• Kaplanın Sırtında
    Kaplanın Sırtında
  • Kâğıt Kesiği
    Kâğıt Kesiği
  • Ken Taç Dis
    Ken Taç Dis
  • Masal KADIN
    MASAL KADIN
  • Osman Pamukoğlu
    Debreli Hasan Geronimo
  • İdil Yazar - Çikolata
    İdil Yazar
  • Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
    Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
  • Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri
    Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

21 Aralık 1840'ta Tekirdağ'da doğdru, 2 Aralık 1888'de Sakız Adası'nda öldü. Asıl adı Mehmet Kemal'dir, Namık adını ona şair Eşref Paşa vermiştir. Babası, II. Abdülhamid döneminin ünlü müneccimbaşı olan Mustafa Asım bey'dir. Annesini küçük yaşında yitirince çocukluğunu dedesi Abdüllatif Paşa'nın yanında, Rumeli ve Anadolu'nun çeşitli kentlerinde geçirdi. Bu yüzden özel öğrenim gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. 18 yaşlarında İstanbul'a babasının yanına döndü. Düşünceleri nedeniyle Erzuruma ve Magosaya sürgüne gönderilmiştir. 1888'de mutasarrıflığa gönderildiği Sakız adasında vefat etmiştir.

Eserleri:

Oyun: Vatan Yahut Silistre,1873.

Zavallı Çocuk, 1873

Akif Bey, 1874

Celaleddin Herzemşah, 1885

Kara Bela, 1908

Roman: İntibah, 1876

Cezmi, 1880

Eleştiri : Tahrib-i Harabat, 1885;

Takip, 1885;

Renan Müdafanamesi, 1908

İrfan Paşaya Mektup, 1887;

Mukaddeme-i Celal, 1888.

Tarihsel Yapıt: Devr-i İstila, 1871;

Barika-i Zafer, 1872

Evrak-ı Perişan, 1872

Kanije, 1874;

Silistre Muhasarası, 1874

Osmanlı Tarihi, (ö.s.) 1889

Büyük İslam Tarihi, (ö.s.) 1975

Çeşitli: Rüya 1893;

Nanık Kemal'in Mektupları, (ö.s.), 1972


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 76
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2012
₺11,11

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2010
₺24,00

Çocuklar ne ister? Birçok anne baba aslında bu sorunun cevabını arar. Her istediğini yapıyoruz, yediği önünde yemediği arkasında, her şeyimizi ona göre ayarlıyoruz ama hala bu çocuğu mutlu edemiyoruz derler ve “Çocuklar Ne İster” sorusunun cevabını bulamazlar.

Bu arayış içinde cevabı bulamazlar çünküçocukların asıl istediği bunlar değildir. Bunlar çocukların ikincil istekleridir aslında.

Peki, ne ister çocuklar?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 226
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺24,00

Üretim biçim, tarihin yorumunda kullanılabilecek olguların indirgenebileceği en önemli değişkeni oluşturmaktadır. Keza, üretim biçimi, siyasal, sosyal ve ekonomik değişimin dinamiğini oluşturan temel değişkendir. Bu bağlamda günümüzdeki çalışma ilişkileri sanayi devriminin ve tarihinin bu kırılma noktasını izleyen teknolojik değişimlerin eseridir.

Bu nedenle gerek çalışma ilişkilerinde gerekse sosyal güvenlik alanında değişim kaçınılmayan tek değişken olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla çalışma ilişkileri ve sosyal güvenliği düzenleyen kurallar da bir değişim dinamizmi içermektedir.

Ülkemizde de çalışma, ilişkileri ve sosyal güvenlik alanında ortaya çıkan değişim, dünyadaki bu sürecin iz düşümleri olarak gerçekleşmektedir. İşte bu çalışmada, siyasal, sosyal ve ekonomik koşulların üretim biçiminde yeniden evrildiği bu süreçte çalışma hayatının ve sosyal güvenliğin değişim dinamikleri de göz önünde tutularak, çalışma hayatını ve sosyal güvenliği düzenleyen mevzuat mümkün olduğunca öz ve gerektiği kadar da detaylı ele alınmıştır.

Bu eserde, çalışma hayatını ve sosyal güvenliği düzenleyen yasal hükümler konularına göre, dört kitap halinde sunulmuştur. Birinci kitapta bireysel çalışma hukuku ikinci kitapta sendikalar hukuku üçüncü kitapta toplu iş sözleşmesi grev ve lokavt hukuku ve dördüncü kitapta da sosyal sigortalar hukuku konuları ele alınmıştır. Bu sistematiğin bu şekilde oluşturmasında çalışanların çalışma ilişkileri ve sosyal güvenlikleri esas alınmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 371
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺21,60

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺8,89

Gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye Cumhuriyetinin 1923 yılın-daki kuruluşundan itibaren geçirmiş olduğu ekonomik ve sosyal yapı değişimi bir çok açıdan dikkate der bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti gelişmekte olan ülkeler içinde planlı ekonomiye geçen ilk ülke olarak diğer ülkelere bir örnek teşkil etmektedir. Türkiye ekonomisinde başlangıçta sanayileşmeyi gerçekleştirmek için uygulanan ithal ikameci politikalardan sonra 1980 yılında dışa açılma ve dış ticareti geliştirme çabalan IMF, Dünya Bankası gibi uluslar arası kuruluşlar tara-fından diğer ülkelere örnek gösterilmiştir.

Şüphesiz Türkiye'de bugün artık herkes enflasyon, hayat pahalılığı, işsizlik, ihracat, döviz kuru, faiz oranları, borsa, gelir dağılımı v.b. konuları ve ekonomik problemleri sıkça tartışmakta, Türkiye ekonomisinin bugünü ve geleceği ile ilgili sorunlarla yalnızca bu alanda eğitim gören üniversite öğrencileri değil, toplumun bütün kesimleri, işçi memur esnaf, işadamı, tüccar gibi bütün herkes ilgilenmektedir.

Bugüne kadar Türkiye ekonomisi alanında bir çok kitap ve makale yazılmıştır. Yöntem ve metod olarak, belli konularda diğer çalışmalardan farklılıklar ve benzerlikler içeren bu çalışmada cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar Türkiye'nin ekonomik kalkınma çabalan, bunun için uyguladığı politikaların gelişimi ve karşılaşılan sıkıntılar ana hatlanyla incelenmektedir. Öncelikle ekonomi üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak etkili olan alanlarda genel bir bilgi verildikten sonra, Türkiye ekonomisinin tarihsel gelişimi planlı döneme kadar incelenmiş ve daha sonra da planlı dönemdeki ekonomik konular ve sorunlar yoğun bir biçimde ele alınarak araştınlmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺18,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 191
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2010
₺14,82

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 231
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2014
₺16,00

A. Rüştü Hatipoğlu 12.06.1951 Ankara Türkiye

İlk makinem 1971 yılında kendime hediye olarak aldığım Kodak İnstamatic. Sadece bir kutu ve filmi kaset olarak satılıyor. Üniversite yıllarımda kaybettiğimde çocuğumu kaybetmiş gibi üzüldüm. Uzun süreler olanaksızlıklardan dolayı makinemin yerine yenisini koymadım. Sonunda hala canavar gibi sonuçlar veren Praktika LTL'imi aldım. Sonra Canon Al ardından Fuji Finepix S9500 'e geçiş ve son olarak da Canon Powershot SX30. Beni tatmin ediyor mu? Eh oldukça!...

Canon Al uzun yıllar yattı. Gezgin olduktan sonra fotoğraf yeniden gündeme geldi. Fakat Canon'un ve diğer objektiflerin ağırlığı beni daha hafif ve pratik bir makinaya S9500 'e yöneltti. Uzun aralarla birlikte neredeyse bu uğraşının içinde 40 yılı aşkın bir süredir varım. Klasik yaklaşımla baktığımızda; doğa makro doğa, portre nü ve kuş fotoğrafçılığı daha fazla ilgi alanımda. Ancak şu anda daha ziyade elimdeki olanaklardan dolayı yalnızca doğa makro, doğa ve portre ile ilgileniyorum.

Yıllarca Ankara Koleji'nde (TED) okuduktan sonra eğitimimi İngiltere'de tamamladım. Ülkeme döndükten sonra uzun yıllar serbest çalıştıktan sonra memuriyete geri döndüm. Bir süre Kültür Bakanlığı'nda iki uluslararası sinema kuruluşunun ulusal kondinatörlüğünü yürüttükten sobnra Başbakanlıkta göreve başladım... Göreve başladım diyorum ama, bu havada bir görev olduğu için bunalmaya başladım ve kendimi doğaya verdim.

O gün bu gündür elverdiğince gezmekteyim... Ve dağlara tırmanmaktayım... Medetsiz Süphan Suner Tepe (Aladağlar) Işık Dağı, Esence Tepeleri, Kaçkarlar, Emler, Küçük Hacet, Kızlar Sivrisi, Köroğlu, Dedegöl, Nemrut (Sivri Tepe) Ağrı, Erciyes, Annapurna Ana Kamp (Nepal) Everest Ana Kamp Thorung La (5.416 m) Dingboche (Nepal) yakınında bir tepe (4.800 m) tırmandığım bazı yükseklikler ... Hedef çok yüksek : CHO OYU (8201 m)... Bir kitabım yayınlandı.; "Everest Ana Kamp , Defterimle Sohbetler" (Anı ve Fotoğraf) Ayrıca üç derleme kitapta, çeşitli sitelerde yazılarım ve fotoğraflarım yayınlandı.

Fotoğraflarım üç kişisel sergi ve dokuz karma sergide ülkemizde ve yurt dışında beğeniye sunuldu. Devlet Fotoğraf Yarışması'nda da bir eserim sergilenmeye layık görülerek Ankara ve İstanbul'da sergilendi. Ulusal ve uluslararası birçok yarışmada fotoğraflarım değerlendirilmeye layık görüldü ve bazılarında da sergileme aldı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 212
En / Boy : 20,5 / 13,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2015
₺16,00

"Kendime ait bir fotoğraf dünyam varsa bunda Levend Kılıç´ın fotoğraf üzerine yazdığı kitapların katkısı çok olmuştur."

- (Ali İhsan Öktem)

"Levend Kılıç gibi öncüler yarattıkları ortamlar ve oluşturdukları yayınlar ile bir taraftan fotoğraf teknolojisinin inceliklerini bilimsel bir temele dayanarak ele alınmasını sağladılar, öbür taraftan bu teknolojinin sanatın bir anlatım biçimi olarak kullanılmasının felsefesini oluşturacak kuramları tartışmaya başladılar."

- (S. Haluk Uygur)

"Levent Kılıç´ı tanıdığım yıllarda hep birlikte, parlak ideallerimizin ışığındaki dünyaya ve geleceğe bakıyorduk. Yaşadığımız roplum gibi biz de kendimizi tanıma devresindeydik. Dev aynasında suretimizi seyrettiğimiz de oluyordu, tenhada alabildiğine çaresi kaldığmız da. Velhasıl gençtik. Her ne hal içerisinde olursak olalım, herhangi bir şeyi hep birlikte yapmaktan sonsuz haz alıyorduk. Daha güzel bir hayatı herkesle paylaşmak için dünyayı değiştirmeye niyet etmiştik. Işığın peşine düşmüştük. Kelimenin gerçek anlamıyla da, mecazi vurgusuyla da ışığın peşindeydik."

- (Özcan Yurdalan) 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺11,11

İnsan, gerçek mutluluğun, kendi içinde olduğunu ancak bazı gereçkleri gördükten ve yüzleştikten sonra bilebiliyor. Yaşadığını zannederken, gerçekte yaşamadığını görebiliyor. İnsan, gerçekten insan olmayı ve gerçek mutluluğu, ruhsal huzurun da kendi gönlünde bulunduğunu ancak bazı olaylardan sonra idrak edebiliyor.

İnsan, gerçek mutluluk ve huzurun, iç dünyasının keşfi ile olabileceğini, sadece Allah inancını tam olarak bilmekle olacağını, Allah inancının vermiş olduğu gerçek huzuru ve gerçek mutluluğu yaşarkengörebiliyorsa, yaşadığını ve gerçekten nefes aldığını biliyor demektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 406
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺14,82

"Endüstri ilişkileri sistemine ilişkin önemli kavramlardan biri olan "insan kaynakları yönetimi" yaklaşımı çok sayıda yazar tarafından ele alınmış ve tartışılmıştır. Konu ile ilgili hemen her yazıda "insan kaynakları yönetimi" konusunda düalist nitelikli bir ele alış, tanımlama eğiliminin varlığı gözlenebilir. Bu durumunun en önemli nedeni geleneksel terminoloji ve geleneksel açıklama biçimlerinin kullanılması eğiliminin devam etmesidir. Buna karşılık, kuramsal (bu ele alış insan unsurunun örgüt için öneminin fark edildiği bir döneme yapılan referanstır) olarak İnsan Kaynaklarının Yönetiminin tarihsel arka planını (İKY) 1950'li yıllara kadar götürmek mümkündür. "P. Drucker ve D. McGregor" gibi yazarlar (o dönemde) modern işletmelerde "iş entegrasyonu yönelimli, vizyon sahibi ve hedefe odaklı" liderlere ihtiyaç olduğunu vurgulamaktaydı (Armstrong, 1987.)"


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 260
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺24,00

"Sonsuzluğun bir ritmi varsa eğer, bu aşk olmalı."

Okuyacaklarınız biraz hayal, biraz gerçek. Ben sadece içimden geldiği gibi yazmayı denedim. Hissettiklerim, kah günışığından süzülen bir demet ışıktı, kah içimdeki renklerin yansımalarında buldum sözcükleri. Şiirlerim, gel gitlerim, unutmaktan korktuğum anılar, rüyalarım, neredeyse nefessiz kaldığımı düşündüğüm anlarla dolu. Yazarken çevremde gördüğüm, dokunabildiğim tüm kareler, birden resim oluyor sanki. Zaman, nesneler, renklerin cümbüşünde satır satır dökülüveriyor. Nasıl düşlersek öyle oluveriyor şiir de.

Daldan dala uçmalarım, pırıltım bir gülen, kah dolan gözlerim... Herhalde en çok bunlarla bendim.

İşte onun için;

beni dinleyen, anlamaya çalışan, beni yüreklendiren,

beni heyecanlandıran, duygulandıran, sevindiren

herkes ve her şeye teşekkürüm...

- Gülenay Berkman Dervişoğulları 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 134
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺8,00

20.yüzyılın sonlarında ideolojik düzlemde tanımlanan kutuplaşmanın ürettiği devletten devlete yönelen tektipleştirilmiş tehdit algısı zayıflamış ve son bir kaç on yıldır toplumsal ekonomik ve çevresel alanlardaki küresel ve yerel tehditler içerisinde soğuk svaş mekanizmlarıyla donanmış wesfalyan devlet yapılarını meşgul eden en önemli sorun kuşkusuz etnik istikrarsızlıklar olmuştur. Etnik sorunlar şiddet içerikli olsun veya olmasın sudan , lünban , ırak sri lanka , gürcistan gibi azgelişmiş ülkelerden ingiltere belçika ispanya ve kanada gibi gelişmiş demokratik ülkelere kadar çok geniş bir coğrafyada ulus devlet müşruiyetinin yeniden değerlendirilmesini gerektirmiş ve bununla birlikte evrensel değer ahline gelen demokrasi etnik sorunlar ile fazla ilişkilendirilen bir konu haline gelmiştir. Demokrasi düşüncesinin uluslar arası hukuk alanında somut ilkeler şeklinde kodifikasyonu ise uluslar arası yapının etnik sorunlar yaşayan devletlere demokratik kurumların geliştirilmesini dşkte etmesine meşruiyet kazandırmış ve zayıf demokrasilerde etnik sorunların önlenemesi olağan karşılanmaya başlanmıştır.

Günümüzde etnisitelere pozitif statü haklarının tanınmasının milletin bütünlüğüne katkı sağlayacağı ve ayrılma gerekçesi kalmayacağı için " kendi kaderini tayin"hakkı taleplerinin azalacağı öngörülmekte demokratik haklar ve kurumlar yerleştiğinde insanların artık etnik bağlılıklar temelinde mobizile olmayacakları değerlendirilmektedir. Bu önermeden hareketle  etnik sorunların demokratikleşme ile aşılıp aşılamayacağının tespitinin amaçlandığı bu çalışmada" etnik sorunların giderilmesinde demokratikleşme çözüm müdür?" sorusuna cevap aranmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺24,00

Sayfa Sayısı : 136
Basım Tarihi : Ocak 2014
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri :
₺8,00

Türkiye'de gün çayla başlarb. Gün içinde özel bir zaman ayırmayız içimek için çünkü tüm özelimizin değişmez parçasıdır.

Samimiyetimizin ve misafirperverliğimizin simgesidir. Hanımlarımızın marifetlerine, dostların sohbetine, öğrencinin başarısına ortaktır. Çocuklukta ayrıdır çay keyfi adı gibi, paşa çayı içmeyenimiz var mı? Dostluklar çay ikramlarıyla başlar, küskünler çay ocağındı barışır. İşyerlerimizde çaycının yokluğunu patronun yokluğundan önce fark ederiz.

Bizi, bir yapan "Çay" dostum Serap Yıldız Fındık'ın öykülerinde bir başka demlenmiş. Kitabı "Çay" dan hepimizin düşecek bir bardak için teşekkürler.

-Mürşide Okumuş / Okumuş Çay ve Gıda AŞ yönetim Kurulu Üyesi

 

İmgelerle, inceliklere yolculuk yapıyorum.

Kısacık bir öykünün naif dokunuşları yüreğim ısıtırken derinlere dalıyorum.

Sonra acı öyle bir çarpıyor ki üşüyorum.

Gerçeklikle, düş arasında gidip gelirken tekrar tekrar okuyorum.

Demleniyorum.

-Ayşe Takmak




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 111
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺8,00

Ey Gönül Dostu!
Bilgi ve düşüncelerimi sizinle paylaşmak isterim. Yüce Allah, biz akıl ve aklın fonsksiyonlarını verdi. Düşünmeyi, algılamayı, kıyası v hafızayı beynimize yerleştirdi. Yazıyı Yazdırttı.Okumayı öğretti ve yücevarlık olarak bizi yarattı...


Sayfa Sayısı : 167
Basım Tarihi : Ocak 2014
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri :
₺5,60 KDV Dahil

Günümüzde bürokrasi, asli görevlerini yaparken kendisine çizilen sınırlara bağlı kalmayarak devlet yönetiminde etkin bir konumda yer almak için çaba göstermektedir. Bu doğrultuda bürokrasi, sahip olduğu güç kaynaklarıyla; siyasi iktidarları etkileyerek, iktidarların üzerinde kamuoyu baskısı oluşturmakta ve bir anlamda kendi iktidarını kurmaya çalışmaktadır. Bürokrasi, bu durumda en büyük mücadeleyi siyaset kurumuna karşı vermektedir. Bürokrasinin söz konusu mücadelesi, siyaset kurumunu da etkilemektedir. Doğası gereği en temel hedefi; iktidar olmak olan siyaset kurumu, bürokrasinin yürüttüğü bu mücadeleye karşı kayıtsız kalamamaktadır. Siyaset kurumu da sahip olduğu güç kaynakları ile bürokrasinin kendi alanına yaptığı müdahalelere, karşı koymaktadır. Siyaset ve bürokrasi arasında yürütülen bu mücadele, birbirlerini yok edici bir şekilde değil aksine birbirlerini daha çok yakınlaştırıcı bir şekilde gerçekleşmektedir. Dolayısıyla gelinen noktada, bürokrasi ve siyaset, devlet yönetimine ilişkin birbirinden ayrı düşünülemeyen iki kurumsal mekanizma haline gelmiştir. Artık bürokrasi ve siyaset iç içe geçmiş iki alandır.

Elinizdeki çalışmanın konusu, kamu yönetiminde, bürokrasinin siyasetle kurduğu ilişkinin, makamlar üzerinden incelenmesidir. Söz konusu ilişki, siyasi müsteşarlık ve bakan yardımcılığı makamları özelinde ele alınarak bu alanda gerçekleştirilen tartışmalara yeni bir zemin oluşturması düşünülmüştür. Çalışmanın konuya ilgi duyan araştırmacılar başta olmak üzere sosyal bilimler alanında çalışan kişilere yardımcı olacağı ve ilgili araştırmaların derinlik kazanmasında katkı sunacağı hedeflenmektedir.







Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 271
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺32,00

Osman Aksoy eskilerin ifadesiyle bir muhacir. Geleceğini  alem tasavvurunu tıpkı atası Osmanlı gibi batıda  arayan bir göçmen. 1970 'li yılların başında diş ve tırnak  kontrolünden geçilerek "kabul edilen" bir işçi. Osman Aksoy çeyrek asırdır emeğinin, alın terinin bedelini nafakasını kazanırken ülkesine ait olduğu dinine doğuya batıya bakmaya, anlamaya çalışarak yazılar yazmış.

Bu kitaptaki düşünceler çok senkronize olmamakla birlikte bir sanıcının bir ızdırabın bir feryadın tezahürü olarak neşet ediyor.

Entellektüellerimizin dünyayı çalakalem algıladığı bir zihin kirlenmesinin anaforunda Osman Aksoy sesini duyurmaya çalışıyor. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 359
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2012
₺8,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺16,00

1937 Yılında Burdur (Eğneş) Çallıca köyünde dünyaya geldi. İlk , orta ve lise tahsilini Burdur da tamamlandı. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden 1961 yılında mezun oldu. Çeşitli illerde öğretmen ve okul müdürü oarak görev yaptı. 1976 yılında T. Çimento Sanayii Genel Müdürlüğüne Eğitim ve Neşriyat Müdür Muavini olarak naklen atandı. Sekiz yıl bu görevde kaldı. 1983 yılında Sınai Eğitim Eğitim Genel Müdürlüğüne Dare Başkanı olarak atandı. 

1985 yılına kadar bu görevden kalan Ali Gözütok bu tarihte tekrar öğretmenliğe döndü. 1988 yılında kendi isteği ile emekliye ayrıldı. Bir ara T.r.t Haber Muhabirliği de yapan Ali Gözütok'un değişik dergi ve mecmualarda makaleleri şiirleri yayınlandı.

Bu şiirleri Edebiyat çevrelerince ilgiyle izlenmektedir. Ali Gözütok'un gönül ırmağından ve sen misin adında basılmış iki şir kitabı bulunmaktadır. Üç ciltlik Gül Tufanı Güncelerce Peygamberlerin hayatı basılmak üzeredir.

Ali Gözütok halen Antalya'da ikamet etmektedir. İki çocuk babasıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 142
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺8,00

 




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺8,00

Gelinciğin yeryüzündeki en yoğun anlamı bizde, Çanakkale´de... Neden mi? Yağmur yağdıktan sonra geride kalan taş, toprak ve inbsan kemikleri!...

Çanakkale´de ölen insanların kanlarıyla sulanmış, narin, nazlı, hüzünlü gelincikler. " Kan Çiçekleri" der Gelibolulular gelinciğe. Bahar gelmeye görsün, her yanı kırmızılar kaplar. Gelibolulular çok sever gelincikleri. Derler ki, "Açan herbir gelincik, kan çiçeğidir."

Şehit askerlerimizin her biri gelincik olmuş, sert rüzgarlara direnir de gitmez toprağından.

Kana bulanmış topraklarda gül biter mi? Biten Kan Çiçekleri.

Okulda resim dersinde öğretmen sıraların arasında gezinirken, gözü bana takıldı. Gözlerime baktı, bende mahcubiyet, biraz utangaçlık, karşısında küçüldüm, ufacık kaldım. Mimikleri ile malzemelerimin nerede olduğunu sordu, ayağa kalktım, önümü ilikledim, başımı öne eğdim, utangaç bir eda ile "evde unuttum öğretmenim" dedim, bir arka sıraya geçti. Bir başka dersin defterinin en arka sayfasına başladım birşeyler çizmeye.

Nihayet ders bitti, zil çaldı bende kocaman bir "Ohhhhhh ders bitti"....

Sanatçısına fırçasına,kalemine, inandıklarına taraftır, gönül sesinin götürdüğü yere gider, boş tutamazsınız, durduramazsınız, engelleyemezsiniz. Bir kere rüzgarı aldı bu yelken, yüreği doldu, fırçasını, kalemini tutabilene aşk olsun.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺16,00
Sosyo - Kültürel bir fenomen olarak müzikte yaşanılan değişimlerin, gündelik yaşamda eğlence aracı olarak kullanılmasına rağmen, bilimsel bakış açısıyla incelenmesi ve çalışılması önemlidir. Bizde ise bu çalışmalar, bilimsel bakış açısından çok, bürokratik kararlar doğrultusunda ele alınmıştır. Yaklaşık otuz yıl öncesine kadar entelektüel bir gayri meşruluk içinde olan müzik incelemeleri, seksenli yıllarla birlikte akademik alana da girmiş oldu. Bu yıllardan itibaren, farklı disiplinlerden araştırmacıların müziğe çok farklı yollardan yaklaşarak, cesaret kırıcı bir karmaşaklığa sahip bu olguyu anlamaya çalışmaları önemli bir gelişmedir. Ülkemizde çok yeni başlayan bu süreç, aslında batı da yeni olmayıp, 19. yy. da başlamıştır.
Merkezin belirlediği niteliksel duruma göre şekillenen modernleşme sürecindeki müzik anlayışı, özellikle Cumhuriyet döneminde oldukça farklılaşmıştı. Merkezi iktidarlar müziğin toplum üzerindeki etkisini yakınen bildiklerinden dolayı topluma dönük politikalarını daha iyi anlatabilmek ve bu politikalara destek sağlamak için kültürel faaliyetlerden / müzikten yararlanma yoluna gitmekten hiçbir zaman çekinmemiştir.
(Arka Kapak)
Sayfa Sayısı : 259
Basım Tarihi : Ocak 2005
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 1. Hamur
Basım Yeri : Ankara
₺4,00 KDV Dahil
Parlamentolar içinde yer aldıkları toplumun yapışma göre şekillenmektedir. Bu yüzden toplumun yapısına bakarak, parlamentoların neden böyle bir yapı ve tutum içinde olduğunu anlayabileceğimiz gibi, parlamentoların işlevine bakarak da, toplumun nitelikleri hakkında önemli bulgulara ulaşabiliriz. Toplumların yapısal özelliklerine göre farklı yetki ve görevlere sahip olan parlamentolar, dolayısıyla parlamenterler, aynı zamanda siyasal bir çevrenin de ürünüdürler. Her ne kadar çevrelerinin hatlarına etkide bulunsalar da, yapısal özellikleri itibariyle, beklentilere ne derece cevap verebildikleri daima tartışma konusu olmuştur.
Bugünün dünyasında bulunan her parlamento, toplumsal beklentilere cevap üretebilmek için benimsedikleri yapı veya çalışma anlayışını, genelde Avam Kamarası(İngiltere), Kıta Avrupa'sı(özellikle Fransa) ve Amerikan Kongresi'nden yararlanarak oluşturmaktadır. Aynı durum ülkemiz içinde geçerlilik arz etmektedir. Ülkemizde de bahsedilen bu üç modelden hangisinin daha geçerli olduğu, parlamentonun siyasal hayatımıza girmesiyle birlikte, daima tartışma konusu olmuş ve günümüzde de olmaya devam etmektedir. Kitap bu konuları, parlamenter yapı ve işleyiş açısından olduğu kadar parlamenterlerin temsil gücü yönünden de ele alıp incelemektedir.
(Arka Kapak)
Sayfa Sayısı : 320
Basım Tarihi : Ocak 2005
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 1. Hamur
Basım Yeri : Ankara
₺16,00 KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺16,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 239
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺12,00

Paul Lafargue(1842-1991) Fransız düşünür Küba'nın Santiago kentinde doğdu. Dokuz yaşındayken ailesiyle göçtüğü Fransa'da Tıp Akademisi'nde yazıldı. Üniversitede kralcı hükümete karşı giderek genişliyen gençlik devrimine katıldı. Yine aynı dönemde yoğun bir okuma uğraşına daldı.Hegel'den Feuerbach'a Fourier'den Comte'a kadar pek çok düşünürün yapıtlarını okumasına karşın özellikle Proudhon'dan etkilendi.

1865'te Marx'la tanışması üzerindeki Anarşist Proudhon  etkisini kaldırdı.Marx"yakışıklı, zeki,enerjik ve sportif,  bulduğu bir gencin kızı Lauray'la evlenerek aileye katılmasına da izin verdi.

Siyasi eylemleri nedeniyele Akademiden uzaklaştırılınca yarım kalan öğrenimini Londrada tamamladı ve karısı Laura' yla birlikte yeniden Paris'e döndü art arda üç çocuğunuda yitirmesi üzerine tıptan soğudu kendini tümüyle sosyolist düşünce ve eylemlere adadı. Fransız sosyolist Partisi'nin kurucuları arasında işçi devinimlerinin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulundu.

1911 yılında karısıyla birlikte kendini öldürdü. Yaşlılığın beden ve zihin güçleini azar azar kemirdiğini görmek istemeyen Lafargue  yetmiş yaşını aşamamak üzere  kendine verdiği sözü tutmuş oluyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 70
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺6,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 220
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2012
₺8,00
M.Ö 7.yy.da dünya günümüzdeki kadar büyük değildi. Asya ve Avrupa dışındaki kara parçalan henüz bilinmiyordu. Turanlılar Çin ve Medya gibi dünyanın iki süper gücüne karşı bağımsızlık mücadelesi verirken bu zor koşullar efsanevi bir kahraman doğurdu. Alp Er Tunga...
Zaloğlu Rüstem'in bile bükemediği çelik bileği keskin zekası ve askeri dehası ile az zamanda halkını kölelikten kurtararak Çin'den Tuna'ya ve Sibirya'dan Hindistan'a kadar olan geniş topraklarda Turan ilini korumayı başardı.
Sayfa Sayısı : 400
Basım Tarihi :
Kapak Türü : Standart
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Ankara
₺7,20 KDV Dahil

Vatan şairi Nâmık Kemal'in Vatan Yâhut Silistre oyunu, tiyatro yazınımızın ilk önemli yapıtıdır. Yazar, konusunu ünlü Silistre müdâfaası'ndan alan bu oyununda Osmanlı kahramanlığı'nın birer örneği olan kişileri aracılığıyla vatanı için ölmek tezini coşkulu bir dille işler. Sahnelenen ilk oyun olarak kabul edilen Vatan Yâhut Silistreyi okurken de zevk alacaksınız.


Sayfa Sayısı : 76
Basım Tarihi : Ocak 2012
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Ankara
₺3,20 KDV Dahil
Mança ilinin küçük bir köyünde, soylu bir Bey yaşıyordu. Bir rivayete göre adı Kesada, diğer bir rivayete göre de Alanso idi... Pek zengin sayılmazdı, ama babasından kalan mirası -har vurup harman savurmadığı takdirde- ömrünün sonuna kadar yeterdi. Gösterişi ve lüks yaşamayı sevmezdi. Şatosunda ellisini çoktan geçmiş emektar bir kâhyâ kadın, her ieş koşturan bir uşak ve evde kalmış şapşal bir kız yeğen vardı. Aynı tencereden hem ev halkı hem de kendisi yerdi. "Ev halkı" dediğimiz de işte topu topu yukarıda saydığımız üç kişi idi. Diğer soylular gibi, "burnundan kıl aldırmayan" cinsten değildi. Köyün fakirlerine yardım eder, kapıya geleni geri çevirmezdi.
(Kitabın İçinden)

Sayfa Sayısı : 351
Basım Tarihi : Ekim 2009
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Ankara
₺9,60 KDV Dahil

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 131
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2011
₺24,00

Saka kelimesi Türkçede (Yakut şivesinde) insan manasına gelir. Avista'da bu kelime Türk karşılığı olarak ve İranlılarca düşman sayılar Türkleri küçümseme maksadıyla eşkıya manasında kullanılmıştır. Ermeni müellifi Stephanos Asolik de: Türkistan bozkırları ki buna Sakastan denilir diyor. Z. V. Togan'a göre: İskitler Türk'tür; eski Şu Türklerine dayanırlar. Skit sözü, Cengiz'in dayandığı boylardan, Sakait adı gibi, Saka adına t çoğol ekinin gelmesiyle oluşur, diyor. Sakalara Asurlular Aşkuzai / Askuzai, İşkuza bazen Asagarta/ Sakarta/Zakarti/Zakruti/Zikirtu; Yahudiler Tevrat'ta Aşkenaz; Eski Yunanlılar Scythe (İskit), hükümdarlar boyuna Sokolot ve sonraları Sak/Saka; İranlılar Saka; Hintliler Sakya ve Çinliler de Su ve Se diyorlardı. Kaşgarlı Mahmud'un Divan-ı Lügati't Türk adlı eserinde anıldığı gibi, Tanrı Dağları bölgesindeki Şu/Su sülelesi, M.Ö. 800'lü yıllardan beri Sakaların hükümdarlar sülelesi idi.

Fransızlar İskit kelimesini Scythes yazar, Sit okurlar. Almanlar Skythe yazar Sküt okurlar. Bu kelimeyi Araplar Skit olarak alıp, başına İ harfi getirmiş, İskit yapmışız. Tıptı istasyon gibi. Kelimenin en eski halini Herodot'ta Yunanca olarak görüyoruz:  Sküthai. Heredot İskitlere Sakai diyor. Bunu Fransızlar Saces yazar, Sas okurlar. Herodot, hepsinin birden adı Sokolot'tur, der. Hellenler onları Skuthai deyi adlandırır. Yunancada "Ü" harfi olmadığı için kelimenin aslının çoğul hali almış Suku olduğu, İskit Türklerinin aslında Saka, Soko diye bilinen Türkler olduğu anlaşılır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺16,00

Lev Nikolaveviç Tolstoy (1828-1910) Zengin bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınları tarafından büyütüldü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskovaya gitti. Çalışkan, zeki bir öğrenci olarak basan ve sevgi kazandı. Voltaİrei ve J. J. Rousseauyu okudu. Eserlerinde bu iki yazarın kuvvetli etkisi görülür. 1851de orduya girdi; Kafkasyaya gitti. 1854te Kırım savaşma subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburga gitti. Bir kısım eserlerini sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Sahip olduğu soyluluk unvanı onu sıkıyordu. Çok mütevazi bir hayatı vardı. 1862de evlendi. Savaş ve Barış ile "Arma Kareninayı", bu sıralarda yazdı. Karısı onun en büyük yardımcısıydı. Aradan bir süre geçince, şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özellikle Rus köylüsünün, perişan durumu onu üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı; onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoyun dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkınm yaradılışını, yaşayışını gerçekten büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden biri olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitici olarak da bilinir.


Sayfa Sayısı : 720
Basım Tarihi : Kasım 1999
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Ankara
₺9,60 KDV Dahil

İnşaat endüstrisinin genel yapısı nasıldır? İnşaat sözleşmesi tipleri nelerdir? Hangi tip sözleşmenin sorumlulukları nasıldır? İnşaat sözleşmelerinin içerikleri nasıldır? Sözleşmede hangi tanımlar yer almalı, kapsamları nasıl olmalıdır? Yapım sözleşmeleri nasıl organize edilir? İnşaat projelerinde alt yüklenici taşeron kullanımı ve alt yüklenim sözleşmeleri nasıl yapılmalıdır? Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nde işveren ile yüklenicinin risk ve sorumluluklarının maliyetlere etkileri nelerdir? İnşaat sözleşmelerinde nasıl değişiklik yapılır ve ilgili mevzuat düzenlemeleri nasıldır? İnşaat sözleşmelerinde hak talepleri ve anlaşmazlıkları çözümü nasıl düzenlenmiştir? İnşaat sözleşmeleri risklerinin ve bu risklerin etkilerinin değerlendirilmesinde kullanılan yöntemler nelerdir? İnşaat işlerinde sigortalama uygulamaları nasıl yapılır? FIDIC inşaat sözleşmelerinde anlaşmazlıklar nasıl çözülür? FIDICT Tasarım - Yapım ve Anahtar Teslimi Tip Sözleşmesi İdari Şartnamesi'nde süresel şartlar, sözleşme değişikliği uygulamaları ve teminatlar nasıl düzenlenmiştir? İnşaat sözleşmelerinde değişiklikler nasıl yönetilir? İnşaat firmalarının yurtiçi ve yurtdışı projelerde maliyet ve süre belirleme yöntemleri nelerdir? Kamu ihali mevzuatı ve FIDIC normları bazında iş programları nasıl düzenlenmelidir? İnşaat projelerinin planlanmasında temeller nelerdir? Kamu tahhüt işlerinde ve FIDIC uygulamalarında süre uzatımları nasıl düzenlenmiştir, buna bağlı fiyat farkları nasıl alınabilir? Mevzuatımızda iş ortaklıkları nasıl düzenlenmiştir? Yapım sözleşmeleri nasıl oluşturulur ve yönetilir? Yapım işlerinde geçici kabuller, kesin kabuller, ödemeler nasıl yapılır? Kamu sözleşmelerinin idaresinde yapılan büyük yanlışlar nelerdir? Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nde bakım ve düzeltme sorumlulukları nasıldır? Yapım sözleşmeleri nasıl bitirilir ve garanti yönetimi nasıl yapılır?

Bu kitapta yukarıda belirtilen sorulara kabul edilir ve uygulanabilir yanıtlar verilmeye çabalanmış, yalnız ulusal değil uluslar arası yapım projelerinin sözleşme düzenlemeleri hakkında da fikir verilmiş, uygulama örneklerine değinilerek geniş bir bakış açısı oluşturulmaya gayret edilmiştir. Yurdumuzda kamu yapım işlerinde esas alınan yapım işleri mevzuatı ve uluslar arası inşaat projelerinde yaygınlıkla kullanılan tip FIDIC sözleşmelerinin uygulamalarına, paralellik ve farklılıklarına değinilmesine özen gösterilmiştir. Gerek Yapım İşleri Genel Şartnamesi gerek FIDIC İnşaat İşleri Genel Şartnamesi (Kırmızı Kitap) esas alınarak hazırlanan sorumluluk ve risklerin taraflara dağılımına dair tablolar, hem genel bir özet oluşturmakta hem de farklı düzenlemeler arasındaki ilişkilerin daha açık bir şekilde anlaşılmasına imkan vermektedir. Ekler içinde yer alan sözleşme analizleri de, bir sözleşme metni incelenirken dikkat edilecek hususlar ve izlenecek yöntemler konusunda önemli örnekler mahiyetindedir. Böyle bir çalışmaya girişilirken gerek lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine, gerekse profesyonel sektör uygulamacılarına faydalı olabilmek birincil amaç edinilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 298
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2007
₺32,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 156
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2012
₺4,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2011
₺4,00

İnsanın beyninde psikosibernetik diye bir sistem ve mekanizma bulunmaktadır. İnsan bu sistemin içine hangi vizyonu yerleştirirse, o sistem kendisi o vizyona kilitliyor. Eğer insan kararlı, istikralı, azimli bir şekilde gayret eder ve sonucunu Allah'tan dilerse, işte o zaman açılmaz kapılar açılır oluyor. Çözülmez düğümler çözülür oluyor. Bendeniz çok  dikenli yollar yürüdüm. Ancak asla pes etmedim. Çünkü biliyordum ki, her gecenin bir sabahı olduğu gibi, bu dikenli yollar, bir gün olacak yeşil vadilere vasıl olacaktı. Oldu da. İşte bu kitabı yazmaktaki amaç, genç nesillere bu dikenli yolların nasıl aşılabileceğini, yaşanan tecrübelerle anlatmak ve onları ye'sin; ümitsizliğin karanlıklarından, ümidin aydınlıklarına çıkarmaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 285
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺12,00

Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 396
En / Boy : 9,5 / 13,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2005
₺8,89
There was once a king of England whose name was John. He was a bad king; for he was harsh and cruel to his people, and as long as hi could have his own way, he did not care what became of other folks. He was the worst king that England ever had.
(Arka Kapak)
Sayfa Sayısı : 190
Basım Tarihi : Temmuz 2010
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Ankara
₺4,00 KDV Dahil
1856'da yazılan Şair Evlenmesi, 1860'ta Tercüman-ı Ahval gazetesinde tefrika edildikten sonra aynı yılın sonunda kitap olarak yayımlanmıştır.
Eserin konusu, hileli bir evlendirmenin sonradan bir dost eliyle düzeltilmesidir.
Şair Evlenmesi, Türk edebiyatında Batı tarzında yazılmış ilk tiyatro eseridir.
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı : 77
Basım Tarihi : Eylül 2011
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Ankara
₺4,80 KDV Dahil

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺16,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 446
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2012
₺24,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺32,00

Erol Yıldız 1955 yılında Zonguldak'ın o zamanki Beldesi limdinin ilçesi olan Kozlu'da doğdu. Öğrenim yıllarının ardından meslek hayatına Bolu'da başladı. Aslen Doğu Karadeniz kökenli olan yazar tam bir Cumhuriyet sevdalısı. Değişik kategorilerde çalıştığı iş hayatını ilaç sektöründe son vererek 2001 yılında tamamladı.

Bitmeyen çalışmalarına ara vermeden devam etti. Sağlık ile ilgili firmalarda Satış Pazarlama Müdürü Bölge Müdürü gibi görevlerde bulundu. Aslında profesyönelliğe atılmasına sebep olan yaklaşık otuz yıla sığan mahalli basındaki köşe yazıları onun başarılı yazarlığının başlangıcı olmuştur. 2012 yılında yazdığı ve piyasada halen satılmakta olan "Geçmişten Geleceğe Siyasi Yalanlar"  isimli eserinin ardından bu kitabını kaleme almıştır.

Yazarın ayrıca çok sayıda hece vezninde yazılı şiirleri bulunmaktadır. Bu eserlerinden dört tanesi ise Sanat Müziği eseri olarak bestelenmiştir. Ayrıca müzik ile haşır neşirdir ve udidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 310
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺9,60

Gecenin alacakaranlığı sinene kadar, pencerenin önünde Lantiye'yi bekleyen Bayan Jervez, onun gelmesinden ümidini kesince soğuktan titreye titreye yatağına girdi. Ateşler içindeydi; her tarafı alev alev yanıyor; gözyaşları yüzünün iki yanından akıyordu.
Akşamları yemeklerini dışarıda yiyorlardı; bunun için genellikle, "İki başlı dana" meyhanesine gidiyorlardı. Lantiye meyhaneden çıkınca, eşi Jervez'i eve bırakır iş aramak bahanesiyle ondan ayrıldı. Ancak şafakta eve dönerdi...
(Arka Kapak)


Sayfa Sayısı : 333
Basım Tarihi : Ekim 2009
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Ankara
₺4,80 KDV Dahil

Sayfa Sayısı : 96
Basım Tarihi : Temmuz 2015
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Ankara
₺6,40 KDV Dahil

Kendi deyimiyle 8 tane 10´luğu bozdurmuş olan 76 yaşındaki Gülteki Çizgen, başta fotoğraf olmak üzere sanatla yatıp kalkıyor.58 yıllık sanatla üretim sürecinde fotoğraf, illüstrasyon, sanatsal cam, cam heykel, yazı-hat alanlarına ve en fazla ihtiyaç duyulan bir zamanda fotoğraf alanında bir dergi yayınına hayat jazandırmak için yoğun emek verdi. O, oylumlu okumalarıyla birlikte, dünyayı gezmek suretiyle yaptığı müze kütüphane incelemeleriyle, sanattaki geleneği oldukça iyi çözümledi ve onu aşmak onun üzeirne bir şey koymak için çaba sarfetti.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1064
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺40,00

Zamanını doldurmuş yapraklar düşer
Ağaç sanki unutur, insan belki hatırlar
Zincir zincir üstüne kuruludur
İçi tanrıyı dışı devleti yakmayan dünya
İnsan dediğin, kürek mahkûmu forsa
İnsan ömrü; ala pranga


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 74
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺16,00
1 2 3 ... 9 >
Çerez Kullanımı