Hemen herkes dünyanın bildiğimiz dünya olmadığını, adeta dünyanın çivisinin çıktığını, kurumların içinin boşaldığını ve geleceğin fazlasıyla belirsizleştiğini söylüyor. Gerçekten nasıl bir dönemden geçiyoruz?

Çağımızın önde gelen sosyal bilimcilerinden Immanuel Wallerstein “Ütopistik”te bu soruya, kapitalizmin uzun vadeli eğilimlerinden hareketle yanıt veriyor. Kapitalizmin ötesinde bir tarihsel sisteme sancılı bir geçiş çağında yaşadığımızı ileri sürüyor Devletlerin mafyalaşmasını, kitlesel göçleri ve etnik-dinsel köktenci hareketleri, bu geçiş çağının dışavurumları olarak yorumluyor.

1. Wallerstein bu süreçte pasif özneler olmadığımızı, 21. yüzyıldaki etik ve politik tercihlerimizin, kapitalizm sonrası nasıl bir dünyada yaşayacağımızı da büyük ölçüde belirleyeceğini söylüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 105
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺31,90

Fizikçi ve bilim felsefecisi Etienne Klein “Evrenin Kökeni” meselesini iki farklı bağlamda inceliyor. Popüler bilim düzeyinde, bildiğimiz evrenin oluşumuna dair modern fizikteki gelişmeleri anlatıyor. Büyük patlama teorilerini temel eğitim almış her okurun anlayabileceği düzeyde açıklıyor. Modern fiziğin büyük rüyasına, Einstein’ın genel görelilik teorisi ile kuantum teorisini birleştirme çabalarına yer veriyor.

Diğer yandan Etienne Klein, “Evrenin Kökeni” sorununu felsefi bir bağlamda tartışıyor. Büyük patlamanın popüler algıda, evrenin “sıfır anı” gibi anlaşıldığına dikkat çekiyor. “Evrenin başlangıcının ne olduğu” ve “neden var olduğu” sorularının, bilimin evreni açıklama çabasından özenle ayrıştırılması gerektiğini vurguluyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 149
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺30,90

Osmanlı ve Türkiye Tiyatrosunda Şahinyanlar, Vahan ve Oksen Şahinyan özelinde 100 yıla yakın bir süre boyunca tiyatro sahnelerinde yer almış bir Ermeni sülalesinin hikayesini anlatıyor. Bu insanların yaşamı boyunca, evlerinde her daim tiyatronun olduğunu, ailece tiyatroyu konuştuklarını, tiyatro ile yatıp kalktıklarını gözler önüne seriyor. 

Ancak, Vahan Şahinyan 1922’de kendisi, ailesi ve çok sevdiği tiyatro sahnesine çıkabilmesi için güvenli görmediği bu toprakları terk eder. Gide gide, eski Osmanlı toprağı olan komşu ülke Bulgaristan’a gider. Oksen Şahinyan da benzer duygularla ülkesini terk etmiş, o da hemen kıyısında bulunan ve o günlerde Türkiye toprağı olmayan İskenderun’a gitmiştir. Vahan ve Oksen’in tercih ettikleri yerlerin niteliği ne kadar birbirine benzemekte: Sınırın öte tarafı. Sanki her şey düzelir de hemen döneriz diye düşünmüşler. Vahan ve Oksen’e ve benzerlerine bunu yaşatan ortamı yaratan olayları sorgulamak gerekmiyor mu? Osmanlı topraklarının her tarafında Ermeni vatandaşların evlerinden koparılıp uzak yerlere gönderilmeleri ile canlarını, mallarını, işlerini kaybetmelerine yol açan 1915-16 yıllarında yaşanan olayların Vahan ve Oksen’i etkilememiş olduğu düşünülebilir mi?

Darülbedayi’nin başaktrisi Eliza Binemeciyan’ın, Vahan Şahinyan ile aynı yıllarda ülkeyi terk etmesinden uzun yıllar sonra Refik Ahmet Sevengil’e cevabi mektubunda yazdıkları her şeyi anlatmaktadır:

“Bütün hayatım olan tiyatroyu bıraktığım için yaslıyım dersem çok az bir şey söylemiş olurum. Uzun bir süre bu ayrılığın acısını çektim. Beklenmedik birçok olaylarla karşılaşmasaydım sevgili vatanıma büyük sevinçle dönerdim”   

 

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 271
En / Boy : 14,7 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺60,90

“Kendisini insan davranışlarını yargılayan bir hâkim ve bir yıkım üstadı olarak gören Hagop Baronyan, hiciv sanatını, en azından kendi toplumu için, toplumsal ahlakı, adaleti ve uyumu teşvik etmek ve yeniden kurmak için gerek duyduğu silah olarak kullanır. O, keskin, acımasız kamusal eleştirilerin insanları sarsarak kendine getireceğine inanırdı. Yayınladığı çok sayıda periyodik, onun saldırılarından mustarip olan çok sayıdaki kurbanının geçit törenlerini yaptıkları ya da insana has budalalıkların, ahlaksızlıkların ve toplumsal hastalıkların alaya alındığı bir sahne işlevi görmüştür.”

Hagop Baronyan’ın hayatı, eserleri ve fikirleri üzerine odaklanan elinizdeki bu çalışma, 1978 yılında, o dönemin şartları ve bakış açısıyla yazılmıştır. Buna rağmen tartıştığı meseleler asla eskimemiştir ve Türkiye kamuoyunda eksikliği hâlâ hissedilen önemli bazı konulara ışık tutacaktır. 19. Yüzyılın ikinci yarısında yaşamış, neredeyse tüm ömrünü İstanbul’da geçirmiş bir Osmanlı Ermeni entelektüeli olan Hagop Baronyan, kendi yaşadığı topraklarda uzun süre hiç hatırlanmadı.

21. yüzyılın başlarına kadar ülkemizde fazlaca tanınmayan, eserleri yalnızca Ermenice bilen Türkiyeliler tarafından okunabilen bir yazardı. Ancak yakın zamanda onun hayatına ve özellikle tiyatro alanındaki eserlerine dönük bir ilgi doğmuş durumda. Eserlerinden birçoğu yakın zamanda Türkçeye çevrildi, oyunlarından bazıları Türkiye sahnelerinde Türkçe olarak izleyicilerle buluşma şansı yakaladı. Elinizdeki kitabın onun eserlerine ve kişiliğine dönük artan ilgiye bir yanıt oluşturacağı kanaatindeyiz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 300
En / Boy : 14,7 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺67,90

Siyaset bilimci C. J. Polychroniou’nun Noam Chomsky ile pek çoğunu 2016’da yaptığı söyleşiler, günümüzün yakıcı siyasi meselelerine geçmişten geleceğe bakarak ışık tutuyor. Neoliberal ekonomik programın iflası, Kuzey Amerika’da Trump’ı Beyaz Saray’a taşıyan tepki hareketi, Brexit ve Avrupa Birliği’nin çözülüşü, küresel hâkimiyet arayışının Ortadoğu’da yol açtığı savaşlar, liberal demokrasi karşısında ırkçılık, köktencilik ve otoriterliğin yükselişi söyleşilerin ana temasını oluşturuyor.

Faşizmin 1930’lardaki yükselişini anıştıran gelişmelere ve bölgesel savaşlara gebe, üstelik nükleer silahlar ve iklim değişikliği gibi geçmişte görülmemiş derecede büyük tehlikelerle kuşatılmış bir dünyada Chomsky, insanlığın özgürlük ve varoluş sorunlarını ele alıyor. Karanlık çökerken umutsuzluğa karşı iyimser olmak için nedenlerimiz var. Çünkü insanlığın özgürlük, adalet ve mutluluk arayışı hiçbir zaman sona ermeyecek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 237
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺55,90

Maddenin Gizemleri”, BGST Yayınları bilim dizisinin ilk kitabı. Bilim dizisi, temel eğitim almış herkesin anlayabileceği eserlerle bilimdeki çağdaş gelişmeleri geniş okur kitlesine ulaştırmayı hedefliyor.

“Maddenin Gizemleri”nde fizikçi ve bilim felsefecisi Étienne Klein bizi maddenin dünyasında kısa bir yolculuğa çıkartıyor. Atom düşüncesinin doğuşundan radyoaktiviye, görelilik kuramına ve atom-altı parçacıkların tabi olduğu yasalara kadar uzanan bu yolculuk evrenin başlangıcı, karanlık madde ve süper sicimler kuramı hakkında da temel bilgilere yer veriyor.

Çağdaş bilimsel kuramlar hakkında asgari bilgi sahibi olmak, zihnimizi tahakküm altına alma çabalarına karşı bizi diri tutabilir ve dogmalara karşı eleştirel düşünce için sağlam bir temel oluşturabilir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺25,90

“İki farklı göreli̇li̇k teorisiyle Einstein sadece fizik bilimini değil Newton çağından beri geçerli̇ olan zaman, uzay ve madde anlayışlarımızı da alt üst etti̇. Bugün bile, söz konusu devrimin sindi̇rildi̇ğini söyleyemeyiz: Sabit bir ışık hızı, eğri bi̇r uzay-zaman, zamanın var olmadığı bir dünyayı temsil edebilmek için daima özel çaba sarf etmemi̇z gerekiyor…”

Einstein Plajda kitabında astrofizikçi ve kozmolog olan Marc Lachièze-Rey, Einstein devriminin önemini herkesin anlayabileceği bi̇r di̇lle anlatıyor. Einstein’ın, klasik fiziğin mutlak uzay ve zaman anlayışını nasıl ortadan kaldırdığını ve göreli uzay-zamanın ne anlama geldiğini örneklerle açıklıyor. Kozmolojinin evrimine ve görelilik teorisiyle birlikte kozmolojinin nasıl gerçek bi̇r bi̇li̇me dönüştüğüne ışık tutuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 132
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺28,90

Zabel, iki kadın yazar tarafından kaleme alınmış, üretim sürecinde asli rolleri kadınların üstlendiği bir kumpanya yapısı içinde üretilmiş bir oyun metni. 1878, Üsküdar doğumlu Osmanlı aydını Zabel Yesayan’ın hayat hikayesini, etrafındaki kadınlar ekseninde anlatan bir kadın oyunu…

Oyun, Zabel Yesayan’ın hayat hikayesini hayatının son yıllarını merkeze alarak anlatıyor. Bu yıllar aynı zamanda yazarın hayatının en karanlıkta kalmış yılları... 24 Nisan 1915’te tutuklanan aydınlar listesinde olup İstanbul’dan kaçmayı başaran Zabel Yesayan yıllarca sürgün hayatı yaşadıktan sonra, 55 yaşında “yeni anavatanım” dediği Sovyet Ermenistanı’na yerleşme kararı almış, lakin 1937’de Stalin’in “Büyük Temizlik” operasyonları sırasında tutuklanmıştır. Oyunun hikayesi buradan, soğuk, karanlık bir hapishane hücresinden başlar. Oyunun bu birinci düzlemi Zabel Yesayan’ın,aslında hiçbir zaman işlemediği bir suçu işlediğini itiraf etmeye zorlandığı sorgu sahneleri üzerine kurulu. Oyunun ikinci düzlemini ise geçmişe ait sahneler oluşturuyor; hücrenin karanlığından ve sorgunun boğuculuğundan kaçmak isteyen Zabel’in sığındığı anıları... Bu düzlemi “hatırlama” eylemi şekillendiriyor. Zabel doğumunu, çocukluğunu, gençliğini, yazar olmaya nasıl karar verdiğini, Adana Katliamı’nı, 1915’te İstanbul’dan kaçışını hatırlıyor; bu anılardan güç alıyor ve Sorgu Komiseri’nin karşısında direniyor.

Aysel Yıldırım ve Duygu Dalyanoğlu, oyunun hikayesini sadece kadın karakterler vasıtası ile anlatmayı tercih ederek hem Zabel’in kişisel tarihini ve hem de dönemini feminist bir bakış açısı ile yeniden yazıyor. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 100
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺30,90

Eğitim iyi bir birey mi yoksa iyi bir vatandaş mı yaratmayı hedeflemelidir? Çocuğun doğal gelişiminin önündeki engelleri kaldırmakla yetinmeli ve bireyin özgürlüğünü mü esas almalı, yoksa ona ahlak normlarını ve bilgiyi mi dayatmalıdır? Örgün eğitim ile aile ve toplumsal çevre arasında nasıl bir denge kurulmalıdır? Özetle, iyi bir toplumun inşasında eğitimin rolü ne olmalıdır?

Bertrand Russell bu kirabında eğitimde disiplin, katılım yetenek, sınıf ayrımı, rekabet, vatanseverlik, bürokrasi, din, ekonomi ve cinsellik gibi birçok temel konuyu tartışıyor. Russell'ın özgürlükçü bir eğitim paradigmasına temel oluşturan zengin görüşlerini bir araya getiren bu denemeler, her dönemin vazgeçilmez sorunsalına, " Ne için, nasıl bir eğitim?" sorusuna ışık tutuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 215
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺31,20

“Güç ve İdeoloji Üzerine” çağımızın yaşayan en büyük entelektüellerinden Noam Chomksy’nin temel yapıtlarındandır. Kitap, Sandinista Devrimi’nden sonra Chomsky’nin Nikaragua’da verdiği konferanslardan oluşuyor.

Konferanslarda Chomsky, II. Dünya Savaşı sonrasında ABD’nin kurduğu küresel düzene odaklanır. Düzenin genel çerçevesini ve onu meşrulaştıran ideolojik söylemi analiz eder. Ardından şu soruya yanıt arar: Vietnam, Orta Amerika ülkeleri veya Küba zengin doğal kaynaklara sahip olmadığı halde niçin ABD’nin gaddarca askeri müdahalelerine maruz kalırlar? Onca baskının ve askeri darbelerin gerçek nedeni nedir?

“Güç ve İdeoloji Üzerine” ABD’nin dünyayı nasıl yönetmek istediğini anlamak isteyenler için temel bir kaynak metindir. Okur bu kitapta, işlevleri “gücü” meşrulaştırmak olan aydınların, medyanın ve üniversitelerin rolüne dair radikal analizler bulacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 236
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺57,90

“Aydaki Canavar” çok uzağımızda değil!

Amerikalı tiyatrocu ve eğitimci Richard Kalinoski, oyun yazarlığı kariyerinde dönüm noktası olacak olan “Aydaki Canavar” adlı oyunu 1991 yılında yazmaya başladı. Eser kısa sürede tüm dünyada büyük ilgi gördü, defalarca oynandı ve birçok ödül kazandı. 1. Dünya Savaşı’nın yarattığı büyük yıkımdan kurtulmayı başarmış iki Ermeni gencin, onlara kucak açan yeni bir ülkede, Amerika’da hayata yeniden tutunmaya çalışma serüveni üzerine kurulu olan bu oyun, ele aldığı konunun tarihsel ve mekansal yaşanmışlıklara dayalı kendine has boyutlarını tümüyle aşan bir evrenselliğe, Saroyanesk bir sıcaklığa ve samimiyete sahip.

Yazar oyunun Türkçe baskısına yazdığı önsözde, eseri yazdığı dönemlerde bu eserin Türkiye’de yayınlanacağını tahmin bile edemeyeceğinden bahseder. Aslında aynı tarihlerde belki de Türkiye’de yaşayan çok sayıda onurlu entelektüel ve vatandaş da bunu hayal edemezdi. Ama bugün Türkiye’de yaşayan pek çok insan, katı bir ulusalcı eğitimden geçmelerine ve çocukluklarından itibaren geçmişe resmi tarihin dar penceresinden bakmaya zorlanmalarına rağmen “Aydaki Canavar”ın çok uzağımızda olmadığını kavrayabilecek olgunluğa erişti. İşte bu yüzden Kalinoski’nin yıllar ve kilometrelerce uzağımızdan bize ulaşan insani mesajı, oyunun yazılmasına vesile olan ve bir daha asla yaşanmasını istemediğimiz trajik olaylara şahitlik etmiş bu topraklarda bir karşılık bulacaktır. Soykırımının üzerinden geçen 100 yıllık zamana rağmen hala kanamakta olan bir yarayı doğrudan sağaltamasa da, savaşın vahşi yıkımından birer parçalarını kaybederek çıkan tüm yetimlerin anısına saygı duymamızı sağlayacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 107
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺20,90

‘Namus’: Suçlar, Paradigmalar ve Kadına Yönelik Şiddet, geniş bir coğrafyaya yayılan araştırmaların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir referans kitabıdır. Akademide kadın çalışmaları ve sosyoloji bölümleri için bir başvuru kaynağı olmanın yanı sıra kadına dönük şiddetle mücadele eden STÖ’lerin, kadın örgütlerinin ve bireysel aktivistlerin geniş ölçüde faydalanacağı bir eserdir.

Lynn Welchman ve Sara Hossain’in yayına hazırladıkları ‘Namus’: Suçlar, Paradigmalar ve Kadına Yönelik Şiddet, farklı coğrafyalarda çalışan kişi ve kurumların mücadele ve deneyimlerinden doğan bir derleme. Eyleme dönük ortak bir araştırma projesinin ürünü olan kitap, ‘namus suçları’na karşı mücadele stratejileri geliştirmeyi kolaylaştıran bilgilerin haritasını çıkarmayı ve yaymayı hedefliyor.

Kitapta, İtalya, Meksika, İngiltere, Norveç, Pakistan, Mısır, Bangladeş, Hindistan, Lübnan, İsrail, Ürdün, Filistin ve Irak Kürdistanı başta olmak üzere Latin Amerika’dan Güney Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada ‘namus suçları’, bu suçları ortaya çıkaran dinamikler ve suçlarla mücadelede yürütülen çalışmalar ele alınıyor.

Günümüzde hâlâ dünyanın farklı bölgelerinde olduğu gibi Türkiye’de de şarkı söylediği, çok güldüğü, sigara içtiği, eve geç geldiği, eşinden ya da sevgilisinden ayrılmak istediği, hemcinsine aşık olduğu vb. pek çok sebeple öldürülen kadınların, lgbti bireylerin ve erkeklerin hikayelerine tanık oluyoruz. İşte bu kitap, hem kadın cinayetlerinin hem de nefret cinayetlerinin son bulması için mücadele eden aktivistler, akademisyenler, avukatlar, sivil toplum çalışanları, siyasetçiler, öğrenciler arasında deneyim ve bilgi alışverişi sağlamayı hedefliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 388
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2014
₺71,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2013
₺33,90

Yeryüzü Demokrasisi, geleneksel bilgi, kültür, gen ve su kaynakları gibi ortak mülkümüz olan yaşamsal kaynaklarımızın, toplulukların yönetiminden kopartılıp nasıl özel birer mülk haline dönüştürüldüğünü tarihsel ve güncel örnekleriyle ele almaktadır. Sürdürülebilir bir gezegen için doğal kaynakların korunması ve bu kaynaklar üzerindeki topluluk haklarının iadesi adına, yeryüzü demokrasisi perspektifini savunmaktadır.

Geleceğe dair bir vizyon olduğu kadar, bugünün yaşayan ekonomileri, yaşayan demokrasileri ve yaşayan kültürleri üzerinde yükselen somut bir perspektif olarak yeryüzü demokrasisi, özellikle gıda, tohum ve su kaynaklarımız etrafında seyreden özelleştirme tartışmalarına da önemli bir katkı sunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺49,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 109
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2005
₺20,90

"Orta yaşlıydım, orta sınıftım, orta yolcuydum, orta direktim, orta kademe yöneticiydim, orta boyluydum, orta kiloluydum, orta halli bir ailenin ortanca çocuğuydum, ortada kalmıştım, ortalarda dolanıyordum, orta katta oturuyordum, otoyolda orta şeritten gidiyordum, orta şekerli kahve seviyordum, gol atmaktan değil orta yapmaktan hoşlanıyordum. Ortada sandıktım, ortada sıçandım. Ortaydım, ortalamaydım, vasattım, sıradandım, herhangi biriydim, aleladeydim, normaldim, ne sıcak ne soğuk, ılığın tekiydim. Gazetelerin pazar ilavelerindeki psikolojik testlerde hep ‘normal tip’ insan çıkıyordum." Yeni Bir Hayat İçin her açıdan sıradan ve ortalama bir hayat süren Selim Özben’in yeni bir hayat kurma ‘maceralarını’ anlatıyor. Günümüz insanının doğaya, sanata, insan ilişkilerine ve toplumsal olaylara yönelik tüketici ve yüzeysel yaklaşımını sorgulayan Yeni Bir Hayat İçin sululuğa kaçmayan mizahi bir anlatıma sahip. Mizahın eleştirel gücüne, gülmenin ciddiyetine inanan bir oyun.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2006
₺20,90

Küresel iklim değişimi, içinde bulunduğumuz yüzyılın en çetin ekoloji sorunlarından birisi. Modern endüstriyel ekonominin can damarı olan fosil yakıtların tüketilmesi sonucu atmosfere salınan seragazları birikerek iklim değişimine neden oluyor. Aşırı iklim olayları daha şimdiden geniş insan topluluklarını etkilemeye başladı. Yakın geleceğe dair bilimsel tahminler deniz seviyelerinin yükseleceğini, aşırı sıcak ve soğukların yaşanacağını, sel, tayfun ve kuraklıkların sıklaşacağını öngörüyor. Yaklaşan ekolojik çöküşü engelleyebilmek için küresel seragazı üretiminde acilen ve ciddi boyutlarda indirime gidilmesi gerekiyor. Birbiriyle kıyasıya rekabet eden ulus devletlerin, ABD güdümündeki uluslararası siyasetin, zengin-yoksul ve Kuzey-Güney bölünmesinin egemen olduğu bir dünyada bu görevi yerine getirebilecek miyiz? Küresel iklim sorunu küresel adalet sorunundan ayrı düşünülebilir mi? Ölümcül Sıcak, küresel atmosferi paylaşmanın hakkaniyetli yollarını bulmadığımız müddetçe, zengin ve yoksul dünya arasında kalıcı ve uygulanabilir bir uzlaşmanın tesis edilemeyeceğini ve nihayetinde iklim koruma mücadelesinin başarısızlığa uğrayacağını savunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 150
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2006
₺38,90

Şarasan ya da gerçek adıyla Sarkis Tütüncüyan, ilk baskısı 1914’de, Osmanlı halkları için her açıdan uğursuz bir yıl olan 1915’ten tam bir yıl önce yapılan bu eseri kaleme alma gerekçelerini şu sözlerle anlatır: "Küçük yaşlardan itibaren tiyatroya ve tiyatroculara olan ilgi ve merakım, babamdan kalan bir fotoğraf albümünü karıştırırken rastladığım birkaç Türkiyeli Ermeni tiyatro emekçisinin fotoğraflar ile karşı konulmaz bir hâl aldı. Onları birer mücevhermiş gibi özenle yerlerinden çıkarıp cebime yerleştirdim. Tanıdığım herkese o resimleri göstermekten büyük bir mutluluk ve gurur duyuyordum. Çevremdeki insanların da yardımıyla bu fotoğrafları çoğaltmaya ve o insanlar hakkında inanılmaz ilginç bilgiler toplamaya başladım. Bir süre sonra artık oldukça geniş kapsamlı ve ciddi bir koleksiyonun sahibiydim. Ama zamanla bu fotoğraflar bendeki eski tazeliklerin ve ilginçliklerini kaybetmeye başladı. Sonuçta hepsi basit birer fotoğraftı. Araştırmalarımı genişletmeye ve o insanların yaşamlarını, çektikleri güçlükleri ve devrin Türkiye Ermeni Tiyatrosunu incelemeye karar verdim." İlk bakışta mütevazı görünen ancak Osmanlı Tiyatrosu tarihi araştırmacıları için uzun yıllar en önemli başvuru kaynağı olmuş olan bu küçük kitapçık, modern tiyatromuzun doğuşunu, isimlerini unuttuğumuz birçok cefakâr sanatçının hayat hikâyeleri üzerine kurulu bir roman tadında anlatmakta.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2008
₺44,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 140
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2013
₺36,90

Bir otobüste yolculuk eden on kadın...Bayan Kahverengi... Bayan Yeşil... Bayan Turuncu... Bayan Kırmızı... Bayan Sarı... Bayan Mavi... Bayan Pembe... Bayan Siyah... Bayan Gri... Bayan Beyaz... Hepsi birbirinden farklı, hepsi birbirinden renkli... Hiç hesapta yokken sırlarını ortaya döküyorlar. On renkten on kadından biri ince ince ağlayan beyaz gelin... Rota değişiyor... On kadın hep beraber bayan Beyaz’ı nereye taşıyor... Onlar aynı yola baş koymuyorlar... Gelin görün ki hiçbiri bu yola taş da koymuyor... Onlar artık yol arkadaşı... Ya da anlatılan bir masal sadece... Bir kadın masalı...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 84
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺22,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2006
₺28,00

Cinsiyet, Irk, Sınıf, Selma James’in 1953-2005 yılları arasında kaleme aldığı çeşitli yazılardan oluşan bir seçkidir. Selma James "kadın emeği"ni, ev içi emek, seks işçiliği, göçmenlik, annelik ve yoksulluk üzerinden ele alır. Kadınların mağduriyetini ise işçi sınıfını, muhalif yapıları ve sendikaları da kapsayacak şekilde daha geniş bir bağlam içinde tartışmaya açar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 370
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2010
₺52,90

Bu kitap Türkiye ve Fransa'nın son 7 yıldaki öznel tarihi. "Göçebe Yazılar", 2006-2013 yılları arasında Fransa ve Türkiye arasında mekik dokurken, "seyahat esnasında" yazıldı. "Yol" başlı başına bir mekân. Trenler, uçaklar, otobüsler ise bu nevi şahsına münhasır mekânın birleştirici unsurları. Asıl sorulması gereken soru, bu hareket hâlinin düşünme ve yazma eylemine bir fark katıp katmadığı. Bütün yazıları tekrar elden geçirince vardığım kanı, giderken ve gelirken (nereye gittiğimden ve nereden geldiğimden bağımsız olmayarak) yazdıklarımın "durağanken" yazdıklarımdan farklı olduğu. Zira bu yazılar sadece göçerken değil ayrıca göçebe ruhuyla yazılan yazılar. Gelinen ve gidilen yerlere farklı aidiyetler hissederek. Türkiye yazılarıyla Fransa yazıları arasındaki ses tonu farkı bunun bir ispatı. Ama bazen de sadece "yola" ait olarak. Bu kitap Türkiye ve Fransa'nın son 7 yıldaki öznel tarihi.

- Samim Akgönül


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 330
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺28,90

Eğer azınlıklar konusunda Türkiye’deki vahim bilgisizliğin bir sebebini arıyorsanız, o da şudur: Bu konuda çalışma yok denecek kadar azdır. Bir elin beş parmağını geçmez. İşte, Profesör Samim Akgönül’ün çalışmaları ve bu çalışması, bu noktada önem kazanıyor. Bu zor ve netameli konuyu bin bir yönüyle ele alıyor. Önce, azınlık kavramını giriş ve birinci bölüm’de "kirlenmiş" bir kavram olarak takdim ediyor. Geri kalan üç bölümde azınlıkları (Türkiye’nin gayrimüslimleri, Yunanistan’ın Müslüman Türkleri ve Fransa’nın Türkiyelileri) özellikle din açısından ele alıyor. Öğretici olmak açısından, karşılaştırmalı incelemelerin üzerine yoktur. İsterseniz sizleri, Türkiye’nin çok nadir azınlık öğreten kitaplarından çok seçkin birisiyle baş başa bırakayım...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 275
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺36,90

 Çağımızın çevre sorunlarını çözüme kavuşturabilmek için büyük toplumsal değişimleri mi beklemeliyiz? Doğal varlıkların tükeniş ve kirlenme hızı dikkate alındığında, daha fazla zaman kaybetmeye tahammül edebilir miyiz? Yoksa kapitalist ekonomileri ıslah edecek, ekonomik sistemi yeşil dönüşüme mecbur kılacak çevre politikaları için mi çaba göstermeliyiz? Daha önemlisi, etkili çevre politikaları için çalışırken, aynı zamanda nasıl bir toplumsal değişim arzulamalıyız?
  Tanınmış radikal iktisatçı Robin Hahnel bu sorulara yanıt ararken, hem anaakım, hem de heterodoks iktisat ekollerinden yararlanıyor. Modern ekolojik düşünce ve analizde önemli yer tutan belli başlı kavramları titizlikle temellendiriyor, eleştiriyor ve çevre mücadelesi için kullanışlı hale getiriyor. Kitap boyunca geliştirdiği yaklaşımlardan hareketle, iklim değişikliğiyle mücadelede ayrıntılı bir perspektif sunuyor.


Yeşil İktisat, insanlığın karşı karşıya bulunduğu ekolojik krize yanıt verecek bir sentez değil, fakat bu sentezi oluşturmak yönünde önemli bir adım. Yeşil İktisat, iktisatçı olup bu mesleğin çevre sorunlarına farklı yaklaşım biçimlerini öğrenmek ve öğretmek isteyenler için bir referans kitap. Yeşil İktisat aynı zamanda, iktisatçı olmayan çevreci, ekolojist ve aktivistleri iktisatla tanıştıran, onları uzman iktisatçılar karşısında çok daha güçlü kılan bir çalışma.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 282
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014
₺68,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 71
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2006
₺16,90

Yüzyılın iki büyük düşünürünün yıllar önce yaptığı bu tartışma iki konu etrafında odaklanır: Bilimsel bilginin gelişimi nasıl yorumlanmalıdır? Siyasal mücadelede adaletin, bir başka deyişle etiğin yeri nedir? Foucault’ya göre, tarihte bilgi üretimini farklı çerçeveler belirlediği için, her çağda farklı bilimsel söylem tipleriyle karşılaşırız. Chomsky ise kendi dilbilim kuramından hareket eder ve insanın doğarken beraberinde getirdiği bir yaratıcılık kapasitesi olduğunu savunur. Siyasal mücadele, bir sınıfın tarihsel haklılığına dayandığı için mi, yoksa daha adil bir toplum hedefi güttüğü için mi meşruluk kazanır? Görüşlerin en çok ayrıldığı konu bu olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 71
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2012
₺28,90

Sayfa Sayısı : 0
Basım Tarihi :
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : Standart
Basım Yeri : İstanbul
₺8,20 KDV Dahil

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 266
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2012
₺63,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 478
En / Boy : 14,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺144,00

“İnsanlığın Efendileri”, Noam Chomsky’nin kitaplarında yer almayan, 1969-2013 yılları arasındaki makalelerinden ve konferanslarından oluşuyor.

“İnsanlığın Efendileri”, “kendini yönetmekten aciz, cahil ve tehlikeli bir sürü” olarak gördükleri halkı yönetebilmek için çeşitli mekanizmalar geliştirdiler.

Şirketlerin güçlenmesiyle halk yönetim süreçlerinden dışlandı ve demokrasinin içi boşaltıdı. Medya, sakıncalı gerçekleri örtbas eden bir propaganda aygıtına dönüştürüldü. Entelektüeller ve akademisyenlerin büyük bölümü, egemenlerin çıkarlarını bütün toplumun çıkarlarıymış gibi göstermek için kullanışlı söylemler ürettiler. Bütün bunlar, “cahil ve tehlikeli sürü”nün kendine dayatılan sisteme “rıza göstermeden razı olması” için yapıldı.

Noam Chomsky “İnsanlığın Efendileri”nde zengin tarihsel olgular ve derinlemesine bir analizle bu yönetim tekniklerini ele alıyor.

“İnsanlığın efendilerinin güttükleri habis düsturun her çağda, ‘Her şey bizim olsun, başkaları zırnık alamasın!’ biçiminde olduğu anlaşılıyor.”

- Adam Smith


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 241
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺38,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 14,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2013
₺146,00

Bilgi Sorunları ve Dil, Noam Chomsky’nin, dilbilim alanına ilişkin güncel sorunları, dilbilimci olmayan ama dil konuları ile ilgilenen kişilerin anlayabileceği şekilde sunduğu, en kolay okunabilen eseridir. Chomsky, derslerinde şu dört temel soru üzerinden bir tartışma yürütür: Bir dili konuşabiliyor ve anlayabiliyorsak bu bilgi nedir? Nasıl edinilir? Nasıl kullanılır? Bu bilginin gösteriminde, ediniminde ve kullanımında devreye giren fiziksel düzenekler nelerdir? Chomsky, temel kavramlardan başlayarak, bu sorulara günümüzde verilen yanıtların ana hatlarını çizer ve gelecekteki araştırmalar için öneriler ortaya koyar. Tartışmanın büyük bir bölümü, insanın temel doğasına ilişkin kavrayışımız çerçevesinde döner. Doğamız, zengin, oldukça sistematik ve karmaşık bir dili yalın verilerden edinebildiğimiz için benzersizdir. İşte bu noktada Chomsky’nin dil konusundaki görüşleri onun politik görüşleriyle örtüşür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 234
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2009
₺74,00

Michael Albert’in Noam Chomsky ile yaptığı bu uzun söyleşi entelektüellerin sorumluluğu üzerine bir tartışma ile başlıyor. Buradan hareketle sosyal bilimlerin ve kültürel kurumların işlevi, ABD’de ve dünyadaki sol hareketlerin başarıları ve başarısızlıkları, aktivist bir etiğin ve özgürlükçü bir muhalif örgütlenmenin nasıl olması gerektiği gibi bir çok konu ele alınıyor. Söyleşi tarzı zaman zaman okuyucuda burada ele alınan her konunun aslında çok daha etraflıca tartışılmaya ihtiyacı olduğu duygusu uyandırıyor. Aklımızdaki sorulara hazır cevaplar bulmak her zaman rahat bir iştir, ancak düşünmek, bir bakış ve kavrayış geliştirmek, bunları tartışmaya açmak, sonuçta bir uzlaşmaya ya da ortak paydaya varmak entelektüel ve aktivist bir etiğin temel öğesi olmalıdır. Bu bakış, söyleşinin özünü oluşturuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 101
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2011
₺33,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2013
₺48,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 476
En / Boy : 14,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2010
₺110,90

Yüzyıllar boyunca şeytana tapanlar olarak adlandırılan, türlü dışlanmışlıklara ve katliamlara maruz kalan Ezidi Kürtleri, çoğu zaman içe kapalı ve yalıtılmış cemaatler olarak algılandı. Yapılan az sayıda incelemede ise, heterodoks inanç sistemlerinden ötürü Ezidileri kemikleşmiş bir toplumsal ve kültürel varlığa sahipmiş gibi gösterme eğilimi oldu. "Öteki Kürtler: Sömürge Irak’ında Ezidiler", Kuzey Irak’ın en geniş ikinci gayrimüslim cemaati olan Ezidi Kürtlerine ve Britanya mandasına ilişkin karmaşık süreçleri, farklı ve etkileyici bir yaklaşımla ele alması bakımından uluslararası literatürde bir ilk çalışma özelliği taşır. Nelida Fuccaro, etnisiteyi kendinden menkul bir kategori olarak düşünmez, etnisitenin oluşum sürecindeki politik, ekonomik ve toplumsal süreçleri masaya yatırır. Bu sayede, Irak’ın çok katmanlı ve parçalanmış yapısını doğallaştırmadan, bu yapının siyasi ve tarihsel kökenlerine dair etkileyici bir sorgulama gerçekleştirir. "Öteki Kürtler"de odak noktası, bir yanda Osmanlı siyasal modernleşmesi ve 20. yüzyıl sömürge yönetiminin yerelde yarattığı etkiler, diğer yanda ise yerel çatışmaların daha büyük siyasi süreçleri dönüştürebilme gücüdür. Böylece, şarkiyatçı literatürde içe kapalı ve katı bir inanç sistemi olarak yansıtılan Ezidiliğin, sömürgecilik, modernite ve ulus-devlet süreçleriyle nasıl bir etkileşime girdiğini görebiliriz. Elinizdeki kitap bu yönüyle bugünkü Irak toplumunun yapısına da ışık tutmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 282
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2010
₺23,20

1907 Yılında, İstanbul Belediye Başkanı Rıdvan Paşa, bir yol yapımıyla ilgili olarak bedirhanilerle yaşadığı ihtilaf sonucunda öldürülmüş, ardından, bu olay kullanılarak tüm bedirhaniler sürgüne gönderilmiştir. "Emir Bedirhan" kitabının bu olaya bir tepki olarak yazıldığı söylenebilir. Kitap, 20. Yüzyılın başlarında İstanbul’da yaşayan ve kürt milliyetçiliğinin temellerini atan aydınların ruh halini yansıtması ve bu konudaki ilk kaynaklardan biri olması bakımından, kürt tarih yazımında çok önemli bir yere sahiptir. Kürt milliyetçi söyleminin oluşumuna tanıklık eden "emir bedirhan" kitabı, bu söylemin çözümlenebilmesi için değerli bir kaynaktır. Kürt tarih yazımında yeni yaklaşımlar geliştirmenin bir yolu da, kürtler açısından büyük öneme sahip bu tür kaynakların artık ortaya çıkarılmasıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺17,90

Çağımızın Bilimleri, Michael Albert’i, dil bilim, ekonomi, evrim ve kaos kuramları üzerine yazdığı dört makaleden oluşuyor. Makaleler, bu bilimsel kuramlara ilişkin temel bilgilere ve tartışmalara yer veriyor. Ayrıca, söz konusu kuramların diğer bilgi yapılarına, toplumsal zihniyete ve ahlaka olan yansımaları hakkında yorumlarda bulunuyor. Toplumu anlamaya çalışana ve toplumsal değişim için uğraşların bu bilimsel kuramlar konusunda asgari bir bilgiye sahip olmasının ve onlardan türetilen ahlaki sonuçları yeniden değerlendirmesinin önemli olduğunu düşünerek bu eseri okurlarımıza sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 122
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2008
₺12,80

"Umudu gerçeğe dönüştürmek, insanlığı ilgilendiren hemen bütün temel alanlara ve hemen bütün insanlar arası etkileşim tarzlarına uzanıyor. Katılımcı ekonomi benzeri ilkelerin, bizi asıl mevcut bütün toplumlardan çok daha arzu edilir bir topluma götürebileceğini ele alıyor. Bu amaçların yapıcı bir şekilde nasıl ele alınabileceğini özenle ve güçlü bir kavrayışla araştırıyor. Umudu gerçeğe dönüştürmek, çok daha özgür ve adil bir dünya arayışına yapılan çok değerli ve kışkırtıcı katkılardan birisi." - Noam Chomsky


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2008
₺20,90

"Düşünce Düşleri: 21. Yüzyıl İçin Radikal Teori", başlıca muhalif internet sitelerinden ZNet’in düzenlediği yaz okulunda ve internette verilen derslerden oluşuyor. Dünyadan pek çok aktivistin katıldığı derslerde, Michael Albert radikal bir toplumsal teori inşa etme sürecinin aşamalarını tartışıyor. Her biri toplumsal yaşamın tek bir alanına odaklanan Marksizm, feminizm, ulusçuluk ve anarşizm okullarından yararlanarak dört alanı ve karşılıklı etkileşimlerini ele alabilecek toplumsal bir teoriyi nasıl oluşturabiliriz? "Düşünce Düşleri"nde okuyucu, bu temel eksenin yanı sıra, Marksizmden yararlanmanın hâlâ mümkün olup olmadığı, muhalif hareketler için vizyon ve stratejinin neden önemli olduğu, reform ve devrimin nasıl birbirini tamamlayabileceği, Leninizm ve şiddet kullanımı konularında doyurucu bir tartışma izleme fırsatı bulacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 147
En / Boy : 14,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2006
₺22,90

Dünyaca ünlü antropolog Marshall Sahlins’in bu eseri, akademide ve toplumsal alanda büyük yankı buldu, tartışma yarattı. Yayımlanmasının ardından iki polemik kitabı ve birçok makale yazıldı. 1981’de yayımlanan bu önemli yapıt, nihayet Türkçeye kazandırıldı. Tarihsel Metaforlar, antropoloji ve sosyoloji bölümlerinde hak ettiği ilgiyi görecektir.

(Arka kapak yazısından)

Özgürlükçü antropolojinin öncü isimlerinden Marshall Sahlins’in “Tarihsel Metaforlar ve Mitsel Gerçeklikler” kitabı, antropoloji literatüründe önemli bir yere sahiptir. Sahlins, bu eserinde zor bir sorunun üstesinden gelmeye çalışır: Yapısalcı antropoloji, tarihsel değişimi açıklayacak bir çerçeve geliştirebilir mi?
 
Kitabı ayırt edici kılan, teorik tartışmaya sıkışıp kalmadan bu soruyu yanıtlamasıdır. Kısa ve zor bir teorik bölümü tarihsel bir dönemin analizi izler: Kaptan Cook’un Hawai Adaları’na gidişi ve tanrılaştırılmasıyla başlayan olaylar, iki farklı kültür karşılaştığında ortaya çıkan tarihsel dönüşüm için eşsiz bir örnektir. Hawaili soylular, rahipler, sıradan kadın ve erkeklerin sömürgeci İngilizlerle ayrı ayrı kurduğu ilişkiler, yerleşik Hawai kategorilerini altüst eder. Sonunda, ilk Hıristiyan misyoner daha Adalar’a ayak basmadan, Hawili seçkinler geleneksel dini lağvederler. Yine de dönüşüm, verili bir yapının sürekliliği içinde meydana gelmiştir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 153
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2014
₺43,90

Özgürlükçü antropolojinin öncü isimlerinden Marshall Sahlins bu kitapta, Eski Yunan’dan modern çağa kadar süregelen Batı’nın "insan doğası" anlayışını sorguluyor. Tukidides’ten Platon’a, Machiavelli’den Thomas Hobbes’a ve Amerikan Devrimi’nin liderlerine kadar izi sürülen bu anlayış, "toplumsal sözleşme" kuramlarının, monarşi ve cumhuriyet düşüncesinin de temelini oluşturur. Batı’nın insan doğası kavrayışına göre, insan menfaati için her şeyi yapabilecek, hatta birbirini boğazlayabilecek ölçüde açgözlü ve ihtiraslıdır. İnsanın doğası böyledir. Öyleyse kültür ve uygarlık insanın bu "doğal" eğilimleriyle başa çıkmak için vardır. Siyasi rejimlerin öncelikli işlevi, kendi başına bırakıldığında "kaos" ve "anarşi" yaratan bu içgüdüsel bencilliği denetim altına almaktır. Doğa ve kültür hep bir çatışma ve karşıtlık içindedir. M. Sahlins bu anlayışı, ilkel toplumların insana bakışıyla karşılaştırır ve Batı toplumları dışında hiçbir toplumun böylesi bir "insan doğası" anlayışına sahip olmadığı sonucuna varır. Sahlins, toplum-öncesi ve kültür-öncesi bir "insan doğası" düşüncesine şiddetle karşı çıkar. İnsanlar kendilerini, verili kültürel düzenler içinde oluştururlar. İnsan doğası, kültürdür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 133
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2012
₺23,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 287
En / Boy : 14,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2013
₺73,90

Immanuel Wallerstein "Avrupa Evrenselciliği"nde, Batı’nın dünyaya müdahale ederken başvurduğu söylemleri inceler. Tarihte bu tür üç söylemle karşılaşırız: Amerikan Yerlilerini köleleştiren İspanyollar, onların "barbar" olduklarını, "ahlakdışı" âdetleri olduğunu savunurlar. Osmanlı İmparatorluğu, Ortadoğu gibi bölgelere nüfuz eden Avrupalılar, bu "yüksek medeniyetler"in gelişmeye kapalı olduğunu ileri sürerler. Günümüzde eski Yugoslavya’ya, Irak’a müdahale eden Batılı güçler ise, buralarda diktatörlükler olduğunu ve insan haklarının çiğnendiğini iddia ederler. Wallerstein, müdahalelerin hep "evrensel değerler"e atıf yapılarak haklılaştırıldığına dikkat çeker. Bu değerler gerçekten evrensel midir, yoksa çarpıtılıp öyleymiş gibi mi takdim edilmektedir? Eğer öyleyse eşitlikçi bir dünya arzulayanlar, gerçek anlamda evrensel değerleri nasıl inşa edebilirler?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 105
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2010
₺35,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 308
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺36,90

"Sahtekârlığın evrensel düzeyde egemen olduğu dönemlerde, gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir." -George Orwell- George Orwell’in 1938 yılında yayımlanan kitabı Katalonya’ya Selam, Orwell’in bir milis olarak katıldığı İspanya İç Savaşı’ndaki deneyimlerini konu alır. Orwell’in birinci elden tanıklığına dayanan bu kitap, faşizme karşı yürütülen savaşa ışık tutmanın yanı sıra İspanya’da başlayan toplumsal devrimi, cumhuriyetçiler cephesinde anarşistler ile komünistler arasındaki çatışmaları önyargılardan uzak bir yaklaşımla yansıtmaktadır. Ne var ki yayımlandığı dönemde açık ve çarpıcı içeriği sebebiyle uzunca bir dönem gözlerden uzak tutulmuş, gereken ilgiyi görmemiştir. Yazarın en ünlü kitaplarından 1984 ve Hayvan Çiftliği’nin olgusal arka planını merak edenler için Katalonya’ya Selam muhakkak okunması gereken bir kitaptır. "Katalonya’ya Selam bence George Orwell’in en önemli eseridir. İspanya İç Savaşı’na dair pek çok şey biliyor olmama rağmen, bu kitap benim için oldukça aydınlatıcı oldu... Orwell dürüst bir adamdı. Kendisini, ideolojik denetim sistemlerinden kurtarmaya çalışmış ve bunda başarılı olmuştur; işte tam da bu sebeple gayet sıradışı ve takdire şayan bir insandır." -Noam Chomsky-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 262
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2012
₺26,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 197
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2008
₺38,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2013
₺22,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 60
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2013
₺25,90
1 2 >
Çerez Kullanımı