Türkiye’de 2007 yılındaki anayasa değişikliğinin ardından halk oyuyla yapılan ilk cumhurbaşkanlığı seçimleri, hükûmet sistemi değişikliği konusundaki tartışmaların daha da alevlenmesine neden olmuştur. 16 Nisan Referandumu öncesinde parlamenter sistem geleneği ile yönetilen ülkemizde yeni sistemin ne olacağı, nasıl uygulanacağı, hangi ülke ya da ülkelerden esinlenileceği, cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanlar kurulunun hangi görev ve yetkilere sahip olacağına dair düzenlemelere ilişkin pek çok farklı görüş ileri sürülmüştür. Kitapta, Türkiye’de yaşanan hükûmet sistemleri tartışmaları bağlamında öncelikle devlet ve hükûmet sistemleri ile Türkiye’de Tanzimat'tan günümüze yasama, yürütme ve yargı ilişkileri açısından hükûmet sistemi uygulamaları ele alınmıştır. Türkiye’de uygulanan hükûmet sistemlerinin tarihsel gelişimi anayasalar baz alınarak incelenmiş, alternatif hükûmet sistemlerinden olan yarı başkanlık sistemi ve dünyadaki uygulamalarına da ayrıca değinilmiştir. Bununla birlikte olası bir hükûmet sistemi değişikliğinin siyasi, hukuki, demokratik, ekonomik, sosyo-kültürel yapı üzerindeki etkileri ele alınmış ve yine muhtemel bir hükûmet sistemi değişikliğinin uygulanması durumunda doğabilecek sonuçların bürokrat, siyasetçi, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerin bakış açılarından değerlendirilmesi yapılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 260
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺25,20
₺28,00

Karanlık kendine karşı olan her düşüncenin üstüne kara bulut gibi çöktü. Fikrini söyleme cesareti gösteren her kim varsa, yazar, tiyatrocu, edebiyatçı, sinemacı, şair, müzisyen, hepsi bir kara listenin isimleri haline geldi.

Güle rengini veren toprağın değil, bülbülün kanıdır. Bu acı dönem bir gün elbet geçecek. Ancak yaşananları tarihe not düşmek gerek. Tuluhan Tekelioğlu Üvey Evlat kitabıyla, Devlet babanın öz evlatlarından ayırdığı sanatçıların hayatlarına bir pencere açıyor.
 
“Korkmuyorum! Nesinden korkacağım? Canımı mı alacaklar? Alsınlar...”

- Genco Erkal
 
“Kul kültürünü kıramadık. Her zaman bir padişah çıktı ve bize hükmetti.”

- Ahmet Ümit
 
“Korku gün gelir korkutanı da korkutur.”

- Müjdat Gezen
 
“Bu toplumun hastalığı Alzheimer. Nereden geldiğimizi bilmiyoruz. Bu yüzden nereye gideceğimizden de haberimiz yok.”

- Sunay Akın
 
“En büyük dileğim ‘Yiğidim Aslanım’ bestemin söylenmeyeceği bir Türkiye görmek.”

- Zülfü Livaneli


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 234
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺61,60

20 Mayıs 2016 tarihinde meclisteki 550 milletvekilinden 376’sının oyuyla 138 milletvekilinin dokunulmazlığı kaldırıldı. Sonrasında art arda gelen tutuklamalarla birçok HDP’li milletvekili cezaevine konuldu. CHP’nin de verdiği destek sayesinde açılan bu yolda daha sonra iki CHP’li milletvekili de tutuklandı. Anayasa’ya aykırı olarak yürütülen bu sürecin sonunda Türkiye demokrasisi ağır yara aldı.

“Anayasa’ya aykırı olmasına rağmen” önce dokunulmazlıkları kaldırılan, ardından hızla tutuklanan HDP milletvekilleri hâlâ cezaevlerinde… Kiminin cezası onaylandı; kiminin ise yerel mahkemelerde davaları sürüyor. Yargılama ve savunma safhası boyunca medya ambargosuna maruz kalan HDP’li vekiller elinizdeki kitapta olayın bütün boyutlarına ışık tutuyorlar. Selahattin Demirtaş, Abdullah Zeydan, Selma Irmak, Çağlar Demirel, Gülser Yıldırım, Figen Yüksekdağ, Burcu Çelik Özkan, Ferhat Encu, Sırrı Süreyya Önder ve İdris Baluken yaşanan bu sürece kendi tecrübeleri üzerinden açıklama getiriyorlar.

Türkiye’nin yakın geçmişindeki tarihi hatayı inceleyen bu kitap, ülke demokrasisinin nasıl onarılabileceğine ilişkin tartışmaya katkı sağlayan, söz konusu süreci ayrıntılarıyla aktaran temel bir kaynak, aşılmasını umduğumuz bir dönemin fotoğrafını çeken tarihsel bir belge niteliğinde.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺52,26

“Ey Türk gençliği!
Birinci vazifen...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 520
En / Boy : 13,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺60,00

MİT Asya Bölgesi Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun Ölümünden Kısa Süre Önce Aydınlık'a Gönderdiği El Yazıları, Tıpkıbasım... AKP'yi Kapatma Davası ve Serdar Özgüldür Olayı...

Hikmet Yar-Tayyip Erdoğan İlişkisi ve Usame Bin Laden... "Bizi Hapsederken Mahvettikleri Yargı Bizim Yargımızdır"... Fethullah Gülen ve Okulları... Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül ve Fethullah Gülen...

Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül'ün ABD ve İsrail İlişkileri... MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın Yaptığı Atamalar ve Büyükanıt'ın Bildiği RTE Sırları... AKP, PKK ve Kürt Sorunu...

AKP İktidarının İç ve Dış Politikada Geldiği Yer... "Öldürmek Dahil Her Şeyi Yaptırabilir"...

Tayyip Erdogan'ın İsviçre'deki Gizli Hesapları ve Kılıçdaroğlu'nun BND Görüşmesi...

Türkiye Cumhuriyeti Devletini AKP Nasıl Ele Geçirdi...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺48,90

1967 yılında Kütahya’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kütahya’da tamamladıktan sonra Ankara’da Polis Kolejini bitirdi. Sonrasında Polis Akademisi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme bölümünden mezun oldu. Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde bir süre Komiser Yardımcısı olarak çalıştıktan sonra ABD’de Houston Üniversitesi’nde Ekonomi üzerine yüksek lisans yaptı. Sonrasında Marmara Üniversitesi’nde Bankacılık alanında doktora yapan Sinan Okumuş bankacılık, finans, portföy yönetimi, strateji/ürün geliştirme ve sigortacılık alanlarında farklı kurumlarda yöneticilik yaptı.

Çok sayıda şirkete danışmanlık yapan Sinan Okumuş “Yatırım Ortaklıkları İskontosu, Global Kriz ve Türkiye Ekonomisi, İslami Sigorta Türkiye Uygulaması” eserlerini yayınladı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 355
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺80,25
₺107,00

Bu kitabın ana konusu, birbirlerinin ruh ikizi olan Büyük Ortadoğu Projesi (Bop) ve Büyük İsrail Projesi’dir (Bip).

Her iki proje de Türkiye'nin bekası, güvenliği, birlik ve bütünlüğü ile doğrudan ilişkilidir.

22.07.2015 tarihinde, sosyal medya üzerinden bir mesaj atmış ve şöyle demiştim:

“Yurdumun insanları BOP’u öğrenmedikçe bugün ülkemizde ve bölgemizde yaşananları anlamayacaktır.”

Bu mesajımın üzerinden üç yıl geçti. Gerçekten de bu zaman diliminde ülkemizde ve bölgemizde Bop ve Bip kapsamında neler oldu neler... Görünen o ki, bu ana kadar yaşananlar, gelecekte yaşananlara rahmet okutacak. Biz de bundan payımıza düşeni alacağız. Çünkü Türkiye, bu projelerin hedefindeki ülkelerin en önemlilerinden biri. Türkiye adeta Bop ve Bip’in kilidi. Proje sahipleri bu kilidi açmak için her yolu deniyorlar ve denemeye de devam edecekler. Ben de ülkemin insanlarının bu projelerle ilgili bilgilendirilmesi noktasında sorumluluğum olduğunu düşünerek bu kitabı yazmaya karar verdim. Ne kadar faydalı olabildiğim konusunda takdir sayın okurlarımındır.

Kitapta Bop ve Bip kapsamında Ortadoğu coğrafyası, sosyal, kültürel, ekonomik yapısı, hedef ülkelerin durumları hakkında bilgi verdikten sonra, bu iki proje ile ilgili ülkemizde ve bölgemizde bugüne kadar yaşananları ve önümüzdeki süreçte yaşanması olası gelişmeleri de değerlendirmeye; Türkiye’nin yapması gerekenleri, alması gereken tedbirleri de ortaya koymaya; ülkemizi yönetme sorumluluğu taşıyanlara da oluşturulacak strateji ve politikalar konusunda katkı sunmaya çalıştım.

Milletimin bu iki proje kapsamında başımıza örülen ve örülmeye hazırlanan çorapları kavramasına faydası olması dileğiyle.
Saygılarımla. 

-Engin Alan


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺43,90

“Ey Türk gençliği!
Birinci vazifen...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 520
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺112,90

İbrahim Ural, "Oslo Görüşmeleri", "Çözüm Süreci" ve "İmralı Zabıtları" kitaplarından sonra bu yeni kitabıyla Çözüm Sürecinin ardından PKK'nın başlattığı şehir savaşını ve Suriye'de PYD/YPG adıyla yürüttüğü faaliyetleri anlatıyor.

PKK neden şehir savaşı başlattı?.. Cizre'den Silopi'ye, Hakkari'den Diyarbakır'a kazılan hendekler... PKK'nın şehir savaşının taktikleri... Şehir savaşının başarısızlığı üzerine PKK içinde başlayan rahatsızlık... PKK içi tartışma ve bölünmeler... Şehir savaşı stratejisinin baş nedeni olarak Çözüm Süreci... Çözüm Sürecinde AKP'li yetkililerin yaptığı açıklamalar... PKK'nın yan kuruluşu PYD/YPG'nin kuruluşundan itibaren tarihi... PKK'nın kullandığı silahlar... PKK'nın ardındaki ABD ve AB desteği... Terörle Mücadele Nasıl Olmalı?..

Hepsi, bir Emniyet Müdürünün kaleminden bu kitapta...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,51 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺31,20

Modern dünyanın siyasal yapılanması içinden çıkan bir siyaset biçimi olarak popülizm, son yıllarda “münferit vaka” olmaktan ziyade global bir eğilim halini aldı. Bu eğilimin bir krize karşı oluşmuş bir tepki, bir cevap olduğunu düşündüren olgular var. Bugün karşı karşıya olduğumuz biçimiyle sağ bir görünüm arz etse de popülizm aynı zamanda sol söylemden ödünç alınmış vaatlerin de taşıyıcılığını yapıyor.

Popülizmin gündeme taşıdığı sorunları temsili demokrasinin ve liberal demokratik değerlerin krizi olarak teşhis eden Murat Belge, bu kitapta yer alan yazılarında popülist eğilimi tek tek örnekler üzerinden değil, bir dönemin ürünü olarak, uluslararası siyasetin geniş çerçevesi içinde kavramayı öneriyor. Belge, Türkiye’deki AKP olgusunun dünya çapındaki popülizm olgusuyla eklemlendiği yerleri, ortak noktaları ve farklılıkları ele alırken popülizmin gündelik tezahürlerine, gündelik siyasetteki etkileri ve yansımalarına da ışık tutuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 294
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺73,90

Türkiye-Rusya ilişkileri tarihte çoğu zaman rekabet üzerine kurulmuştur. Bu süreç 2000-2015 yılları arasında ekonomik temelli olarak işbirliğine dönüşmüştür. 2015 yılındaki uçak krizi iki ülkeyi yeniden rekabet temelli bir sürece itmişse de ABD'nin politikaları Türkiye-Rusya arasında tüm sorunların bir kenara bırakılarak kazan-kazan üzerine kurulu bir işbirliğine girmelerine neden olmuştur. Türkiye ile Rusya’nın her konuda anlaşabildiğini söyleyemeyiz. Fakat özellikle iki ülkeye karşı ABD ve AB’den gelen saldırılara karşı sırt sırta verdiklerini görüyoruz.

Rusya’nın Suriye’de İran ve Esed ile olan yakınlığı ABD ve AB açısından hedefte olmasını güçlendirmektedir. Bu nedenle Suriye’de Türkiye-Rusya işbirliği iki ülkeye de meşruiyet kazandırmaktadır. Bu sayede Rusya, Türkiye üzerinden İran-Esed baskısını azaltırken, Türkiye de Rusya üzerinden sağladığı askerî destekle Suriye’de rahat hareket edebilmektedir. İki ülkeye karşı ABD’nin sert politikasının şu ana kadar başarısız olduğunu söyleyebiliriz.

Bu eserde 2016-2017 yılları arasında Rusya-Türkiye temelli gelişen ilişkiler üzerine yapılan analizler toplu biçimde yayınlanmaktadır. Astana ve Soçi süreçlerinde neler konuşulduğu ve iki ülkenin Avrasya vizyonu genel olarak ele alınmıştır. Rusya-Türkiye arasında Suriye’de gelişen ekonomi dışında askerî-teknolojik işbirliği NATO üyesi Türkiye açısından olduğu kadar diğer üyeler açısından da yeni bir dönemi işaret etmektedir. Bu hâliyle NATO müttefiklerinden yeterli desteği alamayan Türkiye’nin Rusya ile işbirliği hâlinde bölgesinde kendi güvenliği başta olmak üzere istikrar sağlama konusunda çaba gösterdiğini söylemeliyiz. ABD’nin Türkiye’ye karşı sert politikaları devam ettiği sürece bu işbirliği daha da gelişecek gibi duruyor. NATO'nun bu işbirliğine dair endişelerini de dikkate aldığımızda gelecekte Avrasya’da yeni bir güvenlik temelli bloğun kurulması da mümkün olabilir. Bu süreç; bir taraftan NATO-ABD, diğer taraftan da Türkiye’nin inisiyatifindedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 394
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺74,70

Bu kitap ürkütücü gerçekleri, kaynak ve delilleriyle ortaya koyarak haykırdıgı icin Batı'da yasaklandı. 0 yuzden hiçbir kitabevinde bulunmuyor. Kitabı okuyunca kimlerin, neden yasakladığını görecek, yasaklayanların mı yoksa yazarın mı haklı olduguna siz karar vereceksiniz.

Sadece şu kadarını hatırlatmakla yetinelim: Churchill'in Uçuncil Dünya Savaşı'nın Ortadogu'da patlak verecegini ve bunun da Israil yuzunden çıkacağını so ledigi rivayet edilir. Bernard Granotier'nin de herhalde Churchill'in o sözünden hareketle kaleme aldıgı Üçüncü Dünya Savaşı'nın Sebebi Israil adlı bir kitabı bulunuyor.

Bu kitap, bizi çok yakından ilgilendiren Ortadogu'nun dünü, bugünü ve yarınıyla ilgili vazgeçilmez bir kaynak eser; Batı'nın ve onun efendisi Abd'nin gerçek yüzünü gözler önüne seren bir çalışma. ilahi Mesajlar Toprağı Filistin okunmadan Ortadoğu hakkında yapılacak her değerlendirme eksik kalacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 540
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺96,00

Bunalışına 15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye'de yaşanan ve adeta bir halk destanı ile engellenen darbe girişiminin nedenlerini, gelişim sürecini, aktörlerini. Batı dünyasının tutumunu incelemektedir. Çalışma ayrıca yaşanan önemdiüşmeleri, tarihi konuşma, belge ve resimleri, yerli ve yabancı araştırmacılar için nesnel bir dille sistematik bir şekilde bir araya getirip olaylara dâir tahlillerle ele almayı amaçlamaktadır.

Çalışma ana hatlarıyla aşağıdaki bölümlerden oluşmaktadır:Cumhuriyetten Günümüze Sivil Yönetim, Ordu ve Batı -15 Temmuz: Türkiye'nin En Uzun Gecesi 15 Temmuz'un Ardındaki Dış DinamiklerBatı Medyasında Darbe SöylemiBağımsızlaşan Dış Politikanın Darbe Sürecine EtkisiABD Ve Batı'nın Darbe Konusundaki TutumuGülen Cemaati ve Uluslararası BağlantılarıIlımlı İslâm Projesi, Dinlerarası Diyalog ve Gülen Hareketi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 290
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺75,00

“Çağdaş İslam düşüncesi”, tarihin belirli bir zamanında belirli bir topluma belirli sorunları çözmek için inen ayetlerive peygamberimiz tarafından bunların hayata uygulanmasını(sünnet) merkeze alarak yaşanılan dönemdekisoru ve sorunlara çözüm üretme çabalarıyla ilgilenir. Bubağlamda, günümüz Müslümanlarının yaşadıkları siyasi,iktisadi ve içtimai sorunlara çözüm üretmek için Selefi veFelsefi olmak üzere iki temel üslup ortaya çıkmaktadır.

Bu kitapda cevapları aranan sorular şunlardır: Günümüzde sahih İslam temsilcisi olarak Selefi olduklarını söyleyenlerile “akaid ve diğer dini hususlarda Peygamber ve ashabının yolunu büyük bir ihlas ve samimiyet ile takip edenlere denilen Selefîlik arasında nasıl bir irtibat vardır? Hz. Peygamberin sünneti ve O’nun ruhunu benimseyerek O’nun zihniyeti doğrultusunda uygulamalarda(sahabe ve tabiun) bulunanlara denilen Ehl-i Sünnet ile ilgileri ne derecedir? Ürettikleri çözüm önerilerinin İslam dünyasındaki tekabüliyeti nasıldır? Akıl ve re’ye yani felsefitutuma karşı oluşlarının tutarlılığı ne derecedir? Modern/Yeni Selefîlik, dini-siyasi/ideolojik yapılanma olanVehhabi öğretinin güncel bir izdüşümü müdür?

Bu soruların cevabını aramak için teorik okumaları saha çalışmalarıyla birlikte yapma süreci, 15 Temmuz 2016 sonrası ülkemizde yaşanılanları yeni bir din dili oluşturmanın gerekliliği bağlamında değerlendiren makalelerde yeni baskıya ilave edildi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺38,90

“16 Nisan 2017 tarihi, Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde yeni bir aşamaya işaret etmektedir. Bu dönem, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra birçok önemli noktada belirleyici olmuş faşizan-kurumsal egemenliğin tamamen tasfiyesine yönelik son aşama olarak tanımlanabilir. Çünkü 16 Nisan 2017 Halk Oylamasında kabul edilen Anayasa Değişikliği, cumhurbaşkanlığı hükümet modeli açısından sadece pozitif hukuk sistematiğinde bir yenilenme adımı değildir. Bu, bütün boyutlarıyla siyasal sistemde reform başlatan bir adımdır. 

Bu kadar büyük bir önemi olan 16 Nisan Anayasa Değişikliğinin çeşitli boyutlarıyla analiz edilmesi gerekmektedir. Bu kısa çalışmada 16 Nisan Anayasa Değişikliği; zamanlama, politik-hukuk yaklaşımı, demokrasi ölçütleri ve içeriği açısından ele alınacaktır. Zamanlama konusu değerlendirilirken 15 Temmuz olaylarının analizine, siyasi ve hukuki sonuçlarına özel bir paragraf açmak gerekir. Bunun için 15-16 Temmuz Milli Demokratik Halk Devrimi zamanlamaya bağlı olarak ayrı bir başlık altında ele alınmıştır. Ayrıca kısa değinilerle; meşruiyet, mutabakat ve teklik hususlarında değerlendirme yapılacaktır. Son bölümde ise uyum düzenlemelerine ilişkin genel yaklaşımlar ve bazı somut konular ele alınmaktadır.”

- Mehmet Uçum


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 220
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺48,40

Bu eser, Türkiye’de anlamına tam olarak vakıf olunamadığı için yanlış yorumlanan Ülkücülük kavramını Alparslan Türkeş’in Dokuz Işık öğretisini merkeze koyarak yeniden hatırlatan, güncel olaylar ve siyasi geçmişle yeniden yorumlayarak doğru bilinen yanlışları açıklayan ve Türk Milliyetçiliğinin tarihsel gelişimini yakın tarihin önemli toplumsal ve siyasi olaylarının ışığında irdeleyen bir çalışmadır. Bu eser aynı zamanda, başta Alparslan Türkeş olmak üzere Türk Milliyetçiliği fikir sisteminde yer almış kişilere, eserlerine ve emeklerine duyulan şükranın bir göstergesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 295
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺62,90

Kimsenin kuşkusu olmasın, tüm kişi ve kurumlarıyla organize kötülük örgütünün bu ablukası da dağıtılacak.

Çünkü bu ülkede;

- Demokrasi düşmanlarına inat, kalıcı ve yaygın bir demokrasi için mücadele edenler var.

- Hukuku katledenlere inat, hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edenler var.

- Menfaat düzenlerini sürdürmek için savaşı ve ölümü kutsayanlara inat, barışı ve yaşamı esas kılmaya çalışanlar var.

- Çocukları katledenlere, pedofilleri koruyanlara inat, çocukların düşlerini gerçek kılmak için çabalayanlar var.

- Ve hakikati boğmak isteyenlere inat, gazetecilik yapmaya devam edenler var.

Gazetecilik faaliyetlerimin suç olarak gösterilmeye çalışıldığı bir operasyona karşı söyleyeceklerim bundan ibarettir.

Ve hiçbir şekilde savunma değildir.

Çünkü gazetecilik suç değildir!

Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺25,90

“Rütbesi ne olursa olsun örgüte mensup asker şahısların örgütsel tabirle şakirt tabir edilen alt kademede yer alan ve Silahlı Kuvvetler’in hiyerarşisi dışında asker-sivil unsurların emrinde üye konumunda oldukları anlaşılmıştır.” Başarısızlıkla sonuçlanan 15 Temmuz darbe girişiminin “organizatörlerini” isim isim ortaya koyan elinizdeki kitap, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı ve Fethullah Gülen’in ilk kez “1 Numaralı Şüpheli” olarak değerlendirildiği iddianameyi içeriyor.

FETÖ’nün Türk Silahlı Kuvvetleri’ne -diğer devlet kurumları gibi- yıllar boyunca sızdığının ve paralel bir yapı oluşturduğunun kanıtlarını sergileyen iddianame, Türkiye’nin ne denli ciddi bir tehditle karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Elinizdeki kitap TSK içindeki FETÖ yapılanmasını tüm ayrıntılarıyla anlamak için, gerek hukuki, gerekse siyasi tarihimiz açısından son derece önemli, arşivlik bir belge


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺33,75

Tarih, cımbızlana cımbızlana pek çok kez iktidarın kendine göre şekillendirdiği bir geçmiş anlatısı hâline gelir. İktidar ve güçlü olan değiştikçe, geçmişi de değiştirir. Her gelen yeni kuşak, bu konjonktürel siyâsî atmosferin etkisi altında kendisi için hazırlanmış bir mazi atlasıyla karşı karşıya kalır. Bir anlamda, olmamışı, olmuş gibi kabullenmek; bu sarkacın olmazsa olmaz koşuludur. Tarihsel gerçeklik kırılıyor; ama bunun hiçbir önemi yok; çünkü aslolan tarih değil; geçmişte gerçekte ne olduğunu bilmeye çalışmak da değil; aslolan tek şey, günün politik, ideolojik ve hatta psikolojik ihtiyacını bir şekilde karşılayabilecek malzeme yaratabilmektir!

Cemil Koçak, Tarih Büyük Harflerle Yazılmaz’da Cumhuriyet tarihinin doğru bilinen yanlışlarına dikkat çekiyor. Usta tarihçi, yaptığı ‘arkeolojik kazı’larla tabuları, tabuta yerleştiriyor. 

Atatürk’e ait olmayan söz neden hâlâ Türk Hava Kuvvetleri’nin resmî sitesinde duruyor?

Türk solu, olmayan bir olayın anmasını neden yapıyor?

Kemalistler, Bandırma vapurundan nasıl bir mit çıkardı?

Nutuk, ‘bilim adamları’nın elinde nasıl ‘kutsal kitap’a dönüştü?

Asparagas gazete haberleri, nasıl gerçek tarihî belge oldu?

Nâzım’ın CHP iktidarında hapis yattığı, DP zamanında serbest bırakıldığı nasıl görmezden gelindi? 

Hikmet Kıvılcımlı’nın af dilekçesinde neden Milli Şef güzellemeleri yer alıyor?

Rasih Nuri İleri, Sosyalizm ile Kemalizm’i nasıl kardeş ideoloji yaptı?

Cemil Koçak, her siyasal grubun kendi resmî tarihini ve kahramanını icat edip, sonra onu mitoloji hâline getirmesini safahatıyla anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺52,00

Yürüyen Türkiye’nin fotoğrafı...

Tam 25 gün yürüdü Türkiye... Sıcak, yağmur, gece gündüz, dere tepe demeden yürüdü bütün ülke. Türkiye tarihinin en büyük sivil eylemlerinden birinde, farklı kesimlerden, görüşlerden, partilerden insanlar yoldaş oldular birbirlerine. Yol kenarlarında, kapı önlerinde, pencerelerde, cezaevlerinde, meydanlarda söylenen ortak bir türküye dönüştü “Adalet.” Adaleti Yolda Arayanlar- Adalet Yürüyüşü’nün fotoğraflı öyküsü, Hürriyet foto muhabiri Selahattin Sönmez’in her anını takip ettiği, Kemal Kılıçdaroğlu’nun özel anlarını fotoğrafladığı Adalet Yürüyüşü’nün görsel tanıklığından oluşuyor. Selahattin Sönmez’in kareleri yürüyüşün her aşamasını, yürüyüş kitlesinin renkliliğini, çeşitliliğini gözler önüne seriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 17 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺60,00

Mesleği inşaat mühendisi

Son otuz yıldır merkezi ve yerel yönetim ile, demokrasi yönetim sistemleri konusunda araştırma ve çalışmalar yapıyor.

Demokrasi

Hayal ettiğiniz kadar demokrasi…

Bu kitapta;

Demokrasinin yelkenleri sonuna kadar açık tutularak, gidilebilecek yerlere kapılar açılmaktadır.

Bu kapılardan birine sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler ile yolculuğa ne dersiniz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺81,00

Türkiye’nin yeniden yükselişinin farkında olan ve bölgesinde güçlü bir aktör olmasını istemeyen karanlık güçler tarihte de olduğu gibi boş durmadılar, içimizdeki hainleri kullanarak ülkemizi bir kaosa ve karanlığa sürüklemek istediler.

Dini ve ahlaki değerlerimizi sinsice kullanarak devleti ve milleti aldatan, on yıllar içinde adım adım büyüyerek canavarlaşan, devletin bütün hassas kurumlarına sızan FETÖ/PDY terör örgütü hiç kuşku yok ki tarihimizin en sinsi ve hain bir terör örgütüdür.

Legal görünümlü illegal yapısıyla kırk yıla yakın zaman sureti haktan görünerek gizlenen FETÖ/PDY’nin ihaneti, 15 Temmuz 2016 darbe-terör girişimiyle gözler önüne serildi.

Karanlık güçlerin hedefindeki mazlum milletlerin güvencesi “son kale” olan Türkiye’yi boğmak isteyenlerin gerçekleştirdiği hain darbe girişimi, bu kitapta dakika dakika tüm detayları ve önemli tanıkları ile yer almaktadır.
Türkiye gerçekten de dünyada zulüm çizmeleri altında ezilen mazlum insanların, ülkelerin ve milletlerin sığınağıdır, son kalesidir.

“Son Kale Türkiye” adlı eserimiz bu anlamda tarihe önemli bir kayıt düşmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺72,00

İki memleket sevdalısı, iki Islam mücahidi, iki güçlü lider ve yaşadıkları...

Haçlıların dün saldırdıkları Sultan II. Abdülhamid ve bugün saldırılarını sürdürdükleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan... Ikisinin de başına gelen ilginç ama bir o kadar benzer olayların bu kadar çok olması oldukça manidar.

Bu kitap, tarihe önemli bir not düşmek için, "Günlük politikanın oyuncağı olmadan, gerçek tarihimizin sayısız kaynaklarını inceleyip bir hafıza tazelenmesi yaptığımız için resmî tarihçiler bana darılmasın!" diyen tarihçi yazar Şükrü Altın tarafından bir hesaplaşma amacıyla kaleme alındı.

Önyargıları mahkûm edip sıra dışı tarihimizin görünmeyenlerini okuyarak bu toprakların, bu Hilal'in, bu milletin bekası için geçmişten bugüne kendilerini siper eden iki büyük liderin; Sultan II. Abdülhamid'in ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hakkını teslim etmenin artık zamanı geldi!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 375
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺85,50

Son beş yılımız belki de yüz yıla bedel. O kadar kısa bir sürede o kadar çok şey yaşadık ki... “Bunu da atlatabilir miyiz” diye sorduğumuz her soru sonrası o soruyu sorduran “badire”den daha büyüğüyle sınandık.

Düşmanın doğası düşmanlık yapmaktır bildik.

Bir de “Dost ateşi” altında kaldık. Dost sandıklarımızın ihanetine şahitlik ettik.

“Dost ateşi altında yaşadığımız günler”i ancak ayaklarımız bu topraklara sımsıkı basarsa, tarihsel kodlarımıza yeniden dönersek aşabileceğimizi bildik.

Hepsini kaydettik. Hepsini not ettik. Günü gelince durduğumuz yerin neresi olduğunu en yüksek sesten dillendirdik. Günü geldiğinde meydan okuduk. Ölümü göze aldık. Milli ve yerli olanların yanında yerimizi aldık! Safımızı tercih ederken bir an olsun tereddüt yaşamadık.
İş bu kitabın özeti budur… Yaşadığımız günlere tanıklığımızdır. Derdimizin kayıt altına alınmasıdır. Derdimizi söylemektir.

İstiklal Madalyası sahibi dedem Hasan onbaşının bize öğrettiği dua şudur. “Allah (cc) devlete, millete zeval vermesin!”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 480
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺103,50

Şimdiye kadar Nato hakkında pek çok makale, pek çok kitap yazıldı. Ancak sözde komünizme karşı bir “askeri güvenlik paktı” olarak kurulan Nato’nun İslam’a karşı yürüttüğü savaş konseptini bugüne kadar kimse gündeme getirmedi. Oysa Nato, aslında kuruluşundan beri bir Haçlı ordusuydu. Bunu 1990 yılına kadar gizlemeyi başardılar. Ancak Tapınak Şövalyeleri’nin Haçlı Seferleri’nde yapmış olduğu görev, 1990’lı yıllardan sonra resmen Nato’ya verildi. Komünizmin çökmesiyle birlikte, Nato’nun yeni ‘düşmanı’ olarak İslam seçildi.

“Üst Akıl” isimli kitabıyla dünyayı yöneten küresel çeteyi deşifre eden Araştırmacı-Yazar Murat Akan, bu kitabıyla da Evanjelizm’in küresel ordusu Derin Nato’nun İslam’la olan savaşını ifşa ediyor. Aynı zamanda ABD’nin Nato’yu kullanarak Türkiye’yi nasıl ‘savaşsız işgal’ ettiğini de çarpıcı belgelerle ortaya koyan yazar, Derin Nato’nun 1990’dan sonra İslam dünyası ve Türkiye’ye çektiği ‘örtülü operasyonları’ belgeleriyle gözler önüne seriyor.

İşte kitaptan bazı çarpıcı başlıklar:

ABD, savaşmadan Türkiye’yi nasıl işgal etti?

ABD, Osmanlı’daki terör örgütlerini neden destekledi?

Misyoner okullarıyla Osmanlı nasıl çökertildi?

Robert Koleji’nin büyük sırrı ne?

Milli Eğitimi ABD Büyükelçisi mi yönetiyor?

Türkiye’nin resmi dininin Hıristiyanlık olması için kimler teklif verdi?

Ankara’nın göbeğindeki ABD gizli ordusu ne iş yapar?

Hangi anlaşmalarla ABD ve Nato’ya Türkiye’yi işgal yetkisi verildi?

15 Temmuz’da Nato işgali nasıl önlendi?

1990’lardaki faili meçhul cinayetlerdeki Derin Nato parmağı nasıl deşifre oldu?

Nato’nun Türkiye’yi gizli işgal planı var mı?

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı hangi Gladio belgesindeki talimatlar doğrultusunda öldürüldü?

Hizbullah silahlarının Nato’ya ait olduğu nasıl tespit edildi?

Nato karşıtı Eşref Bitlis Paşa ve ekibi neden tasfiye edildi?

ABD’nin bugünkü Ortadoğu projesinin gerçek amacı ne?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺86,25

Türkiye’de Sosyalist Düşüncenin Klasikleri dizisinin üçüncü kitabı olan Onlar Uyanırken, Türkiye emekçi halkının 1960’lı yıllarda kurulu düzeni sorgulayan bilinç ve eylemlerinin, yanı sıra da sosyalizm arayışlarının çarpıcı bir yansımasıdır. Onlar Uyanırken’in iki yazarı vardır. Kitabın birinci kısmında yer alan Türk Sosyalistlerinin El Kitabı başlıklı bölümün yazarı
Çetin Altan’dır. Parlamento kürsüsünde kapitalizme yönelttiği öldürücü eleştirileri, miting meydanlarında yaptığı coşkulu konuşmaları, kahvehanelerde anlattığı çarpıcı ülke sorunları ve
gazetelerde ikna edici bir dille yazdığı alternatif sosyalist toplum tahayyülleriyle 1960’lı yılların siyasal yıldızıdır Çetin Altan.

Kapitalizm yandaşlarının düşmanı, sosyalizm arayışları içindeki emekçilerin sevgilisidir. Türk Sosyalistlerinin El Kitabı, sosyalist düşünce ve toplum düzeninin herkes tarafından anlaşılabilecek bir yalınlıkla ve akla gelebilecek her türlü soruyu önceden hesap edip yanıtlayan bir ustalıkla yazılmıştır. Akıcı ritmi, canlı anlatımı, berrak üslubu, akıl yüklü kurgusu, kahredici eleştirileri ve aşıladığı umutlarıyla sosyalist fikirlerin popülerleştirilmesinde eşine ender rastlanabilecek düzeyde vurucu bir metindir.

Kitabın ikinci kısmında yer alan Mektuplar’ın yazarı işçisi, ırgatı, marabası, şoförü, kahvecisi, bakkalı, terzisi, zanaatkârı ve arkasız memuruyla Türkiye emekçi halkıdır. Yurdun doğusundan, batısından, güneyinden ve kuzeyinden gelen binlerce mektup arasından kura usulüyle Çetin Altan tarafından seçilen bu küçük demet, devrin emekçi halkının sınıf bilincini ve siyasal dağarcığını yansıtması bakımından eşsiz bir tarihsel belge niteliğindedir.
Onlar Uyanırken, bir günde on üç bin kopya satılan ilk baskısının üzerinden tam 50 yıl sonra, Türkiye Marksizminin yaşayan en önemli temsilcilerinden Metin Çulhaoğlu’nun ‘Sunuş’uyla yeniden okuyucuyla buluşmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺30,40

“Burada toplanan belgeler önemlidir ve fakat bu kitap yalnızca arşiv belgelerinin açılması için tasarlanmadı. Bu çalışma özelde Mısır'da ve genelde dünyanın geri kalanında bulunan günümüz militan aktörlerine ulaşmak amacındadır. […] Ancak bu eser yalnızca Mısırlılara ve Mısır'a ilgi duyan okuyuculara hitap etmemektedir. Hayır. Kapsamı evrenseldir. Çünkü olayların akısını (ve belki de tarihin akısını) değiştirmek isteyen sosyal bileşenlerin çeşitliliği ile eylem birliği arasında gerekli olan bağdaşım, ne Mısır'a ne de dönemimize has bir şeydir.

19. ve sonra 20. yüzyıl boyunca bütün halkların, tarihsel, kapitalizme ve ona bağlı emperyalizmin gelişmesiyle karşılaştığı genel bir durumdur. Böylece, kitabı okurken okuyucu genelden özele (Mısır'ın durumuna) doğru ilerleyebilecektir. Bu özele olan bakış -somut bir durumun somut analizi- birinci kısımda
sunulan soyut ifadeye dayalı atılımın ön bilgisini oluşturmaktadır.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 16,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺15,00

Uluslararası ilişkilerde en çok karşılaşılan kavramlardan biri Avrasya.

Bir coğrafya alanını tanımlamanın ötesinde, uluslararası arenada ağırlığı olan bütün devletlerin stratejilerinin anahtar kavramı. Türkiye açısından ise, Atlantik sisteminde karaya oturan milli devletin yüzdürülebileceği uçsuz bucaksız bir umman.

Bu ummana yelken açma stratejisinin adı ise Avrasyacılık.

Doktor Mehmet Perinçek, Avrasyacılığın teorisini ve pratiğini iki bölüm halinde inceliyor.
İlk bölümde Avrasya stratejisi teorik düzlemde ele alınıyor.

İkinci bölümde ise, 1990’larda ABD’nin tek kutuplu dünya hedefiyle harekete geçmesiyle birlikte ortaya çıkan Avrasyacılığın, ülkemizdeki pratiği ele alınıyor.

Ekler bölümünde ise Avrasyacılığın teori ve pratiğinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak bazı temel belgelere yer verilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺22,50

Iraklı gazeteci Muntazar el-Zeydi 14 Aralık 2008’de Irak’ta bir basın toplantısı sırasında
dönemin ABD Başkanı George W. Bush’a ayakkabı fırlatmasıyla bir anda dünyanın gündemine oturdu.

Muntazar el-Zeydi, savaşın ve işgalin getirdiği yıkımı bizzat yaşamış, halkının katledilmesinin acısını yüreğinde hissetmiş vatansever bir gazeteci olarak, işgal kuvvetinin başı Başkan Bush’a ayakkabılarını fırlatırken şöyle bağırmıştı: “Köpek, bu veda öpücüğü senin için!”

Bu kitapta ABD işgali sürecinde Irak’ta yaşananları okurken, ABD emperyalizminin ve onun işbirlikçilerinin çirkin yüzünü de görecek ve isyan edeceksiniz.

El-Zeydi, eyleminden sonra cezaevinde ağır işkencelerden geçti ancak eyleminin doğruluğundan ve haklılığından hiç şüphe etmedi ve mahkeme salonunda şunları söyledi:

"Halkımın katili Bush'un kibri ve ahmaklığı Irak'ı kan gölüne çevirdi. Toplu kıyım, tecavüz, ülkenin altyapısını yok etmek, insanları aç ve muhtaç bırakmak, beş milyondan fazla çocuğu yetim bırakmak ve milyonlarca Iraklıyı göçe zorlamak ve daha nice felaketin sorumlusu odur."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺15,00

Bu kitap, Fethullahçı Gladyo'yla yarım yüzyıldır verilen mücadelenin birikimini içeriyor. FETÖ'yü anlayabilmek ve anlatabilmek için, onunla mücadele etmiş olacaksınız. FETÖ'yle birlikte ülkeyi yönetmiş olanlar, Fethullah Gülen'den ödül alanlar, FETÖ'yle hâlâ ittifak içinde bulunanlar, FETÖ'yle el ele ABD'nin iktidar planlarına alet olanlar, FETÖ gerçeğini bilemezler ve açıklayamazlar. Onların bulunduğu konum, FETÖ olgusunu ve Atlantik ilişkilerini örtbas etmeyi gerektiriyor. Onlar yaptıkları işbirliğini, düştükleri aymazlığı ve hatta ihaneti mazur gösterme çabası içindedirler. Bütün Atlantik güçleri için geçerlidir bu saptama.

Perinçek, bu kitabın altındaki imzasını şöyle tanımlıyor: "Bizler FETÖ'yü savaş alanlarında tanıdık.

Siyaset adamı, bürokrat, kumpasçı, polis, savcı, işkenceci, hapishane müdürü, gardiyan kimlikleri altında tanıdık. 0 nedenle bu kitap, bir bakıma 4o yıllık bir mücadelenin özetidir."

Bu kitapta FETÖ Darbesi, NATO'nun yeraltı örgütüne karşı ömür boyu mücadele eden Doğu Perinçek tarafından anlatılıyor.

FETÖ'nün oluşumu, yükselişi ve inişi, ezilmesi, geleceği, Türkiye'nin önündeki süreçte FETÖ'nün konumu, tekmili birden bu kitapta. Yalnız bilgi değil, sürecin açıklanması, hepsi bu kitapta.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺18,75

Paralel Devletin Modern Tarihi adlı bu eser, SA ve FETÖ örneklerinden yola çıkarak paralel yapıların tarihini derinlemesine irdeleyen ilk araştırmadır.

20. yüzyıl, paralel örgütler ve devletler mezarlığıdır. Türkiye'de 15-16 Temmuz 2016 tarihlerinde yaşanan kanlı darbe girişimi, paralel yapının modern çağdaki ilk eylemi değildi. Hitler Almanya'sından modern Lübnan'a, Stalin Rusya'sından günümüz Türkiye'sine kadar pek çok devlet paralelleşme olgusunu tecrübe etmiştir. "Paralel devlet" kavramını ilk kez ortaya atan Amerikalı tarihçi Robert Paxton, paralel kavramsallaştırmayı Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'nin paramiliter gücü olan SA'dan ve onun lideri Ernst Röhm'den hareketle yapmıştır. Bu anlamda SA 20. yüzyılın ilk resmi paralel devleti ve FETÖ'nün öncülü konumundadır.

SA ile FETÖ'nün örgütsel yapıları ve ortaya çıkış şartları nelerdir? Paralel bir örgüt paralel bir devlete nasıl dönüşür? Röhm'ün SA'sı ile Fethullah'ın FETÖ'sü arasındaki benzerlik ve faklılıklar nelerdir?

FETÖ, siyaset bilimi açısından nasıl ele alınmalıdır? Paralel yapılanmalarla ne şekilde mücadele edilmelidir?

Yazar, siyaset bilimci kimliği ile siyasi tecrübelerini harmanlayarak okuyucuya ulusal sınırlarımızı aşan bir perspektif sunmaktadır. Dünyadan paralel yapılanma örnekleri, gizli örgütler, darbe girişimleri, tasfiyeler, ilginç anekdotlar ve daha fazlası bu kitapta.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺22,50

“Almanya ve Türkiye’ye dair birikimlerimi paylaştığım bu kitaba dair siz okuyucuların görüşleri benim için büyük değer taşıyor. Türkiye’deki okuyucularımın yanı sıra bu kitap aynı zamanda Almanya’da yaşayan Türkler için de önemli. Onlar da özellikle yaşamlarından birçok izi bu kitapta bulacaklardır. Kitabın başında, “Eğer Türkiye ile Almanya sınırdaş olsaydı bir konfederasyon kurabilirlerdi” diyorum. Fakat Almanya-Türkiye ilişkilerindeki son gelişmeler göz önüne alındığında bu sınırdaşlık, tam tersine çok büyük sürtüşmelere de yol açacak bir zemin oluşturabilirdi. Değerlendirmelerinize sunuyorum.”

Prof. Dr. Faruk Şen

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺18,75

"Değerli diplomat ve bilim insanı Hüner Tuncer'in iki cilt halinde yazdığı ve Kaynak Yayınları'ndan çıkan “Türk Dış Politikası” isimli eseri, 1789 Fransız İhtilali'nden 2002 yılına kadar Türkiye'nin dış politikası ve dünyayla ilişkileri konusunda son derece kapsamlı bilgiler ve değerlendirmeler içermektedir. Hüner Tuncer'in bu eseri, bilimsel alandaki birikimlerine ilaveten diplomat kimliğiyle de edindiği tecrübelerin katkısıyla meydana getirilmiş çok değerli bir çalışmadır. Bu kitaptan, diplomasi eğitimi gören gençlerimizin bir kaynak eser olarak yararlanmalarını ve bu kitabın ilgili eğitim kurumlarımızda ders kitabı olarak okutulmasını öneriyorum. Ayrıca, dış politikayla ilgilenen araştırmacıların, basın mensuplarının ve aydınların bu kitaptan değerli bir kaynak olarak yararlanmalarını ve bütün diplomatlarımızın bu eserdeki bilgileri mesleki birikimlerine katkı sağlayacak bir eser olarak değerlendirmelerini tavsiye ediyorum."

Onur Öymen


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1352
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺135,00

“Bu toprağın nöbetindeyiz…

Biz doğduğumuz günden beri nöbetteyiz.

Bugünler için varız.

Bir an düşün, Anadolu topraklarının tamamı sabahın 5’inde bombalanıyor. Karadeniz yaylaları yok, Toroslar yok, Konya yok… Böyle bir kâbus olur mu?

O sabahın 8’inde, 9’unda, Akıncı Üssü ele geçirildiğinde o dağların, ovaların hepsini öpmek istedim. O, sokağa çıkmış insanların hepsini öpmek istiyorum. Hepsine sarılmak... Demek ki bir Anadolu varmış!

Bize diyorlardı, ‘Nihat konuşuyorsun, konuşuyorsun da kime konuşuyorsun?’ İşte bunlara konuşuyorum! Varmış! ‘Çıkıp gelir bu tarihin içinden halk’ demedim mi, bin kere dedim. O halk çıktı ve geldi. Çanakkale’den geldi, Dumlupınar’dan geldi, Mustafa Kemal’in yanından geldi …”
Elinizdeki kitap, Ulusal Kanal Ankara Haber Müdürü Erdem Atay’ın sunduğu ve Nihat Genç’in konuşmacı olarak yer aldığı, Ulusal Kanal'da yayımlanan

“Veryansın” programının bant çözümlemelerinden oluşmaktadır. Nihat Genç'in kendine has üslubuyla, tarihi bir döneme ışık tutan bu konuşmaları, “tarihten çıkıp gelenler”e sunuyoruz. Yer yer gülümseyeceğiniz, yer yer isyan edeceğiniz, yer yer umut tazeleyeceğiniz bu kitabı bir solukta okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺26,25

Mağdurların yaşadıkları sanıyorum ki bu kitabın tarihe kalacak en önemli bölümüdür. O nedenle biz, mağdurlardan gelen metinleri hiç değiştirmeden vermeyi istedik. Mağdurların bize gönderdikleri metinler sadece bunlardan ibaret değil. Çok sayıda metin var ve hepsini yayınlamak bu kitabın hacmini aşardı. Belki ileride müstakil bir kitap haline getirilebilir.

Hatta getirilmelidir de. Bunları okuyan bir kamu görevlisi “Bir daha asla böyle hatalara yol açmamalıyız.” demelidir. Hukuk Fakültesi 1. sınıf öğrencisi bu hikâyeleri okuduktan sonra “İleride hâkim veya savcı olursam kimseden korkmadan hukuku uygulamalıyım ki bir daha böyle acılar yaşanmasın!” diyebilmelidir.
Umarım yayınlayabildiklerimiz tarihten ders almamıza imkân verir.

Mağdurların yaşadıklarını yayınlamaktaki amacımızı açıklarken İlber Ortaylı’nın güzel bir sözünü buraya aktarmamız lazım: “Tarihi bilelim ama geçmişin kinini tutmaktan çok, geleceği daha iyi kavramak için.” diyor yazar.

Kitap dört bölümden oluşuyor: İlk bölümde; 11.480 kişinin içindeki bazı mağdurların Av. Ali Aktaş'a yaşadıklarını ve mağduriyetlerini anlatmalarını; daha sonra Ali Aktaş'ın Koray Peksayar'ın hazırladığı 52 sayfalık raporu da gündeme getirmesi, sosyal medyadan duyurmasıyla gündem olan Bylock'ta Zoka'nın açığa çıkması.

İkinci bölümde; mağdurların ağzından mağdurların yaşadıklarına şahit olacaksınız. Mağdurların yaşadıklarını okurken dahi içinizin parçalandığını fark edeceksiniz. Boğazınız düğüm düğüm cümleler dolacak. Ve bu cümlelerin gözlerinizden gözyaşı olarak döküldüğüne şahit olacaksınız.

Üçüncü bölümde; yaşanan bu olaylardan çıkaracağımız dersler ve bu olayların çözüm yolları.

Son bölümde ise; Bylock'ta Zoka ile ilgili gazete haberlerini, internet haberlerini ve birtakım twitter paylaşımlarını bulacaksınız. İyi okumalar...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺31,90

Bu kitap, yazılış özelliği bakımından adını koyamadığım ilk kitap oldu. Hikâye değil, roman değil, hatıra kitabı hiç değil… Türkiye’mizin 1970’li yıllarda yaşadığı kâbus dolu günlerini, yaşları kırkın üzerinde olanlar iyi hatırlarlar. O yıllarda mücadeleye gönüllü koşanlar arasında olan ÜLKÜCÜ yazarımızda vardı. Karıştığı olaylar nedeniyle hapse düşen yazar, hapishanede yaşadıklarını “Yanıkkale “ ve “ Kapıaltı “ adlı kitaplarında anlatmıştır. Bu kitap, hapishane hayatını uzun yıllar yaşayan, o hayatın getirdiği sıkıntı ve bunalımlardan kurtulabilmek için, kendini “ kitap okumaya” veren, anlamaya ve idrak etmeye çalışan bir kişinin okuduklarının kısa bir özeti gibidir. Bu kitap, tabir-i caizse, küçük bir kütüphane, insan yaşamının sosyal, psikolojik yönlerini inceleyen, Türk kimliği, Türk tarihi, İslam ve Türkler, Türk kültür ve medeniyeti, Haçlı Seferleri, v.s. konularında doyurucu bilgiler sunan bir kitaptır.

Bu kitapta; Türk tarihinden Haçlı Seferlerine, İslam’dan Hıristiyanlığa, medeniyetten kültüre, günlük olaylardan tarihe geçişlerin sıkça yapıldığını göreceksiniz. Aslında bu geçişler okuyucuya bir şeyler vermeye yönelik; ama öyle ders verir gibi, nasihat eder gibi değil, okursanız kesinlikle anlarsınız kabilinden bir anlatımla sunulmuş… Onlarca kitabın arasında gezinecek her birinden ayrı bir zevk alacaksınız. Her birinde bambaşka bir dünya bulacak, bambaşka görüş ve fikirlerle tanışacak, belki bildiklerinizi tekrar edecek belki de yepyeni hususlar hakkında bilgi sahibi olacaksınız. Okurken asla sıkılmayacak, yorulmayacak ve elinizdeki kitabı kaldırıp bir köşeye atmayacaksınız.

Maceralar, acılar, sıkıntılarla dolu on iki yılın, hapiste geçen on iki yılın, elde kalan en somut ürünü olan bu kitap, okumakla, öğrenmekle, insanın neler kazanabileceğini, kendini nasıl olgunlaştırabileceğini, fikir ve düşünce dünyasını nasıl geliştirebileceğini göstermesi bakımından da üzerinde önemle durulması gereken öğretici, eğitici bir kitaptır. Hapishanede kendi kendini eğiten, kendi kendine okumaya karar veren bir gencin okuduklarını nasıl değerlendirdiğini, kendine ne gibi değerler kattığını öğrenmek, anlamak isterseniz, bu kitabı mutlaka okumalısınız…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 628
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺122,90

Adalet Yürüyüşü, Türkiye tarihinin önemli dönemeçlerinden birisi olarak kayda geçti. Elinizdeki kitap Yürüyüşü çok geniş bir bakış açısıyla ele alıyor. Tüm ayrıntıları ve bilinmeyenleri dile getirirken, olgun değerlendirmeler içeren çok kapsamlı bir eser. Aytuğ Atıcı, sadece Yürüyüşün başından sonuna yer alarak tarih yazan on binlerden birisi olmadı. Aynı zamanda sürecin doğrudan mutfağında yer alırken, tuttuğu günlükle tarihsel bir tanıklığı da yerine getirdi.

Önsözünü Kemal Kılıçtaroğlu’nun yazdığı kitapta , pek çok sanatçı,gazeteci ve siyasetci anı ve görüşlerini paylaşıyor.Enin Berberoğlu ise girişte duygu ve düşüncelerini paylaştığı yazısında şöyle diyor:
‘’ Kıymetli Dostum, Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı saygın bir hekim ve hocadır. Halkın nabzını lafta değil, hakikaten tutar. Tedaviye cevabı hastanın gözünden anlar. Bu memleketin en büyük açlığının adalet olduğunu da muhtemelen çoğumuzdan önce fark etti. Reçetesine de ‘Yürüyelim’ diye yazdı.

Çünkü insan yürürken etrafına bakar. Kendi gibileri görür, bulur, paylaşır. Karşı istikametten gelenle selamlaşır, konuşur, anlaşır. Belki o da bize katılır. İnanıyorum ki, bu yazdıklarımın tamamı ve fazlası Adalet Yürüyüşünde yaşandı. O yürüyüşte ben de olmak isterdim. Maalesef sizleri Maltepe’de beklemek zorunda kaldım.’’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺41,30

Ölü doğan Büyük Ortadoğu Projesi’nden sonra Suriye olaylarının da bu noktaya geleceği çok öngörülmüyordu. O sebeple proje, “İlerleme için Ortaklık ve Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi’yle Ortak Bir Gelecek” olarak değiştirildi. Fakat Arap Baharı’nda İslam Dünyası üzerinde yapılan planlamalarda eksen kayması oldu ve doğudan batıya doğru sistem Suriye üzerine kuruldu. ABD’nin Irak’ı işgalinde kullandığı “demokrasi” sloganı da Suriye için iflas etti. Mahir Kaynak’ın dediği gibi “BOP alanında herkes Oxford’u bitirse, yine de demokrasi mümkün değildir” görüşleri elbette çok doğrudur. ABD’nin bölge stratejisi bellidir ve hedeflerinden uzaklaştığını da söylemek mümkün değildir. Suriye’de vekalet ve yıpratma savaşları artan bir dozla devam etmektir. Dolayısıyla bölgede Birinci Dünya Savaşı’nda yarım kalan paylaşımlar hâlâ amaçlanmaktadır.

Bu çizgide İngiliz politikaları sürdürülmektedir. Hatta ilk savaştaki “Kürt” kartına müsamaha, günümüzde ise mecburiyet halini almıştır. Bir ABD departmanından başka bir işlevi olmayan NATO, elbette rakipsiz gücüyle sahadadır. Başta Avrupa Birliği olmak üzere küresel oyuncular da ABD’nin yanındadır. Rejimi destekleyen Rusya’nın amaçları çok açık değildir ve yanında bulunan İran’ın düşünceleriyle de örtüşmemektedir. Türkiye ise Fırat Kalkanı Harekatı ile Amerika’ya rağmen bu yolu başarıyla yürümüştür lakin henüz işin ortasındadır. Türkiye, ABD ile Rusya arasında bölgenin en güçlü ülkesidir. Senaryolar da çok açık değil ve uygulanması zordur. O sebeple olaylar her yöne savrulabilir, asıl önemli olan Türkiye’nin sağlam hesaplar yapmasıdır. Suriye’de bahar mümkün mü? İşte bunu dikkatle düşünmeli ve etüt etmeliyiz. O nedenle bu kitap yukarıda anlatılanlar çerçevesinde artık bir sendroma dönüşen Suriye gerçeğini tüm açıklığıyla izah edecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺70,40

Bir tarihimiz var, devleti kaybettik.
Şimdi sınırlarımızı bilemiyoruz. Sınırlarımızda başkaları savaşıyorlar.
Biz karışamıyoruz. Ve biz savaşamıyoruz.

Ne güzel; hürriyet şairimiz Namık Kemal, “Barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar”,diyordu ve bütün hürriyetlerin ve fikirlerin sonu demek olan Tekeliyet’e karşı, “Devlet ve Hürriyet” tam zamınında yeni çıkış’ını yapmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 414
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺65,60

Hırsız içerideyse, evinizi içeriden kilitlemenin bir anlamı yoktur. Hiçbir dış düşmanlık, içeriden destek bulamazsa başarıya ulaşamaz. Silahı kendi elimize verirler ve tetiği kendi parmağımıza çekti-rirler. Adına “demokrasi” dedikleri trene, içeriden birilerini bindirirler ve yollarına devam ederler. Bu, Osmanlı’da da böyle olmuştur, Türkiye Cumhuriyeti’nde de..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 375
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺36,00

Milletimizin yaramaz bir ur gibi yıllar boyunca semirip büyüyen sinsi örgüt FETÖ’yü vicdanlarda yokluğa mahkûm ettiği 15 Temmuz 2016 tarihi, hiç tartışmasız İstiklal Harbi’nden bu yana ülkemiz için en önemli kırılma noktalarından birisini oluşturmuştur. Üzerinden bir buçuk yıl geçmiş olmasına rağmen 15 Temmuz gecesi yaşananlar hafızalarımızdaki sıcaklığını hâlâ korumaktadır. Gözü yaşlı ve içli bir vaiz olarak nam salan Gülen’in dini bir cemaat olarak bilinen mankurtları o gece üzerlerindeki kuzu postunu çıkararak Türkiye’yi ateş alanına çevirmişlerdir. Şüphesiz bu örgütün en belirleyici vasıflarından birisi yüce dinimizi, toplum nezdinde itibar temin etmek, adam toplamak ve böylelikle siyasi emellerine kolaylıkla ulaşabilmek için kullanmakta hiçbir beis görmemesidir. Hak etmeden elde ettiği bu sahte itibarla devletin pek çok kurumlarına adeta bir kanser hücresi gibi sinmiş olması bu örgüte yönelik siyasî ve yargısal çalışmaları zorunlu kılmıştır. Meselenin disiplinler arası akademik düzlemlerde ele alınması ise bu çalışmaların orta ve uzun vadede asıl tamamlayıcısı olacaktır. İşte bu ihtiyacı bir nebze de olsa karşılayabilmek amacıyla hazırlanan bu kitapta, FETÖ hareketi, esere katkı sunan akademisyenler tarafından teolojik, tarihsel ve sosyolojik açılardan incelenmiş ve bir takım çözüm önerileri sunulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺41,00

Selcan Taşçı: Uzun zamandan sonra ilk defa bir kitabı, üstelik de “bildiğim şeyler” diye elime almış olmama rağmen “merakla” okuyabildim; pek mesudum!

Yeniçağ, 8 Ağustos 2017

Prof. Dr. Ahmet Saltık: E. Tümg. Ahmet Yavuz, ülkemizin seçkin bir komutanı ve eş derecede önemli olmak üzere son derece nitelikli bir aydındır. Öngörülerinde büyük tutarlılık var.

14 Ağustos 2017

Ali Sirmen: Kitabı okuyunca yargım daha da pekişti. Vesayet savaşlarında iktidarın amacı kendi vesayetini rakipsiz kılmak için, ona rakip olacak bütün vesayetleri tasfiye etmektir.

Cumhuriyet, 2 Eylül 2017

Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu: Samimiyet ve duygu ile yazmışsınız. Ama kurmay disiplininin getirdiği gerçekçi çözümleme alışkanlığınızı da elden bırakmadan. Gayet akıcı ve kolay okunuyor.

2 Eylül 2017

Doç. Dr. Hasip Saygılı: Vesayet Savaşları’nın asker-siyaset ilişkilerine ilgi duyanlar yanında ordunun mevcut komuta kadrosu ile siyaset adamları tarafından önyargısız okunmasını ve değerlendirmesini salık veririz.

Ayarsız, Ekim 2017

Emre Kongar: Hem Türkiye’deki “Vesayet Savaşları”na, hem de Suriye’deki “Vekalet Savaşları”na ışık tutuyor. Erdoğan/AKP dönemini değerlendirmek isteyenlerin okumaları gereken, tarihe tanıklık eden bir kitap.

Cumhuriyet, 4 Şubat 2018

Orhan Bursalı: Kitap, pek çok bakımdan mükemmel ve önemli bir kitaptır. Mutlaka okunmalı.

Cumhuriyet, 12 Şubat 2019


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺44,90

Sen kimsin!
Kimsin sen yav!
Sen kimsin be!
Sen kim oluyorsun!

Akp döneminde en çok duyduğumuz laf buydu...

Kim olduklarını yazdım!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺44,90

Gökmen’i anlatmak hem çok zor, hem de çok kolay!

Zor, çünkü sayfalar dolusu güzel şeyler yazmayı gerektiren özellikleri var!

Kolay, çünkü bardaktaki su kadar dupduru ve tertemiz. Yüreğimde arkadaştan, dosttan öte bir yere sahip. O benim yiğit kardeşim!

Ağır bedel ödemeyi göze alarak, okurlarını ve seyircilerini hiç aldatmayan, bundan böyle de hiç aldatmayacak olan Gökmen’i tanımış olmaktan gurur duyuyorum.
Bu mesleğe girmek isteyen adayların ve genç gazetecilerin onu örnek almalarını diliyorum. İyi ki varsın, iyi ki mesleğimizi evrensel ilkelere sıkı sıkıya bağlı kalarak yapıyorsun sevgili Gökmen.

Kalemin tükenmesin dürüst kardeşim…

- Uğur Dündar

Atatürkçü. Yurtsever. Kalemini satmıyor... Evrensel meslek ilkelerine bağlı.

Kadın haklarına... Bilim’e sanat’a doğa’ya hayvan’a saygılı. Vicdanlı.

Hoşgörülü. Güleryüzlü. Kırmızıyı boşver... Ömrü boyunca sarı ışıkta bile geçmedi.

Akp döneminde savaş açılan tüm saygın kavramların sözlük karşılığıdır Gökmen.

- Yılmaz Özdil

İnsan kolay olunmaz... Felaketlerle didik didik edilmeniz gerekir.

Cezaevine çeşitli kimliklerinizle girersiniz; “gazeteci”, “baba”, “İzmirli” gibi. Cezaevinden “insan” kimliğinizle çıkmanız için ruhunuzda soyluluk olması gerekir. O zaman korku sizi yenemez; kötülük cesaretinizi aşındıramaz; acı sizi yıkamaz. Tıpkı Gökmen Ulu gibi... Cezaevinden sönmeyen ışığınızla çıkarsınız.

- Soner Yalçın


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺22,90

Uğur Dündar, film senaryolarından alıntı gibi görünen ama tümüyle gerçek olaylardan ve anılarından hareketle, okurlarına O Halde Biz Anlatalım diyor.

Dündar’ın Sözcü gazetesindeki pazar yazılarından derlenen bir seçki niteliğindeki O Halde Biz Anlatalım, dünün ve bugünün Türkiyesi’nden kesitler sunarak, bize bizi anlatıyor.

Ülkemizin en sevilen ve en güvenilen gazetecisinin kaleminden, insanların kalpleriyle birlikte gıdaların da kirlenmemiş olduğu yıllara ve medyanın yozlaştırıldığı 2010’lara, kâh gülümseten kâh hüzünlendiren bir bakış…

“Gazetecilik eğer toplumun gerçekleri öğrenme hakkı için yapılıyorsa, dünyanın her yanında zor meslektir!

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ise zor olmanın yanı sıra, tehlikelerle doludur. Hele günümüz Türkiyesi’nde!..

Çünkü iktidar, gazeteciden haber vermesini değil kendisini alkışlamasını istiyor...

Mesleğimizin köşe başlarını tutan yağdanlıklar da, bu beklentiyi fazlasıyla karşılıyor.

Yağdanlıklar arasında, ‘yağcılık’ yarışları yapılıyor.

Yağcılık şampiyonu, en güzel koltuğu kapıyor!

Yalakalık yapmayana ‘düşman’ gözüyle bakılıyor.

Düşmanı yok etmek için her türlü silah kullanılıyor.”

Uğur Dündar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺37,90

Kalkınmış ülkelerde cennet; özgür bireylerin olduğu, mutlu gülünen, geleceğe umutla hür hukukun ve özgür basının, insanların güvencesi olduğu yerdir.

Dinin Siyasetten ayrıldığı, arındığı yerdir…

Ayrışmanın değil; adil paylaşımın öne çıktığı, komşularla dostluk içinde yaşadığı yerdir.

Mert, dürüst,zeki,ahlaklı, lider Türkiye’nin çalışkan aatıda insanlarla tek vücut olabilmek ay yıldızlı bayrak altında Dünya sahnesinde en önde, teknoloji alan değil teknoloji Satan….

Lider Türkiye’nin olduğu yerdir cennet.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺9,00

"Toplantıda sadece Amerikalılar yoktu. Toplantıda Amerikalılardan, Ulusal İstihbarat Direktörü (Director of National Intelligence - kısaca DNI - 2004 yılında uygulamaya giren İstihbarat Reformu ve Terörizmin Önlenmesi Yasası gereğince oluşturulan; ulusal güvenlikle ilgili istihbarat konularında Başkan, Ulusal Güvenlik Konseyi ve İç Güvenlik Konseyinin başlıca danışmanlığını, İstihbarat Topluluğunun on yedi üyesinin liderliğini ve Ulusal İstihbarat Programı'nın yöneticiliği ile gözlemciliğini yapmakla yükümlü Amerika Birleşik Devletleri hükûmeti yetkilisi) başkanlığında CIA, Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA), İstihbarat ve Araştırma Bürosu (INR) yanı sıra İngilizlerin MI6, Almanların BND teşkilatlarından da ilgililer vardı...

Darbenin başarıya ulaşmasının ardından yapılacak atama listeleri bile hazırlanıp Gülen'e verilmişti. Ortalık biraz yatışınca Gülen de bir dini lider olarak İstanbul'a inecekti…" 15 Temmuz 2016'da Fetullah Gülen ve sahipleri tarafından yapılmak istenen kanlı darbe Türk halkının canı pahasına ördüğü Demokrasi Duvarı'na çarptı. Halk dünyada eşi benzeri olmayan bir duruşla "bir kurtuluş mücadelesi"nin kahramanı oldu.

Gazeteci-yazar Ahmet Alpan elinizdeki bu kitapta sır perdelerini aralıyor ve karanlık ilişkileri, örgütün yapılanmasını, CIA ve diğer örgütlerle ilişkileri ve Türkiye'ye asıl yapılmak istenenleri su yüzüne çıkarıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2016
₺36,00

Balyoz savcı ve yargıçlarının görsel varlıklarının arkasındaki gerçek yokluklannı "çıplak gözleriyle" gördüğüne ilk tanık olduğum kişi, şimdi sayfalarını çevirmeye başlayacağınız bu kitabın yazarı Emekli Kurmay Albay ve bir "Balyoz sanığı" Suat Aytın'dır.

"Sanık" sıfatıyla getirildiği Balyoz Davası duruşmalarında Suat Ay-tın, akademik eğitimi ve uzun yılların birikimi deneyimiyle karşısındaki Balyoz savcı ve yargıçlarının "arkalarındaki kimlikleri”ni görmüş, yapısının temelini, özelliğini ve gücünü çok yakından tanıdığı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, bu kişilerin suçlamalarını ve kararlarını hiçbir zaman ciddiye almayacağını, onları tanıdığı an anlamıştı.

16 yıl hapis cezasına "mahkum" edildiği kararın açıklanmasından iki gün sonra, Silivri'de açık görüşte "Büyük geçmiş olsun, komutan" diyerek boynuna sarıldığımda onun, orada, o gün beni teselli etmek için attığı kahkahası ve attığı "nara"sı, bugün de kulaklarımdadır:

"Üzülme dostum... Türkiye Cumhuriyeti Devleti var oldukça, beni bu ülkede 16 yıl hapiste tutabilecek bir kuvvet dünyada yoktur. Bunlar pamuk helvası gibidir; sıkarsın, avucunda yok olurlar. Değil 16 yıl, bunların ömrü beni içerde l6 ay bile tutmaya yetmeyecektir. Göreceksin."

O güne değin tanık olmadığım bir Türkiye Cumhuriyeti gerçeğini o gün, cezaevinin beton duvarları ve demir kapıları ardında Suat Aytın'dan öğrendim; aynı gerçeğin elle tutulurcasına somut varlığına, o günden birkaç ay sonra, cezaevinin özgürlüğe açılan dış kapısının önünde Suat Aytın'la kucaklaşırken, ben de tanık oldum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2016
₺17,36

HSYK 2. Daire Başkanı Mehmet Yılmaz, bu aralar her gün biri yurtdışına kaçan savcı görünümlü tetikçilerin sözümona sorgulamalarının ve bu sorgulamalara dayanılarak yapılan yargılamaların sonucunu; “Yasa dışılığa, adalet ülküsü dışında hareket eden, hukuk zemininde kalmayan eylemlere göz yumulduğunda neler yaşandığını, yakın bir geçmişte, Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, İzmir ve İstanbul Casusluk, Hanefi Avcı, İlhan Cihaner, Ahmet Şık, Nedim Şener soruşturma ve davalarında hep birlikte gördük, izledik ve ders aldık” şeklinde anlatıyordu.

Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, Askeri Casusluk gibi davaların yüzde yüz siyasi davalar olduğunu, Ergenekon davası eski Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, Yargıtay 1’inci Başkanı İsmail Rüştü Cirit ve HSYK 2’inci Başkanı Mehmet Yılmaz itiraf etmiş olduğuna göre, referansı hukuk olan hiç kimse bu davaların hukuki davalar olduğunu iddia edemez.

Bu siyasi davaların temyiz ve yeniden yargılanma süreçleri de elbette yine siyasi kaygılarla karara bağlanacaktır. Ancak, şu anda siyasi gücü elinde bulunduranlarda kendilerine “darbe yaptığı” iddia edilen kişilerin ‘gerçek hukuk adamları’ olduğu sonucunu doğurabilecek bir kararın çıkmasına razı olmayacaktır.

Yani, Emine Ülker Tarhan’ın ifadesiyle “İktidarın kamçısına göre kişneyen yargı” vicdani kanaatleri doğrultusunda karar verecek olsada; iktidarın isteği doğrultusunda karar verecek olsada, Ergenekon Davası’da diğer kumpas davaları gibi toplu beraatlerle sonuçlanacaktır. İşte o zaman yargılanma sırası Atatürkçülere, TSK’ya kumpas kuran AKP - Cemaat Paralel Yapısına gelecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺30,00

Konumuzla ilgili ilk kitabı eski Milli Görüşçü, yeni AKP’li Nasuhi Güngör yazmıştı.

Kaderin cilvesine bakın ki, Güngör’ün Siyonizm’in ve ABD’nin güdümüyle AKP’yi kurduklarını iddia ettiği kadrolar, kendisini TRT Haber ve Spor Yayınları Daire Başkanlığına getiriyor, onun “Yenilikçilerin Siyonizm ve ABD’nin desteğiyle Refah Partisi’ni böldüğü” iddialarının yer aldığı kitabından 20.000 adete yakın satın alıp dağıtan Numan Kurtulmuş, ‘Milli Görüş Gömleği’nden kurtulup, TRT’den sorumlu Başbakan Yardımcılığı görevine gelir gelmez onu daire başkanlığı görevinden alıyordu.

Bu görevden alınışın ardından Güngör’ü yeniden yeşil sahalarda görebilirmiyiz bilmiyorum ama bu işin kitabını yazan biri olarak kendisinden bir “Yenilikçi hareket” bekliyoruz.
Bu kitapta:
- AKP’nin kuruluşundan önce ve sonra neler yaşandığını,
- 28 Şubat sürecinin AKP’ye destek için yürütüldüğünü,
- AKP’nin Yahudi Lobileri ABD, İngiltere, İsrail desteğiyle kurulduğunu
okuyacak, okuduklarınızın çoğuna inanamayacaksınız.

- Yahudi lobileriyle içiçe çalışan siyasal İslamcılar,
- Siyasal İslamcılarla kanka olan darbeci paşalar,
- Ülkesinin siyasetçilerini CIA’ya pazarlayan cemaatçiler,
- Ülkesinin siyasetçilerini Yahudilere pazarlayan Kürt danışmanlar,
- Erkeklere Cuma namazı kıldıran kadınlar,
- Kendi ordusunun başına çuval geçirten siyasetçiler,
- İsrail’in güvenliğine, BOP’un gerçekleştirilmesine, İslamın Yahudi ve Hıristiyan müdahaleleriyle yeniden yorumlanmasına and içen sözde Müslümanlar ve daha neler neler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺37,90
1 2 3 4 >
Çerez Kullanımı