Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 254
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2013
₺9,38 KDV Dahil

"Yaş otuz beş, yolun yarısı eder, demiş şair. Eğer haklıysa benim yolumun yarılanmasına iki yıl kalmıştı. İçimdeki çocuğa rağmen, yeni yaş almayı ve bunun kutlanmasını oldum olası sevememişimdir. Yirmi yıldır geçmediği gibi her geçen yıl  daha da artan ve her doğum günümde beni derin bir hüzne sevk eden o acı olay yaşanmamış olsa, belki  ben de severdim doğum günlerini.”

Bahar, yaşamını çok katlı bir plazada, iş hayatının türlü oyunları ve çekişmeleri arasında tükettiğini fark etmeden yaşayıp giderken, hayatının bir dönüm noktasına doğru sürüklendiğini bilmiyordu. Oysa hayat, ona başka başka sürprizler hazırlamak konusunda ne kadar mahir olduğunu kanıtlamak üzereydi. Aşk, hiç beklemediği bir yerden vuracaktı onu...

Bahar, yüzüne vuran serin bir rüzgârın onu uyandırmasına ve yaşadığı hayata başka bir gözle bakmasına izin verecek mi yoksa alışkanlıkların güçlü bağına, onu saran eylemsizliğe teslim mi olacak...

Geç Gelen Bahar, her satırında düşüneceğiniz, sizi başka âlemlere alıp götürecek, sıcacık bir roman...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 134
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺9,72

Her şey birkaç kelime ile başladı: Sinek nerede?
 
Günümüz İstanbul'unda mahalleler birer birer kentsele dönüşürken küçük insanların büyük kültürleri de bu macerada yok olup gitmektedir. Yaşayan, nefes alan ve muhakkak ki konuşan insanların sözleri, tırnak içine dahi alınmayacak kadar önemsizleşmiştir.

Bu hikaye; kaybolan kültürlerinin içinde boğulmak üzere olan insanların hikayesi...

Bu hikaye; yüksek paletli dozerlerin darbeleriyle değil de kaybolan insanlarının hüznüyle çöken evlerin hikayesi...

Kızılderili hikayelerinin ehlileştirilip mahalleleşmiş hâli ve süper gücü olmayan süper kahramanların hikayesi...

Alibeyköy'ü, nam-ı diğer Köy'ü tanımak, Sinek'in hikâyesinde insanlığı aramak isteyen okuru, büyük bir sürpriz bekliy


Sayfa Sayısı : 140
Basım Tarihi : Kasım 2016
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺11,48 KDV Dahil

Trabzon’un Bozbalık Köyü’nde doğan Ece Duman’ın çocukluğu, annesi onu doğururken öldüğü ve babası başka bir kadınla evlendiği için çok kötü geçmiştir. Ece on yaşına geldiğinde, üvey annesinin hamile olduğunu öğrenir ve İstanbul’daki teyzesinin yanına taşınır. Şimdi yirmi sekiz yaşında, yakında yeni kitabını çıkaracak olan tanınmış bir yazardır. Eski hayatını tamamen geride bırakmayı başarmıştır ve hiçbir şeyin bunu bozmasına izin vermez. Ta ki, yıllardan beri hiç iletişim kurmadığı babasının kaybolduğunu öğrenene dek. Artık herkesten, kendisinden bile sakladığı geçmişiyle yüzleşmek zorundadır.

Ece, on sekiz yıl sonra Bozbalık’a geri döner. Köyde hiçbir şeyin bıraktığı gibi kalmadığını, her şeyin zaman içinde değişmiş olduğunu görür. O zamana dek varlıklarından bile haberdar olmadığı üvey kardeşleriyle tanışır. Kendini bir anda karmaşık bir ilişkiler ağının, karanlıkta gizlenen sırların, baş etmesi zor bir aşk ikileminin içinde bulur. Ve karşılaştığı her imkansızlığa rağmen, babasına ne olduğunu bulmaya kararlıdır. Ucunda ölüm bile olsa…

Genç yazar Mert Ofluoğlu, Bozbalık Serisi’nin ilk kitabı olan Ters Düz’de, okurlarını sırlarla örülü Bozbalık Köyü’ne davet ediyor. Aşk, gizem ve beklenmedik bir ihanet. Bu köyden çıkış yok!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 267
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺12,50

"Onu sev çocuk!
O kadar muhtaç ve aç ki sevgiye, kendisi olamıyor.
Onu sev çocuk!
Yeniden gülümseyebilmesi için, ve unuttuklarını hatırlayıp, güneşi ve gökyüzünü gerçek renklerinde görebilmesi için.
Onu sev çocuk!
Kendi yalnızlığında kaybolmaması ve senin yalnızlığına ortak olması için."

Kendisiyle başbaşa genç bir kadın... Aşık olmayı reddeden, ailesini istemeyen, dost edinmeyen, hayatta tek başına bir kadın. Ve hayatından gelip geçenler... Yalanlar, ihanet, aşk, arkadaşlık, aile bağları ve dahası...

"Küçük bir çocuğun büyük düşleri gibiydi yalanlarımız, içinde olmak isteyip olamadığımız ama tam ortasındaymışız gibi hissettiğimiz boş sokaklara benziyorlardı; uçsuz, bucaksızmış gibi büyük görünüyorlardı gözümüze. Biz büyüdükçe onlar da büyüyordu. Aklımız büyüdü ama yalanlarımızın mantıksız ve sahte oldukları gerçeğini kabullenmedi, sanki onlar sonsuza kadar bir kutuda saklanacak, kimse bilmeyecek, kimse öğrenmeyecekmiş gibiydi. Oysa zaman yavaş yavaş aşındırıyordu o kutuyu, nemiyle ıslatıp döküyordu ahşabını, içinde sakladığı sırrı bir an önce paylaşmak istercesine. Keşke küçükken bir ağacın gövdesine çaktığımız çiviye benzeseydi yalanlarımız, yaşlandıkça kabuğun içine saklanan ve giderek ağaçla bütünleşip kaybolan çiviye."

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 294
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺13,89

Kocanızın başka bir kadına aşık olmasını mı yoksa fiziksel birlikteliğini mi, hangisini daha kolay affedebilirsiniz?

Kocası Jonathan'ın geçen bir yıl boyunca bir kadınla ilişkisi olduğunu öğrendiğinde Eve, sekiz aylık hamiledir... Hamileliğin duygu fırtınası içersindeyken üstüne bir de kendisini ihanete uğramış hisseder, kocası ise onu aldatmadığını söylemektedir.

Evlilikleri nasıl devam edecektir? O güne kadar yaşadıkları tüm mutlu anlar koca bir yalan mıdır? Eve, evliliğini ve aşkını sorgularken bir yandan da kendisini yepyeni keşiflerin kıyısında bulur. Hayat onun için artık eskisi gibi olmayacaktır.

"Duygusal ilişkinin zararsız olduğuna inanan kişi bir tür şokta demektir. Holly Shumas bu yalanlar sarmalını dramatik ve yürek burkan bir etkiyle anlatıyor."

- Victoria Zackheim The Other Woman editörü


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 324
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺13,89

“Bunca yılı nefret içinde geçirdiğimi fark ettim. Ama şimdi, ilk defa, başka bir şey bulmuştum, nefretin tam tersiydi, sevgiydi bu...”

Hanna’yı Korumak’ın bilinmeyen anlatıcısı, Berlinli bir çeteye mensuptur ve bu çeteyi ailesi olarak görmektedir. Ailenin reisi Maestro, onun vasisi gibidir; ona borçların toplanması, kirli işlerin yapılması gibi görevler verir. Ama bu seferki görevi bambaşkadır ve onu daha önce deneyimlemediği duygulara gömecektir.

Görevi, bir suçun tek görgü şahidini, güzeller güzeli fakat biraz da tuhaf olan Hanna Wyoczik’i çıkacağı mahkemeye kadar korumaktır. Bunun için de bir hafta boyunca Hanna ile yaşaması gerekmektedir. Fakat daha önce hiçbir insanla, hele ki bir kadınla, beş dakikadan fazla süren bir ilişkisi olmadığından dolayı Hanna ile zaman geçirdikçe sosyal hayatın dayanılmaz olduğu kanısına varır. Ancak Hanna’yı korurken sergilediği cesur, nüktedan tavır ile birlikte çok geçmeden gönlünü Hanna’ya kaptırdığını fark eder...

Aşk, onu bambaşka birisine dönüştürmüş; şiddetten arınan ruhunu sevgiyle temizlemeye başlamıştır. Artık o eski çete adamı değildir. Tek bir amacı vardır: Hanna’yı Korumak.

Miha Mazzini, basit sahneleri anlamlı bir kara komedi romanına çeviriyor. Ruhu şiddetle dolu bir çete adamının aşkla evcilleşme serüvenini göreceğiniz, insani duygularla örülü harika bir roman sizleri bekliyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 329
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2015
₺13,89

Yalnız Yürümek Altın Bilek Yayınları


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 190
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2008
₺6,94

"Ölüm tarihim 19.Temmuz.2001, saat 15.23"

Bir sabah, yıllar önce aldığınız kararın hayatınızı ne kadar değiştirdiğini anlayarak uyandınız. Size o ânın kırılma noktası olduğu önceden söylenseydi yine de aynı yolu mu seçerdiniz? Kontrol artık sizde, geleceğinizi yönetmeye hazır mısınız? Döngü; sadece gerçek bilgiye uzanan aydınlanmanın hikâyesi değil, cümlelerinin içinde, insanlık tarihinde yer etmiş gizemlerin, daha önce hiçbir yerde söylenmemiş çözümlerinin de bulunduğu fantastik bir roman. Öğretilenlerden, gördüklerinizden daha fazlası olduğunu biliyorsunuz, bunu doğduğunuz günden beri hep hissettiniz. Vakit kaybetmeyin, Emir Doğu'nun, bilinmeyene doğru çıktığı yolculuğuna katılın.

"Horus'un öğretilerine karşı Seth'i takip edenler, savaş binlerce yıldır devam ediyor, Kâhinler, Masonlar ve İllüminati cephedeki birlikler, gerçek bilgi hepsinin üzerinde ki zaten sembolleri piramit de bunu anlatıyor. Babamın projesi, işlenen cinayet, şirketin Tanrı'yı mağlup etme çabası da sadece yolun basamakları. Gerçek bilgi kaderin sayılarıyla alakalı, doğum tarihlerimizi barkodlarımız olarak düşün, seçimler dediğimiz yalnızca döngünün etkileşimlerinden ibaret. Dinler, insanları kısıtlamak, yoksun bırakmak, arayıştan uzak tutmak kurallarıyla hareket ederken, diğerleri günah kavramını tartışmaya açarak özgürlükleri savunuyorlar. Bilgiye sahip olan dünyayı yönetir, karanlığın ardındaki gerçek de sadece budur…"

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 480
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺19,45

"Hepimiz aynı anayasal düzenin kurbanlarıydık, sırf bu düzen için hayatlarımızı kaybetmeyi göze alıyorduk ve hepimiz bundan nefret ediyorduk… Aslında, ne bizim ne subayların ne şehit olan askerlerin ne yaralıların ne de ölenlerin ailelerinin bu düzene hizmet etmek gibi bir amacı vardı."

Çeçenistan Savaşı tüm çağdaş savaşların aynasıdır. Kitap savaşta birebir mücadele eden bir askerin hikâyesini yine askerin ağzından anlatır. Savaşın, askerlerin vicdanlarında, hayatlarında ve ruhlarında bıraktığı derin izleri gözler önüne serer ve okuyucuyu yaşananların birebir tanığı yapar.

Bu sayfaları yazan keskin bir nişancıdan ziyade yaşadıklarını paylaşmak isteyen bir askerdir. Yazar, İkinci Çeçen Savaşı'nda Rus ordusunun saldırı grubunda yer alarak iki sene boyunca zorunlu askerlik görevini keskin nişancı olarak yerine getirdi. Ama maalesef çoğu zaman insanların kim olduğu değil, ne yaptığı önemlidir. İnsan her zaman olduğundan fazladır, nitekim yapmak zorunda kaldığı şeyler öyle kötüleşir ki o da 'insan' olarak değişir.

Bu kitapta anlatılan savaş gözle görülebilir bir savaştır, çünkü Lilin'in sembolik ekipmanları savaşı tamamen gözler önüne sermektedir. Söz konusu savaş, çoğumuz gibi, hiçbir ufuğa, ideolojiye ya da karmaşık dünya görüşüne sahip değildir. Okuyucu her şeyi keskin bir nişancı tüfeğinin gözünden gözetler gibi yakınında bulacaktır. Şunu da belirtmek gerekir ki bu sayfalar bile söz konusu olayların korkunç boyutlarını yansıtmakta eksik kalmaktadır.

Kitap, başlangıçta oldukça acımasız ve korkunç görünebilir, ama gerçekler de oldukça acımasız ve korkunçtur. Kitap; ne iyinin ne kötünün var olduğu, cehennemin hüküm sürdüğü topraklarda insanın insan olmaktan öteye nasıl geçebildiğini gösterir.

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺29,85
Bir kadın yazarın kaleminden bir erkeklik destanı... Çok yakında...Cengiz, hayatın anlamının aşkı bulmakta olduğunu düşünen ve delice her bedende düşlediği aşkı arayan, yalnız bir adam. Birbirinden farklı hayatlara sahip kadınlarla birlikte olan Cengiz, düşlediği aşkı bulamadığı gibi bir seks obezine dönüşür. Bu yaşam biçimi evlendikten, bir oğlu olduktan sonra da değişmez... "Demir parmaklıklardan bahçeye baktım. Bahçede dolaşan delilere. Ben de onlardan biriydim, akıllı olmayı seçenlerden!""Sanırım dünyada oğlunun tuttuğu takımı bilmeyen tek baba bendim. Tek soysuz baba!.."Cinsiyet değiştirmenin anormal karşılandığı günümüzde, bir kadının erkek gibi hissedebileceğinin ne kadar kolay ve normal olduğunu; beynine girip zihnini ele geçirdiği Cengiz’in erotizm dolu hayatını tıpkı bir erkekmiş gibi anlatıp, herkese kanıtlıyor Tülay Ferah. "Meğer ne basitmiş, kadınken erkek gibi hissetmek," dedirtiyor insana! "Erkek, salt bir beden öyküsü değil; ruhun arınma yolcuğu, kurtuluş arayışıdır da. İnsanın içteki cennetiyle ve cehennemini dış dünyanın insan ilişkilerinin acımasızlığıyla anlatır Tülay Ferah. Bir yanda hem uzak hem yakın aşk’ın aşkınlığı, hem de "kucaklanacak beden"in özlemi dile getirilir.Erkek, aşka tutkuya bedene ağıttır aynı zamanda. Günümüz erkeğine kadınına erkeği anlatan bir roman. "Ben kimim" sorgusunu da yapan üstelik.."-Feridun Andaç-
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 166
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2013
₺9,72
Avrupalı yüz binlerce Kadın yanılıyor olamaz...Le Chic Butik, Tami Newton imzasıyla çok yakında raflarda...New York’ta üç arkadaş: Dori, Jesi ve Irene. Her şeye hazırlar ve sürekli Bay Doğru’yu aramaktalar.Le Chic Butik’in açılışına davet edildiklerinde kendilerini bir sürprizin beklediğini biliyorlardı. Le Chic’in devrim yaratacak yeni bir konsepti vardı: Erkek satmaktaydılar! Hem de her biçimde, her bedende, her renkte ve her kişilikte erkekleri vardı. Kadınlar, müstakbel eşlerini hazır alabilirler ya da kendilerine uyacak şekilde özel yaptırabilirlerdi. Her ne kadar alışılmadık bir durum olsa da üçlümüz hemen istedikleri erkekleri aramaya koyulurlar. Ancak dikkatli olun, her zaman istediğiniz ya da ihtiyaç duyduğunuz her şeyi satın almazsınız. Yanlış beden seçmişsinizdir, o renk size pek gitmiyordur ya da aldığınız belki hiç de sizin tarzınız değildir. Tabii ki çoğu kez aldıklarımızı eve getirmeden bunun farkına varamayız. Kıyafetler için geçerli olan bu durum erkekler için de geçerliydi.Neyse ki Le Chic, ürün değişimi hizmeti sunmaktaydı ve kahramanlarımız da bu hizmetten sonuna kadar faydalanacaklardı..."Yüzbinlerce kadın yanılıyor olamaz ya... Bu kitap gerçekten çok zevkli" -Elle - Almanya-"Tami Newton kalbinden geçenleri, hayallerini kâğıda dökmüş. Sonuç harikulade olmuş..." -Bessa McClare-"Güldüren diyaloglar ve bolca kahkaha. Bay Doğru arayışında yepyeni bir boyut." -Chexx - The Magazine-"Hem esprili hem eğlenceli!" -Disy - The Regional Women’s Magazine-"New Yorklu üç genç kadının neşeli ve biraz ironiyle karışık hikâyesi anlatılıyor. Muhteşem bir kitap, özellikle eğlenceli diyalogları sayesinde..."
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 197
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2013
₺10,42

Sinema kavramı, günümüzün tüm iletişim temelli gelişmelerinin içinde hatta merkezinde bir konumda durmaktadır. Gelişen ve zenginleşen görsel işitsel teknolojiler, sinemanın yalnızca bir görsel katılım düzeyinde kalmasını engellemekte, bunu bir deneyim düzeyine taşımaktadır. Türkiye gibi, geçmiş dönemlerde sinema sektörüne fazlaca yatırım yapılmayan ve türlü zorluklarla ayakta kalan bir ülke olarak geleceğin sinemasında nasıl bir yer edinebileceğimiz, tümüyle bu yenilikleri nasıl algılayıp yaşamımıza nasıl konumlandıracağımızla bağlantılıdır. 

Geçmişin nostaljik filmlerinin her karesi milyonlarca insanı hâlen büyülemeye devam etmekte. Yeni çevrilen ya da yeniden çevrilen filmlerin hiçbiri, onlar kadar sevilmeyecek, benimsenmeyecek ve iz bırakmayacak belleklerde. Peki neydi onları bu kadar sevmemizi, onlara bu denli benzemeye çalışmamızı ya da onları bu kadar çok umursamamızı sağlayan etmenler? Onlara neden bu kadar bağlandık ve yerlerine yenilerini koymakta bu kadar zorlandık? 

Toplum olarak yüzlerce şarkıyı peş peşe söyleyebilecek kadar zengin bir belleğe ve yaşanmışlığa sahibiz. Bunu başka kültürlerin, toplumların anlayabilmesi oldukça zor görünüyor. Bizler, her bir Kemal Sunal filmine, her izleyişte yeniden ama sanki ilk kez izliyormuşçasına gülebilen bir mizah duygusuna sahibiz. Bizler, sinemanın adını saya saya bitiremeyeceğimiz onlarca ustasının çektiği, yönettiği, oynadığı ve bugün bizi biz yapan filmleri gerçekten çok sevdik ve sevmeye devam edeceğiz. 

“Antrakt - Geçmişle Gelecek Arasında” bir yandan sinema tarihimize tanıklıklarla ışık tutmaya çalışırken, bir diğer yandan “Şimdi ne olacak?” sorusunu sormamızı sağlıyor. 

Sinemanın dünü, bugünü, yarını konusunda yazılmış kapsamlı ve çarpıcı bir kitap...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 395
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺20,84

İnsan yaşamında göç, tarih kadar eski bir olgudur.  Göçün sizi nereye götürdüğünü bilmediğiniz gibi, gittiğiniz yerde sizi neyin beklediğini de bilmezsiniz. Bu bilinmezlere doğru giderken sadece yüreğinizdeki umutlardır tek teselliniz. Peki, umutlarınız ne kadar gerçektir? Peki ya gelecek canınızı ne kadar acıtabilir?

İşte bu yepyeni umutlarla yuvalarından, Avrupa’ya göçenleri, Hollanda’da geleceklerine dair büyük bir sınav beklemektedir. 2007 yılında Maviydi Adalet Sarayı ismiyle yayımlanan Sahte Umutlar, ibretlik bir varoluş çabasına tanık olmaya davet ediyor sizi. Her satırı gerçek, her satırı yaşanmış, her satırı şiirsel…  

“Hollanda’ya geldiği zaman her şeye, hatta hayata yeniden başlayan yazar, yeniden bir çocukluk çağı yaşıyormuş gibi ikinci yaşamına başlarken, herkesi, her şeyi, hepimizi ve her olayı ilgiyle gözlemiş. İşte yazarın o gözlemlerinin olgunlaşan çağıltısı bu roman. Düşündükleriyle gördüklerinin birbirine hiç benzemediğini ayrımsayan yazar, yazmadan önce kendisinin yanıtlayamadığı soruları okuyucusuna sormuş.”

- Gelderlandse Courant - Arnhem


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 217
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2015
₺10,42

Çocukluğunu savaşlara kurban vermiş bir adamdı Galguczy… Bazılarına cömertçe davranan yaşam, ona hiç de öyle davranmamıştı. Çocuktu… Dünyanın o kocaman savaşında, gözleri önünde ölürken insanlar; onun çocuk ruhunda açılan ölümcül yaraları kimse bilmiyordu.

Galguczy, savaşın yoğurduğu ruhla gömülmüştü yalnızlığa ve zamansız kalıyordu her küçük adımı… Büyüdü korkularıyla… İkinci savaş, gençliğini, babasını, kardeşlerini aldı elinden. Sonra özgürlük adına Ruslar işgal etti yurdunu; özgürlük arayışına gittiğinde hür dünyaya, özgürlüğün olmadığını öğrendi Galguczy.

Üçüncü ölüm, her iki dünya savaşını da yaşamış bir Macar’ın uzun öyküsü; ilk savaşa çocukluğunu, ikinci savaşa gençliğini katan Galguczy’nın dramatik üçüncü ölümü, sizin de yüreğinizde iz bırakacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 261
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2014
₺10,42

İstanbul'da, soğuk bir gecede, katıldığı bir davette Orhan Pamuk'un paltosu çalınır. Paltoyu çalan, kendisini "yirmi birinci yüzyılda İstanbul'da yaşayan bir Dostoyevski, Orhan Pamuk'u ise kibirli bir Tolstoy" olarak gören, Burhan'dır. Pamuk'un hem komşusu, hem de içsel bir rakibi olan Burhan, paltoyu çaldıktan sonra cebinden çıkan notlar üzerinden bir hesaplaşmaya girişir.

Edebiyatın çıldırtıcı iç rekabetini anlatırken hayranlıkla düşmanlık arasında gidip gelen ve çoklukla Burhan'ın kendisine duyduğu başarısızlık öfkesini biçimlendirişine tanık olduğumuz, şaşırtıcı bir olay örgüsü ve etkileyici anlatımıyla Orhan Pamuk'u Öldürmek, yalnızca edebiyatın değil, düşlerin de nerelere uzanabileceğinin güzel bir örneği...

El Alemin Sözleri, Mestur, Aşk Yolunda Bir Derviş: Yunus Emre kitaplarıyla tanınan Kıvanç Nalça'dan, farklı lezzette, yazarların gizli dünyalarına açılan etkileyici bir anlatı...


Sayfa Sayısı : 128
Basım Tarihi : Ekim 2016
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺9,84 KDV Dahil

Düğün Ziyafeti Altın Bilek Yayınları


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 169
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2013
₺13,12

"Sen öyle benden bir parçasın ki; kendi içinde bulunan ancak benim varlığımın sonucu olan bir şey gibi. Demek istediğim; seni bu kadar derinden önemsemem ve benim için yaptıklarını takdir ediyor olmam. Bazen kendime bunun adil olup olmadığını soruyorum. Adil derken benimle bu kadar iç içe ve başkalarının da söyleyeceği gibi ilgili olmandan bahsediyorum. Sanki başka bir şey yapmaya vaktin kalmıyormuş gibi hissediyorum."

Yalnızlık, kader, aşk ve ölüm temalarının işlendiği bu kitap, Henry James'in en iyi kısa anlatılarından biri olarak kabul edilir. James'in bu uzun öyküsünü okurken, yaşamın anlamını sorgulayan bir başkahramanın hüznüne şahit olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 69
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2015
₺6,90
"İnsan zihninin, bedeniyle olan ilişkilerinde takip ettiği biyolojik süreçleri, insan zekasını kullanarak taklit edip, başka zihinlerin kontrolünü ele almaya çalışmak ütopyası, asırlardan bu yana var olagelmiş bir dizi olayın açıklamasıdır. Büyü yaparak kişilerin kontrolünü ele geçirmek ve onların iradesinden bağımsız olarak bedenleriyle eylemde bulunmalarını sağlamak, bugün hala hem doğulu hem de batılı toplumlarda görülmektedir. Belki biraz da bu yüzden, "psikolojik savaş" ya da "bedensel denge bozumu" kavramlarının içeriği, zihinsel karşı-kontrol uygulamalarının tamamını kapsar hale gelmektedir."Tüm dünya dillerinden önce, ilk kez Türkçe’de...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 89
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2006
₺8,62

“İlk aşkın büyüsünde, gelişmekte olan bir kadının küçük erkek kardeşinden daha tehlikeli bir yaratık varsa, o da gelişmekte olan bir adamın küçük kız kardeşidir. Küçük erkek kardeş en azından bildiklerinin tümünü anlatır, bunu da genellikle tek bir nefeste yapar ve kendisi rüşvetin ellerinde yükseldiği için buna engel bile olunabilir; oysa küçük kız kardeş bildiklerini daha berbat bir zamanda kullanmak için gizleyebilir ve nasıl bir rüşvet kabul ederse etsin, annesine her şeyi anlatacağı kesindir.”

William, herkesin sadece bir kez geçtiği on yedinci yaşına bastığında, dünyayı anlamakla ve oyunlarla gerçekler arasındaki farkı algılamakla ilgili o kadar az çaba gösteriyordu ki, yaşamda sahip olduğu her şey onun için hem hiç sonu gelmeyen bir oyun hem de hayatın ta kendisiydi. Ama başına gelen duygu aşktı ve aşkın da bir oyun olduğu gerçeğini öğrenmesine daha hayli zaman vardı...

On Yedi, gençliğin zamana bağlı olarak asla değişmediğini gösteren bir edebiyat şaheseri olarak iki kez filme uyarlanmış, iki farklı müzikale, bir tiyatro bir de radyo oyununa dönüşmüş kült bir eserdir.

İki kez Pulitzer Edebiyat Ödülü almış dört yazardan biri olan Booth Tarkington; toplumsal düzeni kuran dinamikleri, aile içi ilişkileri ve insanlığın kendisini anlatan romanlarıyla okurlarını büyülemeye devam ediyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 255
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺12,15

Sayfa Sayısı : 0
Basım Tarihi :
Kapak Türü : Jelatin Poşet
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri :
₺59,04 KDV Dahil
₺72,00 KDV Dahil

Sayfa Sayısı : 0
Basım Tarihi :
Kapak Türü : Jelatin Poşet
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri :
₺73,06 KDV Dahil

Sayfa Sayısı : 0
Basım Tarihi :
Kapak Türü : Jelatin Poşet
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri :
₺73,06 KDV Dahil

Sayfa Sayısı : 0
Basım Tarihi : Ocak 2014
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺59,04 KDV Dahil

Zihninizin derinliklerinde biriken umutsuzluğu, bir yaşama amacına nasıl dönüştürürsünüz?

Bernardine…

Yüreğine savrulan gözyaşlarının boğuculuğuna direnen Bernardine…

Umudunu, yaşama dair her şeyini savaşa kurban edecek olan ve yaşam savaşına, tepesinden cennete baktığı bir hastanenin bahçesinde, karanlık koridorlarında, müşahede odalarında devam edecek olan Bernardine…

Tepeden gördüğü körfeze gelen gemilerde umudunu, yaşamının geri kalanını bulmayı ümitle bekleyen, bekledikçe içinde büyüyen hastalığın, kurtuluşunun tek yolu olduğunu bilen Bernardine…

Bernardine sizi duygular arasında bir serüvene ve umudun gücünü hissetmeye davet ediyor…

Bu kitabı asla unutmayacaksınız… 

“Kalbinizi esir alacak sıra dışı bir aşk hikâyesi...”

- Boston Globe 

“Okurken, yanınızda sarılacağınız biri olmasını arzu edeceğiniz kadar gerçek bir dram; derin bir aşkın tanığı olamaya hazır mısınız?”

- Melissa McMagreth, The Shire Magazine


“Ruh, pişmanlığın farkına vardığında ne olur?.. Yaşamın bu denli büyük bir umutsuzlukla sınanmasından doğan bir büyü var bu kitapta… Ve büyücü bize hep aynı şeyi fısıldıyor: Umudunuza sahip çıkın.”

- Roth Camnridge, London Reviewer of Literature

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 158
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2014
₺9,72

Her şeyin birbirine eşit olduğu bir ortamda, en basit açıklama doğruya en yatkın olandır.

Bilgi toplumunda yaşadığımızı kabul ettiğimiz şu son yıllarda, toplumsal dinamiklerimizin temellerinde, bilimsel bilgiye, felsefi düşüncelere ve kanıta dayalı çıkarımlara daha çok rastlamamız gerektiğini düşünüyoruz. Oysa toplumun değer yargıları, düşünüş biçimi ve eylemlerine açıklama olarak geliştirdiği nedensel hipotezler, veriye dayalı ve bilimsel olmaktan uzak; kanıya, kanaate ya da inanca dayalı dogmalar olarak karşımıza çıkmaktalar.

Ockham'ın Usturası, toplumsal pratiklerin rasyonelleştirilmesinden korkunun çekiciliğine, toplum mühendisliğinden ölümsüzlük arayışlarına kadar pek çok farklı açıdan yaklaşarak, toplum üzerinde kanıların, kanaatlerin ve inançların ne kadar kökleşmiş, ne kadar etkili ve ne kadar belirleyici olduğunu çözümlemeye çalışıyor.


Sayfa Sayısı : 135
Basım Tarihi : Şubat 2016
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺10,66 KDV Dahil

“Hayatta bana tutunacak kimse yoktu eskiden de, onun eksikliğini duymuyorum; ama benim de tutunacak kimsem kalmadı artık. Hayat, benden aldıklarının yerine, benden başka bir şey koymadı hiç. Yaman bir güneşin titrek dalgalarında aradığım huzur bile, bir karganın sesiyle bozuluyor her sabah. Ben, gitmekle kalmak arasındaki çizgide geçirdim yaşamımın çoğunu. Son bir senedir, yatak odamızın kapısından içeri almıyordu beni karım. Çocuğum, daha “baba“ derken öğrenmişti “kaka“ demesini ve bunları birleştirerek söylemesini. Mavi pabuçlarının ponponlarından başka hiçbir şey yok şimdi ondan bana kalan. Yüzünü bile görmedim zaten kaç zamandır. “Ben tükendiğimde ne olacak. Asıl olan ne menem bir şeydir ki, bana hiç uğramadı. Zamanında elimde olup da, şimdi yalnızca geçmişimde, tümlenmiş duygularda, kesişen anılarda olan o kadar çok hasretlik sevdam var ki... Kanıma girip de ruhumu derin sızılarda inleten kalp ağrılarım da bana aşkın ne derece kuvvetli ve ne derece zayıf olduğunu gösterdi. Kendimle zıt yüklü kutupların ortak çekim alanında kim var kim yoksa, yarattığım itkiyle yere serilip, ardımdan bir dolu küfür yağdırdılar senelerdir. Acınmayı bildiğimden değil, acımayı bilmediğimden kaynaklanıyordu tüm zalimliklerim ama yine de, karşıma geçen herkes, bir tükenişin tek tarafında benliliği sorguluyordu.“


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 149
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2013
₺9,03
Bir zamanların dillere destan aşklarına özendiği halde post-modern aşklarda huzursuzluğa, tatminsizliğe ve mutsuzluğa yelken açanların çokluğunu hatırlayarak başlayın okumaya bu romanı. Platonik bir aşktan gerçek bir aşka uzanan bir geçiş sürecini okurken, yaşadıklarınızı da düşünün ve kendinize mutluluk için nedenler üretmeye, huzuru ve yaşama sevincini geri kazanmaya bakın. Hayranlık duyduğunuz insan en sevdiğiniz kişi haline gelmeye başladıkça, içinizde büyüyen, kabaran o deli duyguları anımsayarak yalnızlıklarınızın da mutsuzluklarınızın da geçiciliğine şöyle bir inanın ve romanı okumayı sürdürün. Hep beklediğiniz o mutluluk çok yakınınızda belki de. İlker Balkan, güçlü kalemi, kendisine has söyleyiş tarzı ve sarsan paragraflarıyla, sizi saracak ve kalbinize dokunacak bir mutluluk ütopyası anlatıyor...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 122
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2012
₺8,33
"Başka Öyküler"i okumadan önce iki kez düşünün çünkü ömür boyu yüreğinize kök salıp sizi bir daha geri dönemeyeceğiniz karanlık ve sürprizlerle dolu bir diyarın derinliklerine çekebilirler.Bir anda kendinizi doğaüstü güçler tarafından kovalanırken ya da televizyon ekranınızdan başka evrenlere bakarken bulabilirsiniz. Nereden geldiği belli olmayan yaratıklar sizden hayatınıza karşılık bir hikâye dinlemek isteyebilirler ya da çılgın bilim adamlarının garip bir denek hayvanına dönüşebilirsiniz.Bu kitabın sayfalarını aralayıp içindeki öyküleri okumadan evvel yukarıda bahsi geçen konulara gerçekten kulak verin ve kendinize bu öykülerin neden "Başka" olarak adlandırılmış olabileceğini sorun.Kimbilir belki siz de "Başka" birisinizdir...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 123
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2013
₺6,94
Tükendi

Gittiği yerlerde yabancı muamelesi görmek hep incitiyordu onu!

Sanki yaradan tarafından dünyaya gönderilmiş ama dünyadakiler tarafından kabul edilmemiş bir canlı, bir çiçek, bir ot ,bir hayvan, bir insan, adına ne dersek diyelim bu dünyanın, bünyesine kabul  edemediği bir varlık gibiydi!..

Dünyaya gelmiştim!..

Sanki bu dünyanın bana hazırladığı hiçbir şeyi bilmiyormuş ve her bebeğin dünyaya ben  istemiyorum bu dünyayı dercesine ağlayarak geldiği  gibi sebepsizce gelmiştim dünyaya...

Ağlayarak geliyoruz ama sonra seviyoruz dünyayı ve yaşamın devamında hep yaşamak istiyoruz; ölmek istemiyoruz...

Kumbaram vardı
Bozukları oraya attım
Para biriktirmedim
İnsan biriktirdim hep...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺12,15
Tükendi

Narin Kalesi’nden Kaçış, Semerkant’ta başlayan bir göçün Mirişhan’da kısa bir mola vererek devam etmesiyle başlıyor. Torunoğulları’nın birkaç kuşağının yaşamına sığan Kars’ta konaklamayla devam eden göç yolu sonunda Hollanda’nın Den Bosch kentinde sürekli ikametgahına varıyor. Semertkant’ın cennetinden başlayıp, dünyanın bir başka cennetinde sonlanan bu göç yolu, beş kuşak Torunoğulları ailesinin yaşamından kesitler içermektedir.

Torunoğulları ailesinin yaşamının aslında diğer göç insanlarının yaşamından fazla bir farkı yoktur fakat onların inanılmaz azimleri sayesinde elde ettikleri başarı, örnek alınacak bir başarı olduğu için yazarımızın romanına konu olmuştur.

Narin Kalesi’nden Kaçış, aynı zamanda bir varoluşun, yaşamı sürdürüşün bir başka yüzüdür. Geniş bir coğrafyada geçen bu varoluş öyküsünde yaşama kardeşliği, kültürler arası iletişim, toplumlar arası kader birlikleri en güzel şekliyle işlenmiştir.

Bu romanda beş kuşak Torunoğulları’nın yaşamını okurken, kendi yaşamınızdan bazı ayrıntıları da bulacaksınız. Hem kendinizle yüzleşmeye, hem de Torunoğulları'nın efsanevi hikayesini okumaya hazır mısınız?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 571
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2015
₺20,84
Tükendi

Miskin Yunus söyler sözü,
Kan yaş ile doldu gözü
Bilmeyen ne bilsin bizi,
Bilenlere selam olsun.

Bir çift gözdür Yunus Emre. Bir velî, bir aşk adamı, sonsuz bir âşık, hû çeken yüreklerin gözlerinden fışkıran bir ateş. Tüm yargıları bir kenara koyarak, kalp kırmalardan ve etrafındaki tüm şerden uzakta, hubb-î fillah bir temsilci. Aşkın inkişafında halkın içerisinde âdeta destanlaşan, onu anlayan yüreklerin en derin noktasında nakış gibi işlenen bir kahraman Yunus.

Taptuk Emre, Yunus Emre'ye döndü, “Hünkâr'ın nefesi yerine geldi, vakti tamam oldu, o hazinenin kilidini açtık, nasibini verdik, hadi söyle,” dedi. Hemen Yunus Emre'nin gözünden perde kalktı, söylemeye başladı. Söylediği nefesler, büyük bir divan oldu.

Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 202
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2015
₺13,12
Tükendi

“İnsanın doğasında gaddar, vahşi bir hayvan yatmaz. Aksine, insan normal olarak, barış ve huzur içinde yaşamayı, toprağını biçip sürülerini gütmeyi ve barış ile güvenin tadını çıkarmayı sever. Dünyanın herhangi bir çağında ve herhangi bir millette, kan dökmeyi ve savaşı seven; hırs, nefret ve intikam tutkusuyla yanıp tutuşan nispeten az sayıda birey vardır. Ancak bu azınlık, bir kez ellerine silahlarını aldı mı, geri kalanları pervasızca ve acımasızca ezip geçer. Vahşi bir kaplana dönüşebilen insan, bir mızrakla ve savurabileceği bir süngüyle, elinde sadece bir çoban değneği bulunan ve tek istekleri eşleri ve çocuklarıyla huzur dolu bir yaşam olan, yüzlerce masum insanı ezip geçer.”

Dünya tarihinin en etkili devlet adamlarından biri olarak kabul edilen Jül Sezar, Roma Cumhuriyeti’nin Roma İmparatorluğu’na dönüşmesinde kritik bir rol oynamıştır. Sezar, Cumhuriyet bürokrasisini ağır biçimde merkezîleştirmiştir, bu nedenle de diktatör ilan edilmiştir. Zekası, cesareti ve askeri alandaki hüneriyle nam salan Sezar, aynı zamanda iyi bir hatip ve güçlü bir yazardı. Abbott çeşitli kaynaklardan edindiği yetkin bilgilerle Sezar’ın yaşamını ve yaşadığı dönemi tüm yönleriyle bu kitapta okuyucuya sunmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 167
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺10,42
Tükendi

666 sayısı yok oluşa doğru durmaksızın dönen girdabın onu arayanlar için suyun üzerine yansıyan görüntüsü ve ‘Kendini bil’ cümlesiyle çıktığın uzun yolculuğun ilk kısmının sonlandığı yeniden doğuş yeridir.  Burada, ya tıpkı Kaptan Nemo gibi bir hiç kimse olarak sonsuza kadar girdabın derinliklerine gömülecek ya da Yunus’un
balığın karnından çıkışı gibi seni hapseden karanlığın pençesinden kurtularak yoluna devam edeceksin.

Emir Doğu’nun bilinmeyene uzanan yolculuğu...

"Tufan’dan sonra bilgi yok olmanın eşiğine geldi ve M. Ö. 10.950 yılında yenidünya çağı başladı. Bu dönem astrolojik olarak aslan burcuna denk gelir. Bu sebeple aslan sembolü kayıp bilginin koruyucuları için önemlidir ve ilahî iradeyi temsil eder. Mısır, Maya,  Mitha ve diğer medeniyetlerde, tarihe yön vermiş eski kültürlerde aslan, her zaman güneş sembolüyle birliktedir ve çevresi de yıldızlarla döşenmiştir. Güneş, yaratılışa uzanan yolu anlatır; yani güç ve bilgi dünya üzerinden değildir, göklerden gelmektedir. Sfenks bu geçişin en güçlü sembolüdür; yarı insan, yarı aslan görünümüyle dönüşümü anlatır. İnsanlaşan aslanlar bilgiyi unutarak düşüşe geçen ve  karanlığa sürüklenenlerdir. Aslan Çağı yapılan hatalarla bilgiyi kaybetmeyi seçen insanların ortaya çıktığı dönemin başlangıcıdır."

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 290
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺13,89
Tükendi

Bir çağı bitirip başka bir çağı açan ender olaylardan biri olan İstanbul'un fethi, gerçekleştiği günden bu yana hem tarihsel çalışmalara konu olmakta, hem dünya siyasetini etkilemekte, hem de efsaneler yaratmaktadır.

Doğu Roma İmparatorluğu'nun topraklarına yayılan Osmanlı Devleti, bu fetihle gerçek bir imparatorluğa dönüşmüş ve kendisini yeni Roma İmparatorluğu olarak görmeye başlamıştır. Hem bu fikri kabullenen hem de Türkler'e hak ettikleri değeri vermek hususunda yetkin davranan yazar, derin bir öykü anlatma tutkusuyla bir tarihî panorama çizmeyi başarıyor.

Ünlü Alman yazar ve biyograf Stefan Zweig'ın eşsiz anlatımı ve konuya tarafsız yaklaşımıyla oluşmuş bu metin, fetih ve fethin Avrupalılar için öneminden bahseden bölümüyle de fikir dünyamıza katkı sağlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺5,56
Tükendi

Bu kitap, Babilliler'in ve Asurlar'ın Yaratılış hakkındaki görüşlerini ve inançlarını tanımlayan pişirilmiş kil tabletler ve tablet parçaları üzerinde bulunan yazıları değerlendirip bu hikâyeleri birleştiren bir çalışmadır. Hem bölgede yaygın olarak görülen tufan öykülerinden hem de tabletler üzerindeki anlatılardan yaratılışla ilgili metinler derlenmiş ve okurun dikkatine sunulmuştur.

Enki, oğlu Ea ve Tanrı Marduk'a kadar uzanan zengin bir mitolojik katman ve önemli bir analiz sunan bu çalışma, uzun yıllardır dünya mitoloji ve teoloji literatüründe saygın bir yerdedir. Tarih, Mitoloji, Antropoloji kitaplığımız bu önemli kitapla genişlerken, kültürümüzün ve medeniyetimizin köklerini anlamaya biraz daha yaklaşıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺6,94
Tükendi

Her şey birkaç kelime ile başladı: Sinek nerede?
 
Günümüz İstanbul'unda mahalleler birer birer kentsele dönüşürken küçük insanların büyük kültürleri de bu macerada yok olup gitmektedir. Yaşayan, nefes alan ve muhakkak ki konuşan insanların sözleri, tırnak içine dahi alınmayacak kadar önemsizleşmiştir.

Bu hikaye; kaybolan kültürlerinin içinde boğulmak üzere olan insanların hikayesi...

Bu hikaye; yüksek paletli dozerlerin darbeleriyle değil de kaybolan insanlarının hüznüyle çöken evlerin hikayesi...

Kızılderili hikayelerinin ehlileştirilip mahalleleşmiş hâli ve süper gücü olmayan süper kahramanların hikayesi...

Alibeyköy’ü, nam-ı diğer Köy’ü tanımak, Sinek’in hikâyesinde insanlığı aramak isteyen okuru, büyük bir sürpriz bekliyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 140
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺9,72
Tükendi

Aşk vardır:

Aşk, sıradan değil sıra dışı bir delilik...

Farklı, ihtiraslı, delidolu, apayrı bir duygu ancak yaşayanın bildiği...

İliklerine kadar hissetmeli insan,

Bir bakışta yaktın beni diyebilmeli...

Bir görüşte, bir karşılaşmada bu kim ya da onun gözünde ben kimim demeden Yıllardır birbirini beklemişçesine sarılmalı birbirine...

Dünya, insanlarla güzeldir İnsan olarak yaratılanlarla

Güzel insanlarla cennettir zaten.

Acılar da geride kalacak, kötülükler de yenilecek!

An gelecek insan kendini böyle güçlü hissedecek,

Acıyı geride bıraktım diyerek mutlu olacak...

Başka türlü yaşanmaz ki zaten; Her acının arkasında bir mutluluk vardır.

Çekilen Her Acı Başkalarının da Acı Çektiğini Öğretecek İnsana!

Ve böylece devam edecek yaşam...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 290
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺10,42
Tükendi

Haziran ayının edebiyatımızdan çaldığı isimleri yad ederek, okura bu yazarlarla yaşadığı içsel anıları anlatarak, edebiyat duyumuza, zihnimizde yer etmiş pek çok yazar ve şairle ilgili olarak hatıralarımıza katkı sağlayan yazar, bizi yazının büyülü dünyasında yeni bir keşif yolculuğuna çıkartıyor.

Orhan Veli’den Borges’e, Zweig’den Kavafis’e zengin bir yazarlar geçidinde seyirci olarak bulunmanın keyfini okuruna vadeden yazarın, çoğu düşsel karşılaşmaları ve metinler üzerinden yarattığı hatıraları ile edebiyat zevkimizi körüklediği aşikar.

“İşbu kitap da, benim nezdime kıymetleri ölçüsüz, esinleri adeta sonsuz olan bir dizi önemli aydının biraz iç dünyalarına, biraz yaşamlarına, biraz düşüncelerine ışık tutuyor. Kitapların sayfalarında dağılmış halde duran tüm bu güzide yazılar, zihin melekeleri ve çok daha fazlası olan anılar, bir edebiyat adamı nezdinde paha biçilemez bir hazinedir.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 123
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺9,03
Tükendi
"Kornmehl, Johannesburg’daki yaşamın acımasız gerçekliğini alıyor ve bize dostluğun acı dolu ama inançlı bir tablosunu çiziyor."-Claire Scobie- (Sydney Morning Herald)"Bu kitabı okumak, huzur veren bir piyano resitalini dinlemek gibi... Bu kitap çok güzel ve çok değerli bir ikinci roman olmuş..."-Marcel Morinig-"Kornmehl, Johannesburg’daki yaşamın acımasız gerçekliğini alıyor ve bize dostluğun acı dolu ama inançlı bir tablosunu çiziyor."-Claire Scobie- (Sydney Morning Herald)"Kitap, tarz ve yapı olarak modernist, yazım ise bir o kadar sıkı ve düzenli... Okuma zevkinizi körüklüyor..."-Justine Ettler- (The Weekend Australian)"Kornmehl, yalnızlık, eşitsizlik ve kader konusunda çizdiği portrelerle, yaşamı algılamak ve anlatmak konusunda ne kadar usta olduğunu kanıtlıyor. Yaşamın getirdiği zorluklar ve karşılığında gösterdiğimiz çaresizlik için ne kadar işlevsel önerilerde bulunabildiğini görmek şaşırtıyor."-Martin Durgell- Astania Post Magazine
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 202
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2008
₺8,68
Tükendi

Kraliyet entrikaları, politik kavgalar, pusular ve imkansız bir aşk!

Rudolf Rassendyll, taç giymek üzere olan bir kralın akrabası olarak, fiziksel özellikleri bakımından Kral'ın tıpatıp aynısıdır. Bu özelliği nedeniyle kendisini bir anda taç giyme töreninde bulan Rudolf, kraliyet entrikaları, politik kavgalar, pusular ve imkânsız bir aşkla dolu bir dünyaya istemeden de olsa girmiştir.

Yönetmen Richard Thorpe tarafından beyaz perdeye de aktarılan Zenda Mahkumu, on dokuzuncu yüzyıl edebiyatının en özgün yapıtlarından biridir. Hayali bir krallıkta geçen gerçek olaylardan ve derin tespitlerden oluşan bu roman, hem soluksuz okunacak bir macera, hem üstün bir edebî tat hem de keyif verici olaylardan oluşan örgüsü ile farklı bir okuma deneyimi vadediyor.

“Hope’un gerçekçi yaklaşımı, bir masalı bir destana çevirmiş.”

- Boston Book Reviewer

“Geçmişte her alanda iyi kitapların yazıldığının kendi alanında bir ispatı. Hope, neyi, nerede ve nasıl anlatacağını ustaca kurgulamış ve sonra da oturup layığıyla yazmış.”

- Henry James

“Rudolf vicdanımızın sesi olmaya aday. Dürüstlüğün saflık olmadığının güzel bir örneği olmuş.”

- Gertrude Stein


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 211
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺11,11
Tükendi

Bilimkurgu sever misiniz?

Sevseniz iyi olur çünkü dün bilimkurgu olan pek çok fikir, bugün artık hayatın içinde; bugünün bilimkurgusu da yarının gerçeği olacak... Alman doktorun kanseri yenen ısı tedavisi, beyindeki paranormal durumları oluşturan “ruh molekülü”, yapay hücreler, giyilebilir bilgisayarlar, senaryosunu yönetebildiğimiz şahane filmler...

Gelecek geldi ama hoş mu geldi? Çoktan başlayan su savaşları, siber istilalar, küresel ısınma, ortalama ömrün uzamasıyla artan modern çağ hastalıkları... Atomaltı parçacıklardan ve internet düşüncesinden ilk bahseden Tesla’ydı, ilk insan yapımı şimşeği üreten de. Uzaya ses dalgaları göndererek muhtemel uzaylılarla iletişim kurmayı ilk deneyen de oydu. Radyo dalgalarının, uzaktan kumandanın, telsizin, X ışınlarının, radarın, otomobillerdeki ateşleme sisteminin, ilk hidroelektrik santralinin, elektron mikroskobunun, alternatif akımın ve daha yüzlerce icadın mucidiydi...

Her şeye rağmen bilim güzel ve eğlenceli diyorsanız, modern bilimin sırça köşküne hoş geldiniz...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 351
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺13,89
Tükendi

Bu kitapla çocuğunuz hem boyama zevkini yaşayacak, hem de 24 farklı kelimeyi görerek öğrenecek. Üstelik oyun kartları sayesinde kelimelerin altı farklı dildeki karşılıklarını da şimdiden tanımaya başlayacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 20 / 28
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺4,86
Tükendi

Bu kitapla çocuğunuz hem boyama zevkini yaşayacak, hem de 24 farklı kelimeyi görerek öğrenecek. Üstelik oyun kartları sayesinde kelimelerin altı farklı dildeki karşılıklarını da şimdiden tanımaya başlayacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 20 / 28
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺4,86
Tükendi

Bu kitapla çocuğunuz hem boyama zevkini yaşayacak, hem de 24 farklı kelimeyi görerek öğrenecek. Üstelik oyun kartları sayesinde kelimelerin altı farklı dildeki karşılıklarını da şimdiden tanımaya başlayacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 20 / 28
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺4,86
Tükendi

Bu kitapla çocuğunuz hem boyama zevkini yaşayacak, hem de 24 farklı kelimeyi görerek öğrenecek. Üstelik oyun kartları sayesinde kelimelerin altı farklı dildeki karşılıklarını da şimdiden tanımaya başlayacak.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 20 / 28
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺4,86
Tükendi

Bu kitapla çocuğunuz hem boyama zevkini yaşayacak, hem de 24 farklı kelimeyi görerek öğrenecek. Üstelik oyun kartları sayesinde kelimelerin altı farklı dildeki karşılıklarını da şimdiden tanımaya başlayacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 20 / 28
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺4,86
Tükendi

Bu kitapla çocuğunuz hem boyama zevkini yaşayacak, hem de 24 farklı kelimeyi görerek öğrenecek. Üstelik oyun kartları sayesinde kelimelerin altı farklı dildeki karşılıklarını da şimdiden tanımaya başlayacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 20 / 28
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺4,86
Tükendi

Bu kitapla çocuğunuz hem boyama zevkini yaşayacak, hem de 24 farklı kelimeyi görerek öğrenecek. Üstelik oyun kartları sayesinde kelimelerin altı farklı dildeki karşılıklarını da şimdiden tanımaya başlayacak.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 20 / 28
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺4,86
Tükendi

Bu kitapla çocuğunuz hem boyama zevkini yaşayacak, hem de 24 farklı kelimeyi görerek öğrenecek. Üstelik oyun kartları sayesinde kelimelerin altı farklı dildeki karşılıklarını da şimdiden tanımaya başlayacak.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 20 / 28
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺4,86
1 2 3 4 >
Çerez Kullanımı