“Fantazi, aşk, macera; biraz gizem, biraz doğaüstü; iç içe geçen kadim efsaneler ve yazıldığı dönemin bilimsel verileri… Hepsi parlak bir hayal gücünün eseri olarak bir araya geliyor.” NEW YORK TIMES

“Dünyanın kalbine doğru bir şimşek hızıyla iniyorduk! Acaba ne gibi mucizeler gizlenmişti oraya?”

Kadim uygarlıkların kalıntılarıyla dolu sıradışı bir coğrafyada, hayret ve dehşet verici bir varlığın pençesine doğru yola koyulan Walter Goodwin önderliğindeki ekip, doğaüstü gizemlerin dünyasında akıllara durgunluk verici maceralara atılır.

Lovecraft’ın Cthulhu mitosundan Zindanlar ve Ejderhalar’a ve hatta bir dönemin unutulmaz dizisi Lost’a kadar uzanan geniş bir etki ağına sahip bu eserde fantastik kurgu, korku ve bilimkurgu iç içe geçiyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺48,75

Bilimsel ve çağdaş eğitim kurumlarımızdan biri olan Karşıyaka Kız Muallim Mektebi’nin hikâyesi Türkiye tarihine ışık tutuyor.

Aralık 1914’den 7 Ekim 1949 tarihine kadar birçok öğretmeni yetiştirerek eğitim sistemimize kazandıran Karşıyaka Kız Muallim Mektebi’nde, eğitim tarihimizin idealist yöneticileri ve öğretmenleri görev yapmıştı.

Atatürk’ün üç kez ziyaret ettiği Karşıyaka Kız Muallim Mektebi; Mustafa Necati, Hakkı Baha Pars, Vedide Baha Pars, İsmail Zühtü Kuşçuoğlu, Sabiha Gökçül, Resmiye Boysan, Mustafa Rahmi Balaban, Ahmet Talat Onay, Akif Bibioğlu, Ziya Somar gibi eğitim tarihimizde iz bırakan daha birçok değerli eğitimcinin görev yaptığı ve çağın gereklerine uygun nitelikli eğitim sistemiyle Cumhuriyet Dönemi’nin ilk öğretmenlerini yetiştirmiş, tarihsel kimliği ve manevi değeri olan bir kurumdu.

Yücel İzmirli, Cumhuriyet’in Öncü Gücü: “Karşıyaka Kız Muallim Mektebi”nde bilimsel ve çağdaş eğitim kurumlarımızdan biri olan bu okulun tarihini, sınırlı sayıdaki kaynaklardan yararlanarak titiz bir çalışmayla okurla buluşturuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺33,75

Charlotte McConaghy’nin insanı soluksuz bırakan, samimi ve yürek burkan Göçmen Kuşlar’ı kaybolan bir dünyaya ve umuda destansı bir övgü.

Franny Stone’un aşk için yapamayacağı şey yok. Günün birinde hayatındaki her şeyden “kaçmaya” karar verir ve bu “kaçmaya” bir neden bulur: Antarktika’ya son göçleri olacağı düşünülen dünyadaki son kuş türünü takip etmek. Franny bir balıkçı teknesine biner ve mürettebatla birlikte kıyıdan ve güvenli bölgeden çok uzaklara yelken açar. Ancak Franny’nin öyküsü -tutkulu bir aşk, olmayan bir aile, yıkıcı bir suç- açığa çıkmaya başladığında onun kuşlardan daha fazlasının peşinde olduğu ortaya çıkar.

Gerilim ve sürprizlerle dolu bir roman 
The Washington Post

Acı verici ve yürek burkan bir kitap 
The Guardian

Kaybolan doğamıza muhteşem bir övgü 
Newsweek


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺52,50

Okul öncesi dönemdeki çocukların  ince motor ve bilişsel gelişimlerini  desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitapta;

- görsel dikkat
- kısa süreli hafıza
- sayı tanıma
-labirent
- boyama egzersizleri bulunmaktadır.

Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 21 / 29
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺11,25

Yuvasından taşınmaya mecbur bırakılan bir köstebek nereye gider?

Çağdaş çocuk edebiyatımızın önemli yazarlarından Nazlı Deniz Güler hayvanların yalnızlaştığı, yurtsuzlaştığı çarpıcı bir öykü anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 40
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺15,00

Keşke bu kitap ben çocukken yayımlanmış olsaydı, o zaman kendimi bu kadar yalnız hissetmezdim.
-Neil Gaiman

Bütünüyle özgün. Eşsiz hatta.
-Philip Pullman

Çocukken tekrar tekrar okunmak istenecek türden bir kitap.
-Dave Eggers

Suspus, gürültülü bir dünyada kendi yerini bulmaya çalışan içine kapanık bir kızın muhteşem hikâyesi. Kitaplar, yaratıcılık ve hayal gücü sayesinde sesini duyurabileceği bir gelecek olduğunu görmek isteyenler için harika bir başucu kitabı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 48
En / Boy : 17.5 / 22.7
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺24,00

Zavallı Sam! 
Abisi onu hiçbir zaman oyunlarına almıyor. 
Hep aynı cümle: “Sen daha çok küçüksün.”

Bir gün büyük çocuklar onu yine oyuna almadıklarında Sam düşüncelere daldı: 
Peki ama çok küçük ne kadar büyüktür?

Ödüllü yaratıcılardan, büyük ve küçük 
kavramlarını yepyeni bir yolla keşfeden zevkli ve neşeli bir hikaye.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 20 / 27
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺21,00

Ertesi sabah, köyün ıslak damlarını ve taze ekilmiş tarlaları buğulandıran bir güneş altında, arabalar yeniden koşuldu, atlar yeniden eyerlendi, şehirden getirilen fayton, gelin evinin önüne çekildi.

Yüzünü örten kalın duvağın altında boyuna gözlerini silen kısa boylu bir kızcağız, iki tarafa tutulan çarşafların arasından hızla geçerek faytona, Yakup Ağa’nın şişman karısı ile görümcesinin arasına oturdu. Gelin arabasının, başlarına çevreler bağlanmış atları davuldan ürkerek tepindi.

Bir sürü çocuk, yalınayak, birçoğunun elinde birer kara ekmek, gelini görmek için arabanın etrafına yığıldılar. Şehirli efendiler kendilerine rahat bir araba ve altlarına yumuşak minderler seçtiler, Deli Emine dünkü delikanlıları bulup ortalarına oturdu; düğün sahibi Hüseyin, dünkünden daha yorgun ve üzgün, şuraya buraya koştu. Nihayet arabalar ve atlılar yola düzüldüler. Kafile köyün dışına çıkmış, bir hayli de ilerlemişti ki, bir çocuk koşa koşa arkalarından yetişti.

Yeni Dünya’yı bıraktıkları evin sahibi olan ihtiyar kadın da daha arkadan, bağıra bağıra geliyordu. Sondaki birkaç araba durdu. Yeni Dünya’nın bu köyde unutulup yola çıkıldığı kimsenin aklına gelmemişti.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺11,25

Bir kebapçıda karnımızı doyurduk ve bu esnada hemen hemen hiçbir şey konuşmadık. Onu kandırmaya imkân yoktu.

Seni çağırıp zahmet verdik, affedersin! de denilemezdi.

Ben bunları düşünürken kebapçıdan çıktık. Ali bir şey söylemek ister gibi birkaç kere yutkundu ve boynunu bükerek, Sizi mahcup çıkardım, beyim, sakın kusura kalmayın! dedi.

Sonra, hayret edilecek bir şeyden bahsediyormuş gibi, gözlerini hafifçe açarak ilave etti: Ben o odada bir türlü sesimi bulamadım!’

Ve yanımızdan ayrılıp gitti.

Ertesi sabah, aramızda topladığımız birkaç lirayı kendisine vermek ve onu Konya otobüslerine bindirip selametlemek için Haymana Hanı’na giden arkadaşıma hancı, Sıvaslı Ali’nin, sazını iki liraya satıp yol parası yaptığını ve şafakla kalkan bir kamyona binip Konya yolunu tuttuğunu söylemiş.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺6,75

Halbuki altmışlık kadın, kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş, sendeleye sendeleye yürüyor, bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu. Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye, ağlamaktan, içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı.

Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü. Ayakları birbirine dolaşıyordu. Öküzlere oooha diye bağırmak istedi, sesi boğazından çıkmadı; elleri kağnıdan kurtuldu, yere yuvarlandı, tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu. Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor, yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu. Kağnıya yetişemeden tekrar düştü, yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü.

Kağnı, taşlara çarptıkça, üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun, yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak, ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺11,25

 Bunun üzerine halk, beyinsiz, dilsiz, gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken, aralarında canından bezmiş biri, ‘Böyle başın da bana lüzumu yok!’ diyerek, boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş. İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş; hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada ‘Şangır!..’ diye koskocaman bir gedik açmış. Halk her şeyden sağlam, hiçbir zaman yıkılmaz, kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce, elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış, göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş, yıkılmış, içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş, kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş...

Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş, dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş, işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş, ama sırça  köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış. İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken, şu nasihati vermeyi unutmazlarmış:

Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺10,50

İşte adaşım, sana seven bir Çingene’nin hikayesi.

Çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir...

Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak, söz aramızda gene hoş şeydir.

Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺11,25

Per Olov Enquist’ten bu kez çocuklar ve gençler için bir roman. Üç Mağara Dağı’nı keşfe çıkan dört çocuk ve bir dedenin heyecanlı yolculuğu. Mina üç hafta önce küçücüktü. Birinin üç haftada bu kadar büyümesi biraz tuhaftı. Olacak şey değildi. Ama yaşadıkları kimin başına gelse böyle olurdu herhalde. Üç hafta önce ne mi olmuştu? Mina, dedesi ve kuzenleriyle Üç Mağara Dağı’nın tepesindeki sırrı keşfetmek için zor bir yolculuğa çıkmıştı ama zirveye birkaç metre kala beklenmedik olaylar olmuştu. Bir dakika bir dakika kitabın en heyecanlı yerini anlatacak değiliz. İşte size bir ipucu: Üç Mağara Dağı’na çıkanlar bir daha asla hiçbir şeyden korkmazlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺18,00

20 Ağustos 2018'de Stockholm'de yazın son günlerinin yaşandığı bir sabah için hava inanılmaz sıcak. Televizyonda söylendiğine göre son aylarda sıcaklıklar çok yüksek. O gün, on beş yaşındaki Greta Thunberg, parlamento binası önündeki grevine başladı: daha fazla beklenemezdi, politikacıların çevreyi korumak için bir şey yapmaları gerekiyordu.

Bu, tarihteki ilk #fridaysforfuture.

“Bir umut, cesaret ve kararlılık hikâyesi okumaya hazır olun. Bu Greta Thunberg'in gerçek öyküsü ama aynı zamanda daha iyi bir gelecek için yetişkinlerin ilgisizliğine karşı mücadele eden pek çok çocuğun hikâyesi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺22,50

Halbuki Muazzez’e karşı olan hisleri büsbütün başkaydı. Onu hariçte bir mevcut, yabancı ve başka bir insan olarak düşünmüyor, kendinin bir parçası; kolu, gözü ve yüreği olarak tasavvur ediyordu. Burada beğenmek veya beğenmemek, sevmek veya sevmemek, hayran olmak veya küçük görmek bahis mevzuu olamazdı; çünkü böyle şeyleri bir kere bile kafasından geçirmiş değildi. Muazzez’e dair içinde uyanan ve şuuruna varan his, onun kendisinden koparılması ihtimaline karşı duyduğu müthiş bir acı oldu.

Fakat şimdi birbiri arkasından yuvarlanıp gelen ve önüne geçilmez bir şekilde inkişaf eden bir hadiseler zinciri ona en umulmayacak şeyi yaptırmak istiyordu. Yusuf, kendisini içten içe kaynatan bütün isyan hamlelerine rağmen boyun eğeceğini, bilgisinin ve kuvvetinin ona yardım etmeyeceğini biliyordu.

Sabahattin Ali Kuyucaklı Yusuf’ta, ailesi eşkıyalar tarafından öldürülen Yusuf’un öyküsünü anlatırken toplumun bireyin önüne diktiği engelleri gözler önüne serer. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 19.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺16,50

Mesela herhangi bir gün müthiş bir iç sıkıntısı seni boğar. Hayat sana karanlık, manasız gelir. İnsan, biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar. Hatta yavaş yavaş onu da yapamaz ve canı ağzını açmayı bile istemez. Hiçbir insanın, hiçbir eğlencenin seni canlandıramayacağını sanırsın. Hava sıkıcı ve manasızdır. Ya fazla sıcak, ya fazla soğuk, ya fazla yağmurludur. Gelip geçenler suratına salak salak bakarlar ve on para etmez işlerin peşinde, bir tutam otun arkasından koşan keçiler gibi dilleri bir karış dışarı fırlayarak dolaşırlar. Aklını başına derleyip bu pis ruh haletini tahlil etmek istersin. İnsan ruhunun çözülmez düğümleri bir muamma gibi önüne serilir. Kitaplarda okuduğun depresyon kelimesine bir cankurtaran simidi gibi sarılırsın. Çünkü nedense hepimizde, maddi olsun manevi olsun, bütün dertlerimize bir isim takmak merakı vardır, bunu yapamazsak büsbütün çılgına döneriz.

Sabahattin Ali İçimizdeki Şeytan’da üniversiteli iki gencin gelecek düşleriyle sarmalanmış aşkını anlatırken “aydın” kavramını da kendine has üslubuyla tartışmaya açıyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 324
En / Boy : 19.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺30,00

Fakat nihayet daha fazla dayanamadım ve kafamdan uzak tutmak istediğim hayal, yavaşça, sessiz sedasız gözlerimin önüne dikildi: Maria Puder, benim Kürk Mantolu Madonna’m, dudaklarının kenarındaki ince kıvrıntı ve siyah gözlerinin derin bakışlarıyla karşımda duruyordu. Yüzünde hiç dargınlık, sitem yoktu. Belki biraz hayret, fakat daha ziyade, alaka ve şefkatle bana bakıyordu. Halbuki bende onun bakışlarını karşılayacak cesaret yoktu. On sene, tam on sene, zavallı ruhumun bütün kırgınlığıyla, bir ölüye kızmış, bir ölüyü suçlu tutmuştum... Onun hatırasına bundan daha büyük bir hakaret yapılabilir miydi? Hayatımın temeli, gayesi, sebebi olan kimseden on sene, hiç tereddüt etmeden, haksızlık edebileceğimi hiç düşünmeden şüphelenmiştim. Onun hakkında en akla gelmeyecek şeyleri tasavvur etmiş ve bir an olsun durup da, belki de böyle yapmasının ve beni terk etmesinin bir sebebi vardır, dememiştim. Halbuki sebeplerin en büyüğü, en mukavemet edilmezi, ölüm varmış. Utancımdan deli olacaktım.

Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna’da, imkansız gibi görünen hüzünlü bir aşk öyküsü anlatırken, edebiyatımızda benzeri az görülen psikolojik bir esere de imza atar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 196
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺13,50

“Düşünsenize Einstein ya da dedem kendini unutsa bile onları kim unutabilir? Dedem beni tamamen unutmadan önce onunla yaşayacağım daha çok şey var!”

Tanıştığınıza pişman olmayacağınız biri... İşte karşınızda oğul Mete, öğrenci Mete, torun Mete, çocuk Mete.

Mete, tam 10 yıl 8 ay 25 gün 3 saat 5 dakikalık hayatının baharında, 1 metre 37 cm ve 33 kiloluk bir süper kahraman. En çok da dedesinin kahramanı.

Unutmak, hatırlamak ve aile olmak üzerine kahkahalı bir roman. Işıl Şahin ve İnci Özdemir, hayat bol hayalli ve oyunlu olduğunda zorluklarla bile eğlenilebileceğini gösteriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺30,00

“Bu evde garip bir şey var, hissediyorum.”

Klasik Korku Öyküleri’nde insana dair dehşet, uygarlığın huzursuzlukları, evin ve ailenin tekinsizliği, ölüm ve bilinmeyenle kurduğumuz ilişkinin kopma noktaları birleşiyor. Klasik korku öyküsünün “edebiyat” hüviyeti kazanmasında pay sahibi olan bu karanlık metinler, usta yazarların zihinlerinden fırlamış kâbuslarla dolu bir geçit töreni sergiliyor.

Charlotte Perkins Gilman’ın feminist-gotik öyküsü “Sarı Duvar Kâğıdı”, Mary E. Wilkins Freeman’ın önemli eseri “Luella Miller”, hayalet öykülerinin üstadı M. R. James’ten “Mezzotint”, Ambrose Bierce’ın erken dönem eko-gotik eseri “Evdeki Asma”, Perceval Landon’ın unutulmaz hortlak öyküsü “Thurnley Manastırı”, F. Marion Crawford’ın korkunç “Çığlık Atan Kurukafa”sı, Arthur Morrison’ın tekinsiz mücevheri “Üst Kattaki Şey”, E. F. Benson’ın düşsel ve gotik şaheseri “Kuledeki Oda”, H. P. Lovecraft’ın, korku edebiyatı tarihinde dönüm noktası olarak kabul edilen, Cthulhu mitosunun nüvesinin ortaya çıktığı “Dagon” öyküsü bu derlemede bir araya geliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺18,75

Küçük Kırlangıç için adadan gitme zamanı çünkü kış gelmek üzere. Ama bunu nasıl yapacağına dair hiçbir fikri yok. Ada Tavşanı, Kaplumbağa, Köstebek, Sazan Balığı ve Ayı ona tavsiyeler verir vermesine ama ne yüzmek ne tünel kazmak ne de yapraktan bir battaniyeyle mağaraya sığınmak ona göre.

Küçük Kırlangıç adadan gitmek üzere en uygun yolu kendi kendine bulacaktır. Bunu ona sevgiyle, sabırla hatırlatacak olan ise Baba Kırlangıç’tır.

İnsan etrafındakilerin yapabildikleriyle mi yol alır yoksa kendi becerileriyle mi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺15,00

Tıp gerçekten bir kütüphanedir, ama doğru biçimde okunması gerekir.

Tıp tarihi, insan zekâsının hastalığa karşı verdiği kıyasıya mücadelenin tarihidir. Edebiyat tarihi de bu mücadelenin kaydını bazen roman ya da öykü, bazen de günlük, mektup ve denemelerle tutarak insanın hastalık ve ölümle nasıl bir ilişki kurduğunu yorumlamaya çalışır.

Iain Bamforth tarafından derlenen, Charles Dickens’tan Franz Kafka’ya, Virginia Woolf’tan Susan Sontag’a, John Berger’dan Oliver Sacks’e uzanan bir yelpazeyle zenginleşen bu antoloji, tıbbın toplumsal tarihini edebiyat aracılığıyla aydınlatıyor. Usta yazarların eserlerinden seçilmiş bölümler, varoluşumuza dair soruları sormak için neden edebiyata başvurduğumuzu bize yeniden hatırlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 544
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺37,50

Kışın en uzun gecesinde, denizin derinliklerinde yaşlı bir balık, yaklaşık on iki bin yavru balığı etrafında toplayıp onlara unutamayacakları bir masal anlatır. Bu, başka yerlerde neler olduğunu bilmek isteyen Küçük Kara Balık’ın hikâyesidir.

Çocuk edebiyatının unutulmaz klasiklerinden Küçük Kara Balık, Samed Behrengi’nin dünyaca tanınmasına yol açmış ölümsüz bir masal.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺10,50

Uzayın derinliklerinde sürüklenen bir gemi.
Katledilmiş bir mürettebat.
Katil kim?

2018 Hugo En İyi Roman Adayı
2018 Nebula En İyi Roman Adayı
2017 Philip K. Dick Ödülü Finalisti
2017 Goodreads Okur Ödülleri En İyi Bilimkurgu Adayı

Maria Arena, bir uzay gemisinin klonlama bölgesinde gözlerini açtığında bir önceki hayatında öldürüldüğünü fark eder ama nasıl öldüğüne dair anıları silinmiştir. Ona anlatacak biri de yoktur çünkü tüm mürettebat hayatını kaybetmiştir. Yeni bedenlerinde dirilen klonlar, katillerinin kim olduğunu bulabilecek midir?
Ödüllü yazar Mur Lafferty, kapalı-oda polisiyesini bilimkurguyla harmanladığı Altı Diriliş’te, sadece rotasını yitirmiş bir geminin değil, yolunu kaybetmiş olan insanlığın da gerilim yüklü öyküsünü anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺33,75

Einstein’ın Beynini Yemek’ten bir ısırık alın ve iyi bilim ile yanlış yönlendiren bilimi birbirinden ayırt etmeyi öğrenin. Bu kitap, esprili senaryolar ve gerçek hayattan alınma etkileyici örneklerle sizi eleştirel düşünmeye teşvik ediyor. Kötü bilimi tanımanız için ipuçları, gerçekleri olduğundan farklı gösteren haberleri fark etmeniz için fikir veriyor ve beyninizi bilim haberlerinin kafa karıştırıcı etkisinden korumanın yollarını gösteriyor.
 
“Zırva Zımbalayan” bilgiler, “Sıra Sizde” etkinlikleri ve esprili çizimlerle dolu Einstein’ın Beynini Yemek, güvenilir bilimin keskin zekalı takipçisi olmanızı sağlayacak eğlenceli bir yaklaşım sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 18.4 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺45,00

Ben Huck. Tom Sawyer’ın en yakın arkadaşı.

Size Mississippi Nehri boyunca macera dolu bir yolculuk teklif ediyorum.

“Günlerce hiçbir kasabada durmadık ve sürekli nehir aşağı ilerledik.

Güneyin ılıman iklimine ulaşmıştık ve artık evimizden çok uzaktaydık.

Çok geçmeden üzerlerini İspanyol yosunu kaplamış ağaçlara rastladık.

Yosunlar, ağaçların üzerinden uzun beyaz sakallar gibi sarkıyorlardı.

Bu yosunları hayatımda ilk defa görüyordum; açıkçası ormana çok ciddi ve kasvetli bir hava katıyorlardı.

Bizim üçkağıtçılar da artık tehlikeden uzaklaştıklarını anlamışlardı ve başka köylere dadanmaya başladılar.”

İlk kez 1884'te yayımlanan Huckleberry Finn'in Maceraları çocukluk üzerine yazılmış unutulmaz romanlardan biri. Mark Twain, masumiyetini yitirmiş yetişkinler dünyasına ayna tutmayı ihmal etmiyor


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺15,00

İlk kez 1864 yılında yayımlanan Dünyanın Merkezine Seyahat olağanüstü bir maceranın romanı. Henüz denizlerin altı ve gökler keşfedilmemişken bu konular hakkında romanlar yazan Jules Verne hiç eskimeyecek bir yolculuğu ve merakı anlatıyor.

‘’Gerçekten, üç günlük suyumuz kalmıştı ve idare etmek zorundaydık. Bunu akşam yemeğini yerken anladım. Can sıkıcı bir bekleyiş içindeydik, çünkü geçiş dönemine ait bu yerlerde herhangi bir su kaynağına rastlama umudumuz pek zayıftı. Ertesi gün boyunca, ayaklarımızın altına uzanan dehlizin sonu gelmez küçük kemerlerini geçe geçe ilerledik. Hiç konuşmadan yürüyorduk. Hans’ın suskunluğu bize de bulaşmıştı.’’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺15,00

Tom Sawyer’ın Maceraları, çocukluk üzerine yazılmış unutulmaz romanlardan biri... Mark Twain, çocuk zihninin büyüleyiciliğini heyecanlı maceralarla anlatırken masumiyetini kaybetmiş yetişkinler dünyasına da ayna tutar. İlk kez 1876 yılında yayımlanan kitabın karakterleri Tom Sawyer ve Huckleberry Finn, çocukluğun adeta diğer adı olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 12.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺13,50

Gençlerin içinde çok beğendiğim şairler var, hepsinin ismini aklımda tutamıyorum, isimleri henüz yer etmedi; ama şiirlerini pek beğeniyorum. Şöyle aklımda kalanları sıra tefriki yapmadan sayayım: Dinamo, Suat Taşer, Rıfat Ilgaz, A.Kadir, Orhan Kemal, Saffet Irgat vesaire...
-Nazım Hikmet-

Nazım'ın yanında bulunuyordum. Dehşetli etkisi altındaydım. Nazım "Kendi sesini bul!" diye bağırdı. Rıfat Ilgaz'dan, Celal Sılay'dan örnekler gösterdi...
-Orhan Kemal-

Rıfat Ilgaz, müreffeh bir zümrenin değil, fakat bir günden öbürüne yaşayabilmek için didişen; böyle üzüntülü günlerin akşamında, bazan, 'gününü gün etmek için, şöyle bir demlenen' halkın şairidir.
-Behice Boran-

Rıfat Ilgaz, şiirlerinde şehir insanının günlük dertlerini yaşattı. İkinci Dünya Savaşı'nda, İstanbul şehrinde yaşayan fakir halk Rıfat Ilgaz'ın şiirlerinde ölmezleşmiştir.
-Oktay Akbal-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 263
En / Boy : 13.5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺18,75

Okumak için Doğanlar ödülü sahibi

Mavi Lane Smith ve Jory John’dan sorunlarla başa çıkma hikâyesi.

Hem de en matrağından...

Kutupta yaşıyorsan hayat çok zor olabilir. Bir penguen için bile. Tanışacağın penguen uykuyu çok seviyor, paytak paytak yürüyor, pek düzgün yüzemiyor, kardan hoşlanmıyor ve daha pek çok derdi olduğunu düşünüyor.  Ama bir gün, sevdiği şeylerin de olabileceğini fark ediyor.

Kimbilir, belki de sonunda işler yoluna giriyordur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 36
En / Boy : 20 / 27
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 10.2021
₺24,00

Anna tıpkı diğer kız çocukları gibi görünebilir ama aynı zamanda tıpkı diğer tüm kız çocukları gibi o da özel ve biriciktir. Bazen yumuşacık ve sakindir, bazen de serttir, dikenlerini çıkarır. Çok büyüktür, kocamandır Anna ama bazen bir kutuya sığabilecek kadar küçülür… Onun gibisi sadece bir tanedir. Onu bulmamıza yardım eder misin?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 36
En / Boy : 20 / 27
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺12,60

Ben Huck. Tom Sawyer’ın en yakın arkadaşı.

Size Mississippi Nehri boyunca macera dolu bir yolculuk teklif ediyorum.

“Günlerce hiçbir kasabada durmadık ve sürekli nehir aşağı ilerledik.

Güneyin ılıman iklimine ulaşmıştık ve artık evimizden çok uzaktaydık.

Çok geçmeden üzerlerini İspanyol yosunu kaplamış ağaçlara rastladık.

Yosunlar, ağaçların üzerinden uzun beyaz sakallar gibi sarkıyorlardı.

Bu yosunları hayatımda ilk defa görüyordum; açıkçası ormana çok ciddi ve kasvetli bir hava katıyorlardı. Bizim üçkağıtçılar da artık tehlikeden uzaklaştıklarını anlamışlardı ve başka köylere dadanmaya başladılar.”

İlk kez 1884'te yayımlanan Huckleberry Finn'in Maceraları çocukluk üzerine yazılmış unutulmaz romanlardan biri. Mark Twain, masumiyetini yitirmiş yetişkinler dünyasına ayna tutmayı ihmal etmiyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 424
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺24,40

Japonlar, efsanelerinde kendilerini kutsal ruhların soyundan gelen özel bir kavim olarak anlatır. Japon Yapmış Türk Gezmiş’i okuduktan sonra o efsanelere hak vereceksiniz. İşte Tokyo’dasınız: O büyük karmaşanın içinde öylesine dingin bir düzen var ki şaşırıyor ve düşünüyorsunuz; bunu dünyalılar yapmış olamaz!

Hiroşima’nın hüznü, Osaka’nın coşkusu, Sapporo’nun buzdan heykelleri, Okinawa’nın tropik kumsalları, Nikko’nun filozof maymunları, Nara’nın bisküvit dilenen geyikleri, Kyoto sokaklarında süzülen geyşalar, topuklu ayakkabılarıyla Fuji Dağı’na tırmanan çılgın kızlar…

Japonya’yı Onur Ataoğlu’nun kılavuzluğunda gezerken hayran olacağınız çok yer, şaşıracağınız çok şey bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺33,90

Edebiyatımıza ölümsüz eserler kazandıran Rıfat Ilgaz, yıllarca çeşitli gazetelerde köşe yazıları yazdı. Yaşam koşulları, toplumsal adalet, demokrasi, eğitim, kültür, sanat gibi konulardaki görüşlerini, toplumcu gerçekçi bir yaklaşımla kaleme aldı.

Krallar ve Kurallar, Rıfat Ilgaz'ın bu gibi konuları işlediği gazete yazılarından yaptığı bir seçkidir. Ilgaz, köşe yazarlarının halkın çıkarlarını gözetmesi, bu bilinçle düşüncelerini topluma aktarması ve evrensel olması gerektiğini ödün vermeksizin savunur.

Emekten ve adaletten yana eksenini yitirmeyen bu yazıları okurken ülkemizde ve dünyada o günlerden bugüne ne çok şeyin değişmediğini fark edeceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 140
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺33,90

Rıfat Ilgaz, Haydi Yolunuz Açık Olsun’daki öykülerinde toplumsal aksaklıkları mizahla yoğuruyor. Görmek istemediğimiz, unutmaya ve unutturmaya çalıştığımız ne varsa, Ilgaz’ın bu öyküleriyle belleklerimize kazınıyor. 

Rıfat Ilgaz, öykü kahramanlarının çatışmalı hallerini, küçük hayallerini, umutlarını bütün renkliliği ve içtenliğiyle yansıtıyor. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺37,90

Erden Bolerden, plaza cehennemlerinde çırpınıp duranlardan birinin, Salih’in dramını anlatıyor. Salih’in acımasız iş yaşamında bir robota dönüşmemek için verdiği mücadele onu, egoizm ve acımasızlıkla dolu bu dünyada bir Kafka karakteri kadar ilginç hale getiriyor.  Sürgün Ruhlar Senfonisi, “Bu dünya bir cehennem,” diyenlerin asla unutamayacakları bir roman.

“Cam kapıları yusyuvarlak kolçaklarından ittirmemle birlikte şirketin atmosferi dalga dalga suratıma hücum etti. Yüreğim ağzımda atıyordu. Karolarla döşenmiş zemin parlak, dekorasyon pahalı, işyeri köşe bucak bej tonlarıydı. Girişe bitişik uzayan danışma bölmesinin diğer tarafında bulunan sekreteri nazik bir ‘Günaydın’ ile ardımda bırakarak şirketin ortasına doğru hareketlendim. Meraklı iş arkadaşlarım kadroya yeni dahil olan bu kişiyi tartmak için kafalarını senkronize kaldırdılar. Fakslar susmuş, ahizeler kapanmış, fotokopi makinaları kopyalamayı bırakmıştı. Mesainin ilk dakikalarında ben vardım. ”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺29,90

29 katlı bir apartman, apartmanda tuhaf bir asansör, asansörde iki çocuk...

Delal Arya, gözleri bir ormanın kuytularına benzeyen Fûl ve yüzü kahverengi çillerle kaplı Kâmuran’ın esrarengiz hikâyesini anlatıyor.

Solucan deliğine benzeyen mahallelerden büyüleyici ormanlara açılan etkileyici bir macera.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 16
En / Boy : 18 / 25
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺37,90

Tom Sawyer’ın Maceraları, çocukluk üzerine yazılmış unutulmaz romanlardan biri... Mark Twain, çocuk zihninin büyüleyiciliğini heyecanlı maceralarla anlatırken masumiyetini kaybetmiş yetişkinler dünyasına da ayna tutar. İlk kez 1876 yılında yayımlanan kitabın karakterleri Tom Sawyer ve Huckleberry Finn, çocukluğun adeta diğer adı olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺6,48

İlk kez 1864 yılında yayımlanan Dünyanın Merkezine Seyahat olağanüstü bir maceranın romanı. Henüz denizlerin altı ve gökler keşfedilmemişken bu konular hakkında romanlar yazan Jules Verne hiç eskimeyecek bir yolculuğu ve merakı anlatıyor.

‘’Gerçekten, üç günlük suyumuz kalmıştı ve idare etmek zorundaydık. Bunu akşam yemeğini yerken anladım. Can sıkıcı bir bekleyiş içindeydik, çünkü geçiş dönemine ait bu yerlerde herhangi bir su kaynağına rastlama umudumuz pek zayıftı. Ertesi gün boyunca, ayaklarımızın altına uzanan dehlizin sonu gelmez küçük kemerlerini geçe geçe ilerledik. Hiç konuşmadan yürüyorduk. Hans’ın suskunluğu bize de bulaşmıştı.’’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺6,48

On dört yaşındaki Daniel, ablası Cathy ve babasıyla birlikte modern şehirden uzakta sakin bir yaşam sürer. Ne var ki sakin yaşamın arkasında toplumsal ayrışmaların tetiklediği bir gerilim yatar. Bu, kendi elleriyle inşa ettikleri evlerinde iyilik-kötülük çatışmasının ortasında ayakta kalmaya çalışan bir ailenin yaşadığı, sessiz ama derinden bir gerilimdir.

İngiliz edebiyatının başarılı genç yazarlarından Fiona Mozley, 2017 Man Booker Ödülü’ne aday olan ilk romanında, insanın ruhunda usul usul büyüyen karanlığın, dünyevi arzularla filizlenen kötülüğün öyküsünü anlatıyor. Elmet, intikam, özveri, şiddet ve masumiyet gibi kavramların arasındaki kalın çizgilerin inceldiği, yıkılmamaya çalışan bir “ev” üzerine tekinsiz, hüzünlü ve gizemli bir roman.

“Cezbedici… Şiirsel ve efsanevi bir eser.”

The New York Times

“Sihirli bir ilk roman.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 20 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺37,90

1952’de bir öğrenci, çözemediği matematik problemini Albert Einstein’a yollamıştır. Yıllar sonra bu olaydan esinlenen Lynne Barasch, yedi yaşında bir kızın , ablasının matematik dersinden gemesine yardım etmek için Einstein’a yazdığı mektubun öyküsünü etkileyıici bir şekide anlatııyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 40
En / Boy : 20 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺44,90

Kendin olmak gibi yok
Çılgın bir flamingo ile tanışmak ister misin? 
Flamingoların tüylerinin neden pembe olduğunu merak eden Sylvie bir deney yapmaya karar verir.
Çikolata ya da üzüm yedikten sonra neler olacağını kim bilebilir ki! 

Jennifer Sattler, neşeli çizimleri ve ilginç hikâyesiyle “en iyisi daima kendin olmak” diyerek her yaştan okura göz kırpıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 40
En / Boy : 20 / 27
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺44,90

Özlem Anar, Yeşil Mühürlü Masal’da, insanın kendi masalını yazabileceğini anlatıyor. Tatlı tatlı okunan ama zaman zaman da uykuları kaçıran bir masal bu.

“Sandalyesinden ağır adımlarla kalkıp, kitabı iki yatağın arasındaki komodinin üzerine bıraktı ve odadan çıkmadan önce onlara iyi geceler diledi. Işığı kapattı ve bir süre daha aralık kapıdan onları izledi. Çocuklar büyükannelerinin siluetine bakarken gözlerinin ağırlaştığını ve hayaller ülkesinden çağırıldıklarını hissetmişlerdi. Gözleri kapanmadan hemen önce başuçlarında duran kitabın ışık saçtığını görür gibi olmuşlardı. Mutlu rüyalar ülkesine kayar gibi aktıklarında kapı kapandı ama odadaki kitap ışık saçmaya devam etti.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺37,90

Çektiği fotoğraflarla zamanın yutacağı anları sonsuzlaştıran Darius, bir göz muayenesinde görme yetisinin kaybolacağını öğrenir. Karanlık onu köşeye sıkıştırınca çareyi bir bilet almakta bulur. Fotoğraf makinesini sırt çantasına koyup Dublin’i arkasında bırakır. Bu sırada İstanbul’da Darius kadar çaresiz bir kadın vardır: Işık. Onu hayata bağlayansa çizdikleridir. Bir akşam fırçalarla dolu bavulunu alarak evi terk eder.

Elif Naz Öğün, Ufuk Çizgisine İki Bilet’te korkuları hayallerini yenmiş iki insanın hayata yeniden tutunma hikâyesini anlatıyor. Gencecik bir yazarın, insanı umutlandıran hayallerine ortak olmak isteyen okura iyi gelecek bir roman bu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺37,90

Kırk Yıl Önce, Kırk Yıl Sonra, Rıfat Ilgaz’ın 1940’larda başlayıp 1980’lere kadar süren göz altına alınma, tutuklanma, yargılanma öyküsü. Bu ülkenin yetiştirdiği önemli aydınlardan biri olan Ilgaz’ın bu kitabını okurken, “Olmaz bu kadar,” diyeceksiniz. Ne yazık ki doğru...

"12 Eylül döneminde Cide’de gözaltına alınan sanatçının başına neler gelmemişti! Kolay değil, 1940’larda başlayan gözaltına alınma, tutuklanma, yargılanma öyküsü, 1980’lerde de sürmüştü. Yeryüzünde kaç şair ya da kaç yazar var ki kırk yıl bu çileye katlanmış olsun?”

İlhan Selçuk


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺33,90

Rıfat Ilgaz, Garibin Horozu’nda toplumdaki çelişkileri o kendine has üslubuyla anlatıyor. İnsanı bir yandan hafif hafif güldürürken, bir yandan da acı acı düşündüren öyküler... Bu ülkenin öyküleri…

Rıfat Ilgaz, eğitimsiz bir toplumda yaşayan bireylerin şiddet ve baskı kullanarak hedeflerine varmak isteyeceklerini vurgulardı her zaman. Sanata, kültüre ve eğitime önem veren toplumların çağdaş olabileceğine inanırdı. Sanatçı onun için toplumun yol göstericisiydi. Bu yüzden, kendi deyimiyle, ‘gözü toplumda, kulağı halkta’ydı.

Aydın Ilgaz


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺37,90

Hayal kuranlara Pistaçyo denir.

Bir adanın tepesinde yaşar Pistaçyo.

Tıkır tıkır, fıkır fıkır hayal kurar.

En çok yapmak istediği şey sihirli gökkuşağını yakından görmektir. Oraya varacağını kimse düşünmese de yola çıkar.

Hayallerine başka kimsenin inanmaması, gerçekleşmeyeceği anlamına gelmez. 

Pistaçyo, kendine inanan ve kim ne derse desin yolundan şaşmayanların hikâyesi. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 40
En / Boy : 20 / 27
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺48,90

Balıkların sessizliğine ilişkin bir şüphe seziyorum, bu sorunun altında. Büyüklerin kuşkuculuğunun çocuklara da bulaşması ne acı verici. Hayır: Bir balık başka bir balığa onu sevdiğini söylemez. Onlar, çünkü, biribirilerine karşı yansızdırlar. Bir kayıtsızlık anlamı çıkarılmamalı buradan, hemen: Balıklar biribirilerine dokunur, biribirileriyle oynar, biribirilerini yerler. Ne iyilik yönlendirir onları, ne kötülük. Kimileri safdil, kimileri kurnaz değildir. Bir balık, hepsi hepsi, ötekinin sonsuzluğudur. Onlara alışacaksan böyle alış. Balıkları insanlara benzetme.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 16 / 22
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺37,90

“Mizahçı Rıfat Ilgaz, hayatına dokunan her şeye dokunmuştur yazdıklarıyla. Onun yaşadıkları, bir bakıma hepimizin yaşadıklarıdır. Elli yıla yaklaşan yazı serüveninde yerdiği çelişki ve çarpıklıkların bir bölümü ortadan kalkmıştır kuşkusuz; çünkü insan toplumları sürekli değişir ve gelişir. Gelişme bazı sorunları ortadan kaldırır, bazı yeni sorunlar getirir.

Yeryüzündeki amacımız hep daha iyiyi aramaksa, mizahın da bu arayışta yeri ve payı vardır. 

Kimliğimizi belki de en iyi gülerken keşfederiz. Kusursuz olmadığımızı görmenin burukluğuna karşılık, insanlığımızın bilincine varmamız hiç de kötü bir alışveriş değildir. Rıfat Ilgaz gibi ender yazarlar, en karanlık anlarımızda bile bir gülümsemeyle aydınlatabilirler içimizi.ˮ

- Sulhi Dölek 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺37,90

Bitmeyen şiddetten ve radyoaktif kirliliğin pençesindeki dünyadan kaçan seçkin bir azınlık uzayda başıboş dolaşan CIEL’de buluşur. Başlarındaki acımasız diktatör, CIEL’dekilere bir kurtuluş sunar gibi görünse de oradakilerin varoluşu ancak dünyanın çok az kalan kaynaklarını yok etmekten geçer. Diktatörün çözümü ise dehşetten başka bir şey değil…

Lidia Yuknavitch, Dünyanın Sonundayız’da Jeanne d’Arc’ın öyküsünü, yok olan dünyaya hayat kazanrıdmak isteyen isyancılar üzerinden anlatıyor. Hırpalanıp tüketilen insanlar, bedenlerinin, hayatlarının hakkını savunmak için genç bir kadın savaşçının etrafında toplanıyor. Bu savaşçının kafasının içinde çınlayan “sessiz ten şarkıları”ysa unutmamanın, affetmemenin ve vazgeçmemenin hikayesi.

“David Foster Wallace’ın tahtında artık Yuknavitch var.”

- Chuck Palahniuk

“Akla Atwood, Le Guin ve Lessing geliyor ama Yuknavitch’in aklınızı başınızdan alacak önsezi yeteneği tamamen kendine özgü.”

- Karen Karbo

Yılın Merakla Beklenen Kitabı

- New York Times, Huffington Post, BuzzFeed, Washington Post


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 292
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺44,90

Özer Eltugay, Milias’ın Yok Halleri’nde mübadelenin ardından sadece iki yaşlıya ev sahipliği yapan, sonrasında onlarca insana yuva olmuş eski bir Rum köyünün hikâyesini anlatıyor.

Sürülmekten saklanarak kurtulan Nikos ve Lena, açık kalan son kapıyı kapatmamak için direnir. Lena’nın ölümünün ardından tek başına kalan Nikos, bir sabah karşısında iki bebekle bir asker kaçağını görünce yaşam tekrar kıvılcımlanır. Milias’ın Yok Halleri bir avuç insanın kuşaklar boyu süren trajedisini anlatırken, yakın dönemin acılarına da tanıklık ediyor. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 314
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺26,30
1 2 3 >
Çerez Kullanımı