• Kaplanın Sırtında
    Kaplanın Sırtında
  • Kâğıt Kesiği
    Kâğıt Kesiği
  • Ken Taç Dis
    Ken Taç Dis
  • Masal KADIN
    MASAL KADIN
  • Osman Pamukoğlu
    Debreli Hasan Geronimo
  • İdil Yazar - Çikolata
    İdil Yazar
  • Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
    Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
  • Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri
    Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

Hayatı daha anlamlı ve daha yaşanılabilir kılmak için insanlar tarih boyunca kendilerine uygun motivasyon kaynakları aramışlardır, kimisinin motivasyonu aşk olmuştur, kiminki başarı olmuştur, kimin motivasyonu arzuları olmuştur, kiminin ise enterasan bir şekilde acı olmuştur.

Bu motivasyon kaynakları çoğu zaman bize fizyolojik ve somut bir kavram gibi görünse de aslında psikolojiktir ve kişinin ruhsal yapısına göre değişir. Kimi insan bir insana, kimi insan bir metaya, kimi insan da bir amaca bağlanarak kendine uygun yaşam formuna kavuşmak için çabalar. Bu çabayı harekete geçiren en büyük iki değişken şüphesiz ki arzu ve acı kavramlarıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 76
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺17,34

Tarih boyunca Yüce Allah’ın ve Sevgili Peygamberimizin övgüsüne mazhar olan âlimler bulunmuş, hayatları ve eserleri tabakat adlı eserlerle ölümsüzleştirilerek günümüze kadar ulaşmıştır. Biz de, hem günümüz insanlarının hem de kıyamete kadar gelecek insanların istifadesine sunmak üzere günümüz Türkiye’sinde yetişmiş değerli ilim adamlarını ve çalışmalarını tanıtmak istedik. Hepsini tanıtmak elbette gücümüzü aşan bir durumdu. Biz de bu çalışmada ülkemizin Akademisyen İslam Hukukçularının kısa da olsa hayatlarını ve kaleme aldıkları değerli eserlerini tanıttık. Rabbim hayırlara vesile kılsın. Amin.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 366
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺32,00 KDV Dahil

Farsça Metin Okuma Seti ( Metin, Alıştırma, Eş anlamlı ve Zıt anlamlı Kelimeler, Sözlük, Cevap Anahtarı)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺25,60 KDV Dahil

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 381
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺40,00 KDV Dahil

Uzun bir yola çıktı Veysel, Ahmet Kutsi Tecer aracılığıyla. Savaştan kaçma gibi bir durum söz konusu değildi onun için. Çünkü o güçlü bir savaşçıydı. Çalıyordu, söylüyordu. Sadece sözleriyle, sesiyle, bağlamasıyla baş ediyordu dünyayla. Anlattığı her kelimenin, aldığı her nefesin bir anlamı vardı. Hepsi yaşanmıştı, hepsi savaşılmıştı. Her ezgiyi savaşarak kazanmıştı Veysel. Dünyaya gelecek olan her insana özetliyordu sözleri, savaşın sertliğini. Çünkü o topraktan gelmişti ve biliyordu tekrar toprağa gideceğini…

Hatay Merkezli tek ulusal dergi Mavi Edebiyat Kültür Sanat Dergisi “Âşık Veysel Şatıroğlu“ ilk sayısıyla siz değerli okuyuculara ulaşabilmenin heyecanını yaşıyor. MAVİ, sıradan bir edebiyat kültür sanat dergisi olmayıp, ilk amacı halk kültürümüze ait değerleri ve büyük ozanları tanıtmakla birlikte edebiyat ve sanat dünyasının önemli değerlerini iki ayda bir okuyucuyla buluşturmaktır. Aynı zamanda Mavi, her yaştan insanın “içindeki Mavi’yi” dökebileceği bir alan oluşturmak niyetindedir. Dergimiz içeriğinde yer alan Mavi Çocuk bölümüyle de diğer popüler edebiyat kültür ve sanat dergilerinden ayrılmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 43
En / Boy : 22 / 32
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺4,00 KDV Dahil

Koreşanlar (Kureyşan), Anadolu’nun kendisine özgü, kökleri Horasan’a kadar giden eşsiz güzellikte bir anıt ağacıdır.

Bu çalışmada Koreşanların, Büyük Selçuklu, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı Devleti’nin yükseliş dönemlerindeki çok önemli katkılarının izlerini bulacaksınız…

Onlar, Seyyid Mahmut Hayrani, Hacı Kureş, Seyyid Kureş gibi çok sayıda temeli hoşgörü ve insan sevgisine dayanan inanç önderini yetiştirerek Anadolu aydınlanmasına katıldılar...

Nasreddin Hoca’yı yetiştirdiler.

İstanbul’un ilk Belediye Başkanı, Sipahi Beyi ve Fatih’i yargılayan hakim Hızır Bey Çelebi’nin beslendiği temel düşüncenin kaynağını oluşturdular.

Sinan Paşa gibi yönetim bilimi alanında ve felsefi alanda gururumuz olan unuttuğumuz devlet adamının beslendiği pınar oldular.

Bu çalışma ile “Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür.” deyişine karşı çıkarak vefa borcumuzu yerine getirdiğimizi düşünüyoruz.

Hiç bir gerçek unutulmasın, hiç bir güzellik kaybolmasın…

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ordu
Sayfa Sayısı : 379
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺59,70

Şekerin ardındaki gizli gerçekler

Mısır Şurubu ile ilgili öğrenmek istediğiniz her şey...

1700’lü yıllarda yılda kişi başına 1.7 kg olan şeker tüketimi 2000’li yıllara gelindiğinde korkunç bir şekilde artmış ve bazı ülkelerde yıllık 80 kg gibi inanılmaz bir boyuta ulaşmıştır. Bununla birlikte obezite, diyabet ve kalp hastalıkları'da hızla artmaktadır.

Şekerin tütün kadar tehlikeli, zarar verici ve bağımlılık yapıcı olduğu ve bu nedenle uyuşturucu sınıfına sokulması gerektiği artık bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Dolayısıyla sigaraların üzerine yazıldığı gibi tüm şeker içeren ürünlerin üzerine de “sağlığa zararlıdır”, ibaresi yazılmalı ve her türlü reklamı yasaklanmalıdır. Yani şeker günümüzün en tehlikeli ve en sinsi uyuşturucusudur ve maalesef günümüz koşullarında erişilmesi çok kolaydır.

Günümüzde herkesin hemfikir olduğu şey; Şeker zararlı, ama artık sadece bu yetmiyor, günümüzde hangi şekerden yada tatlandırıcıdan söz ettiğimizi de belirtmek gerekiyor. Artık tek bir şeker yok ve yaklaşık 15 yıldır ülkemizde mısır şurubu üretiliyor ve tüketiliyor ve devletimiz ABD’den aldığı talimatlar neticesinde sadece ABD çiftçisine ve Cargill gibi şirketlere yarayan, ancak toplum sağlığımızı ve tarımımızı ciddi şekilde tehdit eden mısır şurubunu inanılmaz bir şekilde teşvik ediyor, toplumu zehirleyen Cargill’in önünü açmak amacıyla bu ülkede Cargill’e özel yasalar çıkartıldı, kaçak fabrikası, özel yasa ile yasal hale getirildi.

Suni tatlandırıcıların kullanımı da inanılmaz bir şekilde teşvik ediliyor. Fiyatları ucuz olan ancak halkın sağlığını ciddi şekilde tehdit eden bu tatlandırıcıların ülkemizde gıda kodeksine konularak kullanımının önü açılmış ve ülkemizde neredeyse tüm tatlı yiyecek ve içeceklerde kullanılır hale gelmiştir.

İşlenmiş gıdaların içerisine, etiket okuma alışkanlığı olmayan insanlarımız tarafından bilinmeyen binbir türlü farklı ismi yazılarak şeker konulmaktadır.Yani şeker toplumun başına bela olmuştur.

Hep olumlu anlamda kullandığımız şeker, insanları tarih boyunca olumsuz etkilemiştir. Bu kitapta şeker ile ilgili kafanızdaki tüm sorulara cevap bulabilir ve edineceğiniz bilgilerle şeker ile aranıza yeni bir mesafe koyabilirsiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 334
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺9,50

“Ben şahsan ahlaki kayıtları her türlü kayıtların fevkinde tutar bir insanım. Hatta bu hususta bana emniyetle ‘fazla mutaassıp da…’ diyebilirsiniz. Böyle bir adamın gayri ahlaki eserlerin muharriri olarak tanınması… Düşününüz bu ne acı bir mazhariyettir. Levs-i beşeri ve içtimai yaraları gösteren kalemimi bir cerrah neşteri gibi kullanıyorum. İşte benim hatam budur. İnsanlar boyasız ve düzgünsüz hakikatten korkuyorlar, ben buna aldırış etmiyorum ve kanaatimin göstermiş olduğu yolda yürüyorum.”

- Salahaddin Enis


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺23,70

''…Among the Battas of Sumatra these laws of avoidance affect all near relationships. For instance, it would be most offensive for a Battan to accompany his own sister to an evening party. A brother will feel most uncomfortable in the company of his sister even when other persons are also present. If either comes into the house, the other prefers to leave. Nor will a father remain alone in the house with his daughter any more than the mother with her son. The Dutch missionary who reported these customs added that unfortunately he had to consider them well founded…''

 


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 196
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺16,37

Sabun 4500 yıl önce bu topraklarda üretildi, üretiliyor ve üretilmeye devam edecek…

Kendiniz , aileniz ve sevdikleriniz için kimyasal içermeyen şifalı doğal sabunlar üretmek , doğum günleri , düğün ve kutlamalar için hediyelik sabunlar hazırlamak hiç zor değil. Vaktinizi ve emeğinizi keyif alaraken verimli şekilde değerlendirirken hayal gücünüzün ve yaratıcılığınızın gelişmesine tanık olmaya ne dersiniz?

Doğal yaşam tutkunu, sabun üreticisi ve bir yoga eğitimcisi olan yazarımızın bu ilk kitabı sabun serüveninizde güvenli adımlarla ierlemenizi sağlayacak ve altyapınızı oluşturacak sağlam bir temel niteğindedir. Hiçbir deneyiminiz olmasa bile , kendi kendinize sabun yapabilmeniz için gereken bilgileri ihtiyacınızdan ne fazla ne de eksik olarak aktaran değerli bir rehberdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 82
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺42,37

Jülide, Üniversite Eğitimi için geldiği İstanbul'da düşünsel gelişim ve değişim serüveni yaşar. Jülide bir yandan çevresiyle ve yakınlarıyla olan ilişkilerini yeniden kurgularken, diğer yandan arkadaşlarıyla gittiği Paris, Çin ve Mısır gezilerinde yaşadığı gizemli olaylarla düşünsel dönüşümünü gerçeklikler ve yansımalar temelinde yeniden düzenler.
Jülide, hocaları ve sınıf arkadaşlarıyla gittiği üç seyahatte Kırmızı Kitap'taki şifreyle yüzleşir. Kitap'taki şifreli işaretin bulunduğu sayfadaki yaratılışla ilgili mesajlar ondaki düşünsel dönüşümün temelini oluşturur.
Jülide, insanların her gün olağan karşıladıkları olguları yeniden yorumlar. Toplumun çoğunun kanaatlerine karşı çıkar, onları yeniden düşünür. Yakın arkadaşlarıyla karşı karşıya geldiği aşk ilişkilerinde dostluklarını gözden geçirir; aşk, sevgi ve arkadaşlık kavramlarını gözden geçirir.
    

 


Sayfa Sayısı : 158
Basım Tarihi : Kasım 2016
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Eskişehir
₺10,80 KDV Dahil

Bahane oluyorsun yazmama,

Sana aşık olduğum günden bu yana, yazıyorum sensizliği anlatan her sokak başında.

Bir insan yazarak nasıl yok olur, anlayamazsın.
Kimsesiz vakitlerde, nereden geldiğini anlayamadığın yalnızlık seni savurduğunda; tutunamayacak bir sen bulamadığımda yazıyorum işte.

Bahane oluyorsun yazmama,

Az bucak ötekileşsem, yorgunluğa doğru kayboluyorum, yaşayamayacak halde buluyorum kendimi, gücüm yetmiyor hayal kurmaya; dökülüyorum kağıtlara. hayat beni kaybetme korkusunun merkezine yerleştirdiğinde, sağlı sollu terk edildiğimde, göz yaşlarım yüzümü tahriş ettiğinde, o vakitlerde; ne yanlış imlalar umurumda oluyor, ne de kendim. 
Uyumaya yeltendiğimde uykusuzluğa kapılıyorum ya; işte o vakit bahane oluyorsun yazmama.

(Gecedir , ne yazdırırsa yeridir...)


Sayfa Sayısı : 97
Basım Tarihi : Eylül 2016
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Eskişehir
₺10,80 KDV Dahil

Hayallerini gerçekleştirmeye başlamak istiyorsun ama korkuyorsun. İşte sana fırsat, al bu kitabı okumaya başla!                                                                                                                                   Kubilay Bakanoğulları
Eğer sende her kitabın insana birşeyler katacağını düşünenlerdensen;başkalarının ne dediğinden çok kalbine kulak veren,onca şey yaşamasına ragmen hayata pozitif bakmaktan vazgeçmeyen nadir insanlardan biri olan Etrafına neşe saçan umut dolu bir dosttan birşeyler öğrenmek istiyorsan doğru yerdesin. Hadi ne bekliyorsun, hemen okumaya başla!                                                                                                                                                                                                                                                                                                          Gizem Nur Erbil

Bir kitap düşünün ki bir ruhtan çıkıp tüm ruhlara dokunacak olan.
Özge İnci
Savunduğu hayata katılalım katılmayalım, yaşadığı hayatı beğenelim beğenmeyelim , samimi düşüncelerinden dolayı hürmeti hakettiğini düşünüyorum. Hele bu uğurda, sahip olduğu en aziz varlığı, hayalerini ortaya koyabilmişse..                                                                                     Oğuzhan Kavuk
Yazarlığıda kişiliği de berrak ve akıcı olduğu için bir solukta okuyabileceğiniz bir kitap! Hayallerinizin peşinden gitmeyi bu kızdan öğrenebilirsiniz. Çünkü eğer o hayalinin peşinden gitmeseydi tüm bu yazılardan mahrum kalabilirdiniz.
Damla Kapıcı

Her anı cıvıl cıvıl ,hareketli , neşeli ve dopdolu olan güzel insandan bir o kadar heycanlı ve dolu dolu olan bir kitap. Elime almak için sabırsızlanıyorum.                                                                   
 Saniye Yılgın                  


Sayfa Sayısı : 0
Basım Tarihi : Mayıs 2016
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Eskişehir
₺12,60 KDV Dahil

Kim diyebilirdi ki; bu dünya denen toprak küresinin,        
milyarlarca insana mezar olduğunu. 
Hem de doymak bilmeyen bir mezar. 
Altında sukut bir şekilde yatan ve
üzerinde meymel mesmel gezen cesetler. 
Bir günü, diğer gününü tutmayan serazat ruhlar.
Hayalleri muntazam bir hengame ile
kafalarının içerisine zincirlenenler... 
Kendi hamasetinden bile haberleri olmayan gurühlar..
 Gerçek bir hayat hikayesinden esinlenerek yazılan bu
romanda gerçeğin aslında göründüğü gibi olmadığını hatırlayacaksınız.
 

 


Sayfa Sayısı : 178
Basım Tarihi : Nisan 2016
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Eskişehir
₺13,50 KDV Dahil

  Bu kitap Belgrat Üniversitesi Filoloji Fakültesi Şark Dilleri Bölümünde Prof. Dr. Slavolub Cinciç yönetiminde 1992 yılında savunulan Mitroviça Türk Ağzı başlıklı mastır tezinden hazırlanmıştır. Tez Sırpça olarak hazırlanmış olup kitap olarak yayımlanmasında karar verildiğinde Türkçeye çevrilmiştir. O dönemlerde Yugoslavya`da ağız araştırmalarında uygulanan usul ve yöntemler ışığında hazırlanmış olan tezin özgünlüğüne sadık kalınması amacıyla herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. 
     Tezde Mitroviça Türk ağzının ele alınmasının temel nedeni yazarın aslen Mitroviçalı olup bölge dilini ve insanını iyi tanımış, ikinci bir neden ise bu ağzın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olmasıydı. Derleme işi dönemin kısıtlı teknolojik imkânlarıyla yapılmış olup, kaynak kişilerin dönemin yaşı ilerlemiş ve bu ağız özelliklerini temsil edecek nitelikte olmasına dikkat edilmiştir. Bu yüzden Mitroviça`nın çeşitli mahallelerinde ikamet edip farklı meslek, cinsiyet ve sosyal çevreye mensup kişileri kaynak kişi olarak değerlendirilmiştir. Çalışmadaki örneklerin önemli kısmı derlenmiş metinlerden, diğer bir kısmı da aşina olduğumuz günlük konuşmalardan seçilmiştir. Yirmi iki yıl önce yapılan bu derlemeye kaynak kişi olarak katılan kişilerin önemli bir kısmı aramızda değiller. Dil yaşayan ve devingen bir varlık olduğu için de günümüzde farklı tespitlerin yapılabileceği aşikardır. Bu kitabın amacı yirmi iki yıl önce yapılmış derlemeden dönemin ağız özelliklerini yansıtarak ortaya koymak ve Balkan Türk Ağızları araştırmalarına küçük bir katkı sunmaktır.  


Sayfa Sayısı : 126
Basım Tarihi : Temmuz 2014
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Eskişehir
₺12,60 KDV Dahil

Physics is all around us. It is in the electric light you turn on in the morning; the car you drive to work; your wristwatch, cell phone, CD player.. It makes the stars shine every night and the sun shine every day, and it makes a baseball soar into the stands for a home run. Physics is the science of matter, energy, space, and time. There are many fields of physics, for example: mechanics, electricity, heat, sound, light, condensed matter, atomic physics, nuclear physics, and elementary particle physics. Physics is the foundation of all the physical sciences-such as chemistry, material science, and geologybiology, medicine, computing, . So also Mechanics is an important field of physics. Developed by Sir Isaac Newton in the 17th century, the laws of mechanics and the law of gravity successfully explained the orbits of the moon around the earth and the planets around the sun. This study teaches simple physics principles to the college-level students and other people interest in daily-life physics.. 


Sayfa Sayısı : 238
Basım Tarihi :
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Eskişehir
₺17,10 KDV Dahil
₺19,00 KDV Dahil

Yağmurlu bir Ağustos günü idi.Şehre ne zamandır düşmeyen yağmur öylesine sert ve hızlı yağıyordu ki toprak sanki sevgilisine hasret aşık misali yağan yağmuru sevinçle karşılıyordu. Kaldırımlar ve caddeler yüzleri gülmeye başlamıştı. Ne zamandır sokaklarda üstündeki kirliliği atamamış yağmurla beraber tekrar eski güzelliğine bürünmüşlerdi. İnsanlar bir koşuşturma içinde kimi yağmurdan kaçıyor kimide bir kenara çekilmiş yağmurun geçmesini bekliyordu. Karşı kaldırımda ise bir çift gözüme ilişiyor el ele tutuşmuşlar gülerek nede güzel yağmurun tadını çıkartıyorlardı.Bir gün belki de birbirine hatırlıyor musun Ağustos yağmurlarında sana evlenme teklif etmiştim hatırladın mı o günü diyecekler. Yağmurlar ki her şeye hayat veren sevgililere güzel bir anı ağaçlara can suyu yeryüzüne ise gökkuşağının esrarengiz güzelliğini seyretme imkanı verir. Köşede ki kahvede brandanın altında oturmuş biri gözüme çarptı. Dikkatlice bakınca iş arkadaşım Mutlu olduğunu fark ettim. Mutlu benim bu hayatta en iyi dostumdu. Sigarasını yakmış, önünde çayı dalmış gitmişti. Mutlu yağmurlu günleri çok severdi hep. 


Sayfa Sayısı : 182
Basım Tarihi :
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Eskişehir
₺12,60 KDV Dahil
₺14,00 KDV Dahil

Kitap Tanıtım Yazısı : Arka Kapak 1970-1975 dönemi ilkokul öğrencilerinin eğitim deneyimlerini kapsayan bu çalışma, dönemin ilkokul öğrencilerinin eğitim yaşantıları ve çocukluk algılarından oluşmaktadır. Sözlü tarih yönteminin bir ürünü olan bu çalışma daha çok görüştüğüm kişilerin anlatıkları ve anımsadıklarına dayanmaktadır. Toplumların farklı kesimlerinin geçmişleri ve yaşantıları üzerine tarihsel süreç içerisinde önemli çalışmalar yapılmıştır. Bu daha çok onların toplum içerisindeki sınıfsal konumlanışlarıyla (elit kesimlerin, işçilerin) yakından ilgilidir. Oysa çocukların eğitim deneyimlerini yazmak tamamen onların anlatılarıyla mümkündür. Çünkü onların eğitim deneyimlerini anlatabilecek en temel kaynak kendi ifadeleriyle anlam kazanabilecek anlatılara dayandırılabilir. 1970-1975 dönemindeki ilkokul öğrencilerinin eğitim deneyimlerini kendi yaşantıları üzerinden izlemektir. Bu deneyimleri nasıl yaşadılar, nasıl anlamlandırıyor ve anımsıyorlar? Okul dışı yaşam okula nasıl yansıyor? Ayrıca, bu dönemin toplumsal, ekonomik, siyasal ve kültürel gelişmeleri, o dönem ilkokul öğrencilerinin eğitim yaşantılarına ne şekilde yansıdı ve onların yaşantıları üzerinde ne gibi izler bıraktı? Amaç bu deneyimleri, görüşülen kişilerin kendi ifadelerine bağlı kalarak ortaya çıkarmaktır. Bu çalışma, bir taraftan dönemin ilkokul öğrencilerinin eğitim yaşantılarını kendi ifadeleriyle sunarken diğer taraftan da o dönem Türkiye`sinin ilkokul eğitimi, siyasi, toplumsal, ekonomik ve kültürel tarihi hakkında da önemli ayrıntılar sunmaktadır. 
________________________________________

 


Sayfa Sayısı : 300
Basım Tarihi : Kasım 2014
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri :
₺16,65 KDV Dahil

19. yüzyılın koşulları dikkate alınırsa aslında göçebe aşiretleri sahiplenme mücadelesinin anlaşılır sebepleri vardı. Her ne kadar kontrol edilmeleri son derece güç ve bir takım asayiş sorunlarına yol açsalar da oldukça kalabalık olan aşiretler hem vergi kaynağı hem de askeri güç olarak görülmekteydiler. Bu nedenle gerek Osmanlı Devleti gerekse İran, sınır boylarının göçebelerini kendilerine tabi kılmak istiyorlardı. O dönemin raporlarına yansıdığına göre Hakkâri, Bayezid ve Muş bölgelerinde bulunan aşiretlerden 100 bin civarında asker temin edilmesi mümkündü. Yani azımsanmayacak bir gücü ifade eden bu aşiretler, bağlı oldukları devletin ordusunu ve ekonomisini kuvvetlendirecekleri gibi aynı zamanda bunların yaşadıkları bölgeler de fiilen o devletin denetimine girmiş olacaktı. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 149
Basım Tarihi : Şubat 2016
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺16,20 KDV Dahil

İçimde bir sonbahar havası esti şimdi Sen yoksun, veya uzaktasın diye mi ne Bilemiyorum ne yapsam acep şimdi Hissederek dokunsam olur mu o ellerine. İçimi tırmalar bu ayazın soğuğu Şimdi bilmem sen üşür müsün Ankara'da Soğuk yalnızlık vurdu mu acımasızca sana da Acı, hüzün, sevinç, ne tuhaf hepsi bir arada. Vurdukça vurur hasretin soğuk yüzü Anlayamazsın istesen de sen bunu Bir de bakmışsın, toprak örtmüş üstümüzü Yaşamayan bilemez bu acının dozunu. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 69
Basım Tarihi : Şubat 2016
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺8,80 KDV Dahil

Bir süre önce Çin'in Xian şehri yakılarındaki Türklerden kaldığı iddia edilen kurganları (piramitleri) araştırırken konu çok farklı alanlara kaydı. İktisat tarihçisi olmanın ve Türkoloji okumanın verdiği merakla konu konuyu açtı ve daha önce pek de ilgi alanım olmayan Dünya antik tarihini ve Sümerce, Etrüskçe, Hititçe, Frigçe gibi dilleri araştırmaya başladım. Sonunda bu kitap ortaya çıktı. Bu arada Batı'da yazılan tarih tezleriyle karşılaştım. "Türklerin neden bir antik tarihi yoktur?" diye aklıma hep takılmıştır zaten. Bu tarih tezlerini okuduktan sonra, neden olmadığını da anlamış oldum. Türklerin antik tarihi çalınmıştır. Hem de pişkince. Türklerin çalınan bu tarihi Avrupa'da, Anadolu'da, Mezopotamya'da, İran'da, Hindistan'da ve Çin'de yatıyor. Türkler dışında her türlü halk tarafından sahiplenilmiş. Batılı tarihçiler tarafından Türklere dikte ettirilen tez, "Türklerin geçmişte göçebe bir halk oldukları ve uygarlığı Avrupalılardan öğrendikleri" şeklindedir. Oysa bu tarihin üstü biraz kazılınca, altından bambaşka bir tarih ortaya çıkmaktadır. Irkçılık tehlikeli ve zararlı bir hastalıktır, halklar arasına düşmanlık sokar. Uzun yıllar Batı Avrupa'da yaşamış biri olarak Türklere yapılan ırkçılığı, ayrımcılığı, haksızlığı çok iyi bilirim. Bu davranış bozukluğu, Batılıların kendilerine özgü olan bir toplumsal sorunudur ve bu sorunu yalnızca kendileri çözebilir. Ancak bu önyargıların bilime de taşınması ve Türklere karşı bilim adına ırkçılık yapılması kesinlikle kabul edilemez. Bazı Avrupalı tarihçilerin Türk tarihi hakkında yazarken, tarih hırsızlığı yapmalarının dışındaki tavırları, Türkleri küçümseyici ve ırkçı bir tavırdır. Bu açıdan Türklere yapılan bu tarihi haksızlığın giderilmesi gerekir. Umarım bu kitap, bu haksızlığın giderilmesinebir katkı olur. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 647
Basım Tarihi : Yok 2015
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺37,80 KDV Dahil

Ahmet Özgür Türen yönetiminde çıkan Tarih Tarih dergisi, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlarının, gayri resmi tarih adı altında ortaya koyduğu türlü iftiralara cevap verme görevini kendine vazife edinmiştir. Siyasetçilerin aynı zamanda tarihçi olduğu günümüzde, topluma tarihi doğru aktarmak ve yeni nesillerin tarihi doğru öğrenmesi son derece önem kazanmıştır. Tarih Tarih dergisi bu süreçte, gerçekleri anlatmaktan korkmayacak ve tarihin birilerine maşa olmasına engel olmak için çalışmalarını sürdürecektir. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 108
Basım Tarihi : Mart 2015
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺8,80 KDV Dahil

Kader büyük sürprizini belli ki en sona saklamıştı. "..Yaşayabileceklerim herhalde bunlardan ibarettir düşüncesiyle; içimle hesaplaşıp, bilançoçı karmaya hazırlandığım günlerden birinde; geçmişimin içinden, ismimle beni çağıran bir sesle irkildim. Bu sesi ve sahibini tanıyordum. On yedi yaşımın sarhoşluğuyla onu kendime aşık edip, birden bire arkamı dönüp terketmiştim. Beni çok seven ve unutamayan bu adamın, bana 'Acaba intikam duygularıyla ve hesaplaşmak için mi geldi?' diye düşündürecek, andıran söylemleri oldu. Ama hayata yeniden tutunacak bir daldı bu, herşeyden öte onu sevmem hiçde zor olmadı. Tanıştığımızdan beri çok güzel günler geçirmemize rağmen, son zamanlarda amansız bir kişilik savaşına girdik. Birbirimize gerçekten çok kızıyor ama gecikmeden affedebiliyoruz. Bakalım hangimizin aklı, tecrübelerimizin desteğiyle galip gelip, bizi nasıl bir mecraya sürükleyecek, Aşkın yaşı yoktur örneğine uyan birlikteliğimizi, an be an tüm içtenliğimle anlattığım ve sonuna kadar da anlatacağım bir sevginin hikayesidir bu.." (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 298
Basım Tarihi : Şubat 2015
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺19,36 KDV Dahil

The buildings and the ruins which still remain from these ancient times are in Egypt, Assyria, Persia, Judea, Asia Minor, Greece, Etruria, and Rome. Many of these have been excavated or uncovered, as, during the ages that have passed since their erection, they had been buried away from sight by the accumulation of earth about them. These excavations are always going on in various countries, and men are ever striving to learn more about the wonders of ancient days; and we may hope that in the future as marvellous things may be revealed to us as have been shown in the past. Egypt. As we consider the Architecture of Egypt, the Great Pyramid first attracts attention on account of its antiquity and its importance. This was built by Cheops, who is also called Suphis, about 3000 years before Christ. At that distant day the Egyptians seem to have been a nation of pyramid-builders, for even now, after all the years that have rolled between them and us, we know of more than sixty of these mysterious monuments which have been opened and explored. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 318
Basım Tarihi : Şubat 2015
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : İngilizce
₺21,60 KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil

Pedro Calderon de la Barca was born in Madrid, January 17, 1600, of good family. He was educated at the Jesuit College in Madrid and at the University of Salamanca; and a doubtful tradition says that he began to write plays at the age of thirteen. His literary activity was interrupted for ten years, 1625-1635, by military service in Italy and the Low Countries, and again for a year or more in Catalonia. In 1637 he became a Knight of the Order of Santiago, and in 1651 he entered the priesthood, rising to the dignity of Superior of the Brotherhood of San Pedro in Madrid. He held various offices in the court of Philip IV, who rewarded his services with pensions, and had his plays produced with great splendor. He died May 5, 1681. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 190
Basım Tarihi : Yok 2015
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : İngilizce
₺24,64 KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil

Kaçsam diye düşündü! Çok uzaklara. Kimsenin tanımadığı bilmediği bulamayacağı uzak diyarlara gidip kaybolsam. Her şeyi geride bırakıp kendime yeni bir hayat kursam diye geçirdi içinden. İnsan bazen kaçmak ister. Kendinden kaçmak. Hatta kendinden kaçıp, gölgesinde gizlenmek ister. Yaşadıkları ona öyle ağır gelir ki, üzerine yüklenen yükün altında ezilir. Ne kadar uzağa kaçmak istese de, insanın kaçacağı yer de, gizleneceği yer de kendisi değil mi? Öyleyse kaçmak niye? Nereye giderse gitsin, ne kadar uzağa giderse gitsin, yanında götürür her şeyini... Sırt çantası gibi koskoca bir yaşanmışlığın yükünü taşır üzerinde. Uzağa gittikçe hafifliyor gibi zannetse de insan, bu bir yanılsamadır aslında. Yeni yerler, yeni yüzler, yeni yaşanmışlıklar soğuk bir damga gibi yapışan geçmişine dokunamazlar. Küçük bir gölgedir o an yaptıkları. Gölge bir süre kapatır üstünü. Fakat, gölge kaybolduğunda gerçeğin ağırlığı tüm çıplaklığıyla çöküverir omuzlarına. Onca çabanın karşılığı yorgunluktur sadece. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 312
Basım Tarihi : Şubat 2015
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺16,20 KDV Dahil

This book is illustrated version of the Wells` "The Discovery of the Future", "..I suppose that three hundred years ago all people who thought at all about moral questions, about questions of Right and Wrong, deduced their rules of conduct absolutely and unreservedly from the past, from some dogmatic injunction, some finally settled decree. The great mass of people do so to-day. It is written, they say. "Thou shalt not steal," for example that is the sole, complete, sufficient reason why you should not steal, and even to-day there is a strong aversion to admit that there is any relation between the actual consequences of acts and the imperatives of right and wrong. Our lives are to reap the fruits of determinate things, and it is still a fundamental presumption of the established morality that one must do right though the heavens fall. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 48
Basım Tarihi : Aralık 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : İngilizce
₺12,60 KDV Dahil
₺14,00 KDV Dahil

The favourable reception given to the first edition of the ensuing work, and the interest that was taken in the extraordinary and romantic career of the Knights Templars, induced me to publish a second edition greatly enlarged, and to introduce various collateral matters of an antiquarian and local character, interesting only to a comparatively small number of readers. This enlarged edition having been exhausted, it occurred to me, in preparing a third edition for the press, that the work might be materially shortened and reduced in price without in anywise detracting from its value and interest as a record of the chief events of one of the most remarkable and interesting periods of history, and of the extraordinary and romantic achievements of the first and most ancient of the great religio-military orders of knights and monks established during the crusades. "Having some years ago, during a pilgrimage to the Holy City of Jerusalem, gained admission to the courts of the ancient Temple of the Knights Templars, which still exists on Mount Moriah in a perfect state of preservation as a Mussulman Mosque, and having visited many of the ruined fortresses and castles of the ancient order of the Temple, whose shattered walls are still to be seen at intervals in Palestine and in Syria, from Gaza to Antioch, and from the mountains of the Dead Sea to the shores of the Mediterranean, I naturally became greatly interested in the history of the order, and in the numerous remains and memorials of the Knights Templars still to be met with in various stages of decay and ruin in almost every part of Europe. " (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 403
Basım Tarihi : Aralık 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : İngilizce
₺34,20 KDV Dahil
₺38,00 KDV Dahil

"The Last Entry" is a rattling good salt-water yarn, told in the author`s usual breezy, exhilarating style.`Daily Mail. `In this new novel Mr. Russell has cleverly thrown its events into the year 1837, and there are one or two ingenious passages which add to the Diamond Jubilee interest which that date suggests.... "The Last Entry" is as certain of general popularity as any of Mr. Russell`s former tales of the marvels of the sea.`Glasgow Herald. `We do not think it possible for anyone to dip into this novel without desiring to finish it, and it adds another to the long list of successes" This story belongs to the year 1837, and was regarded by the generations of that and a succeeding time as the most miraculous of all the recorded deliverances from death at sea. It may be told thus: Mr. Montagu Vanderholt sat at breakfast with his daughter Violet one morning in September. Vanderholt`s house was one of a fine terrace close to Hyde Park. He was a rich man, a retired Cape merchant, and his life had been as chequered as Trelawney`s, with nothing of romance and nothing of imagination in it. He was the son of honest parents, of Dutch extraction, and had run away to sea when about twelve years old. Nothing under the serious heavens was harsher, more charged with misery, suffering, dirt, and wretchedness, than seafaring in the days when young Vanderholt, with an idiot`s cunning, fled to it from his father`s comfortable little home. He got a ship, was three years absent, and on his return found both his father and mother dead. He went again to sea, and, fortunately for him, was shipwrecked in the neighbourhood of Simon`s Bay. The survivors made their way to Cape Town, and presently young Vanderholt got a job, and afterwards a position. He then became a master, until, after some eight or ten years of heroic perseverance, attended by much good luck, behold Mr. Vanderholt full-blown into a colonial merchant prince. How much he was worth when he made up his mind to settle in England, after the death of his wife, and when he had disposed of his affairs so as to leave himself as free a man as ever he had been when he was a common Jack Swab, really signifies nothing. It is certain he had plenty, and plenty is enough, even for a merchant prince of Dutch extraction. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 217
Basım Tarihi : Ekim 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : İngilizce
₺12,60 KDV Dahil
₺14,00 KDV Dahil

Kâbus, yeni evliydiler. Cıvıl cıvıl, mutlu bir hayat sürüyorlardı. Mustafa, ailesinin geçimini sağlamak için özel bir şirkette muhasebecilik yapıyordu. Aldığı maaş pek tatminkâr değildi; fakat buna rağmen hayatından hiç şikâyetçi olmuyordu. Hep güler yüzlüydü. Bazı zamanlar parasızlıktan dolayı yeni doğan çocuğunun mamasını ve bebek bezlerini dahi alamıyordu. Bir gecekonduda, açık yeşil gözlü, siyah saçlı, orta boylu bir kızla dünya evine girmişti. Şimdilik o gecekonduda hayatlarını sürdürüyorlardı. Evinin çatısı kırık-dökük olduğundan, yağan yağmur yataklarının üzerine damlıyordu. Yağmur damlalarından tavana astıkları naylon kaplarla korunuyorlardı. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 206
Basım Tarihi : Aralık 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺15,84 KDV Dahil

Mowgli`s Brothers Now Rann the Kite brings home the night That Mang the Bat sets free The herds are shut in byre and hut For loosed till dawn are we. This is the hour of pride and power, Talon and tush and claw. Oh, hear the call! Good hunting all That keep the Jungle Law! Night-Song in the Jungle It was seven o`clock of a very warm evening in the Seeonee hills when Father Wolf woke up from his day`s rest, scratched himself, yawned, and spread out his paws one after the other to get rid of the sleepy feeling in their tips. Mother Wolf lay with her big gray nose dropped across her four tumbling, squealing cubs, and the moon shone into the mouth of the cave where they all lived. "Augrh!" said Father Wolf. "It is time to hunt again." He was going to spring down hill when a little shadow with a bushy tail crossed the threshold and whined: "Good luck go with you, O Chief of the Wolves. And good luck and strong white teeth go with noble children that they may never forget the hungry in this world." It was the jackal Tabaqui, the Dish-licker and the wolves of India despise Tabaqui because he runs about making mischief, and telling tales, and eating rags and pieces of leather from the village rubbish-heaps. But they are afraid of him too, because Tabaqui, more than anyone else in the jungle, is apt to go mad, and then he forgets that he was ever afraid of anyone, and runs through the forest biting everything in his way. Even the tiger runs and hides when little Tabaqui goes mad, for madness is the most disgraceful thing that can overtake a wild creature. We call it hydrophobia, but they call it dewanee the madness and run. "Enter, then, and look," said Father Wolf stiffly, "but there is no food here." (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 227
Basım Tarihi : Kasım 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : İngilizce
₺21,12 KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil

Yeni harflere dair ilk defa fikir alışverişi için Dolmabahçe Sarayı'na davet edilenler içinde Gazi'yi kendi gözüyle görmeye gidenlerden biri de bendim.Heyecanım çoktu. Fotoğraf merceğine zerre kadar güvenim yoktur. Bu yüzden, fotoğraf aletinin keşfiyle portre ressamının görevine son verilmiş gözüyle bakanlara hak vermek bence güçtür. Şekil ve madde, ışığın yansımalarına göre an be an değişime uğrar. Bu itibarla hiçbir çehrenin, nitelikleri belirli, bir tek görünüşü yoktur. Fırça sanatkârı, resmini yapacağı yüz üzerinde, uzun süre yaşamın gelgitlerini gözlemek ve ondaki birçok değişmeleri saptamakla, sonunda gerçek kimliğin gizli hatlarını sezmeyi ve görmeyi başarır. Fotoğraf, beyinsel çözümleme ve birleştirme gücüne sahip değildir. Onun için, hassas cam üstünde görüntülenen şekile bir belge değeri verilemez. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 111
Basım Tarihi : Kasım 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺12,32 KDV Dahil

A Tale of Two Cities (1859) is a novel by Charles Dickens, set in London and Paris before and during the French Revolution. With well, it ranks among the most famous works in the history of fictional literature.

The novel depicts the plight of the French peasantry demoralized by the French aristocracy in the years leading up to the revolution, the corresponding brutality demonstrated by the revolutionaries toward the former aristocrats in the early years of the revolution, and many unflattering social parallels with life in London during the same time period. It follows the lives of several protagonists through these events.

The most notable are Charles Darnay and Sydney Carton. Darnay is a former French aristocrat who falls victim to the indiscriminate wrath of the revolution despite his virtuous nature, and Carton is a dissipated English barrister who endeavors to redeem his ill-spent life out of his unrequited love for Darnay's wife..


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 545
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2014
₺32,00 KDV Dahil

David Hume (1711 - 1776) was a Scottish philosopher, historian, economist, and essayist known especially for his philosophical empiricism and skepticism. He was one of the most important figures in the history of Western philosophy and the Scottish Enlightenment. Hume is often grouped with John Locke, George Berkeley, and a handful of others as a British Empiricist. Beginning with his A Treatise of Human Nature (1739), Hume strove to create a total naturalistic "science of man" that examined the psychological basis of human nature. In stark opposition to the rationalists who preceded him, most notably Descartes, he concluded that desire rather than reason governed human behaviour, saying: "Reason is, and ought only to be the slave of the passions". A prominent figure in the sceptical philosophical tradition and a strong empiricist, he argued against the existence of innate ideas, concluding instead that humans have knowledge only of things they directly experience.


Sayfa Sayısı : 586
Basım Tarihi : Kasım 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : İngilizce
₺33,44 KDV Dahil
₺38,00 KDV Dahil

Bir zamanlar içinde bir Padişah ve bu Padişah'ın altı-yedi yaşlarında bir kızı varmış. Küçük Prensesin birçok hizmetçisi ve kölesi varmış. Bir de kendisinden birazcık daha büyük, Koçali adında bir uşağı varmış. Kız yemekte peçetesini yere düşürürse Koçali hemen koşup peçeteyi alır ve ona verirmiş. Oyun oynarken kız topunu biraz uzağa kaçırırsa Koçali hemen gidip topu geri getirirmiş. Bazen de padişahın kızı milyonlarca oyuncağından sıkılır ve çelikçomak oynamak istermiş. Çelikçomağı da altın ve gümüştenmiş. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 48
Basım Tarihi : Yok 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺1,80 KDV Dahil

Edebiyat, aşkı terennüm eden dize ve metinlerin toplamıdır desek doğrudur. Özellikle bizim edebiyatımız aşk edebiyatıdır. Divanları, cönkleri, antolojileri, nesirleri şöyle bir karıştırdığınızda bunu görürsünüz. Aşkın sevgiyle harmanlandığı ve sırtını insana dayadığı her metin bizim edebiyatımızda baş tacı edilmiştir. Metinlerin toplamına baktığınız zaman, nazım ya da nesir tüm edebiyatçılarımızın dünyası insana ve onun inşasına yarayan aşka ve sevgiye çıkmaktadır. Böyle bir edebiyata sahip olduğumuz için gurur duyalım. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 210
Basım Tarihi : Yok 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺16,20 KDV Dahil

Çalışma konusu belirlenirken yapılan araştırmalarda, birkaç yerde tekrarlanan âşık şiirinde "şekil ve tür" konusunun henüz açıklığa kavuşturulmadığı ve türlerin tam olarak araştırılmadığına dair ifadeler, çalışmanın hareket noktası olmuştur. Çoğu araştırmacı, eserlerinde monografi çalışmalarının yapılmasının bir ihtiyaç olduğunu vurgulamışlardır. Bu nedenle çalışmanın konusu olarak henüz ölçü bakımından heceli mi yoksa aruzlu mu olduğu belli olmayan her kaynakta farklı bir tasnifin altında bulunan ve şimdiye kadar hakkında pek fazla araştırma yapılmamış olan "Divani" türü monografisi seçilmiştir. Ancak çalışma sadece bu tür üzerinde kalmamış bugüne kadar yapılan şekil ve tür çalışmaları da tanıtılmış ve yeni bir tasnif denemesi yapılmıştır. Çalışmanın giriş kısmında, şekil ve tür tartışmaları ile ilgili kavramlar tanıtılmış ve açıklanmıştır. Daha sonra, yapılan tasnif denemelerine değinilmiş ve yeni bir tasnif yapılmıştır. Divani türü, bütün yönleriyle tartışılarak tanımlanmış ve tarihi gelişimi üzerinde durulmuştur. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 432
Basım Tarihi : Ağustos 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺23,40 KDV Dahil
₺26,00 KDV Dahil

Yetişkin bireylerin sağlıklı ruh dinginliğine erişmesinde çocukluk yıllarından itibaren kazandırılan yetiler bireyin kendini gerçekleştiren ve gereksinimlerini doyururken ilkeli, çatışmayan, çözüm sunan, iradeli, özsaygısı mutlak, toplumsal saygıdan uzak olmayan onurlu ve erdemli bir kişiye ulaşmada sorumluluk prensibi en etkin karakter özelliğidir. Anne-Babalar, Öğretmenler ve Rehber Öğretmenler Sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmede üzerine düşeni yapmak için sorumluluğu tanımalı kaynağını ve verme şeklini bilmelidirler. Ayrıca bu karakter eğitimini verirken iletişimin nasıl kurulacağı ve ödül-ceza yönteminin yaş gruplarına göre nasıl işletileceğini pratik yollarla uygulamalarını görmeleri gerekir. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 180
Basım Tarihi : Ağustos 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺14,96 KDV Dahil

Davranış bilimlerinde "öğrenilmiş çaresizlik" ve "iyimserlik" kavramlarıyla tanınan M. Seligman son on yıldır büyük ilgi toplayan pozitif psikoloji akımının ve disiplininin yaygınlık kazanmasında öncü oldu. Seligman`a göre günümüzün psikologları, olağan ve normal insanların olağan veya olağan dışı koşullar altında nasıl varlık gösterdikleri hakkında yeterli bilgi toplamıyor ve görüş üretmiyorlar. II. Dünya Savaşı`ndan bu yana psikoloji, olumsuz koşulların insanlar üzerindeki bozucu etkilerine odaklanıyor ve sorunlu insanları "iyileştirme"yi misyon ediniyor. Bu anlayış, hayatını olağan koşullarda sürdüren insanları, organizasyonları ve olağanüstü başarı gösteren insanları dışlıyor. Seligman psikolojinin odak noktasını, olumsuzları giderme çabasından, olumlu nitelikleri geliştirme ve güçlendirmeye kaydırmak amacıyla pozitif psikolojinin sözcülüğünü yapıyor. 2000 yılında Amerikan Psikologlar Derneğinin başkanlığını yaptığı sırada başlattığı bu hareket bugün dünyada hızla yayılıyor, yeni yöntemlerin ve bakış açılarının doğmasına ve denenmesine yol açıyor. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 200
Basım Tarihi : Ağustos 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺14,96 KDV Dahil

Ölçme konusuna nereden başlanacağına, "neden ölçme yaparız?" sorusuna cevap vererek ulaşabiliriz. Çünkü amacımızın ya da ölçme işlemimizin gerekçesi ölçmeyi nasıl yaptığımızdan da önemlidir. En azından ilk önce yanıtlanması gereken soru budur. Bu soruya birçok yanıt vermek mümkün olmakla birlikte temel yanıtlardan birisi çevremizdeki çoğu şeyin değişmesi olacaktır. Yani değişme olmasaydı ya da her şey sabit olsaydı ölçme yapmaya ihtiyacımız olmazdı. En azından sürekli olarak ölçme yapmazdık. Bir kez ölçme yaptıktan sonra bu işlemi başka zaman veya yerde tekrarlamamıza gerek kalmazdı. Çünkü değişme olmadığı için ölçme sonucu aynı kalacaktır. Değişme olmaması ölçme işlemini gereksiz kılacaktı. Açıklamalar ışığına ölçme değişmeleri ortaya koyma veya değişkenlerin değişen değerlerini belirlemek amacıyla yapılır diyebiliriz. Yani "niye ölçeriz?" sorusuna değişme olduğu için; "neyi ölçeriz?" sorusuna da değişkenleri cevabını vermek mümkündür. Bu durumda değişkenler üzerinde durulması, değişken kavramının tanımlanması gerekmektedir. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 140
Basım Tarihi : Ağustos 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺14,40 KDV Dahil

Ona benzer hiçbir şey yoktur, işiten ve gören de odur.) (Şûra : 4211) Kavl-i Kerimidir. Yaratan, yaratmayana benzer mi ?). Şöyle ki, her kesin fıtratında meknuzdur ki Halik ; hiçbir şey halk etmiyenin evsafı haricinde sıfatları cami bulunmak iktiza eder. Yoksa halk edenin, halik olmaması lâzım-gelir. Bu esasa (mahlûk, halik değildir) kazıyyesi de ilâve olununca artık mahlûktaki sıfatların, ya haliktan tamamiyle mün-tefi olması, yahut ta bunların halikta ; mahlûkta bulunduğu vecihten başka bir vecih ve suretle bulunması iycabeder. "Başka bir veçhile" dedik ; çünkü haliktaki sıfatların içinde öyle sıfatlar vardır ki, biz onların vücudunu eşref-i mahlûkatta -kİ insandan ibarettir- bulunan sıfatlarla istidlal etmiş bulunuyoruz: Hakk-ı Baride ilim, hayat, kudret, irade ve diğer bu kabil sıfatların isbatı gibi. Peygamber (Aleyh-is-selâm) ın -Allah, muhakkak Âdemi kendi suretine göre yaratmıştır) sözünden çıkan mâna da budur (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 99
Basım Tarihi : Yok 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺10,80 KDV Dahil

Târîhu Bağdâd'daki “Ebû Hanîfe'nin Biyografisi” üzerine daha önceden bazı çalışmalar yapılmıştır. Ancak ülkemizde bugüne kadar, Ebû Hanîfe hakkındaki müspet ve menfi rivayetler ile alakalı bir çalışma yapılmamıştır. İsa b. Seyfeddin el-Hanefî “er-Redd alâ Ebî Bekr el-Hatîb el-Bağdâdî” (Daru'l-Kütübi'l-İlmiyye, Beyrut, 1301) isimli kitabında, daha çok bu rivayetler hakkında kanaatlerini ifade etmektedir. Muhammed Zâhid el-Kevserî'nin “Te'nibu'l- Hatîb alâ mâ Sâkahû fi Tercemeti Ebî Hanîfe mine'l Ekâzib” (Matbaatü'l-Envâr, Kâhire, 1410) isimli çalışması, tezimizle aynı mahiyettedir. Ancak el-Kevserî, bazı konularda, iddiayı oluşturan rivayetin senedinden ziyade konuya ağırlık vermiştir. Yine Te'nîbü'l-Hatîb'de, müspet rivayetlerden ziyade, menfi rivayetler üzerinde durulmuştur. Abdurrahman el-Muallimî tarafından hazırlanan “et-Tenkîl limâ verade fi Te'nîbi'l-Kevserî mine'l-Ebâtîl”(Daru'l-Kütübi's-Selefiyye, Kâhire, ty) Zâhid el-Kevserî'nin kitabına reddiye olarak yazılmıştır. Muallimî, bu kitabında sadece Kevserî'ye muhalefet ettiği konulara değinmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 157
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2014
₺16,37

Ulu Allah, o sonsuz hikmetlerden pek az bir miktarını, kula yular yapar,onu o işe çeker.O işin faydasından hiç haber vermese kul hiç harekete gelmez. Çünkü hareket,insanların faydası içindir ve biz o yüzden işe koyuluruz.O işin hikmetini tamamiyle bildirse kul yine harekete gelemez. Nitekim devenin yuları olmasa yürümez. Fakat yular ağır ve büyük olsa yine gidemez, çöküverir. "Hiçbir şey yoktur ki hazineleri bizde olmasın.Fakat onu ancak mâlum bir miktarda indiririz." Toprak susuz kerpiç olmaz.Fakat "Allah gökyüzünü yüceltti,ölçülü yaptı." Her şeyi de ölçülü verir;sayısız,ölçüsüz değil. Ancak halk ve beşeriyet âleminden geçen kişiler, "Allah,dilediğini sayısız bir surette rızıklandırır" hükmüne mahzar olanlar ve tatmayan bilmez sırrına erenler,bundan müstesnadır. Birisi "Âşıklık nedir?" Diye sordu. Dedim ki: Benim gibi olursan bilirsin. Aşk, sayıya sığmaz, ölçüye gelmez sevgidir. Bundan dolayı, hakikatte Halk sıfatıdır, kula nispet edilmesi mecazidir demişlerdir. "Allah onları sever" sözü nerede kaldı? (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 260
Basım Tarihi : Haziran 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺14,40 KDV Dahil

1970-1975 dönemi ilkokul öğrencilerinin eğitim deneyimlerini kapsayan bu çalışma, dönemin ilkokul öğrencilerinin eğitim yaşantıları ve çocukluk algılarından oluşmaktadır. Sözlü tarih yönteminin bir ürünü olan bu çalışma daha çok görüştüğüm kişilerin anlatıkları ve anımsadıklarına dayanmaktadır. Toplumların farklı kesimlerinin geçmişleri ve yaşantıları üzerine tarihsel süreç içerisinde önemli çalışmalar yapılmıştır. Bu daha çok onların toplum içerisindeki sınıfsal konumlanışlarıyla (elit kesimlerin, işçilerin) yakından ilgilidir. Oysa çocukların eğitim deneyimlerini yazmak tamamen onların anlatılarıyla mümkündür. Çünkü onların eğitim deneyimlerini anlatabilecek en temel kaynak kendi ifadeleriyle anlam kazanabilecek anlatılara dayandırılabilir. 1970-1975 dönemindeki ilkokul öğrencilerinin eğitim deneyimlerini kendi yaşantıları üzerinden izlemektir. Bu deneyimleri nasıl yaşadılar, nasıl anlamlandırıyor ve anımsıyorlar? Okul dışı yaşam okula nasıl yansıyor? Ayrıca, bu dönemin toplumsal, ekonomik, siyasal ve kültürel gelişmeleri, o dönem ilkokul öğrencilerinin eğitim yaşantılarına ne şekilde yansıdı ve onların yaşantıları üzerinde ne gibi izler bıraktı? Amaç bu deneyimleri, görüşülen kişilerin kendi ifadelerine bağlı kalarak ortaya çıkarmaktır. Bu çalışma, bir taraftan dönemin ilkokul öğrencilerinin eğitim yaşantılarını kendi ifadeleriyle sunarken diğer taraftan da o dönem Türkiye'sinin ilkokul eğitimi, siyasi, toplumsal, ekonomik ve kültürel tarihi hakkında da önemli ayrıntılar sunmaktadır. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 300
Basım Tarihi : Mayıs 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺16,20 KDV Dahil

Ruslar'ın Türkistan'ı işgalinin temellerinin atılmasında Rus Sömürgecisi politikaların Türk dünyasında bıraktığı acı hatıralarda bilhassa Başkurt ve Kazak Türklerinin 1755'de bu uğuda birbirine kırdırılmasında uzun yıllar İstanbul'da elçilik yapmış olan Neplüyev vardı.

Bu çalışma sade bir biyografi çalışması olmayıp Osmanlı coğrafyasından İdil-Ural'a Sibirya'dan Türkistan'a kadar Rusya'nın Türk dünyasını ilgilendiren 18. asır politikalarının bu döneme damgasını vuran Rus siyasetinin önde gelen simalarından Neplüyev'in hayatı çercevesinde ele alınmasıdır.




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 223
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2014
₺16,80 KDV Dahil
Tükendi

“...Özgürlük paha biçilemez bir şeydir. Ancak, ancak bir ulusun yoğun çabasıyla elde edildiğinde istikrarlı bir mülktür. Tesadüf ya da dış koşullar ya da zorba bir prens ya da halkın cömert dürtüsü tarafından verilmeyen bir şey gerçek değildir. Bir ulus, ancak özgürlüğünü kazanma ya da savunma sürecinde, özgürlük ruhunun bir parçası haline gelene kadar arınmış ve sağlamlaştırılmışsa, özgürlüğün gerçekten tadını çıkaracaktır. Aksi takdirde bu, politikacıların beğenisini kazanabilecek veya iktidardaki sınıfları tatmin edebilecek, ancak asla bir halkı özgürleştiremeyecek bir hükümet biçimindeki bir değişiklikten başka bir şey olmayacaktı. Bir Parlamento Yasası Hindustan'da asla vatandaş yaratamaz. Savaşan ve özgürlüklerini kazanan bir halkın gücü, ruhu ve mutluluğu Reform Eylemleriyle elde edilemez. Çaba ve fedakarlık, gerçek istikrarlı özgürleşmenin gerekli koşullarıdır. Edinilmeyen, sadece bulunan özgürlük, Ölü Deniz elması veya sihirbazın bolluğu gibi testte başarısız olacaktır...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 233
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺35,84
Tükendi

Türkiye’de menkul kıymetler (hisse senedi) borsası 1986 yılında açıldı.
Finans sektörünü 1989 yılından beri takip ediyorum. Geçen 31 yılda hisse senetleri üzerine yazılmış kitapları, makaleleri, analizleri, haberleri yüksek oranda takip ettim.
2014 yılında Yatırımcı Rehberi adıyla kılavuz niteliğinde temel bir eser yazıp yayınladım. Aradan geçen 7 yılda telefon ve e-posta yoluyla yüzlerce geri dönüş aldım.
Son 7 yılda Türkiye’de ve Türk menkul kıymetler piyasasında önemli değişiklikler, anlayış farklılıkları oluştu.
Borsa ve hisse senetleri hakkında en temel bilgileri ileten yeni bir kitap hazırlama ihtiyacı da buradan doğdu.
Borsada işlem gören küçük sermayeli, işlem hacmi düşük, spekülatif, yakın izleme pazarında (göz altı pazarı) yer alan şirketler çok risk arz eder. BİST 30, BİST 50, BİST 100 endekslerinde yer alan şirketlere ortak olarak yatırımlara başlamanızı öneririm.
Günlük alım-satımlardan, kredili işlemlerden de uzak durun derim. Kimi aracı kurumlar ve bankalar müşterilerini sürekli olarak 1-2-3-4 misli kredi kullanmaya doğru teşvik ederler. Türkiye borsası akıl dışı onlarca tuzak doludur. Kredi kullanmak kumar oynamak gibidir. Hisse senetlerinin 1 gün, 1 hafta, 1 ay sonra ne olacağı belli değildir. Aniden bir şirket batabilir, tahtası (alım-satımı) kapatılabilir, spekülatörler (şişman parmaklar) hızlıca satışa geçebilir.
Türkiye borsasında hisse senedi değişimi dünyanın hiçbir ülkesinde olmadığı kadar yüksektir.
Büyük para sahipleri önceden (gizlice) haberleşerek küçük şirketlerin pay senetlerini toplamakta, birkaç gün sonra ise arkadan gelen amatörlere bunları yüksek fiyattan satıp kenara çekilmektedirler. 1986 yılından 2021 yılına kadar bu senaryo binlerce kez icra edilmiştir.
İnternet üzerinden 424 hisse senedinin günlük ve geçmişteki işlem hacimlerini, fiyat grafiklerini görebilirsiniz. Düşük işlem hacimli (günlük 1-50 milyon TL) ve 20 yıllık fiyat grafiği deniz dalgası gibi zikzaklı, dolar bazında hiçbir kazancı olmayan şirketlerden uzak durunuz. Bunlar kumarbazların ilgi alanında olan şirketlerdir.
Bu eserin ticari kazanç amacı yoktur. Eğer bir kazanç söz konusu olursa bu tamamen hayır işlerinde harcanacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 97
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺21,28
Tükendi

“...Eski zaman insanlarını biz, geçtikleri gelişim evrelerinde bize bıraktıkları cansız anıtlar ve aletler, bizim ya doğrudan veya gelenek yoluyla efsane, mit ve masallarda geçen dini inanışlarının ve dünya görüşlerinin, sanatının bilgisi, bizlerin gelenek ve göreneklerimizde düşünce tarzlarının kalıntıları sayesinde tanıyoruz. Bunun dışında ama daha belli bir manada bizimle yaşayan çağdaşlarımızdan öğreniyoruz. İlkel olana bizden daha çok yakın, eski insanlarının temsilcileri ve doğrudan onların soyundan olduğuna inandığımız insanlar yaşıyorlar. Kendi gelişimimizin iyi korunmuş bir ön aşamasını görebiliyorsak, ruhi yaşamı bizim için özel bir ilgi kazanan vahşi ve yarı vahşi halklar hakkında hüküm verebiliriz. Bu varsayım geçerliyse, böylece budun biliminin(etnoloji) öğrettiği, “ilkel toplumların psikoloji’sinin’’ psikanaliz sayesinde bilindiği gibi, nevrotiğin psikolojisi ile karşılaştırılması çok sayıda benzerlikler göstermek zorundadır ve zaten bilineni burada ve orada yeni bir ışık altında görmemize izin verecektir...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 118
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺22,40
Tükendi

“...Psikanaliz çalışmaları bize şu cümleyi hediye etti: İnsanlar başarısızlık nedeniyle sinir hastası (neurotisch) oluyorlar. Onun cinsel(libidinös) arzuları uğruna tatmin olmanın muvaffak olamaması kast ediliyor ve cümleyi anlamak için daha uzun dolaşık yol almak gerekiyor. Zira nevrozun(iltihabi olmayan sinir hastalığının) oluşumu için insanın cinsel arzuları ve onun bizim Ben(ego) dediğimiz, kendini ayakta tutma güdüsünün ifadesi olan ve bizzat kendi özünden idealleri kuşatılan varlığın şu malum kısmı arasında çatışmaya gerek duyar. Bu tür patojenik çatışma daha sonra yalnız, cinsel tatmine yönelik içgüdü(libido) çoktan Ben(ego) tarafından aşılmış ve itibar edilmeyen, yani gelecekte de yasak olan yollara ve hedeflere kendini atmak istediğinde meydana gelir ve libido bunu ilk, Ben’e uyan ideal tatmin imkanını selbetme(ortadan kaldırma) konumunda olursa yapıyor. Binaenaleyh(bu suretle) gerçek tatmin olmanın bu mahrumiyeti(ari olma), muvaffak olamaması, uzun süre tek olmasa bile neuros’un(sinir hastalığının) oluşumu için ilk koşuldur...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 146
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺26,88
Tükendi

“...Uyandığımızda, psikanalistin tedavi ettiği hastadan ani fikirleri talep ettiği gibi rüyalara öyle muamele etmeye yatkınız. Genel olarak alelacele ve tamamıyla onları unutmak suretiyle kendimizden de bu arada uzaklaştırıyoruz. Bizlerin aşağısaması hor görmesi darmadağın ve saçma olmayan bizzat bu rüyaların alışık olunmayan karakterine dayanmaktadır; bizlerin reddi bazı rüyalarda açıkça gün yüzüne çıkan serbest arsız ve ahlaksız gayretkeşliği mazeret olarak beyan ediyor. Bilindiği gibi antik çağ rüyaları hor görmeyi paylaşmadı. Halkımızın alt katmanları rüyaların kıymet takdirinde bugünde yanıltılmazlar; bunlarda aynı eski zamandaki insanlar gibi geleceğin bilinmesini beklerler...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺35,84
1 2 3 ... 40 >
Çerez Kullanımı