Dijital teknoloji devriminin neden olduğu 4. sanayi devrimi daha önceki tüm sanayi devrimlerinden farklı olarak insanlık tarihinin daha önce hiç deneyimlemediği yeni üretim, tüketim ve yaşam kodlarını beraberinde getirmektedir. Bu köklü değişimin kaynağında insanın nitelikli eğitimi, zekası, yaratıcılığı ve inovatif düşünme kapasitesi ön plana çıkmaktadır. Tüm bu inanılmaz teknolojileri geliştirecek, teknolojileri kullanacak ve aynı zamanda dijital teknolojilerin sebep olduğu ekonomik dönüşüm ve sosyal değişim ile baş edecek akıl, yetenek, beceri düzeyine ulaşmak ve sosyal vizyona sahip olabilmek için Süper Akıllı Topluma ihtiyaç vardır.

Yeni kalkınma ve sürdürülebilir gelişim modeli inovasyon ekonomisine geçiş için dijital dönüşümün iyi yönetilmesi ve yeni sermaye birikim modeli olan yeni dijital ekonomiye geçişin ve küresel işgücü piyasalarının talep ettiği yetkinlik, yetenek ve beceri düzeyinde insan kaynağının yetiştirilmesi ve dijital teknoloji tabanlı üretim ve hizmet ekonomisi ve sosyal inovasyon üzerinde mesafe alabilmemiz için önce bu dijital devrimi yapacak, uygulayacak ve yönetebilecek Süper Akıllı Toplumu inşa etmemiz gerekmektedir.

Bu kitap kapsamında, insanlığın mücadele etmek zorunda kaldığı küresel sorunlara karşı sürdürülebilir gelişim hedefleri doğrultusunda kaliteli yaşam ve eşitlikçi bir refah toplumuna geçiş için küresel çözümler öneren Toplum 5.0 kavramı derinlemesine incelemekte ve teorik çerçevede daha da geliştirilerek, yeni bir sosyal devrim niteliğindeki Sosyal Transformasyon ve Süper Akıllı Toplum manifestosunu toplumun tüm kesimlerine tanıtmakta ve yeni dünya düzeni içinde dijitalleşmek ve akıllı dönüşmek zorunda olan devlet kurumlarının, iş dünyasının, şirketlerin, KOBİ’lerin, akademinin ve sivil alanın söz konusu sosyal toplumsal dönüşümü yönetebilecek liderlik kapasitesinin geliştirilmesi ve öğrenilmesine yönelik somut uygulanabilir bilgi ve çalışmalara yer verilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 268
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺67,50

Mevcut kitap, bahsi geçen tüm bu sebeplerle, sigorta sektörünün ulaşmayı hedeflediği kitlelerin algılarına hükmeden unsurları ve hatta olguları, verilere dayalı olarak ve farklı başlıklar altında ele almaktadır. Kitap kapsamında, özellikle inanç ve değerler sisteminin sigorta arz, talep ve kullanımına ilişkin etkilerinin yanı sıra teknoloji ve spor gibi alanlarda gerçekleşen gelişim ve dönüşümlerin, kitlelerin zihinsel yapılarına ve dolaylı olarak sigorta eğilimine olan etkileri, uluslararası/kültürlerarası karar süreçlerine yön verecek şekilde incelenmiştir.

Sigorta algısının, tutum ve davranışlara hükmettiği modern sigorta dünyasında, algıları olgularla irdeleyen, derin veri analizlerini sürecin temeline koyan ve sigorta yönetimini analitik perspektiften ele almaya odaklanan bu kitabın, tüm sektör uzmanlarına / meraklılarına fayda sağlamasını diliyorum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺58,50

Finansal okuryazarlık en genel anlamıyla bireylerin finansla ilgili konulardaki tutum, davranış, bilgi ve becerilerinin toplamıdır. Bireyler yaşamları süresince nelere yatırım yapılacağı, risklerin nasıl yönetileceği, hangi miktarda ve nasıl borçlanılacağı, tasarrufların nasıl değerlendirileceği ve nasıl bütçe yapılacağı gibi konularda çok sayıda finansal kararlar almak ve uygulamak zorundadırlar. Finansal okuryazarlığın düşük olması finansal sorunlarla baş edilmesini zorlaştırmakta, bilinçsiz tüketim ve ihtiyatsız borçlanmalarla yüksek maliyetler üstlenilmelerine neden olabilmekte, bu da insanların iş, aile hatta emeklilik dönemindeki yaşantıları üzerinde olumsuz etkiler yaratabilmektedir. Yapılan araştırmalar finansal okuryazarlığı olmayan bireylerin finansal ürünleri anlamakta zorlandığını, finansal konularda karar alırken veya işlem yaparken kaygılanabildiklerini göstermektedir. Diğer taraftan çok sayıda çalışma finansal konularda bilgili olan bireylerin kendilerinin ve ailelerinin refahını sağlama ve artırma doğrultusunda daha doğru kararlar alabildiklerini ortaya koymaktadır. Haşmet Sarıgül tarafından yazılan ‘‘A’dan Z’ye Finansal Okuryazarlık’’ başlıklı kitap temel olarak finans konusunda olsa da, hazırlanırken bireylerin parayla ilişkilerinde doğrudan ya da dolaylı etkisi olan farklı bilim dallarından da faydalanılmıştır. On beş bölümden oluşan kitapta gelir ve servetten ücrete, tüketimden vergiye, borçtan kredi kartlarına, tasarruftan yatırıma ve sigortaya her konu kendisi ile ilgili başlık altında incelenmiştir. Sınıflandırılan konular ekonomi ve işletme eğitimi almamış bireylerin de anlayabileceği sadelikte açıklanmış ve alacakları kararlar ile uygulamalarda faydalanabilecekleri nitelikte ele alınmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 318
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺94,50

Türkiye, toplumu ve ekonomisi ile, çevresinde birbirinden tamamen farklı kültür ve farklı davranış kalıplarına sahip ülkelerin olduğu bir coğrafya içindedir. Türkiye’ye komşu olan Balkanlar coğrafyası da Yunanlılardan, Arnavutlara, Sırplara, Bulgarlara, Romenlere, Moldovanlara ve Türklere, esasen farklı kültürlerin yer aldığı diğer bir rengarenk kümedir. Kitapta araştırmaya odaklandığımız alan, öncelikle dünya ekonomisinde artan bir ilgi ve yönelişe sahne olan ekonomik işbirlikleri olgusunun kuramsal temellerinin ve olabilirlik koşullarının incelenmesi olmuştur. Sonrasında, Türkiye ile bölgesel yakınlıkları ve geçmişten gelen tarihsel-kültürel etkileşimleri olan Bulgaristan ve Romanya’nın yer aldığı Balkan bölgesi ekonomileri ile Moldova ve Ukrayna ekonomileri, bu ekonomilerin ekonomik yapıları ve ortaya koydukları ekonomik gelişme süreçleri de göz önüne alınarak, incelenmiştir. Bunun ardından ise bu ekonomiler ile Türkiye’nin ekonomik işbirliği olasılıkları ve bu işbirliğinin ne düzeyde olabileceği araştırılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 154
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺67,50

Ülkemizin dertleri, sorunları, tüm eğitimli ve bilinçli yurttaşlarımızı üzüyor, endişelendiriyor. Bu sorunları televizyon dizileri gibi yüzeysellikle algılarsak, nedenlerini düşünmezsek, çare aramazsak, susarak ya da korkarak beklersek, üç maymunu oynarsak, onların azalmasına değil artmasına tanık olabiliriz. Bu tür sorunların pek yaşanmadığı Avrupa ülkelerinde, Aydınlanma Devrimiyle din ve devlet işleri birbirinden ayrılmış, akıl kullanılarak bilim ve sanayi devrimleri gerçekleştirilmiştir. Böylece dinin ilerlemeye fren olması önlenmiş, bilim ve sanayi ilerlemenin motörü işlevini görmüştür.

Elinizdeki kitap “Okumaktır insanı insan eden.” düşüncesinde biri tarafından sizin için yazıldı. Özellikle Tevfik Fikret’in “Evet sabah olacaktır.” inancıyla hazırlandı. Kötümserliğe asla kapılmayalım, her bugünün bir yarını, her gecenin bir sabahı vardır. Yeter ki, biz aydın bir yurttaş gibi davranalım. Yabancı düşünce ve duygular yerine, bizim ulusumuza, bizim dilimize, Atatürk Devrimleri’nin dayandığı Aydınlanma’ya, çağdaş kültüre, Atatürk Cumhuriyeti’ne sahip çıkalım.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺99,00

Serbest zaman (leisure), zamanın boş kalışı ya da düzenli çalışmadan arta kalan zaman değil, çok çalışmanın ve işyerinde geçirilen zamanın dışında kalan zamandır. Boş zaman (free time) ise, kazanç getiren çalışma bağlamı dışındaki diğer etkinlikler kadar, serbest zamanı da içerir. Bireyin sağlığı ve yaşamı için gerekli olan yemek, uyumak gibi kişisel gereksinimleri, ailesi, toplumu ve ülkesiyle ilgili yükümlülüklerin hepsi boş zamanda yerine getirilir. Serbest zaman ise bu yükümlülüklerin dışında, yalnızca bireyin kendisi için, kendisi adına yaptığı etkinlikleri içine alan zamandır.

Yüzyıllarca, çalişan kesimlerden esirgenen serbest zaman, modern dönemde herkesin etkinliğidir. Günümüzde kapitalizm, gerek büroda gerek fabrikada olsun çalışan kitlelere serbest zaman sağlamaktadır. Ama bu serbest zaman, kapitalizmin sıkıcı çalışma koşullarını yasallaştıran, sistemin etkinliğini sürdürebilmesi için çalışanların sisteme uysalca uymalarını sağlayan tüketici kültürü biçiminde sağlanmakta, böylece serbest zamanda yapılan etkinlikler de kapitalist pazarın genişlik alanına doğru girmektedir. Öte yandan, günümüzde maddi ve manevi değerlerin üretimi, aile, din kurumları, çalışma yaşamı gibi kurumları da aşacak bir biçimde yeni kurumlarla, bu çalışmanın da konusunu içeren medya tarafından yapılmaktadır. Bu durumda da, modern dönemde serbest zaman deneyimi, insanın kendisinin olmaktan çıkarak paketlenmiş deneyimlerin tüketimine dönüşmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 14,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺58,50

Çalışmada, devlet ve kamu maliyesi kavramları detaylı olarak açıklanmakta, kamu maliyesi üzerinde etkili olan unsurlar incelenerek; Maliye Politikalarının geçmişten günümüze kadar tarihi, siyasi, iktisadi ve sosyal mahiyeti incelenerek, bu meyanda diğer disiplinler ile olan etkileşimleri ayrıca analize tabi tutulmuştur. Maliye politikaları, konuya ilişkin hususların çeşitli açılardan değerlendirilerek, hem geçmişten günümüze, hem de gelecekte uygulanacak nitelikteki politikalara ilişkin öneri ve görüşler ile beklentileri tespit edilmeye çalışılmıştır.

Yapılan çalışma teorik olduğu kadar, uygulama sonuçlarını da kapsayacak şekilde oluşturulmuştur. Dolayısıyla gerek yapılan teorik araştırmalar gerekse de uygulama veri çalışması ile oluşan bulgular doğrultusunda önemli tespitler yapmak mümkün hale gelmiştir. Vergi ve diğer ilgili politikaları ise somut olaylarla desteklenerek, maliye politikasına etkileri tespit edilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 396
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺103,50

Yirminci yüzyılın son çeyreğinde bilgisayar ve internet teknolojilerinin yaygınlaşmaya başlaması, habercilik alanında da gelişmelerin yaşanmasına neden olmuştur. Bu gelişmeler yalnızca bir medya kuruluşuna bağlı olarak çalışan habercilerin değil bağımsız habercilerin de bu işi yapmalarına olanak sağlamıştır. Web 2.0 teknolojisiyle kullanıcının içerik üretebilir duruma gelmesi, sosyal medya platformlarının artması, habercilik açısından yeni uygulamaları gündeme getirmiştir.

Süreç içerisinde haber kaynakları, okur profili, gazetecilerin çalışma pratikleri, haberin dağıldığı platformlar ve dağılma hızı değişmiştir. Haber biçimsel olarak da dönüşüme uğramış, düz yazı şeklinde sunulan haberlerin yerini; ses, görüntü, infografik, harita, GIF gibi çeşitli bileşenleri içeren hikaye anlatımı almıştır. Yaşanan teknolojik gelişmelerin ilerleyen zamanda da haberciliği dönüşüme uğratmaya devam edeceği öngörüsünde bulunmak yanlış olmayacaktır.

Dijital haberciliğin, içerik üretiminden değişen gazetecilik pratiklerine, yeni kavramlardan uygulamalara, reklamdan dijital haberciliğin etik sorunlarına kadar birçok yönüyle ele alındığı bu kitabın öğrencilere, araştırmacılara ve habercilere kaynaklık etmesi dileğiyle.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 342
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺94,50

Geleneksel mecralar arasında televizyon reklamları, dünyada ve Türkiye’de halen en çok görüntülenen ve hedef kitleleri satın alma davranışına yönlendiren reklamlardır. Etkili bir stratejinin ve programlı bir kampanyanın sürdürülebilmesinde etkin rol oynayan televizyon, hazırlanan reklamların geniş bir kitleye ulaşması ve mesajın anlaşılır biçimde kodlanabilmesi açısından tercih edilmektedir.

Elinizdeki bu kitap, ürün ve markaların mesajlarını taşıyan televizyon reklamlarının tüketici davranışı üzerindeki etkisini ölçmektedir. Reklamların neden ve hangi özelliklerinden dolayı beğenildiği ve bu durumun satın alma eylemine nasıl dönüştüğü kitabın ortaya koyduğu önemli bulgulardır. Bu ilişkiler reklam çözümleme tekniklerinden ve alan araştırmalarından yararlanılarak somut veriler ışığında ilişkilendirilerek ortaya konmuştur.

İletişim bilimleri alanında çalışma yapan öğrenci ve araştırmacılara önemli bir referans kaynağı olacak bu eserin alana katkı sağlaması dileğiyle.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 250
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺85,50

Dijital hastalıklar, dijital rahatsızlıklar, dijital davranış bozuklukları, patolojik internet kullanımı, cep telefonu bağımlılığı, internet bağımlılığı… Dijital yaşamın insan üzerindeki psikolojik ve fizyolojik etkilerini anlatan bu terimler giderek daha sık kullanılıyor, zamanla bu terimlere bir yenisi ekleniyor. Öncülüğünü İstanbul Aydın Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Başkanı Doç. Dr. Deniz Yengin’in yaptığı; editörlüğünü, televizyon habercisi, yazar ve akademisyen Dr. Gökmen H. Karadağ’ın üstlendiği bu kitap neredeyse gerçeği değil de gerçeğin dijital temsilini yaşayanların yakalanmaya başladığı hastalıkları, rahatsızlıkları, bozuklukları ele alıyor.

Sanal ortamlara maruz kalmaktan kaynaklanan “sanal gerçeklik hastalığı”; kendini gerçek hayata kapatıp sanal yaşamlara ve fantazyalara dalmış insanların “dijital esrikliği”; bağlı olmak ile bağımlı olmak arasındaki ince çizgiyi aşanların yakalandığı “dijital bağımlılık”; özellikle çocuklarımızı bekleyen büyük tehlike “dijital oyun bağımlılığı”; her ne kadar başka bir bağlam için söylenmiş olsa da insana Tevfik Fikret’in “Yiyin efendiler yiyin, doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!” sözünü hatırlatan “tıkınmalı izleme”; narsizmin çevrim içi çağa taşınmış hali “ego sörfü”; “Acaba sosyal medyada boy gösteren birtakım uyumsuz tipler Diogenes’in modern versiyonları mı?” dedirten “dijital kinizm”; sanal ortamların çerçeveleme hızı değişiminin kullanıcı deneyimine etkileri…

Emeritus Prof. Dr. Haluk Şahin’in ön sözüyle çıkan kitapta dijital çağın hastalıklarına dair hem literatür taramaları hem de özgün araştırma sonuçları bulunuyor. Haluk Şahin ön sözde kitaba dair şunları söylüyor: “Alametler tamam, yeni bir çağdayız! Bu çağın temel belirleyicisi dijital iletişim olgusu. Öyleyse, insanlığın bu yeni evresinde, “Durun bakalım, bize ne oluyor?” sorusu çok önemli. Bu kitapta yer alan makaleleri yazanlar da kendi mütevazı enstrümanlarıyla, bu büyük soruya yanıt aramaktalar. Her şeyden önce cesaretleri nedeniyle kutlanmayı hak ediyorlar. Dalganın patladığı yerdeler...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 290
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺85,50

Mali tablo kullanıcılarının bağımsız denetçilerden beklentileri ile bağımsız denetçilerin fiilen gerçekleştirdiği görev ve sorumlulukların birbirinden farklı olması, “denetim beklenti farklılığı” kavramını ortaya çıkarmıştır. Bu kavram; mali tablo kullanıcılarının bağımsız denetim algısı ile fiilen gerçekleştirilen denetim arasındaki farkı ortaya koymak için kullanılmıştır.

Denetçilerin hileye ilişkin sorumlulukları, beklenti farklılığının önemli boyutlarından birini oluşturmaktadır. Mali tablo kullanıcıları, çoğu zaman denetçilerin sorumluluğunun; mali tabloların doğruluğuna güvence vermekten ve onların çıkarlarının korunmasına destek olmaktan çok, hilelerin tespiti ve raporlanması olduğunu düşünmektedirler. Denetim mesleğindeki yaklaşım ise; mali tablo kullanıcılarının denetimin doğasını ve sınırlarını değerlendirmedeki farklı bakış açısının beklenti farklılığına neden olduğu yönündedir.

Mali tablo kullanıcılarının hile konusundaki beklentileri, denetim mesleği ve uygulaması açısından önemlidir. Beklenti farklılığı; denetim mesleğine zarar vermekte ve denetimin sağladığı katma değer ve mesleğin itibarı üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır. Diğer taraftan söz konusu farklılıklar, piyasalarda güven ortamının da azalmasına neden olmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 206
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺85,50

Modern insan, nefesini tutmuş geleceği merak ediyor. Yeni ekranlar alıştığı televizyonun çok ötesinde. Yayın akışı gibi bilindik değil aksine öngörülemez bu iletişim biçimi, ekran başındaki çocuğun oyun başladıktan sonra kurallarını değiştirdi.
Çocukluk tarihi boyunca ilk kez bu denli akışkan bir zaman ve iletişim deneyimiyle baş başa kalan çocuk, üre-tüketici bir kimlikle, semantik (anlamsal) dijital’in öznesidir. Sokakta oyun oynayan, evde televizyon izleyen çocuk izleyici tanımı yıllar öncesine tarihlendi. Çocuk, günümüzde dijital benliğiyle self-ekran’ında oyun kurabilen, sanal dünyanın hem izleyicisi hem üreticisidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 238
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺67,50

Kuyumculuk sektörünün kendine has özellikleri, uygulamaları, teamülleri olduğu gibi, muhasebeleştirilmesinde de özellikli konular bulunmaktadır. Kitap tasarlanırken, kuyumculuk sektörünün kendine has ticari faaliyet döngüsü ve işlemleri dikkate alınmış, teorik açıklamalar ve değerlendirmeler ile birlikte uygulamanın açık bir şekilde anlaşılabilmesi için örnekler ile desteklenmiştir.

Kitap tasarlanırken hem üretici hem de alım satım ile iştigal eden işletmelerin ticari ve sınai faaliyetlerinin farklılığı dikkate alınmış, üretici firmalar ve ticaret firmalarının muhasebe işlemleri ayrı ayrı bölümlerde incelenmiş ve okuyucuya sistematik bir şekilde aktarılmaya çalışılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 206
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺85,50

Bu çalışma ile mültecilerin dünya çapında zorlu yaşam şartlarına karşı uluslararası duyarlılığın artmasına katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Bunun yanı sıra;  4 milyonuna yakını Suriyeli olmak üzere 5 milyondan fazla göçmen, kaçak işçi, vatansız gibi insanın barınma, sağlık, eğitim ve güvenlik sorunlarıyla ilgilenmek ve başta ABD olmak üzere dış güçlerin organize ettiği suni ekonomik krizlerin üstesinden gelmeye çalışmasına rağmen bir de mültecilere on milyarlarca Euro para harcama yapmak zorunda kalan ancak başta AB olmak üzere gelişmiş batılı ülkelerin vaat etmelerine ve Türkiye ile uluslararası anlaşmalar akdetmelerine rağmen sözlerini tutmayıp mültecilerin bütün maddi külfetlerini ve yarattıkları sosyal problemleri Ülkemizin üstüne yıkmaları sorununu akademik çalışmalar sayesinde uluslararası kamuouyunun dikkatine getirmeyi amaçladık.

Bu çalışma sayesinde mültecilerin tarih boyunca yaşam kavgalarına, mevcut durumdaki yaşama şartlarına ve aslında devletlerin ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarıyla nasıl daha iyi durumda yaşayacaklarına dair yorumlar getirilebilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 134
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺58,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 896
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺211,90

Küreselleşen dünya ekonomisinde, Tedarik Zinciri Yönetimi ve Lojistik Operasyonlar’ın önemi her geçen gün artmaktadır. Bu alandaki çalışmaların, beklenilen stratejik sonuçları üretebilmesi için; bütünsellik kavramının, değer zincirlerinin tam merkezine oturması gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında, elinizdeki kitap, bütünselliği ana tema yaparken; yönetim faktörünün önemini vurgulamaktadır. Özgün çizimlerle, Yönetim ve İş Süreçleri’nin birlikteliği, Tedarik Zinciri Yönetimi ve Lojistik Operasyonlarla uygulanıp, yaratacağı sinerjinin etkileri gösterilmiştir. Üç ana kümede tasarlanan kitabın birinci bölümünde; yönetim, planlama, strateji, süreç, endüstri, rekabet, üretim, bütünsellik kavramları, ilgili konu bütünlüğü korunarak ticari hayat içinde ele alındı. İkinci kümede ise, merkezi konumda olan Tedarik Zinciri Yönetimi ve Lojistik Operasyonlar ile ilgili süreçlere yer verildi. Bunların süreçsel ilişkileri şematize edilerek, anlatımının ve hatırlanmasının kolaylaşması hedeflendi. Son kümelenmede de; sürekli değişen şartlardaki değişime uyum ve mücadele yeteneklerini temsil eden süreçler yer aldı. Adı Tamamlayıcı ve Destekleyici Süreçler olarak seçilen üç süreç yardımıyla, Tedarik Zinciri ve Lojistik Süreçleri’nin zamanın getirdiklerine olan adaptasyon ve güçlenme özelliklerine bakıldı. Örneklerle de konuların zenginleştirilmesi hedeflendi. Bu tarz bir yaklaşımın temel hedefi şudur: Tedarik Zinciri Yönetimi ve Lojistik Operasyonlar, bir firma içindeki içsel bağlantılarıyla bir bütün olarak, görünenin ötesinde, eşsiz ve merkezi rol ve fonksiyona sahiptir. Kitap, yazarın 35 yıllık endüstriyel çalışma hayatında edindiği ‘’süreç yönetimi’’ uygulamalarının, akademik hayatın gerektirdiği metodik yaklaşımlar yoluyla; lojistiğin hayatımıza uygulanmasını içermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺76,50

Günümüzde pek çok kişi ve kurum yöneticisi, ulusal ve uluslararası piyasalarda finansal faaliyetlerde bulunmakta, yatırım kararları almakta ve karar alma sürecinde Finans Matematiğinden faydalanmaktadır. Bu bağlamda; finans piyasalarında kullanılan kavramların ve cebirsel yöntemlerin bilinmesi, etkin karar alma sürecinin gerçekleşmesini sağlayacaktır.

Bu kitap 7 bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Faiz kavramı açıklanmış, ikinci bölümde Gelecek Değer, Şimdiki Değer ve Anüite kavramlarına değinilmiştir. Üçüncü bölüm Borç Amortismanına ayrılmış, dördüncü bölümde Nominal, Reel ve Efektif Faiz Oranları açıklanmış, beşinci bölümde ise İskonto kavramı yer almıştır. Altıncı bölümde Finansal Piyasa Enstrümanları ve Fiyatlandırılması detaylarıyla belirtilmiş ve son bölümde Döviz Piyasası ile ilgili bilgiler verilmiştir.

Çalışmanın tüm bölümlerinde; önce konu ve kavramlar hakkında teorik bilgi verilmiş, sonra hesaplamalar için kullanılacak formüller ve bu hesaplamaların yer aldığı çözümlü örnekler okuyucuya sunulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 116
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺58,50

‘Bu kitap, Emek, kapitalizm, yaratıcılık, postmodernite, demokrasi, kamusal alan, kültür, politika, medya teknolojisi, tüketim ve dijital medya bağlamındaki alternatiflere odaklanan, on bir yazıdan oluşuyor…Dijital medyayı kuramsallaştırırken, kültürel çalışmalar, demokratik kuram, Frankfurt Okulu, Marksist kuram, politik ekonomi kuramı, postmodern teori, kamusal alan teorisi, yazılım kuramı vb. gibi pek çok teorik yaklaşımın var olduğunu gösteriyor. Bir iletişim teknolojisinin ne denli yeni olduğu, her zaman tarihsel bir sorundur bu kitap, çeşitliliği ve bakış açısıyla bu ve birçok alana ışık tutmaktadır’ Christian Fuchs’un önsözünden…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺94,90

Medeni hukuk özel tüzel kişileri kavramında Yeni Vakıflar Hukuku ile Türk Dernekler Hukuku kapsamında eserleri kaleme alan Av. Suat Ballar’ın 2006 yılında 5. baskısı yapılan Türk Dernekler Hukuku eseri, 2019 yılında Özgün 6. baskısı ile yenilenmiş ve güncelleşmenin içeriğiyle Yayınevimiz tarafından yayınlanmış bulunmaktadır.

(XX+1530) 1550 sayfada sistematik yeni bir düzenleme yapılmış; yasalar, gerekçeler, uygulamalar ve açıklamalar ile özellikle yargı kararları güncelleştirilmiş; 2018 yılında İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı’nın KHK ile değiştirilen ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün yeni yasal düzenlemeleri ile Hukuk Müşavirliği görüşlerine yer verilmiş; 2006 baskısında yer alan internetten kolaylıkla indirilecek bilgi ve örnekler yerine 2007 ila 2018 tarihleri arası süreçteki, 284 sayfalık 157 yeni yargı kararı kitap metnine yerleştirilmiş ve aşağıda gösterilen içindekiler bölümünde gösterilmiştir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1552
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺405,00

Şirketlerin birleşme sürecinde vergi mevzuatı ile Türk Ticaret Kanunu’na ilişkin mevzuatına uyma zorunlulukları yanında, birleşen şirketlerin bağımsız denetim kapsamında olması halinde, şirket birleşmelerine ilişkin Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına da uymaları gerekir. Ayrıca, dönem sonlarında düzenlenecek konsolide finansal tablolarının Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına uygun olması gerekir. Kitap yazılırken ve tasarlanırken, belirtilen hususlar dikkate alınmıştır. Bu bağlamda, kitabın okuyuculara yararlı olacağı beklenmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺94,50

21.yüzyıl dünyasında insanlığın doğru işler yapma konusundaki isteği ve becerisi bilim ve teknoloji çağını yaşadığımız bugünlerde daha da önemli hale gelmiştir. Bilimin, araştırmanın ve bilgi üretiminin dijital teknolojiye, dijital teknoloji devriminin de üretim hayatımızı ve sosyal örgütlenmemizi derinden etkileyen yenilikçi (inovatif) ürünlere dönüştüğü bu sürecin tamamını dijital dönüşüm olarak tanımlamaktayız.

Konvensiyonel üretim modelleri ve tüketim alışkanlıklarını kökten değişime zorlayan dijital dönüşüm zamanının en önemli parametreleri inovasyon, girişimcilik, endüstri 4.0, toplum 5.0, sosyal inovasyon ve yeni üretim, kalkınma , büyüme ve sermaye birikim modelinin muhtevesanı oluşturan yapay zeka-ıot-büyük veri (bıg data)-öğrenen makine (learnıng machıne)-derin öğrenme (deep learnıng)- temelinde şekillenen dijital dönüşüm devrimidir. İlkel avcı toplumdan tarım toplumuna, tarım toplumundan endüstri toplumuna, endüstri toplumundan bilgi toplumuna ve nihayetinde insanlığın geldiği noktada akıllı topluma geçişin stratejik tüm aşamalarının yaşadığımız baş döndürücü dijital dönüşüme dayalı olarak yeni ekonomik, sosyal, kültürel küresel değişim ve global güç ağları ve ilişkileri ile örüldüğünü göstermektedir. Yeni küresel dijital dönüşüm düzenindeki ekonomik gelişmeyi ve sosyal ilerlemeyi bu sefer bilim, teknoloji ve ar-ge yatırımları sürüklemektedir. Söz konusu transformasyonun en önemli aktörleri dijital devlet-dijital kapital (sermaye) ve dijital emek olarak karşımıza çıkmaktadır. Bulut bilişim (iletişim), internet tabanlı gelişim, çevre teknolojileri, akıllı sistemler, alternatif enerji, elektrikli araçlar, sürücüsüz otomobiller, robotlar, medikal teknoloji yatırımları üretimin ve hizmet sektörünün hızla dijitalleşmesine neden olmaktadır.

Hiç kuşkusuz ki, dijital dönüşüm çağını yakalayabilen ülkeler geleceğin lider ülkeleri olacaktır. Bu ekonomik ve sosyolojik toplumsal dönüşüm aynı zamanda yüksek nitelikli insan kaynağını ve dijital yetenek düzeyini öngörmektedir. Devletin en üst düzeyde yeniden örgütlenmesinde stratejik rol oynayan dijital dönüşüm ofislerinden yüksek öğretime, üniversitelerden liselere kadar en önemli konusu olan ‘dijital dönüşüm’ kitabımızın özellikle çalıştığı kurumlarda ve şirketlerinde dijital dönüşümü gerçekleştirmek isteyen yöneticilere ve profesyonellere çok önemli bir referans kitabı olacağı düşüncesindeyiz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 228
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺72,00

Gerçek bir konaklama operasyonu aslında evlerimizde annelerimiz tarafından yapılmaktadır. Annelerimiz gerçek bir konaklama işletmesinin profesyonel yöneticisi gibi ev halkının her gün düzenli olarak yataklarını, evin ihtiyaçları için satın almayı, evin yemeklerini, temizliğini yapar, çamaşırlarını, bulaşıklarını yıkar, otel sektörünün vazgeçilmez kuralı olan “güleryüz” ile her sabah bizleri uğurlar ve akşamları karşılar. Bu temel anne özverisi ve güzelliği otellerde uygulanan temel kuralların ve detayların mükemmel özetidir.


Turizm sektörünün yapı taşlarından olan konaklama operasyonlarının aynı titizlik ve özveri ile sürdürülmesi gerekmektedir. Kitap, Turizm Otel işletmeciliği bölümlerinde Operasyon derslerine kaynak olması için hazırlanmıştır. Eserin içeriğinde konaklama tesisleri ile konaklama tesislerinin operasyon süreci ve yönetimi incelenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺67,50

Modern bilim, 2000 yıldan bu yana, mutlaklıklar ve kesinlikler üzerine kuruludur. Kâinattaki gerçeklikler çoğu zaman gri olsalar da, bilim, yaptığı kesin tanımlamalarıyla onları siyaha ve beyaza boyar. Aslında uç değerler arasında dereceli değerlerin var olduğu her devirde bilinen bir gerçektir. Fakat bu gerçeği kabullenmek ve bilimsel saymak genellikle pek çok bilim insanı tarafından kolay olmamıştır. Aristo mantığı olarak bilinen iki değerli klasik mantık, 1920’lerden itibaren filozof ve teorik matematikçilerin ürettikleri paradoksları açıklamakta yetersiz kalmıştır. Çünkü Aristo mantığı gerçek dünyayı bütünüyle tasvir etmekten uzaktır. Doğadaki her oluşumun bir meydana gelme derecesi vardır. Bu anlamda herhangi bir önermenin yalnızca doğru ya da yalnızca yanlış olması gerekliliği, ikili mantığın gelişerek çok değerli mantığa dönüşmesine sebep olmuştur. Bulanık mantıkta önermeler [0, 1] aralığında sonsuz değer alabilirler. Dolayısıyla ikili mantık, bulanık mantığın özel (indirgenmiş) bir halidir. Klasik mantıkta doğru veya yanlış olma durumu dışında başka herhangi bir durumun gerçekleşmesi olanaksız olarak varsayılır ve genellikle böyle durumların paradoks oldukları kabul edilir. Halbuki böylesi durumlar bulanık mantık açısından son derece doğaldır. Tarih içinde değişen ve gelişen mantık sistemleri içinde, insan zekâsını en kapsamlı olarak ele alıp analiz edebilen, yani insan beyni gibi düşünebilen en gelişmiş mantık sistemi bulanık mantıktır. Sonsuz değer alabilme gibi özellikleri sayesinde insani yargıları olduğu gibi kavrayarak yaklaşık düşünebilmeyi olanaklı kılmaktadır. Bulanık mantık aslında doğada var olan, fakat bilimsel olduğu, hatta olması gerektiği sonradan anlaşılan, ayrı bir öğreti gibi varlığını çağlar boyu sürdürmüştür. Kimi zaman paradokslar, kimi zaman üç değerli, kimi zaman çok değerli mantık olarak karşımıza çıkmış, nihayet Zadeh’in tanımlamalarıyla gerçek kimliğini kazanmıştır.

Bu kitapta, bulanık mantık yaklaşımı klasik regresyon analizi yöntemine uygulanmıştır. Bu sayede, klasik teorinin varsayımlarının sağlanmasına gerek duyulmaksızın, herhangi bir değişkeni dışlamadan, teorinin öngördüğü tüm değişkenleri hesaba katarak, kayıt dışı ekonominin bulanık regresyon analizi ile tahmin edilmesi örneğine yer verilmiştir. Regresyon açısından bakıldığında, hem bulanık teorinin hem de klasik teorinin birbirine göre zayıf ve üstün olan yanları anlatılmış, klasik teorinin kullanılmasının mümkün olmadığı bazı durumlarda ise bulanık yaklaşımın gerekliliği örneklerle ortaya konmuştur.

Ekonometri ve istatistik konularına ilgi duyan ve çalışmalarını daha ileri boyuta taşımak isteyen tüm araştırmacılar için faydalı olmasını dilerim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 114
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺58,50

Elinizdeki kitap, 16. ve 17. yüzyılda yaşamış Doğu Anadolu ve İran sahası Türk şairlerinden Mehmed Emânî’nin mesnevi nazım şekliyle karışık bir şekilde Çağatay ve Oğuz Türkçesi kullanarak yazdığı 5 adet manzum hikâye üzerinedir. Daha önce ilmî bir yayını yapılmamış bu hikâyeler, şairin orijinal üslûbunu, mensup olduğu sahayı ve yazıldığı dönemin dil özelliklerini oldukça iyi bir şekilde yansıtan karakterdedir. Kitapta, giriş bölümünde Şair Mehmed Emânî’nin sanatı, dili ve eserleri tanıtılıp Türk dili ve edebiyatındaki yeri ortaya konulmuş; esas bölümler olarak, ilkin transkripsiyonlu “Metin” ve arkasından, metnin Türkiye Türkçesine uyarlanmış bir “Çeviri”si sunulmuştur. Hikâyelerde geçen Türkçe kökenli kelimelerin alfabetik ve gramatikal düzen içinde verildiği “Söz Varlığı” ise üçüncü esas bölümü oluşturmaktadır. Bu bölümde sadece Türkçe kökenli kelimelere odaklanılmış, döneme ait Türkçe söz varlığına ışık tutulmuştur. Bu metodoloji ile hikâyelerde kullanılan “Türkçe” kelimelerin yapısal özellikleri ve Türkiye Türkçesindeki anlamlarıyla birlikte alfabetik bir dökümü, sözlüğü sağlanmıştır. Ayrıca Arap harfli metnin tıpkıbasımı da kitaba ilâve edilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 134
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺54,00

Günümüzde teknolojik ve sosyolojik gelişim ile birlikte değişen kamu ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanmasının zorlaşması, bu faaliyet alanlarının serbest rekabete açık hale dönüşmesine neden olmuştur. Özellikle kamu iktisadi teşebbüsler tarafından iktisadi kamu hizmetlerinin yürütülmesi, serbest rekabete açılmış olan bu piyasalardaki dengelerin korunması bağlamında dikkat edilmesi gereken bir husustur. Yürütülen iktisadi kamu hizmetlerinde hâkim durumda bulunan kamu iktisadi teşebbüslerinin kamu yararına uygun hareket etme çabaları, bazı durumlarda rekabeti engelleyici sonuçlara yol açabilmektedir. Kimi zaman hâkim durumda bulundukları piyasalarda rakip teşebbüsler ile hizmetten yararlananları zor durumda bırakabilecek faaliyetler yürütebilmektedir. Kamu iktisadi teşebbüslerin yürüttükleri faaliyette kamu yararına uygun hareket edip etmediklerinin tespitinin ve aynı zamanda bu faaliyetin özel girişim özgürlüğünü minimum derecede kısıtlayacak şekilde gerçekleştirilmesinin tespitinin önemi artmaktadır. Hâkim durumun kötüye kullanılması halinin denetlenmesi ve piyasalardaki rekabetin düzgün bir biçimde sürdürülmesi amacıyla kurulan bir düzenleyici ve denetleyici kurum olan Rekabet Kurumu’na ihtiyaç bulunmaktadır. Bu kurumun ve dolayısıyla idari işlemlerinin yargısal olarak denetlenmesinden sorumlu idari yargı mercilerinin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında detaylı inceleme yapması gerekmektedir. Rekabete açık olması gereken piyasada, hem kamu yararı ve hem de özel girişim hürriyetinin korunmasını sağlamak için yapılan incelemeler sırasında, kamu iktisadi teşebbüslerinin kamu yararının dışına çıkarak hangi şekilde hâkim durumlarını kötüye kullandığının tespit edilmesi ve tespit sonucunda uygulanacak yaptırımın belirlenmesi de söz konusu olacaktır. Bu çalışmadaki amaç yürütülen iktisadi kamu hizmetlerinde hakim pozisyonda bulunan teşebbüslerin denetlenmesi ve bu denetimde kullanılacak olan ilkelerin belirlenmesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺76,50

Halkla İlişkiler Perspektifinden Medya, halkla ilişkilerde medya ilişkileri fonksiyonunun önemini ortaya koyarak medya ve halkla ilişkiler sektörleri arasındaki ilişkinin boyutlarını ele almaktadır. Halkla ilişkiler ve gazetecilik meslekleri varoluşundan günümüze dek etkileşim içerisinde olan iki ayrı çalışma alanıdır. Medyada haber kaynağı olarak halkla ilişkiler faaliyetleri önemli yer tutmaktadır. Halkla ilişkiler uygulayıcıları basın bültenlerini, haber değerine ve unsurlarına sahip şekilde hedeflenen medya aracının işleyişine ve gündem, konu, zamanlama gibi ölçütlere uygun olarak hazırlayıp göndermekte, gazeteciye hazır haber sunmaktadır. Medyanın dönüşen sahipliği sonucu istihdam kısıtlamaları, hızlı değişen gündem, sosyal medya ile rekabet, muhabir için araştırma için gerekli zaman kalmaması, aynı anda birçok yerde bulunamama gibi sebepler gazetecilerin halkla ilişkiler uygulayıcıları gibi haber kaynaklarına bağımlılığını arttırmıştır. Halkla ilişkiler uygulayıcısı ve gazeteci arasındaki ilişkinin profesyonel, kamu yararına, iki tarafında faydasına olacak şekilde sağlıklı ilerleyebilmesi için öncelikle gazeteciler halkla ilişkiler uygulayıcılarını haber kaynağı olarak kabul etmelidir. Bu çerçeve içerisinde kitapta ilk bölümde medya sektörü, medyanın etkileri üzerine kuramsal yaklaşımlar, medyanın işlevleri ve ekonomi politiği ele alınmakta, ayrıca Türk Medyasının yapısal değerlendirilmesi kapsamında ülkemizdeki medya sahipliği konusu en güncel verilerle ortaya konulmaktadır. İkinci bölümde ise medya ile ilişkilerin halkla ilişkiler fonksiyonları içerisindeki önemi, halkla ilişkiler ve medya sektörleri arasındaki etkileşime dair ortaya konan görüş ve modeller, medya ilişkilerinde kullanılan teknikler, halkla ilişkilerin haber boyutu ve iki sektör arasındaki ilişkinin boyutları ortaya koymaya çalışılmaktadır. Üçüncü bölüm olan araştırma kısmında ise Türkiye’nin önde gelen beş sektörünün öncü kuruluşlarının medya ilişkileri kapsamında yaratılan en önemli ürünlerden basın bültenleri ele alınarak, medyaya yansıyan kuruluş haberleri ve basın bültenleri arasındaki ilişki ele alınmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 258
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺67,50

İstatistiksel yöntemler pek çok dalda olduğu gibi sosyal bilimler alanında da yaygın olarak kullanılmaktadır. Kullanılan alanın özelliklerine göre bazı yöntemler daha fazla önem kazanmakta, bazı yöntemler ise kullanılmamaktadır. Bu kitabın amacı özellikle sosyal bilimler alanında öğrenim gören veya araştırma yapanlara, istatistiksel yöntemlerin temel özelliklerini açıklamaktır. Kitapta ele alınan yöntemler gereğinden fazla matematiksel ispata girilmeden, mümkün olduğunca sade bir dille açıklanmaya çalışılmış, ayrıca bölümlerde konu açıklandıktan sonra verilen çözümlü örneklerle yetinilmeyip, bölüm sonlarında da çözümlü örneklere yer verilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 635
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺97,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 815
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺161,90

Günümüzde uluslararası siyasetin önemli konularından biri durumuna gelen göç olgusunun Uluslararası İlişkiler disiplinindeki yerini farklı yönleri ve boyutlarıyla ele alan elinizdeki kitap, hem Uluslararası İlişkiler hem de göç yazınının daha kapsayıcı hale getirilmesine katkı sunma amacını taşımaktadır. Uluslararası İlişkilerde Göç: Olgular, Aktörler ve Politikalar kitabında yer alan çalışmalar Türkiye ve dünyanın çeşitli üniversite ve araştırma merkezlerinde görev yapan 13 araştırmacı tarafından disiplinler arası bir anlayışla, Uluslararası İlişkiler disiplininin yanı sıra hukuk, siyaset bilimi ve sosyoloji gibi diğer disiplinlerden yararlanılarak, hazırlanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 342
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺85,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1248
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺189,00

Mimarlık tarihi ve kentsel tasarım üzerine yazılmış her kitabın, kaçınılmaz olarak, içeriğinin neyi kapsayıp neyi kapsamayacağı konusunda seçici olduğu savunulabilir. ‘Deconstruction: A Methodology For Reading Architecture History And Urban Space’ başlıklı bu kitabın çıkış noktası, mimarlığın her nesnesinin ve onu deneyimleyen her öznenin doğrudan ya da dolaylı büyük bir bağlamın etki alanında yer almasıdır. Bu nedenle mimarlık tarihi ya da kentsel mekan anlatıları, bir gerçeklik ya da açıklama değil, onu aktaran kişinin ‘bugün’den bakışı ile bir sürecin yorumudur. İlgili nesne, bir tarih anlatısının içinden alındığında, farklı bir kurguyla, farklı bağlamlarda, farklı anlamlarla başka bir anlatının içine yerleştirilebilir. Mimarlığa zaman ve mekan üzerinden bu yapısökümü uygulanmadığında ya da karşılaştırmalı bir değerlendirme yapılmadığında, tarihçilerin ulusal, yerel, bölgesel gibi farklı başlıklar altında nesneleri sınıflama eğilimi, küresel gerçekliklerin anlaşılmasının önünü tıkayabilir.

Dört bölümden oluşan bu kitap, mimari üretimin zaman ve mekanın talepleri doğrultusunda nasıl şekillendiğinin anlaşılmasına dönük bir yöntem arayışını ortaya koymaktadır.  
İlk bölümde, önerilen yöntem dekonstrüksiyonun ne olduğu ve mimarlık tarihi ile kentsel mekanın okunmasında bir yöntem olarak nasıl kullanılabileceği değerlendirilmektedir.
İkinci bölümde, kentsel değişim süreci Aydınlanma döneminden başlayarak aktarılmakta, kentin sosyal bir yapı olması sebebiyle statik bir yöntem ile açıklanmasının mümkün olmadığı savunulmaktadır.

Üçüncü bölümde modern kent ve toplum, yapısökümü yöntem olarak kullanılarak, tarih ve gündelik yaşamdan örneklerle tasarımcılar için analiz edilmektedir.

Dördüncü bölümde tasarım dünyasındaki yeni metaforlar, yeni tipolojiler, esnek ve çok işlevli yapılar, çağdaş kentin değişimine getirdikleri çözümler incelenmektedir.

Kitap, önerdiği yapısökümü yöntemi ile, kültürel pratik ve üretimleri tarih içindeki farklı görsel ve dilsel göstergelerle değerlendirmekte, kente ilişkin ortaya koyduğu soruların öznel yorumlarını okuyucuya bırakmaktadır.


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 82
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺67,50

Ondokuzuncu Yüzyılın İkinci Yarısında Dünya Fuarları ve Osmanlı Devleti'nin Mimari Temsili başlıklı kitapta, Abdülmecid (1839-61), Abdülaziz (1861-76) ve II. Abdülhamid (1876-1909) saltanatları dönemine rastgelen 1851 Londra, 1867, 1878, 1889 ve 1900 Paris, 1873 Viyana ile 1893 Chicago Dünya Fuarları incelenmektedir.

Osmanlı Devleti gibi merkezi yönetimin mevcut olduğu ülkelerde Sanayi Devrimi sonrası süreç Batı’dan farklı aşamalardan geçmişse de; geleneksel tarih yazımı Batı ağırlıklı olduğundan farklılıkları ortaya koyan araştırmalara rastlanamamaktadır. Mimarlık tarihi araştırmaları, Batı-dışı’nın “İslam” üstbaşlığı altında homojen şekilde kurgulandığını göstermektedir. Osmanlı Mimarisi de bu statik modelin bir parçası olarak sunulmuştur. Kitabın çıkış noktası, söz konusu coğrafyanın sınırları ve tarihi birikimine dayanarak, bu statik modelin gerçekte varolmamış olduğudur.  

Giriş ve sonuç bölümleri dışında dört ana bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümü, ondokuzuncu yüzyıl arka planını Sanayi Devrimi sonrası Avrupa’da pazaryerinden liberal ekonomiye geçiş süreci ve geçerli güç ilişkileri üzerinden değerlendirmektedir. 

İkinci Bölüm, Batı’nın ileri sürdüğü “Küresel Modernlik” düşüncesinin mimarlıktaki yansımasını ve günümüzde de süren Batı-dışı’nın Küresel Modern karşısındaki “Yerel Temsil Sorunu”nu kuramsal açıdan incelemektedir.

Üçüncü Bölümde, Osmanlı Mimarisi’nin kimliğini belirleyen özgül nitelikler, dünya fuarlarının gerçekleştirildiği ondokuzuncu yüzyıldaki batılılaşma hareketleri ve bu hareketlerin mimariye etkileri açıklanmaktadır.

Dördüncü Bölüm, ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında düzenlenen dünya fuarlarını, üst ölçekte fuar ana yapıları ve sergilenen ürünler; alt ölçekte Osmanlı Devleti’nin dünya fuarlarındaki kültürel imaj arayışı, pavyonlarının mimari nitelikleri ve temsil ürünleri üzerinden tahlil etmektedir. Sonuç ve öneriler bölümünde ise çalışmanın ana bölümlerinde incelenen konular günümüze taşınarak değerlendirilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺76,50

Süper bağ(lantı)lı toplumda yaşamak ne anlam ifade ediyor?

Mary Chayko bu kitabında ilgi duyduğu sosyoloji, iletişim, psikoloji, medya ve teknoloji araştırmaları literatüründen kavrayışları bir araya getirerek; dijital teknoloji ve toplum hayatını irdelemektedir.

Yazar modern tekno-sosyal hayatın anlaşılabilmesi için anahtar anlayışlar ve kavrayışların birleştirilebilmesi amacıyla birbiriyle kesişen farklı alanlardan bulguları bir araya getirmektedir. Birbirini takip eden bölümlere içerik sağlamak için internet ve dijital/mobil/sosyal medya tarihi hakkında ilgi çekici bir giriş yaparak, dünyanın tamamının süper bağ(lantı)lı olmadığını ayırt ederek, yüksek-teknolojili toplumlar ile teknolojik bakımdan daha az gelişmiş olanlar arasında ki karşılaştırmayı yapmaktadır.

Dijital teknolojinin modern enformasyon çağının şekillenmesine nasıl yardımcı olduğu; enformasyon paylaşımı ve gözetim; dijital sosyalizasyon ve benliğin gelişimi; dijital eşitsizlikler; küresel etkiler ve internet ile dijital medyanın sosyal kurumlara etkisi gibi konuları bağımsız bölümlerde ele alarak değerlendirmektedir. Bölümlerde ilgili konuların örneklendirilmesi için yazar tarafından gerçekleştirilmiş olan yüz-yüze ve elektronik posta görüşmelerinden alıntıları içermektedir. Sonuç olarak internet, sosyal medya ve mobil cihazlardan etkilenen, çağdaş sosyal hayatın çığır açan bir analizi ile karşılaşmaktayız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 295
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺58,50

Halkla ilişkiler çerçevesinde gerçekleşen iletişim çalışmalarının İtibar Yönetimi perspektifinde yönetilmesi, günümüzde büyük-küçük farketmeksizin tüm işletmeler için hem bir hedef hem bir amaç hem de bir gereklilik olmuştur. Bu nedenle bu yapıt tüm işletmeler için bir kılavuz özelliği taşımaktadır. Aynı zamanda halkla ilişkiler konusuyla ilgilenen tüm kişiler ve öğrenciler için de bir kaynak niteliğindedir. Sektörden çok önemli kuruluşların İtibar Yönetimini nasıl gerçekleştirdiklerini örneklerle açıklayarak, İtibar Yönetiminin yapı taşlarını uygulanabilir şekilde sunmaktadır.
 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 182
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺72,00

Bir dilin tarihi dönemlerini belirlemek ve takip etmek metinlerle olmaktadır. Çok eski bir tarihi geçmişi olan Türk dilinin ilk yazılı metinleri ile sonraki dönemlerde vücut bulmuş olanları değişik alfabelerle yazılmışlardır. Tarih boyunca, Türklerin kullandıkları alfabelerden en uzun ömürlü olanı şüphesiz Arap alfabesidir. Kütüphanelerimizde bu alfabe ile yazılmış binlerce kitap bulunmaktadır. Bin yıllık bir tarihe sahip olan Osmanlı Türkçesini öğrenmek, bir bakıma bin yıllık bir mazi definesinin anahtarını elde etmek demektir. Elinizdeki kitap, bu gaye üzerine hazırlandı.

Kitabın yazımında takip ettiğimiz metot ve esaslar şöyledir:

  • Bu sahada yazılmış kaynaklar gözden geçirildi, güzel özelliklerinden yararlanıldı, muğlak mevzular vuzuha kavuşturuldu, geniş izahlar kısaltılıp pratik hale getirildi.
  • Metinlerin seçiminde; özgün konu, canlı tema ve zengin üslup örgüsü birlikteliği göz önünde tutuldu
  • Metinlerin sıralanmasında "kolaydan zora, basitten karmaşığa" yolu izlendi
  • Edebiyat, dil ve tarih esas olmak üzere sanat, mimarlık, din, felsefe gibi çeşitli disiplinlere ait seçilen metinlerle muhteva ve kelime kadrosu zenginliği hedeflendi
  • Kitabımızda yer alan bütün metinler bilgisayar ortamında, Osmanlı Türkçesi yazı fontlarıyla yeniden dizildi; ayrıca el yazması metinlerinden orijinal örnekler verildi
  • Hüsn-i hat bölümünde hat sanatı ve çeşitleri hakkında temel bilgiler verildi ve örnekler sunuldu. Bu kitabın temel hedefi okuyucusuna Osmanlı Türkçesini rahat şekilde öğretmek ve özenle seçilmiş metinlerle edebiyat zevki kazandırmaktır. 

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 275
En / Boy : 20 / 27,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺108,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 410
En / Boy : 17 / 24,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺269,90
Burhan Enuştekin'in Önsözüyle... "Türkistan Dünyası, daha gençliğimizn ilk dönemlerinden beri bizim için, kimliğimizi ve köklerimizi orada bulduğumuz bir masal dünyası ve idealinin ulaşacağı son noktaydı... Türkistan düşüncesi ile yetişmiş bizlerin hedefi Türk'ün anavatanı Türkistan'a ulaşmak, Anadolu ile Orta Asya'yı birleştirmekti. 1991 yılında Sovyet İmparatorluğu dağıldıktan sonra, Türkistan coğrafyasına ilk yolculuk yapanlardan biriydim. Mutluydum, düşlerim gerçeğe dönüşmüştü: oradaki kardeşlerimiz "uzak akrabalarımız" değil, bizden biriydiler; biz de onlardan biriydik. Ancak bütün bu güzel anlamlı işlerin hayata geçmesine karşın yine de "kökler" meselesi sürekli düşüncelerimde büyüyor, kafamdaki sorunların tarihi karşılığını arıyordum. Dedem ve akrabalarım, daha ilkokula başlamadan benim çocuk aklımla birbirleriyle bağlantısız nice sorunlarımı cevaplandırırken, Enuştekin soyadı taşıyan ailemizin iki yüzyıl önce, Türkistan'dan Hazar Denizi'nin kuzeydoğusundan Türkiye'ye göçtüklerini de anlatmışlardı.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 230
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2003
₺63,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 244
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .
₺27,00

Enflasyon hedeflemesine dayalı para politikası uygulaması 1990’lı yıllardan itibaren bir para politikası rejimi olarak uygulanmaya alınmış ve fiyat istikrarını sağlama hususunda yadsınamaz başarılar elde etmiştir. Söz konusu sürece binaen, dünya ekonomisinin genelinde reel ve finansal sektör arasındaki etkileşim önemli ölçüde artmış ve özellikle ekonomik birimler finansal sektördeki gelişmelere giderek artan oranda tabi olmaya başlamıştır. Bir başka deyişle, ekonomik birimler tüm harcama kalemlerini gelişen finansal sektörden elde ettikleri borçlanma araçları ile sürdürür hale gelmiştir. ABD ekonomisinde 2007 yılından itibaren finansal sektörde ortaya çıkan sıkıntılar mortgage kredilerini geri ödenememesi ile tetiklenmiş ve 1929 ekonomik krizinden sonra etkileri dünya ölçeğinde en ağır şekilde görülen son global finansal kriz görülmüştür.

2008-2009 Global Finansal Krizi olarak adlandırılan süreç, başka ABD merkez bankası olmak üzere diğer bazı önemli gelişmiş ülke merkez bankalarının da parasal genişlemeye gitmesine neden olmuştur. Ödeme güçlüğüne düşen ekonomik birimlerin ilgili sıkıntılarını gidermeye odaklanmış politikanın etkileri sınır ötesi boyuta yükselmiş olup, bu duruma ülkelerin güçlü ticari ve finansal bağlarının neden olduğu kabul edilmiştir. Bununla birlikte, gelişmiş ülke merkez bankalarının uyguladığı niceliksel genişleme politikaları gelişmekte olan ülke ekonomilerimin performansını olumlu yönde etkilediği gibi ileriki dönemler için finansal kriz potansiyeli oluşturabilecek altyapıyı inşa etmektedir. Niceliksel genişlemenin yurt içi ve sınır ötesi olumsuz etkilerini bertaraf etmek için gelişmiş ülke merkez bankaları makro ihtiyati politikalar uygulanmaya başlanmış ve para politikası ile makro ihtiyati politikaların optimal kombinasyonu iktisat politikası yapıcısının temel odağı haline gelmiştir.

Özetle, para politikası ve makro ihtiyati politika kombinasyonu makroekonomik ve finansal istikrarı sağlamayı hedeflemekte olup; yeni finansal krizlerin önüne nasıl geçilebileceğini incelemektedir. Bu çalışmada, en yeni finansal kriz teorileri üzerinden optimal para politikası ve makro ihtiyati politika kombinasyonunun nasıl sağlanabileceği Türkiye ekonomi göz edilerek analiz edilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺67,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 784
En / Boy : 15 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺224,90

Sürekli bir uluslararası ceza mahkemesi oluşturulması düşüncesinden yola çıkılarak Roma Statüsü ile kurulan Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi, uluslararası ceza hukukunun kapsamına giren soykırım suçu, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarının kovuşturulması amacıyla Nürnberg ve Tokyo Uluslararası Askeri Ceza Mahkemeleri ile başlayan, Eski Yugoslavya ve Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemeleri’nin kurulmasıyla devam eden sürecin son halkasıdır.

Uluslararası ceza hukukunun en tartışmalı konularından biri olduğu düşünülen “evrensel yargı yetkisi”ne, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin sahip olup olmadığı konusunu, mahkemenin uluslararası suçlarla ve özellikle de soykırım suçu ile mücadeledeki rolü bakımından ele alan bu çalışmada, ayrıca adı geçen mahkemenin yargı yetkisi bakımından sınırları ve geleceğine ilişkin görüşler irdelenmiş ve mahkeme ile ilgili eleştirilere yer verilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 122
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺103,90

Yatay kesit ve zaman serisi verilerinin birleşimi ile oluşan panel verilerin ekonometride kullanımı son yıllarda giderek artmaktadır. Bu artışta bilgisayarlar ile ilgili gelişmeler ve paket programların buna paralel olarak artışının etkisi çoktur. Elimize hesap makinesi alıp model tahmin etme devri çoktan geçmiş olup, aynı modeller farklı programlar ile programların menülerinden tahmin edilebilirken, programlar yazılarak farklı modellerde tahmin edilebilmektedir.

Giriş niteliğindeki modellerin tahmini hemen hemen bütün paket programlarda yer almaktadır. Konular ilerlediğinde modellerin tahminleri menülerde bulunamamaktadır. Bu durumda iki yol izleyebiliriz. Bir paket programa bağlı kalıp o programda yer alan konuları ele alabiliriz veya programları çeşitlendirerek ele alınan konuları ve açıklamaları genişletebiliriz. Sonuç olarak daha farklı modelleri incelerken farklı testleri de açıklamış oluruz. Bu kitapta da bu yaklaşımı izledik ve temel olarak Stata paket programını alarak bazı uygulamaları farklı programlarla yaptık. Söz konusu paket programları yeteri veya gerektiği kadar açıklayarak her konunun sonunda en az bir uygulamaya yer verdik. Bu kitapta bölümler konusunda uzman olan panel veriler ile ilgili çok sayıda yüksek lisans ve doktora tezi yönetmiş ve çalışmalar yapmış öğretim üyeleri tarafından yazılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺85,50

İnsan yapısının karmaşık yapısı üzerinde çok farklı yaklaşımların ortaya konulduğu ve bu bağlamda iktisat biliminin de önemli bir rol üstlendiği bilinmektedir. Bir İktisada Giriş kitabının en önemli açmazı da bu noktada karşımıza çıkmaktadır: bir taraftan okuyucuları kapsamlı ve zorlayıcı modeller, teoriler ve terminolojiyle tanıştırabilmek, diğer taraftan da insan ile madde arasında ortaya çıkan ilişkiler ağını yalın bir biçimde gözler önüne serebilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺54,00

Bu kitaptaki yazılarım "her şey ile hiçbir şeyin" iç içe geçtiği bir ortamda ortaya çıktı. En önemli şeyler ile en önemsizlerin bir yamalı bohça gibi kaynaştığı bir durum.

İnsanların gergedanlaştığı: doğru ile yanlışın, erdemli ile ahlaksızın, mütedeyyin ile din tüccarının bütünleştiği bir doku. İnsanların bataklığın içinde üreyen organizmalar haline nasıl geldiğinin resmi. Hem de Gündoğan’da, bir zeytin ağacının altında, huzurlu bir ortamda nasıl huzursuz hale geldiğinin yansımaları.

Herkes biraz kendini görecek, ya da arkadaşını, komşusunu, siyasetçisini, mahalledeki imamını, çocuğunu ya da annesini. Aralarında hiç ilişki yokmuş gibi görülen olayların arasındaki güçlü bağları hissedecek. Şaşırmaması gereken hadiselere neden şaşırdığını bir daha düşünmek zorunda kalacak. Yazdığım şeyleri yazarken ben bile şaşırdım...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺54,00

İletişim insanın uzantısıdır. İnsanın çevresiyle olan ilişkilerin temelinde iletişim bulunmaktadır. İletişim sürecinde önemli bir bileşen olan kanal-medya günümüzün toplumsal biçimini değiştirme gücüne sahiptir. McLuhan’ın global köy söyleminden teknolojik bir köy biçimine doğru yönelen insan, yeni medyanın kuşatması altında üretilen içeriği tüketmeye ve geleneksel medyadan farklı olarak artık üretmeye zorlanmaktadır.
Gerçek ve sanalın iç içe geçtiği ve simülakrların egemen olduğu dünyada insan artık bağlantılı olduğu her şeyle ilişkisini derinleştirmektedir. Sanal dünya ve gerçek dünya arasında bir köprü görevini üstlenen yeni medya; toplumun yaşadığı iletişim ortamına yön vermektedir. Bilgisayar ve internet teknolojisinin geleneksel medyayı tükettiği günümüz dünyası, insanın ve yaşadığı çevrenin dönüşümüne tanık olmaktadır.

Yapay zekanın kazandığı işlevsellikle sınırlarını sürekli olarak genişleten sanal gerçeklik ise insanı ve çevresini dönüştüren teknik bilginin en belirgin örneklerindendir. Bu doğrultuda iletişim çalışmaları da günümüz teknolojik yaşam dinamikleriyle birlikte genişlemekte, yeni medya teknolojilerinin daha önce görülmemiş bir hızla gelişen özelliklerinin incelenme fırsatı araştırmacıları etkilemektedir. Dolayısıyla bu kitapta ele alınan her bir konu sanal gerçeklik teknolojisinin kalitatif ve kantitatif etkilerine ışık tutmak için hazırlanmıştır.

Sonuç olarak, bu kitaptayeni bir kültür ve yeni bir toplumun habercisi olan sanal gerçeklik teknolojisi kuramsal temelde açıklanarak göstermiş olduğu gelişim irdelenmekte, teknik, teknoloji, iletişim, etkileşim ve dijital kavramları ile sanal gerçeklik teknolojisi ilişkilendirilerek bu teknolojiyle ilgilenen bireylere ve akademisyenlere yol göstermek amaçlanmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺58,50

Bu kitap, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri’nin Ekonometri, İktisat, İşletme, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri ve Maliye Bölümleri’nin yanı sıra, Etkinlik Analizi konularına ilgi duyan ve bu alanda çalışacaklar için, Veri Zarflama Analizi ile ilk defa tanışacak olan araştırmacıların gereksinimleri de göz önüne alınarak, gerçek verilerin kullanıldığı bilgisayar uygulamalarına yer verilmek suretiyle kapsamlı bir kaynak olarak hazırlanmıştır.

Kitap, toplam 4 bölümden oluşmaktadır. 1. Bölüm’de Veri Zarflama Analizi tüm ayrıntıları ile ele alınmıştır. 2.Bölüm’de Portföy Teorisi anlatılmış, portföylerin etkinliklerinin Veri Zarflama Analizi ile nasıl ölçüleceği konularına yer verilmiştir. Aslında Veri Zarflama Analizi genellikle, hastaneler, üniversiteler, belediyeler, fabrikalar, v.b. sürekli birimlere uygulanan bir etkinlik ölçümü yöntemi olmasına rağmen, finansal uygulamasının da yapılabildiğini göstermesi açısından bu kitap orijinal bir kaynak olarak kabul edilebilir. Kitabın 3. Bölüm’ünde, gerçek verilerle oluşturulan portföylerin etkinlikleri ölçülmüş, etkin olmayan portföyler için etkinleştirme önerileri sunulmuştur. Kitapta yer alan uygulamalar Frontier Analyst ve Windeap programları ile yapılmış ve sonuçlar birbiriyle kıyaslanarak, okuyucuya derinlemesine bilgi verilmeye çalışılmıştır. Frontier Analyst ve Windeap programları, biri, VZA’nın primal yapısını, diğeri ise dual halini esas aldığı için etkinlik ölçümleri farklılık gösterebilmektedir. Bu gibi durumlarla karşılaşıldığında farklılığın hangi girdi(ler)den ve(ya) çıktı(lar)dan kaynaklandığı, tek tek karşılaştırmalı olarak açıklanmıştır. Kitabın 4. ve son bölümünde ise okuyuculara VZA’nın daha ileri bir uygulamasını sunmak maksadıyla, VZA’nın referans kümenin değişimine dayalı yeni bir yaklaşımı ile ilgili bir örnek verilerek, AB Ülkelerinde Bankacılık Sektörü’nün etkinlik analizi uygulanmıştır.

Bu kitabın, Veri Zarflama Analizi alanında çalışma yapacak tüm öğrencilere ve araştırmacılara faydalı olmasını dilerim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 164
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺67,50

Ekonometri son yıllarda hızlı gelişme gösteren dallardan biridir. Ekonometrinin hızla gelişmesinin belki de temel sebebi bilgisayarların teknolojik olarak gelişme göstermesi ve bu gelişme sonucu daha kısa sürede sonuç veren programların yazılmasıdır. Oldukça zaman alıcı analizleri ve aynı işlemlerin defalarca tekrarlanarak en uygun sonuca ulaşılmasının gerektiği ekonometrik araştırmalarda bilgisayar paket programlarının kullanılmasını gerektirmektedir. Kitapta açıklamaya çalıştığımız ve uyguladığımız "Econometrics Views Paket Programı" ekonometrik araştırmalarda yaygın olarak kullanılan programlardan biridir. Kitapta ekonometrik ve istatistiksel analizlerde kullanılabilen EViews paket programının kullanımı, komutları, fonksiyonları gibi temel kavramlar açıklandıktan sonra ekonometrinin tanımından başlayarak temel konular örneklerle açıklanmıştır. Paket program menüler ile kitapta yer alan pek çok yöntem veya test ile ilgili işlem yapabilmektedir ve bunlar konu açıklandıktan sonra örnekler ile gösterilmiştir. Örnekler menü ile çözülürken ilgili komutların kullanımı ile çözüme de yer verilmiştir. Program menüde yer almayan yöntemler için program yazımına da izin vermektedir. Açıklanan ve EViews tarafından menülerde yer verilmeyen konular için örnek birer programa kitapta yer verilmiştir ve bu programlar çalıştırıldığında doğrudan sonuç elde edilmektedir. Yazılan programlar program yazmak, bu konuda kendini geliştirmek isteyenlere yardımcı olmak için mümkün olduğunca basit yazılmıştır. Söz konusu programlar kitabın arkasında yer alan CD ‘de kitaptaki örneklerin verileri ile birlikte yer almaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 497
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺121,50

İletişim, Medya ve Gazetecilik ile ilgili yapılan tüm değerlendirmelerin ve analizlerin ortak bir noktada buluştuğunu söylemek mümkündür. O ortak nokta “insan”dır. Zaten iletişimin merkezinde insan vardır ve insanın olduğu yerde genellemelerden ve kesin yargılardan uzak durmak gerekir. Yapılan kesin tespitler ve içinde cevabını da barındıran cümleler, iletişimin çok değişkenli dünyasında gerçek dışı olacaktır.

“İletişim, Medya ve Gazetecilik – Kavramlar ve Anlamlar” adlı bu kitapta da, ana hedef olarak insanı ele alan üç temel kavramı, başka bir deyişle iletişim, medya ve gazeteciliği farklı bir bakış açısından değerlendirmeye edilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺80,75

Göç konusunu sosyolojik bir perspektifle inceleyen bu kitap; bir yandan göçün ekonomi-politik ve kültürel nedenlerini irdelemekte, diğer yandan göçmen konusunun sinemada nasıl bir karşılık bulduğunu araştırmaktadır. Özellikle Türkiye'den Almanya'ya göç konusunu filmler üzerinden analiz etmeğe çalışan bu kitap, adeta "çokkültürlülüğü ve çokkimlikliliği" tartışmaya açmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺76,50

Son yıllarda uluslararası ilişkiler alanındaki değişiklik ve yeni gelişmelerin ivmesi oldukça artmıştır. Son baskıdan günümüze geçen zaman boyunca bazı yeni ülkeler, uluslararası örgütler doğmuş; mevcut ülkelerin, örgütlerin çeşitli özelliklerinde bazı farklılaşmalar görülmüş; alana ilişkin yeni bazı olay, olgu ve fikirler ortaya çıkmış; kısacası aşağıda sıralanan alanlara ilişkin olarak hem mevcut konulara bazı eklemeler yapılması hem de yeni bazı konu başlıklarının ilave edilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle “Uluslararası İlişkiler Sözlüğü”nün bu beşinci baskısında, yeni bir baskıda mutlaka yapılması gereken “gözden geçirme”ye ilaveten belirgin bir “genişletme” de sözkonusu olmuştur. Uluslararası ilişkiler alanında sürekli bir değişimin gözlendiği günümüz koşullarında da bu kaçınılmazdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 648
En / Boy : 19,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺166,90
1 2 3 ... 6 >
Çerez Kullanımı