yankılanışıdır.

Sonradan görmeler maymunlar gibi zekidirler; onları tırmanırken izleriz, çevikliklerine hayran oluruz ama zirveye ulaştıklarında tek gördüğümüz bulundukları yerlerin uygunsuzluğudur.

Aşk, önü kesildikçe devleşir; her engel, aşkın büyümesi için bir neden haline gelir.

Refaha kavuşan dostlar, ne hikmetse önce hafızalarını kaybediyorlar.

Evliliğin her şeyi kemiren bir canavarla bıkıp usanmadan boğuşması gerekir: Alışkanlık.

Sevilir, sayılır bir adam olmak istiyorsan verdiğin sözü tutmayı ikinci bir din gibi bellemelisin.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺37,50

Ölümün Yok Edemediği Bir Anlamı Olmalı Hayatın!

Lev Nıkolayeviç Tolstoy’dan Hayat Dersleri

Dünya edebiyat tarihinin en güçlü ve verimli yazarlarından biri olan Tolstoy’un çok sayıdaki eserini okumaya vakit bulamayanlar, yaşam öyküsüne dair önemli kareleri ve eserlerindeki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, bilge romancının o zengin dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler.

Biz, sevdiklerimizi onların bize yaptıkları iyiliklerden ziyade, bizim onlara yaptığımız iyiliklerden dolayı severiz.

Bir disiplin, kültür ve medeniyet çağında yaşıyoruz ama
hâlâ bir ahlâk çağının çok uzağındayız.

Senin ümitsizlik batağına saplanman neden kaynaklanıyor biliyor musun? Çünkü sen kendin için, mutluluğun için yaşamak istiyorsun.

Bu hayatın bize, sadece tadını çıkaralım diye verildiği gibi budalaca bir inanç içinde yaşıyoruz.

Şikâyet ettiğiniz yaşam, belki de bir başkasının hayalidir.

İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek içinse uyandırmak gerekir.

Akıl, çoğu kez günahın kölesi olur ve onu meşrulaştırmaya çalışır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺37,50

Seviyorum İç dünyamın kuytularını

Raıner marıa rılke’den hayat dersleri

Yazın dünyasına damgasını vuran üretken, derin bir söz ustası olan Rilke’nin eserlerini okumaya vakit bulamayanlar, yaşam öyküsüne dair önemli kareleri ve hayat dersi niteliğindeki etkili sözlerini bir arada görmek isteyenler, büyük şairin engin dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler.

Şair, içinde dünyalar barındırır, bu sebeptendir ki her zaman zengindir, öyle ki açlıktan ölse bile.

Bir kişi, onunla son konuşmanız sırasında olduğu kişi değildir.

Tanrı için, dünya üzerinde gezinip duran kısa süreli, ufacık bir tebessümden başka nedir ki şu bahar mevsimi?

Sanat çocukluktur; sanat, ortada bir dünyanın çoktan var olduğunu unutmak, yeni bir dünya kurgulamaktır.

Bu en eski acılar içimizde artık meyve vermesin mi?

Çocukluk, her şeyden bağımsız bir ülke… İçinde kralların yer aldığı tek ülke. Ne diye sürülüp atılalım buradan? Ne diye bu ülkede kalmayalım, bu ülkede yaşlanıp olgunlaşmayalım?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺37,50

Hatice Kübra Tongar'dan Mutlu Ailelere! Çocukluk yaralarımızı iyileştirmek için bir yol haritası: Annemizin güçlü yönlerini alıp cebimize atalım, hatalı tutumları geçmişte bırakalım!

“Çocuğuma bağırmak istemiyorum ama kendimi bir türlü tutamıyorum.”
“O kadar basit şeylere öfkeleniyorum ki, sonra günlerce vicdan azabı çekiyorum.”
“Genç kızken ‘anneme benzemek istemiyorum’ diye ağlardım. Şimdi bakıyorum, aynı annem olmuşum!”
“Çocuğum ağladığında çok öfkeleniyorum.”
“İçimde nedenini bilemediğim bir öfke var.”
“Ne yaparsam yapayım anne olarak kendimi hep yetersiz hissediyorum.”

Hayatımıza zehir gibi sızan bu cümlelerin nedenini keşfetmeye hazır mısınız?
O halde toparlanın, çocukluğumuza gidiyoruz!

Neden öfkeliyiz, neden yetersiz hissediyoruz, çocuğumuzun ufacık yaramazlıklarına neden kocaman tepkiler gösteriyoruz, içimizde bir türlü dolmayan bu boşluk hissinin kaynağı ne? Bağırmayan Anneler kitabının yazarı Uzman Aile Danışmanı Hatice Kübra Tongar hepimizi iç çocuğumuzu bugüne doğurmaya davet ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺60,00

Bugün, zihninin doğduğu bir dünyaya ayak basıyor oluşumun bir sancısı var.

Yağmur, benim yerime sesleniyor bugün. Bugün hasretine yatak yaptığım bulutların ağlaması var. Bugün mavi umutların griye aşk çalması var. Islanan hayallerim, kırık yatağım, bağıran dilim. Eksik rengim, kaybolmuş dergâhım, gizlenen suretin var bugün sevgilim. Bugün yalnızlığım var yağan..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺37,50

Bağışıklık Nedir, Nasıl Güçlendirilir?

20 Soru, 20 Cevap, 20 Süper Gıda. İşte 2020’nin Flaş Kitabı

Gerçekçi olalım... İnsanlığın bundan sonraki mücadelesi bağışıklık sistemi ve enfeksiyon ajanları arasında olacaktır. Covid-19 virüsüne karşı etkin bir antiviral ilaç bulunmaması, aşı geliştirilmesi için zaman gerekmesi ve geliştirilse bile virüsün mutasyon geçirip aşının etkili olmama riski gibi konular tamamlayıcı tedavilere ihtiyaç doğurmaktadır.

Bağışıklık sistemimiz muhteşem bir organizasyondur. Daha önce hiç karşılaşmadığımız bir zararlı bakteri veya virüsle temas ettiğimizde buna cildimiz, vücut salgılarımız ve mikrobiyom adı verilen ve toplam 100 trilyon mikroptan oluşan doğal bariyerimizle cevap veririz. Eğer yabancı virüs veya bakteri bu savunmaları geçerse, beyaz kan hücrelerimizle uğraşması gerekir. Daha sonra bağışıklık sistemimizin bel kemiği olan lenfositler olay yerine çağrılır. Sayıları ve fonksiyonları yeterliyse, virüs ve zararlı bakterileri ‘özel tim’ gibi tek tek saptar ve öldürürler ve bu zararlıların eşkâlini hafızalarına alırlar. Böylece, eğer daha sonra bunlarla tekrar karşılaşırsak, farkına bile varmadan bağışıklık sistemimiz onlarla kolayca başa çıkar.

Fakat...

Bazen bu zararlı virüs ve bakteriler bağışıklık sistemimizin savunma mekanizmalarını atlatabilir. İşte bunu engellemek için endüstriyel yaşama geçmiş insanın bozulmuş olan bağışıklık sisteminin fonksiyonlarını normalleştirmek şu aşamada acil yapılması gerekenlerin başında geliyor. Bu bağlamda bağışıklık sistemimizin işleyişini öğrenmeye ve vitamin, mineral ve süper gıdalarla dengeli ve sağlıklı bir beslenme planına ihtiyacımız var.

Süper Gıdalarla Süper Bağışıklık kitabı işte bu ihtiyacımıza cevap veriyor! İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Canfeza Sezgin 20 soruda virüslere karşı nasıl korunabileceğimizi ve süper bağışıklık için yapmamız gerekenleri, bilimsel veriler ışığında anlatıyor. Aktarlar Derneği Başkanı ve Tıbbi Bitki Uzmanı Ayhan Ercan da antiviral etkili 20 süper gıdayı yine son bilimsel veriler ışığında ele alıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺60,00

Güzel olan her şey nefreti yenebilir. İnanmak her güçlüğü yenebilir.
Eğer inanırsan, pandalar bile uçabilir...

Yaralar sarılır, küsler barışır, gece aydınlanır.
İnandığın doğrular aslında birer masaldır. Masallar acıtmaz gerçekler kadar, gerçek masaldan daha yalandır.
Yağmur yağar. Sonra diner.
Bazıları hiç dönmez. Bazı acılar diner.
Bazı yaraları kim okşasa geçmez.
Er geç iyileşir hakkına girilen yürekler. Bu devran böyle sürüp gitmez.
Bir gün...
Susayan kanar susadığı ne varsa.
Aşka doyar mesela, ya da gülümseyen insan suratlarına.
Gülmek güzeldir. Yaşamak güzeldir. Sevmek güzeldir.
Güzel olan her şey nefreti yenebilir.
İnanmak her güçlüğü yenebilir.
Eğer inanırsan, pandalar bile uçabilir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺22,50

Bu kitap, Covid-19 ve sonrasındaki olası tüm virüslere karşı bilinçlenip
korkularımızdan kurtulmak adına güzel bir hediye.

Covid-19 virüsü hayatımızı derinden etkiledi. Biyolojik silah mı, doğal yollarla mı yayıldı tartışmaları bir yana insanlık aynı soruyla baş başa kaldı: Kendimi ve sevdiklerimi bu salgından nasıl korurum?

Ve şu gerçek net olarak anlaşıldı: Koruyucu aşı da bulunsa, tedavi eden ilaçlar da geliştirilse insanlığın elindeki en büyük silah kendi bağışıklık sistemi!

İşte bu kitap tam da bu amaca hizmet etmek için yazıldı. Covid-19 ve sonrasında ortaya çıkabilecek tüm bulaşıcı virüsler için şimdiden kuvvetli bir bağışıklık sistemi inşa etmenin yollarını anlatıyor.

Bağışıklık sistemi beslenme, uyku, spor, güneşlenme, stres gibi birçok faktörden etkileniyor. Kişinin ileri yaşta olması; obezite, kronik hastalıklar, diyabet, böbrek yetmezliği, hipertansiyon, kanser, kalp ve akciğer hastalıkları gibi rahatsızlıkları bulunması da, enfeksiyona olan eğilimini artırıyor.

Korona ve Sonrası İçin Güçlü Bağışıklık kitabında, Covid-19 enfeksiyonu ile ilgili araştırmalar ışığında, hem bağışıklık sistemimizi desteklemek için daha çok hangi besinlere ve gıda takviyelerine ihtiyacımız olduğu hem de Covid-19’un vücutta özellikle etkilediği alanları nasıl destekleyeceğimiz, savunma potansiyelimizi nasıl geliştireceğimiz ele alınıyor.

Bu kitap, Covid-19 ve sonrasındaki olası tüm virüslere karşı bilinçlenip korkularımızdan kurtulmak adına güzel bir hediye...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺26,25

Beslenmenin Felsefesi ve Sağlıklı Yemek Tarifleri

“Gıdanız ilacınız, ilacınız gıdanız olsun” dedik ve bu kitabı hazırladık. Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu önce doktor kimliğiyle, o herkesin anlayabileceği net, yalın ve basit diliyle sağlıklı beslenmenin felsefesini anlatıyor. Makro gıdalardan mikro gıdalara, antioksindanlardan fitokimyasallara, baharat ve otlardan süper gıdalara, probiyotiklerden prebiyotiklere, sık sık yemekten oruçla şifa bulmaya, yağlardan şekere, yumurtadan kolesterole, konvansiyonel gıdalardan organik tarım ürünlerine kadar merak edilen tüm konuları ele alıyor, soruları cevaplıyor.

Ardından kendi uzmanlık konusuna yoğunlaşarak kalp, hipertansiyon ve şeker hastalıklarında beslenme konusunu özel bir bölümde işliyor.

Son olarak da doktor önlüğünü çıkarıp mutfak önlüğünü giyerek bizleri sağlıklı, enerji veren, kilo aldırmayan yemek tarifleriyle tanıştırıyor. Sadece tarif vermekle kalmıyor, yemeklerin özelliklerini, bunların nasıl daha lezzetli ve nasıl ‘sağlıktan çatlatan’ hale getirilebileceğini anlatıyor. Her yemek tarifi ile birlikte bu yemeklerin faydalı yönlerini bilimsel ve tıbbi bir perspektiften tartışıyor.

Siz de “keşke mutfağımda bir doktor olsa” diyorsanız, 30 Günde 10 Yıl ve 45’ten Sonra kitaplarıyla gündeme damgasını vuran Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu’nun bu kitabını kaçırmayın. Afiyetle yiyin ama ölçüyü de kaçırmayın!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺60,00

Vitamin, Mineral ve Besin Takviyelerini Bilinçli Kullanım Kılavuzu Sağlıklı ve dinç bir yaşam sürmek günümüz şartlarında tıpkı bir sanat gibi. Çünkü vücudumuzdaki temel fizyolojik olaylar hassas bir denge içinde gerçekleşiyor ve bu dengeyi bozarak hastalıklara zemin hazırlayan pek çok etken var. Sağlıklı kalmak için akıllı bir yönetim ve strateji gerekiyor.

Vücudumuzun optimal bir dengede kalabilmesi için yeterli düzeyde sıvı tüketimine, gerekli oranda vitamin, mineral, yağ asitleri, basit ve kompleks karbonhidratlar, protein, lif alımı gibi besin öğeleriyle birlikte elliden fazla mikro ve makro besin maddesine ihtiyacı var. Özellikle ülkemizde başta demir, magnezyum, çinko, D vitamini, folik asit ve B12 vitamin eksiklikleri olmak üzere çok yaygın vitamin ve mineral yetmezliği görülüyor.

Fast food tarzındaki besinler, işlenmiş hazır gıdalar, yetersiz sıvı alımı, beyaz ekmek tüketiminde artış, yaz aylarında yeterince güneşten istifade edilememesi, aşırı çay ve kahve tüketimi, laktoz intoleransının yaygın olması, bilinçsiz antibiyotik kullanımı, sigara ve benzeri maddelerin içilmesi, alkol kullanımı ve maalesef son yıllarda aldığımız gıdalardaki vitamin ve mineral düzeylerinin gittikçe azalması büyük bir sağlık sorunu karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için sadece yeterli değil, ‘optimal’ beslenmek ve gerekli durumlarda vitamin, mineral ve diğer besin desteklerine tedavi ve koruma amaçlı olarak başvurmak gerekiyor.

Kronik enflamasyon, mitokondriyal bozukluk, damar yapısındaki değişiklikler, bağışıklık sistemindeki yetersizlik, metilasyon bozukluğu, bağırsak bakteri dengesinin farklılaşması, kolojen ve bağ dokusundaki değişimler, kas ve kemiklerdeki zayıflık, ruhsal bozukluklar ve kan yağlarındaki artış gibi birçok sağlık sorununun temelini atan beslenme, vitamin ve mineral yetmezliğinin çözümüne yönelik hazırlanan Yaşamı Destekleme Sanatı, konunun uzmanları tarafından ele alınmış, kafa karışıklığına sebebiyet vermeyecek şekilde detaylandırılmış, optimal dengedeki bir vücut için hastalıkta ve sağlıkta elinizin altından ayıramayacağınız bir kitap. Hangi besin desteklerinin hangi sebeplerle hangi durumlarda kullanılabileceğini ele alan kapsamlı bir rehber niteliğinde.

Vitaminler, mineraller, bitkisel ve hayvansal besin destekleri gibi son dönemin en gözde takviyelerini satın alıp kullanmadan önce bu kitabı mutlaka okuyun!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺48,75

Saruhan Doğan’ın rüyaların gerçeğe karıştığı,
elinizden bırakamayacağınız yeni romanı!

Kırk dört yıl önce kaybettiği aşkın hatırasında yaşayan Raci Bey, on yıllar sonra İstanbul’a dönen eski öğrencisi Fehim, Fehim’in eski aşkı Deniz, Deniz’i terk eden kocası Güngör, artık sınıfta oturmaya tahammül edemeyen Cem, kahvede karşılaştığı uzun boylu esmer kız, Suriyeli öğretmen Fadi ve oğlu Halim, Cihangir’de çok soğuk 12 günde geçen bir hikâye. Fehim neden geri döndü? Geçmişin hayalleri bugün gerçek olabilecek mi? İlk romanı Hodbinler ile çağdaş edebiyatımıza yepyeni bir soluk getiren Saruhan Doğan’ın rüyaların gerçeğe karıştığı, elinizden bırakamayacağınız yeni romanı Likit Ruh.

“...Cıva nehirlerinde yüzdüğümüz, sabah uyanıp pencereden baktığımızda ufka kadar uzanan çatı dağlarına hayran olduğumuz –çünkü içinde yaşadığımız bu şehrimizi sevmeyi öğrenmiştik– selüloz kirpiklerinin soluk ışıkta parladığı gecelerde televizyonu kapatıp birbirimize anlatamadığımız hayaller kurduğumuz, hatıra parçacıklarının arasına reklamların karıştığı bir zamanda yaşıyormuşuz ve, haydi tahmin et Yadigâr, her şey, her şey yolundaymış...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺26,25

İnsan beyni halen en az bilinen organ. Bırakın karmaşık işlemleri, görmenin bile nasıl gerçekleştiğini halen tam olarak bilmiyoruz. Ama şunları da bilmiyoruz:

• Dijital cihazlar beynimize ne yapıyor?
• Beyin hücrelerimizi neler öldürüyor? Dönüşü var mı?
• Uyku ve öğrenme arasında nasıl bir ilişki var?
• En çok çocuklarda görülen dikkat eksikliğinde beyinde neler oluyor?
• Neden rüya görürüz? Rüyalarımızı kontrol edebilir miyiz?
• Hayal kurmanın beynimize etkileri nelerdir?
• Neden yalan haberlere daha kolay inanırız?
• Kötü anıları silebilmek mümkün mü?
• Beynimizi nasıl genç tutacağız?
• Neden yaşlılar gençlerden daha mutlu?
• Beynimiz nasıl geleceği öngörebiliyor?
• Bilen insan çekinirken, neden bilmeyen insan cesurdur?
• Uykusuzluk karar mekanizmalarımızı nasıl etkiliyor?
• Yapay zeka düşüncelerimizi nasıl okuyabilecek?
• Alzheimer hastalığı genetik mi? Nasıl korunacağız?
• Yeni bir dil öğrenmek neden erişkinler için zordur?

Sorular da beynimizin gizemleri oranında fazla. Bu kitapta Nörolog Dr. Sevda Sarıkaya, beynin bilinmeyenleri ve bu alandaki çalışmalardan elde edilen yeni bilgileri herkesin anlayabileceği bir dilde anlatıyor. Ayrıca bir nörolog olarak aykırı beyinlerle bir dizi röportaj gerçekleştiriyor.

Uzmanıyla birlikte beynin kıvrımları arasında bir dizi yolculuğa hazır mısınız?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺52,50

Açlıkla Gelen Şifa: Aralıklı Açlığın Zayıflatan, Mutlu Hissettiren ve Hastalıkları İyileştiren Olumlu Etkileri

Az az sık sık yeme devri bitti! Kalori hesabının anlamsız olduğu anlaşıldı! Kolesterol korkusu sona erdi! Yumurta ve tereyağı özgürlüğüne kavuştu, sofralarda hak ettiği yerini geri aldı. Zeytinyağı mutfaklardaki tahtına oturdu! “İyileşmez” denen kronik hastalıkların artık nasıl tedavi edildiğini konuşuyoruz. “Ölene kadar içilecek” denen ilaçlar “tarih” olurken, gıdaların ilaç olduğu gerçeği tekrar açığa çıktı!

Hayykitap yazarlarının temelini attığı sağlık devrimleri yeni bir kitapla devam ediyor!
Geriye bir ezber kalmıştı, “Aç kalınarak zayıflanmaz!” Açlık Diyeti işte bu ezberi de bozuyor.

Hastalıklara bütüncül tıp paradigması ile yaklaşan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Balanlı, açlığın hangi mekanizmalar ile zayıflattığını, sağlık ve mutluluk verdiğini anlatıyor bu kitapta. Binlerce yıllık tıp geleneğini günümüzde temsil eden bir hekim olarak, Hipokrat’tan tutun Galen’e, İbn-i Sina’ya ve günümüzde kadim tıp geleneğini sürdüren hekimlere kadar süregelen düşüncelere aynen katılıyor: “Açlıkta şifa var!” diyor.

Dr. Balanlı, unutulmaya yüz tutmuş kadim şifa öğretisini yeniden kaleme alıyor. Açlık ile birlikte kronik hastalık süreçlerinin yönetiminde, klinik uygulamalarda önerdiği yaşam tarzı ve gıda destek ürünlerinden de bahsediyor. Açlığın sağlıklı yaşamanın temelini nasıl oluşturduğunu açıklıyor. Bütüncül iyilik halini sürdürebilmenin ipuçlarını paylaşıyor: “Açlık sonucu ortaya çıkan ketonlar, beynimiz için gerçek bir ziyafet ve yaratıcılığın kapılarını da sonuna kadar aralıyor. Açlık ile beraber kan şekerinin düşmesi sonucu, insülinin azalmasıyla yakıt olarak yağ depolarımız hızlıca kullanılmaya başlıyor. Böylelikle açlığın bizi zihinsel ve manevi olarak yükselttiği noktada, bedenimizin şifaya ulaşması elbette kaçınılmaz oluyor.”

Açlık Diyeti ile dinçleşip iyileşirken hem zayıflıyorsunuz hem zihniniz temizleniyor hem de üretkenliğiniz artıyor. Ruhsal ve bedensel bir iyilik hali hedefliyorsanız, Açlık Diyeti gerçekten muhteşem bir yol…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺52,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺30,00

“Dünya’da kendim kadar az bildiğim başka hiçbir şey yok”
Hermann Hesse

Ne kadar farkındayız, kalbimizin.
Sadece sahilini dolaştığımız okyanusun, yani beynimizin.
İç organlarımızın orkestra şefi olan küçücük hipofiz bezinin.
Bir tenis kortu yüzeyine sahip akciğerlerimizin.
En küçük görevlerini yapabilmek için bile, dönümlerce fabrika tesisine ihtiyaç olan karaciğerimizin.
Süper mikroskopla incelendiğinde görülen, hücre metropolünde olanların. Vücudumuz içinde yer alan ve problem çıkarmadığı müddetçe farkında olmadığımız birçok organımızın.

Öğrenmek, yaşamaktır. Öğrenmek ve farkında olmak…
Vücudunuzdaki mucizelerden birkaçının farkında olmaya, hatırlamaya ve kendinize “merhaba” demeye ne dersiniz?
Cevabınız evet ise, buyurun içinizde bir devr-i âleme.
Muhteşem bir keşif yolculuğu sizi bekliyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺18,00

Zuzu, küçük bir fasulye yetiştirmeye başlıyor.
Bu güzel fasulye bakalım O’na Allah’ın hangi isimlerini öğretiyor.
Küçük yavrularımıza Allah’ın 3 güzel ismini anlatan bu sıcacık öyküye davetlisiniz.
‘El-Musavvir, Er-Rezzak, El-Vedud’

Zuzu, botanik bahçesinde çiçeklerin dünyasına doğru bir yolculuğa çıkıyor.
Bu rengârenk dünya bakalım O’na Allah’ın hangi isimlerini öğretiyor.
Küçük yavrularımıza Allah’ın 3 güzel ismini anlatan bu sıcacık öyküye davetlisiniz.
‘El-Bari, El-Muhsi, El-Cemil’

Zuzu, ailesiyle bilim fuarına gidiyor.
Birbirinden farklı icatlar bakalım O’na Allah’ın hangi isimlerini öğretiyor.
Küçük yavrularımıza Allah’ın 3 güzel ismini anlatan bu sıcacık öyküye davetlisiniz.
‘El-Halık, El-Basir, Es-Semi’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 22,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 5.2020
₺135,00

Zuzu, ailesiyle bilim fuarına gidiyor.

Birbirinden farklı icatlar bakalım O’na Allah’ın hangi isimlerini öğretiyor.

Küçük yavrularımıza Allah’ın 3 güzel ismini anlatan bu sıcacık öyküye davetlisiniz.

‘El-Halık, El-Basir, Es-Semi’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 22,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 5.2020
₺48,75

Zuzu, botanik bahçesinde çiçeklerin dünyasına doğru bir yolculuğa çıkıyor.

Bu rengârenk dünya bakalım O’na Allah’ın hangi isimlerini öğretiyor.

Küçük yavrularımıza Allah’ın 3 güzel ismini anlatan bu sıcacık öyküye davetlisiniz.

‘El-Bari, El-Muhsi, El-Cemil’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 22,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 5.2020
₺48,75

Zuzu, küçük bir fasulye yetiştirmeye başlıyor.

Bu güzel fasulye bakalım O’na Allah’ın hangi isimlerini öğretiyor.

Küçük yavrularımıza Allah’ın 3 güzel ismini anlatan bu sıcacık öyküye davetlisiniz.

‘El-Musavvir, Er-Rezzak, El-Vedud’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 22,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 5.2020
₺48,75

“Tek bir akide şekeri bile çocukları gülümsetiyorsa, dünyada iyilik ve mutluluk inşa etmek aslında ne kadar kolay.”

Bir çocuk, babasının geçmişini dinlerken güneş usul usul dağların arkasına yaslanır, göçmen kuşlar gölün kıyısında mola verir ve sonra uzaklara göçer.  Bir adam ısrarla hakkını ararken bir nehir yatağının kıyısında değirmen taşı yosun tutar. Geçmişin odaları, avlusundaki meyve ağaçları çağırır genç kadını. Garip, çöpten topladığı küflü ekmeği köpeğiyle paylaşır.Kalpten gazi olanlar bir türlü yerleşemez bir yere.Ve zaman, kuşların konduğu çınar ağaçlarını, taş duvarları alıp götürse de, geriye bir kulübede, küçük tüpte pişen sıcak çay eşliğinde yapılan sevmeye, hayata tutunmaya dair narin sohbetlerin ruhun çeperlerinde bıraktığı buğu kalır.

Kendi başına gelmeyen şey, uzak gibi görünür insana.

O yüzden…

Kötülüğün bunca hüküm sürdüğü dünyada iyiler olanca gücüyle mücadele etmeli.

Kalplerinde sevgi, merhamet, sevda ve ayrılık olanların hikâyeleri…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺21,00

Zihinden Zihniyete Kendimizi Tanımanın Bilimsel Zemini

“Anlam aradığımız için anlam üretiyoruz.”

İnsanı kendisine ‘tanıştırmak’ zorundayız. Zihnin nasıl çalıştığını, duyguların işlevini, hafızanın kullanımını, deneyimlerin taslaklar üzerinden sınıflandırılıp zihinsel kategoriler tarafından anlamlandırılmasını, nihayet hepsinin bir bütün olarak bir hikâyede bütünleştirilmesini kavramak durumundayız. Ancak ondan sonra düşünce ve davranışlarımızın niteliklerini yorumlama şansımız var.

Bu kitapta Etyen Mahçupyan, zihnin biyolojik evrimle nasıl oluştuğunu ele alıyor, zihniyetin ise kültürel evrimle nasıl oluştuğu ve çalıştığı konusunda nihayet bir kuram öneriyor ve bunu temellendiriyor. Biyolojik evrimde genetik hafızanın işlevine benzeyen bir niteliğin kültürel evrim sürecinde de oluşup oluşmadığı temel sorusundan hareketle, böyle bir niteliğin var olduğunu ve ‘zihniyet’ olarak tanımlanabileceğini tartışmaya açıyor.

“İnsan kendi üzerine düşünerek kendisini tanıyabilir mi? Bilinçli düşünceye açılan sonsuz krediler çağında bu soruya verilen cevaplar muhtemelen olumlu olacaktır. Fakat karar ve davranışların asıl belirleyicileri olsalar da, insanın farkında bile olmadığı bilinçdışı ve zihniyet kategorilerini  hesaba kattığımızda cevap şöyle olmalıdır: ‘Hayır, insan kendi üzerine düşünerek kendisini tanıyamaz, çünkü bilinçdışını ve zihniyetini ona ancak ilişki kurduğu başka insanlar gösterebilir.’

Etyen Mahçupyan, bilincin ve düşüncenin bağımsız değişkenler gibi gösterilip kutsandığı bir dünyada birincinin bilinçdışı; ikincinin zihniyet tarafından nasıl kuşatıldığını anlatıyor ve daha olgun bir toplumsallık için odaklanmamız ve hesaplaşmamız gereken asıl kategorilere işaret ediyor.”

Alper Görmüş

“Geçtiğimiz bir kaç yüzyıl içinde derinleşen bilimsel uzmanlaşma, kendini tanıma ve anlamaya ilişkin sorulara cevap arayanların birbirinden bihaber kalmalarına neden oldu. 

Bu kitap nörobilim ile sosyal psikolojiyi bir araya getirerek insanı anlamanın kapısını aralıyor. Biyolojik ve kültürel adaptasyonu bilimsel bilgiler ışığında bağlantılı olarak izlerken, hem insanı anlamak için bütüncül bir çerçeve öneriyor, hem de zihinle zihniyet arasındaki ilişkiyi açığa çıkararak duygu, düşünce ve davranışlarımızın işlevini anlamamızı sağlıyor.”

İzzet Özberki


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺45,00

“Allah’ım, ben bilmiyordum” demeyi düşünüyorsanız artık mazeretiniz kalmadı!

Vallahi Allah var ve vallahi hesaba çekileceğiz.

Şimdiye kadar, “ben bilmiyordum, Allah’ım affet beni” demeyi düşünüyorduysanız bu kitabı okuduktan sonra mazeretiniz de kalmadı. Lütfen, Kur’an’ı anlayacağınız ve hayatınıza geçireceğiniz şekilde okuyun.

Yarım saatte yiyip bitireceğimiz bir yemeği yapmak için bile internette onlarca tarif okuyan bizler, tüm hayatımızı anlamlı kılmak için Rabbimizin bize gönderdiği yaşam tarifini okumaktan aciz miyiz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺48,75

Akıl ve Kalpte Bir Seyahat

Seksen dakikada okunacak, ancak bitmeyecek bir kitap bu...
Denizler, çöller ve kıtaları ziyaret edip, çiçeklere, kelebeklere ve kendinize de bir “merhaba” diyerek  “devr-i âlem” yapmak isterseniz bu kitap tam size göre.

Bir yönüyle çok kısa, bir yönüyle çok uzun sürecek bir yolculuk.
Belki de kitap bitince başlayacak veya devam edecek.
Akıl ve kalpte yapılan devr-i âlem, yolculukların en önemlisi.

Dilerseniz gelin, böyle bir yolculuğa çıkalım.
Bakıp geçtiğimiz, ekip biçtiğimiz, yeryüzü denilen sanat müzesinde.
Farkındalığımızı arttırarak, düşünce merdivenlerinde yükselelim.

Ne dersiniz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺18,00

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in tüm insanlığa örnek olan şefkati, müminlere olan düşkünlüğü herkesçe bilinen bir gerçektir. Bununla birlikte birçok sahabe, Hz. Peygamberin kendi çocukları yanında tüm çocuklara nasıl değer verdiğini, sevdiğini, onlarla nasıl ilgilendiğini ve oyunlar oynadığını aktarmıştır.  Bu bilgilerden yola çıkarak Sevgili Peygamberimizin Çocuk Arkadaşları 6’lı Öykü Seti’ni hazırladık. Sevgi ve şefkat peygamberi döneminde yaşayan miniklerin birbirinden güzel anılarının yer aldığı altı altın kitap.

Çocuklarımızın Peygamber Efendimizi daha iyi tanıyacakları ve onu daha çok sevecekleri hikâyeler bu seride. 

• Pedagog
• Psikolojik Danışman
• Rehber Öğretmen
• Çocuk Gelişimi Uzmanı
Onaylı

Sevgili Peygamberimizin Çocuk Arkadaşları 6'Lı Öykü Seti’nde Yer Alan Kitaplar:

1. Kocaman Yürekli Çocuk Ali
2. İlk İman Eden Nurlu Genç Zeyd
3. Peygamberin Küçük Dostu Enes
4. Peygamberin Gülleri Hasan ve Hüseyin
5. Mutlu Yetim
6. Minik Kuşun Babası Eba Umeyr75


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Bursa
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺112,50

Karşılaştıklarında Ne Konuştular?
Mimar Sinan - William Shakespeare
Osman Hamdi Bey - Friedrich Nietzsche
II. Abdülhamid - Oscar Wilde
Barbaros Hayreddin Paşa - Niccolo Machiavelli
Yirmisekiz Mehmed Çelebi - Voltaire

William Shakespeare doğduğunda Mimar Sinan Süleymaniye’de Kanuni Sultan Süleyman için türbe inşa ediyordu. Mimar Sinan öldüğünde ise William Shakespeare Romeo ve Juliet’i yazıyordu. Bu iki önemli dâhi, yaşamlarının yirmi dört yılında aynı güne uyanıp aynı güneşe baktılar... Peki ya karşılaşmış olsaydılar…

Osman Hamdi Bey ile Nietzche Paris’te, bir gece yarısı kapanmakta olan bir sergide, bir tablonun başında karşılaşsaydı ya da II. Abdülhamid ve Oscar Wilde İngiltere’de bir baloda, herkesten uzakta baş başa sohbet etseydi… Peki Barbaros Hayreddin Paşa ile Machiavelli’i bir mağaranın girişinde savaş planları yaparken görseniz ne düşünürdünüz?

Bu kitap önemli tarihsel kişilikleri yine onların eserleri üzerinden bir araya getiriyor ve tadına doyulmaz, çok farklı bir popüler tarih okuması çıkıyor ortaya. Osmanlı ve dünya tarihinin sayfalarına bir de bu gözle bakın.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺22,50

İyi ve temiz olan kazanır!

“Temizliğin Gücü Virüsü Yendi” kitabı, temizliğin salgınsavar özelliğini, fantastik öğelerle zenginleştirerek eğlenceli hale getiren özel bir kitap.

Çocuğun dünyasından hayal gücüyle sizi masalsı bir yolculuğa davet ediyor.

Keloğlan devlerle, Saçlıoğlan virüslerle mücadele ediyor.

Sonunda iyi ve temiz olan kazanıyor.

Tıpkı Hakan’ın söylediği gibi:

“Dünyayı yıkayalım, virüs yaymayalım

Daima temiz olalım, salgından kurtulalım.

Keloğlan devlerle, Saçlıoğlan virüslerle.

İyi olan kazanır, her zaman her yerde.

Temiz olan kazanır, her zaman her yerde.”

• Pedagog

• Psikolojik Danışman

• Rehber Öğretmen

• Çocuk Gelişimi Uzmanı Onaylı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 48
En / Boy : 21 / 29,7
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺11,25
1 2 3 ... 11 >
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı