Boğaziçi’nde Yanan Meşale
Robert Kolej’den Günümüze
Boğaziçi Üniversitesi’nde Verilen Mücadele



Elinizdeki kitap, 1863 yılında Robert Kolej’in kurulmasıyla başlayan köklü bir geçmişe sahip Boğaziçi Üniversitesi’nin üzerine inşa edildiği değerleri, akademik birikimini ve kuşaklardır bu değerlerin ve birikimin korunup geliştirilmesi için verilen mücadeleyi belgelemek amacıyla hazırlandı.

Robert Kolej Yüksek Okulu’nun 1971 yılında Boğaziçi Üniversitesi’ne dönüşmesi sürecinde yaşananları, ilk kez bu kitapta tüm ayrıntılarıyla okuyacaksınız.

Boğaziçi’nde Yanan Meşale, yıllardır Türkiye’nin kültür, bilim ve teknoloji sahalarındaki ilerleyişine hizmet eden Boğaziçi Üniversitesi’nin, onu bugünlere taşıyanların ve bugün Boğaziçi Üniversitesi için verdikleri mücadeleyle Türkiye’nin yarınlarına sahip çıkanların onurlu hikâyesidir.

“Son olarak bugün davaya büyük heyecanla sahip çıkmış öğrenciler konusunda bazı açıklamalarda bulunmak istiyoruz. Bu öğrenciler her zaman takdirle anılması gereken örnek bir davranış göstermektedirler. Zira kendileri için değil, kendilerinden sonra gelecekler için savaşmaktadırlar. Boykotları, yürüyüşleri, kolay sınıf geçmek gibi isteklerle değil, Türk eğitim sistemine bir kuruluşun kazandırılması, yüksekokulun muhafazası amacıyla düzenlenmektedir.”

Abdi İpekçi, 24 Kasım 1970

 

Basım Dili : Türkçe
Sayfa Sayısı :256
En / Boy : 14,5 x 21

Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2022

 

₺35,80

İşgal günlerinde Malta’da tutsak. Bağımsızlık Savaşı’nda Kuva-yı Milliye’nin iaşesinden sorumlu Konya valisi. Kurtarılan İzmir’e Ankara hükümetinin atadığı ilk vali. Cumhuriyet’in ilk sivil Milli Savunma Bakanı. Merkez Bankası’nın kuruluşuna nezaret eden Maliye Bakanı. Atatürk’ün vefatı ertesinde cumhurbaşkanlığını İsmet İnönü’ye teslim eden Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı. 1938’den 1950’ye Cumhurbaşkanı İnönü’nün en yakın çalışma arkadaşı.

Hatırat’ını 2018 yılında yayımladığımız Mustafa Abdülhalik Renda’nın Günlükleri (1920-1950), bir devrin siyasi tarihini, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kadroların günlük hayatlarının olağanlığı içinde gözler önüne seriyor.

1 Ocak 1921, Cumartesi

Bu seneye pek mahzun bir hâlde giriyorum. Sevgililerimden, Saadet’imden, kızlarımdan, hemşirelerimden, ebeveynimden, kardeşlerimden uzak, Malta adasının bir kışlasında mevkûf bulunuyorum. Bana bu menfî hayatta en güç gelen cihet, beni en ziyade düşündüren mesele çocuklarımın temin-i maişetidir. Ki bugüne kadar bazı arkadaşlarımın, pederimin muavenetiyle, eşya ve bilhassa refikama ait epeyce şeyler satmakla temin olunmuştur. Bakalım bu sene nasıl temin olunacak?

Ey sevgililerim; aklı, fikri, düşüncesi daima, her dakika sizde olan, mütehassir refikinizden, mütehassir babanızdan, gurbetteki ağabeyinizden yeni senenin hiç olmazsa az kederli bir sene olması için binlerce temenniyât. Cümlenizi hasretle kucaklar, Allah’a emanet ederim.

30 Ekim 1923, Salı

İsmet Paşa’nın muvaffak olmasına bütün kalbimle dua ettim. Meclis efkâr-ı umumiyesi bilmiyorum ne sebepten Ferit Bey aleyhinde görünüyor. Kabinenin resanetini belki bir gün gelir bu mesele ihlal eder. Demek oluyor ki eski kabinede zayıf olan uzuv Fethi Bey’di. Buna da akıl erdiremedim. Fethi Bey herhâlde akıllı, malumatlı bir adamdır. Meclis’te hüsn-i kabul görmemesi esbabı nedir anlayamadım. Çok da temas ettiğim yok. Encümenden vakit bulamıyorum ki Meclis koridorlarında sabahleyin gezeyim. Allah hükümet-i cumhuriyemizi muvaffak buyursun, âmin.

11 Kasım 1938, Cuma

Bugün reisicumhur intihabı yapıldı. Malatya mebusu İsmet İnönü 348 rey ile ve ittifakla reisicumhur seçildi. Emaneti salim olarak kendilerine tevdi eyledim ve evinden Meclis’e götürdüm. Meclis’in hâli tarihî idi.

14 Mayıs 1950, Pazar

Sabah oylarımızı verdik. Öğleden evvel İnönü, hanımı ve çocukları ile beraber eve geldiler. Yarıma kadar oturdular, konuştuk. Radyonun gece bir saat sonraya kadar verdiği havadislerde bir netice anlaşılamadı. Bizde iken Aydın’ın bir köyünün neticesi geldi. 58 CHP, 23 DP.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 912
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺76,00

Abdülhalik Renda’nın hatıratı, dağılmakta olan imparatorluğun, kurtuluş mücade­lesinin ve yeni kurulan Cumhuriyet’in malî ve idarî kaidelerine dair birinci elden tanıklığıyla ilk kez okurların dikkatine sunulmaktadır.

“Kalemiyeden mülkiyeye” doğru bir dönüşüm geçiren Osmanlı devlet bürokrasi­sinin merkezinde, ömrü devletin aksâ-yı garbından aksâ-yı şarkına mülkî idareyle geçen bir devlet adamı, ve Cumhuriyet’in sivil mimarlarından Mustafa Abdülhalik Renda, Balkan Savaşı’nda memleketi Yanya’nın düşüşünden sonra Preveze üzerin­den İstanbul’a hareket ederken hissettiklerini hatıratına şöyle kaydeder:
“Çanakkale’ye gelinceye kadar ıstırabım yüzümden belli oluyordu. Yolda daima düşünüyor, ati hakkında bir türlü karar veremiyordum. İstanbul’a hareket ederken kararım Anadolu’nun ortasında bir yer bularak ailemi hemen oraya nakletmekti. Çanakkale’den içeri girince geniş bir nefes aldım. Doğduğum günden beri teneffüs ettiğim vatan havasını soluyordum yeniden. Birden yüzüm değişti. Yüzüme çökmüş olan ümitsizlik havası dağıldı. Vatanı yükseltmek, felaketlerden ders almak gerekti­ğini düşünmeye başladım.”

“Abdülhalik Bey Maliye Vekâleti’ne geldiği zaman Hazine’nin borçları her türlü intizamını kaybetmiş idi. Abdülhalik Bey Maliye vekilliğini aldıktan altı ay sonra Hazine’nin bir vaadini eline alan alacaklı, o vaadi iç ve dış bankalarda sağlam bir bono gibi değerlendirebiliyordu. Bir daha görmüştüm ki, sözüne ve intizamına güvenilen bir Maliye vekili altın dolu kasa kadar kıymetlidir.”

- İsmet İnönü

“Bu devlet ve siyaset adamı kariyerinin en yüksek merhalesi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’nda ise insanî ve siyasî olgunluğunun en kıymetli semerelerini vermiştir. TBMM teşrii, tutum ve ahlâk bakımından Mustafa Abdülhalik Renda gibi tam manasıyla bir başkan görmemiştir diyebiliriz. O, sanki, bir Garp demokrasisinin parlamenter teamülleri içinden yetişmiş gibiydi.”

- Yakup Kadri Karaosmanoğlu

“Mustafa Abdülhalik Bey, gerçek hayatta eşine pek az rast gelinecek kadar mükemmel bir insan, iyi bir vatandaş, aile babası, devlet memuru örneğidir. Hayatını onun kadar prensiplere göre düzenleyenler ve bu prensiplere noktası noktasına bağlı kalabilenler azdır.”

- Ahmet Emin Yalman


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 380
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺76,00

2. Dünya Savaşı sonrasında “özgür dünya” içinde yer almak isteyen Türkiye çok partili hayata adım atmış, Şubat 1946’da İzmir ve İstanbul merkez şubeleri kurulan Demokrat Parti yurt genelinde yoğun bir teşkilatlanma sürecine girmişti. Her köşe başında demokrasi nutuklarının atıldığı bu dönemde tek parti iktidarı bütün istibdadıyla ayakta duruyor, kurulmakta olan muhalefet partisi, memleketin bütün aykırı sesleriyle birlikte sindiriliyordu.
O günlerde, Demokrat Parti’yi Ege bölgesinde örgütleyen isimler tarafından İzmir’de neşredilen ve tek yapraktan ibaret bir gazete, elden ele dolaşan nüshalarıyla muhalefetin sesini yurt genelinde yükseltmeye gayret ediyordu.

14 Mayıs 1950’de “mücadelesinde zafere ulaşan” Demokrat İzmir gazetesi, iktidara getirdiği parti kuruluş prensiplerinden uzaklaşarak ifade özgürlüğünü boğmaya yeltendiğinde yeni bir mücadeleye girişmiş, giderek artan antidemokratik uygulamaları basına ispat hakkı tanınması talebiyle durdurmaya çalışan Egeli Demokratlarla birlikte Hürriyet Partisi hareketine katılmıştır.

Elinizde tuttuğunuz kitap, “iyi, doğru ve güzeli” arayanların “iri baklalı zincirlerle” mükafatlandırıldığı bir ülkenin yakın tarihini ve Türk basınının değişmeyen yazgısını mücadeleci bir gazetenin gözlerinden anlatmaktadır.

Demokrat İzmir Çıkarken

Bugün, elinizde ilk sayısı bulunan “Demokrat İzmir” millet ve memleket uğrunda çalışmak üzere intişara başlamış bulunuyor. Gazetemiz, Türk milletinin sevinciyle sevinecek, onun kederine ortak olacaktır. Yegâne endişesi milletin demokrasi yolundaki heyecanının uyuşturulması olan Demokrat İzmir, memlekette bir an evvel hürriyet ve demokrasinin tam olarak elde edilmesini kendine ilk vazife yapmıştır.

Gazetemiz, memleket çapında, demokrat olarak tanınmış birçok siyaset adamlarımızın kıymetli makalelerini okuyucularına vermekle büyük bir zevk duyacaktır. Bundan başka, Ankara’dan, İstanbul’dan ve memleketin her yanından gelecek en yeni haberlerle, dünya basınından yapılacak iktibaslarla ve Türk basınından günü gününe telefonla alarak okuyucularımıza sunacağımız fıkralarla, Demokrat İzmir mütekâmil bir gazete olduğunu kısa zamanda gösterecektir. Demokrat İzmir, demokrasiyi sevenlerin, ve bu vatanı her bakımdan refah içinde görmek isteyenlerin gazetesidir.

Demokrat İzmir, 25 Aralık 1946


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 504
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺60,00
1
Çerez Kullanımı