• İndigo Kitap Kampanya
    İndigo Yayınlarında kaçırlmayacak fırsat'
  • Destek Yayınları Kampanya
    Destek Yayınları Kampanya
  • Kara Karga Kampanya
    Kara Karga Kampanya
  • Beyaz Baykuş Kampanya
    Beyaz Baykuş Kampanya
  • İmzalı Kitaplar
    İmzalı Kitaplar

Varsın roma gömülsün Tiber'in sularına, kubbesi çöksün koca imparatorluğun!
Benim kainatım burası.

Ülkeler balçık; gübre kaplı dünya insanı da besler, hayvanı da.

Hayatta bizim gibi sevişen (Kleopatra'yı öper) bir çiftin, böyle iki varlığın elinden gelirse.

Buradan söylüyorum, cezaya çarpılmak istemezse, bütün dünya bilsin ki bir eşimiz daha yoktur bizim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 223
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2013
₺4,55 KDV Dahil

 





Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 199
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺14,00

...Zihnimden babamın, annemin sevgisini çıkardın; kardeşimin mezarı gönlümde idi, onu bile unutturdun. Şimdi hayali de, kendi gibi kara topraklarda yatıyor. Mezarını görmeden hatırıma gelmiyor. Ne uyuyabiliyorum, ne de irademe hakim olabiliyorum... içimde başka hiçbir şeye arzu kalmadı; gönlümde senden başka birşey bırakmadın. Şimdi kendini de benden alacaksın. Hem de bunun müjdesini kendin getiriyorsun. Kalbimi yaracaktın da bana bu merhameti, bu insafı mı gösterecektin? Sonunda ne olacak? O, bu memleketten gider, ben de dünyadan giderim. Ömrümün her lezzetini kaybettikten sonra kara toprağın nesi var? Birkaç dakikalık can acısından mı korkacağım?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺8,40

İlk kez 1668 yılında Palais Royal'da oynanan Cimri, çok cimri biri olan Harpagon ve onun ailesi etrafında döner. Moliere'in Cimri'si Harpagon, daha rahat ve daha mutlu bir hayat için biriktirmez. Onun için daha fazla para-altın-mal sahibi olmak kendi başına bir amaçtır. Cimriliği basit bir mal ve para sakınma durumu olarak değil, bir türk meta fetişzmi olarak yaşar. Metalar kullanım değerlerinin ötesinde anlam yükleyerek, onları fetişleştirme hali, sadece cimrilere özgü bir ruh hali değildir. Ancak Harpagon'un en büyük özelliği "Yaşlılığım yalanların arkasına saklanmayıp "Para, para!" diye bağırmasıdır. Bu nedenle biriktirdiklerini hiçbir zaman tedavüle sokmaz. Bir karadelik gibidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺11,90

"Sizlere dargın değilim. Sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum. Onlara da dargın değilim. Kellemi onlara götürdüğünüzde deyiniz ki, Adnan Menderes hürriyet uğruna koyduğu başını 17 sene evvel almadığınız için sizlere müteşekkirdir. İdam edilmek için ortada hiçbir sebep yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi, silahların gölgesinde yaşayan kahraman efendilerinize acaba söyleyebilecek misiniz? Şunu da söyleyeyim ki, milletçe kazanılacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendinizi yine de 1950’de olduğu gibi kurtarabilirdim. Dirimden korkmayacaktınız. Ama şimdi milletle el ele vererek Adnan Menderes’in ölüsü edebiyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Ama buna rağmen merhametim sizlerle beraberdir." -Adnan Menderes-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 166
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2009
₺24,50
"Bakınız, eğer bu kadar derin ve karanlık bir cehalet olmasa, bu masum insanlar kendilerine anlatılan şu masallara itibar ederler mi? Bizim en büyük derdimiz, cahil olmak; bütün Müslüman âleminin en büyük musibeti bu afet... Cehaleti yenmedikçe, hiçbir ciddi ve şerefli netice elde edilemez. Bence İslam’ın büyüklerinin yapacağı tek şey, birer medeniyet ve irfan mücahidi hüviyeti içinde, diyar diyar gezmek, irşat etmek, her türlü sıkıntıya severek katlanmak... İngiliz misyonerleri nasıl? Balkanlar’da Slavları ihtilale sevk eden, yine Ortodoks kilisesinin müşterileri değil mi? Onlara hiddet etmiyorum, gıpta ediyorum..." -Mehmet Akif Ersoy
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 170
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2009
₺24,50
Kırk yıl önce gemiler bu kadar hızlı gitmezdi. Nijni’ye yaptığımız yolculuk çok uzun sürüyordu. Güzellikleri ilk tattığımız o günleri bugün gibi çok iyi hatırlıyorum. Havalar iyi gidiyordu. Ninem ve ben sabahtan akşama kadar güvertede kalıyorduk. Volga’nın kıyıları arasında süzülerek gidiyorduk. Açık kahverengi geminin çarkları tembel tembel ve büyük bir gürültüyle gri-mavi suları dövüyor ve köpürtüyordu.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 287
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺16,80

Bazı devletler, halk olarak korkunç krizler geçirir ya da tümüyle perişan bir hale düşerler. Bazı uluslar ise hayatlarına iyi bir düzen kazandırırlar. Bu misallerin her ikisi de sadece devlet adamları, bakanlar, milletvekilleri için önem taşımaz; ulusun her bir üyesini de ilgilendiren meselelerdir. İster beyin gücüyle, ister kas gücüyle çalışsın; bütün erkekler, kadınlar, yaşlılar, gençler, kentliler, köylüler, hep bu sorunları düşünmelidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 103
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺10,50

"Bir gece bir bahçede, bir ağaçlığın içindeydim. Hiç kimse benim orda olduğumdan haberdar değildi. İki kişi benim olduğum yere doğru yöneldi. İzninizle isimlerini şimdilik söylemeyeceğim. Bu iki kişinin konuşmalarını duydum. Bahçesinde bulunduğum adamın evinde birisi ölmüştü. Konuşmalarını dinlediğim iki kişiden biri bu adamdı. Diğeri de bir doktordu. Ev sahibi, doktora üzüntü ve korkusundan söz ediyordu. Çünkü evinde, bir ay içinde arka arkaya iki ölüm olayı olmuştu." Kont: "Doktor ne dedi?" diye sordu. "Bu ölümlerin normal olmadığını ve bir..." "Evet..." "Zehirlenmenin söz konusu olabileceğini söyledi."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 584
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺31,50

Doğan yeni günle birlikte gelecek hayallerimle ilgili önemli bir değişime yöneldim. Doğan güneş hayatımı öyle bir aydınlattı ki artık hiçbir şeyin aynı olmayacağının bilincine vardım. O an için aklımdaki tek konu, gideceğim güne kadar daha altı gün olmasıydı. Ben gidene kadar Londra’ya bir şey olacak diye ödüm kopuyordu. Ben oraya gittiğimde de şehrin harabeye dönmüş olmasından ya da yok olmasından kaygılanıyordum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 512
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺28,00
Safiye Erol unutulup gitmiş, adı bile bilinmeyen ve kitapları okunmayan bir yazar ve aydındı. Ne zaman ki 2001 yılında kitapları Kubbealtı tarafından neşredildi, bir anda güneş gibi edebiyat dünyamıza doğdu. Birçok edebiyatçı, yazar, gazeteci şaşkınlıkla "Yahu kim bu Safiye Erol? Bir anda nasıl oldu da edebiyat aleminin gündemine yerleşiverdi?" diyerek hayretlerini gizleyemediler. Evet hakikaten Safiye Erol’un keşfi birdenbire oldu. Bir anda onu okuduk, bir anda sevdik ve hepimiz onu sahiplendik. Çünkü o bizimdi, bizdendi. Gazetelerde haberler çıktı hakkında, köşe yazarları övücü yazılar yazdılar. Radyolarda ve televizyonlarda programlar yapıldı. Kültür, sanat, edebiyat dergileri sayfalarını ona ayırdılar. Hatta bazı popüler ve önemli dergiler kapaklarını bile ona tahsis ettiler. Son zamanlarda bazı televizyon kanallarında adından söz ediliyor, Selim ileri gibi kimi ünlü romancılar "Aşkı en iyi anlatan yazar Safiye Erol’dur." Diyerek dikkatleri bu isimsiz edebiyatçıya çekiyorlardı.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2010
₺24,50
Bediüzzaman Said Nursi’nin çağımıza damga vuran büyük bir mütefekkir olduğu inkâr edilemez bir gerçektir. Zira 1926 yılında Isparta’nın kuş uçmaz kervan geçmez bir nahiyesine sürgün olarak gönderildiği günlerde, yazacağı eserlerin yeryüzünün en uzak köşelerine ulaşacağını hiç kimse tahmin edemezdi. Şartlar son derece elverişsiz olduğu hâlde "Kur’an’ın sönmez ve söndürülemez bir güneş olduğunu ispat etmek" diye ifade ettiği davasından bir an bile vazgeçmeyi düşünmedi. Onu yanlış anlayanlar iftira kampanyalarıyla mahkemelerin evhamını tahrik etmeleri sonucu bahtına düşen sürgünler, hapishaneler "Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı" dedirtse de yolundan döndüremedi. Peygamberlerin davası olan Allah dinine hizmet etmeyi gaye edinen Said Nursi "Ben cemiyetin iman selâmeti yolunda âhiretimi de feda ettim. Gözümde ne Cennet sevdası var, ne Cehennem korkusu. Cemiyetin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur’ân’ımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa, Cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur." sözleriyle davasına ne derece ciddiyet ve sadakatle bağlı olduğunu ifade etmiştir. Elinizdeki kitap günümüz insanının cazibe merkezi olmayı başarabilmiş bu şahsiyeti, biyografik şekilde anlatarak daha yakından tanımanıza fırsat sunmaktadır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺24,50

Bu kitap çeşitli düşüncelerden ve kategorilerden kişilerin kaleme aldıkları yazılar bütünü değil; 4000 yıllık bir mirasın günümüze yansıyan mısralarından oluşmuş bir Trabzon türküsüdür. Türkülerin ömrü uzun olur, bu "memleket türküsü"ne kim ki gönül verir, dileriz 4000 yıl daha yaşar; sevgiyle, muhabbetle, gururla...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 424
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺10,50

Mösyö! Şimdi dışarı çıkacaksınız. Ve bu resmi daireye yakışır edep takınuncaya kadar su kapıdan içeriye ayak basmayacaksınız! dedi. Frenk yerinden kımıldamadı. Mansur -çıngırağı oynatarak gelen odacıya: — Şu terbiyesizi dışarıya at! dedi. Odacı şapkalıyı görünce tereddüt gösterdi. Şapkalı da cevaben Türkçe olarak: — Terbiyesiz de, edepsiz de sensin, dedi. Mansur kendini kaybetmişti. Şiddetli bir tokat sesi odayı çınlattı. Frenk yere yuvarlanmıştı. Mansur da tekmeyle onu dışarıya atmakla meşguldü. Mansur’u tuttular, Frenk’i çıkardılar. Beş dakika sonra mümeyyiz Mansur’a hitaben: — Etmemeli idiniz beyefendi. Herif... tercümanıdır, çocukluğunuzdan bir mesele çıkabilir demesin mi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 319
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺19,60
Abdülhak Şinasi Hisar, Hamamzâde İhsan, Ercüment Ekrem Talu, Sermet Muhtar Alus, Osman Cemal Kaygılı, Refi Cevat Ulunay, Nihad Sâmi Banarlı, Sofi Huri, Ziya Osman Saba, Safiye Erol, Nahit Sırrı Örik ve Bahaeddin Özkişi... Kayıp İstasyon’un unutulmayan yolcuları... Kenarda kalmış, isimleri ve eserleri unutulmuş, bazılarının mezarı bile kaybolmuş 12 değerli edebiyatçı. Zamanla fark edilen, keşfedilen ve araştırılıp öne çıkarılan şairler ve yazarlardan bir demet... Sadece bir vefa duygusuyla değil aynı zamanda görev bilinciyle yitiklerin peşine düşen Mehmet Nuri Yardım, uzun araştırmalarının sonucunda Kayıp İstasyon’u oluşturan yazıları yazdı. Eser, eski zaman yazarlarının hatırlanmasına, anılmasına ve yeniden değerlendirilmesine bir kapı açtı. TYB 2005 Biyografi Ödülü’ne lâyık görülen kitapta, ihmallere ve unutuluşlara dikkat çekildi. Bugün bu yazarların büyük bir bölümünün kitapları yeniden yayımlanıyor, haklarında anma toplantıları yapılıyor, eserleri öğrencilere tavsiye ediliyor. Kayıp İstasyon, yazarın "Nesillerin Buluşması" diye adlandırdığı büyük bir projenin kitaba dönüşmüş hâli ve ilk merhalesidir. Geçmişle geleceği buluşturacak olan irfan köprüsü, bu tür vefa kitaplarının çoğalmasıyla örülebilecek. Kayıp İstasyon’u, sadece edebiyat araştırıcıları ve uzmanları değil, eski/mez yazarları seven meraklılar da zevkle okuyacaklardır. Birkaç kitabı var zannedilen yazarların, nasıl da 50-60 eserden meydana gelen bir külliyata sahip olduğu fark edildiğinde muhteşem edebiyatımızın göz kamaştıran zenginliği daha bir dikkat çekecek. Bu bakımdan Kayıp İstasyon, sahip olduğumuz hazineyi bize fısıldayan bir öncü ve uyarıcı kitap. Okuyunca hak vereceksiniz.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 238
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺24,50
Bu kitap başlı başına ne inceleme, ne araştırma, ne tahlil, ne de hatıra değildir. Bunların hepsini de kapsayan, Karakoçla olan sohbetlerimizi, röportajları da içine alan uzun yılların ürünü bir çalışmadır. Abdurrahim Karakoç’un her şiirini, her yazısını okurken onun siması karşımdaymış, benimle sohbet ediyormuş gibi bir ruh durumu içinde olduğumu söyleyebilirim. Hatta bazı şiirleri ile ilgili düşüncelerimi aktardığımda, bunlara şunu şunu da ekleyebilirsin diyen uyarılarını da duyar gibi hissettiğimi de ifade edebilirim. Demek istiyorum ki, yani Karakoç için yazılmaya çalışılan bu kitap sadece okunarak ve incelenerek ortaya konulmuş bir çalışma değildir. Bir anlamda onunla konuşularak, sohbet edilerek, gerektiğinde tartışılarak ve en önemlisi hissedilerekyazılmaya çalışılmış bir kitaptır. Abartmadan samimiyetle söyleyebiliriz ki, eğer bir Abdurrahim Karakoç gelmeseydi şiirimiz, bulunduğu zamanı olanca çarpıklığı ve deruni duyguları ile terennüm eden yiğit bir sesten mahrum olacaktı. Yaşadığı dönemin bazı olayları, sosyal çelişkileri onun şiirinin taşlamalarından uzakta kalacaktı. Dolayısıyla İnsanımız düşündüklerini, duyduklarını kendi vicdanlarınca ifade eden millî bir kalemi çıkaramamanın eksikliğini hissedecekti.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺24,50

Genç adam, K.'yı uyandırdığı için özür diledi, kendisini şato kâhyasının oğlu olarak tanıtıp: "Bu köy şatoya aittir." dedi. "Burada oturan veya konaklayan herkesin, şato sınırları içinde ikamet ettiği kabul edilir. Bu da ancak Kont'un izniyle olabilir. Sizinse böyle bir izniniz yok eğer varsa bile bunu göstermediniz." diyerek devam etti. K. yattığı yerden doğrulup eliyle saçlarını düzeltti, tepesinde dikilen iki adama bakarak: "Hangi köye geldim böyle?" dedi. "Peki, bir şato var mı buralarda?" "Elbette var!" dedi genç adam, kendinden emin bir tavırla. Bu arada, etraftakilerin K.'nın sözlerini tenkit eder gibi başını salladığı görülüyordu. "Saygıdeğer Kont VVestvest'in şatosu."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 359
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2014
₺21,00

Adam bunun bir maden ocağı olduğunu söylemişti. Yine de bir eziklik olmuştu içinde Ne işe yarardı ki? Burada bir iş bulmayacaktı. sonuçta. Binalara doğru gideceğine. Ocağın yanındaki cüruf yığınına doğru yürüdü. Burada üç demir potanın içinde çalışma sahasını aydınlatıp ısıtsın diye maden kömürü yakılmıştı. Toprağı kazan işçiler geç vakde kadar çalışmış olmalıydılar. hala moloz çıkarılıyordu. Şimdi, adam ateşin aydınlığında, kömür yüklü küçük vagonları boşaltan işçilerin gölgelerini görüyordu. İçinde ateş yanan bu kaplardan birine yaklaşarak: "Günaydın." dedi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 536
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2014
₺28,70

Sadelik kadınların hoşuna gider. Aptla değilse ya da bir şeye canı çok sıkılmışsa, yürek taşıyan her kadın sizin böyle çekinerek iki çift sözü esirgemedi sizden... Yine de siz benim söylediklerime bakmayın,Kim bilir sizi de deli filanda sanabilirler. Ben demin kendi düşündüklerimi söyledim. Çünkü yeryüzünde insanların nasıl yaşadıklarını bilirim. çok şey görsüm, geçirdim!" " Oh çok teşekkür ederim! Benim için ne büyük bir iyilik yaptınız bilemezsiniz."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 133
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2014
₺10,50

Bayan Bürstnerin soran bakışlarla kendisine   baktığını gören : a Anlayacağınız, bir soruşturma kurulu geldi buraya." diye ekledi. "Sizin için mi?" diye sordu Bayan Bürstnerin.

"Evet. dedi K. "Olacak iş değil ! diye bağırdı. Bayan Bürstnerin  gülerek "Geldi." dedi. K. "Peki, siz beni suçsuz mu buluyorsunuz?" "Suçsuz mu ? Şey ne bileyim... " dedi bayan Bürstnerin ,

"Ben konuyu bilmeden böyle ağır bir hükme varmak istemem. Sonuçta sizide tanıyoruım. Fakat bildiğim kadarıyla biri aleyhinde, daha başlangıçta bir soruşturma kurulu görevlendirildiyse, o kişi ağır bir suç işlemiş demektir. Ama anlaşılan o ki, serbestsiniz.

Her şey bir yana, sakin haliniz de hapishaneden kaçmadığınızı gösteriyor. Bir suç işlemiş değilsiniz herhalde! "Öyle." dedi K.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 244
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2014
₺16,10

- Emeti Hanımcığım, bu kızlar böyle fıkır fıkır ne konuşuyorlar? - A, ilahi evladım ne konuşacaklar? Söyleştikleri ya aşktır ya koca! Kıyametler kopsa onlar başka şey düşünmezler. Onlar öyle kuyrukludan falan korkacak tiplerden değil. Geçen günü Mebrure'yi işittin mi? Ah, kuyruklu gelse de kuyruğunu okşasak, demiyor muydu? Çatacak yıldızı Van kedisinden beter ettiler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2016
₺12,60

Matmazel de Courton Behlül'ün kapısında içeri girmeyerek duruyordu. Ufak bir tereddütten sonra seslendi: "Behlül Bey! Orada değil misiniz?" Bihter karanlığın içinde fark edilmekten titriyordu, burada saklanmış olmak şimdi kendisine o kadar çocukça bir şey görünüyordu ki, kendi kendine hırsından "ahmak!" diyordu. Bu saatte, özellikle Behlül orada yokken, bu odada bulunmak, pencerede hava almış olmak pek tabii bir şeydi ki, yalnız saklanmış olmakla şüphe çekebilirdi. Bu, Matmazel de Courton'un nazarında bütün içindeki sırlar bir dakikada okunan bir kitap kadar etkili olacaktı. İhtiyar kız içeri girebilirdi, onu orada görebilirdi, o zaman?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2016
₺22,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 343
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺15,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 396
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺18,20

Necip ile Süreyya'nın arasına daldt," Yahyalidiyorıız!" dedi. Siirt)ya bakıyordu, önce înanıtıııdı.V oluyor, neden?" diye soran bir bakışla Suat'ınuzattığı kağıt paraları alıyordu, sonra birden, "Hune'.' Bunlar ne? Nereden?" sorularını sıraladı. Sıtaleliyle ağzım kapayarak, "Sus!" diyor, diğeri "Kimgönderdi?" diye sorarken, "Babam, bahanı...'yanıtını veriyordu. Sonra oraya oturup alçak birsesle: "simdi bu parayla kimseye bir şey sütiemedtnı>ifii|> yalıyı tutmalı, sonra da hepsinin gözününliııîintle buradan çıkıp gitmeli..." dedi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺19,60

O gün, günlerden pazardı; gezinti çizelgesine göre ilk uğranılacak yer, Fenerbahçesi olduğundan Bihruz Bey doğruca oraya giderek, Marmara’ya bakan büyük ağaçların altında arabasını durdurdu ve Kalamış tarafından bir landonun çıkabileceği noktaya gözlerini dikip bekleyerek düşünmeye başladı. Sarışın hanım, Bihruz Bey için iki aydan beri idefiks (sabit fikir) olmuştu. Uyanık iken saatlerinin hiçbir dakikası yoktu ki sevgili "Siyah-çerde" yi düşünmeksizin geçsin; hatta geceleri geç vakit yatağına girdikten sonra bin zahmetle güçsüz bir şekilde ruhunu atabildiği rüya âlemi içinde bile sürekli sarışın hanımla uğraşırdı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 271
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺15,40

Bu iki delinin birisi gerçekten hafızmış. Diğeri ise arabacı. Bunlara çifte hafız denmesinin sebebi arabacının diğerini her zaman taklit etmesinden doğuyordu. Demir parmaklık önüne deli seyretmeye gelen akılları! Bütün Müslümanlara has bir şefkat ev bağışlama alışkanlığı ile delilere yiyecek, özellikle tütün, şeker ve bunun gibi şeyler getirip veriyorlardı. Bununla beraber delilerin obur ve pisboğaz olanları parmaklık önünde seyirci gördükleri gibi yanlarına giderler. Her biri uzmanı olduğu konuda saçmalar anlatarak tütün ve başka şeyler isterlerdi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 174
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺12,60

Ben, şu an yirmi yaşında olan lise mezunu bir gencim. soyadım Dolorukiy diye bilinir, meşru babam Makar İvanov Dolgorukiy, Versilov ailesinin eski köleseymiş. Aslında meşru yoldan doğsam da, toplumun değer yargılarına göre babasızım ve soyum sophum şüpheli. Dünyaya geliş hikayem şöyle: Bundan yirmi iki yıl önce asıl babam derebeyi Versilov Tula vilayetindeki çiftliğine gelmiş. O sıralarda yirmi beş yaşındaymış. Öyle sanıyorum ki o zaman daha kişiliği tam oturmamış bir adammış. Çocukluğumdan beri beni hep şaşırtan, bütün ruhumun derinliklerine giren, hatta uzun zaman bütün geleceğim üzerine büyük etkiler bırakan bu adamın, şimdi bile birçok şeyde benim için büsbütün çözülmemiş bir bilmece oluşu da meraka değer. Ama iyisimi gelin de bunu daha sonra konuşalım; bu gibi şeyler öyle gelişi güzel anlatılmaz. Zaten bütün hatıra defterimi bu adam dolduracak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 752
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺38,50

Türkçülüğün yurdumuzda ortaya çıkmasından önce Avrupa’da Türklükle ilgili iki hareket oluştu. Bunlardan birincisi Fransızca "Turquerte" denilen, Türk hayranlığıdır. Türkiye’de yapılan ipekli ve yün dokumalar, halılar, kilimler, çiniler, demirci ve marangoz işleri, ciltçilerin, tezhipçilerin yaptıkları ciltler ve tezhipler, mangallar, şamdanlar vb. gibi Türk sanat eserleri çoktan Avrupa’daki sanatseverlerin dikkatini çekmişti. Bunlar, Türklerin eseri olan bu güzel şeyleri binlerce lira vererek toplarlar ve evlerinde bir Türk salonu veya Türk odası oluştururlardı. Bazıları da bunları başka milletlere ait güzel şeylerle birlikte, bibloları arasında sergilerdi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺10,50

Ülkemizde üç düşünce akımı vardır. Bu akımların tarihi incelenirse görülür ki düşünürlerimiz önce "çağdaşlaşmak" (muasırlaşmak) gereğini duymuşlardır. Üçüncü Sultan Selim döneminde başlayan bu eğilime devrimden sonra "İslâmlaşmak" istediği de katıldı; son zamanlarda ise ortaya bir de "Türkleşmek" akımı çıktı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺7,70

O gerçek bir aşık... Aşkın bile kendi tarifini bulduğu bir aşık... Taptuk Emre dergahında söylenen şiirleri, ülkemizin hemen her yerinde bulunan türbesi, mesajları bütün dünyayı dolaşan mısraları ile "gönüller yapmaya gelen" Yunus Emre’nîn en güzel şiirlerinden oluşan bu eser, evrensel değerlerimiz arasında ilk sırayı alan yüce ozanı, günümüz gençliğine daha doğru ve daha doyurucu bir içerikle tanıtmayı amaçlıyor..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 190
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺14,00
LUCENTIO: Tranio, sanatın beşiği Padua'yı görmek o kadar istiyordum ki, Lumbardia'dan kalkıp büyük İtalya'nın bu nefis bahçesine geldim, babamın sevgisiyle müsaadesine, onun iyi niyeti ve sen lalamın güzel arkadaşı katılınca her isteğim yerine geldi. Artık bu havayı ala ala, rahat rahat okuyup mükemmel bir tahsil görürüz. Ben Pisa şehrinde dünyaya geldim, sonra bütün dünya piyasasına hükmeden babam Vincentio, Bontivolli soyundandır: Şimdi Vincentio7nun oğlu Floransa'da yetişince, servetini faziletlerle kaplamak için bütün ümitler yerine gelir artık: bunun için Tranio, okuduğum müddetçe faziletten, asıl felsefenin faziletle elde edilen saadetten bahseden kısmıyla, uğraşacağım. Ey sende fikrini söyle. İşte Pisa'dan kalkıp Padua'ya geldim.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 157
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺11,90

Varsın roma gömülsün Tiber'in sularına, kubbesi çöksün koca imparatorluğun!
Benim kainatım burası.

Ülkeler balçık; gübre kaplı dünya insanı da besler, hayvanı da.

Hayatta bizim gibi sevişen (Kleopatra'yı öper) bir çiftin, böyle iki varlığın elinden gelirse.

Buradan söylüyorum, cezaya çarpılmak istemezse, bütün dünya bilsin ki bir eşimiz daha yoktur bizim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 223
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2013
₺14,00

Juliet: Kim gösterdi sana burayı? Romeo: Her şey aşkın yardımıyla oldu. O, akıl verdi bana, ben de ona göz oldum. Ben gemici değilim, ama sen o en uzak denizlerle yıkanan uçsuz bucaksız kıyılarca uzak da olsan, sana ulaşmak için açılırdım denize.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺12,60

Tiyatro Serisi Antonius ve Kleopatra Atinalı Timon Hamlet Hırçın Kız Julius Caesar Kral Lear Macbeth Onikinci Gece Othello Romeo ve Juliet Cimri.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 189
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺13,30

Eski geleneğin kimi kalıplarını sürdürmekle birlikte, Taaşşuk'u Tal'at ve Fitnat (Talat ve Fitnat'ın Aşkı), yazınımızda Batılı yöntemle yazılmış roman türünün ilk örneği olarak kabul edilmektedir. 18 yaşında yetim bir çocuk olan Tal'at Bey, bir yaşındayken öksüz kalan, babasını tanımayan bir kız olan Fitnat'a ilk görüşte aşık olur. Ancak kızı sokağa bile çıkartmayan tutucu bir adam olan babalığı tütüncü Hacıbaba; aksi, dediğim dedik bir adamdır ve üvey kızına kendi ölçütlerine göre bir koca bulmak istemektedir. Bunun üzerine Tal'at Bey, kız kılığına girerek Fitnat'la arkadaş olur. ancak Hacıbaba, kızıyla evlenmek isteyen ve zengin bir adam olan Ali Bey'in önerisini kabul eder. Ali Bey, Fitnat'ın babası yaşındadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 175
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺13,30

Montaigne, Denemeler’inde kendinden bahseder. Kendisini zamansız bir çerçeve içinde sergilemek, bölük pörçük anlatılardan bir insanın özünü oluşturmak; değişmez olmayan, çevresinde meydana gelen olaylardan çok, benliğine önem veren bir varlıktan bahsetmektedir amacı. Dostlarına ve yakınlarına kendisini tanımaları ve hatırlamaları için kendisinin çeşitli konulardaki fikir ve yorumlarını birbirinden ayrı bölümler halinde kaleme almıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 327
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2016
₺16,80

Mevlâna’nın Anadolu’da yaktığı ateş, bugün de etkisinden hiçbir şey kaybetmeden varlığını sürdürüyor. Bir şaheser olan Mesnevi ise bu ateşin harmanlandığı bahçe... Mesnevi bahçesinden derlenen en güzel hikayelerle sevgiyi, hikmeti, adaleti, iradeyi, inancı, gerçeği, ve doğruyu anlatan Mevlâna, gönüllerimize farklı pencereden aralıyor. Bu eser, Mevlâna’nın Mesnevi bahçesine götürüyor sizleri...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺14,00

Anna oğluyla ilgilenmeye başlamıştı. Kendi kendince "Nasıl olur da oğlumu sevmem?" dedi. "Acaba beni cezalandırmak için babasıyla işbirliği yapması mümkün olabilir mi? Bana acımayabilir mi?" diye düşündü. Bunları düşünürken kendini tutamayıp ağlamaya başladı. Gözyaşlarını göstermemek için hemen ayağa kalktı ve koşarcasına taraçaya çıktı. Artık düşünürken zihni zorlanıyordu. Benliğinin ikiye ayrıldığını hissedip kendi kendine, "Şimdi düşünmemeliyim, düşünmemeliyim," dedi. "Bir yere gitmeli. Ama nereye? Ne zaman? Kiminle? Moskova’ya akşam treniyle gideyim. Serge ve Annouchka’yı da yanıma alırım. Yanımıza en çok gerekli şeyleri alırız. Ama önce her ikisine de mektup yazmalıyım." diye düşündü. Hemen salona girip yazı masasının önüne geçti ve kocasına yazmaya başladı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 744
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2016
₺38,50

Gece ile birlikte dehşet verici saatler başladı. Giderek kurtların cesaretlenmesi bir yana, Henry’nin uykusuzluktan ayakta duracak hali de kalmamıştı. Bütün gücünü ortaya koyarak uyumamağa çalışmasına rağmen ateşin başında, sırtında battaniyesi ve bacaklarının arasında baltası, dalıp gitti. İki köpeği, iki yanına iyice sokulmuş, üçü birbirine destek olmuştu. Bir ara uyandı. Karşısında gri tüylü, kocaman bir kurt uyandı. Hayvanla arasında yarım metre ya vardı, ya yoktu. Sürünün en iri hayvanlarından biriydi bu. Ona baktığında, kurt tembel bir köpek gibi keyifle gerindi. Az sonra mideye indireceği yemine sahip çıkarcasına bakıyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 267
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺14,00

Yeni Dünya’da Kuzey Kutbu bölgesinin karanlığında dolaşıp duran maceraperest insanlar sarı bir maden bulmuşlardı. Zengin olma ümidiyle binlerce kişi bu sarı maden için Kuzey’e akın ediyordu. Bu bölge ve iklim şartlarına göre insanların kızaklara ihtiyacı vardı. Tabii kızakları çekecek, ağır ve yorucu işlerin üstesinden gelebilecek, kara, kışa dayanabilecek, uzun tüylü, iri ve kuvvetli köpeklere de...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 118
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺10,50

Bir sabah tedirgin, düşlerinden uyanan Gregor Samsa, dev bir böceğe dönüşmüş halde buldu kendini. Bir zırh gibi setleşmiş sırtının üzerinde yatıyor, başını biraz kaldırdığında yay şeklinde katı bölmelere ayrılmış, bir kümbet yapmış kahverengi karnını görüyordu. Karnının üstündeki yorgan, her an kayıp yere düşmeye hazır halde güçlükle tutunabilmekteydi. Vücudunun diğer kısımlarına göre acınacak kadar cılız, bir sürü bacakçık ne yapacaklarını şaşırmış, gözlerinin önünde sürekli çakıp sönüyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺7,00

Hiçbir erkek bir kadını sevip kaybettikten sonra, duygularında değişiklik olmadan onu birinin eşi, bir anne olarak pek görememiştir. Ne var ki Lucie’nin çocukları Sydney’e garip bîr yakınlık gösteriyorlardı; içlerinden gelme bir acıma duygusu vardı onlarda. Bu da gizli duygulara kimbilir nasıl dokunuyor! Bunu hiçbir yankı anlatmıyorsa da bu bir gerçektir, burada da öyleydi. Sydney Carton Küçük Lucie’nin o yumuk kollarını açtığı ilk yabancıydı, kız büyüdükçe de Sydney Carton yerini elde tuttu. Küçük oğlanda hemen son dakikasına kadar ondan söz etmişti. "Zavallı Carton! Benim yerime öpün onu..."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 540
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺22,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 158
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺10,50
Dünya tarihinin en güzel aşk öyküleri Doğu’dan çıkmıştır. Bu öykülerin başında ise Kerem ile Aslı gelir. Sevdiği kız uğruna tacından ve tahtından vazgeçen ve adeta sevdiğini kovalayan Kerem’in duygu yüklü öyküsünün anlatıldığı bu eser, giderek kirlenmeye başlayan sevgilerimizi yeniden gözden geçirmemizi sağlıyor. Kerem ile Aslı’nın göz yaşartıcı öyküsü günümüz gençliğine çok şey anlatırken, sevgisini yenilemek isteyenlere de yol gösteriyor...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 141
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2012
₺12,60
Tükendi
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 349
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺9,45
Tükendi

Anna oğluyla ilgilenmeye başlamıştı. Kendi kendince "Nasıl olur da oğlumu sevmem?" dedi. "Acaba beni cezalandırmak için babasıyla işbirliği yapması mümkün olabilir mi? Bana acımayabilir mi?" diye düşündü. Bunları düşünürken kendini tutamayıp ağlamaya başladı. Gözyaşlarını göstermemek için hemen ayağa kalktı ve koşarcasına taraçaya çıktı. Artık düşünürken zihni zorlanıyordu. Benliğinin ikiye ayrıldığını hissedip kendi kendine, "Şimdi düşünmemeliyim, düşünmemeliyim," dedi. "Bir yere gitmeli. Ama nereye? Ne zaman? Kiminle? Moskova’ya akşam treniyle gideyim. Serge ve Annouchka’yı da yanıma alırım. Yanımıza en çok gerekli şeyleri alırız. Ama önce her ikisine de mektup yazmalıyım." diye düşündü. Hemen salona girip yazı masasının önüne geçti ve kocasına yazmaya başladı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 744
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2016
₺14,00 KDV Dahil
Tükendi
"Naçiz ferdi olmakla öğündüğüm Türk milletinin mutluluğu ve hizmeti uğrunda bütün kabiliyet ve varlığımı vermek gayret ve kararıya duygulu ve dolu bulunuyorum. Asla şüphe yoktur ki, Cumhuriyet’in gelecek evlatları bizden daha refaha kavuşmuş ve bahtiyar olcaklardır. Dünyanın zorunlu gidişinde asil milletimize düşen yüksek ödevlerin yerine getirilmesine çalışacağız. Bu ödevler, uygarlık ve insanlık ailesinde Türk miletinin layık olduğu yüksek itibar mevkiini koruma ve yükseltmesine hizmet etmek olacaktır." -Mustafa Kemal Atatürk- "Pek çok kitabı yayın öncesi okuma olanağım oldu. Ama bu kitap kadar heyecan duyduğum çok az olmuştur." -Erol Mütercimler-
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 287
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2009
₺24,50
Tükendi
İskender, bir gün saray filozoflarından Anaxarchus ile sohbet etmektedir. Filozof ona evrende sayılamayacak kadar çok dünyaların olduğundan söz eder. Bunun üzerine İskender ağlamaya başlar ve şunları söyler: "Ne kadar dünya var ve ben onlardan birini bile fethedebilmiş değilim..."
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 158
En / Boy : 11,5 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2010
₺4,90
Tükendi
Eski Mısır, Atlantis’in kalıntılarından yükseldiği rivayet edilen ve gelmiş geçmiş en büyük uygarlıklardan biri olan gizemlerle dolu bir medeniyet... Kitaplara, belgesellere, filmlere belki de en çok konu olan uygarlık ve onun hâlâ gizemi çözülmemiş mirası... Böyle bir medeniyetin tek ve en güçlü odak noktası olarak yükselen Firavunun (ya da firavunların) dünyaya şekil veren gücünü aydınlatmak için kalıntıların arasındaki sırları anlama ve çözme mücadelesi... Peki, gerçekte kim bu firavun(lar), tanrıya meydan okuyan ihtişamlı ukalalar mı; yoksa halkının iyiliği için ülkelerinin mevcut sosyo-politik konumlarını korumaya çalışan zavallı hükümdarlar mı?
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 11,5 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2010
₺4,90
1 2 >
Çerez Kullanımı