Gençlerin içinde çok beğendiğim şairler var, hepsinin ismini aklımda tutamıyorum, isimleri henüz yer etmedi; ama şiirlerini pek beğeniyorum. Şöyle aklımda kalanları sıra tefriki yapmadan sayayım: Dinamo, Suat Taşer, Rıfat Ilgaz, A.Kadir, Orhan Kemal, Saffet Irgat vesaire...
-Nazım Hikmet-

Nazım'ın yanında bulunuyordum. Dehşetli etkisi altındaydım. Nazım "Kendi sesini bul!" diye bağırdı. Rıfat Ilgaz'dan, Celal Sılay'dan örnekler gösterdi...
-Orhan Kemal-

Rıfat Ilgaz, müreffeh bir zümrenin değil, fakat bir günden öbürüne yaşayabilmek için didişen; böyle üzüntülü günlerin akşamında, bazan, 'gününü gün etmek için, şöyle bir demlenen' halkın şairidir.
-Behice Boran-

Rıfat Ilgaz, şiirlerinde şehir insanının günlük dertlerini yaşattı. İkinci Dünya Savaşı'nda, İstanbul şehrinde yaşayan fakir halk Rıfat Ilgaz'ın şiirlerinde ölmezleşmiştir.
-Oktay Akbal-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 263
En / Boy : 13.5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺18,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 263
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺11,67

Bir çok dile çevrilen romanlarıyla Türk ve DÜnya okurlarının dikkatini çeken Aslı E. Perker'in ilk yapıtı. Başkalarının kokusu, kahramanlarının derin psikolojik tahlilleriyle boyut kazanan çok katmanlı bir roman. Olaylar, suya atılan taşların, büyüyerek kesişen halkaları gibi birleşiyor. Romanın sekiz kahramanı, kiminin arasında yüz yıl olsa da birbirini etkiliyor. Böylece, bir kahramanın öyküsündeki düğüm, bambaşka bir öyküde çözülüyor.

Bir ajans sahibi, bir hemşire, bir bankacı, bir muhabir, bir Osmanlı Paşası, bir Paşa hanımı, bir müşteri temsilcisi, bir tarihçi; küçük tesadüfleri, hayatın anlaşılmaz sihrini kanıtlar gibi karşımıza çıkıyor. Başkalarının Kokusu, okuruna, teğet geçtiği hayatlarda, farkında olmadan kimbilir kimleri etkilediği sorusunu bırakıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 270
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺57,20

23 dile çevrilen, The Independent, Daily Mail gibi gazetelerin tavsiye listelerine üst sıralardan giren ve dünya okurlarıyla buluşan Sufle, beklentilerin, hayal kırıklıklarının ve umudun romanı. Sufle hayatın tarifi gibi, mutluluğun gizli reçetesi gibi, neredeyse bir yaşam felsefesi çünkü!

Bir tarif, İstanbul’dan Ferda’yı, New York’tan Lilia’yı, Paris’ten Marc’ı ve aslında dünyanın hemen her yerindeki insanları ortak paydada birleştiriyor. Bu üç kişi de kendilerini “dünyanın en mutsuz insanı” olarak görmekte ve büyük sorunlarla baş etmekteyken, evlerinin mutfakları onlar için terapi merkezine dönüşüyor. Çünkü hayata tutunmak için bir hedefleri var artık: Mutlu olmak…

Peki kıvamı, zamanlaması, malzemeleriyle tam tutturulmuşken, mükemmelliğine bakıp “Oldu, işte!” dendiği anda ortasının çökmesiyle ünlü sufleyi, “kusursuz” biçimde yapmak onlar için bir ütopya olmaktan çıkabilecek mi?  


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺69,52

Aslı E. Perker’in 8 dile çevrilen romanı Cellat Mezarlığı, tüyleri diken diken eden bir suç romanı. Son derece titiz kurgulanmış, adeta kanlı canlı karakterler ile örülmüş bir psikolojik gerilim.

Cellat Mezarlığı, üçü mafya ilişkileri içinden, biri dışından

dört erkeğin bir cinayetle birbirine bağlanan hikayesini anlatıyor. Karakterler, bir ceset etrafında zincir gibi ekleniyor birbirine: “Bu ölmüş, bu öldürmüş, bu cesetten kurtulmaya aracılık etmiş, bu cesedi gömecek kişiye teslim etmiş, bu da gömmüş.”

Meslek aşkı yüzünden “gerçek aşk”ların bile gömüldüğü mezarlık burası. Suç dünyasının sırları Çivili Mezarlığı’nda yatıyor. Çivili’nin içindeki, Osmanlı’dan kalan “cellat mezarlığı” ise ser verip sır vermiyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 310
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺57,20

Çektiği uykusuzluğu mor göz altlarıyla ele veren ama taşıdığı büyük sırrı asla açık etmeyen Aslı. Kedi sevmeyen bir yazar. Hayatındaki en önemli kişiyi, anneannesini yakın zamanda kaybetmiş. Şu sıralar neredeyse görünmez olmayı diliyor. Ancak uluslararası bir yazar programına kabul edilmesiyle kendisini Avusturya'da buluyor. Vampir olduğundan kuşkulandığı, yaptığı tüm hesaplarda yaşı 130 çıkan bir hanımefendiyle tanışıyor. Bu yaşlı hanım ölümsüz mü; kaldığı evdeki kedi, anneannesinin reenkarne olmuş hali mi; bir insan kaç kez katil olabilir; peki şimdi hiç aşkın sırası mı?!

"Anneannem öldüğünden beri bir türlü onun gittiğine inanamadım. Bazen sanki hemen yanımdaymış gibi hissediyorum. Kokusunu duyuyorum. Ölene kadar aynı kokuyu kullandı. Eczaneden aldığı kolonyanın o sabun kokusu. Burada bile aynı kokuyu aldığım oluyor. Özellikle de kedi yanıma geldiğinde. Hep yazdıklarımı sesli okurken yanıma geliyor. Yani..."

"Anneanneniz gibi."

"Evet."

Bunu söylerken öyle utanıyor ki. Ama söyledi işte.

"Kedinin anneanneniz olduğunu düşündüğünüzü söylerken sizi deli zannedeceğimi mi sanıyorsunuz?"

Aslı başını sallıyor.

"Ah Aslı, ben, ölemediğini söyleyen bir kadınım. Ben mi sizi deli zannedeceğim? Gerçekten alemsiniz."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 246
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2015
₺48,40
Tükendi

Sufle ve Bana Yardım Et romanlarıyla adından çokça söz ettiren Aslı E. Perker, yeni romanında Osmanlı’nın son dönemindeki siyasi kamplaşmaları, belirsizlikleri, günlük yaşamı, İstanbul’un ve Anadolu’nun durumunu müthiş bir sürükleyicilikle anlatıyor. Vakit Hazan bir “tarihi macera”, hatta romanın başkahramanı Handan’ın deyişiyle bir tür “espiyonaj novella!”
 
Osmanlı’nın sona yaklaştığı sancılı bir dönemde geçen roman, kesin gibi görünen “yıkılışa” ve henüz belli belirsiz olan “sonrasına” odaklanıyor. Milli Mücadele’ye katılanlar ile Mandacılar karşı karşıya gelmiş; Mustafa Kemal’e canıgönülden inananlarla ona güvenmeyenler kendi içlerinde ve birbirleriyle kavga halindeler… Bu kargaşanın içinde, kendisini kurtuluşa adamış 18 yaşında bir genç kız da var: Handan. 
 
Handan’ın bir Osmanlı Paşası olan sevgili babasından gizli katıldığı Teşkilat-ı Mahsusa’daki görevi, önemli mektupları sahiplerine ulaştırmak ve saraydaki kıymetli eserleri İttifak Devletleri el koymadan önce Anadolu’ya kaçırmaktır. 

Vatan aşkıyla ülke için çalışırken,  gönlü bir yandan da  “yasak aşk”a düşer. Ülke bu durumdayken aşk düşünmeyi kendine yakıştıramaz ama o, 1920’lerin zor koşullarında Anadolu yollarında kendisini, hayatı, siyaseti ve aşkı daha iyi tanıyacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 425
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺27,28
1
Çerez Kullanımı