Keynes tüm savaşlara, dolayısıyla da I. Dünya Savaşı’na karşıydı. Nitekim 1916 yılında savaşa çağrıldığında vicdani retçi olarak bu çağrıyı yerine getirmeyi kabul etmemiştir. Savaşın ardından 18 Ocak 1918’de Almanya ve müttefik güçler arasında başlayan Paris görüşmelerinde İngiliz heyetinin içinde yer almıştır. Burada yapılacak antlaşmanın gelecekte yeni savaşlara neden olmaması gerektiği yönündeki görüşlerini bıkmadan aktarmaya çalışmıştır. Almanya üzerine yüklenilen savaş tazminatlarının ağır olduğunu belirtmiş; özellikle Fransa’nın, Almanya’nın kömür havzasını işgal etmesine karşı durmuştur. Almanya’ya kabul ettirilmeye çalışılan barış koşullarının (toprak kaybı ve tazminatlar) ağır olduğunu, Almanya’nın bunları yerine getirmesinin mümkün olmadığını, bunun uluslararası boyutta ciddi sorunlar doğuracağını her ortamda dile getirmiştir.

Keynes’in Genel Teori’den önce yazdığı kitaplar içinde en fazla öne çıkan kitabı olan “Barışın Ekonomik Sonuçları”, O’nun iktisatçı kimliği kadar, bir devlet adamı hatta diplomat kimliğinin de üst düzeyde olduğunu göstermektedir. Aslında Keynes bu kitapla Alfred Marshall (1842-1924) üzerine yazdığı makalede tanımladığı “Usta İktisatçı” (Master-Economist) kimliğine eriştiğini daha 1919’da göstermiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,58
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺45,50

Güney, Derviş Zaim Üzerine Notlar, Budaha ve Thilda’nın Evi kitaplarının Yazarı Sancar Seçkiner’den yeni bir kitap:

“Tarihi, asil yanını düşünerek değerlendirmek muhteşem. Ben Bruegel’in resimlerinden ve engizisyonun acımasız kararlarından bugüne dek hep vahşeti gördüm. Gecikmeli olarak ilk kez Madam Witek’in yorumuna kulak verdim. Böylelikle asaleti fark etme şansım doğdu. Belki de onu Cimetière Du Père Lachaise’da son yolculuğuna koruyuculuklarına inandığı şövalyeler omuzlarında taşıyacak ve o hep, teslim olan, kabul eden değil direnen, inat eden, dikbaşlı Fransa’nın mütevazı bir bireyi olarak aklımda kalacak.”

- Sancar Seçkiner


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺55,50

Haydi, kaleminizi elinize alın ve harfler arasında kelimeleri bulmaya başlayın.

Disney kahramanlarından, yerli-yabancı şarkıcılara, modadan sanata, popüler kitaplardan filmlere, spordan doğaya, bilim insanlarından buluşlara, ağaçlardan çiçeklere, basit İngilizce başlıkları içeren kelime bulmaca; eğlenirken, kelime bilginizi pekiştirir ve yenilerini öğrenmenizi sağlar, algılamanızı geliştirir, dikkatinizi yoğunlaştırmayı öğretir, çabuk ve stratejik düşünmeyle beyne devamlı jimnastik yaptırır. Metroda, arabada, aile ziyaretlerinde, arkadaşlarınızla birlikte, etkili ve eğlenceli zaman geçirmenin, bilgisayar dışında da bir yolu olduğunu gösterir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺31,50

Ötekileştirilen kadınların “anne”, “kız evlat” ve “kız kardeş” olduğunu akıllardan çıkarmamak gerekir. Aksi takdirde hiç kimse masumiyetten söz edemez.

Romandan Bakan Düşkün Kadınlar’da; N. Kemal’in İntibah, A. Mithat’ın Henüz On Yedi Yaşında, H. Ziya’nın Sefile, M. Celâl’in Dâmen-âlûde, S. Enis’in Zâniyeler, A. Gündüz’ün Bu Toprağın Kızları, H. R. Gürpınar’ın Kokotlar Mektebi, R. E. Koçu’nun, Binbirdirek Batakhanesi Cevahirli Hanımsultan, R. Enis’in Afrodit Buhurdanında Bir Kadın, S. Derviş’in Fosforlu Cevriye, İ. Yalçın’ın Genelevde Yas, P. Kür’ün Asılacak Kadın, A. Tunç’un Yeşil Peri Gecesi, İ. Aral’ın Safran Sarı (Yeni Yalan Zamanlar 3), A. Ağaoğlu’nun Yazsonu ve H. Günday’ın Az romanı, düşkün kadınlar bağlamında incelenmektedir.

“Bu çalışmanın; bedenin metalaştırılmasına, cinselliğin alınıp satılmasına, fahişelerin karalanıp onlardan yararlananların aklanmasına karşı bir farkındalık yaratmasını ve bu insanlık ayıbının ortadan kalkması yolundaki çabalara katkı sağlamasını umuyorum.”

-Türkan Yeşilyurt


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺56,00
  • Günde iki fincan kahve içmek pankreas kanseri riskini arttırır.
  • Yüksek gerilim hatlarına yakın yaşamak çocuklarda kanser yapar.
  • İnsanlar önemli kutlamaların günlerine kadar ölümü erteleyebilirler.
  • Baş harfleri D olan beyzbol oyuncuları, baş harfleri E-Z arasında olanlara göre ortalama iki yıl daha erken ölür.
  • Son dönem hastalıklar, binlerce mil uzaktan pozitif zihinsel enerji yollanarak tedavi edilebilir.
  • Devlet borçlarının GSYH’ye oranı yüzde doksanın üzerine çıktığında, ülkelerde daima durgunluk başlar.

Bu iddialar ve bunlar gibi binlercesiyle, yanlış olmalarına rağmen, her gün gazetelerde ve dergilerde karşılaşıyoruz. Günümüzün bilgi çağında, inançlarımız ve davranışlarımız anlamsız veri yığınları ile yönlendiriliyor. Neden sürekli yanlış çıkarımlar yapıp, hatalı kararlar verdiğimizi anlamak zor değil. Mantıklı bir şekilde iyi bilgilendirilsek bile, hangi verinin yanlı ya da alakasız olduğunu, hangi bilimsel araştırmanın çarpıtılmış ya da yanıltıcı olduğunu anlama konusunda sürekli uyanık değilizdir. Medya tarafından sunulan çoğu alanında otorite niteliğinde olan, kulağa bilimsel gelen kanıtlar aslında çarpıtılmış veriler, yanlılıklar ya da bazen dürüst ama eski hatalarla doludur. Gary Smith, bu kitapta rekor bir dürüstlük sergileyerek, insanların, çılgın teorilerini desteklemek için kullandıkları hile ve tuzaklarla karşımıza çıkıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺96,20

Eşitsizlik üzerine dünyanın önde gelen ekonomistlerinden Branko Milanovic, küresel düzeyde eşitsizliği belirleyen dinamiklere ilişkin cesur bir yorum getirmektedir. Çok geniş kapsamlı bir veri setine ve keskin analizlere dayanan çalışmasında, gerek ülkelerin içinde gerekse ülkeler arasında eşitsizliği azaltan ve arttıran iyi ve kötü güçleri ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra küreselleşme ve aynı zamanda da eşitsizliği düzeltebilecek politikaların neler olabileceğini göstermektedir.

Küresel Eşitsizlik bizleri, veriler elverdiğince yüzyıllar öncesine götürüp, dünyanın çeşitli ülkelerini dolaştırmakta, eşitsizliğin, savaşlar ve salgınlar, teknolojik sıçramalar, eğitime ulaşılabilirlik ve yeniden dağıtım gibi faktörlere bağlı bir şekilde çevrimsel olarak hareket ettiğini göstermektedir. Bundan 150 yıl önce Sanayi Devrimi’nin, eşitsizliği arttırmış olması gibi günümüzde Batı’da yükselmekte olan eşitsizlik de gelişen teknolojik devrimlere bağlıdır. Her ne kadar ülkeler içindeki eşitsizlik tırmanmaktaysa da, ülkeler arasındaki eşitsizlikte dramatik bir düşüş vardır ve bu süreçte Çin ve Hindistan’ın orta sınıflarının gelirleri, kalkınmış ülkelerin orta sınırlarının yerinde sayan gelir düzeylerine yaklaşmıştır. Daha ılımlı bir göç politikası küresel eşitsizlikleri daha da uzatabilecektir.

Gerek Çin, gerekse Birleşik Devletler’de var olan eşitsizlikle, oldukça sağlam ve aynı zamanda kendi kendini besleyen bir yapıda gözükmekle birlikte, bu sürecin gelişmekte olan popülizm, plütokrasi veya olası savaşlara bağlı olarak rayından çıkıp çıkmayacağını öngörmek pek olanaklı değildir. Şu anda bulunduğumuz noktaya nasıl geldiğimizi, buradan nereye doğru yönelmekte olduğumuzu ve bu gidişatı tersine çevirebilecek politikaların neler olabileceğini anlamak isteyenler için en ideal başlangıç yeri Milanovic’in kışkırtıcı açıklamalarıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺96,20

Toplu pazarlığı, çalışma sözleşmelerinin düzenlenmesini ve sosyal koruma politikalarını içeren emek piyasası kurumları işçilerin, ailelerinin ve bir bütün olarak toplumun refahını geliştirmede etkin araçlardır. Bu kurumlar çoğu ülkede erozyona uğramış olsa da bazı ülkelerde en küçük bir zarar görmemiştir.

Emek Piyasaları, Kurumları ve Eşitsizlik; kurumların eşitlikçi bir gelir dağılımını temin etmedeki rolünü saptayan, hem gelişmiş ülkelerden hem de gelişmekte olan ülkelerden vaka çalışmalarına yer veriyor. Kadınlar, göçmenler ve gençler gibi belli başlı grupların emek piyasası politikalarından nasıl etkilendiğini vurgulayarak makroekonomik politikaların, emek piyasası politikalarının ve sosyal politikaların eşitsizlik üzerindeki etkisini tartışıyor. Konu üzerine çalışan araştırmacıların katkıları eşitsizliğin azaltılması için emek piyasası kurumlarının etraflı bir politika formülasyonu ile güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 424
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺118,40

İşle ilintili stres, pek çok ülkede en önemli sorunlardan biridir. Stresin olumsuz etkileri pek çok farklı biçimdedir; kan dolaşımı ve mide-bağırsak rahatsızlıklarının yanı sıra fiziksel, psikosomatik ve psikososyal sorunları da kapsar. Bu da dolayısıyla, zayıf iş performansını, yüksek kaza ve sakatlanma oranlarını ve düşük verimliliği beraberinde getirmektedir. Bu nedenle, çalışma koşullarının ve organizasyonunun optimize edilmesi çok büyük önem taşır. Bu kitapçık, çalışma hayatındaki stres unsurlarını tanımlamak ve onların zararlı etkilerini azaltmak adına kolay uygulanabilir kontrol noktaları içermektedir. Aynı zamanda, işyeri risk değerlendirmesi ve stres önleme süreci arasındaki bağlantıyı sağlamaya yönelik rehber işlevi görmektedir. Bu kitapçıktaki kontrol noktaları genel anlamda işletmeler ve kuruluşlar için yararlı uygulamalardır ve stres önlemeyi kendi genel iş güvenliği ve sağlığı politikalarına ve yönetim sistemlerine dâhil etmek isteyen şirketler ve kuruluşlar için özel fayda sağlar. Bu kontrol noktalarının her biri -tam renkli illüstrasyonlarla- bir faaliyeti betimler, onun neden gerekli olduğunu belirtir ve nasıl tatbik edileceğini gösterir, daha fazla ipucu ve hatırlanması gereken noktalar sunar. Bu yayın, ulusal otoriteler, şirket ve kuruluş yöneticileri, sendikalar, iş sağlığı ve güvenliği uygulayıcıları ve işyerinde stresin önlenmesine ilgisi olan diğer taraflar için vazgeçilmez bir çalışma olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 138
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺59,20

Canları pahasına bir araya gelip iç ve dış düşmanlarla savaşan Atatürk ve yakın arkadaşları, üç dört yıl içerisinde neden birbirlerine karşı güven bunalımına sürüklendi?

"Cumhuriyetin İlanı ve Karşıtları"nda, bu bir avuç insanın arasında süregelen ve cumhuriyetin ilanından sonra şiddetlenen ayrılıklar, görüş ayrılıkları, anlaşmazlıklar, dargınlıklar 1920-1926 dönemi dikkate alınarak, tarafsız bir gözle ele alınıyor ve temel nedeni açıklanıyor.

Mustafa Kemal ve yakın arkadaşları arasında ortaya çıkan “görüş ayrılığı” ve “güven bunalımı”nı ana hatlarıyla inceleyen bu çalışmada yazar, bu konuyu iki ayrı dönemde ele almanın gerekliliğinden bahsediyor. Birinci dönem, Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı ile cumhuriyetin ilanı arasındaki “İhtilalci Mustafa Kemal” dönemi; ikincisi ise, cumhuriyetin ilan edildiği gün ve sonrasında bir muhalefet partisinin kurulduğu “Devrimci Mustafa Kemal” dönemidir. İlkinde yakın arkadaşlarıyla beraber iç ve dış düşmanlara karşı savaşmış, onları yenmişlerdir. İkincisinde ise Mustafa Kemal, Türk ulusunu çağdaş uygarlığa taşıma tutkusu içerisindeyken, ne yapacağı önceden bilinmeyen bir lider konumuna getirilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺51,80

Refah kavramı ve refah iktisadına dair gelişen literatürdeki genel kavramlara dair genel bir yaklaşım sunan kitap, 20. yüzyıl sanayi toplumunda sosyal politikaların etkinliği ve gelişimi açısından devletin, sosyal politikanın artan sorumluluğunu yüklenen merci olduğunu ve refah iktisadının değişen perspektifini ele alıyor. Toplumun temel refahının artmasında temel rol üstlenen devletin, ekonomik etkinlikler konusundaki etki biçimi kitapta değerlendiriliyor. Refah devletine dair niteleyici bir çalışma oluşturmak adına, refah harcamalarının kadın istihdamı, genel refah göstergesi olarak yaşam kalitesi ve gelir dağılımı eşitsizliği gibi ekonomik ve sosyal pozisyonların refah harcamaları ile olan ilişkisi inceleniyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺66,60

Osman Ata Ataç’ın anlatımı ile Cesaret, parçalanan bir imparatorluğun dört bir yanından Anadolu’ya göçen, sürgün edilen; yeni hayatlarını kurmaya çalışırken geçmişlerini de beraberinde taşıyan insanların gerçek yaşam öykülerini aktarmaktadır. Belleklerde ve fotoğraflarda kaldığı kadarıyla, temel olaylar ve bu olayların kahramanları gerçektir.

Kitabın kahramanları, çöken bir imparatorluğun altında ezilip yok olmamak için inanılmaz bir mücadele veren, yepyeni bir vatanda yeni hayatlarını kurmaya çalışırken geçmiş yaşamlarını da beraberlerinde taşıyan insanlardır.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan insanların büyüklerinin hikayeleri cephede, yolda, aşkta, arkadaşlıkta, kısacası yaşamda cesaret hikâyeleridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺59,20

İnsanları doğru veya yanlışlarıyla ayakta tutan yegâne neden düşsel eylemlerdir. Zira insanın yaşamı boyunca edindiği deneyim ve tecrübeler, bireylerin birçok düşünme sürecinden geçmesine ve vermesi gereken kararların farkına varmasına neden olmuştur. Bu amaçla bu eserde, düşünce becerisinin kazanılması için gerekli olan empatik eğilim ve eleştirel düşünmenin, kuramsal boyutları ile nasıl kazanılması gerektiğiyle ilgili bilgiler paylaşılmak istenmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺49,00

Hizmet pazarlaması dersi veren akademisyenlerin ders anlatımlarındaki zenginleştirici tecrübelerini birleştirerek ortaya çıkarılan bu kitapla literatüre hem katkı sağlanmak amaçlanmış hem de farklı bakış açıları ile kitap, benzerlerinden farklılaştırılmaya çalışılmıştır. Kitapta genel hizmet pazarlaması konuları dışında hizmetlerle ilişkilendirilmiş itibar yönetimi ve çalışanların işletmeye sadakat borcu başlığı altında hukuksal boyutta ele alınmıştır.

Ayrıca bütün bölümler örnek olay ve okuma parçaları, tartışma ve değerlendirme soruları ve bölümlerle ilgili tavsiye kaynaklarla donatılmıştır. Kitap içeriği, hizmet pazarlaması ön lisans, lisans ve yüksek lisans derslerine hizmet edecek yapıdadır. Aynı zamanda içeriğindeki bol örnekli anlatımlarla da bu alana yönelik bilgilerini artırma hevesi taşıyan ve çalışan veya çalışmak isteyen her kesime yol göstericilik yapacak bilgilere de sahiptir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺88,80

Çocuk; her dilde, kültürde, dinde, ırkta çocuktur. Kahkahası bulutları aşan, hayalleri balonlara bağlayıp, uçuran... Onları anlamanın belki de en zor tarafı bazen kelimelerdir. Oysa onların tek bir evrensel dili var: resim. Çocukların duygu yüklü dünyasına dokunabileceğiniz resim terapisi tekniklerini, hem altı çocuğun terapi sürecine yerleştirdik, hem de ayrı bir bölümle bu teknikleri siz çocukların dünyasına dokunanlara sunduk. Duru, Pelin, Efe, Arın, Zehra ve Bora ile bu serüvene sizi dâhil ederken, yolunuzun kesiştiği çocukların dünyasını daha kolay anlayabilmeniz için ayrı bir bölüm araladık. Çocukların çizgileri, kullandıkları renkler, eksik ya da abartılı olarak tasvir ettikleri herhangi bir uzuv; hepsi bilinçaltının birer yansıması.

Boyalarla, fırçalarla, kâğıtlarla, koşulsuz sevgiyle çocuk kalbine dokunan ve dokunmak isteyen anne babalara, öğretmenlere, hayatında kitaplara yer veren herkese…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺59,20

Küreselleşme, sanayi devrimi ile başlamıştır ancak, 1980 sonrası finansal serbestleşme ile birlikte farklı bir hamle yapmıştır. Makro iktisat teorisi de bu değişime ayak uydurmuştur. Keynesyen iktisat gözden düşmüş, neoklasik iktisat yeniden atağa kalkmıştır. Bu dönemde öyle bir söylem egemen hale gelmiştir ki, küreselleşme karşıtları dinozor muamelesi görmüştür. Türkiye de bu gelişimden payını almıştır. Ekonomiden, politikaya, hukuk sisteminden, toplumsal yaşama kadar uzanan bir değişim yaşamıştır. 2007 Krizi, ülkelere (merkez ve çevre) küreselleşmenin gerçek yüzünü göstermiştir, çünkü vaat edilen eşitlik, istikrarlı büyüme ve düşük işsizlik oranına erişilemediği gibi tüm ülkeler borca batmış ya da sınırda yaşar hale gelmiştir. Bu süreçte batı ülkelerinde muhafazakâr iktidarlar yerlerini korurken, daha hibrit demokrasilerde politik sistem tek adamlığa kaymıştır. Dünya sanki 2. Dünya Savaşı öncesine benzer bir yol tutturmuştur. Nitekim dünya ekonomisi, krizi üzerinden hâlâ atamamıştır. Bundan da önemlisi; dünya artık daha az özgür, daha az adaletli ve daha çatışmacı bir yaşam alanı haline gelmiştir. Bu süreçte hemen her ülkede hükümetler, insanlara adeta masal anlatmışlardır. Bu masallara ayak uyduranların sayısı da az değildir. Bu kitap, küresel ölçekte anlatılan masalların arkasındaki gerçekleri okuyucuya göstermektedir. Kitapta, 1929 Bunalımı’dan başlayarak küreselleşme bağlamında dünya ve Türkiye ekonomisi, ekonomi politik bakış açısı ile irdelenmektedir. Bu irdeleme her kitapseverin anlayacağı bir dille yapılmıştır. Umudumuz, iktisatçı olmayanların da bu kitap sayesinde iktisat ile tanışması ve artık masallara hayır demesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺81,40

Alanında uzman bilim insanlarının yer aldığı yayın serisinin, “Küresel Bakışla Kutup Çağı: Tarihi ve Hukuki Perspektif-Ekolojik Dönüşüm” adlı üçüncü kitabında; uluslararası, dinler arası ve hatta kıtalararası etkileşimi başlatan ve bunları farklı bir boyuta taşıyan Keşifler Çağı’nın birinci aşaması ile Avrupalı toplumların özellikle ekonomik, siyasi, kültürel ve teknolojik alanlarda büyük hamleler yapmaya başlamaları arasındaki bağlantı ortaya koyulmuştur.

Coğrafi Keşifler Çağı’nın ikinci aşaması olarak görülen Yüksek Kuzey’in keşfinin, yeni teknolojik gelişmeler ve iklim değişikliği de dikkate alınarak, ilk yıllarından Birinci Dünya Savaşı öncesine kadar gösterdiği gelişimi ve bu gelişimin Kuzey ülkelerine yansıyan ekonomik, siyasi ve bilimsel etkileri analiz edilmiştir.

Serinin bu kitabı, kutup coğrafyalarının uluslararası hukuk bağlamında değerlendirilmesi yapmıştır. Günümüzde meydana gelen güvenlik kavramındaki değişimler, Antarktika örneği üzerinden incelenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺88,80

Eşitsizlik en önemli sosyal problemlerimizden bir tanesidir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki yıllarda kontrol altına alınan eşitsizlik son yıllarda alabildiğine geri dönmüştür. Hepimiz problemin boyutunun farkındayız %99 hakkında konuşuyoruz ve %1 toplumsal tartışmanın merkezinde yer almaktadır fakat umutsuzluğa kapılmak dışında ne yapılabileceğiyle ilgili çok az tartışma mevcuttur ancak, ünlü iktisatçı Anthony Atkinson’a göre, şüphecilerin hayal edebileceğinden çok daha fazlasını yapabiliriz.

Atkinson uzun yıllardır eşitsizlik araştırmasında en önde gelenlerden biri olmuştur ve teorik ve pratik tecrübesini eşitsizliğin çeşitli problemlerine uygulamaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki gelir dağılımında kayda değer bir değişime neden olabilecek bütüncül bir politika seti sunmaktadır. Atkinson göstermektedir ki sorun basitçe zenginin daha zengin olması değildir. Yoksullukla mücadelede de başarısızız ve ekonomi hızlı bir şekilde büyük bir kitleyi geride bırakmaya evrilmektedir.

Eşitsizliği azaltmak için var olan programları finanse etmek amacıyla zenginler üzerine yeni vergiler koymanın ötesine gitmeliyiz. Yeni fikirlere ihtiyacımız var. Bu nedenle, Atkinson beş alanda iddialı yeni politikalar önermektedir: teknoloji, istihdam, sosyal güvenlik, sermayenin paylaşımı ve vergilendirme. Bu önerileri genel iddialara ve harekete geçmeyenlerin, müdahalenin ekonomiyi küçülteceğini, küreselleşmenin girişimleri imkansızlaştıracağını ve yeni politikaların maddi olarak karşılanamayacağı mazeretlerine karşı savunmaktadır.
Bir değişim programından çok daha fazlası olan Atkinson’ın kitabı umudun sesidir ve siyasal eylem ihtimalleri için iyimserlik sunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺84,00

Anılar belge değil, yazanın tarihe düştüğü notlar veya hayat öyküleridir. Anılar her söylem ya da söyleşide değiştiği halde, basılı kaynaklar zaman-mekân sınırlarını aşarak, gelecek kuşaklara ulaşır. Bu açıdan, önemli ve değerlidir. Eğitimle insan olan insan, öyküsünü Aydınlanma Çağı’nda yazdığı denemelerle iletti günümüze. Orta çağlara son veren tarihi olay İstanbul’un fethi değil, bizim almakta çok geciktiğimiz matbaanın aynı yıllardaki keşfiydi. Bu tarihi gecikmeyi kapatamadık.

Kendisini laik Cumhuriyet’in ilk kuşağından bir Mustafa Kemal Atatürk milliyetçisi olarak algılayan yazar, yayımlanan sayfalardaki eksiklerin bilincindedir. Bu boşlukları kapatmak için yazdığı, “Bir Öğrenci Gözüyle, Türk Kimliğinin 1930’lu Yıllardaki Serüveni”ni izleyen denemesi, La Turqie Kemaliste’in güncellenen bir sayısında yayımlandı (Boyut, 2010:22-29).

Bu denemesini yeterli bulmayan ve ülkemizin, içinde bunaldığı sorunlara bir çıkış yolu arayan yazar, yayına hazırladığı “Nereden Başlayalım?” denemesinde, kendisini böyle bir girişime yönlendiren 90 kadar eğitim anısına yer veriyor; ama ne kadar iyi dağıtılacak ve kimlere ulaşacak tabii bilinemiyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺66,60

Doğal küresel ısınmanın çevresel maliyetinin trilyonlarca dolar ile ölçüldüğü göz önüne alınmalıdır. BM Raporu, biyokütlenin birleşik ısı ve güç üretiminde kullanımının sera gazı emisyonlarını azaltmak için en iyi ve en ucuz seçeneklerden biri olacağını açıklamaktadır. Fotosentez ile enerji biçiminde depolanan enerji miktarı dünyanın yıllık enerji gereksiniminin yaklaşık on katına eşdeğerdir.

Biyokütlenin % 90’dan fazlasını orman ağaçları oluşturmaktadır. Dünya ormanları günümüzde endüstriyel odun gereksinimlerini karşılarken, aynı zamanda insan topluluklarının enerji gereksinimlerine önemli katkı sağlayabilmektedir. FAO 2010 Raporu’na göre Türkiye’deki ormanların tuttuğu karbon miktarı 2 milyar ton olarak tahmin edilmektedir. Ormanların karbon birikimi ve hava kirliliğinin azaltılması fonksiyonları sadece ulusal açıdan değil, küresel açıdan da önemlidir.

Türkiye’deki toplam enerji üretiminde temiz enerjilerin payı artırılmalıdır. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de enerji yaşamsal bir konu olduğundan, kendine yeterli, sürekli, güvenilir ve ekonomik bir elektrik enerjisine sahip olunması yönünde, dışa bağımlı olmayan yerli, temiz enerji kaynaklarından en üst düzeyde yararlanılması gerçekleştirilmelidir. Türkiye’de enerji yatırımlarını teşvik etmeyi amaçlayan Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) Yasa Tasarısı’nın yürürlüğe girmesi ile özel sektör tarafından kurulacak birleşik biyokütle ısı ve güç santralleri ile odun peleti üretim tesislerinin sayısı hızla artabilecek ve ülke enerji üretim potansiyeline önemli katkılar sağlanabilecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 696
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺109,20

Murathan Mungan “Bu ülkenin resmî dini ikiyüzlülüktür.” derken; Şevket Pamuk yolsuzluğun, düzenin kendisi olduğunu söylerken; Ayfer Tunç, bir ahlak buhranında yaşadığımızdan bahsederken; Gülse Birsel, Yalan Dünya’daki kurgunun ve karakterlerin, ülkede olanlardan daha ciddi ve ahlaklı olduğundan dert yanarken; Hakan Günday, Zargana’da “Matematiği kuvvetli değildi fakat çıkarlarını hesaplamasını iyi bilirdi.” cümlesini sarf ederken farkında olmadan Türkiye’yi yıllardır yiyip bitiren ancak, adı konulamayan bir kavramı tasvir ediyor aslında. Türkiye’nin uzun dönem ekonomik büyüme hikâyesine farklı bir bakış açısı getiren bu kitap, bu kavramın adını koyuyor: Ahlaksız Büyüme.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺56,00

Ekonominin temel ağırlığı müşteri odağına doğru kayıyor. Eski kalıp yaklaşımlar nostaljik pazarlamanın konusu haline gelirken daha önce hiç duymadığımız kavramlar iş dünyasını derinden sarsıyor. Bireyin önem kazandığı, postmodernizmin belirleyici olduğu ileri teknolojinin kullanıldığı, siber fiziksel sistemlerin geliştiği bu döneme Endüstri 4.0 adını veriyoruz. Bu yeniçağı anlamadan genç kuşakların isteklerini öğrenemeyecek, çağdaş bir müşteri ilişkileri sistemi kuramayacağız. Bu nedenle sektörle ilgilenen herkesin gelecek odaklı bir anlayışla müşteri ilişkilerini tekrardan tanımlamaları ve bu konu üzerinde çalışmaları gerekmektedir. Müşteri ilişkilerini en geleceğini öğrendikçe onu daha iyi şekillendirebileceğiz. Drucker’in de dediği gibi “geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu yaratmaktır”. Bu kitap müşteri ilişkilerinin geleceğini anlamak isteyen herkes için temel bir rehber niteliğindedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺63,00

Günlük hayattaki birçok etkileşim, yarışma olarak adlandırılabilir. Doğadaki canlıların eş bulup çiftleşmek için birbirleriyle mücadele etmeleri, okulların öğrenci kabulü, seçim çalışmaları yapan politikacılar, spor müsabakaları, savaşlar, politik lobi faaliyetleri, şirketler arası araştırma ve geliştirme yarışları, şirket içi yükselme için personel mücadeleleri gibi örneklerin her biri yarışma sınıfına girer. Bu kitap, bu tür yarışmaların ekonomi teorisinde nasıl modellendiklerini, bu modellerin deneylerle nasıl test edildiğini ve testler sonucunda çıkan ilginç sonuçları tartışmakta, konuyla ilgili literatürün kapsamlı bir anlatımını sunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺49,00

Türkiye’den çıkan doğrudan sermaye yatırımlarındaki son on beş yıllık artan trend, bu kitabın yazılmasının ana motivasyonunu oluşturmaktadır. Bu nedenle, bu kitabın temel amaçlarından birisi Türk firmalarının diğer ülkelerde yatırım yapma nedenlerini ortaya çıkarmaktır. İkinci amacı ise yatırım için gidilen ülkenin neden tercih edildiği sorusunu cevaplamaktır. Başka bir ifade ile, Türk firmalarının farklı ülkelerde yatırım yapma kararlarını belirleyen faktörleri ortaya çıkarmaktır.

Türkiye’den yurt dışına çıkan doğrudan sermaye yatırımları ile ilgili literatüre bakıldığında konu ile ilgili yapılmış kısıtlı sayıda çalışmanın var olduğu göze çarpmaktadır. Bu kitap özellikle Türkiye’den yurt dışına çıkan yatırımların ülke seçimini belirleyen faktörleri firma düzeyinde veriler ile ortaya çıkarmayı hedefleyen ilk çalışmalardan biridir.

Bu kitabın Türkiye’den çıkan yatırımlara ilişkin elde edilen sonuçların, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, T.C. Ekonomi Bakanlığı, T.C. Hazine Müsteşarlığı başta olmak üzere gerek kamu kurum ve kuruluşlarına gerekse özel sektöre ve son olarak konu ile ilgili araştırmacılara faydalı olması temel dileğimizdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺70,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 7.2009
₺84,00

Merak uyandıran bu kitap geleneksel çerçevedeki makroekonomik istikrarın sınırlı kavramsallaştırmasının ötesine geçiyor; yapısal dönüşüm ve kapsayıcı kalkınma arasındaki bağı ortaya koyuyor. Çalışma, üç temel konuyu inceliyor: Geleneksel makroekonominin sınırları, uzun dönemde yapısal dönüşümün ajandası, kapasitenin gelişimi, eşitsizlik ve eşitsizliğin makroekonomik sonuçları.

Birincisi, IMF tarafından gelişmekte olan ülkelere hazırlanan makroekonomik politikanın yapısı için tavsiye reçetelerini tarif ediyor; mali konsolidasyona karşı kanıta dayalı bir durum değerlendirmesi yapıyor ve gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerini düşük ivmede tutup tutmaması, büyümeyi ve istihdamı artırmak için tek haneli enflasyon hedeflemesi yapıp yapmaması gerektiğini sorguluyor. İkincisi, yapısal dönüşümün çeşitli kaynaklarını takip etmek için konuyu ampirik bir yaklaşımla ele alıyor; altyapıya yatırımın, kapasitenin kontrolünü nasıl yönlendireceğini örneklemekle devam ediyor; yapısal dönüşüm ve kapsayıcı kalkınma yaklaşımıyla sosyal koruma kavramını yeniden yorumluyor. Son olarak üçüncüsü ise açık ekonomiler için iki-ülke makroekonomi modelini geliştirerek ve uygulayarak eşitsizlik kavramını, gelirin fonksiyonel dağılımındaki trendleri inceleyerek bunların olası makroekonomik sonuçlarını ele alıyor. Çalışma, ABD’de artan yüksek faizli mortgage krizini ve tırmanan hanehalkı borçlarını anlamada büyüyen eşitsizlik kadar durağan reel gelirlerin göz ardı edildiğini fakat önem arz ettiği görüşünü savunan ve karşı çıkan kanıtları ele alarak sonuçlanıyor. Bu kitap, ekonomistlere, politika yapıcılara ve kapsayıcı ekonomik kalkınma ile ilgilenenlere değerli bir kaynak sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺63,70

İnsanlık tarihi ile beraber süs bitkileri insan yaşamının ayrılmaz bir parçası olmuş ve sevginin tarifini oluşturmuştur.

Bu kitap hem süs bitkileri üreticilerine hem öğrencilere hem de süs bitkileri yetiştirmekten zevk alan tüm meraklılarına yardımcı olması öngörüsü ile akademik bir bakış açısıyla hazırlanmıştır.

Süs bitkileri yetiştiriciliği ile ilgili tüm detaylar hem amatörlere hem de profesyonellere hitap etmesi amacıyla bu kitapta yer bulmuştur. Süs bitkilerinin yeri ve önemi ile başlayan ve süs bitkilerinin sınıflandırılmasının yer aldığı kitap süs bitkileri üretim alanlarıyla devam etmektedir. Süs bitkileri üretiminde kullanılan yerler, kaplar ile yetiştirme ortamları ve süs bitkisi üretimindeki gerekli koşullar devam eden bölümleri oluşturmakta ve kitap süs bitkileri üretim tekniklerini tüm detayı ile inceleyerek son bulmaktadır. Tüm teknikleri vermeyi amaç edinen bu kitabın süs bitkileri ile ilgilenen araştırmacı ve eğitimcilere, öğrencilere, yetiştiricilere ve hobi amaçlı yaşamını süsleyen meraklısına yeterli kaynak olabilmesi ümit edilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺63,00

Geçen yüzyılın iki büyük mali krizi, 1930’lu yıllardaki Büyük Bunalım ile 2008’de başlayan Büyük Durgunluk’ tur. Her ikisinin de arka planında, kredilerdeki sert yükselişler, şaibeli bankacılık uygulamaları ve kırılgan, istikrarsız bir küresel finans sistemi vardı. 2008’de piyasalar kalp krizleri geçirirken, ekonomi politikasını belirleyenler en kötüsünü önlemek amacıyla Büyük Bunalım’ın derslerine başvurdu. Verdikleri yanıtla 1930’lu yıllardakine benzer bir finansal bir çöküşü ve yıkıcı bir bunalımı önlediler ama ABD ve Avrupa’da işsizlik buna rağmen dayanılmaz seviyelere yükseldi. Acı ve ızdırap alabildiğine yaygınlaştı. Bu noktada söz konusu olan soru, politik karar merkezlerinin neden daha iyisini yapmadıklarıdır. Barry Eichenberg’in bu ikiz krizin tarihine dair anıtsal eseri, Aynalı Salon, bu soruya bugüne kadar verilmiş en geniş kapsamlı yanıtı sunuyor. Eichengreen, bu iki kriz ve Kuzey Amerika ile Avrupa arasından sürekli gidip gelerek, Lehman Brothers’ın iflasını izleyecek bir başka Bunalım korkusunun, olumlu ve olumsuz sonuçlarıyla, her iki kıtadaki ekonomi-politik yanıtlara nasıl şekil verdiğini gösteriyor. Büyük Bunalım’ın öne çıkan özelliği banka iflasları olduğundan karar merkezleri sıkıntıdaki bankaları güçlendirmek için derhal harekete geçtiler. Ama türev piyasaların 1930’lu yıllarda bir önem taşımıyor olması nedeniyle de gölge bankacılık diye bilinen sistemin sorunlarını gözden kaçırdılar. Yine 1930’lu yıllarda harcamaları desteklemek için çok az şey yapılmışken, hükümetler bu kez kamu harcamalarını da artırdı. Ancak krize verilen bu yanıt gelişigüzel nitelikteydi ve daha sonraları özellikle Güney Avrupa’daki aşırı borçlu devletlere sorun çıkardı. Üstelik, aşırı vaatlerde bulunan politikacıların aldığı önlemlerin büyük çaplı bir ekonomik durgunluğu önlemedeki başarısızlığı nedeniyle de, harekete geçme yanlısı hükümetler ve merkez bankalarına yönelik hızlı bir tepki gelişti. Karar merkezleri de, çok geçmeden, henüz normal koşullara dönülmemişken normal politikalara geri dönme ayartısına erkenden boyun eğdi. Sonuç, Birleşik Devletler’ de yıpratıcı derecede yavaş bir ekonomik canlanma, Avrupa’da ise sonu gelmeyen ekonomik durgunluklar oldu. Aynalı Salon, hem önemli bir ekonomi tarihi çalışması hem de aynı hatalardan bazılarına ikinci bir kez daha düşmekten nasıl kurtulduğumuza dair esaslı bir incelemedir. Sadece Büyük Bunalım tarihinden çıkarılan derslerin toplumun çağdaş ekonomik sorunlara verdiği yanıtı şekillendirmeye devam ettiğini göstermekle kalmıyor, aynı zamanda Büyük Durgunluk tecrübesinin Büyük Bunalım hakkındaki düşüncelerimizi nasıl kalıcı bir biçimde değiştireceğini de gözler önüne seriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 520
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺72,80

İlk insanlardan beri zeytin, insan yaşamının bir parçasıdır. İnsanlık tarihi ile beraber zeytin sağlığın, sevginin ve barışın sembolü olarak yaşamımızda yer almıştır. Bu kitap hem üreticiye hem tüketiciye hem de zeytin, zeytinyağı ve zeytinyağlı yemekler konusunda merakı olan kişilere yardımcı olması amacıyla bir ders kitabı niteliğinde kaleme alınmıştır. Konular içerisinde birinci ve ikinci bölümde; zeytinin tarihçesi, zeytin yetiştiriciliği, besin değeri ve beslenmedeki önemi, zeytinin dünyadaki yeri, çeşit özellikleri, bahçe tesisi, bakım işleri, gübreleme, hastalık ve zararlıları ile mücadele konuları detaylı olarak işlenmiştir. Üçüncü bölümde ise önemli zeytin çeşitleri ve bunların sofralık hale getirilmesi ile ilgili bilgiler yer almaktadır. Kitabın dördüncü bölümünde ise zeytinyağı ile ilgili temel bilgiler, işlenmesi, rafinasyonu, faydası, insan sağlığına etkisi ve beslenmedeki önemi detaylı olarak verilmiştir. Kitabın son bölümünde, zeytinyağının mutfaktaki yeri ve zeytinyağlı yemekler yer bulmuştur. Bu bölümde, dünden bugüne zeytin ve zeytinyağının mutfaktaki yeri ve Türk mutfağında zeytin ve zeytinyağı kullanımı detaylı olarak incelenmiş, günümüze kadar gelmiş olan kimi zeytinyağlı yemek tarifleri ile zenginleştirilmiştir. Bu doğrultuda arzu edilir ki bu kitap, zeytin ile ilgili konuları araştırma ihtiyacı duyan eğitimcilere, öğrencilere, yetiştiricilere ve meraklılarına yeterli kaynak görevi yapsın.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺84,00

Arktika Bölgesi giderek daha ulasılabilir hale gelmektedir. Soğuk Savaş yıllarında Bölge'ye atfedilen'öğrenilmiş değersizlik' zaman içinde değişmis, askerileşmenin yerini kaynakların ekonomik potansiyeli almıştır. Yaşanan bu değişim, ‘Kutup Çağı’ kavramı ile vücut bulmuştur.

Uluslararası politikada iki kutupluluğun ortadan kalkmasından sonra geçen çeyrek yüzyıl içinde “Yeni Alanlar” ortaya çıkmış “Yeni Bakış” açıları dillendirilmeye başlanmıştır. Buradaki itici güç çevresel değişiklik, küresel ısınma ve buz kitlelerinin ayrışma sonucu doğal zenginliklere kolayca ve daha ucuz bir şekilde ulaşmaya dayanmaktadır. Bu arada iklim değişikliğine bağlı olarak buzul dağlarının artan bir hızla erimeleri sonucu alışılagelen buzlarla kaplı Arktika manzaralarını ortadan kaldırmakta, yerli halkların geleneksel yaşam koşullarını kökünden değiştirmektedir. Küreselleşmenin de Bölge’ye girmesiyle devasa ölçekli trans holdinglerin kaynaklara ulaşım mücadelesi ve bu kaynakları sömürme rekabeti artarak sürmektedir. Ekosistemin bozulması ve orman arazilerinin küresel düzeyde azalmasından sonra Arktika’da uzun yıllardır gözlemlenen iklimsel kriz, günümüzde uluslararası toplumun mevcut krizleri arasında en etkili boyuta ulaşmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 18 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺84,00

Aydınlanma çağı ile birlikte ortaya çıkan modern bilim anlayışı, insanın doğa ile olan kadim mücadelesinde büyük başarılar kazanmasını sağladı. Bunun verdiği güvenle içinde yaşadığı “saat gibi işleyen” evrenin kurallarını bir gün tam olarak keşfederek, geçmiş ve gelecekteki tüm olayları sonsuz bir kesinlikle belirleyebileceğini düşünmeye başladı. Ancak bir yandan kuantum mekaniği ve kaosun keşfi, insanın “mutlak determinizm” hayalini suya düşürürken; öte yandan beynimizdeki nöronların etkileşimi sonucunda ortaya çıkan “bilinç”in veya karıncaların bir araya gelerek oluşturduğu kolonilerin son derece kompleks davranışlar sergilemesi gibi olguların açıklanmasında yetersiz kalması, olguları bileşenlerine ayırarak inceleyen “indirgemeci” bilim anlayışının yanında, bütüncül olarak ele alan yeni bir bilim anlayışının gerekliliğini ortaya koydu. Böylece, birçok bilim dalında birbirinden bağımsız gerçekleşen buluşların sonucunda; bileşenler arasındaki etkileşimlerle“kendiliğinden organize olan” ve “beliren” yapıları ve davranışlarını inceleyen “kompleksite bilimi” ortaya çıktı.

Kompleksite biliminin getirdiği yeni araçlar, diğer tüm kompleks adaptif sistemler gibi, ekonominin de incelenmesi ve anlaşılması için yeni olanaklar sağlıyor. Bu kitapta, kompleksite bilimi ve iktisadın kesişim noktaları ortaya konularak, bu araçların ekonomiyi incelemekte nasıl kullanılabileceği açıklanıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺63,00

Tüm dünyanın gözbebeği, Türkiye’de de oldukça yaygınlaştı. Her ortamda ve tek başına rahatlıkla oynanan sudoku Japon kökenli bir oyun. Terim, Japoncada “sayılar tek olmalı” anlamına gelen sözcüklerin kısaltmasıdır. Dinlendiricidir, keyif verir, zihinsel fonksiyonlarının dinç kalmasına olumlu katkısı vardır.

Çağatay Güler, siz severlere her gün oynayabileceğiniz bir sudoku kitabı sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 182
En / Boy : 10 / 15
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺31,50

Tüm dünyada oynanmakta olan Sudoku terimi Japoncada "sayılar tek olmalı anlamına gelen sözcüklerin kısaltmasıdır. Her yerde ve tek başına oynanabilir. Dinlendiricidir ve keyif verir. Zihin fonksiyonlarının dinç kalmasına olumlu katkısı vardır. Başlayın, bırakamayacaksınız...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Isparta
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 10 / 15
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺31,50

Türkler, Orta Asyadan Anadoluya gelişlerinin resmi tarihi olan 1071 Malazgirt savaşından bu tarafa Avrupalılar ile komşudur. İki halkın tanışıklıkları ve komşululukları çok eskilere dayanmaktadır. İddia edilenin aksine iki taraf da birbirlerini iyi tanımaktadır. Avrupalılar Müslümanlığı Türkler, Türkler de Batıyı Fransızlar üzerinden görmüştür. Batı, Türkler için genel anlam da Fransız gelenek ve görenekleri anlamını taşımaktadır.

 Türkler, Avrupalı halkları etkilemiş ve onlardan etkilenmiştir. Avrupada yazılan roman, hikaye, şiir, çok sayıda veciz söz ve atasözlerine konu olmuş veya kaynaklık etmiştir. Türklerin Avrupada tarihsel olarak en fazla siyasi ilişkide bulunduğu ülkelerden birisi de Fransadır. Türk Fransız ilişkilerinin ne kadar eskiye dayandığı ve ne kadar yoğun olduğu kronolojik olarak bu çalışmada yer almıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Eskişehir
Sayfa Sayısı : 188
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺56,00

Türkiye’de son yıllarda Cumhuriyete ve onun Kurucuları­na yönelik söylem suçlamalara dönüştü. Bu yapılırken çoğu zaman da eksik bilgi ve yalana dayalı bir dil kul­lanılıyor. Bu yapılırken bir yandan da Osmanlıcılık-Yeni Osmanlıcılık çekici ifadelerle övülüyor.

Hele Abdülhamit dönemi anlatılırken ileri sürülen görüşleri dinlerken, yazıları okurken hayrete düşmemek imkansız hale geliyor.

 Övülen O Abdülhamit ki, Osmanlı Devleti’nin iflasına 15 Ekim 1881’de (28 Muharrem 1299) imza atmıştır. Mu­harrem Kararnamesi ile Osmanlı Devleti ekonomisinin denetimini Duyun - u Umumiye idaresine (Borçlar İdaresi) bırakmıştır.

 Osmanlı böyle bir çöküş ile ömrünü tamamlarken, Mus­tafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan İstiklal Savaşı, sadece siyasi bir başarıya değil, aynı zamanda ekonomik başarıya da zemin hazırlamıştır. Ancak bu ko­lay olmamıştır.

Vural Fuat Savaş bu kitapta sadece İstiklal Savaşı’nın finansmanını değil, aslında yokluğun ve olanaksızlığın nasıl başarıya dönüştürüldüğünü yani zaferi anlatmak­tadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Eskişehir
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺49,00

Obsesif kompulsif bozukluk sanılanın aksine yaygın görülen nörobiyolojik bir bozukluktur. Anne ve babaların çocuklarını yanlış yetiştirmeleri, irade zayıflığı ya da çocuğun şımarıklığı ile ilgili değildir. Zihne gelen rahatsız edici düşünceler ve bu düşüncelerin azalması için yapılan tekrarlayıcı davranışlar istem dışı meydana gelmektedir. Tedavi edilebilir bir bozukluk olan obsesif kompulsif bozukluğun doğru ele alınması, özellikle çocuk ve ergenlerin bir çocuk ve ergen psikiyatristinden yardım alması çok önemlidir. Bu kitap çocuk ve ergen psikiyatristinin düzenlediği temel tedavinin yanında destekleyici olması amacıyla yazılmıştır. Obsesif kompulsif bozukluğu olan çocuk ve gençlerin yaşamlarına engel olan istenmeyen düşüncelerini anlamaları, tekrarlayıcı davranış ve düşüncelere harcadıkları zamanı geri kazanmaları ve hayatı yakalamaları umuduyla...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 21 / 29,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺56,00

Sanırım Thilda’nın hiç bulamadığım evi bu dünyayı güzelleştiren değerlerin içinde bir yerler­de gizli. Orada uzak bir dağ yokuşunda , bir ya­macın kıyısına saklanmış , ulaşmakta zorlan­dığımız kale gibi duvarları sağlam bir ev var: Tuğlaları sevgiden örülmüş , kum ve çimen­toyla harcı hazırlanırken içine sevgi katılmış , pencere ve kapı doğramaları sevgi ağacından yapılmış , perdeleri sevgiden dokunmuş , ka­pısı herkese sevgiyle açık. İnsanların kandırıl­madığı , hoyratça harcanmadığı , yaşamların çalınmadığı , akıl ve bilgi üzerine inşa edilmiş bir yer geliyor gözümün önüne. Başka türlüsü de olmuyor zaten. Hayali bile güzel.

Kimbilir , bel­ki bir gün o sihirli kapı aniden karşımıza çıka­cak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺52,50

1960’ların sonlarında dört genç şairin şiirleri eylemci gençlik arasında büyük ilgi uyandırıyordu. Eylemci gençler, bu genç şairlerin “Başkaldırı” niteliği taşıyan şiirlerinin kopyalarını ceplerinde taşıyor, okullarda, kantinlerde birbirlerine sunuyor, okuyorlardı. Bu genç şairlerin ortak bir harekete girişeceklerini, ortak bir dergi çıkaracaklarını öğrendiğimde bunlarla 1969 yılında bir araya gelip başkaldırılarının nedenlerinin, neler olduğunu onlarla ele alıp ANT der­gisinde yayınlamak için bir söyleşi yaptım. Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Süreyya Berfe ve Özkan Mert ile gerçekleştirdiğim bu söyleşide onların sanatlarını, Türkiye’deki ne tür sanata ve şiire karşı olduklarını, kendi şiirlerinin kaynaklarının neler olduğunu, ne yapmak istediklerini tartıştım. Söyleşi içerisine şiirlerinden örnekleri de yerleştirdim.
Tek tek o dönemin 20’li yaşlardaki, bugünün 70’li yaşlardaki bu dört şairin 50 yıl önce söyledikleri de, bugün verdikleri cevaplar da edebiyat çevrelerinin ilgisini çekecektir diye düşünüyorum...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺36,40

1980’li yıllar, neo-liberal politikaların “serbestlik” rüzgârı ile başlamış, 1989’da iki kutuplu dünyanın bitişine neden olan“özgürlük” talepleriyle sonlanmıştır. Bu yıllar, modernizm ve postmodernizm arasındaki geçiş dönemi olarak, geçmişe dönük sorgulamalardan ziyade geçmişten kopuşu yansıtmaktadır. Dünya genelinde, 1980-1990 arasında, yaşanan siyasi ve ekonomik değişimlerin yarattığı iyimserlik ortamı, bilimsel buluşlar ve teknolojik yeniliklere bağlı olarak iletişim ve ulaşımda erişim olanaklarının yaygınlaşmasının yarattığı geleceğe ve kapitalist sisteme duyulan güven hâkimdir. Oysa Türkiye’de görünüm oldukça farklıdır ve dünyaya “açılmayı” sağlayan siyasal, ekonomik ve teknolojik değişim ve dönüşümlerden henüz uzaktadır. Bu nedenle,

Türkiye’nin 80’li yıllarını değerlendirmek önemlidir.

Bu kitapta incelenen 80’lere ilişkin pek çok konunun, daha kapsamlı küresel eğilimlerin bir parçası olduğu açıktır. Ancak neo-liberalizmin zaferi, sosyalizmin çöküşü, bir kalkınma modeli olarak ithal ikameci stratejilerin terk edilmesi, enflasyon ile mücadelede başarısızlık, gelir dağılımı bozukluklarının giderek artması, Evren-Özal politikaları ve Türkiye’deki sosyal düzeniyle karşılıklı etkileşimi, bu etkileşimin ne şekilde ve nasıl üretildiği konusu tamamen Türkiye’ye özgüdür. Kitap serimizin bu cildinin, bu özgünlüğün anlaşılmasına yardımcı olacağını umuyoruz. Modernizmin Yansımaları: 1980’li Yıllarda Türkiye; 60’lı yıllardan başlayıp günümüze kadar olan 10’ar yıllık dönemlerde Türkiye’de modernizmin değerlendirilmesini/eleştirilmesini hedefleyen bir dizi kitabın 3. cildini oluşturmaktadır ve Türkiye’de gerek iç gerekse dış dinamikler bağlamında “modernleşme”nin 1980’li yıllarda nasıl başkalaştığının çok boyutlu bir bakış açısı ile yeniden ele alınmasını amaçlamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺91,00

Bu çalışma, Türkiye’de tek-parti dönemine (1923-46) ilişkin literatürdeki farklı yaklaşımlara teorik ve metodolojik açılardan bakmayı, söz konusu literatürdeki çalışmaların karşılaştırmalı bir analizini yaparak Türkiye siyasi tarihinin bu kritik dönemi­ne yönelik farklı yaklaşımları tasnif etmeyi hedeflemektedir. Bu yapılırken, tek-parti döneminin kurucu momentleri, aktörleri, te­mel meseleleri ve tartışmaları, incelenen her bir yaklaşımı temsil eden çeşitli yazarların elde ettikleri bulgulara göre okunmakta; bu bulguları belirleyen genel yaklaşımlar, entelektüel gelenekler ve yöntemler irdelenmektedir.

Tek-Parti dönemi, Türkiye’nin modernleşme sürecinin hız kazan­dığı, toplumsal/siyasal değerlerin ve geleneklerin, yönetici-yöneten ilişkilerinin, siyasal kurumlaşmanın, egemen kamu felsefesinin ve sistemin işleyiş kurallarının yeni baştan kurulmaya çalışıldığı bir dö­nemdir. Bu nedenle, bu dönem uluslararası ve yerli araştırmacılar için, Türk siyasal yaşamının bir bütünlük içinde anlaşılması ve açıklanması açısından önemli bir araştırma alanını oluşturmaktadır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺56,00

Liberalizm devlet kanalı ile insan davranışlarını yönlendiren yöntemlerin içine yerleştirilmiş rasyonelliktir. Rasyonalizm öğretisi bireysel tercihleri öngörülebilir kıldığından sömürü için vazgeçilmez bir araçtır. Kapitalist düzende öngörmek “güvenliği sağlamak” yani sistemi korumak ile eş değerdir. Bu nedenle piyasa ekonomisinin temelinde güvenlik dispositifi yatar. Neoliberaller için güç, kontrol altına alınabilecek “bilince sahip” bir organizmadan ibarettir. Kapitalist bir sistemde egemenin temel hedefi nüfusu oluşturan bireylerin beyinleri ve bedenleri üzerinden mutlak bir hakimiyet kurmaktır.

Tahakküm üzerine şekillenen neoliberal sistemin kaotik yapısı bireyi köksüzleştirir. Ajanlar, kapitalist piyasa toplumunun üyesi olmak zorunluluğu hisseder. Kendinden büyük bir örgütün vazgeçilmez bir bileşeni haline gelerek aidiyet hissini pekiştirmek isteyen birey, sistemin yapısının durağan mı yoksa kararsız mı olduğunu idrak edemez. Bu kavrayış eksikliği, bireyi giderek artan bir kaygıya sürükleyerek ruhsal çöküntüye neden olur. Bu çöküntü, kimi bireylerde paranoyak ve şizofrenik eğilimler ile kendini belli ederken kimi bireylerde nevroz olarak tezahür eder. Ruhsal sapmaların; kimde, ne zaman ve nasıl belireceğinin asıl belirleyicisi psişedir. Bu karmaşık işleyişi içselleştirmek amacıyla birey davranışlarını irdeleyen araştırmacıların karar alma sürecini şekillendiren içsel ve dışsal etkenlere eş anlı odaklanması elzemdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺38,50

Makroekonomi, yaşanan son kriz ile birlikte herkesin konuştuğu bir konu haline geldi. Bu, bir taraftan olumlu, diğer taraftan ise olumsuz bir gelişme oldu. Olumlu oldu, çünkü artık ekonomik sorunlar geniş kitlelerce tartışılır ve anlaşılmaya çalışılan konuların başında gelmeye başladı; olumsuz oldu, çünkü herkes kendini ekonomist zannetmeye başladı.

Bu durum ekonomi eğitimini daha önemli kılar iken, akademisyenlere de büyük sorumluluk yükledi, çünkü artık kuru iktisat kuramını anlatarak dersi tamamlamak mümkün olmaktan çıktı. Öğrenciler artık makroekonomik sorunların çözümlerini ve buna yönelik alternatif iktisat politikalarını da merak eder hale geldi.

Abel, Bernanke ve Croushore’un birlikte yazdıkları bu kitap, makroekonomiye bu çerçevede yaklaşıyor. Yazarlardan Ben S. Bernanke, kriz döneminde ABD Merkez Bankası’nın (FED) başkanıydı. Dolasıyla, büyük bir krizi idare eden kişi olarak, krize yönelik alınan makroekonomi politikalarını küresel ekonomi ölçeğinde yönetti. Kitapta bu deneyimi de bulacaksınız.

Elinizde tuttuğunuz makroekonomi kitabı size sadece kuramsal bilgiler aktarmakla kalmıyor, makroekonomik politikaların uygulanmasını anlatıyor, verilerle ekonomiyi nasıl yorumlayacağınızın da yolunu açıyor.

Kitap, izlenen bu yöntem sayesinde sizi daha üst ekonomi derslerine hazırladığı gibi, aldığınız eğitim sonrası gireceğiniz yarışma sınavlarına da hazırlamaktadır.

Efil Yayınevi, ekonomi kitaplarının arasına Abel, Bernanke ve Croushore’un Makroekonomi kitabını da katarak Türkiye’de iktisat yazınına katkı vermeye devam etmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 714
En / Boy : 20 / 25
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺154,00

Buraya İlk Kişisel Gelişim; adından da anlayabileceğiniz üzere okuyucuyu, özgür iradesiyle kişisel benliğini ve biricikliğini keşfetmeye davet ediyor. Bu yolculuğa başlarken de kendimizi ve hayata bakış açımızı; karşımıza çıkan fırsatları, krizleri, çelişkileri referans alarak, deneyimlerimizi sorgulamayı ve onları farklı bir bakış açısı ile yeniden yapılandırmayı amaçlıyor.

Eserinde, “kendimiz olabilme”ye dair, “hayata insana dair” ve ilerleyen bölümlerde de çokça “doğru ve etkili ebeveyn olma”ya dair tespitler sunan yazar, tüm bunları yaparken de ilk kitabında olduğu gibi yine kitapların/filmlerin yol göstericiliğinden ve yaşanmışlığa dayanan örnek vakaların zenginliğinden faydalanıyor.
Eğer bitmek bilmeyen “ben olma” serüvenine ve “hayat”ı keşfedip sorgulamaya hazırsanız, siz okuyucuları “kendi olma ayrıcalığının tadına varma ve hayata zenginlik katma” yolunda ilk adımı atmaya davet ediyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 125
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺42,00

Mustafa Kemal ve İsmet Paşa, Türkiye Cumhuriyeti’nin iki temel taşıdır. Laik, demokratik ve çağdaş uygarlığa yönelik devletimizi kuran iki asker, iki siyasetçi ve iki diplomattır.

İstiklal Savaşı başladığı gün bir araya gelmiş, savaşın her aşamasında yan yana olmuş, hem yurt içi ve hem de yurt dışı düşmanlarla savaşmışlardır. Barışı birlikte yaratmış, yeni Türkiye’yi birlikte kurmuşlardır.

Bu kitap, ne Mustafa Kemal’in ne de İsmet Paşa’nın hayat hikâyesidir. Bu kitap bu iki liderin bir araya gelmesinin, birlikte çalışmasının ve birlikte yüklendikleri sorumlulukların hikâyesidir. Yirminci yüzyılın başında başlar ve Mustafa Kemal’in ebediyete göç ettiği tarihe kadar sürer. Bu nedenle bir açıdan, “milli mücadelemiz”in bir tarihidir.

Bu tarihi oluşturmada, o günleri yaşamış kimselerin hatıraları temel kaynağımız oldu. Mustafa Kemal de İsmet Paşa da sevgi, saygı ve minnetle bağlı olduğumuz büyüklerimiz olduğu için öğrendiklerimizi tarafsız bir gözle yansıtmamız kaçınılmazdı. Bu çalışmamızın onları daha iyi tanımamıza yardımcı olacağını umuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺52,50

Çocuklarımız dünyaya “sevilme” ihtiyacıyla gelirler ve gözlerini dünyaya kapatana dek bu ihtiyaç hiç bitmez. Bu süreç içinde, hayatı ne kadar kaliteli yaşayacakları, bizim onlarla kurduğumuz sevgi temelli ilişkiye bağlıdır. Çocuklarımızla ilişkimizin en zorlu kısmı, onlara sınır koyma ihtiyacı hissettiğimiz anlardır.

Yöntemler konusunda kafamızın bulanıklığı, zaman zaman bizi pişmanlığa sürükleyebilir. Hiç istemediğimiz sözler söylemiş olarak veya “asla yapmam” dediklerimizi yaparken bulabiliriz kendimizi. Çok seviyor iken, sevgiden uzak bir yerden gidebilir mesajlarımız.

Bu kitap, ebeveynlik yolundaki zorlu anlarınızda sizlere ışık tutmak için yazılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺36,40

Bu kitabın özellikle son çeyrek yüzyılda giderek daha fazla birbirine benzeyen ve yeknesaklaşan “standart” ders kitaplarından en önemli farkı, meseleleri konular temelinde ve tek bir doktrinin uzantısı olarak değil, belli başlı tüm iktisat doktrinleri çerçevesinde ele almasıdır. Kitaba damgasını vuran bu anlayışın altında, gerek otorite gerekse iktisat politikasında tek bir standart makro iktisadi yaklaşımın geçerli olmayacağı gerçeği ve her iktisat öğrencisinin, diğerlerinin yanı sıra, “Keynesyen”, “Klasik-Neoklasik”, “Parasalcı”, “Yeni Keynesyen” vb. gibi belli başlı iktisadi yaklaşımları çok iyi kavraması zorunluluğu yatmaktadır.

Bu kitap temel makro iktisadi teorileri tarihsel çıkış sırasına göre tartışmayı; bunları temellendirmeyi ve eleştirmeyi ve son olarak, karşılaştırmalı olarak farklarını ortaya koymayı amaçlamakta ve bunu başarıyla yapmaktadır.İkinci baskıda, kitabın ilk baskısındaki çeviri tümüyle gözden geçirilip eksiklik ve hatalar olabildiğince giderilmeye çalışılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 516
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺72,80

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 570
En / Boy : 22 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2011
₺127,40

Bu kitap, öğrencilerin kendini tanıyabilme, bireysel hedeflerini belirleyebilme, yeteneklerini geliştirebilme, bunları kendi ve toplumun yararına kullanabilme, serbest zamanlarını etkin ve verimli değerlendirebilme, girişimci olabilme, yeni durum ve ortama uyabilme, bireysel farklılıklara saygılı olarak; farklı görüş, düşünce, anlayış ve kültürel değerleri hoş görü ile karşılayabilme , sorumluluk alabilme, grupça yapılan görevleri tamamlamaya yönelik arkadaşlarıyla uyumlu çalışabilme, demokratik yurttaşlık bilincini geliştirebilecek eğitim uygulamalarının, hayatın tüm alanlarına yayarak , aynı zamanda derste öğrendikleri bilgileri günlük hayatta pratiğe dökebilme becerisini kazandırmaya yönelik bir çalışmadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 122
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺38,50

Bazen çok hoş bir karikatür, bazen de çok hoş bir fıkra, insanı günlük hayatın stresinden uzaklaştırır, rahatlatır ve eğlendirir. Eğlendirirken düşündürür. Günümüzde mizahın ulaştığı güç tartışılmaz. Sadece bir karikatür veya bir fıkra o kadar çok şey ifade edebilir ki onu sayfalarla açıklayamaz saatlerce anlatamazsınız. Bu özellikleri ile mizahın eğitim amaçlı kullanımının Babillere kadar gittiği bilinmektedir. Özellikle öğrenciler tarafından zaman zaman karmaşık ve sıkıcı bir bilim dalı olarak değerlendirilebilen ekonomi eğitiminde de bu anlamda mizahtan yararlanmak oldukça faydalı olabilmektedir. Bu kitapta, bugün fizikten tıbba, psikolojiden hukuka kadar birçok bilim dalı ve dolayısıyla meslek grubu için  yapıldığı gibi, ekonomi ve ekonomistler ile ilgili  fıkra, hikâye ve değerlendirmelere yer verilmektedir.  Amacı  biraz hoşça vakit geçirtmek ve eğlendirmek olan bu kitap, bir anlamda öğrencilere ekonomi bilimiyle ilgili genel, eğitimcilere de entelektüel bir bakış açısı getirecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 71
En / Boy : 10 / 15
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺21,00

Gazete haberlerinde ve TV programlarında adını sık sık duymadığımız ÇİN; ekonomik, politik ve askeri yönden dünyanın ikinci en büyük süper devletidir. Altı bin yıllık geçmişiyle, bir zamanlar dünyanın en ileri uygarlığına sahip olan ÇİN, on sekizinci yüzyıldan itibaren Avrupalı ülkelerinin, Japonya’nın ve Rusya’nın sömürgesi haline gelmiş ve uygarlık yarışında geri kalmıştır. Yirminci yüzyılın başında kurulan Çin Cumhuriyeti Mao Zedung’un liderliğini yaptığı devrim ile komünist rejime geçmiştir. Bir buçuk milyardan fazla nüfusu ile Komünist Çin bugün dünya ekonomisinin egemen güçlerinden birisi olmuştur. Çin dünya ihracatında ilk sıradadır. Dört milyar dolara yaklaşan döviz rezervi iledünya finans piyasalarının da en büyük oyuncusudur. Bu kitap, ÇİN’in süper bir güce dönüşümünün öyküsüdür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺52,50

Okulöncesi çocukları ve eğitimi toplumsal geleceğin inşasıdır. Geleceğin inşası ise oyunların içinde gizlidir. Okulöncesi eğitiminin biricik öğretim ve öğrenme yolu oyunlardır.

Okulöncesi çocukları için vazgeçilmez öğrenme ve gelişim aracı olan oyunlar, okulöncesi öğretmenleri için de öğretmen yeterliliğinin asıl göstergelerindendir. Bu kitabın amacı okul öncesi eğitiminin tamamını oluşturan etkinliklere yönelik uygulama desteği sağlamak, okulöncesi eğitiminde yer alan farklı yaş gruplarına uygun oyun tür ve çeşitlerine ilişkin örnekler sunmaktır. Okulöncesi eğitimi ile ilgili tüm gelişim alanlarına kapsayan kazanım ve göstergeleri içerecek bir niteliğe sahip olmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca bu kitap okulöncesi öğretmenliği lisans eğitiminde yer alan “Çocukta Oyun Gelişimi” dersi için temel bir kaynak niteliği taşımaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺49,00
1 2 3 ... 6 >
Çerez Kullanımı