“Toplumun temel direğidir” diyerek basmakalıp sözlerle tanımladığımız aile; 21. yüzyılın başında ciddi değişimlere uğruyor ve uğramakta. Bu yorgun değişim içindeki ailede yaşanan değer ve kuralların; bütün toplumlara yayılarak insanlık ailesini oluşturması ve insanlığın ortak barışa ve refaha kavuşması birçok ideolojinin ütopyasını oluşturuyor. Değişimin; gelişme, yenilenme ve ilerleme olarak hayata girmesi ve insanlığı birliğe, barışa ve mutluluğa ulaştırması için ya da tarih boyunca da yaşanmış bütün olumlu sonuçlara tekrar ulaşmak için gerçek bilgiyi en güzel şekilde rehber edinmenin gerekliliği kitapta değişik boyutları ile inceleme konusu yapılıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺49,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .1993
₺54,00

İslam da ilk dışa açılma-Hicret, Hz. Peygamberin Mekke’den ayrılarak Medine’ye göç etmesi ile başlamıştır. Hicri:1. M. 622. İslam kültür ve medeniyetinin devam eden dışa açılması yani hicret görevini Hz. Peygamberden (m. 570-622) sonra Araplar devam ettirmiştir. Onlar her şeyleri ile İspanya’nın kuzeyine kadar taşındılar. M. 712-1492. Onlardan sonra da Osmanlı Türkleri de İslam medeniyet ve kültürünü Viyana’ya kadar taşıdılar. Yani oralara kadar açıldılar. 1683 Bu tarihten sonra ise günümüze kadar İslam Kültür ve medeniyetinin dışa açılması olayı durmuş ve günümüzde ise resmen yasaklamış ve unutturulmuştur.

Batı kültür ve medeniyeti ise sömürü ve savaşla insanlığı egemenliği altına alırken bilim ve teknolojiden önce Hıristiyanlığı kullanmıştır. Bu sebepledir ki Batı toplumları kültür ve medeniyetlerini başka ülke ve toplumlara kabul ettirmek için yani dışa açılırken işin önüne Misyoner Papazları yerleştirmiştir. Onları madden destekleyenlerde öncelikle sinai-teknoloji ve tarım ürünlerini üretip, ihraç eden gemici tüccarlar olmuştur. Bunların arkasındaki destek kamu bürokrasisi- el altından ve istihbarat araştırmaları ile onların bulundukları ülkelerdeki yanlışlarını önlemiştir. Her halde yabancı ülke onlara karşı bir hasmane-düşamanca tavır alırsa: ona karşı da son durakta orduları onlara destek vermiş ve gerekirse o ülke ile savaşabileceğini ilan etmişlerdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 302
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺49,00

İnsan; Evren ve içindekilerle ilişkilerini yol ve yordamında yürütebilmek için öncelikle kendini bilmeli ve tanımalıdır. Bedenin fizik ve ruhunun kurallarını bilen ve onlara uyan insan; onu yaratanın kural ve değerlerini de  kabullenir. Çünkü insan eksiktir ve eksiklerini dışındakilerden karşılamak zorundadır. Evrene ve insanlara muhtaçtır ve onlarla iyi ilişkiler kurmalıdır. Bu sebeple de varlıklar ve evreni tanımalıdır. Tanımak için muhtaç olduğu ilk ve en önemli şey de onlarda saklı bilgilerdir.

Ailede, toplumlarda ve insanlık ailesinde ihtiyaçların en iyi şekilde karşılanması; insan ilişkilerinin sevgi, saygı, barış ve güven duygusu içinde, yaşanması, yayılması, insanca ilişkileri düzenleyen -ortak ilahi ve toplumsal- kuralların çok iyi bilinmesi ve içtenlikle uygulanmasına bağlıdır.

İnsan ailede, toplumda, iş ve devlet yönetimi ile insanlık ailesinde çok değişik insanlarla temastadır ve onlarla değişik ilişkileri yürütmek zorundadır. Ailede insan ilişkilerini düzenleyen kuralları öğrenen insan; kazandığı bu uyum alışkanlığı sayesinde, toplumda, özel işyerleri ve kamu kurumlarındaki insan ilişkileri kurallarını da ana hatlarıyla öğrenmiş olmaktadır. Bu sebepledir ki çocuklarımızın aile ortamında yetişmeleri son derece önemli ve gereklidir. Çünkü davranış kurallarının ilk öğrenilme, uygulanma ve test yeri her insanın ailesi olmaktadır.
Elinizdeki kitapta insan ilişkileri; ailede, toplumda, kamu ve özel iş yerlerinde olmak üzere bir bütün olarak ele alınmıştır. Her insanın ailesinden başlayarak bütün toplumlarla barış ve hoşgörü içinde yaşamayı başarması yani toplumsallaşması için bu kuralları öğrenmesi, özümsemesi ve onlardan hukuk kuralları çıkarması gerekmektedir. Toplum değerlerinden süzülen bu kurallar sayesinde, gençler, birer hanımefendi ve beyefendi olarak yetişecektir. Birbirlerine iyi gözle bakacak, sevgi, saygı ve güven duyguları yeşerecektir. Bu düzenli ilişkiler sayesinde aile, toplumlar ve toplumlar arasındaki uyumlu ilişkiler; “insanlık ailesinin de” hayal değil sonuncu gerçek olduğunu insanlığa hatırlatacaktır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺49,00

İnsanlık karmakarışık bir kavga ve savaş dünyasına dönüşmüş durumda. En çaresiz insan gibi, her toplumun da malı, canı ve bütün varlıklarıyla güvenlik içinde olduğu ve hakkını alabildiği kalıcı bir dünya barış düzenine ihtiyaç var. Ama en bilgili, uygar ve zengin toplumlar bile zorla alma, sömürme, yolsuzluk, hile, soykırım, faiz ve savaş yani haksız kazanç peşinde! Refahlarının dayandığı ekonomik ve mali bütçe dengeleri bunlara bağlı. Uygarlık bunu gerektiriyor !

İnsanlar ve toplumlar, refahlarının dayandığı haksızlık, kan ve gözyaşlarını ya da sefalet içinde bıraktıkları insanların perişan hallerini düşünme melekelerini kaybetmiş durumdalar. Parçalayıp doyduktan sonra da bir timsah kadar masum ve barış içindeler! Bugün insanlık ailesi bu tür haksızlıkları onaylayan ve onlara hukuken geçerlilik sağlayan böyle çarpık bir uygarlık anlayışının egemenliği altındadır. Buna karşı çıkmakta olan gerçek hak ve hukuk savunucularına; adalete, paylaşmaya ve barış içinde kazanıp, yaşamaya dayalı, insanlık ailesinin evrensel ve ilahi düzenini hayata geçirmeye çalışanlara karşı amansız ve insanlık dışı bir yok etme savaşı verilmektedir.

Varlıkların biz insanlara bir şeyler vermede ne kadar da cömert yaratıldığını anlamak için çok akıllı veya bilgin olmaya gerek yok. Onlar, birbirlerine ve insanlara vermek için çırpınmaktadırlar. Biz insanların da onlardan ders alarak, birbirimize verici olmamız gerekmektedir. Evrenin düzeni vermeye dayanmaktadır. Öyleyse onun paraleli olan insanlığın düzeni de karşılıksız vermekle sağlanabilir. Sömürü ve savaşla değil..
İnsan ve toplumlar, birbirlerine karşılıksız verebilme-paylaşma düzeyine yükseldiği oranda  yabanilikten uzaklaşır, ehlileşir ve  evrensel adalet ve barış düzenine geçilebilir.

İnsan için, hırsızlık, yolsuzluk, hile, haksız kazanç, faiz, gasp-yağma, rüşvet, öldürmek ne kadar ahlak ve hukuk dışı ise; toplumlar ve devletler için de bu suçların paralelleri olan; savaş, sömürme, katliam, soykırım, yolsuzluk ve hilebazlıkla haksız kazanç sağlamak ve diğer toplumları bu suretle baskı ve esaret altına almak da, çok yüksek derecede ahlaksızlık, hukuksuzluk-haksızlık  ve vahşiliktir. Ama çağımızın egemen  uygarlığında  kişiler için suç olan bu  sömürü eylemleri, güçlü devletler ve sermaye grupları için suç değildir. İşte bu eylemleri  suç haline getirecek -yasaklayacak ve cezalandıracak  yasaları Türkiye yürürlüğe koymalı, insanlık ailesine ve özelde sömürülenlere sahip çıkmalıdır. Türkiye’ye de bu yakışır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺49,00

Türkiye, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP)ın temeline 4 Nisan 1977’de ilk harcı koyarak; bölgeler arası gelir dengesini sağlamak, bölücü faaliyeti ve dayandırıldığı yoksulluk gerekçesini yok etmek istemiştir. Ama, yetmiş beş bin km. kare=75 milyon dönüm araziyi sulayarak; bitki, hayvan, su ürünleri ve elektrik üretim ve ticareti ile bölgeyi şaha kaldırıp, kalkınmasını sağlarken; bu başarı yüzünden başına gelecek iç ve dış gaileler düşünülmüş ve önlemleri alınmış değildir. Çünkü bir eseri yapmak ile ona sahip çıkabilmek ayrı şeylerdir.

İslam’ın Ulu Şeyhi Hacı Bektaş–ı Veli, “insan–ı kamil” (olgun insan) olmak için; “eşine, işine, aşına” ve “eline, beline ve diline sahip olunmalıdır” diyerek insanlığı uyarmaktadır. Kişi seviyesinde bu olgunluk mertebesine ulaşıldıktan sonra insanlık ve toplumlar seviyesinde düzen sahibi olunabilir. Bunun için de kısaca, eşine sahip olabilenin “ailesi” olabilir. Eline yani iline sahip olabilenlerin vatanı ve devleti olabilir. Diline sahip olabilenlerin -diliyle kimseyi incitmeyenlerin- çevrelerine insanlar dolar ve dünya çapında konuşulan lisanları olabilir.
Türk Milleti’nin bütçesinden 32 milyar harcanarak gerçekleştirilen GAP; sahip olunması zor ama çok gerekli varlıklarımızdan birisidir. Ancak sahip olunması gereken her iyi şeye, el uzatanlar da çok olur ve olmaktadır. Yani her iyi şey, beraberinde bazı riskleri de getirir. Kendine yeterli bazı ülkelerin; sömürücü ülke ve bazı ticari güçler tarafından, iflasa sürüklenerek yüksek faizli borç almak zorunda bırakıldığı ve bu suretle sahip oldukları varlıkların dolaylı olarak ellerinden alındığı bilinmektedir.

Son yıllarda Türkiye’de çıkarılan bölücü ve diğer krizlerin sebebinin; “GAP’ın kendi imkanları ile tamamlanması, Bütçe dengelerinin korunması, IMF’e borçların ödenmesi ve hatta ona kredi açılması, İstanbul da 3. Hava Alanı ve 3. Köprü, İstanbul Kanalı, Nükleer Santrallerin durdurulması ve olmazsa ihalelerinin AB ve ABD dışındaki ülkelere verilmesinin önlenmesi” için olduğu bilinmelidir.

Yani Türkiye’nin ne siyasal ne ekonomik bağımsızlığı  hazmedilir gibi değildir. Bağımsızlığı elde etmek kadar ona sahip çıkmak için gerekenleri yapmak ve beklenmedik tepkilere de hazırlıklı olunmalıdır. Nerede tatlı su, akarsu, sulanır arazi ve altında maden olan toprak varsa oraları ele geçirmek için devreye sokulmaya hazır savaşlar vardır !..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 367
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺49,00

Aşağıda yazılı ve benzer düşünceleri   yüzünden, yirmi yedi yıl hapis cezası ile akıl, insaf ve merhamet dışı işkencelere maruz kalan; ama bütün bunlara, emsalsiz bir sabır, metanet ve dahası işkence eden ve ettirtenlere karşı hiçbir kırıcı söz kullanmadan tahammül edebilen İtalyan düşünür Campanella (1569-1639) GÜNEŞ ÜLKE (Sivitas Solis) adlı eserinde Türkler için şunları yazmaktadır: “...Ben bir güneş ülkenin hasretini çekiyorum. Bu ülkede gece olmasın ve insanlar karanlık mefhumunu orada tanımasın. Güneş Ülkeyi yeryüzünde bulmak mümkün mü? Fikir hürriyetine, vicdan hürriyetine ilişmeyen Türklerin varlığı-hiç olmazsa yarın-böyle bir ülkenin var olacağını bana zannettiriyor. Mademki düşünceyi zindana koymayan, hakikat sevgisini zincire vurmayan bir millet, o cesur ve adil Türkler var... Üzerinde yalnız hakikatin, adaletin ve hürriyetin hüküm sürdüğü bir "GÜNEŞ ÜLKE" yarın neden vücut bulmasın?”

Batı-Hristiyan dünyası gibi “Türk ve İslam kavramını eş anlamlı olarak kullandığı için de mazlum ve merhum Campanella’ya ben de; asırlar sonrasından da olsa; Allah’tan rahmet diliyorum”
Dünyamız hiçbir çağda olmadığı kadar küçülmüş ve gerçekte bir aile yuvasına dönüşmüştür. İnsan doğumu ile bir ailenin ayrılmaz parçası olduğu kadar; artık insanlık ailesinin de ana unsuru olmaktadır. Her hücre bir bedenin; her insan da insanlık ailesinin o kadar önemli ve yapıcı öğesidir. Sağlam hücreler çoğalarak bedeni; sağlam insanlar da önce aileyi ve çoğalarak insanlık ailesini oluşturur.

Bunun için de; her genç insanda; evlenmek ve aile olmak ideali ve ufku ne kadar gerekli ve önemli ise; ailedeki kural ve değerlerle barış içinde bir insanlık ailesini oluşturma amacı da o kadar önemlidir.
Türk ve İslam kavramlarına aynı anlamı verdiği ve  kullandığında   en zorları bile başarabilen;  bu kavramlara eksik ve yanlış anlamlar yüklediği, ufku daraldığı, daraltıldığı, yabancı ideolojilerin-düşüncelerin denetimine  girdiği, canı istemediği zamanlar ise; başta kendi milletine olmak üzere diğer toplumlara yapılan zulüm, sömürü, işgal, soykırım ve işkencelere tarafsız  ve sessiz kalabilen!..

Ama bu olanlardan bir gün irkilerek uyandığında: İnsanlık güneşinin, kendisinde doğup yine kendisinde  battığını fark eden, onu kendi derinliklerinde arayıp bulan, kendi ve insanlığın ufkunu yeniden aydınlatan; barış ve adalet adına gereğini  yapabilen bir millet ve onun filizleri  olan gençlerimiz yalnız bizim değil insanlığın hizmetinde olacaktır…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 462
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺49,00
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 427
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .1993
₺22,50
1
Çerez Kullanımı