Tıp gerçekten bir kütüphanedir, ama doğru biçimde okunması gerekir.

Tıp tarihi, insan zekâsının hastalığa karşı verdiği kıyasıya mücadelenin tarihidir. Edebiyat tarihi de bu mücadelenin kaydını bazen roman ya da öykü, bazen de günlük, mektup ve denemelerle tutarak insanın hastalık ve ölümle nasıl bir ilişki kurduğunu yorumlamaya çalışır.

Iain Bamforth tarafından derlenen, Charles Dickens’tan Franz Kafka’ya, Virginia Woolf’tan Susan Sontag’a, John Berger’dan Oliver Sacks’e uzanan bir yelpazeyle zenginleşen bu antoloji, tıbbın toplumsal tarihini edebiyat aracılığıyla aydınlatıyor. Usta yazarların eserlerinden seçilmiş bölümler, varoluşumuza dair soruları sormak için neden edebiyata başvurduğumuzu bize yeniden hatırlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 544
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺37,50

Hayatının üçte birini kendi insanları için hapiste geçirmiş olan Dr. Hikmet Kıvılcımlı'nın seçme eserlerinin derlendiği bu eser, Kıvılcımlı'nın anısını yaşatma amacı taşıyor. Akademi kökenli olmamasına rağmen donanımı ve üretkenliği ile dikkat çeken Kıvılcımlı'nın bilinmeyen ya da yok edilen, bilinen ama yayımlanamayan 100'e yakın eseri mevcuttur. Bu kitapta paylaşılan yazıları ise eserlerinin sadece belli bölümlerini içermektedir.
Akademik tartışmalarda hak ettiği değeri görmesi dileğiyle…
• Metafizik Sosyolojiler
• Toplum Biçimlerinin Gelişimi
• Komün Gücü
• Tarih Devrim ve Sosyalizm
• Tarih Devrim Sosyalizm Işığında İlkel Sosyalizmden Kapitalizme
• İlk Geçiş: İngiltere
• Allah Peygamber Kitap (Kıvılcımlı'nın Kur'an Tefsiri)
• Üretim Nedir?
• Yedek Güç: Ulus (Doğu)-İhtiyat Kuvvet: Milliyet: (Şark)
• Osmanlı Tarihinin Maddesi (Birinci Cilt)
• Diyalektik Materyalizm Nedir? Nasıl Kullanılır? Ne Değildir?
• Kısaca Marksizm Düşünüşü (Gerçek Bilim)
• Amerika'nın Hiçbir Şeyine İnanmıyoruz
• Üniversite Derebeyliği – Toplum Yeniçeriliği – Amerikan Casusluğu
• Üç Türlü Sosyalizm
• Sosyalizm Nedir?
• Çek Meselesi mi? Dünya Meselesi mi?
• Sayın İsmet İnönü Paşaya Açık Mektup
• Dinin Türk Toplumuna Etkileri
• Filistin: Kaynayan Petrol Kazanı
• Haçlı Saldırılarına Karşı Ne Yapmalı?
• CIA Sosyalizmi Nasıl Yapılır?
• (TİP) Çarşaflı Sosyalizm
• Türkiye'nin Düzeni
• Tartışılacak Tarih Tezi
• Ho “Amca”nın Düşündürdüklerinden
• Finans Kapital Nedir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 378
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺73,80

Perilerin ve cinlerin hem dünyamızda hem de hayal gücümüzde var olduğu gizemli bir çağdan masallar.

“Blondine, Bonne-biche ve Beau-Minon’un Öyküsü”, “İyi Kalpli Minik Henry” ve “Prenses Rosette’nin Öyküsü” çok eski zamanlardan çok önemli erdemleri bize hatırlatıyor, dürüstlüğün ve gerçek dostluğun her şeyin üstesinden gelebileceğini söylüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺32,20

Geçmişten günümüze, yaşam öyküleriyle en çarpıcı kadınları onurlandıran bu resimlendirilmiş derleme, hem kadınlara hem de erkeklere ilham verecek. 

“Kışkırtıcı bir derleme… Pierpont’ın etkileyici kalemi, Thapp’in o kendine özgü ve harikulade dışavurumcu resim tekniğiyle bir araya gelince okuması son derece keyifli bir kitap ortaya çıkmış...

Cesur ve küstah... 

Tarih bilgisini geliştirmek isteyen herkesin okuması gerekiyor.”

Kirkus Reviews 

New York Times’ın çok satan yazarı Julia Pierpont ve ressam Manjit Thapp, Stylist tarafından 2018’de Okunması Gereken 20 Kitap’tan biri seçilen bu göz alıcı derlemede, okurlara kısa, dokunaklı ve şaşırtıcı biyografiler ile çarpıcı portreler sunuyor.

Aralarında Maya Angelou, Jane Austen, Marie Curie & Irène Joliot Curie, Amelia Earhart, Artemisia Gentileschi, Frida Kahlo, Billie Jean King, Toni Morrison, Michelle Obama, Eleanor Roosevelt, Margaret Sanger, Sappho, Nina Simone, Virginia Woolf ve Malala Yusufzay’ın da yer aldığı bu kadınların her biri gücün ve gelişimin birer göstergesi; her biri çığır açmış, cinsiyetçi engelleri aşmış ve tüm kalıpları kırmış olan kadınlar. 

Rasgele bir sayfa çevirip günlük ilham dozunuzu aldıktan sonra edindiğiniz bilgilerin verdiği kalıcı hazzın keyfini çıkarabilirsiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 15.5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺31,50

Edebiyatımızın en sıradışı figürlerinden biri olan Fikret Ürgüp’ün bütün eserlerine Sait Faik Abasıyanık ve Ahmet Hamdi Tanpınar üzerine yazdığı yazılarla devam ediyoruz. Dizinin ilk kitabı  Çivili Sandıklar’da yayınlanmış ve yayınlanmamış öyküleriyle  şiirlerini okurla buluşturmuştuk. Bu defa iki dostu üzerine yazdığı yazılarla devam ediyoruz Ürgüp külliyatına.

Cevapsız Kalan Telgraf bir yazarın; hekimliğini ve dostluğunu unutmadan, edebiyatımızın iki çınarına dair yazdığı yazıları bir araya getiriyor.

“Bir Hikâyeci” ve “Şair” başlıkları altında toplanan yazılarda hem çok keskin bir eleştirel akıl, hem de dostluğun getirdiği oldukça yakın bir bakış var. Bu iki edebiyatçı için belki de ilk defa dile getirilen görüşlerle...

Öykücü, şair, denemeci, ressam ve psikiyatr Fikret Ürgüp’ün bütün eserlerinin ikinci cildi Cevapsız Kalan Telgraf bizi “büyük fotoğraf”a bir adım daha yaklaştırıyor. Selim İleri’nin sunuşuyla…

“Estetik yaklaşımın yanı sıra, iç dünyalarında yaşatılmış Sait Faik’le Tanpınar; acıları, kaygıları, huzursuzluklarıyla, az sevinçleri ve bol mutsuzluklarıyla, yıllar öncesinden bugüne çıkageliyorlar. 

Ancak Ürgüp gibi sanat duyuşu çok yüksek bir yazarın sonsuz şefkatiyle.

Veda ediş, özleyiş yazılarında, Ürgüp, bakıyorsunuz, sanki kendinden sonraki zamana seslenmiş.” 

- Selim İleri


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 100
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺18,90

Gezi edebiyatı, doğu felsefesi ve yoga kültürü alanında kaleme aldığı kitaplarından, çevirilerinden ve dergi yazılarından tanıdığımız Bora Ercan, bu sefer deneysel bir kitapla karşımızda. Sonsuzun Çocukluğu varlığı, bilgiyi, boşluğu ve sonsuzluğu konu alan konsantre metinlerden oluşuyor. Kimi zaman okuru Budist mantık dizgesiyle paradokslara davet ederken zaman zaman da şiirsel bir söylemle dil olgusunu işliyor. Şiir ile düşüncenin ipinde, kabul görmüş kalıplara hiç kapılmadan kendi ekseninde dönerek yol alan bir ca(n)baz metin.

Kitabın bir adı daha var. Arka kapakta okunan bu ikinci ad, söylemin tonu hakkında fikir verecek nitelikte: Hiçbir Şey Hiçbir Şey Kadar Gerçek Değil. Yaklaşımını, düşüncesini, duygusunu imlada, görselliğinde ve sözcük seçimlerinde somutlaştırmayı seçmiş bu kitap, okurunun zihnini adeta yoga seansına, meditasyona, tefekküre, içine ve dışına aynı anda bakmaya davet ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺21,75

Pasaport Damgaları yola düşmenin, yolda olmanın ve kendi içinde yol almanın kesintisiz izleğinde ilerleyen bir yolculuk günlüğü. Bu kitap, Enis Batur’un 1987 ve 2006 arası, yirmi sene boyunca tuttuğu defterlerini bir araya getiriyor. Berlin, Madrid, Roma, Saraybosna gibi şehir ziyaretleri yanında, her sene uzun zaman geçirdiği Paris’te sosyal ve mekânsal belleği lirik merceğiyle ve kalemiyle kâğıda döküyor. 

Sadece yol izlenimleriyle de kalmıyor Pasaport Damgaları, yirmi seneyi kapsayan bir yazı seyrüseferinin izi sürülüyor. Tıpkı “San Marco’da bir aşağı bir yukarı yürüyerek: ‘Nil’in süreğinde tuhaf, metaforik bir epik anlayış ile ‘Opera’ya” varması gibi “İçbükeyler”in, “Başkalaşımlar”ın, “Kravat”ın ve pek çok kitabın izdüşümleri okunabiliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 648
En / Boy : 16,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺52,50

Gelenekten beslenen, ileriye ve yeniliğe dönük sözler
 
İş hayatında 60. yılını kutlayan Aydın Doğan; ailesi, çalışma arkadaşları ve iş dünyasında kendine has “özlü sözleri” ile de tanınır. Doğduğu topraklardan, aile büyüklerinden miras alıp kendi tecrübeleri, iş dünyasının ve modern hayatın gerçekleriyle zenginleştirdiği önemli bir birikimin ifadesidir bu sözler. Aydın Doğan’ın sık sık kullandığı her bir cümle hayata bakışına, çalışma şekline, en çok da insancıl yanına ayna tutar. İş hayatında yol alan herkes için bir kılavuz niteliği taşır.

Derslerle dolu, gerçekçi, isabetli, hayat boyu geçerli bu sözler, artık sadece Aydın Doğan’a ait değil; Doğan Grubu’nun DNA’sını, şirketlerinin ortak kültürünü oluşturuyor. Tüm sektörlerdeki çalışanlarının iş hayatında benimsediği değerlerin de özünü... 

Bu kitapta, “Önce şeref, sonra sağlık, sonra servet” sözünü kendine ilke edinen Aydın Doğan’ın, 60 yıllık iş hayatı boyunca kullandığı onlarca özlü sözün hikâyesini, onları sıkça duyanların tanıklıklarından okuyacaksınız. Anadolu’nun zengin kültürünü günümüz değerleriyle harmanlamış bir insan, bir eş, bir baba, bir dost ve bir iş insanı olarak Aydın Doğan’ı daha yakından tanıyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 244
En / Boy : 18,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺28,70

Kelimelerin Kıyısında: Türkiye’de Kadın Çevirmenler, konusu açısından Türkçede bir ilk girişimi temsil ediyor. Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nün doktora programında Şehnaz Tahir Gürçağlar’ın rehberliğinde başlayan bu çalışma, zaman içinde genç ve deneyimli başka akademisyenleri de içine alarak genişledi ve en sonunda, Cumhuriyet tarihinin özellikle birinci ve ikinci kuşağının önde gelen kimi yazılı ve sözlü çevirmenlerini kapsayan betimleyici bir tarih çalışması ortaya çıktı. Portreleri sunulan şahsiyetlerin çeviriyle kurdukları ilişkileri somut bir tarihsel-kültürel bağlam içinde, sosyolojinin ve çeviribilimin gözünden inceleyen makalelerden oluşan bu derleme, dünyanın edebi ve kültürel birikimini bu topraklara taşımış kadın çevirmenlerin görünürlüğünü vurgulamayı, haklarını teslim etmeyi amaçlıyor. Bu alanda başka çalışmalara da esin vermesini umduğumuz Türkiye’de Kadın Çevirmenler’in, akademisyenler, öğrenciler ve çevirmenlerin olduğu kadar, çeviriyle ve edebiyatla yakından ilgilenen pek çok okurun da dikkatini çekebileceğini düşünüyoruz.

“Feminist çeviribilim araştırmalarına göre tarih boyunca çevirmenlik genellikle erkeğin ‘özgün’ ve ‘birincil’ olarak görüldüğü bir dünyada ‘ikincil’ ve ‘kadın’ olarak nitelenmiştir… Bu derlemede yer alan kadınların çevirmen kimlikleri bu metaforu doğrular gibi görünse de aslında onu tam tersine çevirdikleri söylenebilir. Çevirinin ikincil değil, birincil rol üstlendiği bir kültürel ortamda onun yenilikçi ve dönüştürücü gücünü edebiyatın farklı türlerine ve toplumsal yaşama taşıyan bu kadınlar ikincilliğin değil, olsa olsa üretkenliğin simgesi olabilir.”

- Şehnaz Tahir Gürçağlar

Kitapta ele alınan kadın çevirmenler:

Halide Edip Adıvar, Sabiha Sertel, Seniha Bedri Göknil, Azra Erhat, Melahât Togar, Adalet Cimcoz, Mîna Urgan, Güzin Dino, Nihal Yeğinobalı, Gönül Suveren ve Gülten Suveren, Tomris Uyar, Pınar Kür, Belgin Dölay, Fatma Artunkal, Zeynep Bekdik.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 382
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺54,60

Ali Teoman’ın yazıları ve söyleşileri bir kitapta toplandı

Yazı, Yazgı, Yazmak

Roman ve öyküleriyle edebiyatımızın özgün yazarları arasına giren Ali Teoman’ın deneme, eleştiri türündeki yazıları ve kendisiyle yapılmış söyleşilerin tamamının bir araya geldiği Yazı, Yazgı, Yazmak Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.

Ali Teoman öykü ve romanlarının yanı sıra edebiyat üstüne özgün düşünce üreten bir yazardı. Kitap eleştirilerinden, yazarlık ve yazma uğraşına ilişkin yorumlardan, tartışmalardan ve kendisiyle yapılmış söyleşilerden oluşan Yazı, Yazgı, Yazmak Ali Teoman’ın sağlığında hazırlayıp yayımlanması için yayınevimize teslim ettiği kitaplarından biriydi.

Nabokov, Apollinaire, Yaşar Kemal, OULIPO, Ferit Edgü, Sait Faik, Modernizm, eğretileme, yazarlık nedir ne değildir ve daha pek çok konu çevresinde kendi diliyle gezinen, yazarlık serüvenini içtenlikle ortaya koyan değerli bir kitap Yazı, Yazgı, Yazmak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺14,00

Türkiye’de kadın ve çocuk emeği ile işgücü piyasasında her iki emek gücünün kullanılma biçimlerinin dönüşümü Ferhunde Özbay’ın uzun dönemli araştırma faaliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturuyordu.

Bu araştırmalar, 19. yüzyıldan günümüze uzanan tarihsel seyri içinde, haneiçi ve hane dışında, kadın ve çocuk emeğinin kullanılma biçimlerinin dönüşümü, kırsal emek ile kentsel emek arasında yaratılan ayrım, keskin devamlılık ve kırılmalar, çeşitli sosyal sınıf dinamiklerinin ortaya çıkışı ve bu dinamiklerin şekillendirdiği toplumsal hayatla birlikte ele alınmaktadır. Bu kitapta derlenen makaleler, sosyolojik ve tarihsel dönüşümünü sosyal bilimlerin de uzun süre ihmal ettiği kadın ve çocuk emeği çalışmalarının Türkiye’deki ufuk açıcı örneklerindendir.

Kadın Emeği, Ferhunde Özbay’ın 1979-2011 arasında yayımlanmış makalelerinden oluşuyor. Dostları, meslektaşları, öğrencileri ve çalışmalarından etkilenmiş araştırmacıların sunuşları ve açıklayıcı notları, Özbay’ın uzun yıllara yayılan araştırmalarının, onun arzu edeceği şekilde kolektif bir biçimde okurla buluşmasını sağlıyor. Saniye Dedeoğlu, Ayşe Durakbaşa, Yıldız Ecevit, İpek İlkkaracan ve Şemsa Özar’ın katkılarıyla...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 325
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺53,62

“Dua edenin, “rabbim” demesi, Allah’ın “buyur ey kulum” demesinin ta kendisidir.”

“Bazen melekler bizim temizliğimizi kıskanırlar, bazen de şeytan kötülüğümüzden kaçar.”

“Can’ı arıyorsan cansın. Bir lokma ekmek arıyorsan bir lokma ekmeksin. Neyi arıyorsan o’sun.”

“Güzel söz sadakadır.”

Mevlana’nın tüm çağlara hitap eden sözlerinden seçilerek oluşturulmuş bu çalışmanın amacı, Mevlana’yı bütünsel olarak okuyamayanların ondan istifâde etmelerini sağlamaktır. Bir fikirler manzumesi, bir Mevlana özeti de sayılabilir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺36,00

İlk firar, ilk korku, ilk öpüşme, ilk kayıp, ilk gözaltı, ilk açılım, yetmiş yaşında yaptırılan ilk dövme, hacizden sonra eve alınan ilk eşya, ilk suç ortaklığı, ilk itiraf...

Sadece kadın yazarlar ve çizerler olarak Rağmen kitap dizisinin “İlkler” sayısı için bir araya geldik.

Son derece renkli ve karanlık, hepimizin başına gelecek kadar sıradan ve enteresan bu hikâyeleri okurken patlayan havai fişekler sırasında hiçbir canlıya zarar gelmemiştir.

Bu kitabın telif geliri, tüm yazar ve çizerler tarafından Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na bağışlanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺24,75
₺33,00

Sözler, savaşlar başlatacak ve savaşlar bitirecek kadar güçlüler. Nasihat ya da ibret çekmecelerimize girebildikleri gibi; hayatımızın akışını değiştirebilir, hikâyenin sonunu en başından belirleyebilirler.

İnsanlığa armağan edilmiş devrimlerde de, onun hayatını karartan savaşlarda da, belagatin ve hitabet yeteneği olan Hitler, Castro, Atatürk, Martin Luther King Jr. ve Gandi gibi liderlerin parmağı var. Hayatı güzelleştiren şarkıların, romanların, filmlerin, icatların ve öğretilerin de ardından, elinden alınan çocukluğunun elinden tutan Michael Jackson, ailesinin garajındaki iki kişilik şirketi dünya devi haline getiren her zaman “aç ve budala” Steve Jobs çıkıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺16,50
₺22,00

“Bir, benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun. İki, insanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi aşağılayamasın. Kimse kimseyi asimile edemesin. İnsanları asimile etmeye can atan devletlere, hükümetlere olanak verilmesin.

Benim kitaplarımı okuyanlar bilsinler ki, bir kültürü yok edenlerin kendi kültürleri, insanlıkları ellerinden uçmuş gitmiştir.

Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır.

Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar.”

Büyük usta “Yaşar Kemal: İnsanı, Toplumu, Dünyayı Kucaklamak” adlı sempozyumla 2016 yılında Galatasaray Üniversitesi’nde anıldı. Sempozyumda büyük ustanın, topluma, insanlara ve dünyaya bakışı farklı açılardan dile getirilirken; romancılığı, gazeteciliği, röportaj yazarlığı, doğaya ve çevreye karşı olan duyarlılığı, kadının toplumdaki yerine ilişkin görüşleri tartışıldı. Sempozyum bildirilerinden oluşan bu derlemenin amacı, Yaşar Kemal’in eserlerine ışık tutmak ve büyük ustanın zengin yazın dünyasını genç ve gelecek kuşaklara tanıtmak, aktarmaktır.

İçindekiler;

Açılış Konuşmaları
Toplumsal Sorumluluk ve Edebiyat
Gazetecilik ve Edebiyat
Doğa, Kadın ve Kültürel Haklar
Yaşar Kemal’in Dostları: İzler, İzlenimler, Anılar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 186
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺36,00

Büyük beğeniyle karşılanan 50 Muhteşem Kısa Hikâye’den sonra en az onun kadar iddialı bir seçkiyle karşınızdayız. Bu toprakların yazarları, bu toprakların hikâyeleri... Edebiyat tarihimize yön vermiş, üslupları ve anlattıkları itibariyle hikâyeciliğimize iz bırakmış önemli isimleri ilk defa bir arada sunan bu derleme, yazarlarımızın diğer eserleriyle de tanışmak için sağlam bir basamak olacaktır.

Bir yolculuğa çıkacaksınız; bir asrın hikâyesini, tarihimizin en usta kalemlerinden dinleceyeksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺51,00

Elif Şafak’ın yayıncılığımızda bir fenomen olan, 1 milyona yakın satan romanı Aşk’ın en çok sevilen, en çok paylaşılan bölümü Aşkın Kırk Kuralı kitap oldu...

Ella ve Aziz’in aşkını, Mevlânâ ve Şems’in yoldaşlığını güzel ve büyülü bir çerçeve gibi saran Aşkın Kırk Kuralı, Şafak’ın aşk, tasavvuf ve anlam arayışı üzerine kaleme aldığı bir metin. Kitapta bu kırk kurala Aşk kitabında yer alan, aşka dair en güzel cümleler de eşlik ediyor.

Bu kitap için özel olarak yazdığı Sunuş yazısında Elif Şafak “Uçsuz bucaksız bir deryadır tasavvuf” diyor… “kiminin elinde bir kepçe, kiminin elinde bir çay kaşığı… herkes kendi yüreğinin kabı kadar çeker o denizden… hoşça bakın zatınıza…”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺39,20

Bu derlemedeki yazılar, geçmişi yorumlamak ve geleceği tayin etmek için verilen mücadelenin ana mecralarından biri olan arkeolojinin politikasına ışık tutuyor. Arkeoloji, üzerinde hak iddia ettikleri toprakla aralarındaki tarihsel bağı ispat etmek isteyen ulusdevletlerin, kendilerine şanlı bir geçmiş kurgulamak isteyen halkların ve toprak gasplarını medeniyet anlatılarıyla meşrulaştırma gereği duyan kolonyal güçlerin elinde etkili bir araca dönüşmüştür.

1980’lerden itibaren disiplin içinden ve dışından arkeoloji pratiğine yöneltilen tüm eleştirilere rağmen, Irak’tan Filistin topraklarına kadar 21. yüzyılda yaşanan çatışmalar, arkeolojik eserlerin günümüzde hala savaş sahalarına sürülebildiğini gösteriyor. Bu derlemeye katkıda bulunan yazarlar, ulusların inşa süreciyle beraber bilimler arasındaki yerini sağlamlaştıran, kolonyalizmin himayesi altında serpilen ve kapitalizmle eklemlenen arkeolojiyi, bu güçlerle arasındaki karşılıklı
üretim ve yeniden üretim ilişkisini gözden geçirmeye çağırıyor.

Hepsinden önemlisi, arkeologları, ölü topluluklarla değil yaşayan insanlarla ve günümüzde hala etkinliğini sürdüren nesnelerle çalıştıklarının bilincinde olup buna uygun bir etik geliştirmeye davet
ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 205
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺44,62

Vaktin Zulmüne Karşı Yazmak adıyla derlediğimiz kitap, Behçet Necatigil’in sağlığında kitaplarına girmemiş, süreli yayınlarda, yıllıklarda kalmış yazı, söyleşi, soruşturma yanıtı türündeki verimlerini bir araya getiriyor. Daha önce Düzyazılar 1 ve Düzyazılar 2 adlı iki ciltte toplanan yazılar, konuşmalar, konferanslar elinizdeki kitapla tamamlandı.

Bu kitabın bir özelliği, Necatigil’in “Deniz var,şehir var, illavelakin başka deniz, başka şehir, başka balık” dediği Zonguldak dönemi yazılarıyla başlayıp son günlerine dek soruşturmalara verdiği yanıtlarla sona ermesi. Yani şairin 1941-1979 yılları arasında kıyıda köşede kalmış denebilecek –edebi kişiliğini, çevirmenliğini, ödüller, polemikler çevresinde edebiyat ortamına ilişkin görüşlerini, poetikasını yansıtan– her bir satırını içermesi. Bir başka özelliği ise, şairin Küçük Muharrir yazılarındaki olgunluğunun Yeni Zonguldak gazetesindeki “Bir Adamın Kuruntuları” adlı “lirik nesirler”le nasıl taçlandığını göstermesi.

Vaktin Zulmüne Karşı Yazmak, aramızdan ayrılışının kırkıncı yılında Necatigil’i anmak ve anlamak için yeni bir sebep.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺60,00

“Hikaye yazmak hayli güç bir iştir. Güçlüğü nispetinde nankördür. Hikayede insan yaratmak pek zor, bazen imkânsızdır. Hikayenin merkez sıkleti vaka olduğuna ve vakalar pek çabuk aktüel olmaktan çıkacağına göre, hikâyelerin uzun ömürlüleri parmakla gösterilecek kadar azdır.”

1948 yılında, henüz 41 yaşındayken aramızdan ayrılan Sabahattin Ali, çağdaşları tarafından döneminin en iyi öykücüleri arasında gösteriliyordu. İlk öykü kitabı Değirmen, 1935 yılında okurla buluştu. Ardından sırayla Kağnı (1936), Ses (1937), Yeni Dünya (1943), Sırça Köşk (1947) geldi. Defterlerde kalan öykülerinden oluşan Çakıcı’nın İlk Kurşunu ise ölümünden çok sonra, 2002 yılında yayımlandı. Yazarın öykülerinin ilk baskıları esas alınarak hazırlanan bu yeni basım, yayınevimizin Sabahattin Ali külliyatının ikinci cildini oluşturuyor. Dönemin yaşantısına dair notlar ve metindeki eski sözcüklere dair açıklamalarla zenginleştirilen bu özel çalışma, Sabahattin Ali’nin eserlerinin ruhuna nüfuz etmenizi kolaylaştıran, özgün bir okuma deneyimi sunuyor.

“Bence Sabahattin’in en kuvvetli tarafı kendine benzerliği, temiz ve metotlu bir edebiyat kültürüne dayanarak, en yaratıcı anlamında realist oluşudur... Sabahattin köyü, kasabayı, köylüyü, kasabalıyı çok iyi biliyor, duyuyor ve yaşatıyor. Dili pürüzsüz. Görünüşü dağıtıp yine bir noktada toplamasını büyük bir ustalıkla başarıyor.”

- Nazım Hikmet

“Sabahattin Ali anlattığı hikâyelere bizi inandırıyor... Muharrir çorak, zavallı köyün sefaletini, acılarını anlayıp anlatmaya çalışıyor. “Bir Gemici Hikâyesi”, “Kanal”, “Bir Firar”, “Kazlar”, “Candarma Bekir” hikayelerini yazan bir muharrir gerçekten iyi bir sanatkârdır.”

- Nurullah Ataç

“Sabahattin Ali imzası hikaye ve roman vadisinde son yıllarda hissedilen büyük boşluk içinde büyük bir ümit ışığı yakmaktadır.”

- Yaşar Nabi

“Sabahattin Ali’nin, böyle devam ederse, Tanzimat’tan beri en iyi hikayecimiz olabileceğini zannediyorum. Çünkü yazılarında benim istediğim şey var, iç var, görüş var. Sonra tekniği güzel, yeni bir şey yapayım diye garabete kaçan tarafı yok.”

- Suat Derviş


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 1.2019
₺73,90

“Romanın ne demek olduğunu anlatmaya çalışacak değilim. Yalnız, şunu söyleyeyim ki; roman Türkiye’de kari bulamamış değildir. İyi roman daima hitap edecek bir kitleye malik olagelmiştir.”

1948 yılında, henüz 41 yaşındayken aramızdan ayrılan Sabahattin Ali bu kısa ömre üç ölümsüz roman sığdırmayı başarmıştı. Bunların ilki olan Kuyucaklı Yusuf 1932-37 yılları arasında gazete tefrikası, 1937 yılında kitap halinde yayımlandı. Ardından İçimizdeki Şeytan 1939 yılında tefrika, 1940 yılında kitap olarak okurla buluştu. İçimizdeki Şeytan’ı 1940-41 yıllarında tefrika, 1943 yılında kitap halinde yayımlanan Kürk Mantolu Madonna takip etti. Yazarın bu üç büyük romanının tefrikaları ve ilk baskıları karşılaştırarak hazırlanan bu yeni basım, yayınevimizin Sabahattin Ali külliyatının da ilk cildini oluşturuyor. Dönemin yaşantısına dair notlar ve metindeki eski sözcüklere dair açıklamalarla zenginleştirilen bu özel çalışma, Sabahattin Ali’nin eserlerinin ruhuna nüfuz etmenizi kolaylaştıran, özgün bir okuma deneyimi sunuyor.

“Bence Sabahattin’in en kuvvetli tarafı kendine benzerliği, temiz ve metotlu bir edebiyat kültürüne dayanarak, en yaratıcı anlamında realist oluşudur... Sabahattin köyü, kasabayı, köylüyü, kasabalıyı çok iyi biliyor, duyuyor ve yaşatıyor. Dili pürüzsüz. Görünüşü dağıtıp yine bir noktada toplamasını büyük bir ustalıkla başarıyor.”

- Nazım Hikmet

“Sabahattin Ali anlattığı hikâyelere bizi inandırıyor... Muharrir çorak, zavallı köyün sefaletini, acılarını anlayıp anlatmaya çalışıyor. “Bir Gemici Hikâyesi”, “Kanal”, “Bir Firar”, “Kazlar”, “Candarma Bekir” hikayelerini yazan bir muharrir gerçekten iyi bir sanatkardır.”

- Nurullah Ataç

“Sabahattin Ali imzası hikaye ve roman vadisinde son yıllarda hissedilen büyük boşluk içinde büyük bir ümit ışığı yakmaktadır.”

- Yaşar Nabi

“Sabahattin Ali’nin, böyle devam ederse, Tanzimat’tan beri en iyi hikayecimiz olabileceğini zannediyorum. Çünkü yazılarında benim istediğim şey var, iç var, görüş var. Sonra tekniği güzel, yeni bir şey yapayım diye garabete kaçan tarafı yok.”

- Suat Derviş


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 488
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 1.2019
₺73,90

Gereksiz Bir Adamın Güncesi, Turgenyev’in dünya edebiyatında kalıcı bir iz bırakarak birçok yazara esin veren “Gereksiz Adam” tiplemesine kaynaklık eden unutulmaz öyküsünü de içeren bir derleme.

Gereksiz Bir Adamın Güncesi, 1840’larda Rusya’da birçok yazarın zihnini meşgul eden popüler bir toplumsal olguyu ele alır. Başına gelen talihsizliklerin sebebini yine kendisinde arayan Çulkaturin günlerini buruk bir tatminsizlik ve gereksizlik duygusuyla geçirmektedir. En yakınlarının yanında, ailesi ve sevdiği kadınla birlikteyken bile kendini gereksiz hissettiği için hiç kimse tarafından ciddiye alınmadığını düşünmektedir. Turgenyev’in keskin gözlem gücünü yansıtan bu öykü derlemesinde “gereksizlik duygusu”nun nasıl kişisel bir olgu olmaktan çıkıp modern zamanların yaygın bir toplumsal hastalığına dönüştüğünü büyük ve öngörülü bir edebiyatçının kaleminden okuyacaksınız.

“Turgenyev’in eserleri yalnız kurulu düzenin iktidarını değil toplumsal dokudaki hastalıkların tahrip edici etkilerini de gösterir.”

- Victor Ripp


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 523
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺52,50

Faruk K. Timurtaş bir ilim adamı olduğu kadar bir fikir ve dava adamıdır. İlme, kültüre, töreye, örf, ahlak ve dine dayalı bir milliyetçilik anlayışını savunmuş, bu konuda yüzlerce yazı yazmış, sanat edebiyat, dil ve kültür meseleleri üzerinde yorumlar yapmış, Türk edebiyatının eski dönemlerinden başlayan ve 1970’lerin, 80’lerin aktüel sorunlarına kadar uzanan ilgi alanı içinde çok değişik konularda yazılar kaleme almış, farklı görüşler ileri sürmüştür. Onun bütün bu yazılarına renk veren ana düşünce ise milliyetçilik ülküsü ve manevî değerlere bağlılıktır.

Milleti millet yapan maddî ve manevî müesseselerin, değerlerin ve niteliklerin korunması ve yetişmekte olan nesillere aynen intikal ettirilmesi ve onlar tarafından geliştirilerek devamının sağlanması ise son derece önemlidir.

40-50 yıl önce yazılmış olan bu yazıların üzerinden bunca zaman geçmiş olmasına rağmen, hala canlılığını koruyor olması, Timurtaş’ın yaptığı değerlendirmelerin ne kadar isabetli ve yerinde olduğunu göstermektedir. O bakımdan Prof. Dr. Faruk K. Timurtaş’ın dil, kültür, sanat, edebiyat, ahlâk vs. üzerine kaleme aldığı bu yazıların genç nesillere aktarılması ve bunlardan haberdar edilmesi, onların önünde geniş ufuklar açacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 592
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺72,00

Tekliğin Türküsü, Sevgi Soysal’ın kitaplarına girmemiş hikaye, çeviri, eleştiri yazısı gibi edebi metinleriyle kendisiyle yapılmış söyleşi ve soruşturmalardan oluşuyor. Bu farklı türdeki metinler arasında bütünlük ve devamlılık kurmak başta zor gibi görünse de, dikkatli bir okumayla, bu yazıları Sevgi Soysal’ın bir tür edebi biyografisi gibi değerlendirmek mümkün. Okur, kitap boyunca yazarın ilham kaynaklarına, etkilendiği sanatçı ve düşünürlere, imge dünyasının oluşumuna şahit oluyor, böylece onun eşsiz birikiminin ve etkisi bugüne dek uzanan eserlerinin ortaya çıkış sürecini izleyebiliyor.

Genç yaşından itibaren Ankara’nın 1960’lardaki canlı edebiyat dünyasının içinde çevirileri
ve öyküleriyle yer alan Sevgi Soysal, ilk kitabı Tutkulu Perçem’i 1962 yılında yayımladı. 12 Mart’ın ardından uzaklaştırılmasına değin TRT Ankara Radyosu’nda program uzmanı olarak çalıştı. Radyo için yazdığı öyküleri kitaplaştırdığı Tante Rosa (1968) farklı üslubuyla edebiyat çevrelerini şaşırttı. Çocukluktan itibaren biçimlenen yönleriyle kadın-erkek ilişkilerini işlediği ilk romanı Yürümek’le (1970) TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü’nü kazandı. 1973’te yayımlanan Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, 12 Mart ile bastırılmaya çalışılan gençlik hareketi ile Ankara’nın gündelik yaşamını devrilen bir kavağın etrafında kesiştirmesiyle büyük ilgi gördü ve 1974 yılı Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazandı.

Adana’da sürgünde bulunan bir kadının gözünden 12 Mart’ı eleştirdiği romanı Şafak, 1975’te yayımlandı. Önce Politika gazetesinde tefrika olarak yayımlanan cezaevi anıları, Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu adıyla kitaplaştırıldı (1976). 1968 ile 1976 yılları arasında yazdığı öykülerini Barış Adlı Çocuk (1976) kitabında bir araya getirdi. Bu kitaptaki “Bir Ağaç Gibi” adlı öyküsüne de yansıttığı hastalığı nedeniyle, son romanı Hoş Geldin Ölüm’ü tamamlayamadan, 22 Kasım 1976’da hayatını kaybetti. Politika, Yeni Ortam ve Yenigün gazetelerinde yazdığı yazılar, Bakmak (1977) ve Türkiye’nin Kalbi, Kabul Günleri (2014) adlı kitaplarda toplandı. Londra’dayken BBC TürkçeServisi için yazdığı konuşmalar Radyo Sohbetleri (2005) ve TRT’de çalışırken kaleme aldığı radyo oyunları Venüslü Kadınların Serüvenleri (2017) adıyla kitaplaştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺55,12

Bu kitapta değer ve ahlâk konularıyla ilgili farklı görüşler taranmış ve bu konularla ilgili önemli görülen bazı fikirler, görüşler ya da yapılan araştırmalara ilişkin sonuçlar derlenmiştir. Derlenen bölümlerde doğrudan alıntılar yapılmıştır. Değer, ahlâk, kendini tanıma, değerlerin önemi ve zayıflama nedenleri, insan olmanın önemi farklı bakış açılarıyla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu kitapta asıl amaç temel bazı ahlâki değerlere ilişkin olarak bireyleri düşünmeye sevk ederek, ahlaki fikirleri yeniden hatırlatmaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺24,75

Türkçenin en çarpıcı kalemlerinden biri olan Asa hâlet Çelebi’nin dergilerde kalmış bütün yaıları, söyleşileri, konferansları ve onunla yapılan söyleşiler bu kitapta bir araya geliyor.

Şiirlerinin yanı sıra eleştirel metinleri de oldukça ilgi çeken Çelebi’nin entelektüel merakının ne denli geniş olduğunu görüyoruz bu kitapta. Kendinden once yaşayan şairler, çağdaşı olanyazarlar ve şairler, Hint bilgisi, İstanbul, Mevlana ve Mevlevilik… Sadece dizin bölümüne baktığımızda bile, bu entelektüel ilginin genişliği anlaşılabiliyor.

Şiiri kadar düzyazısı da çok kıymetli bir entelektüelin, okura tesir eden metinleri. Şimdi, bir daha Asaf Halet Çelebi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 736
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺66,50

Gerçek bir sanatçının hayat hikâyesi ölümüyle noktalanmaz; ‘yaşarken vücuda getirdikleri’ ve ‘ardından bıraktığı izler’ diye iki evrede ele alınarak yıllar geçtikçe bereketlenir: Zira az ya da çok, kalburüstü sanatçıların iki perdelik hayat hikâyesi, değerinin sonradan anlaşılmasının da dahil olduğu bir kader ortaklığıyla çizilmiş gibidir. Öte yandan, her ne söylesek ya ondaki derinliğin yanında yetersiz kalacak ya da aşırı hayranlık hâlesinin hercümercinden asıl portresi seçilemeyecek hissi peşimizi bırakmıyor... Elinizdeki kitap, bu türden kaygıların bir verimidir.

Vefatının 30. yılı vesilesiyle Cahit Zarifoğlu’na dair yeni bir şeyler söylemek istedik; onun zihin dünyasına bir adım daha yaklaşmak belki de... Bu çalışma, biyografik bir derleme değil, Zarifoğlu’nun sanatını ve düşünce dünyasını, kendi eserlerine odaklanarak farklı yazarların bakış açıları üzerinden anlamak için yeni soluklar arama çabasıdır. Zarifoğlu’nun bir şair ve yazar olarak meramını anlamanın yolu, ‘insan’a nasıl baktığını görebilmekten geçiyor kabulünden hareket ederek şiirleri ve kimi metinleri üzerinden onu yeniden ‘okumaya’ çalıştık.

Umarız, Cahit Zarifoğlu’nun hakkıyla anlaşılmasına dair bu mütevazı çabamız makes bulur..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 283
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺41,60

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 908
En / Boy : 21,5 / 27,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2000
₺180,00

Virginia Woolf (1882-1941) çok çeşitli konularda harikulade düzyazılar yazmışken ben bu seçkiyi “benlik” üzerine odaklandırmayı tercih ettim. Öyleyse hemen cevaplamam gereken soru şu: Neden? Neden kadın haklarını ya da modernlik devrimlerini ya da romanın evrelerini seçmedim? Neden sınırlı, sonlu ve muhtemelen yanıltıcı “benlik”le cebelleşmeye başladım? Neden Woolf’u da peşimden sürükledim? Benlik nedir? Ne demektir? Kimin tanımıdır? Sanatçının kendisi mi, yoksa toplumsal benliği midir? Bireyin kurallarca mecbur edilmiş, maskelerin ardındaki benliği midir? Peki maske nerede biter, kendi nerede başlar? Bir tane mi benlik vardır, yoksa hesaplanamayacak kadar çok miktarda mıdır? Değişken midir, yoksa bölünemez bir bütün müdür?

Bu derleme içerisindeki denemeler elbette sadece “benlik” mevzusuyla ilgilenmemektedir. Woolf aynı zamanda kadın haklarını, modernlik devrimlerini, romanın geçmişini, şimdisini ve geleceğini de tartışmaktadır. Sosyal eşitsizliği ve savaşın getirdiği ıstırabı dilbazca bir ustalıkla ifade eder. Sağlam bir edebiyat antikacısıdır, hazine avında geçmişi tarar. Aynı zamanda günün estetik çekişmeleri ve çağının dinamik noksanlığını da içine işlemişçesine kafasına takar. Kendi şeytanlarıyla mücadele eder, kendisiyle dalga geçenlerle dalga geçer ve genellikle de üstün gelir. Seçtiğim denemeler Woolf’un 37 yaşında olduğu 1919 yılı ila 58 yaşında olduğu 1940 yılı arasında yazılmıştır. Bu süre zarfında Woolf değişmiştir, hem de defalarca; fikirleri değişmiştir, koşulları da öyle. O, kalemi her eline aldığında aynı bükülmez ve kusursuz duruşu yineleyen sabit bir teşekkül değildir...

- Joanna Kavenna


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺21,60

Bu derlemeyi oluşturan hikayeler (masallar), Türk kültürünün zengin bahçelerinden toplanmıştır. Türkiye’nin bir yazın diyarı olmaması ve bu tür kitapların örneklerinin bulunmaması sebebiyle de hikayeler kitaplardan değil, Osmanlı’da sosyal hayatın önemli bir bölümünü oluşturan hikayecileri özenle dinlerken zaman zaman aldığım notlardan derlenmiş ve okuyucuya sunulmuştur. Bu hikayeler, İstanbul’da her gün anlatılagelenlerle ya da bir tandırın etrafında kadınların çocuklarına ve komşularına anlattığı hikayelerle aynıdır.

Türk peri masalları, gün ışığını binlerce büyüleyici renge büründürüp yansıtan kristaller gibidir; buluttan arınmış gökyüzü kadar berrak ve bir gülün üzerindeki çiy kadar şeffaftır. Kısacası, Türk peri masalları “bin bir gece” masalları değil, “bin bir gündüz” masallarıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 15 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺28,50

Ey Paşalar ve Subaylar! Bütün gücümle derim ki:

Gazetelerde yayınladığım bütün makalelerimde anlattığım bütün konularda son derece ısrarlıyım. (Bu nutuk ve makalelerdeki gerçekleri ifade etmekte asla pişman değilim.)

Eğer geniş zaman tarafından Asr-ı Saadet mahkemesinin adaletli şeriat kanunlarının celbiyle ifadete çağrılsam, yayınladığım hakikatleri aynen ortaya sunacağım. Olsa olsa; o zamanın mecburi modasına göre o gerçeklere yeni bir elbise giydiririm.

Şayet gelecek zaman tarafından üç yüz sene sonraki akılların eleştirisi mahkemesinin emriyle, tarihin tutuklama celbiyle ifadeye çağrılsam, yine aynı hakikatleri söyleyeceğim. Yalnız o zamanın zorlamasıyla genişlenerek çatlayan bir kısım noktalarını yamalayıp taptazen olarak orada da bu hakikat ve gerçekleri göstereceğim.

Demek hakikat başka bir şeye tahavvül etmez: (zıddına dönüşmez.) Hakikat haktır. El-Hakku ya'lü wela yu'la aleyhi...(Hak üstün gelir; ona asla üstün gelinmez.)

Millet uyanmış, aldatma ve yanılmayla kandırılsa da bu durum devam etmeyecektir. Çünkü hakikat sanılan hayalin ömrü çok kısa olur. Kamuoyunun (efkar-ı ammenin) fışkırmasıyla o aldatmalar ve yanıltmalar dağılacak; hakikat ve doğru olan fikir ve işler ortaya çıkacaktır.

Sıkıyönetim Mahkemesine olan Savunmasından 

(İki Mekteb-iMusibet Şehadetnamesi'nden)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 351
En / Boy : 14,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺54,00

Aslında bu kitap baharda yapraklarını açsın diye bir ağacı yüreklendirmek için saran, kesilmesin tek bir ağaç bile diye etrafında duvar olabilen, yoluna çıkan kuşları ürkütmemek için, ezmemek için bir karınca yuvasını ve hatta bir kedi fazla doyurabilmek için yolunu uzatan güzel kalpli insanların hatırına yazıldı.

Hep yetişilmesi gereken yerler, yapılacak işler listesi uzarken, herkesin bunca acelesi varken yani, korkarken belki sorumluluk almaktan çünkü sevmek sorumluluk almayı gerektirirdi; minicik patilere evlerini açan insanların varlığını bilmek umudun diğer adlarından yalnızca biri benim için. Hayatına, belki yalnızca yazın sıcağında kapısının önüne “bir kap su” koyarak dahi olsa bu sevimli varlıkları ortak eden insanların anlatacak öyküleri olmalıydı. Bu kitapta daha fazlasını bulacaksınız.

Emek verdiğiniz her şey çiçek açar ama bu kez bizimki “Miyav!” diyecek. Çünkü geliri sokak hayvanları yararına kullanılacak olan bu kitap onlara; yemek, yuva ve umut olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 206
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺51,20

“Türküleri seviyor musunuz? Çekmediği acının türküsünü yakmayan, bozkırdan yükselen sesiyle yalan dünyanın fiyakasını bozan Neşet Usta’nın hikâyesini biliyor musunuz?”

“Yirmi beş yaşımdayken ilk kez kamera karşısına geçtim. Öncesinde manifaturacılık, güreş, kayak, futbol ile ilgilendim. Yıllar sonra, bir soru her şeyi özetler mi? Sevgi mi, emek mi?”

“Bana sinemanın Taçsız Kral’ı diyorlar. Peki siz benim Hollywood maceramı duydunuz mu?”

“Müziği, görünüşü, hayat öğretisi ile herkesin gönlünde taht kuran Barış Manço, şarkılarında neden sıklıkla ölümden bahseder?”

Elinizde tuttuğunuz bu kitap zamanı ve mekanı unutacağınız keyifli bir yolculuğa davet ediyor. Ahmet Erbil’in kaleminin rotasında kurgulanan, çıktıkları yolda kendi izlerini bırakan insanların ilham veren hikâyelerine şahitlik edeceksiniz. İz: Portreler Vesaire ile Nef’i, Seyrani, Âşık Mehmed, Ahmet Vefik Paşa, Rahmizade Bahaeddin Bey, Bob Marley, Ahmet Mithat Efendi, Doktor Ömer Besim Paşa, Charlotte Bronte, Ahmet Mekin, Neşet Ertaş, Ayhan Işık, André Kertész, Fuat Uzkınay, William Butler Yeats, Şener Şen ve Barış Manço’nun çıktıkları yollarda bıraktıkları değerli izleri takip edeceksiniz. Sonrası mı? Sonrası size kalmış, çünkü yola çıkmak iz bırakmanın ilk adımıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺11,81

"Hatalar miras değildir,
savunmaya değmezler."

Edmund Burke

“Kötü yasalar zulmün en berbat şeklidir” diyor Edmund Burke. 1729 yılında Dublin’de doğan Burke, siyaset felsefesi ve politika alanındaki fikirleri ile ön plana çıkmıştır.

Devrimin Şeytanları, Edmund Burke’ün Fransız Devrimi üzerine fikirlerinden oluşturulmuş bir derleme ve aynı zamanda muhafazakâr düşüncenin temel metinlerinden biridir. Burke, yasaların ancak güçlü bir iktidar modeliyle gerçek manada uygulanabileceğini ve bu yasaların yalnızca bizim değil geçmişin ve gelecek nesillerin ortak değerlerini taşıması gerektiğini savunmuştur.

Bu düşünce yapısı onu, tarihin en muhafazakâr düşünce adamı yapmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺11,25

Dem Meclisi, şair-yazar Abdurrahman Adıyan’ın ‘Âşıklık Geleneği’ne dair türkü kayıtlarından oluşuyor. Dem Meclisi, bu geleneğin Van’da son temsilcileri olan Âşık Celâlî ve Âşık Çağlarî’nin Halk şiiri dağarcığından icra ettikleri ve gerçekleştikleri saz ve söz ziyafetinden tarihe kayıt düşen bir şiir toplamını teşkil ediyor.

Dem Meclisi, inceleme-derleme özelliği ile unutulmaya yüz tutmuş bir geleneğin gelecek nesillere aktarımı düşüncesiyle, edebiyat tarihi bağlamında kalıcılık niteliği olan tutkulu bir çalışma aynı zamanda. Dem Meclisi’yle Halk şiirine tutkuyla bağlanan Adıyan’ın, saz ustalarının doğaçlama ifade ettiği ‘şiir sözleri’ni zamana direnerek kayıt altına aldığına tanıklık edeceksiniz.

Bir adanmışlığın kitabı Dem Meclisi, kadîm dostluklardan, aşktan, sevdadan, merhametten bahseden bu kitabıyla Adıyan, kültürümüzün önemli bir durağı ve mihenk taşı olan Halk şiiri birikimine yeni taş eklemekle birlikte, ortaya değeri erbabınca bilinen nadirattan bir eser de koyuyor.

Her bir şeyin sahtesinin çıktığı bir zaman diliminde Dem Meclisi, Âşıklar Kahvesi’nden mülhem derdinize dert ortağı olacak, sevda ile yaralı yüreğinize bir yeğinlik katacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺51,00

50 Muhteşem Kısa Hikaye edebiyat tarihinin en iyi yazarlarının yazmış olduğu kısa hikayelerden oluşan bir seçkidir.

Konuları itibariyle bu yazarların dünya görüşleri ve fikirleri hakkında genel olarak bilgi sahibi olabileceğimiz bu hikayeler, günümüz dünyasında bile karşılaştığımız birçok sorun için kılavuz niteliğindedir.

Özenle seçilmiş bu hikayeler ile hayranı olduğunuz klasik dünya edebiyatı yazarlarının başyapıtları hakkında da bir ön bilgi edinmemiz mümkün olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺45,00

Ülkede sürmekte olan çatışmalı sürece karşı barışı ve yaşam hakkını savunmak için “Savaşa İnat, Barış Hemen Şimdi!” sloganıyla KESK, DİSK, TMMOB ve TBB’nin çağrısını yaptığı “Emek, Barış ve Demokrasi” mitingine yönelik 10 Ekim 2015 günü saat 10.04’de Ankara Garı önünde iki canlı bomba ile gerçekleştirilen ve yakın dönemin en büyük katliamı olarak tarihe geçen saldırıda 100 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı. Hayatını kaybedenlerin içinde memurlar, öğretmenler, mali müşavirler, işçiler ve emekliler vardı. En küçüğü 9, en yaşlısı 72 yaşındaydı. Ölenlerin cenazeleri Türkiye'de 38 ilde defnedildi.

Elinizdeki bu kitapta 10 Ekim 2015 günü iki canlı bomba ile gerçekleştirilen saldırı sonrası pek çok yazar ve gazetecinin basında yer alan, ülkenin içinde bulunduğu siyasal ve tarihsel süreci değerlendiren yazıları ve katliamda hayatını kaybeden 100 kişiye ait kısa tanıtım yazıları yer almaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺16,00

Gazze Cevap Yazıyor, Gazze’den on ikisi kadın on beş genç Filistinli yazarın tüm Filistin’i tek bir anlatı altında birleştiren kısa hikayelerinden oluşuyor. İsrail işgali ve ablukası altında, özellikle de İsrail’in 2008-2009 kışındaki “Dökme Kurşun Operasyonu” adını verdiği saldırısı sırasında ve sonrasındaki deneyimleri bu genç yazarların yazılarını ve yaşamlarını derinden etkiledi. Bu hikayeler direniş ve başkaldırmanın, Filistin belleğini korumanın ve onları susturma girişimleri ve mevcut zorluklar karşısında yaratıcılığın hikayeleri. Toprağın, zeytin ve limon ağaçlarının, mülteci kamplarının, tünellerin, Apartheid Duvarı’nın, Kudüs’ün ve Geri Dönüş Hakkı’nın hikayeleri…

İsrail’in Gazze’ye yönelik “Dökme Kurşun Operasyonu” saldırısının 5. yıldönümünde (2014) yayınlanan bu İngilizce hikaye antolojisinde Gazzeli gençler, “Filistinlilerin, asla acıya ya da ölüme teslim olmadığını ve en dar zamanlarda bile kurtuluş ve umut gördüğünü ve aradığını gösteriyor. Gazze, insanlar unutmasın diye yazıyor.”

“Gazze artık yalnızca her Filistinlinin değil, yerkürenin dört bir yanındaki her özgür ruhun da kalbinde daha derinlere kök salmıştı. Gazze başka her şeyin üstündeydi. Gazze hiç boyun eğmedi. Gazze elimizdekiler ne kadar az olursa olsun, gereken her araçla zulme karşı savaşmayı öğretti bize. Gazze bize asla diz çökmemeyi ve bunu bir kez olsun aklından geçirmemeyi öğretti. İşte bu yüzden bu kitabı çıkardık: Gazze’nin bu özelliğini onurlandırmak için.”

- Rifat el-Arir


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺16,00

Hepsi de kesinlikle garip bir zevkin ürünü!

Şaşırmaya, dehşete düşmeye, midenizin bulanmasına ve çok eğlenmeye hazır olun. Dünyanın çeşitli yerlerinden ve farklı çağlardan toplanmış bu inanılmaz, görünüşe göre imkânsız ama kesinlikle gerçek hakikatler koleksiyonu için hiçbir şey çok aptalca, çok delice, çok garip ya da çok zevksiz değil.

Şunları biliyor muydunuz?

Kral 14. Louis bütün hayatı boyunca toplam üç kere yıkanmış, hepsinde de ayak direyerek.

Adolf Hitler kronik mide gazından kurtulmak için bir seferinde makineli tüfek yağı içmişti.

Aslan testisi ya da arsenik Londra’da afrodizyak olarak kullanılırdı.

MÖ 1300’de Mısırlı kadınlar gebelikten korunmak için timsah gübresinden yapılma diyafram kullanırlardı.

Britanya’nın 1942’de “kıymıksız” diye reklamı yapılan ilk çift katlı tuvalet kağıdı sadece Harrod’s mağazasında bulunuyordu.

On altıncı yüzyılda Avrupa’da akraba olmaları koşuluyla erkeklerin kadınları selamlamak için göğüslerini okşamaları adettendi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺28,50

Mark Twain’den iyi bir yaşam için yararlı ipuçları

Bu kitap, ince zekâsı, hazırcevaplığı ve yaratıcı mizahıyla daima en çok sevilen ve en çok okunan yazarlardan olan Mark Twain’in kitaplarından, yazışmalarından ve konuşmalarından derlenmiş yüzlerce aforizmayı bir araya getiriyor. Twain’in mutluluk, kitaplar, çocuklar, kediler, din, eğitim, tecrübeler, sağlık, cennet-cehennem, insanlık gibi pek çok farklı konu hakkındaki saptamaları, fikirleri ve yorumlarından oluşan bu kitap, tüm zamanların insanlarına atfedilmiş bir yergidir.

Twain ilk gerçek Amerikan yazarıdır, hepimiz onun varisleriyiz.
–William Faulkner

Amerikan edebiyatı Twain’in Huckleberry Finn’i yazmasıyla başladı; ondan önce bir şey yoktu, sonrasında da daha iyisi gelmedi.
– Ernest Hemingway

Faulkner ve Hemingway’in bahsettiği Twain’i ve onun zekâsını, nüktedanlığını ve eleştirel yanını en iyi anlatacak şey, onun aforizmalarıdır. Elinizdeki kitap da Twain’in hemen hemen bütün aforizmalarını bir araya getiren tek çalışmadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺27,72

Osmanlı’nın son dönemlerinde fikirleriyle dikkat çeken, sosyoloji alanının ilk temsilcilerinden olan Ziya Gökalp, toplumsal ve siyasal görüşlerini anlattığı sayısız makale yazmıştır. Yazdığı makalelerle hem döneminin aydınlarını hem de kendinden sonra gelen kuşakları etkilemiştir. Makalelerinin yanı sıra didaktik şiirler de yazan Gökalp, ulus ve tarih bilincini yerleştirmek, ulusal değerleri halka benimsetmek amacıyla eserlerini kaleme almıştır.

Türklerin Orta Asya’dan beri süregelen kültürünü yaşatmak isteyen Gökalp’in 1922’de yayımladığı Altın Işık, manzum ve mensur masallardan, Dede Korkut’tan manzumlaştırdığı parçalardan ve iki perdelik tiyatro oyunundan oluşmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 188
En / Boy : 13,3 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺18,70

Bu kitap, Dilaver Cebeci’nin bir haftalık gezi notlarından oluşmuştur. Kitapla ölümsüz şair Abdullah Tukay’ı, onun eserlerini şimdilerde yaşatan büyük yazar Renat Muhammed’i, şair Ahmet Adil’i, değerli devlet adamı, hatip, ressam Rinat Haris’i ve Süyüm Bike gibi Tatarlar’ın efsanevî kadın kahramınını ve tarihe malolmuş nice Tatar-Türk büyüğünü tanıyacaksınız. Dolaylı olarak değinilmiş olsa da, Türk Dili’nin kutsiyetini, kardeş ülkeler arasındaki kültür birliğinin önemini ve bunlara ilişkin bazı konuları ilgiyle okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺14,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 463
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺34,80

Seven kişi birden mütevazı oluverir. Sevenler, tabiri caizse, narsistliğinin bir parçalarını rehin bırakmışlardır.

Bir gün geriye dönüp baktığınızda,mücadelelerle geçen yıllarınızınen güzel yıllarınız olduğunu göreceksiniz.

Odandan çıkmana gerek yok. Masanda otur ve dinle. Hatta dinleme bile, sadece bekle.Kıpırdama, sakin ve tek başına.Dünya, maskesini çıkarman için kendisini sana sunacak, başka seçeneği yok; zevkle ayaklarının altına serilecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 245
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺11,05

Saffet Babür editörlüğünde yayınlanan Yeditepe’de Felsefe dergisinin Felsefede Yöntem adlı özel sayısında, Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden 12 önemli akademisyenin “felsefede yöntem” ana başlığı altındaki makalelerine yer veriliyor. Badiou’da Heidegger’e, Hobbes’dan Aristoteles’e, antropontolojik yöntemden felsefe sorunlarına birçok konuya değinen bu kitap sadece Felsefe Bölümü öğrencilerinin değil, felsefeyle ilgilenen herkesin merakla okuyacağı bir derleme niteliğindedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺22,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺28,70

“Bir varmış bir yokmuş, altın beyinli bir adam varmış. Evet öyle madam, hem de som altından bir beyin. Dünyaya geldiği zaman başı o kadar ağır, kafatası o kadar kocamanmış ki hekimler ‘Bu çocuk yaşamaz,’ demişler...” 

Lev Tolstoy, Anton Çehov, Miguel de Cervantes, Guy de Maupassant, Friedrich Schiller, Mark Twain ve Alphonse Daudet gibi edebiyat dünyasının usta kalemlerinden, zamana meydan okuyan unutulmaz hikâyeler Altın Beyinli Adam'da bir araya geliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺23,40

"Sömürgeciliğin yeni boyutlar aldığı ve şiddetin küreselleştiği bu yeni yüzyılda Fanon’un güncelliğini yitirmediğine işaret eden, etkileyici bir derleme."

Üçüncü Dünyanın entelektüel uyanışının en önemli kaynaklarından Frantz Fanon, yayımlanmış az sayıda eseri olmasına karşın postkolonyalizmden eleştirel kurama, psikolojiden Marksizme pek çok alanı derinlemesine etkiledi. Sömürgeciliğin yarattığı sorunları hem bireysel hem de kültürel düzeyde ele alan Fanon, ezilenlerin psikolojisindeki tahribatları ortaya koyarken bunların nasıl sağaltılabileceği üzerine de kafa yordu.

Fanon’un direniş, şiddet, ulusal özgürleşme, ırk ve toplumsal cinsiyet gibi konulardaki yazılarını bir araya getiren bu derleme, klasikleşmiş olanların yanı sıra Türkçeye ilk kez çevrilen metinlerini de içeriyor.

Azzedine Haddour’un, Fanon’un düşünsel mirası üzerindeki entelektüel tartışmayı Jean-Paul Sartre’dan Homi Bhabha’ya dek açımlayan özlü önsözü ise bu güçlü birikime yepyeni bir ışık tutuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 314
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺33,75

1989 Elazığ doğumludur. Eğitimini Fırat Üniversitesi Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama bölümünde tamamlamıştır. İşletme son sınıfta öğrenimine devam etmektedir. Kütüphanelerde ve sanal kütüphanelerde araştırma yapmayı seven, özellikle eski yazma kitaplara merakı olan Serhan Arıkan; kendini bir Araştırman olarak nitelemektedir. Polisiye, Beden Dili, Mikro İfade, Harf ve Sayı İlmi, Kabala Öğretileri, Psikoloji, Genel Şizofreni üzerinde araştırmaları da bulunmaktadır. Bunun yanında Zihin Okuma ile alakalı bilgilerden de derlemeleri bulunmaktadır. Halen, Tasaavvuf, Din, Eğitim, Simge Bilim, Astroloji, Frekanslar, Rüya İlmi, Psikoanaliz, Ebced vb. üzerinde araştırmalarını sürdürmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 375
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺84,75

Şairlerin güzelliğini anlatmak için yeterli kelime bulamadığı, tek taşına bile bütün Acem mülkünü feda ettikleri medeniyetler şehri İstanbul. Şüphesiz her dönemde olduğu gibi Bizans ya da bir başka değimle Doğu Roma İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü yıllarda da birçok sebeple İstanbul’a gelen yabancılar vardır. Fetihten önce çeşitli ülkelerden değişik sebeplerle buraya gelen veya başkalarından öğrendiklerini yazan seyyah ve yazarların günümüze kadar ulaşabilen hatıraları Ortaçağ dünyasının bu önemli şehrinin görünümünü bir dereceye kadar tanıtmaktadır. 1996 yılında başlayan bu çalışma ile Bizans döneminde İstanbul’a gelen Hacılar, Haçlı askerleri, seyyahlar ve elçilerin tarihe tanıklıkları eşliğinde 1453’den önceki Konstantinopolis’e ışık tutulmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺57,20
1 2 3 >
Çerez Kullanımı