Hayatının baharındaki Gülseren'in millî hassasiyetleri yüksek bir babanın kızı olarak gönlünü Türk savaş pilotu Metin'e vermesi belki de tabii bir şeydi. Bu iki gönül tam bir mutabakat içinde uyuşmuş kaynaşmış ve sözleşmişti. Bundan böyle ayrı düşmelerine imkân yoktu. Ancak millî bir görev bu iki gönül arasına ayrılık tohumlarını ekti ve bu sevgi bir ızıdıraba dönüştü!

Eserlerinde genellikle aşk tutku serüven ve ihtiras konularını işleyen Mükerrem Kâmil Su Cumhuriyet Dönemi'nin en önemli kadın yazarlarındandır. Dergilerde gazetelerde tefrika edilmiş eserlerinde çeşitli çevrelerden kadın ve erkek karakterleri canlandırmış ve döneminin çok okunan yazarlarından olmuştur. Tarihî roman türünde de eserler kaleme alarak millî ahlak ve değerleri işlemiştir. Millî duygularla kaleme aldığı "Sevgim ve Izdırabım" birbirini seven iki gencin hislerinden biraz daha yüksekte yer alan vatan aşkının derinden hissedildiği etkileyici bir eserdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺22,40

Beynimizin olumsuz olan şeylere eğilimli olduğunu, pozitif düşünceye ulaşmak için ayrıca çaba harcamamız gerektiğini biliyor muydunuz?

Sıklıkla tekrar edilen düşünce ve davranışlar beynimizde ayrı bir ileti kanalı açarak var olan düşünce ve davranışlarımızı değiştirir. Birçok insanda kaybolan mutluluğu, yaşama sevincini, heyecanı yeniden hissedebilir olmak… Beynimize olumlu düşünmeyi öğreterek derin kuyulara çekilen ruhlarımızı oradan çıkarmak bizim elimizde!

Hayatı kendi iç dünyamızda yaşanılmaz hâle getirmek yerine aktif, canlı, çözüm odaklı bir birey olmak sandığınız kadar zor değil! Beyninizi eğitmeye ve onu olumlu duygularla çevreleyen bir zırh oluşturmaya; değer verdiğiniz, hatırlamaktan keyif duyduğunuz deneyimlerinizi veya hedeflerinizi her gün yeniden anımsayarak, not alarak başlayabilirsiniz.

Dünyayı değiştirmeniz mümkün olmasa da onu algılama biçimimizi değiştirmemiz mümkün!

Böylece beynimizin ana programını da değiştirebiliriz!

Hatta sağlığımızın akışını da!

İnsanların inandığı değerleri belirleyen en önemli şey düşünce kalıplarıdır. Düşünce kalıpları, kazanılmış bilgilerden oluşur. Bir kişinin şahsiyetini oluşturan üç temel vardır: Bunlardan birincisi sorun çözme stili, ikincisi iletişim tarzı, üçüncüsü ise düşünce biçimidir. Üçü de davranışla doğrudan ilgilidir. Düşünce kalıpları adeta beyne program yazmak gibidir. Kişi bu programı ne kadar ilkeli yazarsa veya bunun farkında olursa iletişimin engellerini teşkil eden kalıplaşmış düşünce yapısına o kadar hakim olur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺28,80

Hiçbir insan doğuştan lider değildir! Eğer bir vizyonunuz var ise lider olmak için başka hiçbir şeye ihtiyacınız yok! Sahip olduğunuz güçleri yerinde ve zamanında kullandığınızda en büyük lider adayı sizsiniz! Bunun için de çevrenizdekilere örnek olmayı ve önce kendinize liderlik etmeyi başarmalısınız. Çünkü bir lider ancak izleyicileri olduğu zaman gerçek bir liderdir ve izlenmeye değer bir lider de kişisel özellikleri ile saygının yanı sıra sevgi de uyandırmayı bilmelidir. Bunu başarmak sizin elinizde! Eğer vizyonunuza güveniyorsanız tek yapmanız gereken, elinizi taşın altına sokmak!

 Unutmayın!.. Liderliğe giden yol içinizden geçer ve içinizdeki potansiyeli doğru kullandığınız sürece çıktığınız bu yolda hedefe varmamanız imkânsızdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺25,60

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 250
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2013
₺40,00

Abbasiler, İslam halifeliğini ele geçirdikten sonra iktidar isteği ile karşılarına çıkabilecek gruplara karşı sert bir politika güttü. Şüphesiz bu grupların başında Emeviler geliyordu. Tedhişe maruz kalan Emeviler, Abbasiler’den kurtulmanın yollarını arıyordu. Halife Hişam’ın torunu Abdurrahman da Abbasiler’in elinden kaçarak Endülüs’e geldi ve burada Endülüs Emevi Devleti’ni kurdu.

Bu devlet, İslam dünyasının 9 ve 10. yüzyıllarda içine düştüğü kaynaşmalardan, iktidar çekişmelerinden ve mezhep kavgalarından büyük ölçüde uzak kaldı. Merkezi Kurtuba olan Endülüs Emevi Devleti, neredeyse 300 sene Avrupa’da hüküm sürdü. Bu hakimiyet, bir yandan İslam alemi üzerinde önemli ölçüde etkili olurken diğer yandan Hristiyan Avrupa’yı da tesiri altına almayı başarmıştı. Çünkü Endülüs Emevileri bilim, kültür ve sanatta o derece ileriye gitmişlerdi ki meydana koydukları eserler ve kültürel yapıları ile her iki dünyanın hayranlığını kazanmışlardı. Hatta Avrupa’dan pek çok öğrenci Endülüs’e ilim tahsil etmeye gelmişti. Bu bakımdan Hristiyan Avrupa ve İslam tarihinde müstesna bir yeri olan Endülüs Emevi Devleti’ni ve Endülüs halifelerini tanımak, dünya tarihi açısından büyük bir önem arz etmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺27,20

Elinizdeki bu kitapta demokrasinin sadece bir yönetim belirleme şekli değil bir adalet arayışı olduğunu okuyacaksınız.

Demokrasinin şartının adalet; adaletin şartının da ahlak, ahlakı güçlü kılanın da inanç olduğunu okuyacaksınız.

Bu kitapta demokrasinin aslında Yunanlılardan başlamadığını bir adalet arayışı ve adil olanın inşası olarak ilk insandan beri var olduğunu da okuyacaksınız.

Ayrıca demokrat olmak için dinden uzaklaşmak gerekmediğini, adil olmak, adil yönetim seçmek ve yönetim şeklinin adil olmasını istemenin dinin adalet anlayışından uzak olmadığını okuyacaksınız.

Sanıldığı gibi halka nasıl ve kim tarafından yönetileceğini sormanın dine aykırı olmadığını da okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺28,80

Japonca "toplama" kelimesi ile İngilizce "cross" kelimesinin Japonca seslenişinin kısaltmasından ortaya çıkan Kakuro, öğrenmesi çok kolay ama ustalaşması zor olan bir bulmaca ve mantık oyunudur. Aslında harflerin yerini sayıların aldığı çapraz kelime bulmaca oyunu olarak da düşünülebilir. Ama Kakuro ile ilgili söylenecek bundan daha fazla şey vardır. Bu oyunda da verilen bir alanda bir rakamı tekrarlamak yasaklandığından ve 1’den 9’a kadar olan rakamlar kullanıldığından elbette rakam yerleştirme oyunu çılgınlığı Su Doku ile karşılaştırılabilir. Tıpkı Su Doku gibi Kakuro bulmacalarını çözmek için de bir matematik dahisi olmanıza gerek yok. Aslında hiç matematik işlemi yapmanıza bile gerek yok, çünkü bu kitapta yer alan her bulmacayı çözmek için gerekli tüm toplama işlemlerinin bir listesini de kitaba ekledik. Öyleyse daha ne bekliyorsunuz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 101
En / Boy : 11,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2006
₺25,60

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2006
₺40,80

Roberta, Peter ve Phyllis çok mutlu üç çocuktu. Anneleri dünyanın en iyi annesi, babaları yüzünü hiç asmayan anlayışlı bir babaydı. Bir gün iki adam geldi ve babalarını götürdü. Artık anneleriyle bir başlarına kalmışlardı. Londra’da da kalamadılar bu olaydan sonra. Bir köye taşındılar. Köyde yaşamak zordu ama bir o kadar da şaşırtıcı şeylerle doluydu. Arkadaşları trenler oldu burada. Onlarla bazı maceralar yaşadılar hatta. Belki paraları yoktu ama kalpleri sıcacıktı, sevgi doluydular ve hayata umutla bakıyorlardı...

Çocuklar, sırf yoksul insanlar için çok güzel bir kitap yazmasından ötürü tutuklanan ve Sibirya’ya gönderilen bu adama duydukları yakınlığı göstermeyi çok istiyorlardı. Ona gülümseyebilirlerdi elbette, gülümsüyorlardı da ama insan boyuna gülümserse bu gülümseme bir sırtlan sırıtışı gibi yapışırdı yüze ve artık dostça bir gülümseme olmaktan çıkar, budalaca bir hâl alırdı. O bakımdan, çocuklar başka çarelere başvurdular. Yabancı konuğun koltuğu, yonca, gül ve hasekiküpeleriyle çevreleninceye kadar ona çiçek taşıdılar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺52,48

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1067
En / Boy : 16 / 24,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺79,20

Bir yerlerde büyük devletler savaşıyor… Babalar, delikanlılar harbe gidiyor… Geride kalan aileler açlık, hastalık ve kıtlıkla boğuşuyor… Tüm bunlar olurken Kara Kız, öğretmen olma hayalleriyle büyüyor, büyüyor, büyüyor…

Eserlerinde genellikle aşk, tutku, serüven ve ihtiras konularını işleyen Mükerrem Kâmil Su, Cumhuriyet Dönemi’nin en önemli kadın yazarlarındandır. Dergilerde, gazetelerde tefrika edilmiş eserlerinde çeşitli çevrelerden kadın ve erkek karakterleri canlandırmış ve döneminin çok okunan yazarlarından olmuştur. Tarihî roman türünde de eserler kaleme alarak millî ahlak ve değerleri işlemiştir.

1977 yılında kalem aldığı “Kara Kız” romanı, küçük bir kızın bir tokat anısıyla başlayıp türlü zorluklar içinde öğretmenliğe uzanan hayatını anlatan, arka planda büyük siyasi ve askerî olayların hissedildiği, yazarın hayatından otobiyografik kesitler taşıyan bir eserdir.

Doğa ne kadar güzel. Tanrı gökleri, denizleri, ağaç­ları, taşı toprağıyla ne güzel bir dünya armağan etmiş in­sanlara. Ama savaş bu güzellikleri insanın içine sindirmi­yor. Cephelerde askercikler ölüyor. Cephe gerilerinde in­sanlar açlıktan, bulaşıcı hastalıklardan kırılıyorlar. Barış içinde yaşamak dururken böyle boğuşmak neden? Ben öğ­retmen olunca çocuklara barış içinde, kardeşçe, insanca yaşamalarını öğreteceğim. Doğayı sevdirmeye, doğanın harika güzelliklerini göstermeye çalışacağım, görmelerine yardım edeceğim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺28,80

Çocuklara doğal yaşamı, köy hayatını, hayvanları, bitkileri sevdirecek maceralar dizisi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 18
En / Boy : 21 / 24
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 1.2017
₺14,40

İnsanlar çok çeşitli sebepler dolayısıyla ikinci bir dil -hatta daha da fazlasını- edinmek ihtiyacını duyarlar. Bu ihtiyaç özellikle son yıllarda herkes tarafından iyiden iyiye hissedilmektedir.

Sizin de mutlaka ikinci bir dil edinmeye ihtiyaç duyarken çok yerinde bir sebebiniz vardır. Belki de bu konuda daha önce başarısızlıkla sonuçlanan bir veya birden çok teşebbüsünüz oldu ve cesaretiniz kırıldı.

Bu yüzden ana diliniz dışında başka bir dili konuşamayacağınızı mı düşünüyorsunuz?

Hâlbuki daha önceki işe yaramayan metotları bir kenara bırakarak hedefinize en kestirme yoldan varabilirsiniz. Hedef dili öğrenme serüveninde, bu kitaptaki aydınlatıcı ve motivasyonunuzu arttırıcı bilgiler size yardımcı olacak. İlk adımdan son adıma kadar kullanacağınız bu bilgiler, bilinçaltınızı harekete geçirecek ve daha önce zorlu bir süreç olarak gördüğünüz ikinci bir dil edinme sürecini, Mevlâna’nın kılavuzluğunda, keyifli ve etkili bir planlama ile başarıyla tamamlayacaksınız.

İnsan beyninin hafızasına alabileceği dil sayısının bir sınırı yoktur.

Dil edinme yeteneğinin durduğu bir yaş söz konusu değildir.

Yeteri kadar azimli iseniz hedefinize mutlaka ulaşırsınız.

Yeterince motive olmuşsanız zor bir dil yoktur.

Bu kitabı okuyabildiğinize, yani ana dilinizi edinebilmiş olduğunuza göre beyniniz ve dil edinme mekanizmanız mükemmel çalışıyor demektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 11,5 / 16
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺40,00

Dün insanın en büyük meselesi cehaletti; bugünse malumatfuruşluk.

Her gün, her saat ve hatta her dakika, bilgi ve malumat bombardımanı altındayız.

20. yüzyıl insanlığın 19 yüzyılda elde ettiği bilgiden fazlasını sığdırdı.

Son 25 yılda da hakeza 20. yüzyılda elde ettiğimiz bilgiden daha fazlasına ulaştık.

Peki hayatımızda ne veya neler değişti?

Bugün dünden mesut muyuz?

Bugün dünden daha huzurlu muyuz?

Veya biz anne ve babamızdan daha mesut, daha huzurlu daha sağlıklı mıyız?

Bu soruların tek bir cevabı veya yeknesak bir çözümü yok.

Son yıllarda kendi girdabında boğulma tehlikesi yaşayan günümüz insanı için binbir reçete yazılmakta, çözüm yolları aranmaktadır.

Öyle ki hayatın her cephesinde bunalan insanlar, nefes koçundan kariyer koçuna, eğitim koçundan kişisel gelişim koçuna kadar arayış içerisine girerek kendilerine soluk aldıracaklarını düşündükleri her imkânı test ediyor, her çıkıştan medet umuyor, gördükleri her ışığa umutla bakıyorlar.

Esasında ilk insandan bugüne insanın kendisinde kayda değer bir değişim yaşanmamıştır.

Çevredeki, ulaşımdaki, teknolojideki ve yerleşim alanlarındaki değişimler insanın kendi gönül inşasında kayda değer bir tahkimata imkân vermemiştir.

İnsan bugün hâlâ yalnız, hâlâ çaresiz, hâlâ nefessizdir ve hâlâ kendine yetebilmenin imkânlarını aramaktadır.

Tekerleğin icadından önceki insanla bugünkü insanın kendi dünyasındaki mücadelesi bitmemiştir.

Peygamber Efendimiz, bir savaş dönüşü “Küçük savaştan büyük savaşa dönüyoruz.” diyerek insanın kendi dünyasındaki mücadelesine çok ehemmiyetli bir vurgu yapmıştır.

Bütün fırtınalar kendi dünyamızda, bütün savaşlarımız kendi içimizde, bütün mücadelemiz kendimizle...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 11 / 16
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺53,60

Hayat sayısız renk taşır içinde. Sonlu bir insan bu sonsuz zenginlik içinde nereye bakacağını, nereye gideceğini şaşırır çoğu zaman. Her renk, her yönden çağırır, davet eder. O yüzden ömür biter de seyahat bitmez. Çoğu şeyin sonu gelir de bilme, öğrenme, merak arzusunun sonu gelmez. Hele bir de içe doğru bir yolculuk içindeyse insan, yaşamın her anı bir seyahattir onun için.

Böyle bir modern gezginin, bir spor ve sağlıklı yaşam âşığının, hayatın renk spektrumundan bize sunduğu demetin kokusunu içine çekmeye hazır mısın? Hayatın her alanından, başarılı olmuş, bir nevi kendi kendini yaratmış kişilerin başarı hikâyelerini dinlemeye, bedenine ve ruhuna iyi gelecek tavsiyeler almaya var mısın? Hazırım ve varım diyorsan “Pınar’la Hayatın Renkleri”ne davetlisin. Kim bilir, belki de daha önce hiç böyle renklerle karşılaşmamışsındır…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺62,40

İnsanoğlunun ilk ve en büyük düşmanı şeytan, görevini hâlâ tamamlamadı. Kıyamete kadar mühlet verilmiş lanetli mahluk, birçok insanı saflarına çekti, birçok kişiyi hak yolundan saptırdı. Tarih, bu sapkın insanlar arasında öylelerine tanık oldu ki hepsinde -az veya çok- Allahutaala karşısında büyüklenen ve bencilliğe kapılan şeytanın iz düşümü görüldü.

Şüphesiz şeytani hasletleri benliklerinde taşıyan bu insanların en azılıları son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) döneminde meydana çıkmış ve o kutlu davetçiye en büyük düşmanlıkları sergilemişlerdi. Onun için bu şeytani kişilikleri, hak karşında aldıkları vaziyetleri, hakkın onlara karşı bakışını mercek altına almak, hâlâ en büyük düşmanımız, insanları ayartma konusunda maharetli iblisin tuzaklarına karşı kendimizi korumak açısından büyük bir önem arz etmektedir.

“Şeytanın İz Düşümü”, böyle bir anlayış içerisinde, Hz Peygamber devrinin iki azılı hak düşmanını -Velîd b. Mugire ile Ümeyye b. Ebu’s-Salt- inceleyerek ve bunların şeytani özelliklerinin zamanımıza yansıyan davranış kalıplarını güncel hâlleriyle ortaya koyarak günümüz insanına şeytan ile arasına mesafe koymasında yol gösteriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺44,00

Dün insanın en büyük meselesi cehaletti; bugünse malumatfuruşluk.

Her gün, her saat ve hatta her dakika, bilgi ve malumat bombardımanı altındayız.

20. yüzyıl insanlığın 19 yüzyılda elde ettiği bilgiden fazlasını sığdırdı.

Son 25 yılda da hakeza 20. yüzyılda elde ettiğimiz bilgiden daha fazlasına ulaştık.

Peki hayatımızda ne veya neler değişti?

Bugün dünden mesut muyuz?

Bugün dünden daha huzurlu muyuz?

Veya biz anne ve babamızdan daha mesut, daha huzurlu daha sağlıklı mıyız?

Bu soruların tek bir cevabı veya yeknesak bir çözümü yok.

Son yıllarda kendi girdabında boğulma tehlikesi yaşayan günümüz insanı için binbir reçete yazılmakta, çözüm yolları aranmaktadır.

Öyle ki hayatın her cephesinde bunalan insanlar, nefes koçundan kariyer koçuna, eğitim koçundan kişisel gelişim koçuna kadar arayış içerisine girerek kendilerine soluk aldıracaklarını düşündükleri her imkânı test ediyor, her çıkıştan medet umuyor, gördükleri her ışığa umutla bakıyorlar.

Esasında ilk insandan bugüne insanın kendisinde kayda değer bir değişim yaşanmamıştır.

Çevredeki, ulaşımdaki, teknolojideki ve yerleşim alanlarındaki değişimler insanın kendi gönül inşasında kayda değer bir tahkimata imkân vermemiştir.

İnsan bugün hâlâ yalnız, hâlâ çaresiz, hâlâ nefessizdir ve hâlâ kendine yetebilmenin imkânlarını aramaktadır.

Tekerleğin icadından önceki insanla bugünkü insanın kendi dünyasındaki mücadelesi bitmemiştir.

Peygamber Efendimiz, bir savaş dönüşü “Küçük savaştan büyük savaşa dönüyoruz.” diyerek insanın kendi dünyasındaki mücadelesine çok ehemmiyetli bir vurgu yapmıştır.

Bütün fırtınalar kendi dünyamızda, bütün savaşlarımız kendi içimizde, bütün mücadelemiz kendimizle...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 11,5 / 16
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺62,40

İlişkimi nasıl rayına sokabilirim?

Sevmenin ve sevilmenin mutluluğunu ben de yaşayabilecek miyim?

Hayatımda başarıyı yakaladım; peki ya ilişkilerimde?..

Gerçek ve sağlam bir ilişkiye başlamam için neler yapmam lazım?

Çevremizdekilerin ve ünlü kişilerin ilişkilerinde olduğu gibi kendi hayatımızda da hayal kırıklığı ve ayrılıkla sonuçlanan aşklara şahit olmuşuzdur. Bu sonlarla karşılaştığımızda daima kendimizi haklı görür, altta yatan sebeplere odaklanmayız.

Ama ya derinlerde, ilişkilerimizi etkileyen, fark edemediğimiz bir sebep yatıyorsa?.. Bu yüzden aşkın önüne setler çekiyor ve bu setleri aşamıyorsak?..

İlişkilerimizde eksik olan ne? Hayatımızı daha ne kadar aşksız geçireceğiz? Neden doğru kişiyi bulamıyoruz?..

En büyük sebep, bilinçaltında geliştirdiğimiz birtakım inançlar olabilir mi? Peki artık bunlardan kurtulup doğru kişiyle doğru adımları atmanın vakti gelmedi mi?

Kendini keşfet!

Mutlu musun?

İlişkilerin istediğin gibi mi ilerliyor? Yoksa içinde hep bir “acaba” mı var?

6 dakikalık etkinliklerle gerçek aşkı bulabilirsin.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 11,5 / 16
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺51,20

Vatanını ve milletini, hayatını ortaya koyacak kadar seven, ülkü ve idealleri için çalışan bir savcı…

Alçak damlı evin akıtan tavanına çocukluğunun yoksulluğunu gizleyen, binbir umut ve düş ile yürümeye başladığı yolu devlet kapısına düşen genç bir kadın…

Yürekleri birbirine bağlanmış olan bu iki insan, hayatta hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını acı tecrübelerle göreceklerdir.

Savcı Nihat -veya Kenan- devletin bekası için girdiği yolda, devlete ve millete ihanet edenlere, hainlik suçlamasını kaldıramayarak canına kıyanlara, çok güvendiği insanların aslında Paralel Devlet Yapılanması içinde olduğuna şahitlik edecektir. Masumiyet ile suçluluğun iç içeliğinde cevapsız sorulara cevap arayacaktır hayal kırıklıklarıyla…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺63,20

İnsanlar çok çeşitli sebepler dolayısıyla ikinci bir dil -hatta daha da fazlasını- edinmek ihtiyacını duyarlar. Bu ihtiyaç özellikle son yıllarda herkes tarafından iyiden iyiye hissedilmektedir.

Sizin de mutlaka ikinci bir dil edinmeye ihtiyaç duyarken çok yerinde bir sebebiniz vardır. Belki de bu konuda daha önce başarısızlıkla sonuçlanan bir veya birden çok teşebbüsünüz oldu ve cesaretiniz kırıldı.

Bu yüzden ana diliniz dışında başka bir dili konuşamayacağınızı mı düşünüyorsunuz?

Hâlbuki daha önceki işe yaramayan metotları bir kenara bırakarak hedefinize en kestirme yoldan varabilirsiniz. Hedef dili öğrenme serüveninde, bu kitaptaki aydınlatıcı ve motivasyonunuzu arttırıcı bilgiler size yardımcı olacak. İlk adımdan son adıma kadar kullanacağınız bu bilgiler, bilinçaltınızı harekete geçirecek ve daha önce zorlu bir süreç olarak gördüğünüz ikinci bir dil edinme sürecini, Mevlâna’nın kılavuzluğunda, keyifli ve etkili bir planlama ile başarıyla tamamlayacaksınız.

İnsan beyninin hafızasına alabileceği dil sayısının bir sınırı yoktur.

Dil edinme yeteneğinin durduğu bir yaş söz konusu değildir.

Yeteri kadar azimli iseniz hedefinize mutlaka ulaşırsınız.

Yeterince motive olmuşsanız zor bir dil yoktur.

Bu kitabı okuyabildiğinize, yani ana dilinizi edinebilmiş olduğunuza göre beyniniz ve dil edinme mekanizmanız mükemmel çalışıyor demektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 11,5 / 16
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺48,80

Ömer Seyfettin, yaşadığı dönemin geleneksel dil ve edebiyat anlayışına bağlı kalmayan yenilikçi kişiliği ile düz yazımızın gelişme aşamasında büyük dönüşümler yarattı. “Tabii lisan, konuşulan lisandır.” ilkesi üzerinde inatla durarak yalın bir anlatım kurdu.

Öykünün akışında sağladığı hızlılık, olay-kişi-çevre bağlantılarındaki doğallık ve en önemlisi ustalıkla yarattığı yergi havasıyla bugün de canlılığını koruyan eserler verdi. Döneminin eski dil beğenisine saplanıp kalan yazarlarını okunmaz duruma düşüren “zaman” onu haklı çıkardı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺27,20

“Henüz 17 Yaşında” başlığıyla okuyucularıma sunmakta olduğum bu yeni hikâyede vakaların düzenlenmesi balonundan bir romancı ustalığı bularak övünmeye hiç de lüzum görmüyorum. Bu hikâyenin en büyük meziyeti, her vakasının kati doğruluğudur. Bu hikâyeyi zevk almak için okuyanlar en büyük zevki burada bulabileceklerse de bir hikâyeyi, beşerin umumi ahvalinin aynası olmak üzere, felsefe araştırarak okuyanlar en çok üzerinde duracakları ahvali dahi bu hikâyede bulacaklardır.

- Ahmet Mithat Efendi

Ahmet Mithat Efendi, etrafındaki her şeye karşı içten bir ilgi gösteren ve bu ilgisini de Türk okuyucusuna aşılamış, onlara her sahada her çeşit kitabı okuma sevkini verebilmiş bir yazardır. Romanlarında, çok kez eleştirilen, olaylar arasına sıkıştırılmış ansiklopedik hatta sıradan bilgi verme tarzını ve okuyucu ile diyalog kurma alışkanlığını, onun bu halk eğitimciliğiyle açıklamak daha doğru olur. Ona “Hace-i Evvel: İlk Öğretmen” unvanının verilmesi de bu davranışının gördüğü ilgiden dolayıdır.

Tanzimat’tan sonra Batı’dan alınan edebî türlerin başında gelen romanın yaygınlaşmasını sağlayan, daha da önemlisi halkı okumaya alıştırarak bir roman okuyucusu çevresi oluşturan da Ahmet Mithat Efendi olmuştur.

Ahmet Mithat Efendi’nin yazdıkları, Osmanlı sosyal hayatının son dönemini yakından tanımak için zengin bir malzeme kaynağıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 11,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺44,00

Su Doku tüm dünyayı kasıp kavuran bulmacadır ve bu bulmacanın güzelliği de bulmacayı çözmek için herhangi bir dile veya bilgiye ihtiyaç duymamanızdır. Genellikle bulmacalar rakamlardan oluşmaktadır ama rakamlar sadece sembol olduğundan, hayvan resimleri veya geometrik şekiller veya harfler de olabilirdir. Önemli olan bunlardan dokuz tane olmasıdır. Bu yeni Su Dokuda ise her zaman bulmaca içinde bir ünlünün adlı saklıdır. Evden işe gidilen uzun yolda ünlüler dergisi veya Su Doku kitabı arasında seçim yapmakta zorlanıyorsanız Star Su Doku sizin için mükemmel bir çözüm olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 218
En / Boy : 11,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2006
₺24,00

Çocuklara doğal yaşamı, köy hayatını, hayvanları, bitkileri sevdirecek maceralar dizisi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 24
En / Boy : 21 / 24
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 1.2017
₺5,93

“ ‘Mrs. Dalloway’ ve keşfettiklerim üzerine pek çok şey söylemeliyim aslında: Karakterlerimin arkasındaki güzel mağaraları nasıl kazdığımı; bunun tam da benim aradığım şeyi sağladığını düşünüyorum: insanlık, mizah ve derinlik. Asıl amaç mağaraların birleşmesi ve her birinin, yaşanılan o anın içinde gün yüzüne çıkması.”

Bu sözleri söylüyor kendi romanı için Virginia Woolf. Roman kahramanı Clarissa Dalloway, akşam vereceği partinin hazırlıkları ile uğraşırken yalnızca onun düşünsel serüvenine değil, rüzgârının değdiği herkesin iç dünyasına tanık oluyoruz. Tek bir günün içinde hem geçmişi hem geleceği hem de içinde bulunduğu anı anlatıyor kitabında yazar. Pek çok kişinin zihninde gezip pek çok düşünce arasında gidip gelirken bir olay örgüsünden ziyade, karakterlerin iç dünyalarıyla, nasıl duyup nasıl düşündükleriyle ilgilenen Woolf, insan ruhundaki çatışmaları, gelgitleri önemseyip zihinler arasında bir bilinç akışı köprüsü kurarak bize aktarıyor söylemek istediklerini: yaşam ve ölüm, akıl ve delilik…

Bir keresinde Serpentine’a bir şilin atmıştı, bir daha da hiçbir şey atmamıştı. Oysa genç adam bütün hayatını kaldırıp atıyordu. Onlar yaşamaya devam edeceklerdi (Partiye geri dönmeliydi; salonlar hâlâ kalabalıktı, insanlar gelmeye devam ediyorlardı.). Onlar yaşlanacaktı. Oysa önemli olan bir şey vardı; kendi yaşamında gevezeliğe boğulan, yalanlarla yozlaşan, bozulan, belirsizleşen bir şey... İşte onu koruyabilmişti genç adam. Ölüm, bir başkaldırıydı. Ölüm, iletişim kurmak için verilmiş bir çabaydı, insanlar, nedense kendilerinden kaçan öze ulaşmanın imkânsızlığını hissediyorlardı; yakınlık uzaklaşıyor, büyük sevinçler soluyordu, insan yalnız kalıyordu. Bir kucaklaşma vardı ölümde. Ama şu kendini öldüren genç adam -hazinesi elindeyken mi bırakmıştı kendini aşağıya? Beyazlar içinde aşağı inerken, bir seferinde “Şimdi ölecek olsaydım eğer, bu benim en mutlu anım olurdu.” demişti Clarissa kendi kendine.

(…)

Ama kurtulmuştu Clarissa. Oysa o genç adam canına kıymıştı. Bir şekilde onun felaketiydi bu, utancıydı. Bu koyu karanlıkta, burada bir adamın, şurada bir kadının dibe battığını ve kaybolduğunu görürken gece elbisesi içinde öylece dikilmek zorunda kalmak da onun cezasıydı. Hile yapmış; çalmıştı aslında. Hiçbir zaman tamamıyla hayran kalınacak biri olmamıştı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺35,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 250
En / Boy : 16 / 21,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 9.2012
₺68,00
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkanlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Milli Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve öğretmenlere, kısacası kültür dünyamıza katkıda bulunacak herkese yararlı olacak niteliktedir.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 512
En / Boy : 11,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2012
₺62,40

Nasıl daha öz güvenli olabilirim?
Motivasyonumu neler etkiliyor?
Neleri hak ediyorum, nelere sahibim?
Neden sürekli kendimi eleştiriyorum?

 Çoğu zaman önümüzdeki en büyük engelin yine kendimiz olduğunu aklımıza getirmeyiz. Şikâyet edecek illa ki bir şeyler, bahane bulacak türlü olaylar vardır her zaman.

 Ama ya esas sebep daha derinlerdeyse?.. Bilerek veya bilmeyerek kendimizi bir şeylerden mahrum ediyorsak?..

 Hayatımızda eksik olan ne? Neden kendimizin en büyük eleştirmeniyiz? Neden türlü engelleri koyuyoruz önümüze?..

 En büyük sebep kendimize güvensizliğimiz olabilir mi? Peki artık kendimize engel olmaktan çıkıp başarılı ve mutlu bir hayata adım atmanın vakti gelmedi mi?

 Kendini keşfet!

Mutlu musun?

Hayatın istediğin gibi mi? Yoksa bu hayalinin gerçekleşmeyeceğini mi düşünüyorsun?

6 dakikalık etkinliklerle hayatını istediğin yönde değiştirebilirsin!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 11,5 / 16
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺52,00
  • Nasıl daha öz güvenli olabilirim?
  • Motivasyonumu neler etkiliyor?
  • Neleri hak ediyorum, nelere sahibim?
  • Neden sürekli kendimi eleştiriyorum?

Çoğu zaman önümüzdeki en büyük engelin yine kendimiz olduğunu aklımıza getirmeyiz. Şikâyet edecek illa ki bir şeyler, bahane bulacak türlü olaylar vardır her zaman.

Ama ya esas sebep daha derinlerdeyse?.. Bilerek veya bilmeyerek kendimizi bir şeylerden mahrum ediyorsak?..

Hayatımızda eksik olan ne? Neden kendimizin en büyük eleştirmeniyiz? Neden türlü engelleri koyuyoruz önümüze?..

En büyük sebep kendimize güvensizliğimiz olabilir mi? Peki artık kendimize engel olmaktan çıkıp başarılı ve mutlu bir hayata adım atmanın vakti gelmedi mi?

Kendini keşfet!

Mutlu musun?

Hayatın istediğin gibi mi? Yoksa bu hayalinin gerçekleşmeyeceğini mi düşünüyorsun?

6 dakikalık etkinliklerle hayatını istediğin yönde değiştirebilirsin!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 11,5 / 16
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺44,00

Millî Eğitim Bakanlığınca Türk ve dünya edebiyatında 100 Temel Eser’in önce ortaöğretimde ardından ilköğretimde belirlenmiş olmasını, ülkemizdeki okuma oranını artırmaya yönelik bir çaba olarak görüyoruz. Bir başlangıç olarak ilköğretimde 100 Temel Eser ümit vericidir; ilköğretim seviyesindeki çocuklarımıza bu eserleri okutmayı başarabilirsek, “okuyan toplum” olma yolunda önemli bir adım atılmış olacaktır.

İlköğretimde 100 Temel Eser’in bir başka olumlu yönü de; aynı eserleri okumuş, o eserlerdeki dil varlığı ile duygu ve düşünce zenginliğini fark etmiş bireylerin oluşturacağı bir toplumun daha hoşgörülü, daha paylaşımcı olmasını sağlamasıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺20,80

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 11,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2012
₺20,00

Ömer Seyfettin, yaşadığı dönemin geleneksel dil ve edebiyat anlayışına bağlı kalmayan yenilikçi kişiliği ile düz yazımızın gelişme aşamasında büyük dönüşümler yarattı. “Tabii lisan, konuşulan lisandır.” ilkesi üzerinde inatla durarak yalın bir anlatım kurdu.

Öykünün akışında sağladığı hızlılık, olay-kişi-çevre bağlantılarındaki doğallık ve en önemlisi ustalıkla yarattığı yergi havasıyla bugün de canlılığını koruyan eserler verdi. Döneminin eski dil beğenisine saplanıp kalan yazarlarını okunmaz duruma düşüren “zaman” onu haklı çıkardı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺12,80

Millî Eğitim Bakanlığınca Türk ve dünya edebiyatında 100 Temel Eser'in önce ortaöğretimde ardından ilköğretimde belirlenmiş olmasını, ülkemizdeki okuma oranını artırmaya yönelik bir çaba olarak görüyoruz. Bir başlangıç olarak ilköğretimde 100 Temel Eser ümit vericidir; ilköğretim seviyesindeki çocuklarımıza bu eserleri okutmayı başarabilirsek, "okuyan toplum" olma yolunda önemli bir adım atılmış olacaktır.
İlköğretimde 100 Temel Eser'in bir başka olumlu yönü de; aynı eserleri okumuş, o eserlerdeki dil varlığı ile duygu ve düşünce zenginliğini fark etmiş bireylerin oluşturacağı bir toplumun daha hoşgörülü, daha paylaşımcı olmasını sağlamasıdır.
 


Sayfa Sayısı : 192
Basım Tarihi : Nisan 2016
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Ankara
₺4,80 KDV Dahil

Çok iyi bir atlı sipahi olan, iyi silah kullanan şair ruhlu Cezmi’nin serüveni Sokollu Mehmet Paşa döneminde İstanbul’da başlar. Ardından Azerbaycan ve İran’da bulur kendini Cezmi. Son olarak da Tebriz Sarayı’nda türlü entrikaların içinde. Kılık değiştirerek vatanına geri dönerken başından türlü maceralar geçmiş, ölümlerden dönmüş, cinayetlere şahit olmuş, saray entrikalarının içinde bulunmuştur.

Türk edebiyatının ilk tarihî romanı olma özelliğini taşıyan “Cezmi”yi, büyük vatan şairi Namık Kemal, Midilli’deyken kaleme almıştır. Bu eserde, Namık Kemal’in diğer eserlerinde olduğu gibi, İslam birliği düşüncesine atıfları oldukça göze çarpmakta ve vatan, millet aşkı da Cezmi’nin şahsında işlenmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 11,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺38,40
Millî Eğitim Bakanlığınca Türk ve dünya edebiyatında 100 Temel Eser'in önce ortaöğretimde ardından ilköğretimde belirlenmiş olmasını, ülkemizdeki okuma oranını artırmaya yönelik bir çaba olarak görüyoruz. Bir başlangıç olarak ilköğretimde 100 Temel Eser ümit vericidir; ilköğretim seviyesindeki çocuklarımıza bu eserleri okutmayı başarabilirsek, "okuyan toplum" olma yolunda önemli bir adım atılmış olacaktır.
İlköğretimde 100 Temel Eser'in bir başka olumlu yönü de; aynı eserleri okumuş, o eserlerdeki dil varlığı ile duygu ve düşünce zenginliğini fark etmiş bireylerin oluşturacağı bir toplumun daha hoşgörülü, daha paylaşımcı olmasını sağlamasıdır.
Sayfa Sayısı : 80
Basım Tarihi :
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Ankara
₺3,20 KDV Dahil

İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü?

İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve öğretmenlere, kısacası kültür dünyamıza katkıda bulunacak herkese yararlı olacak niteliktedir.


Sayfa Sayısı : 589
Basım Tarihi : Haziran 2014
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Ankara
₺24,00 KDV Dahil

İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü?

İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve öğretmenlere, kısacası kültür dünyamıza katkıda bulunacak herkese yararlı olacak niteliktedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 589
En / Boy : 14,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺76,00

“Hakikati istiyorsunuz değil mi? Işte: Sizin bana karşı samimiyet ve muhabbet komedisi oynamanız beni iğrendirmiyordu. Bu vaziyeti olduğu gibi kabul ettim. Elinizin elime değmesinden tiksinmiyordum. Hatta sükûnet bile veriyordu. Binaenaleyh sözlerimi dinlemeden ve meseleye vâkıf olmadan derhâl bu mevzuya temas ederek beni itham etmeniz çok şayan-ı teessüftür Halûk!” Bunları söylerken o kadar heyecanlı ve müteessirdi ki nefes almakta bile güçlük çekiyordu. Halûk ona doğru bir adım attı ve mahcubiyetle titreyen sesle “Hakkınız var sevgilim... Yaptığım çok şayan-ı teessüf bir hareketti.” dedi. “Bana böyle yeni bir tarzda hitap etmekten sizi menediyorum. Ben sizin sevgiliniz değilim!” Halk arasında çok okunan romanların yazarı Muazzez Tahsin Berkand, eserlerinin çoğunda güçlü kadın karakterleri yansıtmış; çoğunlukla aşk konularını ele aldığı bu eserleri pek çok baskı yapmış ve filme alınmıştır. Romanlarında Istanbul’u ve o zamanın yaşayışını pek güzel resmetmiş; şimdilerde bizi belki de özlemle anılan o günlere, incelikler deryasına götürmüştür. Öyle ki Selim Ileri, yazarın eserleri için şu güzel tanımlamayı yapmıştır: “Muazzez Tahsin Berkand’ın romanlarında, eskilerin ‘aile terbiyesi’ dedikleri, yıldızı sönüp gideli epey olmuş o yaşama biçimi, yaşama görgüsü daima duyumsanır.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 339
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺63,20

“Metin, neredesin? Seni büsbütün kaybettim artık. Ona bu büyük yalanı, bu büyük yalanları arka arkaya nasıl söyleyebildim? Onu öldürmemek için, onun ızdırap çekmemesi için kendimize kıydım. Ona acıdığım için seni ve beni ona sadaka olarak verdim. Beni affet Metin. Benim biricik sevgilim! Fakat başka türlü yapamazdım. İmkân yoktu. O ölecekti. Bu sadakayı istemek için ta İstanbul’dan buralara geldi. Bunu ben Viyana Garı’nda onu görür görmez anlamıştım. Bu sorgulardan kaçmak için her şeyi yaptım amma artık kaçamazdım... Kabil değildi. Biçare adam çok acı çekiyor. Hep benim yüzümden... Niçin?.. Niçin? Ona acı verdim... Seni de... Lanet olsun bana! İçimdeki bu acı hissi beni yakmasaydı, biraz daha kuvvetli olsaydım!

Halk arasında çok okunan romanların yazarı Muazzez Tahsin Berkand, eserlerinin çoğunda güçlü kadın karakterleri yansıtmış; çoğunlukla aşk konularını ele aldığı bu eserleri pek çok baskı yapmış ve filme alınmıştır.

Romanlarında İstanbul’u ve o zamanın yaşayışını pek güzel resmetmiş; şimdilerde bizi belki de özlemle anılan o günlere, incelikler deryasına götürmüştür. Öyle ki Selim İleri, yazarın eserleri için şu güzel tanımlamayı yapmıştır:

“Muazzez Tahsin Berkand’ın romanlarında, eskilerin ‘aile terbiyesi’ dedikleri, yıldızı sönüp gideli epey olmuş o yaşama biçimi, yaşama görgüsü daima duyumsanır.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 11,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺62,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 55
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2013
₺16,00

Türk milletinin destan yazdığı bir dönemde, şiirde de zirve bir şahsiyet destan yazıyordu. Ayrıca yüksek karakterinin tüm özellikleriyle de şairliğine yakışır bir hayat sürüyordu bu zirve şahsiyet. Zira; Hayır, hayal ile yoktur benim alışverişim / İnan ki her ne demişsem görüp de söylemişim. diyordu bir dörtlüğünde ve devamında da şunları söylüyordu: Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek / Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek! Belki de bunun içindir ki bu milletin istiklalinin marşını yazmak ona lütfedilmişti. İstiklal Şairi’nin çileli hayatının şartları ne olursa olsun -bu şartlar nicelerini eğilmeye, bükülmeye, yolunu değiştirmeye zorlasa da- o doğru bildiği yoldan, haktan ayrılmamıştı: Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum? / Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum! Nitekim kimse çekememişti boynunu! Hayatı, istiklalini elinde bulunduran, bir başkasına devretmeyen birinin hayatıydı. O bir destan şair, büyük bir şahsiyetti. Bir destan gibi yaşadığı hayatı son anına kadar hep böyle kalmıştı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 14 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺62,40

Türkiye Cumhuriyeti’nin toplumsal ve siyasal hayatının dönüm noktalarından biri olan 12 Eylül, öncesiyle ve sonrasıyla Türk siyasi tarihinde merkezi bir yere sahiptir. Şüphesiz bu dönemi diğer dönemlerinden ayıran itici kuvvet, idealist gençlerdir. 12 Eylül’e gelinirken “sağ”ı ve “sol”u şekillendiren bu gençler, sadece teorik düzlemde kalmamış ve düşüncelerini pratiğe geçirerek döneme damgalarını vurmuştur.

“Kanımız aksa da zafer İslam’ın!” sloganının mucidi; Ülkü Ocakları’nın son genel başkanı; şiir, roman, deneme, biyografi ve araştırma inceleme türlerinde eserler vermiş üretken bir yazar olan Lütfü Şehsuvaroğlu, bu idealist gençlerden biri olarak dönemin en önemli tanıklarından biridir. Türk abide şahsiyetleri -özellikle de Necip Fazıl Kısakürek ve Muhsin Yazıcıoğlu- ile genç yaşlarından itibaren irtibat halinde olan Şehsuvaroğlu, söyleşi şeklinde hazırlanan bu kitapta, dönemin Türkçülük, İslamcılık, milliyetçilik fikri akımlarını teorik ve pratik yönleriyle ortaya koyuyor, tespit ve tanıklıklarıyla günümüzdeki gelişmeleri de kapsayan bir yelpaze içinde Türk okuyucularına sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2015
₺62,40
Ömrümüz vefa ederse görüp yaşayacağımız, değilse bizden sonrakilerin muhakkak karşısına çıkacak bir zaman dilimi 2024... Pek de uzak değil hani! Peki ülkemizin ve dünyanın o tarihlerde alacağı şekle dair bir fikrimiz, dör başı mamur gelecek tasavvurumuz var mı? Cevap her ne olursa olsun,Lütfü Şehsuvaroğlu’nun var ve roman diliyle taliplisine takdim ediliyor. Hayatını dünyayı ters yüz etmeye, vatanı kurtarmaya adayan kuşakların temsilcilerinden kahramanları var romanın, bir kısmının kurmaca olduğuna inanmak ise pek de mümkün değil. Hatta o kuşaktan kimilerini ve kurmuş olduğu ilişkileri, ki aralarında son derece etkili ve yetkili olabilenleri vardır, şimdilerde hayretle izleyenler, romanı okuyunca parmaklarını ısırabilirler! Okuyucuyu etki altında bırakmama kaygısından hareket edilmekle birlikte, yine de belirtilmeden geçilemiyor, içini lime lime olmuş bulan olursa bazı yerlerde, bilinsin ki hâlâ umut var ve vakit henüz geç değil!
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 353
En / Boy : 11,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2012
₺20,80

Millî Eğitim Bakanlığınca Türk ve dünya edebiyatında 100 Temel Eser’in önce ortaöğretimde ardından ilköğretimde belirlenmiş olmasını, ülkemizdeki okuma oranını artırmaya yönelik bir çaba olarak görüyoruz. Bir başlangıç olarak ilköğretimde 100 Temel Eser ümit vericidir; ilköğretim seviyesindeki çocuklarımıza bu eserleri okutmayı başarabilirsek, “okuyan toplum” olma yolunda önemli bir adım atılmış olacaktır.

İlköğretimde 100 Temel Eser’in bir başka olumlu yönü de; aynı eserleri okumuş, o eserlerdeki dil varlığı ile duygu ve düşünce zenginliğini fark etmiş bireylerin oluşturacağı bir toplumun daha hoşgörülü, daha paylaşımcı olmasını sağlamasıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 48
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺14,40

Millî marşlar, bir milletin ruhunu, anlayışını, geçmiş ve gelecek tasavvurunu ortaya koyan, bunları her bir ferdine hissettiren simgelerden biridir. Bu yüzden daha Millî Mücadele yıllarında bir millî marş ihtiyacının hasıl olması, Türk milletinin Anadolu’da bir millet olarak varlığını ilelebet sürdüreceğinin, “son ocak sönmeden” bayrağın inmeyeceğinin, ezanın susmayacağının müjdecisiydi. Millî Mücadele’nin başarıya ulaşacağının belki de ilk müjdecisi olan İstiklal Marşı’mız, işte bu millet olma şuurundan ve Anadolu’nun ebedî yurt olduğu bilincinden kaynağını alarak, büyük şair ve fikir adamı Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden dökülüp milletin her ferdinin kalbine nakış nakış işlenmiştir. Dolayısıyla daha ilk sözünden ayrı ayrı her mısrasına, güftesine kadar çeşitli şekillerde tartışma konusu olmuş millî marşımızın ruhunu kavramak, yapılagelen tartışmaların içeriğini bilmek, şairi Mehmet Akif’in ruh dünyasına vâkıf olmak, “istiklal” bilincini kuvvetlendirmek hepimizin millî bir ödevi mahiyetindedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺28,80

Ziya Gökalp, bugün için bile pek çok yönüne tam anlamıyla vakıf olduğumuz bir isim değil. Ona uzak ya da yakın durmanın siyasi bir tavır olmasının ötesinde de ilgiyi, okunmayı hak ediyor.
Hikmet Tanyu, Ziya Gökalp'in çeşitli dergilerde yayınlanmış Türkçülük hakkındaki makalelerini bir araya getirerek bizlere, yoruma değil, ilk elden, bilgiye ulaşma imkânı sunuyor.
 


Sayfa Sayısı : 79
Basım Tarihi : Mart 2006
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Ankara
₺4,00 KDV Dahil

750 yılında Horasanlı Ebu Müslim ve Abdullah bin Ali’nin yardımları sayesinde Emevi Hanedanı’nın hilafetten el çektirilmesiyle Abbasiler, İslam ve dünya tarihindeki yerlerini almışlardır. Hilafete geçen ikinci hanedan olan Abbasiler, beş asırdan fazla İslam halifeliğini uhdelerinde bulundurmuşlar; bu beş asırda İslam dünyasının büyük bir bölümüne egemen olmuşlardır. Abbasiler, Emeviler'den ayrı bir siyaset güderek Arap olmayanlara karşı hoşgörülü davranmışlar, böylece İslamiyetin yayılmasına büyük katkılarda bulunmuşlardır. Soyu Hz. Muhammed’in (s.a.v.) amcası Abbas'a dayanan hanedan, İslam sanat, kültür, siyaset, düşünce, edebiyat ve bilimine getirdiği yeniliklerle de tarihte kendilerine yer edinmişlerdir. Bu bakımdan, Orta Çağ dünyasında İslam medeniyetinin dünya siyaset, kültür ve uygarlığına nasıl bir katkıda bulunduğunu anlamak ve anlamlandırmak açısından Abbasiler’in tarihi ve Abbasi halifelerinin hayatı büyük bir ehemmiyet arz etmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺51,20

Hilafet kurumu tarih sahnesine çıktığından bu yana Müslümanların hayatında ve dünya siyasetinde merkezî bir konuma sahip olmuştur. Hilafetin saltanat yönetiminin etkisinden ve sultan baskısından azade olduğu ilk 30 yılı ise halifeliği anlamada ve anlamlandırmada ilk bakılması gereken dönemdir. Bu dönemde de iktidar kavgaları, türlü siyasi çekişmeler yaşanmış, hatta tüm bunların sonucunda Hz. Ebubekir haricindeki diğer halifeler suikasta uğramıştır. Bir nevi daha sonra yaşanacakların habercisi olan bu gelişmelere karşı raşit halifelerin tutumu, Müslümanlar için her zaman önemini ve örnekliğini korumuştur. Bu bakımdan “Benden sonra hilafet 30 yıldır.” buyuran Hz Muhammed’in, dört halifenin ve çok kısa bir süre halifelik unvanını taşıyan Hz. Hasan’ın hayatı, halifeliğin gerçek mahiyetini anlamada, ilk halifeden günümüze kadar uzanan problemlere cevap bulmada bizlere yardımcı olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺25,60

Hoşça kalın demek için yanlarına gittiğimde, Gatsby’nin yüzüne o şaşkın ifade yeniden oturmuştu, sanki şu anki mutluluğunun niteliğine dair belli belirsiz bir kuşku oluşmuştu içinde. Neredeyse beş yıl!

O ikindi bile Daisy’nin onun rüyalarına yeterli gelmediği olmuştur; kızın kabahati değildi bu, adamın hayal dünyasının muazzam gücünden kaynaklanıyordu. Hayal dünyası Daisy’nin önüne geçmişti, her şeyin önüne… Kendini yaratıcı bir tutkuyla içine atmış, her seferinde üstüne eklemiş, yoluna çıkan her parlak tüyle onu allayıp pullamıştı. Bir adamın yüreğinde biriktirdiğiyle ne bir ateş ne de bir yenilik baş edebilir.

(…) “Yerinde olsam üzerine fazla gitmezdim.” diye lafa girdim. “Geçmişi geri getiremezsin.”

“Geri getiremez miyim?” diye bağırdı kuşkuyla. “Elbette getirebilirim!”

Çılgın gözlerle etrafına baktı, sanki geçmiş, evinin gölgesinde bir yerlere saklanmıştı, elini uzatsa değecekti.

“Her şeyi eskisi gibi ayarlayacağım.” dedi, başını kararlılıkla sallayarak. “Görecek.”

Uzun uzun geçmişten bahsetti; bir şeyleri telafi etmek istediğini anladım, belki kendisindeki bir şeydi bu, Daisy’yi sevme uğruna harcadığı şeydi. Hayatı o zamandan beri karışık ve darmadağındı. Ama eğer başa dönebilirse ve her şeyi yavaştan alırsa o şeyin ne olduğunu bulabilirdi…


“Muhteşem Gatsby”, beş yıl önce fakir bir gençken kendisini terk edip zengin biriyle evlenen eski sevgilisi Daisy’ye ulaşmak, geçmişi geri getirmek isteyen ve bu amaca erişmek için pek çok şey yapan şimdinin zengin Jay Gatsby’sinin hikâyesini konu ediniyor. Daisy, şahsında geleceği, umudu, “Amerikan rüyası”nı taşıyor Gatsby için. 1920’lerdeki o ışıltılı Caz Çağı harika betimlemelerle anlatılırken bu aşırılık ve gösteriş dünyasının içinden Amerikan toplumu ve bu toplumun dönüşümü ince ince işlenerek yansıtılıyor.

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺36,80
Yirminci yüzyılın en büyük sorunlarından olan stres, kaygı ve depresyon, insanın ruhsal sağlığına yönelik ciddi tehditler olarak görüldüler. Yaşantısında karşılaştığı sorunları aşamadığı zaman, insanın içyapısal bütünlüğünü bozucu ve onun yaşamla bağını zayıflatıcı unsurlar olarak ele alındılar. Bu üç temel tehdidin nereden kaynaklandığı ve nasıl giderilebileceği konusunda modern Batı tıbbı hep arayış içinde olageldi. Bu arayışlarda insanın fizyolojisi ile psikolojisi arasındaki etkileşimin çift yönlü işleyişi, Batı tıbbında uzun süre ihmal edildi. Ancak artık çevresel koşullara bağlı olarak insanın ruhsal ve duygusal dünyasında gerçekleşen değişimlerin fiziksel varlığına da etkisi olabileceği ve yine fizyolojisinde ve biyolojisinde meydana gelen değişimlerin, ruhsal evrenini etkileyebileceği gerçeğine gözlerini kapatamıyor modern tıp. İşte bu kitap, insanın ruhsal ve fiziksel bütünlüğünü sağlıklı bir biçimde devam ettirmesi için Doğu ve Batı tıbbının yüzyıllara dayalı olarak geliştirdiği birikimlerini sergiliyor. Kendisi de modern tıp eğitimi almış olan David Servan-Schreiber, geleneksel Doğu tıbbında karşılaştığı ve iyileştirici olduğu da klinik deneylerle kanıtlanmış tedavi yöntemlerini okurun dikkatine sunuyor. Gerek modern gerekse geleneksel tıpta var olan "çareleri", gerçek hastaların deneyimleri ve öyküleriyle iç içe bezeyerek etkileyici ve yalın bir anlatımla paylaşıyor. Stres, Kaygı ve Depresyondan Kurtuluş, günümüz insanının içine düştüğü ruhsal ve fiziksel sorunlardan kurtulma yöntemlerini, Doğu ve Batı tıbbında etkili olan belli başlı uygulamaları örneklerle sergiliyor. Bu kitap, aslında bir yol haritasıdır. Kendi geçmişi içinde, gündelik yaşamın ağırlığı altında kaybolmaması için, işin uzmanı tarafından hazırlanmış etkili bir harita... Kurtuluşu gösteren bu haritanın yardımına başvuranlar, bundan böyle kolay kolay kaybolma riski altında olma-yacaklar.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 230
En / Boy : 14,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2004
₺68,00
1 2 3 ... 13 >
Çerez Kullanımı