13. yüzyılla birlikte akıl (ratio) ile iman (fides) arasındaki ayrımın zorunlulukla yansıdığı felsefe-teoloji ayrılığından hareketle, felsefi konuları titizlikle ve seküler bir biçimde ortaya koymaya çalışan insanlar belirmiştir. Thomas Aquinas’ın da felsefi olan ile teolojik olanı birbirinden ayrı bir şekilde değerlendirdiğini ve bunu da takdir edilecek bir ölçüde başardığını söyleyebiliriz.
Elinizdeki kitap, Avrupa’nın toplumsal ve kültürel anlamda baş döndürücü bir hızla değişim geçirmeye, manastırların yanı sıra seküler bir eğitim kurumu olarak üniversitelerin filizlenmeye başladığı bir dönemde yaşayan, ortaya koyduğu eserlerle Hıristiyan teolojisinin tartışmasız isimlerinden biri haline gelen ve Papa XXII. Johannes’in talimatıyla 1323’te aziz ilan edilen Thomas Aquinas’ın hayatına, eserlerine ve düşünce dünyasına bütüncül bir bakış sunan başucu eseridir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺29,20

“Çürüyen bir bedene kıyasla ebedi olan ruhtan vazgeçmek ancak onursuzların işidir ve de ahmakların.”

Filiz vermeyen birçok hayatın aksine koyu gölgeli yaprakları rüzgârlarla oynaşan ulu bir çınar gibi yaşadı Thomas More. Genç yaşta çok da istememesine rağmen hızlı bir tırmanışa geçti ancak şatafatın, ikiyüzlülüğün, heveslerin ışıkları altında yaşamaktansa son nefesini dürüstlüğün küf kokulu zindanlarında vermeyi tercih etti. “Vicdan özgürlüğü” uğruna celladına gülümseyecek kadar yaşamının doğruluğundan emindi.

İdamla noktalanan 57 yıllık yaşamının ardında yakın dostu Erasmus’un ısrarı üzerine yazdığı bir kilometre taşı olan Ütopya’yı bıraktı. Ütopya’da eğitimden üretime, siyasetten adalete, ticaretten yönetime kadar her açıdan ideal bir devleti resmetti. Hem sorunu söyledi hem çözümü haykırdı. Döneminin dışına taştı. Peki ya biz Thomas More’un anlattığı ideal topluma ulaşma yolunda neredeyiz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺18,20

Ölümün Yok Edemediği Bir Anlamı Olmalı Hayatın!

Lev Nıkolayeviç Tolstoy’dan Hayat Dersleri

Dünya edebiyat tarihinin en güçlü ve verimli yazarlarından biri olan Tolstoy’un çok sayıdaki eserini okumaya vakit bulamayanlar, yaşam öyküsüne dair önemli kareleri ve eserlerindeki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, bilge romancının o zengin dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler.

Biz, sevdiklerimizi onların bize yaptıkları iyiliklerden ziyade, bizim onlara yaptığımız iyiliklerden dolayı severiz.

Bir disiplin, kültür ve medeniyet çağında yaşıyoruz ama
hâlâ bir ahlâk çağının çok uzağındayız.

Senin ümitsizlik batağına saplanman neden kaynaklanıyor biliyor musun? Çünkü sen kendin için, mutluluğun için yaşamak istiyorsun.

Bu hayatın bize, sadece tadını çıkaralım diye verildiği gibi budalaca bir inanç içinde yaşıyoruz.

Şikâyet ettiğiniz yaşam, belki de bir başkasının hayalidir.

İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek içinse uyandırmak gerekir.

Akıl, çoğu kez günahın kölesi olur ve onu meşrulaştırmaya çalışır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺20,00

Anarşinin bugünkü anladığımız şekli için milat 18. yüzyıl olarak alınabilir, işte Godwin’in önemi bu noktada ortaya çıkar, zira çağdaş dönemin bilinen ilk ismidir. Peter Marshall’a göre, “Godwin anarşizmin en büyük düşünürüdür. Seksen yıllık ömründe onlarca kitap, binlerce sayfa kaleme alan Godwin, yaşadığı dönem göz önünde bulundurulduğunda radikal bulunabilecek bir felsefeye sahiptir.

Godwin'e göre dünyadaki kötülüğün temel kaynağı yerleşik yönetimleri ve kurumları olan devlettir, olması gereken şey devletsiz toplum ve otonom yapıların inşa edilmesidir. Doğrudan demokrasi uygulanarak tüm yurttaşlar birbirinin sesini duyabilmelidir. Ayrıca Godwin, mülkiyeti herkesin ortak kullanımına açılması gereken bir şey olarak görür ve işbirliğine vurgu yapar; ona göre, üretim kişilerin yetenekleri ve ilgileri doğrultusunda gönüllülükle organize edilmelidir; bu nedenle onun komünizm ve anarşizmle ilgili ilk sistematik fikirleri ürettiği kabul edilir. Bu fikirler Kropotkin sayesinde yaygınlaşır.

“Komşunu kendin gibi sev,” diyen Godwin’e göre anarşist düzene geçiş şiddetsiz ussal bir aydınlanma süreciyle yaşanmalıdır: “Doğrusu, bu eşitsizliği gidermenin yolu şiddet değil, akıldır.” Ona göre, insan aklı ve mantığının gücü sınırsızdır. Özgürleşmenin anahtarı akıldır.

Godwin’in yaklaşık 250 yıl önce kaleme aldığı yazılarına anarşizm, felsefe ve siyaset bilimi açısından Batı’da ilginin geçtiğimiz yüzyılda yeniden canlanması ve Türkiye’de ise Godwin’in eserlerinden herhangi birinin çevrilmemiş olması, bu çalışmanın oluşmasındaki temel motivasyonlardan biridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺28,80

“Sadece bilgeler ve erdemli insanlar çok mutlu olabilirler, çünkü onlar acıyı artık hissetmezler.”

Rönesans felsefesini biçimlendiren en önemli filozoflardandır Giordano Bruno... Aynı zamanda bir keşiş, gökbilimci, okültist ve mistiktir de...

Sonsuzluk, madde, ruh göçü, reenkarnasyon ve büyü üzerine yazdıklarıyla Spinoza, Leibniz,

Hegel ve Schopenhauer gibi değerli filozofları etkilemekle kalmamış, modern felsefenin bazı temel ayrımlarını yeniden şekillendirmiştir.

Vatikan, Bruno’nun kişisel notlarını ve elyazmalarını gizli tutmaya devam ettiğinden hakkında yapılmış çalışmalar ne yazık ki kısıtlıdır, zira Bruno günümüzde de hâlâ “sakıncalı” görülmektedir.

Kilise’nin fanatik eğilimlerine karşılık dünyanın ve evrenin sonsuzluğunu savunan Bruno, sapkınlıkla suçlanarak düşüncelerinin bedelini ağır şekilde ödemiş ve Roma’da diri diri yakılarak idam edilmiştir.

Elinizdeki kitap düşünceleri uğruna çekinmeden ölüme giden Bruno’ya dair Türkçede yazılmış en kapsamlı ilk kaynaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺20,30

“İlacı zehirden ayıran şey dozudur...”

Francis Barret’in “hekimlerin ve filozofların prensi” olarak tanımladığı Paracelsus, ardında çözülmesi güç bir felsefe ve 8.200 sayfalık bir külliyat bırakarak bu yaşamdan ayrılmıştı.

Bugün hâlâ Doğu’da ve Batı’da, onun gizemli yazılarını okuyan onlarca bilim insanı, karşı karşıya oldukları derinliğin sınırını belirlemekte zorlanmaktadır.

Elinizdeki kitap, tıp, eczacılık, simya ve felsefe alanlarında kurduğu düşünsel yapı ile modern hekimliğin ortaçağ kaynaklarından biri olarak kabul gören Paracelsus hakkında Türkçede var olan büyük boşluğu dolduracak özel bilgilerle oluşturulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺20,30

Büyüsü hiç azalmayan, günümüz felsefesini hâlâ etkilemeye devam eden Kant üzerine titizlikli bir çalışma. Allen W. Wood bu çalışmada Aydınlanmanın en büyük filozoflarından Kant’ın hayatına ve temel eserlerine yer veriyor ve metafizik, epistemoloji, bilim felsefesi, tarih felsefesi, din felsefesi, etik, estetik ve siyaset felsefesine katkıları da dahil olmak üzere Kant’ın felsefi düşüncesinin geniş bir yelpazesini büyük bir ustalıkla okura sunuyor.

“A. E. Wood’un olağanüstü bu yeni çalışması, akademisyenler için ilgi çekici felsefi bir yorum ve öğrenciler için son derece açık ve yararlı bir rehber.”

–Karl Ameriks, Notre Dame Üniversitesi

“Kant’ın felsefe tarihine olan duyarlılığı, ama daha da önemlisi, insanlığın kendisini bir tarih olarak görmesi ve ahlaki amaçlara tarih aracılığıyla ve tarihin sınırları içinde ulaşılabileceği kabulü kitapta yerini alıyor. Güçlü ve titiz bir dil kullanan Allen Wood, Kant’ın felsefesinin tarihsel boyutunun ayırt edici bir resmini çiziyor.”

–Paul Guyer, Pennsylvania Üniversitesi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺32,85

İbni Sina ya da dünyanın tanıdığı isimle Avicenna...

11. yüzyılda insanlığın cevap aradığı sorulara pozitif bilimci yaklaşımla karşılık vermiş bir felsefeci, eşsiz bir hekim, astronom, matematikçi ve fizikçi.

Hayatı boyunca sorular sormuş, “neden”lerin peşinden gitmiş, çok okumuş, çok araştırmış, çok incelemeler yapmış bir insanlık incisidir İbni Sina.

İnsanlığın emekleme döneminde, taassubun karanlığına düşmeden, akıl ile bilimin ışığında yürüyen tarihin bu en büyük hekimi, başta Müslüman ve Avrupalı felsefeciler olmak üzere, Da Vinci’den Aziz Thomas’a kadar birçok düşünürü ve sanatçıyı da etkilemiştir.

Onun portresi, bugün dünyanın en saygın okullarının duvarlarını, düşünceleri ise en aydınlık beyinleri süslüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺20,30

Günceli yakalayan, sürekli üreten, sözünü sakınmayan Žižek, çalışmalarını hangi unsurlar üzerine kurdu? Felsefe ile popüler kültürü aynı potada eritmeyi nasıl başarıyor? Žižek metinlerini ilgi çekici kılan ne?

Slavoj Žižek, şüphesiz 21. yüzyıl iletişim çağının en radikal düşünürü!
Terry Eagleton, Žižek için “Kültürel teorinin muhteşem ve vazgeçilmez bir parçası” ifadesini kullanıyor ve bugün onun güncele dair söylediği ya da yazdığı her şey tüm dünyada ses getiriyor. Slavoj Žižek’in dünyaya baktığı açı, kesinlikle keşfedilmeye değer. Bu kitap, o açıyı yakalayabilmenizi sağlayacak detayları bir araya getiriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺26,60

Sokrates, Antik Yunan’da retoriğin hâkim olduğu Sofistik dönemde yaşamıştır. Platon ve Aristoteles’le birlikte Antik Yunan’ın en büyük düşünürlerindendir. Hiçbir yazılı eser bırakmamıştır. Fikirlerini ancak öğrencisi Platon’un diyaloglarından ve yazar Ksenophon’un Sokrates’e dair hatıralarını topladığı Memorabilia’dan öğrenebiliyoruz. Platon’un diyalogları dışında, Sokrates ile ilgili elimizdeki en eski metin, Sokrates’in Savunması’dır. Bu, Yunan felsefesinden günümüze ulaşan en eski belgedir. Daha önceki her şey kaybolmuştur. Bu eserler, fikirlerine dair önemli ipuçları vermenin yanında tarihi kişiliği hakkında da bilgi verir. Sokrates, bir dönem doğa filozofu Anaksagoras’ın derslerini dinlediyse de tabiat felsefesi konusuna fazla ilgi göstermemiştir. İnsanla ve toplumla ilgi­lenmeyi tercih etmiş, bu konularda fikir üretmiştir. Sık sık cehaletinden söz eden Sokrates, “Tek bildiğim, bir şey bilmediğimdir.” Sözüyle tanınır. M.Ö. 399 senesinde tanrıtanımazlıkla ve gençleri yozlaştırmakla suçlanan Sokrates, Atina’daki halk mahkemesinde ölüme mahkûm edilince baldıran zehriyle hayatına son vermiştir. Öğ­rencileri, Sokrates’in ölümünün ardından kurdukları farklı okullarda fikirlerini yaşatma çabasına girmişlerdir. Sokrates aslında felsefeyi yeniden kurmuştur ve Savunma’sı başlı başına felsefeye giriştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,75

Ahlâk ve değerler sisteminin kuruluşuna yönelik bir temel çerçevesinde çağının kültür, din ve felsefe görüşlerini eleştiren nihilist Alman düşünür, filolog. Nietzsche problemlidir. Ailesiyle geçinemiyordu, sevdiği kadın onu reddetmişti, kitapları satmadı. Ve sadece 44 yaşındayken zihnen çöküş yaşamıştır. Kundera’nın bahsettiği ata sarılarak “Seni anlıyorum” diye haykıran Nietzsche orada yere yığılıp kalmış, üzücü geçen 11 yıl sonra da ölmüştür. Onun felsefesi, kendi deyişiyle, ”üst insanlar”, hayat onlara ne verirse versin, içlerinde bulundukları durumların ve zorlukların bir şekilde üstesinden gelirler. Çağına karşı çıkış Nietzsche felsefesinin ana çizgisidir. Çağındaki entelektüalizme, felsefe sistemlerine, tarih akımlarına, çağında egemen olan tarih anlayışına ve bü­tün değerlere karşı çıkmıştır. Ona göre, sırf doğruluk diye bir şey yoktur. Evrende yalnızca değişme vardır. Akıp giden, durmadan değişen bir gelişme vardır. Bu değişmeyi sürdüren de hayatın kendisidir. Öyleyse yaşamak, her şeyin üstündedir.

Nietzsche'­ye göre, tarihin gücüne karşı gelen, başkaldıran kimse erdemli insandır. İnsanlığın amacı, gücünün sonuna varmak değil, daha yükseklere erişmek olmalıdır. Bunun için de her şeyden önce yaşamayı öğrenmeli ve tarihi de yaşamanın hizmetinde kullanmalıdır. Friedrich Nietzsche, kitaplarının bize 'gerçekte olduğumuz kişi olmayı' öğretmesini istiyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,75

Karl Marx, Yahudi asıllı Alman filozof, politik ekonomisttir. Komünizmin manifestosunu yazmıştır. Ölümüne en çok dostu ve ölümüne en çok düşmanı olan fikir adamıdır. Marx'ın ekonomi alanındaki çalışmaları, günümüzde emeği, emek-sermaye ilişkisini ve bunları takip eden ekonomi düşüncesini kavramanın büyük bir kısmı için temel oluşturmuştur. Sosyoloji ve sosyal bilimleri başlatan isimler arasında ilk sırada yer alır. En fazla kitap onun hakkında yazılmıştır. Marx, komünist devrimin Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık gibi ileri derecede sanayileşmiş ülkelerden başlayacağını düşünüyordu. Kapitalizmin içinde burjuvazi ve proletarya arasındaki sınıf çelişkilerinin çalışan sınıfın siyasî zaferi ve bunun sonucu kurulacak sınıfsız bir toplumla komünizmin gerçekleşeceğini iddia eder. Marx düşüncelerinin hayata geçmesi için büyük mücadele verdi. İşçi sınıfının, kapitalizmin yıkılması ve sosyo-ekonomik bir değişimin geçirilmesi faal olması gerektiğini savundu.

Karl Marx'ın görüşleri, özellikle ölümünden sonra, Marksizm genel başlığı altında incelenmiştir ve tartışılmıştır. Marx’ı anlamak noktasında kitabımızda, karşı görüşe de, araya girmeden, geniş yer verdik. New York Tribüne gazetesinde on yol boyunca, Avrupa ve Asya’daki politik olayları ele alan haftalık makaleler yazmıştır. Marx Türkiye üzerine tezlerini çoklukla bu gazetede işlemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,75

Immanuel Kant yaşadığı dönemde büyük ilgi görmüş ve ilgi gittikçe artmış, hakkında çok sayıda tez yazılmış, kitap yayınlanmıştır. Onun dönemi “Aydınlanma” dönemidir. Kendisi de “aydınlanma” üzerine tezler geliştirmiştir. Aklın ve aklı kullanmanın ön planda olduğu dönemde Kant “Aklını kullanma cesaretini göster!” diyerek insanlığa çağrıda bulunmuştur. Kant Fransız İhtilali’yle birlikte hem cumhuriyetçi yönetimlerin artmasına dair umutlanmış hem de bu ihtilâlin kanlı olmasından dolayı da devlet başkanına isyanı doğru bulmamıştır.

Kant’ın insan haklarına dair fikirleri çok önemlidir. Ferdlerin devlet karşısında eşit olduklarını savunarak soy üstünlüğü anlayışının karşısında durmuştur. Adalet, onun için tartışmasız kabul edilmesi gereken bir kavramdır. Ona göre; fertler, birbirlerine göre eşit olabilmeleri için devlet çatısı altında toplanmışlardır. Uluslararası ilişkiler de tıpkı insanların devlet çatısı altında toplanması gibi devletlerinde, kendilerinden üst bir yapı içerisinde toplanması gerektiğini ifade etmiştir. Immanuel Kant, felsefede yeni çığırlar açmasının yanında, 1795 yılında yayımladığı Ebedî Barış Üzerine adlı çalışması ile barış hakkında o zamana kadar ortaya konmuş düşüncelerin seyrini büyük ölçüde etkilemiştir. Kant ticarete büyük önem vermiştir. Ticaret sayesinde devletler birbirleriyle alış-veriş edecekler ve böylece bağ kuracaklardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,75

İbn Haldun, İslâm düşünce hayatının belli başlı isimlerindendir.

Fikir olarak kimseye bağlı kalmamış ve kendisinin de iddia ettiği gibi, “orijinal” olması için tenkidî eserler ortaya koymuştur.

İbn Haldun’un yaşadığı dönemi, bugünle kıyaslayarak eserini değerlendirmemek gerekir.

İbn Haldun ilim için, Endülüs’ten çıkarak, Fas’a, Tunus’a ve Mısır’a gitmiştir.

İbn Haldun’un dikkat çeken bir hususu, İslâm dışı kaynaklardan ulaşabildiklerini kullanmasıdır. Zamanının bütün ilmî gelişmelerinden haberdar olduğu görülmektedir.

İbn Haldun bir tarih felsefecisi ve sosyal tarihçidir. Ümran ilmi adını verdiği ilimle tarihî olguları çeşitli sebeplerin birbirine etkisiyle açıklamaya çalışmıştır.

Mukaddime’de devletlerin yükselmesi ve bozulmasının sebeplerini ampirik verilere dayalı bir tarih anlayışı ile çözümlemeyi denemiştir. Onun çözümlemelerinde kullandığı temel kavramlar; “asabiyet”, “ümran”, “bedevîlik”, “hadarîlik” tir. İbn Haldun sosyal çözümlemelerinde basit ve sade hayatı savunmuştur. J. J. Rousseau’nun toplum yaşamının insanın iyi olan doğasını bozduğu düşüncesi gibi İbn Haldun da şehir hayatına karşı bedevî hayatı öne çıkarmıştır. İbn Haldun devlet yönetimi tezleriyle de dikkati çekmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,75

“Joseph Choonara’nın Marx’ın Kapital’i için Okuma Kılavuzu, Marx’ın, ilk basımının üstünden 150 yıl geçen kapitalizm analizini çalışmaya yeni başlayanlara yardımcı olmak için yapılmış vakitli bir katkı. Choonara, okuru Kapital’in sayfalarında dolaştırmadan önce, kitabın bağlamını, yöntemini ve amacını anlaşılır biçimde izah ediyor. Marx kitabının işçi sınıfı içinden bir okur kitlesine ulaşmasını umuyordu. Bu amaca katkıda bulunmak için daha önce de bulunulan girişimler arasında Choonara’nın yaptığı açık ara en iyisi.”

- Michael Roberts

“Bu kitap Marx’ın Kapital’i için yazılmış kolay anlaşılır ve açık bir kılavuz olmasıyla öne çıkıyor. Marx’ın fikirlerinin özünü ortaya koyarken lafı dolandırmıyor. Kapitalizmin kaotik ve bunalımlı doğasını anlamak için iştah duyulan zamanlarda Choonara, aktivistlerin düşünsel araçlarına önemli bir katkıda bulunuyor.

- Jane Hardy

“Marx’ın Kapital’i için Okuma Kılavuzu, Marx’ın en önemli çalışmasını anlamada çok değerli, anlaşılır biçimde yazılmış, veciz bir yardım. Choonara, Marx’ın Kapital’i şekillendiren tutarlı yaklaşımında ve Marx yaşarken olduğu gibi şimdi de kapitalizmin temel mantığını ortaya koyan analizinde kullandığı uzun ve modası geçmiş ama doğru mefhumlarına sadık kalıyor. Bu bakımdan, rekabet ettiği giriş niteliğindeki diğer çalışmalardan hayli üstün.”

- Rick Kuhn


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺16,50

“Platon Öncesi Filozoflar” üzerine bu dersler, 1872-1873 tarihlidir. Nietzsche bu dersleri, 1876 yılında elden geçirmiştir. Müzisyen ve filozof Paolo D'Iorio, Almanya’nın Weimar kentindeki Goethe Schiller Arşivlerinde saklanan elyazmalarını tekrar inceledi ve derslerin daha önceki 1913 (Kröner) ve 1921 (Musarion) tarihli Almanca baskılarında eksik olan kısımları tamamlayarak eseri eksiksiz biçimde bize sundu.

Bu kitap ayrıca yine yakın zamanda yayına hazırlanan “Filozofların Silsileleri” metnini de içeriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺68,88

Karl Marx ve Sistemi, Türkçe'de Karl Marx üzerine yapılan ilk ciddi ve bilimsel çalışmadır. 20. yüzyılda bütün dünyayı sarsan Marksizm, diyalektik materyalizme dayanan bir tarih felsefesidir. Marksizm feodal ve kapitalist dünya arasında bir üçüncü yol bulmaya çalışan hem bir ekonomik sistem hem de bir ideolojidir.

Bu kitapta Marx'ın dokumundsuı başlayarak, ailesi, eğitimi, çalışmaları akıcı bir üslupla ele alınmış ve çarpıcı sonuçlar ortaya konmuştur.

Aynı şekilde Marx'ın eserlerinin geniş ve derinlemesine bir tahlili ve tenkidi yapılmış, bir Ütopya olarak toplumlar üzerindeki etkisi irdelenmiştir.

Ord. Prof. Dr. Ziyaeddin F. Fındıkoğlu hiçbir ideolojik övgü ve yergi tuzağına düşmeden objektif ve akademik bir dikkatle Marx'ı ve eserlerini inceleyerek, onun dünya düşüncesine, ekonomik ve sosyolojik mirasına kattığı değerleri, hata ve sevaplanyla ortaya koymuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Erzurum
Sayfa Sayısı : 319
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺36,00

Karl Marx, fikirleriyle bütün dünyayı etkileyen az sayıdaki insandan biri. Bu fikirler öylesine etkileyici ki kendisinin 1883’teki ölümünden önce bile fikirleri büyük tartışmalar yaratabilmişti.

Herkes Marx’ı güncel sorunlar karşısında yeniden yorumlama gereksinimi duyuyor. Bu yorumların bir bölümü öylesine vahim ki Marx bile bu “marksizmler” karşısında “bütün bildiğim ‘marksist’ olmadığımdır; tanrı beni dostlarımdan korusun!” diye isyan etmişti.

Bu kitabın amaçlarından bir tanesi, onu fikirlerini çarpıtan dost ve düşmanlarının ellerinden kurtararak onun temel fikirlerini mümkün olan en açık ve doğrudan bir şekilde ortaya koymaktır.

Ama bundan daha önemlisi, onun ekonomik kriz, işsizlik, sömürü, ulusal sorun, savaş tehdidi, emperyalizm gibi konulardaki fikirlerini (ki bugün hala onlara çok ihtiyacımız var) ve bu sorunlara onun fikirlerini temel alan devrimci yanıtları sunmaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺20,75

Platon'a ait eserler arasında Kanunlar, İslam dünyasında en çok sözü edilen kitaplardan biridir. Fakat klasik kaynaklarda Kanunların muhtevası ile ilgili olarak nakil ve ifade edilen bilgiler oldukça sınırlıdır. Bazı küçük iktibasların dışında Kanunlar Diyaloğunu en geniş çapta ele alan düşünür Farabi'dir. Farabi, Platon'a ait eserlerin büyük çoğunluğu üzerinde söz söylemiş, onların mevzularını belirtmiş, hangi hedefe yöneldiklerini, neyi ortaya koymak istediklerini açıklamıştır. Bunlar arasında en kapsamlı olanı Kanunlar hakkında kaleme aldığı ve Telhisü'n-Nevamis ismini verdiği eserdir. Farabi bu eserde hem Kanunları özetlemiş hem de kendisinin Platon'u nasıl anladığını ifade etmiştir. Ülkemizin önde gelen İslam Felsefecilerinden Prof. Dr. Fahrettin Olguner tarafından yayına hazırlanan elinizdeki kitap, Farabi'nin Kanunlar hakkında kaleme aldığı bu eserin Arapça metnini ve Türkçeye tercümesini içermektedir. Ayrıca eserde ek olarak Arapça orijinali ve Türkçeye tercümesi ile yer alan ve Felsefe Tarihi açısından büyük önem taşıyan Filozof Platon'dan Porphurios'a Mektup adlı bir metin de ilk kez okuyucu ile buluşmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺34,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 290
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2009
₺40,00

Bilgiyi epistemik erdemler, bilişsel yetiler yoluyla açıkladığı için “erdem epistemolojisi” adını alan görüş Aristoteles’e kadar dayanır. Çağdaş epistemolojide Ernest Sosa’nın kurucusu olduğu bu görüşte “entelektüel erdem” merkezi kavramlardan biridir. Erdem epistemolojisi çağdaş epistemolojide bilgi konusunda yaşanan sorunları çözmeye aday önde gelen görüşlerden biridir. O sadece Gettier problemi çözümünde değil modern epistemolojide (klasik) temelci gerekçelendirmenin ve ayrıca bağdaşımcı gerekçelendirmenin terkedilmesine neden olan sorunların çözümünde de işlevsel görünür. Öte yandan bugün çağdaş epistemolojideki sorunların, özellikle modern epistemolojinin uzantıları olan sorunların kısmen Aristoteles’in erdem epistemolojisi yoluyla çözülmeye çalışılması İlkçağ felsefesinin “yeni” sorunların çözümünde ne kadar önemli olabileceğini gösteren açık bir örnek olsa gerek.

Kemal Batak’ın bu eseri, konuya kayda değer açılımlar getiriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺45,36

'İnsanı ne kurtarır?" sorusuna Sartre'ın yanıtı şudur: "Hiçbir şey. Hiçbir şeyde kurtuluş yoktur. Kurtuluş düşüncesi bir mutlak düşüncesini gerektirir. Kırk yıl nevrozla yaşadım. Mutlak çekip gitti, bıraktı yakamı. Geriye, yapılacak sayısız işler kaldı." Ona göre ahlâk gibi, edebiyatın da evrensel olmaya ihtiyacı vardı; yazarın milyarlarca aç insanın yanında yer alması gerekiyordu. Bunu yapmayan yazar, seçkinler sınıfının hizmetinde demekti. Oysa insan özgür olmaya mahkûmdu; çünkü hiçbir özrü olmaksızın atılmıştı dünyaya. Peki, bunu nasıl başaracaktı? İnsanın kendi varoluşundan özünü bulması kolay değildi elbette. Bir kere yazgısının dayanılmaz olması gerekirdi; yazgı dayanılır olursa, bu daha da vahim sonuçlar demekti. Sartre'ın yabancılaşma dediği de tastamam buydu. Alışmak, çürümekti...

Sartre hiçbir zaman beklenen yerde olmadı. Felsefi, siyasi, bütün kavgalarda; Budapeşte tanklarının, Cezayir'deki işkencelerin lanetlenmesinde... hep ön saflarda bulundu. Sartre - Felsefeye Adanmış Bir Yaşam, yaşadığı yüzyılda dünyayı böylesine etkilemiş bir filozofun felsefi haritasını çıkaran, özel hayatının pusulasını sunan, eserlerinden seçilen örnek metinlerle zenginleşen bir derleme... Böylelikle göreceksiniz ki, Sartre'a sanıldığından çok şey borçlu insanoğlu...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2014
₺29,80

Toplantı kötü başlar. Sartre, "Peki ya sen, neden ayaktasın? Üzerimizde daha iyi hâkimiyet kurmak için mi?" der Geismar'a haykırarak. Bu suçlama karşısında Geismar -ki otuz dört yıl sonra bile bu an onun aklından gitmeyecektir-, gülümseyerek, Santé Hapishanesi’ndeki açlık grevinden beri böbreklerinden rahatsız olduğunu söyler. Kuşkusuz Sartre bu durumu bilmiyor değildi; duruşmanın yapıldığı gün, paslı fıçısının üzerine çıkıp Geismar'ın lehinde tanıklık yapan kendisiydi. Sözlerini şöyle sürdürür Sartre: "Bir aydında olmaması gereken tüm özellikler sizde!"

Jean-Pierre Barau'nun, 'Sartre Başkaldırı Zamanı' adlı kitabı, düşünürün 1968 'den 1980’deki ölümüne kadar yıllarını, onun siyasal eylemlerini merkezine alarak, Foucault’dan Raymond Aron'a, Simone de Beauvoir 'dan Bernard-Henry Levy’e, Fransız entelijensiyasının yaşadığı dönüşümü Proleter Sol adlı örgüte mensup yazarının gözünden inceliyor. Sartre'ın militan siyasal eylemliliğiyle düşünceleri arasındaki ilişkiyi anlamak için önemli bir çalışma.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2014
₺24,00

Hayatınızda Platon’a Yer Açın Çünkü Hiçbir Yan Etkisi Yoktur!

Hayatla nasıl baş edebilecğinizi gösteren 80 reçete.

Filozoflar arasında mantık yürütme şeklimizi en çok etkilemiş olan şüphesiz ki Platon’un kendisidir. Düşünce tarihinden bahsederken sık sık “Platon zaten her şeyi söyledi,” demek çok da tuhaf olmaz ve Atinalı bu filozof günümüzde de geçerliliğini o kadar korumaktadır ki aforizmaları ve değerlendirmeleri sanki günümüzde kaleme alınmış gibidir. 

Bu kitaptaki pratik 80 reçete sayesinde Platon’un felsefesinden ilham alarak hayallerimizi gerçekleştirmeye bir adım daha yaklaşıp zamanımızı iyi değerlendirmenin ya da dostluklarımızın hayat boyunca tadını çıkarmanın yollarını bulabiliriz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 244
En / Boy : 14 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺28,00

"Son derece akıcı ve insanı düşünmeye sevk eden bu muhabbetler, çok çeşitli felsefi konular üzerine hayranlık uyandırıcı bir kavrayış sunuyor.”

- Publishers Weekly

Sokrates, Platon ve Aristo’nun antik klasiklerinden Wittgenstein, Hegel ve Derrida’nın çığır açan modern düşüncelerine uzanan Felsefe Muhabbetlerine Devam, Batı felsefesinin 2.500 yılına yayılıyor ve en etkileyici fikirlerini aydınlatıyor.

“Tarihin en önemli filozofu kimdir?” sorusunun izinde, dünün en önemli düşünürlerinin bazılarını bugünün önde gelen felsefecileriyle konuşan Edmonds ve Warburton, felsefi besinlerle dolu ufak lokmalardan oluşan entelektüel bir tadım menüsü sunuyor.

“Merak uyandırıcı ve anlaşılır… Okuyucuların Batı felsefesinin en önemli düşünürlerini tanımak için bölümlerini birbirinden bağımsız da okuyabileceği bu kitap, felsefeyle ilgilenen tüm okurlara tavsiyemdir.”

- Scott Duimstra, Library Journal


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺38,50

Fikir adamları, bu arada felsefeciler de, tarih boyunca birçok kez bazen bireyleri bazen de kitleleri düşünceler için, idealler için, ideolojiler için ölmeye, ulvi bir amaç uğruna kendilerini feda etmeye yöneltmişlerdir, ancak kendileri söz konusu olduğunda tavırları ne olur acaba? Özel alan ile “mesleki” alanın farklı olduğunu mu savunurlar? Teorik olanla pratiğin bir noktada çakışmasının şaşkınlığına boğulup ani bir aydınlanmayla daha önce dile getirdiklerinden vaz mı geçerler, yoksa felsefenin esas amacının insanın kendini gerçekleştirmesi olduğunu unutmaksızın fikirlerini hayata geçirmeye mi uğraşırlar? Her ne pahasına olursa olsun...

Costica Bradatan; Sokrates, Hypatia, Giordano Bruno, Thomas More gibi en bilinen örneklerden yola çıkıp bu isimlerin yanına pek çok başkalarını da katarak bu soruları ele alıyor, zaman zaman mizaha yaklaşan, edebî yönü dikkat çekici bir dille aydın üzerine, entelektüel cesaret üzerine zihin açıcı, kışkırtıcı bir okuma sunuyor.

“İnsanlığa şimdiye kadar verilmiş en paha biçilmez şey ölümdür. Bu nedenle en büyük günah onu kötüye kullanıp yanlış ölmektir.”

- Simone Weil

“Felsefe yapmak nasıl ölüneceğini öğrenmektir.”

- Michel de Montaigne

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺58,10

Tarih ve felsefe terimleri, yüzyıllardır birbirleriyle ilişkisi olmayan alanları nitelemek için kullanılagelen terimlerdir. Antikçağ’da insanın doğa üzerine düşünerek kendi bilgisini kazanma süreci, Ortaçağ’da yerini Tanrıya bırakmış; bu çağı izleyen dönemde ise, her türden yerellik ve tarihsellikten uzak soyut akıl kavramsallaştırması, düşünce tarihinde o çağın genel paradigması haline gelmiştir. Evrene ve kendine ilişkin bilgi elde etme çabasında insanı yeterince tatmin etmeyen bu üç dolayımın, özellikle 18. yüzyıldan başlayarak yerini tarihe terk ettiği; dahası her birinin, kendi tikel anlamlarını ancak ve sadece tarih sayesinde ve tarihte kazandığı fikri, felsefeyi yeni bir yörüngenin eksenine çekmiştir. ‘Geçmişin şimdideki sürekli etkililiği’ anlamında bir tarihsellik bilincinin gelişmesiyle birlikte tüm 19. yüzyıl, bir tarih yüzyılı olmuş; tarih ile felsefenin bir arada ele alınması, özel anlamda felsefenin, genelde ise düşüncenin yönteminin ne olacağı sorusu üzerine yeni kavrayışların şekillenmesine önayak olmuştur. Günümüzde sosyal bilimler üzerine düşünmenin olanağı, bu sürecin bilinmesini ve özümsenmesini gerektirmektedir.

Tarih Felsefesi kitabı, bu alanda bir giriş kitabı olmanın ötesinde, ‘sonuçlarından hiçbir zaman öğrenilemeyecek bir etkinlik’ olan felsefenin içine dolayımsız bir şekilde nüfuz edebilmeyi ve yüzyıllarca ilişkileri sorunlu addedilmiş tarih ile felsefenin farklı kesişim noktalarındaki belli başlı problemleri göstermeyi amaç ediniyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 262
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺32,00

Kim Korkar Filozoflardan!

90 Dakikada Felsefe serisi gelmiş geçmiş en büyük filozofların hayatlarının en önemli anlarına ışık tutuyor. Usta yazar Paul Strathern, filozofların düşüncelerini, teorilerini ve hayat hikâyelerini eğlenceli ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatıyor. Felsefeye ilgi duyanlar, bu seriyi ellerinden düşüremeyecekler.

90 Dakikada Platon'da, "Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar kötüdür" diyen filozofun gençliğine dair sınırlı ama ilgi çekici bilgileri, hocası Sokrates'le olan ilişkisini, sürgünde geçen hayatını, kölelik günlerini, ondan sonraki filozofları etkileyen metinlerinden parçaları ve felsefesinin kısa bir özetini okuma olanağı bulacaksınız.

"İyi yazılmış, anlaşılır ve bilgi yüklü... Bütün seri muzipçe bir nükteyle yazılmış. Okumadan duramıyorum."

- New York Times

"Nükteli, aydınlatıcı ve şükür ki kısa ve öz."

- Wall Street Journal


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺20,25

Bu merak uyandırıcı kitapta, tanınmış bir akademisyen, usçuluk ile geleneksel Hıristiyanlığın çarpışmasından bu yana biçimsel düşünmeden en çarpıcı ve devrimsel çağı olan 19. yüzyıl felsefesini tanıtıyor. Geleneksel felsefi yöntemler ve felsefenin geleneksel konuları düzlemlerinde kademeli olarak bir çöküşe gidildiğinin 19. yüzyıl filozofları tarafından da kabul edildiğini vurgulayan Henry D. Aiken; Kant, Schopenhauer, Comte, Spencer, Max ve Kierkegaard gibi farklı filozofların metinleri aracılığıyla bizi günümüzün felsefi ikilemlerine sürükleyen akımları ele alıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 295
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺34,00

 




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 143
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺21,25

“Büyük” olarak nitelendirilen filozofların yaşamları da felsefelerine dahildir ve onların yaşamları hakkında bilgi almak felsefelerini anlamada da önemli oranda yol göstericidir. Bu kitap Wittgenstein’ın sadece biyografik bir portresini sunmuyor. Yanı sıra felsefesini oluşturan temel kavramları ve ele aldığı meseleleri de inceleyerek Wittgenstein hakkında geniş ve etkileyici bir perspektif de sunuyor.

Wittgenstein’ın yaşamı mutsuzluklarla doludur. Ama o, yine de “Şahane bir hayatım oldu” diyebilmişti. Bu “şahane hayat” güncel yaşam değil, fakat bilgi yaşamıydı: “Bilgi yaşamı mutlu yaşamdır, dünya dertlerinin inadına.” İster hoş ister değil, ister mutlu ister mutsuz, dünyanın hayhuyu geçer gider. Bilgi kalır, bilgiyle geçen yaşam da. Bu kitapta okuyucu, böyle bir yaşamı ve onun ürünlerinden kesitleri buluyor.

- Prof. Dr. Ömer Naci Soykan


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺58,50

Kim Korkar Filozoflardan!

"90 Dakikada Felsefe Serisi", gelmiş geçmiş en büyük filozofların hayatlarının en önemli anlarına ve eserlerine ışık tutuyor. Usta yazar Paul Strathern, filozofların düşüncelerini, teorilerini ve hayat hikâyelerini eğlenceli ve herkesin anlayabileceği sade bir dille anlatıyor. Felsefeye ilgi duyanlar için kaçırılmaz bir fırsat ve başvuru kaynağı.

"90 Dakikada Bertrand Russell"da, "Savaş kimin haklı olduğunu değil kimlerin hayatta kaldığını belirler," diyen filozofun, 98 yıllık hayatına sığdırdığı onlarca başarının, asla muhalif tavrından ödün vermeyişinin, matematiğe ve felsefeye yaptığı katkıların, akademiden sürgün edilişinin, Sovyetler Birliği serüveninin ve yaptığı evliliklerin hikâyesini okuma olanağı bulacaksınız.

"İyi yazılmış, anlaşılır ve bilgi yüklü… Bütün seri muzipçe bir nükteyle yazılmış. Elinizden düşüremiyorsunuz."

? New York Times

"Nükteli, aydınlatıcı ve de şükür ki kısa ve öz."

? Wall Street Journal


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺20,25

Yeni Bir Bakışla Baudrillard bugün görsel sanatlar ve kültür alanında Baudrillard’ın nasıl bir yer işgal ettiğini temsilin doğası nedir sorusunu merkeze alarak sorguluyor. Buna yanıt ararken de dört tema imaj, sanat, tüketim ve ekranlar– üzerinden Baudrillard’ın külliyatında öne çıkan bazı fikirler ile günümüzün imaja doymuş dünyasında yüzeyselliğin ve görünüşlerin hakimiyetindeki sinema, televizyon, fotoğraf, pornografi, reklam, moda, reality şovlar ve internette imajların rolünü nasıl gördüğünü, sanatın rolü ve işlevine dair ne söylediğini ve son olarak da Baudrillard’ın belki de en tartışmalı ve güncel yazılarının konusunu oluşturan postmodern savaş ve onun kitle medyasındaki temsiline dair analizlerini ele alıyor.

İşaretlerin, imajların rolünü ve önemini hesaba katan bir tüketim teorisi geliştiren ilk düşünürlerden biri olan Baudrillard’ın düşünceleri Kim Toffoletti’nin bu ufuk açıcı kitabında yeniden ele alınıyor, işleniyor, sorgulanıyor ve aralıksız olarak Baudrillard’ın şu sözü yankılanıyor: ''Her şey görünür kılındığında, görülecek bir şey kalmadığını keşfederiz.''

Serinin diğer kitapları:

Yeni Bir Bakışla Heidegger
Yeni Bir Bakışla Adorno
Yeni Bir Bakışla Deleuze
Yeni Bir Bakışla Derrida


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 130
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014
₺34,80

Kant din ve dindarlığı ahlaki yaşantının içine hapseder. Bu anlamda Tanrı'ya karşı yapılan ve yapılması gereken hiçbir şey yoktur. Onun Tanrısı klasik anlamda dinin Tanrısı olmaktan uzaktır. O, en iyi haliyle filozofların Tanrısı olabilir, din ve dindarlığın Tanrısı değil. Aydınlanmanın bir düşünürü olarak Kant, her türlü kurumsal ve tarihsel dine ve yaygın tarihsel uygulamalara şüpheyle yaklaşır. Bunları bâtıl inançların, dinsel fanatizmin ve ahlâkî sapmaların kaynağı olarak görür. Bunlar aynı zamanda Kant için aklı ve insan saygınlığını da zedeleyen şeylerdir. Zaman zaman yaygın kurumsal dinin uygulama ve sembollerini kullansa da bunların kendinde bir değeri olduğunu düşünmez. O, bu sembollerin insanları ahlâka ve ahlâk yasasına saygıya götürmek noktasında tümüyle başarısız olmadığını düşündüğünden, kendi tabiriyle, bir araç olarak onlara müracaat eder.

Necmettin Tan, bu eserinde Kant'ın bilgi ve iman kavramlarına ilişkin bakışını masaya yatırıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2015
₺47,79

Algısız kavramlar boş, kavramsız algılar kördür.”

Immanuel Kant

18. yüzyılın en önemli filozoflarının başında gelen Kant, felsefi görüşleriyle büyük bir çığır açmıştır. Kant, yaptığı çalışmalarla etkisi yalnızca bilgi sorunuyla sınırlı kalmayan, aynı zamanda ahlak felsefesinden üniversitelere kadar pek çok konuda yeni bir anlayış sergilemiştir. Öyle ki, bu kendisinden sonra da sürmüş Yeni Kantçı okullar tarafından sistemi tartışılıp zenginleştirilmiştir.Doğan Özlem’in Kant’ın bilgi, bilim, tarih, ahlak üstüne görüşlerini ele alan kapsamlı yazılarını bir araya getiren Kant Üstüne Yazılar, bu büyük Aydınlanma filozofunu yeniden ele almanın gereğini bir kez daha duyuruyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺48,75

Çoğunlukla kuru, yapay ve mesafeli bir üslupla yazılmış giriş kitapları karşısında önemli bir alternatif oluşturan Minerva’nın Baykuşu, siyaset kuramını Platon’un mağarasından çıkarıp ışığa kavuşturmada kendi payına düşeni fazlasıyla yerine getiren bir çalışma olarak sivriliyor.

Yazar, Batı siyasi düşünce geleneğine damgasını vuran filozofları Platon’dan John Rawls’a uzanan o büyük kanon kapsamında incelerken, güncel ve çağdaş -kimi zaman eğlenceli- örneklerin de yardımıyla siyasetin aslında toplumsal evrimi tepeden tırnağa belirleyen, insan yaşamını her alanda kuşatan ve bizi zorlu tercihlerde bulunmaya zorlayan bir olgu olduğunu vurguluyor.

Yazar, söyleşi tadındaki yalın anlatımıyla, en zor düşünürlerin en çetrefilli düşüncelerini -içeriğinden eksiltmeden, anlam kaymasına meydan vermeden- öylesine berrak bir şekilde aktarıyor ki, söz konusu güçlükler geride kalıyor ve bu düşünürleri gerçekten anladığınıza kanaat getiriyorsunuz. Abramson, okuru, kendi siyasamıza ilişkin derinlikli bir kavrayış geliştirmeye davet etmekle kalmıyor, aynı zamanda radikal yönelim ve içgörüler üzerinde düşünmemizi de sağlıyor.

Yazarın yirmi beş yılı aşkın bir süredir vermekte olduğu siyaset felsefesi derslerinden damıttığı, öğrencilerin ilgisinin bu konuya nasıl çekilebileceği ve onlar üzerinde siyasetin ne denli önemli olduğuna dair göz açıcı bir etki yaratılabileceği güdüsünden hareket ederek ve kendi somut deneyimlerine yaslanarak kaleme aldığı bu eser, siyaset kuramının ölümsüz klasiklerini öğrenciler ve genel okur açısından -başka hiçbir kitabın başaramadığı ölçüde- anlaşılabilir kılıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 460
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺60,00

“Kendi heykelini yontmaya devam et!”

Bu sözler, eski dünya bilgelerinden, Yeni Platonculuğun kurucusu Plotinos’un tüm zamanlara hitap eden çağrısıdır. Elimizdeki kitap, Plotinos’un yaşam hikayesini çeşitli veçheleriyle izleyerek, onun aşkın bir varoluşa yönelik bireysel deneyimini betimliyor. Kendini bulmak için bakacağın ilk yer sensin, diyor Plotinos. İyiyi, güzeli, saf aşkı ve erdemi yaşamak için kendini yontmalı, üzerindeki kabukları atmalı ve içindeki varlığı keşfetmelisin. Bu ancak bütün görünümlerin ötesine geçen saf bir bakışla mümkündür. Ne var ki dünya, nesneleri, suretleri, sıfatları ve renkleriyle araya girer ve bakışımızı bulandırır. İnsan aklını ve ruhunu bunlardan kurtarmalıdır; tefekkür ve temaşa yoluyla aşkın olana yönelmelidir. Plotinos insanın bunu nasıl başaracağını, hangi merhalelerden geçeceğini ve mutlak alemin neye benzediğini anlatır. Ona göre insan ruhunu yüceltebilmelidir ama bedenini de yok saymamalıdır. Tefekkür ve temaşa için sağlıklı bir beden gerekli. Plotinos’un reddettiği şey ise bedenin dünyevi arzularıdır. Tensel aleme mahkum olan insan, tinsel aleme erişemez.

Antikçağ felsefesi uzmanı Pierre Hadot bu kitabında Plotinos’un felsefesine dair etkileyici bir özet sunuyor. Yalın ve akıcı diliyle, Plotinos düşüncesinin temel öğretilerini geçmişteki ve bugünkü anlamlarıyla aktarıyor. Ben’in mertebeleri, Mevcudiyet, Aşk, Erdemler, Tatlılık ve Yalnızlık gibi anahtar temalardan hareketle, Antik düşüncenin temel meseleleri olan Tin, Ben, Bir, İyi, Güzel ve Erdem kavramlarının Plotinosçu yorumlarına odaklanıyor. Hadot’ya göre Plotinos felsefesi öncelikle bir yaşam bilgeliğidir ve sonrasında bu bilgeliğin hedefi tinsel bir varoluşa ulaşmaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 147
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺32,00

Zihinlerimizi, çağımızın neredeyse ortak hissiyatı olarak nitelenebilecek çözümsüzlük hissinin yarattığı umutsuzluktan kurtaracak tek şey, kuşkusuz ki siyaset felsefesinin, siyasetin netliğine ilişkin tanımlamalarına dönüp bir kez daha bakmak, siyasal eylemlerimiz ve eylemlerimizin ilkeleri üzerine bir kez daha düşünmek olacaktır. Siyaset felsefesi tarihine ilişkin elinizdeki kitapta ortaya konulmaya çalışılan bu türden bir düşünme, iki temel faydayı beraberinde getiriyor: Güncel siyasetin değişim rüzgarının yönünü tespit etmek için güne damgasını vuran siyaset anlayışlarının sorunlarını tarihsel kaynaklarından takip ederek keşfetmek; bugün unutulan “iyi yaşam”-siyaset ilişkisini yeniden hatırlatarak, siyasal varoluşun anlam ve değerine ilişkin özsel bir sorgulamayı gerçekleştirmek.

Tarihsel ve siyasal analizi ortak bir potada eritmeyi hedefleyen bu türden bir düşünmenin ayırt edici özelliği, geleceğe ilişkin içkin ütopik bir bakışı içinde barındırmasıdır. İçkindir çünkü gelecekle kurulmaya çalışılan ilişki geçmişe perde çekilerek gerçekleştirilen geleceğe saf bir yönelme değildir; aksine geçmişten dolanan bir tarih bilinciyle yapılan –yani bir anlamda gelenekleri bütünüyle atlamayan  ama geçmişin tozlu raflarına da saplanıp kalmayan – dolayısıyla nostaljik yönelimlere başvurmayan– bir yolculuğu andırır. Yolculuğun temel amacı son'lu bir tarih algısını sorgulayarak geçmişi ve geleceği şimdi'de birleştirebilmek, bu yolla şimdi'de alternatif olanı açığa çıkarabilmektir.

Walter Benjamin'in konuya ilişkin vurgusu bu aşamada hatırlanabilir: “hiçbir olgu, bir neden olduğu için zorunlu olarak tarihsel olgu niteliğini kazanmaz. Bu niteliği olup bitişinin ardından, belki binlerce yıl sonra ortaya çıkan koşullar aracılığıyla kazanır. Bunu çıkış noktası yapan her tarihçi, olaylar dizisini bir tespih gibi parmaklarının arasından kaydırmaktan vazgeçer. Kendi çağının geçmişteki son derece belirli bir çağla paylaştığı konumu kavrar.” Siyaset Felsefesi Tarihi (Platon'dan Žižek'e), tıpkı Janus gibi hem geçmişe hem de geleceğe bakarak çağımızın konumunu daha iyi anlamamızı olanaklı kılmakla kalmıyor, aynı zamanda siyasete dair umut duyabilmemiz için tarihte varolan olanakları da gözler önüne seriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 861
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺108,00

Anadolu eski çağlarının yetiştirdiği en gerçekçi, en kuşkucu, en sivri dilli yazar olan Samsatlı Lukianos, edebiyat tarihindeki ilk bilimkurgu eserin de yaratıcısıdır.

İ.S. 2. yüzyılın ortalarında yaşamış olan Lukianos, Suriye’nin Kommagene ilinin başkenti Samosata’da doğmuştur. Samosata’ya biz bugün Samsat diyoruz, Malatya ilinin küçük bir kasabasıdır. (...) Lukianos’un başlıca yapıtları, insan ruhunun kötü yanlarını eleştirmek, ilkçağın birçok tanrılar kabul eden dininin çürüklüğünü, anlamsızlığını göstermek için yazılmıştır. Anadili olmadığı halde Yunancayı çok temiz yazarmış. (...) Lukianos’tan bize seksen üç yapıt kalmıştır; kimi küçücük, kimi büyükçe olan bu yazıların içine kendisinin olmayanlar da karışmıştır. Belki bir gün bütün yapıtları Türkçeye çevrilir; ben şimdilik bazılarını almayı yeter buldum.

Nurullah Ataç

Samsatlı Lukianos karşımıza benzersiz bir kaynak olarak çıkar: hem bize eskil Yunan evreni konusunda olguları özünden kavratıcı bilgiler verir, hem bu ekinin içinden olan, ama ona dışarıdan bakmasını da bilen bir yazar olarak, onun temel değerlerini tartışma konusu eder, boşluklarını, aksaklıklarını gözler önüne serer. En büyük tanrı Zeus’tan en büyük ozan Homeros’a kadar tüm üstün varlıkların özellikle zayıf yanlarını ve tutarsızlıklarını sergileyip alaya alır.

Lukianos çevirisinden yedi sekiz sayfa okuduktan sonra, onda hem kanlı canlı bir konuşma dilinin akıcılığını, hem özenli bir yazı dilinin açıklığını buluyor, “Bir yazar ancak bu kadar kendine yakın bir çevirmen bulabilir,” diye düşünüyoruz. Neden? Malatya kökenli Lukianos’la Adana ve Maraş kökenli Ataç arasında yüzyıllar ve diller üzerinden bir hemşerilik mi söz konusu? Yoksa, gene diller ve yüzyıllar üzerinden, iki kardeş düşüncenin ve iki kardeş biçemin birbirini bulması mı? Sanırım, her ikisi de.

Tahsin Yücel


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 600
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺59,50

Vakti az olanlara, tüm zamanların gelmiş geçmiş en önemli ve en yanlış anlaşılan filozoflarından Şipşak Nietzsche!

Vakti az olanlara!
Hayatımızı değiştirenlerin hayatları Şipşak dizisinde!
 
Tüm zamanların gelmiş geçmiş en önemli ve en yanlış anlaşılan filozoflarından Friedrich Nietzsche, “Ben insan değilim, dinamitim” diyordu. Gerçekten de düşünmek, hiçbir zaman Nietzsche’ninki kadar yüksek bir patlama tehlikesi içermemişti.

Nietzsche, kendisini saran dünyanın, kültürün ve felsefenin darlığından mustaripti. İstediği az değildi; radikal bir şekilde “değerlerin yeniden değerlendirilmesi”ni talep ediyordu. Bu yolda ilerlerken yarattığı her eser; Tragedyanın Doğuşu’ndan Böyle Buyurdu Zerdüşt’e ve Ecce Homo’ya kadar bir çığlık, dayatma, kışkırtmaydı.

Sivri dilli yazar ve mizah ustası Peter Zudeick, Friedrich Nietzsche’nin sarsıcı gücünü hâlâ koruyan eserlerini ve yaşamını zengin verilere dayanarak aktarıyor ve gerçekten zirveyi zorluyor.

Yazar hakkında:
Peter Zudeick, Almanya’nın Solingen kentinde doğup büyüdü ve meslek yaşamına polis olarak başladı. Daha sonra Köln’de edebiyat, pedagoji, felsefe ve tiyatro eğitimi aldı. 1976 yılında Kölner Stadt Anzeiger gazetesine stajyer olarak girip, politika servisinde gelecekteki mesleğiyle tanıştı. 1980 yılında radyoya geçerek muhabir ve moderatör olarak çalıştı. 1982’de parlamento muhabiri oldu.

Peter Zudeick 1985 yılında beri Almanya’nın önde gelen radyo istasyonları ve gazeteleri için serbest gazetecilik yapıyor, televizyon programları hazırlıyor. Çalışma alanları siyasi röportajlar, yorumlar, analizler, araştırmalar ve edebiyat üzerine söyleşilerdir. Alman hr 2 televizyon kanalında siyasetçilerin ağızlarından çıkan çarpıcı sözleri hicvederek özetlediği haftalık programı, gördüğü büyük ilgi üzerine CD olarak da satışa sunuldu.

Son dönem yazdığı kitaplarda Almanya’yı giderek yoksullaşmaya sürüklediklerini savunduğu siyasi yöneticileri eleştiren Peter Zudeick, eserlerinde Plato ve Marx vb. gibi tarihe yön vermiş kişilikleri günümüz yöneticileriyle kıyaslıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 260
En / Boy : 11,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2014
₺44,80

Felsefe tarihi boyunca çok az düşünür Martin Heidegger kadar içinden çıkılması güç bir ihtilaf konusu olmuştur. Adı ve bilhassa Nazi yönetimiyle ilişkisi etrafında kopan fırtına zaman zaman yapıtının önüne geçen bir etki yarattı ve bu kafa karışıklığından uzak durmak bugün de kolay değil. Her şeye rağmen, başyapıtı Varlık ve Zaman’da dile geldiği haliyle yazgı, suç, hakikat, varoluş gibi temalar üzerine geliştirdiği düşünceler felsefe tarihinin en ufuk açıcı soruşturmaları arasında olmayı sürdürüyor.

Elinizdeki çalışma, Heidegger düşüncesini kimi belirleyici izlekler boyunca takip ediyor olmanın yanı sıra, düşünürün sanat ve dil hakkındaki fikirlerinden çok tartışılan siyasal angajmanına dek birçok başat tartışmaya da değiniyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 204
En / Boy : 11,5 / 16,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2014
₺13,96

Jacques Derrida’nın yirminci yüzyıl felsefesinde yarattığı etkiyi birkaç tümceyle anlatmak elbette olanaksız. Batı kaynaklı felsefi düşünüşün temel önemdeki kimi çıkarımlarına meydan okuyan yapıtı, çoğu kez merkez aldığı epistemolojik çerçevenin dışına taşan yaygın bir etki üretti. İçinde yaşadığımız çağı “postmodern” kılan bazı öncüllerin tanım ve anlam bulduğu temel yapı, Derrida’nın baştan sona yeniden bozup kurduğu bir idea küresi sayıldı çok defa. Kısaca yapıbozumcu diye nitelenen mirasının bugün de hem sonu gelmez tartışmalar için bir çıkış noktası, hem de bugünün felsefi ufkunu işaretleyen esin kaynaklarından biri olduğu apaçık ortada. Derrida hakkında birçok titiz incelemeye imza atan genç kuşak araştırmacılardan Glendinning, düşünürün yapıtını zengin bir içgörü ve yalın bir analiz becerisiyle farklı bir okumaya tabi tutuyor.





Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 167
En / Boy : 11,5 / 16,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2014
₺13,96

Bu eser pagan bir baba ile koyu Katolik bir ananın ocağında yetişen ve kendisini bildiği yaştan itibaren Tanrı’yı arayan, nihayet Milano’daki bahçesinde duyduğu bir sesle irkilip O’nu gönlünde keşfeden bir düşünürün tövbesidir; Tanrı’yı bulmadan önceki yaşantısında kendisini günahkâr olarak nitelendiren, Tanrı’yı bulduktan sonraki yaşamında hafızasına üşüşen bütün günahlarını itiraf ederek arınan ölüme yazgılı bir insanın, ölümsüzlük karşısında bütün acizliğiyle boyun eğişi ve ruhani kata yükselerek yeniden dirilişidir.

Bu eser hakikati ararken düştüğü dünyanın kaynar kazanında debelenip duran, kimi zaman Manicilerin, kimi zaman Cicero’nun, kimi zaman Platon’un, kimi zaman Şüphecilerin öğretilerine dalan, ama hiçbirinde kaygılarına şifa bulamayan kıpır kıpır bir ruhun sessiz çığlığıdır.

Augustinus’un kendi dilinden bir özyaşam hikâyesi sayılan bu eser baştan sona okunup anlaşılmadıkça Hıristiyanlığın ve Batı felsefesinin en önemli şahsiyetlerinden biri olan Augustinus üzerine her okuma ya da her çalışma yarım kalacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 660
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺74,30
Tükendi

Leonardo, savaşlarınvedevrimlerinortasında, huzurunvegüvenliğinolmadığı, Lodovico Sforza ve Cesare Borgia (Machiavelli’ninprensi) gibi şeytan ili derlerin ya da Savonarola gibi koyu sofuların yaşadığı bir çağda, bir zulüm, vahşet ve kalleşlik çağında yaşamıştır. Leonardo sükunetini korumayı nasıl becermiştir? Yaratıcı dehası sayesinde sebatlı ve dengeli kalabilmiştir. Ancak Leonardo, daha mutlu bir durumda yapabileceğinden daha fazlasını yapamazdı. Leonardo bir sanatçı, şair, düşünür ve hayalperestti. Eğer daha aktif ve daha “verimli” olsaydı ne kadar büyük bir kişi, ne kadar mükemmele yakın olurdu kim bilir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺0,00
Tükendi

İnsan ırkını diğerlerinden ayıran şey, düşünmek ve fikirleri nesilden nesle aktarabilmektir. Bu konuda da en büyük ve önemli rol filozoflara aittir. Ancak şunu da unutmamalıyız ki felsefe, yalnızca uzmanların değil, sıradan ins anların da hayat boyunca ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu nedenle felsefe okumak ve filozofları anlamak, kendi hayatınızı anlamak için de hayati önem taşımaktadır. Bu çok değerli kaynakta, fikirleriyle tüm dünyaya yön vermiş, insanlara yeni bakış açıları kazandırmış 100 büyük düşünür hakkında herkesin kolaylıkla
anlayacağı, yalın bir dille yazılmış, geniş çaplı bilgiler bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺0,00
Tükendi

Çin geleneklerini derleyip toplayarak yeni kuşaklara aktarmak isteyen Konfüçyüs kendine has yöntemleri olan bir filozoftu. Konuşmalar; Dünyaya, hayata, insanlara dair öğrendiklerini büyük bir keyif ve mutlulukla aktardığı öğretileridir. Eser bize, kaybettiğimiz öğrenme ve farkında olma istediğini son derece naif bir şekilde hatırlatıyor. Unutulan usta ve çırak eğitiminin hayat için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Son derece incelikli düşüncelerden oluşan eser, her soruya cevap bulunacak şekilde kaleme alınmıştır. Uzun zaman Çin'de kutsal kitap sayılmıştır.

Anlam yolculuğunda yolunu kaybetmişler için veya yaşadığımız her olayın daha derin bir anlamı olacağını bilenler için harika bir rehber.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺6,24
Tükendi

Cicero filozof mudur, hatip mi, avukat mı, yoksa eski ekolden Romalı bir politikacı mı? Her ne olursa olsun, antik çağda yaşamış başka hiçbir Yunan ya da Latin düşünür, yorumcular arasında bu kadar tartışma yaratmamıştır. Cicero, altmış iki yaşındayken yazdığı bu eserde, çok değil iki yıl sonra başına gelecek korkunç sondan habersiz, keyfini pek süremediği yaşlılığı övmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 10,5 / 16
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺16,50
Tükendi

İnsanlığın şu ana kadar erdemli dediği insan tipinin tam da karşıtı olduğunu ve bu yazının asılamacının da sadece bu karşıtlığı ortaya koymak olduğunu belirtiyor. "Belki de o karşıtlığı güleç, insancıl bir biçimde ortaya koymaktan başka amacı yoktur bu yazının, belki bunu dile getirenilmişimdir." Ama hemen ardından yanlış anlaşılmamak için, amacının insanlığı düzeltmek olmadığını da belirtiyor, çünkü böyle bir çaba yeni putlar dikmeyi gerektirir ki, bu da onun amacı ile tam bir zıtlık içermektedir. Onun amacı insanlığın bugüne kadar  diktiği putları devirmektir. "Yeni putlar dikmiyorum ben; önce eskiler öğrensin, balçıktan ayakları olmak ne demekmiş. Putları devirmek; asıl zanaatim bu benim."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 124
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺0,00
Tükendi

Rönesans filozofu Giordano Bruno'ya (1548-1600) göre sonsuz evren donuk bir mekanizma değil, canlı bir organizmadır.

Tanrı ve doğa iç içedir. Kendi dünya görüşü Hıristiyan dogmalarıyla çelişik olduğundan Bruno, İtalya'dan kaçmak zorunda kalır. En sonunda engizisyonun eline düşer.

Düşüncelerinden hiçbir ödün vermediği için yakılarak ölüme mahkum edilir. Yargıçların verdiği kararı duyunca Bruno ayağa fırlar ve kardinallere dönerek «Sizler bu kararı verirken belki de benim onu dinlerken duyduğumdan daha büyük bir korku içindesiniz.» İnsanlığın kültür tarihinde Bruno, yalnızca derin felsefesiyle değil, üstelik karakter sağlamlığı ve kaba güce karşı düşünce özgürlüğünün heroik bir savunucusu olarak da ölümsüzleşmiştir. Bruno'yu Dinçer Yıldız'ın akıcı Türkçesi ile okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 391
En / Boy : 13,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2008
₺24,30
Tükendi

Kim Korkar Filozoflardan!

90 Dakikada Felsefe serisi gelmiş geçmiş en büyük filozofların hayatlarının en önemli anlarına ışık tutuyor. Usta yazar Paul Strathern, filozofların düşüncelerini, teorilerini ve hayat hikâyelerini eğlenceli ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatıyor. Felsefeye ilgi duyanlar, bu seriyi ellerinden düşüremeyecekler.

90 Dakikada Marx'ta, "Kapitalizm, gölgesini satamadığı ağacı keser" diyen filozofun üniversitede felsefeyi keşfedişini ve Hegel'in felsefesini tepetaklak ederek kendi felsefesini kuruşunu, gazetecilik yıllarını, Jenny'ye olan aşkını, Friedrich Engels'le ölene dek süren arkadaşlığını ve her şeyden önemlisi, Komünist Manifesto'nun yazılış sürecini ve kitaplarından derlenmiş alıntıları okuma olanağı bulacaksınız.

"İyi yazılmış, anlaşılır ve bilgi yüklü... Bütün seri muzipçe bir nükteyle yazılmış. Okumadan duramıyorum."

- New York Times-

"Nükteli, aydınlatıcı ve şükür ki kısa ve öz."

- Wall Street Journal-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺9,72
1 2 >
Çerez Kullanımı