Tepedeki Şato’nun kontu tarafından çağırtılan genç bir kadastrocu, gecenin bir vakti karlarla kaplı, isimsiz bir köye varır. Gizemli Şato’nun sakinleri aynı zamanda köyü yöneten kuralcı memurlardan oluşmaktadır. Kadastrocu K’nın tek istediği işini yapabilmektedir ama daha ne olduğunu anlayamadan, kendini anlamsız bir bürokrasinin, çıkışsız bir labirentin içinde buluverir. Şato’da Kafkaesk kâbusun konusu, “ulaşamama hali”dir. K. sürekli Şato’ya gitmeye çalışır ve her defasında, ya köylülerle ya da memurlarla karşı karşıya gelir. Var olmanın ve her türlü otoritenin dayanılmaz ağırlığını hayatı boyunca içinde bir pranga gibi taşımış olan Kafka, otoriteyle bireyler arasındaki güç çatışmasını Şato’da bir kez daha gözler önüne serer ve “ölümsüz eser” tanımını sonuna kadar hak eder.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺45,00

Franz Kafka, 1917’nin sonlarından 1919 Haziran’ına dek günlük tutmayı bırakmış, dört yapraklı defterler kullanmaya başlamıştır. Max Brod, 1948’de Kafka’nın Günlükler’ini yayımladığında bu defterleri Günlükler’e dâhil etmemiş, dolayısıyla bu defterlerin varlığı çok az kişi tarafından bilinmiştir.

Mavi Oktav Defterleri, Kafka’nın ruh halinden payını alan, öykülerden, fragmanlardan, kısa günlük kayıtlarından ve aforizmalardan oluşan gizli bir hazinedir. Franz Kafka’yı ve eserlerini daha iyi anlamak için başvurabileceğiniz en önemli kaynaklardan bir tanesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺30,00

Kafka belki de edebiyatımızın kâhinidir. Korku Çağı’nın adalet anlayışını, adalet eliyle uygulanan baskıyı ve faşizmi ilk sezen ve bunu edebiyata ilk aktarandır. Ortada bir suçlu vardır, ama suçun ne olduğu belli değildir. İnsan bilmediği ve işlemediği bir suçla çepeçevre sarılmıştır. Kendi suçunu kendisinin bulması istenmektedir. Kuşatılmış ve çaresiz bırakılmış yirminci yüzyıl insanı sizce de yirmi birinci yüzyılda hâlâ aynı şekilde bireysel ve toplumsal bir işkence sarmalının içinde kendine bir hava boşluğu aramıyor mu? Dava’yı okumak ve anlamak hem geçen yüzyılı hem de günümüzü anlamak olacaktır belki de.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺35,00
  • Kendine Ait Bir Oda
  • Mrs. Dalloway
  • Dalgalar
  • Orlando
  • Flush
  • Deniz Feneri
  • Güvenin Ölümü

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1192
En / Boy : 12,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺265,00
  • Dönüşüm
  • Dava
  • Şato
  • Amerika
  • Babaya Mektup
  • Milena’ya Mektuplar
  • Mavi Oktav Defterleri
  • Ceza Sömürgesi
  • Aforizmalar

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1704
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺305,00

Güvenin Ölümü, Virginia Woolf’un dilimize ilk kez çevrilen denemelerinden oluşmaktadır. Bu metinler yazarın sanattan edebiyata, yazarlardan dostlarına kadar uzanan engin ve eşsiz düşüncelerini bir araya getiriyor. Olaylara ve insanlara bakışındaki tedirginlik ve eleştirel yaklaşımıyla, Virginia Woolf sevgili okurlarını keyifli bir yolculuğa davet ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺45,00

Liffey Nehri gürül gürül akıyor, Finnegan ikinci defa uyanıyor... Okurlarımızın sabırsızlıkla beklediği “Finneganın Vahı”nın ikinci kitabını sunmaktan büyük bir heyacan duyuyoruz. Yaratıcılığı ve edebiyatın varabileceği sınırları çağının fazlasıyla ötesinde bir poetikayla sunan Joyce'un evrenine tüm okurları ikinci defa davet ediyoruz. “Finneganın Vahı” tam anlamıyla edebî bir şölen.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺55,00

Hayatı Her Gün Yeni Baştan Keşfetmek, Aristoteles’in tüm eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.

“Hoşgörü ve ilgisizlik ölmekte olan bir toplumun son erdemleridir.”

“Eğer size apaçık bir iyilik yapma niyetiyle yaklaşan bir insan görürseniz, canınız pahasına kaçın.”

“Asil ruhlu bir insan kin tutmaz. Çünkü yüce bir ruhun işareti, yaralarını hatırlaması değil onları unutmasıdır.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺22,50

Dünya edebiyatının üzerinde hâlâ en çok konuştuğu ve yeniden yeniden yorumladığı Dönüşüm, modern insanın sistem karşısındaki çaresizliğini dile getiren ve sezen ilk eserdir. Buradaki metaforik dönüşüm, insanın sistem karşısındaki çaresizliğinin ve sıkışmışlığının özetidir. Toplumdaki tüm beklentilerin insanın üzerinde yarattığı baskı giderek bireysel bir faşizme döner, bireyi yavaş yavaş insani olan tüm özeliklerinden uzaklaştırır ve böylece de geriye doğru bir evrim işlemeye başlar.

Dönüşüm, her okuduğunuzda insana ve insanın yarattığı sisteme yeniden ve hayretle bakmanızı sağlayacak, bahçıvanını eğiten bir bahçe gibi sistemin bizi nasıl dönüştürdüğüne şahit olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺25,00

Baba figürü özellikle Kafka’da birçok mananın toplamıdır. Baba Tanrı’dır, baba Güç’tür, baba Korku’nun Büyüğü’dür. Baba, yaşamı çekilmez kılan ne varsa hepsidir. Babaya Mektup, kendini var ederken yaralar almış, o yaraları sürekli büyütmüş, sonra da o yaraları sarmak isterken içinde yeni yaralar açılmış bir evladın umutsuz çığlığı, yardım dileğidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺25,00

Franz Kafka yalnızca iyi bir romancı değil aynı zamanda iyi bir öykücüydü de. Ceza Sömürgesi adını taşıyan bu derleme ise Kafka’nın, dehasının tamamını Şato ve Dava romanlarına akıtmadığının, öykülerinin aynı derecede olağanüstü olduğunun kanıtıdır. Kâh açlık sanatına kendini adamış bir adamı, kâh birinci ağızdan meraklı bir köpeği, kâh ise isimsiz bir ceza sömürgesindeki işkenceleri anlatır. Bu öyküler sayesinde, dillere pelesenk olmuş “Kafkaesk” sıfatını daha iyi anlama fırsatı bulacak, Franz Kafka’nın gerçeküstücü, tekinsiz, absürt dünyasına adım atacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺30,00

Kafka’nın Milena Jesenská’ya olan aşkı, büyük bir yazarın ve duygu dolu bir insanın beyaz bir kâğıdın önünde nasıl da çırılçıplak ve savunmasız kaldığının en güzel örneğidir. Mektup yazmak hayaletler karşısında savunmasız ve yapayalnız olmaktır en çok da. Belki de mektuplar bize, kavuşmanın her zaman saadet getirmediğini, sevdayı büyüten şeyin ayrılık ve hiç tükenmek bilmeyen bir hasretin sarhoş edici uğultulu sesi olduğunu söylüyordur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺50,00

Amerika, Karl Rossmann'ın başına gelen bir talihsizlik sonucunda Avrupa'yı terk etmesiyle başlar. Amerika'ya giden Rossman, başta şansı yaver gitse de, roman boyunca talihsizliklerden kurtulamaz. Gülünç durumlar yaşansa da özünde bir “ne yapacağını bilememe hali” Karl'ı gittiği her yerde adım adım takip eder. Amerika, henüz on altı yaşında, iyimser ve tedirgin Karl'ın kendi yolunu çizme mücadelesidir.

Kafka'nın Amerika'yı hiç görmeden kaleme aldığı bu roman, onun eserleri arasında, belki de en iyimser ve umutlu olanıdır. Metinlerinde genelde kapalı mekân tercih eden Kafka'nın, Amerika romanında daha çok açık mekânlar metne hâkimdir. Fakat bu durum, hem başkahramanımız hem de okurlar için “özgürlüğün kıstırılmışlığı” diyebileceğimiz bir biçim alacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺35,00
Tükendi

Tarih boyunca kimi kitaplar dünyayı değiştirdiler. Kendimizi ve birbirimizi görme biçimlerimizi etkileyip tartışma ortamını alevlendirmişlerdir. Muhalif düşünceyi, savaşları ve devrimleri tetiklemiş; insanları aydınlatmış, öfkelendirmiş, kışkırtmış ve teselli etmişlerdir. Yaşamlarımızı zenginleştirmiş ve onları yok etmişlerdir. Melankolinin Anatomisi de bu kitaplardan biri. Bugüne kadar çok az yazar Robert Burton'ınki gibi zincirlerinden kurtulmuş bir üslupla insan doğasının derinliklerine inmeyi göze alabildi. Elinizdeki ikinci fasikül ile melankolinin kökenini ve nedenlerini irdeleyen Burton, sizi keşfetmenin büyüsüne davet ediyor."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺50,00

Modernist edebiyatın öncü yapıtlarından olan ve karakterlerinin iç dünyalarını keşfe çıkan eşsiz bir bilinç akışı tekniğine sahip Deniz Feneri yirminci yüzyılın en büyük edebi başarılarından biri olarak kabul edilir. Bir aile tatilinin canlı, izlenimci bir betimlemesi olarak ele alınabilecek roman, evlilik, ebeveynlik, çocukluk, keder, zulüm ve acı hakkında okuru bir iç hesaplaşmaya sevk eder. Bu psikolojik içe bakışla ele alınan bellek, anılar ve sürekli değişen bakış açıları romana samimi ve şiirsel bir öz verir. Virginia Woolf, 1927'de yayımlanan yapıtıyla Victoria ve Edward dönemi edebî geleneğini reddederken, yitik zamanlara ve aile yaşamına döneminin çok ötesinde bir ağıt yakar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺40,00

Gasilhane sahibi, geleneksel bir Şiî aileden gelen genç Cevat, aile geleneğini bir kenara itip heykeltıraş olmaya, ölüm yerine yaşamı yüceltmeye karar verir. Babasının isteklerini hiçe sayarak 1980'lerin sonunda Bağdat Güzel Sanatlar Akademisi'ne yazılır. Fakat Tarih, koşullarını aksi yönde kabul ettirir. Yalnız Nar, çaresiz bir ailenin yaşam mücadelesi aracılığıyla Irak'ın karmaşık ve şiddet dolu yakın tarihini gözler önüne seriyor. Yaşamla ölüm arasındaki sınırların bulanıklaştığı yerlere ve bitmeyen kâbusların derinliklerine inen Sinan Antûn, okurları sade, etkiletici ve alegorik bir hikâyeye davet ediyor.

Kitap Hakkında

“Sinan Antûn bu olağanüstü romanında, 1980’lerin ilk yarısındaki İran savaşına, Kuveyt’in işgalinin ardından patlak veren Körfez Savaşı’na ve son olarak da 2003’teki savaşa tanık olan alelade bir Iraklı adamın yaşadıklarını anlatıyor.”

− Three Percent
 
“Sinan Antûn’un romanı acı-tatlı güzelliklerle dolu. Yalnız Nar’ı birikmiş acılardan örülü bir trajedi olarak tanımlayabiliriz, Antûn’un kullandığı üslup −yalın, dolaysız, yoğun bir şiirsellikle dolu− ise yaşamın ve kültürün bir yansıması gibi.”

− Minneapolis Star Tribune


“Romanın gücü, karmaşık ve insanî bir savaş ve şiddet hikâyesi anlatmasından ileri geliyor …Yalnız Nar, 2003 sonrası Irak’ın durumunu ve genel olarak savaşların yaşattığı dramı anlamak isteyenler için çok güçlü bir kaynak.”

− Kevin Alexander Davis

Ödülleri

Seyf Ğabaş Banipal Edebiyat Ödülü

En İyi Arap-Amerikan Romanı Ödülü

Lagardère & Arap Dünyası Enstitüsü En İyi Roman Ödülü

Uluslararası En İyi Yabancı Kitap Ödülü Adayı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺50,00

Bruno Schulz 1942 yılında bir Nazi subayı tarafından katledildiğinde dünya edebiyatı bu erken kaybın henüz farkında değildi. Hayatı boyunca, eserleri hakkında çok az konuşuldu, ancak olağanüstü yetenekleri zamanla kendisine uluslararası bir okur kitlesi kazandırdı. Proust ile karşılaştırılıp Kafka'nın Lehçedeki ruh ikizi olarak da anılan Schulz'un öyküleri, yirminci yüzyılın en yetenekli ve etkili yazarlarından birinin gerçeküstücü üslubunu da gözler önüne seriyor. Tarçın Dükkânları, Neşe Taluy Yüce'nin Lehçe aslından yetkin çevirisiyle Türkçede.

"Hayal gücü açısından zengin, dünyevi tutkular açısından duygusal, üslupta zarif, nükteli, gizemli bir estetik bakışla desteklenmiş öyküler."

- J.M. Coetzee

"Schulz kolayca sınıflandırılamaz. Kimi zaman bir gerçeküstücü, bir simgeci, kimi zaman ise bir dışavurumcu, bir modernist olarak adlandırılabilir... Bazen Kafka gibi, bazen Proust gibi yazan Schulz, onların ulaşamadığı derinliklere ulaşmayı başardı."

- Isaac Bashevis Singer
 
"Kitaplarımı her açtığımda, evini nadiren terk eden bu yazarın, kendine özgü bir dünyayı ve gerçekliğin alternatif bir boyutunu nasıl yarattığını yeniden keşfetmek beni hayrete düşürüyor."

- David Grossman


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺50,00

Babası tarafından hasta olduğuna inandırılıp karanlık bir odada, güneşten, açık havadan uzak yaşamaya mahkûm edilen Elizabeth Barrett, Victoria Dönemi’nin en ünlü şairlerinden biriydi.

Robert Browning’le olan aşkları ve kendi hayatlarını kurmak üzere Floransa’ya kaçışları, Avrupa edebiyat dünyası için hâlâ ilgi çekici, destansı bir başlıktır.

Barrett ve Browning’in mektupları Virginia Woolf’un eline geçtiğinde, muhtemelen herkes gibi o da hayranı olduğu Elizabeth Barrett’ı merkeze alan bir metin yaratacağını düşünmüştü. Fakat rivayete göre, Barrett’ın köpeği Flush hakkında yazdıklarını o kadar etkileyici bulmuştu ki hikâyeyi onun üzerine kurgulamaktan kendini alamadı.

Flush, bugüne dek sessiz kalan dostlara söz hakkı vererek aşkı, mutluluğu, mutsuzluğu ve hatta aristokrasiyi, sınıfsal farklılıkları, kısacası dünya düzenini onların gözünden anlatan, benzerine az rastlanır bir roman.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺40,00

Babası tarafından hasta olduğuna inandırılıp karanlık bir odada, güneşten, açık havadan uzak yaşamaya mahkûm edilen Elizabeth Barrett, Victoria Dönemi’nin en ünlü şairlerinden biriydi. Robert Browning’le olan aşkları ve kendi hayatlarını kurmak üzere Floransa’ya kaçışları, Avrupa edebiyat dünyası için hâlâ ilgi çekici, destansı bir başlıktır.

Barrett ve Browning’in mektupları Virginia Woolf’un eline geçtiğinde, muhtemelen herkes gibi o da hayranı olduğu Elizabeth Barrett’ı merkeze alan bir metin yaratacağını düşünmüştü. Fakat rivayete göre, Barrett’ın köpeği Flush hakkında yazdıklarını o kadar etkileyici bulmuştu ki hikâyeyi onun üzerine kurgulamaktan kendini alamadı.

Flush, bugüne dek sessiz kalan dostlara söz hakkı vererek aşkı, mutluluğu, mutsuzluğu ve hatta aristokrasiyi, sınıfsal farklılıkları, kısacası dünya düzenini onların gözünden anlatan, benzerine az rastlanır bir roman.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺30,00

Tıpkı bu kurgusal biyografinin aslında hiç var olmamış başkarakteri Orlando gibi, çoğumuz da aynı sorunun etrafında pervane gibi dönüp durmaktayız: Biz kimiz ve aslında kim olmak istiyoruz? Giymemizin uygun görüldüğü kıyafetler, bizi tanımlamaya yeter mi? Peki, ya kadın ve erkek olarak kabaca sınıflandırılmış cinsiyetler, hislere de dişi ya da eril sınırlar çizmek için yeterli mi?

Orlando, erkek cinsiyetiyle doğduğu ve asırlarca süren yaşamında, bir sabah güne kadın olarak uyandı. Virginia Woolf’un en aykırı ve en yaratıcı eserlerinden biri olan Orlando’nun fısıldadığı muazzam gerçekler de bu uyanışla dillendirilmeye başladı. Sayfalar birbiri ardına devrilip giderken okur, “Orlando, o derin uykudan uyandı mı gerçekten?” diye soracak olursa, Woolf’un sözleri aydınlatsın yolunu: “Hayat bir rüyadır. Uyanmak bizi öldürür.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺40,00

2000 yılında 106 yaşında aramızdan ayrılan Arjantinli yazar Juan Filloy nihayet Türkçede! 1934 yılında yayımlanan romanı Op Oloop, Buenos Aires'te yaşayan Fin istatistikçi Optimus Oloop'un sıradışı bir gününe odaklanıyor. Yaşamını da mesleğinde olduğu gibi ölçerek yaşamaya alışmış kahramanın sıradan bir günü başına gelen bir trafik kazasıyla altüst olur. Filloy'un düzmece dili, Optimus Oloop'un ruhsal çöküşüne giden yolu an be an döşer. Ruhun felsefecisi bir yazardan, çağına olağanüstü bir bakış.

Juan Filloy, Shakespeare ve Max Ernst'in bildiği gibi mizah her yeri istila etmiş durumda.

- Julio Cortázar

“Biz Arjantinliler gerçek mizahçılarımızın sonuncusu olan Juan Filloy’u da kaybettik. Filloy, ruhun filozofuydu; 3 asra da tanıklık etmiş bir adamdı o, çünkü zamanın akıntısına kapılmadan nasıl yaşayacağını hep bilmişti.”

- Luisa Valenzuela

"Filloy, son zamanlarda genç yazar ve eleştirmenlerce yeniden keşfedildi. Bu yazar ve eleştirmenler, onu Jorge Luis Borges’le, hatta Balzac’la karşılaştırıyorlar… Freud Op Oloop’u o kadar çok sevmişti ki Filloy’a bir tebrik mektubu göndermişti.”

- The Telegraph

“Henry Miller ve Céline'in gösterdikleri üzere, özgürlüğü kullanmak önemli bir meseledir ve bir başka önemli mesele de Filloy'un bunu onlardan önce gerçekleştirmiş olmasıdır.”

- Bernardo Verbitsky


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺50,00

Aforizmalar, Franz Kafka’nın tüm eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.

“Sahip olmayıp ihtiyaç duymaktansa, ihtiyaç duymayıp sahip olmak daha iyidir.”

“Bir varış noktası var ama ortalıkta yol yok. Biz yol diye kastettiğimiz şey tereddüttür.”

“Hayatın anlamı, bir gün sona erecek olmasıdır.”

“Parmaklıklarımı içimde taşıyorum ben.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺30,00
Tükendi

Gürcistan, yıl 1900: fabrikatör kızı Stasia’nın doğumuyla birlikte altı kuşak ve olağanüstü sekiz yaşamdan oluşacak bir aile destanının tohumları atılır. Stasia refah dolu bir ailede yetişir.

Sovyet Devrimi ile birlikte altüst olan yaşamının ayrıntılarını 2006 yılının Almanya’sında aynı aileden küçük Brilka dinleyecektir. Küçük kıza anlatılan, kıpkızıl bir yüzyıl içinde savrulan yaşamların iç burkan ve yürek yakan ayrıntılarıdır.

“Nino Haratischwili büyük bir kitap yazdı, öyle bir kitap ki içerisindeki her şey aşka ve dehşete ait.”

- Süddeutsche Zeitung

“Şüphe yok ki Nino Haratischwili, modern Alman edebiyatının en önemli seslerinden biridir.”

- Die Zeit

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 792
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺25,00

İnsan, Kendinde Olmayanı Arar, Mark Twain’in tüm eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.

“Gerçeği onu hak etmeyen insanlarla asla paylaşmayın.”

“Daima doğruyu söyle; böylece uydurduğun yalanı hatırlamak zorunda kalmazsın.”

“İnsanları aptal yerine koymak, aptal yerine konulduklarına ikna etmekten çok daha kolaydır.”

“Zincirlerinizden kurtulun. Güvenli limanlardan yelken alıp uzaklara açılın. Bırakın rüzgâr doldursun yelkeninizi. Merak edin. Hayal edin. Keşfedin.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺22,50

James Joyce'un Sanatçının Genç Bir Adam Olarak Portresi'nin ilk taslağı olarak kaleme aldığı Kahraman Stephen ilk defa Türkçede! Yirmi farklı yayıncı tarafından "müstehcenlik" gerekçesiyle reddedildikten sonra yazarın bir buhran ânında ateşe attığı ve eşi tarafından azımsanmayacak bir bölümü kurtarılan roman ilk olarak 1944 yılında Joyce'un ölümünden sonra yayımlanır. Stephen Daedalus'un Dublin'deki okul yıllarının ve sanatçı olma yolunda katlanmak zorunda kaldığı ailevi, toplumsal ve siyasal baskıların bir dökümünü yapan Kahraman Stephen, Joyce'un en özyaşamöyküsel metnidir. Okurun karşısına Portre'de de çıkan kilise, aile ve devlet karşıtlığı, Kahraman Stephen'da daha samimi, kişisel ve hercai bir üsluba bürünür. Yazarın, Dublinliler'den Finneganın Vahı'na giden yolculuğundaki baba-oğul ilişkisinin nasıl takıntılı bir hal aldığının ipuçlarını da ortaya koyan Kahraman Stephen, hem Joyce okurları hem de konunun uzmanları ve akademisyenler için eşsiz bir kaynak...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 250
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺50,00

İtalyan yeni gerçekçiliğinin usta yazarı Elio Vittorini'nin akıldan çıkmayacak, mitsel anlatısı Fil, orta yaşlı bir kadın ve onun yarı kötürüm babası arasındaki ilişki üzerinden kırsal yaşamın açmazlarına mercek tutuyor. Gençliğinde ağaçları kökünden sökebilecek güçte bir adam olan ve çevresi tarafından çok sevilen "fil"in ormanın derinliklerindeki kayboluşuna doğru giden yolculuğa odaklanan anlatının arka planında ise, sonsuz bir biçimde ve amaçsızca hareket eden trenleri, sefaleti, buruk bir çaresizliği vaaz eden savaş deneyimi kendini belli ediyor. Calvino ve Borges'in son dönem yapıtlarını, aynı zamanda 2. Dünya Savaşı sonrasının insancıl ve kasvetli İtalyan sinemasını çağrıştıran olağanüstü bir anlatı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺31,90

İlk Kez Türkçede

Irene 37 yaşındadır ve dört yıl sonra hapisten yeni çıkmıştır. Toplum düzenine ayak uydurabilmek için örgüt militanlığını terk eden Irene, Barcelona'dan doğum yeri olan Bilbao'ya otobüsle yaptığı yolculuk boyunca bir içsel yolculuğa çıkar. Rüyaları ve yanında taşıdığı mektuplar aracılığıyla huzuru bulmaya ve onu evde bekleyen belirsiz gelecekle yüzleşmeye çalışır. Bask dilinin usta yazarı Bernardo Atxaga, tekrar eden hapishane, otel, otobüs ya da rahibeler manastırı gibi heterotopyalar ve gökyüzü gibi motifler aracılığıyla başkahramanın işkence görmüş içsel benliğini açığa vurur. Hikâye, tehditkâr erkek ve onları destekleyen kadın karakterlerin yan yana getirilmesiyle siyasal olanın son derece kişisel hale geldiği feminist bir alegoriye dönüşür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺50,00

Bağımsızlık Benim Karakterimdir, Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.

“Korku üzerine egemenlik kurulamaz.”

“Emperyalizm ölüme mahkûmdur.”

“Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺22,50

Hayat Mutsuz Olmak İçin Çok Kısa, Konfüçyüs'ün sözlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir. Gerçekten mutlu olabilmek için mutluluğu aramaktan vazgeçin. Bilge insan için en önemli hazine altın ve elmas değil, dürüstlük ve sadakattir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺22,50

Çıkılamayan Yolculukların Dönüşü, Halil Cibran'ın eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir. Üzüntülerimi kahkahalara değişmem asla. Unutkanlık, bir çeşit özgürlüktür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺22,50

Gerçekçi Ol, İmkânsızı İste, Che Guevara’nın sözlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.

“Dünyanın neresinde olursa olsun her haksızlığı kendine yapılmış saymak, devrimcinin en güzel özelliğidir.”

“Hayatınızı, zaferleri kutlayarak değil yenilgilerin üstesinden gelerek yaşayın.”

“Bırak dünya seni değiştirsin, böylece sen de dünyayı değiştirebilirsin.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺22,50

Karanlıktır İnsanın Ruhu, Edgar Allan Poe'nun eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.

“Yalnızlığımı kendi haline bırakın.”

“Aptallık, yanlış anlama yeteneğidir.”

“İnananlar mutludur. Şüphe edenler ise bilgili.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺22,50


Tutkularımız En Büyük Zaaflarımızdır, Darwin'in eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir. Sadece en güçlüler hayatta kalır. İyimser olmayı bırakana kadar iyimserizdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺22,50
Tükendi

Tavan Arasındaki Deli Kadın yayımlandığı 1979 yılından bu yana edebiyat eleştirisi alanında çığır açan bir metin olarak kabul edildi ve eleştirmenlerle akademisyenlerin Jane Austen, Mary Shelley, Brontë'ler, George Eliot, Emily Dickinson gibi yazarlara bakış açılarını derinden etkiledi. Yazarları, feminist edebiyat eleştirisinin bu kurucu metniyle patriyarkal toplumun kısıtlamalarından kurtuluşun yollarını tartışıp, kendilerine özgü dişil bir edebî geleneğin izini sürdüler. Deli Kadın'ın açtığı kanon, eleştirel yöntemi siyasallaştırıp "mecburi" heteroseksüelliğe meydan okumakla kalmadı, ikinci dalga feminizmin merkezî sorunlarını da somutlaştırdı. Feminist bir simge olarak öfkeli deli kadın, toplumsal cinsiyet, mit, cinsellik ve edebî imgelem hakkındaki geleneksel düşünceleri altüst etmenin gücünü günümüzde de bünyesinde barındırmaya devam ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 800
En / Boy : 13,5 / 2
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺48,00

Kitap Hakkında:

Modern İrlandacanın başyapıtlarından olan Máirtín Ó Cadhain'in davetkâr romanı Yeraltından Gevezelikler, vatandaşları Synge ve Beckett'ınkini andıran bir kara mizaha sahip. Diyaloglar halinde ilerleyen ve toprağın altında geçen metnin başkahramanları ise ölüler. Her bir yeni ölü, yeryüzündeki gelişmelere dair haberleri adeta toprağın altına indirmekle görevli. Dedikodunun, kan davasının, kuyu kazmanın ardı arkasının kesilmediği bir atmosferde, insan doğasının saçmalığını daha da anlamlı hale getiren Ó Cadhain, "ölümden sonraki hayat"ta da aynı yaşamın yaşanmaya devam ettiğini öne sürüyor. Dışa kapalı bir topluluğun acımasız ve komik bir portresini çizerken, insan davranışındaki anlamsızlığın ve İrlandalılara özgü kıvrak zekânın 20. yy.'daki usta bir örneğini sergiliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺60,00

Mrs. Dallloway, Clarissa Dalloway'in hayatındaki "olağan" bir haziran gününe odaklanır. Aynı günün akşamında vereceği parti için koşturmakta olan Dalloway'in hikâyesine, hiç tanışmamış olduğu genç bir adamın intiharı son noktayı koyacaktır. Görünüşte sıradan bir güne yaşam ile ölüm arasındaki temel çelişkiyi aşılayan Virginia Woolf, romancı olarak kendine özgü üslubunun en yetkin örneklerinden birini sunar okura. İlk olarak 1925 yılında yayımlanan Mrs. Dalloway, Woolf'un bilinçliliğin "yarı saydam zarfı" olarak tanımladığı alanı aydınlatmaya çalışır. 20. yy.'ın en dokunaklı ve devrimci sanat yapıtlarından biri olan Mrs. Dalloway, şimdiye kan akıtan geçmişin ıstırap dolu anıları eşliğinde sizi tarifsiz bir yolculuğa davet ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺40,00
Tükendi

Modern Avrupa uygarlığının en önemli metinlerinden Melankolinin Anatomisi, yayımlandığı 1621 yılından bu yana birçok yazara ilham kaynağı oldu. Bir rahip ve bilimadamı olan Robert Burton'ın tıbba, tarihe, edebiyata, bilime olan derin ilgisi onu tüm insanlığın duygu ve düşüncelerini kavramaya yönelttiğinde, aynı zamanda insanlık durumunun alegorisini ortaya koyacağı bu metni yazmaya karar verdi. Bir anlatı ustası olan Burton, Anatomi'de, ruhbilimsel sorunları modern denebilecek bir yaklaşımla ele alırken, okuruna günlük dile ait canlı bir üslup sunar. Melankoli tıbbi bir çerçevenin konusu gibi görünmekle birlikte Burton'ın keskin zekası onu, tarihin, edebiyatın, psikolojinin, astronominin ve teolojinin ilgi alanına sokar. Hippokrates'ten Aristoteles'e, Ortaçağ alimlerinden bilim insanlarına, Latin dili edebiyatından Yunan metinlerine kadar birçok farklı referansa başvurarak metnini zenginleştirir. Elinizdeki metin, insan olma halinin bu en hakiki duygu durumunun etraflıca bir çözümlemesini yapmaya çalışırken, yüzleşmekten korktuğumuz karanlık taraflarımızı, kendimize itiraf edemediğimiz olumsuz yönlerimizi de su yüzüne çıkarmaya cesaret ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺40,00

İlk olarak 1929 yılında yayımlanan "Kendine Ait Bir Oda" başlıklı deneme, Virginia Woolf'un Cambridge Üniversitesi'nde verdiği bir dizi derse dayanır. Feminist kuramın en önemli metinlerinden biri olarak değerlendirilen eserde Woolf, erkek-egemen bir edebiyat ortamında kadın yazarların edebî konumunu tartışmaya açar. Shakespeare'in kendisiyle aynı yeteneklere ve yaratıcılığa sahip varsayımsal kız kardeşinin neden farklı bir mirası olacağını kanıtlamaya çalışırken, mesajı oldukça sadedir: Kadınların yaratma özgürlükleri için sabit bir gelirleri ve kendilerine ait odaları olmalıdır. Yazarın romanlarındaki etkileyici üslubu ve bakış açısını bulacağınız "Kendine Ait Bir Oda", modern feminist eleştiri tarihinin Virginia Woolf olmadan yazılamayacak olduğunu kanıtlar niteliktedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺30,00

Tadeusz Borowski 1943 yılında tutuklanıp Auschwitz'e gönderildiğinde henüz genç ve yetenekli bir şair olarak edebiyat dünyasına adını duyurmaya çalışıyordu. Taşlaşan Dünya'daki anlatılar, yazarın Auschwitz ve Dachau'daki soykırım deneyimini merkeze alıyor. Hayatta kalma mücadelesinin merhameti hükümsüz kıldığı bir dünyadır anlatılan. Bir yanda gündelik yaşamlarını sürdüren tutsaklar, diğer yanda yanıbaşlarında katledilen kardeşleri. İnsanlar arasındaki ayrımın ikinci bir kâse çorbaya, fazladan bir battaniyeye ya da kalın tabanlı bir çift ayakkabıya indirgendiği, normal ve normal olmayan arasındaki ince çizginin kaybolduğu korkunç bir atmosfer. Polonya'da, II. Dünya Savaşı'ndan sonra yayımlanan Taşlaşan Dünya, dünya edebiyatının kuşkusuz en önemli başyapıtlarından biridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺60,00

Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var?, Karl Marx’ın eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir. Bu zamana kadarki tüm toplumların tarihi, sınıf mücadelelerinin tarihidir. Herkes yalnızca ve yalnızca kendi çıkarının peşin¬dedir. Bu yüzden istemeden de olsa, herkes bir başka¬sının çıkarına, yani ortak çıkara hizmet eder. Dünya sıradan insanların ayakları altına serilecek ve sevinç sesleri en derin pınarlara bile ulaşacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 106
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺22,50

Dünyayı Güzellik Kurtaracak, Dostoyevski’nin tüm eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir. İnsan olmanın sırrı kişinin yaşamasında değil, uğ¬runa yaşayacağı bir şeyi olmasındadır. *** İnsanın mutluluğu keşfetmesi için tek bir gün ye¬terlidir. *** Muhtemelen tüm hayatım boyunca hiçbir şeye başlamamış ya da hiçbir şeyi bitirememiş olduğum için kendimi zeki biri olarak görüyorum. *** İnsanlar dertlerini saymaya bayılırlar, çok azımız mutluluklarını hesap eder.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺22,50

"Yavaşladıkça Çoğalıyorum", Montaigne'in eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.

"Neden kaçtığımı biliyorum ama neyi aradığıma dair hiçbir fikrim yok."

"İnsanın en büyük düşmanı beklentidir."

"Mutlu evlilikler aşktan çok arkadaşlıkla oluşur."

"Şu an var olanların tadını çıkarın, onun dışındaki her şey geride kalmıştır."

"Güzel hatıralar ve yanlış kararlar yan yana yaşar."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2016
₺22,50

"Kendinizi Sevmeyi Unutmayın", Soren Kierkegaard'ın eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir. "Mutluluk, umutsuzluğumuzu saklamak için biçilmiş kaftandır." "Çektiğim acılar benim kalelerimdir." " İnanmak zordur çünkü itaat etmenin kendisi zordur." "Çoğu insan mutluluğun peşinden öyle canhıraş koşuyor ki birden onu geride bırakıveriyor."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2016
₺22,50

Hiçliğin Mutlu Sessizliği, Arthur Schopenhauer'in eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.

"Hayatımızı, hiçliğin mutlu sessizliğinde nafile yere rahatsız edilen bir dilim olarak addedebiliriz."

"Arzu edilen şeyi elde etmek, onun ne kadar nafile olduğunu keşfetmektir."

"Mutlu olmak için var olduğumuz, yaratılıştan hatalı olan tek kavramdır. Bu doğuştan gelen hatada ısrar ettiğimiz sürece, dünya çelişkilerle dolu görünür. Büyük ya da küçük olsun hiç fark etmez her adımda, dünya ve hayatın mutlu bir yaşayış biçimi sürdürmek amacı ile yapılandırılmadığını deneyimlemek zorundayız, bu nedenle hemen hemen tüm yaşlıların çehresi hayal kırıklığı ifadesi taşır."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺22,50
Tükendi

Tüketim toplumunun yabancılaştırdığı bireylere odaklandığı "Varlık ve Piçlik" romanıyla edebiyatımızdaki yerini perçinleyen Hakan Akdoğan'dan iletişimsizliğe ve sevgisizliğe dair bir roman "İlişmek". İki insan arasındaki sessizliğin nelere yol açabileceğini gösteren Akdoğan, yaşama tahammül edebilmenin olanaklarını arıyor. Beckett'ı haklı çıkarırcasına kahramanlarına "daha iyi yenil"melerini öğütleyen bir yazardan, yaşamın yarattığı olasılıklara ve aşkın tedavi edici niteliğine dair çarpıcı bir metin.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 251
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺30,00
Tükendi

Avrupa'nın en önemli yazarlarından Arthur Schnitzler'in sağlığında yayımlanmayan eseri "Geç Gelen Şöhret" ilk defa Türkçede. Okurlarımızın "Rüya" adlı romanı ile tanıdıkları Avusturyalı yazar, Freud'un psikolojide açtığı yolu edebiyatta izlemeye devam etmiş ve tüm eserlerinde insanın karanlık ve derinlerde saklı kalan yanlarına eğilmiştir... Viyana gençliği tarafından şairane dehasının keşfedildiğini öğrenen kahramanımız Eduard Saxberger'in ruhunun derinliklerindeki karanlık yolculuk, modernist edebiyatın doruk noktasına çıktığı "yüzyıl dönümü"nün alamet-i farikasını oluşturuyor. Nazi iktidarından kurtulabilen "Geç Gelen Şöhret", gerçek bir edebî hazine ve kesinlikle mükemmel bir hiciv, Schnitzler ise insanın uçurumlarının kıyılarında dolaşmaya en çok cesaret eden yazarlardandır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺15,00

Hayata Geç Kalma, Jane Austen'ın eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.

"İnsanları yarım yamalak sevmek huyum değildir."

"İnsanların birbirlerine sıkıca bağlandığı yerde yokluk, zenginliğin ta kendisidir."

"Hiçbir şey beni istemediğim bir şeyi yapmak kadar yormaz."

"Acılarımız geçtiğinde geride bıraktığı his genelde keyif verir."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺22,50
Tükendi

Kısa Mektup Uzun Veda, Peter Handke'nin romanlarının belki de en yaratıcısı. Karanlık bir atmosferin eşlik ettiği kitap, isimsiz bir Avusturyalının ABD'ye gelişiyle açılır ve çökmekte olan evliliği ile yüzleşmesini merkeze alır. Eşinin kendisini aradığını ve onun peşinden geldiğini öğrenen kahramanımızı kıta boyunca gerçekleştireceği bir kovalamaca beklemektedir. Philadelphia'dan Arizona Çölü'ne, Portland'dan Los Angeles'a kadar uzanan yolculuklar, çiftin aşkı ve intikamı sorgulamalarını da beraberinde getirir. Bununla birlikte melankolileri ve ümitsizlikleri dönemin ruhuna ve "yabancısı" oldukları ülkenin yaşam tarzına tezat oluşturacaktır. Handke'nin Türkçede ilk defa yayımlanan bu büyük anlatısı çağımıza ait bir gelişim romanı, aynı zamanda bir ayrılığın polisiye unsurlarla bezenmiş maceralı bir hikâyesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺30,00

"Aşk Karşılıklı İşkencedir",

Marcel Proust'un eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.

"Ruhun, karanlık bir ormandır."

"Mucizeler yaşadığın andadır."

"Aşıkken mutlu olmak, olağandışı bir durumdur."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺22,50
Tükendi

"Anlamaktan Yoruldum",

Fernando Pessoa'nın eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.

"Kaçtığım bütün savaşların yaralarını taşıyorum."
"Anlamak için kendimi yok ettim."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺22,50
1 2 3 4 >
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı