On iki yaşındaki Neva’nın hayatı, okuldan kursa, kurstan bir başka kursa soluksuz geçmektedir.
İşlerin çığrından çıktığı bir gün, ailesi taşınmaya karar verir. Sahil kasabasında sakin bir hayat
sürecekledir artık. Ama işler planladıkları gibi gitmez. Kasabanın gizemli sakini, emekli
sihirbaz Jerfi Adasal’ın Neva’nın arkadaşı Olgun’a hediye ettiği tek tekerlekli bisiklet, iki
arkadaşı hiç beklemedikleri bir yere götürecektir: Zamansızlar Sirki!

Çağdaş çocuk edebiyatının sevilen yazarı Hanzade Servi, okurlarını zaman kavramının olmadığı bir maceraya davet ediyor. Büyük kent yaşamının dur durak bilmeyen hızını bir çocuğun gözünden aktaran yazar, zamanı büküp geçmişin kapılarını aralıyor. Kendini bir anda akrobasi sirkinde bulan okurlar, soluksuz bir serüvene çekiliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺28,80

Kocaman Minik Öcü, Öcüler Okulu’na gidiyordu. İki metrelik boyu yüzünden, arkadaşları onunla sürekli dalga geçiyordu.

Okulda kimse, Kocaman Minik Öcü’yle oyun oynamak istemiyordu.

“Benden kısa bir öcünün beni ebelemesine izin veremem,” diyordu Süslü Öcü.

“Seninle kulaktan kulağa oynayacağım diye eğilip belimi incitemem,” diyordu Boru Sesli Öcü.

“Etrafımda dolaşma, bana kısalık bulaştıracaksın,” diyordu Kurdeleli Öcü.

“Homur hımır zurul dom diri bum bum,” diyordu Anlaşılmaz Öcü. Ama onun da diğer arkadaşlarıyla aynı fikirde olduğu belliydi.

Kocaman Minik Öcü, boyunu bir şekilde uzatmakta kararlıydı. Gerçi şu anda öcü danışmanı takım elbiseli yengeçten uzun olduğu kesindi. Ayrıca diyelim ki uzadı, altı metre oldu. Sekiz metrelik bir öcünün yanında yine kısa olacaktı. Bu işin içinden nasıl çıkacaktı? Peki siz, içinizdeki Kocaman Minik Öcü’yü ortaya çıkarabilecek misiniz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 48
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺15,00

“Bunun parkta oynadığınız son gün olduğunu bilseydiniz ne yapardınız?”

Babasının ‘bal porsuğum’ diye sevdiği, ama kendini bal porsuğu kadar korkusuz hissetmeyen Balkız… Endişelerini yenip kendi kabuğundan çıkmaya çalışan Vehbi… Yatılı okul sınavlarına gizlice hazırlanırken bir sırrı saklamanın paylaşmaktan daha zor olduğunu keşfeden Kutlu… Bebekliğinden beri oyunculuk yapan ve babasının ortadan kaybolmasıyla ışıltılı hayatından vazgeçip bu gizemin peşine düşen Dora… İkiz yeğenleri doğduktan sonra ablasının dostluğunu kaybettiğini düşünerek içinde kabaran öfkesine teslim olan Feyza… İnsan, en iyi arkadaşını neye göre seçer? Karakterleri birbirinden çok farklı beş çocuk, komik ve hüzünlü bir maceranın kapısında, dostluğun her şeyi nasıl değiştirebileceğini öğrenmek üzere...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺22,40

Birinin günlüğünü okuduğumuzda bu bizi arkadaş yapar mı?

Hanzade Servi'nin neşeli anlatımı ve Ali Benice'nin ele avuca sığmayan resimleriyle kahkahayı garantileyen Biz Arkadaş mıyız?, çocuklara okumayı sevdirme konusunda zürafaları amuda kaldırabilecek kadar iddialı ''Su Günlükleri'' serisinin ilk kitabı.

Sosyal medyanın içinde âdeta kaybolan günümüz çocuklarına buram buram mizah kokan bir okuma serüveni vadeden bu eğlenceli roman, Su Hoşeda EnMutlu adında bir kız çocuğu ile yakın çevresinin başından geçen gülünç (bazen de düşündürücü!) olayları konu ediniyor.

Aile ilişkileri ve gerçek dostluğun temellerine değinen Biz Arkadaş mıyız? içten hikâyesinin satır aralarında hayata dair önemli paylaşımlarda bulunmayı da ihmal etmiyor; hayal kırıklığı yaşamamak ve ikinci şansları kaçırmamak adına önyargılarımızdan uzaklaşmayı ve herkesi olduğu gibi kabul etmemiz gerektiğini hatırlatıyor.

Dikkat! Bu matrak kitap (ya da günlük mü desek acaba?) yüksek dozda espri içerir.

Su H. EnMutlu'nun (ne havalı isim ama!), hayatı bir hayli eğlenceli. Nev'i şahsına münhasır ebeveynleri, asık suratlı ablası ve fırlama kardeşiyle her günü farklı bir macera! Tabii hayatına renk katması hususunda, sınıf arkadaşlarının ve öğretmenlerinin hakkını da yememeli… Okulla ev arasında mekik dokumakla geçen günlerinin içine greyfurt sıkan (hadi ama hep limon sıkılacak değil ya!) ödevleri de olmasa, değmeyin keyfine! Epeydir, Su'nun başı 'ödevbozar canavarlarla' dertte. Nedense ödevleri hep bir kazaya kurban gidiyor. Ve de öğretmenleri buna inanmamakta ısrarcı oluyor. Bu arada, Su'nun eline çok önemli bir sanal bellek geçiyor. Bir an önce ondan kurtulmalı, yoksa sosyal medyada her an yer yerinden oynayabilir! Ah, bir de öğretmeninin verdiği ödevi hazırlaması gerekiyor: ''Ailenizdeki en ilginç kişi kim?'' Hımm, zor ödev. Acaba kimi seçse? 110 yaşında sıra dışı bir büyük büyük ninesi olacak değil ya?! Yoksa var mı gerçekten böyle birisi?..

Başkahramanının adına ve şanına yaraşır şekilde SU gibi akıp giden bu komik (hatta çoook KOMİK!) kitap, arkadaşlık kavramının önemini ve hayatımıza kattığı anlamı sorgularken, okurunu can evinden vuracak bir soru oku fırlatıyor: ''Arkadaşınız olmayan biri için iyilik yapar mısınız?''


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺41,30

Elma, armut değil, en güzeli havuç ağacı!

Yediden yüz yetmiş yediye, ayrım yapmaksızın her yaştan ruhlar için yazmaya devam eden Hanzade Servi’nin kaleme aldığı Havuç Ağacı, hem gülümsetmeyi hem de hüzünlendirmeyi başaran, film tadında bir roman.

On yaş ve üzeri okurlarını, zamansız ayrılıklarla sınanan kırılgan yaşamların sırlarına ortak eden bu dokunaklı hikâye, kardeş ilişkilerinin önemine değinerek aile olmanın gücünü hissettiriyor.

Tesadüf eseri yolları kesişen bambaşka hayatları olağanüstü incelikli bir kurguyla işleyen Havuç Ağacı, gerçek dünyanın acımasızlığının üstesinden gelebilmek için doğal yaşama dört elle sarılmayı ve düş dünyamızı dört mevsim yeşil tutmayı öğütlüyor.

Yıldıztepe ailesinin en küçük ferdi Mina, büyük kentten küçücük bir köy evine taşındıkları için çok mutlu görünse de, ünlü bir oyuncu olma hayaliyle yanıp tutuşan ablası Efza, mutluluğu “pembe” yalanlarda arıyor. Ev sahiplerinin kilitli tuttuğu odadan gelen tıkırtıların gizemi Mina’nın merakını her geçen gün daha da arttırıyor. Üstüne üstlük ünlü yönetmen Albatros Kayıkçı yaşadıkları köye gelip film çekmeye karar vermesi köydeki gerilimi ve gizemi doruk noktasına tırmandırıyor. Mina'nın babası, boynundaki tilki kolyesini otuz üç yıldır neden hiç çıkarmıyor? Komşu çiftliğin, böğürtlen ve oyuncak helikopter yüzünden iki yıldır küs olan ikizleri hangi büyük sırrın yükünü omuzluyor. Tüm bu gizemleri hayal gücünü devreye sokarak açığa çıkarmaksa, elbette ki Mina'ya kalıyor. Çünkü onun dünyasında, her şeyin bir çözümü var…

Hayal kırıklıklarıyla, pişmanlıklarla, keşkelerle geçen yaşamları hayata yeniden tutunmaya yüreklendiren Havuç Ağacı, koşulsuz sevginin, inanmanın ve dayanışmanın her zorluğun üstesinden gelebileceğini vurguluyor.

Mutluluğun; ‘Bir civcivin sarısı’ şarkısını söylemek ve dans eden mor şapkalı timsahları hayal etmek kadar basit olduğunu savunan kitap, önyargıları geride bırakıp, bütün okurları havuçların yerde yetiştiğini bile bile havuç ağacı çizmeye davet ediyor!

"Bir şeyi seviyorsan, o şey yok diye ağlamazsın. Kendin yaparsın."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İzmir
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2019
₺20,30

Gölgelik kasabası çok şanslı. Çünkü onların bir sır tutucusu, mutluluk göstericisi ve manzara anlatıcısı var. On iki yaşındaki Mira, tanıdığı herkesin dünyaya bambaşka bir gözle bakmasını sağlarken, okurların da yüreğini ısıtıyor.

Ona bazen Polyanna, bazen Küçük Prens diyorlar.

Oysa o, Mira!

Çocuklar Mira ’yla arkadaş olmak, büyükler de ondan öğüt almak isteyecek. Şemsiye Tamircisi, Komikadım, Görünmez, Körebe, Yarımelma, Cadımelek gibi karakterlerin hikâyeleriyle hem güldüren hem yürekleri sıcacık yapan Mira , bu kitabı okuyan herkesin mutluluk göstericisi olacak. Çünkü şu an buradayız.

O halde burası, dünyanın en güzel yeri!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 156
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺25,60

Dünyanın en komik öykü okuluna kaydınızı yaptırmak için acele edin!

Edebiyatımızın üretken yazarlarından Hanzade Servi’nin yeni kitabı Karamel Kokulu Öykü Okulu, esin perinizi uyandırıp sizi öykü yazmaya teşvik edecek ilham verici bir kılavuz.

Yazmaya heves edip bir türlü nereden başlayacağına karar veremeyen 9 yaş ve üzeri okurların yolunu ışıtacak bu renkli başvuru kitabı, çeşitli ipuçları ve eğlenceli alıştırmalar eşliğinde, öykü yazmaya dair zihinlerdeki bütün sorulara açıklık getiriyor.

Mert Tugen’in karakteristik desenleriyle renklenen Karamel Kokulu Öykü Okulu, sadece öyküyle sınırlı kalmayıp, işi büyütüp ileride kitap yazmak isteyen geleceğin yazar adaylarına, yazıp bitirdikleri kitabın hangi aşamalardan geçeceği ve nasıl yayınlanacağı ile ilgili küçük ayrıntılar da sunuyor.

Öykü yazmayı çok istiyor ama bir türlü kalemi eline almaya cesaret edemiyor musun? Belki de çoktan yazmaya başladın ama ilhamın tavuklarla dans etmeye kaçtığı için öykünün sonunu getiremiyorsun. Sahi, bir öyküye başlamadan önce hangi hazırlıkları tamamlamalı? Karakterleri neye göre seçmeli? Nasıl bir başlık bulmalı? Peki, ya okurlar? Neyi sever, neyi sevmezler?.. Yazmakla ilgili aklına takılan bütün sorularına cevap bulabilmen için Karamel Kokulu Öykü Okulu’na kayıt yaptırman yeterli! Ne duruyorsun! İlhamın saat kaçta geleceği belli olmaz. Yoksa olur mu?..

Mizahtan beslenen betimlemelerle, eğlendirirken bilgilendiren bir içerik sunan Karamel Kokulu Öykü Okulu, çocukların hayal gücünü esnetecek ve onları yazmaya yönlendirecek alıştırmalarıyla bu türde yayımlanmış diğer bütün kitaplardan ayrışıyor.

Hanzade Servi’nin, kitabın sonunda okurları için hazırladığı sürpriz, içindeki yazarı yeni keşfetmiş ya da çok yakında keşfedecek olan çocukları yaratıcılığın sınırlarında kalem sallayacakları coşkulu bir öykü deneyimine davet ediyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺38,50

Dünyanın (fazla mı iddialı oldu ne!), Türkiye’nin (peki abartmayalım), o zaman Derince’nin en muhteşem pansiyonuna, Kalamar Pansiyon’a hoş geldiniz!

Yadigar ailesinin gözbebeği Kalamar Pansiyon; deniz kıyısında, üç katlı, bahçeli, şirin bir tesis. Hizmet kalitesiyle müdavimlik yaratan bir yer. Öyle ki yıllardır tatillerini bu gözde pansiyonda geçirmek isteyen pek çok kişi (yoksa siz hâlen gitmediniz mi?) var. Hatta bazı konukları artık ev halkından sayılıyor. Mesela geçmişini hatırlamayan Rastabi ya da yüzmeyi çok seven Çarşaf Dede gibi. Yazaret’i ve Şikâyet Hanım ile onun çözüm ortağı eşini unutmak olmaz tabii. Bir de ince zevkleri olan bir horoz var ama o zaten çekirdek aileden.

Kalamar Pansiyon’un bıcırığı, on yaşındaki Ardıç’ın hayatı adeta denizde yüzen yorgun bir kalamar misali ağır aksak ilerliyor. İyi ki arkadaşları Hayal ve Bucika var; ama Hayal ve ailesi, bir yıl önce apar topar ayrılmalarından bu yana pansiyona hiç uğramadılar. Ne oldu da ayakları kesildi böyle aniden? Sebebini bilmediği bir küslük mü oldu aralarında? Pansiyonun konforu mu yetersiz kaldı acaba? Yoksa birilerinden mi kaçıyorlar?

Sıra dışı konuklarıyla her gün yeni bir maceraya uyanan küçük bir pansiyon, ağaç kovuğunda sahibini bekleyen gizemli bir mektup, geçmişini arayan yalnız bir adam, birbirinden koparılan iki iyi arkadaş ve sırlarla dolu esrarengiz bir dede. Eğlenceli bir yaz tatilinin ortasına saçılan geçmişe dair trajediler, mizah ve hüzünle harmanlanarak sürükleyici bir kitaba dönüşüyor.

Gerçekler bazen acıdır. Gerçek olduğuna inandığımız şeylerin aslında gerçek olmadığını öğrenmek, daha çok acı verir insana. Peki ya mucizeler? “Mizahşör” kalemiyle okurlarının gönlünde taht kuran ödüllü yazar Hanzade Servi, işte bu mucizeler üzerine temellendiriyor yeni romanı Kalamar Pansiyon’u. Gerçek hayattan beslenen öyküsüyle ailevi konulara eğilen Servi, hayatın soğuk sürprizlerine mizahla karşı koyan enfes bir hikâye kurgulayarak okurlarını mucizelere inanmaya davet ediyor.

Çünkü bazı mucizeler, sadece size özeldir. Ve bu mucizelerin gerçekleşmesini beklemek için öncelikle onlara inanmanız gerekir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺27,30

“Doksan dokuz kişiyiz. Yüz olduğumuzda, bir daha buradan kurtulamayacağız.”

Vampirleri âşık olunacak müthiş varlıklar, kurt adamları insanoğlu için hayatlarını tehlikeye atan olağanüstü koruyucular olarak mı görüyorsun? Oldu olacak yolda gördüğün afili bir zombiyi evine kahve içmeye davet et de her şey tamam olsun! Olamaz, yoksa onu da mı yaptın!?..

Gecenin kör karanlığını bölen korkunç bir kâbus, gagasında broşla pencerede beliren bir karga, aniden ortaya çıkan esrarengiz bir akraba ve kazadan MUCİZE eseri kurtulan bir kedi…

On beş yaşındaki Andaç’ın, sıkıcı dersler ve ilk gençlik sancılarıyla akıp giden tekdüze yaşamı, anne ve babasının aldıkları âni bir seyahat kararıyla altüst olur. Doğduğu günden bu yana Korkunç Kanıkor adındaki amcasının varlığından bile haberi olmayan genç kız, neden bir süreliğine onun yanına taşınması gerektiğine bir türlü anlam verememektedir. Annesiyle babası gerçekten onu bırakıp gidecekler midir? Evlerinin üstüne çöken korku bulutunun sebebi nedir? Gideceği yerden bir daha geri dönebilecek midir?..

Andaç, amcasının Kanakar Köyü’ndeki evine adım atar atmaz, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağına emindir. Karşılaştığı dehşetengiz olaylar geç olmadan gerçekleri kulağına fısıldar: ya Hortlaklar Geçidi’ni özgürlüğüne kavuşturacak ya da sonsuza dek bulunduğu yerden çıkamayacaktır.

Hortlaklar Geçidi isimli kitabıyla, okurlarını, korku dolu bir hortlaklar resmigeçidine çıkaran Hanzade Servi, Kanakar Köyü’nü etkisi altına alan gizemli olayları şiirsel bir dille resmediyor.

Polonyalı illüstratör Maria Brzozowska’nın olağanüstü çizimleriyle bezeli bu etkileyici ilk gençlik romanı, mutluluk, hüzün, ürperti gibi farklı duyguları bir arada hissettirmeyi başararak kitapseverlerin dimağında benzersiz bir tat bırakıyor.

Unutma, hortlaklar balosu sabaha kadar sürecek ve bu gece içlerinden biri, seni dansa davet edecek!..

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺41,30

Dilem’in annesi, her şey normalmiş gibi davranmakta ustaydı. Ama aslında hiçbir şey normal değildi. Sekiz yaşına kadar tüm çocukların kendisi gibi olduğunu sanan Dilem’in hayatı, Rüzgârlı Tepe’deki evinden çıktığı andan itibaren tamamen değişti. Sıra dışı özellikleri olan başka çocuklarla beraber yatılı Gülüş Gülüş Koleji’nde okumaya başlamak hem hüzünlü hem de eğlenceliydi. Ta ki buranın gerçek bir okul olmadığını fark edene kadar... Şimdi önünde iki seçenek var: Binanın öbür kanadındaki büyük sırrı çözmek ya da diğer arkadaşları gibi ortadan kaybolacağı günü beklemek...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺34,30

Ezo iki aydır konuşmuyor. Asla cep telefonu almamaya ve limonlu dondurma yememeye de kararlı. Her buluşmalarında “Bugün ne yapmak istersin?” diye soran psikoloğu, sürekli homurdanan anneannesi ve balet olmayı hayal ederken kendini kasabanın futbol takımında bulan arkadaşı Durgun Deniz ile çevrili yeni hayatına belki alışabilirdi.

Gece yarısı tavan arasından gelen o sesler olmasaydı...

Çat! Çat! Çat!

Tavan arasındaki büyük karşılaşma, hem Ezo’nun hem de huysuz bir hayaletin kaderini  değiştirmek üzere...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺38,50

Aşkın ne olduğunu merak ediyorsan, onu hiç yaşamamış birinden daha güvenilir bir kaynak bulamazsın.

Uzaklaşan adımlarını duymadığı iki kadın ve gösterdiği yollara asla sapmadığı bir yol göstericisi vardı. Hepsini hayatının aynı döneminde kaybederek altı yaşındaki kızıyla inzivaya çekilen Buyruk, yalnızlığını oluşturan bu hikâyeyi kendi elleriyle yazıp yazmadığını merak ediyor. On bir yıllık evliliğinin içine, kaçmış bir sevgili, terk edilmiş bir şehir, susmuş bir yazar ve bir ceset sığdırmak onun için çok kolaydı. Bir yıl sonra, kaybettiklerinden biri hayatına tekrar girmek üzere ve Buyruk, içlerinden hangisini istediğinden emin değil.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺14,00

Uçan hamamböceklerinden, hipermetrop armutlardan, tütü giyen paspaslardan ve dört yüz elli beş yaşındaki bir çınar ağacının gölgesinde hayal kurmaktan hoşlanan “ödülsavar” yazar Hanzade Servi, yepyeni kitabı Sevgili Hiç Tanımadığım Çocuk’ta, siz sevgili hiç tanımadığı okurlarını nostaljik bir deneyim yaşamaya, mektuplaşmaya çağırıyor…

Koşandere İlköğretim Okulu 5-B sınıfında okuyan Baler Işık Oyalı'nın canı fena halde sıkkın şu günlerde. Türkçe öğretmeninin verdiği mektup ödeviyle başı belada. Her türlü teknolojik harikayla iletişimi saniyelere taşıdığımız 2015 yılında mektup yazmak da nesi diye hayıflanıp duruyor. Üstelik hiç tanımadığı birine, İstanbul'un falan filan mahallesinde oturan Tayra adında bir kıza! Görünen o ki dünyayı uzaylılar bile ele geçirse, bu mektup işinden kurtulamayacak sevimli dostumuz…

Uzaylılardan bahsetmişken, mahalle esnaflarından Korkut Dede’nin bir ay önce satışa çıkardığı devasa teleskop Baler’i ve kankası Dağhan’ın aklını başından almışa benziyor. Beş yaşından beri en büyük hayalleri kendi adlarıyla anılacak bir gezegen keşfetmek olan ikilinin bu teleskobu satın alabilmeleri için tamı tamına 2999 lira bulmaları gerekiyor. Peki bu parayı nasıl toplayacaklar dersiniz? Tavuk kılığına bürünüp bale yaparak? Müthiş bir video çekip YouTube fenomenine dönüşerek? Kendilerine miras bırakacak zengin ve yaşlı akrabaları olup olmadığını araştırarak?

Baler’in aklı bir hayli karışık. Tasmanya canavarlarını aşılamak, timsahların dişlerini fırçalamak gibi bilumum önemli işler için Avustralya’ya göç eden babasının hasreti yetmezmiş gibi, bir de kardeşi Çatal’ın yaramazlıkları ve sınıflarındaki Gıcık Ötesi Çocuk Yaman’la uğraşmak zorunda. İyi ki ona yaşama sevinci aşılayan ve küçük mucizelere inanmasını sağlayan 86 yaşında, über hiper süper yeteneklere sahip yeni bir arkadaş ediniyor da biraz olsun nefes alabiliyor…

Sevgili Hiç Tanımadığım Çocuk, mektupla yaratılan küçük bir mucizeyi anlatırken, bu dünyadan göçmeye hazırlanan yaşlı bir çocuğun neşe içinde geçen son günlerine ve on yaşındaki bir çocuğun günden güne olgunlaşmasına tanık ediyor okurlarını. Öğretmenlerin baş tacı edeceği bu kitabı okuduktan sonra mutlaka birilerine mektup yazmak isteyeceksiniz...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺32,90

Rüyanda hiç karakuralarla karşılaştın mı? Bak, duvarın içinden sesler geliyor… Halının ortasında küçük bir sirk mi beliriyor yoksa? Komşu kadının gördüğü hortlak olabilir mi? Sen sen ol hiçbir zaman doğum gününü erken kutlama! Neden mi? Çünkü kapalı kapıların ardında neler olduğunu asla bilemezsin…

Genç yaşında Gülten Dayıoğlu Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Vakfı Çocuk Romanı Ödülü dâhil pek çok ödüle değer görülerek edebiyatımızın gelecek vadeden yazarları arasında gösterilen Hanzade Servi’den, karanlıkta el feneriyle okunması tavsiye edilen yedi ürperten öykü…

Kitaplarını, ayrım yapmaksızın “her yaştan ruhlar” için kaleme aldığını belirten Servi, okurlarını şaşırtmadaki ustalığını Karakura’nın Düşleri adlı öykü kitabında bambaşka bir boyuta taşıyarak, çocuk edebiyatımızda pek de alışık olmadığımız korku türüne çarpıcı bir eser kazandırıyor.

2014 Tudem Edebiyat Birincilik Ödülü’yle taçlanan Karakura’nın Düşleri, Volkan Korkmaz’ın özgün çizimleri eşliğinde, lanetli bir kitaptan fırlayan karakterlerden duvarın içinden gelen gizemli seslerin sırrına kadar uzanan gizem dozu yüksek bir hikâye seçkisi sunarak, insanın aklını başından alan sıra dışı bir okuma deneyimi yaşatıyor.

Korku türünde eserler okumaktan keyif alan her yaştan kitapseverin ilgisini çekmeyi başaran bu ödüllü yapıt, mizahı ve korkuyu aynı potada eritme yeteneğine sahip, kalemi cesur bir yazarın edebiyatımıza kazandırdığı gerçek bir korku klasiği olmaya aday.

Unutmayın, kapıyı kilitleyebilirsiniz ama evin içindekilerden asla kurtulamazsınız!..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺27,30

Sakın etrafına bakma! Şu an devasa bir sahnede bu kitabın arkasını okuyorsun ve seyirciler, az sonra ne yapacağını merakla bekliyor. Aniden 'hebele hübele!' diye bağırıp zıplarsan ne olur?

Elindeki kitap, tam da bunu anlatıyor. Kaç yaşında olursan ol, şu dakikadan itibaren saçmalama özgürlüğünü sonuna kadar kullanabiliceksin.

Ver bir şey daha... Bu kitapta okuduklarını herkese anlatacağına dair seksek yemini eder misin?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 333
En / Boy : 135 / 195
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺41,30

Kim korkar Umacı'dan!

Mizah yüklü kıvrak kalemiyle, edebiyatımızda kendine has bir üslup geliştiren sıra dışı yazar Hanzade Servi'den, geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan umacılık efsanesinin hiç bilinmeyenlerini açığa çıkaran acayip bir roman! Umacıların hayali yaratıklar olduğunu sananlar, nihayet gerçekleri öğrenecekleri bir kaynağa kavuşuyor. Okuyunca anlayacaksınız ki, hiçbir yazar bu kadar acayip şeyleri uyduramaz.

Yıllar yılı, dünyanın dört bir yanında, yaramaz çocuklar en çok umacılarla korkutulmuştur. Kural böyle olunca, unutkanlığı ile nam salmış bir annenin ve sürekli kendi çocukluğundan örnekler vererek onu kötü şeylerden korumaya çalışan bir babanın sekiz yaşındaki biricik oğulları Topaç da umacıların anlatıldığı gibi korkunç yaratıklar olduğunu düşünüyordu. Taa ki bir gece ansızın dolabından fırlayan sevimli umacı Gırrgor'la tanışana kadar... Tanışma dedikse öyle el ele tokalaşıp tanışma zannetmeyin sakın. Topaç her çocuktan bekleneceği üzere Gırrgor'u görür görmez koca bir çığlık attı. Gırrgor da diğer tüm umacıların yapacağı gibi çareyi yatağın altında saklanmakta buldu. Pek de güzel bir karşılaşma sayılmaz, ama olsun.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 141
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺31,50

"... Bir mektup aldım. Bu hayatımda aldığım ilk mektup! Yani internetteki elektronik mektupları saymıyorum. Kâğıda yazılan, katlanıp zarfa konan, zarfın üstündeki adrese göre de, dolaşıp dolaşıp evinizin posta kutusuna ulaşan" Bir mektubun beni bu kadar heyecanlandırabileceğini düşünmezdim." Nisan, ailenin ortanca çocuğu. Hayatı, ablası Eylül’ü anlamaya çalışmak ve kardeşi Ekim’in yaşından büyük yaramazlıklarını izlemekle geçiyor. Ama o yine de hayatı kendi gözlemleriyle anlamaya çalışırken, aklındaki her soruya cevap aramaktan ve arkadaşlarıyla yepyeni oyunlar yaratmaktan hiçbir zaman vazgeçmiyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺27,30
Tükendi

Tilki Tili’nin yolculuğu, 30 Ekim 1989 gecesi, Dombaz Karaltı’nın Oyuncak Fabrikası’nda başlamıştı. Tili, gerçek bir tilkinin aynısıydı. Turuncu-beyaz tüylerle kaplıydı ve boncuk gibi gözleri vardı. Arkasındaki kurma kolu çevrildiğinde paytak paytak yürüyordu. Gerçekten çok güzeldi, çocuklar ona bayılacaktı! Ancak Dombaz Karaltı, onu gördüğünde herkesin beklediği gibi seri üretime geçmek yerine, “Sevmedim,” dediği için Tili’nin başına gelmeyen kalmadı!

Elbette hayatın, hem Dombaz Karaltı’ya hem de Tili’ye birtakım sürprizleri vardı...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 40
En / Boy : 16 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2021
₺0,00
Tükendi

Gergedan bakıcısı olmak için ne yapmak gerekir? Ağaçlar öykü dinlemeyi sever mi? Pinokyo’nun listesinde neler yazıyor? Her şeyin birincisi kim? Unicorn lu pencere nereye açılıyor? Sevgili Saygıdeğer Ahmet amca niye bu kadar kibar? Sence öğretmenin ödevine hangi notu vermeli? Minik bir ejderha, büyük bir sorun mu demek? Kaplumbağanın acelesi varsa ne olur? Bir kirpi, balon tutabilir mi? Öykü Dinleyen Ağaç, birbirinden eğlenceli ve ilginç on öyküyle çocuklara empatiyi, dürüstlüğü, yardımseverliği, sabrı, sorumluluğu ve saygıyı anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺0,00
Tükendi

Sevmek, paylaşmak, yitirmek ve bulmak üzerine bir arayış romanı 17 Eylül 2016, Sorgun Talha için kesinlikle sıradan bir gün değildi. Uğurlu çorapları çamaşır makinesinden çıkmadı, iki yaşındaki kardeşi ona, “Döviz çıpası.” dedi, Erimeyen Kardan Adam şiiriyle Pusluvadi Şiir Yarışması’nı kazandı ve dedesi ortadan kayboldu! Dedesinin bıraktığı ipuçlarının izini sürmeye karar veren Sorgun Talha, işinin hiç kolay olmadığının farkında. Ama onu bulana kadar, bu maceranın peşini bırakmaya niyeti yok.

Peki, sen bir haber aldın mı? Sorgun Talha’nın dedesi nerede?

“Bu kitap o kadar komik ki, ‘Keşke dedeyi yüz bininci bölümde bulsalardı.’ diyeceksiniz.”

-Pusluvadi gazetesi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺33,60
Tükendi

Bu kitabı havada yemyeşil kar tanelerinin uçuştuğu bir yaz günü, gergedanlarla dans ederken yazdım. Saçma mı geldi? İnan bana hayatta çok daha saçma
şeyler var. Mesela uçan sincap atkıları... Alıngan Şey, büyük ihtimalle hayatında hiç görmediğin ve göremeyeceğin bir hayvanın hikayesi. Dünyanın en çirkin hayvanı olmaktan bıkmış, on üstün zekalı ay-ay bir araya geldiğinde ne yapar? Ateş adındaki çocuğu, Kebuter Karçak adındaki yaşlı kadını ve Albert adındaki adamı birbirine bağlayan sır ne? Cevapları öğrenmeye çok yakınsın. İlk sayfayı çevir ve taptaze fil ötüşlerinin tadını çıkar!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺24,50
Tükendi

On üç yaşında ve birbiriyle tamamen zıt karakterde iki kız…

Kora’nın babası, Kelebek’in annesiyle evlenince bir anda kardeş oldular.

Kora, yurt dışındaki yatılı okuluna dönmek için gün sayarken, komşunun çöpünde bulduğu bebek bilekliğinin izini sürmeye başlar. Kelebek’in en yakın arkadaşının kaybolmasıyla ortaya dökülen sırlar, hem iki kızı birbirine bağlayacak hem de yürek burkan gerçekleri gün ışığına çıkaracaktır.

Kora ile Kelebek, apayrı dünyalarda yaşayan iki çocuğun, tüm bu farklılıkları çok özel bir dostluğa çevirmesinin eğlenceli ve hüzünlü hikayesini anlatıyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺19,60
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺17,50
Tükendi
Sırlarla Dolu Bir Serüven Sevilen mizah yazarı Hanzade Servi, ödüllü ilk kitabı Ortanca Balık’tan yaklaşık üç yıl sonra kaleme aldığı yepyeni kitabı Hayalet Tozu ile okurlarıyla yeniden buluşmanın heyecanını yaşıyor. Vampirlerin, hayaletlerin, canavarların, hatta tanımlanamayan pek çok insan dışı varlığın boy gösterdiği korku edebiyatının gençler arasında tercih sebebi olduğu bilinen bir gerçek. Türk yazarları bu türde bazı örnekler verseler de mevcut kitapların büyük çoğunluğunu çeviri eserler oluşturuyor. Hanzade Servi’nin uzun süre üzerinde çalıştığı yeni romanı Hayalet Tozu ise işte bu noktada devreye girerek Türk çocuk ve gençlik edebiyatındaki korku kitapları türüne güzel bir alternatif sunuyor. Adından da anlaşılabileceği üzere kitap bir hayalet hikâyesi anlatıyor. Ama hemen öyle korkuya kapılmayın! Yazar korkunun dozunu kararında bırakarak, on yaş ve üzerindeki çocukların yürek çarpıntılarıyla okuyacağı heyecan dolu bir kitap hazırlamış. Hayalet Tozu, Düşçe adında dokuz yaşlarındaki bir oğlan çocuğunun etrafında gelişen gizemli olayları konu edinen sürükleyici bir öykü üzerine kurulmuş. Düşçe’nin babası başarısız olmasına rağmen yazmaktan vazgeçmeyen azimli bir korku kitapları yazarı, annesi ise Korku Tüneli adlı bir kitapçı dükkânını işleten uzman bir psikolog. Bu çekirdek ailenin en büyük eğlencesi ise Düşçe’nin babasının bir türlü bitiremediği romanlar için yeni konular bulmak. Düşçe, günlerden bir gün, iki ay önce karşı apartmanlarına taşınan çiftin penceresinde bir kız çocuğu görür. Birdenbire ortaya çıkan bu kız kim olabilir? Yoksa karşı komşularının bir kızı mı var? Peki ama daha önceden neredeydi? Düşçe tüm bu gizemli soruların peşine düşedursun, bu sırada etrafındaki herkesin hayatında bazı sırlar olduğunu keşfeder. Alt kat komşuları Bayan Tozlusüslü, üst kat komşuları gizemli Bulut Bey, annesinin dükkânındaki bıyıklı Peri ve daha kimler kimler... Tüm bunların üzerine annesi Düşçe’yi bir yolculuğa göndermeye karar verir. Peki Düşçe hayatının sırrını keşfedeceği bu yolculukta nelerle karşılaşır?.. Büyümek, ölüm, arkadaşlık, ebeveyn-çocuk ilişkisi gibi can alıcı konular etrafında şekillenen Hayalet Tozu ile Hanzade Servi, son derece özgün, akıcı ve nefes nefese okunacak dört başı mamur bir kitaba imza atmış. Düşçe’nin peşine takılarak hem eğlenceli hem de heyecan dolu bir serüvene hazır olun!
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İzmir
Sayfa Sayısı : 486
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2011
₺22,40
1
Çerez Kullanımı