Aşk, ihanet, savaş, para, hırs.. İnsanın değişmeyen yazgısı.

İnsanlık tarihine yalnızca kahramanlar yön vermez, alçaklar da en az kahramanlar kadar tarihin akışında önemli rol oynamışlardır.

Ahmet Yıldız, Bizanslılar’dan Haşhaşiler’e, Kırım Savaşı’ndan İzmir’in işgaline ve günümüze dek, kültürümüzle ilişkili geniş bir tarihsel coğrafyada yaşanan olayları anlatıyor.

Alçaklık Öyküleri insanlık var oldukça dünyanın her yerinde her kuşağın okuyabileceği “klasikler” tadında, birbirinden ilginç öykülerden oluşuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺15,00

'Matematikte başarılı olmayı istiyorum ve başarılı olmamın tek yolu Benden geçiyor."

Bu kitap, vazgeçmemen gerektiğini hatırlatmak, "matematik başarısızlığının" nedenlerini görmene yardımcı olmak ve onunla mücadele ederken sana kılavuzluk yapmak için yazıldı.

Matematikte başarılı olmak için yapılması gerekenleri yapacak tek kişi Sensin!

Matematik birçok öğrencinin sevmediği dersler sıralamasında zirveyi kimseye kaptırmamaktadır. Lise ve üniversiteye giriş sınavlarında matematikte tek bir soru dahi cevaplayamayan binlerce öğrencinin olduğu gerçeği karşısında bu başarısızlık küçümsenmemelidir.

Anneler, babalar, öğrenciler ve hatta öğretmenler bu başarısızlığı öğrencinin "matematik yeteneğinin" olmamasına dayandırır. Ancak yapılan araştırmalara göre her çocukta matematik yeteneği vardır. Matematikte başarısızlık "matematik korkusu" ve "matematiği sevmeme" duygusundan kaynaklanır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 190
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺57,40
Elinizdeki bu kitapta, 2400 küsur yıl öncesinden, Pers Kralı’nın iki oğlunun Mezopotamya’da muhteşem ordularla yaptıkları taht kavgalarından, zehir zemberek bir "e-mail"e; oradan bir cezaevi çöplüğünün "Köpek"ine, bir ormanın karanlığındaki "Hızarcılar"a, büyük bir kentin göbeğinde bir "Güvenlik Görevlisi"nin koruduğu bankayı soyup paraları yoldan geçenlere dağıtmasına kadar, hepsi birbirinden uzak görünen, ama hepsi de bu toprakların insanına ve trajedisine değen öyküler okuyacaksınız.Ahmet Yıldız, her öyküsünü birbirinden farklı konularda kurmaya özen gösteren bir yazar. Dahası, bir serüvenden diğerine atlamasını, okura değişik tatlar sunmak, onu tekdüze ve benzer öykülerle sıkmamak, böylece ona saygı duymak olarak değerlendiriyor. Ve öykülerinde şiddet öğesini hiç esirgemiyor. Çünkü bugün, aşk ilişkilerimizde bile, her sözcüğümüzün, her davranışımızın içinde muhakkak bir şiddet barındırdığına inanıyor. Sonra da, hayatın değişik alanlarına yayılmış sıradan insanların yaşadığı gündelik travmalardan yola çıkarak bir halkın, bir ülkenin, eşitsiz bir toplumun cenderesine sıkışmış insan tekinin dramına ulaşıyor. Dünyada hala ne yazık ki Kyros’ların, Artakserkses’lerin post-kavgaları sürüyor. Asa taşıyıcıları ve ölen askerlerin, yoksulların iniltileri ve ağıtları eşliğinde üstelik!
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2012
₺21,12

Öğrenciler, öğretmenler, öğrenme duygusu içindeki herkes bu kitapta büyük bir kültür dünyasında gezintiye çıkacak.

Ahmet Yıldız, bu kez sanat yapıtları üzerinde gezdiriyor sihirli kalemini.

Değişik öykü konuları bulmakta usta olan yazarımız kimsenin yanına uğramadığı sanat yapıtlarını ve sanatçıları konu ediyor.

Sanat ve toplum arasındaki ilişki edebiyatın eleştirel bilinciyle irdeleniyor.

Öğretici nitelikteki en ağır estetik ve sanat konuları, bir öykü tadında yazılmış, rahat ve akıcı bir dille anlatılıyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 12,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2014
₺15,00

Her kitabında şaşırtıcı konuları işleyen Ahmet Yıldız, uzun bir aradan sonra yine bambaşka öykülerle okurun karşısına çıkıyor. Borges, Umberto Eco, Amin Maalouf ya da Calvino’nun tarihle beslediği yazınsal tad, bu öykülerde,


Türkçenin olanaklarıyla bize özgü bir sentez oluşturuyor.

Yakın ya da uzak tarih, geçmiş ya da şimdiki zaman ayrımı yapılmadan insanın yaşadığı her trajedi kayda geçiriliyor ve okura sonsuz dünyalar sunuluyor.
Sert, hüzünlü ama derin düşünceler yaratan, oldukça şaşırtıcı, bir o kadar da sürükleyici öyküler insanoğlunun ölüm karşısında kaldığı çaresizliğe isyanı anlatırken, her edebiyat metninin birer tarih meni olduğunu da savlıyor.

 Gezi direnişinin içinde bir şaşkın profesörden Arap-Hazar savaşlarına,
 Eski bir Uygur metninde bulunmuş Buda öyküsünden Nâzım Hikmet’in Şeyh Bedreddin Destanı’nı yarattığı geceye,
 Enver Paşa’nın ölüm anından Nesturilerin Asya maceralarına,
 Hazar Kağanının toplantı salonundan yazar Muzaffer Buyrukçu’nun son nefesini verdiği ana,
 Papa Urbanus’un Haçlı Seferleri’ni başlatan ünlü konuşmasından 12 Eylül faşizminin zindanlarında bir gencin yaşadıklarına,
 Sultan Alparslan’ın ölümünden Nizamülmülk’ün öldürülüşüne dek değişik konuları işleyen öyküler, dilimizin zenginliğinin ustaca kullanışıyla ölümsüz birer anlatıya dönüşüyor.

Kitaptaki “Yaratma Gecesi” adlı öykü,
2012 Homeros Ödülleri Tarık Dursun K. Öykü Ödülü Birinciliği kazanmıştı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 12,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2014
₺18,75

Türk ulusal kimliğine ilişkin hala süregiden tartışmaların kutuplarında iki tasavvur duruyor: Vatandaşlık esasına dayalı anlayış ve etnik-kültürel kimlik esasına dayalı anlayış. Ahmet Yıldız’ın incelemesi, Türkiye’de milli kimliğin inşa sürecinde etnik-kültürel kimlik vurgusunun ve tazyikinin en güçlü olduğu evreyi ele alıyor: 1919-1938 Dönemi. Milli kimliğin seküler iddiası ile onu zımnen - kısmen de açıkça!- kısıtlayan dinsel yükümler arasındaki gerilim bu dönemde belirgindir. Fakat asıl belirgin olan, milli kimliğin ve vatandaşlığın etnik yükümleridir. Kitabın önsözünde Ayşe Kadıoğlu’nun belirttiği gibi, bu devrede halk, "hem vatandaş hem Türk olmakla vazifelendirilmiştir". Etnisizm, müfredatta ve dil-tarih politikalarında, Kürt Meselesi’ne ve gayrimüslim azınlıklara bakışta, iskan ve tehcir uygulamalarında, asimilasyoncu önlemlerde bütünlüklü ve atak bir tutum olarak kendini gösterir. Ahmet Yıldız, milli kimliğin/vatandaşlığın etno-seküler çerçevesinin alabildiğine daraldığı bu dönemin tarihsel arkaplanını da, Türk milliyetçiliğinin Osmanlı’nın son evresinden Milli Mücadele’nin "zoraki çoğulculuğuna" uzanan oluşum dönemine bakarak inceliyor. Sözkonusu döneme damgasını vuran etnisist milliyetçilik anlayışı, geçici veya tesadüfi midir; yoksa Türkiye’deki resmi milli kimliği alttan alta belirleyen bir süreklililği var mıdır? Ahmet Yıldız’ın sağlam bir teorik zemine, zengin ayrıntıya, özenli bir dile dayanan kitabı, bu kritik tartışmayı da uyarıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 350
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺73,50

Ekonomik aklın her şeyi esir aldığı günümüz piyasa diktatörlüğü koşullarında, öğretmenlik mesleği de bu iklimden payını almıştır. Aslında yalnızca öğretmenliği değil, tüm eğitim sistemini dönüştüren mekanizma ekonomi merkezliliktir. Ekonomi merkezli yaklaşım eğitim alanında özellikle merkezi standart sınavlarla kendini göstermektedir. Bu anlamda merkezi standart sınavlar geç kapitalizmin pedagojik mantığı olarak görülebilir. Artık öğretmenden istenen, bu mantığa hizmet ederek sınava hazırlayıcı teknisyene dönüşmesidir.

Nitekim son dönemde hâkim olan neoliberal rejim altında, ekonomi/sınav merkezli basınçlar artarak, eğitimin mimarisinde bir değişim gerçekleşmiştir; bu değişimle bağıntılı olarak öğretmenlik de radikal bir dönüşüme uğrayarak piyasa değerleriyle bezenmiş bir içeriğin aktarıcısına indirgenmiştir.

Bugün neoliberal politikaları uygulayan iktidarlar ve anaakımı savunan bilim insanları, öğretmenlik mesleğinde yaşanan dönüşümün kaynağını öğretmenlerin kendi eksikliklerinde bulmakta ve açık ya da örtük olarak öğretmenlere yönelik suçlayıcı bir dil kullanmaktadır.

Hepimizin bildiği “öğretmenler okumuyorlar, kendinilerini geliştirmiyorlar, yaşam boyu öğrenme çağına uygun davranmıyorlar, az çalışıyorlar, çok tatilleri var, ilgisizler vs.” gibi ifadeler bu suçlamalardan bazılarıdır.

Öğretmenlik mesleğine yönelik saldırıları ve mesleğin dönüşümünü ele alan geniş bir uluslararası literatür bulunmasına karşın, Türkçede bu konuyu ele alan kaynaklar oldukça sınırlı sayıdadır. Elinizdeki kitap, işte bu boşluğun doldurulmasına yönelik bir katkı olması amacıyla hazırlanmıştır; zira bu konuda eleştirel bilgi ve bilinç gelişmez ve yayılmazsa, öğretmenler tarihsel kazanımlarını kaybetmeye mahkûmdur. Ancak öğretmenlerin kaybetmesi yalnızca öğretmenlerin değil, büyük ölçüde tüm toplumun, toplumsal olanın kaybetmesi demektir; bu nedenle toplumsal olan için “öğretmeni savunmak gerekir”.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2014
₺67,20

Herkeste var olan, ancak herkes tarafından etkili kullanılamayan bir güçtür beyin. Fark edilmesi, öneminin anlaşılması için yüzyıllar geçmesi gerekti. Son otuz yıldır beyin hakkında daha çok şey biliyoruz. Ama bu bilgiler bile okyanusta bir damla misalidir. Beyin hakkında her gün yeni bilgiler, yeni araştırmalar, yeni makaleler yayımlanıyor. Ancak biz onun hakkında hâlâ çok az şey biliyoruz. Hayatını beyinle yöneten “sen”, beynin hakkında daha fazla bilgi ister misin?

·  Güç senin içinde saklı

·  Beynin içinde gezelim: Beynin biyolojisi

·  Büyük bir şehir: Beynin öğrenme bölümleri

·  Beynini rahat bırak: Beyni öğrenmeye hazırlama

·  Her beyin kendine özgüdür

·  Duygusal öğrenme

·  Beyin nasıl bir şey

·  Her beyin kendine özgüdür


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2016
₺61,50
1
Çerez Kullanımı