• Kaplanın Sırtında
    Kaplanın Sırtında
  • Kâğıt Kesiği
    Kâğıt Kesiği
  • Ken Taç Dis
    Ken Taç Dis
  • Masal KADIN
    MASAL KADIN
  • Osman Pamukoğlu
    Debreli Hasan Geronimo
  • İdil Yazar - Çikolata
    İdil Yazar
  • Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
    Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
  • Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri
    Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

“68 olayları”, ona katılanların, özgün karakterleri, sınıfsal kökenleri, dönemin Türkiye ve dünya koşulları gibi genellemelerin teorik boğulmuşluğundan kurtarıldığı zaman geriye “baş kaldıran insan” kalmaktadır. Her başkaldırı, kuşkusuz haklı değildir. Ancak her başkaldırının altında haksızlığa bir tepki ve ondan daha da önemlisi bir özgürlük isteği vardır. Nietzsche’nin haklı olarak söylediği gibi “insanın kişiliğinin mükemmelleşmesi, onun topluma başkaldırmasıyla” mümkündür. Ancak bu çok zor bir göze almadır ve bedeli oldukça ağırdır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 622
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺36,00

Dans en ilkel biçimiyle insanların doğa karşısındaki güçsüzlüklerini ifade etme biçimi, her şeyi doğanın akışına bırakarak hareket etmeden hareket etmek olarak ortaya çıkmıştır. Bir başka ifadeyle gövdenin kendiliğindenleşmiş düzenli, ardışık, ritimli hareketler bütünüdür.

Bu haliyle dans, bireyin ben olmaktan kurtulup tanrılar dünyasına geçişinin büyülü bir aracı, en ilkel ve en evrensel bir ayinidir. İçerdiği olağanüstü estetik ve ritm onu bir sanata dönüştürmüştür. O başka tür ifade biçimlerinin henüz gelişmediği dönemlerin çarpıcı ifade biçimidir.

Danstaki ritm, zamanla şiir ve müziği de içine alacak, perde ve temposu belli aralıklarla düzenlenmiş bir hareket ve söz dizgesinin ortaya çıkmasına neden olacaktır.

Kan, uyuşturucu, şarap ve müzik bireyi bu dünyadan koparmanın araçları olarak bu dizgenin olmazsa olmazlarıydı. Duygu ve düşüncelerin, hareketlerle ifade edilmesi olan dansın bizdeki büyülü izlerinin altında türümüzün ilk ayin biçimi olmasının yanında, hiç bir dinin onu tahtından indirmeye gücünün yetememiş olması yatıyordu.

Sonuç olarak, sanata dönüşmüş bir ayin olarak önce dans vardı ve var olmaya devam edecekti.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 412
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺27,00

Marienrode'nin Gülü Ayşe Yıldırım'ın ilk kitabıdır. Burada yer alan hikayelerde, çocukluk ile yetişkinlik arasındaki bağ, yerli ile yabancı arasındaki temas, mizah ile ciddiyet arasındaki denge öne çıkar. Anlatılan hikayeler hem gerçek hem kurmaca olabilir. Edebiyatın hayata üstünlüğü buradadır belki de, hayal ile sıradan gerçeklik arasındaki perdeyi kaldırıp ikisini aynı sözcüklerde birleştirir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 100
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺14,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 254
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺22,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺9,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 100
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺12,60

Cumhuriyetin ilan edilmesiyle birlikte Türkiye tarihinde yeni bir dönem başladı. Kurtuluş Savaşını yöneten kadroların öncülüğünde gerçekleştirilen ekonomik, siyasal, toplumsal, ekonomik ve kültürel köklü dönüşümlerle 1923-1938 dönemi, çağdaş Türkiye’nin kuruluş sürecidir.

Diğer alanlarda olduğu gibi denizcilik alanında da ulusal bir politika oluşturmak, bu sürecin bir parçasıdır. Bu bağlamda, Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde (29 Ekim 1923-10 Kasım 1938) Türk denizciliğini siyasal, ekonomik, savunma ve uluslararası ilişkiler yönleriyle incelemek bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Yeni siyasal düzeni kuranlar için çözülmesi gereken temel sorun, uzun süredir deniz ilgi ve çıkarları gibi kritik bir algılamadan uzak kalmış devlet yaklaşımını terk ederek devletin deniz ülkesinde egemenliğini yeniden tesis etmekti. O nedenle denizcilik de bu süreçte, Türk tarihinin başka hiçbir döneminde olmadığı ölçüde Özel bir anlam ve konuma sahip olmuştur.

Sonuçta ortaya Cumhuriyetin ilanının hemen ardından başlayan, 1930’lu yılların sonlarında tamamlanarak son biçimini alan, gerek siyasal, gerek ekonomik ve gerekse askeri alanda, gözle görülür, elle tutulur ulusal bir deniz politikası çıkmıştır. Söz konusu politikanın temel hedefi, toplumun denize olan ilgisini artırmak, deniz ticaretini geliştirmek, güçlü bir deniz gücüne sahip olmak ve denizlerde barışı korumak için çalışmaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺14,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 204
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺18,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1090
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺90,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 132
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺14,40
Tükendi
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 570
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺36,00
1
Çerez Kullanımı