Sadece bir denizin değil, aynı zamanda bir havzanın da adı olan Karadeniz, Türkiye ve diğer bölge ülkeleri için olduğu kadar,Balkanlardan Kafkasya’ya, Kuzeydoğu Avrupa’dan Anadolu’yauzanan hinterlandı ile Uzak Asya’dan Amerika’ya kadar dünyadaki hemen bütün Büyük Güçlerin kontrol etmek istediği bir bölge olmuştur.Zira Karadeniz’in coğrafî konumu; bölgeye hâkim olan bir güce ya da devlete ticaret, su ve enerji yolları vasıtasıyla batıdan Avrupa’nın, kuzeyden Rusya’nın, doğudan Kafkasya, Hazar Bölgesi ve Orta Asya’nın ve güneyden de Türkiye’nin içlerine nüfuz etme, hatta Ortadoğu’da söz sahibi olma imkânı verir. Bu anlamda Karadeniz Havzası günümüzdeki küresel mücadelenin de tam ortasında yer almaktadır. Nitekim bölge doğal etki alanında bulunması nedeniyle Rusya’nın, enerji ihtiyaçları nedeniyle Avrupa Birliği’nin, küresel gücünü koruma politikasıyla Amerika Birleşik Devletleri’nin, büyüyen pazar ihtiyacı ve Asya-Avrupa ticaretini kontrol etmek isteyen Çin’in ve bölgede varlığını sürdürmek isteyen devletlerin çok yönlü rekabetine sahne olmaktadır.Karadeniz havzasının bu denli kudret arzetmesi, başta uluslararası ilişkiler, tarih, kültür, ticaret ve güvenlik politikaları olmak üzere çeşitli alanlarda bilimsel araştırmaların da odak noktalarından biri hâline gelmesini sağlamış, bilim insanlarının çok boyutlu çalışmalarla söz konusu sahayı araştırma/inceleme konusu olarak seçmelerine yol açmıştır. Elinizdeki bu kitap da ilkçağlardan günümüze Karadeniz havzasında cereyan eden ve dünyayı etkileyen askerî, siyasî, iktisadî gelişmeler ile güvenlik ve enerji politikalarını tarihî süreç içerisinde ele almakta, bölgenin stratejik önemine dikkat çekmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 399
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺75,00

“Günümüz edebiyatında kadın yazarların konumu modern düşüncenin oluşturduğu süreçte itici güç olmuş, Türk edebiyatında kadın yazarlar olgusu da, tarihi süreç ve edebi zenginliğimiz içinde önemli yer tutan konulardan biri haline gelmiştir.

Farklı bir yazma kurgusuna işaret eden ‘kadınsı yazma tarzı, kadın üslubu, kadın söylemi’ gibi kavram ve nitelemeler, kadın edebiyatını biyolojik, toplumsal ve kültürel etkileşimler bağlamında tanımlaya çalışan ve erkek edebiyatıyla karşılaştıran bir alanı içerir.

‘Kadınların ferdi düşünceye, ferdi sanata nispetleri nedir?..’ şeklindeki soruların irdelemesini yaptığımızda görürüz ki, bütün ferdi kıymetlerin, değerlerin ve yeteneklerin hatta dehâların mutfağında mutlaka bir kadın eli vardır.

Kadın kalemler, kadınlık serüvenleriyle yazarlığı iç içe çoğaltırken verdikleri mücadelede geleneksel yapının engellerini aşarak var olmuşlardır.

Türk edebiyatındaki ‘kadın kalemler’, tarihsel akış eşliğinde ve örneklemeler çerçevesinde ele alınmış; ‘kadın yazar’, ‘kadın duyarlılığı’ ve ‘kadın kimliği’ gibi kavramlar farklı perspektiflerden sergilenmeye çalışılmıştır.

Türk edebiyatındaki kadın değerlerin ‘yazmak’ gibi insan beynini tümüyle seferber eden eylem karşısındaki durumları göz önünde bulundurulduğunda, ‘Yazamaya duran’ kadınların ortak seslerinden çıkarılabilecek sonuç; kadının sosyo-kültürel konumu bakımından yükümlülükler ve sorumluluklarla kuşatılmasına karşın bir ontolojik bir alan olan ‘yazma edimi’nde ayrı tanımlamalar, kategorizeler kabul etmeyip, insani bir durum noktasında birleşiyor olmalarıdır.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 826
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 12.2018
₺150,00

Türk dilinin lehçeleri, yakın ve uzak lehçeler şeklinde iki ana gruba ayrılır. Yakın lehçelerin kendi aralarındaki anlaşılabilirlik oranları daha yüksek, uzak lehçelerin, farklılıkları daha fazla, anlaşılabilirlik oranları daha düşüktür.

Türk dilinin uzak lehçeleri, Çuvaş, Saha/Yakut ve Halaç Türkçeleridir. Çuvaş ve Saha/Yakut Türkçeleri yazı dili iken Halaç Türkçesi yazı dili değildir.

Türk Dilinin Uzak Lehçeleri kitabı, daha önce yayımlanan Çağdaş Türk Yazı Dilleri 1, 2, 3, 4 adlı kitapların devamı ve tamamlayıcısı olarak düşünülmüş ve hazırlanmıştır.

Eserde öncelikle her bir uzak lehçenin ve o lehçeyi konuşan topluluğun adı, tarihi, her bir lehçenin diğer Türk yazı dilleri arasındaki yeri, yazılı edebiyatı ve Çuvaşistan ile Yakutistan için ülkeler hakkında bilgi verilmiştir. Giriş mahiyetindeki bu bilgilerden sonra her bir lehçenin grameri incelenmiştir.

Gramer bölümünde önce her lehçenin Türkiye Türkçesiyle karşılaştırmalı bir tanıtımı yapılmış, sonra söz konusu lehçeler sesbilgisi, şekilbilgisi ve kelime türleri bakımından incelenmiştir. Gramer bölümünden sonra, her bir yazı dilinin alfabesine ve metin örneklerine yer verilmiştir.

Türkiye’de, Türk dilinin uzak lehçeleri, ilk kez bu format içinde bir arada yayımlanmaktadır. Dolayısıyla Türk Dilinin Uzak Lehçeleri kitabı, bu lehçeler hakkında bilgi sahibi olmak isteyen her düzeyde insanın ihtiyacını karşılayabilecek, yardımcı ve yararlı bir eserdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺52,50

Kendi sözleri gelmiş aklına bir an. Yutkunmuş. “Hayat bir şey söylemek istiyor mutlaka bana, yoksa, ne ben yakınım bu yere yurda, ne de bir bülbülün sesi çıkar gider o kadar uzağa” diye düşünmüş. Tam da bu sırada, bülbül dile gelmiş:

“Hoş gör insanoğlu, şu âlemdeki her şeyi hoş gör… Yoksa hoş gelmişliğimizle hoş gitmişliğimizin arasında geçen zaman, bir dünya vaktidir. Benim anlattığım gönül hikâyesi ananın canını yaksa da sen daha toysun, aşka düştüğünde ancak olgun olursun! Anlamanı değil dinlemeni bekliyorum. Cennet ananın ayakları altındaysa da babanın duasındadır… Var git sen bunu düşün…” demiş, pırrrrrr uçup gidivermiş.

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım su kaplumbağalarının yumurta bıraktığı sahillere. Kimimiz şişeleri toplasın, kimimiz kâğıtları. Sonra başka bir masal için tertemiz bir dünyaya kapı açalım. Gökten elma düşüren düşürene… Biri masal kızlarına, biri ne peri ne prens olamayan yağız delikanlılara… Birini de yıkadım soydum masalsız uyumayan çocuklara bağışladım…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 134
En / Boy : 15,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺45,00

Tarih ve roman birbirinin içine girmiş, bir yönüyle tarih roman olmuş, roman da tarih. Çoğu zaman bu ikisini birbirinden ayırt edemiyoruz. Tarihi konu edinen ve Türk tarihinin değişik dönemlerinden esinlenerek yazılan kimi romanların tarihsel gerçeklikle olan bağını değerlendirmek ve romanın kurgusal gerçekliği ile tarihsel gerçekliği arasındaki ilişkileri gözler önüne sermek için karşılaştırmalı bir bakış açısına ihtiyaç duyulmaktadır. Geçmişte yaşanmış olayları ele alması bakımdan bir bakıma tarihin görevini dolaylı da olsa yerine getiren roman, okuyucusunun gözünde çoğu zaman kurgu olma önceliğinden kurtularak, tam gerçekliğe doğru kayış gösterir. Bu durumun farkında olan roman yazarı, özellikle tarihsel gerçekliği konu edinen romanlarında okuyucunun bu beklentisini sürekli göz önünde bulundurur. Biz tarihi romandan mı öğrenmeliyiz, roman tarihin ne kadarından nasıl yararlanır veya tarih romana ne katar sorularının cevabını ararken, tarihle romanın bağını yeniden gözden geçirmek, tarih akışı ile roman bağlantısını kurmak gerekmektedir.
 
Şaire ve Şiire Dair Notlar
 
Şiirin kapısından içeri giren her insan kendisini kimi zaman bir masal ülkesinde, kimi zaman da bilinmezlikler diyarında yolunu kaybetmiş biri haline gelebilir. Her insanın hayatının bir yerinde şiir mutlaka olmuştur. Şiiri anlamak için şaire bakmak, bir başka söyleyişle şairinden yola çıkılarak şiiri değerlendirmek sık kullanılan bir yol olmasına karşın, şiiri şairinden bağımsız değerlendirmek de bir başka yoldur. Şiirin kendi dehlizlerinde dolaşırken yolunuzu kaybetmeden ve bırakılan işaretleri doğru takip ederek bir sonuca ulaşabilir ya da yolunuzu tamamen kaybedebilirsiniz. Şairin şiire kattığı değer şiiri kıymetli kılmaz. Şiirin kıymeti de şairinden bağımsız olarak değerlendirilemez.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 220
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺52,50

Bu eser, araştırmacı Yazar Abdullah Satoğlu’nunedebiyat dünyamızın, son elli - altmış yılında, gökkubbemizde “hoş sedâ” bırakan bir kısım şair veyazarlarımıza dair çeşitli vesilelerle kaleme aldığımakaleleri içermektedir.

Edebiyat çevreleriyle, eğitim ve öğretim alanında geniş şöhrete ulaşan bu şahsiyetlerin bir çoğu, bugün halen  devlet kademelerinde ve çeşitli kuruluşların başında görev alan,yetenekli bir neslin yetişmesinde son derece etkili olmuşlardır. Satoğlu, 2004 yılında yayınlanan “Edebiyat Dünyamızdan Hoş Sedâlar” isimli eserin 1. cildinde,  2008’de yayınlanan 2. cildinde, 2011’de yayınlanan 3. cildinde, 2017 yılında yayınlanan 4.cildinde çoğunu yakından tanıma ve dost olma İmkânına mazhar olduğu, 125 önemli şair, yazar, edip, fikir ve dâvâ adamının, özgeçmişleriyle birlikte, bilinmeyen bir kısım özellikleri ve eserlerinden örneklere yer vermiştir.

Bu defa, bu ciltteki 25 edip ve şairimizle birlikte ne yazık ki, 105’i aramızdan ayrılan toplam 150 şahsiyete dair, görüş ve düşüncelerini içeren makalelerini bir araya getirmiş bulunmaktadır.Ümit ediyoruz ki, “Edebiyat Dünyamızdan Hoş Sedâlar”, bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonra da, ufkumuzu ve gönüllerimizi aydınlatacaktır


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 175
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺37,50

İnsan, düşünen, akıl yürüten, niçin ve neden ilişkilerini merak ettiği için araştıran ve sorgulayan bir varlıktır. Hayatın dokunuşlarıyla yetinmez, özgün dokunuşlarla hayata anlam katmaya çalışır. Bunun sonucu olarak bulunduğu ortama damgasını vurmak ister.

Olayların gelişmesini tesadüflere bırakmaz. Yeri ve zamanı geldiğinde mutlaka müdahil olur. Yılanın kendine dokunup dokunmadığına bakmaksızın zehir akıtmasının önünü kesmeye çalışır. Bilir ki o yılan, bir başka gün mutlaka kendisine de dokunacaktır.

Köle olmayı değil, özgür insan olup, hayatına kendi damgasını vurmayı tercih eden, her bir birey insanca yaşamayı hak ediyor demektir. Sorumluluklarının bilincinde olarak yaşamayı prensip haline getiren biri olarak düşüncelerini paylaşabilen, insanca yaşamasını bilenlere selam olsun.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 206
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺27,00

İnsanoğlu kuş misali ne zaman nerede olacağı belli olmaz. Kimi zaman zorunluluktan, kimi zaman görev icabı, kimi zaman da meraktan yaşadığı çevreden uzaklaşmak, farklı yerlerde bulunmak durumunda kalır. Bu farklı yerler bazen ülke sınırları dışına taşar, farklı kültürleri tanımaya vesile olur. Çağımız ulaşım imkânları ve turizmin hareketliliği ülkelerarası gidiş gelişleri kolaylaştırmış, yeni yerler görme fırsatı yakalamamızı sağlamıştır.

Göçmenlik, millet olarak ruhumuza işlemiş olacak ki binlerce yıldır gitmediğimiz, ayak basmadığımız toprak kalmamış neredeyse. Özellikle Avrupa ve Asya kıtaları olmak üzere dünyanın her tarafında Türk’ün ayak izlerini görmek mümkün hale gelmiştir. Bulabildiğim imkânlardan yararlandığım nispette gittim, gezdim, gördüm; edindiğim bilgileri ve izlenimlerimi kendimce okuyucuya sunmak istedim.

Her seyahat yazısı yazara göre bir üslup içerdiği gibi ben de bir seyahat kitabında ne görmek istediysem onu yansıtmayı tercih ettim. Kendi duygu ve düşüncelerimle birlikte oraları hiç görmemiş insanlara kültürel ve tarihi olarak bir nebze olsun tanıtabilmek, görmüş olanlara ise farklı bir gözle aynı mekânları ve kültürleri değerlendirme imkânı bulmalarına yardımcı olmak niyetiyle hazırlanmış bir çalışma olmasını arzu ettim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 233
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺30,00

Turk tarihi ve kültürü araştırmalarında Göktürk dönemi özel bir yer tutar. Hem önceki dönemlerin aydınlatılması hem de sonraki dönemlerin daha iyi anlaşılabilmesi Göktürk döneminin iyi bilinmesine bağlıdır. Göktürk dönemi denildiğinde ilk akla gelenler Bilge Kağan, Köl Tigin ve Bilge Tonyukuk'tur. Bilge Kağan Türk milleti için bütün gücüyle çalışmış ve milletinin güvenini kazanmış bir model şahsiyettir. Bu hususta kendisi "Türk milleti için gündüz oturmadım, gece uyumadım" derken, Çin kaynaklarında da "Bilge Kağan milletini sever, Türkler de ondan memnundur" sözleri onun şahsiyetini ortaya koymaktadır. Köl Tigin ise, Bilge Kağanı tahta çıkartan ve hep onun destekçisi olan, kahramanlığıyla ön plana çıkmış bir şahsiyettir. Mücadele ruhu Bilge Kağan tarafından "Hücum ettiğini, Türk beyleri hep bilirsiniz" sözleriyle açıklanmaktadır. Çin kaynaklarında da "Köl Tigin savaş sanatının üstadıdır. Ona karşı koymak kolay değildir" denilmek suretiyle kahramanlığı belirtilmektedir. Bilge Tonyukuk zekiliği, planlamacı kişiliği ve askeri işlerdeki bilgisiyle önemli bir devlet adamıdır. Çin kaynaklarında "Tonyukuk otoriter, hakim ve kurnazdır'' denilmek suretiyle onun karakter tahlili yapılmaktadır. Burada yaptığımız iş, yazılı belgeler ve arkeolojik buluntulardan hareketle, millet sevgisiyle devlet yönetmiş Bilge Kağan, kahramanlığıyla kendini kanıtlamış Köl Tigin ve devlet adamlığıyla ün kazanmış Bilge Tonyukuk ve onlarla ilgili siyasi ve kültürel gelişmeleri tespit etmek suretiyle ortaya koyma gayretinden ibarettir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 195
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺15,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 544
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺90,00

Şirazlı Sa’dî ve Bostan’ı

Türkmen soylu Salgurlular hanedanından Atabeg Ebu Bekir b. Sa’d (slt. 1226-1260) ile oğlu Sa’d b. Ebu Bekir’in (öl. 1260) çevresinde huzurlu ve verimli bir dönem geçiren Sa’dî (öl. 1292), onları hayırla anmıştır.

Adalet, ihsan, aşk, tevazu, rıza, zikir, terbiye, şükür, tövbe ve yakarış bölümlerini içeren Bostan, özellikle Osmanlı coğrafyasında olmak üzere bütün dünyada öğrencilerden sultanlara kadar herkes tarafından yüzyıllardır büyük alaka görmektedir.

Şu cümleler, İstiklal şairi Mehmet Akif’e aittir:

Kendisinden çok acı, fakat doğru sözler işittiğim Ispartalı Hakkı’nın “Senin için Bostan’ı okumamış olmak rezalettir” gibi tezyifleri, o hevesi azîm derecesine getirdi. Bu kitab-ı mübîni kim bilir kaç defa hatmettim! O vakte kadar okumadığıma kim bilir ne kadar pişman oldum!

Bostan’dan:

Bu beş günlük dünyaya gönül bağlama; halkın gönül ahıyla kendini yakma.

Senden önce, senden daha çok biriktirmediler mi, zulmederek dünyayı yakmadılar mı?

Öyle yaşa ki seni övgüyle ansınlar, öldüğünde mezarına lanet etmesinler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺27,00

Türk edebiyatı, Fuat Köprülü’nün yaptığı tasnife göre ele alınmış ve genellikle bu tasnif ele alınarak değerlendirmeler yapılmıştır. Kimsenin tartışmaya açmadığı, bu tasnifin gerekliliğini ve geçerliliğini hiç sorgulamadığı görülmektedir. Bununla birlikte kabullerin kesinleşmesi ile birlikte akademik çalışmalarda bu bölümle esas alınarak değerlendirme ve incelemeler yapılmaktadır.

1908 sonrası ortaya çıkan millileşme cereyanı, edebiyatımızda yeni bir pencere açmış, adına “Milli Edebiyat” dediğimiz bir süreci başlatmıştır. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte bu süreç devletin kuruluş felsefesinde önemli bir rol oynamıştır. 1968 sonrası ortaya çıkan siyasal ve sosyal gelişmeler, yeniden bir milli edebiyat arayışını ortaya çıkarmış, bunun sonucunda edebiyatın diğer alanlarında olduğu gibi şiirinde de bu millilik arayışı doğrultusunda eser veren sanatçılar ortaya çıkmıştır Bu anlayış doğrultusunda, devrin genel bir çerçevesi ve şiirin macerası araştırıldı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 243
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 10.2018
₺45,00

20. yüzyıldan günümüze adından en çok bahsedilen düşünce adamlarının başında Ziya Gökalp (1876-1924) gelmektedir. Gökalp, Türk millî düşüncesinin temellerini atan bir fikir adamı, ülkemizde Türk milletinin toplumsal yapısını inceleyen ilk sosyologdur. O, aynı zamanda Türk dilini yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmak için neler yapılması gerektiğinin esaslarını koyan bir dilcidir. Türkoloji ve halkbiliminin modern anlamda kurulmasına öncülük ederek bu yolda çalışma yapacak olanları yönlendiren bir liderdir. Milli romantik duyuş tarzının en önemli temsilcilerinden biri olan Gökalp’ın şiirlerinde uzak geçmişte yolculuğa çıkılsa da, içinde yaşanılan zaman unutulmaz. İmparatorluktan ulus devlete geçerken kurumların oluşturulmasında başta Atatürk olmak üzere Cumhuriyet’in kurucu kadroları üzerinde Gökalp’ın etkileyici ve yönlendirici izlerini görmek mümkündür. 

Gökalp’ın bütün eserlerinde Türkçülük fikri işlense de onun en önemli eseri Türkçülüğün Esasları’dır. Türkçülüğü, “Türk milletini yükseltmek” olarak tanımlayan Gökalp, bu kitabında Türk milletinin dilde, güzel sanatlarda, ahlakta, hukukta, dinde, iktisatta, siyasette ve felsefede hangi temelleri esas alarak Batı medeniyetine denk bir medeniyet inşa etmeleri hususunda izleyeceği usul ve esasların yol haritasını çizmiştir. Cumhuriyet dönemiyle başlayan ulus inşa sürecinde izlenecek yol, bu kitapla sistemleştirilmiştir. Eser, Türkçülüğe ait meseleleri ana çizgileriyle belirlemiş, programdaki fikirlerden bazıları Atatürk döneminde uygulamaya konulmuştur


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 175
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺20,00

Aile romanları araştırmalarının büyük bir çoğunluğunun yolu Buddenbrooklar’la kesişir. Aile kroniği bağlamında Alman yazınına damgasını vuran Thomas Mann, ardından gelen birçok yazara esin kaynağı olmuştur. Sten Nadolny “Ullsteinroman” ile aile kroniğini tekrar gündeme taşımış Çağdaş Alman Yazınının ender yazarlarındandır. Nadolny’nin tarihsel konulara ve yine aynı doğrultuda aile öykülerine duyduğu yoğun ilginin en somut örneklerinden birisidir “Ullsteinroman.” Roman en az üç kuşağın anlatıldığı zaman dilimi içerisinde bir ‘aile kroniği’ olması bakımından geleneksel aile romanlarından farklılık gösterir. Ullsteinroman’ı sıradan aile romanlarından ayıran bir başka önemli özellik ise soyağacından yararlanılarak ailenin yükselişini/düşüşünü kapsamlı bir şekilde konu edinen bir roman örneği olmasıdır. İçerdiği geniş tarihsel arka plan açısından yazarın tarihçi kimliğini de yansıtan bir yapıt görüntüsü çizen roman, yazara özgü anlatım tutumu ile tarih konulu bir aile kroniği romanı imlemesini de hak eder. Kuşak romanı denilince akıllara ilk gelen “Buddenbrooklar”dan sonra okuyucunun zihninde bir aile kroniği/kuşak romanı imgesi bırakan “Ullsteinroman” özgün bir “aile kroniği” olarak incelenmeye değer bir duruş sergiler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 285
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺52,50

1947 yılında Divriği’ de doğdu. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi ile Viyana Siyasi İlimler Fakültesini bitirdi.

Dışişleri Bakanlığına girdi. Yurt dışında resmi görevlerinin yanı sıra Münih ve Saraybosna Türkiyat Enstitülerine devam etti. Araştırma çalışmaları, “Musiki Mecmuası”, “Hayat Tarih Mecmuası”, “Türk Kültürü Dergisi” ve “Tarih ve Medeniyet Dergisi”nde yayınlandı.

Yıllar boyu tüm Avrupa’yı dolaşarak arşiv, kütüphane ve müzeleri gezerek “Türk Kültür Miraslarını” tespit etti.
Yazı dizileri, “Tercüman”, ”Türkiye”, “Milliyet”, “Hürriyet” ve “Sabah” gazetelerinde yer aldı. Tercüman gazetesi, hepsini “Avrupa’da Türk İzleri” adlı bir kitapta topladı ve yayınladı.

Eser, TRT tarafından 16 dizilik belgesel program yapıldı. Dizinin hazırlanmasında, danışman ve metin yazarı olarak görev aldı. Program 9 ödül kazandı. Kitabın genişletilmiş 2. baskısını Kültür Bakanlığı, 3. baskısını ise Akçağ Yayınevi yaptı.

Rusya’dan, Turgenyev’in “İlk Aşk” ile Lermontov’un “Çağımızın Kahramanı” ve Karamzin’in “Talihsiz Liza” adlı eserlerini çevirdi. Diğer kitapları, “Viyana’da İzlerimiz”, “Azeri Türklerinin Halk Hikayeleri”, “Azeri, Kırımlı, Kazanlı Türkleri Folklor ve Musikisi”, “Mostar Köprüsü” ile Kafkasyadan Esen Yeller”dir.

“Mostar Köprüsü”nün yıkılması onu da derinden etkiledi. Mostar’da Başkonsolosluğumuz açılması üzerine orada görev aldı. Tam bir harabeye dönmüş şehirde, iki yıl süren bir çalışma sonucunda, Mostar ve çevresini, ev ev, sokak sokak dolaşarak, Bosna Savaşları’nı bizzat yaşayanlardan dinleyerek, Köprü ve Mostar ile ilgili tüm tarihi ve sevda içeren hikayeleri derledi ve “Mostar Köprüsü” belgesel romanını ortaya koydu.

Araslı, 26 yıl Dışişleri Bakanlığı görevlisi olarak sürekli yurt dışında çalıştıktan sonra merkeze döndü. Bilahare de Başbakanlık bünyesinde görev aldı. Tüm komşu ülkeleri dolaşarak izlenimlerini, tarihi yönleriyle de Kanal B’de GÜNCE programında aktardı.

Halen tüm kardeş, akraba ve eski tebaalarımızı mimarileri, kültürleri ve sanat eserleriyle bir arada toplayacak “Türk ve Akraba Toplulukların Kültür Merkezi” projesi ile “İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e Türk Diplomasi” belgeseli ve kitabı üzerine çalışmalarını sürdürmektedir.
Elinizin altındaki “Sevdam Sensin” belgesel romanında Alhan Altan Araslı, Viyana Büyükelçiliğimizde 3. katip olarak görev yapan Tolga’nın anıları ile ailesinin Erzurum Horasan’dan, Yozgat’a üç buçuk yıl süren muhacirlik hikayesini anlatmaktadır.

Eserde, belgesel bölümünde ayrıca,“Erzurum’un Yakın Tarihi”, “Hamidiye Alayları”, ”Yozgat’ın Yakın Tarihi”, “Tüm Yönleriyle Çapanoğlu Hadisesi”, “Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in Şehit Edilmesi”, “Dünün Yozgat’ından Hatıralar”, “Ermenilerin Kültürümüze Hizmetleri, Kurdukları Dostluk Köprüleri, İhanetleri ve Sürgün Olayları”, “Asala’nın Doğuşu ve Bitirilişi” ile “Türklerde İstihbarat, Teşkilat-ı Mahsusa, Dünya İstihbarat Kuruluşları ve Terimleri” de ayrıntılarıyla ele alınmaktadır.

Ayrıca, bir de “Latife Hanım’ın Gizemi” anısı var. Rahmetli Latife Hanım’a bir başka değişik gözle bakabileceğimiz gibi belki de daha önceki zihinlerimizde yer etmiş duygular doğrultusunda hissettiklerimize daha sıcaklaştırılmış olarak yaklaşmamıza vesile olabilecek.
Alhan Altan Araslı, “Milliyet Gazetesi Yılın Gazetecisi” ile “Avrupa Gazeteciler Birliği”nin araştırma dallarında birincilik ödülleri sahibidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 1007
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 9.2018
₺75,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 2022
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺356,25

15 Yaşında yazdığım günlüğümden esinlendiğim için, kendine özgü, sürükleyici, dili basit ve yalın'dır. Anlatanın erdem takipçisi bir genç olduğunu bilerek oku!

Bu kitap, çocuk ve gençlerin yanısıra yetişkinler için de yazılmıştır.

Böylece Rıfkı'nın Günlüğü serisi'ne başlamış oluyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺13,50

Zannetme Ki Şöyle Böyle Bir Söz
Gel Sen Dahi Söyle Böyle Bir Söz

Şeyh Gâlib

Edebiyattan tıbba, hukuktan sanata, felsefeden ilahiyata her meslek erbabına hitap eden bu derleme, bugüne kadar çıkan tüm berceste antolojilerinin en kapsamlısı ve aynı zamanda hepsinin özeti hükmünde. Anlaşılması iyice zorlaşan beyitlerin ayıklanıp özellikle günümüz insanına hitap edenlerinin toplanmasıyla oluşan bir mısralar demeti. Eskilerden istifade edilerek tamamen yeni bir anlayışla hazırlanan bu derleme tam bir söz hazinesi. Şiir tadındaki onlarca atasözü kitaba ayrı bir renk kattı. Tatilde, işte, seyahatte, her şeyden sıkıldığınız zamanlarda zihninizi dinlendirecek, kafanızı rahatlatacak iyi bir arkadaş. Muhabbet ortamlarında sayfalarını fal bakar gibi gelişigüzel açıp şansınıza çıkan beyitle hem tefekkür edip hem eğleneceğiniz gerçek anlamda bir eğlence kitabı.
Sözün Büyülü Bahçesine Buyurun; Bir Deste Berceste!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 608
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺135,00

Turk tarihi ve kültürü araştırmalarında Göktürk dönemi özel bir yer tutar. Hem önceki dönemlerin aydınlatılması hem de sonraki dönemlerin daha iyi anlaşılabilmesi Göktürk döneminin iyi bilinmesine bağlıdır. Göktürk dönemi denildiğinde ilk akla gelenler Bilge Kağan, Köl Tigin ve Bilge Tonyukuk'tur. Bilge Kağan Türk milleti için bütün gücüyle çalışmış ve milletinin güvenini kazanmış bir model şahsiyettir. Bu hususta kendisi "Türk milleti için gündüz oturmadım, gece uyumadım" derken, Çin kaynaklarında da "Bilge Kağan milletini sever, Türkler de ondan memnundur" sözleri onun şahsiyetini ortaya koymaktadır. Köl Tigin ise, Bilge Kağanı tahta çıkartan ve hep onun destekçisi olan, kahramanlığıyla ön plana çıkmış bir şahsiyettir. Mücadele ruhu Bilge Kağan tarafından "Hücum ettiğini, Türk beyleri hep bilirsiniz" sözleriyle açıklanmaktadır. Çin kaynaklarında da "Köl Tigin savaş sanatının üstadıdır. Ona karşı koymak kolay değildir" denilmek suretiyle kahramanlığı belirtilmektedir. Bilge Tonyukuk zekiliği, planlamacı kişiliği ve askeri işlerdeki bilgisiyle önemli bir devlet adamıdır. Çin kaynaklarında "Tonyukuk otoriter, hakim ve kurnazdır'' denilmek suretiyle onun karakter tahlili yapılmaktadır. Burada yaptığımız iş, yazılı belgeler ve arkeolojik buluntulardan hareketle, millet sevgisiyle devlet yönetmiş Bilge Kağan, kahramanlığıyla kendini kanıtlamış Köl Tigin ve devlet adamlığıyla ün kazanmış Bilge Tonyukuk ve onlarla ilgili siyasi ve kültürel gelişmeleri tespit etmek suretiyle ortaya koyma gayretinden ibarettir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 195
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺41,25

Hayal Şehir

Git bu mevsimde, gurup vakti, Cihangir'den bak!
Bir zaman kendini karşındaki rü'yaya bırak!

Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan;
Güneşin vehmi saraylar yaratır camlardan;

O ilah isteyip eğlence hayalhanesine,
Çevirir camları birden peri kaşanesine.

Som ateşten bu saraylarla bütün karşı yaka
Benzer üç bin sene evvelki mutantan şarka.

Mestolup içtiği altın şarabın zevkinden,
Elde bir kırmızı kaseyle ufuktan çekilen,

Nice yüz bin senedir şarkın ışık mimarı
Böyle mamur eder ettikçe hayal Üsküdar'ı.

O ilahın bütün ilhamı fakat anidir;
Bu ateşten yaratılmış yapılar fanidir;

Kaybolur hepsi de bir anda kararmakla batı.
Az sürer gerçi fakîr Üsküdar'ın saltanatı;

Esef etmez güneşin şimdi neler yıktığına;
Serviler şehri dalar kendi iç aydınlığına,

Ezeli mağrifetin böyle bir ikliminde
Altının göz boyamaz kalpı kadar halisi de.

Halkının hilkati her semtini bir cennet eden
Karşı sahilde, karanlıkta kalan her tepeden,

Gece, birçok fıkara evlerinin lambaları
En sahih aynadan aksettiriyor Üsküdar'ı

Yahya Kemal Beyatlı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 165
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺31,50

İslam düşüncesi, Allah merkezli bir düşünce düzenidir. Bu düzende, her türlü tefekkür, tasavvur ve fikrin merkezini Allah düşüncesi teşkil eder. Bütün eylemler, davranışlar, hareketler ve faaliyetler, bu merkeze bağlı ve onun ürünü olarak gerçekleşir, oluşum kazanır. Bu anlamda, “yaratılış düşüncesi”, ona bağlı olarak da “yaratan ve yaratılmış” fikri kendini kabul ettirir.

Yaratılış, Yaratan’ın bir eseri olduğundan bu oluşumla gerçekleşme imkânını kazanan her türlü “oluş” ve bu oluşun en ince ayrıntılarının keşfi, bu merkezden çevreye yayılan bir faaliyet olarak görünür. Bu anlamda, felsefe, sosyoloji, psikoloji, etnoloji, kimya, fizik, jeoloji, velhasıl topyekûn bütün bilimler ve onların araştırma ve incelemeleri, yaratılışın Yaratan tarafından nasıl gerçekleştirildiğinin araştırılıp bulunmasını gösterirler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 228
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺30,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 87
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺8,25 KDV Dahil

Mevlânâ Araştırmaları -5- kitabı, Hz. Mevlânâ'nın adı ve düşünceleri etrafındaki birikimi anlama ve değerlendirme amaçlı makalelerden oluşmaktadır. Görüldüğü gibi Mevlânâ'nın kişiliği, ataları, çocukları, mirası ve Osmanlı ülkesindeki varlığı, bu yazılarla biraz daha gözler önünde yer edinecektir. Mehmet Akif Işık'ın geçmişimizdeki Büyük Horasan'ı ve Hz. Mevlânâ'nın ana-baba ocağı Belh şehrini hatırlatan, "Afganistan - Belh Kasabasındaki Muhammed Bahaeddin Veled Medresesi Kazısı" başlıklı saha çalışması her halde ilgililerin dikkatini çekecektir. Ankaramızdaki Mevlevihane Nazif öztürk'ün bu kitapta yer alan "Hatt-ı Hümâyûn ve Vakfiye Hükümlerine Göre Ankara Mevlevitıânesi" araştırmasıyla ilk defa bu kadar önemli bilgi ve belgelerle görünür hale gelmektedir. Umulur ki milletimizin himayesi ve Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin yetkililerinin çabasıyla her iki konuda sevindirici gelişmeler yaşanacaktır.

Mevlânâ Araştırmaları -5- kitabındaki her bir çalışmanın Mevlânâ araştırmalarına katkı sağlamanın yanında düşünce ve kültür dünyamız için de anlam taşıdığını düşünmekteyiz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 223
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺34,50

"Herkes uyur, bir karanlık uyanıktır, bir sen… Öyle hissedersin, uzaksan yaşama sevincinden. Herkes mutludur, bir sen mutsuzsundur, bir sen… Öyle hissedersin, ayrılmışsan sevdiğinden. Biter baharın neşeli pozları, hazları… Kırılır yaşam salıncağın, düşer toprağa ümit kırıntıları. Bedenin boşlukta asılı kalır, tutmaya çalışırsın boşlukları. Kayıp gider boşluklarda ömrünün geri kalanı… Bir sen varsındır ölen, bir sen…"


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 235
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺30,00

İslam düşüncesi, Allah merkezli bir düşünce düzenidir. Bu düzende, her türlü tefekkür, tasavvur ve fikrin merkezini Allah düşüncesi teşkil eder. Bütün eylemler, davranışlar, hareketler ve faaliyetler, bu merkeze bağlı ve onun ürünü olarak gerçekleşir, oluşum kazanır. Bu anlamda, “yaratılış düşüncesi”, ona bağlı olarak da “yaratan ve yaratılmış” fikri kendini kabul ettirir. Yaratılış, Yaratan’ın bir eseri olduğundan bu oluşumla gerçekleşme imkanını kazanan her türlü “oluş” ve bu oluşun en ince ayrıntılarının keşfi, bu merkezden çevreye yayılan bir faaliyet olarak görünür. Bu anlamda, felsefe, sosyoloji, psikoloji, etnoloji, kimya, fizik, jeoloji, velhasıl topyekün bütün bilimler ve onların araştırma ve incelemeleri, yaratılışın Yaratan tarafından nasıl gerçekleştirildiğinin araştırılıp bulunmasını gösterirler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 271
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺36,00

Dünya litaratüründeki bilinen adıyla Köpek-Kafalılar (İt-Baraklar), çeşitli coğrafyalardaki çeşitli halkların yazılı ve sözlü eserlerinde vardılar. Oğuznamelerde İt-Baraklar olarak anılan bu kavim, Oğuz Han’ın savaştığı kavimler arasında mağlubiyete uğradığı tek kavim olarak dikkat çeker. Güçlü ve yenilmez özelliklerinin yanında birçok kötü sıfatlarla da anılan bu kavim, zaman içerisinde değişik görünümleri ile de tarih sahnesinde yer aldılar. Önemli birçok tarihçi ve gezgin tarafından da sözü edilen İt-Baraklar kimlerdi? Hangi bölgelerde nasıl anıldılar? Nasıl yaşarlardı ve kimlerle mücadele ettiler? Bu inanış zamanla başka inanışlara dönüşmüş olabilir miydi? İşte tarihin satır aralarında kalmış bu gizemli kavim hakkında, bilimsel çerçevede yapılan bir tarihsel yolculuk bu kitapta sizleri bekliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺41,25

Yaratılışın ana gayesi, Yaratan’ı yani yüce Allah’ı tanımak ve bilmektir. Böylece hayat, anlamlı bir hale gelmektedir.

Erzurumlu İbrahim Hakkı, bu düşünceye ulaşabilmek için takip edilmesi gereken yolun ne olduğunu Marifetname adlı eserinde bütün yönleriyle açıklamaktadır. Bu şekildeki bir bilinç haline tasavvufi düşünce ile ulaşılabileceğini anlatan şeyh, bütün bilimlerin azar azar da olsa öğrenilmesi gerektiğini vurgular.

Hayata bir anlam vermek ve mutlu olmak için, Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın düşünceleri doğrultusunda hareket etmek, en akıllıca yol olmaktadır.

Mutlu olmak, hayata güzel bakmakla mümkündür. O zaman İbrahim Hakkı’yı okuyalım.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 235
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺31,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 231
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2007
₺45,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 238
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺26,25

Ezan Emr-i bülendsin ey Ezan-ı Muhammedi. Kafi değl sadana Cihan-ı Muhammedi. Sultan Selim-i Evvel’i ram etmeyip ecel, Fethetmeliydi alemi Şan-ı Muhammedi. Gök nura garkolur nice yüzbin minareden Şehbal açınca Ruh-u Revan-ı Muhammedi Ervah cümleten görür Allah-ü Ekber’İ Akseyleyince arşa Lisan-ı Muhammedi

-Yahya Kemal Beyatlı

26 Ağustos 1922

Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi, Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi, Ta ki, yükselen ezanlarla müeyyed namın Galib et, çünkü bu son ordusudur İslam’ın.

-Yahya Kemal Beyatlı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 117
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺26,25

- İki bin yıldan beri İç Asyadan sökün eden göçler, hala devam ediyor... - Anadoluda Nebevi terbiyeyle donanmış akıncılara bugün Avrupa’nın her köşesinde rastlamak mümkün... - Dün Porsuk kıyılarını aydınlatan Yunus Emreydi, bugün Viyanada bir Mustafa...Surlara kelime-i tevhidi taşıyan Ulubatlının kardeşi bugün Strazburgda Kayserili İrfan, Frankfurtta Serdar Çelebi... - Kremlinin arka sokaklarında bir milyon Müslüman Türk yaşıyor... - Kopenhagen ve Amsterdamda işçilerimizin eğitime kazandırdığı İslam kolejleriyle çiçekler açıyor yüreğimizde... - Ruhr bölgesinde cuma hutbeleri Almanca okunuyor. On beş bin Avusturyalı halk dini seçmiş... - Evliya Çelebinin "Seyahat ya Resulullah!" feryadına kapılıp yola çıkanlara selam olsun!...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 182
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2000
₺37,50

Rubai Eslaf kapıldıkça güzelden güzele Fer vermis o neşveyle gazelden gazele Sönmez seher-i haşre Kadar şiir-i kadim Bir’in meşaledir devredilir Elden ele -Yahya Kemal Beyatlı-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺37,50

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 303
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2010
₺63,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 189
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺37,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2001
₺48,75

Türkiye Türkçesi ağızlarının ses, biçim, söz dizimi özelliklerini ve söz varlığı tercihlerini, sayılarını ve coğrafi dağılımlarını gösteren bir atlas hazırlamak, Türklük Biliminin önemli ve öncelikli görevlerinden biridir. 19. yüzyıldan itibaren dünyada birçok dil, lehçe ve ağızın atlası yapıldığı hâlde Türkiye Türkçesi ağız atlası hâlâ hazırlanamamıştır. Hâlbuki araştırma kurumlarının sahip oldukları imkânlar ve ağız araştırmacılarının bugünkü birikimleri, iyi bir ağız atlası hazırlamak için yeterlidir.

Bu kitap, bir kılavuz kitap niteliği taşımaktadır. Gelecekte yapılacağı ümit edilen Türkiye Türkçesi ağız atlası için araştırmacılara yardımcı olmak üzere hazırlanmıştır. Kitapta, ağızlar ve ağız atlasları konusunda tecrübeleri ve birikimleri olan uzmanların yazıları yer almaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 171
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺37,50

İnsanların yaratılışlarından gelen özellikleri... Bilinmeyene karşı duydukları merak, korku... Ölüm karşısında hissettikleri acziyet, keder ve sonrasındaki kabullenme... Batıl inanışların yanlışlığı ve kadın-erkek herkesin ilim öğrenmesinin gerekliliği... Göreneklerin toplumdaki yeri ve buna karşı durmak isteyen insanların içine düştükleri durum...

Hüseyin Rahmi, insanın merakını cezbeden eğlenceli romanında insan ve toplumu pek çok yönüyle gözler önüne seriyor. Osmanlı toplumundaki evlilik anlayışını gösterirken birbirini görmeden seven iki mektup aşığının iç dünyalarını ve toplum önünde düştükleri durumu anlatıyor. Hem geleneksel yapının eleştirisini yapan hem de çözüm önerileri sunan yazar, insan gerçeğini çeşitli karakterler ve inanışlar üzerinden eleştirel bir gözle ve akılcı bir yaklaşımla ele alıyor.

Son satırına kadar içinizdeki merakı gideremeyeceğiniz bu eserde belki teknolojinin olmadığı zamanlara özenecek belki de kendi hayatınızda böyle aşkları görmek isteyeceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 179
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 5.2018
₺15,00

İsmail Ünalmış’tan;

“Yakın tarih devresi; okulu, gazetesi, tiyatrosu ve bütünmüesseseleriyle yalanın öğretildiği, eğitildiği, propagandaedildiği bir devredir. Bir milletin gençliği düşünmektenmahrum olarak yetiştirilmiştir. Topyekûn aydınlar kadrosune kötü kalıplar içinde şartlandırılmıştır. Doğru düşünmenin,doğruyu bulmanın metodu gösterileceği yerde; bütündoğruların ölçüsü “batı”olarak halledilivermiştir. Hâlbukibatı, o devre, doğruyu bulma münakaşasının çıkmazı içerisindedir.

Batıdan gelen değerler bizi kurtaramamıştır. Cumhuriyetşenliklerinde “yepyeni bir Türkiye yarattık” şiirleri okuyançocuklar bile artık yeni bir masal aramaktadır. Düşünmüyormusunuz; üç buçuk sosyalist polemikçinin arkasınaniçin bu kadar genç yığılmıştır?”

Öyleyse gençliğe düşen taşı gediğine koymak, yani medeniyetimizi yeniden inşadır. Bu da iki sütuna dayanır: Tefekkür ve aksiyon. Ünalmış’ın yaptığı ve gençliğimize vermek istediği mesaj da budur. Kitap, bunlara dayalı bir tahlili içerir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 215
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺37,50

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 303
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2010
₺13,12 KDV Dahil

Turk tarihi ve kültürü araştırmalarında Göktürk dönemi özel bir yer tutar. Hem önceki dönemlerin aydınlatılması hem de sonraki dönemlerin daha iyi anlaşılabilmesi Göktürk döneminin iyi bilinmesine bağlıdır. Göktürk dönemi denildiğinde ilk akla gelenler Bilge Kağan, Köl Tigin ve Bilge Tonyukuk'tur. Bilge Kağan Türk milleti için bütün gücüyle çalışmış ve milletinin güvenini kazanmış bir model şahsiyettir. Bu hususta kendisi "Türk milleti için gündüz oturmadım, gece uyumadım" derken, Çin kaynaklarında da "Bilge Kağan milletini sever, Türkler de ondan memnundur" sözleri onun şahsiyetini ortaya koymaktadır. Köl Tigin ise, Bilge Kağanı tahta çıkartan ve hep onun destekçisi olan, kahramanlığıyla ön plana çıkmış bir şahsiyettir. Mücadele ruhu Bilge Kağan tarafından "Hücum ettiğini, Türk beyleri hep bilirsiniz" sözleriyle açıklanmaktadır. Çin kaynaklarında da "Köl Tigin savaş sanatının üstadıdır. Ona karşı koymak kolay değildir" denilmek suretiyle kahramanlığı belirtilmektedir. Bilge Tonyukuk zekiliği, planlamacı kişiliği ve askeri işlerdeki bilgisiyle önemli bir devlet adamıdır. Çin kaynaklarında "Tonyukuk otoriter, hakim ve kurnazdır'' denilmek suretiyle onun karakter tahlili yapılmaktadır. Burada yaptığımız iş, yazılı belgeler ve arkeolojik buluntulardan hareketle, millet sevgisiyle devlet yönetmiş Bilge Kağan, kahramanlığıyla kendini kanıtlamış Köl Tigin ve devlet adamlığıyla ün kazanmış Bilge Tonyukuk ve onlarla ilgili siyasi ve kültürel gelişmeleri tespit etmek suretiyle ortaya koyma gayretinden ibarettir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 195
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺9,75 KDV Dahil

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 231
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2007
₺10,50 KDV Dahil

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 131
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺4,50

Dini-Tasavvufi Türk edebiyatının en önemli konularından biri; tasavvuf ve tasavvufi eserlerdir. Türkler arasında, İslamiyetin kabulünü meteakip tasavvuf cereyanı gelişmeye başladıktan sonra, elbette bunun edebiyat sahasında tesirini göstermesi tabiiidir. Nitekim öyle de olmuştur. Bilindiği gibi tasavvuf, Türkler arasında geniş halk kitleleri arasında derin alaka ve heyecan uyandıran bir inanç,bir fikir ve irfan cereyanı ve aşık hadisesidir. Orta Asya’da Ahmed Yesevi ile başlayan Tarikat ekolü ve Hikmet geleneği; dini, ahlaki, sosyal, hukuki, edebi,birlik ve beraberliği ihtiva eden konular üzerinde yoğunlaşmıştır. Ahmed Yesevi’den sonra, yazılan eserler adeta Ahmed Yesevi geleneği sürdürmüşlerdir. Bunun ilk örneği Süleyman Hakim Ata’nın Bakırgan Kitabı’nda görüyoruz. Ahmed Yesevi’nin vefatındansonra Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen derviş mutasavvıf Türkler, ilk iş olarak Anadolu’da bu fikri faaliyetlerini devam ettirmişlerdir. Tasavvufun Anadolu’da bu fikri faaliyetlerini devam ettirmişlerdir. Tasavvufun Anadolu’da kısa zamanda yayılması, Yesevi tarikatının Anadolu’da Halk Eğitim-Öğretim Merkezleri olan tekkelerin kurulmasına ve bu tekkelerin çeşitli kollarının da, fethedilen her vatan coğrafyasına ulaştırılmasında büyük rolü olmuştur. Anadolu’da tekkelerin ve çeşitli tarikat kollarının kurulup gelişmesiyle dini tasavvufi Türk edebiyatı da aynı şekilde gelişmiştir. Tekkelerde yetişen bu şairler; kalabalık halk topluluklarına sade ve güzel bir Türkçe ile şiir ve ilahiler söylemeye başladılar. Böylece Anadolu’da tarikat şairleri vasıtasıyla zengin ve kuvvetli bir dini-tasavvufi Türk edebiyatı doğmuş oldu. Bu edebiyatın Orta Asya’da kurucusu, Ahmed Yesevi olduğu gibi; Anadolu sahasında da kurucusu Yunus Emre olmuştur. ancak bu sahada eserler veren; Mevlana Cellaleddin-i Rumi, Hacı Bektaş Veli, Ahmet Fakih, Sultan Veled, Şeyyad Hamza, Aşık Paşa, Kaygusuz Abdal, Said Emre, Gülşehri, Hacı Bayram Veli, Akşemseddin, Süleyman Çelebi...vb. gibi mutasavvıf veli şairler, aynı zamanda bu ekolun temelini ve devamını da oluşturuyorlardır. Çünkü İslami emirleri, halkın anlayabileceği bir şekilde hece vezniyle ve dörtlüklerle söylemişlerdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 877
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺33,75 KDV Dahil

Çocuk, pek çok yaratının esin kaynağıdır. Nitekim insan zekâsının doğaya katkılarının tümü olan kültürün büyük bölümü, çocuklar için ya da çocuklarca yaratılmakta ve yaşatılmaktadır. Bu eserde çocuk kültürünün en önemli yaratılarından biri olan çocuk oyunları, kültür biliminin yöntem ve yaklaşımlarından yararlanılarak disiplinler arası ve bütüncül bir bakış açısıyla incelenmektedir.

Eserin giriş bölümünde, dünyadaki ve Türkiye’deki "çocuk" ve "oyun" kavramları açıklanmakta, temel çocuk oyunu araştırmaları tanıtılmakta ve çocuk oyunlarının kümelenmesi sorunu tartışılmaktadır. Türk çocuk oyunlarının "kural, sayışmaca, oyun aracı" gibi yapısal unsurları ile "fizikî, tarihî, sosyokültürel ve teknolojik" yaratılma ve oynanma ortamlarının ve işlemlerinin belirlenmesi, açıklanması ve yorumlanması, bu kitabın temel bölümlerini oluşturmaktadır. İki cilt halinde hazırlanan eserin II. cildini ise, geliştirilen belirli bir sistematiğe göre düzenlenen Türk Çocuk Oyunları Kataloğu meydana getirmektedir. Özetle bu eser, oyun ve dolayısıyla çocukluk adlı büyüsel dünyanın tutkunları için hazırlanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1016
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2006
₺52,50 KDV Dahil
₺70,00 KDV Dahil

Meşrutiyet’in yeniden ilan edilmesinin (23 Temmuz 1908) ardından çok sayıda dernek kurulmuş ve sansürün kalkmasıyla da kısa süre içinde yüzlerce gazete ve dergi yayın hayatına atılmıştır. Bu derneklerden biri, aynı isimli bir süreli yayını da olan Türk Derneği’dir. Yazar kadrosunda Veled Çelebi, Necib asım, Fuad Köseraif, Bursalı Mehmed Tahir, Milaslı İsmail Hakkı, Mehmed Emin Yurdakul gibi isimleri barındıran ve yedi sayı yayımlanan Türk Derneği mecmuası edebiyat, dil, tarih, coğrafya, kültür, sanat ve benzeri alanlarda neşrettiği yazılarla dikkati çekmektedir. Dergi aynı zamanda yeni gelişmekte olan Türkoloji disiplinine de önemli katkılarda bulunmuştur. Bu çalışmanın amacı, kısa ömürlü olmasına rağmen öncü bir rol üstlenmiş Türk Derneği dergisinin tamamını yeni harflere aktararak araştırıcıların kolaylıkla faydalanmasını sağlamaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 254
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2006
₺48,75

Hazreti Muhammed (aleyhisselam), Allah’ın son peygamberi, insanlığa rahmet olsun diye gönderdiği son elçisidir. Yeryüzünü yaşanılır hale getirmek için görevlendirilen Efendimiz; rahmet, sevgi, bağış ve cömertliğin sembolü gibiydi. Müminler, ona inanıp etrafında toplandılar ve onun uğruna canlarını feda etmekte hiç tereddüt göstermediler. Aradan geçen asırlara rağmen hatıraları hiçbir gün unutulmadı. İsmi, günde beş kez ezanlarla tekrar edildi. Adını duyanlar hemen ona salât ve selâm ettiler. Kıyamete kadar da bu hâl devam edecektir. Bu kitap, çocuklara ve gençlere onun hayat hikâyesini ana başlıklar halinde naklediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 15 / 22,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .2013
₺9,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 244
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .
₺45,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 598
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .
₺112,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 16
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .
₺105,00

- Babalar ve Oğullar
- Bir Çağ Masalı
- Büyüyorsun Yavrucuğum
- Öykü Sepeti
- Öykü Yağmuru
- Sarı Mantolu Kız

Çocuk hikâyeleri yazarlarından Osman Çeviksoy ve Rıfkı Kaymaz'ın kaleme aldıkları İlk Gençlik Çocuk Kitapları Dizisinde 6 kitap yer almaktadır. 12-15 yaş grubu dikkate alınarak yazılan bu öykü kitaplarının her birinde 3 ile 9 arasında değişen sayıda öykü yer almaktadır.

Akçağ Yayınevi tarafından yayımlanan İlk Gençlik Çocuk Kitapları Dizisi, 12-15 yaş grubu ilköğretim öğrencilerine Milli Eğitim Bakanlığınca tavsiye edilen kitaplardandır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 250
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺45,00
1 2 3 ... 18 >
Çerez Kullanımı