• Kaplanın Sırtında
    Kaplanın Sırtında
  • Kâğıt Kesiği
    Kâğıt Kesiği
  • Ken Taç Dis
    Ken Taç Dis
  • Masal KADIN
    MASAL KADIN
  • Osman Pamukoğlu
    Debreli Hasan Geronimo
  • İdil Yazar - Çikolata
    İdil Yazar
  • Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
    Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
  • Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri
    Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

Her edebî gelenek arkasında sayısız şair, birçok önemli eser ve aşkla yazılmış şiirler bırakır. Yüzyıllar boyunca süregiden uzun bir edebî sürecin karşılığı olan “divan edebiyatı” da şüphesiz geniş bir coğrafyanın kökü oldukça eskiye dayanan eşsiz bir ürünüdür.

Divan edebiyatı geleneğinin kimi hafızalara kazınmış kimi arka planda kalmış isimlerinden yola çıkılarak hazırlanan bu seçki, okuru altı yüz yıldan fazla hüküm sürmüş edebî bir mirastan geriye kalanlarla buluşturmayı ve ona şiir estetiğini öne çıkaran çalışmalardan bir buket sunmayı arzuluyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺14,40

“Dil, hakikaten insanın en temel özelliklerindendir. Binlerce çeşit hayvan arasında dil, sadece insana mahsustur. Her ne kadar dilden kastettiğim derdini ifade etme meselesi olsa da, hayvanlar dahi ihtiyaçları, kabiliyetleri ve istidatları nispetinde, beden ve uzuvlarının müsaade ettiği ölçüde bunu yerine getirebilir.”

Şemsettin Sami’nin ilk kez 1303’te (m. 1885) yayımlanan eseri Lisan, insanlığın en önemli meselelerinden biri olan “dil” sorununa eğiliyor ve geçmişten gününe dilin tarihini ortaya koyuyor. Şemsettin Sami’nin bu oldukça incelikli eserini orijinal dil ve günümüz Türkçesiyle birlikte okuyucunun dikkatine sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺16,00

“Savaş Üzerine’nin yorumunu tamamlamak demek, bu eserin anlamı dinseldir ve sadece dinsel bir yorumun, umarım öyle olsun, esasa ulaşabileceğini söylemektir. Clausewitz insanlar arasındaki mimetik ilişkileri düşünmüştür, eğer ki bir felsefeye göre hareket ediyor olsaydı, kullanacağı kuşkusuz Aydınlanma felsefesi olurdu.”

Carl von Clausewitz, Savaş Üzerine adını verdiği çok önemli kitabının yayınlandığını görememiş. Yüzyılımızın önde gelen düşünürlerinden René Girard, şiddet ve savaş hakkındaki düşüncelerini Savaş Üzerine’nin etrafında örüyor. Yola çıktığı nokta, günümüzde yükselen şiddet; çatışmalar, savaşlar, saldırılar ve kadına yönelik şiddet... Benoît Chantre soruyor, Girard yanıtlıyor. Son derece önemli bir kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺32,00

Tasavvufun derinlikli düşüncesini, bir sohbet üslubuyla vermesi, insanın yüce değerini, Allah’a ulaşma yollarını, temiz ahlakı, dürüstlüğü, âdil olmayı anlatması Kaygusuz’un sevilmesine yol açmıştır. Kaygusuz Abdal’ın başta Divan olmak üzere çeşitli eserlerinden derlenen bu seçki, insanlık tarihinin en önemli meselelerine cevap arayan bir şairin uzun soluklu arayışını dile getiriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺12,00

Cem Sultan’ın Türkçe Divan’ından yola çıkılarak hazırlanan bu seçki, şairin döneminde sıkça söylenen ve çeşitli nazirelere de konu olan gazelleri ile büyük bir hüzün ve acıyla gurbette kaleme aldığı mısralarını bir araya getiriyor.

“O melek ger bir gece olsa bizim mihmanımız / Cennet olurdu hemen bu külbe-i ahzanımız (O melek kadar güzel sevgili bir gece bize misafir olsa, bu hüzün kulübesi hemen cennet olurdu.)”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺12,00

“Çok sevip saydığım bir kimseyi anlatacağım sana Selim beyi. İlhami Ziya kardeşimi. Kendisi mucittir. Aklı mantığı hep kıymetli. Şehir işgal altında. Ona rağmen hayat aksamadan devam ediyor. Sanki hiç işgal yokmuş gibi, civarda keyfi kıyak dolaşıyor gavatlar. Bir de garip ki şehir aslında açlık yokluk içinde kıvranıyor. Of! Görme hali!”

Çağdaş öykücülüğümüzün güçlü kalemlerinden Deniz Tarsus, yeni bir kitapla, Ben Murtaza öyküleriyle geliyor. Yepyeni bir anlatıcıyı, yeni, yaşamın içinden, edebiyat geleneğimizin göğsünden hikâyeleriyle okuyacaksınız. Edebiyatımızın kalıcı eserlerinden biri olmaya aday, Ben Murtaza.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺20,00

“Yirmi yıl kadar önce tanıştığım bir adamın, İlhami’nin öyküsünü anlatıyorum. Kaçınılmaz eksikleri tamamlayıp boşlukları dolduruyorum. Bu yolla gerçekle kurgu arasındaki çizgiyi bulandırıyorum. Bu yazdıklarımı okurken -okuyan olursa- tanıdığım ya da tanımadığım kişilerin ya da İlhami’yi tanıyan ya da tanımayan kişilerin, bir şekilde bu olaylar zincirinin benim anlattığım sırada geçmiş olduğunu, benim sadece bunu kurgulamakla yetindiğimi düşünecekler. Doğrudur da.”

Münir Göle, Tanıdık Bir Yüz’den yıllar sonra, yeni romanı Belki de ile çıkıyor okurunun karşısına. Aşka burun kıvıran kahramanımız, tutkulu bir aşkın pençesine yakalanıyor ve bu aşk macerası dünyanın dört bir köşesine yapılan yolculuklara davet ediyor bizi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺24,00

“Sincaplar birkaç gündür görünmüyor.”
“Gelirler.”
“Nereden biliyorsun?”
“Buraya aitler çünkü. Nasıl ki sen bana ve buraya aitsin, aynı şey sincaplar için de geçerli.”

Ayça Erkol, ikinci öykü kitabı ile yeniden okurların karşısında. Erkol, öykümüzün gittikçe varsıllaşan birikimi içerisinde özellikle kendine özgü görsel anlatımı, farklı anlamlara kapı aralayan katmanlı ve şaşırtıcı sahneleriyle öne çıkıyor. Yaşamımız bizim çok da bilinçle yön verdiğimiz bir zaman dilimi olmayabilir. Sonra Sincaplar Geldi, bunun coşkulu, şiirsel bir araştırması.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺20,00

Şu attan, şu çılgın ayın ışığından, gökyüzünde gaklayıp duran şu kargaların gölgesinden uzağa... Hepsinden uzağa, çok uzağa, uzak... Uzaklara...

Klasik İtalyan edebiyatının büyük ustası Luigi Pirandello’dan içinizi ısıtacak, olağanüstü güzellikte beş öykü. Dünyamız önyargılarla, bitmek bilmez mücadelelerle doludur ama bir yandan da güzelliklerle çevrilidir. Aşkın, doğa sevgisinin, sadeliğin, bize her gün iyilik fısıldayan yılmaz yanımızın öyküleri…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 94
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺20,00

Eğer ben geceyi sarmazsam zaman durur, türlü canlı zaman durduğu halde nefes almaya devam eder. Böyle olunca da nehirler boşa akar, bedenler acıkır ama can duymaz, hayvanlar telef olur, hakikatin nimetine muhtaç kullar bu güzelliklerden faydalanamaz! Bu yüzden sarmam gerek zamanı…

Orhan Veli Alıcı, Anadolu kültürünü, Toros Dağları’nı ve çevresini, oradaki halkın eski, acı tarihini yakından bilen, neredeyse o tarihin içinden çıkıp gelmiş bir anlatıcı. Zamansız ve Mekânsız Hikâyeler’i okuyunca göreceksiniz; yaşadığı, bağlandığı çevreden koptuğu zaman insan yalnızca mekânsızlaşmıyor, aynı zamanda “zaman” da onun için duruyor. Hızır’ı, Kaygusuz Abdal’ı, bin yıllık Anadolu inançlarını ve masallarını sayfalarına konuk eden bu küçük kitabı çok seveceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺16,00

Bu bir yolculuğun başlangıcı olsaydı, diyorsun, hatırladığım kadar, en azından biraz unutabilseydim: Yolu hissediyor, sezgilerinle bir an baş başa kalıyorsun, kendi içsel sesinle baş başa.

Diyarbakır’ın acıyla kaynaşmış kalabalığı, Suriçi’nin labirent sokakları, kente turneye gelen bir tiyatro, sahnede ölüm ve genç fotoğrafçı Fikret… Son dönem edebiyatımızın dikkat çeken adlarından Erhan Sunar bu kez bir fotoğrafçının objektifinden bakıyor; kusursuz bir dil, yetkinleşmiş bir anlatımla.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺28,00

Her şeye cesareti olan ben, yanınıza gelmeye cüret edemedim. Cesaretim yoktu. Hayır, gülmeyin buna. Korku, arzuya ve aşktan daha fazlasına aittir. Korktum madam. Olduğum kişiyi açık edip sizi kaybetmekten korktum.

Mireille Calmel, Sade’ın yaşadığı döneme, o dönemin kişilerine ve özellikle söylemine sadık kalarak, yani “büyük oranda gerçeklere sadık kalarak” kaleme aldığı bu güzel anlatıyla masumiyetin kaybedilişine, kutsal evlilik ahlakının sorgulanmasına girişiyor. Sade’ın Karısı, başından geçen ve onun kocasına, ailesine, krallık çevrelerine bakışını tümden değiştiren müthiş bir aşk oyununu anlatıyor bize. Son derece ahlaksız ve çekici bir kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺24,00

Ay ışığında çatılarda falan koşmuyordum, o kadar da değil. Sadece uyurken konuşur, jestler yapardım… Bazen kalkardım ve koridorda ya da başka bir odada uyanırdım. Nerede olduğumu bilmezdim.

Efsanevi Boileau-Narcejac ikilisinin unutulmaz polisiyelerini yayınlamayı sürdürüyoruz. Romanın ana kahramanı Ravinel, çevresinden ve dünyanın gerçekliğinden kopmuştur, sevgilisiyle birlikte sahil kasabalarına kaçmanın hayali içindedir. Ama romanın daha ilk satırlarında kente öyle bir sis çöker ki, dünya onun için tanınmaz hale gelir. Bir solukta okuyacağınız, gerçek bir edebi-polisiye.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺32,00

Bu ölüm! Ürperdi! Şimdi sadece tek şey hissediyordu; bir ölüyü. “Ben ve bir ölü, o ölü de benim kucağımda.” Titreyen elleriyle adamın başını kucağından çekti ve yere bıraktı. Ve şimdi de korkunç bir terk edilmişlik duygusu kapladı kadını.

Neden arabacıyı göndermişti ki? Bu ne saçmalık! Burada ölü bir adamla yalnız başına ne yapacaktı şimdi.

Kucağınızda yatan ölü bir adamla yakalansaydınız ne yapardınız? Ya yasak aşkınızı itiraf etmek zorunda kaldığınızda?

Yıllardır birlikte yaşadığınız kardeşinizin size inanmasını sağlamak için neyi göze alırdınız?

Bir sihirbazın öleceğiniz zamanı söylediği kehanetinden kaçabilir misiniz? Arthur Schnitzler’in öykü seçkisi Yunan Dansçı Kız’da bu soruların cevaplarını bulacak, kendinizi kahramanların yerine koyarak neler yapabileceğinizi düşüneceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 127
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺20,00

Canım babam, şehirde hava aniden değişti.

Mukavvalarıma kadar dondum. Bulutlardan dolayı şehrin üzerine bir karanlık çöktü. Aklıma aniden sana daha önce hiç sormadığım bir soru geldi: Bir kâğıt adam kaç yıl yaşar? Yani asıl merak ettiğim, bir kâğıt adam için yolun yarısı ne zaman gelmiştir?

Geçirdiği feci kazadan sonra babası Michael’ı yeniden, bir kağıt adam olarak yaratmıştır.

Michael, uğradığı felaketi ve taşrada yaşadığı hayal kırıklıklarını unutabilmek için evini, ailesini terk ederek şehre taşınmaya karar verir… Ama daha otobüste yeni felaketler birbiri ardına gelmeye başlar. Gallagher Lawson, son derece sürükleyici ve düşündürücü bir distopya kaleme almış: Kâğıt Adam, insanların maskesiz sokağa çıkamadığı, denizkızlarının karada yapayalnız bırakıldığı, dünyanın ümitsiz bir karanlığa gömüldüğü bir “zamansız zaman”dan geliyor. Mutlaka okuyun.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 386
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺28,00

Mildred Pierce / James M. Cain

Mildred yavaş yavaş, sürekli fren yaparak gidiyordu. İleride, molozun bittiğini, yolun açıldığını ve asfaltın simsiyah parladığını görünce gaza bastı. Fakat frene basar basmaz araba kaydı. Farlar söndü, motor durdu. Kocaman bir alana yayılan çamurlu su birikintisinin içinde yapayalnızdı. Ayağını frenden çekince arabanın çamura gömüldüğünü hissetti. Çığlık attı.

Aldatıldığını öğrendikten sonra hayata tutunmaya çalışan bir kadının çocuklarından birini kaybetmesi, diğerinin kibirli ve düşüncesiz tavırlarıyla uğraşması, yeni bir aşk, zenginlik, hayal kırıklıkları, başarılar, kayıplar…

Hayatın içinde var olan tüm duyguların ustalıkla işlenip okura aktarıldığı, 30’lu yılların Amerikasında yaşanan ekonomik krizin toplumsal yaşamı nasıl sarstığını anlatan Mildred Pierce, kendinizi kahramanların yeri koyacağınız keyifli bir roman.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 391
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺40,00

Robert Burton, kendi ölüm tarihini saptamıştı. Lewis Carroll, hem kütüphaneci hem fotoğrafçı hem de kuklacıydı. Kuklaların kendi kendine hareket edebilecekleri bir düzenek hazırlamıştı. Menéndez Pelaya, gözlerinden biriyle sağ, diğeriyle sol sayfayı aynı anda okuyabiliyordu. 

Angel Esteban, Yazar ve Cenneti'nde edebiyata ve kitaplara düşkün olanların hep merak ettikleri bir dünyayı sonuna kadar açarak; bize yaşamlarının bir bölümünde kütüphanecilik yapan büyük yazarları tanıtıyor... 

Mario Vargas Llosa'nın önsözüyle..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 279
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺32,00

“Uzak dur kahrolası hayvan!” diye bağırdı. Kendimi korumak için sıçradım ama oldukça öfkeliydi, hızla kovalamaya başladı, bastonuyla vuruyordu, oradan oraya kaçarak kurtulmaya çalıştım ve sonunda sol ön bacağıma beni çığlık çığlığa bırakan şiddetli bir darbe geldi. Kısa bir süre savunmasız kalmıştım, baston yeniden kalktı ama inemedi çünkü bakıcı çılgın gibi, “Çocuk odası yanıyor!” diye haykırıyordu. Sahip hızla o tarafa koşunca, öteki kemiklerim kurtulmuş oldu.

Bir Köpeğin Hikayesi’nde, toplumdaki insanlar ve hayvanlar tarafından oynanan rolleri yeniden düşünecek, bir köpeğin zihnine girecek ve madalyonun diğer tarafındaki yaşamı gözlemleyip hissedeceksiniz. Bazen inançları ile mecbur kaldıkları arasında sıkışanların seçimlerine tanıklık edecek ya da bir filin peşinden yollara düşeceksiniz. Mark Twain’in öykülerinden, keyifle okuyacağınız bir seçki.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺20,00

Sezar’ın geceleri canhıraş feryatlarla kâbuslardan kaçtığını, durup dururken düşüp bayıldığını, ara sıra epilepsi nöbetleri geçirdiğini yazıyor tarih.

Hiç dostu olmadığını da.

Özgür olmak köle olmamaya bakıyor, özgürlüğün kölesi de olmamayı gerektiriyor sanki. Sezar olmak bile zor. İnsan bir yerden kaçak yapıyor.

Münir Göle, Surat Buruşturmalık 52 Metin adlı küçük ama keyifli kitabında; bazen cehennem zebanisine bezeyen Kara Sakal’ı anlatıyor bize bazen akrep sineğinin dişisiyle çiftleşebilmek için neler çektiğini. Venüs ve Mars’ın tutkulu ilişkisinin, sanatın, evrimin, şehvetin, Bereket Tanrısı Priapos’un, hırsın ve hiçliğin anlatıldığı; düşündüren, gülümseten bir dilde yazılmış bu anekdotları bir solukta okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺20,00

Ona aldığı gri takımı giyiyordu. Rüyalarından hatırladığı gibiydi. Tıpkı geçmişte Seine kıyısında yaptığı gibi ona yaklaştı; parfümünü kokladı, sonbaharda toprağın, ezilmiş yaprakların, ölen çiçeklerin kokusuydu. Flavières, bir eli göğsünde, ağzı açık, uyurgezer gibi ilerliyordu. Bu kadarı fazlaydı. Gücü tükeniyordu.

1958 yılında Alfred Hitchcock tarafından filme alınan Vertigo, yalnızca daha önce Dişi Kurtlar adlı romanını yayınladığımız Boileau-Narcejac ikilisinin en ünlü yapıtı değil, aynı zamanda gelmiş geçmiş en sarsıcı, yazınsal derinliği en yüksek polisiye romanlardan biri… İkinci dünya savaşı yıllarında, psikolojik sorunları nedeniyle polislikten emekli olmuş Flavières, eski bir arkadaşının çağrısıyla bir tür özel dedektiflik işini üstlenir. Böylece hem bir aşk hikâyesine hem de son sayfasına kadar soluk soluğa okuyacağımız gizemli bir olaya tanık olmaya başlarız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 210
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺36,00

Özellikle nefret ettiğim bir şey varsa o da linç peşinde koşan güruhtur. Adam olan bir kişi bile görmedim içlerinde. Hasta bir terziyi haklamak için horozlanacak cesareti toplamadan önce bire yüz kişi toplanmak zorundadırlar. Korkaklardan oluşur; onu besleyen halk da aynı şekilde. Üstelik, yüzde doksan dokuz,
şerif de onlardan biridir.

Mark Twain’den, okumaya doyamayacağınız bir öykü seçkisi… Kaptan Stormfield, dünyada ona ayrılan sürenin sonuna geldiği zaman, hızla cennete gider ve orada işlerin nasıl döndüğünü gözlemlemeye başlar…

Amerikan öykücülüğünün büyük kurucusu Mark Twain, bu dünyada gördüğü tüm yersiz inançları, tabuları, insanın çürümüş ahlakını sapasağlam bir ironiyle kaleme alıyor.

–Bir Kesitle- Kaptan Stormfield’ın Cenneti Ziyareti, çok keyifli bir öykü seçkisi…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺24,00

Casanova titrek bir sesle konuşuyordu: “Sen ne dudaklarımı ne de ellerimi öpebilirsin benim,” dedi Amalia’ya. “Ve sen beni boşuna beklemiş ve hayal etmiş olacaksın, tabii ben bir an önce Marcolina’ya sahip olmazsam…”

Alman edebiyatının önemli isimlerinden Arthur Schnitzler’in Casanova’sını hepiniz tanıyorsunuz: Kendinden emin, kibirli, zengin, çapkın ve bir o kadar da duygusal. Hayatının elli üçüncü yılında ise zenginliğini kaybetmiş ve artık yorgun bir şekilde çıkıyor karşımıza. Kendine uydurulan efsanesine çok da yaraşmayan bir halde, vatan hasretiyle baba ocağına, Venedik’e dönmeye karar veriyor. Casanova’nın evi, insanları onu nasıl karşılayacak? Casanova yılların yorgunluğunu atıp aradığı huzuru bulabilecek mi yoksa herkesin bildiği Casanova olmaya devam mı edecek? Casanova’nın Eve Dönüşü insan ilişkilerine, aşka ve kadınlara, paranın gücüne dair akılda kalıcı bir hikâye.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺20,00

Bir hayvan acıya sebep olduğunda bunu masumca yapar. Yanlış değildir bu. Çünkü onun için yanlış diye bir şey yoktur. Hiçbir hayvan acı vermenin hazzından dolayı yapmaz bunu. Yalnızca insan yapar; sahip olduğu kırma ahlak duygusundan yola çıkarak!”

Üç sıkı arkadaş; Nikolaus, Seppi ve Theodor’un hayatları karşılarına çıkan bir yabancıyla büyük bir değişime uğrar. Meleklerin soyundan geldiğini söyleyen Şeytan, insanların düşüncelerini okuyarak onların tüm istediklerini yerine getirmekle kalmaz; erkek çocukları için adeta bir cennet olan Eseldorf insanlarının da hayatında köklü değişimlere sebep olur. Mark Twain, Gizemli Yabancı’da, Şeytan’la insanların ilişkisi üzerinden erdem, iyilik-kötülük kavramlarını tartışıyor, insan ırkının neler yapabileceğini, ne kadar ileri gidebileceğini düşünmemize olanak sağlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺24,00

“‘Bana çok sıkı sarılır mısın,’ diye sordu. Ellerimi kollarına koydum (Tanrım, ne kadar zayıftı) ve birazcık sıktım.

‘Hayır Oliver,’ dedi, ‘gerçekten sarıl.’

Borulara ve diğer şeylere çok ama çok dikkat ederek yatağa çıktım. Yanına uzanıp ona sarıldım.

‘Teşekkür ederim Ollie.’”

Harvard’lı zengin sporcu Oliver ile müzik öğrencisi Jennifer’ın, neredeyse ortak hiçbir yanları olmamasına rağmen yaşadıkları, her şeyi göze aldıkları bir aşkın hikâyesi. Erich Segal’in kaleme aldığı, yayımlandığı günden bu yana milyonlar satan, film uyarlaması da bulunan Aşk Hikâyesi, Filiz Çakır’ın çevirisiyle yeniden okurla buluşuyor. Bir çağdaş dünya klasiği olan bu kitabı okuduğunuzda hafızanızdan silinmeyecek bir aşka şahitlik edecek, etkisinden kolay kolay sıyrılamayacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺28,00

Bana tasma takmaları da artık anlamsızdı çünkü tasmasız hiçbir yere koşamazdım, sahibimin gölgesinden uzağa gidecek durumda değildim. Bu anlamsızlığı, hem de her gün, bir sağa bir sola doğru geçip giden petrol tankerlerini gördükçe anlıyordum ve onları kendime benzetiyordum.

Çağdaş Azerbaycan edebiyatının önemli temsilcilerinden Maksat Nur, etkileyici romanı Şehrin Sahibi’nde bugün dünyanın yaşadığı tüm akıl tutulmalarının bir özetini çıkarmış; güç taşkınlığı, iktidar hayranlığı ve toplu cehalet krizi… Bayılacaksınız


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺24,00

Luiz Trucco ona yaptıklarımı asla affetmeyecekti ve ölüm döşeğinde bile, Peru’nun Iquitos şehrinde bir akşamüstü yatağını evli bir kadınla paylaşmaktayken, hâlâ bana beddualar savuruyordu. O kaba kahkahanın anlamını çok iyi anlamıştım, deliliğin bir belirtisinden ziyade gizli zaferin bir işaretiydi o.

Dom Luiz Galvez, yüzyılın sonuna yaklaşıldığı dönemde yaşamış Brezilyalı bir gazetecidir.
Bir akşamüstü evli bir kadının penceresinden atlayarak kaçtığı sırada, yanlışlıkla Bolivya Başkonsolosu’nun hayatını kurtarır.
Siyasete attığı bu beklenmedik adım, hayatını sonsuza dek değiştirecektir.

Devrim tarihinde kısa soluklu fakat heyecan verici bir saltanat dönemini anlatan Amazon’un Efendisi, bugünün Latin Amerika’sında en yetenekli yazarlar arasında gösterilen Márcio Souza’nın ilk kitabıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 258
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺32,00

Saçlarını dalga dalga seriyor şehrin üstüne. Gece oluyor. Sabahlarsa turuncu bir aydınlık. Anneni çağırayım ister misin? Arkadaşlarını? Gitmemi ister misin? Yalnız küçük bir deviniş. Gitme, demek bu. Kal.

İlk kitabı Küçük Dertler ile okurumuzdan ilgi gören Kadire Bozkurt, yeni kitabı Bir Kalbin Boyutları ile tekrar öyküseverlerin karşısında. Bu kitabıyla birlikte Kadire Bozkurt’un hem dilini, anlatımını yetkinleştirdiğini hem de kahramanlarıyla, coğrafyasıyla öyküsüne yeni boyutlar kazandırdığını göreceksiniz. Edebiyatımızın genç kuşaklarının en önemli öykücülerinden birinin kaleminden çıkma bu öyküleri seveceksiniz.

Kadire Bozkurt’un kısacık öyküleri kâğıt kesiği gibi. Kendini göstermeyen ama içe işleyen.

Semih Gümüş


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺16,00

Sadece hapiste yazdığı mektubu saklamıştım. Onu okumaya doyamıyordum. Mahvolmuştu; böyle diyordu mektup. Çıldırmak üzereydi, şahit olduğum o kısa anlardaki gibi artık kendine hâkim olamıyordu ama en hoşu; sitemlerinde o yoktu.

Marente de Moor, 2010 yılında Hollanda’nın en önemli edebiyat ödüllerinden olan Ako Edebiyat Ödülü’nü alan kitabında, eskrim öğrencisi bir genç kızın öyküsünü anlatıyor. Hem ilk dünya savaşının ve Nazizm’in bir eleştirisini hem de Avrupa’nın kırsalında yaşanan tutkulu bir aşkın öyküsünü okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺28,00

Nicelerini tanıdım ki uykularında bile bu kadar erdemli görünmemişlerdi. Lulu’ya aynen şöyle diyeceğim, evet doğru felsefe yapıyorum, bana göre uyku, tıpkı kardeşi ölüm gibi… Neyse, benim bilmek istediğim sadece… hayır, olsaydı hatırlardım… hayır, hayır, hemen divana atmıştım kendimi… ve hiçbir şey olmadı… bazı zamanlarda tüm kadınların aynı görünmesi inanılmaz bir durum… gidelim artık buradan.

Arthur Schnitzler, “on diyalog” başlığını taşıyan bu oyununda aşk, zevk ve tutkunun çetrefilli ilişkisini anlatıyor. Bu vazgeçilmez dürtülerin toplumun tüm katmanları arasında kendine nasıl yer bulduğunu, nasıl kural tanımadığını, arzulanana ulaşmak için neler yapılabildiğini okurken, kendinizi bir dans koreografisi izler gibi hissedeceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺20,00

Biz organları sarıp sarmalayan elastik kılıfız. Biz, jöle, ipek ve sateniz, biz, tüfeklerin namlularından yayılan salvo ve Tanrı’nın bir haziran günü alnımıza koyduğu soğuk elin rüyasıyız, bir yüzük, kamış, bir ekmek, bir kalp, biz bir mesafeyiz.

 Bjorn Rasmussen, yalnızca bir roman yazmamış, aynı zamanda içinizi yakıp geçecek yıkıcı bir ateş kaleme almış. Ten, Organları Sarıp Sarmalayan Elastik Kılıftır, çağımızın tüm konforunu yerle bir etmek isteyen, yerleşik ahlakı kesin ve acımasız bir dille reddeden bir kahramanı anlatıyor. Ama onun geçmişinde reddettiği her şeyin suçu birikmiş durumda.. Akıllarınızdan çıkmayacak bir hikâye…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺24,00

Yazmak, dünyanın sırlarını keşfetme dürtüsünden kaynaklanabilir. Bildiniz gibi, insanlık bu işe bütün ömrünü adamıştır; gezip dolaşmak, keşfedip ele geçirmek, sonra da başka bir yeri yine ele geçirmek. Dünyanın keşfedilecek sırrı mı kaldı, demeyin. Bütün bu olup bitenlere rağmen dünyamız hâlâ sırlarla doludur. Gerçi bana kalırsa, bu kadar keşif yeter; insanın artık durup boş ve sessiz manzarayı izlemesi yeğdir. Gerçekten, kimi zaman artık bildiklerimizin, gelip bizi keşfetmeleri gerektiğini düşündüğüm olur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺24,00

Yatağın köşesinde durur ve –yine geç kalktığı için- aceleyle kenara atılmış yorganının çapraz katını, çarşafın topografik hatlarını ezberler, her bir pamuk çıkıntısını, vadisini ve platosunu aklına çizer. Ardından önceki gece kadının vücudunun nerede uzanmış olduğuna yönelik bir çıkarım yapar ve ihtiyatlı bir şekilde yatağa uzanır. Vücudu, kadının vücudunun önceki gece yerleştiği yere yerleşir.

Justin Ker, bazen hiç tanışmayan ama bir şekilde birbirlerinin hayatlarına değen insanların öykülerini anlatıyor. Yağmur Damlaları Arasındaki Mesafe’de yer alan öyküleri okurken, günlük yaşamımızdaki ortak noktaların bizi nasıl bağladığını göreceksiniz: Dünyanın bir köşesinde yazılmış bir şiirin, başka bir ülkede sebep olduklarına şaşıracak, “unutma dükkânı”nı ziyaret edecek, insanın zamanı durdurma çabasına tanık olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺28,00

Merak ediyorum, bende bir delilik var mı diye.

Yoksa aşk delilik mi? Bir an seni bir bakire ya da Madonna gibi görüyorum, sonra utanmaz, küstah, yarı çıplak ve açık saçık görüyorum! Ya sen beni nasıl düşünüyorsun? Benden iğreniyor musun?

James Joyce, önce sevgilisi sonra karısı olan Nora Barnacle ile 1904 yılından 1924 yılına kadar aralıklarla mektuplaşır. İlk kez 1950’de ortaya çıkan mektuplar, 1957’den beri Cornell Üniversitesi’nin koleksiyonundadır. Kayıp olduğu bilinen ve bir kitabın yaprakları arasında bulunmasının ardından, 2004 yılında bir müzayedede -geçen yüzyılın bir mektup için en yüksek fiyatı olan- 240.800 İngiliz Sterlinine alıcı bulan mektubunu da okuyabileceğiniz
Nora’ya Mektuplar, Joyce’un, aşk evlilik, toplumun değer yargıları, kilise, yazdıkları ve yazacakları, bir yazar olarak hayalleri, kızgınlıkları hakkında pek çok düşüncesini, duygusunu açığa vuruyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 115
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺20,00

Biliyorum, hepiniz yüzümü tanıyorsunuz. Defalarca karşınıza çıktım. Beni görünce içinizdeki teslimiyet, boyun eğme, kabullenme, karşı çıkmama, baş kaldırmama duyuları harekete geçiyor. Hem yüz hatlarım sizi ürkütüyor, hem sesimin tonu, hem heybetli cüssem. Kimi zaman sokakta bana rastladığınızda, çehrenizdeki hafif çekingen, hafif kaygılı ifadeyi görmekte zorlanmıyorum. Bir otorite figürüyüm ne de olsa. Üstelik beni tanıyorsunuz, adımı çıkartamıyorsunuz, tam olarak ne iş yaptığımı kestiremiyorsunuz, ama beni göz ısırmasından öte bir kimliğe büründürmekten kaçamıyorsunuz. İşte ben o tanıdık, ama üzerine bir türlü bir ad yapıştırılamayan adamım.

Küçücük rollerle kolektif belleğe iyice kazınmış bir erkek ve görüntüsünün ardındaki gerçek hayatı. Tanıdık Bir Yüz, hayatın yanlış anlamaları, görünümler, yansılar ve gizler hakkında katmanlı bir roman.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 210
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺24,00

Buck, ileri atılmak için kendini toparlarken, tüyleri dikilmiş, ağzı köpürmüş haliyle ve delice bir parıltıyla bakan kan çanağı gözleriyle, gerçekten de kızıl gözlü bir şeytandı şimdi. İki günün ve gecenin içinde birikip taşan hırsıyla, altmış beş kiloluk gazabını doğruca adamın üzerine fırlattı.

Yaşadığı konforlu hayattan, çalınarak uzaklaştırılan ve kızak çekmeye zorlanan Buck’un karakteri, direndiği doğal yaşama ayak uydururken kademeli olarak değişir. Zaman içinde sopanın kanununu, intikamın tadını, koşulsuz sevgiyi öğrenirken sonunda karşı koyamayacağı çağrılara kulak verir. Betimlemenin en güzel örneklerinden biri olan Vahşetin Çağrısı, yeni çevirisi ile Alakarga’da.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 138
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺20,00

Felsefeci, eleştirmen ve dünyaca tanınmış Pessoa uzmanı Jerónimo Pizarro, unutulmaz, göz kamaştırıcı yetkinlikte bir Pessoa incelemesi kaleme almış:

Pessoa Yaşadı Mı?

Son yüzyılda şöhreti de ardında bıraktığı gizem de, gittikçe artan bir “vaka” Pessoa. Pizarro’nun insanüstü bir çabayla yazdığı bu kitap yalnızca bir Pessoa incelemesi değil, yazarın “sandığı”nda kalan binlerce sayfanın düzenlenmesi için yaratılmış bir “editörlük bilimi” kitabı aynı zamanda. Türkçede ilk kez okuyacağınız Pessoa öyküleriyle birlikte. Keyfini çıkarın.

Ben beni yazıyorum, yaşamaktan dikkatimi dağıtabilmek için.

Fernanado Pessoa

Kullanılan kâğıdın türünü ve kendine özgü özelliklerini, harflerin ve diğer yazı araçlarının türünü, metnin içerdiği kelimeleri ve sözdizimini, metinin stilini ve kaynaklarını, metnin iç ve dış kaynaklarını, geçmişteki olayları ve kişileri, bunların hepsini incelemem gerekti.

Jerónimo Pizarro


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 373
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺36,00

Annemin elleriyle kaldırdım örtüsünü eski zamanın. Pembe pikemin. Ona sarınıp yaz geceleri, yarı uyur yarı uyanık düşler içinde uyuyakaldığımı unutmuşum ben. Ne çok şeyi unutmuşum.

Nalân Kiraz, ilk öykü kitabı Şeyler Denizi’ni yayınladığı zaman, edebiyat dünyası onu farklı dili, etkileyici lirizmi ve özellikle kasaba yaşamına farklı bakışı için selamlamıştı… Şeyler Denizi, günlük hayatımızın yavaş görüntüsünün altında yatan hırsları, dehşeti, kıpırtısız suların altındaki şiddeti anlatan öykülerden oluşuyor. Kitabın yeni baskısı Alakarga’nın yeni listesinde...

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 111
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺16,00

Kadın kafasında kurduğu tüm imgeleri unuttu, genç kızı tam karşısında durduğu gibi düşlediğini anımsadı, kızın yaşını, geçici güzelliğini, dürüst ve temiz yürekli ifadesinin sahteliğinin gücünü kabullendi. Yeniden, kendini hiç zorlamadan, eski bir alışkanlığın getirdiği kolaylıkla hayatı boyunca ona karşı kin duyduğu inancıyla genç kızdan nefret etmeye başladı.

Juan Carlos Onetti, bu kısa romanında ele aldığı konuya son derece farklı bir yönden yaklaşmış. Veda Ederken’de olayın kahramanı, son günlerini geçirmek için bir sayfiye kasabasına gelmiş, orta yaşın üstünde bir adamdır. Ama onu neredeyse hiç görmeyiz; öyküsünü kasabanın sakinlerinin gözünden bölük pörçük izleriz. Onetti’nin hınzır, çetin ama olağanüstü dünyasına hoşgeldini


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 92
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺20,00

Bazen Don Chon diye çağırırdı beni, kimi zamansa patroncuk. Bazen de sarışın kız anılarımı kurcalamaya gelirdi. Hikâyeler anlatmamı isterdi, ben de birkaç bozukluk verip fevkalade yalanlar anlatırdım ona.

Karısı tarafından terk edilen, hayatla çok da bağı kalmamış bir adamın, gazetede gördüğü “İhtirasları hiçbir sınır tanımayan ve seyahat etmeye hazır bir adam için iş telifi” ilanıyla hayatının yönü bir anda değişir. Olduğu yerden çok uzaklara giderek, bilmediği yaşamlara, ilkel şartlara, ensest ilişkilere şahit olur. Büyük usta Onetti’nin Artık Fark Etmediğinde’sini elinizden bırakamayacaksını


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺36,00

Mutfakta bulaşığı yıkarken, içeriden gelen kahkahaları, boğuk fısıltıları dinledi, bunu sessizlik izledi. Birinin sinsice yürüdüğü geldi kulağına, ama kafasına inen demirin tok sesini duymadı. Doğrusu, bir daha hiç duymadı, sendeledi, gövdesi mutfağın zemininde kımıltısız kaldı.

Yazarlığın olmazsa olamazlarından biri olarak kabul ettiği yalancılığını açıkça söylemekten çekinmeyen Juan Carlos Onetti, Yarın Başka Bir Gün Olacak’ta bazen yaşlı bir kadının torununa benzettiği çocuklardan gördüğü vefasızlığı bazen yakınları ölen insanların kederli hallerinden faydalanıp zengin olan bir adamı bazen de arzu ve tutku dolu bir aşkın ufacık bir şeyden bitişini anlatıyor bizlere, onun düş dünyasında zevkle gezineceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 101
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺20,00

Yunan yazmalarını karanlığa gömen ilahiler silindi; yeni bir yönetimin ışıltısı dünyaya saçıldı; cismani güçler yeni bir yaşam gücüyle hız kazandığında ve gözler, geleneklerden daha net görmeye başlayıp zihinler kendinden gizleneni kavramaya başladığında ortaçağcılığın buhranlı denizinden sevinç dolu yeniyetmeliğin tüm görkemiyle insanoğlunun özgür ruhu yükseldi.

Tarihsel Eleştirinin Doğuşu, bugün hâlâ hayranlıkla okuduğumuz Oscar Wilde’nin bir gençlik çalışması…

Wilde, Tukididis, Polibios gibi Yunan tarihçilerinin mirasından hareketle insanın dogmalarına karşı zafer kazandığı aydınlanmayı onurlandırıyor ve tarihçilerin ve edebiyatçıların aklın rehberliğinde neler yapabileceklerini gösteriyor. Düşünceler dizimizin yeni mücevheri…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 105
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺24,00

Önce okur, oyunu sever, oyun kurucu yazarı tanır, metni anlamak için eleştirel okumalar yapar, çıkarım amacıyla farklı farklı okumalar gerçekleştirir, metinden kopmaz ve sonunda yaratıcı sonuçlara ulaşır.

Türler Arası En Güzel Yolculuklar, okumanın, yazınsal yapıtlara eleştirel bir gözle yaklaşmanın hazzını vurgulayan, son dönem edebiyatımızın öne çıkan yapıtları üzerinde incelemelere girişen cesur bir “okuma çabası.”

Neşe Aksakal, kimi yazınsal kavramlara Türkçe karşılıklar getirmekle kalmıyor, bunları çözümlediği metinler üzerinde açımlayarak kullanıyor. Sıkı okurların yepyeni tatlar derleyeceği bir çalışma


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 158
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺24,00

Gündüzler tekdüzedir, ya gece?
Geceyi kimse planlayamaz.
Macera arıyorsan kendin bilirsin ama yıldız ışığına güvenilmez mesela.
Kent ışıkları hele kahve falı gibidir, ne gösterirse tersi çıkar. Tek bir uzun zamanda, aynı anda olup biter her şey, bitmezse de bitmez, alacakaranlığın olayı budur zaten.

Sıradan taksi şoförü Can, eline tutuşturulan bir Picasso rulosuyla evine döndüğünde başına geleceklerin farkında bile değildir.

Koltuğunuza kurulun ve İstanbul’un altını üstüne getirecek bir kapışmanın hikâyesine hazırlanın. Rakun, gittikçe renklenen 

Suat Duman romanlarının en heyecanlı halkası…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 156
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺24,00

Seramis teyze binde bir mekâna uğrar, yalnızca Ömer abiyle tavlaya otururdu. Onun ziyaretinin gerçekleştiği anlarda kimsenin gıkı çıkmaz, tumturaklı laflar ağzından dökülüverecek diye herkes nefesini tutardı. Jülide, annesinin onca lafı nasıl öğrenmiş olduğuna hayret ederdi.

Onur Bütün, Gülümsemeler adlı ilk öykü kitabıyla olmadık zamanlarda olmadık olaylara tanık olan, duyan, gördüğünü duyduğunu sindiremeyip içinde büyüten, öfkelenen, sevinen insanların öykülerini anlatıyor bize. 

Hep mutluluktan gülümsemediğimize dikkat çekiyor aslında, dudaklarımızın bazen acıyla bazen keyifle bazen çaresizlikle kıvrıldığını hatırlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 94
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺16,00

"Bir kravat seçmek için on beş dakika harcadığım zamanları düşündüm, şimdi açlıktan kadidi çıkmış bir serseriydim ve geçmişimi unutmak için acı çekmek, daha çok acı çekmek iştahımı kabartıyordu. Ayağımın ucuyla yamacı yokladım, kayarak inersem aşağıya çabuk varabilir miydim? Yumuşak zemine oturdum, topuklarımla fren yaparak inmeye başladım."

Dişi Kurtlar, 1940'lı yıllarda Almanlara esir düşen Bernard’la Gervais’nin Pomeranya esir kampından kaçışını konu alıyor. Bernard’ın bir kaza sonucu hayatını kaybetmesi üzerineyse hikaye beklenmedik bir şekilde seyir değiştiriyor: Gervais, Bernard’ın mektup arkadaşı Hélène'e sığındığında, Bernard kimliğiyle hayatına devam etmek durumunda kalıyor. Özgürlüğe adım attığına inanmak isteyen Gervais içinse asıl tutsaklık ve mücadele ise buradan sonra başlıyor.

Polisiyenin usta ikilisi Boileau ve Narcejac’tan başyapıt niteliğinde bir kitap Dişi Kurtlar. Bu soluk soluğa macerayı hem merak hem de gerilim içinde okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 180
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺20,00

Türk Edebiyatı birkaç yazarın ya da birkaç eserin ötesinde, kökü uzak geçmişe dayanan bir derya, biliyoruz. O geçmişin üzerinde yükseliyoruz. Okumaya, yazmaya merak duyan herkesin sırtını sıvazlayan kudretli bir edebiyat...

Bize hikayeler veren, bir bakıma hayatımızı kuran, kurtaran büyük yazarlarımız, ustalarımız. Peki onların hayatı?

Kimlik bilgilerinden söz etmiyoruz; ansiklopedik bilgiden öte, gelgitleri bol, netleşme arayışında ama denedikçe silikleşen bir derin hayal. O hayale ne kadar aşinayız acaba? Yazarlarımızı ne kadar biliyoruz?

Alakarga Yayınları bugünün yazarlarından, dünün ustalarının hayatlarını hayal etmelerini istedi. Hanımın Çiftliği'nin yazarı Orhan Kemal'in büyük romancılığını biliyor olabiliriz ama onu bir roman kahramanı olarak hayal ettik mi hiç? Ya da Hababam Sınıf'ının yazarı Rıfat Ilgaz'ı, milli şair Mehmet Akif, öykücülüğümüzün temel taşı Ömer Seyfettin'i?

Her biri büyük bir serüvenin taşıyıcıları olan bu büyük yazarların hayatlarını hep bir örnek, masa başında dirsek çürüterek geçmiş sanmak, her şeyden önce onların varoluşlarına haksızlık olur.

Hayatlarını yazsak roman olur, eh, bu elbette kimin yazdığına da bağlı. Bugünün çok değerli kalemleri, zor bir seçimle 40 usta yazarın hayatlarını romanlaştırdılar. Kimler yok ki? Ahmet Hamdi'den Yusuf Atılgan'a, Yaşar Kemal'den Fakir Baykurt'a, Nazım Hikmet'ten Ahmed Arif'e, Sabahattin Ali'den Sait Faik'e, Oğuz Atay'dan Tezer Özlü'ye, Tarık Buğra'dan Peyami Safa'ya; niceleri...

Yayınevi olarak bu sürece herhangi bir müdahalede bulunmadık; tek arzumuz, metnin gerçeklere sadık kalması ama biyografinin sınırlı alanından da uzak durmasıydı. Sonuçta ortaya yarına kalacağını umut ettiğimiz muazzam bir toplam çıktı. Yazarlarımıza saygı duruşu, edebiyatımıza vefa borcu diyelim.
Alakarga Yayınları olarak gurur anlarımızdan biri, destek veren tüm yazarlarımıza bin teşekkür.


Sayfa Sayısı : 113
Basım Tarihi : Şubat 2017
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺9,60 KDV Dahil

"Cinayet! El okuyucusunun gördüğü buydu. Cinayet! Gecenin kendisi biliyordu sanki bunu, kulaklarında uluyan kasvetli rüzgar da. Sokakların karanlık köşeleri bununla doluydu. Evlerin çatılarından ona sırıtan buydu."

On dokuzuncu yüzyılın sivri kalemlerinden Oscar Wilde, bu kez Lord Arthur Savile'in Suçu ve Öbür Öyküler ile okur karşısında. İroniyle hicvi başarılı bir şekilde sentezleyen Oscar Wilde, bir yandan gerilim katıyor öykülerine bir yandansa güldürmeden edemiyor.

Hayaletlerin kol gezdiği ancak korkutucu unsurlar olarak kullanılmadığı, fantastik ögelerle bezenmiş, aynı anda hem hüzünlü hem de neşeli bir dünya yaratıyor. Farklı anlatıların ve kültürlerin etkisinde de kalan Oscar Wilde, Shakespeare'e de selam duruyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 193
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺11,85

“Düşüncelerini neden kaleme almıyorsun, diye sordu. Ne için? diye cevap verdi özenli bir küçümsemeyle. Altmış saniye doğru düzgün düşünmekten aciz, saçma sapan süslü laflar edenlerle rekabet etmek için mi? Ahlakını polisin, güzel sanatlarını simsarların eline bırakmış geri zekalı bir orta sınıfın eleştirel bakışına teslim olmak için mi?”

James Joyce’un on beş öyküsünü içeren ilk kitabı Dublinliler, 20.yüzyılın başlarında Dublin ve çevresinde yaşayan orta sınıf İrlandalıların günlük yaşamını konu alıyor. 1905’te tamamlanmasına rağmen dokuz yıl aradan sonra yayımlanabilen bu öykülerde yayıncıları rahatsız eden bir şeyler vardır: Joyce’un olağanüstü bir gerçeklikle aktardığı sıradan hayatların işaret ettiği çöküş, İrlanda’nın hikayesini okulu kıran çocuklar, rahipler, ayyaş yazıcılar, küçük politikacılarla aktaran usta yazar; okuyucusunu, ölümü dahi sıradan bir hadiseymiş gibi karşılayan insanların dünyasına davet ediyor. Joyce’un eşsiz kaleminden Dublinliler’i, yayıncısıyla yıllar süren çekişmeli mektuplaşmaları ile birlikte yayımlıyoruz.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺14,82

“Dedikoduyu paylaşmanın verdiği keyif, içeriğinin doğruluğundan daha önemlidir sanki. Yaratılmış gizli bir paylaşım ortamı, sözcüklerin iğnelediği kişinin kendi hakkında duymak istemeyeceği inancı, bu paylaşıma tat veren unsurlardır. Temelde her dedikodunun ardında yargı vardır. Bir değerler silsilesi, toplumsal ya da bireysel kabul ya da red duygusu, içeri alma ya da dışlama.”

Daha önce Sarı Zarf adlı romanını yayımladığımız Münir Göle bu kez yeni deneme kitabı Dedikodu ile konuğumuz oluyor. Dedikodu, doğal olarak herkesin ilgi alanında; mahalle
aralarından plazalara, pazaryerlerinden kütüphanelere, kentlerden ülkelere, gitgide büyüyen söylentileri ve efsaneleri de kapsayan günlük hayatımızın bu ele avuca sığmaz etkinliği Münir Göle'nin kalemiyle bir okuma şölenine dönüşüyor. Münir Göle, dedikodu yapmaktan kaçınarak, dedikodunun kendisini büyüteç altına alıyor, ince ince yorumluyor ve okurun kayıtsız kalamayacağı bir bütüne varıyo


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺8,15

William Beckford'un Vasık'ı dünya fantastik edebiyatının başyapıtlarından biri olarak kabul ediliyor. Borges'in de en sevdiği romanlar arasında yer alan Halife Vasık'ın Öyküsü, haz düşkünü kahramanını öyle güzel hicvediyor ki, insan onda kendi portresini görmekten rahatsız mı olsun yoksa bundan da "haz" mı alsın bilemiyor. Yeni ve özenli çevirisiyle.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺20,00
1 2 3 4 >
Çerez Kullanımı