• Kaplanın Sırtında
    Kaplanın Sırtında
  • Kâğıt Kesiği
    Kâğıt Kesiği
  • Ken Taç Dis
    Ken Taç Dis
  • Masal KADIN
    MASAL KADIN
  • Osman Pamukoğlu
    Debreli Hasan Geronimo
  • İdil Yazar - Çikolata
    İdil Yazar
  • Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
    Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
  • Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri
    Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

Hatice Kübra Tongar’ın kaleminden
Bir Kendini Arama Öyküsü…

Kral Aslan orman halkını topluyor ve yeni kararını açıklıyor:
“İki isimli hayvanlar yalnız bir hayvan olabilecek bundan sonra.”
Eşekarısı karar verecek, eşek mi olacak yoksa arı mı?
Yılan Balığı’nın adı artık ya yılan olacak ya da balık.
Peki Devekuşu ne yapacak?
Deve olmayı mı seçecek? Yoksa “Ben bir kuşum,” mu diyecek?
Kral Aslan’ın bu kararı bakalım ormanı nasıl etkileyecek…
Çocuklarımıza,
Kendinde olan özellikleri keşfetme,
Kendini olduğu haliyle kabul etme,
Ve kendi olmanın önemini gösterme konusunda ufuk açan bir öykü…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 40
En / Boy : 22 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺38,50

Çocuklarımız ekran önünde tozlanmasınlar diye…

Tijen Hanım teyze pek bir hijyen meraklısı. Ona göre her yerde toz, toooz, tooooz var. Tüm günü silmek, süpürmek ve toz almakla geçiyor. Evi toz olacak diye hiç misafir çağırmıyor. Ama işte bir gün olanlar oluyor ve evine her yeri kirleten, dağıtan, evin tozunu attıran bir çocuk geliyor! Tijen Hanım teyze hijyenden vazgeçer mi hiç? Geçmeeeez. Çocuğu koltuğa oturtup evini tozlardan koruyacak bir yol buluyor tabii! Ama bulduğu bu çözüm başına hiç ummadığı bir iş açıyor…

Teknoloji kullanımının okul öncesi yaşlara düştüğü bir dönemde, farkındalığımız için ailece okuyacağımız bir hikâye…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 40
En / Boy : 22 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺38,50

Gözümüzden şikâyet gözlüğünü çıkarıp Şükür gözlüğü takmamızı sağlayacak sıcacık bir öykü…

Nimbo, kendi yolunu bulmaya çalışan küçük bir yağmur damlası.
O herkesi mutlu etmek istiyor.
“Şehre mi yağsam?
Yoksa bir dereye mi karışsam?
Acaba denizin parçası mı olsam?
Ne yapsam herkes çok mutlu olur?” diye düşünüyor.
Bakın cevabı nerede buluyor…

Elindeki güzellikleri fark eden,
Bu güzellerle mutlu olmayı bilen,
Ve şükreden bir nesil yetişsin diye…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 40
En / Boy : 22 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺38,50

60 yıllık hekimden tüm virüslere ve bakterilere karşı kolaylıkla uygulayabileceğiniz korunma yöntemleri!

Her yaşta, her zamanda, her koşulda…

Bağışıklık Zırhımız

Canan Hoca’nın yazdığı kitaplar Türkiye’de ‘halk hareketi’ oldu. O hep ‘ezber bozan’ oldu. O hep ‘cesur’ çıkışlarıyla gündem oldu. O hep sonunda ‘haklı çıkan’ oldu. O, ‘iyileşmez denilen hastalıkları iyileştiren’ oldu.

Yayınlanmış 7 kitabı bugüne kadar toplamda 2 milyona yakın satış yaptı. Nisan 2011’de Karatay Diyeti kitabı yayımlandığında karşıt fikirde olanların çoğu şimdilerde Karatay Diyeti ve Karatay Mutfağı kitaplarındaki önerileri dile getiriyorlar.

Canan Hoca hiçbir televizyona çıkmak için para vermedi, hiçbir programdan para almadı, firmalardan gelen hiçbir reklam teklifini kabul etmedi. Kamu kurumlarından gelen davetlere öncelik ve ağırlık verdi. Katıldığı hiçbir etkinlikten ‘para’ almadı. Davet eden kuruma, “Kitaplarımı alın, söyleşi sonunda halka ücretsiz dağıtın, ancak bu şartla gelirim,” dedi. Katıldığı etkinliklerde bile halkın kitaplarına kolayca ulaşabilmesini, okuyup öğrenmesini, herkesin sağlıklı beslenme ve yaşam biçimini öğrenip uygulayabilmesini düşündü.

Eylül 2019’da medyada başlayan bazı haksız itibarsızlaştırma söylemleri onu çok üzdü! Sonrasında yaşanan iki yıllık salgın sürecinde ekranlarda söz hakkı olmasa da yine ‘sözünün eri’ oldu! Her koşulda, hiç yılmadan, daima hakikatten yana ‘mücadele’ ederek tüm sevenlerine ‘şeref sözü’ verdi! Halkın nezdinde ‘Karatay Sözü’ hep ‘güvenilir’ oldu!

Canan Hoca merkeze yine insanı koyuyor ve insanı karaciğerini ayrı kalbini ayrı görmeden, bir bütün halinde ve çevresiyle birlikte ele alıyor. İlaç firmalarının güdümünde olan ve insanı adeta sistem çarkının unsuru haline getiren hâkim görüşe prim vermiyor, hiçbir zaman da vermedi!

O yüzden diyor ki, önce vücuduna ihtiyacı olan sağlıklı besinleri sağladığından emin ol ama bunun için vücudunun neye ihtiyacı olduğunu doğru öğren.

Ve yine diyor ki, önce bağışıklığımızı korumak ve kadim bilgileri kullanmak esastır. ‘Bağışıklık zırhı’na hepimizin ihtiyacı var!

Bu kitap, tüm virüs ve bakterilerden nasıl korunacağımızı, bunu bedenimizle en uyumlu, kadim yollardan nasıl yapacağımızı anlatıyor. Söz şimdi Hocaların Hocası Prof. Karatay’da…

Karatay Sözü her yaşta, her zaman, her koşulda başucu kitabınız olacak!

 

 

₺36,00

Bir Sivrisineğin Gözünden

Eğlence, Macera, Aksiyon Dolu Bir Farkındalık Kitabı

Ben bilim hayvanı Prof. Dr. Vızvızakan.

Hikâyem tarih öncesi çağlarda başladı.

O zamanlar buralar hep tarlaydı. Sen henüz yoktun meydanlarda, dinozorlar vardı.

Ben o dinozor senin bu dinozor benim gezerken bir şeyler fark ettim. Uzun yıllar boyunca değişik canlılarla tanışmaya devam ettim ve fark ettiklerim bir bir çoğaldı. Aslanlarla, yunuslarla, fillerle, kedilerle tanıştım... Gergedanlarla, timsahlarla, kaplumbağalarla, köpeklerle, tavşanlarla, kangurularla... Ve tabii insanlarla tanıştım. Her bir tanışıklık bilim yolunda attığım kocaman vızıltılara neden oldu. Edindiğim bilgileri “Bilime Paha Biçilmez Katkılarım” başlığıyla bu kitapta topladım.

Neler mi var kitapta?

Her türün neden farklı vücudu var? Cinsiyetlerin farklılığı neden önemli? Dünyaya gelme yolculuğu nasıl bir şey? Vücudumuzun özel bölgeleri hangileri? “İyi dokunuş”, “kötü dokunuş” ne demek? Peki bedenimizi nasıl koruyabiliriz?

Tüm bu soruların cevabını anlatmak için Sinotor’uma bindim geliyorum. Haydi bakalım başlayalım!

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2022
₺28,00

İçimde sürekli bana seslenen bir ses var, en zor anlarımda bile konuşmaktan vazgeçmiyor: “Bu hayatta çok şey gördük, geçirdik; hiçbir şey bizi yenip yıkamadı!

Bunlar mı yıkacak? Zor yıkarlar!”

Ben vazgeçmiyorum gülüşlerimden. Hayatta yaşayacağım güzelliklere inanmaktan asla vazgeçmiyorum.

Önemli olan sevmek, sevilmek, çabalamak.

Gerisi boş bir balon.

Ne kadar yukarı çıkarsa çıksın, elbet patlayacak, elbet sönecek...

Ben gerçek duyguları aramaktan ve onların bir gün mutlaka yaşanacağına inanmaktan asla vazgeçmeyeceğim.

₺32,00

Kafesin Biri, Bir Kuş Aramaya Çıktı.

Bu kitabın sayfalarında romanları, öyküleri ve mektupları ile edebiyat tarihinin en özgün, pesimist ve duygusal kalemlerinden Kafka’nın hayat hikâyesini, yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bulacaksınız.

Kitap, içimizdeki donmuş denizi kıran bir balta gibi olmalıdır.

İnsanlarla içli dışlı olmak, insanın kendisini göz hapsine almasını getirir peşi sıra.

Özgürlük! Tabii, bugün mümkün olduğu haliyle özgürlük, cılız bir bitkidir. Ama ne de olsa özgürlüktür, ne de olsa bir mülktür.

Bilincin darlığı, sosyal hayatın bir gereğidir.

İnsanlıkla aramızdaki bağ, kendimizle aramızdaki bağdan güçsüz değildir.

Kafayla çalışması toplumdan koparıp alıyor kişiyi. Elle çalışmak ise onu insanlara yaklaştırıyor.

Geçmişimden gelen rüzgâr zamanla dindi, bugün ayaklarıma vuran hoş bir esintiden gayrısı değil artık.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 100
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺20,00

Umut, yendiğin acılardır, unuttuğun ağrılarındır.

Umut, başka bir yol bulmaktır. Yenilemektir kendini, kendini yeniden tanımaktır. Kalbinin “sızlamadığı” yerde barınmaktır. Mutlu fotoğrafların içine dalmaktır. Müziği değiştirmektir umut. Seni gülümseten şarkıyı keşfetmektir. Başka kitapları okumaya zaman ayırmaktır. Kaybolduğun sayfalarda, altını çizdiğin sözler olmaktır.

Umut, aynaya baktığında kendini sevmeyi öğrenmektir. En büyük servetin kendini biriktirmek olduğunu kavramaktır. Dizindeki yaralara bakıp nasıl geçtiğini hatırlamaktır.

Umut, yendiğin acılardır, unuttuğun ağrılarındır.

Umut, her gece gözlerini kapatıp sabah hiçbir şey olmamış gibi yine açmaktır. Umut, her defasında yeni bir gün, her defasında yenidendir, yenilenendir.

Umut hep vardır ve bizimledir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺24,00

Aşk tutkusu ve halkı uğruna verdiği kavgayla ne uğruna ve nasıl yaşanacağını insanlara gösterdi.

Nâzım Hikmet’in sadece yazıları değil, yaşamı da geride kalanlara bir mirastı. Tek başına göğüslediği hak mücadelesi, yıllar sonlara binlerce kişinin izinden gideceği bir gelecek yoluna dönüştü.

Ruhuyla yoğrulan ve ruhlara ulaşan şiirler yazdı. Sanat ve siyaset dünyasının birçok ismi, onun hayatından tarihe izler bıraktı. Çok güzel âşık oldu, çok güzel kavga etti.

Ama en çok halkını sevdi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺20,80

Eserlerinde modern Türk insanının çıkmazını, saflık ve güç arasında gidip gelen benliğini, gittikçe sönükleşen yaşama tutkusunu anlatan Oğuz Atay, yaşarken sesi duyulmamış ama öldükten sonra okuyucularının yaşamlarında birer birer hayat bulan karakterleriyle ismi çok uzun yıllarca anılacak bir yazardı.

Atay’ın, İnebolu’da başlayan hayat yolculuğu, edebiyatın, yalnızlığın, aşkın ve ölümün kıyısında “Türkiye’nin Ruhu” ismini verdiği yaşam görüşünde nihayete erdi.

O, hep bir “Tutunamayan” olarak yaşadı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺20,80

Kaldırımlar, tekkeler, okullar, hapishaneler ve dört duvar arasında edebiyatla geçmiş bir ömür.

Necip Fazıl Kısakürek, şiirindeki özgün sesi ve tasavvuruyla bir taraftan Türkiye’nin farklı renklerini aynı duyguda birleştirirken diğer taraftan refah dolu bir geleceğe duyduğu hasretle ölene kadar davası uğruna mücadele etti.

Osmanlı Dönemi’nde, bir konakta başlayan ve yıllar süren düşünce sancılarının sonunda, insanlara yoldaş olacak onlarca eser bıraktı. Kendini anlamak ve anlaşılmak için yazdı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺20,80

Özdemir Asaf, Türk Edebiyatı’nın şiir yolculuğunu kendi iç dünyasında yeniden yorumlayan bir şair ve düşünürdü. Dizelerindeki derin görü yeteneği, şiir gibi yaşadığı hayatından geliyordu. Asaf’ın yaşamından şiirlerle beraber, her biri adını edebiyat tarihine yazdırmış şairler de geçti.

Bu kitapta bir hayat hikâyesinin, hem Türkiye’nin sanat dünyasına hem de tarihine ne denli izler bıraktığını okuyacak, sayfalar arasında yitirilmeyen bir hazinenin muhtevasına tanık olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺20,80

Şu an elinize aldığınız bu kitap! Sadece bugüne ait bir kitap değildir... Geçmiş, şimdi ve gelecek... Zamanı! Mikro ve makro-âlemleri! Yapay ve doğal hayatı! Din ve bilimi! şeytanın iç sesini! Ve işte hepsini birden... Ruh diliyle! Kalbin o en eski bilgisi üzerinden... Tevhidî bakışla bütünleyerek... Tarih boyunca faaliyet gösteren küresel şirk-etlerin bugün insanlığı getirdikleri bu ‘dijitalçağ’da! O karanlık uçurumun kenarında! Dijital olan her şeyin geçici olduğunu! Ezelden ebede her dâim bâki kalacak olanın sadece ‘Ruh İyiliği’ olabileceğini! Sizlere bir daha hatırlatabilmek için yazıldı!

İstiyoruz ki! Şirk-etlerin karanlık niyetlerini artık tüm açıklığıyla bilelim! ‘İnsan’ olmanın... ‘İnsan’ kalabilmenin ‘Nur-u Hakikat’i üzerine bir defa daha düşünelim... İşte ancak o zaman... ‘DijitalÇağ’ın üzerimize gelen bu alacakaranlığından kurtulabiliriz... Her şeyin ‘hakikat’ini bilerek...

De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır.”
( Zümer / 9 )

Birinci Bölüm: Ruh Muhafızları

• Her ânınızı izliyorlar, kaydediyorlar... Ve sizin geleceğinizi şekillendiriyorlar siz hiç fark etmeseniz de! Kimler ki onlar?
• Ama ne yaparlarsa yapsınlar... Kalbimizde duruyor ya hâlâ O ‘Sırr-ı Hakikat’! Orada hep sizi bekliyordur tüm güzelliğiyle! şeytan kalbe giremez çok şükür... Bunun için yazıldı bu kitap!
• İlk insan yaratıldığından beri kalbin içindeki o sırlı bilgi! Zamandan etkilenmez... Hep canlıdır... ‘Hayy’ olandır... Yani ‘insan’a bağımlı değildir... ‘Nur-u Hakikat’tir!
• Ey Müslümanlar... Bilesiniz ki bu kitap ‘dijital şeytanlar’a ‘bir’ ültimatom olduğu kadar... Sizlere de yapılmış son ‘bir’ çağrıdır...

İkinci Bölüm: Şeytanın İç Sesi

• DijitalŞirk, ‘Yeryüzü Halifesi İnsan’ın tevhid zikrinin bozulmasıdır... İnsanın... Yeryüzünün... Gökyüzünün...
• şeytan, Cennet’te Hz. Âdem’e ‘bilinç’ sayesinde yaklaşabilmiştir! Onların bilincine seslendi! Ve günah başladı!..
• O günlerin şeytanı ve bugünlerin ‘Yapay Zekâ’ya bağlı sanal mürşitleri! Aşksızdır pek çoğu! Keşke ‘Aşk’ı bilebilselerdi!
• Sizlere Metafizik ‘bir’ okuma yaptırmaya gayret ediyoruz… şeytanı uzaklaştırabilmek için… Bizlerdeki o sır ‘emanet’ten…
• Nedir ki o şeytan ve şürekâsının ısrarla üzerinde durdukları ‘kuantum teoloji’? Madde ve anti madde! Dalga ve parçacık!
• Şirk-etler bugün sizleri! Tüm dünyayı! ‘Yapay Zekâ’ya bağlayıp! Ve hepinizi de çipleyerek! ‘Yapay Zekâ’ya! Neden bilinç kazandırmanın peşindedirler?
• Düalite nedir ki? Ve onun her yerdeki düalite sembolleri kimlere işarettir? Hadi düşüncenizi ‘Yapay Zekâ’nın ‘kod’lanmasına kadar vardırın… 0 ve 1!
• Ruhunuzla aranıza girmek ister! Ve bunu başarırsa da! Sizi ‘Yapay Zekâ’sına bağlar… Köleleştirir!
• İnsan zekâsındaki bilgileri; tüm insanlık tarihini, olayları, görüntüleri, sesleri, tüm kayıtları ve milyarlarca insanın yaşadıkları olaylara göre tüm ruh hâllerini, genetik kodlarıyla birlikte o ‘DNA’ zincirini yapay zekâya taşıyıp; sonra da insanı yok etmek niyetindeler! ‘Yapay Zekâ’ya bilinç kazandırmak dedikleri tam da budur…
• Anlaşılıyor ki dijitaller… Maddeyi yeniden enerjiye dönüştürmenin peşindedirler… Tüm yeryüzünü, onca mahlûkatı ve insanı kendi karanlık maddelerine katacaklardır…
• Dijital tehlikenin en eski kökenini yazmaya gayret ediyoruz size! Bugünkü bilgilerle de iç içe geçirerek yorumluyoruz…

Üçüncü Bölüm: ‘Aşk’a Muhtacız

• İnsan nesline meydan okuyor dijital ‘şey’ler… Yecüc-Mecüc! Şimdilik sadece dalgalar hâlinde olan o şeyler…
• O zaman gelmeden işte! Zülkârneyn Seddi’nizi güçlendirin… Demirlenin! Topraklanın…
• İnsanın asıl sırrı kendi kalbinin içinde beklemektedir… Vahiydir!
• Ey kapitalist sufîler! Maddeciler… Çekilin aradan! İnsanları bir an önce Kur’an ile baş başa bırakın…
• Cenâb-ı Allah, halifesinin gizleneceği mekâna ‘Kalb’ ismini vermiştir… Günümüzde ise diyorlar ki! Kur’an dışı tasavvufçular ve ilim bilmeyen o metruk bilim insanları; bu mekân, ‘kalb’ değil! ‘Beyin’dir, şuurdur!
• İnsanın kalbi ilâhî sırların gizlilik evidir! Ve o ‘halife’ işte tüm ilâhî gizlilikleri koruyacak kasadır!

Dördüncü Bölüm: Great Reset

• Kuantum fiziğinin dünyamızı getirdiği yer burasıdır! Kâinattaki her mikro parçacığa müdahale etmek istiyorlar… Kâinata bir müdahale! Ve ‘Yeryüzü Halifesi İnsan’a!
• Artık kendi programını yazabilen o yapay zekâ; ‘Yüce Zekâ’ olmaya hazırlanmaktadır!..
• İşte bunca zamandır o sizin kendinizin bile bilmediği ruhunuzun peşindedir ‘Yüce Zekâ’! Çünkü ‘insan’ın şeytana üstünlüğü! ‘Ruh’undan gelir… şeytanın tüm kıskançlığı, kötülüğü bundandır… ‘Ruh’suz olmasından!
• Yer-altı Virüsü! Kara-bilimin asıl sahibi! Artık bugüne kadar kimler ona hizmet etmişlerse hiçbirine ihtiyacı kalmamıştır… Kendi zekâsı; o ‘yapay zekâ’ya bilinç kazandırmıştır…
• ‘Dijital virüs’çüler! ‘İnsan’ olmayanlar… Kuantum fiziğine göre artık her yerdeler! İçinizde dışınızda mevcutlar… Elbette ki çok yakında görünürlük kazanacaklar… Ellerinizde tuttuğunuz o ekranların içinden!

Beşinci Bölüm: Aynadaki ‘Sır’

• Sırlar ilmi düşünceyle, çalışmayla elde edilemez… Müşahadeyle ve ilhamla; Rabbimizden gelecek ‘bir’ lütufla edinilebilir… Bu ilim sadece aklın kavrayabileceği türden bir ilim değildir… Kalbin rehberliğine ihtiyaç vardır…
• Kalbinizi yardıma çağırmazsanız… Kalb gözünüzü açık tutmazsanız… Bilin ki akıl ancak kendi sınırları dâhilinde olan kadarını bilebilir… O sınırların dışında kalan şeyleri bilemez…
• İşte ‘insan’ın halifelik sırrı budur!.. Ve işte bu ‘sır’ o biricik ‘insan’ın kalbine indirilmiştir… Kur’an’dır…


Altıncı Bölüm: Mikro-âlemdeki Şirk

• Şundan hiç kuşkunuz olmasın ki! Şirk-etler hayatımıza olan müdahalelerini arttıracaklardır… Çünkü onlar için; insan “son derece karmaşık ileri bilgisayar programıdır. Hepimiz genlerimizi korumaya programlı bilgisayarlarız. Bilgisayarlar da karbona dayalı olmayan bir canlı türüdür.”
• Kendi yer-altı uzayından gelip dünyayı kurtaracak… Kaosa son verecek… ‘DijitalMesih’ hazırlığındalar! Ve sonra da ‘YeniDijitalDünya’! Şirk-et Diktatörlüğü!
• ‘Her şeyin teorisi’ dedikleri ve dünyada ne kadar insan varsa hepsini ‘ekran’lara bağlayıp evlerinde esir aldıktan sonra tüm hayatlarını izleyebilecek o ‘KuantumGöz’!
• Dalga ve parçacık arasındaki o gidip gelmelerin arasına sızabilen o ‘şey’ler… Bilin ki! Cenâb-ı Allah’ın ‘nur’dan yapılmış ordularına hiçbir şey yapamazlar…
• Tam da burada işte ‘şeytanın gürültüsü’nü hatırlayalım yeniden… Bu gürültü bizi sadece makro âlemde rahatsız etmez ki! Mikro-âlemi de rahatsız eder… Tüm zerrelerimizi böler parçalar… İnsanın kendiyle! İnsanın kendisinin kâinatla olan ‘bir’liğini bozar… ‘Tevhid’e aykırıdır!
• Asıl şirk mikro-âlemdedir… Buna dikkat çekmeye gayret ediyoruz! şeytan, dijital şirk-etleriyle vücudumuzun ve kâinatın ‘bir’ âhengini bozmak, parçalamak için yüzyıllardır uğraşıyor…
• Bu kitabı bunun için yazdık! Nedir ki değil mi mikro-âlemdeki şirk? şeytanın iç sesiyle kımıldanışı! Kendi enerjisiyle; yılan oluşu!

Yedinci Bölüm: Kurtuluş

• Aklınızı kalbinizin içine alın… ‘Kalb’ vahyin yurdudur… Akıl, kalbin dışına çıkarsa şeytanın hilelerine aldanabilir ve haz girdabının içine düşer…
• İslâm, gizli açık tüm hâllerimizle Allah Teâla’ya teslim olmaktır… Ancak o zaman müminin kalbinin içindeki ‘nur’ parlar… Ve şeytanın tuzaklarına karşı uyanık kalır… Gözündeki perdelerin kalkmasıyla da tüm hakikatler ortaya çıkar… Kalbindeki tevhid nuruyla ‘bir’lenir… Kalb-î selim olur…
• Gökyüzünü seyredin… Ağaçlara, kuşlara, o berrak su kaynaklarına, tabiatınıza bakın… Tabiatınızı sevin, koruyun, sahip çıkın… Cenâb-ı Allah’ın âyet-i kerîmeleri her yerdedir… ‘Oku’yun! Tefekkür edin…
• Şirk-etlerin tüm bu dijital günahlarından korunmak için de tek yapmanız gereken; yüzünüzü Kur’an’a dönmektir! Ey müminler… Elbette ki yüzünüzü Kur’an’a dönmek de yetmeyecektir… Kur’an’ın içine girin!

Sekizinci Bölüm: Dijital Faşizm

• Yüzyıllardır o yer-altı örgütlenmeleri! Kadim inisiyeler… Hepsinin o ilk âna yeniden dönebilmek içindir bütün faaliyetleri! Şaşırmayın ama! Kuantum fizikçiler de buna gayret ediyorlar… Ve tıp sektörü! Metalurji bilimi!
• İnsanın körleşmesi o dijital ekranlar üzerinden olmuştur… Elbette ki orada kalmayacaktır dijitalleşme! Parmaklarınızın ucundan sanki sizin yönetiminizde gibiyken… Artık sizi yönetecektir… ‘Kuantum damga’lanma budur!..
• Dijitalleşmek, yapay zekâ, insan neslinin sonunu getirecektir… Ve bildiğimiz anlamıyla insan artık kalmayacaktır!.. Bu dijital sistem insanı robotlaştırırken… Robotları da insanlaştırmak hedeflidir!

 Dokuzuncu Bölüm: ‘Sırr-ı Hakikat’

• Her kim olurlarsa olsunlar. Kardeşliğimizi bozdurmamalıyız… Çünkü zaman… Ey Müslümanlar belki de ‘Âhir Zaman’dır.
• Ve kalbinizde ‘hayatî sır’ olanın farkına varacaksınız!.. şeytanın ‘insan’la ilgili hiçbir zaman bilemeyeceği o ‘kadim sır’ belki de sizin kalbinizdedir…
• Dünyada yaşadığınızı ‘bir’ an için unutun… Kendinizi gökyüzündeki bir gezegen gibi hissedin… Ve o gezegenin her zerresinde ne oluyorsa hissedebiliyorsunuz… Yani o gezegen sizden ibaret!
• Ve şimdi elinizde tuttuğunuz kitabın teker teker harflerini düşünün… Ve kelimeler… Ve bütün kitap! Sonra da dünyadaki bütün kitaplar, harfler, kelimeler… Mânâlar!
• İnsan, topraktandır... İnsanın tüm ‘ölçü’sü toprağa göredir... Toprakta ne varsa insan içindir... Ağaç, çiçek, ekin, bulut, yağmur, deniz ve o ayaklarımızın altından akan berrak ırmaklar...
• Kısacık şu dünya hayatı için... Ruhuyla ilişkisini kaybedenler bilsinler ki! Asıllarını! Cennet’i! Rablerine kavuşmayı kaybediyorlar... Oysa ‘Ruh İyiliği’ Cennet’e dönebilmemiz için vazgeçilmezdir...

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺44,00

İnsanın İyilikleri Suya Kötülükleri Mermere Yazılır

Wıllıam Shakespeare’den Hayat Dersleri

Modern hayatın koşuşturmacasında Shakespeare okumaya vakit bulamayan fakat zamansız bir kuşatıcılığın örnekleri olarak önümüzde duran eserlerindeki sanatsal dehasıyla tanışmak ve yaşamı hakkında bilgi edinmek isteyen okuyucular, bu dev söz ustasının görkemli dünyasına elinizde tuttuğunuz kitapla bir başlangıç yapabilirler.

Şunu iyi bil ki işine geldiğinde şeytan da Kutsal Kitap’tan örnekler verebilir.

Şimdiye kadar hiç görmedim ben, kulak yoluyla iyileştirildiğini yürek acısının.

Hangi garanti, hangi umut, hangi destek beklenir bu dünyadan,
Şimdi toprak oluyorsa az önce kral olan?

İnsanın isteği sonsuz, elinden gelen sınırlı; arzusu uçsuz bucaksız, yapabildiği şeyse hiçtir.

Bu bedenin içinde bir ruh varken krallık bile dar geliyordu ona. Oysa şimdi iki adım iğrenç toprağa ne de rahat sığıyor.

Eski bir inanışa göre her iç çekişte kalp bir damla kan kaybedermiş.

Anlaşılan, derin kederler iyileştiriyor daha hafiflerini.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺20,00

Polisiye türünde adını tarihe yazdırmış, belki yazarı Arthur Conan Doyle’dan daha çok tanınan tek karakter olan Sherlock Holmes’u serideki bu kitaplarla yakından tanıma fırsatı bulacaksınız. Zeki, beklenmedik, eğlenceli ve aksi ünlü kahramanımız ve onun yakın dostu, en büyük yardımcısı Dr. Watson her yeni macerayla okurunu şaşırtmaya devam ediyor.

Sherlock Holmes Kanonu toplam dört roman ve beş cilt öyküden oluşuyor. Dedektifin tüm maceralarından oluşan bu seriden dört roman ve ilk iki cilt öykü kitabı özgün basımlarına sadık kalınarak yapılmış eksiksiz çevirileriyle layık olduğu şekilde hazırlandı.

Büyük Sherlock Holmes Seti’inde Yer Alan 6 Kitap:
1. Kızıl Soruşturma, Roman, 160 sayfa
2. Dörtlerin İşareti, Roman, 150 sayfa
3. Baskervillelerin Köpeği, Roman, 210 sayfa
4. Korku Vadisi, Roman, 220 sayfa
5. Sherlock Holmes’un Maceraları (Öyküler Cilt 1), 12 Öykü, 320 sayfa
6. Sherlock Holmes’un Anıları (Öyküler Cilt 2), 11 Öykü, 280 sayfa


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1340
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺120,00

Derdin Ne Kadar Büyükse Tanrı’ya O Kadar Yakınsındır

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski‘Den Hayat Dersleri

Rus ve dünya edebiyatına damgasını vurmuş Dostoyevski’nin çok sayıdaki eserlerini okumaya vakit bulamayanlar, ilginç yaşam öyküsünü öğrenmek ve yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, roman sanatının köşe taşlarından olan Rus yazarın o sıra dışı dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler.

Beni en çok sarsan, bir tabiat kanunuymuş gibi, her zaman ve her yerde, haklı da olsam haksız da, herkesten önce kendimi suçlu görmemdir.

İnsanın ruhunu yücelten acı, ucuz bir mutluluktan daha değerlidir.

Gece ne kadar karanlıksa yıldızlar o kadar parlaktır.
Derdin ne kadar büyükse Tanrı’ya o kadar yakınsındır.

Gösterişin, torpilin, kibrin ve sayamadığım binlerce putun kol gezdiği bu çağda; bir bakışın, bir duruşun, bir hayatın sadeliğine inanıyorum.

Hedefe her varışta bir huzursuzluk duyulur.
İnsan hedefe doğru ilerlemeyi sever, ona ulaşmayı değil…

Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar öylece ortada kalakalacağız


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺20,00

Aşk, Önü Kesildikçe Devleşir

Honoré De Balzac’tan Hayat Dersleri

Çok sayıdaki eserlerini okumaya vakit bulamayanlar, Balzac’ın ilginç yaşam öyküsünü öğrenmek ve yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, kalemin takatini bitiren romancının o zengin dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler.

Sizi kendinize döndüren, sizi sarsan ve ezen, yükselten ve alçaltan her şey ilahi âlemin bir yankılanışıdır.

Sonradan görmeler maymunlar gibi zekidirler; onları tırmanırken izleriz, çevikliklerine hayran oluruz ama zirveye ulaştıklarında tek gördüğümüz bulundukları yerlerin uygunsuzluğudur.

Aşk, önü kesildikçe devleşir; her engel, aşkın büyümesi için bir neden haline gelir.

Refaha kavuşan dostlar, ne hikmetse önce hafızalarını kaybediyorlar.

Evliliğin her şeyi kemiren bir canavarla bıkıp usanmadan boğuşması gerekir: Alışkanlık.

Sevilir, sayılır bir adam olmak istiyorsan verdiğin sözü tutmayı ikinci bir din gibi bellemelisin.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺20,00

Ölümün Yok Edemediği Bir Anlamı Olmalı Hayatın!

Lev Nıkolayeviç Tolstoy’dan Hayat Dersleri

Dünya edebiyat tarihinin en güçlü ve verimli yazarlarından biri olan Tolstoy’un çok sayıdaki eserini okumaya vakit bulamayanlar, yaşam öyküsüne dair önemli kareleri ve eserlerindeki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, bilge romancının o zengin dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler.

Biz, sevdiklerimizi onların bize yaptıkları iyiliklerden ziyade, bizim onlara yaptığımız iyiliklerden dolayı severiz.

Bir disiplin, kültür ve medeniyet çağında yaşıyoruz ama
hâlâ bir ahlâk çağının çok uzağındayız.

Senin ümitsizlik batağına saplanman neden kaynaklanıyor biliyor musun? Çünkü sen kendin için, mutluluğun için yaşamak istiyorsun.

Bu hayatın bize, sadece tadını çıkaralım diye verildiği gibi budalaca bir inanç içinde yaşıyoruz.

Şikâyet ettiğiniz yaşam, belki de bir başkasının hayalidir.

İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek içinse uyandırmak gerekir.

Akıl, çoğu kez günahın kölesi olur ve onu meşrulaştırmaya çalışır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺20,00

Seviyorum İç dünyamın kuytularını

Raıner marıa rılke’den hayat dersleri

Yazın dünyasına damgasını vuran üretken, derin bir söz ustası olan Rilke’nin eserlerini okumaya vakit bulamayanlar, yaşam öyküsüne dair önemli kareleri ve hayat dersi niteliğindeki etkili sözlerini bir arada görmek isteyenler, büyük şairin engin dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler.

Şair, içinde dünyalar barındırır, bu sebeptendir ki her zaman zengindir, öyle ki açlıktan ölse bile.

Bir kişi, onunla son konuşmanız sırasında olduğu kişi değildir.

Tanrı için, dünya üzerinde gezinip duran kısa süreli, ufacık bir tebessümden başka nedir ki şu bahar mevsimi?

Sanat çocukluktur; sanat, ortada bir dünyanın çoktan var olduğunu unutmak, yeni bir dünya kurgulamaktır.

Bu en eski acılar içimizde artık meyve vermesin mi?

Çocukluk, her şeyden bağımsız bir ülke… İçinde kralların yer aldığı tek ülke. Ne diye sürülüp atılalım buradan? Ne diye bu ülkede kalmayalım, bu ülkede yaşlanıp olgunlaşmayalım?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺20,00

Hatice Kübra Tongar'dan Mutlu Ailelere! Çocukluk yaralarımızı iyileştirmek için bir yol haritası: Annemizin güçlü yönlerini alıp cebimize atalım, hatalı tutumları geçmişte bırakalım!

“Çocuğuma bağırmak istemiyorum ama kendimi bir türlü tutamıyorum.”
“O kadar basit şeylere öfkeleniyorum ki, sonra günlerce vicdan azabı çekiyorum.”
“Genç kızken ‘anneme benzemek istemiyorum’ diye ağlardım. Şimdi bakıyorum, aynı annem olmuşum!”
“Çocuğum ağladığında çok öfkeleniyorum.”
“İçimde nedenini bilemediğim bir öfke var.”
“Ne yaparsam yapayım anne olarak kendimi hep yetersiz hissediyorum.”

Hayatımıza zehir gibi sızan bu cümlelerin nedenini keşfetmeye hazır mısınız?
O halde toparlanın, çocukluğumuza gidiyoruz!

Neden öfkeliyiz, neden yetersiz hissediyoruz, çocuğumuzun ufacık yaramazlıklarına neden kocaman tepkiler gösteriyoruz, içimizde bir türlü dolmayan bu boşluk hissinin kaynağı ne? Bağırmayan Anneler kitabının yazarı Uzman Aile Danışmanı Hatice Kübra Tongar hepimizi iç çocuğumuzu bugüne doğurmaya davet ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺39,00

Bugün, zihninin doğduğu bir dünyaya ayak basıyor oluşumun bir sancısı var.

Yağmur, benim yerime sesleniyor bugün. Bugün hasretine yatak yaptığım bulutların ağlaması var. Bugün mavi umutların griye aşk çalması var. Islanan hayallerim, kırık yatağım, bağıran dilim. Eksik rengim, kaybolmuş dergâhım, gizlenen suretin var bugün sevgilim. Bugün yalnızlığım var yağan..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺24,00

Bağışıklık Nedir, Nasıl Güçlendirilir?

20 Soru, 20 Cevap, 20 Süper Gıda. İşte 2020’nin Flaş Kitabı

Gerçekçi olalım... İnsanlığın bundan sonraki mücadelesi bağışıklık sistemi ve enfeksiyon ajanları arasında olacaktır. Covid-19 virüsüne karşı etkin bir antiviral ilaç bulunmaması, aşı geliştirilmesi için zaman gerekmesi ve geliştirilse bile virüsün mutasyon geçirip aşının etkili olmama riski gibi konular tamamlayıcı tedavilere ihtiyaç doğurmaktadır.

Bağışıklık sistemimiz muhteşem bir organizasyondur. Daha önce hiç karşılaşmadığımız bir zararlı bakteri veya virüsle temas ettiğimizde buna cildimiz, vücut salgılarımız ve mikrobiyom adı verilen ve toplam 100 trilyon mikroptan oluşan doğal bariyerimizle cevap veririz. Eğer yabancı virüs veya bakteri bu savunmaları geçerse, beyaz kan hücrelerimizle uğraşması gerekir. Daha sonra bağışıklık sistemimizin bel kemiği olan lenfositler olay yerine çağrılır. Sayıları ve fonksiyonları yeterliyse, virüs ve zararlı bakterileri ‘özel tim’ gibi tek tek saptar ve öldürürler ve bu zararlıların eşkâlini hafızalarına alırlar. Böylece, eğer daha sonra bunlarla tekrar karşılaşırsak, farkına bile varmadan bağışıklık sistemimiz onlarla kolayca başa çıkar.

Fakat...

Bazen bu zararlı virüs ve bakteriler bağışıklık sistemimizin savunma mekanizmalarını atlatabilir. İşte bunu engellemek için endüstriyel yaşama geçmiş insanın bozulmuş olan bağışıklık sisteminin fonksiyonlarını normalleştirmek şu aşamada acil yapılması gerekenlerin başında geliyor. Bu bağlamda bağışıklık sistemimizin işleyişini öğrenmeye ve vitamin, mineral ve süper gıdalarla dengeli ve sağlıklı bir beslenme planına ihtiyacımız var.

Süper Gıdalarla Süper Bağışıklık kitabı işte bu ihtiyacımıza cevap veriyor! İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Canfeza Sezgin 20 soruda virüslere karşı nasıl korunabileceğimizi ve süper bağışıklık için yapmamız gerekenleri, bilimsel veriler ışığında anlatıyor. Aktarlar Derneği Başkanı ve Tıbbi Bitki Uzmanı Ayhan Ercan da antiviral etkili 20 süper gıdayı yine son bilimsel veriler ışığında ele alıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺52,00

Güzel olan her şey nefreti yenebilir. İnanmak her güçlüğü yenebilir.
Eğer inanırsan, pandalar bile uçabilir...

Yaralar sarılır, küsler barışır, gece aydınlanır.
İnandığın doğrular aslında birer masaldır. Masallar acıtmaz gerçekler kadar, gerçek masaldan daha yalandır.
Yağmur yağar. Sonra diner.
Bazıları hiç dönmez. Bazı acılar diner.
Bazı yaraları kim okşasa geçmez.
Er geç iyileşir hakkına girilen yürekler. Bu devran böyle sürüp gitmez.
Bir gün...
Susayan kanar susadığı ne varsa.
Aşka doyar mesela, ya da gülümseyen insan suratlarına.
Gülmek güzeldir. Yaşamak güzeldir. Sevmek güzeldir.
Güzel olan her şey nefreti yenebilir.
İnanmak her güçlüğü yenebilir.
Eğer inanırsan, pandalar bile uçabilir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺24,00

Beslenmenin Felsefesi ve Sağlıklı Yemek Tarifleri

“Gıdanız ilacınız, ilacınız gıdanız olsun” dedik ve bu kitabı hazırladık. Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu önce doktor kimliğiyle, o herkesin anlayabileceği net, yalın ve basit diliyle sağlıklı beslenmenin felsefesini anlatıyor. Makro gıdalardan mikro gıdalara, antioksindanlardan fitokimyasallara, baharat ve otlardan süper gıdalara, probiyotiklerden prebiyotiklere, sık sık yemekten oruçla şifa bulmaya, yağlardan şekere, yumurtadan kolesterole, konvansiyonel gıdalardan organik tarım ürünlerine kadar merak edilen tüm konuları ele alıyor, soruları cevaplıyor.

Ardından kendi uzmanlık konusuna yoğunlaşarak kalp, hipertansiyon ve şeker hastalıklarında beslenme konusunu özel bir bölümde işliyor.

Son olarak da doktor önlüğünü çıkarıp mutfak önlüğünü giyerek bizleri sağlıklı, enerji veren, kilo aldırmayan yemek tarifleriyle tanıştırıyor. Sadece tarif vermekle kalmıyor, yemeklerin özelliklerini, bunların nasıl daha lezzetli ve nasıl ‘sağlıktan çatlatan’ hale getirilebileceğini anlatıyor. Her yemek tarifi ile birlikte bu yemeklerin faydalı yönlerini bilimsel ve tıbbi bir perspektiften tartışıyor.

Siz de “keşke mutfağımda bir doktor olsa” diyorsanız, 30 Günde 10 Yıl ve 45’ten Sonra kitaplarıyla gündeme damgasını vuran Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu’nun bu kitabını kaçırmayın. Afiyetle yiyin ama ölçüyü de kaçırmayın!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺36,00

Vitamin, Mineral ve Besin Takviyelerini Bilinçli Kullanım Kılavuzu Sağlıklı ve dinç bir yaşam sürmek günümüz şartlarında tıpkı bir sanat gibi. Çünkü vücudumuzdaki temel fizyolojik olaylar hassas bir denge içinde gerçekleşiyor ve bu dengeyi bozarak hastalıklara zemin hazırlayan pek çok etken var. Sağlıklı kalmak için akıllı bir yönetim ve strateji gerekiyor.

Vücudumuzun optimal bir dengede kalabilmesi için yeterli düzeyde sıvı tüketimine, gerekli oranda vitamin, mineral, yağ asitleri, basit ve kompleks karbonhidratlar, protein, lif alımı gibi besin öğeleriyle birlikte elliden fazla mikro ve makro besin maddesine ihtiyacı var. Özellikle ülkemizde başta demir, magnezyum, çinko, D vitamini, folik asit ve B12 vitamin eksiklikleri olmak üzere çok yaygın vitamin ve mineral yetmezliği görülüyor.

Fast food tarzındaki besinler, işlenmiş hazır gıdalar, yetersiz sıvı alımı, beyaz ekmek tüketiminde artış, yaz aylarında yeterince güneşten istifade edilememesi, aşırı çay ve kahve tüketimi, laktoz intoleransının yaygın olması, bilinçsiz antibiyotik kullanımı, sigara ve benzeri maddelerin içilmesi, alkol kullanımı ve maalesef son yıllarda aldığımız gıdalardaki vitamin ve mineral düzeylerinin gittikçe azalması büyük bir sağlık sorunu karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için sadece yeterli değil, ‘optimal’ beslenmek ve gerekli durumlarda vitamin, mineral ve diğer besin desteklerine tedavi ve koruma amaçlı olarak başvurmak gerekiyor.

Kronik enflamasyon, mitokondriyal bozukluk, damar yapısındaki değişiklikler, bağışıklık sistemindeki yetersizlik, metilasyon bozukluğu, bağırsak bakteri dengesinin farklılaşması, kolojen ve bağ dokusundaki değişimler, kas ve kemiklerdeki zayıflık, ruhsal bozukluklar ve kan yağlarındaki artış gibi birçok sağlık sorununun temelini atan beslenme, vitamin ve mineral yetmezliğinin çözümüne yönelik hazırlanan Yaşamı Destekleme Sanatı, konunun uzmanları tarafından ele alınmış, kafa karışıklığına sebebiyet vermeyecek şekilde detaylandırılmış, optimal dengedeki bir vücut için hastalıkta ve sağlıkta elinizin altından ayıramayacağınız bir kitap. Hangi besin desteklerinin hangi sebeplerle hangi durumlarda kullanılabileceğini ele alan kapsamlı bir rehber niteliğinde.

Vitaminler, mineraller, bitkisel ve hayvansal besin destekleri gibi son dönemin en gözde takviyelerini satın alıp kullanmadan önce bu kitabı mutlaka okuyun!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺52,00

Saruhan Doğan’ın rüyaların gerçeğe karıştığı,
elinizden bırakamayacağınız yeni romanı!

Kırk dört yıl önce kaybettiği aşkın hatırasında yaşayan Raci Bey, on yıllar sonra İstanbul’a dönen eski öğrencisi Fehim, Fehim’in eski aşkı Deniz, Deniz’i terk eden kocası Güngör, artık sınıfta oturmaya tahammül edemeyen Cem, kahvede karşılaştığı uzun boylu esmer kız, Suriyeli öğretmen Fadi ve oğlu Halim, Cihangir’de çok soğuk 12 günde geçen bir hikâye. Fehim neden geri döndü? Geçmişin hayalleri bugün gerçek olabilecek mi? İlk romanı Hodbinler ile çağdaş edebiyatımıza yepyeni bir soluk getiren Saruhan Doğan’ın rüyaların gerçeğe karıştığı, elinizden bırakamayacağınız yeni romanı Likit Ruh.

“...Cıva nehirlerinde yüzdüğümüz, sabah uyanıp pencereden baktığımızda ufka kadar uzanan çatı dağlarına hayran olduğumuz –çünkü içinde yaşadığımız bu şehrimizi sevmeyi öğrenmiştik– selüloz kirpiklerinin soluk ışıkta parladığı gecelerde televizyonu kapatıp birbirimize anlatamadığımız hayaller kurduğumuz, hatıra parçacıklarının arasına reklamların karıştığı bir zamanda yaşıyormuşuz ve, haydi tahmin et Yadigâr, her şey, her şey yolundaymış...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺28,00

İnsan beyni halen en az bilinen organ. Bırakın karmaşık işlemleri, görmenin bile nasıl gerçekleştiğini halen tam olarak bilmiyoruz. Ama şunları da bilmiyoruz:

• Dijital cihazlar beynimize ne yapıyor?
• Beyin hücrelerimizi neler öldürüyor? Dönüşü var mı?
• Uyku ve öğrenme arasında nasıl bir ilişki var?
• En çok çocuklarda görülen dikkat eksikliğinde beyinde neler oluyor?
• Neden rüya görürüz? Rüyalarımızı kontrol edebilir miyiz?
• Hayal kurmanın beynimize etkileri nelerdir?
• Neden yalan haberlere daha kolay inanırız?
• Kötü anıları silebilmek mümkün mü?
• Beynimizi nasıl genç tutacağız?
• Neden yaşlılar gençlerden daha mutlu?
• Beynimiz nasıl geleceği öngörebiliyor?
• Bilen insan çekinirken, neden bilmeyen insan cesurdur?
• Uykusuzluk karar mekanizmalarımızı nasıl etkiliyor?
• Yapay zeka düşüncelerimizi nasıl okuyabilecek?
• Alzheimer hastalığı genetik mi? Nasıl korunacağız?
• Yeni bir dil öğrenmek neden erişkinler için zordur?

Sorular da beynimizin gizemleri oranında fazla. Bu kitapta Nörolog Dr. Sevda Sarıkaya, beynin bilinmeyenleri ve bu alandaki çalışmalardan elde edilen yeni bilgileri herkesin anlayabileceği bir dilde anlatıyor. Ayrıca bir nörolog olarak aykırı beyinlerle bir dizi röportaj gerçekleştiriyor.

Uzmanıyla birlikte beynin kıvrımları arasında bir dizi yolculuğa hazır mısınız?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺36,00

Açlıkla Gelen Şifa: Aralıklı Açlığın Zayıflatan, Mutlu Hissettiren ve Hastalıkları İyileştiren Olumlu Etkileri

Az az sık sık yeme devri bitti! Kalori hesabının anlamsız olduğu anlaşıldı! Kolesterol korkusu sona erdi! Yumurta ve tereyağı özgürlüğüne kavuştu, sofralarda hak ettiği yerini geri aldı. Zeytinyağı mutfaklardaki tahtına oturdu! “İyileşmez” denen kronik hastalıkların artık nasıl tedavi edildiğini konuşuyoruz. “Ölene kadar içilecek” denen ilaçlar “tarih” olurken, gıdaların ilaç olduğu gerçeği tekrar açığa çıktı!

Hayykitap yazarlarının temelini attığı sağlık devrimleri yeni bir kitapla devam ediyor!
Geriye bir ezber kalmıştı, “Aç kalınarak zayıflanmaz!” Açlık Diyeti işte bu ezberi de bozuyor.

Hastalıklara bütüncül tıp paradigması ile yaklaşan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Balanlı, açlığın hangi mekanizmalar ile zayıflattığını, sağlık ve mutluluk verdiğini anlatıyor bu kitapta. Binlerce yıllık tıp geleneğini günümüzde temsil eden bir hekim olarak, Hipokrat’tan tutun Galen’e, İbn-i Sina’ya ve günümüzde kadim tıp geleneğini sürdüren hekimlere kadar süregelen düşüncelere aynen katılıyor: “Açlıkta şifa var!” diyor.

Dr. Balanlı, unutulmaya yüz tutmuş kadim şifa öğretisini yeniden kaleme alıyor. Açlık ile birlikte kronik hastalık süreçlerinin yönetiminde, klinik uygulamalarda önerdiği yaşam tarzı ve gıda destek ürünlerinden de bahsediyor. Açlığın sağlıklı yaşamanın temelini nasıl oluşturduğunu açıklıyor. Bütüncül iyilik halini sürdürebilmenin ipuçlarını paylaşıyor: “Açlık sonucu ortaya çıkan ketonlar, beynimiz için gerçek bir ziyafet ve yaratıcılığın kapılarını da sonuna kadar aralıyor. Açlık ile beraber kan şekerinin düşmesi sonucu, insülinin azalmasıyla yakıt olarak yağ depolarımız hızlıca kullanılmaya başlıyor. Böylelikle açlığın bizi zihinsel ve manevi olarak yükselttiği noktada, bedenimizin şifaya ulaşması elbette kaçınılmaz oluyor.”

Açlık Diyeti ile dinçleşip iyileşirken hem zayıflıyorsunuz hem zihniniz temizleniyor hem de üretkenliğiniz artıyor. Ruhsal ve bedensel bir iyilik hali hedefliyorsanız, Açlık Diyeti gerçekten muhteşem bir yol…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺28,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺32,00

“Dünya’da kendim kadar az bildiğim başka hiçbir şey yok”
Hermann Hesse

Ne kadar farkındayız, kalbimizin.
Sadece sahilini dolaştığımız okyanusun, yani beynimizin.
İç organlarımızın orkestra şefi olan küçücük hipofiz bezinin.
Bir tenis kortu yüzeyine sahip akciğerlerimizin.
En küçük görevlerini yapabilmek için bile, dönümlerce fabrika tesisine ihtiyaç olan karaciğerimizin.
Süper mikroskopla incelendiğinde görülen, hücre metropolünde olanların. Vücudumuz içinde yer alan ve problem çıkarmadığı müddetçe farkında olmadığımız birçok organımızın.

Öğrenmek, yaşamaktır. Öğrenmek ve farkında olmak…
Vücudunuzdaki mucizelerden birkaçının farkında olmaya, hatırlamaya ve kendinize “merhaba” demeye ne dersiniz?
Cevabınız evet ise, buyurun içinizde bir devr-i âleme.
Muhteşem bir keşif yolculuğu sizi bekliyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺19,20

Zuzu, küçük bir fasulye yetiştirmeye başlıyor.
Bu güzel fasulye bakalım O’na Allah’ın hangi isimlerini öğretiyor.
Küçük yavrularımıza Allah’ın 3 güzel ismini anlatan bu sıcacık öyküye davetlisiniz.
‘El-Musavvir, Er-Rezzak, El-Vedud’

Zuzu, botanik bahçesinde çiçeklerin dünyasına doğru bir yolculuğa çıkıyor.
Bu rengârenk dünya bakalım O’na Allah’ın hangi isimlerini öğretiyor.
Küçük yavrularımıza Allah’ın 3 güzel ismini anlatan bu sıcacık öyküye davetlisiniz.
‘El-Bari, El-Muhsi, El-Cemil’

Zuzu, ailesiyle bilim fuarına gidiyor.
Birbirinden farklı icatlar bakalım O’na Allah’ın hangi isimlerini öğretiyor.
Küçük yavrularımıza Allah’ın 3 güzel ismini anlatan bu sıcacık öyküye davetlisiniz.
‘El-Halık, El-Basir, Es-Semi’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 22,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 5.2020
₺76,00

Zuzu, ailesiyle bilim fuarına gidiyor.

Birbirinden farklı icatlar bakalım O’na Allah’ın hangi isimlerini öğretiyor.

Küçük yavrularımıza Allah’ın 3 güzel ismini anlatan bu sıcacık öyküye davetlisiniz.

‘El-Halık, El-Basir, Es-Semi’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 22,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 5.2020
₺28,00

Zuzu, botanik bahçesinde çiçeklerin dünyasına doğru bir yolculuğa çıkıyor.

Bu rengârenk dünya bakalım O’na Allah’ın hangi isimlerini öğretiyor.

Küçük yavrularımıza Allah’ın 3 güzel ismini anlatan bu sıcacık öyküye davetlisiniz.

‘El-Bari, El-Muhsi, El-Cemil’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 22,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 5.2020
₺28,00

Zuzu, küçük bir fasulye yetiştirmeye başlıyor.

Bu güzel fasulye bakalım O’na Allah’ın hangi isimlerini öğretiyor.

Küçük yavrularımıza Allah’ın 3 güzel ismini anlatan bu sıcacık öyküye davetlisiniz.

‘El-Musavvir, Er-Rezzak, El-Vedud’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 22,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 5.2020
₺28,00

“Tek bir akide şekeri bile çocukları gülümsetiyorsa, dünyada iyilik ve mutluluk inşa etmek aslında ne kadar kolay.”

Bir çocuk, babasının geçmişini dinlerken güneş usul usul dağların arkasına yaslanır, göçmen kuşlar gölün kıyısında mola verir ve sonra uzaklara göçer.  Bir adam ısrarla hakkını ararken bir nehir yatağının kıyısında değirmen taşı yosun tutar. Geçmişin odaları, avlusundaki meyve ağaçları çağırır genç kadını. Garip, çöpten topladığı küflü ekmeği köpeğiyle paylaşır.Kalpten gazi olanlar bir türlü yerleşemez bir yere.Ve zaman, kuşların konduğu çınar ağaçlarını, taş duvarları alıp götürse de, geriye bir kulübede, küçük tüpte pişen sıcak çay eşliğinde yapılan sevmeye, hayata tutunmaya dair narin sohbetlerin ruhun çeperlerinde bıraktığı buğu kalır.

Kendi başına gelmeyen şey, uzak gibi görünür insana.

O yüzden…

Kötülüğün bunca hüküm sürdüğü dünyada iyiler olanca gücüyle mücadele etmeli.

Kalplerinde sevgi, merhamet, sevda ve ayrılık olanların hikâyeleri…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺22,40

Zihinden Zihniyete Kendimizi Tanımanın Bilimsel Zemini

“Anlam aradığımız için anlam üretiyoruz.”

İnsanı kendisine ‘tanıştırmak’ zorundayız. Zihnin nasıl çalıştığını, duyguların işlevini, hafızanın kullanımını, deneyimlerin taslaklar üzerinden sınıflandırılıp zihinsel kategoriler tarafından anlamlandırılmasını, nihayet hepsinin bir bütün olarak bir hikâyede bütünleştirilmesini kavramak durumundayız. Ancak ondan sonra düşünce ve davranışlarımızın niteliklerini yorumlama şansımız var.

Bu kitapta Etyen Mahçupyan, zihnin biyolojik evrimle nasıl oluştuğunu ele alıyor, zihniyetin ise kültürel evrimle nasıl oluştuğu ve çalıştığı konusunda nihayet bir kuram öneriyor ve bunu temellendiriyor. Biyolojik evrimde genetik hafızanın işlevine benzeyen bir niteliğin kültürel evrim sürecinde de oluşup oluşmadığı temel sorusundan hareketle, böyle bir niteliğin var olduğunu ve ‘zihniyet’ olarak tanımlanabileceğini tartışmaya açıyor.

“İnsan kendi üzerine düşünerek kendisini tanıyabilir mi? Bilinçli düşünceye açılan sonsuz krediler çağında bu soruya verilen cevaplar muhtemelen olumlu olacaktır. Fakat karar ve davranışların asıl belirleyicileri olsalar da, insanın farkında bile olmadığı bilinçdışı ve zihniyet kategorilerini  hesaba kattığımızda cevap şöyle olmalıdır: ‘Hayır, insan kendi üzerine düşünerek kendisini tanıyamaz, çünkü bilinçdışını ve zihniyetini ona ancak ilişki kurduğu başka insanlar gösterebilir.’

Etyen Mahçupyan, bilincin ve düşüncenin bağımsız değişkenler gibi gösterilip kutsandığı bir dünyada birincinin bilinçdışı; ikincinin zihniyet tarafından nasıl kuşatıldığını anlatıyor ve daha olgun bir toplumsallık için odaklanmamız ve hesaplaşmamız gereken asıl kategorilere işaret ediyor.”

Alper Görmüş

“Geçtiğimiz bir kaç yüzyıl içinde derinleşen bilimsel uzmanlaşma, kendini tanıma ve anlamaya ilişkin sorulara cevap arayanların birbirinden bihaber kalmalarına neden oldu. 

Bu kitap nörobilim ile sosyal psikolojiyi bir araya getirerek insanı anlamanın kapısını aralıyor. Biyolojik ve kültürel adaptasyonu bilimsel bilgiler ışığında bağlantılı olarak izlerken, hem insanı anlamak için bütüncül bir çerçeve öneriyor, hem de zihinle zihniyet arasındaki ilişkiyi açığa çıkararak duygu, düşünce ve davranışlarımızın işlevini anlamamızı sağlıyor.”

İzzet Özberki


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺33,60

“Allah’ım, ben bilmiyordum” demeyi düşünüyorsanız artık mazeretiniz kalmadı!

Vallahi Allah var ve vallahi hesaba çekileceğiz.

Şimdiye kadar, “ben bilmiyordum, Allah’ım affet beni” demeyi düşünüyorduysanız bu kitabı okuduktan sonra mazeretiniz de kalmadı. Lütfen, Kur’an’ı anlayacağınız ve hayatınıza geçireceğiniz şekilde okuyun.

Yarım saatte yiyip bitireceğimiz bir yemeği yapmak için bile internette onlarca tarif okuyan bizler, tüm hayatımızı anlamlı kılmak için Rabbimizin bize gönderdiği yaşam tarifini okumaktan aciz miyiz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺24,00

Akıl ve Kalpte Bir Seyahat

Seksen dakikada okunacak, ancak bitmeyecek bir kitap bu...
Denizler, çöller ve kıtaları ziyaret edip, çiçeklere, kelebeklere ve kendinize de bir “merhaba” diyerek  “devr-i âlem” yapmak isterseniz bu kitap tam size göre.

Bir yönüyle çok kısa, bir yönüyle çok uzun sürecek bir yolculuk.
Belki de kitap bitince başlayacak veya devam edecek.
Akıl ve kalpte yapılan devr-i âlem, yolculukların en önemlisi.

Dilerseniz gelin, böyle bir yolculuğa çıkalım.
Bakıp geçtiğimiz, ekip biçtiğimiz, yeryüzü denilen sanat müzesinde.
Farkındalığımızı arttırarak, düşünce merdivenlerinde yükselelim.

Ne dersiniz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺19,20

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in tüm insanlığa örnek olan şefkati, müminlere olan düşkünlüğü herkesçe bilinen bir gerçektir. Bununla birlikte birçok sahabe, Hz. Peygamberin kendi çocukları yanında tüm çocuklara nasıl değer verdiğini, sevdiğini, onlarla nasıl ilgilendiğini ve oyunlar oynadığını aktarmıştır.  Bu bilgilerden yola çıkarak Sevgili Peygamberimizin Çocuk Arkadaşları 6’lı Öykü Seti’ni hazırladık. Sevgi ve şefkat peygamberi döneminde yaşayan miniklerin birbirinden güzel anılarının yer aldığı altı altın kitap.

Çocuklarımızın Peygamber Efendimizi daha iyi tanıyacakları ve onu daha çok sevecekleri hikâyeler bu seride. 

• Pedagog
• Psikolojik Danışman
• Rehber Öğretmen
• Çocuk Gelişimi Uzmanı
Onaylı

Sevgili Peygamberimizin Çocuk Arkadaşları 6'Lı Öykü Seti’nde Yer Alan Kitaplar:

1. Kocaman Yürekli Çocuk Ali
2. İlk İman Eden Nurlu Genç Zeyd
3. Peygamberin Küçük Dostu Enes
4. Peygamberin Gülleri Hasan ve Hüseyin
5. Mutlu Yetim
6. Minik Kuşun Babası Eba Umeyr75


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Bursa
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺100,00

Karşılaştıklarında Ne Konuştular?
Mimar Sinan - William Shakespeare
Osman Hamdi Bey - Friedrich Nietzsche
II. Abdülhamid - Oscar Wilde
Barbaros Hayreddin Paşa - Niccolo Machiavelli
Yirmisekiz Mehmed Çelebi - Voltaire

William Shakespeare doğduğunda Mimar Sinan Süleymaniye’de Kanuni Sultan Süleyman için türbe inşa ediyordu. Mimar Sinan öldüğünde ise William Shakespeare Romeo ve Juliet’i yazıyordu. Bu iki önemli dâhi, yaşamlarının yirmi dört yılında aynı güne uyanıp aynı güneşe baktılar... Peki ya karşılaşmış olsaydılar…

Osman Hamdi Bey ile Nietzche Paris’te, bir gece yarısı kapanmakta olan bir sergide, bir tablonun başında karşılaşsaydı ya da II. Abdülhamid ve Oscar Wilde İngiltere’de bir baloda, herkesten uzakta baş başa sohbet etseydi… Peki Barbaros Hayreddin Paşa ile Machiavelli’i bir mağaranın girişinde savaş planları yaparken görseniz ne düşünürdünüz?

Bu kitap önemli tarihsel kişilikleri yine onların eserleri üzerinden bir araya getiriyor ve tadına doyulmaz, çok farklı bir popüler tarih okuması çıkıyor ortaya. Osmanlı ve dünya tarihinin sayfalarına bir de bu gözle bakın.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺24,00

İyi ve temiz olan kazanır!

“Temizliğin Gücü Virüsü Yendi” kitabı, temizliğin salgınsavar özelliğini, fantastik öğelerle zenginleştirerek eğlenceli hale getiren özel bir kitap.

Çocuğun dünyasından hayal gücüyle sizi masalsı bir yolculuğa davet ediyor.

Keloğlan devlerle, Saçlıoğlan virüslerle mücadele ediyor.

Sonunda iyi ve temiz olan kazanıyor.

Tıpkı Hakan’ın söylediği gibi:

“Dünyayı yıkayalım, virüs yaymayalım

Daima temiz olalım, salgından kurtulalım.

Keloğlan devlerle, Saçlıoğlan virüslerle.

İyi olan kazanır, her zaman her yerde.

Temiz olan kazanır, her zaman her yerde.”

• Pedagog

• Psikolojik Danışman

• Rehber Öğretmen

• Çocuk Gelişimi Uzmanı Onaylı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 48
En / Boy : 21 / 29,7
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺12,00

Bu kitap ‘Ruhun Dili’yle yazıldı, ‘Ruhun Aşk Hali’ içinde, ‘Tevhid Aşkı’yla... Allah’ın güzel isimlerinin hepsiyle saf tutarak, El-Âyetü’l-Kübra gibi kendi ‘kalem’ini kullanarak… ‘Yeryüzü Halifesi’ insanı hedef olan teknolojik saldırılara dur demek, illüzyonları boşa çıkartmak, corona virüsten çok daha tehlikeli olan ‘Dijital Virüs’ hakkında sizleri uyarmak için yazıldı. Ve hiçbiri komplo olmayan aşağıdaki gelişmeleri tek tek deşifre etmek için:

• ‘Yapay Zeka’nın ‘şeylerin interneti’ üzerinden insan neslini yok etme çabalarını…
• ‘Yüce Zeka’ya bağımlı ‘Yapay İnsan’ modelini, yarı-tanrı ‘Tekno-İnsan’ı…
• İnsanları yer-altı madenleriyle çipleyip teknolojiyi bedenin içinde taşımaya zorlayacak zalim şirk-etleri...
• Dijital ölümsüzlüğü ve dijitalleşmenin içindeki deliliğe varan simetri tehlikesini…
• Herkesin 666 no’lu barkod taşıyacağı Öjenik Uygarlığı…
• Genetik manipülasyonla üretilecek Adam Kadmon türevi süper ve hiper türleri…
• Bakterilere enjekte edilmiş virüs anlamına gelen ‘bakteriyofaj’ın ilk kez İstanbul’da ortaya çıkacağını iddia eden Dan Brown’u…
• Bill Gates’in güneşi karartma projesini…
• ‘Genetik Veri Madenciliği’ni, Siyonistlerin hamisi Evangelistleri, The Economist dergisinin kapaklarını…
• Dünyamızı Mars yapmak isteyenleri, ‘Yapay Güneş’i…
• Ellerindeki ‘put ekran’lara tapan dijital çağın ‘Ruhsuz Cesetler’ini…
• ‘Mekanik İnsan’ temelli ‘Teknolojik Tekillik’ ve onun ‘Konformist Robotlar’ını…
• İlk kıblemiz olan Kudüs’ün işgal planını…
• Kudüs’ten semalara yükselmek için ‘şeytanın bizzat kendisini korkunç bir merdiven olarak kullanan’ Tapınakçıları…
• Son nükleer savaşı bitirmek için yine Kudüs’ten dünyaya indirilmesi planlanan ‘Metalik Mesih’i…
• ‘Ruh’u ve ‘Aşk’ı bilemeyen şeytanı!

Tüm bunlar size kıyameti hatırlattı ise telaşlanmayın. Kıyamet Öncesi Alem Bilgisi sizi ve çocuklarınızı ve inşallah neslimizi koruyacak. Bir Zülkarneyn Seddi gibi…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺40,00

Bir Zeki Müren sesinde mesela, “Mesut Bahtiyar’dan şarkılar dinlediniz” dediği zaman gözlerimiz nemleniyor olabilir mi?

Veya Şenay, “Şu dünyadaki en mutlu kişi, mutluluk verendir” diye süzülse kalbimize, içimizdeki küs çocuk duyup da gelir mi dersiniz?

Özlediğimiz kokular sonra... Leylak, lavanta, naftalin, tütün kolonyası, az önce mangal ateşinden alınmış bir fincan kahve, taze biçilmiş çimen, turşu suyu, tavada kızaran köfte, mis gibi arap sabunu, nane yaprağı, kıyılmış dereotu, eski bir kitabın sayfaları...

Ya da sayfaları sararmış bir mektup mesela, bir dizecik şiir, bir kenarı oyalı mendil, bir gözlük, bir kalem, bir tespih, bir anı, geçmişe sizi sevgiyle sımsıkı, güvenle bağlayan...

İçinizdeki o çocuk, kaygılara boğulup duvarlara çarpa çarpa “Beni eve götür” diye bağırdığı zaman işte gideceğiniz güvenli yuva orası.

Bir nefesle dünyaya geldik, bir nefesle de gideceğiz. O iki nefes arasındaki süreyi kâbusa mı çeviriyoruz, yoksa şölen gibi mi yaşıyoruz, aslında bizim elimizde.

Herkes yaşamasına yaşar, ölmesine ölür de, kalpten kalbe akışmak her babayiğidin harcı değil.
Onu bir denesek mi?

Ne de olsa yol da burası, ev de burası.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺32,00

İnsanın, özünü/hakîkatini/bâtınını/gaybını oluşturan Rûh’undan zâhire/şehâdete/görünene/bedenine çıkardığı her bilgi/idrâk/tecellî onun varlığını/dağını Tûr’a dönüştürmektedir. Varlığını Tûr’a dönüştüren ve kendi sinesinden hakîkati sıfata/kelâma dökerek duyuran bir insan artık Rûh’a inkılâp etmiştir. Böylece o, içindeki ezelî hakîkati/bilgiyi/vahyi çevresiyle paylaşan yürüyen/konuşan/yansıtan bir dağa/Tûr’a dönüşmüş olur. Varlığını Tûr’a dönüştürenler yani kendi içlerindeki ilâhî hakîkati/kelâmı/vahyi zâhire çıkaranlar ve bu ilmi dilleriyle/halleriyle yayanlar hem kendi kalplerini Beyt-i Ma’mûr konumuna getirirler ve hem de hizmetleriyle/gayretleriyle çevrelerindeki insanların kalplerini vahiyle/Kur’ân’la inşâ/îmar/ihya ederler. Rablerinin rahmetiyle varlıklarını Tûr’a dönüştürenler kendi zamanlarının en büyük nimetidirler. Onlar tüm insanlığa yürüyen, konuşan kelâm/öğüt kesilmişlerdir.

Çıkar nalınlarını, özgür ol bağlarından,

Kelâm’ı almak için, Tûr Dağı’nın sağından…

İnsan böyle yücelir, bırakınca Asâ’yı,

Varlığı Tûr’a döner, hissedince Beyzâ’yı…

Hakîkat sinendedir, anlamadın mı daha?

Âlem-i Kübrâ sensin, sözün indiği vahâ…

Öyleyse bir gayret et, çare ara huzura,

Çağın Hızır’ına sor, nasıl dönüşsem Tûr’a…

Elinizdeki kitap; Tûr’un hakîkatini ve Tûr’a dönüşmek için nasıl bir yol/yöntem takip edilmesi gerektiğini bize anlatan Tûr sûresinin irfânî bir bakışla yorumudur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺20,80

Medeniyetimizi Bugünlere Ulaştıran Sistem

Üniversitelerimizden mezun olanlar artık ihtisas yapmak istemiyor, para kazandıracak işlere yöneliyorlarsa... Binbir zahmetle okuyup doktor oluyor, sağlık turizmi pazarlaması yapıyorlarsa, sarraflar işi bırakıp müteahhitliğe girişiyorsa, emekli imamlar umre pazarlıyor, emekli öğretmenler emlakçılık yapıyorsa bazı şeyleri tekrar gözden geçirmemiz gerekiyor.

Çok uzağa gitmeye gerek yok. Anadolu’da 11. yüzyıldan yakın tarihimize gelene kadar ahilik iktisadi hayatın bel kemiğiydi. Ahiler kendilerine yeterli, emeğiyle geçinen, kazancını herkesle paylaşan, bireysel tutkularından arınmış meslek ve iş sahibi, kul gibi değil kişi gibi tavır koyabilen, siyasal otoritelerden uzak kalarak “beğler kapısına varmamayı” kendisine ilke edinen, ülkenin ekonomik gelişimine katkı sunan, toplumun katmanları arasında dengenin korunmasını sağlayan, “eli bayraklı, beli kuşaklı” kişiler olarak gerektiğinde ülkesini dış etkenlere ve düzene zarar verenlere karşı canı pahasına savunan, cömert, yardımsever, paylaşımcı, dayanışmayı ilke edinmiş kişilerdir.

Bu kitapta, içinden geçtiğimiz şu günlerde daha da ihtiyacımız olan ahiliğin kaynakları, ilkeleri ve hayata geçirilme biçimleri ele alınmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺20,00

Tıbbi Çay Karışımlarının Hazırlanışı, Etkileri, Yan Etkileri,

İlaç Etkileşimleri, Raf Ömrü ve Saklama Koşulları…

Bir bitki çayı, ancak doğru bitkiyle, doğru bitki kısmı (drog) kullanılarak ve doğru yöntem uygulanarak hazırlanırsa “tıbbi çay” niteliği taşır ve o oranda fayda sağlar. Karışıma hangi bitkilerin, hangi oranda konabileceği, yasa statüsünde olan Farmakopelere göre belirlenir. Moda olmuş ya da harcıâlem reçeteler kullandığınızda beklenen faydayı sağlayamayacağınız gibi, zarar zarar görmeniz de mümkündür.

Prof. Dr. L. Ömür Demirezer bu kitapta Avrupa Farmakopesi direktiflerine uygun, boşaltım, dolaşım, hareket ve destek, sindirim, sinir, solunum, üreme sistemi şikâyetlerinde, ayrıca cilt ve göz rahatsızlıklarında kullanabileceğiniz tam 200 reçete ve bu reçetelerin infüzyon, maserasyon, dekoksiyon yöntemleriyle nasıl hazırlanacağı bilgisini bizlerle paylaşıyor. Reçetelerin endikasyonları, kontrendikasyonları, yan etkileri, ilaçlarla etkileşmeleri ve diğer birçok önemli uyarıyla birlikte...

Tıbbi Çay Reçeteleri kendinin ve yakınlarının sağlığına değer veren titiz okurlarımızın elinin altından ayırmayacağı bir kitap…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 15 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺52,00

Metaforlarla Çift Terapisi Yaklaşımları

Leyla ile Mecnun kavuşsaydı, hayatları bir ‘aşk hikayesi’ olur muydu? Ferhat ile Şirin’in arasına dağlar girmeseydi Ferhat’ı aşkla anlatır ve Şirin’i hasretle anar mıydık? Züleyha’nın Yusuf’a aşkı imkânsız olmasaydı, Züleyha ismi bunca çok anılır mıydı? Selvi Boylum Al Yazmalım’ın Asya’sına sonunda buruk bir acı kalmasaydı, filmi unutulmaz olur muydu? Çok konuşulan aşk şiirleri de derin hasretlerin, yakıcı ayrılıkların tatlı meyvesi değil midir? Kolayca verselerdi kızı şair oğlana, susacaktı şair. Ne adını bilecektik ne aşkını sevecektik ne şiirini duyacaktık. Kara sevdalar olmasaydı, onca türkü yakılır ve yakar mıydı bizi? Anlaşılan o ki, aşk, acının olduğu yerde nöbet bekliyor. Mutluluğun yanı başında canı sıkılıyor, uçup gidiyor.

Son yıllarda psikoterapist olarak kavuşmaların ve kavuşanların hikâyelerini dinliyorum. Garip ki kavuşmalarda da acılar var. O acılar da aşk diye anlatılmayı hak ediyor bence. Şiirler doğuracak kadar asil sancıları var çiftlerin. Filmlere konu olacak denli yakıcı hüsranları var. Romanları doldurmaya yetecek buruk hasretler yaşıyorlar.

Evlilik, insan-insan ilişkilerinin en yakını, en sınırsızı. Gelin görün ki, tam da bu yüzden, yakınlığı ve sınırsızlığı yüzünden korkulu, kaygılı, kederli, tereddütlü bir akışa kaptırıyor eşleri. En çok mutluluk umdukları yerde acı buluyorlar. Ne geri dönebiliyor ne ileri gidebiliyorlar. Geri dönmenin de ileri gitmenin de acı bedelleri var.

Kabul ediyorum, talihsiz bir mesleğim var. Romantik olma hakkımı elimden aldı çoktan. Kavuşamayanların aşk hikâyelerinin unutturduğunu hatırlamak zorunda kalıyorum çiftlerle görüşmelerimde.

Ve Aşk Evliliğin Ellerinden Tuttu, çiftlere, kadim metaforların aynasında ilişkilerini yeni bir gözle seyrettiriyor. Her seansın başında çiftlere hatırlattığımı kitabın sonuna yazıyorum: “İyi insanların kötü ilişkileri olabilir. Kötü ilişkileri olanlar hâlâ iyi insanlardır. Düştüğünüz yerden kalkmanız mümkün. Her zaman yeni seçenekleriniz var.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺24,00

Son Boyun Bükücü Ruhi, Periskop Teyze, Dr. Jivago ve daha neler neler…

Cızırtt cızırıtt! Din din donn!

Sevgili mahalle halkı!

Ben Ruhi!

Güne portakal suyuyla başlamıyorum. Reklamlarda diş fırçasına sürülen o upuzun diş macununun nasıl bir ziyanlık olduğunu düşünüyorum. Saçına uygun şampuan bulamadığı için üzülenlere çok üzülüyorum. Canım sıkılınca yaptığım “Hangi hayvansınız?” testinde hep “Koyun” çıkıyorum.

Neyse işte yıllar sonra ilkokul arkadaşlarımla buluştuk. Konuştukça hepsinin kafasının tepesinde reklam butonları açılıyordu! Benimse cebimde 17 lira 250 kuruşum vardı. Dolayısıyla hesabı fitil fitil ödemeyi düşünüyordum!

Sonra babaannem “Kireçlemeli ve Öfkeli” isimli bir rock gurubu kurmaya karar verince, dedem Dr. Jivago bildiğin köpürdü.

Çöp dökmeye giderken durakta Aslı’yı görünce, balık kılçığı dolu poşetle otobüse bindim. Cam kenarının aslında “Gam Kenarı!” olduğunu fark ettim. Zaten çocukken bando takımına girmek istiyordum ama babam kafama tuzlu fıstık tabağını ve elma kabuklarını fıydırınca hevesim kaçtı. Allah’tan Periskop Teyze var. İnsanları paçalarından tanıyabilen dünyadaki tek kişi...
Ohoo! Daha neler neler! Haydi içeri buyurun, hepsini anlatayım.

Ne demek ya, kitap sizin!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺24,00

Dikkat! Hikâyelerin içine kahkaha mayınları döşenmiştir.

Ve boooommm!

Hikâyelerin içine döşenmiş kahkaha mayınlarına basıp kahkahayı patlatacağınız bu kitaptan etrafa saçılacak üj bej tanesini sizin için arakladık.

Perili bir “Kont Bırak Ula Oteli!” ve koridorlarında dolaşan sinir hastası bir hortlak...

Kafayı yemiş bir banyo ve güneş gözlükleriyle uyuyan bir kadın…

Otel havuzunun dibindeki Mezarlık! ve kaçık büfe restoranttaki patatiz çayı…

Dünyaca ünlü palyaço Zırr Delyy! ve ağlayan kafatası…!

Michael Jackson Teyze…

Moda İguanası…

Kravatlı bir horoz ve uçan oturma odası…

Eve kuma yerine puma getiren bir adam…

Veee…

Fosstradamus’un Kehanetleri..!

Albert Eniştemin “Bakıcılık değil görecelik kanunu!” ana fikriyle yazılmış bu baba kitap, ne kadar paralel evren varsa fellik fellik gezip tozutarak çiziktirilmiştir. Ve yan tesirleri; Bir müddet boş boş bakmak, Rintintin gibi “Bu insanlar beni çok sevdi. Hemen gidip üstlerine atlamalıyım” demek, elmayı ısırınca “canı acıdı mı acaba?” diye düşünmek falandır.

Ona göre işte. Herkes kitabını denk alsın…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺24,00

Evlilik namaz gibidir, niyet edince sağa sola bakılmaz!

Soruyorum sizlere, Madem evlilik kaderse ve kaderimde evleneceğim kişi yazılı ise ben neden bunca zahmete giriyorum? Ben sevdiğim için dua ediyorsam. Sevdiğim kişi de kendi sevdiği için dua ediyorsa. Bu durumda kim kime yâr olacak? Biliyorum üzgün gönlün “sana ettiğim muhabbeti taşa sunsaydım taş bile çiçek açardı” diyor hayaller aklına geldikçe. Sizi üzen üzsün, ağlatan ağlatsın.

Tebessümün en manalı olduğu yer mahşer alanı olacaktır.

Eğer bir gün ümidini kaybedersen, Allah’ın senin için yazdığı kaderin hayallerinden daha iyi olduğunu hatırla.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺28,00
1 2 3 ... 11 >
Çerez Kullanımı